Kök hücreler nedir? - Craig A. Kohn: İngilizce çalışma notları

TED-Ed

Öğrenme zorluğu
585 kelime 164 kel/dk

Video özeti: Bu video, kök hücrelerin hasarlı dokuları yenilemek ve lösemiyi tedavi etmekten başlıca kök hücre türlerini karşılaştırmaya ve sağlıklı ya da hasta vücudun işleyişini incelemeye kadar kişiselleştirilmiş ve rejeneratif tıbba nasıl katkı sağlayabileceğini açıklıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. Imagine two people — Söylem, hikâye anlatımı ve retorik: Bir açıklamaya gözde kolayca canlandırılabilen varsayımsal bir durumla başlamayı ve bu düşünce deneyimini bilimsel bir karşılaştırmanın ya da akıl yürütmenin çıkış noktası olarak kullanmayı öğrenin. 2. Using stem cells to replace damaged bodily tissue — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: Bir gerund öbeğinin bütün bir eylemi cümlenin öznesi hâline getirerek bilimsel bir süreci açıkça tanımlamayı, sınıflandırmayı veya değerlendirmeyi nasıl sağladığını fark edin. 3. not only develop / but also better understand — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: not only ... but also ... eş yapısını kullanarak tedavi geliştirmek ve vücut işlevlerini daha iyi anlamak gibi eşit derecede önemli iki amacı birbirine bağlayıp vurgulayın.

Bu derste

Imagine two people are listening to music. Anlatım akışı

0:06

İki kişinin müzik dinlediğini hayal edin.

Anlatım akışı

Imagine two people: varsayımsal bir sahne açmak

Imagine, dinleyiciden zihninde bir görüntü oluşturmasını ister. Imagine two people are listening to music cümlesinde Imagine sözcüğünden sonra kullanılabilen that sözcüğü düşürülmüştür: Imagine (that) two people.... Cümle varsayımsal kişileri tanıtır; gerçek bir olayı aktarmamaktadır. Bu ifade girişte kullanıldığında, konuşmacının karşılaştırma veya açıklama için yararlanabileceği ortak bir sahne oluşturur. Yeniden kullanılabilen kalıp Imagine (that) + özne + yan cümledir.

Alıştırma

Dinleyiciyi karşılaştırma yapılacak varsayımsal bir sahneye en açık biçimde çağıran giriş hangisidir?

  1. Imagine two hikers starting from the same trailhead. Will they choose the same path?
  2. I met two hikers at the trailhead yesterday.
  3. Two hikers always choose the same path.
Cevabı göster

Imagine two hikers starting from the same trailhead. Will they choose the same path?

What are the odds that they are listening to the exact same playlist? Kalıp ifadeler

0:09

Tamamen aynı çalma listesini dinliyor olma ihtimalleri nedir?

Kalıp ifadeler

What are the odds that...?: gerçekleşme ihtimalini sormak

What are the odds that + yan cümle? bir olayın gerçekleşme ihtimalini sorar. Burada odds, olasılık veya ihtimal anlamındadır; tek sayılar anlamına gelmez ve yalnızca kumar bağlamıyla sınırlı değildir. That, olasılığı değerlendirilen olayı belirten tam bir yan cümleyi başlatır. Soru yaklaşık bir tahmin isteyebilir veya retorik biçimde kullanılarak sonucun şaşırtıcı derecede düşük ya da yüksek ihtimalli olduğunu ima edebilir.

Alıştırma

Olasılık sormaya yarayan sabit ifadeyle soruyu tamamlayın: ____ our flight will leave on time?

Cevabı göster

What are the odds that

Kalıp ifadeler

the exact same + isim

The exact same, the same ifadesini güçlendirir ve ilgili açıdan hiçbir fark olmadığını belirtir. Bu soruda iki kişinin yalnızca benzer veya aynı tarzdaki listeleri değil, tamamen aynı çalma listesini dinliyor olabileceği anlatılır. the exact same + isim kalıbını kullanın: the exact same playlist, answer veya model. İsme ve bağlama göre bu kalıp tek ve aynı nesneyi ya da birbiriyle tamamen eşleşen iki ayrı şeyi anlatabilir.

Alıştırma

Sırt çantası modelinin tamamen aynı olduğunu vurgulamak için cümleyi bu dersteki hedef ifadeyle tamamlayın: Maya and Ben ordered ____ backpack model from the catalog.

Cevabı göster

the exact same

Probably pretty low.

0:13

Muhtemelen oldukça düşük.

After all, Anlatım akışı

0:14

Sonuçta,

everyone has very different tastes in music.

0:16

herkesin müzik zevki birbirinden çok farklıdır.

Anlatım akışı

After all: destekleyici bir neden eklemek

After all, az önce belirtilen bir iddia veya yargıyı destekleyen bir neden sunar. Çoğu zaman dinleyiciye zaten bilinen ya da kolayca kabul edilebilecek bir gerçeği hatırlatır. Burada insanların müzik zevklerinin farklı olması, iki kişinin aynı çalma listesini seçeceğinden şüphe etmek için bir neden olarak sunulur. Böylece After all bilgiyi önce iddia, ardından destekleyici neden gelecek biçimde düzenler.

Alıştırma

Cümleyi en uygun biçimde tamamlayan bağlayıcıyı seçin: We can ask Omar for advice. ___, he has handled this problem before.

  1. After all
  2. For example
  3. However
Cevabı göster

After all

Now,

0:18

Peki,

what are the odds that your body will need the exact same medical care and treatment Dilbilgisi

0:19

bedeninizin tamamen aynı tıbbi bakım ve tedaviye ihtiyaç duyma ihtimali nedir

as another person's body?

0:23

başka bir kişinin bedeniyle?

Dilbilgisi

the exact same ... as ... ile iki şeyi tamamen aynı olarak karşılaştırmak

the exact same + isim + as + karşılaştırma noktası kalıbı, iki durumda söz konusu olan şeyin yalnızca benzer değil, tamamen aynı olduğunu belirtir. Burada vücudunuzun ihtiyaç duyabileceği tıbbi bakım ve tedavi, başka birinin vücudunun ihtiyaç duyabileceği bakım ve tedaviyle karşılaştırılıyor. as ifadesinden sonra tekrarlanan will need sözcükleri anlaşılır ancak söylenmez. Tam karşılaştırma as another person's body will need şeklinde düşünülebilir. same ile karşılaştırma noktasını belirtmek için than değil, as kullanılır.

Alıştırma

Tamamen aynı olma kalıbındaki eksik iki bölümü tamamlayın: This camera requires ____ battery ____ my old camera.

Cevabı göster

the exact same · as

Even lower. Anlatım akışı

0:25

Daha bile düşük.

Anlatım akışı

Even lower.: bağlama bağlı kısa bir yanıt

Even lower. bazı sözcüklerin atıldığı kısa bir yanıttır; önceki soru bu sözcükleri zaten açık hâle getirmiştir. Burada The odds are even lower. anlamına gelir. Lower, olasılığı daha önceki bir değer veya beklentiyle karşılaştırır. Even bu karşılaştırmayı güçlendirir ve değerin zaten beklenenden daha düşük olduğunu gösterir. Bu kısa ifadeyi anlamak için neyin düşük olduğunu bağlamdan tamamlamak gerekir.

Alıştırma

Bir rapor Plan A'nın başarı olasılığını %10 olarak veriyor. Plan B'yi Even lower. kısa yanıtıyla açıklıyor. Bu yanıt ne anlama gelir?

  1. Plan B'nin başarı olasılığı %10'un altındadır.
  2. Plan B, Plan A'dan daha erken tamamlanacaktır.
  3. Plan B tam olarak %10 daha ucuzdur.
Cevabı göster

Plan B'nin başarı olasılığı %10'un altındadır.

