Peppa'nın Özel Yılbaşı Ağacı 🐷🎄 Peppa Pig Masalları: İngilizce çalışma notları
Peppa Pig - Official Channel
Video özeti: Peppa’nın ailesi Noel arifesinde bir Noel ağacını arabayla eve götürmeye çalışır. Yolculuk sırasında ağacın iğne yaprakları dökülür; ancak aile hasarlı ağacı yaratıcı biçimde süsleyerek kuşların da yararlanabileceği özel bir açık hava Noel ağacına dönüştürür. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. Christmas Eve — Kültür, medya ve gerçek yaşam bağlamı: Bu ifadenin Noel gününden önceki akşamı anlattığını öğrenin ve eve ağaç götürüp süsleme öyküsünü neden hazırladığını fark edin. Bu kültürel bilgi, İngilizce aile öykülerindeki olayların zamanını, gelenekleri ve karakterlerin davranışlarını yönlendiren bayram beklentilerini anlamanıza yardımcı olur. 2. must have fallen off — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: must have yapısının geçmiş zaman ortacıyla birlikte, geçmişteki bir olay hakkında güçlü bir çıkarım bildirdiğini anlayın. Aile, ağacın şimdiki durumuna bakarak yolculukta ne olduğunu çıkarır; görünür bir kanıt geçmişe ilişkin belirli bir açıklamayı oldukça olası kıldığında aynı kalıbı kullanabilirsiniz. 3. get to work decorating — Kalıplaşmış söz öbekleri ve eşdizimler: Bir fikir veya karardan gerçek süsleme işine geçişi anlatan doğal ifadeyi tanıyın. İnsanların bir planı konuşmayı bırakıp onu ciddi biçimde uygulamaya başladıkları anı aktarırken get to work ifadesini bir -ing biçimiyle birlikte kullanabilirsiniz.
Bu derste
Christmas Eve: Noel'den önceki gün
Christmas Eve, Christmas Day'den önceki gün olan 24 Aralık'ı, özellikle de o akşamı ifade eder. Buradaki Eve, önemli bir olaydan önceki gün veya akşam anlamındadır; bir kişinin adı değildir. Bu cümlede ifade, hikâyenin hangi bayram döneminde geçtiğini gösterir. Böylece ailenin neden ağaç süslemek gibi Noel hazırlıkları yaptığını anlarız.
Alıştırma
Christmas Eve hangi zamandır?
- 31 Aralık, yılbaşından önce
- 25 Aralık, Noel gününün kendisi
- 24 Aralık, Noel gününden önce
Cevabı göster
24 Aralık, Noel gününden önce
and Daddy Pig is putting the Christmas tree on the car
0:05ve Baba Domuz Noel ağacını arabanın üzerine yerleştiriyor
so it can be decorated: kiplik fiilli edilgen yapıyla amaç
so it can be decorated ifadesinde so, ağacı arabanın üzerine koymanın amacını belirtir: amaç, ağacın evde süslenebilmesini sağlamaktır. Buradaki so, so that yapısına yakındır; sonuç bildiren «bu yüzden» anlamında değildir. Can be decorated bir kiplik fiilli edilgen yapıdır: can + be + geçmiş zaman ortacı. It ağacı belirtir ve ağaç süsleme eylemine maruz kalır; bu nedenle edilgen yapı doğaldır. Yeniden kullanılabilecek kalıp so + özne + can/could be + geçmiş zaman ortacıdır.
Alıştırma
Hangi cümlede amacı ifade etmek için so + kiplik fiilli edilgen yapı kullanılmıştır?
- The shop was closing, so I collected my bike.
- I left the bike at the shop so it could be repaired.
- The bike had a flat tyre, so I walked home.
Cevabı göster
I left the bike at the shop so it could be repaired.
Şimdiki zamanda sahipliği anlatan We've got
We've got, we have got ifadesinin kısaltılmış biçimidir. Burada “bizde var” anlamına gelir: süslemeler şu anda mevcuttur; konuşanların onları daha yeni edinmiş olduğu vurgulanmaz. Günlük Britanya İngilizcesinde have got, şimdiki zamandaki sahipliği veya bir şeyin mevcut olduğunu anlatmanın yaygın bir yoludur. We've got all the new decorations ile We have all the new decorations birbirine yakın anlamdadır.
Alıştırma
Hangi cümlede We've got, “şu anda kullanılabilecek bir şeye sahibiz” anlamındadır?
- We've got to leave before six.
- We've got enough blankets for everyone.
- We got enough blankets yesterday.
Cevabı göster
We've got enough blankets for everyone.
