Sürpriz! 🎾 EKSTRA Yepyeni - 3. Sezon | Bluey: İngilizce çalışma notları
Bluey - Official Channel
Video açıklaması: Bluey ile Bingo, hayalî çocuklara bakmayı giderek daha karmaşık hâle gelen bir oyuna dönüştürür. Bebeği uyutma, bisiklete binmeyi öğretme ve kreşe bırakma gibi işler üst üste gelir; Copernicus’u almayı unutmak ise çocuk sahibi olmanın gerçekliğini esprili biçimde özetleyen sona yol açar. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. get Copernicus to sleep? — Dil Bilgisi ve Cümle Kalıpları: get someone to sleep yapısının get sözcüğünü “elde etmek” anlamında kullanmadığını, birini uyutmak veya uykuya dalmasına yardımcı olmak anlamı taşıyan ettirgen bir kalıp olduğunu anlamayı; bakım verme ya da çabayla bir sonuç oluşturma durumlarında doğal biçimde kullanmayı sağlar. 2. drop Copernicus off to daycare. — Öbek Fiiller: drop someone off ifadesinin birini fiziksel olarak düşürmek değil, gideceği yere götürüp orada bırakmak olduğunu ayırt etmeyi; okul, kreş, iş ve günlük ulaşım düzenlemeleri hakkındaki konuşmalarda doğru kullanmayı sağlar. 3. That's what having kids is like. — Söylem, Hikâye Anlatımı ve Retorik: That's what ... is like kalıbının önceki karmaşayı bir deneyim hakkındaki kısa bir yargıyla nasıl özetlediğini görmeyi; bir hikâyeyi sonuçlandırırken veya bir durumun genellikle nasıl olduğunu açıklarken bu kalıbı kullanmayı sağlar.
Bu derste
stick to his race plan: yarış stratejisine bağlı kalmak
Bu cümlede stick to his race plan, yarış sırasında karar verdiği stratejiyi değiştirmek yerine ona uymaya devam etmek demektir. Buradaki stick, bir şeyi fiziksel olarak başka bir şeye yapıştırmak anlamında değildir. Kullanılabilir kalıp stick to + isim veya zamir şeklindedir. Genellikle plan, kural, karar, program ya da söz ile kullanılır ve işler zorlaştığında bunlardan sapmamayı anlatır.
Alıştırma
Hangi cümle, işler zorlaştığında bile onun planı izlemeye devam edeceğini doğal biçimde anlatır?
- She will stick to the plan even when it gets difficult.
- She will stick on the plan even when it gets difficult.
- She will stick the plan even when it gets difficult.
Cevabı göster
She will stick to the plan even when it gets difficult.
I've got to + fiil: gereklilik ifade etmek
I've got to, I have got to ifadesinin kısaltılmış biçimidir. Burada “yapmalıyım” veya “yapmam gerekiyor” anlamına gelir ve sıradaki eylemin gerekli olduğunu belirtir. have got to yapısını tek bir kalıp olarak düşünün. Ardından fiilin yalın hâli gelir; bu cümlede o fiil get sözcüğüdür. Buradaki got, “aldım” anlamına gelmez.
Alıştırma
Hangi cümlede I've got to gereklilik ifade eder?
- I've got two brothers.
- I've got to leave now.
- I've got a ticket for tonight.
Cevabı göster
I've got to leave now.
go hide: gündelik dilde go + fiilin yalın hâli
go hide ifadesinde go sözcüğünden sonra doğrudan hide fiilinin yalın hâli gelir. go + fiilin yalın hâli, ikinci eylemi yapmak üzere gitmeyi veya yer değiştirmeyi anlatır; burada konuşan kişi yeniden gidip saklanacaktır. Bu kısa yapı, go check veya I'll go ask gibi gündelik talimatlarda ve planlarda yaygındır. Bu yapıda go ile eylem fiili arasına to eklenmez.
Alıştırma
Hangi cümle, hemen uygulanacak bir planı anlatmak için gündelik go + fiilin yalın hâli yapısını en doğal biçimde kullanır?
- I'll go to hide behind the curtain.
- I'll go hide behind the curtain.
- I'll go hiding behind the curtain.
Cevabı göster
I'll go hide behind the curtain.
get Copernicus to sleep: get + nesne + to + fiilin yalın hâli
get Copernicus to sleep, get + nesne + to + fiilin yalın hâli yapısını kullanır. Burada get, bir şeyi almak veya gidip getirmek değil, bir sonucun ortaya çıkmasını sağlamak ya da bunu başarmak anlamına gelir. Nesne bir kişi olduğunda bu yapı, kişiyi ikna ederek, ona yardım ederek veya koşulları ayarlayarak bir şeyi yapmasını sağlamayı anlatabilir. Bu cümlede karşıdaki kişinin Kopernik'i uyutmayı başarıp başarmadığı soruluyor.
