Cinsel eğitimin beyniniz hakkında size söylemediği şeyler - Shannon Odell: İngilizce çalışma notları
TED-Ed
Video özeti: Bu video, ergenliğin beyinde başladığını ve hormonların duygu ile ödül sistemlerini yeniden şekillendirdiğini, öz denetimle ilgili bölgelerin ise daha yavaş olgunlaştığını açıklıyor. Ayrıca ergen davranışlarının neden yalnızca dürtüsellikle açıklanamayacağını ve deneyimlerle günlük seçimlerin gelişmekte olan beyni nasıl biçimlendirdiğini gösteriyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. Research in animal models suggests — Söylem, hikâye anlatımı ve retorik: Kanıtın kaynağını belirten, fakat hayvanlardan elde edilen bulguları insanlar hakkında doğrudan kanıt gibi sunmayan temkinli bilimsel anlatımı tanımayı öğrenin. Ayrıca suggests kullanarak aşırı kesin bir iddiada bulunmadan muhtemel bir sonucu aktarabilirsiniz. 2. so does the response of the nucleus accumbens. — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: so + yardımcı fiil + özne yapısının paralel bir artışı nasıl anlattığını kavrayın: hormon düzeyleri yükselirken söz konusu tepki de yükselir. Bu devrik yapı, fiil öbeğinin tamamını tekrarlamadan iki eğilimi açık biçimde birbirine bağlar. 3. So while ve you have more power than you think. — Söylem, hikâye anlatımı ve retorik: Sonucun önce ergenliğin kontrolü ele geçirmiş gibi hissedilebileceğini kabul edip ardından dinleyiciye kendi etkisini yeniden hatırlattığını görün. Bu yapı, karmaşık bir açıklamayı toparlamaya ve kişisel seçimlerin gelişimi hâlâ etkilediğini vurgulamaya yarar.
Bu derste
While we often talk about puberty's effect on the body, Notlar
0:07Ergenliğin vücut üzerindeki etkisi hakkında sık sık konuşsak da,
puberty's effect on the body: effect on isim yapısı
puberty's effect on the body ifadesinde effect bir isimdir ve on, etkilenen şeyi belirtir. İsim öbeğinin tamamı, ergenliğin vücut üzerinde oluşturduğu etki anlamına gelir. Aynı ilişkiyi başka bağlamlarda ifade etmek için A's effect on B veya the effect of A on B yapısını kullanın. Bu isim yapısında on atılmaz.
Alıştırma
Cümleyi effect ismi ve bu yapıda gerekli olan edatla tamamlayın: The study examines stress's ____ sleep.
Cevabı göster
effect on
what gets overlooked are the fascinating changes that happen in the brain. Kalıp ifadeler
0:09gözden kaçan şey beyinde meydana gelen büyüleyici değişikliklerdir.
While ... what gets overlooked are: odağı gözden kaçan bilgiye kaydırmak
Buradaki While, “... sırasında” değil, “... olsa da” anlamındadır. Önce fiziksel değişimler gibi bilinen bir konuyu kabul eder ve ana cümleyle karşıtlık kurar. what gets overlooked yan cümlesi, “insanların fark etmediği veya konuşmadığı şeyler” anlamına gelir. Bunun özne olarak kullanılması, odağı are'dan sonra belirtilen beyin değişimlerine kaydırır. Bu yapı, konuşmacının asıl konusunu bulmaya yardımcı olur: önce bilinen bilgi gelir, ardından ihmal edilen nokta odağa dönüşür.
Alıştırma
Örnek cümle bilgiyi nasıl düzenliyor?
- Konuşmacı, bilinen bir konuyu gözden kaçan bir konuyla karşılaştırıyor.
- Konuşmacı, ergenliğin vücudu etkilediği düşüncesini reddediyor.
- Konuşmacı, iki değişimin tam olarak aynı anda gerçekleştiğini söylüyor.
Cevabı göster
Konuşmacı, bilinen bir konuyu gözden kaçan bir konuyla karşılaştırıyor.
gets overlooked: get ile kurulan konuşma dili edilgeni
gets overlooked ifadesinde get + geçmiş zaman ortacı overlooked edilgen yapı oluşturur: bir şey fark edilmez ya da yeterince ilgi görmez. Burada get tek başına “elde etmek” anlamına gelmez. Sıradan bir be edilgenine kıyasla get edilgeni, bunu gerçekleşen bir olay ya da bir şeyin sonunda düştüğü durum olarak sunmaya daha yatkındır. Bu cümlede dikkat görmeyen bilgi, beyindeki değişimlerdir.
Alıştırma
“Dikkat görmemek” anlamındaki overlook fiilinin get edilgen biçimiyle cümleyi tamamlayın: During a rushed review, a small error often ____.
Cevabı göster
gets overlooked
I've been sent here to talk to you about puberty.
0:29Buraya size ergenlik hakkında konuşmak için gönderildim.
Any questions?: soru sormaya davet
Any questions?, yaklaşık olarak Does anyone have any questions? anlamına gelen kısaltılmış bir sorudur. Bir açıklamadan sonra dinleyicileri anlamadıkları noktalar hakkında soru sormaya davet eder. Aynı zamanda konuşmayı düzenler: konuşmacı açıklamanın durduğunu ve söz sırasının dinleyicilere geçtiğini belirtir. Genellikle soruların var olup olmadığına ilişkin genel bir soru değildir.
Alıştırma
Bir sunum yapan kişi bir süreci açıklamayı bitirip “Any questions?” diye soruyor. Ne yapıyor?
- Başka soru sorulamayacağını duyurmak
- Dinleyicileri açıklama istemek için soru sormaya davet etmek
- Soru kavramının var olup olmadığını sormak
Cevabı göster
Dinleyicileri açıklama istemek için soru sormaya davet etmek
This ripening allows you to become a sexually mature adult. Notlar
0:46Bu olgunlaşma cinsel olarak olgun bir yetişkin olmanızı sağlar.
allows you to become ...: allow + nesne + to + fiil
allows you to become, allow + nesne + to + fiil yapısını kullanır. You nesnedir; to become gerçekleşen değişimi belirtir. This ripening bir kişi değil, bir süreç olduğu için allows burada “izin vermek” değil, “mümkün kılmak” anlamındadır. İfade, gelişim sürecini yeni bir duruma ulaşma sonucuna bağlar.
Alıştırma
Bir özelliğin bir eylemi mümkün kıldığını anlatırken allow + nesne + to + fiil yapısını doğru kullanan cümleyi seçin.
- The new tool allows users to edit videos on their phones.
- The new tool allows users edit videos on their phones.
- The new tool allows to users edit videos on their phones.
Cevabı göster
The new tool allows users to edit videos on their phones.
sexually mature adult: biyolojik üreme olgunluğu
sexually mature adult ifadesindeki sexually mature, biyolojik üreme gelişimini anlatır. Vücudun yetişkinliğe özgü üreme gelişimi aşamasına ulaştığı anlamına gelir; yalnızca yaşlanmak anlamına gelmez. Bu ifade kişiliği, duygusal özdenetimi veya cinsel deneyimi anlatmaz. Bu cümlede bilimsel bağlam, biyolojik anlamın kastedildiğini gösterir.
Alıştırma
Bu biyolojik bağlamda sexually mature adult ne anlama gelir?
- Sakin, sorumlu ve duygularını iyi yönetebilen bir yetişkin.
- Üreme gelişimi biyolojik olgunluk düzeyine ulaşmış bir yetişkin.
- Çok sayıda cinsel deneyim yaşamış bir yetişkin.
Cevabı göster
Üreme gelişimi biyolojik olgunluk düzeyine ulaşmış bir yetişkin.
There are so many other changes to your body that puberty can seem almost magical. Dilbilgisi
0:55Vücudunuzda o kadar çok başka değişiklik olur ki, ergenlik neredeyse büyülü görünebilir.
so many ... that puberty can seem: sonuca yol açan miktar
so many other changes to your body ifadesinde many, sayılabilen çoğul changes ismini niteler; so ise sayının çok büyük olduğunu vurgular. that ile başlayan yan cümle, bu miktarın yol açtığı sonucu veya izlenimi verir: puberty can seem almost magical. Uzun bir cümlede so many ile daha sonra gelen that arasında bağlantı kur: so many + sayılabilen çoğul isim + that + sonuç cümlesi.
Alıştırma
so many ... that sonuç yapısını tamamla: There were ____ emails ____ I couldn't read them all before lunch.
Cevabı göster
so many · that
I'll take it from here: mevcut aşamada işi devralmak
I'll take it from here, “Bu noktadan itibaren devam edip kalan işi ben halledeceğim” anlamına gelen kalıplaşmış bir ifadedir. it bir göreve, açıklamaya, konuşmaya ya da duruma gönderme yapabilir; from here genellikle fiziksel bir yeri değil, mevcut aşamayı belirtir. I think I'll take it from here cümlesinde I think, devralma ifadesini biraz daha yumuşatır. Konuşan kişi, diğer kişinin durabileceğini ve kendisinin devam edeceğini belirtir; bir şeyi gerçekten eline alacağını söylemez.
Alıştırma
Bir iş arkadaşın sunumun ilk yarısını hazırladı. Hangi yanıt, mevcut noktadan itibaren senin devam edeceğini doğal biçimde ifade eder?
- Thanks for preparing the first half. I'll start over from the beginning.
- Thanks for preparing the first half. I'll take it from here.
- Thanks for preparing the first half. I'll leave it with you.
Cevabı göster
Thanks for preparing the first half. I'll take it from here.
between the ages of 9 and 14: resmî bir yaş aralığı
Between the ages of 9 and 14, bir kişinin yaşının uç noktaları 9 ve 14 olan bir aralıkta bulunduğunu belirtir. Yeniden kullanılabilen kalıp between the ages of A and B şeklindedir: between iki uç noktayı tanıtır, çoğul ages ismi de sayıların yaşı belirttiğini açıkça gösterir.
Alıştırma
Cümleyi yukarıda öğretilen resmî yaş aralığı kalıbıyla tamamlayın: The program is for children ____ 11 and 14.
