Bluey'nin Sahildeki Cesareti | Sahil | Bluey: İngilizce çalışma notları

Bluey - Official Channel

Öğrenme zorluğu
125 kelime 157 kel/dk

Video özeti: Bluey, yalnızca bir günlüğüne bacaklarına kavuşan bir denizkızı olduğunu hayal ederek tek başına keşfe çıkar. Engellerin arasında kalır, cesaretini toplar ve yolculuğunu öven annesine ulaşır. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. I wonder who lived here. — Dil Bilgisi ve Cümle Kalıpları: I wonder ifadesinden sonraki dolaylı sorunun, doğrudan soru dizilişine geçmek yerine düz cümlenin sözcük sırasını koruduğuna dikkat edin. Bu yapı sayesinde tanımadığınız bir kişi, bir yer ya da geçmişteki bir olay hakkında merakınızı dolaylı ve doğal biçimde ifade edebilirsiniz. 2. Can't go backwards, can't go forwards. — Söylem, Hikâye Anlatımı ve Retorik: İki paralel bölümün can't go sözlerini tekrarlayıp zıt yönleri karşı karşıya getirmesini fark edin. Bu ritim, Bluey’nin ne ileri ne geri gidebildiği çıkmazı hemen hissettirir. Aynı dengeli yapıyla, iki seçeneğin de mümkün olmadığı bir durumu uzun açıklamalar yapmadan açıkça anlatabilirsiniz. 3. You little star! — Deyimler ve Mecazlı İfadeler: Bu sözü gerçek anlamda bir yıldıza gönderme olarak değil, bir ebeveynin sevgi dolu övgüsü olarak anlayın. Böylece İngiliz veya Avustralya aile konuşmalarındaki şefkat ve gururu ayırt edebilir, cesur ya da etkileyici bir şey yapan kişiyi benzer bir sıcaklıkla takdir edebilirsiniz.

Bu derste

Bluey!

0:02

Bluey!

I am the mermaid who got her legs! Dilbilgisi

0:05

Bacaklarına kavuşan denizkızı benim!

Dilbilgisi

who got her legs: İlgi cümleciğiyle hangi kişiden söz edildiğini belirtme

who got her legs ifadesinde who, the mermaid ifadesini niteleyen bir ilgi yan cümleciği başlatır. Bu yan cümlecik, konuşanın hangi deniz kızından söz ettiğini belirtir: bacaklarına kavuşan deniz kızı. Buradaki who, mermaid sözcüğüne geri gönderme yapar; “kim?” diye soru sormaz. Bir kişiyi veya insan özelliği taşıyan bir karakteri belirleyen eylem ya da deneyimi eklemek için “kişi veya karakter bildiren isim + who + fiil” yapısını kullanabilirsiniz. Bu yan cümlecikte who, got fiilinin öznesidir; bu nedenle who sonrasında başka bir özne eklenmez.

Alıştırma

Cümleyi tamamlamak için who / found / my wallet sözcüklerini sırayla boşluğa yerleştirin: I thanked the woman ____.

Cevabı göster

who found my wallet

An old castle.

0:13

Eski bir şato.

I wonder who lived here. Dilbilgisi

0:15

Acaba burada kim yaşadı?

Dilbilgisi

I wonder who lived here: Dolaylı soruda sözcük sırası

I wonder, dolaylı bir soru yan cümleciği başlatır: konuşan kişi soruyu tek başına sormak yerine merakını ifade eder. İçerideki soru anlamı who lived here bölümüdür. I wonder sonrasında devrik olmayan yan cümle sırası kullanılır. Burada who, lived fiilinin öznesidir; bu nedenle doğrudan fiilden önce gelir: who lived here. Olağan ve nötr anlatımda did eklenmez; I wonder who did live here vurgulu duyulur ve özel bir karşıtlık gerektirir.

Alıştırma

Dolaylı soruyu tamamlamak için who / opened / the window sözcüklerini sırayla boşluğa yerleştirin: I wonder ____.

