NAKAVT Olduğunda Ne Olur?: İngilizce çalışma notları

The Infographics Show

Öğrenme zorluğu
760 kelime 198 kel/dk

Video özeti: Bir darbe beyni hareket ettirip bilinç kaybına yol açabilir; kuvvet, hazırlıksız yakalanma, veriler, iyileşme ve belirtiler riskleri gösterir. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. get knocked out. (Öbek fiiller): Burada darbe sonucu bilincini kaybetmek; başka bağlamlarda yenilmek veya elenmek demektir. Sözcükleri ayrı çevirmeyin. 2. the bigger the force, the more chance there is of a knockout happening. (Dil bilgisi ve kalıplar): İki karşılaştırma iki değişimi bağlar; bu modeli birlikte değişen eğilimler için kullanın. 3. being struck by or against something. (Sözcük ve kullanım): Raporlarda bir şeyin kişiye çarpmasıyla kişinin bir yüzeye çarpmasını ayırın.

Bu derste

One second you're there, Anlatım akışı

0:00

Bir saniye oradasınız,

the next you're not.

0:01

sonraki saniye yoksunuz.

Anlatım akışı

Ani değişimleri anlatan One second ... the next

Birbirini tamamlayan One second ..., the next ... kalıbı iki anı yan yana getirir. İlk yan cümle önceki durumu verir; ona paralel ikinci yan cümle bu durumu belirgin biçimde farklı bir durumla değiştirir ve değişimin neredeyse anında olduğu hissini yaratır. the next ifadesinde second veya moment adı anlaşılır ancak söylenmez. Burada you're there ile you're not, orada ya da bilinçli olma durumunu birden yok olma ya da bilinci kaybetme durumuyla karşılaştırır; asıl nokta, zaman ifadelerinin bu karşıtlığı nasıl düzenlediğidir.

Alıştırma

Cümleyi One second ..., the next ... kalıbıyla tamamlayın: ____ the dog was beside me; ____ it had vanished.

Cevabı göster

One second · the next

Rendered unconscious on the floor,

0:02

Yere bilinçsizce düşmüş,

your world has turned to black.

0:04

dünyanız karanlığa gömülmüştür.

It could be for a matter of seconds, minutes, hours, or worse. Kalıp ifadeler

0:06

Bu durum saniyeler, dakikalar, saatler veya daha kötüsü kadar sürebilir.

Kalıp ifadeler

Kısa bir süreyi anlatan a matter of seconds

for a matter of seconds ifadesinde a matter of + zaman aralığı, bir şeyin ne kadar sürdüğünü anlatır. Bu yapı çoğu zaman sürenin kısa veya sınırlı olduğunu vurgular. Bu nedenle burada anlam, “saniyelerle ilgili bir mesele” değil, “yalnızca birkaç saniye boyunca”dır. Ardından liste saniyelerden dakikalara ve saatlere doğru uzar. or worse ise daha uzun bir sürenin daha ciddi olacağını düşündürür.

Alıştırma

Hangi cümle mesajın yalnızca kısa bir süre görünür kaldığını söylüyor?

  1. The message stayed on the screen for a matter of hours.
  2. The message stayed on the screen for a matter of seconds.
  3. The message appeared on the screen in a matter of seconds.
Cevabı göster

The message stayed on the screen for a matter of seconds.

Today we'll investigate how and why.

0:10

Bugün bunun nasıl ve neden olduğunu araştıracağız.

In this episode of the Infographics Show,

0:12

The Infographics Show'un bu bölümünde,

what happens when you get knocked out. Öbek fiiller

0:14

nakavt olduğunuzda neler olduğuna bakacağız.

Öbek fiiller

get knocked out: darbe sonrası bilincini kaybetmek

Burada get knocked out, 'darbe almak ve bilincini kaybetmek' anlamına gelir. Darbe, kişinin bilinçsiz kalmasına neden olur. Get + fiilin üçüncü hâli, konuşma dilinde kullanılan edilgenlik veya sonuç yapısıdır. Kişi eyleme maruz kalır; ifade, kişinin başına gelen olaya ve ortaya çıkan duruma odaklanır.

Alıştırma

Dersteki ifadeyi kullanarak ve get sözcüğünü geçmiş zamana çevirerek cümleyi tamamlayın: The boxer took a hard hit and ____ for several seconds.

Cevabı göster

got knocked out

When we say knocked out,

0:16

Nakavt olmak derken,

we're talking about loss of consciousness

0:17

başa alınan künt bir travma sonucu

as a result of a blunt force trauma to the head. Kalıp ifadeler

0:19

bilinç kaybı yaşanmasından bahsediyoruz.

Kalıp ifadeler

as a result of + isim öbeği

As a result of, bir sonucun nedenini belirtir. Burada sonuç olan bilinç kaybını, neden olan baştaki künt travmaya bağlar. Bu bir edat öbeğidir; bu nedenle ardından tam bir cümlecik değil, isim öbeği gelir: as a result of the injury. Bu yapı, neden-sonuç ilişkisini açıkça göstermek için kullanışlıdır.

Alıştırma

Neden bildiren ve ardından isim öbeği gelen, dersteki resmî ifadeyle cümleyi tamamlayın: The outdoor concert was canceled ____ heavy rain.

Cevabı göster

as a result of

So what happens?

0:22

Peki ne oluyor?

If we look at the word concussion,

0:23

Hafif travmatik beyin hasarı olarak da adlandırılan

also referred to as a mild traumatic brain injury, Kalıp ifadeler

0:25

sarsıntı (concussion) kelimesine bakarsak,

Kalıp ifadeler

Alternatif bir ad için also referred to as

Bu cümlede also referred to as, concussion için başka bir ad sunar: a mild traumatic brain injury. Edilgen yapı X is (also) referred to as Y şeklindedir ve insanların X'i Y diye adlandırdığı veya tanımladığı anlamına gelir. Bu yapıyı özellikle tanım ve açıklamalarda bir terimi alternatif bir adla ilişkilendirmek için kullanabilirsiniz. also, Y'nin yeni bir konu değil, aynı konu için ek bir ad olduğunu gösterir.

