İngilizcede 'c' Harfi Ne Zaman Okunmaz? / Okunmayan C Harfi İçin Kelimeler ve Kurallar: İngilizce çalışma notları

Pronunciation with Emma

Öğrenme zorluğu
419 kelime 151 kel/dk

Video özeti: Emma, yazıda bulunan C harfinin hangi durumlarda söylenmediğini, özellikle de genellikle S sesi veren SC yazımlarını ele alarak açıklıyor. Ardından conscience ve conscious sözcüklerinin özel telaffuzlarını ve scissors sözcüğünün çoğul kullanımını inceliyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. the letter C is silent — Sözcük anlamı ve kullanım düzeyi: silent sözcüğünü günlük “sessiz” anlamından farklı olarak, bir harfin yazımda bulunduğu hâlde herhangi bir sesle söylenmediğini belirten telaffuz terimi olarak anlayın. Böylece abscess, scene, scent ve science gibi sözcüklerle ilgili açıklamaları doğru yorumlayabilirsiniz. 2. tends to be — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: Bu yapıyı, yaygın bir telaffuz örüntüsünü mutlak bir kuralmış gibi göstermeden ifade etmek için kullanın. Yazım düzenlerini, yinelenen davranışları veya istisnaları olabilecek diğer genel eğilimleri anlatırken de yararlanabilirsiniz. 3. the plural form, — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: plural form ifadesinin dil bilgisinde çoğul biçimi belirttiğini ve scissors tek bir kesme aletini anlatsa bile normalde çoğul kabul edildiğini anlayın. Bu bilgi, söz konusu bağlamda standart olmayan tekil scissor kullanımından kaçınmanıza yardımcı olur.

Bu derste

Hello and welcome back to pronunciation with Emma. Kalıp ifadeler

0:04

Merhaba ve Emma ile telaffuz dersine tekrar hoş geldiniz.

Kalıp ifadeler

welcome back to: geri dönen bir dinleyici kitlesini karşılama

Welcome back to + bir yer, program veya etkinlik, oraya geri dönen kişileri karşılamak için kullanılır. Bu cümlede sunucu, başka bir telaffuz dersi için geri gelen izleyicileri karşılıyor; back, bir vücut bölümü ya da yalnızca yön değil, “yeniden dönmüş olma” anlamındadır. Açılışta kullanıldığında bu ifade yeni bölümü veya dersi öncekilere bağlar ve yeniden buluşmanın sıcaklığını verir.

Alıştırma

Aynı aileler cumartesi günü düzenlenen başka bir hikâye etkinliğine geri geliyor. Sunucunun açılışını tamamlayın: Welcome ____ Saturday Story Time.

Cevabı göster

back to

In this lesson, we're going to talk about when the letter C is silent in English. Notlar

0:06

Bu dersimizde İngilizcede C harfinin ne zaman okunmadığı hakkında konuşacağız.

Anlatım akışı

In this lesson: dersin neleri kapsayacağını söyleme

In this lesson, dinleyicilere mevcut dersin ne hakkında olacağını söyler. Başta kullanıldığında konuşmacı konuyu veya amacı açıklamadan önce ana iletinin kapsamını belirler. Buradaki lesson yalnızca okuldaki bir ders değil, öğretici bir video veya çevrim içi öğrenme ünitesi de olabilir. Virgül, bu açılış çerçevesini ana cümleden ayırır.

Alıştırma

Bir öğretmen su hakkında bir derse başlıyor. Kapsamı belirleyen hedef ifadeyle açılışı tamamlayın: ____, we'll learn three ways to save water.

Cevabı göster

In this lesson

Dilbilgisi

we're going to talk about: sıradaki konuyu duyurmak

we're going to talk about ifadesindeki be going to + talk, dinleyicilere sırada yapılması planlanan şeyi bildirir: “...hakkında konuşacağız.” Buradaki going, bir yere hareket etmek anlamına gelmez. be going to talk about + konu kalıbı bir dersin, videonun veya toplantının konusunu tanıtmak için kullanılabilir. We sözcüğü, konuşanı ve dinleyenleri planlanan konuşmanın ortak katılımcıları olarak gösterir.

Alıştırma

Dersin girişini hedef ifadeyle tamamlayın: In this lesson, ____ ways to save water.

Cevabı göster

we're going to talk about

Kelime

the letter C is silent: yazılır ama okunmaz

the letter C is silent ifadesinde silent, C harfinin yazımda bulunduğu ancak sözcük söylendiğinde okunmadığı anlamına gelir. Yazılı harflerle duyulan sesler arasındaki farkı anlatır. Bu, C harfini sessiz bir sesle söylemek anlamına gelmez ve C yazımda kalır. Aynı kalıp başka harflerle de kullanılır; örneğin The b is silent in lamb.

