Seçmen şapka bilmecesini çözebilir misiniz? - Dan Katz ve Alex Rosenthal: İngilizce çalışma notları
TED-Ed
Video özeti: Bir büyücülük okulunda geçen mantık bulmacasında yeni öğrenci; kurucular, şapkalar ve binalarla ilgili kısıtlamaları birleştirir, ardından isimlerdeki gizli örüntüyü fark ederek Minotaur Binası’nı bulur. Sonunda onun hazineleri ile dostluk arasında seçim yapması gerekir. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. must get through — Deyimsel fiiller: Tören, sınav veya zor bir dönem gibi stresli ya da güç bir sürece dayanıp onu tamamlamayı anlatmayı öğrenin. Yalnızca bir şeyi geçmekten farklı olarak bu ifade, deneyimin tamamını sonuna kadar atlatma sürecini öne çıkarır. 2. One good strategy for a puzzle like this is to look for patterns or unusual pieces of information. — Söylem, hikâye anlatımı ve retorik: Uygulanabilir bir problem çözme yöntemini tanıtmak için kullanılan açık yapıyı tanıyıp yeniden kullanın. Bu kalıp, ipuçlarını sıralamaktan hangi tür bilginin özellikle incelenmesi gerektiğini açıklamaya geçmenizi sağlar. 3. come at a high price, loneliness. — Deyimler ve mecazlı ifadeler: Çekici bir fırsatın para dışında ciddi bir fedakârlık gerektirebileceğini anlayın. come at a high price ifadesini bir seçimin, başarının veya avantajın kişisel, sosyal ya da duygusal bedelini anlatırken kullanın.
Bu derste
delivered your invitation: davetiyeyi alıcıya ulaştırmak
Burada delivered your invitation, davetiyenin gönderildiği kişiye ulaştırıldığı anlamına gelir. Albatros bir haberci gibi davrandığı için delivered, davetiyenin yazıldığını veya duyurulduğunu değil, başarıyla ulaştığını anlatır. Deliver; an invitation, letter veya message gibi bilgi taşıyan şeylerle de kullanılabilir. Genellikle nesnenin ya da bilginin hedefine ulaşmasını vurgular.
Alıştırma
Hangi cümle davetiyenin alıcıya ulaştığını açıkça söylüyor?
- The artist designed the invitation for Maya.
- The courier sent the invitation this morning, but it has not arrived yet.
- The courier delivered the invitation to Maya at her front door.
Cevabı göster
The courier delivered the invitation to Maya at her front door.
You've acquired..., ridden..., made... and are finally ready: şimdiki duruma götüren tamamlanmış adımlar
Başta You've, You have anlamına gelir. Tek bir have yardımcı fiili, sıralanmış üç past participle ile çalışır: acquired, ridden ve made. Ridden ve made öncesinde tekrarlanan have söylenmez, ancak bu fiiller yine de present perfect yapısının parçasıdır: You've acquired..., (you've) ridden... ve (you've) made.... Cümle daha sonra are finally ready yapısına geçer. Bu şimdiki zaman biçimi, şu anki sonucu verir: tamamlanmış deneyimler ve hazırlıklar kişinin mevcut durumuna yol açar. Bu yapı, mevcut sonucu söylemeden önce tamamlanmış birkaç adımı özetlemeyi sağlar.
Alıştırma
Hangi cümle tamamlanmış eylemleri doğru biçimde şimdiki bir duruma bağlar?
- You've packed your bag, checking your ticket, and finally ready to leave.
- You've packed your bag, checked your ticket, and are finally ready to leave.
- You packed your bag, have checked your ticket, and being finally ready to leave.
Cevabı göster
You've packed your bag, checked your ticket, and are finally ready to leave.
ready for the adventure: be ready for + isim
Be ready for + isim veya isim öbeği, bir olaya, duruma ya da deneyime hazır olmak anlamına gelir. Bu cümlede the adventure kişinin yaşamaya hazır olduğu deneyimdir; bu yüzden ready for the adventure doğal yapıdır. Önemli olan ready sözcüğünden sonra ne geldiğine bakmaktır: for, hazır olunan şeyi veya durumu belirtir.
Alıştırma
Cümleyi ready ve isim öbeğinden önce kullanılan edatla tamamlayın: We are ____ the next challenge.
Cevabı göster
ready for
you've dreamed of your entire life: ömür boyu kurulan bir hayal
Dream of + isim veya -ing biçimi, çok istenen gelecekteki bir hedefi ya da deneyimi anlatabilir. Burada you've dreamed of, daha önce geçen the adventure ismini açıklar: uykuda bir kez görülen bir rüya değil, uzun zamandır istenen macera anlamındadır. You've dreamed, present perfect yapıdadır ve your entire life şimdiye kadar devam eden süreyi belirtir. Birlikte kullanıldıklarında bu isteğin çok uzun sürdüğünü ve hâlâ önemli olduğunu gösterirler.
Alıştırma
Cümleyi tamamlamak için dream of ifadesinin düzenli -ed biçimini kullanın: Winning this award is something I've ____ my entire life.
Cevabı göster
dreamed of
Your first day at Magnificent Marigold's Magical Macademy.
0:19Magnificent Marigold's Magical Macademy'deki ilk günün.
But before you can learn your first spell: beklenen sonraki adımı duraklatmak
But, dinleyicinin sırada beklediği olaydan başka bir yöne geçildiğini gösterir. before yan cümlesi beklenen olayı, yani ilk büyüyü öğrenmeyi adlandırır; ancak onu zaman olarak sonraya yerleştirir. Ana cümle daha sonra önce ne olması gerektiğini açıklar. Hikâyelerde ve açıklamalarda But before..., beklenen bir sonraki adımı duraklatıp araya bir koşul, engel veya hazırlık koyarak merak yaratabilir ya da dikkati başka yöne çevirebilir.
Alıştırma
Hangi cümlede But before..., beklenen sonraki adımı duraklatıp önce olması gereken bir şeyi tanıtmak için kullanılmıştır?
- Before sunset, the treasure chest was still locked.
- We opened the treasure chest because we found the key.
- But before we open the treasure chest, we must find the key.
Cevabı göster
But before we open the treasure chest, we must find the key.
must get through: zorlu bir süreci atlatmak
Burada must get through, stresli bir olayı yaşayıp sonuna ulaşmak zorunda olmak anlamına gelir. Tören kaçınılmaz bir zorluk olarak sunulduğu için ifade, bitene kadar dayanmayı anlatır. Get through çoğu zaman zor bir olayı veya dönemi nesne olarak alır. Bu kullanımda fiziksel olarak bir yerin içinden geçmek anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi bu derste öğrenilen ve “zor dönem sona erene kadar dayanmak” anlamına gelen öbeksi fiille tamamlayın: We just need to ____ this difficult week.
Cevabı göster
get through
the most nerve-wracking: en büyük gerginliği yaratan
Nerve-wracking, bir şeyin yoğun kaygı veya gerginlik yarattığını belirtir. Burada moment sözcüğünü niteler; yani insanları çok gergin hissettiren şey törendir. the most + sıfat kalıbı üstünlük derecesi kurar: yılın bütün anları arasında en büyük gerginliği bu an yaratır.
Alıştırma
Hangi cümle standart yazımı kullanıyor ve bir olayı yoğun gerginliğin kaynağı olarak doğru biçimde anlatıyor?
- I felt nerve-wracking while I waited for the results.
- Waiting for the results was nerve-wracking.
- Waiting for the results was nerve-wrecking.
Cevabı göster
Waiting for the results was nerve-wracking.
When you put on the sorting hat: bir büyücülük okulu töreni
Bu büyücülük okulu ortamında sorting hat, yeni bir öğrencinin hangi öğrenci evine ya da gruba katılacağına karar veren sihirli bir şapkadır. Burada sorting, eşyaları düzenlemek değil, öğrencileri sınıflandırmak veya gruplara yerleştirmek anlamına gelir. Baştaki when yan cümlesi bir sonraki olayı bu törenin içine yerleştirir: öğrenci şapkayı taktığında bir ses duyar. Büyücülük okulu hikâyelerindeki bu tanıdık imgeyi bilmek, şapkanın sıradan bir şapka gibi davranmak yerine neden karar verebildiğini veya konuşabildiğini açıklar.
