İngilizce kelime dağarcığınızı geliştirin: Have, make ve do - Mini Bir İngilizce Dersi: İngilizce çalışma notları
British Council | English
Video açıklaması: Bu kısa ders, randevu, iş, toplantı ve partilerden söz ederken yaygın make, do ve have fiillerini daha kesin seçeneklerle değiştirerek anlatımı nasıl daha çeşitli ve profesyonel hâle getirebileceğinizi gösteriyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. why not schedule an appointment instead? — Konuşma edimbilimi ve tutum: Why not...? kalıbını gerçek anlamda neden soran bir soru değil, nazik bir öneri olarak tanımayı öğrenin; ayrıca randevu ayarlamayı make yerine daha kesin biçimde anlatmak için schedule kullanın. 2. to go through. — Öbek fiiller: go through ifadesinin işleri tek tek incelemek veya ele almak anlamına gelebileceğini anlayın ve iş yükü yalnızca tamamlamayı değil, görevleri gözden geçirip işlemeyi gerektirdiğinde bu ifadeyi kullanın. 3. throw or host a party — Kalıplaşmış ifadeler ve eşdizimler: have a party yerine kullanılabilen iki doğal seçeneği ayırt edin: throw gündelik konuşmada yaygındır; host ise partiyi düzenleyen veya konukları ağırlayan kişinin rolünü öne çıkarır.
Bu derste
Welcome to our mini English lesson where I'm going to help you level up your English. Notlar
0:05İngilizcenizin seviyesini yükseltmenize yardımcı olacağım mini İngilizce dersimize hoş geldiniz.
Welcome to our mini English lesson: samimi bir açılış
Welcome to + bir yer, etkinlik veya faaliyet, başlangıçta insanları karşılamanın yaygın bir yoludur. Burada Welcome to our mini English lesson dersi tanıtır ve izleyicilerin kendilerini dahil edilmiş hissetmesini sağlar. Mini, dersin kısa ve hafif olduğunu anlatır. Burada yalnızca bir nitelemedir; dersin resmî adı olmak zorunda değildir.
Alıştırma
Bu etkinlik açılışını iki sözcüklük karşılama ifadesiyle tamamlayın: ____ our science fair.
Cevabı göster
Welcome to
I'm going to help you level up: bir beceriyi geliştirmek
Bu cümlede I'm going to help you level up, konuşanın izleyicilere ne yapmaları konusunda yardım etmeyi planladığını anlatır. Help you ifadesinden sonra level up fiilin yalın biçiminde kullanılır: help someone level up a skill. Level up, oyuncunun veya karakterin daha yüksek bir seviyeye ulaştığı oyunlardan gelir. Burada İngilizceyi geliştirmek için kullanılan bir benzetmedir; bu nedenle improve sözcüğünden daha enerjik ve eğlenceli duyulur.
Alıştırma
Cümleyi, dersteki “gelişmene yardımcı olmak” anlamına gelen dört sözcüklük yapıyla tamamlayın: These short drills will ____ your speaking skills.
Cevabı göster
help you level up
“But what does that mean?” ile açıklamaya geçiş
Buradaki that, önceki cümledeki level up your English ifadesine gönderme yapar. Konuşmacı cevabı gerçekten bilmediği için sormaz; dinleyicilerin aklına gelebilecek soruyu dile getirir ve ardından kendisi yanıtlar. Bu soru, bilgiyi düzenleyen bir geçiş görevi görür. Önceki soyut ifadeyi, sırada açıklanacak belirli bir konuya dönüştürür.
Alıştırma
Bu açıklamada “But what does that mean?” cümlesinin temel işlevi nedir?
- Ayrıntı vermeden konuyu bitirmek
- Önceki düşünceyi daha açık biçimde açıklamaya başlamak
- Dinleyicilerden İngilizce bir kelimeyi hecelemelerini istemek
Cevabı göster
Önceki düşünceyi daha açık biçimde açıklamaya başlamak
We all know how to use make, do, and have. Dilbilgisi
0:13Hepimiz make, do ve have fiillerini nasıl kullanacağımızı biliyoruz.
know how to + fiilin yalın biçimi
know how to + fiilin yalın biçimi, bir şeyin nasıl yapılacağını bilmek veya gerekli beceriye sahip olmak anlamına gelir. Bu cümlede how to use, know fiilinin içeriğidir; doğrudan bir soru değildir. Odak noktası uygulamalı bir beceri veya yöntem olduğunda bu yapı kullanılır. Know tek başına kullanıldığında genellikle know the answer örneğindeki gibi bir nesneye ihtiyaç duyar ve aynı yapıyı ifade etmez.
Alıştırma
Cümleyi know how to ile tamamlayın: I ____ use this map.
