Minik Kahramanlar Kurtarmaya Geliyor | 1. Sezon 5. Bölüm | Pinkfong Süper Kurtarma Ekibi - Çocuk Şarkıları: İngilizce çalışma notları

Pinkfong Super Rescue Team - Kids Songs & Cartoons

Öğrenme zorluğu
268 kelime 126 kel/dk

Video özeti: Bir kurtarma görevini tamamladıktan sonra iki genç hayran, kendilerini Super Rescue Team’in üyeleri olarak hayal edip kahramanca bir görevi canlandırır ve her gün çalışacaklarına söz verir. Deneyimli ekip onları cesaretlendirir ve birlikte hemen antrenmana başlar. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. wrap up — Öbek fiiller: Burada ifadenin bir şeyi kelimenin gerçek anlamıyla sarmak değil, ayrılmadan önce bir görevi ya da etkinliği bitirmek anlamına geldiğini anlayabilirsiniz. İş, toplantı, ders veya ekip görevini sonlandırıp bir sonraki aşamaya geçerken bu ifadeyi doğal biçimde kullanabilirsiniz. 2. if I were — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: Bunu, şu anda gerçek olmayan bir kimliği veya durumu hayal etmeye yarayan yaygın bir başlangıç olarak tanıyabilirsiniz. Kurtarma görevlisi ya da süper kahraman olsaydınız ne yapacağınızı anlatmak gibi varsayımsal rollerden, yeteneklerden ve seçimlerden söz etmenizi sağlar. 3. Roger. — Sözcük anlamı ve kullanım düzeyi: Bunu bir kişinin adı olarak değil, mesajın alındığını ve anlaşıldığını bildiren kısa, telsiz tarzı bir onay olarak yorumlayabilirsiniz. Kurtarma, havacılık, askerî iletişim, oyun ve koordineli ekip operasyonlarında uygun biçimde tanıyabilir veya kullanabilirsiniz.

Bu derste

Pinkfong. Super Rescue Team.

0:00

Pinkfong. Süper Kurtarma Ekibi.

To the rescue. Kalıp ifadeler

0:04

Kurtarmaya.

Kalıp ifadeler

To the rescue: yardıma giderken kullanılan çağrı

“To the rescue!”, “Hemen gidip birine yardım edelim ya da onu kurtaralım” anlamına gelen kalıplaşmış bir çağrıdır. Bu cümlede kurtarma ekibinin bir soruna yanıt vermek için harekete geçtiğini bildirir; sıradan bir yön ifadesi değildir. İfadenin bütünü enerji ve aciliyet hissi verir. Ayrıca “Maya came to the rescue.” örneğindeki gibi, birinin tam zamanında gelip bir sorunu çözmesini de anlatabilir.

Alıştırma

Yardıma giderken kullanılan kalıplaşmış çağrıyı tamamlayın: ____!

Cevabı göster

To the rescue

Pinkfong Super Rescue Team.

0:08

Pinkfong Süper Kurtarma Ekibi.

Little Heroes to the rescue.

0:13

Küçük Kahramanlar kurtarmaya.

Phew.

0:22

Püf.

Let's wrap up and go back to headquarters. Notlar

0:23

Toparlanalım ve merkeze geri dönelim.

Öbek fiiller

wrap up: bir etkinliği bitirip sona erdirmek

Burada wrap up, genellikle son ayrıntıları da hallettikten sonra mevcut işi bitirmek ve sona erdirmek anlamına gelir. “Let’s wrap up” cümlesinde etkinlik bağlamdan anlaşıldığı için nesne söylenmemiştir. Bu öbek fiil nesne de alabilir: “Let’s wrap up the meeting.” Nesne bir zamirse iki parçanın arasına gelir: “Let’s wrap it up.”

Alıştırma

Cümleyi, bu derste öğrendiğiniz ve “bitirmek” anlamına gelen iki sözcüklü fiille tamamlayın: We have covered every item, so let’s ____ the meeting and go home.

Cevabı göster

wrap up

Kalıp ifadeler

go back to headquarters: ekibin üssüne dönmek

Go back to + yer, birinin daha önce bulunduğu ya da bağlı olduğu yere geri dönmesi anlamına gelir. Burada go back to headquarters, ekibin görevi bitirdikten sonra üssüne döneceğini anlatır. Headquarters, bir kuruluşun ana ofisi, komuta merkezi veya üssü demektir. Sözcük s ile bitse de burada birden fazla yeri değil, tek bir yeri ifade eder.

