Yeni Yıl Partisi 🎉🐷 Peppa Pig Masalları: İngilizce çalışma notları

Peppa Pig - Official Channel

Öğrenme zorluğu
224 kelime 120 kel/dk

Video özeti: Peppa ve arkadaşları yılbaşı gecesi partisinde şekerleme yapmayı reddeder; gece yarısına kadar uyanık kalmak için oyunlardan ve yiyeceklerden yararlanırlar. Sonunda uyuyakalırlar, ancak geri sayım ve havai fişekler için tam zamanında uyanırlar. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. stay up — Deyimsel fiiller: Bu ifadenin yalnızca ayakta durmak veya fiziksel olarak “yukarıda” olmak değil, normalden daha geç bir saate kadar uyumamak anlamına geldiğini anlayabilirsiniz. Geç vakte kadar ders çalışmaktan, bir etkinliği izlemekten veya yılbaşı kutlamasını beklemekten söz ederken kullanabilirsiniz. 2. I'll be it. — Kültür, medya ve gerçek yaşam bağlamı: Bu cümleyi saklambaç gibi çocuk oyunlarında rol bildiren bir söz olarak tanıyabilirsiniz: Konuşan kişi diğerlerini arayan veya yakalayan kişi olmaya gönüllüdür. Buradaki it bir nesnenin yerine kullanılan sıradan bir zamir değil, oyuna özgü bir rolün adıdır. 3. should have taken a nap — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: Geçmişte yapılması uygun olduğu hâlde yapılmamış bir eylemi anlatmak için should have yapısının geçmiş zaman ortacıyla nasıl kullanıldığını öğrenebilirsiniz. Bu kalıp sonradan tavsiye vermeye, hafif bir eleştiride bulunmaya veya geçmişteki bir sorunun nasıl önlenebileceğini açıklamaya yarar.

Bu derste

Peppa Pig Tales.

0:00

Peppa Pig Masalları.

Peppa's family are having a New Year's Eve party Notlar

0:07

Peppa'nın ailesi bir Yılbaşı partisi veriyor

Kalıp ifadeler

having a New Year's Eve party: have a party kalıbı

Have a party, bir parti düzenlemek veya vermek için kullanılan doğal İngilizce kalıptır. Buradaki having, “sahip olmak” değil “parti vermek” anlamındadır; do a party bu anlamda olağan ifade değildir. Are having, şimdiki zamanın sürekli biçimidir. Bu cümlede yılbaşı gecesi partisinin o sırada devam ettiğini gösterir.

Alıştırma

Have a party ifadesini sürekli şimdiki zamanda kullanarak cümleyi tamamlayın: We are ____ at home for Mia's birthday.

Cevabı göster

having a party

Kültür

New Year's Eve: 31 Aralık akşamı

New Year's Eve, 31 Aralık akşamı, yani New Year's Day'den hemen önceki gece demektir. Bayram ve özel gün adlarında eve, adı geçen günden önceki akşamı belirtir. Bu ifade çoğu zaman partileri, geri sayımları ve gece yarısını beklemeyi çağrıştırır. Bu cümlede partinin ne zaman olduğunu gösterir; 1 Ocak gününü anlatmaz.

Alıştırma

Cümleyi 31 Aralık akşamını belirten özel gün ifadesiyle tamamlayın: The countdown takes place on ____.

Cevabı göster

New Year's Eve

and all the guests are arriving.

0:10

ve tüm misafirler geliyor.

Hello Peppa.

0:14

Merhaba Peppa.

Are you excited to stay up until midnight? Öbek fiiller

0:16

Gece yarısına kadar uyanık kalacağın için heyecanlı mısın?

Öbek fiiller

stay up: yatmak yerine uyanık kalmak

Stay up, yatmamak veya normalden daha geç yatmak anlamına gelir. Bu soruda stay up until midnight, gece yarısına kadar sürekli uyanık kalmak demektir. Stay up ifadesini tek bir öbek fiil olarak düşünün. Buradaki up, birinin fiziksel olarak bir şeyin üstünde olduğu anlamına gelmez.

Alıştırma

Hangi cümle, insanların geç saatteki bir maçı izlemek için yatmadığı anlamına gelir?

  1. We woke up to watch the match.
  2. We fell asleep during the match.
  3. We stayed up to watch the match.
Cevabı göster

We stayed up to watch the match.

