Kurtarmaya Doğru + İtfaiye Kamyonu Ready'nin Günü|1. Sezon|Pinkfong Süper Kurtarma Ekibi - Çocuk Şarkıları ve Çizgi Filmler: İngilizce çalışma notları
Pinkfong Super Rescue Team - Kids Songs & Cartoons
Video özeti: Pinkfong’un Süper Kurtarma Ekibi polis arabasını, ambulansı, itfaiye aracını ve helikopterini tanıtıyor. Ardından itfaiye aracı acil durum çağrılarına yanıt veriyor, yangını söndürüyor, görevini tamamlıyor ve biraz daha pratik yaptıktan sonra araba yarışına katılmayı düşünüyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. I wonder what this place is. — Dil Bilgisi ve Cümle Kalıpları: I wonder ifadesinin, düz cümle sözcük dizilişini koruyan dolaylı bir soru başlattığını anlayın. Böylece giriş ifadesinden sonra yanlışlıkla what is this place dizilişini kullanmadan merakınızı doğal biçimde dile getirebilirsiniz. 2. put out the fire. — Öbek Fiiller: put out ifadesini, sözcükleri ayrı ayrı yorumlamak yerine “yangını söndürmek” anlamına gelen standart bir öbek fiil olarak tanıyın. Bu temel ifadeyi itfaiyecilik, acil müdahale ve günlük güvenlik durumlarında doğru şekilde kullanabilirsiniz. 3. If I keep practicing, I can give it a try, — Dil Bilgisi ve Cümle Kalıpları: Sürekli pratik yapmayı gelecekte deneme olasılığına bağlayan kullanışlı bir koşul yapısını öğrenin. Bir koşul gerçekleştiğinde nelerin mümkün olabileceğini anlatmak için If ile geniş zamanı ve ardından can yapısını kullanabilirsiniz.
Bu derste
To the rescue!: yardıma koşma çağrısı
To the rescue!, biri yardım etmek için harekete geçtiğinde veya tam zamanında yardıma geldiğinde kullanılan kalıplaşmış bir ünlemdir. Burada “Haydi yardıma!” anlamında enerjik bir eylem çağrısıdır. to çoğu zaman yön bildirir, ancak bu ifade bir varış noktasının adını vermez. Rescue, yardım etme eylemini veya amacını anlatır. Dad to the rescue! örneğinde olduğu gibi, sorunu kimin çözeceğini duyurmak için yardımcı olan kişi ya da şey ifadenin önüne getirilebilir.
Alıştırma
Kalıplaşmış ifadeyle canlı kurtarma çağrısını tamamlayın: The puppy is stuck, but Maya has a ladder. Maya ____!
Cevabı göster
to the rescue
I wonder what this place is: iç içe soruda sözcük sırası
I wonder, konuşanın merak ettiği şeyi tanıtır. what this place is yan cümlesi bu merakın içeriğini verir; bu nedenle tüm cümle doğrudan bir soru sormak yerine bir düşünceyi ifade eder. what this place is iç içe geçmiş bir soru olduğu için düz cümle sırasını kullanır: what + özne + fiil. I wonder what this place is denir; I wonder what is this place denmez. Doğrudan soru What is this place? şeklindedir.
Alıştırma
I wonder sonrasında doğru iç içe soru sırasını kullanan cümle hangisidir?
- I wonder where the library is.
- I wonder where is the library.
- I wonder is where the library.
Cevabı göster
I wonder where the library is.
Let's go in: Ortak öneri için Let's + fiilin yalın hâli
Let's + fiilin yalın hâli, konuşanın ve bir ya da daha fazla dinleyenin bir şeyi birlikte yapmasını önermek için kullanılır. Bu cümlede Let's go in, konuşanın gruba birlikte içeri girmeyi önerdiğini belirtir. Let's, let us ifadesinin kısalmış biçimidir; ancak günlük kullanımda resmî bir emir değil, ortak bir öneri işlevi görür. Fiilin yalın hâlini değiştirerek Let's start, Let's wait veya Let's try again gibi ifadeler kurabilirsiniz.
Alıştırma
Sizinle grubunuzun birlikte başlamasını önermek için Let's kullanın: ____ start now.
