Nonthaburi Durianları Neden Bu Kadar Pahalı? | Çok Pahalı: İngilizce çalışma notları
Business Insider
Video özeti: Nonthaburi'deki Nont durianının yüksek fiyatı; altı yıllık yetiştirme, titiz hasat, iklim riskleri ve artan taleple açıklanıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. is described as having (Dil bilgisi ve cümle kalıpları): değerlendiren kişiyi belirtmeden özellik atfeden ve ardından -ing gelen edilgen anlatımı tanıyın. 2. have a major impact on (Kalıplaşmış ifadeler ve eşdizimler): yetiştirme yöntemlerini tat ve piyasa değeriyle resmî biçimde bağlayın. 3. supply can't keep up. (Öbek fiiller): keep up ifadesini talebin hızına yetişmek olarak anlayın; üretim pazarı karşılayamaz, arz yavaş hareket ediyor demek değildir.
Bu derste
Just one, 2.5 kg durian from Nonthaburi, Thailand
0:02Tayland'ın Nonthaburi bölgesinden gelen 2,5 kilogramlık tek bir durian
that some people find extremely unpleasant.
0:10bazı insanlara son derece kötü gelen bir kokusu var.
in several airports and hotels around the world.
0:14dünyanın çeşitli havalimanları ve otellerinde yasak.
is known as: bilinen bir ad veya unvanı tanıtmak
Be known as, insanların bir kişi veya şey için yaygın olarak kullandığı adı, lakabı, unvanı ya da kimliği tanıtır. Burada is known as, the king of fruit ifadesini duryanın o bölgede bilinen unvanı olarak sunar. Yapı özne + be known as + adlandırma şeklindedir. Be fiilinin biçimi özneye ve zamana göre değişir: is known as, was known as ve are known as.
Alıştırma
Tanınmış bir lakabı tanıtan hedef ifadeyle cümleyi tamamlayın: Chicago ____ the Windy City.
Cevabı göster
is known as
the king of fruit: mecazlı bir unvan
The king of fruit mecazlı bir unvandır. Duryandan bir insanmış gibi söz eder ve onu meyveler kategorisinin en üstüne yerleştirir. Bu, duryanın özellikle önemli, etkileyici veya değerli görüldüğünü anlatır; onun gerçek bir hükümdar olduğu anlamına gelmez. The king of X veya the queen of X gibi unvanlar, bir kişi ya da şeyi bir grubun önde gelen üyesi olarak sunar. Burada bölgesel bağlam önemlidir; dolayısıyla ifade herkesin kabul etmesi gereken bir gerçek değil, bir övgü veya kültürel adlandırmadır.
Alıştırma
Bu cümlede the king of fruit unvanı neyi anlatıyor?
- Duryanın bölgede bulunan tek meyve olduğu söyleniyor.
- Duryan, bu bağlamda en önemli veya en seçkin meyve olarak sunuluyor.
- Duryan, resmî güce sahip bir insan hükümdar olarak tanımlanıyor.
Cevabı göster
Duryan, bu bağlamda en önemli veya en seçkin meyve olarak sunuluyor.
sold at auction for + tutar
sold at auction for $48,000 ifadesinde durian, bir alıcının satın aldığı nesnedir. Burada sold edilgen biçimde kullanılmaz: satın alma eylemini alıcı yapsa da İngilizcede nesne özne yapılarak belirli bir fiyata satıldığı söylenebilir. At auction satış yöntemini belirtir; for ise süreyi ya da amacı değil, son satış fiyatını verir. item + sold at auction for + amount kalıbı başka durumlarda da kullanılabilir.
Alıştırma
Hem satış yöntemini hem de son fiyatı gösteren sözcüklerle açık artırma haberini tamamlayın: The old comic book sold ____ $2,500.
Cevabı göster
at auction for
So what draws people to this pungent spiky fruit?
0:29Peki insanları bu keskin kokulu, dikenli meyveye çeken ne?
almost 1 million metric tons of durian in 2021.
