Ulamalar (Connected Speech) - İngiliz İngilizcesinde Kaynaştırma R (Intrusive R): İngilizce çalışma notları

Pronunciation with Emma

Öğrenme zorluğu
707 kelime 143 kel/dk

Video açıklaması: Bu Britanya İngilizcesi telaffuz dersi, rotik olmayan aksanlara sahip konuşurların yan yana gelen iki ünlü arasına neden bazen bir R sesi eklediğini açıklar. Sesin hangi koşullarda ortaya çıktığını, bağlantılı konuşmayı nasıl daha akıcı hâle getirdiğini ve yazımın R ile yapılan iki ilişkili bağlantı türünü nasıl ayırdığını gösterir. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. intrusive R. — Sözcük anlamı ve kullanım düzeyi: Bu temel ses bilgisi terimini, ilk sözcüğün yazımında R bulunmadığı hâlde ünlü seslerin arasına eklenen bir R sesi olarak anlayacaksınız. Böylece özelliği bağlantılı Britanya İngilizcesinde fark edebilir ve bir yazım kuralı sanmadan yalnızca uygun ses ortamlarında kullanabilirsiniz. 2. non-rhotic accents, — Sözcük anlamı ve kullanım düzeyi: Sözcük sonunda veya bir ünlüden sonra yazılan R’nin genellikle söylenmediği aksan türünü tanıyacaksınız. Bu kavram, sonraki sözcük bir ünlüyle başladığında R sesinin neden yeniden belirebildiğini ve dersteki örneklerin bütün İngilizce aksanlarına neden aynı biçimde uygulanamayacağını anlamanız için gerekli bağlamı sağlar. 3. Intrusive R, there's no R in the spelling. Linking R, there is an R in the spelling. — Söylem, hikâye anlatımı ve retorik: Bu paralel karşıtlığı kullanarak iki olguyu hızla sınıflandırabilirsiniz: yazımda bulunmayan R türemiş R, yazıldığı hâlde normalde söylenmeyen R ise bağlayıcı R’dir. Bu kısa yapı, birbiriyle ilişkili iki kuralı özetlemek ve aralarındaki sınırı açık, akılda kalıcı biçimde göstermek için de kullanışlı bir model sunar.

Bu derste

Have you ever noticed how native British English speakers might say, Dilbilgisi

0:00

İngiliz İngilizcesi anadili olan kişilerin bazen şöyle dediğini hiç fark ettiniz mi?

Dilbilgisi

Have you ever noticed how...: bir gözlemi gündeme getirmek

Have you ever noticed how...? dinleyiciden şu ana kadarki deneyimlerini düşünmesini ve bir örüntü fark edip etmediğine karar vermesini ister. Ever, “şimdiye kadar herhangi bir zamanda” anlamına gelir. How, fark edilmesi istenen şeyi tanıtır: bir şeyin gerçekleşme biçimini veya gerçekleşmesinin dikkat çekici olduğu gerçeğini. Bir yöntemin nasıl olduğunu soran ayrı bir soru değildir. Bu kalıp bir açıklamayı ya da tartışmayı doğal biçimde başlatır ve dikkati bir örneğe yöneltir.

Alıştırma

Dinleyicilere genel bir örüntüyü daha önce gözlemleyip gözlemlemediklerini sorarak tartışma başlatmaya en uygun cümle hangisidir?

  1. Have you ever noticed how people lower their voices in libraries?
  2. Did you notice how Sam lowered his voice at lunch yesterday?
  3. Please lower your voice when you enter the library.
Cevabı göster

Have you ever noticed how people lower their voices in libraries?

"I spoke to Anna and John"

0:04

"I spoke to Anna and John"

or "I saw a film."

0:06

veya "I saw a film."

That mysterious R sound seems to appear out of nowhere, Deyimler

0:08

O gizemli R sesi bir anda ortaya çıkmış gibi görünüyor,

Deyimler

appear out of nowhere: ani ve açıklanamayan bir ortaya çıkış

Appear out of nowhere, açık bir kaynak ya da önceden bir belirti olmadan aniden ortaya çıkmak demektir. Bu cümlede R sesi beklenmedik biçimde duyuluyor gibidir; nowhere gerçek bir yer değildir. Bu ifade appear suddenly ifadesinden daha canlıdır ve çoğu zaman şaşkınlık ya da gizem duygusu katar. İnsanları, nesneleri, sesleri veya sorunları anlatabilir.

Alıştırma

“Aniden, açık bir kaynak olmadan” anlamındaki deyimi tamamlayın: A strange noise seemed to appear ____ during the call.

Cevabı göster

out of nowhere

but it's not a mistake.

0:13

ama bu bir hata değil.

It's actually a very natural part of connected speech in British English called the intrusive R. Kelime

0:15

Aslında bu, İngiliz İngilizcesindeki bağlantılı konuşmanın (connected speech) Kaynaştırma R'si (Intrusive R) adı verilen çok doğal bir parçasıdır.

Kelime

connected speech: sözcüklerin doğal akışta birbirine bağlanması

Connected speech, sözcüklerin dikkatli duraklamalarla tek tek değil, doğal ve kesintisiz bir akış içinde söylendiği konuşmayı anlatan bir telaffuz terimidir. Sözcükler yan yana geldiğinde sesler bağlanabilir, zayıflayabilir, kaybolabilir veya değişebilir. Buradaki connected, konuşma akışı içinde birbirine bağlanmış anlamındadır. İnternete bağlı olmak veya yalnızca anlam bakımından ilişkili olmak demek değildir.

Alıştırma

Telaffuz öğretiminde connected speech ne anlama gelir?

  1. Sözcüklerin internet bağlantısı üzerinden gönderilmesi.
  2. Sözcüklerin uzun duraklamalarla tek tek söylenmesi.
  3. Sözcüklerin kesintisiz bir akış içinde doğal biçimde birlikte söylenmesi.
Cevabı göster

Sözcüklerin kesintisiz bir akış içinde doğal biçimde birlikte söylenmesi.

Kelime

intrusive R: yazılı r olmadan ortaya çıkan /r/ sesi

Intrusive R bir telaffuz terimidir. İngiltere'deki birçok aksan dâhil olmak üzere bazı rotik olmayan aksanlarda, bir sözcük belirli ünlü seslerle bitip sonraki sözcük bir ünlü sesle başladığında araya /r/ sesi girebilir. İlk sözcüğün yazımında r yoktur; örneğin idea of ifadesinde idea ile of arasında /r/ duyulabilir. Intrusive yalnızca bu ses örüntüsünün adıdır, bir eleştiri değildir. Eklenen ses sözcüklerin daha akıcı bağlanmasına yardım eder ve her İngilizce aksanında kullanılmaz.