Cevabı göster
Let's
I got the alert and went straight to town. Kalıp ifadeler
0:37Alarmı aldım ve doğruca kasabaya gittim.
got the alert: Almak anlamındaki get
got the alert ifadesinde got, get fiilinin geçmiş zaman biçimidir ve aldı anlamına gelir. Uyarının konuşana ulaştığını belirtir; konuşanın onu almak için bir yere gittiği anlamına gelmez. get fiilinin bu anlamı mesaj ve bildirimlerle sık görülür: get an alert, get a message, get an email veya get a call. Alma eylemi geçmişte gerçekleştiğinde got kullanılır.
Alıştırma
I got an alert from the weather app. cümlesinde got ne anlama gelir?
- aldı
- oluşturdu
- gidip aldı
Cevabı göster
aldı
went straight to town: go straight to + varış yeri
went straight to town ifadesinde straight, doğrudan veya doğruca anlamında bir zarftır. Konuşan kişi önce başka bir yerde durmadan ya da başka bir iş yapmadan kasabaya gitmiştir. Yeniden kullanılabilecek kalıp go straight to + varış yeridir. Go zamana göre değişir: Buradaki went straight to, tamamlanmış bir geçmiş eylemi anlatır.
Alıştırma
Cümleyi, başka bir yerde durmadan belirtilen yere doğrudan gitmek anlamındaki ifadeyle tamamlayın: After work, Ben ____ the pharmacy.
Cevabı göster
went straight to
looked very suspicious: look + sıfat
Burada looked, görünüyordu veya öyle bir izlenim veriyordu anlamında bir bağlayıcı fiildir. Öznenin gözleriyle bir şeye baktığını anlatmaz. Suspicious, öznenin bıraktığı izlenimi anlatan bir sıfattır. Kalıp look + sıfattır. Very, suspicious sözcüğünün derecesini güçlendirir; looked ise bu izlenimi geçmiş zamana yerleştirir.
Alıştırma
Hangi cümle paketin şüpheli bir izlenim verdiği anlamına gelir?
- The package looked at the guard.
- The package looked suspicious.
- The guard looked suspiciously at the package.
Cevabı göster
The package looked suspicious.
Super Rescue Headquarters: komuta üssü anlamındaki headquarters
Super Rescue Headquarters ifadesinde headquarters, kurtarma kuruluşunun yönetildiği ve çalışmaların koordine edildiği ana yeri belirtir. Burada ekibin eğitim yaptığı, hazır beklediği ve görev aldığı üs anlamındadır. Headquarters sözcüğü -s ile bitse de tek bir genel merkezi veya üssü belirtebilir. Bu nedenle burada tekil This is yapısı doğaldır.
Alıştırma
Hangi cümlede headquarters tek bir ana merkez için doğal ve doğru biçimde kullanılmıştır?
- This building are our headquarters.
- This building is our headquarter.
- This building is our headquarters.
Cevabı göster
This building is our headquarters.
prepare for dispatch: göreve sevk edilmeye hazırlanmak
Bu kurtarma bağlamında dispatch, insanların veya araçların bir göreve ya da acil duruma düzenli biçimde sevk edilmesidir. Prepare for dispatch, görev almaya ve olay yerine gitmeye hazır olmak anlamına gelir. Burada dispatch, for sözcüğünden sonra gelen bir isimdir. Gündelik biçimde e-posta veya mesaj göndermek anlamına gelmez.
Alıştırma
Bir kurtarma ekibine prepare for dispatch deniyor. Ekip bundan sonra ne yapmayı beklemelidir?
- Bir arkadaşa gündelik bir mesaj göndermek.
- İşi bitirip tatile çıkmak.
- Görev alıp olay yerine gitmek.
Cevabı göster
Görev alıp olay yerine gitmek.
keep + nesne + sıfat: keep the whole town safe
keep + nesne + sıfat yapısı, birinin ya da bir şeyin belirli bir durumda kalmasını sağlamak anlamına gelir. Bu cümlede the whole town nesnedir; safe ise nesnenin durumunu açıklayan nesne tamamlayıcısıdır. Sıfat nesneden sonra gelir: keep everyone calm, keep the room clean. Sıfat, keep eylemini değil nesneyi açıklar.
Alıştırma
Hangi cümle kapağın kutuyu kuru durumda tuttuğu anlamına gelir?
- The lid keeps drying the box.
- The lid keeps the box.
- The lid keeps the box dry.
Cevabı göster
The lid keeps the box dry.
