NAKAVT Olduğunda Ne Olur?: İngilizce çalışma notları
The Infographics Show
Video özeti: Bir darbe beyni hareket ettirip bilinç kaybına yol açabilir; kuvvet, hazırlıksız yakalanma, veriler, iyileşme ve belirtiler riskleri gösterir. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. get knocked out. (Öbek fiiller): Burada darbe sonucu bilincini kaybetmek; başka bağlamlarda yenilmek veya elenmek demektir. Sözcükleri ayrı çevirmeyin. 2. the bigger the force, the more chance there is of a knockout happening. (Dil bilgisi ve kalıplar): İki karşılaştırma iki değişimi bağlar; bu modeli birlikte değişen eğilimler için kullanın. 3. being struck by or against something. (Sözcük ve kullanım): Raporlarda bir şeyin kişiye çarpmasıyla kişinin bir yüzeye çarpmasını ayırın.
Bu derste
Ani değişimleri anlatan One second ... the next
Birbirini tamamlayan One second ..., the next ... kalıbı iki anı yan yana getirir. İlk yan cümle önceki durumu verir; ona paralel ikinci yan cümle bu durumu belirgin biçimde farklı bir durumla değiştirir ve değişimin neredeyse anında olduğu hissini yaratır. the next ifadesinde second veya moment adı anlaşılır ancak söylenmez. Burada you're there ile you're not, orada ya da bilinçli olma durumunu birden yok olma ya da bilinci kaybetme durumuyla karşılaştırır; asıl nokta, zaman ifadelerinin bu karşıtlığı nasıl düzenlediğidir.
Alıştırma
Cümleyi One second ..., the next ... kalıbıyla tamamlayın: ____ the dog was beside me; ____ it had vanished.
Cevabı göster
One second · the next
It could be for a matter of seconds, minutes, hours, or worse. Kalıp ifadeler
0:06Bu durum saniyeler, dakikalar, saatler veya daha kötüsü kadar sürebilir.
Kısa bir süreyi anlatan a matter of seconds
for a matter of seconds ifadesinde a matter of + zaman aralığı, bir şeyin ne kadar sürdüğünü anlatır. Bu yapı çoğu zaman sürenin kısa veya sınırlı olduğunu vurgular. Bu nedenle burada anlam, “saniyelerle ilgili bir mesele” değil, “yalnızca birkaç saniye boyunca”dır. Ardından liste saniyelerden dakikalara ve saatlere doğru uzar. or worse ise daha uzun bir sürenin daha ciddi olacağını düşündürür.
Alıştırma
Hangi cümle mesajın yalnızca kısa bir süre görünür kaldığını söylüyor?
- The message stayed on the screen for a matter of hours.
- The message stayed on the screen for a matter of seconds.
- The message appeared on the screen in a matter of seconds.
Cevabı göster
The message stayed on the screen for a matter of seconds.
what happens when you get knocked out. Öbek fiiller
0:14nakavt olduğunuzda neler olduğuna bakacağız.
get knocked out: darbe sonrası bilincini kaybetmek
Burada get knocked out, 'darbe almak ve bilincini kaybetmek' anlamına gelir. Darbe, kişinin bilinçsiz kalmasına neden olur. Get + fiilin üçüncü hâli, konuşma dilinde kullanılan edilgenlik veya sonuç yapısıdır. Kişi eyleme maruz kalır; ifade, kişinin başına gelen olaya ve ortaya çıkan duruma odaklanır.
Alıştırma
Dersteki ifadeyi kullanarak ve get sözcüğünü geçmiş zamana çevirerek cümleyi tamamlayın: The boxer took a hard hit and ____ for several seconds.
Cevabı göster
got knocked out
as a result of a blunt force trauma to the head. Kalıp ifadeler
0:19bilinç kaybı yaşanmasından bahsediyoruz.
as a result of + isim öbeği
As a result of, bir sonucun nedenini belirtir. Burada sonuç olan bilinç kaybını, neden olan baştaki künt travmaya bağlar. Bu bir edat öbeğidir; bu nedenle ardından tam bir cümlecik değil, isim öbeği gelir: as a result of the injury. Bu yapı, neden-sonuç ilişkisini açıkça göstermek için kullanışlıdır.
Alıştırma
Neden bildiren ve ardından isim öbeği gelen, dersteki resmî ifadeyle cümleyi tamamlayın: The outdoor concert was canceled ____ heavy rain.
Cevabı göster
as a result of
also referred to as a mild traumatic brain injury, Kalıp ifadeler
0:25sarsıntı (concussion) kelimesine bakarsak,
Alternatif bir ad için also referred to as
Bu cümlede also referred to as, concussion için başka bir ad sunar: a mild traumatic brain injury. Edilgen yapı X is (also) referred to as Y şeklindedir ve insanların X'i Y diye adlandırdığı veya tanımladığı anlamına gelir. Bu yapıyı özellikle tanım ve açıklamalarda bir terimi alternatif bir adla ilişkilendirmek için kullanabilirsiniz. also, Y'nin yeni bir konu değil, aynı konu için ek bir ad olduğunu gösterir.
