Nonthaburi Durianları Neden Bu Kadar Pahalı? | Çok Pahalı: İngilizce çalışma notları

Business Insider

Öğrenme zorluğu
1.065 kelime 185 kel/dk

Video özeti: Nonthaburi'deki Nont durianının yüksek fiyatı; altı yıllık yetiştirme, titiz hasat, iklim riskleri ve artan taleple açıklanıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. is described as having (Dil bilgisi ve cümle kalıpları): değerlendiren kişiyi belirtmeden özellik atfeden ve ardından -ing gelen edilgen anlatımı tanıyın. 2. have a major impact on (Kalıplaşmış ifadeler ve eşdizimler): yetiştirme yöntemlerini tat ve piyasa değeriyle resmî biçimde bağlayın. 3. supply can't keep up. (Öbek fiiller): keep up ifadesini talebin hızına yetişmek olarak anlayın; üretim pazarı karşılayamaz, arz yavaş hareket ediyor demek değildir.

Bu derste

Just one, 2.5 kg durian from Nonthaburi, Thailand

0:02

Tayland'ın Nonthaburi bölgesinden gelen 2,5 kilogramlık tek bir durian

can cost $380.

0:06

380 dolara mal olabiliyor.

Yet the fruit has a smell

0:08

Buna karşın bu meyvenin,

that some people find extremely unpleasant.

0:10

bazı insanlara son derece kötü gelen bir kokusu var.

In fact, durian is banned

0:13

Hatta durian

in several airports and hotels around the world.

0:14

dünyanın çeşitli havalimanları ve otellerinde yasak.

But in Asia and the Pacific Islands,

0:18

Ancak Asya ve Pasifik Adaları'nda

durian is known as the king of fruit. Notlar

0:20

durian, meyvelerin kralı olarak biliniyor.

Kalıp ifadeler

is known as: bilinen bir ad veya unvanı tanıtmak

Be known as, insanların bir kişi veya şey için yaygın olarak kullandığı adı, lakabı, unvanı ya da kimliği tanıtır. Burada is known as, the king of fruit ifadesini duryanın o bölgede bilinen unvanı olarak sunar. Yapı özne + be known as + adlandırma şeklindedir. Be fiilinin biçimi özneye ve zamana göre değişir: is known as, was known as ve are known as.

Alıştırma

Tanınmış bir lakabı tanıtan hedef ifadeyle cümleyi tamamlayın: Chicago ____ the Windy City.

Cevabı göster

is known as

Deyimler

the king of fruit: mecazlı bir unvan

The king of fruit mecazlı bir unvandır. Duryandan bir insanmış gibi söz eder ve onu meyveler kategorisinin en üstüne yerleştirir. Bu, duryanın özellikle önemli, etkileyici veya değerli görüldüğünü anlatır; onun gerçek bir hükümdar olduğu anlamına gelmez. The king of X veya the queen of X gibi unvanlar, bir kişi ya da şeyi bir grubun önde gelen üyesi olarak sunar. Burada bölgesel bağlam önemlidir; dolayısıyla ifade herkesin kabul etmesi gereken bir gerçek değil, bir övgü veya kültürel adlandırmadır.

Alıştırma

Bu cümlede the king of fruit unvanı neyi anlatıyor?

  1. Duryanın bölgede bulunan tek meyve olduğu söyleniyor.
  2. Duryan, bu bağlamda en önemli veya en seçkin meyve olarak sunuluyor.
  3. Duryan, resmî güce sahip bir insan hükümdar olarak tanımlanıyor.
Cevabı göster

Duryan, bu bağlamda en önemli veya en seçkin meyve olarak sunuluyor.

In 2019, one Nonthaburi durian sold Kalıp ifadeler

0:23

2019'da Nonthaburi'den bir durian

at auction for $48,000.

0:25

açık artırmada 48.000 dolara satıldı.

Kalıp ifadeler

sold at auction for + tutar

sold at auction for $48,000 ifadesinde durian, bir alıcının satın aldığı nesnedir. Burada sold edilgen biçimde kullanılmaz: satın alma eylemini alıcı yapsa da İngilizcede nesne özne yapılarak belirli bir fiyata satıldığı söylenebilir. At auction satış yöntemini belirtir; for ise süreyi ya da amacı değil, son satış fiyatını verir. item + sold at auction for + amount kalıbı başka durumlarda da kullanılabilir.

Alıştırma

Hem satış yöntemini hem de son fiyatı gösteren sözcüklerle açık artırma haberini tamamlayın: The old comic book sold ____ $2,500.

Cevabı göster

at auction for

So what draws people to this pungent spiky fruit?

0:29

Peki insanları bu keskin kokulu, dikenli meyveye çeken ne?

And why is it so expensive?

0:32

Ve neden bu kadar pahalı?

Thailand is expected to harvest Dilbilgisi

0:36

Tayland'ın 2021'de

almost 1 million metric tons of durian in 2021.

0:38

yaklaşık 1 milyon metrik ton durian hasat etmesi bekleniyor.

