Peppa'nın Özel Yılbaşı Ağacı 🐷🎄 Peppa Pig Masalları: İngilizce çalışma notları

Peppa Pig - Official Channel

Öğrenme zorluğu
255 kelime 144 kel/dk

Video özeti: Peppa’nın ailesi Noel arifesinde bir Noel ağacını arabayla eve götürmeye çalışır. Yolculuk sırasında ağacın iğne yaprakları dökülür; ancak aile hasarlı ağacı yaratıcı biçimde süsleyerek kuşların da yararlanabileceği özel bir açık hava Noel ağacına dönüştürür. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. Christmas Eve — Kültür, medya ve gerçek yaşam bağlamı: Bu ifadenin Noel gününden önceki akşamı anlattığını öğrenin ve eve ağaç götürüp süsleme öyküsünü neden hazırladığını fark edin. Bu kültürel bilgi, İngilizce aile öykülerindeki olayların zamanını, gelenekleri ve karakterlerin davranışlarını yönlendiren bayram beklentilerini anlamanıza yardımcı olur. 2. must have fallen off — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: must have yapısının geçmiş zaman ortacıyla birlikte, geçmişteki bir olay hakkında güçlü bir çıkarım bildirdiğini anlayın. Aile, ağacın şimdiki durumuna bakarak yolculukta ne olduğunu çıkarır; görünür bir kanıt geçmişe ilişkin belirli bir açıklamayı oldukça olası kıldığında aynı kalıbı kullanabilirsiniz. 3. get to work decorating — Kalıplaşmış söz öbekleri ve eşdizimler: Bir fikir veya karardan gerçek süsleme işine geçişi anlatan doğal ifadeyi tanıyın. İnsanların bir planı konuşmayı bırakıp onu ciddi biçimde uygulamaya başladıkları anı aktarırken get to work ifadesini bir -ing biçimiyle birlikte kullanabilirsiniz.

Bu derste

Peppa Pig Tales.

0:00

Peppa Pig Masalları.

It is Christmas Eve Kültür

0:04

Bugün Noel Arifesi

Kültür

Christmas Eve: Noel'den önceki gün

Christmas Eve, Christmas Day'den önceki gün olan 24 Aralık'ı, özellikle de o akşamı ifade eder. Buradaki Eve, önemli bir olaydan önceki gün veya akşam anlamındadır; bir kişinin adı değildir. Bu cümlede ifade, hikâyenin hangi bayram döneminde geçtiğini gösterir. Böylece ailenin neden ağaç süslemek gibi Noel hazırlıkları yaptığını anlarız.

Alıştırma

Christmas Eve hangi zamandır?

  1. 31 Aralık, yılbaşından önce
  2. 25 Aralık, Noel gününün kendisi
  3. 24 Aralık, Noel gününden önce
Cevabı göster

24 Aralık, Noel gününden önce

and Daddy Pig is putting the Christmas tree on the car

0:05

ve Baba Domuz Noel ağacını arabanın üzerine yerleştiriyor

so it can be decorated at home. Dilbilgisi

0:08

böylece evde süsleyebilecekler.

Dilbilgisi

so it can be decorated: kiplik fiilli edilgen yapıyla amaç

so it can be decorated ifadesinde so, ağacı arabanın üzerine koymanın amacını belirtir: amaç, ağacın evde süslenebilmesini sağlamaktır. Buradaki so, so that yapısına yakındır; sonuç bildiren «bu yüzden» anlamında değildir. Can be decorated bir kiplik fiilli edilgen yapıdır: can + be + geçmiş zaman ortacı. It ağacı belirtir ve ağaç süsleme eylemine maruz kalır; bu nedenle edilgen yapı doğaldır. Yeniden kullanılabilecek kalıp so + özne + can/could be + geçmiş zaman ortacıdır.

Alıştırma

Hangi cümlede amacı ifade etmek için so + kiplik fiilli edilgen yapı kullanılmıştır?

