Baba Domuz'un Doğum Günü! 🐷🎂 @PeppaPigTurkiye: İngilizce çalışma notları
Peppa Pig - Official Channel
Video özeti: Baba Pig doğum gününde işteyken Peppa, George ve Anne Pig çikolatalı pasta yapar, ofisini arar ve gizli bir sürpriz hazırlar. Eve döndüğünde yeni çizmelerini alan Baba Pig, bütün ailenin birlikte kutlama yapıp zıplayabileceği büyük bir çamurlu su birikintisiyle karşılaşır. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. I wish you didn't have to work — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: I wish ifadesinden sonra kullanılan geçmiş zaman biçiminin geçmişteki bir olayı değil, mevcut gerçeklikle ilgili üzüntüyü anlattığını kavrayın. Şu anki durumun farklı olmasını istediğinizi, ancak gerçeğin böyle olmadığını bildiğinizi belirterek ifade etmek için bu kalıbı kullanın. 2. May I speak to Daddy Pig, please? — Konuşma edimbilimi ve tutum: Bunun telefonda belirli biriyle görüşmek için kullanılan kibar ve görece resmî bir rica olduğunu fark edin. Bir ofisi ararken veya gündelik bir istekten daha nazik bir ifadenin uygun olduğu durumlarda bu tam kalıbı kullanın. 3. What are they up to? — Deyimler ve mecazlı ifadeler: be up to ifadesinin fiziksel konumu değil, birinin ne yaptığını ya da planladığını, çoğu zaman merak veya hafif kuşkuyla sorduğunu anlayın. Başkaları gizlice bir şey hazırlıyor veya tasarlıyor gibi göründüğünde bu ifadeyi kullanın.
Bu derste
Daddy, I wish you didn't have to work on your birthday. Dilbilgisi
0:09Baba, keşke doğum gününde çalışmak zorunda olmasaydın.
I wish you didn't have to work: şimdiki durumla ilgili üzüntü
I wish + özne + simple past yapısı, bilinen bir şimdiki durumla ilgili üzüntüyü ifade edebilir. Burada konuşan kişi babasının çalışmak zorunda olduğunu biliyor ve şu anki gerçeğin farklı olmasını istiyor. didn't have to work ifadesindeki did not geçmiş zaman biçimindedir, ancak çalışma eylemini geçmiş zamana taşımaz. Wish sonrasında bu biçim, şimdiki gerçeklikten uzaklığı gösterir: gerçekte babası çalışmak zorundadır.
Alıştırma
Şimdiki bir durumla ilgili üzüntüyü wish + geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: You must leave early. I ____ leave so early.
Cevabı göster
wish you didn't have to
So do I, but I'll be home as soon as I can. Dilbilgisi
0:14Ben de öyle isterdim ama olabildiğince çabuk eve döneceğim.
So do I: olumlu bir ifadeye katılmak
So do I, olumlu bir ifadeden sonra “ben de aynı şeyi hissediyorum veya istiyorum” anlamına gelir. Burada I wish... ifadesine karşılık verir; yani konuşan kişi aynı dileğe sahip olduğunu söyler. Yapı So + yardımcı fiil + özne şeklindedir. Do, önceki normal fiil wish’in zamanını taşır ve tekrarlanan düşüncenin yerini alır; burada “bir eylem yapmak” anlamına gelmez. Önceki cümlede didn't bulunsa da ana cümle olan I wish... olumludur. Olumsuzluk, dilenen şeyin içindedir; bu nedenle katılma ifadesi Neither ile değil, yine So ile başlar.
Alıştırma
B'nin doğal yanıtını seçin: A: I enjoy cooking. B: ___
- So do I.
- Neither do I.
- So am I.
Cevabı göster
So do I.
as soon as I can: mümkün olan en erken zamanda
Bu cümlede as soon as I can, “koşulların izin verdiği en erken zamanda”, yani “olabildiğince çabuk” demektir. Konuşan kişi yakında evde olacağına söz verir, ancak kesin bir saat belirtmez. can sözcüğünden sonra, dinleyenin bağlamdan çıkarabileceği bir bölüm atılmıştır: as soon as I can be home. İngilizcede can gibi kip yardımcılarından sonra tekrarlanan fiil öbeği sıkça atılır.