Birlikte eve gitmeyi öneren Let's head home
Let's head home, konuşanın ve diğer kişilerin eve doğru yola çıkmasını öneren gündelik bir ifadedir. Let's, let us ifadesinin kısaltılmış biçimidir ve ortak bir eylem önerir; head burada “belirli bir yöne gitmek” anlamında bir fiildir. Home burada yön bildiren bir sözcük olarak kullanılır, bu yüzden önüne to gelmez: head home denir, head to home denmez. Aynı yapı head back ve head out ifadelerinde de görülür.
Alıştırma
Cümleyi head ve yön bildiren home sözcüğüyle tamamlayın: It's late, so let's ____.
Cevabı göster
head home
Everyone is very excited to decorate the tree. Dilbilgisi
0:42Herkes ağacı süslemek için çok heyecanlı.
excited to decorate: be excited to + fiil
excited to decorate ifadesinde excited duyguyu, to decorate ise herkesin yapmayı heyecanla beklediği eylemi belirtir. Mastar yapısı sıfatın anlamını tamamlar; buradaki to bir yere doğru hareket anlamı taşımaz. Bir kişinin heyecanını yapmayı beklediği veya yapmak üzere olduğu bir eylemle bağlamak için be excited to + fiilin yalın hâli yapısını kullanın.
Alıştırma
Cümleyi excited ve mastar işaretleyicisiyle tamamlayın: Maya is ____ decorate her new room this weekend.
Cevabı göster
excited to
Why have we stopped?: mevcut sonuç için present perfect
Why have we stopped? sorusu have + stopped biçimindeki present perfect yapısını kullanır. Henüz gerçekleşmiş ve mevcut durumu hâlâ etkileyen bir değişikliğin nedenini sorar: şu anda hareket etmiyorlar. Geçmişteki kesin zamanın önemli olmadığı durumlarda bu yapı kullanışlıdır. Why nedeni sorarken present perfect dikkati şu anda önemli olan sonuca yöneltir.
Alıştırma
Otobüs az önce durdu ve hâlâ hareket etmiyor. Hangi soru mevcut sonuca en açık biçimde odaklanır?
- Why did we stop there yesterday?
- Why do we stop here every Friday?
- Why have we stopped?
Cevabı göster
Why have we stopped?
I'm not sure we're going to fit in the tunnel with this tree. Notlar
0:56Bu ağaçla tünele sığabileceğimizden emin değilim.
I'm not sure ile bir kaygıyı yumuşakça belirtmek
Bu cümlede I'm not sure bir kaygıyı yumuşakça dile getirir: konuşan kişi araçla ağacın tünele sığmayabileceğini düşünüyor, ancak kesinlikle sığmayacağını iddia etmiyor. Burada ifade yalnızca bilgi eksikliğini anlatmaz; olumsuz bir tahmini de yumuşatır. Kalıp I'm not sure + cümlecik şeklindedir; örneğin I'm not sure this will work. Bir tahmini, kaygıyı veya karşı çıkışı daha az kesin göstermek için kullanılabilir.
Alıştırma
Hangi cümle sonucu kesinmiş gibi göstermeden bir kaygıyı yumuşakça dile getirir?
- This plan won't work.
- I'm not sure this plan will work.
- I don't know what a plan is.
Cevabı göster
I'm not sure this plan will work.
fit in the tunnel ile fiziksel boyut ve alan
Burada fit, “bir alana girecek veya o alanın içinde kalacak kadar küçük olmak” demektir. Sorulan şey, araç ile ağacın birlikte tünel için yeterince alçak ve dar olup olmadığıdır; soyut anlamda tünele uygun olup olmadıkları değildir. fit in + yer ya da kap kalıbı fiziksel boyutlara odaklanır: The bags will fit in the boot. Ana fikir bir açıklıktan geçmek olduğunda fit through yaygındır: The sofa won't fit through the door.
Alıştırma
Hangi cümlede fit, fit in the tunnel ifadesindekiyle aynı fiziksel boyut anlamına gelir?
- The suitcase won't fit in the locker.
- She keeps fit by swimming.
- That meeting doesn't fit my schedule.
Cevabı göster
The suitcase won't fit in the locker.
try going slowly: olası çözüm bildiren try + -ing
Let's try going slowly cümlesinde try + -ing, bir eylemi sorunu çözebilecek bir yöntem olarak denemek anlamına gelir. Konuşan kişi yavaş ilerlemeyi ve işe yarayıp yaramadığına bakmayı önerir. Bu yapı, bir yöntemi denemeye odaklanır. Denenebilecek pratik bir çözüm önerirken going slowly yerine başka bir -ing eylemi kullanılabilir.
