Dolap bilmecesini çözebilir misiniz? - Lisa Winer: İngilizce çalışma notları
TED-Ed
Video açıklaması: Yüz mirasçı, art arda yapılan açma-kapama işlemlerinden sonra hangi dolapların açık kalacağını bulmalıdır. Bir mirasçı, dolaba dokunulma sayısını dolap numarasının çarpanlarıyla ilişkilendirerek tam kareleri belirler; ardından asal sayılardan yararlanıp kasa şifresine ve mirasa ulaşır. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. banking on the fact that — Kalıplaşmış ifadeler ve eşdizimler: Bu konuşma dilindeki ifadenin, bir planın veya beklentinin dayandığı varsayımı nasıl sunduğunu anlayabilirsiniz. Birinin belirli bir durumun doğru olduğuna güvendiğini, tarafsız depend on kullanımından daha canlı ve anlatısal bir tonla açıklamak için kullanabilirsiniz. 2. the number of times a locker is touched is the same as the number of factors in the locker number. — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: Paralel isim öbeklerinin iki niceliği nasıl karşılaştırdığını ve aralarında kesin bir eşleşme kurduğunu fark edebilirsiniz. Bu yapı, bir eylemin gerçekleşme sıklığını sayısal bir özellikle ilişkilendiren matematiksel akıl yürütmeleri izlemenize veya anlatmanıza yardımcı olur. 3. have to be prime numbers, — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: have to be yapısının zorunluluk bildiren kullanımıyla mantıksal çıkarım bildiren kullanımını ayırt edebilirsiniz. Burada kanıtların yalnızca tek bir sonuca izin verdiğini gösterir; böylece bulmacalarda, ispatlarda ve kanıta dayalı açıklamalarda çıkarımları açıkça ifade edebilirsiniz.
Bu derste
Your rich eccentric uncle just passed away Öbek fiiller
0:06Zengin ve eksantrik amcanız henüz yeni vefat etti
just passed away: birinin öldüğünü nazikçe söyleme yolu
Pass away, “ölmek” anlamına gelen yaygın bir örtmecedir. just passed away ifadesinde passed geçmiş zamandadır; just ise ölümün çok kısa süre önce gerçekleştiğini belirtir. Bu ifade ölümü anlatır, bir yerden geçmeyi değil. died ile karşılaştırıldığında passed away sözü yumuşatır ve hassas bir haberi nazikçe iletmeye yardımcı olur.
Alıştırma
Cümleyi pass away ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: Her grandfather ____ last winter.
Cevabı göster
passed away
have been invited to the reading of his will. Kültür
0:13vasiyetinin okunması için davet edildiniz.
reading of his will: will sözcüğünü yasal belge anlamıyla anlamak
The reading of his will, vasiyetin içeriğinin yüksek sesle okunduğu veya ilgili kişilere resmî olarak sunulduğu bir durumu anlatır. Bir miras hikâyesinde bu, akrabaların ölen kişinin parasını veya malını kimin alacağını öğrenmek için neden toplandığını açıklar. Buradaki will, bir kişinin ölümünden sonra mal varlığına ne olacağını belirten yasal belgeyi, yani vasiyeti anlatan bir isimdir. will kelimesinden önce gelen his iyelik sözcüğü ve of his will yapısı, bunun gelecek zaman bildiren yardımcı fiil değil, isim olduğunu gösterir.
Alıştırma
the reading of his will ifadesi neyi anlatır?
- Vasiyetinin okunduğu veya resmî olarak sunulduğu bir durum.
- Gelecek zamanın nasıl kullanılacağıyla ilgili bir ders.
- Ne kadar iyi okuyabildiğini ölçen bir sınav.
Cevabı göster
Vasiyetinin okunduğu veya resmî olarak sunulduğu bir durum.
He wanted to leave all of his money to you, Kalıp ifadeler
0:16Tüm parasını size bırakmak istiyordu,
leave all of his money to you: miras olarak para bırakmak
Bu cümlede leave all of his money to you, onun ölümünden sonra bütün parasını senin almanı sağlayacak bir düzenleme yapmak anlamına gelir. Buradaki leave, miras bırakmak demektir; ayrılmak değildir. Yapı leave + mal varlığı + to + alan kişi şeklindedir. Mal varlığı doğrudan leave fiilinden sonra gelir; to ise onu alacak kişiyi gösterir: leave the house to her son.
Alıştırma
Cümleyi leave + mal varlığı + to + kişi yapısıyla tamamlayın: In her will, Maya decided to ____ her nephew.