  1. The shop was closing, so I collected my bike.
  2. I left the bike at the shop so it could be repaired.
  3. The bike had a flat tyre, so I walked home.
Cevabı göster

I left the bike at the shop so it could be repaired.

Peppa is helping.

0:11

Peppa yardım ediyor.

Whee!

0:14

Oley!

Phew.

0:17

Oh be.

Peppa?

0:18

Peppa?

Oh.

0:22

Oh.

Ah.

0:29

Ah.

We've got all the new decorations. Kalıp ifadeler

0:29

Tüm yeni süsleri aldık.

Kalıp ifadeler

Şimdiki zamanda sahipliği anlatan We've got

We've got, we have got ifadesinin kısaltılmış biçimidir. Burada “bizde var” anlamına gelir: süslemeler şu anda mevcuttur; konuşanların onları daha yeni edinmiş olduğu vurgulanmaz. Günlük Britanya İngilizcesinde have got, şimdiki zamandaki sahipliği veya bir şeyin mevcut olduğunu anlatmanın yaygın bir yoludur. We've got all the new decorations ile We have all the new decorations birbirine yakın anlamdadır.

Alıştırma

Hangi cümlede We've got, “şu anda kullanılabilecek bir şeye sahibiz” anlamındadır?

  1. We've got to leave before six.
  2. We've got enough blankets for everyone.
  3. We got enough blankets yesterday.
Cevabı göster

We've got enough blankets for everyone.

Birdie.

0:32

Kuşçuk.

Perfect.

0:34

Mükemmel.

Now let's head home. Kalıp ifadeler

0:35

Hadi artık eve gidelim.

Kalıp ifadeler

Birlikte eve gitmeyi öneren Let's head home

Let's head home, konuşanın ve diğer kişilerin eve doğru yola çıkmasını öneren gündelik bir ifadedir. Let's, let us ifadesinin kısaltılmış biçimidir ve ortak bir eylem önerir; head burada “belirli bir yöne gitmek” anlamında bir fiildir. Home burada yön bildiren bir sözcük olarak kullanılır, bu yüzden önüne to gelmez: head home denir, head to home denmez. Aynı yapı head back ve head out ifadelerinde de görülür.

Alıştırma

Cümleyi head ve yön bildiren home sözcüğüyle tamamlayın: It's late, so let's ____.

Cevabı göster

head home

Hooray!

0:36

Yaşasın!

Everyone is very excited to decorate the tree. Dilbilgisi

0:42

Herkes ağacı süslemek için çok heyecanlı.

Dilbilgisi

excited to decorate: be excited to + fiil

excited to decorate ifadesinde excited duyguyu, to decorate ise herkesin yapmayı heyecanla beklediği eylemi belirtir. Mastar yapısı sıfatın anlamını tamamlar; buradaki to bir yere doğru hareket anlamı taşımaz. Bir kişinin heyecanını yapmayı beklediği veya yapmak üzere olduğu bir eylemle bağlamak için be excited to + fiilin yalın hâli yapısını kullanın.

Alıştırma

Cümleyi excited ve mastar işaretleyicisiyle tamamlayın: Maya is ____ decorate her new room this weekend.

Cevabı göster

excited to

Hey.

0:52

Hey.

Why have we stopped, Daddy? Dilbilgisi

0:54

Neden durduk Baba?

Dilbilgisi

Why have we stopped?: mevcut sonuç için present perfect

Why have we stopped? sorusu have + stopped biçimindeki present perfect yapısını kullanır. Henüz gerçekleşmiş ve mevcut durumu hâlâ etkileyen bir değişikliğin nedenini sorar: şu anda hareket etmiyorlar. Geçmişteki kesin zamanın önemli olmadığı durumlarda bu yapı kullanışlıdır. Why nedeni sorarken present perfect dikkati şu anda önemli olan sonuca yöneltir.