I'm going to have a nap, so I'm really awake for the fireworks. Notlar

0:20

Ben biraz kestireceğim, böylece havai fişekler için gerçekten uyanık olabilirim.

Dilbilgisi

I'm going to + fiilin yalın hâli: plan ifade etme

I'm going to, I am going to yapısının birinci tekil şahıstaki kısaltılmış biçimidir. Ardından fiilin yalın hâli geldiğinde bir planı veya niyeti ifade eder. Burada have fiilin yalın hâlidir; dolayısıyla konuşan kişi biraz kestirmeyi planlamaktadır. Bu yapıda going hareket bildirmez. I'm going to have a nap ile I'm going to the kitchen ifadelerini karşılaştırın: to sözcüğünden sonra fiilin yalın hâli gelirse plan yapısı anlaşılır; bir yer gelirse hareket bildirilebilir.

Alıştırma

Cümleyi I ile başlayan, plan bildiren kısaltılmış be going to yapısıyla tamamlayın: ____ make a birthday card after lunch.

Cevabı göster

I'm going to

Kalıp ifadeler

have a nap: kısa süre uyumak

Have a nap, genellikle gündüz veya daha sonra yapılacak bir etkinlikten önce kısa süre uyumak demektir. Burada konuşan kişi, havai fişekler sırasında uyanık kalabilmek için kısa bir uyku planlıyor. Kalıp have + a nap şeklindedir. Nap, kısa bir uyku dönemini anlatan sayılabilen bir isimdir.

Alıştırma

Cümleyi have ve nap sözcüklerinden oluşan üç kelimelik ifadeyle tamamlayın: I have an hour before my train, so I'll ____.

Cevabı göster

have a nap

Dilbilgisi

so I'm really awake: bir eylemi sonucuna bağlamak

Burada so, planlanan eylemi amaçlanan sonuca bağlar: kısa süre uyumak, konuşan kişinin havai fişekler sırasında uyanık kalmasını sağlayacaktır. Bu bağlamda sonuç aynı zamanda uykunun amacıdır; bu nedenle son bölüm so that I'm really awake şeklinde de anlaşılabilir. Cümlenin bu bölümünde bağlantıyı kuran sözcük so'dur; really yalnızca awake sözcüğünü güçlendirir. Başka durumlara aktarılabilen kalıp eylem veya neden, so + sonuç şeklindedir.

Alıştırma

Hangi cümlede sonuç, ona neden olan eylemden sonra so ile verilmiştir?

  1. Because I set an alarm, I woke up on time.
  2. I set an alarm, so I woke up on time.
  3. I woke up on time because I set an alarm.
Cevabı göster

I set an alarm, so I woke up on time.

Looks like George needs a nap too. Kalıp ifadeler

0:29

Görünüşe göre George'un da biraz kestirmesi gerek.

Kalıp ifadeler

Konuşma dilinde çıkarım bildiren Looks like ...

Looks like ... konuşanın gördüğü veya fark ettiği şeylere dayanarak bir çıkarım belirtir. Bu cümlede konuşan, George'un hâlinden onun biraz uyuyacak kadar yorgun olduğu sonucuna varıyor. It looks like ... yapısının konuşma dilindeki kısaltılmış biçimidir. Atılan It bağlamdan anlaşılır; bu nedenle Looks, birine bakmasını söyleyen bir emir değildir.

Alıştırma

It öznesinin atıldığı samimi başlangıcı kullanarak kanıta dayalı tahmini tamamlayın: ____ someone left the window open.

Cevabı göster

Looks like

Would you like a nap, Peppa? Ton ve niyet

0:34

Biraz kestirmek ister misin, Peppa?

Ton ve niyet

Nazik teklifler ve davetler için Would you like ...?

Would you like ...? bir şey sunmanın veya birinin onu isteyip istemediğini sormanın nazik bir yoludur. Bu cümlede a nap, Peppa'ya sunulan ya da önerilen isim öbeğidir. Burada Would nazik bir mesafe katar; geçmiş zamanı göstermez. Bir şey sunarken Would you like + isim?, birini bir eyleme davet ederken Would you like to + fiilin yalın hâli? yapısını kullanın.

Alıştırma

Daveti Would ile başlayan nazik ifadeyle tamamlayın: ____ to sit with us?

Cevabı göster

Would you like

No, Mummy.

0:36

Hayır, Anneciğim.

