Kök hücreler nedir? - Craig A. Kohn: İngilizce çalışma notları
TED-Ed
Video özeti: Bu video, kök hücrelerin hasarlı dokuları yenilemek ve lösemiyi tedavi etmekten başlıca kök hücre türlerini karşılaştırmaya ve sağlıklı ya da hasta vücudun işleyişini incelemeye kadar kişiselleştirilmiş ve rejeneratif tıbba nasıl katkı sağlayabileceğini açıklıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. Imagine two people — Söylem, hikâye anlatımı ve retorik: Bir açıklamaya gözde kolayca canlandırılabilen varsayımsal bir durumla başlamayı ve bu düşünce deneyimini bilimsel bir karşılaştırmanın ya da akıl yürütmenin çıkış noktası olarak kullanmayı öğrenin. 2. Using stem cells to replace damaged bodily tissue — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: Bir gerund öbeğinin bütün bir eylemi cümlenin öznesi hâline getirerek bilimsel bir süreci açıkça tanımlamayı, sınıflandırmayı veya değerlendirmeyi nasıl sağladığını fark edin. 3. not only develop / but also better understand — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: not only ... but also ... eş yapısını kullanarak tedavi geliştirmek ve vücut işlevlerini daha iyi anlamak gibi eşit derecede önemli iki amacı birbirine bağlayıp vurgulayın.
Bu derste
Imagine two people are listening to music. Anlatım akışı
0:06İki kişinin müzik dinlediğini hayal edin.
Imagine two people: varsayımsal bir sahne açmak
Imagine, dinleyiciden zihninde bir görüntü oluşturmasını ister. Imagine two people are listening to music cümlesinde Imagine sözcüğünden sonra kullanılabilen that sözcüğü düşürülmüştür: Imagine (that) two people.... Cümle varsayımsal kişileri tanıtır; gerçek bir olayı aktarmamaktadır. Bu ifade girişte kullanıldığında, konuşmacının karşılaştırma veya açıklama için yararlanabileceği ortak bir sahne oluşturur. Yeniden kullanılabilen kalıp Imagine (that) + özne + yan cümledir.
Alıştırma
Dinleyiciyi karşılaştırma yapılacak varsayımsal bir sahneye en açık biçimde çağıran giriş hangisidir?
- Imagine two hikers starting from the same trailhead. Will they choose the same path?
- I met two hikers at the trailhead yesterday.
- Two hikers always choose the same path.
Cevabı göster
Imagine two hikers starting from the same trailhead. Will they choose the same path?
What are the odds that they are listening to the exact same playlist? Kalıp ifadeler
0:09Tamamen aynı çalma listesini dinliyor olma ihtimalleri nedir?
What are the odds that...?: gerçekleşme ihtimalini sormak
What are the odds that + yan cümle? bir olayın gerçekleşme ihtimalini sorar. Burada odds, olasılık veya ihtimal anlamındadır; tek sayılar anlamına gelmez ve yalnızca kumar bağlamıyla sınırlı değildir. That, olasılığı değerlendirilen olayı belirten tam bir yan cümleyi başlatır. Soru yaklaşık bir tahmin isteyebilir veya retorik biçimde kullanılarak sonucun şaşırtıcı derecede düşük ya da yüksek ihtimalli olduğunu ima edebilir.
Alıştırma
Olasılık sormaya yarayan sabit ifadeyle soruyu tamamlayın: ____ our flight will leave on time?
Cevabı göster
What are the odds that
the exact same + isim
The exact same, the same ifadesini güçlendirir ve ilgili açıdan hiçbir fark olmadığını belirtir. Bu soruda iki kişinin yalnızca benzer veya aynı tarzdaki listeleri değil, tamamen aynı çalma listesini dinliyor olabileceği anlatılır. the exact same + isim kalıbını kullanın: the exact same playlist, answer veya model. İsme ve bağlama göre bu kalıp tek ve aynı nesneyi ya da birbiriyle tamamen eşleşen iki ayrı şeyi anlatabilir.
Alıştırma
Sırt çantası modelinin tamamen aynı olduğunu vurgulamak için cümleyi bu dersteki hedef ifadeyle tamamlayın: Maya and Ben ordered ____ backpack model from the catalog.
Cevabı göster
the exact same
After all: destekleyici bir neden eklemek
After all, az önce belirtilen bir iddia veya yargıyı destekleyen bir neden sunar. Çoğu zaman dinleyiciye zaten bilinen ya da kolayca kabul edilebilecek bir gerçeği hatırlatır. Burada insanların müzik zevklerinin farklı olması, iki kişinin aynı çalma listesini seçeceğinden şüphe etmek için bir neden olarak sunulur. Böylece After all bilgiyi önce iddia, ardından destekleyici neden gelecek biçimde düzenler.
Alıştırma
Cümleyi en uygun biçimde tamamlayan bağlayıcıyı seçin: We can ask Omar for advice. ___, he has handled this problem before.
- After all
- For example
- However
Cevabı göster
After all
what are the odds that your body will need the exact same medical care and treatment Dilbilgisi
0:19bedeninizin tamamen aynı tıbbi bakım ve tedaviye ihtiyaç duyma ihtimali nedir
the exact same ... as ... ile iki şeyi tamamen aynı olarak karşılaştırmak
the exact same + isim + as + karşılaştırma noktası kalıbı, iki durumda söz konusu olan şeyin yalnızca benzer değil, tamamen aynı olduğunu belirtir. Burada vücudunuzun ihtiyaç duyabileceği tıbbi bakım ve tedavi, başka birinin vücudunun ihtiyaç duyabileceği bakım ve tedaviyle karşılaştırılıyor. as ifadesinden sonra tekrarlanan will need sözcükleri anlaşılır ancak söylenmez. Tam karşılaştırma as another person's body will need şeklinde düşünülebilir. same ile karşılaştırma noktasını belirtmek için than değil, as kullanılır.
Alıştırma
Tamamen aynı olma kalıbındaki eksik iki bölümü tamamlayın: This camera requires ____ battery ____ my old camera.
Cevabı göster
the exact same · as
Even lower.: bağlama bağlı kısa bir yanıt
Even lower. bazı sözcüklerin atıldığı kısa bir yanıttır; önceki soru bu sözcükleri zaten açık hâle getirmiştir. Burada The odds are even lower. anlamına gelir. Lower, olasılığı daha önceki bir değer veya beklentiyle karşılaştırır. Even bu karşılaştırmayı güçlendirir ve değerin zaten beklenenden daha düşük olduğunu gösterir. Bu kısa ifadeyi anlamak için neyin düşük olduğunu bağlamdan tamamlamak gerekir.
Alıştırma
Bir rapor Plan A'nın başarı olasılığını %10 olarak veriyor. Plan B'yi Even lower. kısa yanıtıyla açıklıyor. Bu yanıt ne anlama gelir?
- Plan B'nin başarı olasılığı %10'un altındadır.
- Plan B, Plan A'dan daha erken tamamlanacaktır.
- Plan B tam olarak %10 daha ucuzdur.
Cevabı göster
Plan B'nin başarı olasılığı %10'un altındadır.
