İyi bir gece uykusunun faydaları - Shai Marcu: İngilizce çalışma notları
TED-Ed
Video açıklaması: Bu video, uykunun bedensel işlevleri nasıl düzenlediğini ve anıları pekiştirmek için beyni nasıl yeniden yapılandırdığını anlatıyor. Bilgi öğrenmeyi fiziksel beceri çalışmasından ayırarak ders ya da prova sonrası uykunun hatırlamayı desteklediğini, uykudan kısmının ise sağlığa ve performansa zarar verdiğini gösteriyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. might be better off closing — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: Daha iyi sonuç verebilecek bir seçeneği önermek için be better off + -ing yapısını kullanmayı öğrenin. Bu yapı, çalışmaya devam etmek yerine uyumak gibi ilk dürtüye ters düşen tavsiyeleri ifade ederken özellikle kullanışlıdır. 2. long-term declarative memory, / rather than procedural memory, — Sözcük anlamı ve kullanım düzeyi: Olgu ve kavramları saklayan bellek ile fiziksel becerileri öğrenmeye yarayan belleği belirten resmî sinirbilim terimlerini ayırt edin. Bu karşıtlık, farklı bellek sistemleriyle uyku evrelerinin sınav ve piyano resitali açısından neden önemli olduğunu anlamanızı sağlar. 3. not only harms / but actually makes it less likely — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: İki olumsuz sonucu bağlarken daha beklenmedik olan ikinci sonucu vurgulamak için not only...but actually... yapısını kullanın: Az uyumak sağlığa zarar vermekle kalmaz, önceki öğrenme ve çalışmaları hatırlama olasılığını da azaltır.
Bu derste
and the big test is in 8 hours followed by a piano recital. Kalıp ifadeler
0:09ve 8 saat sonra büyük bir sınav, ardından da bir piyano resitali var.
followed by: sıradaki olayı belirtme
Bu cümlede followed by, sıradaki olayı belirtir: önce büyük sınav, ardından piyano resitali gelir. Bu, resitali programa ekleyen geçmiş zaman ortacı yapısında bir ifadedir; birinin sınavı fiziksel olarak takip etmesini anlatmaz. Bir olay sırası sunmak için A, followed by B veya A is followed by B kullanılabilir. Her iki yapıda da önce A, sonra B gerçekleşir.
Alıştırma
Kısa arayı konuşmadan sonraya yerleştiren hedef ifadeyle programı tamamlayın: The opening talk will be ____ a short break.
Cevabı göster
followed by
You've been studying and playing for days, Dilbilgisi
0:15Günlerdir ders çalışıyor ve piyano çalıyorsunuz,
You've been studying and playing for days: şimdiye kadar süren etkinlik
You've been studying and playing, present perfect continuous yapısındadır: you have been + fiil-ing. Studying ve playing, You've been kısmını ortak kullanan paralel -ing biçimleridir. For days, geçmişten şimdiye uzanan bir süreyi belirtir. Konuşan kişi, devam eden veya tekrarlanan çabayı ve bunun yorgunluk ya da baskı gibi şu anki etkisini vurgular. Eylemler hâlâ devam ediyor veya kısa süre önce bitmiş olabilir.
Alıştırma
Cümleyi practice fiilinin present perfect continuous biçimiyle tamamlayın: Maya looks tired because she ____ for the concert all afternoon.
Cevabı göster
has been practicing
but you still don't feel ready for either. Kalıp ifadeler
0:18ama yine de her ikisi için de hazır hissetmiyorsunuz.
feel ready for either: olumsuzlukta “ikisinden herhangi biri”
Feel ready for + isim veya zamir, “o şeye hazır olduğunu hissetmek” anlamına gelir. Burada either, daha önce sözü edilen iki şeyden birini, yani sınavı veya resitali gösteren bir zamirdir. Cümlede don’t feel ready biçiminde olumsuzluk bulunduğu için don’t feel ready for either, “ikisinden hiçbirine hazır hissetmemek” demektir. Bu yapıda either, “ikisinden herhangi biri” anlamındadır; “de/da” anlamında değildir.