Cevabı göster

who opened the window

Maybe this is where the other mermaids live. Dilbilgisi

0:19

Belki de diğer denizkızları burada yaşıyordur.

Dilbilgisi

this is where the other mermaids live: bir yeri belirtme

Burada this, bakılan yeri gösterir. This is where the other mermaids live, buranın diğer deniz kızlarının yaşadığı yer olduğunu belirtir. Tekrar kullanılabilen this is where + düz cümle kalıbı, bir yerde ne olduğunu ya da o yerin ne amaçla kullanıldığını anlatır. Where’dan sonra the other mermaids live örneğindeki gibi düz cümle dizilişi kullanılır. Where zaten yer bağlantısını kurduğu için sona there veya in here eklenmez.

Alıştırma

Öğle yemeği yediğimiz yeri belirtmek için cümleyi tek bir sözcükle tamamlayın: This is ____ we eat lunch.

Cevabı göster

where

Hello.

0:35

Merhaba.

Um would you mind moving? Ton ve niyet

0:37

Şey, biraz çekilebilir misin?

Ton ve niyet

would you mind moving?: -ing biçimiyle kibar bir rica

Would you mind moving? karşıdaki kişiden kenara çekilmesini isteyen kibar bir ricadır. Kişinin buna itiraz edip etmeyeceği soru biçiminde sorulduğu için doğrudan Move demekten daha yumuşak ve daha az buyurgandır. Karşıdaki kişiden bir şey yapmasını isterken would you mind + fiilin -ing biçimi kullanılır. Burada move, moving olur; bu yapıda mind’dan sonra to move veya move kullanılmaz.

Alıştırma

Kibar ricayı move fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: Would you mind ____ your bag?

Cevabı göster

moving

I need to show this shell to my mum.

0:40

Bu deniz kabuğunu anneme göstermem lazım.

Maybe I will just head back. Öbek fiiller

0:45

Sanırım geri dönsem iyi olacak.

Öbek fiiller

head back: daha önceki bir yere geri dönmek

Head back, daha önce bulunulan bir yere ya da gelinen yöne doğru geri dönmeye başlamak anlamında günlük dilde kullanılan bir phrasal verb'dür. Bu cümlede konuşan kişi yoluna devam etmek yerine geri dönmeyi düşünüyor; head fiildir, back ise dönüş yönünü belirtir. Yürümek, araba kullanmak ve diğer yolculuklar için kullanılabilir. Burada fiziksel olarak başı geriye hareket ettirmek anlamına gelmez.

Alıştırma

Konuşanın daha önce bulunduğu bir yere döneceğini doğal biçimde anlatan cümleyi seçin.

  1. I forgot my umbrella, so I'll head the café back.
  2. I forgot my umbrella, so I'll head behind the café.
  3. I forgot my umbrella, so I'll head back to the café.
Cevabı göster

I forgot my umbrella, so I'll head back to the café.

I think I've had enough walking by myself. Kalıp ifadeler

0:47

Bence tek başıma bu kadar yürüdüğüm yeter.

Kalıp ifadeler

I've had enough walking: kişisel sınıra ulaşmak

I've had enough walking, kişinin kişisel sınırına ulaştığını ve yürümeye devam etmek istemediğini anlatmak için have had enough + -ing etkinlik yapısını kullanır. Bu cümlede walking, fazla yorucu, rahatsız edici veya artık istenmeyen hâle gelen etkinliktir; by myself ise kişinin tek başına yürüdüğünü ekler. Bu yapı etkinliği yeterince iyi yapıp yapmamaktan değil, tahammülün veya devam etme isteğinin sınırına ulaşmaktan söz eder. Duruma göre yorgunluk, korku, bıkkınlık veya hayal kırıklığı ifade edebilir.

Alıştırma

Konuşanın yürüme konusunda sınırına ulaştığını gösteren ifadeyi kullanarak cümleyi tamamlayın: I've ____ for today。

Cevabı göster

had enough walking

Oh,

0:50

Oh,

Dad's just a blue speck. Kelime

0:51

Babam sadece mavi bir nokta.