As we go through our lives: bir süreç boyunca değişim
Burada as, “-irken” veya “zaman geçtikçe”; go through ise “bir dönemi ya da süreci yaşamak” anlamına gelir. As we go through our lives, “hayatın çeşitli aşamalarını yaşarken” demektir; fiziksel olarak bir yerin içinden geçmek anlamına gelmez. Ana cümleden önce kullanıldığında, süreç boyunca gerçekleşen bir değişim veya gelişim için zaman çerçevesi oluşturur. Bir dönem ya da süreç ilerlerken başka bir şey değişiyorsa as + özne + go through + dönem/süreç yapısını kullanabilirsiniz.
Alıştırma
Cümleyi as + we + go through yapısıyla tamamlayın: ____ the school year, our lessons become more challenging.
Cevabı göster
As we go through
each of us will have very different needs for our own health care. Kalıp ifadeler
0:28her birimizin kendi sağlık bakımı için birbirinden çok farklı ihtiyaçları olacaktır.
different needs for our own health care: needs for + isim
have very different needs for our own health care ifadesinde needs çoğul bir isimdir. For, ihtiyaçların ilgili olduğu şeyi, hizmeti veya alanı tanıtır ve have different needs for + isim yapısını oluşturur. Our own, sağlık hizmeti ihtiyaçlarının her kişiye özgü olduğunu vurgular. Bu yapı; destek, uyku veya eğitim gibi alanlarda farklı kişi ya da grupların neye ihtiyaç duyduğunu karşılaştırmak için kullanılabilir.
Alıştırma
Hangi cümle farklı gereksinimleri anlatmak için needs for + isim yapısını doğal biçimde kullanıyor?
- Different teams are different needs for technical support.
- Different teams have different needs to technical support.
- Different teams have different needs for technical support.
Cevabı göster
Different teams have different needs for technical support.
Scientists and doctors are constantly researching ways to make medicine more personalized. Kalıp ifadeler
0:31Bilim insanları ve doktorlar sürekli olarak tıbbı daha kişiselleştirilmiş hale getirmenin yollarını araştırıyorlar.
constantly researching ways to make ... more ...: bir şeyi daha ... hâle getirmenin yollarını sürekli araştırmak
Bu cümlede constantly researching, araştırmanın zaman içinde devam ettiğini anlatır. researching ways to ... bir hedefe ulaşabilecek yöntemleri aramak demektir. to make medicine more personalized mastar öbeği, bu yöntemlerin amacını belirtir. make + nesne + karşılaştırmalı sıfat öbeği, “nesneyi daha ... hâle getirmek” anlamına gelir. Burada medicine tek bir ilacı değil, genel olarak tıbbi bakım veya tedaviyi ifade eder; more personalized ise her kişinin ihtiyaçlarına daha iyi uyarlanmış demektir.
Alıştırma
ways to make + nesne + karşılaştırmalı sıfat öbeği yapısını tamamlayın: Researchers are testing ways ____ hospital visits less stressful.
Cevabı göster
to make
One way they are doing this is by researching stem cells. Notlar
0:38Bunu yapmalarının bir yolu kök hücreleri araştırmaktır.
One way ... is by researching ...: bir hedefe ulaşma yöntemini açıklamak
One way they are doing this is by ... daha önce belirtilen bir hedefe ulaşmanın bir yöntemini tanıtır. Buradaki this, tıbbı daha kişiselleştirilmiş hâle getirmeyi ifade eder. Yöntemi belirtmek için by'dan sonra -ing biçimi kullanılır: One way + yan cümle + is by + V-ing. Bu cümlede by researching, “Bunu nasıl yapıyorlar?” sorusunu yanıtlar.
Alıştırma
Yapıyı by ve turn fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: One way we can save energy is ____ off unused lights.
Cevabı göster
by turning
stem cells: gelişme potansiyeli olan hücreler
Kök hücreler hem kendilerine benzer daha fazla hücre üretebilir hem de bir veya daha fazla özelleşmiş hücre türüne dönüşebilir. Bu cümlede stem cells ifadesi, biyomedikal araştırmanın konusunu adlandırır. Her kök hücre her hücre türüne dönüşemez; dönüşebileceği hücrelerin kapsamı kök hücre türüne bağlıdır. Temel fikir, kök hücrenin bütün özel görevleri zaten yaptığı değil, gelişme potansiyeline sahip olduğudur.
Alıştırma
Bu biyoloji bağlamında stem cells ifadesini en iyi hangi seçenek açıklar?
- Bir veya daha fazla özelleşmiş hücre türüne dönüşebilen hücreler.
- Yalnızca bitki gövdelerinde bulunan hücreler.
- Bütün özel işlevleri zaten yerine getiren hücreler.
Cevabı göster
Bir veya daha fazla özelleşmiş hücre türüne dönüşebilen hücreler.
meaning they do not have a specific job or function. Anlatım akışı
0:45yani belirli bir görevleri veya işlevleri yoktur.
undifferentiated: henüz farklılaşmamış
Biyolojide undifferentiated, belirli bir yapı ve işleve sahip özelleşmiş bir hücre türüne henüz dönüşmemiş bir hücreyi tanımlar. Cümlede meaning sözcüğünden sonraki bölüm terimi daha basit biçimde açıklar: bu hücrelerin henüz belirli bir görevi veya işlevi yoktur. Burada un- olumsuzluk bildirirken differentiated, hücrenin özelleşmiş özellikler geliştirdiği anlamına gelir. Sözcük bir gelişim durumunu anlatır; hücrelerin işe yaramaz veya her bakımdan tamamen aynı olduğu anlamına gelmez.
Alıştırma
Undifferentiated cells ifadesini en iyi hangi cümle açıklar?
- Hücreler tamamen ortadan kaybolmuştur.
- Hücreler henüz özelleşmiş bir yapı veya işlev geliştirmemiştir.
- Hücreler bütün özelleşmiş görevleri aynı anda yerine getirir.
Cevabı göster
Hücreler henüz özelleşmiş bir yapı veya işlev geliştirmemiştir.
meaning: Açık Bir Açıklama Eklemek
Burada meaning, hemen önceki terimi veya ifadeyi günlük ve açık bir dille açıklar. “Başka bir deyişle” ya da “yani” gibi çalışır; ardından gelen bölüm, belirli bir görev veya işleve sahip olmama düşüncesini netleştirir. statement, meaning + clause yapısı, bu açıklamayı veya sonucu önceki ifadeye bağlar. Buradaki meaning bir -ing biçimidir; yeni bir cümlenin ana fiili değildir.
Alıştırma
Cümleyi, sonucu tanıtan mean fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: The bus is delayed, ____ we will arrive late.
Cevabı göster
meaning
send signals: bilgi iletmek
send signals, “bilgi veya talimat iletmek” demektir. Burada send, fiziksel bir nesneyi bir yere göndermek anlamına gelmez; sinir hücreleri elektriksel veya kimyasal bilgiyi bir yerden başka bir yere aktarır. Aynı fiil–isim birleşimi; hücreleri, sensörleri, uyduları ve bilgi ileten diğer sistemleri anlatmak için kullanılabilir.
Alıştırma
Hangi cümlede send, “bilgi iletmek” anlamındadır?
- The sensors send signals to the control panel.
- Mia sends a package to her aunt.
- The coach sends the players onto the field.
Cevabı göster
The sensors send signals to the control panel.
stem cells do not have any specific structures or functions.
0:54kök hücrelerin herhangi bir belirli yapısı veya işlevi yoktur.