Alıştırma
Bilgisayar dondu ve yeniden başlatmayı denenebilecek bir yöntem olarak sunmak istiyorsun. Bu anlamı en iyi hangi cümle ifade eder?
- Try restarting the computer.
- Restart the computer.
- Try to restart the computer.
Cevabı göster
Try restarting the computer.
falling off: bağlı olduğu yerden kopmak
Bits of the tree are falling off cümlesinde fall off, parçaların bağlı oldukları şeyden ayrılması veya kopması anlamına gelir. Off, asıl konumdan ya da yüzeyden ayrılma anlamını ekler. Are falling off şimdiki zamanda devam eden bir eylemi gösterir; yani kopma şu anda gerçekleşmektedir. Aynı phrasal verb yapraklar, düğmeler, tekerlekler ve başka bir şeye bağlı parçalar için de kullanılabilir.
Alıştırma
Cümleyi fall off ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamla: One wheel ____ the toy car.
Cevabı göster
fell off
We'll have to: koşulların doğurduğu gelecekteki zorunluluk
We'll have to, we will have to ifadesinin kısaltmasıdır. Burada koşullar, gruba başka bir rota seçmek dışında uygulanabilir bir seçenek bırakmıyor. Gelecekte gerekli olacak bir eylem için will have to + fiilin yalın hâli yapısını kullanın. Bu yapı eylemi konuşanın yalnızca isteği olarak değil, gelecekteki bir zorunluluk olarak sunar.
Alıştırma
Cümleyi we will have to ifadesinin kısaltmasıyla tamamlayın: The last bus has left, so ____ take a taxi.
Cevabı göster
we'll have to
go the long way round: daha uzun bir rotadan gitmek
Go the long way round, en kısa yolu kullanmak yerine daha uzun ve daha dolaylı bir rotadan gitmek anlamına gelir. Bu cümlede bir engel, bu dolanmayı gerekli kılıyor. Buradaki round, bir şeyin çevresinden geçen bir rotayla anlamında kullanılan bir zarftır. Yuvarlak bir şekli anlatmaz.
Alıştırma
Daha uzun ve daha dolaylı bir rotadan gitmeyi anlatan standart Britanya İngilizcesi ifadesini hangi cümle kullanıyor?
- The bridge is closed, so we'll have to do the long way round.
- The bridge is closed, so we'll have to go the round long way.
- The bridge is closed, so we'll have to go the long way round.
Cevabı göster
The bridge is closed, so we'll have to go the long way round.
The trees on the road are brushing against the tree on our car. Kalıp ifadeler
1:40Yoldaki ağaçlar arabamızın üzerindeki ağaca sürtünüyor.
brushing against: geçerken hafif temas
brushing against ifadesindeki brush, bir şeyin yanından ya da yüzeyi boyunca geçerken ona hafifçe dokunmak anlamına gelir. Burada yol kenarındaki ağaçların dalları arabadaki ağaca hafifçe sürtünür; brush, fırçayla temizlemek anlamına gelmez. Bu ifade temasın nasıl gerçekleştiğini anlattığı için touch sözcüğünden daha belirgindir. Ayrıca genellikle daha net bir çarpma anlatan hit sözcüğünden daha hafiftir.
Alıştırma
Hangi cümle bir kolun duvara geçerken hafifçe sürtündüğünü en açık biçimde anlatır?
- My sleeve touched the wall.
- My sleeve hit the wall.
- My sleeve brushed against the wall.
Cevabı göster
My sleeve brushed against the wall.
so the wind is blowing the Christmas tree. Anlatım akışı
1:59bu yüzden rüzgar Noel ağacına vuruyor.
so the wind is blowing: bir sonucu belirtme
so the wind is blowing ifadesindeki so, önceki durumun sonucunu anlatır. Yolda koruma sağlayacak ağaç yoktur ve bunun sonucunda rüzgâr Noel ağacına doğrudan eser. Bu, neden + so + sonuç yapısıdır: ilk cümlecik nedeni verir, so sonrasındaki cümlecik ise bunun yüzünden ne olduğunu söyler. Buradaki so, bir eylemin amacını anlatmaz.
Alıştırma
Hangi cümlede so amaç yerine bir sonuç anlatır?
- The path was icy, so we chose another route.
- We left early so we could catch the first train.
- She whispered so the baby would not wake up.
Cevabı göster
The path was icy, so we chose another route.
