Anne Zipline Kazasında Neredeyse Boğuluyordu: İngilizce çalışma notları
Inside Edition
Video tanıtımı: Zipline kemeri bir annenin boynuna kaydı ve platforma kadar nefesini engelledi; anne sonra parka dava açtı. İngilizce öğrenme noktaları: 1. finds herself trapped (Dilbilgisi ve cümle kalıpları): Birinin istemeden bir durumda kaldığını ve kişiyle sonucu bağlamak için find oneself + tümleç yapısını kullanın. 2. brush with disaster. (Deyimler ve mecazlı ifadeler): Haber veya kişisel anlatıda gerçek temas değil, ciddi bir sonucun kıl payı atlatılması demek olduğunu anlayın. 3. alleging negligence and improper maintenance (Sözcük anlamı ve kullanım düzeyi): Hukuk dilini kanıtlanmış gerçek değil, aktarılan iddia olarak okuyun; özen yükümlülüğü ve ekipman bakımını ayırt edin.
Bu derste
Most of us associate zip lines with the outdoors, Kalıp ifadeler
0:00Çoğumuz zipline denince açık havayı düşünürüz,
associate A with B: A ile B arasında bağlantı kurmak
Associate A with B, A ile B arasında zihinde bir bağlantı kurmak demektir. Burada insanlar genellikle zipline etkinliğini açık hava ortamlarıyla birlikte düşünür. Yapı associate + şey + with + fikir, yer, kişi veya özellik şeklindedir. Bu cümlede associate, zihinsel bir bağlantıyı anlatan fiildir; biriyle görüşüp sosyalleşmek anlamına gelmez.
Alıştırma
associate A ... B yapısının gerektirdiği edatla cümleyi tamamlayın: Many people associate rainy days ____ staying indoors.
Cevabı göster
with
but indoor zip lining is increasingly popular.
0:02ancak kapalı alanlarda yapılan zipline giderek daha popüler hâle geliyor.
when this mom took her little girl to an indoor zip line course,
0:06bu anne küçük kızını kapalı bir zipline parkuruna götürdüğünde,
ended in disaster: end in + sonuç
End in + sonuç, genellikle bir süreç veya olaylar dizisinden sonra o sonuçla bitmek demektir. Ended in disaster, bu deneyimin neredeyse felaketle sonuçlanacağını anlatır; bir felaketin sona erdiği anlamına gelmez. Nearly ifadenin anlamını değiştirir: en kötü sonuç gerçekleşmeye çok yaklaşmış, ancak tam olarak gerçekleşmemiştir.
Alıştırma
Cümleyi vurgulanan end in + sonuç ifadesiyle tamamlayın: The hikers were rescued just before the trip could ____.
Cevabı göster
end in disaster
as she finds herself trapped on an indoor zip line. Dilbilgisi
0:17kapalı alandaki bir zipline hattında mahsur kalmış durumda.
finds herself trapped: kendini kapana kısılmış halde bulmak
find oneself + sıfat veya geçmiş zaman ortaçlı ifade, bir kişinin beklenmedik biçimde kendisini belli bir durumda bulduğunu ya da o duruma düştüğünü anlatır. finds herself trapped yapısında herself nesnedir, trapped ise onun durumunu açıklayan nesne tümlecidir. Bu ifade kendini aramak anlamına gelmez. Bu yapı, hikâyelerde ve günlük konuşmalarda kişinin beklenmedik bir durumun içinde kaldığını anlatmak için de kullanılabilir.
Alıştırma
Öznenin beklenmedik biçimde bir durumun içine girdiğini göstermek için find oneself kullanan cümle hangisidir?
- After the snowstorm, Lena found herself a taxi at the airport.
- After the snowstorm, Lena found herself stranded at the airport.
- After the snowstorm, Lena was stranded at the airport.
Cevabı göster
After the snowstorm, Lena found herself stranded at the airport.