As we go through our lives, Kalıp ifadeler

0:26

Hayatlarımız boyunca,

Kalıp ifadeler

As we go through our lives: bir süreç boyunca değişim

Burada as, “-irken” veya “zaman geçtikçe”; go through ise “bir dönemi ya da süreci yaşamak” anlamına gelir. As we go through our lives, “hayatın çeşitli aşamalarını yaşarken” demektir; fiziksel olarak bir yerin içinden geçmek anlamına gelmez. Ana cümleden önce kullanıldığında, süreç boyunca gerçekleşen bir değişim veya gelişim için zaman çerçevesi oluşturur. Bir dönem ya da süreç ilerlerken başka bir şey değişiyorsa as + özne + go through + dönem/süreç yapısını kullanabilirsiniz.

Alıştırma

Cümleyi as + we + go through yapısıyla tamamlayın: ____ the school year, our lessons become more challenging.

Cevabı göster

As we go through

each of us will have very different needs for our own health care. Kalıp ifadeler

0:28

her birimizin kendi sağlık bakımı için birbirinden çok farklı ihtiyaçları olacaktır.

Kalıp ifadeler

different needs for our own health care: needs for + isim

have very different needs for our own health care ifadesinde needs çoğul bir isimdir. For, ihtiyaçların ilgili olduğu şeyi, hizmeti veya alanı tanıtır ve have different needs for + isim yapısını oluşturur. Our own, sağlık hizmeti ihtiyaçlarının her kişiye özgü olduğunu vurgular. Bu yapı; destek, uyku veya eğitim gibi alanlarda farklı kişi ya da grupların neye ihtiyaç duyduğunu karşılaştırmak için kullanılabilir.

Alıştırma

Hangi cümle farklı gereksinimleri anlatmak için needs for + isim yapısını doğal biçimde kullanıyor?

  1. Different teams are different needs for technical support.
  2. Different teams have different needs to technical support.
  3. Different teams have different needs for technical support.
Cevabı göster

Different teams have different needs for technical support.

Scientists and doctors are constantly researching ways to make medicine more personalized. Kalıp ifadeler

0:31

Bilim insanları ve doktorlar sürekli olarak tıbbı daha kişiselleştirilmiş hale getirmenin yollarını araştırıyorlar.

Kalıp ifadeler

constantly researching ways to make ... more ...: bir şeyi daha ... hâle getirmenin yollarını sürekli araştırmak

Bu cümlede constantly researching, araştırmanın zaman içinde devam ettiğini anlatır. researching ways to ... bir hedefe ulaşabilecek yöntemleri aramak demektir. to make medicine more personalized mastar öbeği, bu yöntemlerin amacını belirtir. make + nesne + karşılaştırmalı sıfat öbeği, “nesneyi daha ... hâle getirmek” anlamına gelir. Burada medicine tek bir ilacı değil, genel olarak tıbbi bakım veya tedaviyi ifade eder; more personalized ise her kişinin ihtiyaçlarına daha iyi uyarlanmış demektir.

Alıştırma

ways to make + nesne + karşılaştırmalı sıfat öbeği yapısını tamamlayın: Researchers are testing ways ____ hospital visits less stressful.

Cevabı göster

to make

One way they are doing this is by researching stem cells. Notlar

0:38

Bunu yapmalarının bir yolu kök hücreleri araştırmaktır.

Dilbilgisi

One way ... is by researching ...: bir hedefe ulaşma yöntemini açıklamak

One way they are doing this is by ... daha önce belirtilen bir hedefe ulaşmanın bir yöntemini tanıtır. Buradaki this, tıbbı daha kişiselleştirilmiş hâle getirmeyi ifade eder. Yöntemi belirtmek için by'dan sonra -ing biçimi kullanılır: One way + yan cümle + is by + V-ing. Bu cümlede by researching, “Bunu nasıl yapıyorlar?” sorusunu yanıtlar.

Alıştırma

Yapıyı by ve turn fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: One way we can save energy is ____ off unused lights.

Cevabı göster

by turning

Kelime

stem cells: gelişme potansiyeli olan hücreler

Kök hücreler hem kendilerine benzer daha fazla hücre üretebilir hem de bir veya daha fazla özelleşmiş hücre türüne dönüşebilir. Bu cümlede stem cells ifadesi, biyomedikal araştırmanın konusunu adlandırır. Her kök hücre her hücre türüne dönüşemez; dönüşebileceği hücrelerin kapsamı kök hücre türüne bağlıdır. Temel fikir, kök hücrenin bütün özel görevleri zaten yaptığı değil, gelişme potansiyeline sahip olduğudur.

Alıştırma

Bu biyoloji bağlamında stem cells ifadesini en iyi hangi seçenek açıklar?

  1. Bir veya daha fazla özelleşmiş hücre türüne dönüşebilen hücreler.
  2. Yalnızca bitki gövdelerinde bulunan hücreler.
  3. Bütün özel işlevleri zaten yerine getiren hücreler.
Cevabı göster

Bir veya daha fazla özelleşmiş hücre türüne dönüşebilen hücreler.

Stem cells are cells that are undifferentiated, Kelime

0:41

Kök hücreler farklılaşmamış hücrelerdir,

meaning they do not have a specific job or function. Anlatım akışı

0:45

yani belirli bir görevleri veya işlevleri yoktur.

Kelime

undifferentiated: henüz farklılaşmamış

Biyolojide undifferentiated, belirli bir yapı ve işleve sahip özelleşmiş bir hücre türüne henüz dönüşmemiş bir hücreyi tanımlar. Cümlede meaning sözcüğünden sonraki bölüm terimi daha basit biçimde açıklar: bu hücrelerin henüz belirli bir görevi veya işlevi yoktur. Burada un- olumsuzluk bildirirken differentiated, hücrenin özelleşmiş özellikler geliştirdiği anlamına gelir. Sözcük bir gelişim durumunu anlatır; hücrelerin işe yaramaz veya her bakımdan tamamen aynı olduğu anlamına gelmez.

Alıştırma

Undifferentiated cells ifadesini en iyi hangi cümle açıklar?

  1. Hücreler tamamen ortadan kaybolmuştur.
  2. Hücreler henüz özelleşmiş bir yapı veya işlev geliştirmemiştir.
  3. Hücreler bütün özelleşmiş görevleri aynı anda yerine getirir.
Cevabı göster

Hücreler henüz özelleşmiş bir yapı veya işlev geliştirmemiştir.

Anlatım akışı

meaning: Açık Bir Açıklama Eklemek

Burada meaning, hemen önceki terimi veya ifadeyi günlük ve açık bir dille açıklar. “Başka bir deyişle” ya da “yani” gibi çalışır; ardından gelen bölüm, belirli bir görev veya işleve sahip olmama düşüncesini netleştirir. statement, meaning + clause yapısı, bu açıklamayı veya sonucu önceki ifadeye bağlar. Buradaki meaning bir -ing biçimidir; yeni bir cümlenin ana fiili değildir.

Alıştırma

Cümleyi, sonucu tanıtan mean fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: The bus is delayed, ____ we will arrive late.

Cevabı göster

meaning

While skin cells protect your body, Dilbilgisi

0:48

Deri hücreleri vücudunuzu korurken,

muscle cells contract,

0:51

kas hücreleri kasılır,

and nerve cells send signals, Kalıp ifadeler

0:52

ve sinir hücreleri sinyaller gönderirken,

Kalıp ifadeler

send signals: bilgi iletmek

send signals, “bilgi veya talimat iletmek” demektir. Burada send, fiziksel bir nesneyi bir yere göndermek anlamına gelmez; sinir hücreleri elektriksel veya kimyasal bilgiyi bir yerden başka bir yere aktarır. Aynı fiil–isim birleşimi; hücreleri, sensörleri, uyduları ve bilgi ileten diğer sistemleri anlatmak için kullanılabilir.

Alıştırma

Hangi cümlede send, “bilgi iletmek” anlamındadır?