Off we go: grubun yola çıktığını duyurmak
Off we go!, bir grup yola çıkarken kullanılan kalıplaşmış bir konuşma ifadesidir. Burada off, bulunulan yerden uzaklaşmayı belirtir; dolayısıyla ifade “Şimdi yola çıkıyoruz” anlamına gelir, “Kapalıyız” anlamına gelmez. off sözcüğünün başa gelmesi ifadeye canlı ve harekete geçiren bir hava verir. Off we go ifadesini normal özne-fiil sırasına göre yeniden kurmak yerine kalıp olarak öğrenin.
Alıştırma
Bir aile arabaya oturur ve sürücü yolculuğa başlar. Şimdi yola çıktıklarını en doğrudan hangi ifade duyurur?
- Let’s turn it off!
- Here we go again!
- Off we go!
Cevabı göster
Off we go!
anytime anywhere: zaman ve yer sınırı olmadan
Bu cümlede anytime anywhere, herhangi bir zamanda ve herhangi bir yerde anlamına gelir: ekip zaman ya da konum sınırı olmadan harekete geçmeye hazırdır. Anytime ne zaman, anywhere ise nerede sorusunu yanıtlar. İki sözcük de doğrudan zarf olarak kullanıldığı için edat gerektirmez. Bu kısa eşleştirme, iki ayrıntıyı geniş kapsamlı bir söze dönüştürür: ihtiyaç olan her zaman ve her yerde harekete geçmek.
Alıştırma
Sloganı, herhangi bir zamanda ve herhangi bir yerde anlamına gelen tam iki sözcüklü zarf çiftiyle tamamlayın: Our language app lets you practice ____.
Cevabı göster
anytime anywhere
Call for us: gelip yardım etmemizi istemek
Burada Call for us, bizi çağırın veya gelip yardım etmemizi isteyin anlamına gelir. For, us ile belirtilen kişilerin hazır bulunmasının ya da yardımının istendiğini gösterir; ifade tek başına bizi telefonla arayın demek değildir. Loudly, çağrının ses yükseltilerek yapıldığını gösterir. Yeniden kullanılabilen call for + person kalıbı, bir kişinin gelmesi ya da gönderilmesi gerektiğinde kullanılır.
Alıştırma
Hangi cümle müze güvenlik görevlisinin bir amirin gelmesini istediği anlamına gelir?
- The museum guard called for a supervisor.
- The museum guard called the supervisor on the phone.
- The museum guard called out to the supervisor across the lobby.
Cevabı göster
The museum guard called for a supervisor.
fire breaks out: bir olay aniden başlar
fire breaks out ifadesindeki break out öbek fiili “aniden başlamak” ya da “patlak vermek” anlamındadır. Burada yangının beklenmedik biçimde başlamasını anlatır; bir şeyin kırılıp dışarı çıkması anlamına gelmez. Bu anlamıyla break out geçişsizdir: a fire breaks out veya a fight broke out örneklerinde olduğu gibi olayın kendisi öznedir. Breaks, tekil özne fire ile kullanılan geniş zaman biçimidir.
Alıştırma
Cümleyi break out ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: During the night, a fire ____ in an empty warehouse.
Cevabı göster
broke out
Super duper: eğlenceli bir pekiştirici
Super duper, “çok”, “ekstra” veya “son derece etkileyici” anlamına gelen, kafiyeli ve kalıplaşmış bir pekiştiricidir. Burada duper ayrı bir anlam taşımaz; super ile eğlenceli kafiyeyi tamamlar. Super duper super power ifadesinde bu kalıp, cümlenin abartılı, ritmik ve süper kahramanlara özgü duyulması için super power ile üst üste kullanılır. Kesin bilgi vermekten çok tavır ve heyecan katar.
Alıştırma
Super-duper şu resmî üç aylık rapor cümlesinde uygun mudur?: The results were super-duper good.
- Uygun değil
- Uygun
Cevabı göster
Uygun değil
Power up: enerji veya güç kazanmak
Power up, “enerji kazanmak, özel bir gücü etkinleştirmek veya daha güçlü hâle gelmek” anlamına gelir. Power up! biçiminde tek başına söylendiğinde bir komut ya da coşkulu bir slogan işlevi görür. Bu kahraman ekibi bağlamında, herkes bir araya geldiğinde ekibin güçlenmesini anlatır; sıradan bir cihazın yalnızca açılmasını değil.