Time is running out içindeki running out
time özne olduğunda time is running out, kalan zamanın giderek azaldığı ve yakında biteceği anlamına gelir. Bu ifade devam eden bir geri sayımı gösterir; bu yüzden çoğu zaman harekete geçme baskısı yaratır. Time runs out geçişsiz bir yapıdır: zamanı özne olarak kullanabiliriz. Özne bir kişi olduğunda run out of time kullanılır; örneğin I am running out of time.
Alıştırma
Time öznesini kullanan ve süre dolmuş olmak zorunda olmadan neredeyse hiç zaman kalmadığını gösteren cümle hangisidir?
- Time has run out, so we missed the deadline.
- Time is running out, so we need to leave now.
- I am running out of time, so I need to leave now.
Cevabı göster
Time is running out, so we need to leave now.
She's in real danger of choking to death. Kalıp ifadeler
0:22Gerçekten boğularak ölme tehlikesiyle karşı karşıya.
in real danger of choking: be in danger of + -ing yapısı
be in danger of + isim ya da -ing biçimi, zararlı bir olayın gerçekleşmesi için gerçek bir olasılık bulunduğunu anlatır. Bu cümlede She's in real danger of choking, boğulmanın ciddi ve yakın bir risk olduğu anlamına gelir; real yalnızca vurguyu artırır ve dil bilgisi açısından zorunlu değildir. of sonrasında bir isim öbeği ya da ulaç biçimi kullanılır, mastar kullanılmaz: in danger of choking doğrudur; in danger of to choke denmez.
Alıştırma
Uyarıyı doğru edatla tamamlayın: Because the room was filling with smoke, they were in danger ____ losing consciousness.
Cevabı göster
of
It happened after she says the harness apparently
0:25Anlattığına göre olay, görünüşe bakılırsa emniyet kemerinin
came loose and slipped around her neck. Kalıp ifadeler
0:28gevşeyip boynuna kaymasının ardından yaşandı.
came loose: durum değişimini anlatan come + sıfat
come + sıfat kalıbı yeni bir duruma geçişi anlatabilir. Burada came loose, koşum takımının artık sıkıca sabitlenmiş veya bağlı olmadığını ifade eder. Come burada “gelmek” anlamına gelmez; loose ise ortaya çıkan durumu belirten bir sıfattır. Değişimin kendisini anlatmak için come loose kullanılır. Kayışlar, düğümler, vidalar, dişler ve sağlamlığını yitirebilecek başka şeylerle doğal biçimde kullanılır.
Alıştırma
Bir vida sabah sıkıydı, ancak artık sağlam biçimde sabitlenmiş değil. Bu değişimi en iyi hangi cümle anlatır?
- The screw was put away.
- The screw came loose.
- The screw was loose from the start.
Cevabı göster
The screw came loose.
The nightmare unfolded at Urban Air Adventure and Trampoline Park outside Chicago. Deyimler
0:31Bu kâbus, Chicago dışındaki Urban Air Adventure and Trampoline Park'ta yaşandı.
nightmare unfolded: dehşet verici bir olay gelişir
Bu haberde nightmare, kötü bir rüyayı değil, gerçek hayatta yaşanan dehşet verici bir deneyimi anlatan bir metafordur. Tehlike ve sıkıntı hissini hemen verir. Unfolded, olayı zaman içinde aşamalı biçimde gerçekleşen ve ayrıntıları giderek ortaya çıkan bir süreç olarak sunar. Nightmare unfolded birlikte kullanıldığında hem duygusal ciddiyet hem de gelişen olaylar hissi yaratır.
Alıştırma
Bir haberde a nightmare unfolded en güçlü biçimde neyi anlatır?
- Gerçek hayattaki dehşet verici bir durum zaman içinde gelişti.
- Biri uykuya daldı ve kötü bir rüya gördü.
- Biri katlanmış bir nesneyi fiziksel olarak açtı.