Cevabı göster
know how to
But sometimes we can use alternatives. Kalıp ifadeler
0:21Ancak bazen alternatif kelimeler kullanabiliriz.
can use alternatives: uygun alternatifler seçmek
“Can use alternatives” ifadesindeki alternatives, ilk seçeneğin gördüğü işi yapabilen başka seçenekler anlamına gelir. Burada make, do veya have gibi genel fiillerin yerine kullanılabilecek daha belirgin fiilleri ifade eder. Use alternatives, rastgele farklı bir kelime seçmek anlamına gelmez. Yeni seçenek cümleye uymalı ve anlatılmak istenen anlamı korumalıdır.
Alıştırma
İngilizce cümleyi, “başka uygun seçenekleri kullanabilmek” anlamına gelen ders ifadesiyle tamamlayın: If one verb is too general, we ____.
Cevabı göster
can use alternatives
can make you sound a little bit more professional, Dilbilgisi
0:27biraz daha profesyonel kulağa gelmenizi sağlayabilir,
keep our English interesting: keep + nesne + sıfat
keep our English interesting ifadesinde keep, “bir şeyin belirli bir durumda kalmasını sağlamak” anlamına gelir. Our English nesnedir; interesting ise onun korunduğu durumu anlatan sıfattır. Aktarılabilir kalıp keep + nesne + sıfat yapısıdır; keep things simple ve keep the room clean bunun örnekleridir. Sıfat, nesneden sonra gelir ve nesne tamamlayıcısı görevindedir. Bu, yalnızca interesting English ad öbeği değildir; keep fiiliyle sürdürülen durumu belirtir.
Alıştırma
Hangi cümlede keep + nesne + sıfat yapısı doğru kullanılmıştır?
- Short examples keep the lesson interesting.
- Short examples keep the lesson interest.
- Short examples keep interesting the lesson.
Cevabı göster
Short examples keep the lesson interesting.
make you sound a little bit more professional: make + nesne + sound + sıfat
Bu ifade, bir şeyin sizi dinleyenlerde sizin hakkınızda biraz daha profesyonel bir izlenim oluşturması demektir. Buradaki sound, “ses çıkarmak” değil, “duyulduğunda belirli bir izlenim vermek” anlamındadır. Yapı make + nesne + fiilin yalın hâli biçimindedir: make you sound denir, make you to sound denmez. Sound burada bağlayıcı fiildir ve ardından professionally zarfı değil professional sıfatı gelir. A little bit karşılaştırmayı yumuşatır ve yalnızca “biraz daha profesyonel” anlamı katar.
Alıştırma
Hangi cümlede make + nesne + sound + sıfat yapısı doğru kullanılmıştır?
- Using precise words can make you sound a little bit more professionally.
- Using precise words can make you to sound a little bit more professional.
- Using precise words can make you sound a little bit more professional.
Cevabı göster
Using precise words can make you sound a little bit more professional.
and shows that your English level is progressing and moving to the next level. Kalıp ifadeler
0:31ve İngilizce seviyenizin ilerlediğini ve bir sonraki seviyeye geçtiğini gösterir.
This helps us...: önceki bir eyleme gönderme yapmak
Bu cümlede This, daha önceki eylemin tamamına, yani alternatif fiiller kullanmaya gönderme yapar. Belirli tek bir kelimeyi veya bir nesneyi göstermez. “Önceki eylem. This helps...” kalıbı bir düşünceyi sonucuna bağlar. Önceki eylemin tamamını tekrarlamadan açıklamayı sürdürmeyi sağlar.
Alıştırma
Örnekteki “This” neye gönderme yapıyor?
- Alternatif fiiller kullanmak
- Belirli tek bir İngilizce kelime
- Konuşanın işaret ettiği bir nesne
Cevabı göster
Alternatif fiiller kullanmak
moving to the next level: daha ileri bir aşamaya geçmek
Burada moving to the next level, bir becerinin daha ileri bir aşamaya geçmesi demektir. Level sözcüğü mecaz anlamda kullanılmıştır; fiziksel bir yere gitmeyi anlatmaz. is progressing ve moving adlı iki -ing biçimi and ile bağlanır ve is yardımcı fiilini paylaşır. İlki İngilizce seviyesinin geliştiğini söyler; ikincisi bu gelişimi yeni bir aşamaya geçiş olarak sunar.
Alıştırma
Bir becerinin daha ileri bir aşamaya geçtiğini doğal biçimde anlatan cümle hangisidir?
- With steady practice, her reading is moving to the next level.
- With steady practice, her reading is moving to the next floor.
- With steady practice, her reading is moving the next level.
Cevabı göster
With steady practice, her reading is moving to the next level.
Let's look at some examples: açıklamadan örneklere geçmek
Let's look at some examples, açıklamanın genel bir düşünceden belirli örneklere geçtiğini dinleyicilere bildiren bir geçiş ifadesidir. Let's + fiilin yalın biçimi kalıbı, grubu bir sonraki adımı birlikte atmaya davet eder. Burada look at, incelemek veya ele almak anlamındadır; bu yüzden örnekler sözlü olarak anlatılabilir, yazılabilir ya da ekranda gösterilebilir.
