Anne Zipline Kazasında Neredeyse Boğuluyordu: İngilizce çalışma notları

Inside Edition

Öğrenme zorluğu
350 kelime 169 kel/dk

Video tanıtımı: Zipline kemeri bir annenin boynuna kaydı ve platforma kadar nefesini engelledi; anne sonra parka dava açtı. İngilizce öğrenme noktaları: 1. finds herself trapped (Dilbilgisi ve cümle kalıpları): Birinin istemeden bir durumda kaldığını ve kişiyle sonucu bağlamak için find oneself + tümleç yapısını kullanın. 2. brush with disaster. (Deyimler ve mecazlı ifadeler): Haber veya kişisel anlatıda gerçek temas değil, ciddi bir sonucun kıl payı atlatılması demek olduğunu anlayın. 3. alleging negligence and improper maintenance (Sözcük anlamı ve kullanım düzeyi): Hukuk dilini kanıtlanmış gerçek değil, aktarılan iddia olarak okuyun; özen yükümlülüğü ve ekipman bakımını ayırt edin.

Bu derste

Most of us associate zip lines with the outdoors, Kalıp ifadeler

0:00

Çoğumuz zipline denince açık havayı düşünürüz,

Kalıp ifadeler

associate A with B: A ile B arasında bağlantı kurmak

Associate A with B, A ile B arasında zihinde bir bağlantı kurmak demektir. Burada insanlar genellikle zipline etkinliğini açık hava ortamlarıyla birlikte düşünür. Yapı associate + şey + with + fikir, yer, kişi veya özellik şeklindedir. Bu cümlede associate, zihinsel bir bağlantıyı anlatan fiildir; biriyle görüşüp sosyalleşmek anlamına gelmez.

Alıştırma

associate A ... B yapısının gerektirdiği edatla cümleyi tamamlayın: Many people associate rainy days ____ staying indoors.

Cevabı göster

with

but indoor zip lining is increasingly popular.

0:02

ancak kapalı alanlarda yapılan zipline giderek daha popüler hâle geliyor.

However,

0:05

Ne var ki

when this mom took her little girl to an indoor zip line course,

0:06

bu anne küçük kızını kapalı bir zipline parkuruna götürdüğünde,

it nearly ended in disaster. Kalıp ifadeler

0:09

olay neredeyse faciayla sonuçlanıyordu.

Kalıp ifadeler

ended in disaster: end in + sonuç

End in + sonuç, genellikle bir süreç veya olaylar dizisinden sonra o sonuçla bitmek demektir. Ended in disaster, bu deneyimin neredeyse felaketle sonuçlanacağını anlatır; bir felaketin sona erdiği anlamına gelmez. Nearly ifadenin anlamını değiştirir: en kötü sonuç gerçekleşmeye çok yaklaşmış, ancak tam olarak gerçekleşmemiştir.

Alıştırma

Cümleyi vurgulanan end in + sonuç ifadesiyle tamamlayın: The hikers were rescued just before the trip could ____.

Cevabı göster

end in disaster

The video is shocking.

0:12

Görüntüler şoke edici.

A mom is hanging by her neck,

0:15

Bir anne boynundan asılı kalmış,

helpless,

0:17

çaresiz,

as she finds herself trapped on an indoor zip line. Dilbilgisi

0:17

kapalı alandaki bir zipline hattında mahsur kalmış durumda.

Dilbilgisi

finds herself trapped: kendini kapana kısılmış halde bulmak

find oneself + sıfat veya geçmiş zaman ortaçlı ifade, bir kişinin beklenmedik biçimde kendisini belli bir durumda bulduğunu ya da o duruma düştüğünü anlatır. finds herself trapped yapısında herself nesnedir, trapped ise onun durumunu açıklayan nesne tümlecidir. Bu ifade kendini aramak anlamına gelmez. Bu yapı, hikâyelerde ve günlük konuşmalarda kişinin beklenmedik bir durumun içinde kaldığını anlatmak için de kullanılabilir.