Cevabı göster
leave her apartment to
your relatives would pester you forever. Kelime
0:21akrabalarınız sizi sonsuza dek rahatsız edecekti.
if he did: did ile önceki eylemin yerine geçmek
if he did ifadesindeki did, daha önce geçen leave all of his money to you eyleminin yerini tutar. Koşul, if he left all of his money to you anlamındadır; did yeni bir eylem anlatmaz. İngilizcede do, does veya did daha önce söylenmiş bir fiil grubunun yerine kullanılabilir. Burada did, uzun ifadeyi tekrar etmeyi önler ve dikkati koşul ile sonucuna yöneltir.
Alıştırma
join the team ifadesini tekrarlamamak için did kullanın: Nora said she might join the team. If she ____, the coach would be delighted.
Cevabı göster
did
pester you forever: seni tekrar tekrar rahatsız etmek
Pester someone, birini tekrar tekrar sorularla, taleplerle veya sözünü keserek rahatsız etmeye devam etmek demektir. Fiil, davranışı tek seferlik değil, tekrarlanan ve can sıkıcı bir davranış olarak gösterir. Buradaki forever kasıtlı bir abartıdır: Akrabaların bunu kelimenin tam anlamıyla sonsuza dek değil, çok uzun süre yapacakmış gibi görünür.
Alıştırma
Hangi cümlede pester, tekrarlanan ve rahatsız edici bir davranışı anlatır?
- Her cousins waited quietly for her reply.
- Her cousins pestered her with the same question every day.
- Her cousin waved to her once from across the street.
Cevabı göster
Her cousins pestered her with the same question every day.
that he taught you everything you need to know about riddles. Kalıp ifadeler
0:27size bilmeceler hakkında bilmeniz gereken her şeyi öğretti.
banking on the fact that: bir gerçeğe veya beklentiye güvenmek
Bank on something, bir plan yaparken bir şeye güçlü biçimde güvenmek demektir. Banking on the fact that ifadesinin ardından tam bir yan cümle gelir ve planı destekleyen belirtilmiş gerçeği veya varsayımı açıklar. Bu cümlede onun planı, sana gerekli tüm bilmece bilgisini öğrettiği varsayımına dayanıyor. Buradaki banking mecazidir; bankacılık işlemleriyle ilgili değildir.
Alıştırma
Program, kapıların saat dokuzda açılmasına bağlı. Hangi cümlede banking on the fact that doğru kullanılmıştır?
- We're banking the fact that the doors will open at nine.
- We're banking on the fact that the doors will open at nine.
- We're hoping on the fact that the doors will open at nine.
Cevabı göster
We're banking on the fact that the doors will open at nine.
everything you need to know about + bir konu
everything you need to know about + konu kalıbı, birinin o konu hakkında ihtiyaç duyduğu bilgileri sunar. Bu cümlede about riddles konuyu belirtir; kalıbın tamamı ise onun sana öğrettiği şeyi ifade eder. Buradaki everything, mümkün olan her bilginin eksiksiz biçimde verildiğine dair gerçek anlamlı bir iddia değil, kullanışlı bir özettir. O anki amaç için gereken temel bilgileri ifade eder.
Alıştırma
Rehber girişini hedef ifadeyle tamamla: This short guide gives you ____ choosing a safe bicycle helmet.
Cevabı göster
everything you need to know about
Kural sonuçları için If + geniş zaman, ... will + fiilin yalın biçimi
Bu, bir kuralı ifade etmek için kullanılan gerçek bir gelecek koşul cümlesidir. If yan cümlesi koşulu verir: 100 kişinin hepsi birlikte cevap verir. Ana cümle sonucu verir: parayı eşit olarak paylaşırlar. Bu kalıpta if yan cümlesinde geniş zaman, sonuç cümlesinde ise will + fiilin yalın biçimi kullanılır: If + present simple, ... will + base verb. Burada will, kural kapsamında koşul gerçekleşince ortaya çıkacak sonucu gösterir; istek ifade etmez.
Alıştırma
Kuralı hedef kalıp If + present simple, ... will + base verb ile tamamla. find ve open fiillerini kullan: If Maya ____ the password, she ____ the file.
Cevabı göster
finds · will open
However, if you are the first to find the pattern Dilbilgisi
0:42Ancak, eğer örüntüyü bulan ilk kişi olursanız
and solve the problem without going through all of the legwork, Deyimler
0:44ve tüm ayak işlerini yapmadan sorunu çözerseniz,
the first to find the pattern: bir şeyi ilk yapan kişi
Burada the first, bir şeyi herkesten önce yapan kişiyi ifade eder; to find the pattern ise o kişiyi birinci yapan eylemi belirtir. Sırayı göstermek için the + sıra sayısı + to + fiilin yalın hâli yapısını kullanın; örneğin the second to answer. Aynı yapı last ile de kullanılabilir. to mastarı zorunludur; the first find the pattern dil bilgisine uygun değildir.