Cevabı göster
between the ages of
puberty is triggered when a region known as the hypothalamus releases waves of a specialized hormone. Notlar
1:13hipotalamus olarak bilinen bölgenin dalgalar halinde özel bir hormon salgılamasıyla ergenlik tetiklenir.
is triggered when: tetikleyici bir koşulu tanıtmak
puberty is triggered when ... ifadesinde edilgen is triggered, puberty kavramını başlayan süreç olarak sunar. Burada trigger, kelimenin gerçek anlamıyla bir silahın tetiğini çekmek değil, “bir şeyin başlamasına neden olmak” demektir. when yan cümlesi süreci başlatan olayı veya koşulu belirtir. Aktarılabilir X is triggered when Y happens kalıbı, sonuç olan X'i ana konu olarak tutarken bir neden-sonuç zincirini açıklamak için kullanışlıdır.
Alıştırma
Mekanizma açıklamasını yukarıda öğretilen edilgen kalıpla tamamlayın: The emergency light ____ the power fails.
Cevabı göster
is triggered when
region known as the hypothalamus: bir adı known as ile tanıtmak
Burada known as the hypothalamus, region sözcüğünden sonra gelir ve bu bölgenin adını verir. Known as “adı ... olan” anlamındadır; “... olarak bilir” anlamına gelmez. Bu ifade, edilgen ilgi cümleciği a region that is known as the hypothalamus yapısının kısaltılmış hâlidir. that is bölümünü çıkarmak tanımları ve bilimsel açıklamaları daha özlü yapar.
Alıştırma
Cümleyi bu dersteki “adı ... olan” anlamına gelen iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: The brain contains a small structure ____ the amygdala.
Cevabı göster
known as
releases waves of a specialized hormone: dalgalar hâlinde tekrarlanan salgılama
Burada waves of, hormonun tekrar eden aşamalar hâlinde salgılanmasını anlatır. Waves mecazidir; okyanus suyundaki dalgalardan söz etmez. Bu ifade, hormonun tek seferde veya tamamen sabit biçimde değil, zaman içinde birbirinden ayrı salgı patlamalarıyla salındığını gösterir. waves of + isim kalıbı, art arda tekrarlanan, yayılan veya hissedilen şeyleri de anlatabilir.
Alıştırma
“The announcement triggered waves of comments throughout the day,” cümlesinde waves of comments ne anlama gelir?
- Yorumlar okyanus suyuyla taşındı.
- Yorumlar tekrar eden aşamalar hâlinde ortaya çıktı.
- Tek bir yorum kesintisiz biçimde devam etti.
Cevabı göster
Yorumlar tekrar eden aşamalar hâlinde ortaya çıktı.
go to sleep a child and wake up an adult: paralel öncesi ve sonrası kimlikleri
İfade paralel yapı kullanır: go to sleep, wake up ile; a child ise an adult ile eşleşir. Bu dengeli çiftler uzun bir değişimi canlı bir öncesi-sonrası görüntüsüne sıkıştırır ve hayal edilen değişimin aniliğini vurgular. A child ve an adult, öznenin bu iki andaki kimliğini anlatır. Sleep veya wake fiillerinin nesneleri değil, özneyi niteleyen tamamlayıcılardır. İfade, hâlâ çocukken uykuya dalıp yetişkin olarak uyanmak şeklinde anlaşılabilir.
Alıştırma
go to sleep a child and wake up an adult bilgiyi düzenleme açısından nasıl bir etki yaratıyor?
- Karşıt eylemleri ve kimlik durumlarını eşleştirerek hayali bir gecelik değişimi canlı hâle getirir.
- A child ve an adult ifadelerini birbiriyle ilgisiz iki fiilin nesnesi yapar.
- Ayrı rutinleri izleyen iki farklı kişiyi anlatır.
Cevabı göster
Karşıt eylemleri ve kimlik durumlarını eşleştirerek hayali bir gecelik değişimi canlı hâle getirir.
this maturation is slow and puberty lasts as long as 4 to 5 years. Kalıp ifadeler
1:23bu olgunlaşma yavaştır ve ergenlik 4 ila 5 yıl kadar sürer.
As convenient as it would be to ... ile varsayımsal ödün anlatımı
As convenient as it would be to ... varsayımsal bir ödün bildiren giriş yapısıdır ve ... yapmak uygun olacak olsa da anlamına gelir. Önce hayali bir eylemin çekici yanını kabul eder, ardından ana cümle gerçek durumu veya bir sınırlamayı verir. Buradaki kalıp As + adjective + as + it would be + to-infinitive şeklindedir. Would, ani değişimin varsayımsal olduğunu gösterir. Baştaki As, iki şeyin eşit derecede uygun olduğunu söyleyen bir karşılaştırma yapmaz.
Alıştırma
As convenient as it would be to ... özgün cümlede nasıl bir ilişki ifade ediyor?
- Uygunluğu, değişimin hızla gerçekleşmesinin nedeni olarak gösterir.
- İki eylemin eşit derecede uygun olduğunu söyler.
- Hayali bir eylemin uygun olacağını kabul eder ve ardından karşıt bir gerçekliğe geçiş hazırlar.
Cevabı göster
Hayali bir eylemin uygun olacağını kabul eder ve ardından karşıt bir gerçekliğe geçiş hazırlar.
as long as 4 to 5 years: uzun bir süreyi vurgulamak
Bu cümlede as long as 4 to 5 years, ergenlik döneminin dört ya da beş yıla ulaşan bir süre boyunca devam edebileceği anlamına gelir. Lasts ile birlikte kullanılan as long as, bu sürenin oldukça uzun olduğunu vurgular. Burada as long as ifadesinden sonra bir zaman miktarı gelir; dolayısıyla ifade süreyi ölçer. “Yeter ki” anlamında bir koşul bildirmez.
Alıştırma
"The repairs may take as long as six months," cümlesindeki "as long as six months" ne anlama gelir?
- Onarımlar yalnızca biri onay verirse devam edebilir.
- Onarımlar altı ay sonra başlayacak.
- Onarımlar altı aya kadar sürebilir.
Cevabı göster
Onarımlar altı aya kadar sürebilir.
undergoes its own transformation: kendi dönüşümünü geçirmek
Undergoes its own transformation, “kendi dönüşümünü geçirir” anlamına gelir. Değişen varlık beyindir; beyin bilinçli olarak bir dönüşüm gerçekleştirmez. Undergo geçişli bir fiildir; bu nedenle süreci belirten ifade doğrudan nesne olarak ardından gelir: undergo a transformation, undergo treatment veya undergo testing.
Alıştırma
Sistemin bir değişim geçirdiğini göstermek için undergo sözcüğünü doğru kullanan cümle hangisidir?
- The system is undergoing to a major transformation.
- The system is undergoing a major transformation.
- The system is undergoing through a major transformation.
Cevabı göster
The system is undergoing a major transformation.
thanks to: paye bildiren neden ifadesi
Burada thanks to, bir sonucun nedenini tanıtan bir edat öbeğidir. “Sayesinde” veya “nedeniyle” anlamına gelebilir; ancak çoğu zaman nedeni yararlı ya da takdire değer bir etken olarak sunar. Birine doğrudan teşekkür etmek için kullanılmaz. Bu cümlede thanks to, açıklanan değişimlerin nedeni olarak iki hormonu gösterir ve onların sonuca olumlu katkıda bulunduğunu ima eder.
Alıştırma
Cümleyi doğal neden ifadesiyle tamamlayın: ____ the clear map, we reached the lake before sunset.
Cevabı göster
Thanks to
two of puberty's key players, ...: önemli katılımcılar için bir mecaz
two of puberty's key players ifadesindeki key players, bir süreçte önemli rol oynayan kişi veya şeyler için kullanılan bir mecazdır. Burada sporcuları ya da oyun oynayan kişileri anlatmaz. two of, daha geniş bir küme içinden iki önemli katılımcının seçildiğini gösterir. Virgülden sonra gelen estrogen and testosterone ise bu iki katılımcının ne olduğunu açıklayan bir apposition, yani aynı ismi başka sözlerle açıklayan yapıdır.
Alıştırma
Bu cümlede key players ne anlama geliyor? The two hormones are key players in the body's changes during puberty.
- Bir spor karşılaşmasında yarışan iki sporcu.
- Video oyunu oynayan iki kişi.
- Sürece önemli katkıda bulunan iki unsur.
Cevabı göster
Sürece önemli katkıda bulunan iki unsur.
Produced in the developing testes and ovaries, Dilbilgisi
1:39Gelişmekte olan testislerde ve yumurtalıklarda üretilen,
these hormones hitch a ride to the brain via the bloodstream. Notlar
1:41bu hormonlar kan dolaşımı yoluyla beyne yolculuk eder.
Produced in ...: cümle başında geçmiş zaman sıfat-fiil öbeği
Produced in the developing testes and ovaries, these hormones ifadesinin nerede üretildiğini belirten, cümle başındaki bir geçmiş zaman sıfat-fiil öbeğidir. Öbeğin örtük öznesi ana cümlenin öznesi olan these hormones ifadesidir. Edilgen Produced biçimi, hormonların eylemi yapan değil, eylemden etkilenen taraf olduğunu gösterir. Bu öbek, These hormones, which are produced in the developing testes and ovaries, ... gibi daha uzun bir yapının kısaltılmış hâlidir. Bilimsel, açıklayıcı ve resmî metinlerde kaynak veya durum bilgisini ana olaydan önce vermek için bu yapı sıkça kullanılır.
Alıştırma
Hormonun özel hücrelerde üretildikten sonra kan dolaşımına girdiğini doğru biçimde anlatan cümle hangisidir?
- Produced in specialized cells, researchers measured the hormone.
- Produced in specialized cells, the hormone enters the bloodstream.
- Producing the hormone in specialized cells, the hormone enters the bloodstream.
Cevabı göster
Produced in specialized cells, the hormone enters the bloodstream.
hormones hitch a ride: taşıma benzetmesi
hormones hitch a ride ifadesinde hitch a ride, kelime anlamıyla başka birinin sağladığı araçla yolculuk etmek, yani birinin aracına binmek demektir. Burada hormonlar kişileştirilir ve beyne ulaşmak için kan dolaşımında yolculuk ediyormuş gibi anlatılır. Bilimsel olarak kastedilen yalnızca kan dolaşımının hormonları beyne taşımasıdır. Bu benzetme süreci canlı ve samimi kılar; hormonların yolculuğu seçtiği veya kontrol ettiği anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi, bu derste geçen ve ‘hareket eden başka bir şey tarafından taşınmak’ anlamına gelen ifadeyle tamamlayın: Some seeds ____ on animals' fur and spread to new areas.