Alıştırma
Kişinin iki mülakata da hazır hissetmediği anlamını vermek için cümleyi tek sözcüklük İngilizce zamirle tamamlayın: I have two interviews tomorrow, but I don't feel ready for ____.
Cevabı göster
either
So what can you do?: problemden çözüme geçiş
So, soruyu az önce anlatılan güçlüğe bağlar. What can you do? bu güçlüğü çözülmesi gereken bir sonraki konuya dönüştürerek açıklamayı sorundan olası eylemlere taşır. Burada konuşan kişi cevap beklemek yerine tavsiye vermeye devam edecektir. Bu, söz sanatı niteliğinde bir geçiştir: soru dikkati korur ve çözüm bölümünü açıkça başlatır.
Alıştırma
Bir konuşmacı bir problemi anlatıyor, “So what can you do?” diye soruyor ve hemen tavsiye veriyor. Bu soru ne işe yarıyor?
- Dinleyicilerden geçmiş bir olayı anlatmalarını ister.
- Yardım sunmadan konuşmayı bitirir.
- Problemden olası çözümlere geçiş yapar.
Cevabı göster
Problemden olası çözümlere geçiş yapar.
and spend the next few hours cramming and practicing, Kalıp ifadeler
0:25ve önünüzdeki birkaç saati inekleyerek ve pratik yaparak geçirebilirsiniz,
spend the next few hours cramming and practicing: spend + zaman + fiil-ing
Spend + bir zaman dilimi + -ing alan fiil, o süreyi bir etkinlik yaparak geçirmek anlamına gelir. Burada the next few hours zaman dilimidir; cramming ve practicing ise paralel iki -ing biçimidir. Spend + zaman ifadesinden sonra to + fiilin yalın hâli değil, -ing biçimi gelir: spend two hours preparing denir, spend two hours to prepare denmez. Cram, çoğunlukla sınavdan hemen önce kısa sürede çok çalışmak demektir.
Alıştırma
Parantez içindeki fiili kullanarak spend + zaman + -ing yapısını tamamlayın: Mia spent two hours ____ for the math test. (study)
Cevabı göster
studying
believe it or not: şaşırtıcı bir bilgiyi sunma
Believe it or not, dinleyiciyi şaşırtabilecek ya da beklentisine ters düşebilecek bir bilgiden önce kullanılan bir söylem belirtecidir. Bu parçada but, beklenmedik bir öneriye geçişi daha da vurgular. Genellikle birine bir şeye inanmasını emreden gerçek anlamlı bir ifade değildir. Dinleyiciyi bir sonraki cümleye hazırlar; yaklaşık olarak “Bu şaşırtıcı gelebilir ama doğru” anlamı taşır.
Alıştırma
Cümleyi şaşırtıcı bilgi sunan kalıplaşmış ifadeyle tamamlayın: ____, our smallest robot won the race.
Cevabı göster
Believe it or not
might be better off closing: be better off + -ing ile nazik bir öneri
Be better off doing something, bunu yapmanın mevcut seçeneğe ya da başka bir olasılığa göre muhtemelen daha iyi bir sonuç vereceğini anlatır. Burada closing the books daha yararlı seçenek olarak sunuluyor. Bir eylemden söz ederken be better off sonrasında -ing biçimi kullanılır: be better off closing denir, be better off to close denmez. Might, öneriyi daha az kesin ve daha dolaylı yapar; “bu daha akıllıca bir seçim olabilir” anlamı verir, sonucu garanti etmez.
Alıştırma
Cümleyi be better off + -ing yapısıyla tamamlayın: The roads are icy, so you might ____ the train.
Cevabı göster
be better off taking
putting away: bir şeyi ait olduğu yere kaldırmak
Put away, kullanılmakta olan ya da ortada bırakılmış bir şeyi ait olduğu yere kaldırmak anlamına gelen bir öbek fiildir. Away yalnızca uzak bir yere doğru hareketi değil, eşyanın artık ortada olmadığı sonucu anlatır. Bu cümlede the music, nota kâğıtlarını veya başka müzik materyallerini ifade eder. Dolayısıyla putting away the music, bu materyalleri kaldırıp çalışmanın o bölümünü bitirmek demektir.