Alıştırma

Cümleyi derste öğrenilen dört sözcüklük tam adlandırma ifadesiyle tamamlayın: The northern lights are ____ the aurora borealis.

Cevabı göster

also referred to as

we know it comes from the Latin shake violently.

0:28

Latince 'şiddetle sarsılmak' kelimesinden geldiğini görürüz.

And that's what happens to your brain when you get knocked out.

0:30

Ve nakavt olduğunuzda beyninize olan da budur.

It does a jiggle in your skull.

0:33

Kafatasınızın içinde sarsılır.

This may not always result in loss of consciousness, Kalıp ifadeler

0:35

Bu her zaman bilinç kaybıyla sonuçlanmayabilir,

Kalıp ifadeler

Neden-sonuç ilişkisi için result in

Result in bir nedeni sonucuna bağlar. Bu cümlede This ile gösterilen durum her zaman bilinç kaybına neden olmaz; may not always, iddiayı mutlak kılmak yerine sınırlar. Yapı cause + result in + outcome şeklindedir. Özne nedeni, result in ifadesinden sonraki bölüm ise bunun sonucunda ne olduğunu belirtir.

Alıştırma

Hangi cümle şiddetli yağmurun sele neden olduğu anlamına gelir?

  1. Flooding resulted in heavy rain.
  2. Heavy rain resulted in flooding.
  3. Heavy rain resulted from flooding.
Cevabı göster

Heavy rain resulted in flooding.

but today we're talking about just that,

0:37

ancak bugün tam olarak bundan,

knocked out cold. Deyimler

0:39

tamamen nakavt olmaktan bahsediyoruz.

Deyimler

Tam bilinç kaybını anlatan knocked out cold

Bu cümlede knocked out cold, tamamen bilinçsiz hâle getirilmek anlamına gelir. Buradaki cold bir pekiştiricidir: knocked out ifadesini güçlendirir ve düşük vücut sıcaklığına ya da hastalığa gönderme yapmaz. Bu ifade, özellikle bir darbe, kaza veya benzer fiziksel olaydan sonra bilinç kaybını ani ve tam bir durum olarak anlatır.

Alıştırma

Tamamen bilinçsiz olmak anlamındaki kalıplaşmış vurgulu ifadeyi tamamlayın: After the fall, Maya was knocked ____.

Cevabı göster

out cold

Inside our tough skulls is a very soft,

0:41

Sert kafataslarımızın içinde çok yumuşak,

ultra-sensitive brain,

0:43

ultra hassas bir beyin bulunur,

which is layered with arteries, veins, and nerves.

0:44

atardamarlar, toplardamarlar ve sinirlerle kaplıdır.

It's not only protected by the skull,

0:47

Sadece kafatası tarafından değil,

but something called cerebrospinal fluid

0:49

beynin kafatasına çarpmasını engelleyen

that stops the brain from hitting the skull. Dilbilgisi

0:52

beyin omurilik sıvısı adı verilen bir şeyle de korunur.

Dilbilgisi

Stops the brain from hitting: stop A from doing B yapısı

stops the brain from hitting ifadesinde stops sözcüğünü etkilenen kişi veya şey, from edatı ve -ing biçimi izler: stop + A + from + doing B. Burada A, the brain; doing B ise hitting the skull bölümüdür. Bir şey başka bir eylemin veya olayın gerçekleşmesini engellediğinde bu yapıyı kullanın. Özne koruyan veya engelleyen gücü, A ise bu engel olmasa -ing eylemini gerçekleştirecek kişi ya da şeyi belirtir.

Alıştırma

Eksik edatı ekleyerek engelleme yapısını tamamlayın: The safety gate stops toddlers ____ walking into the street.

Cevabı göster

from

If you get hit hard enough, Dilbilgisi

0:54

Yeterince sert bir darbe alırsanız,

this fluid cannot fully protect the brain from impact with its protective cranium.

0:55

bu sıvı beyni, koruyucu kafatasına çarpma etkisinden tam olarak koruyamaz.

Dilbilgisi

hard enough ifadesindeki derece eşiği

Hard enough, “belirtilen sonuca yol açacak kadar güçlü veya sert bir derecede” anlamına gelir. if yan cümlesinde bir eşik belirler: Darbe bu şiddete ulaştığında sıvı artık beyni tamamen koruyamaz. Enough bir sıfatı veya zarfı nitelediğinde o sözcükten sonra gelir: hard enough, fast enough, strong enough. Burada hard, kişinin ne kadar sert bir darbe aldığını anlatır; bu nedenle enough hard değil, hard enough denir.

Alıştırma

Eylemin gerekli dereceye ulaştığını göstermek için enough sözcüğünü bir zarftan sonra doğru biçimde kullanan cümle hangisidir?

  1. The runner enough moved quickly to catch the bus.
  2. The runner moved quickly enough to catch the bus.
  3. The runner moved enough quickly to catch the bus.
Cevabı göster

The runner moved quickly enough to catch the bus.

When it does hit, Dilbilgisi

0:59

Çarptığında ise,

it is called trauma.

1:01

buna travma denir.

Dilbilgisi

does hit yapısındaki vurgulu does

Does hit, vurgulu ve olumlu bir fiil öbeğidir. Buradaki does soru oluşturmaz; karşıtlık vurgusu ekleyerek, korumanın çarpmayı önleyebileceği yönündeki önceki olasılığa rağmen çarpmanın gerçekten gerçekleştiğini belirtir. Geniş zamanda he, she veya it ile does + fiilin yalın hâli kullanılır: does hit doğrudur, does hits değildir. Diğer öznelerle do + fiilin yalın hâli, geçmiş zamanda ise did + fiilin yalın hâli kullanılır.