0:38yaklaşık 1 milyon metrik ton durian hasat etmesi bekleniyor.
is expected to + fiilin yalın biçimi
is expected to harvest ifadesinde be expected to bir tahmin bildirir: eldeki bilgiler hasadın gerçekleşeceğini düşündürür. Tahmini yapan kişi ya da kuruluş belirtilmez; bu da cümleye tarafsız bir haber dili kazandırır. Yapı subject + be expected to + base verb şeklindedir. Özne, sonraki fiilin eylemini yine kendisi yapar; yani hasadı Thailand gerçekleştirir. Burada expected, tahmin edilen anlamındadır; zorunlu tutulan anlamında değildir.
Alıştırma
Tarafsız haber tahminini be expected to ile tamamlayın: Thailand ____ harvest almost one million metric tons of durian next year.
Cevabı göster
is expected to
Durian is native to several tropical climates around the world, Kalıp ifadeler
0:43Durianın ana vatanı, dünyanın çeşitli tropikal bölgeleridir;
be native to: bir yere özgü olmak
Bu cümlede is native to, bir yerde veya çevrede doğal olarak bulunmak ya da ilk olarak orada ortaya çıkmış olmak anlamına gelir. Kalıp be native to + yer veya yaşam alanı biçimindedir; to burada edattır. Bu ifade doğal kökeni veya dağılımı anlatır. Durianın yalnızca bu yerlerde bulunduğu anlamına gelmez; özne bir bitki veya hayvan olduğunda native milliyet bildirmez.
Alıştırma
Cümleyi be native to ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: This cactus ____ the Sonoran Desert.
Cevabı göster
is native to
but the most expensive durians are grown in Nonthaburi province.
0:50ancak en pahalı durianlar Nonthaburi ilinde yetişiyor.
Nont durian: Nonthaburi durianı
Nont, Tayland’daki Nonthaburi iline bağlı kısaltılmış bir bölgesel addır. Bu nedenle Nont durian, o ille özdeşleştirilen durian anlamına gelir. Metindeki bu etiket, durianların neden saygın ve pahalı bir bölgesel ürün olarak ele alındığını açıklamaya yardımcı olur. Nont durian tek bir botanik çeşidin adı değildir. Coğrafi bir etiket veya ürün kategorisidir; buna karşılık Kan Yao ve Mon Thong belirli durian kültivarlarının adlarıdır.
Alıştırma
Metinde Nont durian neyi ifade ediyor?
- Nonthaburi iliyle bağlantılı durian için bölgesel bir etiket
- Tayland’ın herhangi bir yerinde yetiştirilen bütün durianlar
- Nont adlı tek bir botanik çeşit
Cevabı göster
Nonthaburi iliyle bağlantılı durian için bölgesel bir etiket
Nont makes up the highest grade of durian in Thailand Öbek fiiller
0:56Nont, Tayland'daki en yüksek kalite durian sınıfını oluşturuyor
“oluşturmak” anlamındaki makes up
Make up burada “oluşturmak” veya “meydana getirmek” anlamındadır. Nont duryanı, Tayland’daki en yüksek duryan sınıfını oluşturan tür olarak anlatılır; herhangi bir şeyi üretme veya uydurma anlamı yoktur. Etken X makes up Y yapısında X parçayı veya kategoriyi, Y ise daha büyük bütünü, grubu ya da kategoriyi belirtir. Nont tekil olduğu için make fiili makes olur.
Alıştırma
Hangi cümle yerel dükkânların sokaktaki işletmelerin çoğunu oluşturduğunu belirtir?
- Local shops make up most of the businesses on this street.
- Most of the businesses on this street make up local shops.
- Local shops make up for most of the businesses on this street.
Cevabı göster
Local shops make up most of the businesses on this street.
and is often given as a token of respect. Kalıp ifadeler
0:59ve sık sık saygı göstergesi olarak hediye ediliyor.
given as a token of respect: saygı göstergesi olarak verilmek
Be given as a token of respect, “saygı göstermek amacıyla verilmek” demektir. Buradaki token, bir duygunun veya tutumun somut göstergesidir. Nesne + be given as a token of + isim şeklindeki edilgen yapı hediyeye odaklanır ve hediyeyi veren kişi belirtilmeyebilir. Etken yapıda ise someone gives something as a token of respect kullanılır.