Alıştırma
Bu cümlenin büyücülük okulu ortamında sorting hat nedir?
- Eşyaları düzenlerken kullanılan sıradan bir şapka.
- Öğrencileri farklı evlere yerleştiren sihirli bir şapka.
- Öğrencilerin şapkalarını sakladığı bir çekmece.
Cevabı göster
Öğrencileri farklı evlere yerleştiren sihirli bir şapka.
You're an interesting one: kişi anlamındaki one
Burada one, “person” yani “kişi” yerine kullanılır: an interesting one, “ilginç bir kişi” demektir. İngilizcede duruma göre hangi isimden söz edildiği belliyse, o ismi tekrar etmemek için sıfattan sonra one sıkça kullanılır. Bu değerlendirmede interesting, dinleyenin yalnızca komik olduğunu değil, sıra dışı, merak uyandırıcı veya daha yakından ilgilenilmeye değer olduğunu düşündürür. Bu ifade, You’re interesting cümlesine göre daha belirgin bir yargı ve gizem taşır.
Alıştırma
Gizemli bir jüri üyesi adayı dikkatle inceliyor ve “You’re an interesting one.” diyor. Bu cümle ne anlama gelir?
- Konuşan kişi, dinleyeni sıra dışı ve dikkate değer buluyor.
- Konuşan kişi, dinleyenin bir yaşında olduğunu söylüyor.
- Konuşan kişi, dinleyenin ilginç bir nesneye sahip olduğunu söylüyor.
Cevabı göster
Konuşan kişi, dinleyeni sıra dışı ve dikkate değer buluyor.
two by two by two by two: ikişer kişilik dört grup
Bu cümlede dört kez tekrarlanan two, sekiz kurucuyu ikişer kişilik dört gruba ayırır; her bina için bir grup vardır. By, tekrar edilen grup büyüklüklerini birbirine bağlar; burada “aracılığıyla” anlamına gelmez. Bu zincir, dinleyici duyarken sayı düzenini ritmik ve hikâye benzeri bir biçimde ortaya koyar: 2 + 2 + 2 + 2 = 8. İpucunu yalnızca in four pairs demekten daha canlı bir şekilde düzenler.
Alıştırma
“Eight founders established four houses two by two by two by two,” cümlesinde tekrarlanan zincir bilgiyi nasıl düzenler?
- Toplam sekiz kişiden oluşan ikişer kişilik dört grup sunar.
- Sekizer kişilik dört grup sunar.
- Toplam sekiz kişiden oluşan dörder kişilik iki grup sunar.
Cevabı göster
Toplam sekiz kişiden oluşan ikişer kişilik dört grup sunar.
I alone know which witches founded which, Notlar
0:55Hangi cadının hangisini kurduğunu sadece ben biliyorum,
I alone: “yalnızca ben” vurgusu
I alone know... ifadesinde alone, özne olan I sözcüğünün hemen ardından gelir ve özneyi dışlayıcı biçimde vurgular: “Ben ve başka hiç kimse.” Konuşanın bunu bilen tek kişi olduğunu belirtir. Burada alone, “yanında kimse olmamak” ya da “yalnız hissetmek” anlamına gelmez. subject + alone + verb yapısı, işi yapan veya bilgiyi bilen tek kişi ya da grubu öne çıkarır.
Alıştırma
Hangi cümle, para iadesini konuşan kişiden başka hiç kimsenin onaylayamayacağını belirtir?
- I am alone when I approve the refund.
- I alone can approve the refund.
- I can approve the refund alone.
Cevabı göster
I alone can approve the refund.
which witches founded which: which sözcüğünün iki dil bilgisi görevi
which witches grubundaki ilk which bir soru belirleyicisidir; hangi cadıların sorulduğunu belirtir. Sondaki which ise founded fiilinin nesnesidir ve bağlamdan anlaşılan house adının, yani which house ifadesinin yerini tutar. Tüm yan cümle, know fiilinden sonra gelen dolaylı bir sorudur. Her kurucu ile ilgili binayı eşleştirmeyi ister. Son which doğrudan nesne konumunu doldurduğu için founded fiilinin nesnesi eksik değildir.
Alıştırma
which witches founded which ifadesindeki iki which kullanımını hangi çözümleme doğru açıklar?
- İlk which, witches sözcüğünü niteler; ikincisi founded fiilinin nesnesidir ve which house yerine geçer.
- İkinci which, founded fiilini nesnesiz bırakır.
- Her iki which de witches sözcüğünü niteler.
Cevabı göster
İlk which, witches sözcüğünü niteler; ikincisi founded fiilinin nesnesidir ve which house yerine geçer.
but full of secrets and powerful artifacts. Kalıp ifadeler
1:03sırlar ve güçlü kalıntılarla doluydu.
house lost to time: zamanla unutulmuş bir bina
Lost to time, anlatılarda kullanılan bir mecazdır. Bir şeyin uzun yıllar geçtikçe unutulduğunu, bilinmez hâle geldiğini veya artık erişilemez olduğunu anlatır; zamanla yapılan bir yarışın gerçekten kaybedildiği anlamına gelmez. house lost to time ifadesinde lost to time, house sözcüğünden sonra gelir ve onu niteler. İfade a house that was lost to time biçiminde açılabilir. Bu yapı, geçmişi insanların hafızasından veya kayıtlardan silinmiş yerleri, bilgileri, gelenekleri ya da eserleri anlatabilir.
Alıştırma
Cümleyi “uzun yıllar içinde unutulmuş” anlamına gelen ifadeyle tamamla: The village's oldest songs were ____.
Cevabı göster
lost to time
but full of secrets and powerful artifacts: fakat sırlar ve güçlü eserlerle dolu
Full of + isim, bir şeyin başka bir şeyi çok miktarda veya çok sayıda içerdiğini anlatır. İsim, full of artifacts örneğindeki gibi fiziksel nesneleri ya da full of secrets, risks veya opportunities örneklerindeki gibi soyut içerikleri belirtebilir. Burada but, aynı house için kullanılan birbiriyle karşıt iki açıklamayı bağlar: lost to time but full of secrets and powerful artifacts. İfadenin tam biçimi a house that was lost to time but was full of secrets and powerful artifacts şeklindedir.
Alıştırma
Hedef ifadeyi kullanarak cümleyi tamamla: The community center is ____ activities for families.
Cevabı göster
full of
If you can tell me who founded each house, Dilbilgisi
1:08Bana her binayı kimin kurduğunu söylersen,
If you can..., I'll... ile koşul ve vaat belirtmek
Burada If you can tell me... gerçekten yerine getirilebilecek bir koşul sunar. I'll sort you... ise bu koşul gerçekleşirse konuşanın vaat ettiği sonucu belirtir. I'll, I will ifadesinin kısaltmasıdır. Geleceğe yönelik gerçek bir koşulda İngilizce, if yan cümlesinde genellikle fiilin yalın geniş zamanını ya da can'i; sonuç cümlesinde ise will + fiilin yalın hâlini kullanır: If + present/can, ... will + yalın fiil. Olay gelecekte olsa da if yan cümlesi bu biçimde kalır.
Alıştırma
Koşulu ve vaadi tamamlamak için can ve will sözcüklerini birer kez kullanın: If you ____ solve the puzzle, I ____ show you the next clue.
Cevabı göster
can · will
sort you into whichever you want: birini seçtiği gruba atamak
Bu cümlede sort someone into, bir kişiyi bir kategoriye veya gruba atamak anlamına gelir. İnsanları sıraya dizmekten değil, bir gruba yerleştirmekten söz eder. whichever you want, mevcut seçeneklerden seçtiğin herhangi biri anlamına gelir. Eksiltilen house adı bağlamdan anlaşıldığı için whichever tek başına kullanılır.