Alıştırma
Bir kuralı açıkladınız ve şimdi örneklere geçmek istiyorsunuz. Ne söylemelisiniz?
- That is the end of the lesson.
- Let's skip all the examples.
- Let's look at some examples.
Cevabı göster
Let's look at some examples.
If you need to make an appointment, Notlar
0:38Eğer make an appointment (randevu almak) demeniz gerekiyorsa,
make an appointment: görüşme veya hizmet için randevu ayarlamak
Make an appointment, bir görüşme, doktor ziyareti veya hizmet için zaman ayarlamak anlamına gelen kalıplaşmış bir sözcük birleşimidir. Buradaki make, bir şeyi üretmek ya da inşa etmek anlamına gelmez. Appointment sayılabilen bir isimdir. Tek bir randevu için an appointment kullanılır; kişiyi veya hizmet sağlayıcıyı belirtmek için make an appointment with the dentist örneğindeki gibi with kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi make ile kurulan kalıpla tamamlayın: I need to ____ with the dentist.
Cevabı göster
make an appointment
why not schedule an appointment instead? Notlar
0:42neden bunun yerine schedule an appointment demiyorsunuz?
If you need to...: öneriden önce koşul belirtme
If you need to + fiilin yalın hâli, olası bir ihtiyacı veya durumu ortaya koyar. Ana cümledeki öneri ya da talimatın hangi durumda geçerli olduğunu gösterir. Burada if yan cümlesi, randevu alma ihtiyacını arka plan olarak verir. Asıl öneri daha sonra why not schedule an appointment instead? bölümünde gelir. Gerçekleşmesi mümkün bu tür koşullarda ihtiyaç gelecekte ortaya çıkabilecek olsa bile İngilizcede if sonrasında genellikle geniş zamandaki need kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi If you need to... kalıbıyla tamamlayın: If you ____ change your booking, call us before Friday.
Cevabı göster
need to
Alternatif önermek için Why not ... instead?
Why not + fiilin yalın hâli...? çoğu zaman öneri yapmak için kullanılır. Burada “Bunu yapmayı öneriyorum” anlamındadır; “Bunu neden yapmadığını söyle” anlamına gelmez. Instead, konuşanın bu seçeneği başka bir seçeneğin yerine sunduğunu gösterir. Sorunun tamamı doğrudan bir emirden daha yumuşak duyulur.
Alıştırma
Bu cümlede konuşanın amacını değerlendirin: “Why not schedule an appointment instead?”
- Konuşan kişi geçmişte yapılmayan bir şey için açıklama istemektedir.
- Konuşan kişi farklı bir seçenek önermektedir.
Cevabı göster
Konuşan kişi farklı bir seçenek önermektedir.
Fiil ifadesi olarak schedule an appointment
Schedule an appointment ifadesinde schedule bir fiildir. Randevuyu belirli bir tarihe veya saate yerleştirmek anlamına gelir; burada “takvim” anlamındaki isim değildir. Bu ifade sağlık merkezlerinde, iş yerlerinde ve müşteri hizmetlerinde yaygındır. Make an appointment daha genelken schedule an appointment saat seçip bunu takvime kaydetmeye daha fazla vurgu yapar.
Alıştırma
Vurgulanan ifadeyle cümleyi tamamlayın: The receptionist found an open time. Let's ____ for Tuesday morning.
Cevabı göster
schedule an appointment
Maybe you are going to make some changes in your workplace. Kalıp ifadeler
0:46Belki iş yerinizde make some changes (bazı değişiklikler yapmak) istiyorsunuz.
make some changes in your workplace: iş yerinde bazı değişiklikler yapmak
Bu cümlede make some changes, bir şeyi çeşitli yönlerden değiştirmek veya düzenlemek anlamına gelir. Make, değişime neden olma eylemini anlatır; fiziksel bir nesne üretmek anlamına gelmez. Bu ifade geniş anlamlıdır: iş yerinde değişiklikler olacağını söyler, ancak bunların planlanma, uygulamaya konma veya tamamen hayata geçirilme aşamasında olup olmadığını belirtmez.
Alıştırma
Ofiste birkaç düzenleme yapılması gerektiğini hangi cümle doğal biçimde ifade eder?
- We need to make some changes in the office.
- We need to manufacture some changes in the office.
- We need to do some changes in the office.
Cevabı göster
We need to make some changes in the office.
Why not implement these changes? Notlar
0:51Neden implement these changes (bu değişiklikleri uygulamak) demiyorsunuz?
Why not implement these changes?: doğrudan öneri yapmak
Why not + fiilin yalın hâli...? bir eylemi doğrudan önermenin bir yoludur. Burada Why not implement these changes? ifadesi, “Bu değişiklikleri uygulayabilirsiniz” anlamı taşır; gerçekten bir neden sormaz. These changes, daha önce bahsedilen iş yeri değişikliklerine gönderme yapar; implement ise bir planı veya kararı uygulamaya koymak anlamına gelir. Bu öğretim bağlamında soru, implement these changes ifadesini daha belirgin bir anlatım olarak önerir; birini harekete geçmediği için suçlamaz.