Alıştırma

Rotik olmayan bir aksanda, idea sözcüğünde yazılı r olmadığı hâlde idea ile of arasında /r/ duyuluyor. Buna ne denir?

  1. a silent R
  2. intrusive R
  3. linking R
Cevabı göster

intrusive R

So, when does the intrusive R happen?

0:22

Peki, Kaynaştırma R'si ne zaman meydana gelir?

Well, the intrusive R happens when a word ends in one of these specific vowel sounds Dilbilgisi

0:25

Kaynaştırma R'si, bir kelime bu belirli ünlü seslerden biriyle bittiğinde

and the next word starts with any other vowel sound.

0:31

ve bir sonraki kelime başka bir ünlü sesle başladığında meydana gelir.

Dilbilgisi

when ... and ...: tek bir kural için iki koşul

When, kuralın geçerli olduğu koşulu başlatır. Burada bu koşul, and ile bağlanan iki bölümden oluşur: bir sözcük belirtilen ünlü seslerinden biriyle biter ve sonraki sözcük bir ünlü sesle başlar. İki bölüm de aynı sözcük sınırında doğru olmalıdır. X happens when A and B kalıbı, iki koşula birlikte bağlı olan bir sonucu belirtmek için kullanışlıdır.

Alıştırma

Vurgulanan kurala göre intrusive R'nin ortaya çıkması için ne olmalıdır?

  1. Yalnızca ilk sözcüğün sonu belirtilen koşulu karşılamalıdır.
  2. Koşullardan herhangi biri tek başına yeterlidir.
  3. İlk sözcüğün sonu da sonraki sözcüğün başlangıcı da belirtilen koşulları karşılamalıdır.
Cevabı göster

İlk sözcüğün sonu da sonraki sözcüğün başlangıcı da belirtilen koşulları karşılamalıdır.

When we say these words on their own, Kalıp ifadeler

0:35

Bu kelimeleri tek başlarına söylediğimizde,

we don't pronounce the R.

0:37

R harfini telaffuz etmeyiz.

Kalıp ifadeler

on their own: sözcükleri ayrı ayrı söylemek

Bu cümlede on their own, ayrı olarak veya başka sözcüklere bağlanmadan anlamına gelir. Their, these words ifadesine gönderme yapar; yani konuşmacı sözcüklerin tek başlarına nasıl telaffuz edildiğini açıklamaktadır. Özne bir kişi olduğunda on one's own, yalnız veya yardım almadan anlamına da gelebilir. Hangi anlamın uygun olduğunu eylem ve bağlam gösterir.

Alıştırma

Cümleyi ayrı olarak anlamındaki vurgulanan ifadeyle tamamlayın: Read the new words ____ before you read the whole sentence.

Cevabı göster

on their own

Listen carefully.

0:39

Dikkatlice dinleyin.

saw

0:41

saw

camera

0:43

camera

spa

0:44

spa

This also includes diphthongs like /ɪə/ in idea, Kelime

0:46

Buna ayrıca idea kelimesindeki /ɪə/,

/eə/ as in hair, Kalıp ifadeler

0:50

hair kelimesindeki /eə/ gibi,

Kalıp ifadeler

as in hair: bir telaffuz örneği verme

as in + örnek kalıbında as in, az önce belirtilen sesi, yazımı veya anlamı gösteren bir sözcüğü ya da durumu tanıtır. Burada hair, /eə/ sesi için verilen örnek sözcüktür. Bu ifadeyi, bir şeyin fiziksel olarak saçın içinde bulunduğu biçiminde değil, “örneğin hair sözcüğünde” anlamında okuyun.

Alıştırma

Cümleyi burada öğretilen iki sözcüklü örnek kalıbıyla tamamlayın: The vowel is /iː/, ____ see.

Cevabı göster

as in

and /ʊə/ as in tour.

0:53

ve tour kelimesindeki /ʊə/ gibi çift ünlüler de (diphthong) dahildir.

Kelime

diphthongs: tek hece içinde ünlü kayması

Diphthongs, diphthong sözcüğünün çoğuludur. Diphthong, tek bir hece içinde bir ünlü konumundan diğerine doğru kayan bir ünlü sesidir. Bu terim, yalnızca yan yana yazılmış iki ünlü harfi değil, bir sesi tanımlar. Bu cümlede /ɪə/, /eə/ ve /ʊə/ örnek olarak sunuluyor.

Alıştırma

Diphthong nedir?

  1. Mutlaka iki hece oluşturan bir çift ünlü harf.
  2. İki ünlünün arasına yerleştirilen bir ünsüz sesi.
  3. Tek bir hece içinde iki konum arasında kayan bir ünlü sesi.
Cevabı göster

Tek bir hece içinde iki konum arasında kayan bir ünlü sesi.

However, to make the transition smoother between the words, Kalıp ifadeler

0:56

Ancak kelimeler arasındaki geçişi daha pürüzsüz hale getirmek için,

Kalıp ifadeler

make the transition smoother: geçişi daha akıcı hâle getirmek

to make the transition smoother ifadesinde make + nesne + sıfat yapısı kullanılır: the transition nesnedir, smoother ise değişim sonucundaki durumu anlatır. İfade, bir şeyden diğerine geçişin daha kolay veya doğal olmasını sağlamak anlamına gelir. Burada transition, bir kelimenin sesinden sonraki kelimenin sesine geçiştir. Smoother daha rahat bir bağlantıyı anlatır; fiziksel olarak daha pürüzsüz bir yüzey anlamına gelmez. Aynı yapı konular, bölümler, adımlar veya sahneler arasındaki geçişleri de anlatabilir.

Alıştırma

Cümleyi make + the transition + smooth sıfatının karşılaştırma biçimiyle tamamlayın: A linking sentence can ____ between the two sections.

Cevabı göster

make the transition smoother

native British speakers with non-rhotic accents, Kelime

1:00

non-rhotic (R harfini okumayan) aksana sahip İngiliz anadil konuşurları,

Kelime

non-rhotic accents: belirli konumlarda /r/ bulunmayan aksanlar

Rotik olmayan aksanlarda /r/, bir ünlüden sonra ve hece sonunda bulunduğunda, ardından başka bir ünlü gelmiyorsa genellikle söylenmez. Örneğin car tek başına söylendiğinde, rotik olmayan bir aksanda normalde sonda /r/ duyulmaz. Bu terim yazımı değil, telaffuzu anlatır. Konuşurların r harfini kullanmadığı veya /r/ sesini hiçbir zaman söylemediği anlamına gelmez. Bir ünlüden önceki r genellikle söylenir. Bir kelimenin sonundaki r de sonraki kelime bir ünlüyle başladığında duyulabilir; buna linking R denir.