  1. The sensors send signals to the control panel.
  2. Mia sends a package to her aunt.
  3. The coach sends the players onto the field.
Cevabı göster

The sensors send signals to the control panel.

stem cells do not have any specific structures or functions.

0:54

kök hücrelerin herhangi bir belirli yapısı veya işlevi yoktur.

Dilbilgisi

While skin cells ..., stem cells ...: Karşıtlık Kurmak

While burada zaman anlatmaz. İki olgu grubunu karşılaştırmak için kullanılır. İlk bölüm deri, kas ve sinir hücrelerinin belirli görevlerini sıralar; ana cümle ise kök hücrelerin belirli yapı veya işlevlere sahip olmadığını vurgular. Bilgi düzeni While + karşıt olgu(lar) A, ana olgu B şeklindedir. Ortadaki kas ve sinir hücresi örnekleri de A tarafına aittir; bu yüzden dinleyici kök hücrelerle ilgili temel karşıtlığı duyana kadar listenin tamamını aklında tutar.

Alıştırma

Hangi cümlede while iki olguyu karşılaştırmak için kullanılmıştır?

  1. While the rain was falling, we stayed inside.
  2. While solar panels need sunlight, wind turbines can generate power at night.
  3. During solar panels need sunlight, wind turbines can generate power at night.
Cevabı göster

While solar panels need sunlight, wind turbines can generate power at night.

Stem cells do have the potential to become all other kinds of cells in your body. Dilbilgisi

0:59

Kök hücreler vücudunuzdaki tüm diğer hücre türlerine dönüşme potansiyeline sahiptir.

Dilbilgisi

do have the potential to become: potansiyelin gerçekten var olduğunu vurgulamak

have the potential to + fiilin yalın hâli, “gelişme veya bir şeyi yapma yeteneğine ya da olasılığına sahip olmak” demektir. Burada become, kök hücrelerin gelecekte dönüşebileceği durumu belirtir. Yardımcı fiil do, olumlu ifadeyi vurgular: do have, “gerçekten sahip olmak” anlamına gelir. Kök hücrelerin önemli bir yeteneği olmadığı yönündeki olası izlenişi düzeltir. Vurgu için kullanılan do veya does sonrasında have fiilinin yalın hâli kullanılır.

Alıştırma

Potansiyelin gerçekten var olduğunu vurgulayan hedef yapıyla cümleyi tamamlayın: Despite being new, these methods ____ become standard tools.

Cevabı göster

do have the potential to

Your body uses stem cells to replace worn-out cells when they die. Kelime

1:04

Vücudunuz ölen ve yıpranan hücreleri değiştirmek için kök hücreleri kullanır.

Kelime

worn-out cells: yıpranmış hücreler

worn-out cells ifadesinde worn-out, hücrelerin zaman içindeki normal faaliyetleri sonucunda hasar gördüğünü, zayıfladığını veya artık iyi çalışamadığını belirtir. Burada vücudun değiştirmesi gereken, fiziksel olarak yıpranmış hücreleri anlatır; hücrelerin kendilerini yorgun hissettiği anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi wear out ifadesinden türeyen kısa çizgili sıfatla tamamlayın: The mechanic replaced the ____ belt.

Cevabı göster

worn-out

For example,

1:09

Örneğin,

you completely replace the lining of your intestines every 4 days. Kelime

1:10

bağırsaklarınızın iç zarını her 4 günde bir tamamen değiştirirsiniz.

Kelime

replace the lining of your intestines: bağırsakların iç katmanını yenilemek

the lining of your intestines ifadesinde lining, bağırsakların iç yüzeyini kaplayan doku katmanını anlatır. Bu, lining kelimesinin anatomik anlamıdır ve bir nesnenin içini kaplayan katmana benzer; line kelimesinin sıra anlamı değildir. Burada replace the lining, bu iç katmandaki eski hücrelerin yeni hücrelerle değiştirilmesi anlamına gelir. Bağırsakların tamamının çıkarılıp değiştirildiği anlamına gelmez.

Alıştırma

Bu cümlede the lining of your intestines ne anlama gelir?

  1. bağırsakların içini kaplayan doku katmanı
  2. vücudun dış tarafındaki bütün kaslar
  3. bağırsakların yanında bekleyen bir insan sırası
Cevabı göster

bağırsakların içini kaplayan doku katmanı

Stem cells beneath the lining of your intestines replace these cells as they wear out. Öbek fiiller

1:14

Bağırsaklarınızın iç zarının altındaki kök hücreler, aşındıkça bu hücrelerin yerini alır.

Öbek fiiller

wear out: Kullanım veya zamanla yıpranmak

Bu cümlede wear out geçişsiz bir öbek fiildir: hücrelerin kendileri zamanla yavaş yavaş yıpranır veya daha az etkili hâle gelir. As they wear out, “bu duruma geldikçe” anlamındadır ve yenilenmenin ne zaman gerçekleştiğini açıklar. Aynı yapı, tekrar tekrar kullanım veya zamanın geçmesiyle yıpranan nesneler ve vücut bölümleri için de kullanılabilir: shoes wear out ve joints can wear out.

Alıştırma

Cümleyi, bu derste geçen ve “kullanımla yıpranmak” anlamına gelen geçişsiz öbek fiille tamamlayın: Even strong hiking boots eventually ____.

Cevabı göster

wear out

Scientists hope that stem cells could be used to create a very special kind of personalized medicine, Notlar

1:20

Bilim insanları kök hücrelerin çok özel bir kişiselleştirilmiş tıp türü yaratmak için kullanılabileceğini umuyorlar,

Dilbilgisi

could be used to create: Olası bir kullanımı anlatmak

Could be used to create, could kipliğiyle edilgen be used yapısını ve to create mastarını birleştirir. Kök hücreler birinin kullanabileceği şey olduğu için edilgen yapının öznesidir. Burada could, kişiselleştirilmiş tıp oluşturmayı kesinleşmiş bir gerçek olarak değil, gelecekteki olası bir uygulama olarak sunar. Başka durumlara aktarılabilen kalıp something could be used to + fiilin yalın hâlidir.

Alıştırma

Hangi cümle yeni bir malzemenin gelecekteki olası kullanımını temkinli biçimde anlatır?

  1. The new material could be used to create lighter batteries.
  2. The new material could used to create lighter batteries.
  3. The new material is used to creating lighter batteries.
Cevabı göster

The new material could be used to create lighter batteries.

Kelime

personalized medicine: bireye göre uyarlanmış sağlık hizmeti

Personalized medicine; genler, biyolojik özellikler veya sağlık ihtiyaçları gibi hastaya özgü bilgileri kullanarak önleme ya da tedavi yöntemlerinin seçilmesine veya tasarlanmasına yardımcı olan tıbbi bir yaklaşımdır. Bu iki sözcüğü tek bir terim olarak anlayın; yalnızca bir kişiye ait ilaç anlamına gelmez. Burada ifade, hastaya uygun tıbbi çözümler oluşturmak için kök hücrelerin kullanılmasına yönelik umudu anlatır. Belirli yöntemler değişebilir; temel fikir, bakımın herkes için aynı olması yerine bireye göre uyarlanmasıdır.

Alıştırma

Bir sağlık yazısında personalized medicine büyük olasılıkla ne anlama gelir?

  1. Hastanın evinde gizlice sakladığı ilaç
  2. Tek bir hastanın özelliklerine göre seçilen veya tasarlanan sağlık hizmeti
  3. Hastane yerine tek bir kişiye satılan herhangi bir ilaç
Cevabı göster

Tek bir hastanın özelliklerine göre seçilen veya tasarlanan sağlık hizmeti

in which we could replace your own body parts with, Dilbilgisi

1:26

öyle ki, kendi vücut parçalarınızı şunlarla değiştirebiliriz,

Dilbilgisi

in which we could replace: bir ismi kendi çerçevesinde gerçekleşenlere bağlamak

In which ifadesi bir ilgi yan cümleciğini başlatır ve onu önceki a very special kind of personalized medicine isim öbeğine bağlar. Burada in that kind of medicine anlamına gelir ve değiştirme işleminin gerçekleşebileceği çerçeveyi belirtir. in edatını which sözcüğünün önüne getirmek kısa ve nispeten resmî bir yapıdır. Could, değiştirme işlemini şu anda var olan bir gerçek olarak değil, gerçekleşmesi umulan bir olasılık olarak sunar. Ardından fiil replace A with B yapısını izler: A mevcut şeydir, B ise onun yerine kullanılan yeni şeydir.