Alıştırma

Düzeltmeyi do fiilinin vurgulu geniş zaman biçimiyle tamamlayın: Mia says the key does not work, but it ____ work if you turn it slowly.

Cevabı göster

does

You have trauma on one side,

1:02

Bir tarafta beyni çürüten

which bruises the brain,

1:03

bir travma yaşarsınız,

and possibly on the other side

1:04

ve beyin geri sektiğinde

when the brain bounces back. Öbek fiiller

1:06

muhtemelen diğer tarafta da olur.

Öbek fiiller

bounces back: darbe sonrası fiziksel geri sekme

“bounces back” ifadesinde bounces, itilme, çarpılma veya sıkışmadan sonra geri hareket etmek anlamına gelir; back ise dönüş yönünü belirtir. Burada anlatılan, beynin darbeden sonra geri hareket etmesidir; hastanın iyileşmesi kastedilmez. Bu ifade bir öbek fiildir. Başka bağlamlarda yaygın mecaz anlamı “bir zorluktan sonra toparlanmak”tır, ancak bu fiziksel açıklamada kullanılan anlam bu değildir.

Alıştırma

Doğal ifadeyi kullanarak cümleyi tamamlayın: After hitting the wall, the rubber ball will ____.

Cevabı göster

bounce back

Your brain might also twist in your skull.

1:08

Beyniniz kafatasınızın içinde bükülebilir de.

All this trauma damages the brain cells

1:10

Tüm bu travma beyin hücrelerine zarar verir

and also leads to neurotransmitters firing rapidly,

1:13

ve ayrıca nörotransmitterlerin hızla ateşlenmesine,

overloading the nervous system, Dilbilgisi

1:16

sinir sisteminin aşırı yüklenmesine yol açar,

which can result in a kind of paralysis or shutdown,

1:18

bu da bir tür felç veya kapanma ile sonuçlanabilir,

and then it's lights out, Deyimler

1:21

ve sonra deyim yerindeyse,

as they say.

1:22

ışıklar söner.

Dilbilgisi

overloading the nervous system: sıkıştırılmış sonuç ifadesi

“overloading the nervous system”, nörotransmiterlerin hızla ateşlenmesiyle ilgili önceki düşünceye bağlanan bir -ing yapısıdır. Sonucu bir öbek içinde sıkıştırır: hızlı ateşlenme sinir sistemini aşırı yükler. Kendi içinde çekimli bir özne-fiil çifti olmadığı için yeni bir ana cümle ya da gelecek zamanlı bir eylem değildir. Anlaşılan özne, yalnızca travma değil, önceki hızlı ateşlenmedir.

Alıştırma

Devam eden bir sonucu doğru biçimde ekleyen ifadeyi seçin: The sudden traffic spike pushed the servers to their limit, ___ the cooling system.

  1. overloading the cooling system
  2. which overloaded the cooling system
  3. to overload the cooling system
Cevabı göster

overloading the cooling system

Deyimler

lights out: ani bilinç kaybı

Burada lights out, aniden bilincini kaybetmek için kullanılan gündelik bir benzetmedir: beyin sanki “kapanır.” Birinin gerçekten ışıkları kapattığı anlamına gelmez. Bu ifade, açıklamayı kısa ve çarpıcı bir biçimde bitirir. Spor yorumlarında veya aksiyon anlatılarında birinin aldığı darbe nedeniyle bayılmasını anlatabilir. Başka bağlamlarda ise lights out yatma vaktini de belirtebilir; bu nedenle amaçlanan anlamı bağlam belirler.

Alıştırma

Bu cümlede lights out ne anlama geliyor?

  1. Kişi aniden bilincini kaybeder.
  2. Herkesin yatma vakti gelir.
  3. Işıklar kapatıldığı için oda kararır.
Cevabı göster

Kişi aniden bilincini kaybeder.

By the way, Anlatım akışı

1:23

Bu arada,

getting hit hard on the chin or jaw

1:23

çeneye veya alt çeneye sert bir darbe almak

sometimes causes intense rotational force in the brain,

1:25

bazen beyinde yoğun bir dönme kuvvetine neden olur,

and this is why boxers often go for those areas to get their knockout. Öbek fiiller

1:28

ve işte bu yüzden boksörler nakavt etmek için genellikle bu bölgeleri hedeflerler.

Anlatım akışı

By the way: ilişkili bir yan bilgi eklemek

By the way, konuşmacının ana çizgiyi doğrudan sürdürmek yerine konuyla ilişkili bir yan bilgi eklediğini dinleyiciye bildiren bir söylem belirtecidir. Burada genel nakavt açıklamasından çeneye veya çene kemiğine alınan darbelerle ilgili ek ayrıntıya geçiş yapar. Bilgiyi düzenler; yeni cümlenin önceki cümlenin sonucu olduğunu göstermez. Eklenen nokta yine önemli olabilir, ancak bir yan bilgi olarak sunulur.

Alıştırma

Egzersizin uykuyu nasıl iyileştirebileceğini açıklamayı bitirdiniz. Şimdi sabah güneşiyle ilgili bağlantılı bir bilgi eklemek istiyorsunuz. Hangi başlangıç bunun bir yan bilgi olduğunu en iyi gösterir?

  1. Therefore,
  2. For example,
  3. By the way,
Cevabı göster

By the way,

Öbek fiiller

“saldırıda hedef almak” anlamındaki go for

Bu cümlede go for, “bir kişiyi veya vücudun bir bölümünü saldırı hedefi olarak seçmek” anlamına gelir. Boksörler çeneyi bilinçli olarak hedefler; bu, sıradan bir seçimde o bölgeleri tercih ettikleri anlamına gelmez. Kalıp go for + hedef şeklindedir. Anlamı belirlemek için çevredeki eyleme ve isme bakın: boxer, hit ve knockout gibi sözcükler saldırı anlamına işaret eder.

Alıştırma

“The guard dog went for the man's arm,” cümlesinde went for ne anlama gelir?