Alıştırma
Rehberin bizi seçtiğimiz herhangi bir mevcut gruba atayacağını doğru biçimde anlatan cümle hangisidir?
- The guide will sort whichever group into us.
- The guide will sort us whichever group we choose into.
- The guide will sort us into whichever group we choose.
Cevabı göster
The guide will sort us into whichever group we choose.
However, if you can also...: daha zor bir koşul ve daha büyük bir ödül eklemek
However, önceki kuraldan daha zorlayıcı bir olasılığa geçildiğini gösterir. Önceki koşulu ortadan kaldırmaz; daha yüksek risk ve ödül içeren özel bir durumu sunar. if you can also tell me... ifadesindeki also, yeni şartın daha önce istenenlere eklendiğini gösterir. Sonuç bölümü de iki daha büyük yarar ekler: I'll let you... ve you'll inherit.... Geçiş, ek if koşulu ve yükseltilmiş sonuç düzeni, kural değişikliğini açıkça aktarır.
Alıştırma
Hangi cümle önceki bir teklife açıkça daha zor bir koşul ve daha büyük bir ödül ekliyor?
- However, if you can also solve the final riddle, you'll earn the bonus prize.
- However, the final riddle replaced every earlier rule, so there is no extra condition.
- For example, the final riddle has three clues.
Cevabı göster
However, if you can also solve the final riddle, you'll earn the bonus prize.
wore different colored hats with non-matching symbols. Kalıp ifadeler
1:28farklı renklerde ve eşleşmeyen sembollere sahip şapkalar takıyordu.
wore different colored hats with non-matching symbols: farklı renkler ve eşleşmeyen semboller
wore different colored hats ifadesinde wore, wear fiilinin geçmiş zaman biçimidir ve iki şapkanın renklerinin farklı olduğunu belirtir. with non-matching symbols ise başka bir özellik ekler: şapkaların üzerindeki semboller de birbirinden farklıdır. Non-matching, sembollerin bulunmadığı anlamına gelmez. Bu kısa yapı, aynı nesne çiftine iki görsel kısıtlama—farklı renkler ve farklı semboller—eklemeyi sağlar.
Alıştırma
Hangi cümle iki nesnenin hem renk hem de sembol bakımından farklı olduğunu söylüyor?
- The two keys had the same color and matching symbols.
- The two keys had different colors and non-matching symbols.
- The two keys had different colors but no symbols.
Cevabı göster
The two keys had different colors and non-matching symbols.
No founder ... more than one: üst sınırı bir olarak belirlemek
No sözcüğünün insan belirten tekil bir ismin önünde kullanılması, grubun hiçbir üyesinin eylemi yapmadığı anlamına gelir. More than one, “iki veya daha fazla” demektir. Bu nedenle cümle, iki ya da daha fazla topluluk kuran hiçbir kurucu olmadığını ve her kurucu için üst sınırın bir olduğunu belirtir. Bu yapı kesin bir üst sınır koyar, ancak her kurucunun tam olarak bir topluluk kurduğunu söylemez. No X ... more than one Y kalıbı, hiçbir X üyesinin sınırı aşmadığını ifade eder.
Alıştırma
Hangi cümle her yarışmacıyı açıkça en fazla bir ödülle sınırlar?
- No contestant may choose more than one prize.
- Not every contestant may choose more than one prize.
- Every contestant must choose more than one prize.
Cevabı göster
No contestant may choose more than one prize.
Of A and B, one ..., and the other ...: iki öğeyi ayrı sonuçlarla eşleştirmek
Cümlenin başındaki Of Funflame and Imaginez, “bu iki kişinin arasından” anlamına gelir. İki kişilik bir grup kurar; sahiplik göstermez. One ... the other, hangi ismin hangi tanımla eşleştiğini belirtmeden iki üyeye farklı tanımlar verir. İkinci bölümde tekrarlanan was a founder sözleri çıkarılmıştır. Tam biçim and the other was a founder of Longmous olurdu.
Alıştırma
İki kişilik yapıyı one ... the other ile tamamlayın: Of Nina and Omar, ____ packed the food, and ____ the drinks.
Cevabı göster
one · the other
of A and B, one ... and the other ...: paralel yapıda eksiltme
Baştaki of Miraculo and Rimbleby ifadesi iki kişilik bir grup oluşturur. One bu iki kişiden birini, the other ise geriye kalan diğer kişiyi belirtir. one established Longmous and the other Meramaid yapısında ikinci sıralı bölüm, tekrarlanan established fiilini söylemez. Bu bölüm the other established Meramaid olarak anlaşılır. İngilizcede paralel yapı anlamı açık hâle getiriyorsa tekrarlanan sözcükler sıkça atılır.
Alıştırma
Of the two designers, one created the logo and the other the website? cümlesinin anlamını eksiksiz veren cümle hangisidir?
- Of the two designers, one created the logo, and the other created the website.
- Both designers created the logo and the website together.
- One designer created both the logo and the website.
Cevabı göster
Of the two designers, one created the logo, and the other created the website.
didn't found: kurmak anlamındaki found
Buradaki found, bir kuruluşu, kurumu veya yerleşimi kurmak anlamına gelen yalın fiildir. Find fiilinin geçmiş zamanı değildir. Didn't, cümlenin geçmiş ve olumsuz olduğunu zaten gösterdiği için sonraki fiil yalın hâlde kalır: didn't found. Geçmiş zamandaki olumlu bir cümlede founded kullanılır; örneğin Septimus founded Vidopnir. Bir şeyi keşfetmemek veya bulamamak anlamı için didn't find kullanılır.
Alıştırma
Kurmak anlamına gelen fiilin yalın biçimiyle cümleyi tamamlayın: The records show that Lina didn't ____ the museum.
Cevabı göster
found
Kısa bir eşleştirme sorusu olarak Who founded what?
Bu bağlamda Who founded what?, bir eşleştirme görevini kısa bir soruda toplar: who kurucuları, what ise onlarla eşleştirilmesi gereken farklı binaları temsil eder. Başka bir deyişle Which founder founded which house? diye sorar; bilinmeyen bir şey hakkında genel bir soru değildir. Kısa who + fiil + what kalıbı, dağınık ipuçlarını tek ve açık bir hedefte toplar: hangi kişinin hangi eylemi yaptığını veya hangi kişinin hangi öğeyle bağlantılı olduğunu belirlemek.
Alıştırma
Bu bulmaca bağlamında Who founded what? hangi görevi özetliyor?
- Bütün kurucuların neden birlikte tek bir bina yaptığını açıklamak.
- Kimsenin anlamadığı bir nesneyi belirlemek.
- Her kurucuyu kurduğu binayla eşleştirmek.
Cevabı göster
Her kurucuyu kurduğu binayla eşleştirmek.
The hardest part of solving this logic puzzle Dilbilgisi
2:09Bu mantık bulmacasını çözmenin en zor kısmı,
Temel zorluğu belirtmek için The hardest part of ... is ...
The hardest part of + isim veya -ing biçimi + is + tamamlayıcı kalıbı, bir etkinliğin en zor kısmını belirtir. Burada solving, of'tan sonra gelen ve etkinliğin adını koyan bir ulaçtır; devam eden zamanın parçası değildir. Knowing where to start, zorluğun ne olduğunu belirtir. Knowing de isim gibi kullanılan başka bir -ing biçimidir; where to start ise hangi başlangıç noktasının seçileceği anlamına gelir.
Alıştırma
Cümleyi hedef kalıpla tamamlayın: ____ preparing a class presentation ____ deciding what to leave out.
Cevabı göster
The hardest part of · is
No rule by itself is enough: hiçbir kural tek başına yeterli değildir
“No rule”, “tek bir kural bile” anlamını verir ve her bir kural hakkında olumsuz bir yargı kurar. “By itself”, başka bir kuralın yardımı olmadan “tek başına ele alındığında veya kullanıldığında” demektir; kuralın kendi iradesiyle harekete geçtiği anlamına gelmez. “No + tekil isim + by itself + is enough to...” kalıbı, tek bir unsurun “to”dan sonra belirtilen sonucu tek başına gerçekleştiremeyeceğini anlatır. Burada, bilgiler birleştirilmeden önce tek bir kuralın neyi belirleyebileceğini sınırlar.
