😹 HAYVANI TAHMİN ET! Bakalım bilebilecek misin? Pocoyo ile eğlenceli oyunlar! | Pocoyo | Çocuklar İçin Çizgi Film: İngilizce çalışma notları

Pocoyo English - Official Channel

Öğrenme zorluğu
141 kelime 191 kel/dk

Video özeti: Pocoyo birkaç hayvan için uygun yiyecekleri seçer ve hepsini tek başına beslemeyi başarır. Ardından hayvanlar onu takip etmeye başlar; böylece yeni arkadaşların ilgi bekleyebileceği, fakat aynı zamanda insana eşlik edebileceği görülür. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. Don't you know — Konuşma Edimbilimi ve Tutum: Bu sorunun yalnızca bilgi istemediğini fark edin. Konuşanın, karşısındaki kişinin zaten bilmesi gerektiğini düşündüğü bir şeyi nazikçe hatırlatır veya düzeltir; böylece yanlış bir seçime, sert ya da fazlasıyla doğrudan karşı çıkmadan dikkat çekmenizi sağlar. 2. managed to feed — Dil Bilgisi ve Cümle Kalıpları: manage to + fiil yapısının, çaba gerektiren veya küçük bir zorluk içeren bir eylemi sonunda başarıyla tamamlamayı vurguladığını anlayın. Bu yapıyı, yalnızca geçmişteki bir eylemi bildirmek yerine sonucu ve elde edilen başarıyı öne çıkararak bir deneyimi anlatmak için kullanın. 3. keep you company. — Kalıplaşmış İfadeler ve Eşdizimler: Bu yaygın eşdizimin, keep ve company sözcüklerini ayrı ayrı kelimesi kelimesine çevirmekten farklı olarak, yalnız kalmaması için birinin yanında bulunmak anlamına geldiğini öğrenin. Birine eşlik etmeyi teklif ederken veya bir insanın ya da hayvanın başka birinin yalnızlığını azalttığını anlatırken kullanın.

Bu derste

Hello Pocoyo.

0:02

Merhaba Pocoyo.

Don't you know Pocoyo, Ton ve niyet

0:18

Bilmiyor musun Pocoyo,

cats don't eat popcorn.

0:19

kediler patlamış mısır yemez.

Ton ve niyet

Don't you know...?: hatırlatma anlamı

Don't you know...? olumsuz bir sorudur, ancak burada tarafsız biçimde bilgi istemez. Konuşan kişi, dinleyenin bu gerçeği zaten bildiğini veya bilmesi gerektiğini varsayar ve soruyu ona hatırlatmak ya da onu düzeltmek için kullanır. Söyleyiş biçimine göre şaşkınlık veya hafif eleştiri gösterebilir. Bu cümledeki işlevi, “Kedilerin patlamış mısır yemediğini bilmen gerekir” anlamına yakındır.

Alıştırma

Bir arkadaşınız, gruptaki herkesin zaten bilmesi gerektiğini düşündüğünüz toplantı saatinden habersiz görünüyor. Hangi cümle hafif eleştiri içeren bir hatırlatma yapar?

  1. What time does the meeting start?
  2. Don't you know the meeting starts at nine?
  3. Do you know what time the meeting starts?
Cevabı göster

Don't you know the meeting starts at nine?

What else do you have? Dilbilgisi

0:20

Başka neyin var?

Dilbilgisi

What else: ek seçenekleri sormak

What else, “başka ne” veya “başka hangi seçenekler” anlamına gelir. Else, what gibi bir soru sözcüğünden sonra gelir ve daha önce sözü edilen ya da bilinen şeylerin dışındakileri gösterir. What else...? ifadesini bir listeyi sürdürmek veya ek seçenekler sormak için kullanın. What else do you have? cümlesinde konuşan kişi bazı şeylerin zaten mevcut olduğunu varsayar ve başka neler olduğunu sorar.

Alıştırma

“Başka hangi seçenekler?” anlamındaki iki sözcüklü hedef ifadeyle soruyu tamamlayın: We have tried the bus and the train. ____ can we try?

Cevabı göster

What else

That's much better. Kalıp ifadeler

0:23

Bu çok daha iyi.

Kalıp ifadeler

That's much better: belirgin bir iyileşme

That's much better, yeni seçimin, sonucun veya durumun öncekinden belirgin biçimde daha iyi olduğu anlamına gelir. Birisi değişiklik yaptıktan sonra genellikle teşvik edici bir geri bildirim olarak kullanılır. Burada much, karşılaştırma biçimi olan better sözcüğünü güçlendirir. Much better, büyük ölçüde daha iyi demektir. Bu ifadede much, çok sayıda şey anlamına gelmez.