  1. alıp getirmek için bir yere gitti
  2. bilinçli olarak hedef aldı ve saldırdı
  3. sıradan bir seçenek olarak tercih etti
Cevabı göster

bilinçli olarak hedef aldı ve saldırdı

Experts say for most people,

1:32

Uzmanlar, çoğu insan için

this will last a few seconds to a few minutes,

1:34

bu durumun birkaç saniye ila birkaç dakika süreceğini

and we should recover without sustaining a bad injury to the brain. Kalıp ifadeler

1:36

ve beyinde kötü bir hasar kalmadan iyileşmemiz gerektiğini söylüyor.

Kalıp ifadeler

sustaining a bad injury: resmî sustain + injury eşdizimi

Burada sustaining a bad injury, “ciddi bir yaralanma yaşamak” anlamına gelir. without edatından sonra -ing biçimi sustaining gelir ve without sustaining an injury yapısı oluşur. Sustain + injury, damage veya loss, resmî haber ve raporlarda kullanılan bir eşdizimdir. Bu kullanımda sustain zararlı bir şeyi yaşamak anlamındadır; “bir şeyi devam ettirmek” anlamına gelmez.

Alıştırma

Bu resmî cümleyi tamamlamak için sustain fiilinin doğru -ing biçimini kullanın: The cyclist finished the race without ____ a serious injury.

Cevabı göster

sustaining

But if you're unlucky,

1:39

Ancak şanssızsanız,

your knockout might lead to cerebral bleeding and even death.

1:41

nakavt olmanız beyin kanamasına ve hatta ölüme yol açabilir.

So how much force does it take to get knocked out? Dilbilgisi

1:44

Peki nakavt olmak için ne kadar güç gerekir?

Dilbilgisi

How much ... does it take to ...? ile gereken miktarı sormak

How much + sayılamayan isim + does it take + to-mastar? bir sonucun ortaya çıkması için bir şeyden ne kadar gerektiğini sorar. Burada force ölçülen miktardır, to get knocked out ise sonucu belirtir. Bu yapıda take, “gerektirmek” anlamına gelir. It, soruyu kurmak için kullanılan biçimsel bir öznedir; belirli bir nesneyi göstermez.

Alıştırma

How much X does it take to do Y? yapısını kullanın. Ağır bir masayı taşımak için gereken çabayı soran cümleyi tamamlayın: ____ to move this heavy table?

Cevabı göster

How much effort does it take

There's no exact science,

1:46

Kesin bir bilimi yok,

but the bigger the force, Dilbilgisi

1:48

ancak güç ne kadar büyükse,

the more chance there is of a knockout happening.

1:49

nakavt olma ihtimali de o kadar artar.

Dilbilgisi

the bigger ..., the more ... ile iki değişimi bağlamak

The + comparative ..., the + comparative ... değişen iki miktarı birbirine bağlar. İlk miktar kendi karşılaştırma biçiminin belirttiği yönde değiştikçe, ikinci miktar da kendi karşılaştırma biçiminin belirttiği yönde değişir. Burada daha büyük kuvvet, daha yüksek bayılma olasılığıyla bağlantılıdır. Bu yapıda iki the de sıradan belirli tanımlık değil, karşılaştırmayı bağlayan sabit işaretlerdir. Her bölüm bir söz öbeği veya yan cümle olabilir, ancak ikisinde de karşılaştırma biçimi bulunmalıdır.

Alıştırma

Bağlantılı karşılaştırmayı tamamlamak için more ve easier sözcüklerini kullanın: ____ you practice, ____ it becomes to play the song.

Cevabı göster

The more · the easier

You can see that in boxing.

1:51

Bunu boksta görebilirsiniz.

There are more knockouts in the heavier weight categories.

1:53

Ağır sıklet kategorilerinde daha fazla nakavt olur.

A flyweight might punch with a force of 750 lb, Kültür

1:55

Sinek sıklet bir boksör 750 libre güçle yumruk atabilir,

but a heavyweight may punch at well over 1,000 lb of force. Kalıp ifadeler

1:59

ancak bir ağır sıklet 1.000 librenin çok üzerinde bir güçle yumruk atabilir.

Kültür

Boksta ağırlık sınıfları olarak flyweight ve heavyweight

Boks gibi dövüş sporlarında flyweight ve heavyweight, ağırlık sınıflarının adlarıdır. Flyweight hafif bir sıkletteki yarışmacıyı, heavyweight ise çok ağır bir sıkletteki yarışmacıyı belirtir. Bu cümlede sözcükler, söz konusu sıkletlerdeki sporcuları anlatır. Karşılaştırma, daha ağır sıkletlerin daha büyük yumruk kuvveti üretebildiğini söyler; flyweight sözcüğü gerçek anlamda bir sineğin ağırlığı, heavyweight ise yalnızca ağırlığın kendisi olarak okunmamalıdır.

Alıştırma

Bir boks haberinde hangi cümle iki sıklet adını doğru kullanıyor?

  1. A flyweight is the heaviest boxer, while a heavyweight is among the lightest.
  2. Flyweight means the measured weight of a fly, and heavyweight means the force of a punch.
  3. A flyweight competes in a much lighter weight class than a heavyweight.
Cevabı göster

A flyweight competes in a much lighter weight class than a heavyweight.

Kalıp ifadeler

well over: bir sayının önemli ölçüde üzerinde

Well over bir sayı veya sınırdan önce geldiğinde, o noktadan yalnızca biraz değil, önemli ölçüde daha fazla anlamına gelir. Burada yumruk kuvveti açıkça 1.000 lb kuvvetin üzerindedir. Well, over sözcüğünü güçlendiren bir derece zarfıdır. İfade büyük ama belirtilmemiş bir fark anlatır; bu nedenle 1.000'in tam olarak ne kadar üzerinde olduğunu söylemez.