Alıştırma
Hangi cümlede power up, güç veya enerji kazanmak anlamında kullanılmıştır?
- The campers put up the tent before sunset.
- The technician powers on the monitor before class.
- The hero powers up before the final battle.
Cevabı göster
The hero powers up before the final battle.
all together: herkes aynı yerde veya aynı eylemde
All together, her kişi ya da şeyin aynı yerde olduğunu veya grupça bir şey yaptığını anlatan iki sözcüklü bir ifadedir. When we are all together cümlesinde all, ekibin her üyesini kapsar; together ise bir araya geldiklerini gösterir. Bu ifade bilgiyi grubun bütünü etrafında düzenler. “Tamamen” ya da “genel olarak” anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi “herkes aynı yerde” anlamına gelen iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: Please stand ____ for the group photo.
Cevabı göster
all together
Everything is possible: kesinlik değil, cesaretlendirme
Everything is possible, zor görünen hedeflerin veya çözümlerin yine de gerçekleştirilebileceğini anlatan cesaret verici bir ifadedir. Ekip çalışması veya motivasyon bağlamında insanlara umut ve güven vererek denemeye devam etmelerini sağlar. Possible bir olasılığı anlatır; tamamlanmış bir sonucu veya garantiyi değil. Cümle, her şeyin zaten gerçekleştiğini ya da başarının kesin olduğunu söylemez.
Alıştırma
Everything is possible. cesaret verici bir bağlamda ne anlatır?
- Zor hedefler yine de gerçekleştirilebilir.
- Hiç çaba göstermeden başarı garanti edilir.
- Her görev zaten tamamlanmıştır.
Cevabı göster
Zor hedefler yine de gerçekleştirilebilir.
Do you see what the Super Rescue Team does? Dilbilgisi
2:38Süper Kurtarma Ekibi'nin ne yaptığını gördünüz mü?
what the Super Rescue Team does: see sonrasında gömülü soru sırası
Do you see what the Super Rescue Team does? cümlesinde see, anlamak demektir. what the Super Rescue Team does yan cümlesi, dinleyiciden anlaması istenen bilgiyi, yani ekibin görevini veya faaliyetlerini belirtir. Bu what yan cümlesi see fiilinden sonra gömülü olduğu için düz cümle sırasını kullanır: what + özne + fiil. what the Super Rescue Team does denir; what does the Super Rescue Team do denmez. Soru yapısını dıştaki Do you see...? oluşturur.
Alıştırma
what / this button / does sözcüklerini kullanarak soruyu gömülü soru sırasıyla tamamlayın: Do you see ____?
Cevabı göster
what this button does
wanted to be a dinosaur: geçmişteki bir kimlik hayali
Want to be + isim, birinin sahip olmayı umduğu kimliği, mesleği veya rolü belirtir. Wanted to be a dinosaur ifadesinde be, konuşmacıyı hayal edilen a dinosaur kimliğiyle ilişkilendirir; geçici bir eylemi anlatmaz. Wanted geçmiş zamandadır, bu yüzden ifade daha önceki bir isteği anlatır. Tekil ve sayılabilen bir meslek ya da canlı adından önce a/an kullanılır: wanted to be a pilot, wanted to be an astronaut.
Alıştırma
Cümleyi want to be ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: As a child, Maya ____ an astronaut.
Cevabı göster
wanted to be
grew up: çocukluktan yetişkinliğe geçmek
Grow up, çocukluktan yetişkinliğe geçmek anlamına gelir. Grew up geçmiş zaman biçimidir; when I grew up ise konuşmacının çocukken hayal ettiği gelecekteki yetişkinlik dönemini belirtir. Aynı öbek fiil, birinin çocukluğunu nerede geçirdiğini de anlatabilir: I grew up in Chicago. Genellikle doğrudan nesne almaz; yer adından önce in kullanılır.
Alıştırma
Hangi cümle Elena'nın çocukluğunu küçük bir kasabada geçirdiğini doğal biçimde anlatır?
- Elena grew a small town.
- Elena grew up in a small town.
- Elena grew bigger in a small town.
Cevabı göster
Elena grew up in a small town.
changed my mind: bir kararı değiştirmek
Changed my mind, change one's mind ifadesinin geçmiş zaman biçimidir. Kişinin önce bir düşüncesi, seçimi veya kararı olduğunu, sonra farklı bir şeyi seçtiğini anlatır. İyelik sözcüğü kişiye göre değişir: I changed my mind, she changed her mind ve they changed their minds. Buradaki mind, fiziksel beyni değil kişinin kararını veya niyetini ifade eder.