Cevabı göster
hitch a ride
via the bloodstream: bir güzergâh belirtmek
Via, “... yoluyla” veya “belirli bir güzergâhı kullanarak” anlamına gelen bir edattır. Bu cümlede via the bloodstream, hormonların beyne nasıl ulaştığını açıklar: Dolaşan kan onları oraya taşır. Güzergâh bildiren bu kullanım, bilimsel ve teknik anlatımlarda, ulaşım bilgilerinde ve süreç açıklamalarında sık görülür. İsim öbeği, via the bloodstream örneğinde olduğu gibi doğrudan via’dan sonra gelir; araya to girmez.
Alıştırma
Sinyalin izlediği güzergâhı belirtmek için via sözcüğünü doğru kullanan cümle hangisidir?
- The signal travels to the brain via the bloodstream.
- The signal travels to the brain via through the bloodstream.
- The signal travels to the brain via to the bloodstream.
Cevabı göster
The signal travels to the brain via the bloodstream.
they interact with receptors on neurons, Kalıp ifadeler
1:46nöronlardaki reseptörlerle etkileşime girerler,
interact with receptors on neurons: nöronlardaki reseptörlerle etkileşime girmek
Burada they, daha önce sözü edilen hormonları ifade eder. Interact with, “temas etmek veya bir etki oluşturacak şekilde davranmak” anlamına gelir. Bilimsel metinlerde yalnızca insanlar için değil, moleküller ve biyolojik yapılar için de kullanılabilir. Bu ifade, hormonların reseptörler üzerinde etkili olduğunu anlatır. Yapı interact with + isim öbeği şeklindedir. Receptors on neurons ifadesindeki on neurons, reseptörlerin nerede bulunduğunu belirtir.
Alıştırma
Cümleyi interact ve onun gerektirdiği edatla tamamlayın: Some medicines can ____ each other.
Cevabı göster
interact with
changing the way the individual cells work and function Dilbilgisi
1:48bireysel hücrelerin çalışma ve işlev görme şeklini değiştirirler,
changing the way ... work and function: sonuç eklemek
Changing, önceki etkileşimin sonucunu ekleyen -ing yan cümlesinin temelidir: bu etkileşim, hücrelerin çalışma biçiminde bir değişikliğe yol açar. Önceki fiille eş görevli yeni bir çekimli fiil değildir. change the way + özne + fiil yapısında the individual cells work and function yan cümlesi way sözcüğünün içeriğini açıklar. Özne fiillerden önce gelerek düz cümle sırasını korur ve tek tek hücrelerin çalışma ve işlev görme biçimini değiştirmek anlamına gelir.
Alıştırma
İlk eylemin sonucunu göstermek için -ing yan cümlesini doğru kullanan cümle hangisidir?
- The software reorganized the menu, changed the way employees find files.
- The software reorganized the menu, changing the way employees find files.
- The software reorganized the menu, changing how do employees find files.
Cevabı göster
The software reorganized the menu, changing the way employees find files.
by making them more or less excitable, Dilbilgisi
1:51onları daha fazla veya daha az uyarılabilir hale getirerek,
by making them more or less excitable: yöntem ve yön
by + -ing yapısı, bir sonucu ortaya çıkaran yöntemi veya mekanizmayı belirtir. Burada by making, önceki etkileşimin hücre işlevini nasıl değiştirdiği sorusunu yanıtlar. Making, make + nesne + sıfat yapısını izler: them tek tek hücreleri belirtir, excitable ise ortaya çıkan durumu ifade eder. More or less excitable, hücrelerin daha kolay veya daha zor uyarılabilir hâle gelebileceği anlamına gelir.
Alıştırma
Cümleyi by ve make fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: The new filter improves the photo ____ the colors clearer.
Cevabı göster
by making
altering ... or reshaping ...: belirli değişimler için paralel -ing öbekleri
altering their growth ve reshaping their connections birbirine paralel iki -ing öbeğidir. Önceki making öbeğiyle birlikte hücrelerin etkilenme yollarını sıralamayı sürdürürler; or ise iki olası değişim türünü bağlar. Her iki öbekteki their, hücrelere gönderme yapar. Burada alter, mevcut bir büyüme sürecini değiştirmek anlamına gelir. Reshape, bağlantı düzenini yeniden yapılandırmak demektir. Bilimsel dilde reshaping connections mecazidir; yalnızca fiziksel bir dış hat değişikliğiyle sınırlı değildir.
Alıştırma
Tedavinin işe yarayabileceği iki yolu sıralamak için paralel -ing biçimlerini doğru kullanan cümle hangisidir?
- The treatment may work by alter cell growth or reshaping neural connections.
- The treatment may work by altering cell growth or reshape neural connections.
- The treatment may work by altering cell growth or reshaping neural connections.
Cevabı göster
The treatment may work by altering cell growth or reshaping neural connections.
Cumulatively: önceki etkileri genel bir sonuçta birleştirmek
Cumulatively, cümlenin başında kullanılan bir geçiş ifadesidir. Okura, daha önce sözü edilen birkaç etkiyi bir araya getirip bunların genel sonucunu düşünmesi gerektiğini gösterir. Burada önceki hücresel değişimleri toplar ve ardından cümle, bunların duygular, düşünceler ve davranışlar üzerindeki daha geniş etkisine geçer. Bilimsel açıklamalarda Cumulatively, ayrı ayrıntılardan bunların birlikte oluşturduğu sonuca geçişi gösterir. Tek bir yalıtılmış olayı anlatan bir sözcük olarak değil, “bu etkiler birlikte değerlendirildiğinde” biçiminde anlaşılmalıdır.
Alıştırma
Daha önce belirtilen birkaç etkinin tek bir genel sonuçta birleştirildiğini en iyi gösteren geçiş ifadesi hangisidir?
- Cumulatively
- Separately
- For example
Cevabı göster
Cumulatively
change how you feel, think, and behave kalıbı
change how you feel, think, and behave yapısında, how ile başlayan yan cümle change fiilinin nesnesidir. Bu yapı, bir etkinin duyguları hissetme, düşünme ve davranma biçiminizi değiştirdiğini anlatır. Bu yan cümlede you, paralel kullanılan feel, think ve behave fiillerinin ortak öznesidir. İç cümlede soru dizilişi değil, düz cümle dizilişi kullanılır: change how do you feel değil, change how you feel denir. change how + özne + fiil kalıbı, bir şeyin gerçekleşme biçimine olan etkiyi anlatır.
Alıştırma
Cümleyi “bir şeyin gerçekleşme biçimini etkilemek” anlamına gelen iki kelimelik İngilizce kalıpla tamamlayın: A major move can ____ you feel, think, and behave.
Cevabı göster
change how
hormones remodel and develop the limbic system,
2:03hormonlar limbik sistemi yeniden şekillendirir ve geliştirir,
a collection of brain regions responsible for emotional behavior. Dilbilgisi
2:05bu, duygusal davranışlardan sorumlu beyin bölgelerinin bir koleksiyonudur.
a collection of ... responsible for ... ile açıklayıcı tanım
Virgülden sonraki a collection of brain regions responsible for emotional behavior öbeği, the limbic system ifadesini başka bir ad öbeğiyle yeniden adlandırır ve bu teknik terimin neyi gösterdiğini açıklar: bir grup beyin bölgesini. Dil bilgisi açısından, virgülle ayrılmış ve ek bilgi veren bir açıklayıcı ad öbeğidir. Bu açıklayıcı öbekte responsible for emotional behavior, brain regions ifadesini niteler. Burada responsible for işlevsel bir rol anlatır: bu bölgeler duygusal davranışın oluşmasına veya düzenlenmesine yardımcı olur. Ahlaki suç ya da kişisel görev anlamına gelmez. Teknik terim, a/an + tanım kalıbı, yeni bir cümle başlatmadan terimi akıcı biçimde tanımlamayı sağlar.
Alıştırma
Cümlede virgülden sonra vurgulanan öbek hangi işlevi görür?
- Limbik sistemin gelişmesi için bir koşul belirtir.
- Limbik sistemin nerede bulunduğunu belirtir.
- Limbik sistemi başka bir ifadeyle adlandırıp tanımlar.
Cevabı göster
Limbik sistemi başka bir ifadeyle adlandırıp tanımlar.
Research in animal models suggests that the amygdala undergoes changes in size and connectivity during puberty. Notlar
2:10Hayvan modelleri üzerinde yapılan araştırmalar, amigdalanın ergenlik döneminde boyut ve bağlantı değişiklikleri geçirdiğini göstermektedir.
Research in animal models suggests: kanıtı temkinli biçimde aktarmak
Research in animal models kanıtın kaynağını belirtir, suggests that ise bulguyu sunar. Bilimsel İngilizcede suggests, kanıtın bir sonuca işaret ettiği anlamına gelir; tavsiye etmek anlamına gelmez. Bu ifade iddiayı iki adımda düzenler: önce kanıtı hayvan araştırmalarıyla sınırlar, ardından sonucu temkinli biçimde aktarır. Sonucu destekler ancak onu kesin ya da doğrudan insanlarda elde edilmiş bir bulgu olarak sunmaz.
Alıştırma
Şu ifadeyi değerlendirin: Research in animal models suggests that ... sonucun insanlarda kesin olarak kanıtlandığı anlamına gelir.
- Doğru değil
- Doğru
Cevabı göster
Doğru değil
Biyomedikal araştırmalarda animal models
Biyomedikal araştırmalarda animal models, biyolojik bir süreci, hastalığı, gelişimi veya tedaviyi incelemek için kullanılan hayvanları ifade eder. Buradaki model, mekanizmaları ortaya çıkarmak için araştırmada başka bir sistemi temsil eden canlı anlamındadır; oyuncak, heykel veya sergileme amaçlı kopya anlamına gelmez. Bu cümlede ifade, kanıtı hayvan araştırmalarıyla sınırlar. Bu tür bulgular bilim insanlarının insan biyolojisini anlamasına yardımcı olabilir, ancak aynı sonucun insanlarda doğrudan doğrulandığını söylemez.
Alıştırma
Biyomedikal bir makalede animal models en doğru biçimde ne anlama gelir?
- Biyolojik süreçleri, hastalıkları veya tedavileri incelemek için kullanılan hayvanlar.
- Sergilemek için yapılmış küçük hayvan kopyaları.