Alıştırma

Cümleyi, dersteki “açıkça büyük miktarda üzerinde” anlamına gelen iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: The repair cost was ____ our original estimate.

Cevabı göster

well over

But as you may have seen on any of those guy gets owned videos circulating the web, Kelime

2:03

Ancak internette dolaşan o "fena dayak yedi" videolarından herhangi birinde görmüş olabileceğiniz gibi,

you don't need massive punching power to knock someone out.

2:07

birini nakavt etmek için devasa bir yumruk gücüne ihtiyacınız yoktur.

Kelime

gets owned: ezici biçimde yenilmek anlamındaki internet argosu

get owned ifadesinde owned, yasal olarak “birinin mülkü olmak” anlamına gelmez. Bu gayriresmî get edilgen yapısı, genellikle başkalarının gözü önünde “kesin biçimde yenilmek, ezilmek veya küçük düşürülmek” anlamına gelir. Burada guy gets owned videos, bir adamın yere serildiği veya rezil olduğu internet videolarını anlatır. İfade, oyun dilinde ve eski internet videosu başlıklarında görülen alaycı ve sansasyonel bir ton katar.

Alıştırma

“After boasting about an easy win, the player got owned in the first round,” İngilizce cümlesinde got owned ne anlatır?

  1. Oyuncu ağır bir yenilgi aldı ve muhtemelen küçük düştü.
  2. Oyuncu yasal olarak başka birinin mülkü oldu.
  3. Oyuncu karşılaşmanın kontrolünü ele geçirerek kazandı.
Cevabı göster

Oyuncu ağır bir yenilgi aldı ve muhtemelen küçük düştü.

It's not only about how much weight is behind the punch, Dilbilgisi

2:10

Mesele sadece yumruğun arkasında ne kadar ağırlık olduğu değil,

but also the momentum of the punch

2:12

aynı zamanda yumruğun momentumu

and the speed the fist or other body part is moving at. Dilbilgisi

2:15

ve yumruğun veya diğer vücut parçasının hareket ettiği hızdır.

Dilbilgisi

not only about ... but also: paralel etkenler eklemek

Not only ... but also paralel fikirleri birbirine bağlar ve ilk fikrin açıklamanın tamamı olmadığını gösterir. Burada konuşmacı önce ağırlığın tek etken olduğunu reddeder, ardından momentum ve hızı diğer önemli etkenler olarak ekler. Ortak çerçeve about sözcüğüdür: “not only about X, but also [about] Y and Z.” İngilizcede ikinci about, anlamı belli olduğu için atılabilir; ancak bağlanan ögelerin yine de aynı dil bilgisel görevi üstlenmesi gerekir.

Alıştırma

Cümleyi not only ... but also eş yapısının tam biçimiyle tamamlayın: The new route is ____ shorter ____ safer.

Cevabı göster

not only · but also

Dilbilgisi

speed the fist or other body part is moving at: düşürülen ilgi zamiri ve sondaki edat

“the speed the fist or other body part is moving at” ifadesinde, “the fist or other body part is moving at” yan cümlesi “speed” sözcüğünü açıklar. “at” edatının nesnesi önceki “speed” ismi olarak anlaşılır ve “that” ya da “which” ilgi zamiri düşürülür. Bu sıfır ilgi zamiri yapısı konuşma İngilizcesinde yaygındır. Daha resmî biçimi “the speed at which the fist or other body part is moving” şeklindedir. Konuşma dilindeki biçimde sondaki “at” gereklidir; fazladan bir sözcük değildir.

Alıştırma

Hangi cümlede ilgi zamiri doğal biçimde düşürülmüş ve edat cümlenin sonunda bırakılmıştır?

  1. The guide recorded the speed at which the river was flowing at.
  2. The guide recorded the speed at the river was flowing.
  3. The guide recorded the speed the river was flowing at.
Cevabı göster

The guide recorded the speed the river was flowing at.

It's said Conor McGregor's running punch has about 932 lb of force. Dilbilgisi

2:17

Conor McGregor'ın koşarak attığı yumruğun yaklaşık 932 libre gücünde olduğu söyleniyor.

Dilbilgisi

It's said: kaynağı belirtmeden bir iddiayı aktarmak

“It's said”, “people say” veya “people report” anlamına yakındır; ancak konuşan kişi bunu kimin söylediğini belirtmez. Ardından bir yan cümle gelen kişisiz edilgen aktarım yapısıdır; “that” kullanılabilir ya da düşürülebilir. Bu biçim, konuşan kişiyle iddia arasında mesafe oluşturur. Örnekte kuvvet değeri aktarılmış bilgi olarak sunulur; otomatik olarak doğrulanmış bir gerçek sayılmaz.

Alıştırma

Cümleyi, “insanlar aktarıyor” anlamındaki hedef kısaltılmış ifadeyle tamamlayın: ____ that the library has a room beneath the stairs.

Cevabı göster

It's said

If the person being hit can't see it coming, Deyimler

2:22

Vurulan kişi darbenin geldiğini göremiyorsa,

this will also have more impact

2:25

bu aynı zamanda daha fazla etki yaratacak

and there is more chance of a knockout.

2:27

ve nakavt olma ihtimali artacaktır.

Deyimler

see it coming: olmak üzere olanı fark etmek veya öngörmek

Bu cümlede see it coming, darbe ulaşmadan önce onu fark etmek demektir. Tehlike görülebildiği için see sözcüğü gerçek anlamını da korur: kişi darbenin yaklaştığını gerçekten görebilir. see + nesne + coming kalıbı, bir olayı beklemek veya önceden tahmin etmek anlamına da gelir. Günlük kullanımda I didn't see it coming, ortada gerçek anlamda görülebilecek bir şey olmasa bile, “Bunu beklemiyordum” anlamına gelir.

Alıştırma

Cümleyi “bunu beklemek” anlamındaki ifadeyle tamamlayın: The announcement surprised everyone; no one ____.