Alıştırma

Hangi ifade rotik olmayan bir aksanı doğru biçimde açıklar?

  1. car tek başına söylendiğinde yazıdaki son r genellikle söylenmez.
  2. Britanya'dan gelen bütün konuşurlar bu aksana sahiptir.
  3. Konuşur hiçbir kelimede /r/ sesini söylemez.
Cevabı göster

car tek başına söylendiğinde yazıdaki son r genellikle söylenmez.

which basically means that they don't pronounce the R when it's written at the end of a word Dilbilgisi

1:03

ki bu temel olarak, R bir kelimenin sonuna yazıldığında

Dilbilgisi

which basically means that...: önceki bir fikri basitçe açıklamak

Which, az önce sözü edilen non-rhotic accents kavramına gönderme yapar. Bu yan cümle yeni bir ana noktaya geçmek yerine o kavramı daha basit sözlerle açıklar; bu yüzden normalde önceki ifadeye bağlı kalır. Basically, “basitçe söylemek gerekirse” veya “genel olarak” anlamı verir. Açıklamanın her ayrıntı ve istisnayı değil, temel fikri sunduğunu gösterir. Yeniden kullanılabilir kalıp şöyledir: terim veya fikir, which basically means that + basit açıklama.

Alıştırma

Hangi cümle, az önce sözü edilen bir fikri açıklamak için which basically means that ifadesini kullanır?

  1. The game has a co-op mode, which basically asks whether two people can play together.
  2. The game has a co-op mode, which basically means that two people can play together.
  3. Which basically means that the game has a co-op mode, two people can play together.
Cevabı göster

The game has a co-op mode, which basically means that two people can play together.

or if it's after a vowel,

1:08

veya bir ünlüden sonra geldiğinde R harfini telaffuz etmedikleri anlamına gelir,

they often insert a little R between the two words. Kalıp ifadeler

1:10

sıklıkla iki kelimenin arasına küçük bir R eklerler.

Kalıp ifadeler

insert a little R between the two: insert X between Y and Z kalıbı

Insert X between Y and Z, “X'i Y ile Z'nin ortasına eklemek” demektir. Burada X, kısa bir /r/ sesidir ve tam cümle konumu between the two words ifadesiyle belirtir. Insert yalnızca fiziksel nesneler için kullanılmaz; bir ses, sözcük, resim veya adım da eklenebilir. Burada konuşurken bir ses eklenir; sözcüklerin yazımı değişmez.

Alıştırma

insert X between Y and Z kalıbını tek bir sözcükle tamamlayın: Insert a short pause ____ the two sentences.

Cevabı göster

between

For example,

1:15

Örneğin,

for example, there's one there actually.

1:16

örneğin, aslında tam orada bir tane vardı.

With or, I saw a film.

1:20

'or' sesiyle, I saw a film.

To connect it, I saw a film. Anlatım akışı

1:23

Bağlamak için, I saw a film.

Anlatım akışı

To connect it, ...: amacı önce belirtmek

To connect it, cümlenin başında yer alan ve amaç bildiren bir ifadedir. Dinleyiciye önce hedefi söyler. Bu öğretim bağlamında it, bağlanan bölümü gösterir; virgülden sonraki sözler de uygulamayı sunar. To + fiilin yalın hâli, ... kalıbı amacı eylemden veya örnekten önce verir. Burada To connect it tek başına tamamlanmış bir emir değildir.

Alıştırma

Bu cümlede baştaki To connect it, ifadesinin görevi nedir?

  1. Bağlantının geçmişte tamamlandığını söyler.
  2. Gösterimden önce amacı belirtir.
  3. Bir kabloyu bağlamak için eksiksiz bir emir verir.
Cevabı göster

Gösterimden önce amacı belirtir.

I saw a film.

1:26

I saw a film.

With the schwa,

1:28

Schwa (ı/e arası vurgusuz) sesiyle,

the camera is broken.

1:29

the camera is broken.

More naturally, the camera is broken.

1:32

Daha doğal olarak, the camera is broken.

The camera is broken.

1:36

The camera is broken.

So, you're adding that intrusive R to the beginning of the next word

1:39

Yani, onları birbirine bağlamanıza yardımcı olması için

to help you link them together. Dilbilgisi

1:43

o Kaynaştırma R'sini bir sonraki kelimenin başına ekliyorsunuz.

Dilbilgisi

help you link them together: help + nesne + fiilin yalın hâli

Bu ifade help + nesne + fiilin yalın hâli yapısını kullanır: help + you + link. Help fiilinden sonra yardımı alan kişi, ardından da eylem gelir; link, linking veya linked değil, yalın hâlde kalır. Burada them iki kelimeyi gösterir; link them together ise seslerini akıcı biçimde birbirine bağlamak anlamına gelir. Help you to link de dil bilgisi açısından doğrudur, ancak to olmadan kullanılan biçim konuşmada çok yaygındır.

Alıştırma

Help + nesne + fiilin yalın hâli yapısında link kullanarak cümleyi tamamlayın: This guide will help you ____ the ideas together.

Cevabı göster

link

The camera is broken.

1:46

The camera is broken.

And finally, the spa is closed.

1:48

Ve son olarak, the spa is closed.

How sad.

1:51

Ne kadar üzücü.

The spa is closed.

1:53

The spa is closed.

The spa is closed.

1:55

The spa is closed.

So, why does this happen?

1:57

Peki bu neden oluyor?

Well, it all comes down to vowel vowel linking. Öbek fiiller

1:59

Aslında her şey ünlü-ünlü bağlantısına dayanıyor.

Öbek fiiller

it all comes down to: temel etkeni belirtmek

it all comes down to deyimi, “asıl konu ya da belirleyici etken ...dır” anlamına gelir. all sözcüğü, birçok ayrıntının tek bir temel açıklamaya indirgenebileceğini vurgular. Bu cümlede söz konusu açıklama, ünlüden ünlüye yapılan bağlantıdır. Bu yapıda to bir edattır; bu nedenle ardından bir isim, isim öbeği veya -ing biçimi gelir: It comes down to timing. It comes down to choosing carefully. Bu ifade gerçek bir aşağı doğru hareketi anlatmaz.

Alıştırma

Cümleyi “sonuçta ... tarafından belirlenir” anlamına gelen ders ifadesiyle tamamlayın: The final choice ____ cost.