Alıştırma

Öznenin beklenmedik biçimde bir durumun içine girdiğini göstermek için find oneself kullanan cümle hangisidir?

  1. After the snowstorm, Lena found herself a taxi at the airport.
  2. After the snowstorm, Lena found herself stranded at the airport.
  3. After the snowstorm, Lena was stranded at the airport.
Cevabı göster

After the snowstorm, Lena found herself stranded at the airport.

Time is running out. Öbek fiiller

0:21

Zaman daralıyor.

Öbek fiiller

Time is running out içindeki running out

time özne olduğunda time is running out, kalan zamanın giderek azaldığı ve yakında biteceği anlamına gelir. Bu ifade devam eden bir geri sayımı gösterir; bu yüzden çoğu zaman harekete geçme baskısı yaratır. Time runs out geçişsiz bir yapıdır: zamanı özne olarak kullanabiliriz. Özne bir kişi olduğunda run out of time kullanılır; örneğin I am running out of time.

Alıştırma

Time öznesini kullanan ve süre dolmuş olmak zorunda olmadan neredeyse hiç zaman kalmadığını gösteren cümle hangisidir?

  1. Time has run out, so we missed the deadline.
  2. Time is running out, so we need to leave now.
  3. I am running out of time, so I need to leave now.
Cevabı göster

Time is running out, so we need to leave now.

She's in real danger of choking to death. Kalıp ifadeler

0:22

Gerçekten boğularak ölme tehlikesiyle karşı karşıya.

Kalıp ifadeler

in real danger of choking: be in danger of + -ing yapısı

be in danger of + isim ya da -ing biçimi, zararlı bir olayın gerçekleşmesi için gerçek bir olasılık bulunduğunu anlatır. Bu cümlede She's in real danger of choking, boğulmanın ciddi ve yakın bir risk olduğu anlamına gelir; real yalnızca vurguyu artırır ve dil bilgisi açısından zorunlu değildir. of sonrasında bir isim öbeği ya da ulaç biçimi kullanılır, mastar kullanılmaz: in danger of choking doğrudur; in danger of to choke denmez.

Alıştırma

Uyarıyı doğru edatla tamamlayın: Because the room was filling with smoke, they were in danger ____ losing consciousness.

Cevabı göster

of

It happened after she says the harness apparently

0:25

Anlattığına göre olay, görünüşe bakılırsa emniyet kemerinin

came loose and slipped around her neck. Kalıp ifadeler

0:28

gevşeyip boynuna kaymasının ardından yaşandı.

Kalıp ifadeler

came loose: durum değişimini anlatan come + sıfat

come + sıfat kalıbı yeni bir duruma geçişi anlatabilir. Burada came loose, koşum takımının artık sıkıca sabitlenmiş veya bağlı olmadığını ifade eder. Come burada “gelmek” anlamına gelmez; loose ise ortaya çıkan durumu belirten bir sıfattır. Değişimin kendisini anlatmak için come loose kullanılır. Kayışlar, düğümler, vidalar, dişler ve sağlamlığını yitirebilecek başka şeylerle doğal biçimde kullanılır.

Alıştırma

Bir vida sabah sıkıydı, ancak artık sağlam biçimde sabitlenmiş değil. Bu değişimi en iyi hangi cümle anlatır?

  1. The screw was put away.
  2. The screw came loose.
  3. The screw was loose from the start.
Cevabı göster

The screw came loose.

The nightmare unfolded at Urban Air Adventure and Trampoline Park outside Chicago. Deyimler

0:31

Bu kâbus, Chicago dışındaki Urban Air Adventure and Trampoline Park'ta yaşandı.

Deyimler

nightmare unfolded: dehşet verici bir olay gelişir

Bu haberde nightmare, kötü bir rüyayı değil, gerçek hayatta yaşanan dehşet verici bir deneyimi anlatan bir metafordur. Tehlike ve sıkıntı hissini hemen verir. Unfolded, olayı zaman içinde aşamalı biçimde gerçekleşen ve ayrıntıları giderek ortaya çıkan bir süreç olarak sunar. Nightmare unfolded birlikte kullanıldığında hem duygusal ciddiyet hem de gelişen olaylar hissi yaratır.