Alıştırma
Cümleyi the first to + fiil yapısıyla tamamlayın: Nina was ____ arrive at the meeting.
Cevabı göster
the first to
you will get the entire inheritance all to yourself. Kalıp ifadeler
0:48tüm mirası tek başınıza alacaksınız.
without going through all of the legwork: zahmetli destek işlerini atlamak
Legwork; ayrıntıları kontrol etmek, bilgi toplamak veya birçok rutin adımı denemek gibi, bir görevin arkasındaki zaman alan destek işlerini anlatan gündelik bir isimdir. Bacak egzersizi anlamına gelmez. Without + -ing, bir eylemin yapılmadığını gösterir. Bu cümlede going through all of the legwork, her zahmetli adımı tamamlamak anlamına gelir; without ise bu adımlar atlanarak sorunun çözülebileceğini belirtir.
Alıştırma
Cümleyi “zaman alan ön çalışma” anlamındaki ders sözcüğüyle tamamlayın: Before the interview, Ana did all the ____ by checking dates and reading old reports.
Cevabı göster
legwork
all to yourself: bir şeyi yalnızca kendin kullanmak veya ondan yararlanmak
All to yourself, bir şeyi başkalarıyla paylaşmadan yalnızca bir kişinin sahip olması, kullanması veya ondan yararlanması demektir. Yaygın yapı have/get/keep + bir şey + all to + dönüşlü zamir şeklindedir. Bu cümlede ifade, mirasın tamamının yalnızca dinleyiciye ait olacağını anlatır. Yourself, you sözcüğüne gönderme yapar ve eylemi yapan kişiyi değil, ayrıcalıklı yararı alan kişiyi gösterir.
Alıştırma
Hangi cümle Lena'nın kulübeyi yalnızca kendisinin kullanabildiği anlamına gelir?
- Lena has the whole cabin all to herself.
- Lena shares the whole cabin with her cousins.
- Lena built the whole cabin by herself.
Cevabı göster
Lena has the whole cabin all to herself.
"Every relative is assigned a number from 1 to 100. Dilbilgisi
1:05"Her akrabaya 1'den 100'e kadar bir numara atanıyor.
is assigned a number: bir kuralı edilgen yapıyla anlatmak
is assigned a number ifadesi geniş zamanın edilgen yapısını kullanır: be + geçmiş ortaç assigned. Özne olan every relative numarayı alır; numarayı atayan taraf değildir. Edilgen yapı, kuraldan etkilenen kişileri öne çıkarır ve atamayı yapan kişi ya da sistemi belirtmez. Düzenleyenin bilinmediği, zaten açık olduğu veya daha az önemli olduğu kural ve işlemlerde bu yapı yaygındır.
Alıştırma
İngilizce cümleyi dinleyin ve duyduğunuz cümleyi tam olarak seçin. is assigned ifadesine ve sondaki -ed sesine dikkat edin.
- Each player is assigned a seat before the game.
- Each player was assigned a seat before the game.
- Each player assigns a seat before the game.
Cevabı göster
Each player is assigned a seat before the game.
Heir 2 will then close every second locker. Dilbilgisi
1:12Mirasçı 2 daha sonra her ikinci dolabı kapatacak.
Heir 3 will change the status of every third locker. Kalıp ifadeler
1:16Mirasçı 3 her üçüncü dolabın durumunu değiştirecek.
every second locker ... every third locker: tekrarlanan aralıklar
1'den başlayarak numaralandırılan bu dizide every second locker; 2, 4, 6 ve devamındaki çift numaralı dolapları belirtir. Every third locker ise 3, 6, 9 ve devamındaki dolapları belirtir. every + sıra sayısı + tekil sayılabilen isim yapısı, düzenli aralıklarla tekrarlanan bir seçimi anlatır. Sayımın nereden başlayacağını bağlam belirler; burada 1'den başlanır. Buradaki second, zaman birimi olan “saniye” değil, “ikinci” anlamındaki sıra sayısıdır.
Alıştırma
Bir koridorda 1'den 12'ye kadar numaralandırılmış dolaplar var ve sayım 1 numaralı dolaptan başlıyor. Hangi grup every third locker ifadesine karşılık gelir?