Alıştırma
Cümleyi bu dersteki kalıp ifadeyle tamamlayın: I had planned to order pasta, but I ____ and chose soup instead.
Cevabı göster
changed my mind
What do you want to be now?: rol veya kimlik sormak
What do you want to be? bir kişinin hangi rolü, mesleği veya nasıl biri olmayı umduğunu sorar. Bu yapıda be, kimlik veya rol belirtir; bu nedenle I want to be a firefighter. şeklinde cevap verilebilir. Now, çoğu zaman seçim değiştikten sonra kişinin şu anki seçimini vurgular. Be fiilini yer soran bir ifadeye dönüştürmez.
Alıştırma
Bir arkadaşınıza sırada hangi rolü oynamak istediğini soruyorsunuz. Hangi soru uygundur?
- What do you want to be now?
- What do you want to do now?
- Where do you want to be now?
Cevabı göster
What do you want to be now?
has finally begun: uzun bir bekleyişten sonra başlayan olay
Has finally begun, has + finally + geçmiş zaman ortacı begun biçimindeki present perfect yapısını kullanır. Başlangıcın gerçekleştiğini ve yarışın artık devam ettiğini anlatır. Finally, başlangıcın bir bekleyiş, hazırlık veya gecikmeden sonra geldiği anlamını ekler. Fiilin biçimleri begin–began–begun şeklindedir; bu yüzden has sonrasında began değil, begun kullanılmalıdır.
Alıştırma
Cümleyi begin fiilinin geçmiş zaman ortacıyla tamamlayın: After a long delay, the show has finally ____.
Cevabı göster
begun
dodging the obstacles: engellerden hızlıca sıyrılma
Dodging the obstacles, engellere çarpmamak için yönü veya konumu hızla değiştirmek anlamına gelir. Dodge, yalnızca uzakta durmayı değil, çoğu zaman son anda yapılan etkin bir hareketi anlatır. Dodging, dodge fiilinin -ing biçimidir. Burada kısa bir hareket açıklaması veya yorum parçası olarak kullanılır. Tam bir cümlede be sonrasında gelebilir: The driver is dodging the obstacles.
Alıştırma
Bir bisikletli, tam önündeki koniye çarpmamak için aniden yana doğru hareket ediyor. Bu hareketi en belirgin biçimde hangi cümle anlatır?
- The cyclist placed the cone.
- The cyclist avoided the cone.
- The cyclist dodged the cone.
Cevabı göster
The cyclist dodged the cone.
That was close: kıl payı atlatılan bir duruma tepki
That was close, bir tehlike, hata veya başarısızlık neredeyse gerçekleşecekken önlendiğinde kullanılan kalıplaşmış bir tepkidir. Sonucun kötü olmasına çok az kaldığını anlatır. Burada That, az önce yaşanan olayın tamamına gönderme yapar; close ise olayın kötü sonuca ne kadar yaklaştığını belirtir.
Alıştırma
Kötü bir sonuç kıl payı önlendiğinde kullanılan kalıplaşmış tepkiyi tamamlayın: That was ____.
Cevabı göster
close
the cat I rescued last time: nesne görevindeki ilgi zamirini düşürme
the cat I rescued last time ifadesinde I rescued last time, the cat ifadesini niteleyen ve hangi kedinin kastedildiğini belirten bir ilgi cümleciğidir. Ayrı bir cümle değildir. Daha açık biçimi the cat that I rescued last time şeklindedir. Bu biçimde that, rescued fiilinin nesnesidir; bu nedenle İngilizcede konuşmada ve gündelik yazıda sıkça düşürülür. Kalıp isim + özne + fiildir: the cat + I + rescued.
Alıştırma
Hangi cümlede that çıkarıldığında cümle yine de tam kalır?
- This is the day that changed my life.
- This is the book that I borrowed yesterday.
- This is the dog that chased me.
Cevabı göster
This is the book that I borrowed yesterday.