We're big, so we're going to stay up until midnight.

0:37

Biz büyüdük, bu yüzden gece yarısına kadar uyanık kalacağız.

Let's go and play in my room. Ton ve niyet

0:42

Hadi gidip odamda oynayalım.

Ton ve niyet

Let's go and play: birlikte bir etkinlik önermek

Let's + fiilin temel biçimi, konuşan kişinin ve dinleyenin birlikte yapacağı bir şeyi önermek için kullanılır. Let's go and play ifadesinde konuşan kişi de etkinliğe katılır. go and play iki eylemi doğal biçimde bağlar: bir yere gitmek ve ardından oynamak. Cümlenin tamamı birlikte hareket etmeye yönelik arkadaşça bir öneridir; karşı tarafa tek başına gitmesini söyleyen bir emir değildir.

Alıştırma

Hangi cümle bir arkadaşı sizinle dışarı çıkmaya doğal biçimde davet eder?

  1. Let's you go and play outside.
  2. Let's go and play outside.
  3. Let's to go and play outside.
Cevabı göster

Let's go and play outside.

Huh?

0:50

Hı?

What's that sound?

0:52

Bu ses de ne?

Wait.

0:58

Bekle.

Huh?

0:59

Hı?

Peppa, you fell asleep. Kalıp ifadeler

0:59

Peppa, uyuyakaldın.

Kalıp ifadeler

fell asleep: uyanık durumdan uykuya geçmek

fall asleep, uyanık durumdan uyku hâline geçmek anlamına gelir. Fell, fall fiilinin geçmiş zaman biçimidir; bu nedenle fell asleep geçmişte yaşanan bu değişimi anlatır. Bu kalıplaşmış ifadede fell, fiziksel olarak yere düşmeyi anlatmaz. İfadenin tamamı birinin uyumaya başladığı anlamına gelir.

Alıştırma

Cümleyi fall asleep ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: The baby was awake a minute ago, but then she ____.

Cevabı göster

fell asleep

No, I didn't. Dilbilgisi

1:02

Hayır, uyumadım.

Dilbilgisi

No, I didn't. — Geçmişteki bir eyleme kısa olumsuz yanıt

No, I didn't. geçmişteki bir eylemi reddeden kısa olumsuz bir yanıttır. Burada didn't, daha önce söz edilen fall asleep eyleminin yerini tuttuğu için konuşan kişi eylemi tekrar etmez. Tam cümle I didn't fall asleep. olur. did not veya didn't sonrasında fell değil, fiilin yalın hâli fall kullanılır.

Alıştırma

Kısa olumsuz yanıtı tamamlayın: Did you lock the door? — No, I ____.

Cevabı göster

didn't

I'm big, so I don't need a nap.

1:04

Ben büyüdüm, o yüzden kestirmeye ihtiyacım yok.

How are we going to stay awake? Dilbilgisi

1:08

Nasıl uyanık kalacağız?

Dilbilgisi

How are we going to ...? — Bir yöntem sormak

How are we going to + fiilin yalın hâli...? bir hedefi mümkün kılacak yöntem veya planı sorar. Bu cümlede how, uyanık kalmanın yolunu sorar; konuşanların nasıl hissettiğini sormaz. Soru cümlesinde are, we öznesinden önce gelir; going to sonrasında fiilin yalın hâli stay kullanılır.

Alıştırma

Grubun sorunu hangi yöntemle çözeceğini doğru biçimde soran cümle hangisidir?

  1. How we are going to solve this problem?
  2. How are we going to solve this problem?
  3. What are we going to solve this problem?
Cevabı göster

How are we going to solve this problem?

Ah.

1:12

Ah.

Oh, let's make each other jump. Kalıp ifadeler

1:13

Oh, hadi birbirimizi korkutup zıplatalım.

Kalıp ifadeler

make each other jump: birbirini irkiltmek

Bu cümlede make someone jump, “birini korkutup aniden tepki vermesine neden olmak” anlamındadır. Burada jump, isteyerek zıplamak değil, irkilince oluşan istemsiz bir tepkidir. Each other, iki kişinin bunu birbirine yaptığını gösterir. Kalıp make + kişi + fiilin yalın hâlidir; dolayısıyla make each other jump “birbirini irkiltmek” demektir.

Alıştırma

Hangi cümle ani bir sesin beni irkilttiğini doğal biçimde anlatır?