Cevabı göster

comes down to

When two vowel sounds meet,

2:03

İki ünlü ses yan yana geldiğinde,

there's no easy way to move from one vowel to the other in English. Dilbilgisi

2:04

İngilizcede bir ünlüden diğerine geçmenin kolay bir yolu yoktur.

Dilbilgisi

there's no easy way to + fiilin yalın hâli

there's no easy way to + fiilin yalın hâli yapısı, bir eylemin mümkün olabileceğini ancak onu yapmanın basit veya zahmetsiz bir yöntemi bulunmadığını anlatır. Bu cümlede way, yol veya yön değil, “yöntem” anlamındadır. to sözcüğünden sonra fiilin yalın hâlini kullanın: There's no easy way to move. Bu ifade, basit bir çözümün bulunmamasına odaklanır; bu nedenle yalnızca bir şeyin zor olduğunu söylemekten daha belirgindir.

Alıştırma

Basit bir yöntemin bulunmadığını belirten ders yapısıyla cümleyi tamamlayın: ____ remove this stain without damaging the fabric.

Cevabı göster

There's no easy way to

It feels a bit awkward and unnatural for us to stop and then say the other vowel. Dilbilgisi

2:09

Durup sonra diğer ünlüyü söylemek bize biraz tuhaf ve doğal olmayan bir his verir.

Dilbilgisi

It feels ... for us to ...: bir eylemin nasıl hissettirdiğini anlatmak

It feels + adjective + for someone + to do something kalıbı, eylemi to-infinitive öbeğine yerleştirir ve it sözcüğünü biçimsel özne olarak kullanır. It belirli bir şeyi göstermez; tanımlanan şey to’dan sonraki eylemdir. Bu cümlede awkward and unnatural, durup sonra diğer ünlüyü söyleme eylemini tanımlar. For us bu duyguyu yaşayan kişileri belirtirken a bit değerlendirmeyi “biraz” anlamıyla yumuşatır.

Alıştırma

It feels + adjective + for someone + to do kalıbını kullanarak cümleyi tamamlayın: It ____ strange for Mia ____ read aloud in an empty room.

Cevabı göster

feels · to

So, in British English, we add this little helping sound. Kelime

2:14

İşte bu yüzden İngiliz İngilizcesinde bu küçük yardımcı sesi ekleriz.

Kelime

add this little helping sound: gayriresmî bir telaffuz açıklaması

Bu telaffuz açıklamasında a little helping sound, bir ünlüden diğerine geçişi daha akıcı hâle getirmek için kullanılan kısa bir ses demektir. Helping, sesin ne işe yaradığını anlatır; “yardım sunan bir ses efekti” anlamına gelmez. Sonraki açıklama bu belirli sesin /r/ olduğunu söyler. Bu ifade sınıfta kullanılan gayriresmî bir açıklamadır; yeni bir ses türünün resmî adı değildir. Buradaki add, o yerde yazılı bir r bulunmasa bile bağlantılı konuşmanın sınırında bir /r/ duyulabileceğini belirtir.

Alıştırma

Bu cümlede little helping sound ne anlama gelir?

  1. birinden yardım istemek için kullanılan bir ses efekti
  2. ünlüler arasındaki geçişi akıcılaştıran bir ses için kullanılan, öğrenmesi kolay bir açıklama
  3. konuşmada eklenen her ünsüzün resmî dilbilimsel adı
Cevabı göster

ünlüler arasındaki geçişi akıcılaştıran bir ses için kullanılan, öğrenmesi kolay bir açıklama

In this case, a R

2:18

Bu durumda, bir R,

and this helps make the transition much smoother. Dilbilgisi

2:19

ve bu geçişi çok daha pürüzsüz hale getirmeye yardımcı olur.

Dilbilgisi

help make ... much smoother: sonucu belirgin biçimde iyileştirmek

Buradaki this, hemen önce söz edilen R sesini gösterir. helps make, bir şeyin belirli bir sonucun ortaya çıkmasına katkı sağladığını anlatır; onun tek neden olduğunu söylemez. Yapı help + fiilin yalın hâlidir ve burada ardından make + nesne + sıfat gelir: make the transition smoother. much, karşılaştırma biçimi olan smoother’ı güçlendirir ve iyileşmenin belirgin olduğunu gösterir: much smoother. Karşılaştırma biçimiyle much kullanılır; very smoother denmez.

Alıştırma

Hangi cümlede help + make + nesne + much + karşılaştırma biçimi doğru kullanılmıştır?

  1. The new layout helps make the instructions much clearer.
  2. The new layout helps make the instructions very clearer.
  3. The new layout helps made the instructions much clearer.
Cevabı göster

The new layout helps make the instructions much clearer.

Listen to the difference between these two sentences.

2:22

Bu iki cümle arasındaki farkı dinleyin.

Without the intrusive R,

2:26

Kaynaştırma R'si olmadan,

I love the idea of going.

2:29

I love the idea of going.

I love the idea of going.

2:32

I love the idea of going.

With the intrusive R,

2:36

Kaynaştırma R'si ile,

I love the idea of going.

2:38

I love the idea of going.

More naturally,

2:41

Daha doğal olarak,

I love the idea of going.

2:43

I love the idea of going.

So, now you're probably thinking,

2:45

Yani, muhtemelen şimdi şunu düşünüyorsunuz,

when do you use the intrusive R?

2:47

Kaynaştırma R'sini ne zaman kullanırsınız?

Well, the intrusive R only happens after certain vowel sounds, Dilbilgisi

2:49

Kaynaştırma R'si yalnızca belirli ünlü seslerinden sonra meydana gelir,

Dilbilgisi

only happens after certain vowel sounds: bir kuralın kapsamını sınırlamak

only happens after certain vowel sounds ifadesinde only, kuralın nerede geçerli olduğunu sınırlar: bu olay bütün ünlülerden sonra değil, belirli bir ünlü sesi grubundan sonra görülebilir. certain da kapsamı seçili bazı ünlü seslerle sınırlar. Bu ifade, bulunması gereken bir koşulu bildirir; olayın kesinlikle gerçekleşeceğini garanti etmez. Olay bu aralığın dışında gerçekleşemez, ancak bu ünlülerden biri her görüldüğünde mutlaka gerçekleşmesi de gerekmez. Kural açıklamalarında only ve certain gibi küçük sözcükler kuralın kapsamını belirler.

Alıştırma

İfadeyi değerlendirin: Cümle, intrusive R'nin her ünlü sesten sonra ortaya çıktığını söylüyor.