Alıştırma

Telaffuzda “The letter C is silent” ne anlama gelir?

  1. Harf yazılır, ancak okunmaz.
  2. Harf yazımdan çıkarılır.
  3. Harf çok alçak sesle okunur.
Cevabı göster

Harf yazılır, ancak okunmaz.

Before we get started though, Anlatım akışı

0:10

Ancak başlamadan önce,

Anlatım akışı

Before we get started though: ana konudan önce kullanılan geçiş

Before we get started, konuşmacının ana etkinlik başlamadan önce söylemek istediği bir şeyi tanıtır. Burada ana konuya geçişi kısa süreliğine erteler; böylece bir hatırlatma, duyuru veya yararlı bilgi önce gelebilir. Cümlenin sonunda yer alan though küçük bir karşıtlık ekler: insanlar konuşmacının başlayacağını beklerken konuşmacı kısa süreliğine başka bir konuya yönelir. Bu girişin hemen ardından genellikle ek bilgi gelir.

Alıştırma

Ana etkinliğe geçmeden önce durup bir hatırlatma eklemek için en doğal cümle hangisidir?

  1. Before we get started, though, please put your phones on silent.
  2. We get started before, though, please put your phones on silent.
  3. Before we got started yesterday, please put your phones on silent.
Cevabı göster

Before we get started, though, please put your phones on silent.

if you're serious about improving your pronunciation and listening skills, Kalıp ifadeler

0:12

eğer telaffuzunuzu ve dinleme becerilerinizi geliştirme konusunda ciddiyseniz,

Kalıp ifadeler

serious about improving: be serious about + fiil-ing

Be serious about doing something, bir şeyi gerçekten yapmak istemek ve bunun için çaba göstermeye hazır olmak anlamına gelir. Buradaki serious, becerileri geliştirmeye duyulan bağlılığı anlatır; sert bir yüz ifadesini veya ruh hâlini anlatmaz. About bir edattır, bu nedenle ardından gelen fiil -ing biçimini alır: serious about improving. Kullanışlı kalıp be serious about + isim veya fiil-ing şeklindedir.

Alıştırma

Parantez içindeki fiilin doğru biçimini kullanın: Leo is serious about ____ his fitness. (improve)

Cevabı göster

improving

you'd like daily feedback,

0:16

günlük geri bildirim almak isterseniz,

a one-to-one session with me every month,

0:17

benimle her ay birebir oturum yapmak,

a group webinar to ask me any questions you like about pronunciation or English in general,

0:20

telaffuzla veya genel olarak İngilizceyle ilgili istediğiniz soruları sorabileceğiniz grup web seminerine katılmak,

and you like access to over 100 pronunciation lessons, Kalıp ifadeler

0:25

ve 100'den fazla telaffuz dersine erişmek istiyorsanız,

Kalıp ifadeler

access to over 100 pronunciation lessons: dersleri kullanma erişimi

Burada access to over 100 pronunciation lessons, bu dersleri kullanabilme olanağına veya iznine sahip olmak demektir. Access, fiziksel bir girişi değil, bir kaynağın kullanıma açık olmasını anlatır. İsim yapısı olan access to + kaynak kalıbında to, kullanılabilen şeyi belirtir: access to lessons, files, or a service. Access bu anlamda genellikle sayılamayan bir isimdir. Yaygın kalıplar have access to, get access to ve give someone access to şeklindedir.

Alıştırma

Hangi cümlede access, dersleri kullanma iznini veya olanağını anlatan bir isim olarak doğru kullanılmıştır?

  1. The membership lets you access to every lesson.
  2. The membership gives you access to every lesson.
  3. The membership gives you an access to every lesson.
Cevabı göster

The membership gives you access to every lesson.

then do check out my pronunciation course. Öbek fiiller

0:29

telaffuz kursuma mutlaka göz atın.

Öbek fiiller

check out ile samimi bir öneride bulunmak

Burada check out, “göz atmak” veya “hakkında daha fazla bilgi edinmek” demektir. Konuşan kişi telaffuz kursunu öneriyor; bir mağazada ödeme yapmaktan ya da otelden ayrılmaktan söz etmiyor. check out ifadesinden önceki do vurgu ekler ve daveti “lütfen mutlaka yapın” ya da “kesinlikle” gibi duyurur. Yeniden kullanılabilen yapı check out + şey şeklindedir: check out a course, website, video, or place.

Alıştırma

Hangi cümle ücretsiz bir çalışma kaynağını samimi ve günlük bir şekilde en doğal olarak önerir?