Alıştırma

Cümleyi go back to + yer ve headquarters kullanarak tamamlayın: After the drill, the crew will ____.

Cevabı göster

go back to headquarters

Thank you,

0:26

Teşekkürler,

Super Rescue Team.

0:26

Süper Kurtarma Ekibi.

Thank you so much.

0:28

Çok teşekkür ederim.

You're welcome.

0:29

Rica ederim.

Just doing our job. Ton ve niyet

0:30

Sadece işimizi yapıyoruz.

Ton ve niyet

Just doing our job: teşekküre alçakgönüllü bir yanıt

Just doing our job., teşekkür veya övgüye verilen kısa ve günlük bir yanıttır. Yalnızca sorumlu olduğumuz işi yapıyoruz anlamına gelir; böylece grubun başarısını geri planda tutar ve alçakgönüllü bir ton yaratır. Cümlede We're bölümü söylenmemiştir; tam biçimi We're just doing our job. şeklindedir. Buradaki just, kısa süre önce değil, yalnızca veya sadece anlamındadır.

Alıştırma

Bir kurtarma ekibine kendisine verilen işi yaptıktan sonra teşekkür ediliyor. Just doing our job. doğal bir yanıt mıdır?

  1. Evet, uygundur.
  2. Hayır, uygun değildir.
Cevabı göster

Evet, uygundur.

Call us again if you need us. Dilbilgisi

0:32

Bize ihtiyacınız olursa tekrar arayın.

Dilbilgisi

if you need us: gelecekteki olası bir koşul

if you need us ifadesinde if bir koşul başlatır: kurtarma ekibine ihtiyaç duyulması, dinleyenin yeniden araması gereken durumdur. Bu, dinleyenin zaten yardıma ihtiyacı olduğu gerçeğini değil, bir olasılığı anlatır. Gelecekte gerçekleşmesi mümkün bir koşul için İngilizcede if yan cümlesinde normalde geniş zaman kullanılır: if you will need us değil, if you need us. Ana cümle, koşul gerçekleştiğinde yapılacak eylemi verir.

Alıştırma

Gelecekte yardıma ihtiyaç duyulursa ne yapılacağını doğal biçimde anlatan cümle hangisidir?

  1. Call me if you will need help.
  2. Call me if you needed help tomorrow.
  3. Call me if you need help.
Cevabı göster

Call me if you need help.

You were so amazing today.

0:34

Bugün çok harikaydınız.

So we decided to be a Dilbilgisi

0:37

Biz de büyüyünce

Super Rescue Team when we grow up. Kalıp ifadeler

0:39

Süper Kurtarma Ekibi olmaya karar verdik.

Dilbilgisi

decided to be: decide to + fiil yapısı

Decided to be, decide to + fiilin yalın hâli yapısını kullanır. Konuşanların gelecekteki bir eylem ya da durum hakkında karar verdiğini anlatır; burada kararlarının içeriği to be a Super Rescue Team ifadesidir. decide fiilinden sonra eylemi belirtmek için to-infinitive kullanılır: decide to leave, decide to help, decide to be. Bu yapıda to mastar işaretidir ve be yalın hâlde kalır. Bu anlamda decide doing kullanılmaz.

Alıştırma

Cümleyi decide fiilinin geçmiş zaman biçimi ve be fiiliyle tamamlayın: After discussing the project, we ____ team leaders.

Cevabı göster

decided to be

Kalıp ifadeler

when we grow up: büyüyünceki yaşamdan söz etmek

“When we grow up”, “yetişkin olduğumuzda” anlamına gelir. Buradaki grow up, yalnızca boyun uzamasını değil, yetişkin olmayı anlatır. Geleceğe gönderme yapsa da when ile başlayan zaman yan cümlesinde normalde geniş zaman kullanılır: when we grow up doğrudur; when we will grow up kullanılmaz. Bu kalıp gelecekteki mesleklerden, planlardan ve hayallerden söz etmek için kullanışlıdır.

Alıştırma

Bu çocukluk hayalini grow up ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: I want to become a firefighter when I ____.

Cevabı göster

grow up

Mhm.

0:41

Hıhı.

Super Rescue Team?