Alıştırma
Rehber, çayın sembolik bir saygı göstergesi olduğunu söylüyor. Cümleyi bu dersteki ifadeyle tamamlayın: The visitors presented the elder with tea ____.
Cevabı göster
as a token of respect
stand out: diğerlerinden daha dikkat çekici olmak
Bu cümlede stand out, aynı gruptaki diğer şeylerle karşılaştırıldığında özellikle dikkat çekici veya etkileyici olmak anlamına gelir. Fiziksel olarak dışarıda durmak anlamına gelmez. Karşılaştırılan grup among veya in sonrasında, diğer nesneler ise from sonrasında belirtilebilir. Karşılaştırma zaten belliyse söylenmeden de bırakılabilir.
Alıştırma
Cümleyi stand out ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: At the art show, Leo's bright blue painting ____ from all the gray ones.
Cevabı göster
stood out
bang ka muan ngan model thi ba wa ok ma tuk luk
1:18“Bazen tek tek eser üretmek gibi geliyor; çıkan her meyve
Nont durian is described as having refined and sweet pulp Dilbilgisi
1:29Nont durianının ince ve tatlı bir ete,
is described as having + özellik
Is described as having, açıklamayı yapan kişiyi veya kaynağı belirtmeden aktarılan bir özelliği sunar. Burada having, Nont durianının sahip olduğu söylenen özelliği belirtir: ince ve tatlı meyve eti. Yapı özne + be + described as + -ing biçimidir. have ile as sonrasında having kullanılır: is described as having denir, is described to have denmez.
Alıştırma
Cümleyi is described as having ile tamamlayın: The hotel ____ large, quiet rooms.
Cevabı göster
is described as having
with a mild fragrance and creamy texture.
1:33hafif bir kokuya ve kremsi bir dokuya sahip olduğu söyleniyor.
are said to have a stronger smell and a watery texture.
1:37daha ağır kokulu ve sulu dokulu olduğu belirtiliyor.
Açık karşıtlık için Whereas
Whereas, hemen önce belirtilen olguyla karşıtlık kuran bir yan cümleyi başlatır. Burada Nont durianının rafine ve tatlı eti, hafif kokusu ve kremsi dokusu; düşük kaliteli durianların daha güçlü kokusu ve sulu dokusuyla karşılaştırılır. Bilgiyi düzenleyen bir bağlaç görevi görür: önce bir grup olgu sunulur, ardından whereas ile karşıt olgulara geçilir. Bu cümlede “buna karşılık” anlamındadır; “olduğu zaman” anlamında değildir.
Alıştırma
İki olgu arasında açık ve resmî bir karşıtlık kurmak için en uygun bağlaç hangisidir? The library is quiet and spacious, ___ the café is lively and crowded.
- whereas
- because
- when
Cevabı göster
whereas
Neden listesini önceden bildiren for two main reasons:
for two main reasons ifadesi, ardından gelecek açıklamayı önceden haber verir. For neden bildirir, two kaç nokta geleceğini tam olarak söyler, main ise bunların olası tüm nedenler değil, en önemli nedenler olduğunu gösterir. İki nokta, vaat edilen listeyi başlatır: önce çevre, sonra çiftçilerin yetiştirme uygulamaları. Yeniden kullanılabilir kalıp şöyledir: iddia veya sonuç + for two main reasons: + neden 1 + and + neden 2.
Alıştırma
Cümleyi tam olarak iki ana nedeni bildiren dört sözcüklü ifadeyle tamamlayın: The school chose solar panels ____: lower energy costs and cleaner power.
Cevabı göster
for two main reasons
Nonthaburi province has been a center for durian farming
1:50Nonthaburi ili, 300 yılı aşkın süredir
Farmers in this region have been honing their technique for generations, Dilbilgisi
1:56Bu bölgedeki çiftçiler nesillerdir tekniklerini geliştiriyor,
using their resources and skill to grow the highest quality durians possible.