Alıştırma
Tek bir ipucunun işi yapmaya yetmediğini göstermek için cümleyi “by itself” ve “enough” ile tamamlayın: No single clue ____ to identify the thief.
Cevabı göster
by itself is enough
would be to combine a pair of rules to learn something.
2:20bir şeyler öğrenmek için iki kuralı birleştirmektir.
So, the next best thing would be to...: elde kalan en iyi alternatifi sunmak
“So”, önceki sınırlamayı bir sonuca bağlar ve akıl yürütmenin sonraki adımına geçildiğini gösterir. “The next best thing”, ideal seçenek işe yaramadığında veya yeterli olmadığında elde kalan en iyi alternatifi ifade eder. “Would be to + fiil”, bu alternatifi düşünülmüş bir öneri veya değerlendirme olarak sunar. Buradaki “would”, geçmişteki bir noktadan bakılan geleceği göstermez; sorundan iki kuralı birleştirme stratejisine geçişi daha yumuşak hâle getirir.
Alıştırma
Cümleyi tam olarak “the next best thing would be to” kalıbıyla tamamlayın: If the museum is closed, ____ visit the science center.
Cevabı göster
the next best thing would be to
Four and five are good candidates to try that with, Kalıp ifadeler
2:24Dördüncü ve beşinci kurallar, bunu denemek için iyi adaylardır,
good candidates to try that with: denemeye uygun insan dışı seçenekler
Burada candidates insanları anlatmaz. Four and five, dört ve beş numaralı kurallardır; bunlara good candidates denmesi, daha önce sözü edilen yöntemi denemek için umut verici ve uygun seçenekler oldukları anlamına gelir. candidates to try that with ifadesi candidates that we can try that with şeklinde açılabilir. Yani bunlar, o yöntemi denerken kullanılabilecek öğelerdir. With sonda kalır ve yöntemi denemede kullanılan kurallara bağlar.
Alıştırma
Hangi cümlede candidate, belirli bir amaç için hâlâ değerlendirilen insan dışı bir şey için doğal biçimde kullanılmıştır?
- This old building is a good candidate for renovation.
- The renovation is complete, so the building is no longer being considered.
- The architect is a good candidate to lead the renovation.
Cevabı göster
This old building is a good candidate for renovation.
because ... and both ...: bir seçimi iki gerekçeyle desteklemek
Because ile başlayan yan cümle, daha önce yapılan seçimin gerekçelerini verir. Dört ve beş numaralı kuralları birlikte denemeye değer; çünkü çok sayıda kısıtlama içerirler ve her biri Longmous'tan söz eder. Bu bölüm, daha sonra ne olduğunu anlatmak yerine stratejinin neden mantıklı olduğunu açıklar. Yan cümle içinde and iki gerekçeyi bağlar. İkinci gerekçede both, ana fiil mention sözcüğünden önce gelir ve ifadenin iki kural için de geçerli olduğunu gösterir.
Alıştırma
Hangi cümle, bir kararı iki ilgili olguyla desteklemek için neden bildiren bir yan cümle kullanır?
- We should compare these two reports, and they are on the desk.
- We should compare these two reports because they use the same data and both examine the same problem.
- We should compare these two reports although one is much older than the other.
Cevabı göster
We should compare these two reports because they use the same data and both examine the same problem.
Miraculo and Rimbleby's hats both have moons,
2:33Miraculo ve Rimbleby'nin şapkalarının ikisinde de ay sembolü vardır,
no matter who: sonuç kişiye bağlı değildir
no matter who + fiil, eylemi hangi kişinin yaptığının önemli olmadığını belirtir. Kişi değişebilse de ana cümledeki sonucun geçerli kaldığını gösteren bir yan cümle kurar. Burada which means that sonucu açıklar. İki olası kişinin de şapkasında ay olduğu için sonunda Longmous'a kimin girdiğine bakılmaksızın ay koşulu karşılanır.
Alıştırma
Cümleyi üç sözcüklü no matter who ifadesiyle tamamlayın: ____ answers the phone, ask them to take a message.
Cevabı göster
No matter who
ends up in Longmous: nihai sonuç
end up in + isim, bir süreç, olaylar dizisi veya seçimden sonra sonunda belirli bir yerde, durumda ya da kategoride bulunmak anlamına gelir. Beklenmedik veya başta planlanmamış olabilecek nihai sonucu vurgular. Bu cümlede ends up in Longmous, birinin sonunda Longmous'a atanması anlamına gelir. Yalnızca kişinin şu anda nerede olduğunu anlatmaz; up bir yön değil, öbek fiilin parçasıdır.
Alıştırma
Cümleyi end up in ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: After taking the wrong bus, we ____ a town thirty miles from home.
Cevabı göster
ended up in
moons will be accounted for içindeki be accounted for
Bu mantık bulmacasında moons, ay sembolü gerektiren yerleri ifade eder. will be accounted for, önerilen yerleştirmenin bu yerleri karşılayacağı ve böylece bunların artık çözülmemiş bir koşul olmayacağı anlamına gelir. Bu, account for yapısının gelecek zamandaki edilgen biçimidir: something will be accounted for. Edilgen yapı, kontrol edilen, karşılanan veya açıklanan şeyi özne konumuna getirir ve for, account ile birlikte kalır.
Alıştırma
Cümleyi account for ifadesinin edilgen biçimiyle tamamlayın: Before we leave, every backpack must be ____.
Cevabı göster
accounted for
That means: bir sonuçtan çıkarıma geçmek
That, yakındaki tek bir isme değil, önceki adımın tüm sonucuna gönderme yapar. Burada ay sembolü gerektiren yerlerin zaten karşılandığı gerçeğini özetler. Ardından means, bu gerçekten çıkarılan sonucu tanıtır: Imaginez, Longmous'un kurucusu olma ihtimalinden elenebilir. Kanıttan sonuca geçişi açıkça göstermek için That means + yan cümle yapısını kullanın.
Alıştırma
Hangi örnekte That means, önceki bir gerçeği mantıklı bir sonraki sonuca dönüştürmek için kullanılmıştır?
- The library is closed. That means it is open right now.
- The library is closed. That means we need to come back tomorrow.
- The library is closed. That means the word library has seven letters.
Cevabı göster
The library is closed. That means we need to come back tomorrow.
can't be there: bir konumdan mantıksal olarak elenme
Bu mantık bulmacasında there, daha önce belirtilen bir seçenek veya konum olan Longmous'a gönderme yapar. Bu yüzden so he can't be there, ipucunun Miraculo'yu o seçenekten elediği anlamına gelir. Burada can't, fiziksel bir yetersizliği değil, mantıksal imkânsızlığı ifade eder. there bir kategoriye, zaman dilimine veya cevap konumuna gönderme yaptığında can't be there, birinin o seçeneğe ait olamayacağı veya atanamayacağı anlamına gelebilir.
Alıştırma
Hangi cümlede can't be there, birini bir kategoriden veya konumdan elemek için kullanılmıştır?
- The road is closed, so Leo can't be there by noon.
- Group A is only for children. Leo is an adult, so he can't be there.
- Leo has a fever, so he can't be there for the meeting.
Cevabı göster
Group A is only for children. Leo is an adult, so he can't be there.
Halfway there: ilerlemenin orta noktasını belirtme
Halfway there. kısa bir ilerleme bildirimidir ve burada We're halfway there. şeklinde anlaşılır. Bir hedefe ulaşmak için gereken işin yaklaşık yarısının tamamlandığını belirtir. Bu bağlamda there fiziksel bir yere değil, tamamlanmış hedefe işaret eder. İfade, orta noktayı belirterek açıklamayı düzenler: işin yarısı tamamlanmıştır, diğer yarısı ise hâlâ durmaktadır.