0:42

Süper Kurtarma Ekibi mi?

Yes,

0:44

Evet,

if I were a Super Rescue Team. Dilbilgisi

0:45

eğer bir Süper Kurtarma Ekibi olsaydım.

Dilbilgisi

if I were: gerçek dışı bir kimlik hayal etmek

“If I were”, konuşanın şu anki kimliği ya da durumu hakkında gerçek dışı veya hayalî bir koşul başlatır; anlamı “farz edelim ki ben...”dir. Buradaki were, durumu geçmişe yerleştirmez; gerçeklikten uzaklığı gösterir. Sonuç cümlesinde genellikle would + fiilin yalın hâli kullanılır: If I were a doctor, I would help people. Altyazıda yalnızca if yan cümlesi yer alsa da aynı gerçek dışı koşul kalıbı geçerlidir.

Alıştırma

Hayalî ve gerçek dışı durumu be fiilinin standart biçimiyle tamamlayın: If I ____ a bird, I would fly over the mountains.

Cevabı göster

were

To the rescue.

1:10

Kurtarmaya.

If something happens, Dilbilgisi

1:11

Bir şey olursa,

It's time for me to move. Dilbilgisi

1:13

Harekete geçme zamanı.

Dilbilgisi

If something happens: belirtilmemiş bir koşul

“If something happens” bir koşul belirtir: Belirtilmemiş bir olay meydana gelirse sonraki eylem uygulanır. Burada “something”, bilinen bir nesneyi değil, bir olayı veya durumu ifade eder. Koşul gelecekteki bir olasılığa işaret edebilir; ancak İngilizcede “if”ten sonra normalde “will happen” değil, geniş zaman biçimi “happens” kullanılır.

Alıştırma

Acil durum planında genel ve belirsiz bir koşulu doğru şekilde hangi cümle ifade eder?

  1. If something happens, call this number.
  2. When something happens, call this number.
  3. If something will happen, call this number.
Cevabı göster

If something happens, call this number.

Dilbilgisi

It's time for me to move: It's time for + kişi + to + fiil yapısı

“It's time for + person + to + verb”, belirtilen kişinin harekete geçmesi için uygun zamanın geldiğini anlatır. Bu cümlede “for me” eylemi yapacak kişiyi, “to move” ise yapılacak eylemi belirtir. Buradaki “move”, hareket etmeye başlamak veya harekete geçmek demektir. Ev taşımak anlamına gelmek zorunda değildir. Cümle zamanlamaya odaklanır; bağlam sıra almayı içerebilir, ancak bu anlam yapının kendisinde yoktur.

Alıştırma

“It's time for + person + to + verb” yapısını, “us” ve “leave” sözcüklerini kullanarak cümleyi tamamlayın: The museum is closing. ____.

Cevabı göster

It's time for us to leave

There's nothing I can solve because I'm a Little Hero. Dilbilgisi

1:15

Çözemeyeceğim hiçbir şey yok çünkü ben Küçük bir Kahramanım.

Dilbilgisi

There's nothing I can solve: nothing sözcüğünün olumsuzluk kapsamı

There's nothing I can solve ifadesinde nothing, “hiçbir şey yok” anlamına gelir. I can solve yan cümlesi, hangi şeylerden söz edildiğini açıklar. Nothing zaten olumsuzluk taşıdığı için tüm ifade, konuşanın çözebileceği hiçbir şey olmadığını söyler; basitçe, “Hiçbir şeyi çözemem.” demektir. Ardından gelen because I'm a Little Hero gerekçesi bu gerçek anlamı şaşırtıcı hâle getirir, ancak dil bilgisini değiştirmez. Can sözcüğünü kendiliğinden can't olarak okumayın: There's nothing I can't solve tam tersini ifade eder.

Alıştırma

Yalnızca There's nothing I can solve ifadesine göre vurgulanan bölüm ne anlama gelir?

  1. Konuşan bütün sorunları çözebilir.
  2. Konuşan hiçbir şeyi çözemez.
  3. Konuşan bir sorunu çözmüştür.
Cevabı göster

Konuşan hiçbir şeyi çözemez.

Super Rescue Team.

1:18

Süper Kurtarma Ekibi.

Attention,

1:19

Dikkat,

Super Rescue Team.

1:19

Süper Kurtarma Ekibi.

Let's go.

1:20

Hadi gidelim.