Alıştırma

Bir arkadaşınız anlaşılması zor bir slaytı değiştiriyor ve yeni sürüm belirgin biçimde daha kolay okunuyor. En uygun geri bildirim hangisidir?

  1. That's much better.
  2. That's a little better.
  3. That's very good.
Cevabı göster

That's much better.

Good thinking. Kalıp ifadeler

0:37

İyi fikir.

Kalıp ifadeler

Good thinking: akıllıca bir fikri veya kararı övmek

Good thinking, birisini akıllıca bir fikir, çözüm veya karar için övmenin kısa bir yoludur. Kişinin zekice bir şey düşündüğü veya seçtiği anlamına gelir. Burada thinking, kişinin düşünme biçiminin veya yargısının niteliğini ifade eder. Şu anda düşünme eylemini anlatmaz.

Alıştırma

Ekip arkadaşınız uzun bir yürüyüşten önce hava durumunu kontrol etmeyi öneriyor. Hangi yanıt bu fikri en doğrudan biçimde över?

  1. Good thinking.
  2. Well done.
  3. Keep thinking.
Cevabı göster

Good thinking.

A monkey?

0:42

Bir maymun mu?

And also a cow.

0:45

Ve ayrıca bir inek.

Seems like they want some food. Dilbilgisi

0:47

Görünüşe göre biraz yiyecek istiyorlar.

Dilbilgisi

Seems like: ipuçlarından temkinli bir tahminde bulunmak

Seems like + yan cümle, durumdaki ipuçlarına dayanan bir sonucu ifade eder ve konuşanın tamamen emin olmadığını gösterir. Burada hayvanların davranışları, muhtemelen yiyecek istediklerini düşündürüyor. Günlük konuşmada cümle başındaki biçimsel özne It çoğu zaman atılır: Seems like ... ile It seems like ... aynı anlama gelir. It öznesinin atılması, tahmini kesin bir gerçeğe dönüştürmez.

Alıştırma

Oda karanlık ve kimse cevap vermiyor, ancak ne olduğundan tamamen emin değilsiniz. Hangi cümle temkinli bir tahmin ifade eder?

  1. Seems like everyone has gone home.
  2. Everyone likes going home.
  3. Everyone has definitely gone home.
Cevabı göster

Seems like everyone has gone home.

What do you have for them? Ton ve niyet

0:49

Onlar için neyin var?

Ton ve niyet

What do you have for them?: birine verilecek şeyi sormak

What do you have for them? sorusu, dinleyenin sahip olduğu her şeyi genel olarak sormaz; onlara vermek için neyin mevcut veya hazırlanmış olduğunu sorar. have something for someone yapısında for someone, bir şeyin amaçlanan alıcısını ya da yararlanacak kişiyi belirtir. Bu şey yiyecek, içecek, hediye veya o kişiye yararlı herhangi bir şey olabilir.

Alıştırma

Çocukların amaçlanan alıcı olduğunu gösteren sözcükle soruyu tamamlayın: The children are hungry. What do you have ____ them?

Cevabı göster

for

Some grass and a nice banana.

0:50

Biraz çimen ve güzel bir muz.

That's perfect Pocoyo.

0:52

Bu harika Pocoyo.

Well done. Kalıp ifadeler

0:55

Aferin.

Kalıp ifadeler

Övgü ifadesi olarak Well done.

Well done. bir şeyi başarıyla tamamlayan veya iyi yapan kişiyi övmek için kullanılan kalıplaşmış bir ifadedir. Burada kişinin performansını değerlendirir. Bu örnekteki gibi tek başına kullanıldığında done, yemeğin pişmiş olduğu anlamına gelmez. Yiyecekle ilgili bu anlam, a well-done steak gibi ifadelerde “iyi pişmiş” demektir.

Alıştırma

Bir takım arkadaşınız zor bir görevi başarıyla tamamladı. Onu övmek için ne söyleyebilirsiniz?

  1. Take care.
  2. Not yet.
  3. Well done.
Cevabı göster

Well done.

You've managed to feed all the animals on your own. Notlar

0:56

Tüm hayvanları tek başına beslemeyi başardın.

Dilbilgisi

managed to feed: çaba gösterdikten sonra başarmak

managed to feed, manage to + fiilin yalın hâli yapısını kullanır. Kişinin genellikle biraz çaba veya zorluktan sonra hayvanları beslemeyi başardığı anlamına gelir. managed geçmiş zamandadır ve başarının daha önce gerçekleştiğini gösterir. Burada manage, insanları veya işleri “yönetmek” değil, “bir şeyi yapmayı başarmak” anlamındadır.