Alıştırma
Bu öğretim bağlamında konuşmacı “Why not implement these changes?” ifadesiyle ne yapıyor?
- Konuşmacı, değişikliklerin neden imkânsız olduğuna dair ayrıntılı bir açıklama istiyor.
- Konuşmacı, bir emri yerine getirmeyi reddeden birini suçluyor.
- Konuşmacı, eylemi daha belirgin biçimde ifade etmenin bir yolunu öneriyor.
Cevabı göster
Konuşmacı, eylemi daha belirgin biçimde ifade etmenin bir yolunu öneriyor.
implement these changes: planlanmış değişiklikleri uygulamaya koymak
Implement these changes, daha önce önerilmiş veya kararlaştırılmış değişiklikleri uygulamaya koymak demektir. Implement yalnızca bir planı önermeyi veya tartışmayı değil, onu gerçekleştirmeyi vurgular. Fiil nesnesini doğrudan alır: implement + changes. Bu cümlede these, konuşanın daha önce sözü edilen belirli değişiklikleri kastettiğini gösterir.
Alıştırma
Hangi cümle onaylanmış bir dizi değişikliğin uygulamaya konacağını belirtir?
- The company will discuss the approved changes next month.
- The company will implement the approved changes next month.
- The company will cancel the approved changes next month.
Cevabı göster
The company will implement the approved changes next month.
How about using do?: sıradaki tartışma konusuna geçmek
How about using do? burada bir geçiş cümlesi olarak kullanılır. Konuşan kişi bir seçeneği bitirir ve dikkati sırada ele alınacak do sözcüğüne yöneltmek için How about...? yapısını kullanır. Burada gerçek bir kişisel karar sormak yerine dersin akışını düzenler. Yapı How about + isim veya -ing biçimidir. Bu nedenle cümlede use ya da to use değil, using kullanılır. Do burada bir İngilizce sözcük olarak anılmaktadır.
Alıştırma
Bu derste How about using do? cümlesinin temel işlevi nedir?
- Dersi, sırada ele alınacak do sözcüğüne geçirir.
- Dinleyicinin o anda bir iş yapıp yapmadığını sorar.
- Do açıklamasını sona erdirir.
Cevabı göster
Dersi, sırada ele alınacak do sözcüğüne geçirir.
have a lot of work to do: yapılacak çok işi olmak
Have a lot of work to do, tamamlanmayı bekleyen çok sayıda iş olduğu anlamına gelir. have + work + to do kalıbında have, kişinin önündeki iş yükünü gösterir; to do ise bunun henüz bitmediğini belirtir. Buradaki work, görevlerin tamamını bir bütün olarak ifade eder ve genellikle sayılamaz; bu yüzden a lot of work doğal kullanımdır. Bu kalıp have homework to do veya have chores to do örneklerinde olduğu gibi başka görev sözcükleriyle de kullanılabilir.
Alıştırma
Bekleyen çok sayıda görev olduğunu anlatan hedef ifadeyle cümleyi tamamla: I ____ before lunch.
Cevabı göster
have a lot of work to do
go through: maddeleri tek tek incelemek veya işlemek
Bu bağlamda go through, bir grup şeyi tek tek incelemek, gözden geçirmek veya ele almak anlamına gelir. Bir kapıdan ya da tünelden geçme şeklindeki gerçek hareket anlamında değildir. Genel do fiiliyle karşılaştırıldığında go through, içeriği düzenli biçimde kontrol etme veya ele alma sürecine odaklanır. Nesne genellikle go through the emails örneğinde olduğu gibi tüm ifadenin ardından gelir.
Alıştırma
Konuşan kişi her başvuruyu tek tek incelemeyi kastediyorsa cümleyi en iyi hangi ifade tamamlar? We need to ____ these applications today.
- go through
- finish
- do
Cevabı göster
go through
to go through: hâlâ gözden geçirilmesi gereken işler
Bu cümlede to go through, work sözcüğünden sonra gelir ve işlerin hâlâ incelenmesi ya da ele alınması gerektiğini, genellikle madde madde, anlatır. work sözcüğünü niteleyen bir mastar öbeğidir: work to go through, “gözden geçirmem gereken iş” demektir. Burada go through, bir grup şeyi gözden geçirmek, kontrol etmek ya da ele almak demektir. Zor bir olay yaşamak anlamında değildir.
Alıştırma
Bu cümlede to go through ne anlama geliyor?
- Bütün iş çoktan tamamlandı.
- Konuşan kişi fiziksel olarak işin içinden yürüyerek geçmek zorunda.
- İşin hâlâ incelenmesi veya işlenmesi gerekiyor.
Cevabı göster
İşin hâlâ incelenmesi veya işlenmesi gerekiyor.