Alıştırma
İsteği put away kullanarak ve zamiri doğal sıraya yerleştirerek tamamlayın: The puzzle is still on the table. Please ____.
Cevabı göster
put it away
Sleep occupies nearly a third of our lives, Kalıp ifadeler
0:35Uyku hayatımızın neredeyse üçte birini kaplar,
occupies nearly a third of our lives: occupy ile zaman oranı ifade etme
Burada occupies, “bir zaman diliminin bir bölümünü kullanmak veya kaplamak” anlamına gelir; “bir yerin kontrolünü ele geçirmek” anlamında değildir. Sleep öznedir ve our lives ölçülen toplam zaman dilimidir. Nearly a third of, “üçte bire yakın ama tam olarak üçte bir değil” demektir. occupy + kesir + of + zaman dilimi kalıbı, bir şeyin toplam sürenin ne kadarını kullandığını kısa ve açık biçimde ifade eder.
Alıştırma
İdari işlerin onun çalışma gününün neredeyse yarısını kapladığını doğal biçimde ifade eden cümle hangisidir?
- Administrative tasks occupy from nearly half of her workday.
- Administrative tasks occupy nearly half her workday of.
- Administrative tasks occupy nearly half of her workday.
Cevabı göster
Administrative tasks occupy nearly half of her workday.
but many of us give surprisingly little attention and care to it. Kalıp ifadeler
0:38ama birçoğumuz şaşırtıcı derecede az ilgi ve özen gösteririz ona.
give surprisingly little attention and care to it: dikkat ve özenli çabayı birleştirmek
give attention and care to something kalıbı, bir şeye hem dikkat hem de özenli bir çaba yöneltmek anlamına gelir. Attention fark etmek veya değerlendirmekle ilgilidir; care ise ilgi ve destekleyici eylem anlamını ekler. Surprisingly little, hem attention hem de care miktarının az olduğunu anlatır. to edatı nesneyi tanıtır ve bu cümlede it, sleep sözcüğüne gönderme yapar.
Alıştırma
Hangi cümle give attention and care to ifadesini doğru kullanır?
- We need to give more attention and care our mental health.
- We need to give more attention and care to our mental health.
- We need to give our mental health to more attention and care.
Cevabı göster
We need to give more attention and care to our mental health.
This neglect is often the result of a major misunderstanding. Anlatım akışı
0:42Bu ihmal genellikle büyük bir yanlış anlaşılmanın sonucudur.
the result of a major misunderstanding: sonuçtan nedene geçmek
be the result of + neden kalıbı, özneyi bir sonuç olarak sunar ve bu sonuca neyin yol açtığını belirtir. Burada uykunun ihmal edilmesi sonuç, a major misunderstanding ise nedendir. Bilgiyi düzenleme açısından cümle, gözlemlenen sorundan bu sorunun neden gerçekleştiğine ilişkin açıklamaya geçer. Bir düşünce sonuçtan nedene ilerlerken bu kalıp kullanılabilir.
Alıştırma
"This neglect is often the result of a major misunderstanding" bilgiyi nasıl düzenler?
- Yanlış anlamayı ihmalin bir sonucu olarak sunar.
- İhmali sonuç olarak sunar ve bir yanlış anlamayı bunun nedeni olarak belirtir.
- Aralarında neden ilişkisi olmayan iki açıklama verir.
Cevabı göster
İhmali sonuç olarak sunar ve bir yanlış anlamayı bunun nedeni olarak belirtir.
isn't lost time: zamanın boşa harcandığı düşüncesini reddetmek
Burada lost time, boşa harcandığı veya değerli bir amaç için kullanılmadığı düşünülen zaman anlamına gelir. Zamanın gerçekten ortadan kaybolduğu anlamına gelmez. Konuşmacı Sleep isn't lost time diyerek uykunun verimsiz olduğu düşüncesini reddeder. X isn't lost time kalıbı, yararlı bir etkinliği zaman kaybı olduğu iddiasına karşı savunmak için kullanılabilir.