Alıştırma
On görevden beşini tamamladınız. Sonu there ile biten iki sözcüklük İngilizce ilerleme ifadesini tamamlayın: ____.
Cevabı göster
Halfway there
Rule six keeps him out of Vidopnir, Kalıp ifadeler
3:06Altıncı kural onu Vidopnir'in dışında bırakır,
keeps him out of ... and his yellow hat out of ...: seçenekleri elemek
Bir mantık bulmacasında keep someone or something out of a place or category, bir ipucunun o yeri ya da kategoriyi olanaksız bir seçenek hâline getirdiğini belirtir. Burada keeps him out of Vidopnir, altıncı kuralın onun olası varış yeri olarak Vidopnir'i elediği anlamına gelir; birinin fiziksel olarak girişini engellemesini anlatmaz. İkinci sıralı bölümde tekrarlanan keeps fiili çıkarılmıştır: Rule six keeps his yellow hat out of Gianteye. Bulmacanın kısaltılmış anlatımında sarı şapka, bu özellikle bağlantılı koşulu temsil eder ve Gianteye'ı eler. İngilizcede kolayca tamamlanabilen dengeli bir sıralı yapıda tekrarlanan fiil söylenmeyebilir.
Alıştırma
Bir mantık bulmacasında hangi yeniden ifade cümlenin anlamına en uygundur?
- Altıncı kural onun için Vidopnir'i, sarı şapka koşulu da Gianteye'ı eler.
- Birisi Vidopnir ve Gianteye'ı fiziksel olarak koruyup onun girmesini engeller.
- Altıncı kural onu Vidopnir'e gönderir ve Gianteye'da sarı şapka takmasını şart koşar.
Cevabı göster
Altıncı kural onun için Vidopnir'i, sarı şapka koşulu da Gianteye'ı eler.
Of the founders left: left sözcüğünün “geriye kalan” anlamı
Of the founders left, önceki seçimler veya elemelerden sonra geriye kalan kurucular arasından anlamına gelir. Of, ele alınan grubun sınırını belirler; left ise founders sözcüğünden sonra gelerek geriye kalan anlamını taşır. Bu, devamındaki ifadeyi açan bir parçadır; tam bir cümle değildir. Genellikle geriye kalan gruptaki bir veya daha fazla kişi hakkında bir açıklama izler. Burada left, sol taraf anlamına gelmez ve leave fiilinin ayrıldı anlamındaki geçmiş zamanı değildir.
Alıştırma
Cümleyi, isimden sonra gelip “geriye kalan” anlamını taşıyan sözcükle tamamlayın: Of the three seats ____, two are by the window.
Cevabı göster
left
taking up the remaining space: kullanılabilir son alanı veya kapasiteyi kaplamak
Burada taking up, hâlâ kullanılabilir olan alanı “kaplamak” veya “kullanmak” anlamına gelir. Space mutlaka fiziksel bir alan değildir; bu yerleştirmede Gianteye'da kalan kapasiteyi veya yeri anlatır. Taking up ... biçimindeki -ing ifadesi önceki eylemin sonucunu ekler: Her kişiyi farklı bir gruba göndermek kalan o yeri kullanır. Take up sonrasındaki nesne, anlamı belirlemeye yardımcı olur; space, room, time veya a spot ile take up çoğunlukla “kaplamak” anlamına gelir.
Alıştırma
Cümleyi take up ifadesinin -ing biçimiyle tamamlayın: The storage boxes are ____ all the remaining space in the closet.
Cevabı göster
taking up
leaving one spot open ... which Tremenda must fill: bir sonuç zinciri kurmak
Leaving one spot open ifadesinde leave, leave + nesne + sıfat yapısını izler: one spot nesnedir ve open onun sonuçtaki durumunu anlatır. -ing biçimi taking up ile paraleldir ve önceki yerleştirmenin başka bir sonucunu gösterir. Which Tremenda must fill ilgi yan cümlesi bu sonuç zincirini devam ettirir. Burada which yalnızca Vidopnir'i değil, one spot ifadesini, yani Tremenda'nın alması gereken boş yeri gösterir. Böylece cümle bir eylemden onun oluşturduğu duruma, ardından gerekli olan bir sonraki eyleme geçer.
Alıştırma
Sonuç zincirini tamamlamak için leave + one seat + open yapısını -ing biçiminde kullanın: In a three-seat committee, the first two members are chosen, ____, which Dana must fill.
Cevabı göster
leaving one seat open
Tremenda's blue hat keeps Deepmire out of Vidopnir. Kalıp ifadeler
3:29Tremenda'nın mavi şapkası Deepmire'ı Vidopnir'in dışında tutar.
keep ... out of: birini bir yerin veya grubun dışında tutmak
keep X out of Y kalıbı, X'in Y'ye girmesinin veya Y'ye dahil olmasının engellendiğini anlatır. Buradaki keep, saklamak ya da elde tutmak anlamında değildir; out of, X'in dışında tutulduğu yeri, grubu veya etkinliği belirtir. Özne bir kişi olmak zorunda değildir; bir kural, ipucu veya koşul da olabilir. Bu cümlede mavi şapka ipucu, Deepmire'ın Vidopnir'e yerleştirilmesi olasılığını eler; şapka onu fiziksel olarak engellemiyor.
Alıştırma
Cümleyi keep ... out of kalıbının doğru biçimiyle tamamlayın: The age rule ____ children under twelve ____ the contest.
Cevabı göster
keeps · out of
Now that ...: tamamlanan bir koşuldan sonraki adıma geçmek
Now that + yan cümle, mevcut aşamada artık gerçekleşmiş olan bir durumu tanıtır. Ana cümle, tamamlanan bu koşulun mümkün kıldığı sonucu veya sonraki eylemi anlatır. Burada those founders are sorted, kurucuların ait oldukları yerlerin belirlendiği anlamına gelir; yalnızca sıraya dizildikleri anlamına gelmez. Bu görev tamamlandığı için arama başlayabilir. Now that tek bir bağlayıcı olarak işlev görür.
Alıştırma
‘Bu durum artık gerçekleştiği için’ anlamına gelen iki sözcüklü bağlayıcıyla tamamlayın: ____ all the permission slips have been collected, we can plan the trip.
Cevabı göster
Now that
If you don't have it yet: ipuçlarına düşünceli bir giriş
Bu bulmaca bağlamında have it, fiziksel bir nesneye sahip olmak değil, “cevaba sahip olmak” ya da “cevabı bulmuş olmak” demektir. it zamiri cevaba gönderme yapar; yet ise “şu ana kadar” anlamını taşır ve dinleyicinin cevabı yakında bulabileceği olasılığını açık bırakır. Söze If you don't have it yet ile başlamak, ipuçlarını vermeden önce yalnızca cevap üzerinde hâlâ çalışan kişilere seslenir. Herkesin takılıp kaldığını varsaymaz ve doğrudan You don't know the answer demekten daha düşünceli duyulur.
Alıştırma
Hangi cümle, bulmacayı henüz çözememiş olabilecek birine en kibar biçimde ipucu sunar?
- You failed to solve it, and now I will explain.
- You clearly don't know the answer, so listen carefully.
- If you don't have it yet, here are a few hints.
Cevabı göster
If you don't have it yet, here are a few hints.
One good strategy for a puzzle like this Anlatım akışı
3:54Böyle bir bulmaca için iyi bir strateji,
is to look for patterns or unusual pieces of information.
3:57örüntüler veya olağandışı bilgiler aramaktır.
One good strategy for ... is to ...: bir yöntemi sunma kalıbı
One good strategy for + görev veya sorun + is to + fiilin yalın hâli kalıbı, bir yöntemi düzenli biçimde sunar. for ile başlayan bölüm stratejinin neye uygulandığını, to-infinitive ise yapılacak eylemi belirtir. Burada for a puzzle like this kapsamı belirlerken to look for patterns or unusual pieces of information uygulanacak yöntemi verir. One good, bunun tek ya da mutlaka en iyi yöntem değil, işe yarayabilecek seçeneklerden biri olduğunu gösterir; böylece öneri ölçülü duyulur.