Or do you have a lot of English homework to do for next week? Kalıp ifadeler
1:06Veya gelecek hafta için do (yapmanız) gereken çok fazla İngilizce ödeviniz mi var?
have a lot of English homework to do: yapılacak çok İngilizce ödevi olmak
have + isim + to do kalıbı, birinin hâlâ tamamlaması gereken bir görevi olduğunu anlatır. Burada English homework görevdir; to do görevin bitmediğini, for next week ise ne zaman gerekli ya da tamamlanmış olması gerektiğini belirtir. İki do farklı görevler üstlenir. do you have...? içindeki ilk do, geniş zaman sorusunu kuran yardımcı fiildir. homework to do içindeki ikinci do ise ödevi tamamlamak anlamındaki asıl fiildir.
Alıştırma
Cümleyi do fiilinin to-infinitive biçimiyle tamamlayın: Do you have any homework ____ tonight?
Cevabı göster
to do
Why not say I have so much English homework to complete or finish? Notlar
1:11Neden I have so much English homework to complete veya finish demiyorsunuz?
Why not say ...? ile farklı bir söyleyiş önerme
Bu soruda Why not say ...?, say fiilinden sonra gelen tam ifadeyi kullanmayı önerir. Asıl amaç, birinin bunu söylemeyi neden reddettiğini sormak değildir. Kalıp Why not + fiilin yalın hâli şeklindedir. Burada say yalın hâldedir ve ardından gelen sözler önerilen ifadedir. Başka bir söyleyiş önermek için bu kalıbı kullanabilirsin.
Alıştırma
Hangi cümle “We need more time” ifadesinin tamamını kullanmayı doğal biçimde önerir?
- Why not say, “We need more time”?
- Why not to say, “We need more time”?
- Why not saying, “We need more time”?
Cevabı göster
Why not say, “We need more time”?
to complete or finish?: bir işi tamamlama fiili seçmek
to complete or finish sözleri English homework ifadesini açıklar. Bu to'lu mastar grubu, ödevi hâlâ bitirilmesi gereken bir iş olarak gösterir. Complete ve finish, işin sona ulaştığını açıkça belirtir. Complete genellikle biraz daha resmî gelir ve gerekli her bölümün yapıldığını vurgulayabilir; finish ise işi sona erdirmek için günlük dilde daha yaygın olan seçimdir.
Alıştırma
“Bir işi sona erdirmek” anlamındaki günlük fiille cümleyi tamamla: I need to ____ my homework before dinner.
Cevabı göster
finish
Finally, ...: son bölümü başlatmak
Burada Finally bir sıralama işaretidir. Dinleyiciye have kelimesinin dersteki listenin son öğesi olduğunu bildirir. Bilgilerin sırasını düzenler; bütün etkinliklerin artık tamamen bittiği anlamına gelmek zorunda değildir.
Alıştırma
Hangi cümle dersin son örneğe geçtiğini açıkça belirtir?
- Next, let's look at one more example.
- First, let's look at the opening example.
- Finally, let's look at the last example.
Cevabı göster
Finally, let's look at the last example.
let's have a meeting about this next week. Notlar
1:21let's have a meeting about this next week. (gelecek hafta bu konu hakkında bir toplantı yapalım.)
let's have a meeting: ortak bir öneride bulunmak
let's have a meeting, konuşanın ve dinleyenin birlikte yapacağı bir eylemi önerir. Konuşan kişi grubun toplanmasını önermektedir. Let's, let us ifadesinin kısaltmasıdır ve ardından fiilin yalın hâli gelir. Bu nedenle kalıp Let's + have şeklindedir; Let's + having veya Let's + to have değildir.
Alıştırma
Ortak öneriyi have fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: Let's ____ a meeting tomorrow.
Cevabı göster
have
have a meeting: bir etkinliği anlatmak için have kullanımı
Have a meeting, bir araya gelip bir konuyu görüşmek anlamına gelen yaygın bir eşdizimdir. Burada have, bir etkinliğe katılmayı veya onu gerçekleştirmeyi anlatan bir destek fiilidir; sahip olmak anlamına gelmez. Let's have a meeting ifadesinde konuşan kişi grubun toplanmasını önerir. About this görüşülecek konuyu, next week ise zamanı belirtir.
Alıştırma
Hangi cümle ekibin planı görüşmek için toplandığını doğal biçimde ifade eder?
- We owned a meeting to discuss the plan.
- We made a meeting to discuss the plan.
- We had a meeting to discuss the plan.
Cevabı göster
We had a meeting to discuss the plan.
Why not organize or arrange a meeting for next week? Notlar
1:25Gelecek hafta için bir toplantı neden organize (organize etmek) veya arrange (ayarlamak) demiyorsunuz?
Why not organize or arrange ...?: öneride bulunmak
Bu cümlede Why not + fiilin yalın hâli bir eylem önerir. Verilen mesaj, bir şeyi düzenlemeyi veya ayarlamayı düşünmektir; bir neden sorulmaz. Organize ve arrange fiillerinin ikisi de yalın hâldedir ve or ile bağlanır. A meeting for next week, gelecek hafta yapılması planlanan bir toplantı anlamına gelir.