2:00ellerindeki kaynakları ve becerilerini kullanarak mümkün olan en kaliteli durianları yetiştiriyor.
have been honing ... for generations: bugüne kadar devam eden uzun süreç
Have been honing, present perfect continuous yapısındadır (have been + fiil-ing). Honing eylemini geçmişte başlamış, uzun süre devam etmiş ve hâlâ bugünü etkileyen bir faaliyet olarak sunar. Burada hone, bir bıçağı gerçek anlamda bilemek değil, “tekrarlanan alıştırmalarla bir beceriyi geliştirmek ve iyileştirmek” demektir. For generations, birbirini izleyen nesiller boyunca süren zamanı belirtir: çiftçiler zamanla değişse de tekniği geliştirme süreci devam eder.
Alıştırma
Hone fiilinin present perfect continuous biçimini kullanın: The dancers ____ their technique for months, and they are still improving.
Cevabı göster
have been honing
One of the resources they depend on is the Chao Phraya River,
2:05Güvendikleri kaynaklardan biri, Chao Phraya Nehri.
which flows through Nonthaburi and fertilizes the soil.
2:09Nonthaburi'den geçen bu nehir toprağı verimli hâle getiriyor.
tang ta samai pu ya ta yai a ka.
2:16“Bunu büyükannelerimizin ve büyükbabalarımızın zamanından beri yapıyoruz.
Farmers in Nonthaburi prefer to buy fresh water,
2:33Nonthaburi'deki çiftçiler temiz su satın almayı tercih ediyor,
which they believe improves the final quality of the durian.
2:36çünkü bunun durianın nihai kalitesini artırdığına inanıyorlar.
nam ba dan nam nam nai mae nam lam tan dai
2:46yer altı suyu ya da nehir ve dere suyu kullanabiliyor.
ta khong jang wat non tong chai nam pa pa
2:50Ama Nonthaburi ilinde şebeke suyu kullanmak zorundasınız.
Kan yok khok yok hai sung kun la ka pu ton mai
2:59Toprağı tümsek hâlinde yükseltip ağacı dikiyoruz,
pu ton mai tai khon ton pua hai khwam chun
3:02nemi korumak için ağacın dibine başka bitkiler ekiyoruz.
it takes about 6 years for a healthy durian tree to bear fruit. Dilbilgisi
3:11sağlıklı bir durian ağacının meyve vermesi yaklaşık altı yıl sürüyor.
it takes + süre + for ... to ...: bir olayın ne kadar zaman gerektirdiğini belirtmek
it takes + süre + for + kişi veya şey + to-mastar yapısı, bir olayın ne kadar zaman gerektirdiğini belirtir. It biçimsel öznedir; süresi ölçülen asıl olay for a healthy durian tree to bear fruit bölümüdür. Bu cümlede for, bear fruit eylemini gerçekleştiren unsur olarak a healthy durian tree ifadesini tanıtır. Ağacın altı yıl boyunca sürekli meyve verdiği anlamına gelmez; altı yıl, meyve vermeye başlamadan önceki bekleme süresidir.
Alıştırma
Yapıyı for ve to ile tamamlayın: It takes two days ____ the glue ____ dry.
Cevabı göster
for · to
farmers count the days until the fruits are ripe.
3:17çiftçiler meyvelerin olgunlaşacağı güne kadar günleri sayıyor.
Depending on the breed: sonucun bir etkene göre değiştiğini göstermek
Depending on the breed, kesin sonucun çeşide göre değişebileceğini belirten ve cümlenin başında kullanılan bir tamamlayıcı ifadedir. Buradaki this, çiçeklenmeden olgunlaşmaya kadar geçen süreyi belirtir; bu nedenle farklı çeşitler farklı sayıda güne ihtiyaç duyabilir. -ing ifadesi ana cümlenin tamamına bağlanır. breed, sonucu değiştiren etkendir; çeşidin etkin biçimde başka bir şeye bağımlı olduğu söylenmez. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp Depending on + etken, + sonuç şeklindedir.
Alıştırma
Doğal cümle başlangıcını seçin: ___, delivery can take two to seven days. Anlam, sürenin varış yerine göre değişmesidir.