Alıştırma

Bir haberde a nightmare unfolded en güçlü biçimde neyi anlatır?

  1. Gerçek hayattaki dehşet verici bir durum zaman içinde gelişti.
  2. Biri uykuya daldı ve kötü bir rüya gördü.
  3. Biri katlanmış bir nesneyi fiziksel olarak açtı.
Cevabı göster

Gerçek hayattaki dehşet verici bir durum zaman içinde gelişti.

She's desperately trying to maneuver

0:36

Kadın umutsuzca hareket etmeye çalışıyor,

so the strap doesn't tighten around her neck.

0:38

kayış boynunu daha fazla sıkmasın diye.

I just remember thinking that Dilbilgisi

0:41

Tek hatırladığım,

I may die.

0:44

ölebileceğimi düşünmekti.

Dilbilgisi

remember thinking that: geçmişteki bir düşünceyi hatırlamak

Remember + -ing, daha önce gerçekleşmiş bir eylemi veya zihinsel deneyimi geriye dönüp hatırlatır. Buradaki remember thinking, konuşanın kaza sırasında bu düşünceye sahip olduğunu hatırlayabildiği anlamına gelir. Ardından gelen that yan cümlesi geçmişteki düşüncenin içeriğini verir: that I may die. Önceki bir tepkiyi anlatırken remember + thinking, feeling veya noticing + that yan cümlesi kalıbı başka durumlara da aktarılabilir.

Alıştırma

Geçmişteki bir düşüncenin içeriğini hatırlatma kalıbıyla cümleyi tamamlayın: During the storm, I ____ the roof might collapse.

Cevabı göster

remember thinking that

24-year-old Evelyn Rapier, Dilbilgisi

0:45

24 yaşındaki Evelyn Rapier,

Dilbilgisi

Bir kişinin adından önce kullanılan 24-year-old

24-year-old, Evelyn'in adının hemen önünde kullanıldığında onun yaşını belirten bileşik bir sıfattır. Sayı, tekil year ismi ve old birlikte tek bir niteleyici oluşturur; bu nedenle aralarına tire konur. Yaş ifadesi be fiilinden sonra geldiğinde ise normal 24 years old kullanılır: Evelyn is 24 years old. Tireli biçim isimden veya özel addan önce kullanılır; yaşın anlamı değişmez.

Alıştırma

Aşağıdaki cümlelerden hangisi bir isimden önce yaş ifadesini doğru kullanır?

  1. The article profiles a 24-years-old scientist.
  2. The article profiles a 24-year-old scientist.
  3. The article profiles a 24 years old scientist.
Cevabı göster

The article profiles a 24-year-old scientist.

who was celebrating her 3-year-old daughter's birthday at the indoor park,

0:47

kapalı eğlence parkında 3 yaşındaki kızının doğum gününü kutluyordu.

is now speaking to Inside Edition Kültür

0:50

Şimdi Inside Edition'a

about her brush with disaster. Deyimler

0:52

faciadan kıl payı kurtuluşunu anlatıyor.

Kültür

Bir medya programı adı olarak Inside Edition

Inside Edition, Amerikan televizyonundaki bir haber ve röportaj programının adıdır. Bu cümlede speaking to Inside Edition, programın muhabirleriyle konuşmak veya program için bir röportaja katılmak anlamına gelir. Inside, sabit program adının bir parçasıdır; burada “içeride” anlamında bir yer ya da “dahili baskı” anlamında genel bir ifade değildir. Büyük harfle yazılan özel adı tanıyınca speaking to ifadesi de anlaşılır: program, onun yaşadıklarını anlattığı medya kuruluşudur.

Alıştırma

“She is speaking to Inside Edition about the storm” cümlesinde Inside Edition neyi ifade eder?

