Peppa Pig Müzik Aletleri Yapıyor | Peppa Pig Resmi Aile ve Çocuk Çizgi Filmi: İngilizce çalışma notları

Peppa Pig - Official Channel

Öğrenme zorluğu
362 kelime 133 kel/dk

Video açıklaması: Bir sınıf gündelik küçük eşyaları çalgılara dönüştürüyor, farklı hareket ve malzemelerin sesleri nasıl değiştirdiğini deniyor ve sonunda velilere birlikte müzik yapıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. bits and bobs. — Deyimler ve Mecazlı İfadeler: Çeşitli küçük ve gelişigüzel eşyaları topluca anlatan bu samimi Britanya İngilizcesi ifadesini anlayacaksınız. Böylece sözcükleri tek tek gerçek anlamlarıyla yorumlamak yerine el işi malzemeleri, evdeki ufak tefek nesneler veya ayrı ayrı adlandırılması gerekmeyen şeylerle ilgili doğal konuşmaları takip edebilirsiniz. 2. makes the bottles sound different. — Dil Bilgisi ve Cümle Kalıpları: Bir etkenin belirli bir sonuca yol açtığını gösteren make + nesne + yalın fiil ettirgen yapısını tanıyacaksınız. Bu kalıpla su miktarının şişelerin sesini nasıl değiştirdiğini ya da başka bir malzeme, hareket veya koşulun bir şeyin sesini ve çalışma biçimini nasıl farklılaştırdığını açıklayabilirsiniz. 3. join in. — Öbek Fiiller: Birinin hâlihazırda devam eden bir etkinliğe katılmaya başlamasını anlatırken bu öbek fiili kullanabilirsiniz. Yalnızca bir kişiye veya gruba katılmaktan söz etmek yerine sınıf arkadaşlarını, dostları ya da izleyicileri bir derse, oyuna, sohbete veya gösteriye doğal biçimde katılmaya davet edebilirsiniz.

Bu derste

We are not playing those musical instruments today.

0:04

Bugün o müzik aletlerini çalmayacağız.

What?

0:07

Ne?

We will make our own musical instruments. Kalıp ifadeler

0:08

Kendi müzik aletlerimizi yapacağız.

Kalıp ifadeler

make our own: bir şeyi kendimiz yapmak

Make our own + isim, hazır bir şeyi kullanmak ya da satın almak yerine bir şeyi kendimizin yapması demektir. Bu cümlede sınıf, müzik aletlerini kendisi yapacak. Our iyelik belirleyicisidir; own ise vurguyu güçlendirir ve aletlerin onların kendi üretimi olduğunu belirtir. Buradaki own, ‘sahip olmak’ anlamındaki fiil değildir. Aynı kalıp my own, your own veya their own ile de kullanılabilir.

Alıştırma

Kostümleri satın almak yerine kendimizin yapacağını anlatmak için cümleyi vurgulanan kalıpla tamamlayın: For the school play, we decided to ____ costumes.

Cevabı göster

make our own

But we can't make musical instruments.

0:11

Ama biz müzik aleti yapamayız ki.

We're children.

0:14

Biz çocuğuz.

I am not asking you to make a piano or a trumpet, Peppa. Dilbilgisi

0:16

Sizden bir piyano ya da trompet yapmanızı istemiyorum, Peppa.

Dilbilgisi

asking you to make: ask + kişi + to + fiil

Ask + kişi + to + fiilin yalın biçimi, o kişiden bir eylemi yapmasını istemek ya da bunu yapmasını talep etmek anlamına gelir. Bu nedenle asking you to make, bir şey yapması beklenen kişi olarak Peppa'yı gösterir; buradaki ask, ‘soru sormak’ anlamına gelmez. Not sözcüğü isteğin tamamını olumsuz yapar. Konuşan kişi görevin sınırını açıklığa kavuşturur: piyano ya da trompet yapmak istediği görev değildir.