- According to the destination
- In spite of the destination
- Depending on the destination
Cevabı göster
Depending on the destination
It's not only X that Y: gerçek bir neden, ancak tek neden değil
Vurgu yapısı It is not only X that Y, özellikle X'e odaklanırken X'in tek neden olmadığını belirtir. Bu cümlede zaman ve emek, Nont duryanının pahalı olmasına gerçekten katkıda bulunur; konuşan kişi bunların etkisini reddetmez. Not only ayrıca sonrasında gelecek bilgiyi haber verir: başka bir nedenin veya maliyetin eklenmesi beklenir. Gerçek bir etken içeren ancak fazla basit kalan bir açıklamayı düzeltmek için bu yapıyı kullanabilirsiniz.
Alıştırma
Hangi cümle maliyetin kararı etkilediğini, ancak başka etkenlerin de etkili olduğunu belirtir?
- It is not the cost that affects our decision.
- Only the cost affects our decision.
- It is not only the cost that affects our decision.
Cevabı göster
It is not only the cost that affects our decision.
The costs to provide this kind of care add up. Öbek fiiller
3:30Bu düzeyde bakım sağlamanın masrafları da birikiyor.
add up: maliyetlerin birikmesi
Bu cümlede add up, ayrı ayrı maliyetlerin birikerek daha büyük bir toplam oluşturması anlamına gelir. Çoğul özne The costs biriken şeydir; herhangi bir kişiye toplama işlemi yapması söylenmemektedir. Bu geçişsiz kullanım, birlikte düşünüldüğünde önemli hâle gelen çok sayıda küçük masrafı, gecikmeyi, etkiyi veya sorunu anlatmak için sıkça kullanılır. Burada mantıklı olmak anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi, derste öğrenilen ve “birikerek kayda değer bir toplam oluşturmak” anlamına gelen öbek fiille tamamlayın: Even small monthly fees can ____ over a year.
Cevabı göster
add up
wa ta nu pen chao suan na nu pu kan yao a
3:40“Diyelim ki bir bahçe sahibiyim ve Kan Yao yetiştiriyorum.
and they wrap each durian in plastic to protect it.
4:02ve her durianı korumak için plastikle sarmak zorunda.
when each fruit is perfectly ripe.
4:08her biri tam olarak olgunlaştığında hasat etmeleri gerekiyor.
Ta ta pen si nam tan la khua kaeng khua po nia
4:21Uçları kahverengiye dönüp sapı sertleşerek şiştiğinde
have a major impact on the flavor and final value of Nont durian. Kalıp ifadeler
4:29Nont durianının lezzeti ve nihai değeri üzerinde büyük etkisi var.
time-consuming ve labor-intensive: iki farklı kaynak maliyeti
Time-consuming çok zaman almak, labor-intensive ise çok fazla insan emeği gerektirmek anlamına gelir. Kısa çizgili bu iki birleşik sıfat da techniques sözcüğünü niteler, ancak tekniklerin gerektirdiği farklı kaynakları belirtir. İkisinin birlikte kullanılması, yöntemlerin iki ayrı yönden maliyetli olduğunu gösterir. labor-intensive ifadesindeki intensive, tekniklerin duygusal olarak yoğun olduğu değil, çok miktarda emeğe ihtiyaç duyulduğu anlamına gelir.
Alıştırma
Hangi cümlede labor-intensive doğru kullanılmıştır?
- The oven is labor-intensive because it runs for six hours on its own.
- The perfume is labor-intensive because its smell is very strong.
- The harvest is labor-intensive because workers must pick and sort every fruit by hand.
Cevabı göster
The harvest is labor-intensive because workers must pick and sort every fruit by hand.
have a major impact on: güçlü bir etkiyi vurgulamak
Bu cümlede have a major impact on, “önemli ölçüde etkilemek” anlamına gelir. Çoğul özne These ... techniques, have gerektirir; impact bir isimdir ve on, etkilenen unsurları, yani Nont durianının lezzetini ve nihai değerini belirtir. Başka durumlara aktarılabilen kalıp X has/have a major impact on Y şeklindedir. Sade affect fiiline kıyasla etkinin büyük olduğunu açıkça vurgular, ancak etkinin yararlı mı yoksa zararlı mı olduğunu belirtmez.