Alıştırma
One good strategy for ... is to ... kalıbını tamamlayın: One good strategy ____ solving a hard math problem ____ draw a simple diagram.
Cevabı göster
for · is to
right down to its motto: aynı özelliğin motto ayrıntısına kadar uzanması
Right down to its motto, “mottosu bile buna dâhil” anlamına gelir. Bu ifade, okulun M harfine verdiği önemin her şeye ne kadar kapsamlı biçimde yayıldığını göstermek için belirli ve belki de şaşırtıcı bir ayrıntı ekler. Buradaki right down to aşağı doğru hareketi anlatmaz. Genel bir ifadeden sonra right down to + isim kullanarak aynı özelliğin o ayrıntıya kadar ulaştığını gösterebilirsiniz.
Alıştırma
Cümleyi “bu küçük ayrıntı bile dâhil” anlamındaki üç sözcüklü ifadeyle tamamlayın: The space theme covered everything, ____ the silver napkins.
Cevabı göster
right down to
First of all: ilk maddeyi başlatan ifade
First of all, düzenli bir ipucu, gerekçe veya açıklama listesinin ilk maddesini başlatan bir söylem belirtecidir. Burada dinleyiciye, okulun M harfine verdiği önemi ilk ipucu olarak görmesi gerektiğini bildirir. Olayların gerçekleştiği zaman sırasını değil, fikirlerin sunulma sırasını düzenler. Konuşan kişi second veya secondly demese bile genellikle ardından başka maddeler gelir.
Alıştırma
Bir dizi gerekçenin ilk maddesini tanıtmak için First of all ifadesini en doğru kullanan cümle hangisidir?
- Finally, the plan was approved after a long discussion.
- First of all, the plan costs less than the other options.
- At first, the plan seemed too expensive, but then we found a discount.
Cevabı göster
First of all, the plan costs less than the other options.
obsession with the letter M: yoğun ve tekrarlanan ilgi
obsession with the letter M ifadesindeki obsession, olağan dışı derecede güçlü ve tekrarlanan bir ilgiyi anlatır. Konuşan kişi, okulun önemli ayrıntılarda sürekli M harfine yer vermesini bu kelimeyle özetler. Burada kelime günlük bir abartıdır, klinik bir tanı değildir. obsession with + isim yapısı, bu yoğun ilginin yöneldiği şeyi belirtir.
Alıştırma
Hangi cümle olağan dışı derecede güçlü ve tekrarlanan bir ilgiyi göstermek için obsession with ifadesini doğal biçimde kullanır?
- Maya's obsession with the puzzle meant she noticed it once and forgot it.
- Maya's obsession with solving the puzzle kept her awake for hours.
- Maya's obsession in solving the puzzle was only a mild, passing interest.
Cevabı göster
Maya's obsession with solving the puzzle kept her awake for hours.
translates from Latin to: çevrilmiş metni sunmak
Bu cümlede translates from Latin to, mottonun İngilizce anlamını sunar. From Latin kaynak dili belirtir; to ifadesinden sonra gelen M is a magic letter ise çevrilmiş metindir. M is a magic letter bölümünü hedef dilin adı olarak anlamayın. Konuşan kişi çevirinin içeriğini veriyor.
Alıştırma
Altyazıda, translates from Latin to ifadesinden sonra gelen M is a magic letter ne işe yarıyor?
- Latince sözcüklerin nasıl telaffuz edildiğini açıklar.
- Çevirinin tam sözcüklerini verir.
- Hangi dile çeviri yapıldığını belirtir.
Cevabı göster
Çevirinin tam sözcüklerini verir.
Curiously, every founder has exactly one M in their name, Anlatım akışı
4:11İlginç bir şekilde, her kurucunun adında tam olarak bir tane M harfi var,
Curiously ... and ...: Bir örüntüyü ipucu olarak belirtmek
Cümlenin başındaki Curiously, cümle zarfı olarak kullanılır. Örüntünün alışılmadık veya dikkat çekmeye değer olduğunu gösterir; bu bilmece açıklamasında gerçekleri yalnızca bildirmekle kalmaz, onları yararlı ipuçları olarak sunar. and, birbiriyle paralel iki bulguyu bağlar: Her kurucunun adında bir M vardır ve M'lerin konumları farklıdır. İkinci bulgu, birincisine yapı ekleyerek örüntüyü daha anlamlı hale getirir.
Alıştırma
Hangi cümle alışılmadık bir örüntüyü belirtmek için Curiously, ilişkili bir gözlem eklemek için de and kullanır?
- Every envelope had a blue seal because the clerk wanted one.
- Finally, the key is made of metal.
- Curiously, every envelope had a blue seal, and each seal carried a different number.
Cevabı göster
Curiously, every envelope had a blue seal, and each seal carried a different number.
That means that the M's can put them in order one through eight. Dilbilgisi
4:19Bu da M harflerinin onları birden sekize kadar sıralayabileceği anlamına geliyor.
the M's can put them in order one through eight: can ile pratik kullanım belirtmek
Burada can, pratik olasılığı veya işe yararlılığı ifade eder: M'lerin konumları, kurucuları birden sekize kadar sıralamak için bir yöntem sağlar. Them kurucuları ifade eder; one through eight ise her iki ucu da kapsar. Harfler, sıralamayı oluşturan yöntem veya ipucu olarak sunulur; niyetleri olan insanlar gibi düşünülmez. İngilizcede bir araç, özellik veya bilgi doğrudan özne olabilir. Bu nedenle The M's can put them in order, The M's can be used to put them in order şeklinde anlaşılabilir.
Alıştırma
Hangi cümlede can, bir özelliğin bir şeyi sıralamak için yararlı olduğunu gösterir; bir kişinin yeteneğini göstermez?
- The labels must put the boxes in delivery order.
- The labels want to put the boxes in delivery order.
- The labels can put the boxes in delivery order.
Cevabı göster
The labels can put the boxes in delivery order.
needed to solve ... before finding ...: gerekli adım sırası
Needed to solve, bulmacayı çözmenin geçmişte o anda gerekli olduğunu belirtir. Before finding, gizli binayı bulma eylemini daha sonraya yerleştirir; dolayısıyla tüm ifade önce bir adımın tamamlanması gerektiğini anlatır. Aktarılabilir kalıp needed to + fiilin yalın hâli + before + -ing biçimidir. Bu cümlede before bir edattır ve ardından tam bir yan cümle değil, finding biçimindeki isim-fiil gelir.
Alıştırma
Cümleyi before sözcüğünden sonra enter fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: We needed to check the map before ____ the forest.
Cevabı göster
entering
So, there must be something critical Dilbilgisi
4:28Bu yüzden kurucular ile binaları arasındaki bağlantıda
there must be something critical about ...: güçlü çıkarım
There must be, bir şeyin varlığı hakkında güçlü bir sonuç bildirir: ipuçlarına dayanarak konuşan kişi bu bağlantıda önemli bir unsur bulunduğundan emindir. Burada must, zorunluluk ya da emir değil, çıkarım ifade eder. Something critical about the connection, bu bağlantının önemli fakat henüz belirlenmemiş bir yönünü anlatır. So ise cümlenin önceki akıl yürütmeden çıkarılan bir sonuç olduğunu gösterir.
Alıştırma
Hangi cümlede must be, kanıta dayalı güçlü bir çıkarım ifade eder?
- The lights are on, so there must be someone inside.
- There might be someone inside, but I have no evidence.
- You must lock the door before leaving.
Cevabı göster
The lights are on, so there must be someone inside.
Here's where a pattern emerges: önemli bir keşfe geçişi belirtmek
Here's where..., bir açıklamanın ya da akıl yürütmenin belirli bir aşamasını gösterir; mutlaka fiziksel bir yeri belirtmez. “Bir şeyin gerçekleştiği nokta burasıdır” anlamına gelir. a pattern emerges ifadesinde, birbirinden ayrı ipuçları anlamlı bir düzen göstermeye başlar. Tüm cümle bir işaret görevi görür: konuşmacı gözlemlerden ana keşfe geçmektedir.