Alıştırma

Otobüs az önce durdu ve hâlâ hareket etmiyor. Hangi soru mevcut sonuca en açık biçimde odaklanır?

  1. Why did we stop there yesterday?
  2. Why do we stop here every Friday?
  3. Why have we stopped?
Cevabı göster

Why have we stopped?

I'm not sure we're going to fit in the tunnel with this tree. Notlar

0:56

Bu ağaçla tünele sığabileceğimizden emin değilim.

Ton ve niyet

I'm not sure ile bir kaygıyı yumuşakça belirtmek

Bu cümlede I'm not sure bir kaygıyı yumuşakça dile getirir: konuşan kişi araçla ağacın tünele sığmayabileceğini düşünüyor, ancak kesinlikle sığmayacağını iddia etmiyor. Burada ifade yalnızca bilgi eksikliğini anlatmaz; olumsuz bir tahmini de yumuşatır. Kalıp I'm not sure + cümlecik şeklindedir; örneğin I'm not sure this will work. Bir tahmini, kaygıyı veya karşı çıkışı daha az kesin göstermek için kullanılabilir.

Alıştırma

Hangi cümle sonucu kesinmiş gibi göstermeden bir kaygıyı yumuşakça dile getirir?

  1. This plan won't work.
  2. I'm not sure this plan will work.
  3. I don't know what a plan is.
Cevabı göster

I'm not sure this plan will work.

Kelime

fit in the tunnel ile fiziksel boyut ve alan

Burada fit, “bir alana girecek veya o alanın içinde kalacak kadar küçük olmak” demektir. Sorulan şey, araç ile ağacın birlikte tünel için yeterince alçak ve dar olup olmadığıdır; soyut anlamda tünele uygun olup olmadıkları değildir. fit in + yer ya da kap kalıbı fiziksel boyutlara odaklanır: The bags will fit in the boot. Ana fikir bir açıklıktan geçmek olduğunda fit through yaygındır: The sofa won't fit through the door.

Alıştırma

Hangi cümlede fit, fit in the tunnel ifadesindekiyle aynı fiziksel boyut anlamına gelir?

  1. The suitcase won't fit in the locker.
  2. She keeps fit by swimming.
  3. That meeting doesn't fit my schedule.
Cevabı göster

The suitcase won't fit in the locker.

Let's try going slowly. Dilbilgisi

1:00

Yavaşça gitmeyi deneyelim.

Dilbilgisi

try going slowly: olası çözüm bildiren try + -ing

Let's try going slowly cümlesinde try + -ing, bir eylemi sorunu çözebilecek bir yöntem olarak denemek anlamına gelir. Konuşan kişi yavaş ilerlemeyi ve işe yarayıp yaramadığına bakmayı önerir. Bu yapı, bir yöntemi denemeye odaklanır. Denenebilecek pratik bir çözüm önerirken going slowly yerine başka bir -ing eylemi kullanılabilir.

Alıştırma

Bilgisayar dondu ve yeniden başlatmayı denenebilecek bir yöntem olarak sunmak istiyorsun. Bu anlamı en iyi hangi cümle ifade eder?

  1. Try restarting the computer.
  2. Restart the computer.
  3. Try to restart the computer.
Cevabı göster

Try restarting the computer.

Snowing!

1:08

Kar yağıyor!

Oh no.

1:09

Olamaz.

Bits of the tree are falling off. Öbek fiiller

1:10

Ağacın parçaları dökülüyor.

Öbek fiiller

falling off: bağlı olduğu yerden kopmak

Bits of the tree are falling off cümlesinde fall off, parçaların bağlı oldukları şeyden ayrılması veya kopması anlamına gelir. Off, asıl konumdan ya da yüzeyden ayrılma anlamını ekler. Are falling off şimdiki zamanda devam eden bir eylemi gösterir; yani kopma şu anda gerçekleşmektedir. Aynı phrasal verb yapraklar, düğmeler, tekerlekler ve başka bir şeye bağlı parçalar için de kullanılabilir.