Alıştırma

Cümleyi dersteki resmî edat + ilgi zamiri yapısıyla tamamlayın: The school designed a recycling program ____ students could replace disposable bottles with reusable ones.

Cevabı göster

in which

well, Anlatım akışı

1:29

şey,

your own body parts.

1:30

kendi vücut parçalarınızla.

Anlatım akışı

well, your own body parts: açıklamadan önce duraklama

Burada well, “iyi bir biçimde” anlamına gelen bir zarf değil, konuşmada kullanılan bir söylem belirtecidir. Konuşmacı, hafif şaşırtıcı yanıtı, yani your own body parts ifadesini açıklamadan önce kısa bir tereddüt yaratır. Bu tekrar, anlatıma bilerek eğlenceli bir hava katar. Bağlama göre, hazır bir vücut parçasının doğrudan taşınması değil, hastanın kendi hücrelerinden yeni doku yetiştirilebilmesi kastedilir. Duraklamadan sonra aynı ifadeyi tekrarlamak, karmaşık bir fikri akılda kalıcı bir sonuca dönüştürür.

Alıştırma

Bu cümlede well ne işe yarıyor?

  1. Vücut parçalarının sağlıklı olduğunu anlatır.
  2. Değiştirme işleminin ustalıkla yapıldığını belirtir.
  3. Biraz şaşırtıcı bir yanıtı vurgulamadan önce duraklama yaratır.
Cevabı göster

Biraz şaşırtıcı bir yanıtı vurgulamadan önce duraklama yaratır.

Stem cell researchers are working hard to find ways in which to use stem cells Notlar

1:32

Kök hücre araştırmacıları kök hücreleri kullanmanın yollarını bulmak için çok çalışıyorlar

Kalıp ifadeler

are working hard to find ways: çözüm bulmak için sürekli çaba

Are working hard to find ways, araştırmacıların olası yöntemleri keşfetmek için güçlü ve sürekli bir çaba gösterdiği anlamına gelir. Şimdiki zaman yapısı are working, bu çabayı bitmiş değil, hâlâ devam eden bir süreç olarak gösterir. Yeniden kullanılabilecek kalıp be working hard to + fiil yapısıdır. Burada find ways to + fiil ile birleşir; altyazıdaki ways in which to use stem cells, ways to use stem cells demenin daha resmî bir yoludur.

Alıştırma

Cümleyi be working hard to find ways kalıbıyla ve be fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: Scientists ____ to make batteries safer.

Cevabı göster

are working hard to find ways

Dilbilgisi

ways in which to use: yöntemleri anlatan resmî bir yapı

ways in which to use stem cells ifadesinde which, ways sözcüğüne gönderme yapar; in which ise bu yollarla anlamındadır. to use mastarı yapılan eylemi belirtir. Bu nedenle bütün ifade ways to use stem cells, yani kök hücreleri kullanma yolları demektir. ways in which to + fiilin yalın hâli kalıbı, yöntemleri sunmanın resmî bir yoludur. Eylemi yapan kişi ya da grup ifadenin içinde belirtilmez; bağlamdan anlaşılır.

Alıştırma

Cümleyi resmî ways in which to + fiil kalıbıyla tamamlayın: The guide lists several ways ____ energy at home.

Cevabı göster

in which to save

to create new tissue to replace the parts of organs

1:37

organların kısımlarını değiştirmek için yeni dokular yaratmak amacıyla

that are damaged by injury or disease. Dilbilgisi

1:40

yaralanma veya hastalık nedeniyle hasar gören (kısımları).

Dilbilgisi

are damaged by injury or disease: edilgen yapı ve hasarın nedeni

are damaged yapısında are + geçmiş zaman ortacı damaged, geniş zamanda edilgen yapıyı oluşturur. Odak, vücut bölümlerinin hasara uğramasıdır; hasarı veren kişi ya da şey değildir. By injury or disease, hasarın nedeninin yaralanma veya hastalık olduğunu belirtir. Önündeki that ile birlikte that are damaged by injury or disease, çoğul bir isimden sonra gelip onu belirleyen veya açıklayan bir ilgi cümleciğidir. Bu kısa ve yoğun yapı tıp ve haber metinlerinde yaygındır.

Alıştırma

Hangi cümle, hasara uğrayan şeyi tanımlamak ve hasarın nedenini belirtmek için that are damaged by yapısını edilgen bir ilgi cümleciği olarak kullanır?

  1. The city is inspecting bridges that are damaged by flooding.
  2. The city is damaging bridges near the river.
  3. The damaged bridges are causing the flooding.
Cevabı göster

The city is inspecting bridges that are damaged by flooding.

Using stem cells to replace damaged bodily tissue is called regenerative medicine. Notlar

1:43

Hasarlı vücut dokularını değiştirmek için kök hücrelerin kullanılmasına rejeneratif tıp denir.

Dilbilgisi

Using stem cells to replace damaged bodily tissue: özne olarak kullanılan isim-fiil öbeği

Using stem cells to replace damaged bodily tissue bir isim-fiil öbeğidir ve öbeğin tamamı cümlenin öznesidir. Bir eylemi adlandırılabilen, tanımlanabilen veya tartışılabilen tek bir fikir hâline getirir. Bu etkinlik tek bir kavram olarak ele alındığı için özne normalde tekil fiille kullanılır: are called değil, is called. Aynı yapı başka etkinlikleri tanımlamak veya değerlendirmek için de kullanılabilir.

Alıştırma

Hangi cümlede isim-fiil öbeği özne olarak doğru kullanılmıştır?

  1. Using reusable bottles are helpful.
  2. Use reusable bottles is helpful.
  3. Using reusable bottles is helpful.
Cevabı göster

Using reusable bottles is helpful.

Kelime

regenerative medicine: hasarlı hücre ve dokuların işlevini geri kazandırma

Rejeneratif tıp, hasar görmüş hücreleri, dokuları veya organları onararak, değiştirerek ya da yenileyerek işlevi geri kazandırmayı amaçlayan bir tıp alanıdır. Bu cümlede terim, hasarlı dokuyu kök hücrelerle değiştirme örneğinin ait olduğu daha geniş tıbbi yaklaşımı adlandırır; yalnızca belirli bir kök hücre tedavisini ifade etmez.

Alıştırma

regenerative medicine neyi ifade eder?

  1. Sıradan ağrı kesiciler üretme işi
  2. Hasarlı hücre ve dokuları onararak, değiştirerek veya yenileyerek işlevi geri kazandırmayı amaçlayan bir alan
  3. Yalnızca kırık kemikleri teşhis etmek için kullanılan bir yöntem
Cevabı göster

Hasarlı hücre ve dokuları onararak, değiştirerek veya yenileyerek işlevi geri kazandırmayı amaçlayan bir alan

For example,

1:48

Örneğin,

scientists currently use stem cells to treat patients with blood diseases such as leukemia. Notlar

1:50

bilim insanları şu anda lösemi gibi kan hastalıkları olan hastaları tedavi etmek için kök hücreleri kullanıyor.

Kalıp ifadeler

treat patients with blood diseases: kan hastalıkları olan hastaları tedavi etmek

treat patients with blood diseases ifadesinde patients, treat fiilinin doğrudan nesnesidir. with blood diseases bölümü hastaları niteler; dolayısıyla ifadenin tamamı, bu hastalıklara sahip kişilere tıbbi tedavi uygulamak anlamına gelir. Başka durumlarda kullanılabilecek yapı treat + kişiler + with + hastalık veya rahatsızlık biçimindedir. Odak, tedavi gören kişilerin üzerindedir.