  1. The sudden noise made me jump.
  2. The sudden noise asked me to jump.
  3. The sudden noise made me jumping.
Cevabı göster

The sudden noise made me jump.

Then we'll be really awake.

1:17

O zaman gerçekten uyanırız.

Let's try it.

1:20

Hadi deneyelim.

I know what will keep us awake. Dilbilgisi

1:32

Bizi neyin uyanık tutacağını biliyorum.

Dilbilgisi

what will keep us awake: gömülü bir what yan cümleciği

what will keep us awake sözleri, I know ifadesinden sonra gelen gömülü bir what yan cümleciği oluşturur. Bu yan cümleciğin tamamı know fiilinin nesnesi görevindedir ve “bizi uyanık tutacak şey” anlamına gelir. Yan cümlecik içinde what, keep fiilinin öznesidir. Bu yüzden hemen ardından will keep gelir. What zaten özne olduğu için it gibi başka bir özne eklemeyin.

Alıştırma

Hangi cümlede I know ifadesinden sonra “bize yardım edecek şey” anlamındaki yan cümlecik doğru biçimde kullanılmıştır?

  1. I know what will help us.
  2. I know what will it help us.
  3. I know what it will help us.
Cevabı göster

I know what will help us.

Hide and seek. Kültür

1:35

Saklambaç.

Kültür

Hide and seek: oyunun yerleşik adı

Hide and seek, bir kişinin diğerleri saklanırken onları aradığı saklambaç oyununun İngilizcedeki yerleşik adıdır. Burada sözcükler birlikte oyunun adını oluşturur. Önce saklanmayı, sonra aramayı söyleyen iki ayrı emir değildir.

Alıştırma

Hangi cümle, bir kişinin diğerlerini aradığı oyunu oynamaya doğal biçimde davet eder?

  1. Let's make hide and seek.
  2. Let's play hide and seek.
  3. Let's play hide and search.
Cevabı göster

Let's play hide and seek.

I'll be it. Kültür

1:37

Ebe benim.

Kültür

I'll be it: arayan ya da kovalayan kişi olmak

Saklambaç ve benzeri çocuk oyunlarında İngilizce it sözcüğü, diğerlerini bulması, kovalaması veya yakalaması gereken oyuncunun yerleşik adıdır. I'll be it, konuşanın bu rolü gönüllü olarak üstlendiği anlamına gelir. Buradaki it zamiri bir nesneye gönderme yapmaz. Anlamı oyunun kurallarından gelir; görev saklambaçta aramak, kovalamacada ise diğerlerini kovalamak olabilir.

Alıştırma

Bir grup saklambaç oynamak üzere. Hangi cümle, konuşanın herkesi aramaya gönüllü olduğunu belirtir?

  1. I'll be it. You all hide.
  2. I'll be there. You all hide.
  3. I'll find it. You all hide.
Cevabı göster

I'll be it. You all hide.

One, two, three,

1:42

Bir, iki, üç,

here I come. Kültür

1:46

işte geliyorum.

Kültür

here I come: saklambaçta aramaya başlama işareti

Saklambaçta Here I come!, ebenin saymayı bitirdikten sonra söylediği kalıplaşmış sözdür. Diğer oyunculara saymanın bittiğini ve aramanın başladığını bildirir. Burada ifadenin tamamı bir oyun işaretidir; birinin geldiğini bildiren sıradan bir söz değildir. Sizi aramaya gelmeye başlıyorum anlamında anlaşılmalıdır.

Alıştırma

Saklambaç sözünü aramayı başlatan üç kelimelik işaretle tamamlayın: One, two, three—____!

Cevabı göster

here I come

Oh, found you. Ton ve niyet

1:52

Oh, buldum seni.

Ton ve niyet

found you: I öznesinin atıldığı sözlü tepki

Found you!, I found you! cümlesinin konuşmada kullanılan kısa biçimidir. Konuşanın diğer kişiyi az önce bulmayı başardığını ifade eder. Found, find fiilinin geçmiş zaman biçimidir. O anda eylemi kimin yaptığı belli olduğu için I öznesi söylenmez. Böylece özellikle oyunlarda doğal olan kısa ve hızlı bir tepki ortaya çıkar.

Alıştırma

I found you! cümlesinin öznesi söylenmeyen kısa konuşma biçimi hangisidir?

  1. There you are!
  2. Found you!
  3. I can see you!
Cevabı göster

Found you!