Alıştırma
"Reading for fun isn't lost time" ne anlama gelir?
- Okuyan kişi okumanın ne zaman gerçekleştiğini hatırlayamamaktadır.
- Kişi keyifle okurken zaman durmaktadır.
- Keyif için okumak zaman kaybı olarak görülmemelidir.
Cevabı göster
Keyif için okumak zaman kaybı olarak görülmemelidir.
or just a way to rest when all our important work is done.
0:48ya da sadece tüm önemli işlerimiz bittiğinde dinlenmenin bir yolu değildir.
Instead, ile reddedilen bir düşüncenin yerine yenisini koymak
Cümlenin başındaki Instead, önceki düşüncenin reddedildiğini ve onun yerini sıradaki açıklamanın alacağını gösterir. Uykunun yalnızca dinlenme ya da zaman kaybı olduğu görüşü reddedildikten sonra konuşmacı yeni bir tanım sunar: Uyku kritik bir işlevdir. Bir söylem belirleyicisi olarak Instead, dinleyiciyi bir görüşten diğerine yönlendirir. Ardından gelen bölüm başka bir örnek ya da ek ayrıntı değil, önceki görüşün yerine geçen yeni görüştür.
Alıştırma
“Sleep is not wasted time. Instead, it is a critical function,” cümlesinde Instead neyi gösterir?
- Reddedilen düşüncenin yerine yeni bir açıklama getirir.
- İki tanımın da eşit derecede doğru olduğunu gösterir.
- Reddedilen düşünceye başka bir örnek ekler.
Cevabı göster
Reddedilen düşüncenin yerine yeni bir açıklama getirir.
during which your body balances and regulates its vital systems, Notlar
0:54bu sırada vücudunuz hayati sistemlerini dengeler ve düzenler,
during which: bir zaman aralığını o sırada olanlara bağlamak
During which, during edatı ile which ilgi zamirini birleştirir. Which önceki a critical function ifadesine gönderme yapar; during ise sonraki eylemi bu işlevin gerçekleştiği zaman aralığına yerleştirir. İlgi cümleciği, vücudun bu sürede ne yaptığını açıklar. Başka durumlarda kullanılabilecek kalıp zaman aralığı, etkinlik, aşama veya süreç + during which + özne + fiil şeklindedir. Zaman bildiren bir ifadeyi tam bir cümleciğe kısa ve resmî bir cümle içinde bağlar.
Alıştırma
Bir etkinliği o süre içinde olanlara bağlamak için during which ifadesini doğru kullanan cümleyi seçin.
- The school held during which a science week students built simple robots.
- The school held a science week during which students built simple robots.
- The school held a science week during that students built simple robots.
Cevabı göster
The school held a science week during which students built simple robots.
balances and regulates its vital systems: temel sistemleri dengede tutmak
Bu bilimsel cümlede balances, vücudun durumlarını dengeli ve uygun bir aralıkta tutmak anlamına gelir; dik durmakla ilgili değildir. regulates ise sistemlerin nasıl çalıştığını kontrol etmek veya ayarlamak demektir. Vital systems, vücudun yaşam ve sağlık için gerekli temel sistemleridir. Balances ve regulates birbirine bağlanmış eş görevli fiillerdir. İkisinin de öznesi your body, nesnesi ise its vital systems ifadesidir; its, your body ifadesine gönderme yapar.
Alıştırma
Bu cümlede balances and regulates its vital systems ne anlama gelir?
- Vücudun bütün temel sistemlerini kapatır.
- Vücudun dik durmasına yardım eder ama iç sistemleri etkilemez.
- Vücudun temel sistemlerini dengede tutar ve nasıl çalıştıklarını ayarlar.