Cevabı göster
Gerçek hayattaki dehşet verici bir durum zaman içinde gelişti.
remember thinking that: geçmişteki bir düşünceyi hatırlamak
Remember + -ing, daha önce gerçekleşmiş bir eylemi veya zihinsel deneyimi geriye dönüp hatırlatır. Buradaki remember thinking, konuşanın kaza sırasında bu düşünceye sahip olduğunu hatırlayabildiği anlamına gelir. Ardından gelen that yan cümlesi geçmişteki düşüncenin içeriğini verir: that I may die. Önceki bir tepkiyi anlatırken remember + thinking, feeling veya noticing + that yan cümlesi kalıbı başka durumlara da aktarılabilir.
Alıştırma
Geçmişteki bir düşüncenin içeriğini hatırlatma kalıbıyla cümleyi tamamlayın: During the storm, I ____ the roof might collapse.
Cevabı göster
remember thinking that
Bir kişinin adından önce kullanılan 24-year-old
24-year-old, Evelyn'in adının hemen önünde kullanıldığında onun yaşını belirten bileşik bir sıfattır. Sayı, tekil year ismi ve old birlikte tek bir niteleyici oluşturur; bu nedenle aralarına tire konur. Yaş ifadesi be fiilinden sonra geldiğinde ise normal 24 years old kullanılır: Evelyn is 24 years old. Tireli biçim isimden veya özel addan önce kullanılır; yaşın anlamı değişmez.
Alıştırma
Aşağıdaki cümlelerden hangisi bir isimden önce yaş ifadesini doğru kullanır?
- The article profiles a 24-years-old scientist.
- The article profiles a 24-year-old scientist.
- The article profiles a 24 years old scientist.
Cevabı göster
The article profiles a 24-year-old scientist.
who was celebrating her 3-year-old daughter's birthday at the indoor park,
0:47kapalı eğlence parkında 3 yaşındaki kızının doğum gününü kutluyordu.
Bir medya programı adı olarak Inside Edition
Inside Edition, Amerikan televizyonundaki bir haber ve röportaj programının adıdır. Bu cümlede speaking to Inside Edition, programın muhabirleriyle konuşmak veya program için bir röportaja katılmak anlamına gelir. Inside, sabit program adının bir parçasıdır; burada “içeride” anlamında bir yer ya da “dahili baskı” anlamında genel bir ifade değildir. Büyük harfle yazılan özel adı tanıyınca speaking to ifadesi de anlaşılır: program, onun yaşadıklarını anlattığı medya kuruluşudur.
Alıştırma
“She is speaking to Inside Edition about the storm” cümlesinde Inside Edition neyi ifade eder?
- Bir derginin iç mekân versiyonu
- Röportajların yapıldığı bir oda
- Amerikan televizyonunda yayınlanan bir haber ve röportaj programı
Cevabı göster
Amerikan televizyonunda yayınlanan bir haber ve röportaj programı
a brush with disaster: felaketin eşiğinden dönmek
Bu cümlede a brush with disaster, felaketle sonuçlanabilecek bir durumla kısa süreli ama son derece yakın bir karşılaşma anlamına gelir. Kişi ciddi zarar görmeye çok yaklaşmış, ancak felaketle sonuçlanacak durum kıl payı önlenmiştir. Buradaki brush, fırça ya da fırçalama eylemi değil, “kısa veya hafif karşılaşma” anlamındaki bir isimdir. a brush with + danger, death veya disaster gibi tehdit belirten bir isim kalıbı, deneyimi kıl payı atlatılan bir olay olarak sunar.
Alıştırma
Yürüyüşçülerin felaketle sonuçlanabilecek bir durumu kıl payı atlattığını gösteren iki sözcüklü deyimi tamamlayın: “After a boulder missed them by inches, the hikers described the moment as a ____ disaster.”
Cevabı göster
brush with
What went wrong?: Ne ters gitti?
What went wrong? sorusunda went, go fiilinin geçmiş zaman biçimidir. go wrong kalıbı başarısız olmak, arızalanmak veya amaçlanmayan bir yönde gelişmek anlamına gelir. Soru, kötü ya da beklenmedik bir sonuca neyin yol açtığını sorar. Buradaki here, mutlaka fiziksel bir yeri değil, konuşulan kaza durumunu gösterir. Bu nedenle wrong ahlaki bir yargı bildirmek yerine olayın nasıl ters gittiğini anlatır.