- Ürün reklamı yapmak için poz veren hayvanlar.
Cevabı göster
Biyolojik süreçleri, hastalıkları veya tedavileri incelemek için kullanılan hayvanlar.
undergoes changes in size and connectivity: boyut ve bağlantısallık açısından değişiklikler geçirmek
Bu cümlede undergoes changes, “bir değişim sürecinden geçer” anlamına gelir. Amigdala, değişimi bilinçli olarak gerçekleştiren bir özne değil, süreçten etkilenen şeydir. Amygdala tekil olduğu için fiil undergoes biçimindedir. undergo changes in + isim yapısı, hangi yönün değiştiğini belirtir. Burada size ve connectivity değişen iki yöndür; connectivity, bu beyin bölgesinin diğer bölgelerle bağlantılarının derecesini veya düzenini ifade eder.
Alıştırma
Cümleyi undergo changes in ifadesinin doğru fiil biçimiyle tamamlayın: During a merger, an organization ____ structure and leadership.
Cevabı göster
undergoes changes in
to helping you recognize emotions in your friends' faces.
2:21arkadaşlarınızın yüzlerindeki duyguları tanımanıza yardımcı olmaya kadar.
from detecting ... to helping ...: işlevlerin kapsamını göstermek
Burada from ... to ..., yerler arasındaki hareketi değil, bir aralığın iki ucunu gösterir. İfade, amigdalanın işlevlerinin ne kadar geniş olduğunu iki örnekle açıklar: bir uçta tehditleri algılamak, diğer uçta ise duyguları tanımaya yardımcı olmak vardır. İki uçta paralel -ing biçimleri kullanılır: from detecting ... to helping .... Bu kalıp faaliyetlerin, görevlerin, örneklerin veya işlevlerin kapsamını gösterebilir.
Alıştırma
Aralığı plan ve train fiilleriyle, from ... to ... ve paralel -ing biçimlerini kullanarak tamamlayın: The role covers tasks ____ budgets ____ new staff.
Cevabı göster
from planning · to training
Its development allows you to better connect with your peers, Kalıp ifadeler
2:24Onun gelişimi akranlarınızla daha iyi bağlantı kurmanızı sağlar,
connect with your peers: akranlarınla bağ kurmak
connect with your peers ifadesindeki connect with, başka insanlarla sosyal, duygusal veya düşünsel bir bağ kurmak ya da böyle bir bağ hissetmek anlamına gelir. Burada gelişim, insanlarla ilişki kurma becerisini artırır; cihazları birbirine bağlamak anlamında kullanılmaz. Peers, yaş, konum veya rol bakımından sana benzeyen kişilerdir. Bu bağlamda özellikle seninle yaklaşık aynı yaştaki insanları ifade eder; yalnızca iş arkadaşları anlamına gelmez.
Alıştırma
Hangi cümle, programın gençlerin kendi yaşlarındaki kişilerle ilişki kurmasına yardımcı olduğunu anlatır?
- The program helps teenagers connect the projector to a laptop.
- The program helps teenagers connect their phones to the network.
- The program helps teenagers connect with their peers.
Cevabı göster
The program helps teenagers connect with their peers.
while priming your brain for learning and discovery. Dilbilgisi
2:27aynı zamanda beyninizi öğrenmeye ve keşfetmeye hazırlar.
while priming your brain for learning and discovery: beynini öğrenmeye ve keşfetmeye hazırlarken
While + -ing, ana cümleyle aynı anda gerçekleşen bir eylem veya etki ekler. Burada priming fiilinin örtük öznesi its development ifadesidir: bu gelişim hem akranlarınla bağ kurmana yardımcı olur hem de beynini öğrenmeye ve keşfetmeye hazırlar. Prime, prime A for B kalıbında kullanılan bir fiildir ve “A'yı B'ye hazırlamak veya B'ye karşı daha açık hâle getirmek” anlamına gelir. Başarıyı garanti etmez, yalnızca hazırlığı anlatır; “başlıca” veya “en önemli” anlamındaki prime sıfatı değildir.
Alıştırma
Hangi cümlede while + -ing ve prime A for B doğru kullanılmıştır?
- A short warm-up relaxes the students while priming them to the lesson.
- A short warm-up relaxes the students while prime them for the lesson.
- A short warm-up relaxes the students while priming them for the lesson.
Cevabı göster
A short warm-up relaxes the students while priming them for the lesson.
involved in reward and sensation-seeking. Kelime
2:35nükleus akkumbens bölgesini düzenler ve yeniden yapılandırır.
nucleus accumbens: bir beyin bölgesi
nucleus accumbens bir beyin bölgesinin adıdır. Bu cümlede ergenlik sırasında düzenlenen ve yeniden yapılandırılan bölümdür; ardından gelen ifade onu ödül ve heyecan arayışıyla ilişkilendirir. Bu bölümü anlamak için onu beynin ödül ve motivasyon sisteminin bir parçası olarak düşünün. Bu, anatomik bir terimdir; kişi adı ya da sözcük sözcük çevrilecek sıradan bir isim öbeği değildir.
Alıştırma
Cümlede nucleus accumbens neyi ifade ediyor?
- Ergen davranışlarını inceleyen bir kişi
- Ödül ve motivasyonla ilişkili bir beyin bölgesi
- Kan dolaşımına salınan bir hormon
Cevabı göster
Ödül ve motivasyonla ilişkili bir beyin bölgesi
sinirbilimde reward and sensation-seeking
Burada reward yalnızca birinin verdiği ödül anlamına gelmez. Sinirbilimde, bir şeyin değerli veya haz verici olarak deneyimlenmesi ya da işlenmesini de kapsar; bu da davranışı motive edebilir. sensation-seeking, yeni, yoğun veya heyecan verici deneyimlerin peşinden gitme eğilimini anlatan kısa çizgili bir terimdir. Sözcüğü sözcüğüne fiziksel bir duyumu bulmaya çalışmak demek değildir.
Alıştırma
Bu sinirbilim bağlamında sensation-seeking hangi anlama gelir?
- Kaybedilmiş bir fiziksel duyuyu geri kazanmaya çalışma
- Birinin sakladığı ödülü arama
- Yeni, yoğun veya heyecan verici deneyimlerin peşinden gitme eğilimi
Cevabı göster
Yeni, yoğun veya heyecan verici deneyimlerin peşinden gitme eğilimi
is thought to drive the pleasurable sensations we feel Notlar
2:40ödüllendirici etkinlikler yaparken
Activity in this dopamine ... hub: merkezi bir beyin bölgesi için hub benzetmesi
Activity in this dopamine ... daha uzun olan Activity in this dopamine hub ifadesinin başlangıcıdır. Buradaki hub, daha önce belirtilen nucleus accumbens için kullanılan bir benzetmedir ve bu beyin bölgesini dopaminle ilişkili ödül etkinliğinin önemli bir merkezi olarak sunar. Activity in this ... o bölgenin içinde gerçekleşen etkinlik anlamına gelir. İfade gerçek bir ulaşım istasyonunu ya da tekerleği anlatmaz; bilim ve teknoloji metinlerinde hub genellikle bir sistemin merkezi yeri veya düğümü anlamına gelir.
Alıştırma
Cümledeki dopamine hub ne anlama gelir?
- Dopamini fiziksel olarak taşıyan bir ulaşım istasyonu
- Dopaminle ilişkili etkinlikle bağlantılı önemli bir beyin bölgesi
- Bir beyin hücresinin içindeki tekerlek biçimli bir parça
Cevabı göster
Dopaminle ilişkili etkinlikle bağlantılı önemli bir beyin bölgesi
is thought to drive: nedensel bir açıklamayı temkinli biçimde aktarmak
is thought to + fiilin yalın hâli, belirli bir kişinin adını vermeden araştırmacıların veya insanların genel olarak bir açıklamayı olası gördüğünü belirtir. Bu cümlede özne dopamin merkezindeki etkinliktir ve drive, haz verici duyumların oluşmasına güçlü biçimde katkıda bulunmak anlamına gelir. Bu edilgen yapı, nedensel bağlantıyı kesin bir gerçek değil, kanıtlarla desteklenen bir açıklama olarak sunar. Ayrıca görüşün kaynağını genel bırakırken önerilen nedeni bilgi odağında tutar.
Alıştırma
Cümleyi bu dersteki üç sözcüklü aktarım yapısıyla tamamlayın: Regular exercise ____ improve sleep quality.
Cevabı göster
is thought to
drive the pleasurable sensations: drive fiilinin soyut nedensel kullanımı
drive the pleasurable sensations ifadesinde drive, üretmek, yön vermek veya güçlü biçimde katkıda bulunmak anlamında nedensel bir fiildir. Burada sözü edilen etkenin haz verici duyumların arkasındaki önemli bir güç olduğu düşünülür; araç kullanmakla ilgisi yoktur. Soyut kalıp, drive + bir etkiyi, süreci veya davranışı belirten ad öbeğidir; drive growth ve drive decisions buna örnektir. Bu kullanım, yalnızca iki şeyin ilişkili olduğunu söylemek yerine özneyi sonucun arkasındaki etkin veya önemli bir güç olarak gösterir.
Alıştırma
Hangi cümlede drive, soyut bir sonuca yol açmak veya onu güçlü biçimde etkilemek anlamındadır?
- She can drive the bus across town.
- Regular exercise can drive improvements in sleep quality.
- They went for a drive after lunch.
Cevabı göster
Regular exercise can drive improvements in sleep quality.
when doing rewarding activities, Dilbilgisi
2:43hissettiğimiz keyif verici duyumları tetiklediği düşünülmektedir,
like spending time with friends or having new experiences.
2:45arkadaşlarla zaman geçirmek veya yeni deneyimler yaşamak gibi.
when doing rewarding activities: kısaltılmış bir zaman yan cümlesi
Bu cümlede when doing rewarding activities, kısaltılmış bir zaman yan cümlesidir. when we are doing rewarding activities yapısına karşılık gelir: we öznesi ile are fiili çıkarılmış ve geriye when + -ing kalmıştır. doing fiilinin örtük öznesi yakındaki cümleden anlaşılır. Burada duyumları hisseden kişiler ile etkinlikleri yapan kişiler aynıdır. Bu yapı, bir kişi bir şey yaparken anlamını kısa biçimde ifade eder.
Alıştırma
Hangi cümlede when + -ing yapısının örtük öznesi açık ve mantıklıdır?