Cevabı göster
Vücudun temel sistemlerini dengede tutar ve nasıl çalıştıklarını ayarlar.
affecting respiration and regulating everything from circulation to growth and immune response. Dilbilgisi
0:58solunumu etkiler ve kan dolaşımından büyüme ve bağışıklık tepkisine kadar her şeyi ayarlar.
everything from circulation to growth and immune response: geniş bir aralığı göstermek
everything from A to B kalıbı geniş bir aralık sunar. Burada circulation, growth ve immune response, birçok farklı vücut işlevinin düzenlendiğini gösteren örneklerdir. Adı verilen işlevler temsilî örneklerdir, eksiksiz bir liste değildir. İfadeyi yalnızca adı geçen maddeler olarak değil, bu aralıktaki birçok farklı şey olarak anlayın.
Alıştırma
Cümleyi everything from A to B kalıbındaki iki sözcükle tamamlayın: The community center offers everything ____ art classes ____ sports and homework help.
Cevabı göster
from · to
but you can worry about all those things after this test,
1:06ama tüm bunlar için bu sınavdan sonra endişelenebilirsiniz,
That's great, but ...: önce kabul edip sonra odağı değiştirmek
That's great, karşı tarafın görüşünü kısaca kabul eder. Ardından but, bir sınırlamaya, anlaşmazlığa ya da daha acil bir konuya geçileceğini gösterir. Bu yapıda konuşmacının asıl mesajı genellikle but sözcüğünden sonra gelir. Baştaki kabul, geçişin daha yumuşak duyulmasını sağlar ancak her zaman tamamen aynı fikirde olunduğu anlamına gelmez.
Alıştırma
Bir tartışmada That's great, but ... genellikle neyin işaretidir?
- Bir noktayı kabul ettikten sonra bir kaygıya veya farklı bir önceliğe geçer.
- Konuşmacı tamamen aynı fikirdedir ve tartışmayı bitirmiştir.
- Konuşmacı konuyla ilgisiz bir övgü sunar.
Cevabı göster
Bir noktayı kabul ettikten sonra bir kaygıya veya farklı bir önceliğe geçer.
not so fast: aceleyle varılan sonucu durdurmak
Not so fast, “bekle” veya “henüz karar verme” anlamına gelen bir deyimdir. Burada fiziksel hızdan değil, birinin düşünme hızından söz edilir. Konuşmacı, sonucu sorgulayabilecek veya değiştirebilecek başka bilgiler olabileceği için önceki düşünce akışını durdurur.
Alıştırma
Hangi cümlede “not so fast” aceleyle varılan bir sonucu durdurmak için kullanılmıştır?
- Not so fast—the speed limit here is twenty miles per hour.
- That old computer is not so fast anymore.
- Not so fast—we still need to check the last result.
Cevabı göster
Not so fast—we still need to check the last result.
It turns out that sleep is also crucial for your brain, Anlatım akışı
1:12Görünüşe göre uyku beyniniz için de çok önemlidir,
It turns out that: sonradan keşfedilen bir gerçeği sunmak
It turns out that + yan cümle, kanıtlar, bir açıklama veya sonradan yapılan bir keşif sayesinde netleşen bilgiyi sunar. Burada uykunun beyin için önemi, dinleyicilerin beklememiş olabileceği bir gerçek olarak verilir; turn out fiziksel olarak dönmek değil, “sonuçta ortaya çıkmak” demektir. Bilgiyi düzenleyen bir ifade olarak, dinleyicilerin daha önce varsaymış olabileceği şeyden yeni doğrulanmış bir sonuca geçildiğini gösterir. It, belirli bir nesneye gönderme yapmayan biçimsel bir öznedir.
Alıştırma
İlan edilen saatleri kontrol ettiniz ve artık kafenin açık olduğunu biliyorsunuz. Bunu doğrulanmış bir keşif olarak sunan cümleyi seçin.
- I guess the café is open today.
- It turns out that the café is open today.
- It seems that the café might be open today.