Alıştırma

treat patients with blood diseases ifadesinde with blood diseases neyi niteler?

  1. Bilim insanlarının çalışma alanını
  2. Tedavi yöntemini
  3. Hastaların sağlık sorunlarını
Cevabı göster

Hastaların sağlık sorunlarını

Dilbilgisi

such as leukemia: bir örnek tanıtmak

Such as, hemen önce belirtilen bir kategorinin belirli bir örneğini tanıtır. Burada leukemia, blood diseases kategorisinin bir örneği olarak verilir. Yapı kategori + such as + örnek veya örnekler biçimindedir. Genellikle yalnızca kısmi bir liste verir; bu nedenle löseminin tek kan hastalığı olduğu anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi örnek tanıtan iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: Some blood diseases, ____ leukemia, require specialized treatment.

Cevabı göster

such as

Leukemia is a form of cancer that affects your bone marrow. Kalıp ifadeler

1:56

Lösemi, kemik iliğinizi etkileyen bir kanser türüdür.

Kalıp ifadeler

a form of cancer: daha geniş bir kategorideki bir tür

a form of cancer ifadesinde form, “tür” veya “çeşit” anlamına gelir. Bu ifade, löseminin daha geniş kanser kategorisine ait olduğunu söyler. A is a form of B kalıbı, A'yı B'nin bir türü olarak sınıflandırır. Burada a form of fiziksel şekli anlatmaz.

Alıştırma

“A podcast is a form of digital media.” cümlesi ne anlama gelir?

  1. Dijital medyanın bir podcast türü olduğunu söyler.
  2. Podcastleri ve dijital medyayı ilişkisiz kategoriler olarak ele alır.
  3. Podcasti bir dijital medya türü olarak sınıflandırır.
Cevabı göster

Podcasti bir dijital medya türü olarak sınıflandırır.

Kalıp ifadeler

affects your bone marrow: etkilenen vücut bölümünü belirtmek

affects your bone marrow ifadesinde affects, “etkilemek” veya “üzerinde etkili olmak” anlamında bir fiildir. Tıbbi açıklamalarda affect + vücut bölümü ya da sistem yapısı, bir rahatsızlığın nerede etkili olduğunu gösterir. Bu fiil tek başına zararın tam türünü veya ne kadar ciddi olduğunu belirtmez. Bu bilgi açıklamanın geri kalanından anlaşılır.

Alıştırma

Doğru sözcüğü seçin: The condition can ___ the nervous system.

  1. affect
  2. affection
  3. effect
Cevabı göster

affect

Bone marrow is the spongy tissue inside your bones where your blood cells are created. Notlar

2:00

Kemik iliği, kemiklerinizin içindeki kan hücrelerinizin üretildiği süngersi dokudur.

Kelime

Bone marrow: kemiklerin içindeki doku

Bone marrow, kemiklerin içindeki yumuşak ve süngerimsi doku olan “kemik iliği” demektir. Bu cümlede kan hücrelerinin üretildiği yeri belirtir. İki sözcükten oluşan bu tıp terimi, sert kemiğin kendisini değil, kemiğin içindeki dokuyu ifade eder.

Alıştırma

Örnekte bone marrow ne anlama geliyor?

  1. Kemiğin sert dış yüzeyi
  2. Omurga boyunca uzanan sinir dokusu
  3. Kemiklerin içinde kan hücrelerinin üretildiği doku
Cevabı göster

Kemiklerin içinde kan hücrelerinin üretildiği doku

Dilbilgisi

where your blood cells are created: yer bildiren ilgi cümleciği

Where your blood cells are created, yer bildiren bir ilgi cümleciğidir. Where, az önce açıklanan yeri, yani kemiklerin içindeki kemik iliğini gösterir ve “o yerde” anlamına gelir. Orada ne olduğunu ekleyerek bir yeri işleviyle bağlar. Yeniden kullanılabilen kalıp place + where + clause şeklindedir; a room where tests are done buna bir örnektir. Örnekte are created edilgen yapıdadır; böylece odak, hücreleri kimin oluşturduğuna değil, kan hücrelerine ve oluşturuldukları yere verilir.

Alıştırma

Cümleyi “o yerde” anlamına gelen tek sözcüklü ilgi zarfıyla tamamlayın: This is the room ____ the costumes are stored.

Cevabı göster

where

In leukemia,

2:05

Lösemide,

some of the cells inside your bone marrow grow uncontrollably, Kalıp ifadeler

2:06

kemik iliğinizin içindeki hücrelerin bazıları kontrolsüz bir şekilde büyüyerek

Kalıp ifadeler

grow uncontrollably: normal düzenleme olmadan hücre çoğalması

Grow uncontrollably, büyümeyi sınırlayan normal süreçler olmadan artmak veya çoğalmak demektir. Uncontrollably zarfı hücrelerin nasıl büyüdüğünü belirtir: süreç artık uygun şekilde düzenlenmemektedir. Kanserle ilgili bir açıklamada grow, genellikle yalnızca her hücrenin büyümesini değil, hücrelerin tekrar tekrar bölünmesini ve hücre sayısının anormal biçimde artmasını da kapsar.

Alıştırma

Tıbbi bir açıklamada the cells grow uncontrollably genellikle ne anlama gelir?

  1. Hücreler büyümeyi durdurur ve hemen yok olur.
  2. Hücreler normal düzenleme olmadan bölünmeye devam eder.
  3. Hücreler normal ve kontrollü bir hızda olgunlaşır.
Cevabı göster

Hücreler normal düzenleme olmadan bölünmeye devam eder.

crowding out the healthy stem cells that form your blood cells. Öbek fiiller

2:11

kan hücrelerinizi oluşturan sağlıklı kök hücreleri dışarı iter.

Öbek fiiller

crowding out: sınırlı alanı veya kaynakları kaplayarak yerinden etme

Crowd out, başka bir şey sınırlı alanı veya kaynakları kapladığı için bir kişiyi ya da şeyi yerinden etmek veya ona çok az alan ya da erişim bırakmak anlamına gelen geçişli bir öbek fiildir. Burada çoğalan anormal hücreler, sağlıklı kök hücrelere yeterli alan ve kaynak bırakmaz. Crowding out, fiilin -ing biçimidir. Daha önce söz edilen büyümeye bağlanır ve bu yerinden edilmeyi o büyümenin bir sonucu olarak sunar.

Alıştırma

Cümleyi hedef öbek fiille tamamlayın: Large chains can ____ small local shops by taking most of the customers and retail space.

Cevabı göster

crowd out

Some leukemia patients can receive a stem cell transplant. Kalıp ifadeler

2:15

Bazı lösemi hastaları kök hücre nakli alabilir.

Kalıp ifadeler

Tıp İngilizcesinde receive a stem cell transplant

receive a stem cell transplant, hastaya tıbbi tedavi olarak nakledilen kan yapıcı kök hücrelerin verilmesi anlamına gelir. Receive, hastayı işlemi alan kişi olarak gösterir. Transplant bir isimdir; stem cell ise tekil bir isim niteleyicisidir. Tıp İngilizcesinde receive, treatment, care ve a transplant gibi isimlerle sıkça kullanılır. Başka durumlara aktarılabilen kalıp receive + tıbbi tedavi veya hizmet şeklindedir.

Alıştırma

Resmî tıp cümlesini hedef ifadenin tamamıyla tamamlayın. receive kullanın ve transplant önündeki stem cell ifadesini tekil bırakın: After a suitable donor is found, the patient may ____.

Cevabı göster

receive a stem cell transplant

These new stem cells will create the blood cells needed by the patient's body. Dilbilgisi

2:19

Bu yeni kök hücreler hastanın vücudunun ihtiyaç duyduğu kan hücrelerini oluşturacaktır.