Dilbilgisi

is expected to + fiilin yalın biçimi

is expected to harvest ifadesinde be expected to bir tahmin bildirir: eldeki bilgiler hasadın gerçekleşeceğini düşündürür. Tahmini yapan kişi ya da kuruluş belirtilmez; bu da cümleye tarafsız bir haber dili kazandırır. Yapı subject + be expected to + base verb şeklindedir. Özne, sonraki fiilin eylemini yine kendisi yapar; yani hasadı Thailand gerçekleştirir. Burada expected, tahmin edilen anlamındadır; zorunlu tutulan anlamında değildir.

Alıştırma

Tarafsız haber tahminini be expected to ile tamamlayın: Thailand ____ harvest almost one million metric tons of durian next year.

Cevabı göster

is expected to

Durian is native to several tropical climates around the world, Kalıp ifadeler

0:43

Durianın ana vatanı, dünyanın çeşitli tropikal bölgeleridir;

including Thailand.

0:46

Tayland da bunlardan biridir.

Kalıp ifadeler

be native to: bir yere özgü olmak

Bu cümlede is native to, bir yerde veya çevrede doğal olarak bulunmak ya da ilk olarak orada ortaya çıkmış olmak anlamına gelir. Kalıp be native to + yer veya yaşam alanı biçimindedir; to burada edattır. Bu ifade doğal kökeni veya dağılımı anlatır. Durianın yalnızca bu yerlerde bulunduğu anlamına gelmez; özne bir bitki veya hayvan olduğunda native milliyet bildirmez.

Alıştırma

Cümleyi be native to ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: This cactus ____ the Sonoran Desert.

Cevabı göster

is native to

Thailand alone grows over 300 varieties,

0:48

Sadece Tayland'da 300'den fazla çeşit yetiştiriliyor,

but the most expensive durians are grown in Nonthaburi province.

0:50

ancak en pahalı durianlar Nonthaburi ilinde yetişiyor.

They're known as Nont durian. Kültür

0:54

Bunlar Nont durianı olarak biliniyor.

Kültür

Nont durian: Nonthaburi durianı

Nont, Tayland’daki Nonthaburi iline bağlı kısaltılmış bir bölgesel addır. Bu nedenle Nont durian, o ille özdeşleştirilen durian anlamına gelir. Metindeki bu etiket, durianların neden saygın ve pahalı bir bölgesel ürün olarak ele alındığını açıklamaya yardımcı olur. Nont durian tek bir botanik çeşidin adı değildir. Coğrafi bir etiket veya ürün kategorisidir; buna karşılık Kan Yao ve Mon Thong belirli durian kültivarlarının adlarıdır.

Alıştırma

Metinde Nont durian neyi ifade ediyor?

  1. Nonthaburi iliyle bağlantılı durian için bölgesel bir etiket
  2. Tayland’ın herhangi bir yerinde yetiştirilen bütün durianlar
  3. Nont adlı tek bir botanik çeşit
Cevabı göster

Nonthaburi iliyle bağlantılı durian için bölgesel bir etiket

Nont makes up the highest grade of durian in Thailand Öbek fiiller

0:56

Nont, Tayland'daki en yüksek kalite durian sınıfını oluşturuyor

Öbek fiiller

“oluşturmak” anlamındaki makes up

Make up burada “oluşturmak” veya “meydana getirmek” anlamındadır. Nont duryanı, Tayland’daki en yüksek duryan sınıfını oluşturan tür olarak anlatılır; herhangi bir şeyi üretme veya uydurma anlamı yoktur. Etken X makes up Y yapısında X parçayı veya kategoriyi, Y ise daha büyük bütünü, grubu ya da kategoriyi belirtir. Nont tekil olduğu için make fiili makes olur.

Alıştırma

Hangi cümle yerel dükkânların sokaktaki işletmelerin çoğunu oluşturduğunu belirtir?

  1. Local shops make up most of the businesses on this street.
  2. Most of the businesses on this street make up local shops.
  3. Local shops make up for most of the businesses on this street.
Cevabı göster

Local shops make up most of the businesses on this street.

and is often given as a token of respect. Kalıp ifadeler

0:59

ve sık sık saygı göstergesi olarak hediye ediliyor.

Kalıp ifadeler

given as a token of respect: saygı göstergesi olarak verilmek

Be given as a token of respect, “saygı göstermek amacıyla verilmek” demektir. Buradaki token, bir duygunun veya tutumun somut göstergesidir. Nesne + be given as a token of + isim şeklindeki edilgen yapı hediyeye odaklanır ve hediyeyi veren kişi belirtilmeyebilir. Etken yapıda ise someone gives something as a token of respect kullanılır.

Alıştırma

Rehber, çayın sembolik bir saygı göstergesi olduğunu söylüyor. Cümleyi bu dersteki ifadeyle tamamlayın: The visitors presented the elder with tea ____.

Cevabı göster

as a token of respect

But even among Nont durians,

1:02

Ancak Nont durianları arasında bile

two varieties stand out. Öbek fiiller

1:04

iki çeşit öne çıkıyor:

Öbek fiiller

stand out: diğerlerinden daha dikkat çekici olmak

Bu cümlede stand out, aynı gruptaki diğer şeylerle karşılaştırıldığında özellikle dikkat çekici veya etkileyici olmak anlamına gelir. Fiziksel olarak dışarıda durmak anlamına gelmez. Karşılaştırılan grup among veya in sonrasında, diğer nesneler ise from sonrasında belirtilebilir. Karşılaştırma zaten belliyse söylenmeden de bırakılabilir.