Alıştırma
Cümleyi derste öğrenilen dört sözcüklük tam adlandırma ifadesiyle tamamlayın: The northern lights are ____ the aurora borealis.
Cevabı göster
also referred to as
we know it comes from the Latin shake violently.
0:28Latince 'şiddetle sarsılmak' kelimesinden geldiğini görürüz.
And that's what happens to your brain when you get knocked out.
0:30Ve nakavt olduğunuzda beyninize olan da budur.
This may not always result in loss of consciousness, Kalıp ifadeler
0:35Bu her zaman bilinç kaybıyla sonuçlanmayabilir,
Neden-sonuç ilişkisi için result in
Result in bir nedeni sonucuna bağlar. Bu cümlede This ile gösterilen durum her zaman bilinç kaybına neden olmaz; may not always, iddiayı mutlak kılmak yerine sınırlar. Yapı cause + result in + outcome şeklindedir. Özne nedeni, result in ifadesinden sonraki bölüm ise bunun sonucunda ne olduğunu belirtir.
Alıştırma
Hangi cümle şiddetli yağmurun sele neden olduğu anlamına gelir?
- Flooding resulted in heavy rain.
- Heavy rain resulted in flooding.
- Heavy rain resulted from flooding.
Cevabı göster
Heavy rain resulted in flooding.
Tam bilinç kaybını anlatan knocked out cold
Bu cümlede knocked out cold, tamamen bilinçsiz hâle getirilmek anlamına gelir. Buradaki cold bir pekiştiricidir: knocked out ifadesini güçlendirir ve düşük vücut sıcaklığına ya da hastalığa gönderme yapmaz. Bu ifade, özellikle bir darbe, kaza veya benzer fiziksel olaydan sonra bilinç kaybını ani ve tam bir durum olarak anlatır.
Alıştırma
Tamamen bilinçsiz olmak anlamındaki kalıplaşmış vurgulu ifadeyi tamamlayın: After the fall, Maya was knocked ____.
Cevabı göster
out cold
which is layered with arteries, veins, and nerves.
0:44atardamarlar, toplardamarlar ve sinirlerle kaplıdır.
that stops the brain from hitting the skull. Dilbilgisi
0:52beyin omurilik sıvısı adı verilen bir şeyle de korunur.
Stops the brain from hitting: stop A from doing B yapısı
stops the brain from hitting ifadesinde stops sözcüğünü etkilenen kişi veya şey, from edatı ve -ing biçimi izler: stop + A + from + doing B. Burada A, the brain; doing B ise hitting the skull bölümüdür. Bir şey başka bir eylemin veya olayın gerçekleşmesini engellediğinde bu yapıyı kullanın. Özne koruyan veya engelleyen gücü, A ise bu engel olmasa -ing eylemini gerçekleştirecek kişi ya da şeyi belirtir.
Alıştırma
Eksik edatı ekleyerek engelleme yapısını tamamlayın: The safety gate stops toddlers ____ walking into the street.
Cevabı göster
from
this fluid cannot fully protect the brain from impact with its protective cranium.
0:55bu sıvı beyni, koruyucu kafatasına çarpma etkisinden tam olarak koruyamaz.
hard enough ifadesindeki derece eşiği
Hard enough, “belirtilen sonuca yol açacak kadar güçlü veya sert bir derecede” anlamına gelir. if yan cümlesinde bir eşik belirler: Darbe bu şiddete ulaştığında sıvı artık beyni tamamen koruyamaz. Enough bir sıfatı veya zarfı nitelediğinde o sözcükten sonra gelir: hard enough, fast enough, strong enough. Burada hard, kişinin ne kadar sert bir darbe aldığını anlatır; bu nedenle enough hard değil, hard enough denir.
Alıştırma
Eylemin gerekli dereceye ulaştığını göstermek için enough sözcüğünü bir zarftan sonra doğru biçimde kullanan cümle hangisidir?
- The runner enough moved quickly to catch the bus.
- The runner moved quickly enough to catch the bus.
- The runner moved enough quickly to catch the bus.
Cevabı göster
The runner moved quickly enough to catch the bus.
does hit yapısındaki vurgulu does
Does hit, vurgulu ve olumlu bir fiil öbeğidir. Buradaki does soru oluşturmaz; karşıtlık vurgusu ekleyerek, korumanın çarpmayı önleyebileceği yönündeki önceki olasılığa rağmen çarpmanın gerçekten gerçekleştiğini belirtir. Geniş zamanda he, she veya it ile does + fiilin yalın hâli kullanılır: does hit doğrudur, does hits değildir. Diğer öznelerle do + fiilin yalın hâli, geçmiş zamanda ise did + fiilin yalın hâli kullanılır.
Alıştırma
Düzeltmeyi do fiilinin vurgulu geniş zaman biçimiyle tamamlayın: Mia says the key does not work, but it ____ work if you turn it slowly.