Alıştırma
get + nesne + to + fiilin yalın hâli yapısının geçmiş zamanını kullanın: We finally ____ the printer ____ work.
Cevabı göster
got · to
Here you go: birine bir şey uzatırken
Here you go, birine bir şey uzatırken veya istediği şeyi sunarken kullanılan kalıplaşmış bir konuşma ifadesidir. Bu cümlede “Bu senin için” ya da “İstediğin şey burada” anlamına gelir. İfadenin tamamını tek bir kalıp olarak öğrenin. Buradaki go, yürümeyi veya ayrılmayı anlatmaz.
Alıştırma
Bir görevli müşteriye içeceğini uzatıyor. O anda söylenebilecek en doğal ifade hangisidir?
- Here we go.
- Off you go.
- Here you go.
Cevabı göster
Here you go.
Dikkat çekme söylem belirteci olarak Look,
Bu cümlenin başındaki Look bir söylem belirtecidir: dinleyenin dikkatini konuşanın birazdan söyleyeceği şeye yöneltir. “Dinle” veya “anlatmak istediğim şu” anlamına yakındır ve dinleyenin gerçekten gözleriyle bakmasını gerektirmez. Virgül, Look ile ardından gelen mesajı ayırmaya yardımcı olur. Bu kullanım yeni bir noktayı ortaya koyabilir, dikkati konuya geri getirebilir veya sonraki cümlenin önemli olduğunu hissettirebilir.
Alıştırma
Hangi cümlede Look, görmeyle ilgili bir fiil olarak değil, dikkati sonraki noktaya yönelten bir söylem belirteci olarak kullanılmıştır?
- Look, we need to make a decision now.
- Look at the map before we leave.
- She looks tired today.
Cevabı göster
Look, we need to make a decision now.
teach Dellerina to ride a bike: teach + kişi + to + fiil
Bir kişinin başka birine bir eylemi yapmayı öğrettiğini söylemek için teach + kişi + to + fiilin yalın hâli kalıbını kullanın. Bu soruda öğrenen kişi Dellerina, öğrenilecek beceri ise ride a bike'tır. Eylem fiilinden önce to kullanılmalıdır: teach Dellerina to ride. Aynı kalıp farklı kişiler ve becerilerle kullanılabilir; teach zamanla birlikte değişebilir: taught someone to do something.
Alıştırma
Cümleyi teach + kişi + to + fiil kalıbıyla tamamlayın: Could you ____ me ____ use this printer?
Cevabı göster
teach · to
Uh, Bluey, can't you play the same game as me and Bingo? Ton ve niyet
0:41Uh, Bluey, benimle ve Bingo ile aynı oyunu oynayamaz mısın?
can't you play...?: baskı ekleyen olumsuz soru
Burada can't you + fiilin yalın hâli, beceri hakkında gerçek bir soru değildir. Konuşan kişi Bluey'nin aynı oyuna katılabileceğini düşünür ve Bluey'yi bunu yapmaya zorlamak için olumsuz soru kullanır. Bu yapı genellikle dinleyicinin zaten harekete geçmeye istekli veya bunu yapabilecek durumda olması gerektiği beklentisini taşır. Bağlama göre Why won't you...? gibi duyulabilir ve nötr Can you...? yapısına kıyasla hayal kırıklığı, şikâyet veya baskı ekleyebilir.
Alıştırma
Doğru mu yanlış mı: Sabırsız bir durumda "Can't you close the door?" beceri hakkında gerçek bir soru sormak yerine eleştiri veya baskı ifade edebilir.
- Doğru
- Yanlış
Cevabı göster
Doğru
Fine. ile isteksiz kabul
Burada Fine., Tamam, kabul ediyorum anlamına gelir; ancak konuşan kişi memnun değildir. Kararın değişmeyeceğini anlayınca bu sözcükle tartışmayı bitirir. Fine. tek sözcüklük bir yanıt olduğunda olumlu bir değerlendirme yerine isteksiz bir kabulü ifade edebilir. Hangi anlamın kastedildiğini önceki konuşma ve tonlama gösterir.