Alıştırma

Cümleyi stand out ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: At the art show, Leo's bright blue painting ____ from all the gray ones.

Cevabı göster

stood out

The most expensive Kan Yao durian

1:06

en pahalı çeşit olan Kan Yao

and the slightly more affordable Mon Thong durian.

1:08

ve biraz daha uygun fiyatlı Mon Thong.

bang ka muan ngan model thi ba wa ok ma tuk luk

1:18

“Bazen tek tek eser üretmek gibi geliyor; çıkan her meyve

ta ka mai muan kan tuk luk.

1:21

diğerlerinden farklı oluyor.

Rot cha man ka ja ta ta kan tuk luk

1:24

Her birinin tadı da farklı;

man mai muan kan tuk luk muan kan ka ku."

1:26

hiçbir meyve bir diğerinin aynısı değil.”

Nont durian is described as having refined and sweet pulp Dilbilgisi

1:29

Nont durianının ince ve tatlı bir ete,

Dilbilgisi

is described as having + özellik

Is described as having, açıklamayı yapan kişiyi veya kaynağı belirtmeden aktarılan bir özelliği sunar. Burada having, Nont durianının sahip olduğu söylenen özelliği belirtir: ince ve tatlı meyve eti. Yapı özne + be + described as + -ing biçimidir. have ile as sonrasında having kullanılır: is described as having denir, is described to have denmez.

Alıştırma

Cümleyi is described as having ile tamamlayın: The hotel ____ large, quiet rooms.

Cevabı göster

is described as having

with a mild fragrance and creamy texture.

1:33

hafif bir kokuya ve kremsi bir dokuya sahip olduğu söyleniyor.

Whereas other lesser grade durians Anlatım akışı

1:35

Daha düşük kaliteli diğer durianların ise

are said to have a stronger smell and a watery texture.

1:37

daha ağır kokulu ve sulu dokulu olduğu belirtiliyor.

Anlatım akışı

Açık karşıtlık için Whereas

Whereas, hemen önce belirtilen olguyla karşıtlık kuran bir yan cümleyi başlatır. Burada Nont durianının rafine ve tatlı eti, hafif kokusu ve kremsi dokusu; düşük kaliteli durianların daha güçlü kokusu ve sulu dokusuyla karşılaştırılır. Bilgiyi düzenleyen bir bağlaç görevi görür: önce bir grup olgu sunulur, ardından whereas ile karşıt olgulara geçilir. Bu cümlede “buna karşılık” anlamındadır; “olduğu zaman” anlamında değildir.

Alıştırma

İki olgu arasında açık ve resmî bir karşıtlık kurmak için en uygun bağlaç hangisidir? The library is quiet and spacious, ___ the café is lively and crowded.

  1. whereas
  2. because
  3. when
Cevabı göster

whereas

Nont durian has a distinct taste and smell

1:41

Nont durianının kendine özgü tat ve kokusunun

for two main reasons: Anlatım akışı

1:44

iki temel nedeni var:

Nonthaburi's environment

1:46

Nonthaburi'nin çevresel koşulları

and the growing practices of its farmers.

1:47

ve çiftçilerin yetiştirme yöntemleri.

Anlatım akışı

Neden listesini önceden bildiren for two main reasons:

for two main reasons ifadesi, ardından gelecek açıklamayı önceden haber verir. For neden bildirir, two kaç nokta geleceğini tam olarak söyler, main ise bunların olası tüm nedenler değil, en önemli nedenler olduğunu gösterir. İki nokta, vaat edilen listeyi başlatır: önce çevre, sonra çiftçilerin yetiştirme uygulamaları. Yeniden kullanılabilir kalıp şöyledir: iddia veya sonuç + for two main reasons: + neden 1 + and + neden 2.

Alıştırma

Cümleyi tam olarak iki ana nedeni bildiren dört sözcüklü ifadeyle tamamlayın: The school chose solar panels ____: lower energy costs and cleaner power.

Cevabı göster

for two main reasons

Nonthaburi province has been a center for durian farming

1:50

Nonthaburi ili, 300 yılı aşkın süredir

in Thailand for over 300 years.

1:53

Tayland'da durian yetiştiriciliğinin merkezi.

Farmers in this region have been honing their technique for generations, Dilbilgisi

1:56

Bu bölgedeki çiftçiler nesillerdir tekniklerini geliştiriyor,

using their resources and skill to grow the highest quality durians possible.

2:00

ellerindeki kaynakları ve becerilerini kullanarak mümkün olan en kaliteli durianları yetiştiriyor.

Dilbilgisi

have been honing ... for generations: bugüne kadar devam eden uzun süreç

Have been honing, present perfect continuous yapısındadır (have been + fiil-ing). Honing eylemini geçmişte başlamış, uzun süre devam etmiş ve hâlâ bugünü etkileyen bir faaliyet olarak sunar. Burada hone, bir bıçağı gerçek anlamda bilemek değil, “tekrarlanan alıştırmalarla bir beceriyi geliştirmek ve iyileştirmek” demektir. For generations, birbirini izleyen nesiller boyunca süren zamanı belirtir: çiftçiler zamanla değişse de tekniği geliştirme süreci devam eder.

Alıştırma

Hone fiilinin present perfect continuous biçimini kullanın: The dancers ____ their technique for months, and they are still improving.