Cevabı göster
does
bounces back: darbe sonrası fiziksel geri sekme
“bounces back” ifadesinde bounces, itilme, çarpılma veya sıkışmadan sonra geri hareket etmek anlamına gelir; back ise dönüş yönünü belirtir. Burada anlatılan, beynin darbeden sonra geri hareket etmesidir; hastanın iyileşmesi kastedilmez. Bu ifade bir öbek fiildir. Başka bağlamlarda yaygın mecaz anlamı “bir zorluktan sonra toparlanmak”tır, ancak bu fiziksel açıklamada kullanılan anlam bu değildir.
Alıştırma
Doğal ifadeyi kullanarak cümleyi tamamlayın: After hitting the wall, the rubber ball will ____.
Cevabı göster
bounce back
and also leads to neurotransmitters firing rapidly,
1:13ve ayrıca nörotransmitterlerin hızla ateşlenmesine,
which can result in a kind of paralysis or shutdown,
1:18bu da bir tür felç veya kapanma ile sonuçlanabilir,
overloading the nervous system: sıkıştırılmış sonuç ifadesi
“overloading the nervous system”, nörotransmiterlerin hızla ateşlenmesiyle ilgili önceki düşünceye bağlanan bir -ing yapısıdır. Sonucu bir öbek içinde sıkıştırır: hızlı ateşlenme sinir sistemini aşırı yükler. Kendi içinde çekimli bir özne-fiil çifti olmadığı için yeni bir ana cümle ya da gelecek zamanlı bir eylem değildir. Anlaşılan özne, yalnızca travma değil, önceki hızlı ateşlenmedir.
Alıştırma
Devam eden bir sonucu doğru biçimde ekleyen ifadeyi seçin: The sudden traffic spike pushed the servers to their limit, ___ the cooling system.
- overloading the cooling system
- which overloaded the cooling system
- to overload the cooling system
Cevabı göster
overloading the cooling system
lights out: ani bilinç kaybı
Burada lights out, aniden bilincini kaybetmek için kullanılan gündelik bir benzetmedir: beyin sanki “kapanır.” Birinin gerçekten ışıkları kapattığı anlamına gelmez. Bu ifade, açıklamayı kısa ve çarpıcı bir biçimde bitirir. Spor yorumlarında veya aksiyon anlatılarında birinin aldığı darbe nedeniyle bayılmasını anlatabilir. Başka bağlamlarda ise lights out yatma vaktini de belirtebilir; bu nedenle amaçlanan anlamı bağlam belirler.
Alıştırma
Bu cümlede lights out ne anlama geliyor?
- Kişi aniden bilincini kaybeder.
- Herkesin yatma vakti gelir.
- Işıklar kapatıldığı için oda kararır.
Cevabı göster
Kişi aniden bilincini kaybeder.
sometimes causes intense rotational force in the brain,
1:25bazen beyinde yoğun bir dönme kuvvetine neden olur,
and this is why boxers often go for those areas to get their knockout. Öbek fiiller
1:28ve işte bu yüzden boksörler nakavt etmek için genellikle bu bölgeleri hedeflerler.
By the way: ilişkili bir yan bilgi eklemek
By the way, konuşmacının ana çizgiyi doğrudan sürdürmek yerine konuyla ilişkili bir yan bilgi eklediğini dinleyiciye bildiren bir söylem belirtecidir. Burada genel nakavt açıklamasından çeneye veya çene kemiğine alınan darbelerle ilgili ek ayrıntıya geçiş yapar. Bilgiyi düzenler; yeni cümlenin önceki cümlenin sonucu olduğunu göstermez. Eklenen nokta yine önemli olabilir, ancak bir yan bilgi olarak sunulur.
Alıştırma
Egzersizin uykuyu nasıl iyileştirebileceğini açıklamayı bitirdiniz. Şimdi sabah güneşiyle ilgili bağlantılı bir bilgi eklemek istiyorsunuz. Hangi başlangıç bunun bir yan bilgi olduğunu en iyi gösterir?
- Therefore,
- For example,
- By the way,
Cevabı göster
By the way,
“saldırıda hedef almak” anlamındaki go for
Bu cümlede go for, “bir kişiyi veya vücudun bir bölümünü saldırı hedefi olarak seçmek” anlamına gelir. Boksörler çeneyi bilinçli olarak hedefler; bu, sıradan bir seçimde o bölgeleri tercih ettikleri anlamına gelmez. Kalıp go for + hedef şeklindedir. Anlamı belirlemek için çevredeki eyleme ve isme bakın: boxer, hit ve knockout gibi sözcükler saldırı anlamına işaret eder.
Alıştırma
“The guard dog went for the man's arm,” cümlesinde went for ne anlama gelir?