  1. Bir derginin iç mekân versiyonu
  2. Röportajların yapıldığı bir oda
  3. Amerikan televizyonunda yayınlanan bir haber ve röportaj programı
Cevabı göster

Amerikan televizyonunda yayınlanan bir haber ve röportaj programı

Deyimler

a brush with disaster: felaketin eşiğinden dönmek

Bu cümlede a brush with disaster, felaketle sonuçlanabilecek bir durumla kısa süreli ama son derece yakın bir karşılaşma anlamına gelir. Kişi ciddi zarar görmeye çok yaklaşmış, ancak felaketle sonuçlanacak durum kıl payı önlenmiştir. Buradaki brush, fırça ya da fırçalama eylemi değil, “kısa veya hafif karşılaşma” anlamındaki bir isimdir. a brush with + danger, death veya disaster gibi tehdit belirten bir isim kalıbı, deneyimi kıl payı atlatılan bir olay olarak sunar.

Alıştırma

Yürüyüşçülerin felaketle sonuçlanabilecek bir durumu kıl payı atlattığını gösteren iki sözcüklü deyimi tamamlayın: “After a boulder missed them by inches, the hikers described the moment as a ____ disaster.”

Cevabı göster

brush with

What went wrong here? Kalıp ifadeler

0:54

Burada ne yanlış gitti?

Kalıp ifadeler

What went wrong?: Ne ters gitti?

What went wrong? sorusunda went, go fiilinin geçmiş zaman biçimidir. go wrong kalıbı başarısız olmak, arızalanmak veya amaçlanmayan bir yönde gelişmek anlamına gelir. Soru, kötü ya da beklenmedik bir sonuca neyin yol açtığını sorar. Buradaki here, mutlaka fiziksel bir yeri değil, konuşulan kaza durumunu gösterir. Bu nedenle wrong ahlaki bir yargı bildirmek yerine olayın nasıl ters gittiğini anlatır.

Alıştırma

Soruyu go wrong kalıbının geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: “The test failed even though the setup looked correct. What ____?”

Cevabı göster

went wrong

How did this happen?

0:55

Bu nasıl oldu?

It seemed as if they Dilbilgisi

0:56

Görünüşe göre

put the harness incorrectly.

0:58

emniyet kemerini yanlış takmışlardı.

Dilbilgisi

seemed as if + yan cümle

Seemed as if yapısı burada konuşanın gördüğü duruma dayanarak yaptığı çıkarımı sunar: emniyet kemeri yanlış takılmış gibi görünüyordu. Konuşan bu sonucu doğrulanmış bir gerçek olarak değil, bir izlenim olarak ifade eder. Burada as if, yan cümledeki durumu otomatik olarak gerçeğe aykırı hâle getirmez. Seem ile birlikte, mevcut belirtilerin düşündürdüğü gerçek bir olasılığı anlatabilir.

Alıştırma

“It seemed as if they put the harness incorrectly” cümlesine en uygun yorum hangisidir?

  1. Konuşan emniyet kemerinin tam olarak nasıl takıldığını doğrulamıştı.
  2. Emniyet kemerinin konumu yanlış takıldığını düşündürüyordu, ancak konuşan bundan kesin olarak emin olduğunu söylemiyordu.
  3. Konuşan emniyet kemerinin doğru takıldığını biliyordu.
Cevabı göster

Emniyet kemerinin konumu yanlış takıldığını düşündürüyordu, ancak konuşan bundan kesin olarak emin olduğunu söylemiyordu.

Instead of strapping it under my arms, Dilbilgisi

1:00

Kemer kollarımın altından bağlanacağına,

it seemed as if they strapped it up here.

1:02

sanki buraya, daha yukarıya bağlanmıştı.

Dilbilgisi

Instead of strapping + gerçek alternatif eylem

Instead of + -ing, gerçekleşmeyen veya seçilmeyen eylemi belirtir. Burada strapping it under my arms beklenen yöntemdir; sonraki cümle bunu gerçekleşmiş gibi görünen eylemle, yani kemeri daha yukarıya bağlamakla karşılaştırır. Of bir edat olduğu için arkasından mastar to strap değil, ulaç strapping gelir. Yeniden kullanılabilen kalıp instead of doing X, ... doing Y şeklindedir ve beklenen ya da reddedilen eylemi gerçekten yapılan eylemle karşılaştırır.