Alıştırma
Uzun bir tartışmanın ardından karşı çıkmayı bırakıyorsunuz, ancak hâlâ mutsuzsunuz. Bu tavrı en iyi hangi yanıt gösterir?
- Fine.
- That's fantastic!
- I completely agree.
Cevabı göster
Fine.
drop Copernicus off: birini varış yerine bırakmak
drop Copernicus off ifadesinde drop ... off, Copernicus'u bir yere götürüp orada bırakmak demektir. Ayrılabilen bir phrasal verb'dür; burada drop, düşürmek anlamına gelmez. drop + kişi + off kalıbını kullanın ve gerektiğinde ardından varış yeri bilgisini ekleyin. Altyazıdaki to daycare, varış yerini gösterir.
Alıştırma
Cümleyi drop someone off kullanarak tamamlayın: I can ____ Leo ____ at the station before work.
Cevabı göster
drop · off
Rock-a-bye baby...: bilinen bir ninni başlangıcı
“Rock-a-bye Baby”, İngilizce geleneksel bir ninninin başlangıcıdır. Bu sözleri duymak, birinin bebeği sakinleştirmek için şarkı söylediğini veya bebeği uyutuyormuş gibi yaptığını gösterir. Bu sahnede ağacın tepesi yalnızca şarkı sözlerindeki bir görüntüdür; sıradan bir gerçeklik ifadesi değildir. Bu tanıdık başlangıcı fark etmek, yapılan eylemi anlamayı sağlar.
Alıştırma
Biri “Rock-a-bye baby...” diye şarkı söylüyorsa büyük olasılıkla ne yapıyordur?
- Bir bebeği sakinleştirmek için ninni söylemek
- Bir ağaç hakkında yol tarifi vermek
- Bir oyunun bittiğini duyurmak
Cevabı göster
Bir bebeği sakinleştirmek için ninni söylemek
That's it, mate: samimi onay ve teşvik
Bir hareketi öğretirken veya yönlendirirken That's it, “Evet, doğru şekilde yapıyorsun” anlamına gelir. Kişinin hareketi doğru yaptığını onaylar ve onu devam etmeye teşvik eder; burada etkinliğin bittiği anlamına gelmez. Mate, diğer kişiye hitap etmenin samimi ve gayriresmî bir yoludur. Onayın sıcak ve konuşma diline yakın duyulmasını sağlar.
Alıştırma
Bir antrenör, öğrencinin hareketi doğru yaptığını görüp “That's it, mate.” diyor. Antrenör ne anlatıyor?
- Çalışma hemen sona erdi.
- O ekipman sana ait.
- Evet, doğru şekilde yapıyorsun; devam et.
Cevabı göster
Evet, doğru şekilde yapıyorsun; devam et.
holding on: tutmaya veya destek vermeye devam etmek
Bu cümlede holding on, bırakmadan fiziksel olarak tutmaya veya destek vermeye devam etmek anlamına gelir. Still, eylemin şu ana kadar sürdüğünü gösterir; yani konuşan kişi karşısındakine güvence vermektedir. Herhangi bir nesne belirtilmediği için neyin tutulduğu durumdan anlaşılır. Nesne söylendiğinde İngilizcede genellikle hold on to + isim yapısı kullanılır: hold on to the rail.
Alıştırma
Hangi cümlede hold on fiziksel olarak tutmaya devam etmek anlamında kullanılmıştır?
- Hold on while I find the address.
- Please stay on hold for a moment.
- Keep holding on to the rope until I reach you.
Cevabı göster
Keep holding on to the rope until I reach you.
Just a quick check: kontrolü kısa göstermek
Just a quick check, sıradaki eylemi küçük ve kısa bir iş, yani «yalnızca kısa bir kontrol» olarak sunar. Buradaki just, eylemi daha az zahmetli gösterir; «kısa süre önce» anlamına gelmez. Quick, check ismini niteler. Bu ifade genellikle küçük bir kontrolü veya doğrulamayı başlatır ve işi daha az zahmetli gösterir. Buradaki gibi, ayrıntılardan önce eksiltili bir ifade olarak tek başına kullanılabilir.
Alıştırma
Doğrulamayı kısa gösteren, dersteki dört sözcüklü ifadeyle cümleyi tamamlayın: ____: is this the final total?
Cevabı göster
Just a quick check
nutbags: gündelik ve aşağılayıcı bir niteleme
Nutbags, nutbag sözcüğünün çoğuludur. Bu cümlede, konuşanın son derece tuhaf, mantıksız veya ne yapacağı belli olmayan kişiler olarak gördüğü insanları ifade eder. Çocuk oyunu sahnesindeki şakacı abartı tonu biraz yumuşatsa da bu niteleme hâlâ aşağılayıcıdır. Sıra dışı insanları tarafsız biçimde tanımlayan bir sözcük değildir. Duyduğunuzda hem yapılan tanımlamayı hem de konuşanın küçümseyici tavrını fark edin.