- alıp getirmek için bir yere gitti
- bilinçli olarak hedef aldı ve saldırdı
- sıradan bir seçenek olarak tercih etti
Cevabı göster
bilinçli olarak hedef aldı ve saldırdı
this will last a few seconds to a few minutes,
1:34bu durumun birkaç saniye ila birkaç dakika süreceğini
and we should recover without sustaining a bad injury to the brain. Kalıp ifadeler
1:36ve beyinde kötü bir hasar kalmadan iyileşmemiz gerektiğini söylüyor.
sustaining a bad injury: resmî sustain + injury eşdizimi
Burada sustaining a bad injury, “ciddi bir yaralanma yaşamak” anlamına gelir. without edatından sonra -ing biçimi sustaining gelir ve without sustaining an injury yapısı oluşur. Sustain + injury, damage veya loss, resmî haber ve raporlarda kullanılan bir eşdizimdir. Bu kullanımda sustain zararlı bir şeyi yaşamak anlamındadır; “bir şeyi devam ettirmek” anlamına gelmez.
Alıştırma
Bu resmî cümleyi tamamlamak için sustain fiilinin doğru -ing biçimini kullanın: The cyclist finished the race without ____ a serious injury.
Cevabı göster
sustaining
your knockout might lead to cerebral bleeding and even death.
1:41nakavt olmanız beyin kanamasına ve hatta ölüme yol açabilir.
So how much force does it take to get knocked out? Dilbilgisi
1:44Peki nakavt olmak için ne kadar güç gerekir?
How much ... does it take to ...? ile gereken miktarı sormak
How much + sayılamayan isim + does it take + to-mastar? bir sonucun ortaya çıkması için bir şeyden ne kadar gerektiğini sorar. Burada force ölçülen miktardır, to get knocked out ise sonucu belirtir. Bu yapıda take, “gerektirmek” anlamına gelir. It, soruyu kurmak için kullanılan biçimsel bir öznedir; belirli bir nesneyi göstermez.
Alıştırma
How much X does it take to do Y? yapısını kullanın. Ağır bir masayı taşımak için gereken çabayı soran cümleyi tamamlayın: ____ to move this heavy table?
Cevabı göster
How much effort does it take
the bigger ..., the more ... ile iki değişimi bağlamak
The + comparative ..., the + comparative ... değişen iki miktarı birbirine bağlar. İlk miktar kendi karşılaştırma biçiminin belirttiği yönde değiştikçe, ikinci miktar da kendi karşılaştırma biçiminin belirttiği yönde değişir. Burada daha büyük kuvvet, daha yüksek bayılma olasılığıyla bağlantılıdır. Bu yapıda iki the de sıradan belirli tanımlık değil, karşılaştırmayı bağlayan sabit işaretlerdir. Her bölüm bir söz öbeği veya yan cümle olabilir, ancak ikisinde de karşılaştırma biçimi bulunmalıdır.
Alıştırma
Bağlantılı karşılaştırmayı tamamlamak için more ve easier sözcüklerini kullanın: ____ you practice, ____ it becomes to play the song.
Cevabı göster
The more · the easier
There are more knockouts in the heavier weight categories.
1:53Ağır sıklet kategorilerinde daha fazla nakavt olur.
but a heavyweight may punch at well over 1,000 lb of force. Kalıp ifadeler
1:59ancak bir ağır sıklet 1.000 librenin çok üzerinde bir güçle yumruk atabilir.
Boksta ağırlık sınıfları olarak flyweight ve heavyweight
Boks gibi dövüş sporlarında flyweight ve heavyweight, ağırlık sınıflarının adlarıdır. Flyweight hafif bir sıkletteki yarışmacıyı, heavyweight ise çok ağır bir sıkletteki yarışmacıyı belirtir. Bu cümlede sözcükler, söz konusu sıkletlerdeki sporcuları anlatır. Karşılaştırma, daha ağır sıkletlerin daha büyük yumruk kuvveti üretebildiğini söyler; flyweight sözcüğü gerçek anlamda bir sineğin ağırlığı, heavyweight ise yalnızca ağırlığın kendisi olarak okunmamalıdır.
Alıştırma
Bir boks haberinde hangi cümle iki sıklet adını doğru kullanıyor?
- A flyweight is the heaviest boxer, while a heavyweight is among the lightest.
- Flyweight means the measured weight of a fly, and heavyweight means the force of a punch.
- A flyweight competes in a much lighter weight class than a heavyweight.
Cevabı göster
A flyweight competes in a much lighter weight class than a heavyweight.
well over: bir sayının önemli ölçüde üzerinde
Well over bir sayı veya sınırdan önce geldiğinde, o noktadan yalnızca biraz değil, önemli ölçüde daha fazla anlamına gelir. Burada yumruk kuvveti açıkça 1.000 lb kuvvetin üzerindedir. Well, over sözcüğünü güçlendiren bir derece zarfıdır. İfade büyük ama belirtilmemiş bir fark anlatır; bu nedenle 1.000'in tam olarak ne kadar üzerinde olduğunu söylemez.
Alıştırma
Cümleyi, dersteki “açıkça büyük miktarda üzerinde” anlamına gelen iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: The repair cost was ____ our original estimate.
Cevabı göster
well over
you don't need massive punching power to knock someone out.