Alıştırma

ask + kişi + to + fiilin yalın biçimi kalıbını tamamlamak için close fiilini kullanın: The coach asked Mia ____ the door before practice.

Cevabı göster

to close

We will be making musical instruments Dilbilgisi

0:20

Müzik aletleri yapacağız,

from all of these bits and bobs. Deyimler

0:23

hem de tüm bu ıvır zıvırlardan.

Dilbilgisi

will be making: yaklaşan bir etkinliği duyurmak

Will be making, will be + fiil-ing yapısıyla kurulan gelecek zamanın sürekli biçimidir. Burada müzik aleti yapma işi, dersin bir sonraki bölümünde gerçekleştirilecek etkinlik olarak sunulur. Eylem hâlâ gelecektedir; henüz başlamamıştır. Bu yapı, beklenen veya planlanan bir etkinliği gelecekte sürmekte olacak bir iş olarak anlatır.

Alıştırma

Etkinlik duyurusunu make fiilinin gelecek zamanın sürekli biçimiyle tamamlayın: At two o'clock tomorrow, we ____ costumes for the play.

Cevabı göster

will be making

Deyimler

bits and bobs: çeşitli ufak tefek şeyler

Bits and bobs, çeşitli küçük ve farklı eşyaların oluşturduğu bir grubu anlatan gündelik bir İngiliz İngilizcesi ifadesidir. Burada farklı el işi malzemelerini bir arada gösterir, çünkü her birinin tam adını söylemek önemli değildir. Sözcükleri tek bir kalıplaşmış ifade olarak öğrenin. Bu anlamda bobs bir kişinin adı veya ayrı bir eşya türü değildir.

Alıştırma

Çeşitli küçük şeyler anlamına gelen gündelik İngiliz İngilizcesi kalıbını tamamlayın: I keep useful bits and ____ in this drawer.

Cevabı göster

bobs

What are those rubber bands?

0:26

Şu paket lastikleri ne işe yarayacak?

Balloons and yogurt pots.

0:29

Balonlar ve yoğurt kapları.

Music can be made from anything that makes a sound. Dilbilgisi

0:31

Müzik, ses çıkaran her şeyden yapılabilir.

Dilbilgisi

can be made from: edilgen yapıda olasılık anlatma

Can be made from, can kiplik fiilini edilgen be made yapısıyla ve kaynağı gösteren from edatıyla birleştirir. Bir şeyin belirli bir malzeme veya kaynaktan yapılmasının mümkün olduğunu anlatır. Özne eylemi yapan değil, eylemden etkilenendir: müzik yaratır değil, yaratılır. Kiplik fiilinden sonra edilgen yapı can + be + geçmiş zaman ortacı biçimindedir; bu yüzden burada be atılamaz ve made yerine make kullanılamaz.

Alıştırma

Kumun cam için olası bir ham madde olduğunu can + edilgen yapı kullanarak hangi cümle doğru biçimde anlatır?

  1. Glass can made from sand.
  2. Glass can be made from sand.
  3. Glass can be make from sand.
Cevabı göster

Glass can be made from sand.

Dilbilgisi

anything that makes a sound: açık bir kapsama koşul ekleme

Anything, kapsamı herhangi bir nesneye açar; that makes a sound ilgi cümleciği ise nesnenin karşılaması gereken koşulu ekler. Birlikte anything that... ardından gelen koşulu karşılayan herhangi bir şey anlamına gelir. That makes a sound, anything sözcüğünü niteler; ayrı bir cümle değildir. Anything dilbilgisel olarak tekil kabul edildiği için fiil make değil makes olur.

Alıştırma

Boyut koşulunu karşılayan herhangi bir nesnenin seçilebileceğini hangi cümle doğru biçimde anlatır?

  1. You may choose anything that fit in the bag.
  2. You may choose anything what fits in the bag.
  3. You may choose anything that fits in the bag.
Cevabı göster

You may choose anything that fits in the bag.

Ah.

0:35

Ah.