Alıştırma

Cümleyi fall off ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamla: One wheel ____ the toy car.

Cevabı göster

fell off

Hmm.

1:13

Hmm.

We'll have to go the long way round. Notlar

1:14

Uzun yoldan gitmek zorunda kalacağız.

Dilbilgisi

We'll have to: koşulların doğurduğu gelecekteki zorunluluk

We'll have to, we will have to ifadesinin kısaltmasıdır. Burada koşullar, gruba başka bir rota seçmek dışında uygulanabilir bir seçenek bırakmıyor. Gelecekte gerekli olacak bir eylem için will have to + fiilin yalın hâli yapısını kullanın. Bu yapı eylemi konuşanın yalnızca isteği olarak değil, gelecekteki bir zorunluluk olarak sunar.

Alıştırma

Cümleyi we will have to ifadesinin kısaltmasıyla tamamlayın: The last bus has left, so ____ take a taxi.

Cevabı göster

we'll have to

Kalıp ifadeler

go the long way round: daha uzun bir rotadan gitmek

Go the long way round, en kısa yolu kullanmak yerine daha uzun ve daha dolaylı bir rotadan gitmek anlamına gelir. Bu cümlede bir engel, bu dolanmayı gerekli kılıyor. Buradaki round, bir şeyin çevresinden geçen bir rotayla anlamında kullanılan bir zarftır. Yuvarlak bir şekli anlatmaz.

Alıştırma

Daha uzun ve daha dolaylı bir rotadan gitmeyi anlatan standart Britanya İngilizcesi ifadesini hangi cümle kullanıyor?

  1. The bridge is closed, so we'll have to do the long way round.
  2. The bridge is closed, so we'll have to go the round long way.
  3. The bridge is closed, so we'll have to go the long way round.
Cevabı göster

The bridge is closed, so we'll have to go the long way round.

We wish you a merry Christmas.

1:20

Size iyi Noeller dileriz.

We wish you a merry Christmas.

1:22

Size iyi Noeller dileriz.

We wish you a merry Christmas and a happy new year.

1:24

Size iyi Noeller ve mutlu yıllar dileriz.

Why is the car so bumpy?

1:30

Araba neden bu kadar sarsılıyor?

Whee!

1:35

Oley!

The trees on the road are brushing against the tree on our car. Kalıp ifadeler

1:40

Yoldaki ağaçlar arabamızın üzerindeki ağaca sürtünüyor.

Kalıp ifadeler

brushing against: geçerken hafif temas

brushing against ifadesindeki brush, bir şeyin yanından ya da yüzeyi boyunca geçerken ona hafifçe dokunmak anlamına gelir. Burada yol kenarındaki ağaçların dalları arabadaki ağaca hafifçe sürtünür; brush, fırçayla temizlemek anlamına gelmez. Bu ifade temasın nasıl gerçekleştiğini anlattığı için touch sözcüğünden daha belirgindir. Ayrıca genellikle daha net bir çarpma anlatan hit sözcüğünden daha hafiftir.

Alıştırma

Hangi cümle bir kolun duvara geçerken hafifçe sürtündüğünü en açık biçimde anlatır?

  1. My sleeve touched the wall.
  2. My sleeve hit the wall.
  3. My sleeve brushed against the wall.
Cevabı göster

My sleeve brushed against the wall.

Oh no.

1:45

Olamaz.

Maybe this road with no trees will be better.

1:49

Belki ağaçsız olan bu yol daha iyidir.

This road has no trees

1:57

Bu yolda hiç ağaç yok,

so the wind is blowing the Christmas tree. Anlatım akışı

1:59

bu yüzden rüzgar Noel ağacına vuruyor.

