Peppa Pig Müzik Aletleri Yapıyor | Peppa Pig Resmi Aile ve Çocuk Çizgi Filmi: İngilizce çalışma notları
Peppa Pig - Official Channel
Video açıklaması: Bir sınıf gündelik küçük eşyaları çalgılara dönüştürüyor, farklı hareket ve malzemelerin sesleri nasıl değiştirdiğini deniyor ve sonunda velilere birlikte müzik yapıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. bits and bobs. — Deyimler ve Mecazlı İfadeler: Çeşitli küçük ve gelişigüzel eşyaları topluca anlatan bu samimi Britanya İngilizcesi ifadesini anlayacaksınız. Böylece sözcükleri tek tek gerçek anlamlarıyla yorumlamak yerine el işi malzemeleri, evdeki ufak tefek nesneler veya ayrı ayrı adlandırılması gerekmeyen şeylerle ilgili doğal konuşmaları takip edebilirsiniz. 2. makes the bottles sound different. — Dil Bilgisi ve Cümle Kalıpları: Bir etkenin belirli bir sonuca yol açtığını gösteren make + nesne + yalın fiil ettirgen yapısını tanıyacaksınız. Bu kalıpla su miktarının şişelerin sesini nasıl değiştirdiğini ya da başka bir malzeme, hareket veya koşulun bir şeyin sesini ve çalışma biçimini nasıl farklılaştırdığını açıklayabilirsiniz. 3. join in. — Öbek Fiiller: Birinin hâlihazırda devam eden bir etkinliğe katılmaya başlamasını anlatırken bu öbek fiili kullanabilirsiniz. Yalnızca bir kişiye veya gruba katılmaktan söz etmek yerine sınıf arkadaşlarını, dostları ya da izleyicileri bir derse, oyuna, sohbete veya gösteriye doğal biçimde katılmaya davet edebilirsiniz.
Bu derste
make our own: bir şeyi kendimiz yapmak
Make our own + isim, hazır bir şeyi kullanmak ya da satın almak yerine bir şeyi kendimizin yapması demektir. Bu cümlede sınıf, müzik aletlerini kendisi yapacak. Our iyelik belirleyicisidir; own ise vurguyu güçlendirir ve aletlerin onların kendi üretimi olduğunu belirtir. Buradaki own, ‘sahip olmak’ anlamındaki fiil değildir. Aynı kalıp my own, your own veya their own ile de kullanılabilir.
Alıştırma
Kostümleri satın almak yerine kendimizin yapacağını anlatmak için cümleyi vurgulanan kalıpla tamamlayın: For the school play, we decided to ____ costumes.
Cevabı göster
make our own
I am not asking you to make a piano or a trumpet, Peppa. Dilbilgisi
0:16Sizden bir piyano ya da trompet yapmanızı istemiyorum, Peppa.
asking you to make: ask + kişi + to + fiil
Ask + kişi + to + fiilin yalın biçimi, o kişiden bir eylemi yapmasını istemek ya da bunu yapmasını talep etmek anlamına gelir. Bu nedenle asking you to make, bir şey yapması beklenen kişi olarak Peppa'yı gösterir; buradaki ask, ‘soru sormak’ anlamına gelmez. Not sözcüğü isteğin tamamını olumsuz yapar. Konuşan kişi görevin sınırını açıklığa kavuşturur: piyano ya da trompet yapmak istediği görev değildir.
Alıştırma
ask + kişi + to + fiilin yalın biçimi kalıbını tamamlamak için close fiilini kullanın: The coach asked Mia ____ the door before practice.
Cevabı göster
to close
will be making: yaklaşan bir etkinliği duyurmak
Will be making, will be + fiil-ing yapısıyla kurulan gelecek zamanın sürekli biçimidir. Burada müzik aleti yapma işi, dersin bir sonraki bölümünde gerçekleştirilecek etkinlik olarak sunulur. Eylem hâlâ gelecektedir; henüz başlamamıştır. Bu yapı, beklenen veya planlanan bir etkinliği gelecekte sürmekte olacak bir iş olarak anlatır.
Alıştırma
Etkinlik duyurusunu make fiilinin gelecek zamanın sürekli biçimiyle tamamlayın: At two o'clock tomorrow, we ____ costumes for the play.