2:07birini nakavt etmek için devasa bir yumruk gücüne ihtiyacınız yoktur.
gets owned: ezici biçimde yenilmek anlamındaki internet argosu
get owned ifadesinde owned, yasal olarak “birinin mülkü olmak” anlamına gelmez. Bu gayriresmî get edilgen yapısı, genellikle başkalarının gözü önünde “kesin biçimde yenilmek, ezilmek veya küçük düşürülmek” anlamına gelir. Burada guy gets owned videos, bir adamın yere serildiği veya rezil olduğu internet videolarını anlatır. İfade, oyun dilinde ve eski internet videosu başlıklarında görülen alaycı ve sansasyonel bir ton katar.
Alıştırma
“After boasting about an easy win, the player got owned in the first round,” İngilizce cümlesinde got owned ne anlatır?
- Oyuncu ağır bir yenilgi aldı ve muhtemelen küçük düştü.
- Oyuncu yasal olarak başka birinin mülkü oldu.
- Oyuncu karşılaşmanın kontrolünü ele geçirerek kazandı.
Cevabı göster
Oyuncu ağır bir yenilgi aldı ve muhtemelen küçük düştü.
It's not only about how much weight is behind the punch, Dilbilgisi
2:10Mesele sadece yumruğun arkasında ne kadar ağırlık olduğu değil,
and the speed the fist or other body part is moving at. Dilbilgisi
2:15ve yumruğun veya diğer vücut parçasının hareket ettiği hızdır.
not only about ... but also: paralel etkenler eklemek
Not only ... but also paralel fikirleri birbirine bağlar ve ilk fikrin açıklamanın tamamı olmadığını gösterir. Burada konuşmacı önce ağırlığın tek etken olduğunu reddeder, ardından momentum ve hızı diğer önemli etkenler olarak ekler. Ortak çerçeve about sözcüğüdür: “not only about X, but also [about] Y and Z.” İngilizcede ikinci about, anlamı belli olduğu için atılabilir; ancak bağlanan ögelerin yine de aynı dil bilgisel görevi üstlenmesi gerekir.
Alıştırma
Cümleyi not only ... but also eş yapısının tam biçimiyle tamamlayın: The new route is ____ shorter ____ safer.
Cevabı göster
not only · but also
speed the fist or other body part is moving at: düşürülen ilgi zamiri ve sondaki edat
“the speed the fist or other body part is moving at” ifadesinde, “the fist or other body part is moving at” yan cümlesi “speed” sözcüğünü açıklar. “at” edatının nesnesi önceki “speed” ismi olarak anlaşılır ve “that” ya da “which” ilgi zamiri düşürülür. Bu sıfır ilgi zamiri yapısı konuşma İngilizcesinde yaygındır. Daha resmî biçimi “the speed at which the fist or other body part is moving” şeklindedir. Konuşma dilindeki biçimde sondaki “at” gereklidir; fazladan bir sözcük değildir.
Alıştırma
Hangi cümlede ilgi zamiri doğal biçimde düşürülmüş ve edat cümlenin sonunda bırakılmıştır?
- The guide recorded the speed at which the river was flowing at.
- The guide recorded the speed at the river was flowing.
- The guide recorded the speed the river was flowing at.
Cevabı göster
The guide recorded the speed the river was flowing at.
It's said Conor McGregor's running punch has about 932 lb of force. Dilbilgisi
2:17Conor McGregor'ın koşarak attığı yumruğun yaklaşık 932 libre gücünde olduğu söyleniyor.
It's said: kaynağı belirtmeden bir iddiayı aktarmak
“It's said”, “people say” veya “people report” anlamına yakındır; ancak konuşan kişi bunu kimin söylediğini belirtmez. Ardından bir yan cümle gelen kişisiz edilgen aktarım yapısıdır; “that” kullanılabilir ya da düşürülebilir. Bu biçim, konuşan kişiyle iddia arasında mesafe oluşturur. Örnekte kuvvet değeri aktarılmış bilgi olarak sunulur; otomatik olarak doğrulanmış bir gerçek sayılmaz.
Alıştırma
Cümleyi, “insanlar aktarıyor” anlamındaki hedef kısaltılmış ifadeyle tamamlayın: ____ that the library has a room beneath the stairs.
Cevabı göster
It's said
see it coming: olmak üzere olanı fark etmek veya öngörmek
Bu cümlede see it coming, darbe ulaşmadan önce onu fark etmek demektir. Tehlike görülebildiği için see sözcüğü gerçek anlamını da korur: kişi darbenin yaklaştığını gerçekten görebilir. see + nesne + coming kalıbı, bir olayı beklemek veya önceden tahmin etmek anlamına da gelir. Günlük kullanımda I didn't see it coming, ortada gerçek anlamda görülebilecek bir şey olmasa bile, “Bunu beklemiyordum” anlamına gelir.
Alıştırma
Cümleyi “bunu beklemek” anlamındaki ifadeyle tamamlayın: The announcement surprised everyone; no one ____.