Cevabı göster

have been honing

One of the resources they depend on is the Chao Phraya River,

2:05

Güvendikleri kaynaklardan biri, Chao Phraya Nehri.

which flows through Nonthaburi and fertilizes the soil.

2:09

Nonthaburi'den geçen bu nehir toprağı verimli hâle getiriyor.

tang ta samai pu ya ta yai a ka.

2:16

“Bunu büyükannelerimizin ve büyükbabalarımızın zamanından beri yapıyoruz.

Mi bai tong la mi phut ta kun phua pu.

2:18

Muz yaprakları kullanıp baklagiller ekiyoruz,

Pua hai a bam run din yu ta lot wela ka.

2:22

böylece toprak sürekli besleniyor.

Rot cha loi ta ta jak thi un."

2:26

Bu yüzden tadı diğer yerlerdekinden farklı.”

But the river water isn't used

2:29

Ancak nehir suyu

to water the durian trees themselves.

2:30

durian ağaçlarını doğrudan sulamak için kullanılmıyor.

Farmers in Nonthaburi prefer to buy fresh water,

2:33

Nonthaburi'deki çiftçiler temiz su satın almayı tercih ediyor,

which they believe improves the final quality of the durian.

2:36

çünkü bunun durianın nihai kalitesini artırdığına inanıyorlar.

Khong khon un khao ku khau chai nam

2:44

“Başka yerlerdeki çiftçiler

nam ba dan nam nam nai mae nam lam tan dai

2:46

yer altı suyu ya da nehir ve dere suyu kullanabiliyor.

ta khong jang wat non tong chai nam pa pa

2:50

Ama Nonthaburi ilinde şebeke suyu kullanmak zorundasınız.

ku kun tam suai ku ka tong suai nam la a.

2:52

Yani bahçe işletiyorsanız suyu satın almalısınız.

Ka ku ta wela pu tu lian non nia

2:55

Nonthaburi durianı dikerken

kau ja pu dai kan withi

2:57

şu yöntemi kullanıyoruz:

Kan yok khok yok hai sung kun la ka pu ton mai

2:59

Toprağı tümsek hâlinde yükseltip ağacı dikiyoruz,

pu ton mai tai khon ton pua hai khwam chun

3:02

nemi korumak için ağacın dibine başka bitkiler ekiyoruz.

la ka lot nam tuk wan wan la khang ton chao."

3:06

Sonra her gün, sabahları bir kez suluyoruz.”

After planting,

3:10

Dikimden sonra

it takes about 6 years for a healthy durian tree to bear fruit. Dilbilgisi

3:11

sağlıklı bir durian ağacının meyve vermesi yaklaşık altı yıl sürüyor.

Dilbilgisi

it takes + süre + for ... to ...: bir olayın ne kadar zaman gerektirdiğini belirtmek

it takes + süre + for + kişi veya şey + to-mastar yapısı, bir olayın ne kadar zaman gerektirdiğini belirtir. It biçimsel öznedir; süresi ölçülen asıl olay for a healthy durian tree to bear fruit bölümüdür. Bu cümlede for, bear fruit eylemini gerçekleştiren unsur olarak a healthy durian tree ifadesini tanıtır. Ağacın altı yıl boyunca sürekli meyve verdiği anlamına gelmez; altı yıl, meyve vermeye başlamadan önceki bekleme süresidir.

Alıştırma

Yapıyı for ve to ile tamamlayın: It takes two days ____ the glue ____ dry.

Cevabı göster

for · to

Once the trees start to flower,

3:15

Ağaçlar çiçek açmaya başlayınca

farmers count the days until the fruits are ripe.

3:17

çiftçiler meyvelerin olgunlaşacağı güne kadar günleri sayıyor.

Depending on the breed, Dilbilgisi

3:21

Çeşide bağlı olarak

this can span 90 to 150 days.

3:22

bu süre 90 ila 150 gün olabiliyor.

Dilbilgisi

Depending on the breed: sonucun bir etkene göre değiştiğini göstermek

Depending on the breed, kesin sonucun çeşide göre değişebileceğini belirten ve cümlenin başında kullanılan bir tamamlayıcı ifadedir. Buradaki this, çiçeklenmeden olgunlaşmaya kadar geçen süreyi belirtir; bu nedenle farklı çeşitler farklı sayıda güne ihtiyaç duyabilir. -ing ifadesi ana cümlenin tamamına bağlanır. breed, sonucu değiştiren etkendir; çeşidin etkin biçimde başka bir şeye bağımlı olduğu söylenmez. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp Depending on + etken, + sonuç şeklindedir.

Alıştırma

Doğal cümle başlangıcını seçin: ___, delivery can take two to seven days. Anlam, sürenin varış yerine göre değişmesidir.

  1. According to the destination
  2. In spite of the destination
  3. Depending on the destination
Cevabı göster

Depending on the destination

But it's not only the time and labor Dilbilgisi

3:26

Ancak Nont durianını bu kadar pahalı yapan

that make Nont durian so pricey.

3:28

yalnızca harcanan zaman ve emek değil.