Alıştırma
“Mümkün olan en erken zamanda” anlamındaki hedef ifadeyle sözü tamamlayın: I'll help you ____.
Cevabı göster
as soon as I can
While Daddy Pig is at work, we can get all his birthday surprises ready. Notlar
0:22Baba Domuz işteyken, tüm doğum günü sürprizlerini hazırlayabiliriz.
While Daddy Pig is at work: zaman arka planı veren yan cümle
While Daddy Pig is at work bir zaman yan cümlesidir. Ana eylemin, yani sürprizleri hazırlamanın gerçekleşebileceği zaman aralığını belirtir. Burada while, “…… olduğu süre boyunca” anlamındadır; “-mesine rağmen” veya karşıtlık bildiren whereas anlamında değildir. while + özne + fiil yapısı, devam eden bir durumu başka bir eylemin zaman arka planı olarak sunar.
Alıştırma
Zaman yan cümlesiyle arka plan sağlayan doğal cümleyi seçin.
- While Lena is at the shop, we can wrap her gift.
- While Lena's time at the shop, we can wrap her gift.
- During Lena is at the shop, we can wrap her gift.
Cevabı göster
While Lena is at the shop, we can wrap her gift.
get all his birthday surprises ready: get + nesne + ready kalıbı
get + nesne + ready kalıbı, nesneyi hazır duruma getirmek veya hazırlamak anlamına gelir. Bu cümlede all his birthday surprises nesnedir ve ready ulaşılan sonucu gösterir. Burada get, almak anlamına gelmez. Bu kalıp hazırlığın sonucuna odaklanır: nesne olarak belirtilen kişi veya şey sonunda hazır duruma gelir.
Alıştırma
Odayı misafirler için hazırlamamız gerektiğini doğal biçimde anlatan cümle hangisidir?
- Let's be the room ready before the guests arrive.
- Let's get the room ready before the guests arrive.
- Let's get ready the room before the guests arrive.
Cevabı göster
Let's get the room ready before the guests arrive.
start with: bir sıradaki ilk öğeyi belirtmek
Start with + isim öbeği, bir sıradaki ilk öğeyi, malzemeyi veya konuyu belirtir. Burada butter and sugar and flour başlangıçta kullanılan malzemelerdir. Bu kullanımda with, biriyle ya da bir şeyle birlikte anlamına gelmez. İfade, sürecin nereden başladığını göstererek yönergeleri düzenler.
Alıştırma
Bir dersin ilk bölümünü isim öbeğiyle doğru biçimde belirten cümle hangisidir?
- We'll start with a short review.
- We'll start by a short review.
- We'll start with review the last lesson.
Cevabı göster
We'll start with a short review.
And most important of all, the chocolate bits. Anlatım akışı
0:38Ve hepsinden önemlisi, çikolata parçaları.
most important of all: en önemli ögeyi vurgulamak
Most important of all, sırada gelen ögenin bir listedeki diğer maddelerden daha önemli olduğunu gösterir. Buradaki of all, sahiplik değil, “tüm maddeler arasında” anlamına gelir. Cümle kısa bir liste parçası kullanır: the chocolate bits, tam bir yan cümle olmadan vurgulanan ögeyi adlandırır. Bu ifade bilgiyi düzenler ve son malzemeyi ana odak hâline getirir.
Alıştırma
Bir talimatın en yüksek önceliğe sahip olduğunu gösteren geçişi ders ifadesiyle tamamlayın: ____, keep your emergency number with you.
Cevabı göster
Most important of all
give it a stir: give ile kısa bir eylem anlatmak
Give it a stir, “onu kısa süre karıştır” anlamına gelir. Bu hafif fiil yapısında give çok az eylem anlamı taşır; stir ismi eylemi adlandırır, a ise bunu tek ve kısa bir eylem olarak sunar. Yapı give + nesne + a + eylem ismidir. Buradaki it, karıştırılan karışımı ifade eder. İngilizcede give it a try gibi yerleşik başka birleşimler de vardır, ancak her fiil bu yapıya dönüştürülemez.
Alıştırma
Ders ifadesini kullanarak yemek talimatını tamamlayın: Add the cream to the soup and ____.