Anlatım akışı

so the wind is blowing: bir sonucu belirtme

so the wind is blowing ifadesindeki so, önceki durumun sonucunu anlatır. Yolda koruma sağlayacak ağaç yoktur ve bunun sonucunda rüzgâr Noel ağacına doğrudan eser. Bu, neden + so + sonuç yapısıdır: ilk cümlecik nedeni verir, so sonrasındaki cümlecik ise bunun yüzünden ne olduğunu söyler. Buradaki so, bir eylemin amacını anlatmaz.

Alıştırma

Hangi cümlede so amaç yerine bir sonuç anlatır?

  1. The path was icy, so we chose another route.
  2. We left early so we could catch the first train.
  3. She whispered so the baby would not wake up.
Cevabı göster

The path was icy, so we chose another route.

Oh dear.

2:08

Ah canım.

All the pines must have fallen off on the way. Notlar

2:10

Tüm iğne yapraklar yolda dökülmüş olmalı.

Dilbilgisi

must have fallen off: geçmişe ilişkin güçlü bir çıkarım

Must have fallen off, geçmişte gerçekleşen bir olay hakkında güçlü bir çıkarım yapmak için must have + geçmiş zaman ortacı yapısını kullanır. Konuşan kişi şimdiki sonucu, yani çamın yeşil iğnelerinin kaybolduğunu görür ve bunların daha önce düştüğünden büyük ölçüde emin olur. Buradaki must, “bunun olduğundan çok eminim” anlamındadır; zorunluluk veya emir bildirmez. Fallen, fall fiilinin geçmiş zaman ortacıdır; fall off ise bir şeyden ayrılıp düşmek anlamına gelir.

Alıştırma

Cümleyi geçmişteki bir olay hakkında güçlü çıkarım bildiren yapıyla tamamlayın: The ground is wet, so it ____ during the night.

Cevabı göster

must have rained

Kalıp ifadeler

on the way: yolculuk sırasında

On the way, bir yerden başka bir yere yapılan yolculuk sırasında anlamına gelir. Bu cümlede düşme, hareket ile varış arasındaki bir zamanda gerçekleşmiştir; ifade belirli bir yola işaret etmez. Varış yerini belirtmek için on the way to school örneğindeki gibi on the way to + yer yapısını kullanın. Home ile on the way home denir; on the way to home denmez.

Alıştırma

Hangi cümle kahve molasının havaalanına yapılan yolculuk sırasında gerçekleştiğini doğal biçimde anlatır?

  1. We stopped for coffee on the way to the airport.
  2. By the way, we stopped for coffee at the airport.
  3. We stopped for coffee in the way to the airport.
Cevabı göster

We stopped for coffee on the way to the airport.

But we need a tree for Christmas.

2:13

Ama Noel için bir ağaca ihtiyacımız var.

Birdie.

2:18

Kuşçuk.

George has given Peppa an idea. Kalıp ifadeler

2:20

George, Peppa'ya bir fikir verdi.

Kalıp ifadeler

given Peppa an idea: give someone an idea kalıbı

Bir şey, eylem veya olay gives someone an idea olduğunda, o kişinin olası bir plan ya da çözüm düşünmesini sağlar. Bu cümlede George, Peppa'ya fiziksel bir nesne vermiyor; yaptığı bir şey ona ilham veriyor. Tam fiil öbeği has given, present perfect yapıdadır; given Peppa an idea ise give + kişi + idea çift nesne kalıbını izler. Peppa ilham alan kişidir, an idea da aklına gelen düşüncedir.

Alıştırma

Cümleyi give someone an idea ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: Yesterday, her sketch ____ for the cover.

Cevabı göster

gave me an idea

We can still decorate the tree and make it really fun and Christmassy. Notlar

2:23

Hala ağacı süsleyebiliriz ve onu gerçekten eğlenceli ve Noel'e uygun hale getirebiliriz.