Alıştırma
Soruyu go wrong kalıbının geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: “The test failed even though the setup looked correct. What ____?”
Cevabı göster
went wrong
seemed as if + yan cümle
Seemed as if yapısı burada konuşanın gördüğü duruma dayanarak yaptığı çıkarımı sunar: emniyet kemeri yanlış takılmış gibi görünüyordu. Konuşan bu sonucu doğrulanmış bir gerçek olarak değil, bir izlenim olarak ifade eder. Burada as if, yan cümledeki durumu otomatik olarak gerçeğe aykırı hâle getirmez. Seem ile birlikte, mevcut belirtilerin düşündürdüğü gerçek bir olasılığı anlatabilir.
Alıştırma
“It seemed as if they put the harness incorrectly” cümlesine en uygun yorum hangisidir?
- Konuşan emniyet kemerinin tam olarak nasıl takıldığını doğrulamıştı.
- Emniyet kemerinin konumu yanlış takıldığını düşündürüyordu, ancak konuşan bundan kesin olarak emin olduğunu söylemiyordu.
- Konuşan emniyet kemerinin doğru takıldığını biliyordu.
Cevabı göster
Emniyet kemerinin konumu yanlış takıldığını düşündürüyordu, ancak konuşan bundan kesin olarak emin olduğunu söylemiyordu.
Instead of strapping + gerçek alternatif eylem
Instead of + -ing, gerçekleşmeyen veya seçilmeyen eylemi belirtir. Burada strapping it under my arms beklenen yöntemdir; sonraki cümle bunu gerçekleşmiş gibi görünen eylemle, yani kemeri daha yukarıya bağlamakla karşılaştırır. Of bir edat olduğu için arkasından mastar to strap değil, ulaç strapping gelir. Yeniden kullanılabilen kalıp instead of doing X, ... doing Y şeklindedir ve beklenen ya da reddedilen eylemi gerçekten yapılan eylemle karşılaştırır.
Alıştırma
İngilizce cümleyi instead of + print fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: ____ the report, Maya sent it by email.
Cevabı göster
Instead of printing
It was quick thinking that may have saved her. Notlar
1:15Hızlı düşünmesi belki de hayatını kurtardı.
quick thinking: baskı altında hızlı ve etkili karar verme
Bu cümlede quick thinking, tehlikeli bir durumu hızla değerlendirip etkili biçimde harekete geçme becerisini anlatan bir isim öbeğidir. Yalnızca düşünme süresinin kısa olmasını değil, verilen tepkinin niteliğini övgüyle vurgular. Burada kişinin anlık tepkisi, sonucu değiştirmiş olabilecek temel bir etken olarak sunulur.
Alıştırma
Cümleyi, baskı altında hızlı ve etkili karar verme anlamındaki iki kelimelik isim öbeğiyle tamamlayın: “Thanks to his ____, he found the emergency exit immediately.”
Cevabı göster
quick thinking
may have saved: geçmişe ilişkin temkinli bir olasılık
May have + past participle, geçmişteki bir sonucu kesin değil, mümkün olarak sunar. may have saved ifadesinde saved tamamlanmış bir geçmiş sonucu belirtirken may konuşanın sınırlı ölçüde emin olduğunu gösterir. Buradaki ifade dikkatli bir neden-sonuç iddiası kurar: Hızlı tepki onun ölümünü önlemiş olabilir, ancak konuşan bu nedenin kanıtlandığını ileri sürmez.
Alıştırma
Geçmişteki olası bir sonuç hakkında temkinli bir iddia kuran biçimi seçin: “The early warning ___ several lives, but investigators are still unsure.”