Ouch.

1:57

Ah.

Huh?

1:58

Hı?

Found you.

1:59

Buldum seni.

I'm not sleeping.

2:02

Uyumuyorum.

Hmm.

2:07

Hımm.

Huh?

2:11

Hı?

Found you, Peppa.

2:12

Buldum seni, Peppa.

What?

2:15

Ne?

I wasn't sleeping. Dilbilgisi

2:15

Uyumuyordum.

Dilbilgisi

wasn't sleeping: geçmişte devam eden bir eylemi reddetmek

Wasn't sleeping, olumsuz past continuous yapısıdır: was not + -ing alan fiil. Geçmişte belirli bir anda ya da süre boyunca uyuma eyleminin devam etmediğini söyler. Burada I wasn't sleeping, başka birinin gördüğünü sandığı durumu inkâr eder. Odak, kişinin hiç uyuyup uyumadığından çok o anda neyin gerçekleşip gerçekleşmediğidir.

Alıştırma

Alex'in kapıyı açtığı anda uyuma eyleminin devam etmediğini en iyi hangi cümle anlatır?

  1. I didn't sleep when Alex opened the door.
  2. I wasn't sleeping when Alex opened the door.
  3. I wasn't sleep when Alex opened the door.
Cevabı göster

I wasn't sleeping when Alex opened the door.

Peppa and her friends are trying to think of another way to stay awake. Notlar

2:18

Peppa ve arkadaşları uyanık kalmak için başka bir yol düşünmeye çalışıyorlar.

Öbek fiiller

think of: belirli bir fikir üretmek

Think of another way ifadesinde think of, belirli bir fikri, cevabı, adı veya çözümü üretmek ya da akla getirmek anlamına gelir. Grup, uyanık kalmanın yeni bir yolunu bulmaya çalışıyor. Burada think of bütün bir fiil öbeği olarak düşünülmelidir. Of kelimesini ayrı çevirmeyin; ifadenin bir parçasıdır.

Alıştırma

Derste geçen ve “belirli bir fikir üretmek” anlamına gelen iki kelimelik ifadeyle cümleyi tamamlayın: Can you ____ a name for our team?

Cevabı göster

think of

Dilbilgisi

another way to stay awake: another way to + fiil kalıbı

another way to + fiilin yalın hâli kalıbı, “bir şeyi yapmanın farklı ya da ek bir yöntemi” anlamına gelir. Bu cümlede another way yöntemi, to stay awake ise bu yöntemle ulaşılmak istenen hedefi belirtir. way’den sonra gelen to + fiil bölümü, yöntemle bağlantılı eylemi ya da hedefi belirtir. Bir yere doğru hareket anlamı vermez.

Alıştırma

Hangi cümle, problemi çözmek için farklı bir yönteme ihtiyaç olduğunu ifade eder?

  1. We need to solve another problem this way.
  2. We need another problem to solve this way.
  3. We need another way to solve the problem.
Cevabı göster

We need another way to solve the problem.

Let's have something to eat. Kalıp ifadeler

2:23

Hadi bir şeyler yiyelim.

Kalıp ifadeler

have something to eat: yemek için rahat bir öneri

Have something to eat, “bir şeyler yemek” veya “atıştırmak” demektir. Bu ifadede have, “sahip olmak” değil, yemek ya da tüketmek anlamındadır; something to eat ise yenebilecek bir şey demektir. Let's ile kullanıldığında bu ifade, konuşan kişinin diğer insanlarla birlikte bir şeyler yemeyi rahat bir şekilde önermesini sağlar.

Alıştırma

Rahat öneriyi hedef ifadeyle tamamlayın: I'm hungry. Let's ____.

Cevabı göster

have something to eat

These are yummy. Kelime

2:31

Bunlar lezzetli.

Kelime

yummy: lezzetli yiyecekler için gündelik bir övgü

Yummy, bir yiyeceğin tadının çok güzel olduğu anlamına gelir. Örnekte yiyecekleri niteler ve onları doğrudan, coşkulu biçimde över. Nötr veya resmî değil, neşeli ve gündelik bir tınıya sahiptir.

Alıştırma

Bir yemek eleştirmeni resmî bir değerlendirmede “The tasting menu was yummy.” diye yazıyor. Yummy bu dil düzeyi için en uygun seçim midir?