Dilbilgisi

It's not only X that Y: gerçek bir neden, ancak tek neden değil

Vurgu yapısı It is not only X that Y, özellikle X'e odaklanırken X'in tek neden olmadığını belirtir. Bu cümlede zaman ve emek, Nont duryanının pahalı olmasına gerçekten katkıda bulunur; konuşan kişi bunların etkisini reddetmez. Not only ayrıca sonrasında gelecek bilgiyi haber verir: başka bir nedenin veya maliyetin eklenmesi beklenir. Gerçek bir etken içeren ancak fazla basit kalan bir açıklamayı düzeltmek için bu yapıyı kullanabilirsiniz.

Alıştırma

Hangi cümle maliyetin kararı etkilediğini, ancak başka etkenlerin de etkili olduğunu belirtir?

  1. It is not the cost that affects our decision.
  2. Only the cost affects our decision.
  3. It is not only the cost that affects our decision.
Cevabı göster

It is not only the cost that affects our decision.

The costs to provide this kind of care add up. Öbek fiiller

3:30

Bu düzeyde bakım sağlamanın masrafları da birikiyor.

Öbek fiiller

add up: maliyetlerin birikmesi

Bu cümlede add up, ayrı ayrı maliyetlerin birikerek daha büyük bir toplam oluşturması anlamına gelir. Çoğul özne The costs biriken şeydir; herhangi bir kişiye toplama işlemi yapması söylenmemektedir. Bu geçişsiz kullanım, birlikte düşünüldüğünde önemli hâle gelen çok sayıda küçük masrafı, gecikmeyi, etkiyi veya sorunu anlatmak için sıkça kullanılır. Burada mantıklı olmak anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi, derste öğrenilen ve “birikerek kayda değer bir toplam oluşturmak” anlamına gelen öbek fiille tamamlayın: Even small monthly fees can ____ over a year.

Cevabı göster

add up

Just the water costs about $2,200 per year.

3:33

Sadece suyun yıllık maliyeti yaklaşık 2.200 dolar.

wa ta nu pen chao suan na nu pu kan yao a

3:40

“Diyelim ki bir bahçe sahibiyim ve Kan Yao yetiştiriyorum.

pi ni tang suan nu mi 10 luk.

3:45

Bu yıl tüm bahçemde yalnızca 10 meyve var.

Nu kai kan yao 10 luk nai raka lo la 160

3:47

Bu 10 Kan Yao'yu kilo başına 160,

160 ba muan khon un khao a.

3:50

yani diğerleri gibi 160 bahta satsam,

Nu ja dai ka nam kun mai?"

3:52

su masrafımı çıkarabilir miyim?”

Farmers have to constantly check the trees

3:57

Çiftçiler ağaçları sürekli kontrol etmek,

and look for any infections or insects,

3:59

enfeksiyon ya da böcek olup olmadığına bakmak

and they wrap each durian in plastic to protect it.

4:02

ve her durianı korumak için plastikle sarmak zorunda.

They must harvest the durians one by one,

4:06

Durianları tek tek,

when each fruit is perfectly ripe.

4:08

her biri tam olarak olgunlaştığında hasat etmeleri gerekiyor.

la ka yon lo ma thi la 1 luk.

4:14

“Sonra meyveleri birer birer aşağı indiriyoruz.

Lao ja mai ta lo ton na

4:16

Ağaçtaki bütün meyveleri aynı anda kesmiyoruz.

lao ja ka ta sa pho ton thi ka.

4:18

Yalnızca olgunlaşmış olanları kesiyoruz.

Ta ta pen si nam tan la khua kaeng khua po nia

4:21

Uçları kahverengiye dönüp sapı sertleşerek şiştiğinde

ka ku sama ta dai."

4:24

meyve hasat edilebilir.”

These time-consuming and labor-intensive techniques Kelime

4:26

Çok zaman ve emek isteyen bu tekniklerin

have a major impact on the flavor and final value of Nont durian. Kalıp ifadeler

4:29

Nont durianının lezzeti ve nihai değeri üzerinde büyük etkisi var.

Kelime

time-consuming ve labor-intensive: iki farklı kaynak maliyeti

Time-consuming çok zaman almak, labor-intensive ise çok fazla insan emeği gerektirmek anlamına gelir. Kısa çizgili bu iki birleşik sıfat da techniques sözcüğünü niteler, ancak tekniklerin gerektirdiği farklı kaynakları belirtir. İkisinin birlikte kullanılması, yöntemlerin iki ayrı yönden maliyetli olduğunu gösterir. labor-intensive ifadesindeki intensive, tekniklerin duygusal olarak yoğun olduğu değil, çok miktarda emeğe ihtiyaç duyulduğu anlamına gelir.

Alıştırma

Hangi cümlede labor-intensive doğru kullanılmıştır?

  1. The oven is labor-intensive because it runs for six hours on its own.
  2. The perfume is labor-intensive because its smell is very strong.
  3. The harvest is labor-intensive because workers must pick and sort every fruit by hand.
Cevabı göster

The harvest is labor-intensive because workers must pick and sort every fruit by hand.

Kalıp ifadeler

have a major impact on: güçlü bir etkiyi vurgulamak

Bu cümlede have a major impact on, “önemli ölçüde etkilemek” anlamına gelir. Çoğul özne These ... techniques, have gerektirir; impact bir isimdir ve on, etkilenen unsurları, yani Nont durianının lezzetini ve nihai değerini belirtir. Başka durumlara aktarılabilen kalıp X has/have a major impact on Y şeklindedir. Sade affect fiiline kıyasla etkinin büyük olduğunu açıkça vurgular, ancak etkinin yararlı mı yoksa zararlı mı olduğunu belirtmez.