Cevabı göster
will be making
bits and bobs: çeşitli ufak tefek şeyler
Bits and bobs, çeşitli küçük ve farklı eşyaların oluşturduğu bir grubu anlatan gündelik bir İngiliz İngilizcesi ifadesidir. Burada farklı el işi malzemelerini bir arada gösterir, çünkü her birinin tam adını söylemek önemli değildir. Sözcükleri tek bir kalıplaşmış ifade olarak öğrenin. Bu anlamda bobs bir kişinin adı veya ayrı bir eşya türü değildir.
Alıştırma
Çeşitli küçük şeyler anlamına gelen gündelik İngiliz İngilizcesi kalıbını tamamlayın: I keep useful bits and ____ in this drawer.
Cevabı göster
bobs
Music can be made from anything that makes a sound. Dilbilgisi
0:31Müzik, ses çıkaran her şeyden yapılabilir.
can be made from: edilgen yapıda olasılık anlatma
Can be made from, can kiplik fiilini edilgen be made yapısıyla ve kaynağı gösteren from edatıyla birleştirir. Bir şeyin belirli bir malzeme veya kaynaktan yapılmasının mümkün olduğunu anlatır. Özne eylemi yapan değil, eylemden etkilenendir: müzik yaratır değil, yaratılır. Kiplik fiilinden sonra edilgen yapı can + be + geçmiş zaman ortacı biçimindedir; bu yüzden burada be atılamaz ve made yerine make kullanılamaz.
Alıştırma
Kumun cam için olası bir ham madde olduğunu can + edilgen yapı kullanarak hangi cümle doğru biçimde anlatır?
- Glass can made from sand.
- Glass can be made from sand.
- Glass can be make from sand.
Cevabı göster
Glass can be made from sand.
anything that makes a sound: açık bir kapsama koşul ekleme
Anything, kapsamı herhangi bir nesneye açar; that makes a sound ilgi cümleciği ise nesnenin karşılaması gereken koşulu ekler. Birlikte anything that... ardından gelen koşulu karşılayan herhangi bir şey anlamına gelir. That makes a sound, anything sözcüğünü niteler; ayrı bir cümle değildir. Anything dilbilgisel olarak tekil kabul edildiği için fiil make değil makes olur.
Alıştırma
Boyut koşulunu karşılayan herhangi bir nesnenin seçilebileceğini hangi cümle doğru biçimde anlatır?
- You may choose anything that fit in the bag.
- You may choose anything what fits in the bag.
- You may choose anything that fits in the bag.
Cevabı göster
You may choose anything that fits in the bag.
How do you usually make sound with a musical instrument? Kalıp ifadeler
0:36Genellikle bir müzik aletiyle nasıl ses çıkarırsınız?
make sound with: bir şeyi kullanarak ses çıkarmak
Make sound, “ses üretmek” veya “ses çıkarmak” demektir; with ise sesi üretmek için kullanılan nesneyi ya da çalgıyı belirtir. Bu sorudaki make sound with a musical instrument, bir kişinin çalgıyı nasıl kullanarak ses çıkardığını sorar. Burada sound, tek bir ayrı ses değil, genel ve sayılamayan bir kavram olarak kullanılır. Doğal fiil do değil, make fiilidir.
Alıştırma
Hangi cümle doğal biçimde “bu tüpü kullanarak ses üretmek” anlamına gelir?
- We can do sound with this tube.
- We can make sound to this tube.
- We can make sound with this tube.
Cevabı göster
We can make sound with this tube.
blow into it: içine üflemek
Blow into it, ağızdan çıkan havayı nesnenin içine göndermek demektir. it zamiri çalgıyı gösterir; into ise içeriye doğru bir yön belirtir. Edat çok önemlidir: blow tek başına yalnızca üfleme eylemini adlandırır, into ise havanın nereye gittiğini söyler. Aynı yapı tüpler, şişeler ve içine hava alan çalgılar için de kullanılabilir.
Alıştırma
Havayı içine göndererek blok flüt çalmayı hangi cümle doğru biçimde anlatır?
- To play the recorder, blow on its outside gently.
- To play the recorder, blow across it gently.
- To play the recorder, blow into it gently.
Cevabı göster
To play the recorder, blow into it gently.