How do you usually make sound with a musical instrument? Kalıp ifadeler

0:36

Genellikle bir müzik aletiyle nasıl ses çıkarırsınız?

Kalıp ifadeler

make sound with: bir şeyi kullanarak ses çıkarmak

Make sound, “ses üretmek” veya “ses çıkarmak” demektir; with ise sesi üretmek için kullanılan nesneyi ya da çalgıyı belirtir. Bu sorudaki make sound with a musical instrument, bir kişinin çalgıyı nasıl kullanarak ses çıkardığını sorar. Burada sound, tek bir ayrı ses değil, genel ve sayılamayan bir kavram olarak kullanılır. Doğal fiil do değil, make fiilidir.

Alıştırma

Hangi cümle doğal biçimde “bu tüpü kullanarak ses üretmek” anlamına gelir?

  1. We can do sound with this tube.
  2. We can make sound to this tube.
  3. We can make sound with this tube.
Cevabı göster

We can make sound with this tube.

You hit it with a stick.

0:41

Ona bir çubukla vurursun.

You blow into it like this. Kalıp ifadeler

0:44

İçine şöyle üflersin.

Kalıp ifadeler

blow into it: içine üflemek

Blow into it, ağızdan çıkan havayı nesnenin içine göndermek demektir. it zamiri çalgıyı gösterir; into ise içeriye doğru bir yön belirtir. Edat çok önemlidir: blow tek başına yalnızca üfleme eylemini adlandırır, into ise havanın nereye gittiğini söyler. Aynı yapı tüpler, şişeler ve içine hava alan çalgılar için de kullanılabilir.

Alıştırma

Havayı içine göndererek blok flüt çalmayı hangi cümle doğru biçimde anlatır?

  1. To play the recorder, blow on its outside gently.
  2. To play the recorder, blow across it gently.
  3. To play the recorder, blow into it gently.
Cevabı göster

To play the recorder, blow into it gently.

Or you shake it.

0:48

Ya da onu sallarsın.

Yes.

0:51

Evet.

Now, let's see what sounds you can make from these things. Anlatım akışı

0:52

Şimdi bakalım bunlarla ne tür sesler çıkarabileceksiniz.

Anlatım akışı

let's see what...: keşfetmeye davet etme

Let's see what... konuşmayı açıklamadan ortak bir etkinliğe geçirir: bir şeyi deneyip sonra ne olduğunu öğrenmeye davet eder. Buradaki see yalnızca “gözle görmek” değil, “öğrenmek” ya da “sonucu gözlemlemek” anlamındadır. what sounds you can make yan cümlesi keşfedilecek sonucu belirtir. see’den sonra gömülü olduğu için soru dizilişi değil, düz cümle dizilişi kullanır: what sounds you can make; what sounds can you make değil. Bu kalıp deney, gösterim ve keşif etkinliklerini başlatmak için kullanışlıdır.

Alıştırma

Bir yapım etkinliğine başlıyorsunuz. Hangi cümle grubu neler yapabileceklerini keşfetmeye doğal biçimde davet eder?

  1. Let's seeing what shapes you build with these blocks.
  2. Let's see what shapes you can build with these blocks.
  3. Let's see what shapes can you build with these blocks.
Cevabı göster

Let's see what shapes you can build with these blocks.

The children are going to make musical instruments.

0:56

Çocuklar müzik aletleri yapacaklar.

This box sounds like a drum. Kalıp ifadeler

1:01

Bu kutunun sesi davul gibi çıkıyor.

Kalıp ifadeler

sounds like a drum: sesleri karşılaştırma

Sounds like a drum, “davula benzer bir sesi var” anlamına gelir. Burada sound bağlayıcı bir fiildir; like ise “benzer” anlamı veren bir edattır ve “hoşlanmak” anlamındaki like fiili değildir. This box tekil olduğu için sound fiili -s alır: sounds. Karşılaştırma duyduğunuz şeye dayanıyorsa sound like + isim veya yan cümle yapısını kullanın. Bu karşılaştırma bir izlenimi anlatır; kutunun gerçekten davul olduğunu söylemez.