Cevabı göster

saw it coming

That's because our muscles tense in a way to take the blow Kalıp ifadeler

2:28

Bunun nedeni, kaslarımızın darbenin geldiğini gördüğümüzde

when we see it coming.

2:31

darbeyi alacak şekilde gerilmesidir.

Kalıp ifadeler

take the blow: belirli bir darbeye dayanmak

Bu cümlede take the blow, darbenin fiziksel etkisini almak ve buna dayanmak demektir. Take burada “alıp kaldırmak” değil, “dayanmak veya emmek” anlamındadır; blow ise hareket eden hava değil, güçlü bir darbedir. The tanımlığı, daha önce konuşulan belirli darbeyi gösterir. Aynı sözcük birlikteliği mecaz anlamda da kullanılabilir: kötü haber, kayıp veya aksilik ciddi zarar verdiğinde bir kişi ya da kuruluş take a blow ifadesiyle anlatılabilir.

Alıştırma

Cümleyi bu dersteki ifadeyle tamamlayın: The padded suit helped the stunt performer ____ safely.

Cevabı göster

take the blow

For instance, Anlatım akışı

2:32

Örneğin,

self-defense expert James LaFond studied 1,675 acts of violence.

2:33

meşru müdafaa uzmanı James LaFond 1.675 şiddet eylemini inceledi.

Anlatım akışı

For instance, somut bir örnek bildiren ifade olarak

For instance, genel bir ifadeden sonra somut bir örnek sunar. Ardından gelen bilgilerin başka bir ana iddia değil, bir örnek olduğunu gösterir. Bu cümlede uzmanın adı ve şiddet eylemlerinin sayısı açıklamayı destekler. Bu ifade argümanı düzenler, ancak tek başına genel iddianın doğru olduğunu kanıtlamaz.

Alıştırma

Genel bir noktadan sonra somut bir örnek sunan ifade hangisidir?

  1. As a result,
  2. According to him,
  3. For instance,
Cevabı göster

For instance,

According to him, Anlatım akışı

2:38

Ona göre,

a sucker punch by a boxer on a civilian's jaw or chin will 100% of the time lead to a knockout. Kelime

2:38

bir boksörün sivil birinin çenesine atacağı habersiz bir yumruk, %100 oranında nakavtla sonuçlanacaktır.

Anlatım akışı

According to him, nötr kaynak atfı ifadesi olarak

According to him, ardından gelen ifadenin James LaFond'a ait olarak aktarıldığını gösterir. Him, önceki cümlede adı geçen uzmana gönderme yapar; yani konuşan kişi iddiayı bağımsız olarak doğrulanmış bir gerçek gibi sunmak yerine bir kaynağa bağlar. Bu ifade, konuşanı iddianın doğruluğundan doğrudan sorumlu tutmadan çok güçlü bir iddiayı aktarabilir. Buradaki 100%, aktarılan iddianın kesinlik derecesini gösterir; According to him, ifadesinin sağladığı bir kanıt değildir.

Alıştırma

Erkek uzman az önce anıldı ve onun iddiasını doğrudan desteklemeden aktarmak istiyorsun. Cümle hangi ifadeyle başlamalıdır?

  1. On the other hand,
  2. According to him,
  3. For instance,
Cevabı göster

According to him,

Kelime

sucker punch: beklenmedik ve haksız bir yumruk

Sucker punch, karşıdaki kişinin beklemediği ve hazırlıklı olmadığı anda atılan yumruktur. Yalnızca güçlü bir yumruk değil, genellikle haksız bir sürpriz saldırı anlamı taşır. Bu cümlede ifade, boksörün hazırlıksız bir sivilin çenesine aniden vurmasını anlatır. Sucker punch ifadesini tek bir birleşik ifade olarak okuyun; buradaki sucker tek başına “kolay kandırılan kişi” anlamına gelmez.

Alıştırma

Hangi durum en doğru şekilde sucker punch olarak tanımlanır?

  1. Hazır iki boksör maç sırasında karşılıklı yumruk atar.
  2. Birisi hazırlıksız bir kişiye hiçbir uyarı vermeden vurur.
  3. Birisi dikkatini çekmek için arkadaşının omzuna dokunur.
Cevabı göster

Birisi hazırlıksız bir kişiye hiçbir uyarı vermeden vurur.

Being hit behind the ears and at the back of the head

2:44

Kulak arkasına ve başın arkasına vurulması

can also easily lead to being knocked out.

2:47

da kolayca nakavt olmanıza yol açabilir.

The CDC studied traumatic brain injuries Kültür

2:50

CDC, Amerika Birleşik Devletleri'nde 2007'den 2013'e kadar

Kültür

The CDC: ABD halk sağlığı kurumu

CDC, Centers for Disease Control and Prevention adının kısaltmasıdır ve ABD'nin federal halk sağlığı kurumudur. İngilizcede CDC genellikle harfleri ayrı ayrı söylenen bir baş harf kısaltması olarak kullanılır. Bu cümlede The CDC öznedir ve travmatik beyin yaralanmalarını inceleyen kurumu belirtir. Bir yaralanma türünü veya tıbbi testi değil, ABD'deki bir halk sağlığı kaynağını gösterir.

Alıştırma

'The CDC studied traumatic brain injuries,' cümlesinde The CDC neyi ifade eder?

  1. Bir travmatik beyin yaralanması türü
  2. Bir ABD halk sağlığı kurumu
  3. Tıbbi bir tarama
Cevabı göster

Bir ABD halk sağlığı kurumu

from 2007 to 2013 in the United States

2:52

travmatik beyin hasarlarını inceledi

and found that 2.8 million Americans

2:55

ve 2013 yılında acil servise başvuran

who visited the emergency room Kültür

2:57

2,8 milyon Amerikalının

were hospitalized or died

2:59

kafa travması sonucu

as a result of head trauma in 2013.

3:01

hastaneye kaldırıldığını veya öldüğünü buldu.