Kelime

a blue speck: uzaktaki küçücük mavi nokta

Bu cümlede a speck, son derece küçük bir nokta gibi görünen bir şeyi anlatır. Babam uzaktadır ve mavi rengi nedeniyle uzaktan mavi bir nokta gibi görünür. Speck görsel bir betimleme oluşturur: kişinin ya da nesnenin gerçekte ne olduğunu değil, bakan kişinin bulunduğu yerden ne kadar küçük göründüğünü anlatır. Yalnızca very small demekten daha belirgin ve canlıdır.

Alıştırma

“Dad's just a blue speck” cümlesinde “a blue speck” ne anlama gelir?

  1. Mavi bir böceğe dönüşmüştür.
  2. O kadar uzaktadır ki küçücük mavi bir nokta gibi görünür.
  3. Küçük mavi bir nesne tutuyordur.
Cevabı göster

O kadar uzaktadır ki küçücük mavi bir nokta gibi görünür.

Can't go backwards, Anlatım akışı

0:54

Geriye gidemem,

can't go forwards.

0:56

ileriye gidemem.

Anlatım akışı

Can't go backwards, can't go forwards: paralel yapıyla anlatılan bir ikilem

Cümle aynı yapıya sahip iki yan cümle kullanır: can't go + yön sözcüğü. Backwards ve forwards zıt anlamlıdır; bu nedenle iki yan cümle olası iki yönü de ortaya koyar ve hiçbirinin mümkün olmadığını gösterir. Bu kısa konuşma cümlesinde I öznesi anlaşılır olduğu için söylenmemiştir. can't go ifadesinin tekrarı güçlü bir ritim yaratır ve geri çekilmenin de devam etmenin de mümkün olmadığı ikilemi hemen açıklar. Burada backwards ve forwards, ilerleme veya gelişme durumunu değil, fiziksel hareket yönlerini belirtir.

Alıştırma

“Can't go backwards, can't go forwards” cümlesindeki paralel yapı neyi vurgular?

  1. İki yöne de gitmek mümkün değildir, bu yüzden konuşan kişi sıkışmıştır.
  2. Bir yan cümle geçmişi, diğeri geleceği anlatır.
  3. Konuşan kişi hangi yönün ileri olduğunu unutmuştur.
Cevabı göster

İki yöne de gitmek mümkün değildir, bu yüzden konuşan kişi sıkışmıştır.

What am I gonna do? Kelime

0:59

Ben ne yapacağım?

Kelime

gonna: going to'nun gündelik konuşma biçimi

gonna, going to'nun ardından fiilin yalın hâli geldiğinde kullanılan gündelik konuşma kısaltması ve yazımıdır. What am I gonna do? cümlesi What am I going to do? şeklinde açılabilir. Buradaki soru tarafsız bir bilgi isteği değildir. Konuşan kişi endişelidir ve bundan sonra ne yapabileceğini kendi kendine sormaktadır.

Alıştırma

Resmî bir iş e-postası için en uygun cümle hangisidir?

  1. I'm gonna send the report tomorrow.
  2. I am gonna to send the report tomorrow.
  3. I am going to send the report tomorrow.
Cevabı göster

I am going to send the report tomorrow.

Mum's footsteps!

1:03

Annemin ayak izleri!

Little mermaid's just gotta be brave. Kelime

1:06

Küçük denizkızının cesur olması gerek.

Kelime

gotta be brave: gotta + fiilin yalın hâli

gotta, have got to içindeki got to'nun gündelik konuşma kısaltması ve yazımıdır; have to veya must gibi zorunluluk bildirir. Ardından doğrudan fiilin yalın hâli gelir: gotta be, gotta go, gotta try. Bu cümlede mermaid's, mermaid has anlamındadır; dolayısıyla daha açık biçim Little mermaid has just got to be brave olur. Konuşan kişi gotta be brave ifadesini kendisini kararlı biçimde cesaretlendirmek için kullanır.