  1. Check out this free study guide.
  2. Look after this free study guide.
  3. Check in this free study guide.
Cevabı göster

Check out this free study guide.

I will link it down below in the description so you can go and take a look. Kalıp ifadeler

0:31

Gidip inceleyebilmeniz için bağlantıyı aşağıdaki açıklama kısmına bırakacağım.

Kalıp ifadeler

link it down below in the description: video bağlantısının yerini göstermek

Burada link fiil olarak kullanılır ve “tıklanabilir bir bağlantı sağlamak” anlamına gelir. it, daha önce sözü edilen kaynağı belirtir. down below in the description, izleyicilere bağlantıyı nerede bulacaklarını söyler. Bir video sayfasında description, videonun altındaki yazılı açıklama alanıdır. down below kesin bir mesafeyi değil, sayfanın alt tarafındaki bu alanı gösterir.

Alıştırma

Hangi cümle, izleyicilere rehberin tıklanabilir bağlantısını aşağıdaki açıklamada bulabileceklerini doğal biçimde söyler?

  1. I'll link the guide down below in the description.
  2. I'll put the printed guide under the video camera.
  3. I'll describe the guide without adding a link.
Cevabı göster

I'll link the guide down below in the description.

Kalıp ifadeler

go and take a look: bir şeye bakmaya yönelik samimi davet

Go and take a look, “gidip bak” veya “bir göz at” demenin samimi ve günlük bir yoludur. take a look, bir şeye kısaca bakmak veya onu incelemek anlamına gelir. Bu yapıda go and, sıradaki eylemi tanıtır. Her zaman bir yere yürümek anlamına gelmez: burada izleyici bir bağlantıya tıklayıp içeriğe çevrim içi bakabilir.

Alıştırma

İngilizce cümleyi “gidip bakmak” anlamındaki vurgulanan ifadeyle tamamlayın: The photo album is online, so you can ____.

Cevabı göster

go and take a look

So when it comes to the rule of when the letter C is silent, Anlatım akışı

0:35

Şimdi, C harfinin ne zaman sessiz olduğuna dair kurula gelirsek,

Anlatım akışı

when it comes to: konuşmayı belirli bir konuya odaklamak

When it comes to, konuşmacının birazdan ele alacağı konuyu veya yönü tanıtır. Bu cümlede açıklamanın odağını C harfinin sessiz olduğu kurala taşır. İfadenin tamamı “söz konusu olduğunda” veya “konu ... olduğunda” anlamına gelir; bir şeyin gerçekten bir yere gelmesini anlatmaz. Yapı when it comes to + isim, isim öbeği veya -ing biçimidir. İfade önce konu çerçevesini kurar; cümlenin geri kalanı da bu konu hakkında bilgi verir.

Alıştırma

Cümleyi hedef ifadeyle tamamlayın: ____ choosing a bike, safety matters.

Cevabı göster

When it comes to

it tends to be when we have a combination of the letters S and C together. Notlar

0:39

genellikle S ve C harflerinin yan yana geldiği durumlarda gerçekleşir.

Dilbilgisi

tends to be: genel bir eğilimi anlatmak

Tends to be, bir durumun genellikle böyle olduğunu ancak istisnaların da mümkün olduğunu belirtir. Bu cümlede yazım kuralını yumuşatır: anlatılan örüntü yaygındır, fakat her zaman gerçekleşeceği garanti edilmez. Yapı özne + tend(s) to + fiilin yalın hâlidir. Üçüncü tekil şahıs öznesi it ile tend, tends olur; to sonrasındaki be ise yalın hâlde kalır.

Alıştırma

Kesin bir gerçeği değil, genel bir eğilimi göstermek için cümleyi hedef yapıyla tamamlayın: This road ____ busy after school.

Cevabı göster

tends to be

Kalıp ifadeler

a combination of the letters S and C together: S ve C harflerinin birleşimi

“A combination of the letters S and C”, S ve C’yi birlikte bulunan ögeler olarak ifade eder. Başka durumlara aktarılabilen kalıp a combination of A and B şeklindedir; harfleri, malzemeleri, nedenleri, becerileri veya başka ögeleri anlatabilir. Bu cümlede together, birlikte gruplanma anlamını pekiştirir; ancak combination zaten bu anlamı taşır.

Alıştırma

Hedef yapıyı tamamlayın: The toy uses ____ light and sound.