  1. Doğru
  2. Yanlış
Cevabı göster

Yanlış

particularly those that end in a schwa /ə/ sound Kelime

2:53

özellikle schwa /ə/ sesiyle bitenler

Kelime

schwa /ə/ sound: kısa ve rahat bir ünlü

Schwa, /ə/ ünlü sesinin adıdır; bir harfin adı değildir. Dil ağız boşluğunun ortasına yakın tutularak çıkarılan kısa ve rahat bir ünlüdür ve genellikle vurgusuz bir hecede bulunur. Burada end in a schwa /ə/ sound, son sesin /ə/ olduğu anlamına gelir. Konuşmacı ögeleri bitiş seslerine göre gruplandırıyor. Bu derste sözcük sonundaki /ə/ önemlidir, çünkü bazı Britanya İngilizcesi konuşurları ardından bir ünlü geldiğinde r benzeri bir bağlantı sesi ekleyebilir.

Alıştırma

Schwa /ə/ sesini doğru açıklayan seçenek hangisidir?

  1. Genellikle vurgusuz bir hecede bulunan kısa ve rahat bir ünlü
  2. Her hecenin vurgulanmasını gösteren bir sembol
  3. R harfinin başka bir adı
Cevabı göster

Genellikle vurgusuz bir hecede bulunan kısa ve rahat bir ünlü

or the ones that we looked at earlier, Öbek fiiller

2:58

veya daha önce incelediklerimiz,

Öbek fiiller

we looked at: inceledik veya tartıştık

Bu cümlede we looked at, bir şeyi incelediğimiz, tartıştığımız veya çalıştığımız anlamına gelir. Nesnesi daha önce sözü edilen ögelere gönderme yapan the ones ifadesidir; earlier ise bu eylemin dersin önceki bir bölümünde gerçekleştiğini gösterir. Look at yalnızca bir şeyi gözle görmek anlamına gelmez. Derslerde ve açıklamalarda ardından bir kural, örnek veya sorun geldiğinde, onu anlamak ya da tartışmak için dikkatle ele almak anlamında sıkça kullanılır.

Alıştırma

Notta geçen ve incelemek anlamına gelen iki sözcüklü ifadeyle cümleyi tamamlayın: Let's ____ two examples before the exercise.

Cevabı göster

look at

like /ɔː/ and /ɜː/ and /ɑː/ and so on. Kalıp ifadeler

3:00

/ɔː/ ve /ɜː/ ve /ɑː/ vb. gibi.

Kalıp ifadeler

and so on: benzer ögelerden oluşan bir listeyi bitirmek

And so on bir listenin sonunda kullanılır ve aynı türden başka şeylerin de eklenebileceğini anlatır. Burada birkaç ünlü sesten sonra diğer ünlü sesler söylenmeden bırakılmıştır. Önceki örnekler, söylenmeyen grubun ne olduğunu açıkça göstermelidir. Bu ifade listeyi bitirir; birinin bir eylemi sürdürdüğü anlamına gelmez.

Alıştırma

Benzer başka ögeleri söylemeden bırakan örnekteki ifadeyle listeyi tamamlayın: The art cupboard holds paint, brushes, paper, ____.

Cevabı göster

and so on

At this point, you may be thinking, Anlatım akışı

3:05

Bu noktada şunu düşünüyor olabilirsiniz,

Anlatım akışı

At this point, you may be thinking: dinleyici sorusuna geçiş

At this point fiziksel bir yeri değil, açıklamanın artık bu aşamaya geldiğini ifade eder. Daha önce açıklananlarla sırada anlatılacakları birbirine bağlar. You may be thinking dinleyicinin aklında olabilecek bir soruyu veya tepkiyi nazikçe tahmin eder. Sözcükler birlikte, dinleyiciyi bir soruya, karşılaştırmaya ya da açıklığa kavuşturmaya hazırlar; may bu tahminin kesin bir iddia gibi duyulmasını önler.

Alıştırma

Hangi cümle, bir açıklamadan sonra dinleyicinin sorabileceği bir soruyu tahmin etmek için bu geçişi en doğal biçimde kullanır?

  1. At this point on the map, turn left toward the station.
  2. After the lesson, write down one question about the rule.
  3. At this point, you may be thinking, 'Why do we need a second rule?'
Cevabı göster

At this point, you may be thinking, 'Why do we need a second rule?'

what's the difference between the linking R and the intrusive R? Kalıp ifadeler

3:07

Bağlayıcı R (Linking R) ile Kaynaştırma R'si arasındaki fark nedir?

Kalıp ifadeler

What's the difference between X and Y?: X ile Y arasındaki farkı sormak

What's the difference between X and Y?, iki şeyin hangi yönden farklı olduğunu sormak için kullanılan standart bir soru kalıbıdır. Karşılaştırılacak çifti between ile tanıtın ve birbirine paralel iki öğeyi and ile bağlayın. Buradaki iki öğe linking R ve intrusive R'dir. Bu kalıp kavramları, sözcükleri, yöntemleri veya ürünleri karşılaştırmak için kullanılabilir.

Alıştırma

Bir tablet ile dizüstü bilgisayar arasındaki farkı hangi cümle doğru biçimde sorar?

  1. What's the difference between a tablet with a laptop?
  2. What's the difference between a tablet and a laptop?
  3. What's the difference of a tablet and a laptop?
Cevabı göster

What's the difference between a tablet and a laptop?

Maybe you've heard other people talk about the linking R and you're thinking, Anlatım akışı

3:10

Belki başkalarının Bağlayıcı R hakkında konuştuğunu duydunuz ve şöyle düşünüyorsunuz,

is there a difference?

3:14

bir fark var mı?

Anlatım akışı

Maybe you've heard other people talk about...: olası önceki deneyimle bağ kurmak

Maybe you've heard other people talk about..., yeni bir açıklamayı dinleyicinin daha önce yaşamış olabileceği bir deneyime bağlar. Maybe, herkesin bu deneyimi yaşadığını varsaymaktan kaçınır; konunun kendisinden şüphe edildiğini göstermez. You've heard other people talk about X, dinleyicinin başka insanların X'i tartıştığına rastlamış olabileceği anlamına gelir. Dinleyicinin X'i zaten anladığı anlamına gelmez; bu yüzden konuşmacı doğal biçimde açıklamaya veya netleştirmeye geçebilir.

Alıştırma

Hangi giriş, dinleyicinin olası önceki deneyimiyle yeni bir açıklama arasında nazikçe bağ kurar?