Alıştırma

Cümleyi have to be brave (“cesur olmak zorunda olmak”) anlamına gelen gündelik ifadeyle tamamlayın: I've ____ before I step on stage.

Cevabı göster

gotta be brave

I am the mermaid who got her legs but only for a day. Anlatım akışı

1:09

Ben bacakları olan ama sadece bir günlüğüne bacakları olan bir denizkızıyım.

Anlatım akışı

but only for a day: zaman sınırı eklemek

Burada but only for a day, deniz kızının bacaklarına kavuştuğu düşüncesini sınırlar. Gerçekten bacakları olmuştur, ancak onlara yalnızca bir gün sahip olabilir; ifade bu durumun ne kadar sürdüğünü belirtir. Bu kalıp önce bilgiyi verir, ardından bir sınır ekler: ifade + but only + sınır. İkinci ayrıntı, ilk izlenime küçük bir düzeltme ya da tersine dönüş etkisi katabilir.

Alıştırma

Cümleyi but only ve verilen zaman ifadesiyle tamamlayın: The room is available, ____. (for today)

Cevabı göster

but only for today

Thanks for moving, Mr. Pelican. Kalıp ifadeler

1:26

Çekildiğiniz için teşekkürler, Bay Pelikan.

Kalıp ifadeler

Thanks for moving: Thanks for + -ing ile teşekkür etmek

Thanks for moving, birine kenara çekilme eylemi için teşekkür eder. Thanks for + isim ya da fiilin -ing biçimi, teşekkürün belirli nedenini açıklar; bu yüzden tek başına Thanks demekten daha özeldir. For burada bir edat olduğu için ardından gelen fiil -ing biçimini alır: Thanks for moving denir; Thanks for move veya Thanks for to move denmez.

Alıştırma

Cümleyi hold fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: Thanks for ____ the door for me.

Cevabı göster

holding

Bluey!

1:30

Bluey!

Mum!

1:32

Anne!

Did you come all this way by yourself? Kalıp ifadeler

1:41

Buraya kadar tek başına mı geldin?

Kalıp ifadeler

come all this way by yourself?: uzun bir yolu tek başına gelmek

come all this way ifadesinde all, bulunulan yere ulaşmak için kat edilen mesafenin tamamını vurgular. Anlamı “bütün yollardan gelmek” değil, “bu kadar uzaktan gelmek”tir. By yourself, yanında kimse olmadan ve kimseden yardım almadan demektir. İki bölüm birlikte hem yolculuğun uzunluğunu hem de bunun tek başına yapıldığını öne çıkarır. Soru içinde, konuşanın tonuna bağlı olarak şaşkınlık, endişe ve bazen hayranlık gösterebilir.

Alıştırma

Birinin uzun bir mesafeyi tek başına gelip gelmediğini doğal biçimde soran cümle hangisidir?

  1. Did you choose this way by yourself?
  2. Did you come all this way by yourself?
  3. Did you come all this way for yourself?
Cevabı göster

Did you come all this way by yourself?

Yeah!

1:44

Evet!

I'm a mermaid who got her legs!

1:45

Ben bacakları olan bir denizkızıyım!

Past the jellyfish? Dilbilgisi

1:47

Denizanasını geçerek mi?

Dilbilgisi

Past the jellyfish?: kısa bir devam sorusu

Past the jellyfish?, daha önce yolculuk hakkında sorulan bir soruya bağlı kısa bir devam sorusudur. Dinleyen kişi Did you come veya Did you go gibi eksik sözcükleri tamamlar; bu nedenle tam fikir “Did you come/go past the jellyfish?” olur. Burada past, denizanasının ötesine doğru hareket etmeyi anlatır. Geçmiş zamanı değil, izlenen rotayı belirtir. Bu kısa parça, rota üzerindeki başka bir yeri veya engeli hızlıca kontrol eder.