Alıştırma

“Benzer bir sesi var” anlamındaki iki sözcüklü ifadeyle cümleyi tamamlayın: The old fan ____ a helicopter.

Cevabı göster

sounds like

Oh, this is not a very good drum.

1:05

Oh, bu pek iyi bir davul değil.

Ah, but what happens if you add rubber bands? Anlatım akışı

1:08

Ah, peki ya lastik bantlar eklersen ne olur?

Anlatım akışı

What happens if you add... ile sonucu sormak

What happens if + özne + geniş zaman fiili...? bir koşul ortaya koyar ve dinleyenden sonucu tahmin etmesini ya da gözlemlemesini ister. Bu cümlede if you add rubber bands koşuldur; soru geçmişte olan bir şeyi sormak yerine yeni bir deneye yönlendirir. Genel veya sınanabilir sonuçlardan söz ederken İngilizcede iki bölümde de genellikle simple present kullanılır: What happens if you add...? Yapı, düşünceyi “bir şeyi değiştir, ardından sonucu gözle” sırasıyla düzenler.

Alıştırma

Deney sorusunu What happens if...? ile tamamlayın: ____ we add more water?

Cevabı göster

What happens if

No, it's the same.

1:14

Hayır, yine aynı.

Try plucking those rubber bands instead of hitting the box. Dilbilgisi

1:16

Kutuya vurmak yerine lastikleri çekip bırakmayı dene.

Dilbilgisi

Try plucking: try + -ing ile bir yöntemi sınamak

Try + fiilin -ing biçimi, bir eylemi olası bir yöntem olarak denemeyi ve ardından sonucu gözlemlemeyi anlatır. Try plucking, lastik bantları çekip bırakmayı sıradaki yöntem olarak kullanıp nasıl bir etkisi olduğunu görmek demektir. Burada Try emir biçimindedir ama öneri olarak kullanılır. Önemli olan bu eylemin zor olması değil, kutuya vurmanın yerine farklı bir eylem kullanıp sonucu gözlemlemektir.

Alıştırma

Olası bir çözüm önermek için try + -ing yapısını ve restart fiilini kullanın: ____ the router before replacing it.

Cevabı göster

Try restarting

Dilbilgisi

instead of hitting: bir eylemi başka bir eylemle değiştirmek

Instead of + isim veya -ing biçimi, yerine konulan eylemi ya da şeyi gösterir. Bu cümlede instead of hitting, “vurmak yerine” anlamındadır: kutuya vurmak bırakılan yöntem, lastik bantları çekip bırakmak ise önerilen yeni yöntemdir. of burada bir edat olduğu için, ardından gelen eylem -ing biçiminde olur. Bu nedenle bir eylem söylerken instead of hitting denir, instead of hit denmez.

Alıştırma

Yürümenin otobüse binmenin yerine geçtiğini anlatmak için instead of + -ing yapısını doğru kullanan cümleyi seçin.

  1. She walked instead of take the bus.
  2. She walked instead of to take the bus.
  3. She walked instead of taking the bus.
Cevabı göster

She walked instead of taking the bus.

Oh, it's not a drum at all. Dilbilgisi

1:22

Oh, bu hiç de davul değilmiş.

Dilbilgisi

not a drum at all: tamamen olumsuzlama

Not ... at all olumsuz bir ifadeyi güçlendirir. Bu cümlede not a drum at all, “hiçbir şekilde davul değil” ya da “kesinlikle davul değil” anlamına gelir; nesnenin yalnızca kalitesiz bir davul olduğu anlamına gelmez. Konuşan kişi bu yapıyla ses hakkındaki önceki tahmini reddeder. Burada at all vurgulu anlamını not ile birleşmesinden alır; “her şey” anlamına gelmez.

Alıştırma

not ... at all kullanarak “Bu hiç zor değil” anlamını doğal biçimde veren cümleyi seçin.