Alıştırma
Hangi cümle toplantının cuma günü yapılmasını doğal biçimde önerir?
- Why not arrange a meeting for Friday?
- Why not to arrange a meeting for Friday?
- Why not arranging a meeting for Friday?
Cevabı göster
Why not arrange a meeting for Friday?
organize or arrange a meeting: planlamadaki farklı odaklar
Hem organize a meeting hem de arrange a meeting, toplantıdan önce yapılan hazırlığı anlatır. Bu öneride toplantının gelecek hafta için planlanması söz konusudur; iki fiil de yalnızca bir toplantıya sahip olmak anlamına gelmez. Organize genellikle toplantının bütünüyle koordine edilmesine odaklanırken arrange saat, yer ve katılımcılar gibi pratik ayrıntıların belirlenmesine odaklanır. Birçok iş ortamında iki fiil de doğal olabilir, ancak odakları biraz farklıdır.
Alıştırma
Bir iş arkadaşının cuma günkü toplantının saatini ve katılımcılarını belirlemesi gerekiyor. Hangi cümle en uygundur?
- Could you attend the design team meeting on Friday?
- Could you have a meeting with the design team on Friday?
- Could you arrange a meeting with the design team for Friday?
Cevabı göster
Could you arrange a meeting with the design team for Friday?
you want to maybe have a party? Kalıp ifadeler
1:32belki de have a party (parti yapmak) istersiniz?
Cümle başında bağlantı kuran After all that work
After all that work, yeni fikri daha önce söylenen her şeye bağlamak için cümlenin başında yer alır. Büyük miktardaki işin bittiğini belirtir ve dinleyiciyi sırada gelen düşünceye hazırlar. All that work, önceki birkaç görevi tek bir özet altında toplar. Burada all, that work grubuna aittir; bu nedenle ayrı bir ifade olan after all değildir. Virgül, cümle başındaki arka plan bölümünün bittiği yeri gösterir.
Alıştırma
Örnekte After all that work ne işe yarar?
- Bir karşıtlık sunar ve konuşmacının aynı fikirde olmadığını gösterir.
- Henüz başlamamış yalnızca bir yeni göreve gönderme yapar.
- Önceki görevleri özetler ve sonraki fikir için arka plan oluşturur.
Cevabı göster
Önceki görevleri özetler ve sonraki fikir için arka plan oluşturur.
have a party: parti vermek veya düzenlemek
Bu cümlede have a party, “parti vermek veya düzenlemek” anlamına gelir. Buradaki have bir etkinliği belirtir; bir partiyi “sahiplenmek” anlamına gelmez. Bu doğal ve geniş anlamlı bir ifadedir. Organizasyon işlerini tam olarak kimin yürüttüğünü belirtmez. Yalnızca başka birinin partisine katılmaktan söz ediliyorsa go to a party daha açıktır.
Alıştırma
Hangi cümle partiyi konuşanın grubunun düzenlediğini söylüyor?
- We're having a party at our house on Saturday.
- We're going to a party at Nina's house on Saturday.
- We're at a party at Nina's house now.
Cevabı göster
We're having a party at our house on Saturday.
Why not throw or host a party instead? Notlar
1:35Neden bunun yerine throw veya host a party demiyorsunuz?
Why not ... instead?: alternatif önermek
Why not + fiilin yalın biçimi, öneri yapmak için kullanılan bir kalıptır. Burada throw ve host, or ile bağlanan iki yalın fiildir; dolayısıyla cümle bu iki daha belirgin ifadeyi önerir. Bu, gerçekten bir neden açıklanmasını isteyen bir soru değildir. Instead, önerinin önceki bir seçeneğin yerini aldığını gösterir; bu bağlamda daha genel olan have a party ifadesinin yerini alır.
Alıştırma
Hangi cümle çevrim içi bir etkinliği doğru biçimde alternatif olarak öneriyor?
- Why not hosting the event online instead?
- Why not host the event online instead?
- Why not to host the event online instead?
Cevabı göster
Why not host the event online instead?
throw a party ile host a party arasındaki fark
Burada a party, throw ve host fiillerinin ortak nesnesidir: throw a party ya da host a party. İki ifade de bir parti düzenleyip gerçekleştirmek anlamına gelir. Buradaki throw deyimsel bir kullanımdır; fiziksel olarak hiçbir şey fırlatılmaz. Throw a party daha gündelik gelir. Host a party ise ev sahibi olarak konukları karşılayan kişi ya da grubun rolünü öne çıkarır. Have a party daha genel bir ifadedir ve bu rolü aynı ölçüde vurgulamaz.
Alıştırma
Lena'nın konukları karşılayacak ev sahibi olduğunu en açık biçimde belirten cümle hangisidir?
- Lena is hosting a party for her new neighbors.
- Lena is organizing a party game for her new neighbors.
- Lena is having a party with her new neighbors.