- When cycling to work, the traffic lights changed.
- When cycling to work, the rain began suddenly.
- When cycling to work, Lena wears a helmet.
Cevabı göster
When cycling to work, Lena wears a helmet.
as hormone levels increase through puberty, Dilbilgisi
2:51ergenlik boyunca hormon seviyeleri arttıkça,
so does the response of the nucleus accumbens. Dilbilgisi
2:53nükleus akkumbensin tepkisi de artar.
Several studies have found that: araştırma kanıtını sunmak
“Several studies have found that”, araştırma kanıtını aktarmak için kullanılan bir çerçevedir. That ile başlayan sonraki yan cümleyi konuşanın kişisel tahmini olarak değil, birden fazla araştırmanın desteklediği bir sonuç olarak sunar. Buradaki “found”, “kayıp bir nesneyi buldu” değil, “araştırma yoluyla keşfetti veya bir sonuca vardı” anlamındadır. İfade aynı zamanda bilgiyi düzenler: önce kanıtın kaynağını belirtir, ardından “that”ten sonra araştırma bulgusunu açıklar.
Alıştırma
Bu cümlede “Several studies have found that” ne işe yarıyor?
- Sonraki iddiayı birden fazla araştırmanın desteklediği bir bulgu olarak sunuyor.
- Araştırma desteği olmayan kişisel bir tahmin sunuyor.
- Araştırmacıların kayıp bir nesneyi bulduğunu söylüyor.
Cevabı göster
Sonraki iddiayı birden fazla araştırmanın desteklediği bir bulgu olarak sunuyor.
as hormone levels increase through puberty: birlikte ilerleyen iki değişimi göstermek
Buradaki “as”, “kademeli bir değişim olurken” veya “onunla birlikte” anlamındadır. Hormon düzeyleri ergenlik boyunca yükselir ve “so does...” ifadesi tepkinin de bunlarla birlikte arttığını gösterir. Bu yapı, gelişmekte olan iki eğilimi zaman açısından birbirine bağlar; tek başına ilk değişimin ikinciye neden olduğunu kanıtlamaz. Burada “as” sözcüğünün karşılaştırma anlamı da kullanılmamıştır.
Alıştırma
Hangi cümlede “as”, iki sürecin birlikte değiştiğini göstermek için kullanılmıştır?
- Demand often falls because shoppers have less money.
- As prices rise, demand often falls.
- She works as a market analyst.
Cevabı göster
As prices rise, demand often falls.
so does the response...: “aynı durum onun için de geçerli” anlamındaki devrik yapı
so + yardımcı fiil + özne kalıbı, daha önce olumlu olarak belirtilen eylem veya durumun yeni bir özne için de geçerli olduğunu anlatır. Buradaki yeni özne the response of the nucleus accumbens olduğundan cümle, bu tepkinin de arttığı anlamına gelir. Does, geniş zaman yapısını taşır ve daha önce geçen increase yükleminin yerini alır. does yardımcı fiilini özneden önce kullanmak yüklemin tamamını tekrarlamayı önler; bu yapıda so, “bu nedenle” anlamına gelmez.
Alıştırma
“Rüzgâr hızı da düştü” anlamındaki devrik yapıyla cümleyi tamamlayın: The temperature dropped overnight, and ____ the wind speed.
Cevabı göster
so did
exploration and social engagement may feel that much more important during adolescence. Notlar
2:57keşif ve sosyal etkileşim ergenlik döneminde çok daha önemli hissedilebilir.
As a result: sonucu belirtmek
As a result, sonraki düşüncenin daha önce anlatılanların sonucu olduğunu gösteren bir söylem belirtecidir. Burada nükleus akumbens tepkisindeki önceki artışı, keşif ve sosyal etkileşimin ergenlikte daha önemli hissedilmesi sonucuna bağlar. Bu ifadeyi duyduğunuzda veya okuduğunuzda sonraki bilgiyi sonuç olarak değerlendirin ve neden ya da mekanizma için önceki bölüme bakın. Bu ifade yalnızca bir boşluğu doldurmaz; bilgilerin mantıksal ilişkisini düzenler.
Alıştırma
Şunu okuyun: Heavy snow blocked the tracks. As a result, the train was delayed. As a result hangi ilişkiyi gösteriyor?
- İki olgu birbiriyle karşıtlık oluşturur.
- Rayların kapanması nedendir, trenin gecikmesi ise sonuçtur.
- Trenin gecikmesi bir yoğun kar türüne örnektir.
Cevabı göster
Rayların kapanması nedendir, trenin gecikmesi ise sonuçtur.
exploration and social engagement: keşif ve katılım
Exploration, yeni ortamları, etkinlikleri, fikirleri veya olasılıkları denemek ya da keşfetmek anlamına gelir. Social engagement ise sosyal etkinliklere katılmak ve diğer insanlarla etkileşim kurmak demektir. Bu cümlede and ile bağlanan iki soyut isim, ergenlik döneminde daha önemli gelebilecek iki etkinlik türünü adlandırır. Burada engagement, katılım veya ilgi gösterme anlamındadır; evlenme sözü anlamında değildir.
Alıştırma
Bu cümlede social engagement ne anlama geliyor?
- Planlanmış bir sosyal randevu.
- Sosyal etkinliklere ve ilişkilere etkin biçimde katılım.
- Evlenmek üzere verilmiş resmî bir söz.
Cevabı göster
Sosyal etkinliklere ve ilişkilere etkin biçimde katılım.
may feel that much more important: olasılık ve derece artışı
May feel, bu düşünceyi her ergene uygulanan nesnel bir kural olarak değil, olası öznel bir izlenim olarak sunar. That much, karşılaştırmalı more important ifadesini niteler. “O ek ölçüde” anlamına gelerek karşılaştırmayı güçlendirir; burada that much more important, “daha da önemli” anlamına yakındır. That belirli bir şeyi göstermek yerine derece belirtir.
Alıştırma
'After the roads froze, leaving early became that much more important,' cümlesinde that much more important ne anlatıyor?
- Buzlu yollar erken çıkmayı daha da önemli hâle getirdi.
- Erken çıkmanın önemi tamamen aynı kaldı.
- Belirli bir erken çıkış önemli hâle geldi.
Cevabı göster
Buzlu yollar erken çıkmayı daha da önemli hâle getirdi.
As these emotion and reward centers rapidly develop, Dilbilgisi
3:03Bu duygu ve ödül merkezleri hızla gelişirken,
As these emotion and reward centers rapidly develop: eşzamanlı değişimi anlatan as
Burada as, “-iken” ya da “... olduğu sırada” anlamındadır. As ile başlayan yan cümle, devam eden bir süreci arka plan olarak verir: duygu ve ödül merkezleri hızla gelişirken ana cümledeki olay da ilerler. Bu kullanım, aynı dönem içinde değişen iki süreci sık sık birbirine bağlar. Burada as öncelikle “çünkü” anlamına gelmez; vurgu basit bir neden-sonuç ilişkisine değil, zaman bakımından eşzamanlılığa yapılır.
Alıştırma
Hangi cümlede as, bir süreç değişirken başka bir sürecin de değiştiğini gösterir?
- As the road was closed, we took another route.
- This room is as quiet as the library.
- As the puppy grows, it needs more space.
Cevabı göster
As the puppy grows, it needs more space.
their connections with higher cortical brain regions
3:06yüksek kortikal beyin bölgeleriyle olan bağlantıları
tend to do so on an extended timeline. Kalıp ifadeler
3:08genellikle daha uzun bir zaman çizelgesinde gelişme eğilimindedir.
tend to do so: eğilim belirtmek ve önceki eylemin yerini almak
tend to do so ifadesinde tend to, kesin bir sonucu değil, olağan bir eğilimi belirtir. Do so daha önce geçen develop fiilinin yerini alır; dolayısıyla ifade, bağlantıların da genellikle geliştiğini ancak bunun daha uzun sürdüğünü anlatır. do so ifadesini yorumlamak için geriye dönüp yerini aldığı eylemi bulun. Burada so, do so ikame yapısının bir parçasıdır; “bu nedenle” anlamına gelmez.
Alıştırma
“The engine may overheat, and older models tend to do so more often,” cümlesinde tend to do so ne anlama gelir?
- Eski modeller her zaman tamamen farklı bir sonuç üretir.
- Eski modeller daha sık onarılır.
- Eski modellerin genellikle aşırı ısınma olasılığı daha yüksektir.
Cevabı göster
Eski modellerin genellikle aşırı ısınma olasılığı daha yüksektir.
on an extended timeline: daha uzun bir süre içinde
Bu cümlede on an extended timeline, bağlantıların daha uzun bir süre boyunca geliştiğini ve karşılaştırıldıkları daha hızlı gelişen sistemlerden daha geç olgunlaştığını belirtir. Burada extended, bir süreç için ayrılan veya gereken zamanın uzunluğunu anlatır. İfade, gelişimi bir takvim ya da ilerleme süreci olarak sunar; bir şeyin fiziksel alanda uzatılmasını anlatmaz.
Alıştırma
The treatment will be tested on an extended timeline? cümlesinde on an extended timeline ne anlama gelir?
- Testler hemen yapılacak.
- Testler nispeten uzun bir süre boyunca devam edecek.
- Testler programdan çıkarıldı.
Cevabı göster
Testler nispeten uzun bir süre boyunca devam edecek.
which help impose emotional regulation and impulse control, Notlar
3:13duygusal düzenleme ve dürtü kontrolü uygulamaya yardımcı olan bölgelerdir,
impose emotional regulation and impulse control: duygu düzenleme ve dürtü kontrolü sağlamak
Duygu düzenleme, duygusal tepkileri fark etme, yönetme ve ayarlama becerisidir. Dürtü kontrolü ise ani bir istek ortaya çıktığında durabilme veya hemen harekete geçmeye direnebilme becerisidir. Her ikisi de öz denetimin parçasıdır; ancak ilki duygulara, ikincisi ise anlık davranışlara odaklanır. Burada impose, kontrol sağlamak veya uygulamak anlamına gelir. Bu kortikal bölgeler duygusal tepkilere ve dürtüsel davranışlara sınır koymaya yardımcı olur. Impulse control, başka birini kontrol etmek değil, kişinin kendi dürtülerini kontrol etmesi demektir.
Alıştırma
Impulse control ifadesini doğru açıklayan cümle hangisidir?