  1. It isn't difficult at all.
  2. It is all not difficult.
  3. It isn't all difficult.
Cevabı göster

It isn't difficult at all.

It's a twanger.

1:25

Bu bir tıngırdatıcı.

Suzy has some bottles.

1:28

Suzy'nin şişeleri var.

These make a sound if you tap them with a pencil. Kalıp ifadeler

1:30

Bir kalemle vurursan ses çıkarıyorlar.

Kalıp ifadeler

tap ... with ...: bir araçla hafifçe vurmak

Bu cümlede tap, bir şeye hafifçe ve kısa bir vuruş yapmak demektir. them vurulan nesneyi, with a pencil ise kullanılan aracı belirtir. Yeniden kullanılabilen kalıp tap + nesne + with + araç şeklindedir. Bir sesi test ederken olduğu gibi hareketin hafif ve kontrollü olması önemliyse kullanışlıdır.

Alıştırma

Cümleyi tap ... with ... ile tamamlayın: To test the sound, ____ the glass gently ____ a spoon.

Cevabı göster

tap · with

Yes, and if I put different amounts of water Kalıp ifadeler

1:34

Evet, peki ya farklı miktarlarda su koyarsam

into the bottles.

1:39

şişelerin içine.

Kalıp ifadeler

put ... into ...: belirli bir miktarı kabın içine koymak

put different amounts of water into the bottles, put + şey veya malzeme + into + kap ya da hedef kalıbını kullanır. different amounts of water hareket eden içeriği belirtir ve miktarların hepsinin aynı olmadığını da gösterir. into, dışarıdan içeriye doğru hareketi anlatır. Bir yönergede hem miktarı hem de varış yerini söylemek için put ile into arasına bir miktar ifadesi yerleştirilebilir.

Alıştırma

Cümleyi put ... into ... ile tamamlayın: ____ the chopped fruit ____ the bowl.

Cevabı göster

Put · into

Now try it.

1:42

Şimdi dene bakalım.

The water makes the bottles sound different. Dilbilgisi

1:44

Su, şişelerin sesini farklılaştırdı.

Dilbilgisi

makes the bottles sound different: make + nesne + yalın fiil

makes the bottles sound different ifadesinde make ettirgen işlevdedir: su bir sonucun ortaya çıkmasına neden olur. Yapı make + nesne + yalın fiildir: makes + the bottles + sound. Nesneden sonraki fiilin önüne to gelmez. Burada sound, “işitildiğinde belli bir izlenim vermek” anlamında bir bağlayıcı fiildir; “ses” anlamındaki isim değildir. different sıfatı, şişelerin nasıl işitildiğini anlatır. Bu yapı make the guitar sound brighter örneğindeki gibi başka neden ve sonuçlara da aktarılabilir.

Alıştırma

Bir şeyin nasıl işitildiğindeki değişimi anlatmak için make + nesne + yalın fiil yapısını doğru kullanan cümle hangisidir?

  1. The thick curtains make the room sound quieter.
  2. The thick curtains make the room to sound quieter.
  3. The thick curtains make the room sounding quieter.
Cevabı göster

The thick curtains make the room sound quieter.

That's right, Suzy.

1:47

Doğru, Suzy.

You can also blow across the bottle tops to get a sound. Notlar

1:49

Ses çıkarmak için şişelerin ağzına da üfleyebilirsin.

Kalıp ifadeler

blow across the bottle tops: bir açıklığın üzerinden geçen hava

Blow across the bottle tops, bir hava akımını şişelerin açıklıklarının üzerinden bir taraftan diğer tarafa göndermek demektir. Across, açıklıkların üzerinden geçen yolu belirtir; hava şişelerin içine, aşağı doğru yöneltilmez. Bu yönergede ses çıkarmak için kullanılan yöntem tam olarak bu yöndür. blow across + açıklık veya yüzey kalıbı, havanın başka bir açıklığın üzerinden geçmesini de anlatabilir.