Alıştırma
Cümleyi “önemli ölçüde etkilemek” anlamındaki hedef resmî ifadeyle tamamlayın: Repeated shipping delays ____ customer trust.
Cevabı göster
have a major impact on
A 2.5 kg Mon Thong durian from Apiranya Farm
4:34Apiranya Farm'dan 2,5 kilogramlık bir Mon Thong durianı
That's about a third of the price of Kan Yao, Kalıp ifadeler
4:40Bu, Kan Yao'nun fiyatının yaklaşık üçte biri;
making it a more popular and affordable option for customers. Dilbilgisi
4:43dolayısıyla müşteriler için daha popüler ve uygun fiyatlı bir seçenek.
about a third of the price of: fiyat oranı ifade etmek
Bu karşılaştırmada about yaklaşık bir değeri belirtir; a third of the price of Kan Yao ise referans alınan fiyatı bir bütün olarak ele alır. Kan Yao yaklaşık $300 ise diğer durian yaklaşık $100 tutar. Başka durumlara aktarılabilen A is about a fraction of the price of B kalıbı, A'nın toplam fiyatını B'nin fiyatına oranla ifade eder. A third of the price, üçte bir daha ucuz anlamına gelmez; yaklaşık üçte iki daha ucuz demektir.
Alıştırma
Temel plan $30, premium plan ise yaklaşık $90 tutuyor. Karşılaştırmayı hangi cümle doğru biçimde anlatır?
- The basic plan is about two thirds of the price of the premium plan.
- The basic plan is about a third cheaper than the premium plan.
- The basic plan is about a third of the price of the premium plan.
Cevabı göster
The basic plan is about a third of the price of the premium plan.
Sonuç bildiren “making it a more popular and affordable option”
“Making it a more popular and affordable option”, şimdiki zaman ortacıyla kurulan bir sonuç yan cümlesidir. Daha düşük fiyatın doğal sonucunu anlatır: Mon Thong, daha fazla müşterinin beğendiği ve satın alabildiği bir seçeneğe dönüşür. Burada making, “üretmek” değil, “bir duruma getirmek” anlamındadır. Bu yan cümle, virgülden önceki ifadenin tamamı hakkında bilgi verir. Kullanışlı kalıp şöyledir: olgu, making + nesne + tümleç. Bu cümlede it, Mon Thong'u gösterir; a more popular and affordable option ise Mon Thong'un sonuçta aldığı durumu anlatır.
Alıştırma
Cümleyi making + nesne zamiri sonuç kalıbıyla tamamlayın: The lighter design lowers shipping costs, ____ a better choice for small shops.
Cevabı göster
making it
ta thi phi chop mon tong pho wa nuea khau ja la-iat
4:55Mon Thong'u seviyorum, çünkü eti ince dokulu
La ta aroi loi nia ka ku tong krop nok wan nai yang nia ka
5:00Gerçekten lezzetli olması için dışı çıtır, içi tatlı olmalı.
ka ku ja aroi an nia ka ku thi pen to thi chop ka. Ka."
5:04Onu lezzetli ve benim favorim yapan da bu.”
Karşıtlık sunan “on the other hand”
“On the other hand”, dinleyicinin dikkatini bir karşılaştırmanın zıt olan diğer tarafına yönelten bir söylem belirtecidir. Burada daha ucuz olan Mon Thong'dan Kan Yao'ya geçer ve zıt fiyat bilgisinin geleceğini bildirir. Bu cümlede özneden sonra araya girer ve virgüllerle ayrılır: Kan Yao, on the other hand, is .... İfadenin karşılaştırılacağı daha önce belirtilmiş açık bir nokta gerekir; ancak önceki cümlede on the one hand bulunması şart değildir.
Alıştırma
İki ifade de doğrudur ve iki ulaşım seçeneğini karşılaştırır. Cümleyi en iyi hangi bağlaç tamamlar? The train is faster. The bus, ___, is cheaper.