- 1, 2, 3 ve 4 numaralı dolaplar
- Yalnızca 3 numaralı dolap
- 3, 6, 9 ve 12 numaralı dolaplar
- 2, 4, 6 ve 8 numaralı dolaplar
Cevabı göster
3, 6, 9 ve 12 numaralı dolaplar
change the status of: bir nesnenin tanımlı durumunu değiştirmek
change the status of X yapısında status, olası durumlar kümesi içinde X'in o anki durumunu belirtir. Burada bir dolap open ve closed durumları arasında geçiş yapar. İfade, nesneyi değiştirmeye veya fiziksel olarak dönüştürmeye değil, nesnenin durumuna odaklanır. Bir şey tanımlı bir durumdan başka bir tanımlı duruma geçtiğinde kullanışlıdır.
Alıştırma
Cümleyi bu nottaki hedef ifadeyi tam olarak kullanarak tamamlayın: The administrator can ____ the account from active to inactive.
Cevabı göster
change the status of
Specifically, if it's open, she'll close it, Dilbilgisi
1:21Spesifik olarak, eğer açıksa kapatacak,
if it's open ... but if it's closed: paralel iki koşul dalı
if it's open ... but if it's closed, birbirine zıt iki durumu paralel koşullar olarak verir. Her if yan cümlesinin kendi sonucu vardır: bir şey açıkken bir eylem, kapalıyken başka bir eylem uygulanır. Burada but, aynı kuralın birbirini dışlayan iki dalını ayırır. Bu yapı, yönergelerde her olası durumda ne yapılacağını belirtmek için kullanışlıdır.
Alıştırma
Hangi cümle, iki zıt durumdaki eylemleri paralel if dallarıyla verir?
- Turn the light on and then wait by the door.
- If the light is on, turn it off because the room is bright.
- If the light is on, turn it off, but if it is off, turn it on.
Cevabı göster
If the light is on, turn it off, but if it is off, turn it on.
This pattern will continue until: tekrarlanan kuraldan bitiş noktasına
This pattern, önceki örneklerde gösterilen kurala gönderme yapar. Burada pattern, görsel bir desen değil, bir şeyi tekrarlayarak yapma biçimi veya düzeni anlamına gelir. will continue until, bu örnekleri eksiksiz bir sürece dönüştürür: aynı kural uygulanmaya devam eder ve until yan cümlesi sürecin bitiş noktasını belirtir. Böylece konuşan kişi her adımı tek tek sıralamadan birkaç örnek adımdan tüm sürece geçebilir.
Alıştırma
This pattern will continue until bir süreç açıklamasında ne işe yarar?
- Süreçle ilgisi olmayan görsel bir desen sunar.
- Tekrarlanan kuralı özetler ve sürecin ne zaman biteceğini belirtir.
- Kalan her adımı ayrı ayrı sıralar.
- Sürecin zaten bittiğini söyler.
Cevabı göster
Tekrarlanan kuralı özetler ve sürecin ne zaman biteceğini belirtir.
will help you crack the code for the safe." Deyimler
1:34kasanın şifresini kırmanıza yardımcı olacak."
remain open: devam eden açık bir durum
Burada remain, ardından open sıfatı gelen bağlayıcı bir fiildir. Remain open, “açık kalmaya devam etmek” veya “hâlâ açık olmak” demektir; “açık bir şeyi geride bırakmak” anlamına gelmez. Bu ifade, dolapların son andaki durumunu anlatır. Dolapları açma eylemine değil, açık durumun sürmesine odaklanır. Remain calm ve remain silent ifadelerinde de aynı yapı kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi remain + “kapalı olmayan” anlamındaki bir sıfatla tamamlayın: The store will ____ during lunch.
Cevabı göster
remain open
crack the code: gizli bir sistemi çözmek
Crack the code ifadesinde crack, “çözmek” veya “nasıl çalıştığını bulmak” anlamına gelir; “parçalara ayırmak” anlamına gelmez. İfade, kodlanmış bir mesajın, parolanın veya gizli bir sistemin cevabını bulmak demektir. Genellikle cevabın açık olmadığını ve ipuçları, denemeler ya da dikkatli düşünme yoluyla bulunması gerektiğini anlatır. Bu cümlede dolaplardaki kelimeler, kasanın şifresini bulmak için ipucu verir.
Alıştırma
Şu cümlede cracked the code ne anlama geliyor: “The detectives compared the symbols and finally cracked the code.”?
- Üzerinde yazı olan bir notu parçalara ayırdılar.
- Gizli mesajı veya sistemi çözdüler.
- Zaten bildikleri bir sayıyı kopyaladılar.
Cevabı göster
Gizli mesajı veya sistemi çözdüler.