Alıştırma

Havayı bir açıklığın içine değil üzerinden göndermeyi anlatan hedef ifadeyle tamamlayın: To make the jar hum, ____ its open top.

Cevabı göster

blow across

Dilbilgisi

to get a sound: to + fiilin yalın hâliyle amaç belirtme

Bu cümlede to get a sound, şişelerin ağızlarının üzerinden üflemenin amacını açıklar: ses çıkarmak için bu hareket yapılır. Buradaki get, bir şeyi “gidip almak” değil, “bir sonuç elde etmek veya oluşturmak” anlamındadır. Bir eylemden sonra to + fiilin yalın hâlini kullanarak kişinin bu eylemle ulaşmak istediği amacı belirtebilirsin.

Alıştırma

Hangi cümlede bir eylemin amacını belirtmek için to + fiilin yalın hâli doğru kullanılmıştır?

  1. Tap the glass gently for get a clear sound.
  2. Tap the glass gently to get a clear sound.
  3. Tap the glass gently to getting a clear sound.
Cevabı göster

Tap the glass gently to get a clear sound.

You're making music.

1:57

Müzik yapıyorsun.

Wow.

1:59

Vay canına.

George has a bucket.

2:00

George'un bir kovası var.

Oh.

2:04

Oh.

Blowing on the bucket does not make music. Dilbilgisi

2:06

Kovaya üflemek müzik yapmaz.

Dilbilgisi

Blowing on the bucket: özne görevindeki gerund öbeği

Blowing on the bucket bir isim-fiil, yani gerund öbeğidir. Öbeğin tamamı cümlenin öznesidir; bu nedenle cümle eylemin kendisi hakkında yorum yapar: bunu yapmak müzik oluşturmaz. Birinin o anda üflemekte olduğu anlamına gelmez. Tek bir etkinliği adlandıran gerund öbeği genellikle tekil kabul edilir; bu yüzden fiil does not make biçimindedir.

Alıştırma

Hangi cümlede bir etkinliği adlandırmak için gerund öbeği doğru biçimde özne olarak kullanılmıştır?

  1. Swim every morning keeps me fit.
  2. Swimming every morning keeps me fit.
  3. I swimming every morning keeps me fit.
Cevabı göster

Swimming every morning keeps me fit.

Let's put some water in your bucket, George.

2:08

Kovana biraz su koyalım, George.

Here is a straw.

2:13

İşte bir pipet.

George is making bubbly music. Kelime

2:19

George baloncuk müziği yapıyor.

Kelime

making bubbly music: baloncuk benzeri sesler

making bubbly music ifadesinde bubbly, music sözcüğünü niteler. Oluşan ve patlayan baloncuklara benzeyen sesleri anlatır; yani George baloncuk benzeri sesler çıkarıp bunları müzik gibi sunmaktadır. Bu, bir sıfatın duyusal betimleme amacıyla yaratıcı biçimde kullanılmasıdır. Müziğin içinde gerçekten baloncuklar yoktur ve bubbly burada neşeli anlamına gelmez.

Alıştırma

Bu cümlede bubbly music ne anlama gelir?

  1. Müzikte oluşan ve patlayan baloncuklara benzeyen sesler vardır.
  2. Müziğin içinde gerçek baloncuklar vardır.
  3. Müzik neşeli bir kişi için yazılmıştır.
Cevabı göster

Müzikte oluşan ve patlayan baloncuklara benzeyen sesler vardır.

I'm going to make music with a shaker,

2:22

Ben bir marakasla müzik yapacağım,

some beans, and marbles.

2:25

biraz fasulye ve misketle.

There.

2:29

İşte.

Oh, wonderful shaking music, Peppa.

2:32

Oh, harika sallama müziği, Peppa.

It goes very well with George's bubble music. Kalıp ifadeler

2:35

George'un baloncuk müziğiyle çok iyi gidiyor.