All the pines must have fallen off on the way. Notlar
2:10Tüm iğne yapraklar yolda dökülmüş olmalı.
must have fallen off: geçmişe ilişkin güçlü bir çıkarım
Must have fallen off, geçmişte gerçekleşen bir olay hakkında güçlü bir çıkarım yapmak için must have + geçmiş zaman ortacı yapısını kullanır. Konuşan kişi şimdiki sonucu, yani çamın yeşil iğnelerinin kaybolduğunu görür ve bunların daha önce düştüğünden büyük ölçüde emin olur. Buradaki must, “bunun olduğundan çok eminim” anlamındadır; zorunluluk veya emir bildirmez. Fallen, fall fiilinin geçmiş zaman ortacıdır; fall off ise bir şeyden ayrılıp düşmek anlamına gelir.
Alıştırma
Cümleyi geçmişteki bir olay hakkında güçlü çıkarım bildiren yapıyla tamamlayın: The ground is wet, so it ____ during the night.
Cevabı göster
must have rained
on the way: yolculuk sırasında
On the way, bir yerden başka bir yere yapılan yolculuk sırasında anlamına gelir. Bu cümlede düşme, hareket ile varış arasındaki bir zamanda gerçekleşmiştir; ifade belirli bir yola işaret etmez. Varış yerini belirtmek için on the way to school örneğindeki gibi on the way to + yer yapısını kullanın. Home ile on the way home denir; on the way to home denmez.
Alıştırma
Hangi cümle kahve molasının havaalanına yapılan yolculuk sırasında gerçekleştiğini doğal biçimde anlatır?
- We stopped for coffee on the way to the airport.
- By the way, we stopped for coffee at the airport.
- We stopped for coffee in the way to the airport.
Cevabı göster
We stopped for coffee on the way to the airport.
given Peppa an idea: give someone an idea kalıbı
Bir şey, eylem veya olay gives someone an idea olduğunda, o kişinin olası bir plan ya da çözüm düşünmesini sağlar. Bu cümlede George, Peppa'ya fiziksel bir nesne vermiyor; yaptığı bir şey ona ilham veriyor. Tam fiil öbeği has given, present perfect yapıdadır; given Peppa an idea ise give + kişi + idea çift nesne kalıbını izler. Peppa ilham alan kişidir, an idea da aklına gelen düşüncedir.
Alıştırma
Cümleyi give someone an idea ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: Yesterday, her sketch ____ for the cover.
Cevabı göster
gave me an idea
We can still decorate the tree and make it really fun and Christmassy. Notlar
2:23Hala ağacı süsleyebiliriz ve onu gerçekten eğlenceli ve Noel'e uygun hale getirebiliriz.
can still: bir seçenek hâlâ mümkün
Can still, bir sorun, değişiklik veya hayal kırıklığından sonra bile bir şeyin mümkün olmaya devam ettiğini anlatır. Burada önceki plan tamamen başarısız olmamıştır; ağacı süslemek hâlâ mümkün bir seçenektir. Bir kiplik fiiliyle birlikte kullanıldığında still normalde can sözcüğünden sonra ve fiilin yalın hâlinden önce gelir: can still decorate. Bu kalıp birini rahatlatmak, bir planı kurtarmak veya ilerlemek için başka bir yol önermek amacıyla kullanılabilir.
Alıştırma
Cümleyi can ve still sözcüklerini doğal sıralarıyla kullanarak tamamlayın: The shop is closed, but we ____ order online.
Cevabı göster
can still
make it really fun: make + nesne + sıfat
make it really fun ifadesindeki make, “üretmek veya yapmak” değil, “bir şeyi belli bir hâle getirmek” anlamındadır. Yapı make + nesne + sıfat şeklindedir: it nesnedir; really fun ise ortaya çıkan durumu anlatan sıfat öbeğidir. Bu yapı, bir kişinin veya şeyin başka bir kişiyi ya da şeyi belli bir duruma veya duyguya getirdiğini söylemek için kullanılır: The music made everyone happy. Sıfat, nesnenin hemen ardından gelir; araya to be girmez.
Alıştırma
Değişim veya etki anlatmak için make + nesne + sıfat yapısını doğru kullanan cümle hangisidir?
- The new lights make brighter the room.
- The new lights make the room brighter.
- The new lights make the room brightly.
Cevabı göster
The new lights make the room brighter.
Christmassy: Noel havası taşıyan
Christmassy, “Noel’e özgü bir görünüşe, sese, havaya veya hisse sahip” anlamına gelen samimi ve gündelik bir sıfattır. Bu cümlede ağacı süslemenin etkisini anlatır: ağaç yine de neşeli görünebilir ve açıkça Noel’i çağrıştırabilir. Sözcük Christmas + -y biçiminde oluşur; -y, “o şeyin özelliklerini taşıyan” anlamı katar. Bu bir betimlemedir, bir bayramın resmî adı değildir.