Cevabı göster
give it a stir
want a go: denemek için sıra istemek
George wants a go cümlesinde a go, bir etkinliği denemek için bir sıra veya fırsat anlamına gelen bir isim öbeğidir. George bizzat katılmak istiyor; bir yere gitmek istemiyor. Yapı want + a go şeklindedir. Günlük Britanya İngilizcesinde bir şeyi kendin denediğinde have a go da kullanılabilir.
Alıştırma
Maya, erkek kardeşinin uzaktan kumandalı bir araba kullandığını izledi. Hangi cümle Maya'nın şimdi arabayı denemek için sıra istediğini anlatır?
- Maya wants to go and find the remote control.
- Maya wants a go with the remote control.
- Maya wants the remote control to go faster.
Cevabı göster
Maya wants a go with the remote control.
Can I lick the spoon?: Can I...? ile izin istemek
Can I + fiilin yalın biçimi...? başka bir kişiden izin istemenin günlük bir yoludur. Burada Peppa, annesinin bu eyleme izin vermesini istiyor; kaşığı yalamaya fiziksel olarak gücü yetip yetmediğini sormuyor. can sözcüğünün anlamını belirlemek için duruma bakın: dinleyen kişi eyleme izin verebiliyor veya onu reddedebiliyorsa Can I...? normalde izin isteği işlevi görür.
Alıştırma
Sıcak bir odadasınız ve pencereyi açmak için ev sahibinden izin istiyorsunuz. Hangi cümle doğal bir günlük istektir?
- Can I open the window?
- I can open the window.
- Can you open the window?
Cevabı göster
Can I open the window?
Yes, you can lick the spoon, and George can lick the bowl.
1:13Evet, sen kaşığı yalayabilirsin, George da kaseyi yalayabilir.
Peppa and George love chocolate cake mixture.
1:19Peppa ve George çikolatalı pasta hamuruna bayılırlar.
missing all the fun: eğlenceli bir deneyime katılamamak
Bu cümlede missing all the fun, kişinin orada olmadığı için o anda yaşanan eğlenceli şeylerden yararlanamaması demektir. Burada miss fiilinin nesnesi bir etkinlik veya deneyimdir; bu nedenle anlamı ‘katılamamak’tır, ‘biri uzakta olduğu için onu özlemek’ değildir. Şimdiki zamanı anlatan He's missing yapısı, o başka bir yerdeyken eğlencenin devam ettiğini gösterir. All sözü anlamı güçlendirir: yalnızca küçük bir bölümü değil, eğlenceli deneyimin tamamını kaçırmaktadır.
Alıştırma
Hangi cümlede miss, ‘eğlenceli bir deneyime katılamamak’ anlamında kullanılmıştır?
- Sam is looking for the games at the school fair.
- Sam is missing all the fun at the school fair.
- Sam is missing his grandparents while they are away.
Cevabı göster
Sam is missing all the fun at the school fair.
Mummy, can I ring Daddy at work and say happy birthday? Notlar
1:26Anne, Baba'yı işten arayıp doğum gününü kutlayabilir miyim?
ring Daddy at work: Britanya İngilizcesinde birini telefonla aramak
Burada ring Daddy, ‘babayı telefonla aramak’ demektir. Bu kullanımda ring, aranan kişiyi doğrudan nesne olarak alır; at work ise arama yapıldığında babanın nerede olduğunu belirtir. Bu nedenle ifadenin tamamı, baba işteyken onu telefonla aramayı anlatır. Buradaki ring, telefon etmekle ilgilidir; halka biçimindeki bir nesneyi veya zil sesini anlatmaz.
Alıştırma
Günlük Britanya İngilizcesinde hangi cümle doğal olarak ‘akşam yemeğinden sonra seni telefonla arayacağım’ anlamına gelir?
- I'll ring you a phone after dinner.
- I'll ring to you after dinner.
- I'll ring you after dinner.
Cevabı göster
I'll ring you after dinner.
say happy birthday: doğal doğum günü kutlama kalıbı
say happy birthday ifadesinde say fiilinden sonra söylenen kutlama sözleri, yani happy birthday gelir. Kutlamanın kime söylendiğini belirtmek için say happy birthday to someone kullanılır. Burada Daddy zaten aranan kişi olduğu için to Daddy ifadesini tekrar etmeye gerek yoktur.