- Dürtü kontrolü, bir dürtü ortaya çıktığında hemen harekete geçmeye direnme becerisidir.
- Dürtü kontrolü, her duyguyu hemen ifade etme alışkanlığıdır.
- Dürtü kontrolü, başkalarını itaat etmeye zorlama becerisidir.
Cevabı göster
Dürtü kontrolü, bir dürtü ortaya çıktığında hemen harekete geçmeye direnme becerisidir.
continue to grow well past puberty, Kalıp ifadeler
3:16ergenliği geçtikten çok sonra da büyümeye devam eder,
which help impose emotional regulation and impulse control: sınırlayıcı olmayan bir ilgi cümleciği
which help impose emotional regulation and impulse control yan cümleciği These cortical regions ifadesine geri gönderme yapar ve bu bölgelerin işlevini ekler: Bölgeler duyguları düzenlemeye ve dürtüleri kontrol etmeye yardımcı olur. Virgüller bunun sınırlayıcı olmayan bir ilgi cümleciği, yani hangi varlığı gösterdiği zaten belli olan bir isim öbeği hakkında ek bilgi olduğunu belirtir. Cümlecik çıkarıldığında ana cümle These cortical regions continue to grow well past puberty, into your 20s. dil bilgisi açısından eksiksiz kalır. Bilgiyi araya ekleyip ana akışa dönme düzeni bilimsel yazılarda yaygındır.
Alıştırma
Özgün cümlede which help impose emotional regulation and impulse control bölümünün görevi nedir?
- Ana fiil continue yerine geçer.
- cortical regions ifadesinin işlevi hakkında ek bilgi verir.
- cortical regions ile ilgisiz yeni bir özne belirler.
Cevabı göster
cortical regions ifadesinin işlevi hakkında ek bilgi verir.
well past puberty, into your 20s: ergenliğin çok sonrasına, 20'li yaşlara kadar
Burada well bir pekiştiricidir. Well past puberty, ergenlik döneminin çok ötesinde demektir; ergenlikten sonra «iyi bir şekilde» anlamına gelmez. Into your 20s, büyümenin bir yaş sınırını aşıp 20-29 yaş dönemine ulaştığını gösterir. İfade, daha önce başlayan tek bir sürecin bu on yıllık dönemin bir bölümünde hâlâ devam ettiğini anlatır.
Alıştırma
Cümleyi well past ... into ... kullanarak tamamlayın: The restoration work continued ____ its original deadline, ____ the following year.
Cevabı göster
well past · into
While teens are often unfairly stereotyped as rash or impulsive, Notlar
3:20Gençler genellikle haksız bir şekilde aceleci veya fevri olarak stereotiplenirken,
unfairly stereotyped as rash or impulsive: düşüncesiz ya da dürtüsel diye haksız yere kalıplaştırılmak
Be stereotyped as + a characteristic, bir grup hakkındaki varsayımlara dayanarak kişiye aşırı basitleştirilmiş bir etiket verilmesi anlamına gelir. Unfairly, konuşanın bu etiketi kabul etmek yerine reddettiğini gösterir. Burada rash, sonuçları düşünmeden hareket etmeyi anlatan bir sıfattır; impulsive ise ani bir dürtüyle harekete geçmeyi vurgular. Stereotyped as rash ifadesinde dil bilgisi ve bağlam, rash sözcüğünün “deri döküntüsü” anlamındaki isim değil, sıfat olduğunu gösterir.
Alıştırma
Cümleyi “basitleştirilmiş bir grup etiketi verilmek” anlamındaki hedef edilgen ifadeyle tamamlayın: Older workers are sometimes ____ resistant to change.
Cevabı göster
stereotyped as
research reveals a more complex story. Deyimler
3:25araştırmalar daha karmaşık bir hikayeyi ortaya koymaktadır.
While ..., research reveals ... ile taviz bildiren karşıtlık
Burada while, “... sırasında” değil, “... olsa da” anlamına gelir. While yan cümlesi yaygın ve basitleştirilmiş bir görüşü kabul eder; ana cümle ise dikkati bu görüşün eksik olduğunu gösteren araştırmalara çevirir. Bu yapı, sınırlandırılacak görüşü önce, kanıta dayalı asıl iddiayı ise sonra vererek savı düzenler. İlk cümle yalnızca bu inancın var olduğunu kabul eder; onu doğru olarak onaylamaz.
Alıştırma
Hangi cümlede while, önce basit bir görüşü kabul edip ardından daha ayrıntılı bir sonuca geçmek için kullanılmıştır?
- While the app looks simple, user tests reveal that it takes time to learn.
- While the app was updating, I made some coffee.
- The app looks simple because user tests reveal that it takes time to learn.
Cevabı göster
While the app looks simple, user tests reveal that it takes time to learn.
research reveals a more complex story: kanıtlara dayalı tablo anlamında story
Bu cümlede story mecazi anlamda kullanılır. Kurgusal bir öyküyü değil, kanıtların oluşturduğu genel tabloyu veya açıklamayı ifade eder. Bu nedenle research reveals a more complex story, kanıtların gerçek durumun basit bir açıklamanın ileri sürdüğünden daha karmaşık olduğunu gösterdiği anlamına gelir. Bu ifade, savı ileriye taşıma işlevi de görür: sonraki ayrıntıların daha önceki basit görüşe koşullar veya ayrımlar ekleyeceğine işaret eder.
Alıştırma
Bir sav içinde research reveals a more complex story ifadesi ne anlama gelir?
- Kanıtlar tek bir basit açıklamanın tamamen yeterli olduğunu doğruluyor.
- Kanıtlar, gerçek durumun basit bir açıklamanın ileri sürdüğünden daha karmaşık olduğunu gösteriyor.
- Araştırmacılar konu hakkında kurgusal bir öykü oluşturdu.
Cevabı göster
Kanıtlar, gerçek durumun basit bir açıklamanın ileri sürdüğünden daha karmaşık olduğunu gösteriyor.
just as capable as adults: as ... as ile vurgulanan eşitlik
just as + sıfat + as kalıbı, iki kişinin veya grubun bir niteliğe aynı derecede sahip olduğunu gösterir. just as capable as adults, belirtilen koşul altında gençlerin düşünülmüş kararlar verme becerisinin yetişkinlerle aynı düzeyde olduğunu söyler; gençleri yetişkinlerden daha aşağı bir düzeye koymaz. Burada just eşitliği güçlendirir ve ifadeye düzeltici bir ton katar: gençlerin mutlaka daha az becerikli olduğu varsayımına karşı çıkar. Capable of + -ing, birinin yapma becerisine sahip olduğu eylemi belirtir.
Alıştırma
Cümleyi tamamlamak için capable sözcüğünü just as ... as kalıbında kullanın: After a few lessons, Maya is ____ her older brother when it comes to using the camera.
Cevabı göster
just as capable as
when given the time and space: kısaltılmış edilgen yan cümlecik
when given ... edilgen bir zarf yan cümleciğinin kısaltılmış biçimidir. Burada when they are given the time and space şeklinde açılabilir: düşürülen özne ana cümlenin öznesiyle aynıdır ve given, bu öznenin zaman ve alanı sağlayan değil, alan taraf olduğunu gösterir. Bu bağlamda time and space, düşünmek veya karar vermek için yeterli zaman ve baskıdan uzak hareket alanı anlamına gelir. Yan cümlecik, ana ifadenin geçerli olduğu koşulu belirtir; fiziksel uzay-zamana gönderme yapmaz.
Alıştırma
when sözcüğünü koruyarak when employees are given clear instructions ifadesini kısaltın ve cümleyi tamamlayın: ____, employees usually complete the task correctly.
Cevabı göster
When given clear instructions
in the heat of the moment: yoğun duyguların etkisiyle hareket etmek
In the heat of the moment, ‘yoğun bir duygu, baskı veya heyecan muhakemeyi etkilerken’ anlamına gelen bir deyimdir. Bu cümlede, kişinin durup düşünmek yerine hemen tepki verebileceği bir durumu belirtir. Buradaki heat mecazidir; ifade fiziksel sıcaklığı değil, duygusal yoğunluğu veya gerilimi anlatır. Genellikle düşünmeden söylenen bir sözü, alınan bir kararı veya yapılan bir hareketi açıklamaya yardımcı olur.
Alıştırma
Cümleyi in the heat of the moment deyimiyle tamamlayın: During the argument, Maya said something harsh ____.
Cevabı göster
in the heat of the moment
It's only ... that: sınırlı bir koşulu vurgulama
It is only + odaklanan öğe + that + cümle kalıbı, it-cleft adı verilen bir vurgu yapısıdır. Burada odaklanan öğe during high stress or in the heat of the moment bölümüdür; dolayısıyla cümle, ergenlerin duygularını yönetmekte daha çok zorlanabileceği koşulları vurgular ve sınırlar. only ile getirilen sınırlama, bu zorluğun kesinlikle yaşanacağı anlamına gelmez. May hâlâ olasılık bildirir. Yapı ayrıca ergenlerin her durumda duygularını yönetmekte daha çok zorlandığı şeklindeki aşırı geniş yorumu önler.
Alıştırma
Koşulu vurgulamak için It's only ... that kalıbını kullanın: ____ during emergencies ____ this exit should be used.
Cevabı göster
It's only · that
teens may find it more difficult: find it + sıfat + to do yapısı
Yapı özne + find + it + sıfat + to mastarı şeklindedir. Burada teens öznedir, find ‘deneyimleyerek hissetmek veya değerlendirmek’ anlamına gelir, it biçimsel nesnedir ve to manage emotions değerlendirilen eylemi belirtir. Cümle, duyguları yönetmenin ergenlere daha zor gelebileceği anlamındadır. More difficult karşılaştırma biçimidir; bu nedenle cümle açıkça belirtilen veya bağlamdan anlaşılan bir karşılaştırmaya işaret eder. May bunun bir olasılık olduğunu gösterir, tüm ergenler hakkında kesin bir iddia sunmaz.
Alıştırma
Cümleyi tamamlamak için find, it, more difficult ve to ifadelerini doğru sıraya koyun: After sleeping poorly, I may ____ remember new information.