Cevabı göster

a combination of

And some people kind of joke and debate and say, Ton ve niyet

0:44

Bazen insanlar biraz şaka yapıp tartışarak şöyle derler:

Ton ve niyet

Konuşma dilinde yumuşatıcı olarak kind of

Burada kind of, joke ve debate fiillerinden önce gelen bir konuşma dili yumuşatıcısıdır. Eylemlerin bir ölçüde şakalaşmaya ve tartışmaya benzediğini belirtir; böylece açıklama daha az kesin ve daha az ciddi duyulur. Bu kullanım, kind of difficult veya kind of forgot örneklerinde olduğu gibi bir sıfatı ya da fiili yumuşatabilir. Bir ismi belirli bir tür olarak sınıflandırmaz.

Alıştırma

Hangi cümlede kind of bir şeyi sınıflandırmak yerine açıklamayı yumuşatmak için kullanılmıştır?

  1. We saw three kinds of birds.
  2. A robin is a kind of bird.
  3. I'm kind of nervous about the test.
Cevabı göster

I'm kind of nervous about the test.

"Well, which one is silent?

0:47

"Peki, hangisi sessiz?

Is it the S or is it the C that's actually silent?"

0:48

Okunmayan aslında S mi yoksa C mi?"

But we're just going to say for the sake of this video that the C is silent. Kalıp ifadeler

0:51

Ama biz bu videonun amacı doğrultusunda sadece C'nin okunmadığını varsayacağız.

Kalıp ifadeler

for the sake of this video: bir seçimi mevcut açıklamayla sınırlamak

Burada for the sake of this video, “bu videodaki açıklamayı anlaşılır ve takip edilebilir kılmak için” demektir. Konuşan kişi yalnızca mevcut video için konuyu anlatmanın basit bir yolunu seçiyor; bunun tek olası açıklama olduğunu söylemiyor. Yeniden kullanılabilen kalıp for the sake of + isim veya -ing biçimidir. for the sake of clarity ya da for the sake of keeping things simple örneklerinde olduğu gibi, bir seçimin arkasındaki amacı veya gerekçeyi belirtir. Bu ifadede sake “amaç veya neden” anlamına gelir; Japon içkisini ifade etmez.

Alıştırma

Hangi cümle, mevcut tartışma için bir sadeleştirme yapıldığını doğal biçimde açıklar?

  1. After this discussion, we'll use the shorter name.
  2. For the sake of this discussion, we'll use the shorter name.
  3. Regardless of this discussion, we'll use the shorter name.
Cevabı göster

For the sake of this discussion, we'll use the shorter name.

And what we tend to do is just pronounce it as a S sound. Notlar

0:55

Ve genellikle yaptığımız şey onu sadece bir S sesi olarak telaffuz etmektir.

Dilbilgisi

what we tend to do is: alışılmış bir yöntemi tanıtmak

what we tend to do is yapısında what ile başlayan yan cümlenin tamamı “genellikle yaptığımız şey” anlamına gelir. Bu bölüm cümlenin öznesidir; dolayısıyla what bir soru sormaz. is sonrasındaki sözler alışılmış eylemi, yani onu S sesi olarak telaffuz etmeyi belirtir. Yeniden kullanılabilen kalıp What + özne + tend to do + is + fiilin yalın biçimidir. Önce alışılmış yöntemi sunar, ardından is sonrasındaki eylemi özellikle vurgular. Daha kısa olan We tend to... aynı alışkanlığı daha doğrudan bildirir.

Alıştırma

Ekibin alışılmış yöntemini tanıtmak için cümleyi vurgulanan yapıyla tamamlayın: ____ check the file twice before sending it.

Cevabı göster

What we tend to do is

Kalıp ifadeler

pronounce X as Y: bir telaffuzu belirtmek

pronounce X as Y kalıbı, X'i Y biçiminde söylemek veya okumak anlamına gelir. Burada it, üzerinde konuşulan harfi ya da harf grubunu; an S sound ise /s/ sesini ifade eder. Bu kullanımda as, ortaya çıkan telaffuzu gösterir; “çünkü” anlamına gelmez. Örnekte a S sound yer alıyor. Standart İngilizcede an S sound kullanılır; çünkü S harfinin adı /es/ diye okunur ve ünlü bir sesle başlar.

Alıştırma

Telaffuz yönergesindeki eksik kelimeyi tamamlayın: In the word city, pronounce the letter c ____ an S sound.

Cevabı göster

as

So that S is what's really pronounced.

0:59

Yani aslında okunan şey o S sesidir.

If we take for example, Anlatım akışı

1:02

Örneğin şu kelimeyi alırsak,

Anlatım akışı

If we take X, for example: belirli bir örnek sunmak

Bu konuşma başlangıcı, genel bir açıklamadan tek bir somut örneğe geçiş yapar. Burada take, bir şeyi fiziksel olarak almak değil, seçmek veya ele almak anlamına gelir. Ardından gelen kelime örneği verir. Tam ve yeniden kullanılabilir bir cümle için If we take X, for example, ... ya da If we take, for example, X, ... yapısını kullanın ve sonra örneğin ne gösterdiğini söyleyin. If we take for example, tek başına tam bir cümle olamaz.