Alıştırma
Mia'yı doğum gününü kutlamak için aradığınızı doğal biçimde anlatan cümle hangisidir?
- I called to say Mia happy birthday.
- I called to say happy birthday to Mia.
- I called to tell happy birthday to Mia.
Cevabı göster
I called to say happy birthday to Mia.
Mr. Rabbit speaking: telefonda kendini tanıtma
Name + speaking, telefonu açan kişinin kimliğini belirttiği kalıplaşmış bir telefon açılışıdır. Mr. Rabbit speaking, This is Mr. Rabbit speaking veya kısaca Mr. Rabbit here anlamına gelir. Buradaki speaking, Bay Rabbit'in o anda konuştuğunu anlatan bir hikâye ifadesi değildir. İfade, görüşmenin başında doğrudan kendini tanıtma işlevi görür.
Alıştırma
Maya Chen ofiste telefonu açıyor. Hangi açılış doğal gelir?
- Good morning. Maya Chen speaking.
- Good morning. This speaking Maya Chen.
- Good morning. Maya Chen speak.
Cevabı göster
Good morning. Maya Chen speaking.
May I speak to ..., please?: telefonda kibarca birini isteme
Telefonda May I speak to + kişi, please? telefonu açan kişiden sizi başka birine bağlamasını istemenin kibar bir yoludur. Burada speak to Daddy Pig, genel olarak sohbet başlatmak değil, “Daddy Pig'e bağlanmak” ya da “onun telefona gelmesini istemek” anlamına gelir. May I...? isteği görece resmî ve nazik yapar; please ise daha da yumuşatır.
Alıştırma
Bir ofisi arayıp Ms Patel ile görüşmek istediğinizde hangi cümle kibar ve dil bilgisi açısından eksiksizdir?
- May I speak to Ms Patel, please?
- Give me Ms Patel now.
- May I speak Ms Patel, please?
Cevabı göster
May I speak to Ms Patel, please?
Someone for you, Daddy Pig. It sounds important. Notlar
1:45Biri sizi arıyor, Baba Domuz. Önemli gibi görünüyor.
Someone for you: arayanın veya ziyaretçinin birini istediğini bildirme
Someone for you, arayan veya ziyarete gelen biri hitap ettiğiniz kişiyle iletişim kurmak istediğinde kullanılan kısa bir sözlü bildirimdir. Bu telefon sahnesinde “Telefonda seninle konuşmak isteyen biri var” anlamına gelir. Durumdan açıkça anlaşıldığı için There’s ve on the phone söylenmez. For you, aranan kişinin kim olduğunu gösterir; “senin yerine geçen biri” anlamına gelmez.
Alıştırma
Telefonu bir iş arkadaşınıza uzatıyorsunuz. Hangi kısa cümle arayan kişinin onunla konuşmak istediğini doğal biçimde anlatır?
- Someone with you.
- Someone for you.
- Someone is you.
Cevabı göster
Someone for you.
It sounds important: sound + sıfat
Bu cümlede sound bir bağ fiilidir. sound + sıfat yapısı, “işitilenlere dayanarak bir izlenim vermek” anlamına gelir. Important, telefon görüşmesinin verdiği izlenimi anlatır; sound burada “ses çıkarmak” anlamında değildir. Bu yargı sınırlı bilgiye dayanır. Bu nedenle It sounds important doğrulanmış bir gerçeği değil, ilk izlenimi bildirir.
Alıştırma
Cümleyi sound + sıfat yapısı ve parantezdeki sözcüklerle tamamlayın: The new plan ____. (sound / practical)
Cevabı göster
sounds practical
Don't be late home: düşünceli bir hatırlatma
Don't be late home, don't + be + sıfat yapısında olumsuz bir emir cümlesidir. Bu aile ortamında, eve fazla geç gelmemeyi isteyen düşünceli bir hatırlatma görevi görür; mutlaka öfkeli bir emir değildir. Burada home “eve” veya “evde” anlamında yön ya da yer zarfı gibi kullanılır, bu nedenle önüne to gelmez. Verilmek istenen anlam “Eve geç gelme”dir.
Alıştırma
“Çok geç olmadan eve gel” anlamına gelen doğal Britanya İngilizcesi aile hatırlatması hangisidir?
- Don't late home tonight.
- Don't be late home tonight.