Dilbilgisi

can still: bir seçenek hâlâ mümkün

Can still, bir sorun, değişiklik veya hayal kırıklığından sonra bile bir şeyin mümkün olmaya devam ettiğini anlatır. Burada önceki plan tamamen başarısız olmamıştır; ağacı süslemek hâlâ mümkün bir seçenektir. Bir kiplik fiiliyle birlikte kullanıldığında still normalde can sözcüğünden sonra ve fiilin yalın hâlinden önce gelir: can still decorate. Bu kalıp birini rahatlatmak, bir planı kurtarmak veya ilerlemek için başka bir yol önermek amacıyla kullanılabilir.

Alıştırma

Cümleyi can ve still sözcüklerini doğal sıralarıyla kullanarak tamamlayın: The shop is closed, but we ____ order online.

Cevabı göster

can still

Dilbilgisi

make it really fun: make + nesne + sıfat

make it really fun ifadesindeki make, “üretmek veya yapmak” değil, “bir şeyi belli bir hâle getirmek” anlamındadır. Yapı make + nesne + sıfat şeklindedir: it nesnedir; really fun ise ortaya çıkan durumu anlatan sıfat öbeğidir. Bu yapı, bir kişinin veya şeyin başka bir kişiyi ya da şeyi belli bir duruma veya duyguya getirdiğini söylemek için kullanılır: The music made everyone happy. Sıfat, nesnenin hemen ardından gelir; araya to be girmez.

Alıştırma

Değişim veya etki anlatmak için make + nesne + sıfat yapısını doğru kullanan cümle hangisidir?

  1. The new lights make brighter the room.
  2. The new lights make the room brighter.
  3. The new lights make the room brightly.
Cevabı göster

The new lights make the room brighter.

Kelime

Christmassy: Noel havası taşıyan

Christmassy, “Noel’e özgü bir görünüşe, sese, havaya veya hisse sahip” anlamına gelen samimi ve gündelik bir sıfattır. Bu cümlede ağacı süslemenin etkisini anlatır: ağaç yine de neşeli görünebilir ve açıkça Noel’i çağrıştırabilir. Sözcük Christmas + -y biçiminde oluşur; -y, “o şeyin özelliklerini taşıyan” anlamı katar. Bu bir betimlemedir, bir bayramın resmî adı değildir.

Alıştırma

Christmassy sözcüğünü doğal biçimde kullanan cümle hangisidir?

  1. The lights and music make the room feel very Christmassy.
  2. Christmassy is the official name of Christmas Day.
  3. We Christmassy the room with some lights.
Cevabı göster

The lights and music make the room feel very Christmassy.

That's a wonderful idea, Peppa.

2:30

Bu harika bir fikir Peppa.

Peppa and her family get to work decorating their new special kind of Christmas tree. Kalıp ifadeler

2:32

Peppa ve ailesi yeni özel türdeki Noel ağaçlarını süslemek için işe koyulurlar.

Kalıp ifadeler

get to work decorating: işe başlamak

Bu cümlede get to work, “ciddi biçimde işe başlamak” anlamına gelir. Bir fikir veya hazırlık aşamasından gerçek eyleme geçişi gösterir; “iş yerine varmak” demek değildir. -ing biçimindeki decorating, başlanan etkinliğin ne olduğunu belirtir. get to work doing something kalıbı, o işi etkin biçimde yapmaya başlamak anlamına gelir.

Alıştırma

Hazırlığı bırakıp odayı gerçekten süslemeye başladıklarını anlatan cümle hangisidir?

  1. They get to work by bus.
  2. They get to work decorating the room.
  3. They get to decorate the room.
Cevabı göster

They get to work decorating the room.

Hooray.

2:43

Yaşasın.

It looks lovely. Dilbilgisi

2:44

Çok güzel görünüyor.