  1. Maybe you've heard other people talk about solar eclipses. Let's see what they are.
  2. Maybe solar eclipses are not real because people talk about them.
  3. Everyone here already understands solar eclipses completely.
Cevabı göster

Maybe you've heard other people talk about solar eclipses. Let's see what they are.

Is this the same thing?

3:15

Bu aynı şey mi?

Well, it's a very good question with a very simple answer.

3:17

Bu çok basit bir cevabı olan çok iyi bir soru.

Put simply, if the word doesn't end with the letter R, Notlar

3:20

Basitçe söylemek gerekirse, eğer kelime R harfi ile bitmiyorsa,

then it's an intrusive R.

3:24

o zaman o Kaynaştırma R'sidir.

Anlatım akışı

Put simply ile basitleştirilmiş bir sonuç sunmak

Put simply, “basitçe söylemek gerekirse” anlamına gelen bir söylem belirtecidir. Ardından gelen ifadenin bir açıklama veya sonucun daha kısa ve anlaşılması daha kolay hâli olduğunu gösterir. Burada put, “bir yere koymak” değil, “ifade etmek” anlamındadır. Konuşmacı bu ifadeyi intrusive R'yi belirlemeye yarayan basitleştirilmiş bir ölçütü tanıtmak için kullanır. Daha uzun biçim olan To put it simply de aynı işlevi görür.

Alıştırma

“Basitçe söylemek gerekirse” anlamındaki iki sözcüklü İngilizce ifadeyi yazın: ____, this game is about collecting stars.

Cevabı göster

Put simply

Dilbilgisi

if ..., then ... bir koşulu sonucuna bağlar

if ..., then ... yapısı bir koşulu onun sonucuna bağlar. if yan cümlesi neyin doğru olması gerektiğini belirtir; then sonrasındaki cümle ise bu koşul sağlandığında ortaya çıkan sonucu veya yapılacak eylemi verir. Bu cümlede if bölümü yazımla ilgili bir ölçüt verir, then bölümü de konuşmacının sınıflandırmasını belirtir. Burada then, “ondan sonra” değil, “o durumda” anlamındadır. Çoğu zaman çıkarılabilir; ancak kullanılması bir kuralın iki bölümünü özellikle belirgin hâle getirir.

Alıştırma

Kuralı if ... then ... yapısıyla tamamlayın: ____ a shape has three sides, ____ it is a triangle.

Cevabı göster

If · then

For example, I saw it.

3:26

Örneğin, I saw it.

There's no R in the spelling of saw. Kalıp ifadeler

3:29

Saw'un yazılışında R yoktur.

Kalıp ifadeler

in the spelling of saw: yazılı harflerden söz etme

“In the spelling of saw”, “saw sözcüğünün yazılı biçiminde” anlamına gelir. Cümle, duyulan sesleri değil, yazıda görünen harfleri kontrol eder. Yeniden kullanılabilen in the spelling of + sözcük kalıbı, ifadeyi o sözcüğün harf dizilimiyle sınırlar. There’s no R ... kalıbında kontrol edilen harf R’dir.

Alıştırma

Hangi cümle, yazılı phone sözcüğünde F harfi bulunmadığını söyler?

  1. The word phone begins with the /f/ sound.
  2. The letter F is pronounced /ef/.
  3. There is no F in the spelling of phone.
Cevabı göster

There is no F in the spelling of phone.

It's written with a W. Kelime

3:32

W ile yazılır.

Kelime

written with a W: yazımda kullanılan harfi belirtme

Be written with + bir harf veya harf grubu, bir sözcüğün yazılı biçiminde hangi işaretin kullanıldığını belirtir. Burada It, saw sözcüğüne gönderme yapar ve with a W, W’nin sözcüğün yazımının bir parçası olduğunu gösterir. Bu kalıpta with, fiziksel olarak birlikte olmayı değil, “yazılı biçimde kullanmayı” ifade eder. Aynı kalıp tek bir harfi veya bir harf grubunu belirtebilir.

Alıştırma

Hangi cümle, circle sözcüğünün yazımında C harfinin bulunduğunu doğal biçimde söyler?

  1. The word circle is written in English.
  2. The word circle is written with a C.
  3. The word circle is written by Mia.
Cevabı göster

The word circle is written with a C.

I saw it.

3:34

I saw it.

So, it's an intrusive R.

3:36

İşte, bu bir Kaynaştırma R'sidir.

However, if the word contains the letter R,

3:38

Ancak kelime R harfini içeriyorsa,

then it's a linking R.

3:42

o zaman Bağlayıcı R'dir.

For example, the door is open.

3:44

Örneğin, the door is open.

Even though when we say the word door, Dilbilgisi

3:47

Door kelimesini söylediğimizde

we don't pronounce the R,

3:50

R harfini telaffuz etmesek de,

we still write the letter R.

3:51

yine de R harfini yazarız.

Dilbilgisi

Even though ... we still ...: engele rağmen değişmeyen sonuç

Even though, farklı bir sonuç beklenmesine yol açabilecek bir gerçeği belirtir. Burada R'nin telaffuz edilmemesi, yazıda da bulunmaması gerektiğini düşündürebilir; ancak ana cümle R'nin yine de yazıldığını söyler. still, bu gerçeğe rağmen sonucun değişmediğini vurgular. Even though + yan cümle, ... still + ana fiil kalıbı, çelişkili görünen iki gerçeği açıklamak için kullanışlıdır. still vurgu katar, ancak zorunlu değildir.

Alıştırma

Cümleyi hedef kalıp Even though ... still ile tamamlayın: ____ the path was steep, we ____ reached the top before noon.

Cevabı göster

Even though · still

So, because we write the R,

3:53

Dolayısıyla R'yi yazdığımız için

we link it.

3:56

onu bağlarız.

door is...

3:58

door is...

The door is open.

3:59

The door is open.

And this is the linking r.

4:01

Ve bu Bağlayıcı r'dir.

So, the rule is very simple.

4:03

Yani kural çok basit.

Intrusive R, there's no R in the spelling. Anlatım akışı

4:04

Kaynaştırma R'sinde yazılışta R yoktur.

Linking R, there is an R in the spelling.

4:07

Bağlayıcı R'de yazılışta bir R vardır.

Anlatım akışı

Intrusive R ... Linking R ...: kategorileri karşılaştıran paralel kurallar

Konuşmacı aynı bilgi düzenini iki kez kullanır: önce kategori adı, ardından yazımla ilgili tek bir gerçek gelir. Intrusive R, yazımda R olmamasıyla; Linking R ise yazımda bir R olmasıyla eşleştirilir. Aynı çerçevenin tekrarlanması, no R ile an R arasındaki farkı tek önemli değişiklik hâline getirir. Bu paralel düzen, dinleyiciye iki cümleyi ayrı gerçekler olarak değil, tek bir sınıflandırma kuralı olarak karşılaştırması gerektiğini gösterir.