- Don't be late to home tonight.
Cevabı göster
Don't be late home tonight.
There's just one more thing to do before Daddy gets home. Anlatım akışı
2:11Baba eve gelmeden önce yapacak tek bir şey kaldı.
one more thing to do before: bekleyen son adımı tanıtmak
Bu cümlede one more thing to do, hâlâ tamamlanması gereken bir görev veya adım olduğunu belirtir. Just, geriye yalnızca bunun kaldığını vurgular; before Daddy gets home ise görevin tamamlanacağı zaman sınırını gösterir. Bu kalıp, dinleyiciyi bekleyen son adıma götürerek olayların sırasını düzenler. Konuşan kişi bu adımın ne olduğunu henüz açıklamadığı için biraz merak da uyandırabilir.
Alıştırma
Yalnızca bir görevin kaldığını duyurmak için cümleyi hedef ifadeyle tamamlayın: There's just ____ the guests arrive.
Cevabı göster
one more thing to do before
remember, it's a secret: birine kimseye söylememesini hatırlatmak
Bu cümlede remember, “unutma” anlamına yakın bir emir ve hatırlatmadır. George'un hafızasını sorgulamaz; ona zaten bildiği bir kurala uymasını söyler. It's a secret temel sınırı belirtir: bu bilgi paylaşılmamalıdır. İki bölüm birlikte, George'a kimseye söylememesini hatırlatır.
Alıştırma
Bu cümlede konuşan kişi “Remember, it's a secret” diyerek ne yapıyor?
- George'un geçmişteki bir olayı hatırlayıp hatırlamadığını kontrol etmek.
- George'dan sırrın ne olduğunu açıklamasını istemek.
- George'a kimseye söylememesini hatırlatmak.
Cevabı göster
George'a kimseye söylememesini hatırlatmak.
I wonder what Daddy Pig's birthday surprise can be. Dilbilgisi
2:32Acaba Baba Domuz'un doğum günü sürprizi ne olabilir?
I wonder what ... can be: dolaylı soruda sözcük dizimi
I wonder what ... can be, konuşanın bir şeyin sonunda ne çıkacağını merak ettiğini anlatır. Burada birinden hemen yanıt istemek yerine merak ve beklenti yaratır. I wonder ifadesinden sonra what dolaylı bir soru başlatır. Düz cümle dizimi kullanılır: what + özne + can be; what Daddy Pig's birthday surprise can be örneğinde olduğu gibi. Doğrudan soru dizimi olan what can + özne + be kullanılmaz.
Alıştırma
Verilen İngilizce sözcükleri düz cümle diziminde sıralayarak dolaylı soruyu tamamlayın: I wonder what ____. Sözcükler: the surprise / can / be
Cevabı göster
the surprise can be
Back to the house: kısaltılmış bir yön yönergesi
Back to the house, Go back to the house anlamına gelen kısa bir sözlü yönergedir. O anda yapılacak hareket belli olduğu için yer bildiren ifade tek başına kullanılır; örtük you öznesi ve go gibi bir hareket fiili söylenmez. Bu eksiltme, yönergeyi hızlı ve güçlü kılar. Başka durumlarda da kullanılabilen Back to + yer kalıbı, birine o yere dönmesini söyler.
Alıştırma
Bir antrenör takımın hemen geri dönmesini istiyor. Fiilsiz Back to + yer kalıbını kullanan kısa yönerge hangisidir?
- Go toward the field, everyone!
- Back to the field, everyone!
- Everyone is back on the field!
Cevabı göster
Back to the field, everyone!
what a lot of candles: sayının çokluğuna şaşırma ünlemi
what a lot of candles ifadesinde what bir ünlem başlatır; soru sormaz. Konuşan kişi, mumların şaşırtıcı derecede çok olmasına tepki verir. Burada tekrar kullanılabilen kalıp What + a lot of + çoğul sayılabilen isim şeklindedir. There are a lot of candles gibi nötr bir cümleye göre konuşanın duygusunu öne çıkarır.
Alıştırma
What + a lot of kalıbını kullanarak miktar ünlemini tamamlayın: ____ stars!
Cevabı göster
What a lot of
That's because you are very, very old, Daddy. Anlatım akışı
2:56Bunun nedeni çok ama çok yaşlı olman, Baba.