Cevabı göster
find it more difficult to
to manage emotions: duyguları etkili biçimde düzenlemek
to manage emotions, duyguları sağlıklı ve etkili bir şekilde düzenlemek ve onlarla başa çıkmak anlamına gelir. Buradaki manage, kişinin duygularına nasıl karşılık verdiğini anlatır; insanları veya bir departmanı yönetmek anlamında değildir ve duyguları mutlaka gizlemek ya da ortadan kaldırmak anlamına gelmez. Bu, yaygın ve nötr bir kelime eşleşmesidir. Manage; stress, pain ve anxiety ile de kullanılarak bu deneyimlerle uygulanabilir bir şekilde başa çıkma fikrini anlatır.
Alıştırma
manage kelimesinin duyguları düzenlemek anlamında kullanıldığı cümleyi seçin.
- A quiet walk can help Lina express her emotions after a difficult day.
- A quiet walk can help Lina suppress her emotions after a difficult day.
- A quiet walk can help Lina manage her emotions after a difficult day.
Cevabı göster
A quiet walk can help Lina manage her emotions after a difficult day.
allows adolescent brains to remain adaptable Dilbilgisi
3:44ergen beyinlerinin uyum sağlayabilir kalmasını sağlar,
allows adolescent brains to remain adaptable: allow + nesne + to + fiil yapısı
allows adolescent brains to remain adaptable, allow + nesne + to + fiil yapısını kullanır. Adolescent brains nesnedir; to remain adaptable ise bu beyinlerin neyi sürdürmeye devam edebileceğini belirtir. Özne olan this lengthy cortical development, bu sonucu mümkün kılan etkendir. Burada allow, gelişimin uyum sağlama özelliğinin devam etmesini mümkün kıldığı yönündeki nedensel olasılığı anlatır; birinin izin vermesi anlamında değildir. Bu yapı, bir koşulun, özelliğin veya sürecin nasıl bir sonuç doğurduğunu açıklamak için kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi allow + nesne + to + fiil yapısını kullanarak tamamlayın: A flexible schedule ____ when they learn best.
Cevabı göster
allows students to study
as they learn and grow: birlikte gelişen iki süreci anlatan as
as they learn and grow ifadesinde as, başka bir değişimle birlikte ilerleyen sürekli bir süreci başlatır. Burada “süreç devam ederken” veya “süreç ilerledikçe” anlamındadır; “aynı şekilde” anlamında bir karşılaştırma değildir. Bu yan cümle, öğrenme ve gelişmeyi ana düşüncenin devam eden arka planı olarak sunar. İki süreç ya da değişim birlikte ilerlediğinde zaman bildiren bu as kullanımını tercih edebilirsiniz.
Alıştırma
Hangi cümlede as, gelişen iki sürecin birlikte ilerlediğini gösterir?
- She works as a designer in Boston.
- As children practice, their confidence grows.
- As the road was closed, we took another route.
Cevabı göster
As children practice, their confidence grows.
form their identities: kim olduklarına ilişkin benlik algılarını geliştirmek
Form their identities, “kim olduklarına, nelere değer verdiklerine ve kendilerini nereye ait hissettiklerine ilişkin anlayışlarını zamanla geliştirmek” anlamına gelir. Burada identity, kişinin benlik algısını ifade eder; kimlik belgesi ya da yalnızca resmî kimlik bilgileri anlamında değildir. Form, bu benlik algısının zaman içinde oluşturulduğunu vurgular. Çoğul identities biçimi çoğul özneyle uyumludur ve her kişinin geliştirdiği ayrı kimlikleri topluca ifade edebilir. Büyüme ve psikoloji bağlamlarında form an identity doğal bir kelime birleşimidir.
Alıştırma
Cümleyi “kim olduklarına ilişkin benlik algılarını geliştirmek” anlamındaki hedef ifadeyle tamamlayın: Through new experiences, teenagers gradually ____.
Cevabı göster
form their identities
and build the skill sets needed for adulthood. Kalıp ifadeler
3:51ve yetişkinlik için gerekli beceri setlerini inşa ettikçe.
build the skill sets needed for adulthood: yetişkinlik için gereken beceri gruplarını geliştirmek
Burada build, “zaman içinde geliştirmek” anlamına gelir; skill set ise birlikte kullanılan, birbiriyle bağlantılı beceriler grubudur. Çoğul skill sets, tek bir beceriyi değil, birden fazla beceri grubunu anlatır. needed for adulthood ifadesi skill sets'ten sonra gelir ve onu niteler. Bu, that are needed for adult life anlamındaki kısaltılmış bir ilgi cümleciğidir. İfadenin bütünü, bir kişinin yetişkin yaşamını sürdürebilmesine yardımcı olacak beceri gruplarını geliştirmek demektir.
Alıştırma
Cümleyi bu nottaki hedef ifadeyi aynen kullanarak tamamlayın: The program helps teenagers ____.
Cevabı göster
build the skill sets needed for adulthood
For all we know about the effects of puberty on the brain, Dilbilgisi
3:54Ergenliğin beyin üzerindeki etkileri hakkında tüm bildiklerimize rağmen,
For all we know about X: ödünleme bildiren bir giriş
For all we know about X, ... kalıbında for all, “X hakkında bildiğimiz her şeye rağmen” anlamında bir ödünleme ilişkisi kurar. Giriş bölümü mevcut bilgiyi kabul eder; ana cümle ise ardından hâlâ var olan bir sınır, istisna veya çözülmemiş sorun sunar. Bu cümlede bilinen konu, ergenliğin beyin üzerindeki etkileridir; ana cümle ise birçok sorunun cevapsız kaldığını söyler. Buradaki for amaç bildirmez. Bilinenlerle hâlâ bilinmeyenler arasındaki karşıtlık, ödünleme anlamını gösterir.
Alıştırma
Hangi cümle “Uyku hakkında bildiğimiz her şeye rağmen önemli sorular hâlâ çözümsüz” anlamına gelir?
- For all we know about sleep, important questions remain unanswered.
- As far as we know, important questions about sleep remain unanswered.
- For all we know, sleep research may change completely next year.
Cevabı göster
For all we know about sleep, important questions remain unanswered.
there remain many unanswered questions: resmî bir varlık yapısı
Burada there bir şeyin varlığını ifade eder, remain ise “varlığını sürdürmek” anlamına gelir. Cümle, birçok sorunun hâlâ yanıtlanmadığını söyler. Remain burada geçişsizdir; birinin soruları geride bıraktığı anlamına gelmez. Bu resmî yapıda fiil, ardından gelen isim öbeğiyle uyum sağlar: questions çoğul olduğu için remain, question tekil olduğu için remains kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi remain kullanan resmî varlık ifadesiyle tamamlayın: Despite years of research, ____ several unanswered questions.
Cevabı göster
there remain
What sets off the initial puberty signal in the brain? Öbek fiiller
4:00Beyindeki ilk ergenlik sinyalini ne tetikler?
sets off: bir sürecin başlamasına neden olmak
Bu soruda sets off, “başlamasına neden olur” veya “tetikler” anlamına gelir. Soru, beyindeki ilk ergenlik sinyalini neyin başlattığını sorar; dolayısıyla ifade bir sürecin nedenini belirtir. Bu anlamda set off fiilinden sonra başlayan veya tetiklenen şey gelir; örneğin signal, alarm, reaction veya chain of events.
Alıştırma
Cümleyi “tetiklemek” anlamındaki öbek fiille tamamlayın: A small spark can ____ a chain reaction.
Cevabı göster
set off
Why is the average onset of puberty shifting earlier? Kelime
4:03Ergenliğin ortalama başlama yaşı neden daha erkene kayıyor?
average onset of puberty shifting earlier: ergenliğin ortalama başlangıç yaşının düşmesi
Bu araştırma sorusunda the average onset of puberty, bir grupta ergenliğin genellikle başladığı yaşı veya zamanı ifade eder. Onset, bir durumun, sürecin ya da evrenin başlangıcını anlatan resmî bir isimdir. Shifting earlier, bu ortalama başlangıç noktasının zaman içinde daha küçük yaşlara kaydığını belirtir. Ergenlik başladıktan sonra sürecin daha hızlı ilerlediği anlamına gelmez.
Alıştırma
Vurgulanan ifade burada ne anlama geliyor?
- Ergenlik başladıktan sonra daha hızlı ilerliyor.
- Ergenlik herkes için daha uzun sürüyor.
- Ergenliğin başladığı ortalama yaş düşüyor.
Cevabı göster
Ergenliğin başladığı ortalama yaş düşüyor.
while hormones may seem powerful: sınırlamadan önce ödünleme
Burada while zaman ilişkisi değil, ödünleme bildirir. while hormones may seem powerful yan cümlesi makul bir izlenimi önce kabul eder; ardından ana cümle bu görüşü sınırlar: Hormonlar her şeyi açıklamıyor olabilir. Bu kalıp dengeli bir sav kurmaya yardımcı olur. While A, B, A doğru olabilse de asıl önemli sınırlamanın ya da karşıtlığın B olduğunu gösterir.
Alıştırma
Önce bir noktayı kabul edip sonra bir sınırlama getirmek için cümleyi vurgulanan bağlaçla tamamlayın: ____ the app looks easy to use, it lacks important privacy controls.
Cevabı göster
While
may not be the full story: eksik olabilecek bir açıklama
Burada may not be the full story, söz konusu etkenin durumun yalnızca bir bölümünü açıklıyor olabileceği anlamına gelir. The full story bir anlatıyı değil, eksiksiz açıklamayı veya ilgili tüm gerçekleri ifade eder. May, iddiayı kesin değil temkinli hâle getirir. X may not be the full story kalıbı, aşırı basitleştirilmiş bir açıklamayı sorgular ve başka nedenlere ya da bilgilere yer bırakır.
Alıştırma
Hangi cümle fiyat artışının satışlardaki düşüşün yalnızca bir kısmını açıklayabileceği anlamına gelir?
- The manager told a full story about the drop in sales.
- The price increase may not be the full story behind the drop in sales.
- The price increase tells us exactly why sales dropped.
Cevabı göster
The price increase may not be the full story behind the drop in sales.
may be just as influential as hormones Dilbilgisi
4:14gelişmekte olan beyni şekillendirme ve olgunlaştırmada
in shaping and maturing the developing brain. Dilbilgisi
4:17en az hormonlar kadar etkili olabilir.
may be just as influential as hormones: eşit düzeyde etki
May be just as influential as hormones, eşit bir dereceyi karşılaştırmak için be just as + sıfat + as + isim kalıbını kullanır. Özne olan ergenlik deneyimleri, etki bakımından hormonlarla karşılaştırılır. Just, ilk etkenin ikinciyle aynı düzeye gelebileceğini vurgular ve genellikle ikinci etkenin daha önemli olduğu varsayımını düzeltir. May, iddiayı kesin değil temkinli tutar.