Alıştırma

Cümleyi “önemli ölçüde etkilemek” anlamındaki hedef resmî ifadeyle tamamlayın: Repeated shipping delays ____ customer trust.

Cevabı göster

have a major impact on

A 2.5 kg Mon Thong durian from Apiranya Farm

4:34

Apiranya Farm'dan 2,5 kilogramlık bir Mon Thong durianı

can cost over $100.

4:38

100 dolardan pahalı olabiliyor.

That's about a third of the price of Kan Yao, Kalıp ifadeler

4:40

Bu, Kan Yao'nun fiyatının yaklaşık üçte biri;

making it a more popular and affordable option for customers. Dilbilgisi

4:43

dolayısıyla müşteriler için daha popüler ve uygun fiyatlı bir seçenek.

Kalıp ifadeler

about a third of the price of: fiyat oranı ifade etmek

Bu karşılaştırmada about yaklaşık bir değeri belirtir; a third of the price of Kan Yao ise referans alınan fiyatı bir bütün olarak ele alır. Kan Yao yaklaşık $300 ise diğer durian yaklaşık $100 tutar. Başka durumlara aktarılabilen A is about a fraction of the price of B kalıbı, A'nın toplam fiyatını B'nin fiyatına oranla ifade eder. A third of the price, üçte bir daha ucuz anlamına gelmez; yaklaşık üçte iki daha ucuz demektir.

Alıştırma

Temel plan $30, premium plan ise yaklaşık $90 tutuyor. Karşılaştırmayı hangi cümle doğru biçimde anlatır?

  1. The basic plan is about two thirds of the price of the premium plan.
  2. The basic plan is about a third cheaper than the premium plan.
  3. The basic plan is about a third of the price of the premium plan.
Cevabı göster

The basic plan is about a third of the price of the premium plan.

Dilbilgisi

Sonuç bildiren “making it a more popular and affordable option”

“Making it a more popular and affordable option”, şimdiki zaman ortacıyla kurulan bir sonuç yan cümlesidir. Daha düşük fiyatın doğal sonucunu anlatır: Mon Thong, daha fazla müşterinin beğendiği ve satın alabildiği bir seçeneğe dönüşür. Burada making, “üretmek” değil, “bir duruma getirmek” anlamındadır. Bu yan cümle, virgülden önceki ifadenin tamamı hakkında bilgi verir. Kullanışlı kalıp şöyledir: olgu, making + nesne + tümleç. Bu cümlede it, Mon Thong'u gösterir; a more popular and affordable option ise Mon Thong'un sonuçta aldığı durumu anlatır.

Alıştırma

Cümleyi making + nesne zamiri sonuç kalıbıyla tamamlayın: The lighter design lowers shipping costs, ____ a better choice for small shops.

Cevabı göster

making it

"Ka thi chop pen phiset ka ja pen mon tong ka

4:47

“Benim özel favorim Mon Thong.

pho wa ku man ja pen arai thi nuea ta la khon

4:50

Çünkü konu meyvenin etine gelince herkesin

ka ja chop mai muan kan no

4:54

tercihi farklı oluyor.

ta thi phi chop mon tong pho wa nuea khau ja la-iat

4:55

Mon Thong'u seviyorum, çünkü eti ince dokulu

nuea khau ja nem.

4:58

ve dolgun.

La ta aroi loi nia ka ku tong krop nok wan nai yang nia ka

5:00

Gerçekten lezzetli olması için dışı çıtır, içi tatlı olmalı.

ka ku ja aroi an nia ka ku thi pen to thi chop ka. Ka."

5:04

Onu lezzetli ve benim favorim yapan da bu.”

Kan Yao, on the other hand, Anlatım akışı

5:10

Öte yandan Kan Yao,

is the most expensive Nont durian you can buy.

5:11

satın alabileceğiniz en pahalı Nont durianı.

Anlatım akışı

Karşıtlık sunan “on the other hand”

“On the other hand”, dinleyicinin dikkatini bir karşılaştırmanın zıt olan diğer tarafına yönelten bir söylem belirtecidir. Burada daha ucuz olan Mon Thong'dan Kan Yao'ya geçer ve zıt fiyat bilgisinin geleceğini bildirir. Bu cümlede özneden sonra araya girer ve virgüllerle ayrılır: Kan Yao, on the other hand, is .... İfadenin karşılaştırılacağı daha önce belirtilmiş açık bir nokta gerekir; ancak önceki cümlede on the one hand bulunması şart değildir.

Alıştırma

İki ifade de doğrudur ve iki ulaşım seçeneğini karşılaştırır. Cümleyi en iyi hangi bağlaç tamamlar? The train is faster. The bus, ___, is cheaper.

  1. on the other hand
  2. on the contrary
  3. for example
Cevabı göster

on the other hand

Depending on its size,

5:15

Büyüklüğüne göre

Kan Yao durians from Apiranya Farm

5:16

Apiranya Farm'daki Kan Yao durianlarının

can range from about $380 to $530 per fruit. Kalıp ifadeler

5:18

tanesi yaklaşık 380 ila 530 dolar arasında değişiyor.