Acil durum numarası olarak 911
Bu cümlede 911, Amerika Birleşik Devletleri'nde ve diğer bazı yerlerde kullanılan acil yardım telefon numarasıdır. Bu numara arandığında polis, itfaiye veya acil sağlık yardımı için acil çağrı merkezine ulaşılır. Kuzey Amerika medyasında 911'i görmek veya duymak, birinin acil bir tehlikeyi bildirdiğini gösterir. Bu, bölgesel bir hizmet numarasıdır; dünya çapında geçerli tek bir acil durum numarası değildir.
Alıştırma
Bir ABD filminde bir karakter Call 911! diyor. 911 neyi ifade eder?
- Taksi rezervasyonu için kullanılan bir numara
- Acil hizmetlere ulaşmak için kullanılan bir numara
- Hava durumu bilgisi veren bir numara
Cevabı göster
Acil hizmetlere ulaşmak için kullanılan bir numara
What's your emergency? ile acil sorunu belirlemek
What's your emergency?, acil çağrı görevlisinin kullandığı standart bir açılış sorusudur. “Hangi acil durum için arıyorsunuz?” anlamına gelir ve arayan kişiden sorunu hemen anlatmasını ister. Burada your emergency, arayan kişiyi etkileyen veya onun bildirdiği acil durumu ifade eder. Arayan kişiye ait bir acil servis bölümü anlamına gelmez.
Alıştırma
Bir acil çağrı görevlisinin bildirilen acil durumu sormak için kullandığı standart soruyu tamamlayın: What's your ____?
Cevabı göster
emergency
There is a fire: Bir durumun var olduğunu veya gerçekleştiğini bildirmek
There is + tekil isim, bir kişiyi, nesneyi veya durumu yeni bilgi olarak sunar. There is a fire. cümlesinde bildirilen yeni durum a fire olduğundan, cümle bir yangının bulunduğunu veya çıktığını haber verir. Bu bir varlık bildirme yapısıdır: there dil bilgisel bir ögedir ve belirli bir yeri göstermez. Gerekirse yer daha sonra eklenir: There is a fire in the kitchen.
Alıştırma
Acil durum bildirimini There is ile tamamlayın: ____ an accident ahead.
Cevabı göster
There is
Mobilize: Kaynakları düzenleyip harekete geçirmek
Acil bir durumda mobilize, insanları, araçları veya diğer kaynakları düzenleyip harekete hazır hâle getirmek anlamına gelir. Yalnızca konum değiştirmeyi değil, koordineli hazırlık ve etkinleştirmeyi anlatır. Mobilize. öznesi you olarak anlaşılan tek sözcüklük bir emir cümlesidir. Duruma göre ekibin kendisinin harekete geçmesini veya mevcut müdahale personeliyle kaynakların seferber edilmesini isteyebilir. Tek başına söylendiğinde müdahaleyi başlatan kısa ve güçlü bir emirdir.
Alıştırma
Bir acil durum planında Mobilize the crews and equipment talimatı ne anlama gelir?
- Herkese hazırlığı bırakmalarını söylemek.
- Onları düzenleyip harekete geçirmek.
- Tek bir nesneyi başka bir yere taşımak.
Cevabı göster
Onları düzenleyip harekete geçirmek.
curving right ... turning left: hareket yönünü anlatmak
Curving right, sağa doğru kıvrılan bir yol üzerinde ilerlemek demektir. Turning left ise yönü sola çevirmek demektir. Burada right ve left yön bildirir. Şarkıda, gerçekleşen hareketleri kısa etiketler gibi göstermek için özne ve be biçimi olmadan -ing'li eylem öbekleri kullanılır. Günlük dilde tam bir cümle kurarken The truck is curving right veya The truck is turning left denir.
Alıştırma
Şu güzergâha en uygun cümle hangisidir: Bir otobüs sağa doğru yumuşak bir virajı izliyor, ardından köşede sola yön değiştiriyor?
- The bus is curving right along the bend, then turning left at the corner.
- The bus is curving left along the bend, then turning right at the corner.
- The bus is turning right at the corner, then curving left along the bend.
Cevabı göster
The bus is curving right along the bend, then turning left at the corner.
The fire truck goes out to put out the fire. Öbek fiiller
4:51İtfaiye arabası yangını söndürmeye gidiyor.
goes out: görev için üsten ayrılmak
Bu cümlede goes out, aracın bir iş yapmak için istasyonundan veya üssünden ayrılması demektir. Amaç bildiren to put out the fire ifadesi, itfaiye aracının neden ayrıldığını açıklar. Go out ifadesinin birkaç anlamı vardır. Özne bir hizmet aracı veya çalışma ekibi olduğunda ve bağlamda çağrı, acil durum ya da görev bulunduğunda, eğlenmek için dışarı çıkmak veya ışığın sönmesi değil, müdahale etmek üzere yola çıkmak anlamına gelebilir.