Dilbilgisi

needed by the patient's body: kısaltılmış edilgen ilgi cümleciği

needed by the patient's body ifadesi the blood cells söz öbeğinden sonra gelir ve hangi kan hücrelerinin kastedildiğini belirtir. İlişki edilgendir: Hücrelere hastanın vücudu ihtiyaç duyar; ihtiyaç duyan hücreler değildir. Bu, kısaltılmış bir ilgi cümleciğidir. the blood cells needed by the patient's body, the blood cells that are needed by the patient's body şeklinde açılabilir. that are ifadesini çıkarmak, anlamı değiştirmeden yapıyı kısaltır.

Alıştırma

Hangi öbek the blood cells needed by the patient's body ile aynı anlama gelir?

  1. the patient's body that is needed by the blood cells
  2. the blood cells that are needed by the patient's body
  3. the blood cells that need the patient's body
Cevabı göster

the blood cells that are needed by the patient's body

There are actually multiple kinds of stem cells

2:24

Aslında birden fazla kök hücre türü vardır

that scientists can use for medical treatments and research.

2:26

bilim insanlarının tıbbi tedaviler ve araştırma için kullanabileceği.

Adult stem cells or tissue-specific stem cells Kelime

2:29

Yetişkin kök hücreleri veya dokuya özgü kök hücreler

are found in small numbers in most of your body's tissues. Kalıp ifadeler

2:33

vücudunuzun dokularının çoğunda küçük sayılarda bulunur.

Kelime

Adult stem cells or tissue-specific stem: or sözcüğünün “diğer adıyla” anlamı

Bu cümlede or, aynı hücre türünün iki adını birbirine bağlar: adult stem cells ve tissue-specific stem cells. İki farklı tür arasında seçim sunmaz; “diğer adıyla” veya “başka bir deyişle” anlamına gelir. Başka bir ad tanıtan bu or kullanımı, tanımlarda ve bilimsel açıklamalarda sık görülür. İki isim grubunun aynı şeyi gösterip göstermediğine bakın; gösteriyorsa or başka bir adı tanıtıyordur.

Alıştırma

“adult stem cells or tissue-specific stem cells” ifadesinde or ne işe yarar?

  1. Konuşanın doğru addan emin olmadığını gösterir.
  2. Aynı hücre türünün başka bir adını tanıtır.
  3. Birbiriyle ilgisiz iki hücre türü arasında seçim sunar.
Cevabı göster

Aynı hücre türünün başka bir adını tanıtır.

Kalıp ifadeler

found in small numbers: yalnızca az sayıda bulunmak

Burada are found, hücrelerin nerede var olduğunu veya görüldüğünü anlatır; birinin onları keşfetmesine odaklanmaz. In small numbers, yalnızca az sayıda bulundukları anlamına gelir. be found in small numbers kalıbı, seyrek dağılımı tarafsız biçimde bildirmek için kullanılır. Bir yerde bulunan ancak orada sayıca fazla olmayan canlıları, nesneleri veya kaynakları anlatabilir.

Alıştırma

Hangi cümle found in small numbers ifadesini seyrek dağılım bildirmek için kullanıyor?

  1. Rare orchids are found in small numbers in this forest.
  2. The scientists found the samples after a long search.
  3. The village was founded by a small group of settlers.
Cevabı göster

Rare orchids are found in small numbers in this forest.

Tissue-specific stem cells replace the existing cells in your organs

2:37

Dokuya özgü kök hücreler, organlarınızdaki mevcut hücreleri değiştirir

as they wear out and die.

2:41

aşındıkça ve öldükçe.

Embryonic stem cells are created from leftover embryos Kelime

2:43

Embriyonik kök hücreler kalan embriyolardan oluşturulur

Kelime

Embryonic stem cells: erken evredeki embriyolardan elde edilen kök hücreler

Embryonic stem cells terimi, gelişimin erken evresindeki bir embriyonun hücrelerinden elde edilen kök hücreleri ifade eder. Embryonic, stem cells ifadesini niteleyen ve hücrelerin gelişimsel kaynağını belirten bir sıfattır. Bu ifade belirli bir kök hücre kategorisinin adıdır. Her kök hücrenin kendisinin bir embriyo olduğu anlamına gelmez; hücrelerin nereden geldiğini belirtir.

Alıştırma

Embryonic stem cells ifadesine en uygun açıklama hangisidir?

  1. Bölünmeyi bırakmış sıradan vücut hücreleri
  2. Erken evredeki bir embriyodan elde edilen kök hücreler
  3. Yalnızca tek bir gelişmiş dokuda bulunan kök hücreler
Cevabı göster

Erken evredeki bir embriyodan elde edilen kök hücreler

Kelime

leftover embryos: tedaviden sonra kalan embriyolar

Leftover embryos ifadesindeki leftover, bir süreçten sonra kalan ve kullanılmamış olan anlamına gelir. Buradaki süreç yardımcı üremedir ve bazı embriyolar tedaviden sonra transfer için kullanılmadan kalır. Leftover sözcüğü yiyeceklerle birlikte sık kullanılsa da yalnızca yiyecekleri anlatmaz. Bu ifade embriyoların işlemden sonraki durumunu açıklar; tek başına embriyoların bağışlandığını veya onay verildiğini göstermez.

Alıştırma

Örnek cümlede leftover embryos ne anlama gelir?

  1. Artan yiyeceklerden yapılmış embriyolar
  2. Yardımcı üreme işleminden sonra hâlâ kullanılmamış embriyolar
  3. Normal biçimde gelişemeyen bütün embriyolar
Cevabı göster

Yardımcı üreme işleminden sonra hâlâ kullanılmamış embriyolar

that are willingly donated by patients from fertility clinics. Notlar

2:47

tüp bebek kliniklerinden hastalar tarafından gönüllü olarak bağışlanan.

Ton ve niyet

willingly donated: edilgen yapıda gönüllü seçim

Burada willingly, kişinin kendi isteğiyle ve zorlanmadan hareket etmesi demektir. Edilgen are donated fiil öbeğini niteler: materyal hastalar tarafından bağışlanır; willingly ise hastaların bu kararı nasıl verdiğini anlatır. Tıp veya araştırma bağlamında bu sözcük, etik bir koşul olarak gönüllülüğü öne çıkarır. Ancak tek başına, resmî bilgilendirilmiş onam sürecinin bütün adımlarının tamamlandığını kanıtlamaz.

Alıştırma

Bu cümlede willingly donated neyi vurguluyor?

  1. Hastalar heyecanlandıkları için materyali sattı.
  2. Hastalar zorlanmadan bağış yapmayı seçti.
  3. Klinik materyali hastalardan gizlice aldı.
Cevabı göster

Hastalar zorlanmadan bağış yapmayı seçti.

Kültür

fertility clinics: doğurganlık hizmetleri sunan sağlık merkezleri

Fertility clinic, doğurganlığı değerlendiren ve tüp bebek tedavisi olan IVF gibi, insanların gebe kalmasına yardımcı olan tedaviler sunan bir sağlık kuruluşudur. Buradaki fertility, çocuk sahibi olabilme yetisini ifade eder; genel olarak gebelik veya doğum bakımını ifade etmez. Bu ortam, bağışlanabilecek embriyoların nasıl ortaya çıkabildiğini açıklar: bazı doğurganlık tedavilerinde bir tedavi döngüsünde kullanılandan daha fazla embriyo oluşturulur ve hastalar kalan embriyolara daha sonra ne olacağını seçebilir.

Alıştırma

Hangi açıklama fertility clinic ifadesine en uygundur?

  1. Başlıca gebelik, doğum ve doğum sonrası iyileşme döneminde bakım sunan bir klinik.
  2. Yalnızca küçük yaralanmaları ve yaygın hastalıkları tedavi eden randevusuz bir klinik.
  3. Doğurganlığı değerlendiren ve insanların gebe kalmasına yardımcı olan tedaviler sunan bir sağlık kuruluşu.
Cevabı göster

Doğurganlığı değerlendiren ve insanların gebe kalmasına yardımcı olan tedaviler sunan bir sağlık kuruluşu.