Alıştırma

Cümleyi manage to yapısının geçmiş zamanıyla tamamlayın: After three tries, Mia ____ open the jar.

Cevabı göster

managed to

Kalıp ifadeler

on your own: yardım almadan yapmak

On your own, bir işi başka birinin yardımı olmadan yapmak demektir. Bu cümlede, hitap edilen kişinin bütün hayvanları besleme işini bağımsız olarak tamamladığını gösterir. Buradaki own, bütün kalıbın parçasıdır; 'sahip olmak' anlamındaki own fiili değildir. İyelik sözcüğü kişiye göre değişir: on my own, on her own, on our own. Bu ifade bazı bağlamlarda 'yalnız' anlamına da gelebilir; ancak burada tamamlanan bir görevden söz edildiği için 'yardım almadan' anlamı açıktır.

Alıştırma

Amir'in yardım almadığını göstermek için cümleyi on + iyelik sözcüğü + own yapısıyla tamamlayın: Amir repaired the bike ____.

Cevabı göster

on his own

Oh no,

1:06

Oh hayır,

I think they might still be hungry. Dilbilgisi

1:07

sanırım hala aç olabilirler.

Dilbilgisi

might still be: devam ediyor olabilecek bir durum

Might, düşüncenin kesin değil, olası olduğunu gösterir. Still, durumun önceki bir zamandan bugüne kadar devam etmiş olabileceğini belirtir. Bu nedenle might still be hungry, 'şu anda hâlâ aç olabilirler' demektir. Yaygın sıralama might + still + be + durum veya yer bildiren ifade şeklindedir: She might still be tired; He might still be at home. Buradaki might olasılık bildirir; cümleyi geçmiş zamana taşımaz.

Alıştırma

Ofisin ışıkları açık, ancak Lena'nın ayrılıp ayrılmadığından emin değilsiniz. Bu olasılığı en iyi hangi cümle ifade eder?

  1. Lena might still be in the office.
  2. Lena was in the office yesterday.
  3. Lena is definitely in the office.
Cevabı göster

Lena might still be in the office.

Off you go. Ton ve niyet

1:09

Hadi bakalım.

Ton ve niyet

Off you go: birine gitmesini veya başlamasını söylemek

Off you go, birine bulunduğu yerden ayrılmasını, yola çıkmasını ya da bir etkinliğe başlamasını söyleyen veya buna izin veren kalıplaşmış bir konuşma ifadesidir. Bu sahnede, etkileşim bittikten sonra “Hadi, artık gidin” anlamına gelir. Off burada bütün ifadenin parçasıdır; “kapalı” anlamına gelmez. Cümle, kişinin nerede olduğunu betimlemek yerine onu yola gönderme işlevi görür.

Alıştırma

Bir çocuk oyuna katılmaya hazır. Hangi cümle çocuğa sıcak bir şekilde gidip başlamasını söyler?

  1. Off you go.
  2. There you are.
  3. Here you are.
Cevabı göster

Off you go.

I don't have any more food for you. Dilbilgisi

1:10

Sizin için daha fazla yiyeceğim yok.

Dilbilgisi

don't have any more food: hiç kalmadığını söylemek

don't have any more food ifadesinde any more, food isminin önünde gelir ve ek ya da kalan bir miktarı ifade eder. Cümlecik olumsuz olduğu için bütün ifade, kullanılabilir hiç yiyecek kalmadığını söyler. Yeniden kullanılabilen kalıp don't/doesn't have any more + noun şeklindedir. Bu kalıp bir stoğun tükendiğini açıklar; yalnızca konuşanın daha fazlasını istemediğini söylemez.

Alıştırma

Öğrendiğiniz don't have any more + noun kalıbını tamamlayın: We don't have ____ water.

Cevabı göster

any more

Looks like you've made yourself some new friends. Kalıp ifadeler

1:22

Görünüşe göre kendine yeni arkadaşlar edinmişsin.

Kalıp ifadeler

make yourself some new friends: kendine yeni arkadaşlar edinmek

Make friends, kelimesi kelimesine insan üretmek değil, “arkadaşlık kurmak” anlamına gelen kalıplaşmış bir ifadedir. made yourself some new friends içinde yourself, “kendin için” gibi işlev görür; yeni arkadaşlıklar kişinin kendisi için elde ettiği bir sonuç olarak sunulur. Eklenen yourself, anlatıcının yorumunu tarafsız made some new friends ifadesine göre daha sıcak ve hafifçe şakacı yapar. “Kendin için bir şey yapmak veya edinmek” anlamındaki bu kullanım make yourself a snack ifadesinde de görülür.