Alıştırma
Hangi cümle, açıklamanın önemli bir keşfe ulaştığını belirtmek için Here's where... yapısını kullanır?
- Here's the room where we keep the maps.
- Here's where the two clues begin to form a pattern.
- We noticed two clues before lunch.
Cevabı göster
Here's where the two clues begin to form a pattern.
have exactly the same number of letters: miktarların tam olarak eşleşmesi
have the same number of + çoğul sayılabilen isim, iki ya da daha fazla şeyde sayılabilen bir ögenin eşit miktarda bulunduğunu anlatır. Burada her kurucunun adıyla ona karşılık gelen bina adındaki harfler sayılmaktadır. exactly, same sözcüğünü güçlendirir: sayılar yaklaşık olarak değil, tam olarak eşleşir. exactly, the same number of ifadesinden önce gelir; letters yerine players, steps veya pages gibi başka çoğul sayılabilen isimler kullanılabilir.
Alıştırma
Cümleyi hedef miktar ifadesiyle tamamlayın: The two teams have exactly ____ players.
Cevabı göster
the same number of
to line up with their houses quite nicely. Öbek fiiller
4:43binalarıyla çok düzgün bir şekilde eşleşmesini sağlıyor.
This allows ... to ...: bir koşulun neyi mümkün kıldığını anlatmak
Burada This allows ... to ... ifadesi, “Bu, ... yapılmasını mümkün kılar” anlamındadır. This daha önce sözü edilen bir koşula gönderme yapar; izin veren bir kişiyi anlatmaz. Bu bağlamda söz konusu koşul, kurucuların adlarının kendi evlerinin adlarıyla hizalanmasını mümkün kılar. Yapı allow + nesne + to + fiilin yalın hâli şeklindedir. Bir araç, tasarım, olgu veya koşulun bir eylemi ya da sonucu mümkün kıldığını açıklarken kullanılabilir. Quite nicely, sonucun iyi işlediğini veya güzelce uyuştuğunu ekler.
Alıştırma
Cümleyi allow fiilinin doğru biçimi ve mastar işaretiyle tamamlayın: The new search tool ____ users ____ find old messages quickly.
Cevabı göster
allows · to
line up with: diğer tarafla hizalanmak veya eşleşmek
Burada line up with, bir grubun parçalarının başka bir grubun parçalarıyla hizalanacak ve karşılık gelecek biçimde yerleştirilmesi anlamındadır. Bu bağlamda kurucuların adları, ev adlarıyla konum bakımından eşleşir; insanların kuyrukta beklemesi anlamına gelmez. With sözcüğünden sonraki nesne, eşleşmenin diğer tarafını gösterir. Bu ifade fiziksel hizalanmanın yanı sıra etiketler, tarihler, satırlar veya başka bilgiler arasındaki karşılığı da anlatabilir. Quite nicely, eşleşmenin özellikle iyi olduğunu belirtir.
Alıştırma
Cümleyi “konum bakımından eşleşmek” anlamındaki üç sözcüklü ifadeyle tamamlayın: On the map, each symbol should ____ the correct location.
Cevabı göster
line up with
The first letters don't spell anything, Anlatım akışı
4:46İlk harfler anlamlı bir şey oluşturmuyor,
The first letters don't... but let's look at...: yeni bir ipucuna geçmek
Cümle önce sonuç vermeyen bir yolu kapatıyor: ilk harfler anlamlı bir kelime oluşturmuyor. but sonrasındaki yan cümle dikkati M'lere ve onlarla hizalanan harflere yönlendiriyor. Burada but yalnızca iki olguyu karşılaştırmıyor. X doesn't work, but let's try Y kalıbında akıl yürütmeyi “ilk deneme başarısız oldu, şimdi farklı bir yaklaşım deneyelim” biçiminde düzenliyor. let's ifadesi dinleyiciyi konuşan kişiyle birlikte sonraki adımı atmaya davet ediyor.
Alıştırma
Hangi cümle bir yolu eleyip başka bir ipucuna geçmek için aynı yapıyı kullanıyor?
- The picture is useful because the message contains the code.
- The code isn't in the message, but let's check the picture instead.
- The code is in the message, and the picture is colorful.
Cevabı göster
The code isn't in the message, but let's check the picture instead.
You shout out Minotaur to a stunned dining hall, Öbek fiiller
5:00Şaşkınlık içindeki yemek salonuna doğru Minotaur diye bağırıyorsun,
shout out Minotaur: cevabı yüksek sesle söylemek
shout out Minotaur ifadesinde shout out, başkalarının duyabilmesi için bir kelimeyi veya cevabı yüksek sesle söylemek demektir. Minotaur bağırılarak söylenen içeriktir; kendisine bağırılan bir kişi değildir. Başka durumlarda da kullanılabilecek yapı shout out + içerik şeklindedir; shout out the answer veya shout out a name buna örnektir. Özellikle bir grubun içinde bilgiyi yüksek sesle söylemek için kullanılır.
Alıştırma
Hangi cümle Maya'nın cevabı yüksek sesle söylediği anlamına gelir?
- Maya shouted out the answer as soon as she solved it.
- Maya shouted at Leo because she was angry.
- Maya wrote down the answer as soon as she solved it.
Cevabı göster
Maya shouted out the answer as soon as she solved it.
grinds open: ağır bir sürtünmeyle açılmak
“a secret passage grinds open” ifadesinde grind hareketi anlatır: geçidin yüzeyleri birbirine sürtünürken geçit yavaş ve ağır biçimde, genellikle sert bir ses çıkararak açılır. Burada geçidin öğütülüp toz hâline gelmesi kastedilmez. Yalnızca opens demekle karşılaştırıldığında grinds open sahneye ses, direnç ve ağırlık katar. Aynı fiil kalıbı, sürtünerek açılan bir taş kapıyı, metal kapıyı veya makineyi de anlatabilir.
Alıştırma
Hangi cümlede grind open doğal biçimde kullanılmıştır?
- The ancient stone door ground open with a harsh scraping sound.
- The automatic glass door ground open silently and smoothly.
- The child ground open the paper envelope.
Cevabı göster
The ancient stone door ground open with a harsh scraping sound.
The wonders of House Minotaur are yours if you want them, Dilbilgisi
5:07İstersen House Minotaur'un harikaları senin olabilir,
but being the first and only resident of the secret house Dilbilgisi
5:11ama gizli binanın ilk ve tek sakini olmanın
are yours if you want: bir şeyi seçenek olarak sunmak
“The wonders ... are yours” ifadesinde are yours, bu harikaları elde edebileceğiniz, kullanabileceğiniz veya deneyimleyebileceğiniz anlamına gelir. Yours yalnızca yasal mülkiyetle sınırlı değildir; bir ödülü, fırsatı, rolü veya deneyimi birine sunulan bir seçenek olarak da gösterebilir. “If you want them” kararı dinleyiciye bırakır. Konuşan kişi cazip bir teklif yapar; dinleyiciye bunu kabul etmesini emretmez. Bu cümlede cazip teklif önce gelir, ardından but yalnızlığın bedelini açıklar.
Alıştırma
Hangi cümle fazladan bir bileti doğal biçimde sunup kararı diğer kişiye bırakır?
- The extra ticket is yours if you want it.
- The extra ticket are yours if you want them.
- The extra ticket is your if you want it.
Cevabı göster
The extra ticket is yours if you want it.
being ... would come at a high price: gerund özne ve varsayımsal sonuç
Being the first and only resident of the secret house bir gerund öbeğidir ve cümlenin öznesi olarak görev yapar. O hanenin sakini olma durumunu değerlendirilen şey hâline getirir. Would come at a high price bu seçimin yapılması durumundaki varsayımsal sonucu anlatır; burada would geçmiş zamanı göstermez. But, çekici tekliften olumsuz yanına geçiş yapar; loneliness ise bu olumsuz yanın ne olduğunu belirtir.