Now, let's see what sounds you can make from these things. Anlatım akışı
0:52Şimdi bakalım bunlarla ne tür sesler çıkarabileceksiniz.
let's see what...: keşfetmeye davet etme
Let's see what... konuşmayı açıklamadan ortak bir etkinliğe geçirir: bir şeyi deneyip sonra ne olduğunu öğrenmeye davet eder. Buradaki see yalnızca “gözle görmek” değil, “öğrenmek” ya da “sonucu gözlemlemek” anlamındadır. what sounds you can make yan cümlesi keşfedilecek sonucu belirtir. see’den sonra gömülü olduğu için soru dizilişi değil, düz cümle dizilişi kullanır: what sounds you can make; what sounds can you make değil. Bu kalıp deney, gösterim ve keşif etkinliklerini başlatmak için kullanışlıdır.
Alıştırma
Bir yapım etkinliğine başlıyorsunuz. Hangi cümle grubu neler yapabileceklerini keşfetmeye doğal biçimde davet eder?
- Let's seeing what shapes you build with these blocks.
- Let's see what shapes you can build with these blocks.
- Let's see what shapes can you build with these blocks.
Cevabı göster
Let's see what shapes you can build with these blocks.
sounds like a drum: sesleri karşılaştırma
Sounds like a drum, “davula benzer bir sesi var” anlamına gelir. Burada sound bağlayıcı bir fiildir; like ise “benzer” anlamı veren bir edattır ve “hoşlanmak” anlamındaki like fiili değildir. This box tekil olduğu için sound fiili -s alır: sounds. Karşılaştırma duyduğunuz şeye dayanıyorsa sound like + isim veya yan cümle yapısını kullanın. Bu karşılaştırma bir izlenimi anlatır; kutunun gerçekten davul olduğunu söylemez.
Alıştırma
“Benzer bir sesi var” anlamındaki iki sözcüklü ifadeyle cümleyi tamamlayın: The old fan ____ a helicopter.
Cevabı göster
sounds like
Ah, but what happens if you add rubber bands? Anlatım akışı
1:08Ah, peki ya lastik bantlar eklersen ne olur?
What happens if you add... ile sonucu sormak
What happens if + özne + geniş zaman fiili...? bir koşul ortaya koyar ve dinleyenden sonucu tahmin etmesini ya da gözlemlemesini ister. Bu cümlede if you add rubber bands koşuldur; soru geçmişte olan bir şeyi sormak yerine yeni bir deneye yönlendirir. Genel veya sınanabilir sonuçlardan söz ederken İngilizcede iki bölümde de genellikle simple present kullanılır: What happens if you add...? Yapı, düşünceyi “bir şeyi değiştir, ardından sonucu gözle” sırasıyla düzenler.
Alıştırma
Deney sorusunu What happens if...? ile tamamlayın: ____ we add more water?
Cevabı göster
What happens if
Try plucking those rubber bands instead of hitting the box. Dilbilgisi
1:16Kutuya vurmak yerine lastikleri çekip bırakmayı dene.
Try plucking: try + -ing ile bir yöntemi sınamak
Try + fiilin -ing biçimi, bir eylemi olası bir yöntem olarak denemeyi ve ardından sonucu gözlemlemeyi anlatır. Try plucking, lastik bantları çekip bırakmayı sıradaki yöntem olarak kullanıp nasıl bir etkisi olduğunu görmek demektir. Burada Try emir biçimindedir ama öneri olarak kullanılır. Önemli olan bu eylemin zor olması değil, kutuya vurmanın yerine farklı bir eylem kullanıp sonucu gözlemlemektir.
Alıştırma
Olası bir çözüm önermek için try + -ing yapısını ve restart fiilini kullanın: ____ the router before replacing it.
Cevabı göster
Try restarting
instead of hitting: bir eylemi başka bir eylemle değiştirmek
Instead of + isim veya -ing biçimi, yerine konulan eylemi ya da şeyi gösterir. Bu cümlede instead of hitting, “vurmak yerine” anlamındadır: kutuya vurmak bırakılan yöntem, lastik bantları çekip bırakmak ise önerilen yeni yöntemdir. of burada bir edat olduğu için, ardından gelen eylem -ing biçiminde olur. Bu nedenle bir eylem söylerken instead of hitting denir, instead of hit denmez.
Alıştırma
Yürümenin otobüse binmenin yerine geçtiğini anlatmak için instead of + -ing yapısını doğru kullanan cümleyi seçin.
- She walked instead of take the bus.
- She walked instead of to take the bus.
- She walked instead of taking the bus.