Cevabı göster
saw it coming
That's because our muscles tense in a way to take the blow Kalıp ifadeler
2:28Bunun nedeni, kaslarımızın darbenin geldiğini gördüğümüzde
take the blow: belirli bir darbeye dayanmak
Bu cümlede take the blow, darbenin fiziksel etkisini almak ve buna dayanmak demektir. Take burada “alıp kaldırmak” değil, “dayanmak veya emmek” anlamındadır; blow ise hareket eden hava değil, güçlü bir darbedir. The tanımlığı, daha önce konuşulan belirli darbeyi gösterir. Aynı sözcük birlikteliği mecaz anlamda da kullanılabilir: kötü haber, kayıp veya aksilik ciddi zarar verdiğinde bir kişi ya da kuruluş take a blow ifadesiyle anlatılabilir.
Alıştırma
Cümleyi bu dersteki ifadeyle tamamlayın: The padded suit helped the stunt performer ____ safely.
Cevabı göster
take the blow
self-defense expert James LaFond studied 1,675 acts of violence.
2:33meşru müdafaa uzmanı James LaFond 1.675 şiddet eylemini inceledi.
For instance, somut bir örnek bildiren ifade olarak
For instance, genel bir ifadeden sonra somut bir örnek sunar. Ardından gelen bilgilerin başka bir ana iddia değil, bir örnek olduğunu gösterir. Bu cümlede uzmanın adı ve şiddet eylemlerinin sayısı açıklamayı destekler. Bu ifade argümanı düzenler, ancak tek başına genel iddianın doğru olduğunu kanıtlamaz.
Alıştırma
Genel bir noktadan sonra somut bir örnek sunan ifade hangisidir?
- As a result,
- According to him,
- For instance,
Cevabı göster
For instance,
a sucker punch by a boxer on a civilian's jaw or chin will 100% of the time lead to a knockout. Kelime
2:38bir boksörün sivil birinin çenesine atacağı habersiz bir yumruk, %100 oranında nakavtla sonuçlanacaktır.
According to him, nötr kaynak atfı ifadesi olarak
According to him, ardından gelen ifadenin James LaFond'a ait olarak aktarıldığını gösterir. Him, önceki cümlede adı geçen uzmana gönderme yapar; yani konuşan kişi iddiayı bağımsız olarak doğrulanmış bir gerçek gibi sunmak yerine bir kaynağa bağlar. Bu ifade, konuşanı iddianın doğruluğundan doğrudan sorumlu tutmadan çok güçlü bir iddiayı aktarabilir. Buradaki 100%, aktarılan iddianın kesinlik derecesini gösterir; According to him, ifadesinin sağladığı bir kanıt değildir.
Alıştırma
Erkek uzman az önce anıldı ve onun iddiasını doğrudan desteklemeden aktarmak istiyorsun. Cümle hangi ifadeyle başlamalıdır?
- On the other hand,
- According to him,
- For instance,
Cevabı göster
According to him,
sucker punch: beklenmedik ve haksız bir yumruk
Sucker punch, karşıdaki kişinin beklemediği ve hazırlıklı olmadığı anda atılan yumruktur. Yalnızca güçlü bir yumruk değil, genellikle haksız bir sürpriz saldırı anlamı taşır. Bu cümlede ifade, boksörün hazırlıksız bir sivilin çenesine aniden vurmasını anlatır. Sucker punch ifadesini tek bir birleşik ifade olarak okuyun; buradaki sucker tek başına “kolay kandırılan kişi” anlamına gelmez.
Alıştırma
Hangi durum en doğru şekilde sucker punch olarak tanımlanır?
- Hazır iki boksör maç sırasında karşılıklı yumruk atar.
- Birisi hazırlıksız bir kişiye hiçbir uyarı vermeden vurur.
- Birisi dikkatini çekmek için arkadaşının omzuna dokunur.
Cevabı göster
Birisi hazırlıksız bir kişiye hiçbir uyarı vermeden vurur.
Being hit behind the ears and at the back of the head
2:44Kulak arkasına ve başın arkasına vurulması
The CDC studied traumatic brain injuries Kültür
2:50CDC, Amerika Birleşik Devletleri'nde 2007'den 2013'e kadar
The CDC: ABD halk sağlığı kurumu
CDC, Centers for Disease Control and Prevention adının kısaltmasıdır ve ABD'nin federal halk sağlığı kurumudur. İngilizcede CDC genellikle harfleri ayrı ayrı söylenen bir baş harf kısaltması olarak kullanılır. Bu cümlede The CDC öznedir ve travmatik beyin yaralanmalarını inceleyen kurumu belirtir. Bir yaralanma türünü veya tıbbi testi değil, ABD'deki bir halk sağlığı kaynağını gösterir.
Alıştırma
'The CDC studied traumatic brain injuries,' cümlesinde The CDC neyi ifade eder?