While skin cells ..., stem cells ...: Karşıtlık Kurmak
While burada zaman anlatmaz. İki olgu grubunu karşılaştırmak için kullanılır. İlk bölüm deri, kas ve sinir hücrelerinin belirli görevlerini sıralar; ana cümle ise kök hücrelerin belirli yapı veya işlevlere sahip olmadığını vurgular. Bilgi düzeni While + karşıt olgu(lar) A, ana olgu B şeklindedir. Ortadaki kas ve sinir hücresi örnekleri de A tarafına aittir; bu yüzden dinleyici kök hücrelerle ilgili temel karşıtlığı duyana kadar listenin tamamını aklında tutar.
Alıştırma
Hangi cümlede while iki olguyu karşılaştırmak için kullanılmıştır?
- While the rain was falling, we stayed inside.
- While solar panels need sunlight, wind turbines can generate power at night.
- During solar panels need sunlight, wind turbines can generate power at night.
Cevabı göster
While solar panels need sunlight, wind turbines can generate power at night.
Stem cells do have the potential to become all other kinds of cells in your body. Dilbilgisi
0:59Kök hücreler vücudunuzdaki tüm diğer hücre türlerine dönüşme potansiyeline sahiptir.
do have the potential to become: potansiyelin gerçekten var olduğunu vurgulamak
have the potential to + fiilin yalın hâli, “gelişme veya bir şeyi yapma yeteneğine ya da olasılığına sahip olmak” demektir. Burada become, kök hücrelerin gelecekte dönüşebileceği durumu belirtir. Yardımcı fiil do, olumlu ifadeyi vurgular: do have, “gerçekten sahip olmak” anlamına gelir. Kök hücrelerin önemli bir yeteneği olmadığı yönündeki olası izlenişi düzeltir. Vurgu için kullanılan do veya does sonrasında have fiilinin yalın hâli kullanılır.
Alıştırma
Potansiyelin gerçekten var olduğunu vurgulayan hedef yapıyla cümleyi tamamlayın: Despite being new, these methods ____ become standard tools.
Cevabı göster
do have the potential to
Your body uses stem cells to replace worn-out cells when they die. Kelime
1:04Vücudunuz ölen ve yıpranan hücreleri değiştirmek için kök hücreleri kullanır.
worn-out cells: yıpranmış hücreler
worn-out cells ifadesinde worn-out, hücrelerin zaman içindeki normal faaliyetleri sonucunda hasar gördüğünü, zayıfladığını veya artık iyi çalışamadığını belirtir. Burada vücudun değiştirmesi gereken, fiziksel olarak yıpranmış hücreleri anlatır; hücrelerin kendilerini yorgun hissettiği anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi wear out ifadesinden türeyen kısa çizgili sıfatla tamamlayın: The mechanic replaced the ____ belt.
Cevabı göster
worn-out
you completely replace the lining of your intestines every 4 days. Kelime
1:10bağırsaklarınızın iç zarını her 4 günde bir tamamen değiştirirsiniz.
replace the lining of your intestines: bağırsakların iç katmanını yenilemek
the lining of your intestines ifadesinde lining, bağırsakların iç yüzeyini kaplayan doku katmanını anlatır. Bu, lining kelimesinin anatomik anlamıdır ve bir nesnenin içini kaplayan katmana benzer; line kelimesinin sıra anlamı değildir. Burada replace the lining, bu iç katmandaki eski hücrelerin yeni hücrelerle değiştirilmesi anlamına gelir. Bağırsakların tamamının çıkarılıp değiştirildiği anlamına gelmez.
Alıştırma
Bu cümlede the lining of your intestines ne anlama gelir?
- bağırsakların içini kaplayan doku katmanı
- vücudun dış tarafındaki bütün kaslar
- bağırsakların yanında bekleyen bir insan sırası
Cevabı göster
bağırsakların içini kaplayan doku katmanı
Stem cells beneath the lining of your intestines replace these cells as they wear out. Öbek fiiller
1:14Bağırsaklarınızın iç zarının altındaki kök hücreler, aşındıkça bu hücrelerin yerini alır.
wear out: Kullanım veya zamanla yıpranmak
Bu cümlede wear out geçişsiz bir öbek fiildir: hücrelerin kendileri zamanla yavaş yavaş yıpranır veya daha az etkili hâle gelir. As they wear out, “bu duruma geldikçe” anlamındadır ve yenilenmenin ne zaman gerçekleştiğini açıklar. Aynı yapı, tekrar tekrar kullanım veya zamanın geçmesiyle yıpranan nesneler ve vücut bölümleri için de kullanılabilir: shoes wear out ve joints can wear out.
Alıştırma
Cümleyi, bu derste geçen ve “kullanımla yıpranmak” anlamına gelen geçişsiz öbek fiille tamamlayın: Even strong hiking boots eventually ____.
Cevabı göster
wear out
Scientists hope that stem cells could be used to create a very special kind of personalized medicine, Notlar
1:20Bilim insanları kök hücrelerin çok özel bir kişiselleştirilmiş tıp türü yaratmak için kullanılabileceğini umuyorlar,
could be used to create: Olası bir kullanımı anlatmak
Could be used to create, could kipliğiyle edilgen be used yapısını ve to create mastarını birleştirir. Kök hücreler birinin kullanabileceği şey olduğu için edilgen yapının öznesidir. Burada could, kişiselleştirilmiş tıp oluşturmayı kesinleşmiş bir gerçek olarak değil, gelecekteki olası bir uygulama olarak sunar. Başka durumlara aktarılabilen kalıp something could be used to + fiilin yalın hâlidir.
Alıştırma
Hangi cümle yeni bir malzemenin gelecekteki olası kullanımını temkinli biçimde anlatır?
- The new material could be used to create lighter batteries.
- The new material could used to create lighter batteries.
- The new material is used to creating lighter batteries.
Cevabı göster
The new material could be used to create lighter batteries.
personalized medicine: bireye göre uyarlanmış sağlık hizmeti
Personalized medicine; genler, biyolojik özellikler veya sağlık ihtiyaçları gibi hastaya özgü bilgileri kullanarak önleme ya da tedavi yöntemlerinin seçilmesine veya tasarlanmasına yardımcı olan tıbbi bir yaklaşımdır. Bu iki sözcüğü tek bir terim olarak anlayın; yalnızca bir kişiye ait ilaç anlamına gelmez. Burada ifade, hastaya uygun tıbbi çözümler oluşturmak için kök hücrelerin kullanılmasına yönelik umudu anlatır. Belirli yöntemler değişebilir; temel fikir, bakımın herkes için aynı olması yerine bireye göre uyarlanmasıdır.
Alıştırma
Bir sağlık yazısında personalized medicine büyük olasılıkla ne anlama gelir?
- Hastanın evinde gizlice sakladığı ilaç
- Tek bir hastanın özelliklerine göre seçilen veya tasarlanan sağlık hizmeti
- Hastane yerine tek bir kişiye satılan herhangi bir ilaç
Cevabı göster
Tek bir hastanın özelliklerine göre seçilen veya tasarlanan sağlık hizmeti
in which we could replace your own body parts with, Dilbilgisi
1:26öyle ki, kendi vücut parçalarınızı şunlarla değiştirebiliriz,
in which we could replace: bir ismi kendi çerçevesinde gerçekleşenlere bağlamak
In which ifadesi bir ilgi yan cümleciğini başlatır ve onu önceki a very special kind of personalized medicine isim öbeğine bağlar. Burada in that kind of medicine anlamına gelir ve değiştirme işleminin gerçekleşebileceği çerçeveyi belirtir. in edatını which sözcüğünün önüne getirmek kısa ve nispeten resmî bir yapıdır. Could, değiştirme işlemini şu anda var olan bir gerçek olarak değil, gerçekleşmesi umulan bir olasılık olarak sunar. Ardından fiil replace A with B yapısını izler: A mevcut şeydir, B ise onun yerine kullanılan yeni şeydir.