Alıştırma

Hangi cümle city parks ifadesini eksiksiz ve doğal biçimde örnek olarak sunar?

  1. If we take city parks of example, we can see why public space matters.
  2. If we take for example, we can see why public space matters.
  3. If we take city parks, for example, we can see why public space matters.
Cevabı göster

If we take city parks, for example, we can see why public space matters.

abscess,

1:03

abscess (apse),

abscess,

1:05

abscess,

you see?

1:07

görüyor musunuz?

I don't pronounce the C here.

1:07

Burada C'yi okumuyorum.

Here are some other examples. Anlatım akışı

1:09

İşte bazı diğer örnekler.

Anlatım akışı

Here are some other examples: aynı türden başka örnekler sunmak

Here are ... dinleyiciye birazdan gösterilecek veya sıralanacak bilgileri sunan bir kalıptır. Bu cümlede “işte” ya da “sırada şunlar var” anlamına gelir; örneklerin bulunduğu gerçek bir yeri göstermez. Some other examples, daha önce en az bir örnek verildiğini ve aynı türden daha fazla örneğin geleceğini belirtir. examples çoğul olduğu için kalıpta are kullanılır.

Alıştırma

Bir örnek verdiniz ve şimdi aynı türden birkaç örnek daha sunmak istiyorsunuz. Hangi cümle doğaldır?

  1. Here is some other examples.
  2. Here are some other examples.
  3. Here are another example.
Cevabı göster

Here are some other examples.

Ascend.

1:11

Ascend (yükselmek).

Ascend.

1:13

Ascend.

Muscle.

1:16

Muscle (kas).

Muscle.

1:18

Muscle.

The next one,

1:19

Sıradaki,

descend.

1:20

descend (inmek).

Descend.

1:22

Descend.

Disciple.

1:25

Disciple (mürit).

Disciple.

1:27

Disciple.

Fascinate.

1:29

Fascinate (büyülemek).

Fascinate.

1:31

Fascinate.

This also goes the same for fascinated, Kalıp ifadeler

1:33

Bu durum fascinated için de aynıdır,

Kalıp ifadeler

goes the same for: amaçlanan anlam ve doğal alternatifler

Bu cümlede goes the same for, az önce açıklanan kuralın fascinated için de geçerli olduğunu anlatmak için kullanılmıştır. Burada goes hareket bildirmez; bu bağlamda ifade “için geçerli olmak” anlamına gelir. This also goes the same for X şeklindeki tam ifade, iki doğal kalıbı birleştirir: The same goes for X ve This also goes for X. Özgün cümleyi amaçlanan anlamıyla anlayın, ancak kendiniz konuşurken veya yazarken standart kalıplardan birini kullanın.

Alıştırma

Bir kütüphane, çocukların atölye için bilete ihtiyacı olduğunu söyledi. Kuralın yetişkinler için de geçerli olduğunu hangi cümle doğal biçimde anlatır?

  1. The same for adults goes.
  2. The same goes for adults.
  3. This goes the same for adults.
Cevabı göster

The same goes for adults.

fascinated.

1:36

fascinated.

Obscene.

1:39

Obscene (müstehcen).

Obscene.

1:41

Obscene.

If you're a doctor,

1:43

Eğer bir doktorsanız,

a nurse,

1:44

hemşireyseniz,

or you work in a hospital,

1:44

veya bir hastanede çalışıyorsanız,

then you'll be familiar with this word, Kalıp ifadeler

1:46

bu kelimeye aşina olacaksınızdır,

Kalıp ifadeler

be familiar with + nesne: bir şeyi deneyimden tanımak

be familiar with something, bir şeyi daha önce görmüş, öğrenmiş veya kullanmış olduğunuz için bilmek ya da tanımak anlamına gelir. Bu cümlede hastane çalışanlarının mesleki deneyimleri sayesinde bu kelimeyi tanımaları bekleniyor. Kalıp özne + be + familiar with + nesne şeklindedir. be, özneye ve zamana göre değişir; ancak with, bilinen şeyi gösterir ve bu kalıpta atılamaz. Bu ifade belli bir bilgi veya deneyim belirtir, mutlaka uzmanlık anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi hedef ifadeyle tamamlayın: After two weeks of training, Noor is ____ the safety procedure.

Cevabı göster

familiar with

Resuscitate.

1:48

Resuscitate (hayata döndürmek).

Resuscitate.

1:50

Resuscitate.

Scenario.

1:53

Scenario (senaryo).