Alıştırma

İngilizce cümleyi instead of + print fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: ____ the report, Maya sent it by email.

Cevabı göster

Instead of printing

How soon after the ride started

1:05

Parkur başladıktan ne kadar süre sonra

were you getting choked?

1:07

boğazınız sıkılmaya başladı?

Instantly.

1:09

Anında.

Instant right when

1:10

Tam da

my feet were off the ground,

1:12

ayaklarım yerden kesildiği anda

I couldn't breathe.

1:14

nefes alamadım.

It was quick thinking that may have saved her. Notlar

1:15

Hızlı düşünmesi belki de hayatını kurtardı.

Kalıp ifadeler

quick thinking: baskı altında hızlı ve etkili karar verme

Bu cümlede quick thinking, tehlikeli bir durumu hızla değerlendirip etkili biçimde harekete geçme becerisini anlatan bir isim öbeğidir. Yalnızca düşünme süresinin kısa olmasını değil, verilen tepkinin niteliğini övgüyle vurgular. Burada kişinin anlık tepkisi, sonucu değiştirmiş olabilecek temel bir etken olarak sunulur.

Alıştırma

Cümleyi, baskı altında hızlı ve etkili karar verme anlamındaki iki kelimelik isim öbeğiyle tamamlayın: “Thanks to his ____, he found the emergency exit immediately.”

Cevabı göster

quick thinking

Dilbilgisi

may have saved: geçmişe ilişkin temkinli bir olasılık

May have + past participle, geçmişteki bir sonucu kesin değil, mümkün olarak sunar. may have saved ifadesinde saved tamamlanmış bir geçmiş sonucu belirtirken may konuşanın sınırlı ölçüde emin olduğunu gösterir. Buradaki ifade dikkatli bir neden-sonuç iddiası kurar: Hızlı tepki onun ölümünü önlemiş olabilir, ancak konuşan bu nedenin kanıtlandığını ileri sürmez.

Alıştırma

Geçmişteki olası bir sonuç hakkında temkinli bir iddia kuran biçimi seçin: “The early warning ___ several lives, but investigators are still unsure.”

  1. must have saved
  2. may save
  3. may have saved
Cevabı göster

may have saved

As you can see in the video, Anlatım akışı

1:18

Videoda da görebileceğiniz gibi

Anlatım akışı

As you can see: ortak görsel kanıta işaret etmek

As you can see, dinleyicileri inceleyebilecekleri bir kanıta yönlendiren bir söylem belirtecidir. Burada ardından gelen in the video ifadesi ortak görsel kaynağı belirtir; böylece konuşmacının sonraki açıklaması görüntülerle desteklenen bir bilgi olarak sunulur. Bu ifade, dinleyicilerin fiziksel olarak görüp göremediğini sınamak yerine bilgiyi düzenler. Görünür kanıttan konuşmacının yorumuna geçiş sağlar; bu kalıp gösterimlerde, sunumlarda, haberlerde ve veri yorumlarında kullanışlıdır.

Alıştırma

Hangi cümle, açıklama yapmadan önce dinleyicileri görünür bir kanıta en doğal biçimde yönlendirir?

  1. As you can know from the chart, demand rose in July.
  2. As you can see from the chart, demand rose in July.
  3. As you can watch from the chart, demand rose in July.
Cevabı göster

As you can see from the chart, demand rose in July.

I'm pulling...

1:20

çekiyorum...

I'm pulling on my neck

1:21

Boynumdaki kayışı çekiyorum

and I'm also trying to pull the rope so Dilbilgisi

1:23

ve ipi de çekmeye çalışıyorum ki

I won't be choked to death.

1:28

boğularak ölmeyeyim.