- on the other hand
- on the contrary
- for example
Cevabı göster
on the other hand
can range from about $380 to $530 per fruit. Kalıp ifadeler
5:18tanesi yaklaşık 380 ila 530 dolar arasında değişiyor.
range from about $380 to $530 per fruit: meyve başına yaklaşık $380'dan $530'a kadar
“Range from A to B”, olası değerlerin alt ve üst sınırlarını verir. Burada fiyat yaklaşık $380'dan $530'a kadar değişir; “about”, $380'ın kesin değil yaklaşık bir değer olduğunu gösterir. “Per fruit” fiyatlandırma birimini belirtir: her bir meyvenin fiyatı bu aralıktadır. “From” ile “to”yu birlikte kullanın ve birimi aralıktan sonra yerleştirin.
Alıştırma
Cümleyi “from ... to ...” yapısıyla tamamlayın: The ticket prices range ____ $20 ____ $50 per seat.
Cevabı göster
from · to
despite Kan Yao's steep price: Kan Yao'nun yüksek fiyatına rağmen
“Despite + isim öbeği”, normalde ana sonucun gerçekleşmesini daha az olası kılacak bir gerçeği sunar. “Kan Yao's steep price” onun çok yüksek fiyatı demektir; buna rağmen talep artmaya devam eder. “Despite”tan sonra bir isim öbeği, zamir veya -ing biçimi kullanın. Özne ve fiil içeren tam bir yan cümle için “although” ya da “even though” veya “despite the fact that” kullanın.
Alıştırma
Hangi cümle dil bilgisi bakımından doğrudur ve yüksek maliyeti satın almayı engellemeyen bir durum olarak sunar?
- Despite the high cost, many families bought the safer helmets.
- Because the high cost, many families bought the safer helmets.
- Although the high cost, many families bought the safer helmets.
Cevabı göster
Despite the high cost, many families bought the safer helmets.
supply can't keep up: arz yetişemiyor
Burada supply can't keep up, arzın artan talebe yetişecek kadar hızlı büyüyemediğini anlatır. Karşılaştırma ölçütü söylenmez, çünkü demand hemen önce geçmiştir. X can't keep up (with Y) yapısında X, Y'nin hızının, miktarının veya ilerlemesinin gerisinde kalır. Ölçüt bağlamdan belliyse with öbeği atılabilir.
Alıştırma
Mevcut hıza ayak uydurmak anlamındaki hedef fiil öbeğini tamamlayın: Customer requests are arriving faster every hour, and our support team can't ____.
Cevabı göster
keep up
khon chong kan yao praman 60 luk ku tem muan la na.
5:33“Yaklaşık 60 Kan Yao için rezervasyon yapıldı; tamamen dolduk.
Lo la 5,000 ba na mai mi luk ka tan dai to loi na.
5:37Kilosu 5.000 baht ama hiçbir müşteri pazarlık bile etmiyor.
Sung yang mai ru loi na wa pi na kan yao ja tit dai
5:49Üstelik gelecek yıl ağaçlarda kaç Kan Yao oluşacağını
pho kap phon phalit thi chong mai."
5:51ve hasadın rezervasyonları karşılayıp karşılamayacağını bile bilmiyoruz.”
Ka ku du la yak nit nung nai ja nam nao nam sia
6:09Bu yüzden bakım biraz daha zor; kirli sular ve atık sular,
Ta lao ka chai chai pra khong duai kan prap phumi sat
6:15Yine de çevre düzenlemesi yaparak ayakta kalmaya çalışıyoruz.
chuai prap un na phum hai yen kun arai yang nia ka."
6:21böylece sıcaklığın düşmesine yardımcı oluyorlar.”
also makes the farms susceptible to floods, storms, Kalıp ifadeler
6:29çiftlikleri sellere, fırtınalara
susceptible to: zarar görmeye yatkın
Susceptible to, bir şeyden zarar görme veya etkilenme olasılığının yüksek olması demektir. Burada tropikal çiftliklerin sel, fırtına ve aşırı hava olayları nedeniyle daha yüksek risk taşıdığı anlatılır; cümle zararın zaten gerçekleştiğini söylemez. Kalıp be susceptible to + isim veya -ing biçimidir. Bu yapıda to, riskin kaynağını veya türünü tanıtan bir edattır.