Cevabı göster
She walked instead of taking the bus.
not a drum at all: tamamen olumsuzlama
Not ... at all olumsuz bir ifadeyi güçlendirir. Bu cümlede not a drum at all, “hiçbir şekilde davul değil” ya da “kesinlikle davul değil” anlamına gelir; nesnenin yalnızca kalitesiz bir davul olduğu anlamına gelmez. Konuşan kişi bu yapıyla ses hakkındaki önceki tahmini reddeder. Burada at all vurgulu anlamını not ile birleşmesinden alır; “her şey” anlamına gelmez.
Alıştırma
not ... at all kullanarak “Bu hiç zor değil” anlamını doğal biçimde veren cümleyi seçin.
- It isn't difficult at all.
- It is all not difficult.
- It isn't all difficult.
Cevabı göster
It isn't difficult at all.
These make a sound if you tap them with a pencil. Kalıp ifadeler
1:30Bir kalemle vurursan ses çıkarıyorlar.
tap ... with ...: bir araçla hafifçe vurmak
Bu cümlede tap, bir şeye hafifçe ve kısa bir vuruş yapmak demektir. them vurulan nesneyi, with a pencil ise kullanılan aracı belirtir. Yeniden kullanılabilen kalıp tap + nesne + with + araç şeklindedir. Bir sesi test ederken olduğu gibi hareketin hafif ve kontrollü olması önemliyse kullanışlıdır.
Alıştırma
Cümleyi tap ... with ... ile tamamlayın: To test the sound, ____ the glass gently ____ a spoon.
Cevabı göster
tap · with
Yes, and if I put different amounts of water Kalıp ifadeler
1:34Evet, peki ya farklı miktarlarda su koyarsam
put ... into ...: belirli bir miktarı kabın içine koymak
put different amounts of water into the bottles, put + şey veya malzeme + into + kap ya da hedef kalıbını kullanır. different amounts of water hareket eden içeriği belirtir ve miktarların hepsinin aynı olmadığını da gösterir. into, dışarıdan içeriye doğru hareketi anlatır. Bir yönergede hem miktarı hem de varış yerini söylemek için put ile into arasına bir miktar ifadesi yerleştirilebilir.
Alıştırma
Cümleyi put ... into ... ile tamamlayın: ____ the chopped fruit ____ the bowl.
Cevabı göster
Put · into
makes the bottles sound different: make + nesne + yalın fiil
makes the bottles sound different ifadesinde make ettirgen işlevdedir: su bir sonucun ortaya çıkmasına neden olur. Yapı make + nesne + yalın fiildir: makes + the bottles + sound. Nesneden sonraki fiilin önüne to gelmez. Burada sound, “işitildiğinde belli bir izlenim vermek” anlamında bir bağlayıcı fiildir; “ses” anlamındaki isim değildir. different sıfatı, şişelerin nasıl işitildiğini anlatır. Bu yapı make the guitar sound brighter örneğindeki gibi başka neden ve sonuçlara da aktarılabilir.
Alıştırma
Bir şeyin nasıl işitildiğindeki değişimi anlatmak için make + nesne + yalın fiil yapısını doğru kullanan cümle hangisidir?
- The thick curtains make the room sound quieter.
- The thick curtains make the room to sound quieter.
- The thick curtains make the room sounding quieter.
Cevabı göster
The thick curtains make the room sound quieter.
You can also blow across the bottle tops to get a sound. Notlar
1:49Ses çıkarmak için şişelerin ağzına da üfleyebilirsin.
blow across the bottle tops: bir açıklığın üzerinden geçen hava
Blow across the bottle tops, bir hava akımını şişelerin açıklıklarının üzerinden bir taraftan diğer tarafa göndermek demektir. Across, açıklıkların üzerinden geçen yolu belirtir; hava şişelerin içine, aşağı doğru yöneltilmez. Bu yönergede ses çıkarmak için kullanılan yöntem tam olarak bu yöndür. blow across + açıklık veya yüzey kalıbı, havanın başka bir açıklığın üzerinden geçmesini de anlatabilir.
Alıştırma
Havayı bir açıklığın içine değil üzerinden göndermeyi anlatan hedef ifadeyle tamamlayın: To make the jar hum, ____ its open top.