Cevabı göster
It turns out that the café is open today.
with a fifth of your body's circulatory blood Dilbilgisi
1:15vücudunuzun dolaşan kanının beşte biri,
with ... being channeled: eşlik eden edilgen bir durum eklemek
İfadenin tamamında, ana ifadeye eşlik eden bir durumu eklemek için with + isim öbeği + being + geçmiş zaman ortacı yapısı kullanılır. A fifth of your body's circulatory blood eylemi alan ögedir; being channeled ise kanın bir yere yönlendirildiğini veya gönderildiğini belirtir. Bu, kendi çekimli fiili olan tam bir cümle değil, ek bilgi veren çekimsiz bir yan yapıdır. Sondaki it, your brain ifadesine gönderme yapar. Açıklayıcı metinlerde bu yapı, arka plandaki bir mekanizmayı ana olay hâline getirmeden eklemeyi sağlar.
Alıştırma
Edilgen bir arka plan durumu eklemek için with + isim + being + geçmiş zaman ortacı yapısını doğru kullanan cümleyi seçin.
- The room stayed cool, with fresh air being pushed through the vents.
- The room stayed cool, with being pushed fresh air through the vents.
- The room stayed cool, with fresh air was being pushed through the vents.
Cevabı göster
The room stayed cool, with fresh air being pushed through the vents.
drift off: yavaşça uykuya dalmak
you drift off ifadesinde drift off, 'yavaş yavaş ve çoğu zaman farkında olmadan uykuya dalmak' demektir. Uykuya dalmayı ani bir olaydan çok, yumuşak bir süreç olarak anlatır. Burada off, drift ile birlikte bir öbek fiil oluşturur. Drift sözcüğünü hareket etmek veya sürüklenmek şeklindeki gerçek anlamıyla yorumlamayın.
Alıştırma
'Yavaş yavaş uykuya dalmak' anlamındaki öbek fiille cümleyi tamamlayın: The baby began to ____ as the room grew quiet.
Cevabı göster
drift off
And what goes on in your brain while you sleep Öbek fiiller
1:20Ve siz uyurken beyninizde olup biten şey,
what goes on: neler olduğu
what goes on in your brain ifadesinde go on, 'olmak' veya 'meydana gelmek' anlamına gelir. What, sorulan şeyi ya da etkinliği temsil eder; bu nedenle bütün ifade 'ne olduğu' anlamındadır. Geniş zamandaki goes on, uyku sırasında normalde olanlar gibi genel bir sürece uygundur. Bu yapıda beynin ileri doğru hareket ettiğini anlatmaz ve 'devam etmek' anlamına gelmez.
Alıştırma
'Olur' anlamındaki iki sözcüklü ifadeyle cümleyi tamamlayın: The documentary explains what ____ inside a volcano before an eruption.
Cevabı göster
goes on
is an intensely active period of restructuring Kelime
1:23hafızamızın nasıl çalıştığı için çok önemli olan,
an intensely active period of restructuring: etkin iç yeniden düzenleme
Öbeğin temel ismi period'dır. intensely, active sözcüğünün anlamını güçlendirirken of restructuring bu dönemde gerçekleşen süreci belirtir. Bu bilimsel ifadede restructuring, beynin içindeki bilgi ve bağlantıların yeniden düzenlenmesi anlamına gelir. active, güçlü beden hareketlerini değil, beynin iç faaliyetlerinin yüksek düzeyde olmasını anlatır. Bu ifade uykuyu, beynin tamamen durduğu bir zaman olarak değil, değişimin devam ettiği bir dönem olarak sunar.
Alıştırma
Bu bağlamda an intensely active period of restructuring ifadesine en uygun yorum hangisidir?
- Uyuyan kişinin yoğun fiziksel egzersiz yaptığı bir dönem.
- Beynin bilgi ve bağlantıları etkin biçimde yeniden düzenlediği bir dönem.
- Beynin çalışmayı tamamen bıraktığı bir dönem.
Cevabı göster
Beynin bilgi ve bağlantıları etkin biçimde yeniden düzenlediği bir dönem.