That's because ...: önceki bir durumun nedenini açıklamak
That's because az önce söylenen bir duruma gönderme yapar ve ardından bu durumun nedenini verir. Burada that, mumların çok olması gerçeğine işaret ederken because nedeni başlatır. Bilgiyi “önce sonuç, sonra neden” sırasıyla düzenler: önceki sonuç. That's because + neden. Bir why sorusunu yanıtlamak veya hemen önce söylenen bir cümleyi açıklamak için kullanılabilir.
Alıştırma
Hangi cümle çifti doğru neden-sonuç sırasına sahiptir?
- It rained last night. That's because the road is wet.
- The road is wet. That's why it rained last night.
- The road is wet. That's because it rained last night.
Cevabı göster
The road is wet. That's because it rained last night.
You must blow out all your candles in one go. Notlar
3:01Bütün mumlarını tek seferde üfleyip söndürmelisin.
blow out all your candles: tüm mumları üfleyerek söndürmek
blow out all your candles ifadesinde blow out, mum alevlerini üfleyerek söndürmek demektir. out parçacığı sonucu belirtir: alevler sönmüştür; mumları dışarı doğru üflemek anlamına gelmez. Kalıp, blow out + alevi olan bir şey şeklindedir; örneğin blow out a candle veya blow out the candles. all your candles nesnedir ve bütün mumların söndürülmesi gerektiğini belirtir.
Alıştırma
“Üfleyerek söndürmek” anlamındaki öbek fiille cümleyi tamamlayın: Make a wish and ____ the candles.
Cevabı göster
blow out
in one go: tek seferde
In one go, “tek bir denemede” veya “kesintisiz tek bir eylem olarak” demektir. Eylemin birkaç denemeye ya da aşamaya bölünmediğini ve arada duraklama olmadığını vurgular. Bu cümlede bütün mumların aynı deneme sırasında sönmesi gerekir. Burada go, deneme veya sıra anlamına gelen sayılabilen bir isimdir; “başka bir yere gitmek” anlamındaki fiil değildir. Bu ifade günlük İngilizcede, özellikle de Britanya İngilizcesinde yaygındır.
Alıştırma
Hangi cümle kitabın tamamını ara vermeden tek seferde bitirdiğini söylüyor?
- She read the whole book in one go.
- She read part of the book and finished it the next day.
- She read one chapter of the book each day.
Cevabı göster
She read the whole book in one go.
do my best: elinden gelenin en iyisini yapacağına söz vermek
Do my best, do + iyelik bildiren sözcük + best kalıbıdır. "Yapabileceğim en büyük çabayı göstermek" demektir. Burada best, bir kişinin gösterebileceği en yüksek çabayı adlandırır; bir nesnenin diğerlerinin hepsinden daha iyi olduğunu anlatmaz. I'll do my best cümlesinde konuşan kişi bir isteği veya zorluğu kabul eder ve ciddi biçimde çaba göstereceğine söz verir; ancak başarı sözü vermez. İyelik sözcüğü kişiye uymalıdır: I do my best, you do your best, she does her best ve we do our best.
Alıştırma
I ile uyumlu do one's best biçimini kullan: This challenge is difficult, but I'll ____.
Cevabı göster
do my best
here's your birthday present: bir şeyi uzatırken
here's your birthday present, hediyeyi uzatırken, gösterirken veya ortaya çıkarırken söylenen doğal bir ifadedir. Bu kullanımda Here's your ... dinleyenin dikkatini nesneye çeker ve onu verme ya da sunma eylemini gerçekleştirir; yalnızca yer bildirmez. Here's, here is ifadesinin kısaltılmış biçimidir. Tek bir şey için Here's your + tekil isim kalıbını kullan; örneğin Here's your ticket.
Alıştırma
Bir görevli ziyaretçiye bir bilet uzatıyor. Hangi cümle bu teslim etme eylemini doğal biçimde gerçekleştirir?
- Here's your ticket.
- I bought your ticket yesterday.
- Your ticket was expensive.