Kültür

ABD hastane dilinde emergency room

Burada emergency room, ciddi yaralanmalara ve aniden ortaya çıkan hastalıklara hemen müdahale eden hastane bölümünü ifade eder. Yalnızca acil bir durumun yaşandığı herhangi bir oda anlamına gelmez. Bu ifade, bağlamın ABD sağlık sistemi olduğunu gösterir: bu kişiler acil değerlendirme ve tedavi için hastanenin ilgili hizmet birimine gitmiştir.

Alıştırma

Bu ABD sağlık raporu bağlamında visited the emergency room ne anlama gelir?

  1. Aile hekiminden rutin bir randevu aldılar
  2. Acil değerlendirme veya tedavi için hastanenin acil bölümüne gittiler
  3. Acil bir olayın yaşandığı herhangi bir odaya girdiler
Cevabı göster

Acil değerlendirme veya tedavi için hastanenin acil bölümüne gittiler

Most of the instances were old people falling,

3:03

Vakaların çoğu düşen yaşlı insanlardı,

but second was being struck by or against something. Kelime

3:06

ancak ikinci sırada bir şeye çarpmak veya bir şey tarafından vurulmak vardı.

Kelime

struck by ile struck against arasındaki fark

Bu yaralanma kategorisinde being struck by something, hareket eden bir kişinin veya nesnenin yaralı kişiye çarpması anlamına gelir. Being struck against something ise yaralı kişinin bedeninin hareket edip bir nesneye veya yüzeye çarpması anlamına gelir. Cümlede being struck, ikinci sıradaki olayı adlandırır. By or against, iki farklı çarpışma yönünü tek bir istatistik kategorisinde birleştirir; bu edatlar birbirinin yerine kullanılamaz.

Alıştırma

Raporu iki edatla tamamlayın: The loose sign hit Ana, so she was struck ____ it. She then fell and struck her shoulder ____ the railing.

Cevabı göster

by · against

50,000 people died that year of head trauma.

3:09

O yıl 50.000 kişi kafa travmasından öldü.

Nonetheless, Anlatım akışı

3:12

Yine de,

it's said that around 80% of head traumas are mild.

3:13

kafa travmalarının yaklaşık %80'inin hafif olduğu söyleniyor.

Anlatım akışı

Ödünleme bildirmek için Nonetheless,

Nonetheless bir ödünleme bildirir: Önceki ifadenin doğru olduğunu kabul eder, ardından ilk ifade sizde farklı bir beklenti oluşturabilse de geçerliliğini koruyan başka bir gerçeği sunar. Burada ölüm istatistiği doğru kalır. Yeni ifade, odağı ağır sonuçlardan çoğu kafa travmasının hafif olarak sınıflandırıldığı daha genel duruma taşır; istatistiği çürütmez veya geçersiz kılmaz.

Alıştırma

Örnekte "Nonetheless" okuyucuya ne anlatıyor?

  1. Az önce belirtilen ciddi gerçeğe rağmen ikinci gerçek geçerliliğini korur.
  2. İkinci gerçek, ölüm istatistiğinin yanlış olduğunu kanıtlar.
  3. İkinci gerçek, ölüm istatistiğinin nedenini açıklar.
Cevabı göster

Az önce belirtilen ciddi gerçeğe rağmen ikinci gerçek geçerliliğini korur.

Some people just get right back up after being knocked out Öbek fiiller

3:16

Bazı insanlar nakavt olduktan sonra hemen ayağa kalkar

and seem to have no underlying problems. Kelime

3:18

ve altta yatan hiçbir sorunları yokmuş gibi görünür.

Öbek fiiller

get right back up: neredeyse hemen yeniden ayağa kalkmak

Get back up; düştükten, yere yığıldıktan veya başka bir şekilde yerde kaldıktan sonra yeniden ayağa kalkmak anlamına gelir. Bu cümlede insanlar bayıldıktan sonra yeniden ayağa kalkıyor. Right, zamanlamanın hızlı olduğunu vurgular: get right back up neredeyse hemen yeniden ayağa kalkmak demektir. İfade, bir aksilikten sonra hızla toparlanmayı anlatmak için mecazi olarak da kullanılabilir; ancak burada fiziksel bir hareketi anlatır ve kişinin yaralanmadığını kanıtlamaz.

Alıştırma

Cümleyi tamamlamak için "get right back up" ifadesinin geçmiş zaman biçimini kullanın: After slipping on the wet floor, Maya ____ and kept walking.

Cevabı göster

got right back up

Kelime

Altta yatan sorunlar

Altta yatan sorunlar, görünürde olmayan fakat hâlâ var olabilen veya belirtileri, riskleri ya da sonraki etkileri açıklamaya yardımcı olabilen sorunlardır. Bu cümlede ifade, fiziksel olarak bir şeyin altında bulunan sorunları değil, gizli veya devam eden sağlık sorunlarını anlatır. seem to have no ifadesi temkinlidir: bu kişilerde böyle sorunlar yokmuş gibi görünür, ancak bu, tıbbi bir muayenenin hiçbir sorun olmadığını doğruladığı anlamına gelmez.

Alıştırma

Bir tıbbi raporda "no underlying problems were found" ne anlama gelir?

  1. Daha az görünür bir sağlık sorunu tespit edilmedi.
  2. Hastanın hiçbir zaman herhangi bir belirtisi olmadı.
  3. Hastanın fiziksel olarak altında hiçbir sorun yoktu.
Cevabı göster

Daha az görünür bir sağlık sorunu tespit edilmedi.

Others may be confused

3:21

Diğerleri kafası karışmış olabilir

and later suffer from headaches, dizziness, or memory loss. Kalıp ifadeler

3:22

ve daha sonra baş ağrısı, baş dönmesi veya hafıza kaybı yaşayabilir.