Alıştırma

Hangi cümle iki kategoriyi aynı özelliğe göre karşılaştırmak için paralel yapı kullanır?

  1. Indoor plants need less water; outdoor plants need more water.
  2. Plants need water, and some plants grow indoors.
  3. Indoor plants need less water; outdoor plants grow in gardens.
Cevabı göster

Indoor plants need less water; outdoor plants need more water.

Now, let's practice together.

4:10

Şimdi birlikte pratik yapalım.

Say each sentence very slowly first, Anlatım akışı

4:12

Önce her cümleyi çok yavaş söyleyin,

then naturally joining the sounds together smoothly with the intrusive R.

4:15

sonra Kaynaştırma R'si ile sesleri pürüzsüz ve doğal bir şekilde birleştirin.

Anlatım akışı

very slowly first, then naturally...: adımları first ve then ile sıralamak

First ilk adımı belirtir: her cümleyi çok yavaş söylemek. Then bir sonraki adıma geçer: sesleri akıcı biçimde bağlarken cümleyi doğal şekilde söylemek. First ve then birlikte bilgileri zaman sırasına göre düzenler. Açık bir yönergede iki eylem için uyumlu fiil biçimleri kullanılarak "Do X first, then do Y" kalıbı yeniden kullanılabilir.

Alıştırma

İki adımlı yönergeyi sıra bildiren sözcüklerle tamamlayın: Sketch the outline ____, ____ add the colors.

Cevabı göster

first · then

I saw it on TV.

4:21

I saw it on TV.

I saw it on TV.

4:25

I saw it on TV.

The idea of it makes me smile.

4:28

The idea of it makes me smile.

The idea of it makes me smile.

4:34

The idea of it makes me smile.

Law and order are important.

4:37

Law and order are important.

Law and order are important.

4:44

Law and order are important.

He saw Emma yesterday.

4:47

He saw Emma yesterday.

He saw Emma yesterday.

4:52

He saw Emma yesterday.

Asia is a beautiful continent.

4:54

Asia is a beautiful continent.

Asia is a beautiful continent.

5:01

Asia is a beautiful continent.

The media are saying it's true. Dilbilgisi

5:04

The media are saying it's true.

Dilbilgisi

media are: media ile çoğul uyumu

Burada media, birden fazla haber kuruluşunu veya kanalını ifade eder ve çoğul kabul edilir. Bu nedenle fiil are olur: The media are saying.... Bu, özne ile fiilin çoğul uyumudur. Geleneksel kalıpta medium tekil, media ise çoğuldur.

Alıştırma

Geleneksel çoğul uyumunu kullanarak cümleyi be fiilinin geniş zaman biçimiyle tamamlayın: The news media ____ reporting different figures.

Cevabı göster

are

The media are saying it's true.

5:08

The media are saying it's true.

So, that's the end of today's British English pronunciation lesson. Anlatım akışı

5:11

İşte bugünkü İngiliz İngilizcesi telaffuz dersinin sonuna geldik.

Anlatım akışı

that's the end of today's ... lesson ifadesini kapanış kalıbı olarak kullanmak

That's the end of today's ... bir kapanış kalıbıdır: dinleyicilere dersin ya da etkinliğin ana bölümünün bittiğini bildirir ve konuşmayı sona bağlar. Bu cümlede today's, British English pronunciation lesson ad öbeğinin tamamını niteler. Anlamı bugün yapılan dersin bitmesidir; bugünün kendisinin bitmesi değildir.

Alıştırma

Bir dersi bitiren hedef kalıbı tamamlayın: That's ____ today's science lesson.

Cevabı göster

the end of

I hope this helped you understand how and why British native speakers add this little R sound between the words Dilbilgisi

5:15

Umarım bu, İngiliz anadil konuşurlarının kelimeler arasına neden ve nasıl bu küçük R sesini eklediğini

Dilbilgisi

I hope this helped you understand how and why ... ile öğretici içeriği bitirmek

I hope this helped you understand ... öğretici içeriklerin sonunda kullanılan yaygın bir toparlama ifadesidir. I hope iddiayı daha ölçülü yapar, this az önceki açıklamayı gösterir ve helped you understand konuşmacının amaçladığı öğrenme sonucunu belirtir. How and why iki tür bilgiyi bağlar: bir şeyin nasıl gerçekleştiğini ve neden gerçekleştiğini. Bu sözcükler understand içinde yer alan bir içeriği başlattığı için sonraki yan cümle düz cümle sırasını kullanır: how and why the pattern changes denir, how and why does the pattern change denmez.

Alıştırma

How and why ile başlayan iç cümleyi kullanan doğal öğretici içerik kapanışını seçin.

  1. I hope this helped you understand how and why the pattern changes.
  2. I hope this helped you understand how and why does the pattern change.
  3. I hope this helped you understand how does the pattern change and why.
Cevabı göster

I hope this helped you understand how and why the pattern changes.

and how you can use the intrusive R naturally in your own speech. Dilbilgisi

5:23

ve Kaynaştırma R'sini kendi konuşmanızda nasıl doğal bir şekilde kullanabileceğinizi anlamanıza yardımcı olmuştur.

Dilbilgisi

how you can use: gömülü how yan cümleciğinde düz cümle söz dizimi

how you can use... sözleri, daha büyük bir cümlenin içine gömülmüş bir how yan cümleciği oluşturur. Büyük cümlenin söz ettiği yöntemi bildirir; dinleyiciye doğrudan soru sormaz. Yan cümlecik gömülü olduğu için düz cümle söz dizimini kullanır: özne + kiplik fiili + ana fiil; yani you can use. Doğrudan soruda sıra How can you use...? olur. Burada in your own speech, “kendi konuştuğun İngilizcede” demektir.

Alıştırma

Gömülü how yan cümleciğini doğru kullanan cümle hangisidir?

  1. The teacher showed us how we can use the tool safely.
  2. The teacher showed us how can we use the tool safely.
Cevabı göster

The teacher showed us how we can use the tool safely.

If you enjoyed this lesson,

5:27

Eğer bu ders hoşunuza gittiyse,

give it a like, Kalıp ifadeler

5:28

beğenin,

Kalıp ifadeler

give it a like: izleyicilerden çevrim içi içeriği beğenmelerini istemek

Give it a like, birinden bu çevrim içi içerik için Beğen düğmesine basmasını isteyen samimi bir eylem çağrısıdır. it zamiri bir videoyu, gönderiyi, fotoğrafı veya benzer bir içeriği belirtir. Burada like, bir beğeni anlamına gelen sayılabilen bir isimdir. İfade give + nesne + isim kalıbını izler: give it a like. İçeriğe like adlı bir nesneyi elden vermek gibi gerçek bir anlam taşımaz.