Alıştırma
The ambulance goes out on an emergency call cümlesinde goes out ne anlama gelir?
- Aracın ışıkları çalışmayı bırakır.
- Eğlenmek için bir yere gider.
- Çağrıya müdahale etmek için üssünden ayrılır.
Cevabı göster
Çağrıya müdahale etmek için üssünden ayrılır.
put out the fire: yangını söndürmek
Bu cümlede put out the fire, “ateşin yanmasını durdurmak”, yani onu söndürmek demektir. Put out burada bir öbek fiildir; bir şeyi kelimesi kelimesine dışarı koymak anlamına gelmez. Put out ayrılabilen bir öbek fiildir. Nesne isim olduğunda hem put out the fire hem de put the fire out doğaldır. Zamir kullanıldığında put it out doğrudur; put out it yanlıştır.
Alıştırma
Cümleyi “söndürmek” anlamındaki öbek fiille tamamlayın: Use the extinguisher to ____ the small fire.
Cevabı göster
put out
Ready to go: ayrılmaya veya başlamaya hazır
Ready to go. gerekli hazırlığın bittiğini ve bir kişinin ya da şeyin artık yola çıkabileceğini veya başlayabileceğini belirtir. Burada go sıradaki eylemi anlatır; her zaman başka bir yere gitmek anlamına gelmez. Bu kısa konuşma cümlesinde özne ve be fiilinin bir biçimi söylenmez. Duruma göre tam biçim I'm ready to go, We're ready to go veya It's ready to go olabilir.
Alıştırma
“Başlamaya tamamen hazır” anlamındaki ders ifadesiyle tamamlayın: The slides are open, and we're ____.
Cevabı göster
ready to go
On my way: Yolda olduğunuzu söylemek
On my way. ifadesi, I'm on my way. cümlesinin konuşma dilindeki kısa biçimidir. Konuşanın yola çıktığını ya da çıkmak üzere olduğunu ve beklenen yere doğru gittiğini belirtir. Bir çağrıya, isteğe veya gelip gelmediğinizi soran bir soruya kısa yanıt olarak kullanılır. İyelik sözcüğü özneye göre değişir: She's on her way; They're on their way.
Alıştırma
Bir arkadaşınız yola çıkıp çıkmadığınızı soruyor. Bu dersin kalıp ifadesiyle yanıtı tamamlayın: I'm ____.
Cevabı göster
on my way
Please help my baby: Doğrudan bir acil yardım isteği
Please help my baby. doğrudan bir istektir: please + yalın fiil help + yardıma ihtiyacı olan kişi. Anlaşılan ancak söylenmeyen özne you'dur. Acil bir durumda please, isteği zayıf veya gündelik hâle getirmeden kibarlık katar. Konuşan kişi, karşısındakinden harekete geçip bebeğe yardım etmesini açıkça istemektedir.
Alıştırma
Kullanımı değerlendirin: Bebeği yakın tehlikede olduğu için bir ebeveyn kurtarma görevlisine "Please help my baby!" diyor.
- Uygun değil
- Uygun
Cevabı göster
Uygun
Tamamlanan görevi bildiren Mission complete.
Mission complete., bir görevin başarıyla bittiğini bildiren kısa bir ifadedir. The mission is complete ile aynı işlevi görür; The tanımlığı ve is bağ fiili söylenmez. Buradaki complete, görevin tamamlanmış durumunu anlatır. Bu kısaltılmış biçim bir operasyon güncellemesi, oyun mesajı veya zafer sözü gibi duyulur; görevi bitirme emri değildir.
Alıştırma
Bir oyun ekibi bütün hedefleri tamamladı. Sonucu en iyi hangi mesaj bildirir?
- Mission in progress.
- Mission complete.
- Complete the mission.
Cevabı göster
Mission complete.
Belirli bir performansı öven You did great today.
You did great today., birinin bugün yaptığı etkinlik veya görevdeki performansını sıcak ve doğal bir biçimde öven bir ifadedir. Günlük İngilizcede do great çok iyi performans göstermek demektir; bu nedenle did great tamamlanmış bir performansı değerlendirir. Cümle, kişinin nasıl biri olduğundan çok ne yaptığına odaklanır. Bir oyun, sunum, ders, gösteri veya başka bir etkinlik bittikten sonra You did great kullanılabilir.