Alıştırma
Cümleyi dersteki resmî edat + ilgi zamiri yapısıyla tamamlayın: The school designed a recycling program ____ students could replace disposable bottles with reusable ones.
Cevabı göster
in which
well, your own body parts: açıklamadan önce duraklama
Burada well, “iyi bir biçimde” anlamına gelen bir zarf değil, konuşmada kullanılan bir söylem belirtecidir. Konuşmacı, hafif şaşırtıcı yanıtı, yani your own body parts ifadesini açıklamadan önce kısa bir tereddüt yaratır. Bu tekrar, anlatıma bilerek eğlenceli bir hava katar. Bağlama göre, hazır bir vücut parçasının doğrudan taşınması değil, hastanın kendi hücrelerinden yeni doku yetiştirilebilmesi kastedilir. Duraklamadan sonra aynı ifadeyi tekrarlamak, karmaşık bir fikri akılda kalıcı bir sonuca dönüştürür.
Alıştırma
Bu cümlede well ne işe yarıyor?
- Vücut parçalarının sağlıklı olduğunu anlatır.
- Değiştirme işleminin ustalıkla yapıldığını belirtir.
- Biraz şaşırtıcı bir yanıtı vurgulamadan önce duraklama yaratır.
Cevabı göster
Biraz şaşırtıcı bir yanıtı vurgulamadan önce duraklama yaratır.
Stem cell researchers are working hard to find ways in which to use stem cells Notlar
1:32Kök hücre araştırmacıları kök hücreleri kullanmanın yollarını bulmak için çok çalışıyorlar
are working hard to find ways: çözüm bulmak için sürekli çaba
Are working hard to find ways, araştırmacıların olası yöntemleri keşfetmek için güçlü ve sürekli bir çaba gösterdiği anlamına gelir. Şimdiki zaman yapısı are working, bu çabayı bitmiş değil, hâlâ devam eden bir süreç olarak gösterir. Yeniden kullanılabilecek kalıp be working hard to + fiil yapısıdır. Burada find ways to + fiil ile birleşir; altyazıdaki ways in which to use stem cells, ways to use stem cells demenin daha resmî bir yoludur.
Alıştırma
Cümleyi be working hard to find ways kalıbıyla ve be fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: Scientists ____ to make batteries safer.
Cevabı göster
are working hard to find ways
ways in which to use: yöntemleri anlatan resmî bir yapı
ways in which to use stem cells ifadesinde which, ways sözcüğüne gönderme yapar; in which ise bu yollarla anlamındadır. to use mastarı yapılan eylemi belirtir. Bu nedenle bütün ifade ways to use stem cells, yani kök hücreleri kullanma yolları demektir. ways in which to + fiilin yalın hâli kalıbı, yöntemleri sunmanın resmî bir yoludur. Eylemi yapan kişi ya da grup ifadenin içinde belirtilmez; bağlamdan anlaşılır.
Alıştırma
Cümleyi resmî ways in which to + fiil kalıbıyla tamamlayın: The guide lists several ways ____ energy at home.
Cevabı göster
in which to save
to create new tissue to replace the parts of organs
1:37organların kısımlarını değiştirmek için yeni dokular yaratmak amacıyla
that are damaged by injury or disease. Dilbilgisi
1:40yaralanma veya hastalık nedeniyle hasar gören (kısımları).
are damaged by injury or disease: edilgen yapı ve hasarın nedeni
are damaged yapısında are + geçmiş zaman ortacı damaged, geniş zamanda edilgen yapıyı oluşturur. Odak, vücut bölümlerinin hasara uğramasıdır; hasarı veren kişi ya da şey değildir. By injury or disease, hasarın nedeninin yaralanma veya hastalık olduğunu belirtir. Önündeki that ile birlikte that are damaged by injury or disease, çoğul bir isimden sonra gelip onu belirleyen veya açıklayan bir ilgi cümleciğidir. Bu kısa ve yoğun yapı tıp ve haber metinlerinde yaygındır.
Alıştırma
Hangi cümle, hasara uğrayan şeyi tanımlamak ve hasarın nedenini belirtmek için that are damaged by yapısını edilgen bir ilgi cümleciği olarak kullanır?
- The city is inspecting bridges that are damaged by flooding.
- The city is damaging bridges near the river.
- The damaged bridges are causing the flooding.
Cevabı göster
The city is inspecting bridges that are damaged by flooding.
Using stem cells to replace damaged bodily tissue is called regenerative medicine. Notlar
1:43Hasarlı vücut dokularını değiştirmek için kök hücrelerin kullanılmasına rejeneratif tıp denir.
Using stem cells to replace damaged bodily tissue: özne olarak kullanılan isim-fiil öbeği
Using stem cells to replace damaged bodily tissue bir isim-fiil öbeğidir ve öbeğin tamamı cümlenin öznesidir. Bir eylemi adlandırılabilen, tanımlanabilen veya tartışılabilen tek bir fikir hâline getirir. Bu etkinlik tek bir kavram olarak ele alındığı için özne normalde tekil fiille kullanılır: are called değil, is called. Aynı yapı başka etkinlikleri tanımlamak veya değerlendirmek için de kullanılabilir.
Alıştırma
Hangi cümlede isim-fiil öbeği özne olarak doğru kullanılmıştır?
- Using reusable bottles are helpful.
- Use reusable bottles is helpful.
- Using reusable bottles is helpful.
Cevabı göster
Using reusable bottles is helpful.
regenerative medicine: hasarlı hücre ve dokuların işlevini geri kazandırma
Rejeneratif tıp, hasar görmüş hücreleri, dokuları veya organları onararak, değiştirerek ya da yenileyerek işlevi geri kazandırmayı amaçlayan bir tıp alanıdır. Bu cümlede terim, hasarlı dokuyu kök hücrelerle değiştirme örneğinin ait olduğu daha geniş tıbbi yaklaşımı adlandırır; yalnızca belirli bir kök hücre tedavisini ifade etmez.
Alıştırma
regenerative medicine neyi ifade eder?
- Sıradan ağrı kesiciler üretme işi
- Hasarlı hücre ve dokuları onararak, değiştirerek veya yenileyerek işlevi geri kazandırmayı amaçlayan bir alan
- Yalnızca kırık kemikleri teşhis etmek için kullanılan bir yöntem
Cevabı göster
Hasarlı hücre ve dokuları onararak, değiştirerek veya yenileyerek işlevi geri kazandırmayı amaçlayan bir alan
scientists currently use stem cells to treat patients with blood diseases such as leukemia. Notlar
1:50bilim insanları şu anda lösemi gibi kan hastalıkları olan hastaları tedavi etmek için kök hücreleri kullanıyor.
treat patients with blood diseases: kan hastalıkları olan hastaları tedavi etmek
treat patients with blood diseases ifadesinde patients, treat fiilinin doğrudan nesnesidir. with blood diseases bölümü hastaları niteler; dolayısıyla ifadenin tamamı, bu hastalıklara sahip kişilere tıbbi tedavi uygulamak anlamına gelir. Başka durumlarda kullanılabilecek yapı treat + kişiler + with + hastalık veya rahatsızlık biçimindedir. Odak, tedavi gören kişilerin üzerindedir.