- must have saved
- may save
- may have saved
Cevabı göster
may have saved
As you can see: ortak görsel kanıta işaret etmek
As you can see, dinleyicileri inceleyebilecekleri bir kanıta yönlendiren bir söylem belirtecidir. Burada ardından gelen in the video ifadesi ortak görsel kaynağı belirtir; böylece konuşmacının sonraki açıklaması görüntülerle desteklenen bir bilgi olarak sunulur. Bu ifade, dinleyicilerin fiziksel olarak görüp göremediğini sınamak yerine bilgiyi düzenler. Görünür kanıttan konuşmacının yorumuna geçiş sağlar; bu kalıp gösterimlerde, sunumlarda, haberlerde ve veri yorumlarında kullanışlıdır.
Alıştırma
Hangi cümle, açıklama yapmadan önce dinleyicileri görünür bir kanıta en doğal biçimde yönlendirir?
- As you can know from the chart, demand rose in July.
- As you can see from the chart, demand rose in July.
- As you can watch from the chart, demand rose in July.
Cevabı göster
As you can see from the chart, demand rose in July.
so I won't ...: önleyici amaç ifade etmek
so I won't be choked to death bölümünde so, önceki eylemle amaçlanan önleyici amacı belirtir. Konuşmacı korkulan gelecekteki sonucun gerçekleşmesini önlemek için ipi çekmektedir; won't ise bu istenmeyen sonucu, eylemi sayesinde önlemeyi beklediği bir durum olarak sunar. So + tam bir yan cümle, amacın kendi öznesine, kip belirtecine veya zamanına ihtiyaç duyduğu durumlarda kullanışlıdır. Burada bir eylemi amacıyla ilişkilendirir; daha önce gözlemlenmiş bir sonucu ya da so tight ifadesindeki derece anlamını belirtmez.
Alıştırma
Cümleyi, amaçlanan önleyici amacı belirten tek sözcüklü bağlaçla tamamlayın: 'I'll set an alarm ____ I won't miss the early train.'
Cevabı göster
so
came to an end: sona erdi
Came to an end, come to an end ifadesinin geçmiş zaman biçimidir. İfadenin bütünü bir şeyin bittiğini veya sonuca ulaştığını belirtir; come burada fiziksel bir bitiş noktasına doğru hareket etmeyi anlatmaz. only ... when ... yapısı, yaşadığı çilenin zipline parkurunu tamamlayana kadar sürdüğünü gösterir. Sonun ne kadar geç geldiğini ve sonunda bitişi sağlayan koşulu vurgular.
Alıştırma
Cümleyi “sonunda bitti” anlamındaki dört sözcüklü ifadeyle tamamlayın: After several tense hours, the standoff finally ____.
Cevabı göster
came to an end
and her feet touched down on the platform. Öbek fiiller
1:34ayakları platforma bastığında sona erdi.
touched down: iniş yaptı
Touched down, touch down öbek fiilinin geçmiş zaman biçimidir ve havada bulunduktan sonra iniş yapmak veya bir yüzeye sağlam biçimde temas etmek anlamına gelir. Bu cümlede ayakları platforma ulaşıp vücudunu yeniden desteklemiştir; anlam yalnızca platforma dokunmaktan daha güçlüdür. İfade bir uçağın, insanın veya vücut bölümünün bir yüzeye inişini anlatabilir. Bir bütün olarak işlev görür; down sözcüğü iniş anlamını katar.
Alıştırma
İngilizce cümlenin tamamını dinleyin ve duyduğunuz cümleyi seçin. Fiil öbeğinin touched down mı yoksa touched the ground mı içerdiğine dikkat edin.
- The pilot touched the ground safely before sunset.
- The pilot touched down safely before sunset.
Cevabı göster
The pilot touched down safely before sunset.