Cevabı göster
blow across
to get a sound: to + fiilin yalın hâliyle amaç belirtme
Bu cümlede to get a sound, şişelerin ağızlarının üzerinden üflemenin amacını açıklar: ses çıkarmak için bu hareket yapılır. Buradaki get, bir şeyi “gidip almak” değil, “bir sonuç elde etmek veya oluşturmak” anlamındadır. Bir eylemden sonra to + fiilin yalın hâlini kullanarak kişinin bu eylemle ulaşmak istediği amacı belirtebilirsin.
Alıştırma
Hangi cümlede bir eylemin amacını belirtmek için to + fiilin yalın hâli doğru kullanılmıştır?
- Tap the glass gently for get a clear sound.
- Tap the glass gently to get a clear sound.
- Tap the glass gently to getting a clear sound.
Cevabı göster
Tap the glass gently to get a clear sound.
Blowing on the bucket: özne görevindeki gerund öbeği
Blowing on the bucket bir isim-fiil, yani gerund öbeğidir. Öbeğin tamamı cümlenin öznesidir; bu nedenle cümle eylemin kendisi hakkında yorum yapar: bunu yapmak müzik oluşturmaz. Birinin o anda üflemekte olduğu anlamına gelmez. Tek bir etkinliği adlandıran gerund öbeği genellikle tekil kabul edilir; bu yüzden fiil does not make biçimindedir.
Alıştırma
Hangi cümlede bir etkinliği adlandırmak için gerund öbeği doğru biçimde özne olarak kullanılmıştır?
- Swim every morning keeps me fit.
- Swimming every morning keeps me fit.
- I swimming every morning keeps me fit.
Cevabı göster
Swimming every morning keeps me fit.
making bubbly music: baloncuk benzeri sesler
making bubbly music ifadesinde bubbly, music sözcüğünü niteler. Oluşan ve patlayan baloncuklara benzeyen sesleri anlatır; yani George baloncuk benzeri sesler çıkarıp bunları müzik gibi sunmaktadır. Bu, bir sıfatın duyusal betimleme amacıyla yaratıcı biçimde kullanılmasıdır. Müziğin içinde gerçekten baloncuklar yoktur ve bubbly burada neşeli anlamına gelmez.
Alıştırma
Bu cümlede bubbly music ne anlama gelir?
- Müzikte oluşan ve patlayan baloncuklara benzeyen sesler vardır.
- Müziğin içinde gerçek baloncuklar vardır.
- Müzik neşeli bir kişi için yazılmıştır.
Cevabı göster
Müzikte oluşan ve patlayan baloncuklara benzeyen sesler vardır.
It goes very well with George's bubble music. Kalıp ifadeler
2:35George'un baloncuk müziğiyle çok iyi gidiyor.
goes very well with: güçlü bir uyum
Go well with, iki şeyin hoş veya uygun bir bütün oluşturması demektir. Burada bir ses, George'un baloncuk müziğine uyar. Go burada gitmek anlamına gelmez. Kalıp A goes well with B şeklindedir. Very, well sözcüğünün derecesini güçlendirir; bu nedenle goes very well with, “özellikle iyi uyum sağlar” anlamına gelir. Yiyecek, renk, giysi, ses ve daha pek çok şeyin birleşimini anlatabilir.
Alıştırma
Cümleyi go well with ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın ve very ile güçlendirin: This scarf ____ your blue coat.
Cevabı göster
goes very well with
This is my favorite made-up musical instrument. Kelime
2:51Bu benim en sevdiğim uydurma müzik aleti.
made-up musical instrument: icat edilmiş bir müzik aleti türü
Bu cümlede made-up, “icat edilmiş” veya “hayal edilerek oluşturulmuş” demektir. Bunun yaygın bir müzik aleti türü olmadığını, fikrinin biri tarafından oluşturulduğunu anlatır. Made-up, musical instrument ifadesinden önce kullanılan birleşik bir sıfattır. Kısa çizgi, made ile up sözcüklerinin tek bir niteleme olarak birlikte çalıştığını gösterir. Aletin hangi malzemeden yapıldığını anlatmaz.
Alıştırma
Hangi cümle, müzik aletinin hangi malzemeden yapıldığını değil, türünün icat edilmiş olduğunu anlatır?
- Nina played an instrument made out of cans.
- Nina played a made-up instrument.
- Nina played an instrument made of metal.
Cevabı göster
Nina played a made-up instrument.