Alıştırma

Sosyal medya eylem çağrısını dersteki ifadeyle tamamlayın: If you enjoyed the post, ____.

Cevabı göster

give it a like

share it with a friend who's also learning English, Kalıp ifadeler

5:29

aynı zamanda İngilizce öğrenen bir arkadaşınızla paylaşın

Kalıp ifadeler

share it with a...: share something with someone yapısı

share it with a friend ifadesinde it paylaşılan şeyi, with a friend ise onu alan kişiyi belirtir. Yaygın yapı share + something + with + someone şeklindedir. Kişi veya gruptan önce with kullanılır: share the photo with Mum, share the link with your class. Bu yapı bilgi, dosya, fikir ve başka içerikleri paylaşmak için kullanılabilir.

Alıştırma

Paylaşılan içeriği alan kişiyi belirten edatla cümleyi tamamlayın: Please share this map ____ your parents.

Cevabı göster

with

and subscribe for more practical British English pronunciation lessons every week. Kalıp ifadeler

5:31

ve her hafta daha fazla pratik İngiliz İngilizcesi telaffuz dersi için abone olun.

Kalıp ifadeler

subscribe for more...: abone olma nedenini belirtmek

Subscribe for more ... kısa bir eylem çağrısıdır. Subscribe izleyiciye ne yapacağını söyler, for more practical ... lessons ise nedenini açıklar: abone olan kişi gelecekte daha fazla ders bulabilir. Mevcut kanalın kastedildiği açıksa abonelik hedefi söylenmeyebilir. Hedefi belirtmek için subscribe to + hedef kullanılır: Subscribe to the channel for more lessons. Burada to abonelik hedefini, for ise faydayı veya amacı belirtir.

Alıştırma

Kanal zaten bellidir. Hangi cümle doğal biçimde ‘daha fazla kısa bilim videosu almak için abone olun’ anlamına gelir?

  1. Subscribe with more short science videos every Friday.
  2. Subscribe to more short science videos every Friday.
  3. Subscribe for more short science videos every Friday.
Cevabı göster

Subscribe for more short science videos every Friday.

And don't forget Emma's Pronunciation Hub reopens in January 2026.

5:36

Emma's Pronunciation Hub'ın Ocak 2026'da yeniden açıldığını unutmayın.

So, you can join the VIP wait list below for early access, Kelime

5:41

Kapılar açıldığında erken erişim,

Kelime

VIP wait list: öncelikli bir kayıt listesi

VIP wait list, bir kurs, ürün veya etkinlik henüz açılmadığında kullanılan bir isim öbeğidir. VIP, bekleme listesinin özel olduğunu belirtir ve listedeki kişilerin duyuru, erişim veya özel avantajları daha erken alabileceğini düşündürür. Bu ifade genellikle çevrim içi bir kayıt listesini anlatır, fiziksel bir sırayı değil. Listeye katılmak ilgiyi gösterir ve öncelik sağlayabilir; ancak ifade tek başına yer veya satın alma garantisi vermez.

Alıştırma

Bir ürün veya kurs duyurusunda VIP wait list büyük olasılıkla ne anlama gelir?

  1. Satın alma işleminin tamamlandığını gösteren bir makbuz.
  2. Herkese geliş sırasına göre hizmet verilen fiziksel bir sıra.
  3. Öncelikli haberler veya avantajlar sunabilecek bir kayıt listesi.
Cevabı göster

Öncelikli haberler veya avantajlar sunabilecek bir kayıt listesi.

Kelime

for early access: amaç ve beklenen fayda

early access ifadesindeki access, bir şey herkese açılmadan önce ona girme, onu kullanma, satın alma veya görüntüleme izni ya da fırsatı anlamına gelir. İfade, erken saatte açılan fiziksel bir giriş anlamına gelmez. for early access ifadesinde for, amacı veya beklenen faydayı belirtir: kişi daha erken erişme şansı elde etmek için listeye katılır.

Alıştırma

Cümleyi, bir şeyi halktan önce kullanma izni anlamına gelen dersteki iki kelimelik ifadeyle tamamlayın: Members get ____ to the new course.

Cevabı göster

early access

free workshops,

5:45

ücretsiz atölye çalışmaları

and exclusive bonuses when the doors open. Deyimler

5:46

ve özel bonuslar için aşağıdaki VIP bekleme listesine katılabilirsiniz.

Deyimler

exclusive bonuses when the doors open: kayıtlar açıldığında özel bonuslar

Bu cümlede exclusive bonuses, yalnızca belirli bir gruba sunulan ek avantajlardır. when the doors open, kayıt ya da satın alma işlemlerinin başladığı anı anlatan mecazlı bir ifadedir. Burada Pronunciation Hub'ın yeniden kayıt almaya başlaması kastedilir; bir binanın kapılarının gerçekten açılması değil.

Alıştırma

Bir kurs reklamında exclusive bonuses when the doors open ne anlama gelir?

  1. Kurs bittikten sonra herkese standart materyaller verilir.
  2. Bonuslar bir binanın fiziksel kapılarının yanına yerleştirilir.
  3. Kayıtlar başladığında özel ek avantajlar sunulur.
Cevabı göster

Kayıtlar başladığında özel ek avantajlar sunulur.

I will see you in the next lesson. Kalıp ifadeler

5:49

Bir sonraki derste görüşmek üzere.

Kalıp ifadeler

I will see you in the next lesson: ders sonunda doğal bir veda ifadesi

I will see you in the next lesson, bir öğretmen ya da sunucunun mevcut dersi bitirip bir sonraki derse geçiş yaparken kullandığı samimi bir ifadedir. Buradaki see you, yüz yüze görüşme sözü vermez. Çevrim içi ya da kayıtlı bir kursta yalnızca konuşmacının izleyicinin bir sonraki ders için geri dönmesini beklediğini anlatır.

Alıştırma

Çevrim içi bir öğretmen bugünkü dersi bitiriyor ve başka bir ders daha planlanıyor. En doğal veda ifadesi hangisidir?

  1. I saw you in the previous lesson.
  2. I will watch the next lesson.
  3. I will see you in the next lesson.
Cevabı göster

I will see you in the next lesson.

Bye-bye.

5:50

Hoşça kalın.