Alıştırma
treat patients with blood diseases ifadesinde with blood diseases neyi niteler?
- Bilim insanlarının çalışma alanını
- Tedavi yöntemini
- Hastaların sağlık sorunlarını
Cevabı göster
Hastaların sağlık sorunlarını
such as leukemia: bir örnek tanıtmak
Such as, hemen önce belirtilen bir kategorinin belirli bir örneğini tanıtır. Burada leukemia, blood diseases kategorisinin bir örneği olarak verilir. Yapı kategori + such as + örnek veya örnekler biçimindedir. Genellikle yalnızca kısmi bir liste verir; bu nedenle löseminin tek kan hastalığı olduğu anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi örnek tanıtan iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: Some blood diseases, ____ leukemia, require specialized treatment.
Cevabı göster
such as
Leukemia is a form of cancer that affects your bone marrow. Kalıp ifadeler
1:56Lösemi, kemik iliğinizi etkileyen bir kanser türüdür.
a form of cancer: daha geniş bir kategorideki bir tür
a form of cancer ifadesinde form, “tür” veya “çeşit” anlamına gelir. Bu ifade, löseminin daha geniş kanser kategorisine ait olduğunu söyler. A is a form of B kalıbı, A'yı B'nin bir türü olarak sınıflandırır. Burada a form of fiziksel şekli anlatmaz.
Alıştırma
“A podcast is a form of digital media.” cümlesi ne anlama gelir?
- Dijital medyanın bir podcast türü olduğunu söyler.
- Podcastleri ve dijital medyayı ilişkisiz kategoriler olarak ele alır.
- Podcasti bir dijital medya türü olarak sınıflandırır.
Cevabı göster
Podcasti bir dijital medya türü olarak sınıflandırır.
affects your bone marrow: etkilenen vücut bölümünü belirtmek
affects your bone marrow ifadesinde affects, “etkilemek” veya “üzerinde etkili olmak” anlamında bir fiildir. Tıbbi açıklamalarda affect + vücut bölümü ya da sistem yapısı, bir rahatsızlığın nerede etkili olduğunu gösterir. Bu fiil tek başına zararın tam türünü veya ne kadar ciddi olduğunu belirtmez. Bu bilgi açıklamanın geri kalanından anlaşılır.
Alıştırma
Doğru sözcüğü seçin: The condition can ___ the nervous system.
- affect
- affection
- effect
Cevabı göster
affect
Bone marrow is the spongy tissue inside your bones where your blood cells are created. Notlar
2:00Kemik iliği, kemiklerinizin içindeki kan hücrelerinizin üretildiği süngersi dokudur.
Bone marrow: kemiklerin içindeki doku
Bone marrow, kemiklerin içindeki yumuşak ve süngerimsi doku olan “kemik iliği” demektir. Bu cümlede kan hücrelerinin üretildiği yeri belirtir. İki sözcükten oluşan bu tıp terimi, sert kemiğin kendisini değil, kemiğin içindeki dokuyu ifade eder.
Alıştırma
Örnekte bone marrow ne anlama geliyor?
- Kemiğin sert dış yüzeyi
- Omurga boyunca uzanan sinir dokusu
- Kemiklerin içinde kan hücrelerinin üretildiği doku
Cevabı göster
Kemiklerin içinde kan hücrelerinin üretildiği doku
where your blood cells are created: yer bildiren ilgi cümleciği
Where your blood cells are created, yer bildiren bir ilgi cümleciğidir. Where, az önce açıklanan yeri, yani kemiklerin içindeki kemik iliğini gösterir ve “o yerde” anlamına gelir. Orada ne olduğunu ekleyerek bir yeri işleviyle bağlar. Yeniden kullanılabilen kalıp place + where + clause şeklindedir; a room where tests are done buna bir örnektir. Örnekte are created edilgen yapıdadır; böylece odak, hücreleri kimin oluşturduğuna değil, kan hücrelerine ve oluşturuldukları yere verilir.
Alıştırma
Cümleyi “o yerde” anlamına gelen tek sözcüklü ilgi zarfıyla tamamlayın: This is the room ____ the costumes are stored.
Cevabı göster
where
some of the cells inside your bone marrow grow uncontrollably, Kalıp ifadeler
2:06kemik iliğinizin içindeki hücrelerin bazıları kontrolsüz bir şekilde büyüyerek
grow uncontrollably: normal düzenleme olmadan hücre çoğalması
Grow uncontrollably, büyümeyi sınırlayan normal süreçler olmadan artmak veya çoğalmak demektir. Uncontrollably zarfı hücrelerin nasıl büyüdüğünü belirtir: süreç artık uygun şekilde düzenlenmemektedir. Kanserle ilgili bir açıklamada grow, genellikle yalnızca her hücrenin büyümesini değil, hücrelerin tekrar tekrar bölünmesini ve hücre sayısının anormal biçimde artmasını da kapsar.
Alıştırma
Tıbbi bir açıklamada the cells grow uncontrollably genellikle ne anlama gelir?
- Hücreler büyümeyi durdurur ve hemen yok olur.
- Hücreler normal düzenleme olmadan bölünmeye devam eder.
- Hücreler normal ve kontrollü bir hızda olgunlaşır.
Cevabı göster
Hücreler normal düzenleme olmadan bölünmeye devam eder.
crowding out the healthy stem cells that form your blood cells. Öbek fiiller
2:11kan hücrelerinizi oluşturan sağlıklı kök hücreleri dışarı iter.
crowding out: sınırlı alanı veya kaynakları kaplayarak yerinden etme
Crowd out, başka bir şey sınırlı alanı veya kaynakları kapladığı için bir kişiyi ya da şeyi yerinden etmek veya ona çok az alan ya da erişim bırakmak anlamına gelen geçişli bir öbek fiildir. Burada çoğalan anormal hücreler, sağlıklı kök hücrelere yeterli alan ve kaynak bırakmaz. Crowding out, fiilin -ing biçimidir. Daha önce söz edilen büyümeye bağlanır ve bu yerinden edilmeyi o büyümenin bir sonucu olarak sunar.
Alıştırma
Cümleyi hedef öbek fiille tamamlayın: Large chains can ____ small local shops by taking most of the customers and retail space.
Cevabı göster
crowd out
Some leukemia patients can receive a stem cell transplant. Kalıp ifadeler
2:15Bazı lösemi hastaları kök hücre nakli alabilir.
Tıp İngilizcesinde receive a stem cell transplant
receive a stem cell transplant, hastaya tıbbi tedavi olarak nakledilen kan yapıcı kök hücrelerin verilmesi anlamına gelir. Receive, hastayı işlemi alan kişi olarak gösterir. Transplant bir isimdir; stem cell ise tekil bir isim niteleyicisidir. Tıp İngilizcesinde receive, treatment, care ve a transplant gibi isimlerle sıkça kullanılır. Başka durumlara aktarılabilen kalıp receive + tıbbi tedavi veya hizmet şeklindedir.
Alıştırma
Resmî tıp cümlesini hedef ifadenin tamamıyla tamamlayın. receive kullanın ve transplant önündeki stem cell ifadesini tekil bırakın: After a suitable donor is found, the patient may ____.