But she suffered rope burns and bruises around her neck. Kalıp ifadeler
1:36Ancak boynunun çevresinde ipin sürtünmesinden kaynaklanan yanıklar ve morluklar oluştu.
suffered rope burns and bruises: ip sürtünmesi yaraları ve morluklar geçirmek
Bu cümlede suffered, rope burns and bruises yaralanma adlarını doğrudan nesne olarak alır ve onun bu fiziksel yaralanmaları geçirdiğini belirtir. Rope burns, ipin cilde sürtünmesi veya cildi sıkmasıyla oluşan sıyrıklardır; buradaki burn için alev ya da ısı gerekmez. suffered + yaralanma adı kalıbı, kaza ve tıbbi haberlerde zararları sıralamak için yaygındır. Kalıp, yaşanan yaralanmalara odaklanırken around her neck bunların yerini ayrıca belirtir.
Alıştırma
Örnekteki “she suffered rope burns and bruises” ne anlama gelir?
- Alevler nedeniyle yandı ve ardından morardı.
- Sürtünme yaraları ve morluklar oluştu.
- Başka birinin ip yaraları ve morluklar yaşamasına neden oldu.
Cevabı göster
Sürtünme yaraları ve morluklar oluştu.
alleging negligence and improper maintenance of the ride. Kelime
1:42ihmal ve düzeneğin bakımının gerektiği gibi yapılmadığını öne sürüyor.
alleging negligence and improper maintenance: henüz kanıtlanmamış hukuki bir iddia
Virgülden sonraki alleging öbeği, Evelyn Rapier'ın dava gerekçesi olarak neyi ileri sürdüğünü açıklar. Alleging, henüz kanıtlanmamış veya bir mahkeme tarafından kabul edilmemiş bir şeyi resmî biçimde ileri sürmek demektir. Burada negligence, yasaların gerektirdiği makul özeni göstermeme iddiasıdır; improper maintenance ise eğlence aracının gerektiği gibi bakım görmediği iddiasıdır. Dil bilgisi yapısı ve haber aktarma fiili, ikisini de kesinleşmiş gerçekler olarak değil, davacının iddiaları olarak sunar.
Alıştırma
Bir haberde “The rider is suing the park, alleging negligence.” deniyor. Bu, bir mahkemenin ihmali zaten doğruladığı anlamına mı gelir?
- Hayır. Henüz kanıtlanmamış bir iddiayı yolcuya atfeder.
- Evet. Bir mahkemenin ihmali doğruladığını belirtir.
Cevabı göster
Hayır. Henüz kanıtlanmamış bir iddiayı yolcuya atfeder.
when it got wrapped around a homemade zipline. Dilbilgisi
1:49çünkü ev yapımı bir zipline hattına dolanmıştı.
got wrapped around: rastlantısal bir sonuç için get edilgeni
Bu cümlede got wrapped around, get + geçmiş zaman ortacıyla kurulan get edilgenidir. Etkilenen şey koldur ve wrapped, kolun ev yapımı zipline hattının etrafına dolanmış duruma gelmesini anlatır. Burada get, “elde etmek” anlamına gelmez; kol da sarma eylemini gerçekleştirmez. Get edilgeni, sonuca kimin ya da neyin yol açtığını belirtmeden beklenmedik veya zararlı sonucu öne çıkarır. Kaza anlatılarında olayı dinamik gösterir: bir şey takılır, zarar görür veya sıkışıp kalır.
Alıştırma
Cümleyi rastlantısal bir sonucu gösteren get edilgeni ifadesiyle tamamlayın: During the storm, a loose cable ____ the tree branch.
Cevabı göster
got wrapped around
Now this mom says she knows what it's like Dilbilgisi
1:52Şimdi bu anne, ölümle burun buruna gelmenin
knows what it's like to: bir deneyimi doğrudan anlamak
Knows what it's like to have a near-death experience, onun bu deneyimi kişisel bilgisi sayesinde anladığı anlamına gelir. Burada what it's like, durumun nasıl bir deneyim olduğunu ve nasıl hissettirdiğini belirtir; like, “hoşlanmak” anlamına gelmez ve görünüşleri karşılaştırmaz. Yeniden kullanılabilen yapı know what it is veya what it's like to + fiilin yalın hâlidir. Kişiyi bir deneyimle bağ kurabilen biri olarak gösterir; çoğunlukla empati kurmak veya bir iddianın doğrudan deneyime dayandığını belirtmek için kullanılır.