At first glance: ilk izlenimi belirtmek
At first glance, sıradaki düşünceyi ilk ya da yüzeysel bir izlenim olarak gösteren bir söylem işaretidir. Dinleyiciye bu izlenimi tam sonuç olarak görmemesi gerektiğini bildirerek bilgiyi düzenler. Genellikle but, however veya actually gibi sözcüklerle gelecek bir düzeltme ya da sınırlamaya hazırlık yapar. Buradaki glance mutlaka gerçek anlamda kısa bir bakış değildir; izlenim hızlıca bakmaktan, ilk kez okumaktan, ilk kez duymaktan ya da kısa süre düşünmekten doğabilir.
Alıştırma
Hangi cümle At first glance ifadesini daha sonra düzeltilen bir izlenimi tanıtmak için doğal biçimde kullanıyor?
- At first glance, look at the picture for exactly one second.
- At first glance, I reached my final conclusion after studying every detail for three weeks.
- At first glance, the puzzle looks easy, but the final step is quite difficult.
Cevabı göster
At first glance, the puzzle looks easy, but the final step is quite difficult.
our ability to remember things doesn't seem very impressive at all. Ton ve niyet
1:30bir şeyleri hatırlama yeteneğimiz hiç de etkileyici görünmez.
doesn't seem ... at all: daha yumuşak bir yargı ve güçlü bir olumsuzluk
doesn't seem + sıfat yapısında seem, açıklamayı tamamen doğrudan bir iddia olarak değil, gözlemlenenlere dayalı bir izlenim olarak sunar. Buradaki doesn't seem very impressive, bu becerinin zayıf veya pek dikkat çekici görünmediği anlamına gelir. At all olumsuzluğu güçlendirir: hiçbir düzeyde etkileyici değildir. Böylece ifade, yargıyı daha yumuşak bir yolla sunarken açık ve güçlü bir olumsuz değerlendirme yapar.
Alıştırma
Hedef yapının iki bölümünü kullanarak cümleyi tamamlayın: The first draft ____ very clear ____.
Cevabı göster
doesn't seem · at all
demonstrated that we normally forget 40% of new material within the first 20 minutes, Kalıp ifadeler
1:37normalde yeni bilgilerin %40'ını ilk 20 dakika içinde unuttuğumuzu göstermiştir,
demonstrated that: açık kanıtlarla desteklenen bir sonucu aktarmak
demonstrated that + yan cümle yapısında demonstrated, “açık kanıtlar sağlayarak gösterdi” anlamına gelir. That, kanıtların desteklediği tam sonucu başlatır. Bu, araştırma bulgularını kanıtlara dayanarak aktarmak için kullanılan anlamdır. Bir kişinin seyircilere bir şeyin nasıl yapılacağını fiziksel olarak göstermesi anlamına gelmez.
Alıştırma
İyi kontrol edilmiş bir deney açık kanıtlar üretti. Hangi cümle deneyin sonucunu en doğru biçimde aktarır?
- The experiment demonstrated that daily review improved recall.
- The experiment asked whether daily review improved recall.
- The experiment suggested that daily review might improve recall.
Cevabı göster
The experiment demonstrated that daily review improved recall.
a phenomenon known as the forgetting curve: bir terimi tanıtma
Bu ifade önce konuyu bir olgu olarak sınıflandırır, ardından yerleşik adını verir. known as the forgetting curve, that is known as the forgetting curve anlamına gelen kısaltılmış bir ilgi cümleciğidir. noun + known as + name kalıbı, bilimsel metinlerde bir terim tanıtılırken sık kullanılır. Burada the forgetting curve, yeni öğrenilen bilgilerin zamanla hızla unutulması örüntüsünün adıdır.
Alıştırma
Etkinin adını tanıtan kelimeyle cümleyi tamamlayın: This effect is known ____ the spacing effect.