Cevabı göster
receive a stem cell transplant
These new stem cells will create the blood cells needed by the patient's body. Dilbilgisi
2:19Bu yeni kök hücreler hastanın vücudunun ihtiyaç duyduğu kan hücrelerini oluşturacaktır.
needed by the patient's body: kısaltılmış edilgen ilgi cümleciği
needed by the patient's body ifadesi the blood cells söz öbeğinden sonra gelir ve hangi kan hücrelerinin kastedildiğini belirtir. İlişki edilgendir: Hücrelere hastanın vücudu ihtiyaç duyar; ihtiyaç duyan hücreler değildir. Bu, kısaltılmış bir ilgi cümleciğidir. the blood cells needed by the patient's body, the blood cells that are needed by the patient's body şeklinde açılabilir. that are ifadesini çıkarmak, anlamı değiştirmeden yapıyı kısaltır.
Alıştırma
Hangi öbek the blood cells needed by the patient's body ile aynı anlama gelir?
- the patient's body that is needed by the blood cells
- the blood cells that are needed by the patient's body
- the blood cells that need the patient's body
Cevabı göster
the blood cells that are needed by the patient's body
that scientists can use for medical treatments and research.
2:26bilim insanlarının tıbbi tedaviler ve araştırma için kullanabileceği.
are found in small numbers in most of your body's tissues. Kalıp ifadeler
2:33vücudunuzun dokularının çoğunda küçük sayılarda bulunur.
Adult stem cells or tissue-specific stem: or sözcüğünün “diğer adıyla” anlamı
Bu cümlede or, aynı hücre türünün iki adını birbirine bağlar: adult stem cells ve tissue-specific stem cells. İki farklı tür arasında seçim sunmaz; “diğer adıyla” veya “başka bir deyişle” anlamına gelir. Başka bir ad tanıtan bu or kullanımı, tanımlarda ve bilimsel açıklamalarda sık görülür. İki isim grubunun aynı şeyi gösterip göstermediğine bakın; gösteriyorsa or başka bir adı tanıtıyordur.
Alıştırma
“adult stem cells or tissue-specific stem cells” ifadesinde or ne işe yarar?
- Konuşanın doğru addan emin olmadığını gösterir.
- Aynı hücre türünün başka bir adını tanıtır.
- Birbiriyle ilgisiz iki hücre türü arasında seçim sunar.
Cevabı göster
Aynı hücre türünün başka bir adını tanıtır.
found in small numbers: yalnızca az sayıda bulunmak
Burada are found, hücrelerin nerede var olduğunu veya görüldüğünü anlatır; birinin onları keşfetmesine odaklanmaz. In small numbers, yalnızca az sayıda bulundukları anlamına gelir. be found in small numbers kalıbı, seyrek dağılımı tarafsız biçimde bildirmek için kullanılır. Bir yerde bulunan ancak orada sayıca fazla olmayan canlıları, nesneleri veya kaynakları anlatabilir.
Alıştırma
Hangi cümle found in small numbers ifadesini seyrek dağılım bildirmek için kullanıyor?
- Rare orchids are found in small numbers in this forest.
- The scientists found the samples after a long search.
- The village was founded by a small group of settlers.
Cevabı göster
Rare orchids are found in small numbers in this forest.
Tissue-specific stem cells replace the existing cells in your organs
2:37Dokuya özgü kök hücreler, organlarınızdaki mevcut hücreleri değiştirir
Embryonic stem cells are created from leftover embryos Kelime
2:43Embriyonik kök hücreler kalan embriyolardan oluşturulur
Embryonic stem cells: erken evredeki embriyolardan elde edilen kök hücreler
Embryonic stem cells terimi, gelişimin erken evresindeki bir embriyonun hücrelerinden elde edilen kök hücreleri ifade eder. Embryonic, stem cells ifadesini niteleyen ve hücrelerin gelişimsel kaynağını belirten bir sıfattır. Bu ifade belirli bir kök hücre kategorisinin adıdır. Her kök hücrenin kendisinin bir embriyo olduğu anlamına gelmez; hücrelerin nereden geldiğini belirtir.
Alıştırma
Embryonic stem cells ifadesine en uygun açıklama hangisidir?
- Bölünmeyi bırakmış sıradan vücut hücreleri
- Erken evredeki bir embriyodan elde edilen kök hücreler
- Yalnızca tek bir gelişmiş dokuda bulunan kök hücreler
Cevabı göster
Erken evredeki bir embriyodan elde edilen kök hücreler
leftover embryos: tedaviden sonra kalan embriyolar
Leftover embryos ifadesindeki leftover, bir süreçten sonra kalan ve kullanılmamış olan anlamına gelir. Buradaki süreç yardımcı üremedir ve bazı embriyolar tedaviden sonra transfer için kullanılmadan kalır. Leftover sözcüğü yiyeceklerle birlikte sık kullanılsa da yalnızca yiyecekleri anlatmaz. Bu ifade embriyoların işlemden sonraki durumunu açıklar; tek başına embriyoların bağışlandığını veya onay verildiğini göstermez.
Alıştırma
Örnek cümlede leftover embryos ne anlama gelir?
- Artan yiyeceklerden yapılmış embriyolar
- Yardımcı üreme işleminden sonra hâlâ kullanılmamış embriyolar
- Normal biçimde gelişemeyen bütün embriyolar
Cevabı göster
Yardımcı üreme işleminden sonra hâlâ kullanılmamış embriyolar
that are willingly donated by patients from fertility clinics. Notlar
2:47tüp bebek kliniklerinden hastalar tarafından gönüllü olarak bağışlanan.
willingly donated: edilgen yapıda gönüllü seçim
Burada willingly, kişinin kendi isteğiyle ve zorlanmadan hareket etmesi demektir. Edilgen are donated fiil öbeğini niteler: materyal hastalar tarafından bağışlanır; willingly ise hastaların bu kararı nasıl verdiğini anlatır. Tıp veya araştırma bağlamında bu sözcük, etik bir koşul olarak gönüllülüğü öne çıkarır. Ancak tek başına, resmî bilgilendirilmiş onam sürecinin bütün adımlarının tamamlandığını kanıtlamaz.
Alıştırma
Bu cümlede willingly donated neyi vurguluyor?
- Hastalar heyecanlandıkları için materyali sattı.
- Hastalar zorlanmadan bağış yapmayı seçti.
- Klinik materyali hastalardan gizlice aldı.
Cevabı göster
Hastalar zorlanmadan bağış yapmayı seçti.
fertility clinics: doğurganlık hizmetleri sunan sağlık merkezleri
Fertility clinic, doğurganlığı değerlendiren ve tüp bebek tedavisi olan IVF gibi, insanların gebe kalmasına yardımcı olan tedaviler sunan bir sağlık kuruluşudur. Buradaki fertility, çocuk sahibi olabilme yetisini ifade eder; genel olarak gebelik veya doğum bakımını ifade etmez. Bu ortam, bağışlanabilecek embriyoların nasıl ortaya çıkabildiğini açıklar: bazı doğurganlık tedavilerinde bir tedavi döngüsünde kullanılandan daha fazla embriyo oluşturulur ve hastalar kalan embriyolara daha sonra ne olacağını seçebilir.
Alıştırma
Hangi açıklama fertility clinic ifadesine en uygundur?
- Başlıca gebelik, doğum ve doğum sonrası iyileşme döneminde bakım sunan bir klinik.
- Yalnızca küçük yaralanmaları ve yaygın hastalıkları tedavi eden randevusuz bir klinik.