- Bir travmatik beyin yaralanması türü
- Bir ABD halk sağlığı kurumu
- Tıbbi bir tarama
Cevabı göster
Bir ABD halk sağlığı kurumu
ABD hastane dilinde emergency room
Burada emergency room, ciddi yaralanmalara ve aniden ortaya çıkan hastalıklara hemen müdahale eden hastane bölümünü ifade eder. Yalnızca acil bir durumun yaşandığı herhangi bir oda anlamına gelmez. Bu ifade, bağlamın ABD sağlık sistemi olduğunu gösterir: bu kişiler acil değerlendirme ve tedavi için hastanenin ilgili hizmet birimine gitmiştir.
Alıştırma
Bu ABD sağlık raporu bağlamında visited the emergency room ne anlama gelir?
- Aile hekiminden rutin bir randevu aldılar
- Acil değerlendirme veya tedavi için hastanenin acil bölümüne gittiler
- Acil bir olayın yaşandığı herhangi bir odaya girdiler
Cevabı göster
Acil değerlendirme veya tedavi için hastanenin acil bölümüne gittiler
but second was being struck by or against something. Kelime
3:06ancak ikinci sırada bir şeye çarpmak veya bir şey tarafından vurulmak vardı.
struck by ile struck against arasındaki fark
Bu yaralanma kategorisinde being struck by something, hareket eden bir kişinin veya nesnenin yaralı kişiye çarpması anlamına gelir. Being struck against something ise yaralı kişinin bedeninin hareket edip bir nesneye veya yüzeye çarpması anlamına gelir. Cümlede being struck, ikinci sıradaki olayı adlandırır. By or against, iki farklı çarpışma yönünü tek bir istatistik kategorisinde birleştirir; bu edatlar birbirinin yerine kullanılamaz.
Alıştırma
Raporu iki edatla tamamlayın: The loose sign hit Ana, so she was struck ____ it. She then fell and struck her shoulder ____ the railing.
Cevabı göster
by · against
it's said that around 80% of head traumas are mild.
3:13kafa travmalarının yaklaşık %80'inin hafif olduğu söyleniyor.
Ödünleme bildirmek için Nonetheless,
Nonetheless bir ödünleme bildirir: Önceki ifadenin doğru olduğunu kabul eder, ardından ilk ifade sizde farklı bir beklenti oluşturabilse de geçerliliğini koruyan başka bir gerçeği sunar. Burada ölüm istatistiği doğru kalır. Yeni ifade, odağı ağır sonuçlardan çoğu kafa travmasının hafif olarak sınıflandırıldığı daha genel duruma taşır; istatistiği çürütmez veya geçersiz kılmaz.
Alıştırma
Örnekte "Nonetheless" okuyucuya ne anlatıyor?
- Az önce belirtilen ciddi gerçeğe rağmen ikinci gerçek geçerliliğini korur.
- İkinci gerçek, ölüm istatistiğinin yanlış olduğunu kanıtlar.
- İkinci gerçek, ölüm istatistiğinin nedenini açıklar.
Cevabı göster
Az önce belirtilen ciddi gerçeğe rağmen ikinci gerçek geçerliliğini korur.
Some people just get right back up after being knocked out Öbek fiiller
3:16Bazı insanlar nakavt olduktan sonra hemen ayağa kalkar
and seem to have no underlying problems. Kelime
3:18ve altta yatan hiçbir sorunları yokmuş gibi görünür.
get right back up: neredeyse hemen yeniden ayağa kalkmak
Get back up; düştükten, yere yığıldıktan veya başka bir şekilde yerde kaldıktan sonra yeniden ayağa kalkmak anlamına gelir. Bu cümlede insanlar bayıldıktan sonra yeniden ayağa kalkıyor. Right, zamanlamanın hızlı olduğunu vurgular: get right back up neredeyse hemen yeniden ayağa kalkmak demektir. İfade, bir aksilikten sonra hızla toparlanmayı anlatmak için mecazi olarak da kullanılabilir; ancak burada fiziksel bir hareketi anlatır ve kişinin yaralanmadığını kanıtlamaz.
Alıştırma
Cümleyi tamamlamak için "get right back up" ifadesinin geçmiş zaman biçimini kullanın: After slipping on the wet floor, Maya ____ and kept walking.
Cevabı göster
got right back up
Altta yatan sorunlar
Altta yatan sorunlar, görünürde olmayan fakat hâlâ var olabilen veya belirtileri, riskleri ya da sonraki etkileri açıklamaya yardımcı olabilen sorunlardır. Bu cümlede ifade, fiziksel olarak bir şeyin altında bulunan sorunları değil, gizli veya devam eden sağlık sorunlarını anlatır. seem to have no ifadesi temkinlidir: bu kişilerde böyle sorunlar yokmuş gibi görünür, ancak bu, tıbbi bir muayenenin hiçbir sorun olmadığını doğruladığı anlamına gelmez.
Alıştırma
Bir tıbbi raporda "no underlying problems were found" ne anlama gelir?
- Daha az görünür bir sağlık sorunu tespit edilmedi.