Kalıp ifadeler

Suffer from kullanımı

Suffer from + isim, bir hastalık, belirti, rahatsızlık veya ciddi sorundan olumsuz etkilenmek anlamına gelir. Burada from, daha sonra ortaya çıkabilecek etkiler olarak headaches, dizziness ve memory loss ifadelerini tanıtır. Bu ifade gerçek rahatsızlık veya zarar olduğunu düşündürür, ancak tek başına durumun kalıcı olduğu anlamına gelmez. Bu kalıpta rahatsızlıktan önce from kullanılır: suffer from headaches.

Alıştırma

Cümleyi suffer fiilinin doğru biçimi ve edatıyla tamamlayın: After the accident, some patients may ____ headaches for several days.

Cevabı göster

suffer from

Some may develop post-concussion syndrome Kelime

3:25

Bazılarında yaralanmadan sonraki günler, haftalar veya aylar boyunca

for days, weeks, or months after the injury,

3:27

sarsıntı sonrası sendromu gelişebilir,

Kelime

develop post-concussion syndrome: bir durumun ortaya çıkması

Burada develop, tıbbi bir durumun ortaya çıkmaya başlaması anlamına gelir. Kişinin bir şeyi bilinçli olarak oluşturması veya geliştirmesi anlamında değildir. Post-concussion syndrome, beyin sarsıntısından sonra devam eden bir grup belirtinin adıdır. Cümle, bazı kişilerde yaralanmadan sonra bu durumun ortaya çıkabileceğini belirtir; may olasılık bildirir, teşhis veya kesinlik ifade etmez.

Alıştırma

Hangi cümlede develop, tıbbi bir durumun ortaya çıkmaya başlaması anlamındadır?

  1. The team will develop a new treatment plan.
  2. Her skills develop through regular practice.
  3. Some patients may develop a fever after the procedure.
Cevabı göster

Some patients may develop a fever after the procedure.

and this could result in physical symptoms,

3:30

ve bu, fiziksel belirtilere,

but also other symptoms such as depression, anxiety,

3:32

ayrıca depresyon, kaygı, kafa karışıklığı,

confusion, impulsiveness, or other changes in personality.

3:34

dürtüsellik veya kişilikteki diğer değişiklikler gibi başka belirtilere de neden olabilir.

Much of the time these ailments do get better Dilbilgisi

3:38

Çoğu zaman beyin kendini iyileştirdikçe

as the brain heals itself.

3:40

bu rahatsızlıklar düzelir.

Dilbilgisi

do get better yapısındaki vurgulu do

Bu olumlu cümlede do, get better ifadesine vurgu ekler. İyileşmenin gerçek veya beklenebilir olduğunu güçlü biçimde belirtir; çoğu zaman birini rahatlatmak ya da bir şüpheye yanıt vermek için kullanılır. Yapı do/does/did + fiilin yalın hâlidir, bu nedenle get değişmeden kalır. Much of the time ifadesi iddiayı sınırlar: iyileşme yaygındır ancak her durumda kesin değildir.

Alıştırma

Rahatlatma cümlesini get better ifadesinin vurgulu geniş zaman biçimiyle tamamlayın: These headaches ____ after a good night's sleep.

Cevabı göster

do get better

Generally speaking, Anlatım akışı

3:41

Genel olarak konuşursak,

the shorter time you were knocked out,

3:42

ne kadar kısa süre nakavt kalırsanız,

the less chance there is of severe symptoms occurring.

3:44

ciddi semptomların ortaya çıkma şansı o kadar azalır.

Anlatım akışı

Kesin olmayan bir genelleme için “Generally speaking,”

Generally speaking, tüm ifadeyi çerçeveleyen bir sözdür. Ardından gelen bilginin her bir durum için geçerli bir iddia değil, olağan eğilimin genel bir özeti olduğunu gösterir. Konuşmacı bunu cümlenin başına koyarak dinleyiciye sonraki ilişkiyi nasıl yorumlaması gerektiğini anlatır: bu yararlı bir eğilimdir, ancak istisnalar mümkündür. Bu söz kapsamı ve ihtiyatı belirtir; bilginin kaynağını göstermez.

Alıştırma

İfadeyi olası istisnaları olan genel bir eğilim şeklinde sunan başlangıcı seçin: “____ shorter meetings are easier to schedule, though there can be exceptions.”

  1. According to the survey,
  2. Generally speaking,
  3. Without exception,
Cevabı göster

Generally speaking,

So,

3:47

Peki,

have you ever been knocked out? Dilbilgisi

3:48

hiç nakavt oldunuz mu?

Dilbilgisi

Yaşam deneyimini soran “Have you ever been knocked out?”

Have you ever + geçmiş zaman ortacı, bir deneyimin kişinin geçmişinden bugüne kadar herhangi bir zamanda yaşanıp yaşanmadığını sorar. Ever, «herhangi bir zamanda, hiç» anlamına gelir; bu nedenle soru tarihi özellikle açık bırakır. Burada have ... been, present perfect yapısını oluştururken been knocked out edilgen bir yapıdır: bir şey kişinin bilincini kaybetmesine neden olmuştur. Soru, buna kimin veya neyin neden olduğuna değil, bu deneyimin yaşanıp yaşanmadığına odaklanır.

Alıştırma

Yaşam deneyimi sorusunu edilgen present perfect yapısıyla tamamlayın: “____ you ever ____ knocked out?”

Cevabı göster

Have · been

Tell us about it in the comments.

3:49

Bunu yorumlarda bize anlatın.

Also,

3:51

Ayrıca,

be sure to check out our other video called

3:51

Önümüzdeki 60 saniye içinde bunlar olacak

This will happen in the next 60 seconds.

3:53

adlı diğer videomuza da mutlaka göz atın.

Thanks for watching,

3:55

İzlediğiniz için teşekkürler,

and as always,

3:56

ve her zaman olduğu gibi,

don't forget to like, share, and subscribe.

3:57

beğenmeyi, paylaşmayı ve abone olmayı unutmayın.

See you next time.

3:59

Bir dahaki sefere görüşmek üzere.