Alıştırma

Bir arkadaşınız göle kadar yürüdüğünü anlattı. Ardından gelen Past the old bridge? sorusu neyi soruyor?

  1. Eski köprünün kişinin yanından geçip geçmediği
  2. Kişinin eski köprünün yanından geçip geçmediği
  3. Eski köprünün geçmişte var olup olmadığı
Cevabı göster

Kişinin eski köprünün yanından geçip geçmediği

Yeah!

1:49

Evet!

And the pelican.

1:50

Ve pelikanı.

And I saw a whole herd of crabs. Kalıp ifadeler

1:52

Ve koca bir yengeç sürüsü de gördüm.

Kalıp ifadeler

a whole herd of crabs: topluluk adıyla yapılan eğlenceli abartı

a whole herd of crabs ifadesinde whole miktar duygusunu güçlendirir: konuşan kişi yengeçleri yalnızca birkaç tane değil, etkileyici derecede büyük tek bir grup gibi sunar. Herd normalde sığır, koyun veya fil gibi belirli hayvanlar için kullanılır. Crabs ile birlikte kullanıldığında kesin bir sınıflandırma değil, eğlenceli ve esnek bir topluluk adıdır. Bu alışılmadık eşleşme, heyecanlı ve çocuksu bir abartı aktarır.

Alıştırma

Bu cümlede a whole herd of crabs ifadesinin temel işlevi nedir?

  1. Bir yengeç grubu için tek resmî bilimsel adı verir.
  2. Yengeçlerin sayısını eğlenceli bir şekilde çok ve etkileyici gösterir.
  3. Yengeçlerin bir çiftçiye ait olduğunu söyler.
Cevabı göster

Yengeçlerin sayısını eğlenceli bir şekilde çok ve etkileyici gösterir.

You little star! Deyimler

1:54

Seni küçük yıldız!

Deyimler

You little star!: sevgi dolu övgü

You little star! birini sıcak ve sevgi dolu biçimde övmenin bir yoludur. Yaklaşık olarak Çok iyi yaptın! veya Harikasın! anlamına gelir. Star burada mecazdır: bir şeyi özellikle iyi yapan ya da çok yardımcı olan kişiyi ifade eder. Bir yetişkin bir çocuğa veya çok yakın olduğu birine konuşurken little sevgi dolu bir küçültme tonu katar; burada kişiyi küçümsemez.

Alıştırma

Bir çocuk bir işi başardıktan sonra ebeveyni sıcak bir tonla You little star! derse bu ifade büyük olasılıkla ne anlama gelir?

  1. Önemli şeyler yapamayacak kadar küçüksün.
  2. Gece gökyüzündeki bir nesneye benziyorsun.
  3. Çok iyi yaptın ve seninle gurur duyuyorum.
Cevabı göster

Çok iyi yaptın ve seninle gurur duyuyorum.

Listen to this! Ton ve niyet

1:56

Şunu dinle!

Ton ve niyet

Şunu dinle! ile heyecanla dikkat çekmek

Şunu dinle! konuşmada dikkat çekmek için kullanılan bir ifadedir. Bu cümlede konuşan kişi, dinlemeye değer bir hikâye ya da keşif paylaşmak üzere olduğunu bildirir ve karşısındakileri odaklanmaya davet eder. Şunu mutlaka fiziksel bir nesneyi göstermez; ardından gelecek sözlere, sese veya habere de işaret edebilir. Heyecanlı bir tonla söylendiğinde sert bir emir değil, hevesli bir paylaşımın girişidir. Keskin bir tonla söylendiğinde aynı sözler buyurgan gelebilir; bu yüzden ton, konuşanın tavrını belirlemeye yardımcı olur.

Alıştırma

İyi bir haberi paylaşacağınız için heyecanlısınız. Cümleyi derste öğrenilen dikkat çekme ifadesiyle tamamlayın: ____! I just won two concert tickets.

Cevabı göster

Listen to this

Oh!

1:58

Oh!