  1. Hayır. Resmî bir değerlendirme için fazla neşeli ve gündelik gelir.
  2. Evet. Yiyecek için resmî ve nötr bir tanımdır.
Cevabı göster

Hayır. Resmî bir değerlendirme için fazla neşeli ve gündelik gelir.

Now, I'm so full. Kelime

2:33

Şimdi, çok doydum.

Kelime

so full: fazlasıyla yemiş ve çok tok olmak

Full bir kişiyi yemek bağlamında nitelediğinde, kişinin yeterince yediği ve artık aç olmadığı anlamına gelir. Burada bir kabın dolu olması anlamında kullanılmaz. So, full sıfatının derecesini güçlendirir. I'm so full, “Yemekten sonra kendimi çok tok hissediyorum” anlamına gelir ve çoğu zaman kişinin artık daha fazla yiyemeyeceğini belirtir.

Alıştırma

Cümleyi so + full ile tamamlayın: After that huge lunch, I'm ____.

Cevabı göster

so full

I'm not tired anymore. Dilbilgisi

2:36

Artık yorgun değilim.

Dilbilgisi

not ... anymore: sona ermiş bir durum

not ... anymore kalıbı, bir durumun veya eylemin önceden geçerli olduğunu ancak artık geçerli olmadığını anlatır. I'm not tired anymore cümlesinde konuşan kişi daha önce yorgundu, fakat şimdi kendini yorgun hissetmiyor. Anymore genellikle olumsuz cümlenin sonuna yakın gelir. Aynı kalıp, I'm not hungry anymore örneğindeki gibi be ile ve It doesn't work anymore örneğindeki gibi başka fiillerle kullanılabilir.

Alıştırma

Cümleyi not ... anymore kalıbıyla tamamlayın: I was hungry before lunch, but I'm ____.

Cevabı göster

not hungry anymore

Emily, wake up. Öbek fiiller

2:44

Emily, uyan.

Öbek fiiller

wake up: uykudan uyanık hâle geçmek

Wake up, uyku hâlinden uyanık hâle geçmek anlamına gelir. Emily, wake up cümlesinde emir kipidir: konuşan kişi Emily'ye doğrudan uyanmasını söyler. Nesneyle kullanıldığında wake up, birini uyandırmak anlamına da gelebilir: Wake Emily up veya Wake her up. Nesne bir zamirse, tüm öbek fiilden sonra değil, wake ile up arasına gelir.

Alıştırma

Leo kanepede uyuyor. Onun uyanmasını istiyorsunuz, ancak ayağa kalkmasını veya kanepeden ayrılmasını istemiyorsunuz. Ne söylemelisiniz?

  1. Leo is awake.
  2. Wake up, Leo.
  3. Get up, Leo.
Cevabı göster

Wake up, Leo.

Wake up.

2:49

Uyan.

It's almost midnight. Kelime

2:51

Neredeyse gece yarısı oldu.

Kelime

almost midnight: gece yarısı yaklaştı ama henüz olmadı

Almost bir saat ifadesinden önce geldiğinde, o saatin çok yaklaştığını ancak henüz gelmediğini belirtir. It's almost midnight cümlesinde gece yarısına hâlâ biraz zaman vardır. Aynı yapı almost noon ve almost six o'clock gibi başka zaman noktalarıyla da kullanılabilir.

Alıştırma

Saat 23.58. Zamanı en iyi hangi cümle anlatır?

  1. It's exactly midnight.
  2. It's just after midnight.
  3. It's almost midnight.
Cevabı göster

It's almost midnight.

We almost missed it. Kelime

2:53

Neredeyse kaçırıyorduk.

Kelime

almost missed it: kaçırmaya çok yaklaştı ama kaçırmadı

Almost, missed sözcüğünden önce geldiğinde kaçırma eyleminin gerçekleşmeye çok yaklaştığını ancak gerçekleşmediğini anlatır. We almost missed it, konuşan kişilerin tam zamanında yetiştiğini, gördüğünü veya ona ulaştığını belirtir. Daha genel olarak almost + geçmiş zamanlı bir fiil, gerçekleşmeye çok yaklaşan fakat gerçekleşmeyen bir olayı anlatır. Gerçek sonuç genellikle ana fiilin tersidir: I almost fell, düşmediğim anlamına gelir.

Alıştırma

Cümleyi almost ve miss fiilinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: We got on just before the doors closed, so we ____ the train.