Before cousin Thaddeus can even start down the line, Anlatım akışı
1:38Kuzen Thaddeus sıraya girmeye bile başlayamadan,
Before ... can even start: başka bir şey önce olur
Before someone can even start ... beklenen bir eylemi zaman noktası olarak kurar ve başka bir olayın ondan önce gerçekleştiğini anlatır. Even vurgu katar: kişi henüz başlamaya fırsat bulamamıştır; ifade “bunu bile yapabilmek” anlamına gelmez. Cümlenin başındaki bu before yan cümlesi, ardından gelecek ana olaya zemin hazırlar. Ana olayın hemen ya da şaşırtıcı derecede hızlı gerçekleştiği hissini verebilir. Burada start down the line, sıra boyunca ilerleyip dolaplarla tek tek ilgilenmeye başlamak demektir.
Alıştırma
Before he can even start ... neyi vurgular?
- Şaşırtıcı biçimde iki eylemi aynı anda yapabilir.
- Beklenen eylemi planlanandan çok daha erken tamamlar.
- İki olay birlikte başlar.
- İkinci olay, o beklenen eyleme başlamayı başaramadan önce gerçekleşir.
Cevabı göster
İkinci olay, o beklenen eyleme başlamayı başaramadan önce gerçekleşir.
you know which lockers will remain open.
1:45hangi dolapların açık kalacağını bildiğinizi söylüyorsunuz.
is the same as the number of factors in the locker number.
2:02dolap numarasının çarpan sayısıyla aynı olduğunu fark etmektir.
The key is realizing that: temel çıkarımı sunmak
The key is realizing that ... “en önemli adımın ... olduğunu fark etmektir” anlamına gelir. Buradaki key mecazidir: kilit açan bir nesneyi değil, kritik fikri anlatır. Bu ifade, ardından gelen that yan cümlesinin bir şeyi anlamak veya çözmek için gereken temel çıkarımı içerdiğini bildirerek açıklamayı düzenler. Burada dokunma sayısıyla çarpan sayısının eşitliğini belirleyici bağlantı olarak sunar.
Alıştırma
The key is realizing that ... bu cümlede hangi söylem işlevini görür?
- Fiziksel bir anahtar kullanıldığını söyler.
- Ardından gelen yan cümlenin temel çıkarımı içerdiğini bildirir.
- Açıklamanın sona erdiğini gösterir.
- Gereksiz bir yan örneği işaretler.
Cevabı göster
Ardından gelen yan cümlenin temel çıkarımı içerdiğini bildirir.
the number of times ... is the same as the number of ...: iki miktarı karşılaştırma
the number of times + yan cümle yapısı, bir olayın kaç kez gerçekleştiğini anlatır. Bu cümlede a locker is touched olayı açıklar; times ise “kez” anlamındadır, “dönemler” anlamında değildir. Buna paralel olan the number of factors in the locker number ifadesi, dolap numarasının kaç çarpanı olduğunu belirtir. A is the same as B bağlantı yapısı, iki sayının eşit olduğunu söyler. Matematiksel bir açıklamada bir eylemin gerçekleşme sayısını başka türdeki ögelerin sayısıyla ilişkilendirir.
Alıştırma
Bir sınıfta 20 öğrenci ve tam olarak 20 kalem var. Cümleyi dersteki eşitlik ifadesiyle tamamlayın: The number of pencils ____ the number of students.
Cevabı göster
is the same as
the factors of 6: matematikte çarpanlar
Bu temel matematik bağlamında the factors of 6, 6'yı kalansız bölen pozitif tam sayılardır: 1, 2, 3 ve 6. a factor of + number yapısı böyle bir böleni, factors of + number ise birden fazla böleni adlandırır.
Alıştırma
Hangi cümlede factor, factors of 6 ile aynı matematiksel anlamda kullanılmıştır?
- Cost was a factor in our decision.
- The storm was a factor in the delay.
- Three is a factor of twelve.
Cevabı göster
Three is a factor of twelve.
when ... it'll remain ...: koşulları sonuçlarla eşleştirmek
Her cümlede when + geniş zamanlı bir koşul yapısından sonra will içeren bir sonuç cümleciği gelir. When cümleciği koşulu verir, it'll remain ... ise ardından gelen durumu belirtir. Buradaki when, belirli bir zamanı değil, genel bir kural içinde 'bu koşul her gerçekleştiğinde' anlamını taşır. Birbirine paralel cümleler çift koşulunu kapalı sonucuna, tek koşulunu açık sonucuna bağlar. Aynı yapı matematik, fen veya programlama kurallarını açıklamak için de kullanılabilir.