Alıştırma
Christmassy sözcüğünü doğal biçimde kullanan cümle hangisidir?
- The lights and music make the room feel very Christmassy.
- Christmassy is the official name of Christmas Day.
- We Christmassy the room with some lights.
Cevabı göster
The lights and music make the room feel very Christmassy.
Peppa and her family get to work decorating their new special kind of Christmas tree. Kalıp ifadeler
2:32Peppa ve ailesi yeni özel türdeki Noel ağaçlarını süslemek için işe koyulurlar.
get to work decorating: işe başlamak
Bu cümlede get to work, “ciddi biçimde işe başlamak” anlamına gelir. Bir fikir veya hazırlık aşamasından gerçek eyleme geçişi gösterir; “iş yerine varmak” demek değildir. -ing biçimindeki decorating, başlanan etkinliğin ne olduğunu belirtir. get to work doing something kalıbı, o işi etkin biçimde yapmaya başlamak anlamına gelir.
Alıştırma
Hazırlığı bırakıp odayı gerçekten süslemeye başladıklarını anlatan cümle hangisidir?
- They get to work by bus.
- They get to work decorating the room.
- They get to decorate the room.
Cevabı göster
They get to work decorating the room.
looks lovely: görünüş için look + sıfat
Burada looks, “göze öyle görünmek” anlamına gelen bağlayıcı bir fiildir. It öznesini olumlu bir görsel izlenim veren lovely sıfatına bağlar; bakma eylemini anlatmaz. Özne + look/looks + sıfat kalıbını kullanın. it gibi üçüncü tekil şahıs öznelerle looks; çoğul özneler ve I, you, we ya da they ile look kullanılır.
Alıştırma
Birinin pastaya baktığını veya pastanın başka bir şeye benzediğini söylemeden, pastanın görünüşü hakkında doğrudan olumlu bir görüş bildiren cümle hangisidir?
- The cake looks lovely.
- She looks at the cake.
- The cake looks like a flower.
Cevabı göster
The cake looks lovely.
This bird thinks the Christmas tree looks lovely too.
2:46Bu kuş da Noel ağacının çok güzel göründüğünü düşünüyor.
have Christmas too: Noel deneyimine katılmak
Burada have Christmas, Noel’e bir nesne gibi sahip olmak değil, “Noel’i yaşamak veya Noel kutlamasına katılmak” demektir. Bayram bağlamı açık olduğunda have, kutlamayı birinin paylaşabildiği bir deneyim olarak anlatabilir. Too, “de, da” veya “ayrıca” anlamına gelir. Kuşları da artık Noel deneyimini yaşayabilenlerin arasına katar.
Alıştırma
Hangi cümlede have, Noel’i yaşayabilmek veya kutlamaya katılabilmek anlamında kullanılmıştır?
- The astronauts have breakfast before work.
- The astronauts decorated the station so they could have Christmas in space.
- The astronauts have a small Christmas tree in the station.
Cevabı göster
The astronauts decorated the station so they could have Christmas in space.
Everybody loves: everybody’den sonra tekil uyum
Everybody, “her kişi, herkes” anlamına gelir ancak dilbilgisel olarak tekildir. Geniş zamanda everybody’den sonra gelen fiil üçüncü tekil kişi biçimini alır: love değil, loves. Aynı özne-fiil uyumu everyone, somebody, someone, anybody, nobody ve no one için de geçerlidir.
Alıştırma
Like fiilinin doğru biçimiyle cümleyi tamamlayın: Everybody ____ this new game.
Cevabı göster
likes
Ho, ho, ho!: Noel Baba’nın geleneksel kahkahası
“Ho, ho, ho!”, İngilizce konuşulan dünyadaki Noel kültüründe Noel Baba’nın tok ve neşeli kahkahasını yazıyla taklit eden yerleşik ifadedir. Bu cümlede sıradan bir sözlük anlamı taşımaz; Noel Baba’yı ya da ona özgü neşeli Noel havasını işaret eder. Her bir ho’yu, kelimesi kelimesine çevrilecek ayrı bir sözcük olarak değil, bir ses efekti olarak düşünün. Noel hikâyelerinde, programlarında ve gösterilerinde bu tekrar, Noel Baba’nın adı geçmeden önce bile karakteri veya ortamı tanımayı sağlayabilir.
Alıştırma
İngilizce yazılmış bir Noel hikâyesinde “Ho, ho, ho!” genellikle neyi işaret eder?
- Resmî bir Noel selamı.
- Noel Baba’nın geleneksel kahkahası.
- Kilise çanlarının sesi.
Cevabı göster
Noel Baba’nın geleneksel kahkahası.