To the rescue.

1:22

Kurtarmaya.

E-O-E-O

1:24

E-O-E-O

Left, left, right.

1:26

Sol, sol, sağ.

E-O-E-O

1:28

E-O-E-O

Left, right, move.

1:30

Sol, sağ, ilerle.

E-O-E-O

1:31

E-O-E-O

Left, left, right.

1:33

Sol, sol, sağ.

E-O-E-O

1:34

E-O-E-O

Left, right, move.

1:36

Sol, sağ, ilerle.

I got this. Ton ve niyet

1:39

Bunu ben hallederim.

Ton ve niyet

I got this: sorumluluğu güvenle üstlenmek

I got this, “Bunu halledebilirim.” veya “Bunu bana bırak.” demenin samimi bir yoludur. Konuşan, görevin sorumluluğunu üstlenir ve karşısındaki kişiye güven verir. Buradaki got, bir nesneyi almak veya fiziksel olarak tutmak anlamına gelmez. This, o anda karşılaşılan görevi, sorunu veya durumu belirtir; ifade de konuşanın şu anki güvenini gösterir.

Alıştırma

Bir ekip arkadaşı acil bir müşteri görüşmesini kimin yapacağını soruyor. Hangi yanıt sorumluluğu güvenle üstlenir?

  1. Don't worry. I lost this.
  2. Don't worry. I got this.
  3. Don't worry. I heard this.
Cevabı göster

Don't worry. I got this.

Please help me.

1:42

Lütfen bana yardım edin.

To the rescue.

1:56

Kurtarmaya.

If something happens,

1:57

Bir şey olursa,

It's time for me to move.

1:59

Harekete geçme zamanı.

There's nothing I can solve because I'm a Little Hero.

2:01

Çözemeyeceğim hiçbir şey yok çünkü ben Küçük bir Kahramanım.

Super Rescue Team.

2:04

Süper Kurtarma Ekibi.

Attention,

2:05

Dikkat,

Super Rescue Team.

2:06

Süper Kurtarma Ekibi.

Let's go.

2:07

Hadi gidelim.

To the rescue.

2:08

Kurtarmaya.

E-O-E-O

2:11

E-O-E-O

Left, left, right.

2:13

Sol, sol, sağ.

E-O-E-O

2:14

E-O-E-O

Left, right, move.

2:16

Sol, sağ, ilerle.

E-O-E-O

2:17

E-O-E-O

Left, left, right.

2:19

Sol, sol, sağ.

E-O-E-O

2:21

E-O-E-O

Left, right, move.

2:23

Sol, sağ, ilerle.

I got this.

2:26

Bunu ben hallederim.

E-O-E-O

2:27

E-O-E-O

I'm a superhero.

2:29

Ben bir süper kahramanım.

E-O-E-O

2:31

E-O-E-O

I always save the day. Deyimler

2:32

Günü her zaman ben kurtarırım.

Deyimler

save the day: kritik anda durumu kurtarmak

“Save the day”, kritik bir anda önemli bir sorunu çözerek kötü bir durumun iyi sonuçlanmasını sağlamak anlamına gelen bir deyimdir. Bu cümlede konuşan kişi bunu her zaman yaptığını söylüyor. Buradaki “day” takvimdeki bir tarihi anlatmaz. Gerçek anlamda kimse kurtarılmasa bile save the day ifadesini bir bütün olarak “durumu kurtarmak” anlamında öğrenin.

Alıştırma

Cümleyi save the day ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: The projector stopped working, but Leo fixed it just before the show and ____.

Cevabı göster

saved the day

E-O-E-O

2:34

E-O-E-O

We're the Super Rescue Team.

2:36

Biz Süper Kurtarma Ekibiyiz.

E-O-E-O

2:37

E-O-E-O

We always save the day.

2:39

Günü her zaman biz kurtarırız.

Yeah.

2:43

Evet.

Mission complete. Kalıp ifadeler

2:45

Görev tamamlandı.

Kalıp ifadeler

Mission complete: kısa bir durum bildirimi

“Mission complete.”, “The mission is complete.” anlamına gelen kısa bir durum bildirimidir. Tam cümleyle karşılaştırıldığında bu rapor tarzında “the” tanımlığı ve “is” bağ fiili söylenmez. “Complete”, görevin bitmiş durumunu anlatır. Kısaltılmış biçim net ve kesin bir bitiş hissi verir. Bu, görevi tamamlama talimatı değil, bir durum bildirimidir.