Kalıp ifadeler

goes very well with: güçlü bir uyum

Go well with, iki şeyin hoş veya uygun bir bütün oluşturması demektir. Burada bir ses, George'un baloncuk müziğine uyar. Go burada gitmek anlamına gelmez. Kalıp A goes well with B şeklindedir. Very, well sözcüğünün derecesini güçlendirir; bu nedenle goes very well with, “özellikle iyi uyum sağlar” anlamına gelir. Yiyecek, renk, giysi, ses ve daha pek çok şeyin birleşimini anlatabilir.

Alıştırma

Cümleyi go well with ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın ve very ile güçlendirin: This scarf ____ your blue coat.

Cevabı göster

goes very well with

Freddy Fox has a balloon.

2:40

Freddy Fox'un bir balonu var.

Very funny, Freddy.

2:46

Çok komik, Freddy.

What instrument will you make, Madame Gazelle?

2:48

Siz hangi enstrümanı yapacaksınız, Madam Gazel?

This is my favorite made-up musical instrument. Kelime

2:51

Bu benim en sevdiğim uydurma müzik aleti.

Kelime

made-up musical instrument: icat edilmiş bir müzik aleti türü

Bu cümlede made-up, “icat edilmiş” veya “hayal edilerek oluşturulmuş” demektir. Bunun yaygın bir müzik aleti türü olmadığını, fikrinin biri tarafından oluşturulduğunu anlatır. Made-up, musical instrument ifadesinden önce kullanılan birleşik bir sıfattır. Kısa çizgi, made ile up sözcüklerinin tek bir niteleme olarak birlikte çalıştığını gösterir. Aletin hangi malzemeden yapıldığını anlatmaz.

Alıştırma

Hangi cümle, müzik aletinin hangi malzemeden yapıldığını değil, türünün icat edilmiş olduğunu anlatır?

  1. Nina played an instrument made out of cans.
  2. Nina played a made-up instrument.
  3. Nina played an instrument made of metal.
Cevabı göster

Nina played a made-up instrument.

Madame Gazelle has a musical instrument made out of drinking glasses. Kalıp ifadeler

2:56

Madam Gazel'in su bardaklarından yapılmış bir müzik aleti var.

Kalıp ifadeler

made out of drinking glasses: müzik aletinin ne kullanılarak yapıldığı

Made out of drinking glasses, müzik aletini yapmak için içme bardaklarının kullanıldığı anlamına gelir. Made out of çoğu zaman bir malzemenin veya mevcut nesnelerin yeni bir şeye dönüştürülmesini vurgular; bu nedenle el işi ve yeniden kullanım bağlamlarına uygundur. Made out of drinking glasses ifadesi musical instrument ifadesinden sonra gelir ve onu tanımlar. Dil bilgisi açısından geçmiş zaman ortaç öbeğidir: an instrument [that is] made out of drinking glasses.

Alıştırma

Mevcut nesneleri kullanarak yeni bir şey yapmayı vurgulayan ifadeyle cümleyi tamamlayın: The robot costume is ____ old cardboard boxes.

Cevabı göster

made out of

Do you blow them like my bottles?

3:00

Onlara benim şişelerim gibi üflüyor musunuz?

No.

3:03

Hayır.

Do you hit them with a stick?

3:04

Onlara çubukla vuruyor musunuz?

No.

3:06

Hayır.

Do you shake them?

3:07

Onları sallıyor musunuz?

No.

3:09

Hayır.

I play them with my fingers. Kalıp ifadeler

3:10

Onları parmaklarımla çalıyorum.

Kalıp ifadeler

play them with my fingers: bir çalgının nasıl çalındığını belirtmek

Bu cümlede play, “müzik üretmek için çalmak” anlamındadır ve them, çalgı olarak kullanılan bardakları ifade eder. “Onlarla oynamak” anlamına gelmez. With my fingers, yöntemi veya aracı belirtir. Başka durumlarda da kullanılabilen yapı play + çalgı ya da nesne + with + vücut bölümü ya da araç şeklindedir; örneğin play the drum with your hands.