Scenario.

1:55

Scenario.

Scene.

1:58

Scene (sahne).

Scene.

2:00

Scene.

Scent.

2:03

Scent (koku).

Scent.

2:05

Scent.

Science.

2:07

Science (bilim).

So not sky-ence or ski-ence,

2:09

Yani sky-ence veya ski-ence değil,

careful.

2:11

dikkatli olun.

Science.

2:12

Science.

Science.

2:14

Science.

This is a tricky one. Kelime

2:16

Bu kelime biraz kafa karıştırıcıdır.

Kelime

a tricky one: hata yapması kolay bir öğe

Tricky, karmaşık veya hata yapmaya açık olduğu için dikkat gerektiren bir şeyi anlatır. Burada, konuşulan öğenin hataya yol açabileceği konusunda uyarır; herhangi birinin dürüst olmadığı anlamına gelmez. One, bağlamdan zaten belli olan word, question veya rule gibi tekil ve sayılabilen bir ismin yerini alır. Bu yüzden a tricky one, ismi tekrar etmeden zorlayıcı bir öğe anlamına gelir.

Alıştırma

Bir bulmacanın kafa karıştıran birkaç adımı var ve hata yapmak kolay. Hangi yorum en uygundur?

  1. This is an impossible one.
  2. This is a straightforward one.
  3. This is a tricky one.
Cevabı göster

This is a tricky one.

Scissors.

2:18

Scissors (makas).

Scissors.

2:19

Scissors.

If you're talking about the tool that you use, Dilbilgisi

2:21

Eğer kullandığınız aletten bahsediyorsanız,

for example,

2:24

örneğin,

to cut paper,

2:24

kağıt kesmek için,

Dilbilgisi

the tool that you use: ismi belirleyen bir ilgi cümleciği

Burada that you use, the tool ifadesini niteleyen tanımlayıcı bir ilgi cümleciğidir. Hangi araçtan söz edildiğini belirtir. that, cümlecik içinde the tool ifadesine gönderme yapar ve use fiilinin nesnesidir: you use the tool. Yeniden kullanılabilecek kalıp isim + that + özne + fiil şeklindedir. Tam cümlede to cut paper aracın amacını da ekler. Buradaki that, şu veya o anlamındaki işaret sözcüğü değildir.

Alıştırma

Hangi cümlede belirli bir aracı tanımlamak için that cümleciği kullanılmıştır?

  1. That tool opens cans.
  2. I know that this tool opens cans.
  3. This is the tool that we use to open cans.
Cevabı göster

This is the tool that we use to open cans.

we never say scissor, Anlatım akışı

2:26

asla scissor demeyiz,

we say scissors.

2:27

biz scissors deriz.

Anlatım akışı

we never say X, we say Y: bir biçimi reddedip diğerini verme

We never say X, we say Y bir düzeltmeyi iki adımda düzenler: önce X reddedilir, ardından kabul edilen karşılık olarak hemen Y verilir. Never, düzeltmenin geçmişteki tek bir konuşmanın anlatımı değil, kesin bir genel kural gibi duyulmasını sağlar. Buradaki kapsam, kesme aracının sıradan adıdır: standart İngilizcede aracın tek başına adı olarak scissor yerine çoğul biçimli bir isim olan scissors kullanılır.

Alıştırma

Düzeltmeyi we never say X, we say Y kalıbıyla tamamlayın: We never say 'two childs'; ____ 'two children'.

Cevabı göster

we say

We always use the plural form, Dilbilgisi

2:29

Her zaman çoğul formunu kullanırız,

scissors.

2:31

scissors.

Dilbilgisi

the plural form: scissors neden çoğul uyum alır

The plural form, normalde birden fazla şey için kullanılan dil bilgisi biçimidir. Bu cümlede scissors, aracın standart adı olarak belirtilir; standart İngilizcede scissor genellikle aracın tamamını belirten sayılabilir ad olarak kullanılmaz. Scissors tek bir makası anlatsa bile normalde çoğul uyum alır: These scissors are sharp. Tek bir makası bir birim olarak saymak için a pair of scissors kullanılır. Bu durumda uyum pair sözcüğüne göre yapılır: This pair of scissors is sharp.

Alıştırma

Hangi cümlede scissors standart çoğul uyumla kullanılmıştır?

  1. These scissors is sharp.
  2. This scissors is sharp.
  3. These scissors are sharp.
Cevabı göster

These scissors are sharp.

Transcend.

2:32

Transcend (aşmak).

Transcend.

2:34

Transcend.

And then two more words that just slightly break this rule, Kalıp ifadeler

2:37

Ve sonrasında bu kuralı biraz ihlal eden iki kelime daha var,

but still the C is silent.