Alıştırma

Cümleyi yourself içeren make friends ifadesiyle tamamlayın: At summer camp, you can ____.

Cevabı göster

make yourself some new friends

Although now I think they expect you to feed them. Notlar

1:27

Gerçi şimdi onları beslemeni beklediklerini düşünüyorum.

Anlatım akışı

Although now: mevcut bir çekince eklemek

Although now, önceki olumlu yoruma geri dönüp ona bir çekince ekler: yeni arkadaşlar edinmek iyi görünür, ancak şimdi bir sorun olabilir. Although bu karşıtlığı belirtir; bir neden sunmaz. Now dikkati mevcut sonuca yöneltir. Konuşmada Although now..., “az önce söylediğim doğru, ama şimdi dikkate alınması gereken başka bir şey var” anlamında sonradan eklenen bir düşünceyi başlatabilir.

Alıştırma

İlk cümle iyi bir haber veriyor. Hangi devam cümlesi mevcut bir olumsuzluk ekler? “The new job is great.”

  1. Although now I have to leave home at six.
  2. Because now I have to leave home at six.
  3. For example, I have to leave home at six.
Cevabı göster

Although now I have to leave home at six.

Dilbilgisi

expect you to feed them: expect + kişi + to do yapısı

expect you to feed them ifadesinde expect, bir nesne (you) ve ardından to alan bir mastarla (to feed) kullanılır. Mastardaki eylemi bu nesne yapar; yani besleme işini yapan you'dur. Burada expect, yalnızca “güzel bir şeyi heyecanla beklemek” değil, “birinin bir şey yapacağını düşünmek veya buna güvenmek” anlamındadır. expect + someone + to do yapısı bir tahmin ifade edebilir; ilişkiye ve bağlama göre beklenti ya da gereklilik de bildirebilir.

Alıştırma

expect + kişi + to do yapısını ve arrive fiilini kullanarak cümleyi tamamlayın: The coach expects us ____ by eight.

Cevabı göster

to arrive

Not you too Lula. Ton ve niyet

2:07

Sen de yapma Lula.

Ton ve niyet

Not you too: senin de işin içinde olmasına şaşırmak

Not you too, “Aynı istenmeyen durumun seni de kapsadığına inanamıyorum” anlamına gelen, duygu yüklü ve eksiltili bir tepkidir. Şaşkınlığa hayal kırıklığı, bıkkınlık ya da çaresizlik eşlik edebilir. too, dinleyiciyi daha önce aynı duruma karışmış biriyle ilişkilendirir. not, tepkiye olumsuzluk katar; ifade kelimesi kelimesine “sen değil” komutu değildir ve buradaki too nötr bir “de/da” değildir.

Alıştırma

Birkaç kişi anahtarlarını unuttu. Mia'nın da anahtarlarını unuttuğunu fark ediyorsunuz. Hangi tepki şaşkınlığı ve bıkkınlığı en iyi gösterir?

  1. Not you too, Mia!
  2. You too, Mia.
  3. Not you, Mia.
Cevabı göster

Not you too, Mia!

I don't have any more food for you.

2:14

Sizin için daha fazla yiyeceğim yok.

Oh my,

2:26

Aman Tanrım,

they really are insatiable. Kelime

2:26

gerçekten doymak bilmiyorlar.

Kelime

insatiable: tatmin edilmesi imkânsız

Insatiable, tatmin edilmesi imkânsız demektir. Burada hayvanlar beslendikten sonra bile yiyecek istemeye devam eder; bu yüzden sözcük sıradan bir açlığı değil, hiç doymayacakmış gibi görünen bir iştahı anlatır. Bu sıfat bir kişiyi ya da daha sık olarak iştah, merak, arzu veya talep gibi bir şeyi tanımlayabilir. Temel fikir, daha fazlası verilse bile ihtiyacın sona ermemesidir.

Alıştırma

Hangi cümle iştahın hiçbir zaman tatmin edilemeyeceğini söylüyor?

  1. Their appetite is insatiable.
  2. Their appetite is small.
  3. Their appetite is satisfied.
Cevabı göster

Their appetite is insatiable.

Now hold on a second. Ton ve niyet

2:47

Şimdi bir saniye bekle.