Cevabı göster
Here's your ticket.
try them out: bir şeyi test etmek ve nesne zamirinin yeri
Try out, bir şeyin ne kadar iyi çalıştığını anlamak için onu kullanmak veya test etmek demektir. Bu cümlede them yeni botları ifade eder. Try out ayrılabilen bir phrasal verb'dür. Nesne them gibi bir zamirse zamir try ile out arasına gelir: try them out denir, try out them denmez. Nesne bir isimse hem try out the boots hem de try the boots out kullanılabilir.
Alıştırma
Try out ifadesini doğru sırada kullanarak cümleyi tamamlayın: We bought two new board games. Let's ____ this weekend.
Cevabı göster
try them out
Peppa, George, and Mummy Pig are wearing their boots.
3:28Peppa, George ve Anne Domuz çizmelerini giyiyorlar.
Let's see if ...: kontrol veya test önermek
Let's see if ..., sonucu öğrenmek için bir şeyi kontrol etmeyi, denemeyi veya gözlemlemeyi önerir. Buradaki see yalnızca “gözle görmek” değil, “öğrenmek” anlamındadır. Konuşan kişi, botların işe yarayıp yaramadığını herkesin birlikte test etmesini önerir. If'ten sonra düz cümle söz dizimi kullanılır: Let's see if these boots work. If'ten sonra doğrudan soru söz dizimini kullanmayın.
Alıştırma
Öneriyi Let's see if ile tamamlayın: ____ this charger works.
Cevabı göster
Let's see if
The puddle is a bit too little for Daddy Pig. Dilbilgisi
3:41Bu su birikintisi Baba Domuz için biraz fazla küçük.
a bit too little: uygun olandan biraz daha küçük
a bit too little ifadesindeki too, uygun derecenin aşıldığını belirtir: su birikintisi Baba Pig'e uygun olmayacak kadar küçüktür. Burada little, su miktarını değil fiziksel boyutu anlatır. A bit değerlendirmeyi daha yumuşak gösterir, ancak too ile anlatılan sorunu ortadan kaldırmaz. Bu yapı a bit too + adjective şeklinde, örneğin a bit too loud veya a bit too expensive olarak kullanılabilir.
Alıştırma
Yumuşatılmış olumsuz değerlendirmeyi warm ile a bit too + adjective yapısını kullanarak tamamlayın: The jacket is ____ for today.
Cevabı göster
a bit too warm
What I need is ...: gerçek ihtiyacı vurgulamak
What I need is ... kalıbı, odağı belirten sözde bölünmüş bir cümle oluşturur. What I need, “ihtiyacım olan şey” anlamına gelir ve özne görevi görür; is ise gereken belirli şeyi tanıtır. Bu yapı odağı a big puddle üzerine getirir ve çoğu zaman önceki bir düşünceyi düzeltmek ya da uygun olmayan bir şeyle karşılaştırmak için kullanılır. Burada what bir soru değil, isim cümleciği başlatır; bu nedenle what do I need değil, düz cümle sırası olan what I need kullanılır.
Alıştırma
Gerçek ihtiyacı vurgulamak için What I need is ... yapısını kullanın: ____ a quiet place to work.
Cevabı göster
What I need is
Why not try ...? ile öneride bulunmak
Bu cümlede Why not try over here? gerçek bir neden sormaz; bir öneride bulunur. Konuşan kişi Baba Pig'i nazikçe başka bir yerde denemeye yönlendirir. Kalıp Why not + fiilin yalın hâli şeklindedir. Try over here gibi doğrudan bir talimatı daha hafif ve konuşma diline uygun bir öneriye dönüştürür.
Alıştırma
Hangi cümle bir arkadaşa mavi olanı denemesini doğru biçimde önerir?
- Why not tried the blue one?
- Why not try the blue one?
- Why not to try the blue one?
Cevabı göster
Why not try the blue one?
What are they up to? ile merak veya şüphe ifade etmek
What are they up to? konuşan kişinin, ne yaptıkları belli olmayan insanların faaliyetini sormasını sağlar. Burada merakla birlikte biraz şüphe taşır: konuşan kişi onların bir şey planladığını veya hazırladığını sezer. Bu konuşma dili kullanımında be up to bir bütün olarak işlev görür; up yukarı doğru hareketi anlatmaz. Bağlama ve ses tonuna göre soru, tarafsız bir meraktan “Ne planlıyorlar?” gibi daha güçlü bir anlama kadar değişebilir.