Dilbilgisi

so I won't ...: önleyici amaç ifade etmek

so I won't be choked to death bölümünde so, önceki eylemle amaçlanan önleyici amacı belirtir. Konuşmacı korkulan gelecekteki sonucun gerçekleşmesini önlemek için ipi çekmektedir; won't ise bu istenmeyen sonucu, eylemi sayesinde önlemeyi beklediği bir durum olarak sunar. So + tam bir yan cümle, amacın kendi öznesine, kip belirtecine veya zamanına ihtiyaç duyduğu durumlarda kullanışlıdır. Burada bir eylemi amacıyla ilişkilendirir; daha önce gözlemlenmiş bir sonucu ya da so tight ifadesindeki derece anlamını belirtmez.

Alıştırma

Cümleyi, amaçlanan önleyici amacı belirten tek sözcüklü bağlaçla tamamlayın: 'I'll set an alarm ____ I won't miss the early train.'

Cevabı göster

so

Her ordeal only came to an end when Kalıp ifadeler

1:30

Yaşadığı bu çile ancak

she completed the zip line course

1:32

zipline parkurunu tamamlayıp

Kalıp ifadeler

came to an end: sona erdi

Came to an end, come to an end ifadesinin geçmiş zaman biçimidir. İfadenin bütünü bir şeyin bittiğini veya sonuca ulaştığını belirtir; come burada fiziksel bir bitiş noktasına doğru hareket etmeyi anlatmaz. only ... when ... yapısı, yaşadığı çilenin zipline parkurunu tamamlayana kadar sürdüğünü gösterir. Sonun ne kadar geç geldiğini ve sonunda bitişi sağlayan koşulu vurgular.

Alıştırma

Cümleyi “sonunda bitti” anlamındaki dört sözcüklü ifadeyle tamamlayın: After several tense hours, the standoff finally ____.

Cevabı göster

came to an end

and her feet touched down on the platform. Öbek fiiller

1:34

ayakları platforma bastığında sona erdi.

Öbek fiiller

touched down: iniş yaptı

Touched down, touch down öbek fiilinin geçmiş zaman biçimidir ve havada bulunduktan sonra iniş yapmak veya bir yüzeye sağlam biçimde temas etmek anlamına gelir. Bu cümlede ayakları platforma ulaşıp vücudunu yeniden desteklemiştir; anlam yalnızca platforma dokunmaktan daha güçlüdür. İfade bir uçağın, insanın veya vücut bölümünün bir yüzeye inişini anlatabilir. Bir bütün olarak işlev görür; down sözcüğü iniş anlamını katar.

Alıştırma

İngilizce cümlenin tamamını dinleyin ve duyduğunuz cümleyi seçin. Fiil öbeğinin touched down mı yoksa touched the ground mı içerdiğine dikkat edin.

  1. The pilot touched the ground safely before sunset.
  2. The pilot touched down safely before sunset.
Cevabı göster

The pilot touched down safely before sunset.

But she suffered rope burns and bruises around her neck. Kalıp ifadeler

1:36

Ancak boynunun çevresinde ipin sürtünmesinden kaynaklanan yanıklar ve morluklar oluştu.

Kalıp ifadeler

suffered rope burns and bruises: ip sürtünmesi yaraları ve morluklar geçirmek

Bu cümlede suffered, rope burns and bruises yaralanma adlarını doğrudan nesne olarak alır ve onun bu fiziksel yaralanmaları geçirdiğini belirtir. Rope burns, ipin cilde sürtünmesi veya cildi sıkmasıyla oluşan sıyrıklardır; buradaki burn için alev ya da ısı gerekmez. suffered + yaralanma adı kalıbı, kaza ve tıbbi haberlerde zararları sıralamak için yaygındır. Kalıp, yaşanan yaralanmalara odaklanırken around her neck bunların yerini ayrıca belirtir.

Alıştırma

Örnekteki “she suffered rope burns and bruises” ne anlama gelir?

  1. Alevler nedeniyle yandı ve ardından morardı.
  2. Sürtünme yaraları ve morluklar oluştu.
  3. Başka birinin ip yaraları ve morluklar yaşamasına neden oldu.
Cevabı göster

Sürtünme yaraları ve morluklar oluştu.