Alıştırma
Hangi cümle Maya'nın yeni bir şehirde yeniden başlamanın nasıl bir deneyim olduğunu anladığını söyler?
- Maya knows how to start over in a new city.
- Maya knows what to do in a new city.
- Maya knows what it's like to start over in a new city.
Cevabı göster
Maya knows what it's like to start over in a new city.
near-death experience: ölüme çok yaklaşmak
Near-death experience, bir kişinin ölüme çok yaklaştığı veya ölümün an meselesi olduğuna inandığı bir deneyimdir. Bu cümlede, kişinin sağ kurtulduğu, hayatı gerçekten tehdit eden bir olayı anlatır; kişinin gerçekten öldüğü anlamına gelmez. Near-death, experience sözcüğünden önce gelen, kısa çizgili birleşik bir niteleyicidir; bu nedenle near ve death tek bir fikir olarak birlikte çalışır. İfade bazı bağlamlarda ruhani veya klinik çağrışımlar taşıyabilir, ancak bu anlamlar kendiliğinden içerilmez.
Alıştırma
Ölüme yaklaşma deneyimi anlamındaki hedef ifadeyle cümleyi tamamlayın: "After the car stopped inches from the cliff, Maya said she had a ____."
Cevabı göster
near-death experience
This is probably the last time I'm going to see my kids. Dilbilgisi
1:57Bu muhtemelen çocuklarımı son görüşüm olacak.
the last time I'm going to see: son kez olacağını tahmin etmek
The last time + yan cümle, bir olayı son kez gerçekleşen olay olarak sunabilir ve daha sonra benzer bir olayın beklenmediğini anlatır. This is probably the last time I'm going to see my kids cümlesinde going to, kriz anındaki konuşmacının bakış açısından geleceğe yönelir: konuşmacı ölebileceği için bunun çocuklarını son görüşü olmasından korkar. Probably, düşünceyi bir gerçek olarak ilan etmek yerine belirsiz bırakır. Bu, korkutucu anın içinde yapılan bir tahmindir; sonraki olaylarla doğrulanmış bir sonuç değildir. Burada the last time geçmişteki en yakın zamanı ifade etmez.
Alıştırma
Uzaklaşan bir kurtarma teknesinden ailesini izleyen Leo, hayatta kalamayacağından korkuyordu. Düşüncesini hedef yapıyla tamamlayın: "This is probably ____ my family."
Cevabı göster
the last time I'm going to see
She alleges negligence and improper maintenance.
2:05İhmal ve bakımın gerektiği gibi yapılmadığını öne sürüyor.
the safety and well-being of our guests and employees Anlatım akışı
2:08misafirleri ile çalışanlarının güvenliği ve esenliğinin
the safety and well-being of our guests and employees is our highest priority: kurumsal yanıt çerçevesi
Aktarma ifadesi The park says, ardından gelen mesajı kuruma bağlar. Bu mesajın içinde the safety and well-being of our guests and employees is our highest priority genel bir ilkeyi yanıtın merkezine yerleştirir: park, insanları korumayı en önde gelen değeri olarak sunar. Bu çerçeve, belirli bir olgusal iddiaya yanıt vermek yerine bir değer duruşu bildirerek bilgiyi düzenler. Highest priority bağlılık mesajı verir; ancak tek başına bakım kurallarına uyulduğunu göstermez veya ihmal iddiasını çürütmez.
Alıştırma
Vurgulanan ifade bu kamuoyu yanıtında esas olarak ne yapıyor?
- Her bakım şartına uyulduğunu kanıtlar.
- Parkın genel değer taahhüdünü sunarken belirli iddiaları yanıtsız bırakır.
- Herhangi bir olayın meydana geldiğini doğrudan inkâr eder.
Cevabı göster
Parkın genel değer taahhüdünü sunarken belirli iddiaları yanıtsız bırakır.