Alıştırma
Birkaç kişi kapalı bir kapının arkasında sessizce bir şey hazırlıyor. Faaliyetleri hakkında merakla karışık şüpheyi en iyi hangi soru ifade eder?
- What are they doing?
- What are they up to?
- What are they capable of?
Cevabı göster
What are they up to?
work perfectly: tam beklendiği gibi işe yaramak
Bu cümlede work, “işlev görmek veya işe yaramak” anlamındadır. Çizmeler yapmaları gereken işi yerine getirir; bu, çizmelerin bir mesleği olduğu anlamına gelmez. Özne bir nesne, cihaz, araç, plan, yöntem veya çözüm olduğunda work çoğu zaman beklenen sonucu vermek anlamına gelir. Perfectly, work fiilini niteleyen bir zarftır ve “hiçbir sorun olmadan” ya da “tam beklendiği gibi” demektir.
Alıştırma
Hangi cümle çizmelerin doğru boyutta olduğunu değil, amaçlandığı gibi işlev gördüğünü anlatır?
- The boots fit perfectly.
- The boots work perfectly.
- The boots look perfect.
Cevabı göster
The boots work perfectly.
Would you care to join me in my birthday muddy puddle? Ton ve niyet
4:13Doğum günü çamur birikintim de bana katılmak ister misiniz?
Would you care to join me ...?: kibar ve biraz resmî bir davet
Would you care to + fiilin yalın hâli? bir kişinin bir şeyi yapmaya istekli olup olmadığını kibarca sorar. Burada Would you care to join me ...? bir davettir ve Would you like to join me ...? ile aynı anlama gelir. Care to kalıbı “yapmaya istekli olmak” demektir; “bir şeyi yapmayı önemsemek” anlamına gelmez. Özenli ifade davetin alışılmadık derecede resmî duyulmasını sağlar. Çamur birikintisine atlamak için bu törensel tonu kullanmak eğlenceli bir karşıtlık yaratır.
Alıştırma
Hangi cümle akşam yemeği için çok kibar ve biraz resmî bir davettir?
- Are you joining us for dinner?
- Would you care to join us for dinner?
- Join us for dinner.
Cevabı göster
Would you care to join us for dinner?
Daddy Pig loves jumping up and down in muddy puddles. Kalıp ifadeler
4:17Baba Domuz çamurlu su birikintilerinde zıplamayı çok sever.
jumping up and down: tekrar tekrar yukarı aşağı zıplamak
Jumping up and down, tekrar tekrar yukarı sıçrayıp aşağı inmeyi anlatır. Up and down burada tekrarlanan hareketin yönünü gösteren tek bir ifade olarak çalışır; iki ayrı hareketi adlandırmaz. Fiil + up and down kalıbı, move up and down örneğinde olduğu gibi zıt dikey yönlerde tekrarlanan hareketi anlatabilir. jump ile kullanıldığında çoğu zaman heyecanı, enerjiyi veya oyun amaçlı bir hareketi gösterir.
Alıştırma
Cümleyi tekrarlanan dikey sıçramayı anlatan ifadeyle tamamlayın: When Leo heard the good news, he started ____ with excitement.
Cevabı göster
jumping up and down
Everyone loves jumping up and down in muddy puddles.
4:20Herkes çamurlu su birikintilerinde zıplamayı sever.
best birthday ever: ever ile üstünlük derecesini güçlendirmek
Best birthday ever, konuşanın şu ana kadarki tüm deneyimleri içinde en iyi doğum günü demektir. Best bu doğum gününü diğer tüm doğum günlerinden üst sıraya koyar; ever ise bu en üst değerlendirmeyi daha güçlü hâle getirir. Aktarılabilir kalıp, my veya the gibi bir sözcük + üstünlük derecesi + isim + ever şeklindedir; my best trip ever ve the funniest story ever buna örnektir. Burada ever üstünlük derecesini güçlendirir; yalnızca bir şeyin geçmişte herhangi bir zamanda gerçekleştiğini anlatmaz.
Alıştırma
Hangi cümle, konuşanın deneyimindeki hiçbir okul gezisinin bundan daha iyi olmadığını doğal biçimde anlatır?
- That was a better school trip ever.
- That was the most best school trip.
- That was the best school trip ever.
Cevabı göster
That was the best school trip ever.