Kalıp ifadeler

range from about $380 to $530 per fruit: meyve başına yaklaşık $380'dan $530'a kadar

“Range from A to B”, olası değerlerin alt ve üst sınırlarını verir. Burada fiyat yaklaşık $380'dan $530'a kadar değişir; “about”, $380'ın kesin değil yaklaşık bir değer olduğunu gösterir. “Per fruit” fiyatlandırma birimini belirtir: her bir meyvenin fiyatı bu aralıktadır. “From” ile “to”yu birlikte kullanın ve birimi aralıktan sonra yerleştirin.

Alıştırma

Cümleyi “from ... to ...” yapısıyla tamamlayın: The ticket prices range ____ $20 ____ $50 per seat.

Cevabı göster

from · to

But despite Kan Yao's steep price, Dilbilgisi

5:24

Ancak Kan Yao'nun yüksek fiyatına rağmen

demand for this variety is growing

5:26

bu çeşide olan talep artıyor

and supply can't keep up. Öbek fiiller

5:29

ve arz talebe yetişemiyor.

Dilbilgisi

despite Kan Yao's steep price: Kan Yao'nun yüksek fiyatına rağmen

“Despite + isim öbeği”, normalde ana sonucun gerçekleşmesini daha az olası kılacak bir gerçeği sunar. “Kan Yao's steep price” onun çok yüksek fiyatı demektir; buna rağmen talep artmaya devam eder. “Despite”tan sonra bir isim öbeği, zamir veya -ing biçimi kullanın. Özne ve fiil içeren tam bir yan cümle için “although” ya da “even though” veya “despite the fact that” kullanın.

Alıştırma

Hangi cümle dil bilgisi bakımından doğrudur ve yüksek maliyeti satın almayı engellemeyen bir durum olarak sunar?

  1. Despite the high cost, many families bought the safer helmets.
  2. Because the high cost, many families bought the safer helmets.
  3. Although the high cost, many families bought the safer helmets.
Cevabı göster

Despite the high cost, many families bought the safer helmets.

Öbek fiiller

supply can't keep up: arz yetişemiyor

Burada supply can't keep up, arzın artan talebe yetişecek kadar hızlı büyüyemediğini anlatır. Karşılaştırma ölçütü söylenmez, çünkü demand hemen önce geçmiştir. X can't keep up (with Y) yapısında X, Y'nin hızının, miktarının veya ilerlemesinin gerisinde kalır. Ölçüt bağlamdan belliyse with öbeği atılabilir.

Alıştırma

Mevcut hıza ayak uydurmak anlamındaki hedef fiil öbeğini tamamlayın: Customer requests are arriving faster every hour, and our support team can't ____.

Cevabı göster

keep up

khon chong kan yao praman 60 luk ku tem muan la na.

5:33

“Yaklaşık 60 Kan Yao için rezervasyon yapıldı; tamamen dolduk.

Lo la 5,000 ba na mai mi luk ka tan dai to loi na.

5:37

Kilosu 5.000 baht ama hiçbir müşteri pazarlık bile etmiyor.

Ta yot kan yao samrap pi na nia

5:41

Gelecek yılın Kan Yao siparişlerine gelince,

phi ki order ma na ton nia

5:44

şu ana kadar gelenleri sayarsam

ku chong pai yu thi 60 70 luk la na.

5:45

şimdiden 60-70 meyve rezerve edildi.

Sung yang mai ru loi na wa pi na kan yao ja tit dai

5:49

Üstelik gelecek yıl ağaçlarda kaç Kan Yao oluşacağını

pho kap phon phalit thi chong mai."

5:51

ve hasadın rezervasyonları karşılayıp karşılamayacağını bile bilmiyoruz.”

One of the main challenges is the climate crisis.

5:54

En büyük zorluklardan biri iklim krizi.

to thi akat plian pleng

6:01

“Hava koşulları değişiyor.

pho wa jang wat non lom rop duai mu ban

6:03

Çünkü Nonthaburi ili yerleşimlerle

lom rop duai khon muang.

6:07

ve kentsel alanlarla çevrili.

Ka ku du la yak nit nung nai ja nam nao nam sia

6:09

Bu yüzden bakım biraz daha zor; kirli sular ve atık sular,

fan phit mora phit arai yang nia.

6:13

düzensiz yağışlar ve mevsimsiz musonlar gibi sorunlar var.

Ta lao ka chai chai pra khong duai kan prap phumi sat

6:15

Yine de çevre düzenlemesi yaparak ayakta kalmaya çalışıyoruz.

pu ton tong lang hai rop suan

6:17

Bahçenin çevresine mercan ağaçları dikiyoruz;

chuai prap un na phum hai yen kun arai yang nia ka."

6:21

böylece sıcaklığın düşmesine yardımcı oluyorlar.”

The tropical climate required to grow durian

6:26

Durian yetiştirmek için gereken tropikal iklim,

also makes the farms susceptible to floods, storms, Kalıp ifadeler

6:29

çiftlikleri sellere, fırtınalara

and other extreme weather.

6:32

ve diğer aşırı hava olaylarına karşı da savunmasız bırakıyor.