Alıştırma
Kalıbı doğru edatla tamamlayın: Crops grown near the coast are susceptible ____ damage from salt water.
Cevabı göster
to
floods destroyed almost all of the durian trees in Nonthaburi.
6:37seller, Nonthaburi'deki durian ağaçlarının neredeyse tamamını yok etti.
Were leveled: tamamen yok edildi veya yerle bir edildi
Bu afet haberinde were leveled, “tamamen yok edildi veya yerle bir edildi” anlamına gelir. Burada level geçişli bir fiildir ve edilgen yapı were leveled, nedenden çok durian ağaçlarına ne olduğuna odaklanır. Bu, level fiilinin “yok etmek” anlamıdır; “seviye” anlamındaki isim veya “düz hâle getirmek” anlamındaki diğer fiil kullanımı değildir.
Alıştırma
Bu cümlede were leveled ne anlama gelir? "After the tornado, several houses were leveled."
- Yüksekliklerini bulmak için ölçüldüler.
- Tamamen yıkıldılar.
- Hasar görmeden düz hâle getirildiler.
Cevabı göster
Tamamen yıkıldılar.
After this, Benjamat had to start the 6-year process over. Öbek fiiller
6:48Bunun ardından Benjamat, altı yıllık sürece en baştan başlamak zorunda kaldı.
Start ... over: en baştan yeniden başlamak
Start ... over, bir etkinliğe veya sürece en baştan yeniden başlamak anlamına gelir. Bu cümlede the 6-year process nesnesi fiil ile parçacığın arasındadır: start + the 6-year process + over. Sondaki over, phrasal verbün bir parçasıdır. “Bitmiş” anlamına gelmez ve 6-year ile bir zaman ifadesi oluşturmaz.
Alıştırma
Cümleyi start over ifadesinin iki parçasıyla tamamlayın ve isim biçimindeki nesneyi bu parçaların arasına yerleştirin: "The upload failed, so we had to ____ the entire process ____."
Cevabı göster
start · over
A yu ying nan rot cha ying aroi tu lian a."
7:02Ağaç yaşlandıkça durianın tadı daha da güzelleşir.”
And that means Apiranya and other Nonthaburi farms
7:16Bu da Apiranya ve Nonthaburi'deki diğer çiftliklerin
will likely continue selling out of Nont durian Öbek fiiller
7:20Nont durianı stoklarını muhtemelen tüketmeye devam edeceği
in the years to come. Kalıp ifadeler
7:22ve bunun önümüzdeki yıllarda da süreceği anlamına geliyor.
selling out of Nont durian: sell out of + ürün
Sell out of + ürün, o ürünün eldeki tüm birimlerini satıp stokta hiç bırakmamak demektir. Burada satıcılar çiftliklerdir; müşterilerin tükenene kadar satın aldığı ürün ise Nont durianıdır. Selling, continue fiilinden sonra geldiği için -ing biçimindedir. Continue selling out of... aynı stok sonucunun zaman içinde tekrar tekrar gerçekleşmesinin beklendiğini gösterir.
Alıştırma
Fırının stokundaki bütün bagetleri sattığını doğal biçimde anlatan cümle hangisidir?
- The baguettes have sold out of the bakery.
- The bakery has sold out of baguettes.
- The bakery has sold baguettes out.
Cevabı göster
The bakery has sold out of baguettes.
in the years to come: geniş bir gelecek zaman aralığı
In the years to come, şimdiden veya konuşulan zamandan itibaren gelecek yıllar boyunca demektir. Burada tahmini belirli bir yılda beklenen sonuç olarak değil, uzun vadeli bir eğilim olarak çerçeveler. To come, years sözcüğünü niteler ve gelecek ya da henüz gelmemiş anlamına gelir. İfadenin tamamı genellikle bir tahminin veya planın sonunda yer alır.
Alıştırma
Tahmini, bu derste geçen ve “gelecek yıllarda” anlamına gelen ifadeyle tamamlayın: Renewable energy will become even more important ____.
Cevabı göster
in the years to come