Alıştırma

Maya’nın ksilofonu iki tokmak kullanarak çaldığını hangi cümle ifade eder?

  1. Maya plays the xylophone with two mallets.
  2. Maya plays with the xylophone while the two mallets stay in their case.
  3. Maya puts two mallets beside the xylophone before she plays.
Cevabı göster

Maya plays the xylophone with two mallets.

Wow.

3:19

Vay canına.

The parents have arrived to collect the children. Kelime

3:23

Ebeveynler çocukları almaya geldiler.

Kelime

collect the children: Britanya İngilizcesinde çocukları almaya gitmek

Bu Britanya İngilizcesi bağlamında collect the children, kararlaştırılan yere gitmek, çocuklarla buluşmak ve onları genellikle eve götürmek üzere oradan almak demektir. Collect, çocukları nesne gibi bir araya toplamayı değil, planlanmış bir teslim almayı anlatır. Nesnesi bir kişi olduğunda collect, pick up yani “birini gidip almak” anlamına gelebilir. Varışla ilgili bölüm de bu yorumu destekler: ebeveynler çocukların beklediği yere gelmiştir.

Alıştırma

Hangi Britanya okulu duyurusu, yetişkinlerin saat 3.30’da gelip çocuklarını eve götürmek üzere almaları gerektiğini söyler?

  1. Please ask your children to gather at the main gate at 3:30.
  2. Please collect your children's art projects from the main gate at 3:30.
  3. Please collect your children from the main gate at 3:30.
Cevabı göster

Please collect your children from the main gate at 3:30.

You are just in time to listen Kalıp ifadeler

3:26

Tam zamanında geldiniz, dinlemek için

to our made-up musical orchestra.

3:28

bizim uydurma müzik orkestramızı.

Kalıp ifadeler

just in time to listen to: dinlemek için tam vaktinde yetişmek

Bu cümlede just in time to listen to, dinleyicilerin gösteri başlamadan önce tam gereken anda geldiğini anlatır. Just, zaman payının çok az olduğunu veya zamanlamanın özellikle iyi denk geldiğini vurgular. Tekrar kullanılabilecek yapı be just in time to + fiilin yalın hâlidir. Birinin çok geç kalmadığını ve eylemi hâlâ yapabildiğini belirtir.

Alıştırma

Bir film 7:00'de başlıyor. Leo 6:59'da içeri giriyor ve açılışı görüyor. Hangi cümle onun açılışı neredeyse kaçırdığını en iyi vurgular?

  1. Leo arrived too late to see the opening.
  2. Leo arrived just in time to see the opening.
  3. Leo arrived on time for the film.
Cevabı göster

Leo arrived just in time to see the opening.

It's made out of bits and bobs.

3:31

Ivır zıvırlardan yapıldı.

Ooh.

3:33

Ooh.

Children, I will start and then you join in. Öbek fiiller

3:35

Çocuklar, ben başlayacağım sonra siz katılın.

Öbek fiiller

join in: etkinliğe katılmak

Burada join in, etkinlik başladıktan sonra diğerleriyle birlikte katılmaya başlamak anlamına gelir. Konuşan kişi önce başlayacak, ardından çocukların katılması beklenecektir. Etkinliğin ne olduğu bağlamdan belliyse join in tek başına kullanılabilir. Etkinlik belirtilirse join in the game veya join in the singing denebilir.

Alıştırma

Bir oyun zaten devam ediyor ve Nora da oynamaya başlıyor. Hangi cümle onun etkinliğe katıldığını anlatır?

  1. Nora joins in.
  2. Nora joins the chess club.
  3. Nora watches the game.
Cevabı göster

Nora joins in.

The parents like made-up musical instruments.

3:59

Ebeveynler uydurma müzik aletlerini sevdiler.

Everybody likes made-up musical instruments.

4:03

Herkes uydurma müzik aletlerini sever.