Ton ve niyet

hold on a second: birinden kısa süre durmasını istemek

Hold on a second, kısa bir süre beklemek ya da yapılan işi bir an durdurmak anlamına gelen kalıplaşmış bir konuşma ifadesidir. Burada konuşan kişi, durumu kontrol edebilmek için bir sonraki hareketi durdurur. Bu kullanımda hold on, bir şeyi fiziksel olarak tutmak anlamına gelmez. A second da tam olarak bir saniye değil, kısa ve belirsiz bir süreyi ifade eder.

Alıştırma

Bir arkadaşınız düğmeye basmak üzere, ancak kısa süre durmasına ihtiyacınız var. Ne söylemelisiniz?

  1. Please keep holding the button down.
  2. Go ahead and press it now.
  3. Hold on a second—let me check it first.
Cevabı göster

Hold on a second—let me check it first.

Are you sure you want to do that Ellie? Ton ve niyet

2:48

Bunu yapmak istediğinden emin misin Ellie?

Ton ve niyet

Are you sure you want to do that?: yeniden düşünmeye yönelten nazik bir uyarı

Are you sure you want to do that? gerçekten onay isteyen bir soru olabilir; ancak burada Ellie'den kararını nazikçe yeniden düşünmesini istiyor. Konuşan kişi bu seçimin sorun çıkarabileceğini düşündüğü için soru, yapmadan önce bir kez daha düşün anlamını taşır. Soru biçiminde söylendiği için karar yine karşıdaki kişiye bırakılır. Don't do that ifadesinden daha yumuşaktır, fakat yine de kaygı veya kuşku belirtir.

Alıştırma

Bir arkadaşınız sonradan pişman olabileceği bir mesaj göndermek üzere. Hangi cümle ondan kararını nazikçe yeniden düşünmesini ister?

  1. Why did you send that message yesterday?
  2. Send that message right now.
  3. Are you sure you want to send that message?
Cevabı göster

Are you sure you want to send that message?

Well,

2:52

Pekala,

I wish you good luck with your new friends. Kalıp ifadeler

2:52

yeni arkadaşlarınla sana iyi şanslar dilerim.

Kalıp ifadeler

wish you good luck: wish + kişi + good luck yapısı

Wish + kişi + good luck, birine işlerinin yolunda gitmesini umduğunuzu söylemek için kullanılan kalıplaşmış bir yapıdır. Kişi doğrudan wish sözcüğünden sonra gelir: I wish you good luck denir, I wish to you good luck denmez. Örnekteki with your new friends, şansın gerekli olduğu durumu belirtir. Ses tonuna ve bağlama göre dilek samimi veya hafifçe şakacı olabilir; burada yeni arkadaşlarla uğraşmanın zorlayıcı olabileceğini düşündürür.

Alıştırma

Cümleyi tam olarak wish + you + good luck yapısıyla tamamlayın: Before your exam, I ____.

Cevabı göster

wish you good luck

They can be a bit needy, Ton ve niyet

2:54

Biraz ilgi isteyebilirler,

Ton ve niyet

a bit needy: olumsuz bir tanımı yumuşatmak

Bu cümlede a bit “biraz” anlamına gelir ve olumsuz needy sıfatını yumuşatır. Konuşan kişi, hayvanların istenenden daha fazla ilgi veya bakım gerektirebileceğini daha az doğrudan bir biçimde söylüyor. Burada needy, çok fazla ilgi, güvence veya bakım isteyen bir insanı ya da hayvanı anlatır. Bu bağlamda “yoksul” veya “temel ihtiyaçlardan yoksun” anlamına gelmez. a bit + sıfat kalıbı, hafif bir eleştirinin daha az sert duyulmasını sağlayabilir.

Alıştırma

Hangi cümle olumsuz bir tanımı daha yumuşak söylemek için a bit kullanıyor?

  1. The puppy is extremely needy when I leave the room.
  2. The puppy is a bit needy when I leave the room.
  3. The puppy is never needy when I leave the room.
Cevabı göster

The puppy is a bit needy when I leave the room.

but they'll always keep you company. Kalıp ifadeler

2:56

ama sana her zaman eşlik edecekler.

Kalıp ifadeler

keep you company: yalnız kalmaması için birinin yanında olmak

Keep someone company, birinin yalnız kalmaması için yanında bulunmak veya onunla zaman geçirmek anlamına gelen kalıplaşmış bir ifadedir. Cümlede you, kendisine eşlik edilen kişidir. Kalıp keep + kişi + company şeklindedir: keep me company, keep her company. Burada company “şirket” değil, “eşlik etme” anlamındadır ve bu ifadede company önüne a gelmez.

Alıştırma

Cümleyi keep + kişi + company kalıbıyla tamamlayın: Could you ____ while I wait for the doctor?

Cevabı göster

keep me company