Alıştırma
Durumu değerlendirin: Resmî bir iş e-postasında tanımadığınız müşterilere nutbags demek uygundur.
- Uygun değil
- Uygun
Cevabı göster
Uygun değil
Hang on: birinden kısa süre beklemesini istemek
Hang on. konuşmada karşıdaki kişiden kısa süre beklemesini veya durmasını isteyen bir ifadedir. Burada konuşanın devam etmeden önce biraz zamana ihtiyacı vardır. Bu kullanımda hang on tek bir ifade olarak işlev görür ve fiziksel olarak bir yere asılı olmak anlamına gelmez. Konuşan düşünürken, bir şeyi kontrol ederken veya bir işi hallederken konuşmayı kısa süreliğine kesmek için sıkça kullanılır.
Alıştırma
“Kısa süre beklemek” anlamındaki gündelik kalıp ifadeyi tamamlayın: "Hang ____, I need to find my key."
Cevabı göster
on
Come on: birini acele ettirmek veya cesaretlendirmek
Bu cümlede Come on., birini devam etmeye veya daha hızlı hareket etmeye yönelten bir ünlemdir. Mutlaka “bana doğru gel” anlamına gelmez. İfadenin etkisi bağlama ve ses tonuna bağlıdır: canlı bir söyleyiş kişiyi devam etmesi için cesaretlendirebilir, daha sert bir söyleyiş ise sabırsız gelebilir. Burada karşı tarafı daha hızlı davranmaya teşvik eder.
Alıştırma
Bir takım arkadaşı bitiş çizgisine yakın bir yerde zorlanıyor. Hangi cümle onu devam etmesi için doğal biçimde cesaretlendirir?
- I came home yesterday.
- Come on, you can do it!
- Come here and sit down.
Cevabı göster
Come on, you can do it!
I'm coming: bir çağrıya verilen anlık yanıt
I'm coming. cümlesinde şimdiki zaman, bir çağrıya veya yönlendirmeye karşılık verilen anlık bir eylemi anlatır. Konuşan kişi karşı tarafa doğru hareket etmeye başlamaktadır ya da başlamak üzeredir; bu nedenle burada doğal anlam “geliyorum”dur. Bu, konuşan kişinin çoktan vardığı anlamına gelmez. Günlük konuşmada şimdiki zaman yalnızca bir süredir devam eden eylemleri değil, tam şu anda başlayan eylemleri de anlatabilir.
Alıştırma
Bahçedeki bir arkadaşınız size sesleniyor ve ona katılmak için hemen dışarı çıkıyorsunuz. En doğal yanıt hangisidir?
- I come!
- I'm coming!
- I'm going!
Cevabı göster
I'm coming!
pick up Copernicus: birini gidip almak
Ulaşım veya bakım bağlamında pick up ifadesinin nesnesi bir kişiyse, o kişinin bulunduğu yere gidip onu almak ve genellikle birlikte oradan ayrılmak demektir. Burada pick up Copernicus, Copernicus'u kreşten almak anlamındadır; onu yerden kaldırmak anlamında değildir. Alınacak yer from ile eklenebilir: pick someone up from school. Tam anlam, duruma ve nesneye göre belirlenir.
Alıştırma
Cümleyi, bu derste geçen ve birini gidip almak anlamına gelen deyimsel fiille tamamlayın: Can you ____ Leo from the station at six?
Cevabı göster
pick up
That's what having kids is like: bir deneyimi özetlemek
That, az önce anlatılan olaylara veya örneğe işaret eder. what having kids is like ise bu ayrıntıları deneyimin genel bir görünümüne dönüştürür. Bu nedenle cümle, önceki anlatıyı kapatır ve anlatılanların çocuk sahibi olmanın gerçekliğini temsil ettiğini belirtir. Yeniden kullanılabilen kalıp That's what + etkinlik veya durum + is like şeklindedir. Bir şeyi gösterdikten veya anlattıktan sonra, ‘Bu deneyim böyle bir şeydir’ anlamında kullanılır.
Alıştırma
Özeti bu dersteki kalıpla tamamlayın: After three days of delayed trains, Maya said, "That's ____ commuting in winter is ____."
Cevabı göster
what · like