Alıştırma
Hangi cümlede gerund öbeği özne olarak kullanılmış ve varsayımsal bir sonuç would ile anlatılmıştır?
- Working through the summer would leave me little time to travel.
- I worked through the summer, so I had little time to travel.
- Work through the summer, and you will have little time to travel.
Cevabı göster
Working through the summer would leave me little time to travel.
come at a high price: ciddi ve parasal olmayan bir bedel
Come at a high price, bir şeyi elde etmenin veya bir seçim yapmanın ciddi bir fedakârlık gerektirmesi ya da ağır bir olumsuz sonuca yol açması demektir. Burada price mecazidir; dolayısıyla bedelin para olması gerekmez. Bu cümlede loneliness bedelin ne olduğunu doğrudan belirtir. İfade, çekici bir fırsat ile ona bağlı duygusal bedeli karşılaştırır.
Alıştırma
'Ciddi bir bedel getirmek' anlamındaki hedef ifadeyle cümleyi tamamlayın: Greater convenience can ____ if it costs us our privacy.
Cevabı göster
come at a high price
So, which will it be? Riches or friendship? — A ya da B seçimiyle bitiriş
So, önceki konuşmanın karar verme noktasına ulaştığını gösterir. Which will it be? dinleyiciden önceden bilinen seçenekler arasından birini seçmesini ister; bir şeyin gelecekte neye dönüşeceğini sormaz. Riches or friendship? kısa bir ek soruyla iki seçeneği doğrudan belirtir. Bu iki soru birlikte hikâyedeki çatışmayı net bir A ya da B seçimine indirger. Bu, bir hikâyeyi, konuşmayı veya tartışmayı ana meseleyi öne çıkararak bitirmenin yaygın bir yoludur.
Alıştırma
Hangi cümle iki net seçenek sunarak bir tartışmayı en doğal biçimde bitirir?
- So, which will it be? Staying home or coming with us?
- So, why do people enjoy traveling?
- So, when did the discussion begin?
Cevabı göster
So, which will it be? Staying home or coming with us?
you're probably looking for more problems to pit your mind against. Kalıp ifadeler
5:24muhtemelen zihnini yoracak daha fazla problem arıyorsundur.
Whichever you choose, ... — her seçenek için aynı sonuç
Whichever you choose, “hangi seçeneği seçersen seç” anlamına gelir. Whichever burada ödünleme anlamlı bir serbest seçim yan cümlesi başlatır ve aynı zamanda choose fiilinin nesnesidir; tek başına duran bir isim değildir. Yan cümle, bilinen bir gruptaki bütün olasılıkları kapsarken ana cümle bunların hepsi için geçerli kalan bir sonuç verir. Tekrar kullanılabilecek kalıp Whichever + özne + fiil, ... biçimindedir; Whichever you choose, ... buna örnektir.
Alıştırma
“Hangisini seçersen seç” anlamına gelen, dersteki üç sözcüklük yan cümleyi aynen yazın: ____, both games are fun.
Cevabı göster
Whichever you choose
pit your mind against: düşünmeyi bir mücadele olarak anlatmak
Pit A against B, A'yı B ile rekabete veya karşı karşıya getirmek anlamına gelir. Burada your mind A, the problems ise B'dir; dolayısıyla problemleri çözmek, düşünme gücünü sınayan bir mücadele olarak anlatılır. more problems to pit your mind against ifadesinde problems, zihnin karşısına çıkarılan şeydir. Daha önce söylendiği için against sözcüğünden sonra tekrar edilmez. Bu anlatım, yalnızca solve more problems demekten daha canlı bir meydan okuma duygusu verir.
Alıştırma
Cümleyi pit A against B yapısıyla tamamlayın: For fun, I like to ____ the hardest logic puzzles.
Cevabı göster
pit my mind against
has you covered: ihtiyaçlarınızı karşılamaya hazır olmak
Have someone covered, birinin ihtiyaç duyduğu yardımı, kaynağı veya çözümü sağlamaya hazır olmak demektir. Brilliant has you covered cümlesinde platform, izleyicinin ihtiyaç duyduğu şeyi sağlayabileceğini söylüyor; covered burada gerçek anlamıyla kullanılmıyor. Yapı, özne + have + kişi + covered şeklindedir. Doğrudan konuşmalarda I've got you covered ve we've got you covered, konuşanın bir ihtiyaç veya sorunla ilgileneceğini söylemenin özellikle yaygın yollarıdır.
Alıştırma
Cümleyi have + kişi + covered yapısıyla tamamlayın: If you have questions about your account, our support team ____.
Cevabı göster
has you covered
Brilliant's many courses in math, science, and computer science
5:29Brilliant'ın matematik, fen bilimleri ve bilgisayar bilimleri alanındaki pek çok kursu,
feature interactive challenges and conundrums
5:34ustalığını bir sonraki seviyeye taşımana yardımcı olacak
that will help you take your mastery to the next level. Kalıp ifadeler
5:37interaktif meydan okumalar ve bulmacalar sunuyor.
hâkimiyetinizi bir üst seviyeye taşımanıza yardımcı olacak
will help you take your mastery to the next level ifadesinde take + something + to the next level, bir şeyi mevcut düzeyinin ötesine geliştirmek demektir. Mastery, yüksek düzeyde beceri veya kavrayış anlamına gelir; sahiplik ya da efendi olma statüsü anlamına gelmez. İfadenin tamamı bu gelişimi kursun sağlayabileceği bir yarar olarak sunar. Buradaki next level genellikle mecazidir: resmî bir seviye veya ölçülebilir bir sonuç belirtmeden fark edilir bir ilerleme anlatır.
Alıştırma
Hangi cümle haftalık koçluğun sunum becerilerinizi mevcut düzeyinin ötesine geliştirebileceğini doğal biçimde anlatır?
- Weekly coaching can help you take your presentation skills to the next level.
- Weekly coaching can help you keep your presentation skills at the same level.
- Weekly coaching can help you take your presentation skills to the next room.
Cevabı göster
Weekly coaching can help you take your presentation skills to the next level.
You can try it out today at brilliant.org/teded, Öbek fiiller
5:40Bugün brilliant.org/teded adresinden deneyebilirsin,
will receive 20% off the annual premium subscription fee. Kelime
5:47yıllık premium abonelik ücretinde %20 indirim kazanacaksın.
try it out: deneyip görmek
Try something out, bir ürünün, hizmetin, aracın, yöntemin veya etkinliğin nasıl olduğunu ya da size uygun olup olmadığını görmek için onu uygulamada kullanmak veya test etmek demektir. Bu cümlede it, Brilliant'ı gösterir; dolayısıyla try it out, dinleyiciyi hizmeti deneyimlemeye davet eder. Try out ayrılabilen bir öbeksi fiildir. Nesne bir isimse hem try out the app hem de try the app out mümkündür. Nesne bir zamirse onu fiil ile parçacığın arasına koyun: try it out denir, try out it denmez. Buradaki out öbeksi fiilin bir parçasıdır; dışarıda anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi try out ve it zamirini kullanarak tamamlayın: This study app is free for a week, so you can ____.
Cevabı göster
try it out
yıllık premium abonelik ücretinde %20 indirim kazanmak
Bu teklifte receive 20% off the annual premium subscription fee ifadesi, satıcının premium plan için belirtilen bir yıllık abonelik ücretini %20 azalttığı anlamına gelir. Bu nedenle müşteri, vergi veya diğer masraflar eklenmeden önce bu ücretin %80’ini öder. Başka durumlara aktarılabilen fiyat kalıbı receive veya get + yüzde + off + belirtilen fiyat ya da ücret şeklindedir. Burada annual, indirimin premium aboneliğin tam bir yıllık ücretine uygulandığını gösterir.
Alıştırma
Yıllık premium aboneliğin normal fiyatı 100 dolardır. Yıllık premium abonelik ücretinde %20 indirim varsa vergi öncesinde ne kadar ödersiniz?
- $80
- $20
- $120
Cevabı göster
$80