Dilbilgisi

looks lovely: görünüş için look + sıfat

Burada looks, “göze öyle görünmek” anlamına gelen bağlayıcı bir fiildir. It öznesini olumlu bir görsel izlenim veren lovely sıfatına bağlar; bakma eylemini anlatmaz. Özne + look/looks + sıfat kalıbını kullanın. it gibi üçüncü tekil şahıs öznelerle looks; çoğul özneler ve I, you, we ya da they ile look kullanılır.

Alıştırma

Birinin pastaya baktığını veya pastanın başka bir şeye benzediğini söylemeden, pastanın görünüşü hakkında doğrudan olumlu bir görüş bildiren cümle hangisidir?

  1. The cake looks lovely.
  2. She looks at the cake.
  3. The cake looks like a flower.
Cevabı göster

The cake looks lovely.

This bird thinks the Christmas tree looks lovely too.

2:46

Bu kuş da Noel ağacının çok güzel göründüğünü düşünüyor.

Birdie.

2:50

Kuşçuk.

Wonderful, Peppa.

2:53

Harika, Peppa.

Now the birds can have Christmas too. Kelime

2:54

Artık kuşlar da Noel'i kutlayabilir.

Kelime

have Christmas too: Noel deneyimine katılmak

Burada have Christmas, Noel’e bir nesne gibi sahip olmak değil, “Noel’i yaşamak veya Noel kutlamasına katılmak” demektir. Bayram bağlamı açık olduğunda have, kutlamayı birinin paylaşabildiği bir deneyim olarak anlatabilir. Too, “de, da” veya “ayrıca” anlamına gelir. Kuşları da artık Noel deneyimini yaşayabilenlerin arasına katar.

Alıştırma

Hangi cümlede have, Noel’i yaşayabilmek veya kutlamaya katılabilmek anlamında kullanılmıştır?

  1. The astronauts have breakfast before work.
  2. The astronauts decorated the station so they could have Christmas in space.
  3. The astronauts have a small Christmas tree in the station.
Cevabı göster

The astronauts decorated the station so they could have Christmas in space.

The birds love their new Christmas tree.

2:58

Kuşlar yeni Noel ağaçlarına bayılıyorlar.

Everybody loves the new Christmas tree. Dilbilgisi

3:00

Herkes yeni Noel ağacına bayılıyor.

Dilbilgisi

Everybody loves: everybody’den sonra tekil uyum

Everybody, “her kişi, herkes” anlamına gelir ancak dilbilgisel olarak tekildir. Geniş zamanda everybody’den sonra gelen fiil üçüncü tekil kişi biçimini alır: love değil, loves. Aynı özne-fiil uyumu everyone, somebody, someone, anybody, nobody ve no one için de geçerlidir.

Alıştırma

Like fiilinin doğru biçimiyle cümleyi tamamlayın: Everybody ____ this new game.

Cevabı göster

likes

Ho, ho, ho! Kültür

3:03

Ho, ho, ho!

Kültür

Ho, ho, ho!: Noel Baba’nın geleneksel kahkahası

“Ho, ho, ho!”, İngilizce konuşulan dünyadaki Noel kültüründe Noel Baba’nın tok ve neşeli kahkahasını yazıyla taklit eden yerleşik ifadedir. Bu cümlede sıradan bir sözlük anlamı taşımaz; Noel Baba’yı ya da ona özgü neşeli Noel havasını işaret eder. Her bir ho’yu, kelimesi kelimesine çevrilecek ayrı bir sözcük olarak değil, bir ses efekti olarak düşünün. Noel hikâyelerinde, programlarında ve gösterilerinde bu tekrar, Noel Baba’nın adı geçmeden önce bile karakteri veya ortamı tanımayı sağlayabilir.

Alıştırma

İngilizce yazılmış bir Noel hikâyesinde “Ho, ho, ho!” genellikle neyi işaret eder?

  1. Resmî bir Noel selamı.
  2. Noel Baba’nın geleneksel kahkahası.
  3. Kilise çanlarının sesi.
Cevabı göster

Noel Baba’nın geleneksel kahkahası.