Alıştırma
Güvenilir bir koşul-sonuç kuralını anlatmak için when + geniş zaman ve will + fiilin yalın hâlini doğal biçimde kullanan cümle hangisidir?
- When the temperature reaches zero, the warning light will turn on.
- When the temperature will reach zero, the warning light will turn on.
- When the temperature reaching zero, the warning light will turn on.
Cevabı göster
When the temperature reaches zero, the warning light will turn on.
an even number of factors ... an odd number of factors: çarpanları saymak
An even number of factors, toplam çarpan sayısının ikiye tam bölündüğü anlamına gelir; an odd number of factors ise toplam sayının ikiye tam bölünmediğini belirtir. Her iki ifadede de even veya odd, number sözcüğünü niteler; of factors ise neyin sayıldığını gösterir. Bu ifadeler kaç çarpan olduğunu anlatır. Her çarpanın kendisinin çift veya tek olduğunu söylemez. Ayrıca burada even 'hatta' veya 'şaşırtıcı biçimde', odd ise 'tuhaf' anlamına gelmez.
Alıştırma
Dersin miktar ifadeleriyle iki cümleyi tamamlayın: Twenty has six factors, so it has ____ factors. Sixteen has five factors, so it has ____ factors.
Cevabı göster
an even number of · an odd number of
which makes sense because factors naturally pair up. Notlar
2:34ki bu mantıklıdır çünkü çarpanlar doğal olarak eşleşirler.
which makes sense because: bir sonucu gerekçesine bağlamak
Burada which, önceki ifadenin tamamına, yani dolapların çoğunun çift sayıda çarpanı olduğu bilgisine gönderme yapar. Yalnızca yakındaki tek bir isme gönderme yapmaz. Makes sense, bu ifadenin mantıklı olduğunu belirtir. Ardından because, bu değerlendirmenin nedenini açıklar. İfade, which makes sense because + neden yapısı bilgiyi sonuç → değerlendirme → açıklama sırasıyla düzenler.
Alıştırma
Yeni cümleyi okuyun: The library is quiet, which makes sense because exams start tomorrow. Burada which makes sense because ne işlev görüyor?
- Kütüphanenin sessiz olduğu ifadesinin tamamına gönderme yapar ve bunun neden mantıklı olduğunu açıklar.
- Konuşanın sınavların yarın başlayıp başlamayacağından emin olmadığını gösterir.
- Yalnızca library ismine gönderme yapar ve bunun nasıl bir kütüphane olduğunu tanımlar.
Cevabı göster
Kütüphanenin sessiz olduğu ifadesinin tamamına gönderme yapar ve bunun neden mantıklı olduğunu açıklar.
factors naturally pair up: çarpanların çiftler hâlinde eşleşmesi
Pair up, ikili gruplar oluşturmak veya eşleşmiş çiftler hâlinde bulunmak demektir. Burada iki çarpan, çarpımları asıl sayıyı verdiğinde eşleştirilebilir; örneğin 2 ve 6, 12'nin bir çarpan çiftidir. Naturally, bu eşleşmenin sayıların kendi ilişkisinden kaynaklandığını gösterir. Up, bu deyimsel fiilin parçasıdır; yukarı doğru hareketi anlatmaz. Pair up, insanların veya nesnelerin ikili gruplar oluşturmasını anlatmak için de kullanılabilir.
Alıştırma
Cümleyi bu nottaki “ikili gruplar oluşturmak” anlamına gelen tam deyimsel fiille tamamlayın: For the next activity, please ____ with the person beside you.
Cevabı göster
pair up
In fact, the only lockers that have an odd number of factors Dilbilgisi
2:37Aslında, tek sayıda çarpanı olan yegane dolaplar
the only lockers that ... are perfect squares: diğer kategorileri dışlamak
the only + çoğul isim + ilgi cümleciği + be + kategori kalıbında, ilgi cümleciği hangi ögelerden söz edildiğini belirler; tamamlayıcı ise bunlara uyabilecek tek kategoriyi söyler. Burada that have an odd number of factors, lockers sözcüğünü sınırlar; perfect squares ise uygun kategoriyi adlandırır. only sözcüğünün kapsamı lockers that have an odd number of factors ifadesinin tamamıdır. Burada lockers, dolapların numaralarını temsil eder. Dolayısıyla anlam şudur: Bir dolap numarasının tek sayıda böleni varsa o sayı bir tam kare olmalıdır. Bu, bütün dolap numaralarının tam kare olduğu anlamına gelmez.
Alıştırma
Hangi ifade vurgulanan yapının anlamına en iyi uyar?