Cevabı göster
Lena is hosting a party for her new neighbors.
There you go: tamamlanmayı belirtmek
Bu cümlede There you go, bir şeyin tamamlandığını ya da işin böyle yapıldığını belirtir. Konuşan kişi bu ifadeyle açıklamayı bitirir ve dinleyenlerin artık sonucu gördüğünü bildirir. Burada bu, kalıplaşmış bir konuşma ifadesidir; bir yere gitme talimatı değildir. Tam anlamı duruma göre değişir, ancak başarılı bir tamamlanmayı ya da onayı belirtir.
Alıştırma
Hangi cümlede There you go, bir işin az önce tamamlandığını belirtmek için kullanılmıştır?
- You go to that shop every day to print pictures.
- You are going to print the picture tomorrow.
- There you go—your picture is printed.
Cevabı göster
There you go—your picture is printed.
There are a couple of ways for you to level up your English. Kalıp ifadeler
1:40İngilizce seviyenizi yükseltmeniz için birkaç yol mevcut.
a couple of + çoğul isim: az ve esnek bir miktar
A couple of, sayılabilen şeyleri belirten çoğul bir sözcüğün önünde kullanılır. Buradaki a couple of ways, az sayıda yol anlamına gelir. Günlük konuşmada tam olarak iki anlamına gelebilir, ancak çoğu zaman yaklaşık iki ya da birkaç anlamında kullanılır. Bu ifade, miktarı dikkatle sayılmış kesin bir sayıdan çok küçük ve gündelik bir miktar gibi gösterir. Sayının kesin olup olmadığını bağlam belirler.
Alıştırma
Konuşan kişinin az sayıda, ancak kesin olarak iki olmak zorunda olmayan bir miktarı kastettiği günlük cümle için en uygun ifadeyi seçin: I have ___ questions before we start.
- a pair of
- a couple of
- exactly two
Cevabı göster
a couple of
I am off to throw a party at my place. Notlar
1:44Ben evimde throw a party (bir parti vermek) için gidiyorum.
I am off to + fiilin yalın hâli: sıradaki eylemi bildirmek
I am off to + fiilin yalın hâli, konuşan kişinin şimdi ayrıldığını veya o eylemi yapmak üzere başka bir işe geçtiğini belirtir. Örnekteki to throw, konuşan kişinin sıradaki eylemini gösterir. Bu ifade çoğu zaman konuşmayı bitirmeye ve sırada ne yapılacağını duyurmaya yardımcı olur. Buradaki off, bir şeyi kapatmakla değil, ayrılmakla ilgilidir.
Alıştırma
Şimdi ayrılıp bu işi yapmak anlamına gelen ders ifadesiyle cümleyi tamamlayın: It's late, so I am ____ head home.
Cevabı göster
off to
throw a party: parti düzenlemek ve vermek
Throw a party, bir partiyi düzenleyip vermek anlamına gelir. Buradaki throw gerçek anlamıyla «fırlatmak» değildir; sözcükler birlikte yaygın ve gündelik bir ifade oluşturur. I am off to throw a party cümlesinde konuşan kişi yalnızca bir misafir değil, partiyi düzenleyen kişidir. throw a birthday party veya throw a farewell party örneklerinde olduğu gibi partinin nedeni de belirtilebilir.
Alıştırma
Cümleyi, throw içeren ve «parti düzenlemek» anlamına gelen kalıplaşmış ifadeyle tamamlayın: We're going to ____ for Mia's birthday.
Cevabı göster
throw a party
at my place: konuşan kişinin evinde
At my place, at my home ya da where I live demenin gündelik bir yoludur. my sözcüğü place'in kimin evini gösterdiğini anlatır; herhangi bir belirsiz yer anlamına gelmez. Kişi değiştirilebilir: at your place «senin evinde», at Leo's place ise «Leo'nun evinde» demektir.
Alıştırma
Gündelik konuşmada «Benim evimde akşam yemeği yiyebiliriz» anlamına doğal olarak gelen cümle hangisidir?
- We can have dinner to my place.
- We can have dinner at my place.
- We can have dinner in my place.
Cevabı göster
We can have dinner at my place.
Why not subscribe so that you can keep up to date with all of our new content? Notlar
1:52Tüm yeni içeriklerimizden haberdar olmak için neden abone olmuyorsunuz?
Why not subscribe ...? ile dostça bir eylem çağrısı
Bu kapanış sorusunda Why not subscribe? bir öneri ve dostça bir eylem çağrısı işlevi görür. Konuşan kişi izleyicileri abone olmaya teşvik eder; asıl amacı neden abone olmadıklarını açıklamalarını istemek değildir. Why not + fiilin yalın hâli? kalıbı, bir eylemi çekici ve kolay bir seçenek olarak sunar. Burada so that ... bu eylemin faydasını ekleyerek daveti daha yararlı ve ikna edici gösterir.
Alıştırma
Konuşan kişi Why not subscribe ...? diyerek esas olarak ne yapıyor?