Alıştırma
Bir arkadaşın harika bir sahne performansını henüz bitirdi. Tamamlanan bu performansı en doğrudan hangi cümle över?
- You will do great next time.
- You did great today.
- You are always a kind person.
Cevabı göster
You did great today.
should run: should + fiilin yalın hâli ile öneride bulunma
Should + fiilin yalın hâli öneri veya teşvik belirtir. Buradaki should run, diğer kişiyi daha sonra yarışa katılmaya teşvik eder. Konuşan kişi katılmanın iyi bir fikir olduğunu düşünür; bu bir emir değildir. Should sözcüğünden sonra fiilin yalın hâli kullanılır: should run denir; should to run veya should runs denmez. Run in a race ifadesindeki run, yarışmacı olarak katılmak anlamına gelir.
Alıştırma
Should ve run fiilinin doğru biçimini kullanarak dostça öneriyi tamamla: You ____ in the school race later.
Cevabı göster
should run
If I keep practicing, I can give it a try: gerçekçi koşul ve olası sonuç
If I keep practicing gerçekçi bir koşulu belirtir. I can give it a try ise olası sonucu verir: çalışmaya devam etmek, denemek için gereken beceriyi veya fırsatı sağlayabilir. Gelecekte gerçekleşmesi mümkün bir koşuldan söz ederken if yan cümlesinde geniş zaman kullanılır: If I keep practicing denir, If I will keep practicing denmez. Keep sözcüğünden sonra -ing biçimi gelir; give it a try ise daha önce konuşulan etkinliği veya zorluğu denemek anlamındadır.
Alıştırma
Gerçekçi koşulu tamamlamak için keep ve practice sözcüklerini doğru biçimlerde kullan: If I ____, I can give it a try.
Cevabı göster
keep practicing
give it a try: başarı sözü vermeden denemeye istekli olmak
“Give it a try”, “denemek” veya “bir girişimde bulunmak” anlamına gelen kalıplaşmış ve günlük bir ifadedir. Buradaki give sözcüğü gerçek anlamıyla kullanılmaz; it ise daha önce konuşulan görev, etkinlik veya fikri belirtir. “I can give it a try” cümlesindeki can, konuşanın denemeye istekli veya bunu yapabilecek durumda olduğunu gösterir. Bu, denemeyi teklif etmektir; başarılı olacağına dair söz vermek değildir.
Alıştırma
Başarı sözü vermeden denemeye istekli olduğunuzu göstermek için cümleyi bu dersteki ifadeyle tamamlayın: I've never used this camera before, but I'll ____.
Cevabı göster
give it a try
Cümle sonunda right?: doğrulama istemek
Bir ifadenin sonunda kullanılan right?, “Bu doğru mu?” veya “Katılıyor musun?” anlamına gelen kısa bir onay sorusudur. Yön belirten “sağ” anlamına değil, önceki ifadenin tamamına gönderme yapar. Right? eklemek, düz bir ifadeyi karşı taraftan yanıt isteyen bir söze dönüştürür. Konuşan gerçekten doğrulama istiyor olabilir ya da dinleyenin kendisine katılmasını bekliyor olabilir.
Alıştırma
Hangi cümlede doğrulama istemek için cümle sonunda right? kullanılmıştır?
- Turn right after the bridge.
- She hurt her right hand.
- The train leaves at eight, right?
Cevabı göster
The train leaves at eight, right?
Roger: telsiz iletişiminde mesajın alındığını bildirme
Telsiz veya görev iletişiminde “Roger”, bir önceki iletinin alındığını belirten kısa bir onaydır. Bu sahnede ekip üyesi bunu mesajı aldığını doğrulamak için kullanır; burada bir kişinin adı değildir. “Roger” iletinin alındığını doğrular; tek başına evet-hayır sorusuna olumlu yanıt vermez ve bir talimatın uygulanacağına söz vermez.
Alıştırma
Telsiz iletişiminde, önceki mesajın alındığını yalnızca onaylayan; evet yanıtı vermeyen ve talimata uyma sözü içermeyen karşılık hangisidir?
- Wilco.
- Affirmative.
- Roger.
Cevabı göster
Roger.