Alıştırma

Bir ekip az önce hedefine ulaştı. Hangi seçenek en doğal kısa durum bildirimidir?

  1. Mission complete.
  2. Mission to complete.
  3. Mission completing.
Cevabı göster

Mission complete.

We'll be a great rescue team. Dilbilgisi

2:52

Harika bir kurtarma ekibi olacağız.

Dilbilgisi

We'll be: gelecekteki bir durum veya kimlik

We'll be, we will be ifadesinin kısaltılmış biçimidir. Bu cümlede grubun şu anki kimliğini anlatmaz; grubun gelecekte ne olacağını kendinden emin bir şekilde öngörür. We'll be ifadesinden sonra gelecekteki bir kimliği veya rolü belirten bir isim öbeği ya da gelecekteki bir durumu anlatan bir sıfat gelebilir: We'll be a team. We'll be ready. Be, will sözcüğünden sonra yalın hâlde kalır.

Alıştırma

Sözü we will ifadesinin kısaltmasıyla tamamlayın: ____ ready when the doors open.

Cevabı göster

We'll be

How was our story?

2:55

Hikayemiz nasıldı?

Wow,

2:57

Vay canına,

I love it.

2:57

Buna bayıldım.

Yeah.

3:00

Evet.

If you stay strong like now and practice driving, Notlar

3:01

Eğer şimdiki gibi güçlü kalır ve araba kullanma pratiği yaparsanız,

Dilbilgisi

If you ...: bir koşul belirtme

If you bir koşul yan cümlesini başlatır. Güçlü kalmak ve pratik yapmak, daha önce gerçekleşmiş olaylar olarak değil, sonraki bir sonucun koşulları olarak sunulur. Bu örnek virgülle bittiği için koşul bölümü tek başına tamamlanmış değildir; sonucu belirten bir ana cümle gerekir. Gelecekte gerçekleşmesi mümkün bir sonuçtan söz ederken İngilizcede if yan cümlesinde genellikle geniş zaman kullanılır: If you practice, you will improve. Sonuç cümlesi ne olacağını ya da olabileceğini söyleyebilir veya bir tavsiye verebilir.

Alıştırma

Hangi cümle gelecekteki olası bir koşul için kullanılan genel yapıya uygundur?

  1. If you practice every day, you improved yesterday.
  2. If you will practice every day, you'll improve.
  3. If you practice every day, you'll improve.
Cevabı göster

If you practice every day, you'll improve.

Kalıp ifadeler

stay strong: stay + sıfat

stay strong ifadesinde stay, “bir yerde kalmak” değil, “bir durumda kalmaya devam etmek” anlamındadır. Bağlayıcı fiil olarak kullanılır; bu yüzden strong sıfatı devam eden durumu anlatır. Burada bu ifade, birini cesur, dengeli ve kararlı kalmaya teşvik eder. Başka durumlara aktarılabilen kalıp stay + sıfat biçimindedir; stay calm ve stay focused da bu yapıyı kullanır.

Alıştırma

Bir arkadaşınız zor bir hafta geçiriyor. Hangi cümle onu cesur ve dengeli kalmaya doğal biçimde teşvik eder?

  1. Stay here. I'm here if you need me.
  2. Become strong. I'm here if you need me.
  3. Stay strong. I'm here if you need me.
Cevabı göster

Stay strong. I'm here if you need me.

you can be a better rescue team than us. Dilbilgisi

3:04

bizden daha iyi bir kurtarma ekibi olabilirsiniz.

Dilbilgisi

practice driving: practice + -ing biçimi

Practice driving, “araba kullanma etkinliğini yaparak çalışmak” anlamına gelir. Practice fiilinden sonra başka bir eylem geldiğinde bu eylem normalde -ing biçimini alır: practice + isim-fiil. Driving burada çalışılan etkinliğin adını veren bir isim-fiildir; şimdiki zamanın bir parçası değildir. Practice speaking, practice writing ve practice swimming de aynı şekilde kullanılır; practice to drive kullanılmaz.

Alıştırma

Practice fiilinden sonra drive sözcüğünün doğru biçimini kullanarak cümleyi tamamlayın: We practice ____ on quiet roads every Sunday.