- İzleyicilerden geçmişte abone olmama kararlarını açıklamalarını istemek
- İzleyicilere aboneliklerini iptal etmelerini emretmek
- İzleyicilere abone olmaları için dostça bir öneride bulunmak
Cevabı göster
İzleyicilere abone olmaları için dostça bir öneride bulunmak
Amaç bildiren so that you can ...
so that, önceki eylemin amacını veya hedeflenen sonucunu belirtir. Burada eylem abone olmaktır; yeni içeriklerden haberdar olabilmek ise bu eylemin mümkün kılmak istediği faydadır. Yaygın bir kalıp eylem + so that + özne + can/could/will + fiilin yalın hâli biçimindedir. Bu cümlede can, abone olmanın sağladığı yeteneği veya fırsatı gösterir.
Alıştırma
Amaç bildiren yan cümleyi iki kelimeyle tamamlayın: Write down the address ____ you can find the place later.
Cevabı göster
so that
keep up to date with: en yeni bilgileri takip etmek
Keep up to date with + isim, o kişi, konu veya şey hakkındaki en yeni bilgileri almaya devam etmek demektir. Bu cümlede all of our new content, izleyicinin sürekli takip edebileceği şeydir. Up to date, en son bilgilere sahip olmak anlamına gelen kalıplaşmış bir ifadedir. Keep, bu durumu zaman içinde koruma anlamını ekler; bu yüzden ifade kelime kelime yorumlanmamalıdır.
Alıştırma
Hangi cümle Maya'nın yerel etkinlikler hakkındaki en yeni bilgileri düzenli olarak takip ettiğini anlatır?
- Maya checks the community newsletter to keep up to date with local events.
- Maya is up to date with local events after reading one notice.
- Maya keeps her neighbors up to date on local events.
Cevabı göster
Maya checks the community newsletter to keep up to date with local events.
Even better: daha güçlü bir sonraki fikri tanıtmak
Even better, anlatımı bir adım ileri taşıyan bir geçiş ifadesidir. Dinleyiciye sıradaki fikir, seçenek veya sonucun daha önce söylenen bir şeyi geliştirdiğini bildirir. Bu bağlamda, abone olma önerisinin ardından daha etkili ek bir öneriyi tanıtır. Better, iki eylemin değerini veya etkisini karşılaştırır; dinleyiciyi değerlendirmez.
Alıştırma
Bu cümleler için en uygun geçiş ifadesini seçin: The basic plan saves time. _____ the upgraded plan saves time and costs less.
- By the way,
- Unfortunately,
- Even better,
Cevabı göster
Even better,
hit that bell so that you get notified soon as a new video drops. Notlar
1:58yeni bir video yayınlandığında hemen bildirim almak için o zile basın.
hit that bell: bildirim ziline tıklayın
Video platformlarında hit that bell, genellikle abonelik kontrollerinin yakınında bulunan “bildirim zili simgesine tıklamak veya dokunmak” anlamına gelir. Buradaki hit, “basmak” demenin gündelik bir yoludur; gerçek bir zile vurmanız istenmez. İçerik üreticileri bu ifadeyi, izleyicileri harekete geçiren canlı bir çağrı olarak videoların sonunda sıkça kullanır. Zili açınca platform yeni içerik çıktığında izleyicilere bildirim gönderebilir.
Alıştırma
Bir videoda konuşmacı hit that bell dediğinde genellikle ne yapmanızı ister?
- Odadaki gerçek bir zile vurmak.
- Videonun sesini kapatmak.
- Uyarıları açmak için bildirim ziline tıklamak veya dokunmak.
Cevabı göster
Uyarıları açmak için bildirim ziline tıklamak veya dokunmak.
so that you get notified ...: amaç bildirme
So that + özne + fiil, önceki bir eylemin amacını açıklar. Burada zile tıklamanın amacı bildirim almanızı sağlamaktır; “-mesi için” veya “yapabilmeniz için” şeklinde anlaşılabilir. Bu yan cümlede get notified, “bildirim almak” demektir. Soon as, as soon as ifadesinin samimi konuşmada kullanılan biçimidir ve “olur olmaz” anlamına gelir.
Alıştırma
Cümleyi derste öğrendiğiniz iki sözcüklü amaç bağlayıcısıyla tamamlayın: Speak slowly ____ everyone can understand.
Cevabı göster
so that
a new video drops: “yayımlanır” anlamındaki drop
a new video drops ifadesinde drops, “yayımlanır” veya “izlenebilir hâle gelir” demektir. Video cümlenin öznesidir; bu nedenle drop burada bir şeyin fiziksel olarak düşmesini anlatmaz. Bu yapı medya ve eğlence içeriklerinde yaygındır. Yeni yayımlanan bir video, şarkı, albüm, bölüm veya oyun için drop kullanılabilir.
Alıştırma
“Yayımlanır” anlamını vermek için drop fiilinin doğru biçimini kullanın: The band's new single ____ next Friday.
Cevabı göster
drops