- Doğurganlığı değerlendiren ve insanların gebe kalmasına yardımcı olan tedaviler sunan bir sağlık kuruluşu.
Cevabı göster
Doğurganlığı değerlendiren ve insanların gebe kalmasına yardımcı olan tedaviler sunan bir sağlık kuruluşu.
Karşıtlık kurmak için Unlike + isim öbeği
Unlike tissue-specific stem cells, ana cümleden önce yer alan bir edat öbeğidir. Dokuya özgü kök hücreleri karşılaştırma noktası olarak belirler; ardından ana cümle, embriyonik kök hücrelerin nasıl farklı olduğunu açıklar. Kalıp Unlike + isim öbeği, + tam cümlecik şeklindedir. Burada unlike sözcüğünden sonra özne ve fiil içeren tam bir cümlecik değil, bir isim öbeği gelir.
Alıştırma
'Aksine' anlamındaki tek sözcüklü edatı kullanarak cümleyi tamamlayın: ____ the old library, the new one stays open on Sundays.
Cevabı göster
Unlike
pluripotent: vücuttaki hücre türlerinin neredeyse tümüne dönüşebilen
Pluripotent, kök hücre biyolojisinde vücuttaki hücre türlerinin neredeyse tümüne dönüşebilme anlamına gelen bir terimdir. Bu cümlede embriyonik kök hücrelerin çok geniş bir gelişim potansiyeline sahip olduğunu belirtir. Terim, hücrelerin uygun koşullarda neye dönüşebileceğini açıklar. Bir hücrenin zaten birçok dokuya dönüştüğü veya tek başına tam bir organizma oluşturabileceği anlamına gelmez.
Alıştırma
Kök hücre biyolojisinde pluripotent en doğru olarak ne anlama gelir?
- Yalnızca tek bir sabit hücre türüne dönüşebilme
- Vücuttaki bütün dokulardan zaten oluşmuş olma
- Vücuttaki hücre türlerinin neredeyse tümüne dönüşebilme
Cevabı göster
Vücuttaki hücre türlerinin neredeyse tümüne dönüşebilme
This means that they can be grown into any kind of tissue in the body. Kalıp ifadeler
2:57Bu, vücuttaki herhangi bir doku türüne dönüştürülebilecekleri anlamına gelir.
be grown into + bir sonuç
be grown into + bir sonuç yapısında into, ortaya çıkan son ürünü veya durumu gösterir. Burada hücrelerin kontrollü koşullarda yetiştirilerek bir vücut dokusu türüne dönüştürülebileceği anlatılır. can be grown, can + edilgen be + geçmiş zaman ortacı yapısından oluşur. Bu edilgen ifade, değişime yol açan kişi veya süreci belirtmeden hücrelere ne yapılabileceğine odaklanır.
Alıştırma
Cümleyi grow into ifadesinin edilgen biçimiyle tamamlayın: Under the right laboratory conditions, these cells can ____ nerve tissue.
Cevabı göster
be grown into
A third kind of stem cells is called induced pluripotent stem cells. Kelime
3:02Üçüncü bir tür kök hücreye uyarılmış pluripotent kök hücreler denir.
induced pluripotent stem cells (indüklenmiş pluripotent kök hücreler, iPSCs)
İndüklenmiş pluripotent kök hücreler, bilim insanlarının vücut hücrelerini yeniden programlayarak pluripotent ve kök hücre benzeri bir duruma getirmesiyle oluşur. Pluripotent, birçok farklı hücre türüne dönüşebilme anlamına gelir. Induced, bu durumun bir süreç yoluyla oluşturulduğunu gösterir; terim, hücrelerin doğrudan bir embriyodan alındığı anlamına gelmez. Bu ad genellikle iPSCs olarak kısaltılır.
Alıştırma
induced pluripotent stem cells teriminde induced neyi vurgular?
- Hücrelerin doğrudan erken evredeki bir embriyodan alındığını.
- Pluripotent durumun yeniden programlamayla oluşturulduğunu.
- Hücrelerin yalnızca tek bir hücre türüne dönüşebildiğini.
Cevabı göster
Pluripotent durumun yeniden programlamayla oluşturulduğunu.
These are regular skin, fat, liver, or other cells Kelime
3:07Bunlar normal cilt, yağ, karaciğer veya diğer hücrelerdir
regular skin, fat, liver, or other cells: sıradan vücut hücreleri
Bu ifadede regular, ‘sıradan’ anlamına gelir: deri, yağ ve karaciğer hücreleri gibi bilinen vücut hücrelerini, söz konusu özel kök hücre durumundan ayırır. Regular burada bir takvimi veya tekrarlanan düzeni anlatmaz. ‘Ne tür hücreler?’ sorusunu günlük dildeki ‘sıradan’ anlamıyla yanıtlar.
Alıştırma
Bu cümlede regular ne anlama geliyor?
- kusursuz biçimde eşit bir düzende dizilmiş hücreler
- belirli saatlerde ortaya çıkan hücreler
- sıradan vücut hücreleri
Cevabı göster
sıradan vücut hücreleri
that scientists have changed to behave like embryonic stem cells. Kalıp ifadeler
3:11bilim insanlarının embriyonik kök hücreler gibi davranmaları için değiştirdiği.
have changed ... to behave like ...: bir şeyi benzer biçimde çalışacak şekilde değiştirmek
Temel yapı change + nesne + to-infinitive şeklindedir: scientists have changed the cells to behave like embryonic stem cells. İlgi yan cümlesinde that, daha önce geçen cells sözcüğüne gönderme yapar ve have changed fiilinin nesnesi olur. Present perfect biçimindeki have changed, değişikliğin zaten tamamlandığını ve şu anla ilgili olduğunu gösterir. Behave like kökeni veya kimliği değil, işlevi ya da tepkiyi anlatır: hücreler benzer şekilde çalışır, ancak ifade onların gerçekten embriyonik kök hücrelere dönüştüğünü söylemez.
Alıştırma
Cümleyi dersteki ifadeyle tamamlayın: Designers have changed the robot to ____ a careful guide in crowded spaces.
Cevabı göster
behave like
they too can become any kind of cell in the body.
3:17onlar da vücuttaki herhangi bir hücre türüne dönüşebilirler.
Like embryonic stem cells, ... ile benzerlik belirtmek
Cümlenin başındaki Like embryonic stem cells, “embriyonik kök hücrelerle aynı şekilde” anlamına gelir. Önce embriyonik kök hücreleri karşılaştırma noktası olarak sunar; cümlenin geri kalanı ise iki hücre türünün ortak yeteneğini belirtir. Yapı Like + isim öbeği, + tam cümlecik şeklindedir. Buradaki like, “hoşlanmak” anlamındaki fiil değil, “benzer” anlamındaki edattır. Virgülden sonraki özne, karşılaştırılan şey olmalıdır.
Alıştırma
Hangi cümle arılarla karıncaların düzenli koloniler hâlinde yaşama özelliğini paylaştığını söyler?
- Unlike ants, bees live in organized colonies.
- While ants, bees live in organized colonies.
- Like ants, bees live in organized colonies.
Cevabı göster
Like ants, bees live in organized colonies.
While scientists and doctors hope to use all of these kinds of stem cells Dilbilgisi
3:20Bilim insanları ve doktorlar bu kök hücre türlerinin tümünü kullanmayı umarken
they can also use stem cells to help understand how the body works. Kalıp ifadeler
3:27ayrıca kök hücreleri vücudun nasıl çalıştığını anlamaya yardımcı olmak için de kullanabilirler.