Unlike tissue-specific stem cells, Dilbilgisi

2:51

Dokuya özgü kök hücrelerin aksine,

embryonic stem cells are pluripotent. Kelime

2:54

embriyonik kök hücreler pluripotenttir.

Dilbilgisi

Karşıtlık kurmak için Unlike + isim öbeği

Unlike tissue-specific stem cells, ana cümleden önce yer alan bir edat öbeğidir. Dokuya özgü kök hücreleri karşılaştırma noktası olarak belirler; ardından ana cümle, embriyonik kök hücrelerin nasıl farklı olduğunu açıklar. Kalıp Unlike + isim öbeği, + tam cümlecik şeklindedir. Burada unlike sözcüğünden sonra özne ve fiil içeren tam bir cümlecik değil, bir isim öbeği gelir.

Alıştırma

'Aksine' anlamındaki tek sözcüklü edatı kullanarak cümleyi tamamlayın: ____ the old library, the new one stays open on Sundays.

Cevabı göster

Unlike

Kelime

pluripotent: vücuttaki hücre türlerinin neredeyse tümüne dönüşebilen

Pluripotent, kök hücre biyolojisinde vücuttaki hücre türlerinin neredeyse tümüne dönüşebilme anlamına gelen bir terimdir. Bu cümlede embriyonik kök hücrelerin çok geniş bir gelişim potansiyeline sahip olduğunu belirtir. Terim, hücrelerin uygun koşullarda neye dönüşebileceğini açıklar. Bir hücrenin zaten birçok dokuya dönüştüğü veya tek başına tam bir organizma oluşturabileceği anlamına gelmez.

Alıştırma

Kök hücre biyolojisinde pluripotent en doğru olarak ne anlama gelir?

  1. Yalnızca tek bir sabit hücre türüne dönüşebilme
  2. Vücuttaki bütün dokulardan zaten oluşmuş olma
  3. Vücuttaki hücre türlerinin neredeyse tümüne dönüşebilme
Cevabı göster

Vücuttaki hücre türlerinin neredeyse tümüne dönüşebilme

This means that they can be grown into any kind of tissue in the body. Kalıp ifadeler

2:57

Bu, vücuttaki herhangi bir doku türüne dönüştürülebilecekleri anlamına gelir.

Kalıp ifadeler

be grown into + bir sonuç

be grown into + bir sonuç yapısında into, ortaya çıkan son ürünü veya durumu gösterir. Burada hücrelerin kontrollü koşullarda yetiştirilerek bir vücut dokusu türüne dönüştürülebileceği anlatılır. can be grown, can + edilgen be + geçmiş zaman ortacı yapısından oluşur. Bu edilgen ifade, değişime yol açan kişi veya süreci belirtmeden hücrelere ne yapılabileceğine odaklanır.

Alıştırma

Cümleyi grow into ifadesinin edilgen biçimiyle tamamlayın: Under the right laboratory conditions, these cells can ____ nerve tissue.

Cevabı göster

be grown into

A third kind of stem cells is called induced pluripotent stem cells. Kelime

3:02

Üçüncü bir tür kök hücreye uyarılmış pluripotent kök hücreler denir.

Kelime

induced pluripotent stem cells (indüklenmiş pluripotent kök hücreler, iPSCs)

İndüklenmiş pluripotent kök hücreler, bilim insanlarının vücut hücrelerini yeniden programlayarak pluripotent ve kök hücre benzeri bir duruma getirmesiyle oluşur. Pluripotent, birçok farklı hücre türüne dönüşebilme anlamına gelir. Induced, bu durumun bir süreç yoluyla oluşturulduğunu gösterir; terim, hücrelerin doğrudan bir embriyodan alındığı anlamına gelmez. Bu ad genellikle iPSCs olarak kısaltılır.

Alıştırma

induced pluripotent stem cells teriminde induced neyi vurgular?

  1. Hücrelerin doğrudan erken evredeki bir embriyodan alındığını.
  2. Pluripotent durumun yeniden programlamayla oluşturulduğunu.
  3. Hücrelerin yalnızca tek bir hücre türüne dönüşebildiğini.
Cevabı göster

Pluripotent durumun yeniden programlamayla oluşturulduğunu.

These are regular skin, fat, liver, or other cells Kelime

3:07

Bunlar normal cilt, yağ, karaciğer veya diğer hücrelerdir

Kelime

regular skin, fat, liver, or other cells: sıradan vücut hücreleri

Bu ifadede regular, ‘sıradan’ anlamına gelir: deri, yağ ve karaciğer hücreleri gibi bilinen vücut hücrelerini, söz konusu özel kök hücre durumundan ayırır. Regular burada bir takvimi veya tekrarlanan düzeni anlatmaz. ‘Ne tür hücreler?’ sorusunu günlük dildeki ‘sıradan’ anlamıyla yanıtlar.

Alıştırma

Bu cümlede regular ne anlama geliyor?

  1. kusursuz biçimde eşit bir düzende dizilmiş hücreler
  2. belirli saatlerde ortaya çıkan hücreler
  3. sıradan vücut hücreleri
Cevabı göster

sıradan vücut hücreleri

that scientists have changed to behave like embryonic stem cells. Kalıp ifadeler

3:11

bilim insanlarının embriyonik kök hücreler gibi davranmaları için değiştirdiği.

Kalıp ifadeler

have changed ... to behave like ...: bir şeyi benzer biçimde çalışacak şekilde değiştirmek

Temel yapı change + nesne + to-infinitive şeklindedir: scientists have changed the cells to behave like embryonic stem cells. İlgi yan cümlesinde that, daha önce geçen cells sözcüğüne gönderme yapar ve have changed fiilinin nesnesi olur. Present perfect biçimindeki have changed, değişikliğin zaten tamamlandığını ve şu anla ilgili olduğunu gösterir. Behave like kökeni veya kimliği değil, işlevi ya da tepkiyi anlatır: hücreler benzer şekilde çalışır, ancak ifade onların gerçekten embriyonik kök hücrelere dönüştüğünü söylemez.

Alıştırma

Cümleyi dersteki ifadeyle tamamlayın: Designers have changed the robot to ____ a careful guide in crowded spaces.

Cevabı göster

behave like

Like embryonic stem cells, Dilbilgisi

3:15

Embriyonik kök hücreler gibi,

they too can become any kind of cell in the body.

3:17

onlar da vücuttaki herhangi bir hücre türüne dönüşebilirler.

Dilbilgisi

Like embryonic stem cells, ... ile benzerlik belirtmek

Cümlenin başındaki Like embryonic stem cells, “embriyonik kök hücrelerle aynı şekilde” anlamına gelir. Önce embriyonik kök hücreleri karşılaştırma noktası olarak sunar; cümlenin geri kalanı ise iki hücre türünün ortak yeteneğini belirtir. Yapı Like + isim öbeği, + tam cümlecik şeklindedir. Buradaki like, “hoşlanmak” anlamındaki fiil değil, “benzer” anlamındaki edattır. Virgülden sonraki özne, karşılaştırılan şey olmalıdır.

Alıştırma

Hangi cümle arılarla karıncaların düzenli koloniler hâlinde yaşama özelliğini paylaştığını söyler?

  1. Unlike ants, bees live in organized colonies.
  2. While ants, bees live in organized colonies.
  3. Like ants, bees live in organized colonies.
Cevabı göster

Like ants, bees live in organized colonies.

While scientists and doctors hope to use all of these kinds of stem cells Dilbilgisi

3:20

Bilim insanları ve doktorlar bu kök hücre türlerinin tümünü kullanmayı umarken

to create new tissue to heal your body,

3:24

vücudunuzu iyileştirecek yeni dokular yaratmak için,

they can also use stem cells to help understand how the body works. Kalıp ifadeler

3:27

ayrıca kök hücreleri vücudun nasıl çalıştığını anlamaya yardımcı olmak için de kullanabilirler.