Evelyn Rapier is now suing the park,

1:40

Evelyn Rapier şimdi parka dava açıyor,

alleging negligence and improper maintenance of the ride. Kelime

1:42

ihmal ve düzeneğin bakımının gerektiği gibi yapılmadığını öne sürüyor.

Kelime

alleging negligence and improper maintenance: henüz kanıtlanmamış hukuki bir iddia

Virgülden sonraki alleging öbeği, Evelyn Rapier'ın dava gerekçesi olarak neyi ileri sürdüğünü açıklar. Alleging, henüz kanıtlanmamış veya bir mahkeme tarafından kabul edilmemiş bir şeyi resmî biçimde ileri sürmek demektir. Burada negligence, yasaların gerektirdiği makul özeni göstermeme iddiasıdır; improper maintenance ise eğlence aracının gerektiği gibi bakım görmediği iddiasıdır. Dil bilgisi yapısı ve haber aktarma fiili, ikisini de kesinleşmiş gerçekler olarak değil, davacının iddiaları olarak sunar.

Alıştırma

Bir haberde “The rider is suing the park, alleging negligence.” deniyor. Bu, bir mahkemenin ihmali zaten doğruladığı anlamına mı gelir?

  1. Hayır. Henüz kanıtlanmamış bir iddiayı yolcuya atfeder.
  2. Evet. Bir mahkemenin ihmali doğruladığını belirtir.
Cevabı göster

Hayır. Henüz kanıtlanmamış bir iddiayı yolcuya atfeder.

In 2008,

1:46

2008'de

this young man's arm was severed

1:47

bu genç adamın kolu koptu,

when it got wrapped around a homemade zipline. Dilbilgisi

1:49

çünkü ev yapımı bir zipline hattına dolanmıştı.

Dilbilgisi

got wrapped around: rastlantısal bir sonuç için get edilgeni

Bu cümlede got wrapped around, get + geçmiş zaman ortacıyla kurulan get edilgenidir. Etkilenen şey koldur ve wrapped, kolun ev yapımı zipline hattının etrafına dolanmış duruma gelmesini anlatır. Burada get, “elde etmek” anlamına gelmez; kol da sarma eylemini gerçekleştirmez. Get edilgeni, sonuca kimin ya da neyin yol açtığını belirtmeden beklenmedik veya zararlı sonucu öne çıkarır. Kaza anlatılarında olayı dinamik gösterir: bir şey takılır, zarar görür veya sıkışıp kalır.

Alıştırma

Cümleyi rastlantısal bir sonucu gösteren get edilgeni ifadesiyle tamamlayın: During the storm, a loose cable ____ the tree branch.

Cevabı göster

got wrapped around

Now this mom says she knows what it's like Dilbilgisi

1:52

Şimdi bu anne, ölümle burun buruna gelmenin

to have a near-death experience. Kalıp ifadeler

1:54

nasıl bir şey olduğunu bildiğini söylüyor.

Dilbilgisi

knows what it's like to: bir deneyimi doğrudan anlamak

Knows what it's like to have a near-death experience, onun bu deneyimi kişisel bilgisi sayesinde anladığı anlamına gelir. Burada what it's like, durumun nasıl bir deneyim olduğunu ve nasıl hissettirdiğini belirtir; like, “hoşlanmak” anlamına gelmez ve görünüşleri karşılaştırmaz. Yeniden kullanılabilen yapı know what it is veya what it's like to + fiilin yalın hâlidir. Kişiyi bir deneyimle bağ kurabilen biri olarak gösterir; çoğunlukla empati kurmak veya bir iddianın doğrudan deneyime dayandığını belirtmek için kullanılır.

Alıştırma

Hangi cümle Maya'nın yeni bir şehirde yeniden başlamanın nasıl bir deneyim olduğunu anladığını söyler?

  1. Maya knows how to start over in a new city.
  2. Maya knows what to do in a new city.
  3. Maya knows what it's like to start over in a new city.
Cevabı göster

Maya knows what it's like to start over in a new city.