- Tek sayıda böleni olan her dolap numarası tam kare olmalıdır.
- Her dolap numarası tam karedir.
- Yalnızca bir dolap numarasının bölenleri vardır.
Cevabı göster
Tek sayıda böleni olan her dolap numarası tam kare olmalıdır.
perfect squares: bir tam sayının kendisiyle çarpımından oluşan sayılar
Perfect square, bir tam sayının kendisiyle çarpımı olan n × n biçiminde yazılabilen sayının standart matematik terimidir; Türkçede buna “tam kare” denir. Örneğin 3 × 3 = 9 olduğu için 9 bir tam karedir. Bu terimde square, dört kenarlı bir şekli değil, bir sayının karesini almayı ifade eder; perfect ise sabit terimin bir parçasıdır. Çoğul perfect squares, bu türden birden fazla sayıdan söz eder.
Alıştırma
Cümleyi dersteki matematik terimiyle tamamlayın: The numbers 25 and 36 are ____ because each can be written as an integer multiplied by itself.
Cevabı göster
perfect squares
that when multiplied by itself: indirgenmiş edilgen yan cümle
That, one factor ifadesine gönderme yapar ve equals fiilinin öznesidir. When multiplied by itself, kısaltılmış bir edilgen yan cümledir. Tam biçimi when it is multiplied by itself şeklindedir ve it de çarpanı ifade eder. Bu ifade, çarpanın hangi koşulda sayıya eşit olduğunu belirtir. Tanım ve açıklamalarda, çıkarılan özne açıkça anlaşılıyor ve çevresindeki cümlenin öznesiyle aynıysa when + özne + be + geçmiş zaman ortacı yapısı when + geçmiş zaman ortacı biçimine kısaltılabilir.
Alıştırma
'that when multiplied by itself equals the number' içindeki edilgen yan cümleyi doğru biçimde tamamlayan seçenek hangisidir?
- that, when it is multiplied by itself, equals the number
- that, when it is multiplying by itself, equals the number
- that, when it has multiplied by itself, equals the number
Cevabı göster
that, when it is multiplied by itself, equals the number
can only be counted once: kiplik edilgen bir sınırlama
Can be counted, can + be + geçmiş zaman ortacı biçimindeki kiplik edilgen yapıyı kullanır. 3, sayma eylemine maruz kalan ögedir; bu nedenle cümlenin onu kimin saydığını belirtmesi gerekmez. Only ve once sayılma sayısını sınırlar: bu 3 bir kez hesaba katılır ve yeniden katılmaz. Bu cümlede can yalnızca fiziksel yetenek değil, bir kuralı veya mantıksal sınırı ifade eder.
Alıştırma
Kuralı can + be + counted ve tek seferlik sınırla tamamlayın: Each vote ____.
Cevabı göster
can only be counted once
Therefore: Mantıksal bir sonucu belirtme
Therefore, kendisinden sonraki ifadenin önceki gerçeklerden veya akıl yürütmeden çıkarılan bir sonuç olduğunu gösterir. Burada tam kare numaralı dolaplarla ilgili ifadenin önceki açıklamadan çıkarıldığını belirtir. Bir zaman sırasını değil, bir savın yapısını düzenler: therefore öncesindeki fikirleri dayanak, sonrasındaki ifadeyi ise bu akıl yürütmenin sonucu olarak okuyun.
Alıştırma
Bu cümlede Therefore okuyucuya ne anlatıyor?
- İfade, önceki konuyla ilgisiz bir örnek sunar.
- Dolaplarla ilgili ifade, önceki akıl yürütmeden çıkarılan bir sonuçtur.
- İfade, zaman bakımından bir sonraki olayı anlatır.
Cevabı göster
Dolaplarla ilgili ifade, önceki akıl yürütmeden çıkarılan bir sonuçtur.
so you open them immediately and read the words inside.
3:07bu yüzden onları hemen açıp içindeki kelimeleri okuyorsunuz.
the first five lockers touched only twice: kısaltılmış edilgen ilgi cümleciği
Touched only twice sözleri lockers sözcüğünden sonra gelir ve hangi dolapların kastedildiğini açıklar. Bunlar kısaltılmış edilgen bir ilgi cümleciği oluşturur; tam biçim the first five lockers that are touched only twice şeklindedir. Touched, edilgen anlam taşıyan bir geçmiş zaman ortacıdır. Dolaplar eyleme maruz kalır, only twice ise eylemin kaç kez gerçekleştiğini sınırlar.
Alıştırma
Hangi tam biçim the first five lockers touched only twice ile aynı anlama gelir?