Cevabı göster

driving

Dilbilgisi

a better rescue team than us: better ... than ile karşılaştırma

Bu ifade a better + isim + than + karşılaştırılan öğe kalıbını kullanır. Better, good sözcüğünün karşılaştırma biçimidir; than ise karşılaştırmadaki diğer kişi veya grubu tanıtır. Burada us, konuşanın içinde olduğu kurtarma ekibini ifade eder. Eylemin alıcısı değil, karşılaştırılan taraftır. Daha açık ve tam biçimi a better rescue team than we are olur.

Alıştırma

Hangi cümle bir kişinin becerisini başka bir kişinin becerisiyle doğru biçimde karşılaştırır?

  1. Jordan is a better swimmer than me.
  2. Jordan is a better than me swimmer.
  3. Jordan is a more better swimmer than me.
Cevabı göster

Jordan is a better swimmer than me.

Yeah.

3:07

Evet.

Then we're going to practice every day. Dilbilgisi

3:08

O zaman her gün pratik yapacağız.

Dilbilgisi

we're going to practice: be going to ile plan belirtme

We're going to practice, be + going to + fiilin yalın biçimi yapısını izler. Pratik yapmayı grubun geleceğe yönelik planı veya niyeti olarak sunar: bunu yapmaya karar vermişlerdir. We're, we are ifadesinin kısaltmasıdır ve practice, going to sonrasında yalın biçimde kalır. Burada going to bir yere doğru hareket etmeyi anlatmaz; practice ile birlikte geleceğe yönelik bir planı belirtir.

Alıştırma

Planı be going to + practice yapısının doğru biçimiyle tamamlayın: We ____ after school.

Cevabı göster

are going to practice

Really?

3:11

Gerçekten mi?

How about we start now? Ton ve niyet

3:12

Şimdi başlamaya ne dersiniz?

Ton ve niyet

How about we ...? ile ortak bir öneride bulunmak

How about we + fiilin yalın hâli ...? konuşan kişinin dinleyiciyle veya grupla birlikte yapacağı bir eylemi önermek için kullanılır. Burada “Şimdi başlamamızı öneriyorum” anlamındadır; “Nasıl başlamalıyız?” diye yöntem sormaz. Soru biçimi karşıdaki kişinin onayını beklediği için Start now. ifadesinden daha iş birliğine açık ve daha az doğrudan duyulur. we’den sonra fiilin yalın hâli gelir: we start denir, we to start denmez.

Alıştırma

Grubunuza öğle yemeğinden sonra başlamayı nazikçe önermek istiyorsunuz. En doğal cümle hangisidir?

  1. How about we start after lunch?
  2. Start after lunch.
  3. How do we start after lunch?
Cevabı göster

How about we start after lunch?

Here,

3:14

Buradan,

follow me.

3:15

beni takip edin.

Wow.

3:18

Vay canına.

Ready.

3:24

Hazır.

Roger. Kelime

3:26

Roger.

Kelime

“Mesaj alındı” anlamındaki Roger.

Telsiz tarzı iletişimde tek başına yanıt olarak kullanılan Roger, önceki mesajın alındığını doğrular. Sıradan telsiz diyaloglarında genellikle “alındı ve anlaşıldı” şeklinde pratik bir anlam taşır. Burada bir talimata cevap verdiği için Roger bir kişinin adı değildir. Mesajı onaylar; tek başına kullanıldığında mutlaka “katılıyorum” veya “yerine getireceğime söz veriyorum” anlamına gelmez.

Alıştırma

Bir takım lideri telsizden talimat veriyor ve siz “Roger.” diye yanıtlıyorsunuz. Ne anlatmış olursunuz?

  1. Benim adım Roger.
  2. Mesaja katılmıyorum.
  3. Mesajı aldım ve anladım.
Cevabı göster

Mesajı aldım ve anladım.

Forrest.

3:27

Forrest.

Cloudia.

3:29

Cloudia.

Pinkfong Super Rescue Team.

3:33

Pinkfong Süper Kurtarma Ekibi.

Are you ready?

3:40

Hazır mısınız?

Yes,

3:42

Evet,

I'm ready.

3:42

Ben hazırım.

Roger.

3:44

Anlaşıldı.

Click the subscribe button.

3:47

Abone ol butonuna tıklayın.

Complete.

3:49

Tamamlandı.