Kalıp ifadeler

near-death experience: ölüme çok yaklaşmak

Near-death experience, bir kişinin ölüme çok yaklaştığı veya ölümün an meselesi olduğuna inandığı bir deneyimdir. Bu cümlede, kişinin sağ kurtulduğu, hayatı gerçekten tehdit eden bir olayı anlatır; kişinin gerçekten öldüğü anlamına gelmez. Near-death, experience sözcüğünden önce gelen, kısa çizgili birleşik bir niteleyicidir; bu nedenle near ve death tek bir fikir olarak birlikte çalışır. İfade bazı bağlamlarda ruhani veya klinik çağrışımlar taşıyabilir, ancak bu anlamlar kendiliğinden içerilmez.

Alıştırma

Ölüme yaklaşma deneyimi anlamındaki hedef ifadeyle cümleyi tamamlayın: "After the car stopped inches from the cliff, Maya said she had a ____."

Cevabı göster

near-death experience

This is probably the last time I'm going to see my kids. Dilbilgisi

1:57

Bu muhtemelen çocuklarımı son görüşüm olacak.

Dilbilgisi

the last time I'm going to see: son kez olacağını tahmin etmek

The last time + yan cümle, bir olayı son kez gerçekleşen olay olarak sunabilir ve daha sonra benzer bir olayın beklenmediğini anlatır. This is probably the last time I'm going to see my kids cümlesinde going to, kriz anındaki konuşmacının bakış açısından geleceğe yönelir: konuşmacı ölebileceği için bunun çocuklarını son görüşü olmasından korkar. Probably, düşünceyi bir gerçek olarak ilan etmek yerine belirsiz bırakır. Bu, korkutucu anın içinde yapılan bir tahmindir; sonraki olaylarla doğrulanmış bir sonuç değildir. Burada the last time geçmişteki en yakın zamanı ifade etmez.

Alıştırma

Uzaklaşan bir kurtarma teknesinden ailesini izleyen Leo, hayatta kalamayacağından korkuyordu. Düşüncesini hedef yapıyla tamamlayın: "This is probably ____ my family."

Cevabı göster

the last time I'm going to see

Evelyn!

1:59

Evelyn!

Ms. Rapier is now suing Urban Air

2:01

Rapier Hanım şimdi Urban Air'a dava açıyor;

where that accident took place.

2:03

söz konusu kaza burada gerçekleşmişti.

She alleges negligence and improper maintenance.

2:05

İhmal ve bakımın gerektiği gibi yapılmadığını öne sürüyor.

The park says

2:07

Park yönetimi ise

the safety and well-being of our guests and employees Anlatım akışı

2:08

misafirleri ile çalışanlarının güvenliği ve esenliğinin

is our highest priority.

2:11

en büyük öncelikleri olduğunu belirtiyor.

Anlatım akışı

the safety and well-being of our guests and employees is our highest priority: kurumsal yanıt çerçevesi

Aktarma ifadesi The park says, ardından gelen mesajı kuruma bağlar. Bu mesajın içinde the safety and well-being of our guests and employees is our highest priority genel bir ilkeyi yanıtın merkezine yerleştirir: park, insanları korumayı en önde gelen değeri olarak sunar. Bu çerçeve, belirli bir olgusal iddiaya yanıt vermek yerine bir değer duruşu bildirerek bilgiyi düzenler. Highest priority bağlılık mesajı verir; ancak tek başına bakım kurallarına uyulduğunu göstermez veya ihmal iddiasını çürütmez.

Alıştırma

Vurgulanan ifade bu kamuoyu yanıtında esas olarak ne yapıyor?

  1. Her bakım şartına uyulduğunu kanıtlar.
  2. Parkın genel değer taahhüdünü sunarken belirli iddiaları yanıtsız bırakır.
  3. Herhangi bir olayın meydana geldiğini doğrudan inkâr eder.
Cevabı göster

Parkın genel değer taahhüdünü sunarken belirli iddiaları yanıtsız bırakır.