Madame Gazelle has a musical instrument made out of drinking glasses. Kalıp ifadeler
2:56Madam Gazel'in su bardaklarından yapılmış bir müzik aleti var.
made out of drinking glasses: müzik aletinin ne kullanılarak yapıldığı
Made out of drinking glasses, müzik aletini yapmak için içme bardaklarının kullanıldığı anlamına gelir. Made out of çoğu zaman bir malzemenin veya mevcut nesnelerin yeni bir şeye dönüştürülmesini vurgular; bu nedenle el işi ve yeniden kullanım bağlamlarına uygundur. Made out of drinking glasses ifadesi musical instrument ifadesinden sonra gelir ve onu tanımlar. Dil bilgisi açısından geçmiş zaman ortaç öbeğidir: an instrument [that is] made out of drinking glasses.
Alıştırma
Mevcut nesneleri kullanarak yeni bir şey yapmayı vurgulayan ifadeyle cümleyi tamamlayın: The robot costume is ____ old cardboard boxes.
Cevabı göster
made out of
play them with my fingers: bir çalgının nasıl çalındığını belirtmek
Bu cümlede play, “müzik üretmek için çalmak” anlamındadır ve them, çalgı olarak kullanılan bardakları ifade eder. “Onlarla oynamak” anlamına gelmez. With my fingers, yöntemi veya aracı belirtir. Başka durumlarda da kullanılabilen yapı play + çalgı ya da nesne + with + vücut bölümü ya da araç şeklindedir; örneğin play the drum with your hands.
Alıştırma
Maya’nın ksilofonu iki tokmak kullanarak çaldığını hangi cümle ifade eder?
- Maya plays the xylophone with two mallets.
- Maya plays with the xylophone while the two mallets stay in their case.
- Maya puts two mallets beside the xylophone before she plays.
Cevabı göster
Maya plays the xylophone with two mallets.
collect the children: Britanya İngilizcesinde çocukları almaya gitmek
Bu Britanya İngilizcesi bağlamında collect the children, kararlaştırılan yere gitmek, çocuklarla buluşmak ve onları genellikle eve götürmek üzere oradan almak demektir. Collect, çocukları nesne gibi bir araya toplamayı değil, planlanmış bir teslim almayı anlatır. Nesnesi bir kişi olduğunda collect, pick up yani “birini gidip almak” anlamına gelebilir. Varışla ilgili bölüm de bu yorumu destekler: ebeveynler çocukların beklediği yere gelmiştir.
Alıştırma
Hangi Britanya okulu duyurusu, yetişkinlerin saat 3.30’da gelip çocuklarını eve götürmek üzere almaları gerektiğini söyler?
- Please ask your children to gather at the main gate at 3:30.
- Please collect your children's art projects from the main gate at 3:30.
- Please collect your children from the main gate at 3:30.
Cevabı göster
Please collect your children from the main gate at 3:30.
just in time to listen to: dinlemek için tam vaktinde yetişmek
Bu cümlede just in time to listen to, dinleyicilerin gösteri başlamadan önce tam gereken anda geldiğini anlatır. Just, zaman payının çok az olduğunu veya zamanlamanın özellikle iyi denk geldiğini vurgular. Tekrar kullanılabilecek yapı be just in time to + fiilin yalın hâlidir. Birinin çok geç kalmadığını ve eylemi hâlâ yapabildiğini belirtir.
Alıştırma
Bir film 7:00'de başlıyor. Leo 6:59'da içeri giriyor ve açılışı görüyor. Hangi cümle onun açılışı neredeyse kaçırdığını en iyi vurgular?
- Leo arrived too late to see the opening.
- Leo arrived just in time to see the opening.
- Leo arrived on time for the film.
Cevabı göster
Leo arrived just in time to see the opening.
Children, I will start and then you join in. Öbek fiiller
3:35Çocuklar, ben başlayacağım sonra siz katılın.
join in: etkinliğe katılmak
Burada join in, etkinlik başladıktan sonra diğerleriyle birlikte katılmaya başlamak anlamına gelir. Konuşan kişi önce başlayacak, ardından çocukların katılması beklenecektir. Etkinliğin ne olduğu bağlamdan belliyse join in tek başına kullanılabilir. Etkinlik belirtilirse join in the game veya join in the singing denebilir.
Alıştırma
Bir oyun zaten devam ediyor ve Nora da oynamaya başlıyor. Hangi cümle onun etkinliğe katıldığını anlatır?
- Nora joins in.
- Nora joins the chess club.
- Nora watches the game.
Cevabı göster
Nora joins in.