- the first five lockers that touch something only twice
- the first five lockers that are touching one another
- the first five lockers that are touched only twice
Cevabı göster
the first five lockers that are touched only twice
have to be prime numbers: zorunlu bir sonuç
Burada have to be, mantıksal bir sonuç olarak “olmak zorunda” anlamına gelir. Olgular başka bir sınıflandırmaya izin vermez: yalnızca 1 ve kendisi olmak üzere tam iki pozitif böleni bulunan bir tam sayı asaldır. have to be + isim/sıfat kalıbında have to, birinin yapması gereken bir eylemi değil, kimlik veya nitelik hakkındaki bir sonucu belirtebilir.
Alıştırma
Örnekte have to be prime numbers ne anlama geliyor?
- Asal sayılar yalnızca belirsiz bir olasılıktır.
- Bir kural, insanların dolaplara asal sayı vermesini gerektiriyor.
- Kanıtlar, asal sayıları zorunlu sonuç hâline getiriyor.
Cevabı göster
Kanıtlar, asal sayıları zorunlu sonuç hâline getiriyor.
since each only has two factors: since ile neden belirtmek
Burada since “çünkü” anlamına gelir. since each only has two factors yan cümlesi, dolap numaralarının asal olması gerektiğine ilişkin önceki sonucun nedenini verir. Bu kullanım, cümleyi önce sonuç, ardından sonucu destekleyen neden gelecek şekilde düzenler.
Alıştırma
Şu cümleyi oku: “Maya must be home, since her bicycle is outside.” since burada ne işe yarıyor?
- Sonucu destekleyen bir kanıt sunar.
- Maya'nın eve ilk geldiği zamanı belirtir.
- Maya ile bisikleti arasında karşıtlık gösterir.
Cevabı göster
Sonucu destekleyen bir kanıt sunar.
claim your inheritance: yasal hakkı ileri sürmek ve teslim almak
Burada claim your inheritance, size bırakılan mal veya para üzerindeki hakkınızı resmen ileri sürmek ve bunları teslim almak anlamına gelir. Claim bu kullanımda “bir şeyin doğru olduğunu iddia etmek” demek değildir. claim + para, mal veya yardım kalıbı genellikle kişinin bunları almaya hakkı ya da uygunluğu olduğunu, ancak kimliğini kanıtlaması, başvurması veya yasal ya da resmî bir adımı tamamlaması gerektiğini gösterir. Alma hakkına odaklandığı için take fiilinden daha kesindir.
Alıştırma
claim your inheritance ifadesini Maya’ya uyarlayıp cümleyi tamamlayın: After the court confirmed that Maya was the heir, she went to the lawyer's office to ____.
Cevabı göster
claim her inheritance
too busy doing ... to do: bir işle fazlasıyla meşgul olup diğerini yapamamak
Yapı şöyledir: too busy + -ing biçimindeki eylem + to + fiilin yalın hâli. Bu cümlede being nasty to each other akrabaların meşgul olduğu şeydir; pay attention ise bu yüzden yapamadıkları eylemdir. Bu yapıda too ... to ... olumsuz bir sonuç bildirir: ilk eylemle o kadar meşguldüler ki ikinci eylemi yapamadılar. İkinci to, engellenen eylemi başlatır; “-mek için” anlamında amaç bildirmez.
Alıştırma
Cümleyi check ve notice fiillerinin doğru biçimleriyle tamamlayın: Ava was too busy ____ her messages to ____ the warning.
Cevabı göster
checking · notice
Too bad: iğneleyici duyulabilen üzüntü ifadesi
Bir yan cümlenin başında Too bad, “Ne yazık ki...” veya “...olması çok yazık” anlamına gelir. Ardından gelen durumun tamamını değerlendirir; bir şeyin son derece kötü olduğu anlamına gelmez. Buradaki üzüntü tamamen içten değildir. Konuşan kişi Too bad ifadesini akrabalarla alay etmek için iğneleyici biçimde kullanır: Yararlı ipuçlarını fark edememelerine kendi kötü davranışları yol açmıştır. İfadenin anlayışlı, umursamaz veya iğneleyici duyulmasını tonlama ve bağlam belirler.
Alıştırma
Örnekte Too bad nasıl bir tutum ifade ediyor?
- Akrabaların tamamlaması gereken birçok işi olduğunu tarafsız biçimde bildirir.
- Amcanın son derece kötü biri olduğunu söyler.
- Sonuca üzülüyormuş gibi yaparken akrabaların davranışlarıyla alay eder.
Cevabı göster
Sonuca üzülüyormuş gibi yaparken akrabaların davranışlarıyla alay eder.