While scientists and doctors hope ... they can also ... ile başka bir kullanım eklemek
While scientists and doctors hope ... önce ulaşılması umulan tedavi amacını sunar. Bu cümlede while karşıtlık veya ödünleme bildirir; “~ olduğu doğru olsa da” biçiminde anlaşılabilir, “~ olduğu sırada” anlamında değildir. they can also ... ise bununla uyumlu ikinci bir kullanım ekler: vücudun nasıl çalıştığını anlamak. While + cümlecik, özne + can also + fiil yapısı, önce bir amaç ya da gerçeği kabul edip ardından mesajı başka bir bilgiyle genişletir; iki fikir birbirini geçersiz kılmaz.
Alıştırma
Hangi cümle While ... can also ... yapısını kullanarak önce bir kullanım alanı sunup sonra bir başkasını ekler?
- Although the museum displays art, it cannot host classes.
- While the museum was closing, we found the exit.
- While the museum displays art, it can also host community classes.
Cevabı göster
While the museum displays art, it can also host community classes.
how the body works: iç içe how yan cümlesinde sözcük dizilişi
Bu cümlede how the body works, cümlenin içine yerleştirilmiş bir wh yan cümlesidir. Yan cümlenin tamamı understand fiilinin nesnesidir ve bilim insanlarının neyi anlamaya çalıştığını belirtir. Doğrudan bir soru değil, daha büyük bir düz cümlenin parçası olduğu için how + özne + fiil sırasını kullanır. understand how the body works denir; understand how does the body work denmez.
Alıştırma
Hangi cümle know fiilinden sonra iç içe bir how yan cümlesini doğru kullanıyor?
- Researchers want to know how learns the brain.
- Researchers want to know how does the brain learn.
- Researchers want to know how the brain learns.
Cevabı göster
Researchers want to know how the brain learns.
Scientists can watch stem cells develop into tissue Dilbilgisi
3:32Bilim insanları kök hücrelerin dokuya gelişimini izleyebilirler
watch stem cells develop into tissue: watch + nesne + yalın fiil
Bu cümle watch + nesne + fiilin yalın hâli yapısını kullanır: watch bir algı fiilidir, stem cells nesnedir ve develop, to almayan yalın fiil biçimidir. Develop into, yavaş yavaş gelişerek veya değişerek belirli bir biçime ya da maddeye dönüşmek demektir. Fiilin yalın hâli, gözlemlenen değişimi gerçekleşmekte olan tek bir ana odaklanmak yerine bütün bir olay veya süreç olarak sunar. Bu yapıda to eklemeyin: watch stem cells to develop standart değildir.
Alıştırma
watch + nesne + yalın fiil yapısını tamamlamak için grow fiilinin yalın hâlini kullanın: We watched the seed ____ into a plant.
Cevabı göster
grow
to understand the mechanisms that the body uses Kelime
3:35vücudun kullandığı mekanizmaları anlamak için
the mechanisms that the body uses: mechanisms sözcüğünün bilimsel anlamı
Burada mechanisms, bir şeyin gerçekleşmesini sağlayan biyolojik süreçleri veya sistemleri ifade eder. Fiziksel makine parçaları anlamına gelmez. that the body uses ilgi cümleciği hangi mekanizmalardan söz edildiğini belirtir: Vücut bu süreçleri kullanır. Bilimde mechanism çoğu zaman “Bu nasıl gerçekleşir?” sorusunu yanıtlar.
Alıştırma
Cümleyi okuyun: Researchers study the mechanisms that protect the lungs. mechanisms ne anlama gelir?
- araştırmacıların ekipman etiketleri
- korumanın gerçekleşmesini sağlayan biyolojik süreçler
- akciğerlerin içine yerleştirilmiş küçük metal parçalar
Cevabı göster
korumanın gerçekleşmesini sağlayan biyolojik süreçler
to create new tissue in a controlled and regulated way. Kalıp ifadeler
3:38kontrollü ve düzenlenmiş bir şekilde yeni doku yaratmak için.
in a controlled and regulated way: bir sürecin nasıl yönetildiğini anlatmak
in a controlled and regulated way bir durum zarfı işlevi gören ifadedir: Vücudun yeni dokuyu nasıl oluşturduğunu açıklar. Süreç güvenli veya uygun sınırlar içinde kalır ve rastgele gerçekleşmek ya da sınırsızca büyümek yerine biyolojik sinyaller veya geri bildirimle ayarlanır. Controlled sınırları, regulated ise bir sisteme göre devam eden ayarlamayı vurgular. in a/an + adjective(s) + way kalıbı, bir eylemin ardından gelerek onun nasıl gerçekleştiğini açıklayabilir.
Alıştırma
Sürecin belirli sınırlar içinde kaldığını ve kurallar ya da geri bildirimle ayarlandığını belirten tam ifadeyle bu resmî açıklamayı tamamlayın: The system releases pressure ____.
Cevabı göster
in a controlled and regulated way
they can not only develop specialized medicine Dilbilgisi
3:45sadece özel ilaçlar geliştirmekle kalmazlar
specific to your body: hedefi veya kapsamı sınırlama
specific to your body ifadesindeki specific to, “belirli bir kişi ya da şey için tasarlanmış veya yalnızca ona uygulanabilir” anlamına gelir. Bu ifade, ilacın hedefini herkes yerine sizin vücudunuz ve onun ihtiyaçlarıyla sınırlar. Kalıp be specific to + kişi, şey, durum veya alan şeklindedir. Burada that is specific to your body, specialized medicine ifadesini niteler.
Alıştırma
“Yalnızca şuna uygulanır” anlamındaki specific + edat kalıbını tamamlayın: This access code is ____ your account.
Cevabı göster
specific to
but also better understand how your body functions,
3:49aynı zamanda vücudunuzun nasıl işlediğini de daha iyi anlarlar,
not only develop ... but also better understand: iki paralel eylemi vurgulama
Eşleşen not only ... but also ... yapısı, ikisi de doğru olan iki düşünceyi özellikle vurgular. Burada can iki eylem için de geçerlidir: develop specialized medicine ve better understand how your body functions. İki tarafı dil bilgisi bakımından paralel tutun. Bu cümlede develop ve understand fiilleri yalın hâldedir; better ise understand fiilini niteleyen bir zarftır.
Alıştırma
Eşleşen vurgu yapısını tamamlayın: The sensor can ____ detect smoke ____ send an alert.
Cevabı göster
not only · but also
both when it's healthy and when it's not. Dilbilgisi
3:52hem sağlıklı olduğunda hem de olmadığında.
both when ... and when ...: paralel iki koşulu bağlamak
Eş yapı olan both ... and ..., paralel iki when yan cümlesini birbirine bağlar. Burada iki koşulu kapsar: when it is healthy ve when it is not healthy. Vurgu, yalnızca birinin değil, iki koşulun da kapsanmasıdır. İkinci yan cümlede healthy, not sözcüğünden sonra söylenmez; çünkü eksik sözcük ilk yan cümleden kolayca anlaşılır. Böylece tekrar önlenirken karşıtlık açık kalır.
Alıştırma
Cümleyi both ... and ... ile tamamlayın: The sensor works ____ when the room is bright ____ when it is dark.
Cevabı göster
both · and