2:40

ama C harfi yine de okunmaz.

Kalıp ifadeler

break this rule: bir kurala veya kalıba uymamak

Break a rule, bir kurala uymamak demektir. Burada break fiziksel bir anlam taşımaz: İki sözcük, az önce açıklanan telaffuz kalıbına tamamen uymaz. Özne bir sözcük, biçim veya başka bir örnek olduğunda bu ifade kimseyi suçlamadan bir istisnayı anlatabilir. Slightly farkın derecesini sınırlar; but still ise bir bölümün, yani sessiz C'nin önceki kurala uymaya devam ettiğini gösterir.

Alıştırma

Hangi cümlede break a rule, bir kalıbın istisnasını tarafsız biçimde anlatır?

  1. The falling cup broke on the floor.
  2. This verb breaks the usual spelling rule.
  3. Leo broke the classroom rule on purpose.
Cevabı göster

This verb breaks the usual spelling rule.

Conscience.

2:42

Conscience (vicdan).

Conscience.

2:44

Conscience.

So you see this time,

2:47

İşte gördüğünüz gibi bu sefer,

it's not consci-ence or anything like that, Anlatım akışı

2:47

consci-ence falan gibi bir şey değil,

but con-science.

2:50

ama con-science şeklinde.

Anlatım akışı

not X or anything like that, but Y: yanlış bir düşünceyi reddedip ardından düzeltmek

not X or anything like that, but Y kalıbı bir düzeltmeyi iki adımda düzenler. not X yanlış bir açıklamayı reddeder; or anything like that ise hepsini tek tek saymadan benzer açıklamaları da reddeder. Ardından but Y, kastedilen ifadeyi veya çözümlemeyi verir ve karşıtlık yoluyla öne çıkarır. Bu cümlede konuşmacı, conscience kelimesini ayırmanın bir yolunu reddettikten sonra kastedilen ayrımı gösterir.

Alıştırma

Hangi cümle önce bir yorumu ve benzerlerini eleyip ardından kastedilen yorumu verir?

  1. The meeting may be a test, or it may be a chance to ask questions.
  2. The meeting isn't a test or anything like that, but a chance to ask questions.
  3. The meeting is a test, and there will be time for questions.
Cevabı göster

The meeting isn't a test or anything like that, but a chance to ask questions.

Shh.

2:52

Şşş (Shh).

Conscience.

2:53

Conscience.

And the last one is very similar.

2:55

Ve sonuncusu da çok benzer.

Conscious.

2:57

Conscious (bilinçli).

Conscious.

2:59

Conscious.

So remember,

3:00

Yani unutmayın,

it's not S here,

3:01

burada S değil,

but a shh.

3:02

aksine bir shh sesidir.

Conscious.

3:04

Conscious.

That's it for this video. Anlatım akışı

3:05

Bu video için bu kadar.

Anlatım akışı

That's it for this video: videonun bittiğini belirtmek

That's it for this video, videonun planlanan içeriğinin tamamlandığını belirten bir kapanış cümlesidir. Buradaki it fiziksel bir nesneye değil, konuşmacının sunacağı içeriğin tamamına gönderme yapar. That's it for + etkinlik veya zaman aralığı kalıbı, dinleyicilerin ana içerikten kapanışa geçildiğini anlamasına yardımcı olur. Son bölüm That's it for today veya That's it for this lesson örneklerinde olduğu gibi değiştirilebilir.

Alıştırma

Bir eğitimin ana içeriği tamamlandı. En doğal kapanışı hangi cümle yapar?

  1. We've finished all three steps. That's it for this tutorial.
  2. We've finished all three steps. There are three steps in this tutorial.
  3. We've finished all three steps. Let's begin this tutorial.
Cevabı göster

We've finished all three steps. That's it for this tutorial.

If you've enjoyed it,

3:06

Eğer beğendiyseniz,

then please hit the like button and let me know down in the comments Kalıp ifadeler

3:07

lütfen beğen butonuna basın ve yorumlarda bana bildirin

Kalıp ifadeler

hit the like button: izleyicilerden videoyu beğenmelerini istemek

Hit the like button, videolarda ve sosyal medyada kullanılan yaygın ve samimi bir istektir. “Videoyu beğenmek için düğmeye tıklamak veya dokunmak” anlamına gelir. Burada hit, ekrandaki bir düğmeye basmak demektir. Ekrana veya cihaza vurmak anlamına gelmez.

Alıştırma

Bir içerik üreticisi, izleyicilerden yararlı bir videoyu beğenmelerini istiyor. Hangi istek doğaldır?

  1. Please beat the like button.
  2. Please hit the like button.
  3. Please strike the like button.
Cevabı göster

Please hit the like button.