Dilbilgisi

While scientists and doctors hope ... they can also ... ile başka bir kullanım eklemek

While scientists and doctors hope ... önce ulaşılması umulan tedavi amacını sunar. Bu cümlede while karşıtlık veya ödünleme bildirir; “~ olduğu doğru olsa da” biçiminde anlaşılabilir, “~ olduğu sırada” anlamında değildir. they can also ... ise bununla uyumlu ikinci bir kullanım ekler: vücudun nasıl çalıştığını anlamak. While + cümlecik, özne + can also + fiil yapısı, önce bir amaç ya da gerçeği kabul edip ardından mesajı başka bir bilgiyle genişletir; iki fikir birbirini geçersiz kılmaz.

Alıştırma

Hangi cümle While ... can also ... yapısını kullanarak önce bir kullanım alanı sunup sonra bir başkasını ekler?

  1. Although the museum displays art, it cannot host classes.
  2. While the museum was closing, we found the exit.
  3. While the museum displays art, it can also host community classes.
Cevabı göster

While the museum displays art, it can also host community classes.

Kalıp ifadeler

how the body works: iç içe how yan cümlesinde sözcük dizilişi

Bu cümlede how the body works, cümlenin içine yerleştirilmiş bir wh yan cümlesidir. Yan cümlenin tamamı understand fiilinin nesnesidir ve bilim insanlarının neyi anlamaya çalıştığını belirtir. Doğrudan bir soru değil, daha büyük bir düz cümlenin parçası olduğu için how + özne + fiil sırasını kullanır. understand how the body works denir; understand how does the body work denmez.

Alıştırma

Hangi cümle know fiilinden sonra iç içe bir how yan cümlesini doğru kullanıyor?

  1. Researchers want to know how learns the brain.
  2. Researchers want to know how does the brain learn.
  3. Researchers want to know how the brain learns.
Cevabı göster

Researchers want to know how the brain learns.

Scientists can watch stem cells develop into tissue Dilbilgisi

3:32

Bilim insanları kök hücrelerin dokuya gelişimini izleyebilirler

Dilbilgisi

watch stem cells develop into tissue: watch + nesne + yalın fiil

Bu cümle watch + nesne + fiilin yalın hâli yapısını kullanır: watch bir algı fiilidir, stem cells nesnedir ve develop, to almayan yalın fiil biçimidir. Develop into, yavaş yavaş gelişerek veya değişerek belirli bir biçime ya da maddeye dönüşmek demektir. Fiilin yalın hâli, gözlemlenen değişimi gerçekleşmekte olan tek bir ana odaklanmak yerine bütün bir olay veya süreç olarak sunar. Bu yapıda to eklemeyin: watch stem cells to develop standart değildir.

Alıştırma

watch + nesne + yalın fiil yapısını tamamlamak için grow fiilinin yalın hâlini kullanın: We watched the seed ____ into a plant.

Cevabı göster

grow

to understand the mechanisms that the body uses Kelime

3:35

vücudun kullandığı mekanizmaları anlamak için

Kelime

the mechanisms that the body uses: mechanisms sözcüğünün bilimsel anlamı

Burada mechanisms, bir şeyin gerçekleşmesini sağlayan biyolojik süreçleri veya sistemleri ifade eder. Fiziksel makine parçaları anlamına gelmez. that the body uses ilgi cümleciği hangi mekanizmalardan söz edildiğini belirtir: Vücut bu süreçleri kullanır. Bilimde mechanism çoğu zaman “Bu nasıl gerçekleşir?” sorusunu yanıtlar.

Alıştırma

Cümleyi okuyun: Researchers study the mechanisms that protect the lungs. mechanisms ne anlama gelir?

  1. araştırmacıların ekipman etiketleri
  2. korumanın gerçekleşmesini sağlayan biyolojik süreçler
  3. akciğerlerin içine yerleştirilmiş küçük metal parçalar
Cevabı göster

korumanın gerçekleşmesini sağlayan biyolojik süreçler

to create new tissue in a controlled and regulated way. Kalıp ifadeler

3:38

kontrollü ve düzenlenmiş bir şekilde yeni doku yaratmak için.

Kalıp ifadeler

in a controlled and regulated way: bir sürecin nasıl yönetildiğini anlatmak

in a controlled and regulated way bir durum zarfı işlevi gören ifadedir: Vücudun yeni dokuyu nasıl oluşturduğunu açıklar. Süreç güvenli veya uygun sınırlar içinde kalır ve rastgele gerçekleşmek ya da sınırsızca büyümek yerine biyolojik sinyaller veya geri bildirimle ayarlanır. Controlled sınırları, regulated ise bir sisteme göre devam eden ayarlamayı vurgular. in a/an + adjective(s) + way kalıbı, bir eylemin ardından gelerek onun nasıl gerçekleştiğini açıklayabilir.

Alıştırma

Sürecin belirli sınırlar içinde kaldığını ve kurallar ya da geri bildirimle ayarlandığını belirten tam ifadeyle bu resmî açıklamayı tamamlayın: The system releases pressure ____.

Cevabı göster

in a controlled and regulated way

Scientists hope that with more research,

3:42

Bilim insanları daha fazla araştırmayla umuyorlar ki,

they can not only develop specialized medicine Dilbilgisi

3:45

sadece özel ilaçlar geliştirmekle kalmazlar

that is specific to your body, Kalıp ifadeler

3:47

vücudunuza özel olan,

Kalıp ifadeler

specific to your body: hedefi veya kapsamı sınırlama

specific to your body ifadesindeki specific to, “belirli bir kişi ya da şey için tasarlanmış veya yalnızca ona uygulanabilir” anlamına gelir. Bu ifade, ilacın hedefini herkes yerine sizin vücudunuz ve onun ihtiyaçlarıyla sınırlar. Kalıp be specific to + kişi, şey, durum veya alan şeklindedir. Burada that is specific to your body, specialized medicine ifadesini niteler.

Alıştırma

“Yalnızca şuna uygulanır” anlamındaki specific + edat kalıbını tamamlayın: This access code is ____ your account.

Cevabı göster

specific to

but also better understand how your body functions,

3:49

aynı zamanda vücudunuzun nasıl işlediğini de daha iyi anlarlar,

Dilbilgisi

not only develop ... but also better understand: iki paralel eylemi vurgulama

Eşleşen not only ... but also ... yapısı, ikisi de doğru olan iki düşünceyi özellikle vurgular. Burada can iki eylem için de geçerlidir: develop specialized medicine ve better understand how your body functions. İki tarafı dil bilgisi bakımından paralel tutun. Bu cümlede develop ve understand fiilleri yalın hâldedir; better ise understand fiilini niteleyen bir zarftır.

Alıştırma

Eşleşen vurgu yapısını tamamlayın: The sensor can ____ detect smoke ____ send an alert.

Cevabı göster

not only · but also

both when it's healthy and when it's not. Dilbilgisi

3:52

hem sağlıklı olduğunda hem de olmadığında.

Dilbilgisi

both when ... and when ...: paralel iki koşulu bağlamak

Eş yapı olan both ... and ..., paralel iki when yan cümlesini birbirine bağlar. Burada iki koşulu kapsar: when it is healthy ve when it is not healthy. Vurgu, yalnızca birinin değil, iki koşulun da kapsanmasıdır. İkinci yan cümlede healthy, not sözcüğünden sonra söylenmez; çünkü eksik sözcük ilk yan cümleden kolayca anlaşılır. Böylece tekrar önlenirken karşıtlık açık kalır.

Alıştırma

Cümleyi both ... and ... ile tamamlayın: The sensor works ____ when the room is bright ____ when it is dark.

Cevabı göster

both · and