Alıştırma
Cümleyi influential sözcüğünü just as ... as karşılaştırmasında kullanarak tamamlayın: Good sleep may be ____ regular exercise in supporting concentration.
Cevabı göster
just as influential as
in shaping and maturing the developing brain: etkinin alanını belirtmek
In + -ing, bir etkinin görüldüğü alanı veya süreci belirtir. Burada ifade, gelişmekte olan beynin şekillenmesi ve olgunlaşmasına yardım edilmesi sürecinde bir etkinin ortaya çıktığını anlatır. shaping ve maturing, and ile bağlanan paralel -ing biçimleridir ve ikisi de the developing brain nesnesini alır. Buradaki maturing geçişli kullanılmıştır: beynin olgunlaşmasına yardım etmek demektir; bir insanın daha aklı başında olması anlamına gelmez.
Alıştırma
Etkinin alanını belirtmek için in + -ing yapısını doğal biçimde kullanan cümle hangisidir?
- Teachers can be influential in shaping a child's confidence.
- Teachers can be influential at shaping a child's confidence.
- Teachers can be influential to shape a child's confidence.
Cevabı göster
Teachers can be influential in shaping a child's confidence.
So while all these physical and mental changes Anlatım akışı
4:20Yani, tüm bu fiziksel ve zihinsel değişimler
can make you feel as if puberty's in control, Notlar
4:23sanki ergenlik kontrolü ele almış gibi hissettirse de,
can make you feel as if + yan cümle: birine sanki …mış gibi hissettirmek
Yapı can + make + kişi + fiilin yalın hâlidir: can make you feel. Make sözcüğünden sonra to feel değil, feel kullanılır. Ardından as if, söz konusu izlenimi veya deneyimi açıklayan bir yan cümle getirir. As if ile başlayan bölüm, durumun kişiye nasıl göründüğünü veya hissettirdiğini anlatır; durumun nesnel olarak gerçek olduğunu ileri sürmez.
Alıştırma
Hangi cümlede make + kişi + fiilin yalın hâli yapısı ve ardından as if + yan cümle doğru kullanılmıştır?
- The strange silence can make you feel as if everyone has left.
- The strange silence can make feel you as if everyone has left.
- The strange silence can make you to feel as if everyone has left.
Cevabı göster
The strange silence can make you feel as if everyone has left.
puberty's in control: kontrolün kendisinde olması
Puberty's, puberty is ifadesinin kısaltılmış hâlidir. Be in control, olanları yönlendirme gücüne sahip olmak demektir. Burada puberty kişileştirilir ve kararları alan güç gibi gösterilir. Bu fikir daha geniş cümlede as if ifadesinden sonra geldiği için, kişinin ergenliğin kontrolü ele geçirdiği yönündeki öznel izlenimini anlatır. Ergenliğin gerçekten bir zihni veya kontrol cihazı olduğu ileri sürülmez.
Alıştırma
Hangi cümle kaptanın hâlâ yetki sahibi olduğunu ve durumu yönlendirdiğini anlatır?
- Even during the emergency, the captain remained out of control.
- Even during the emergency, the captain remained in control.
- Even during the emergency, the captain remained under control.
Cevabı göster
Even during the emergency, the captain remained in control.
So while ... you have more power than you think: ödünlemeden sonra temel sonucu verme
So, önceki bilgilerden çıkarılan bir sonucu belirtir. Burada while bir ödünleme yapısı başlatır: fiziksel ve zihinsel değişikliklerin ergenliğin kontrolü elinde tutuyormuş gibi hissettirebileceğini kabul eder, ancak son mesaj bu değildir. Ana cümle olan you have more power than you think temel sonucu taşır. So while X, Y yapısı, gerçek bir zorluğu kabul ettikten sonra geriye kalan hareket etme gücünü veya olasılıkları vurgulamak için kullanılır.
Alıştırma
Bir sorunu kabul edip ardından ana mesajı vermek için So while... yapısını kullanan cümle hangisidir?
- The bus is crowded, so while it still gets us there on time.
- While the bus is crowded, so it still gets us there on time.
- So while the bus is crowded, it still gets us there on time.
Cevabı göster
So while the bus is crowded, it still gets us there on time.
more power than you think: düşündüğünden daha fazla güç
more power than you think ifadesinde more + isim + than, gerçek miktarı veya dereceyi birinin beklediği miktar ya da dereceyle karşılaştırır. Tekrarlanan sözcükler söylenmez: than you think, than you think you have anlamına gelir. Cümle, gerçek miktarın daha büyük olduğunu söyler ve düşük tahmini nazikçe düzeltir. Buradaki power, kişinin kendi seçimlerini ve yönünü etkileme gücüdür. Elektrik anlamına gelmez ve mutlaka siyasi güç de değildir. more ... than you think kalıbı, bir özellik, miktar veya etkinin kişinin fark ettiğinden daha büyük olduğunu söyleyerek onu cesaretlendirmek için kullanılabilir.
Alıştırma
Hangi cümle, bir kişinin gerçek etkisinin kendi tahmininden daha büyük olduğunu bu kalıpla doğal biçimde anlatır?
- You have as much influence than you think.
- You have most influence that you think.
- You have more influence than you think.
Cevabı göster
You have more influence than you think.
The everyday choices you make: make choices eşdizimi ve everyday
Make choices, seçenekler arasında karar verme anlamındaki doğal fiil-ad eşdizimidir; standart İngilizcede bu anlamda do choices kullanılmaz. the everyday choices you make ad öbeğinde you make, choices sözcüğünden sonra gelerek hangi seçimlerden söz edildiğini belirtir. Bu, that sözcüğünün düşürüldüğü bir ilgi yan tümcesidir: the everyday choices that you make. Everyday, choices sözcüğünden önce gelen tek sözcüklü bir sıfattır ve sıradan ya da günlük yaşamın bir parçası olan anlamına gelir. Öbeğin tamamı, hitap edilen kişinin rutin olarak verdiği kararları anlatır.
Alıştırma
Hangi cümle, seçenekler arasında karar verme anlamındaki doğal fiil-ad eşdizimini kullanır?
- We all make choices that shape our future.
- We all perform choices that shape our future.
- We all do choices that shape our future.
Cevabı göster
We all make choices that shape our future.
from learning ... to being ... to setting boundaries: paralel bir dizi
from A to B to C kalıbı, birden fazla örneği geniş bir dizi veya kapsam olarak düzenler. Buradaki üç öge learning new skills, being a good friend ve setting boundaries ifadeleridir. Bu kalıpta from ve to edat görevi görür; bu nedenle onlardan sonra gelen eylemler -ing biçimini alır. learning, being ve setting biçimlerini paralel tutmak listeyi açık hâle getirir. Buradaki to kullanımları mastar işareti değildir.
Alıştırma
Hangi cümle from A to B to C kalıbını doğru kullanır ve sıralanan etkinlikleri paralel tutar?
- The workshop covers everything from planning a budget to cooking a meal to fixing a bike.
- The workshop covers everything from planning a budget to cook a meal to fixing a bike.
- The workshop covers everything from plan a budget to cooking a meal to fix a bike.
Cevabı göster
The workshop covers everything from planning a budget to cooking a meal to fixing a bike.
setting boundaries: ilişkilerde net sınırlar
Setting boundaries, hangi davranışları veya talepleri kabul edeceğinize ve başkalarının zamanınıza ya da özel hayatınıza ne ölçüde erişmesine izin vereceğinize karar verip bunu açıkça ifade etmek demektir. Bu cümlede harita üzerindeki çizgiler değil, sağlıklı kişisel veya sosyal sınırlar kastedilir. Yaygın eşdizim set boundaries ifadesidir. set boundaries with someone veya set boundaries around a topic or behavior biçimlerinde kullanılabilir.
Alıştırma
Hangi cümlede setting boundaries ifadesi kişisel sınırları belirtmek anlamında doğal biçimde kullanılmıştır?
- Jordan is setting coastlines by telling friends not to call after 10 p.m.
- Jordan is setting borders by telling friends not to call after 10 p.m.
- Jordan is setting boundaries by telling friends not to call after 10 p.m.
Cevabı göster
Jordan is setting boundaries by telling friends not to call after 10 p.m.
ultimately steer the path: gelişimin yönünü zamanla etkilemek
Bu cümlede ultimately, “etkiler zamanla biriktikten sonra, sonuçta” anlamına gelir. Steer the path mecazidir: günlük seçimler bir kişinin gelişim yönünü etkiler; burada gerçek anlamda bir araç kullanmaktan söz edilmez. Steer, yön üzerinde etkiyi anlatır, mutlak kontrolü değil. İfade, tekrarlanan seçimlerin kişinin kim olacağını şekillendirmeye yardımcı olduğunu söyler; tek bir seçimin geleceği sonsuza dek sabitlediği anlamına gelmez.
Alıştırma
“Daily choices can ultimately steer the path of your life,” cümlesinde steer the path ne anlama gelir?
- Hayatının yönünü zamanla etkilemek
- Bir aracı yol boyunca gerçek anlamda kullanmak
- Tek bir seçimle geleceğini tamamen belirlemek
Cevabı göster
Hayatının yönünü zamanla etkilemek
of who you are and will become: gömülü bir who yan tümcesi
Vurgulanan bölümde of edatından sonra gömülü who yan tümcesi olan who you are and will become gelir. Bu yan tümce kişinin kimliğini belirtir; dolayısıyla who doğrudan bir soru başlatmaz. Gömülü yan tümceler düz cümle söz dizimini korur: who you are kullanılır, who are you değil. Yan tümcede are ile will become aynı you öznesini paylaşır. Are şimdiki kimliği, will become ise gelecekteki kimliği belirtir ve böylece şimdi ile gelecek arasında karşıtlık kurulur.
Alıştırma
Hangi cümle şimdiki ve gelecekteki kimliği karşılaştırmak için gömülü bir who yan tümcesini doğru kullanır?
- Your choices shape who are you and will become.
- Your choices shape who you are and will become.
- Your choices shape who you are and will you become.
Cevabı göster
Your choices shape who you are and will become.