Kalıp ifadeler

let me know down in the comments: izleyicileri yorum yapmaya davet etmek

Let me know, “bana söyle” veya “cevabı bana bildir” anlamına gelir. Karşıdaki kişiden yanıt ister; kelimesi kelimesine “bilmeme izin ver” anlamında değildir. Down in the comments, izleyiciye nerede yanıt vereceğini söyler: videonun altındaki yorumlar bölümünde. Let me know which one you prefer örneğinde olduğu gibi, istenen bilgi let me know ifadesinden sonra eklenebilir veya önceki konuşma soruyu açık hâle getirebilir.

Alıştırma

İzleyicilerin bir sonraki videoda hangi konuyu görmek istediklerini videonun yorumlar bölümüne yazmalarını istiyorsunuz. En iyi cümle hangisidir?

  1. Let me know down in the comments which topic you want next.
  2. Let me know by email which topic you want next.
  3. Read the comments to find the next topic.
Cevabı göster

Let me know down in the comments which topic you want next.

if you know any other words that have a silent C,

3:10

içinde sessiz bir C harfi olan başka kelimeler biliyorsanız,

whether they're pronounced as S or shh or maybe something else. Dilbilgisi

3:13

ister S olarak, ister shh olarak veya belki başka bir şey olarak telaffuz edilsin.

Dilbilgisi

whether ... or ... or maybe something else: açık uçlu seçenekleri sıralamak

whether ... or ... yapısı, konuşan kişi hangi olasılığın doğru olduğunu henüz bilmediğinde seçenekleri sıralar. Buradaki olasılıklar S, shh veya başka bir ses olarak telaffuz edilmeleridir; maybe something else ifadesi listeyi başka cevaplara açık bırakır. Bu bölüm daha büyük bir cümlenin içindeki yan cümledir. Bu nedenle whether sonrasında soru sırası değil, düz cümle sırası kullanılır: are they pronounced değil, they're pronounced. Bu yapı sorularda, raporlarda, kontrollerde ve sınıflandırmalarda da kullanılabilir.

Alıştırma

Hangi cümle seçenek sunmak için whether ... or ... yapısını doğru kullanıyor?

  1. Tell me where the key is.
  2. Tell me that the key is missing.
  3. Tell me whether the key is in the bag or on the desk.
Cevabı göster

Tell me whether the key is in the bag or on the desk.

Let me know down in the comments.

3:18

Aşağıdaki yorumlarda bana bildirin.

Remember as well to check out my Pronunciation Pro membership site.

3:19

Ayrıca Pronunciation Pro üyelik sitemi kontrol etmeyi de unutmayın.

If you're interested in improving your pronunciation, Kalıp ifadeler

3:23

Eğer telaffuzunuzu geliştirmeye ilgiliyseniz,

Kalıp ifadeler

interested in improving: be interested in + -ing

Be interested in doing, bir etkinliğe veya hedefe ilgi duymak anlamına gelir. Burada kişi, telaffuzunu geliştirme etkinliğine ilgi duyuyor. In bir edattır; bu yüzden ardından gelen fiil -ing biçimini alır: be interested in + improving, learning veya trying. Aynı yapı interested in music örneğindeki gibi bir isimle de kullanılabilir.

Alıştırma

Cümleyi tamamlamak için in ve improve fiilinin doğru biçimini kullanın: Maya is interested ____ her reading skills.

Cevabı göster

in improving

the link is down in the description.

3:25

bağlantı aşağıdaki açıklamada yer almaktadır.

I'll see you next lesson. Kalıp ifadeler

3:27

Gelecek derste görüşmek üzere.

Kalıp ifadeler

Vedalaşma ifadesi olarak “I'll see you next lesson”

Bir dersin sonunda, I'll see you next lesson “şimdilik hoşça kal; bir sonraki derste yeniden görüşeceğiz” anlamına gelen sıcak ve dostça bir kapanış ifadesidir. Bu vedalaşma kalıbında see you, birine yalnızca gözle bakmayı değil, yeniden görüşmeyi anlatır. next lesson, bir sonraki buluşmanın ne zaman olacağını söyler. Burada doğrudan zaman ifadesi olarak kullanıldığı için önüne in veya on gibi bir edat gelmez.

Alıştırma

Bir öğretmen bugünkü dersi bitiriyor ve kurs gelecek hafta devam edecek. En doğal vedalaşma cümlesi hangisidir?

  1. I enjoyed the previous lesson.
  2. Let's start today's lesson.
  3. I'll see you next lesson.
Cevabı göster

I'll see you next lesson.

Bye-bye.

3:28

Hoşça kalın.