Cevabı göster

almost missed

Maybe you should have taken a nap like us. Dilbilgisi

2:55

Belki siz de bizim gibi biraz kestirmeliydiniz.

Dilbilgisi

should have taken a nap: geçmişteki bir seçimi değerlendirmek

Should have + past participle, geçmişte kalmış bir duruma dönüp o sırada hangi davranışın daha iyi olacağını anlatır. should have taken a nap ifadesinde taken, take fiilinin past participle biçimidir ve genellikle kişinin aslında uyumadığı ima edilir. Bu yapı sonradan değerlendirme, pişmanlık veya eleştiri ifade edebilir. Burada Maybe yorumu yumuşatır, ancak söz yine de geleceğe yönelik bir tavsiye değil, geçmişteki bir seçim hakkındadır.

Alıştırma

Cümleyi should have ve take fiilinin past participle biçimini kullanarak tamamlayın: I felt exhausted during the show. I ____ a nap beforehand.

Cevabı göster

should have taken

It's time for the fireworks. Kalıp ifadeler

2:59

Havai fişek zamanı.

Kalıp ifadeler

It's time for + isim: bir etkinliğin başlaması gerektiğini söylemek

It's time for + isim veya isim öbeği, adı verilen etkinliğin, faaliyetin, öğünün ya da rutinin başka bir bölümünün şimdi başlaması gerektiğini bildirir. It's time for the fireworks cümlesinde the fireworks, havai fişek gösterisini ifade eder; yani konuşan kişi gösterinin başlamak üzere olduğunu söyler. Sonraki bölüm bir eylemse bunun yerine It's time to + fiilin yalın hâli kullanılır: It's time to watch the fireworks.

Alıştırma

Cümleyi for veya to ile tamamlayın: It's time ____ lunch.

Cevabı göster

for

Firework!

3:01

Havai fişek!

Five!

3:03

Beş!

Peppa loves staying up late on New Year's Eve. Dilbilgisi

3:04

Peppa Yılbaşı gecesi geç saatlere kadar oturmayı sever.

Dilbilgisi

loves staying up late: love + -ing ve stay up late

Love fiilinden sonra, birinin yapmaktan hoşlandığı etkinliği adlandıran -ing biçimi gelebilir. loves staying içinde staying bir ulaçtır; şimdiki zaman yapısının parçası değildir. Stay up late, geç saate kadar uyanık kalmak ve yatağa gitmemek demektir. loves staying up late bir bütün olarak Peppa'nın geç yatmayı sevdiğini anlatır.

Alıştırma

Cümleyi love + -ing yapısını ve stay up late ifadesini kullanarak tamamlayın: Nina ____ on Friday nights.

Cevabı göster

loves staying up late

Dilbilgisi

on New Year's Eve: belirli bir gün için on

Belirli bir gün veya tarihten önce on kullanılır. New Year's Eve 31 Aralık'a denk gelir ve belirli bir gün ya da olay olarak ele alınır; bu nedenle doğal ifade on New Year's Eve olur. Bu kullanım on Monday ve on July 1 ile aynı kalıptadır. Belirli olarak o geceyi veya günü kastediyorsanız in kullanmayın.

Alıştırma

Cümleyi doğru zaman edatıyla tamamlayın: We count down to midnight ____ New Year's Eve.

Cevabı göster

on

Two!

3:07

İki!

One!

3:08

Bir!

Happy New Year. Kültür

3:09

Mutlu Yıllar.

Kültür

Happy New Year: yerleşik yeni yıl kutlaması

Happy New Year, yeni takvim yılı başlarken birine iyi dilek sunmak için kullanılan yerleşik bir kutlama sözüdür. Burada geri sayım gece yarısına ulaştıktan hemen sonra söylenir; bu yüzden yeni yıla birlikte girilen anı belirtir. Bu sözcükler hazır bir sosyal ifade oluşturur. Happy New Year tek başına söylenebilir; belirtilmeyen ek sözcüklere rağmen tam anlamı “Sana mutlu bir yeni yıl diliyorum”dur.

Alıştırma

Yeni yıl başlarken saat gece yarısıdır. Üç sözcüklük yerleşik kutlama sözünü tamamlayın: '____!'

Cevabı göster

Happy New Year

Everyone loves staying up late on New Year's Eve.

3:12

Herkes Yılbaşı gecesi geç saatlere kadar oturmayı sever.