- Hastanın hiçbir zaman herhangi bir belirtisi olmadı.
- Hastanın fiziksel olarak altında hiçbir sorun yoktu.
Cevabı göster
Daha az görünür bir sağlık sorunu tespit edilmedi.
and later suffer from headaches, dizziness, or memory loss. Kalıp ifadeler
3:22ve daha sonra baş ağrısı, baş dönmesi veya hafıza kaybı yaşayabilir.
Suffer from kullanımı
Suffer from + isim, bir hastalık, belirti, rahatsızlık veya ciddi sorundan olumsuz etkilenmek anlamına gelir. Burada from, daha sonra ortaya çıkabilecek etkiler olarak headaches, dizziness ve memory loss ifadelerini tanıtır. Bu ifade gerçek rahatsızlık veya zarar olduğunu düşündürür, ancak tek başına durumun kalıcı olduğu anlamına gelmez. Bu kalıpta rahatsızlıktan önce from kullanılır: suffer from headaches.
Alıştırma
Cümleyi suffer fiilinin doğru biçimi ve edatıyla tamamlayın: After the accident, some patients may ____ headaches for several days.
Cevabı göster
suffer from
develop post-concussion syndrome: bir durumun ortaya çıkması
Burada develop, tıbbi bir durumun ortaya çıkmaya başlaması anlamına gelir. Kişinin bir şeyi bilinçli olarak oluşturması veya geliştirmesi anlamında değildir. Post-concussion syndrome, beyin sarsıntısından sonra devam eden bir grup belirtinin adıdır. Cümle, bazı kişilerde yaralanmadan sonra bu durumun ortaya çıkabileceğini belirtir; may olasılık bildirir, teşhis veya kesinlik ifade etmez.
Alıştırma
Hangi cümlede develop, tıbbi bir durumun ortaya çıkmaya başlaması anlamındadır?
- The team will develop a new treatment plan.
- Her skills develop through regular practice.
- Some patients may develop a fever after the procedure.
Cevabı göster
Some patients may develop a fever after the procedure.
but also other symptoms such as depression, anxiety,
3:32ayrıca depresyon, kaygı, kafa karışıklığı,
confusion, impulsiveness, or other changes in personality.
3:34dürtüsellik veya kişilikteki diğer değişiklikler gibi başka belirtilere de neden olabilir.
Much of the time these ailments do get better Dilbilgisi
3:38Çoğu zaman beyin kendini iyileştirdikçe
do get better yapısındaki vurgulu do
Bu olumlu cümlede do, get better ifadesine vurgu ekler. İyileşmenin gerçek veya beklenebilir olduğunu güçlü biçimde belirtir; çoğu zaman birini rahatlatmak ya da bir şüpheye yanıt vermek için kullanılır. Yapı do/does/did + fiilin yalın hâlidir, bu nedenle get değişmeden kalır. Much of the time ifadesi iddiayı sınırlar: iyileşme yaygındır ancak her durumda kesin değildir.
Alıştırma
Rahatlatma cümlesini get better ifadesinin vurgulu geniş zaman biçimiyle tamamlayın: These headaches ____ after a good night's sleep.
Cevabı göster
do get better
the less chance there is of severe symptoms occurring.
3:44ciddi semptomların ortaya çıkma şansı o kadar azalır.
Kesin olmayan bir genelleme için “Generally speaking,”
Generally speaking, tüm ifadeyi çerçeveleyen bir sözdür. Ardından gelen bilginin her bir durum için geçerli bir iddia değil, olağan eğilimin genel bir özeti olduğunu gösterir. Konuşmacı bunu cümlenin başına koyarak dinleyiciye sonraki ilişkiyi nasıl yorumlaması gerektiğini anlatır: bu yararlı bir eğilimdir, ancak istisnalar mümkündür. Bu söz kapsamı ve ihtiyatı belirtir; bilginin kaynağını göstermez.
Alıştırma
İfadeyi olası istisnaları olan genel bir eğilim şeklinde sunan başlangıcı seçin: “____ shorter meetings are easier to schedule, though there can be exceptions.”
- According to the survey,
- Generally speaking,
- Without exception,
Cevabı göster
Generally speaking,
Yaşam deneyimini soran “Have you ever been knocked out?”
Have you ever + geçmiş zaman ortacı, bir deneyimin kişinin geçmişinden bugüne kadar herhangi bir zamanda yaşanıp yaşanmadığını sorar. Ever, «herhangi bir zamanda, hiç» anlamına gelir; bu nedenle soru tarihi özellikle açık bırakır. Burada have ... been, present perfect yapısını oluştururken been knocked out edilgen bir yapıdır: bir şey kişinin bilincini kaybetmesine neden olmuştur. Soru, buna kimin veya neyin neden olduğuna değil, bu deneyimin yaşanıp yaşanmadığına odaklanır.
Alıştırma
Yaşam deneyimi sorusunu edilgen present perfect yapısıyla tamamlayın: “____ you ever ____ knocked out?”
Cevabı göster
Have · been