Kalıp ifadeler

susceptible to: zarar görmeye yatkın

Susceptible to, bir şeyden zarar görme veya etkilenme olasılığının yüksek olması demektir. Burada tropikal çiftliklerin sel, fırtına ve aşırı hava olayları nedeniyle daha yüksek risk taşıdığı anlatılır; cümle zararın zaten gerçekleştiğini söylemez. Kalıp be susceptible to + isim veya -ing biçimidir. Bu yapıda to, riskin kaynağını veya türünü tanıtan bir edattır.

Alıştırma

Kalıbı doğru edatla tamamlayın: Crops grown near the coast are susceptible ____ damage from salt water.

Cevabı göster

to

In 1995 and 2011,

6:34

1995 ve 2011'de

floods destroyed almost all of the durian trees in Nonthaburi.

6:37

seller, Nonthaburi'deki durian ağaçlarının neredeyse tamamını yok etti.

In 2011, about 1,100 acres of durian trees were leveled Kelime

6:41

2011'de yaklaşık 1.100 akrelik durian bahçesi yerle bir oldu

and only 17 acres survived.

6:45

ve yalnızca 17 akrelik alan ayakta kaldı.

Kelime

Were leveled: tamamen yok edildi veya yerle bir edildi

Bu afet haberinde were leveled, “tamamen yok edildi veya yerle bir edildi” anlamına gelir. Burada level geçişli bir fiildir ve edilgen yapı were leveled, nedenden çok durian ağaçlarına ne olduğuna odaklanır. Bu, level fiilinin “yok etmek” anlamıdır; “seviye” anlamındaki isim veya “düz hâle getirmek” anlamındaki diğer fiil kullanımı değildir.

Alıştırma

Bu cümlede were leveled ne anlama gelir? "After the tornado, several houses were leveled."

  1. Yüksekliklerini bulmak için ölçüldüler.
  2. Tamamen yıkıldılar.
  3. Hasar görmeden düz hâle getirildiler.
Cevabı göster

Tamamen yıkıldılar.

After this, Benjamat had to start the 6-year process over. Öbek fiiller

6:48

Bunun ardından Benjamat, altı yıllık sürece en baştan başlamak zorunda kaldı.

Öbek fiiller

Start ... over: en baştan yeniden başlamak

Start ... over, bir etkinliğe veya sürece en baştan yeniden başlamak anlamına gelir. Bu cümlede the 6-year process nesnesi fiil ile parçacığın arasındadır: start + the 6-year process + over. Sondaki over, phrasal verbün bir parçasıdır. “Bitmiş” anlamına gelmez ve 6-year ile bir zaman ifadesi oluşturmaz.

Alıştırma

Cümleyi start over ifadesinin iki parçasıyla tamamlayın ve isim biçimindeki nesneyi bu parçaların arasına yerleştirin: "The upload failed, so we had to ____ the entire process ____."

Cevabı göster

start · over

ton man ka ja yai kan nia.

6:56

“Normalde ağaç bundan daha büyük olur.

Sung ja pen phan mon tong.

6:59

Bu, Mon Thong çeşidi.

A yu ying nan rot cha ying aroi tu lian a."

7:02

Ağaç yaşlandıkça durianın tadı daha da güzelleşir.”

The global market for durian is expected to reach

7:09

Küresel durian pazarının 2025'e kadar

over $28 billion by 2025.

7:12

28 milyar doları aşması bekleniyor.

And that means Apiranya and other Nonthaburi farms

7:16

Bu da Apiranya ve Nonthaburi'deki diğer çiftliklerin

will likely continue selling out of Nont durian Öbek fiiller

7:20

Nont durianı stoklarını muhtemelen tüketmeye devam edeceği

in the years to come. Kalıp ifadeler

7:22

ve bunun önümüzdeki yıllarda da süreceği anlamına geliyor.

Öbek fiiller

selling out of Nont durian: sell out of + ürün

Sell out of + ürün, o ürünün eldeki tüm birimlerini satıp stokta hiç bırakmamak demektir. Burada satıcılar çiftliklerdir; müşterilerin tükenene kadar satın aldığı ürün ise Nont durianıdır. Selling, continue fiilinden sonra geldiği için -ing biçimindedir. Continue selling out of... aynı stok sonucunun zaman içinde tekrar tekrar gerçekleşmesinin beklendiğini gösterir.

Alıştırma

Fırının stokundaki bütün bagetleri sattığını doğal biçimde anlatan cümle hangisidir?

  1. The baguettes have sold out of the bakery.
  2. The bakery has sold out of baguettes.
  3. The bakery has sold baguettes out.
Cevabı göster

The bakery has sold out of baguettes.

Kalıp ifadeler

in the years to come: geniş bir gelecek zaman aralığı

In the years to come, şimdiden veya konuşulan zamandan itibaren gelecek yıllar boyunca demektir. Burada tahmini belirli bir yılda beklenen sonuç olarak değil, uzun vadeli bir eğilim olarak çerçeveler. To come, years sözcüğünü niteler ve gelecek ya da henüz gelmemiş anlamına gelir. İfadenin tamamı genellikle bir tahminin veya planın sonunda yer alır.

Alıştırma

Tahmini, bu derste geçen ve “gelecek yıllarda” anlamına gelen ifadeyle tamamlayın: Renewable energy will become even more important ____.

Cevabı göster

in the years to come