Cevabı göster
as
But this loss can be prevented through memory consolidation, Kelime
1:46Ancak bu kayıp hafıza pekiştirme yoluyla önlenebilir,
through memory consolidation: yeni anıların nasıl kararlı hâle geldiği
through, kaybın hangi araç veya süreçle önlenebileceğini belirtir: memory consolidation. Memory consolidation, yeni oluşmuş ve henüz kırılgan anıların zamanla daha kararlı ve daha kolay korunabilir hâle gelmesi sürecidir. Buradaki consolidation, birkaç anıyı basitçe tek bir anıda birleştirmek anlamına gelmez.
Alıştırma
Şu cümleyi okuyun: Sleep can protect learning through memory consolidation. through memory consolidation ne anlama gelir?
- yeni oluşan anıları daha kararlı hâle getiren bir süreç yoluyla
- öğrenilen her şeyi hemen silerek
- birkaç çalışma defterini fiziksel olarak birleştirerek
Cevabı göster
yeni oluşan anıları daha kararlı hâle getiren bir süreç yoluyla
the process by which: bir mekanizmayı resmî biçimde tanımlayan yapı
the process by which + yan cümle yapısında which, process sözcüğüne gönderme yapar; by ise bu süreci araç ya da mekanizma olarak gösterir. by which'ten sonraki yan cümle, bu süreç aracılığıyla ne olduğunu açıklar. Burada yapı, ortaya çıkardığı değişimi belirterek bellek pekiştirmeyi tanımlar: bilgi kısa süreli bellekten uzun süreli belleğe geçer. Daha genel olarak bu kalıbı, bir sürecin nasıl sonuç doğurduğunu tanımlamak için kullanabilirsiniz.
Alıştırma
Bu süreç aracılığıyla anlamına gelen iki sözcüklü yapıyla resmî tanımı tamamlayın: Photosynthesis is the process ____ plants convert light energy into chemical energy.
Cevabı göster
by which
fleeting short-term memory ... more durable long-term memory: geçicilik ile kalıcılık karşıtlığı
Fleeting, yalnızca kısa bir süre devam eden ve hızla kaybolan anlamına gelir; uçmakla ilgili değildir. Durable, uzun süre dayanabilen ya da işlevini koruyabilen anlamındadır. More durable bir karşılaştırmadır; bu yüzden uzun süreli bellek görece daha kalıcı olarak sunulur, tamamen kalıcı olarak değil. İki isim grubu birlikte bir değişim yönü oluşturur: kısa ve daha az kararlı bir bellek biçiminden daha uzun süre devam eden bir biçime geçiş. İki sıfat, short-term ile long-term sözcüklerinin zaten belirttiği karşıtlığı güçlendirir.
Alıştırma
Cümledeki karşıtlığı doğru açıklayan ifade hangisidir?
- Kısa süreli bellek hızla silinirken uzun süreli bellek daha uzun süre kalma eğilimindedir.
- Her iki bellek türü de kalıcı olarak tanımlanmaktadır.
- Kısa süreli bellek uçmakla ilgilidir, uzun süreli bellek ise fiziksel olarak daha güçlüdür.
Cevabı göster
Kısa süreli bellek hızla silinirken uzun süreli bellek daha uzun süre kalma eğilimindedir.
This consolidation occurs with the help of a major part of the brain Kalıp ifadeler
1:58Bu pekiştirme, beynin önemli bir parçası olan,
occurs with the help of: yardımla gerçekleşen bir süreci anlatmak
Bu cümlede occurs, pekiştirme sürecinin gerçekleştiğini belirtir; with the help of ise sürecin gerçekleşmesine yardımcı olan beyin yapısını tanıtır. Yeniden kullanılabilen yapı “süreç + occurs with the help of + yardımcı unsur” biçimindedir. Yardımcı unsur bir kişi, araç, madde, organ veya sistem olabilir. İfade tek başına bu unsurun tek neden olduğunu göstermez.
Alıştırma
Cümleyi “yardımıyla” anlamındaki kalıp ifadeyle tamamlayın: The reaction occurs ____ an enzyme.
Cevabı göster
with the help of
known as the hippocampus: bir beyin yapısını adlandırmak
Known as the hippocampus, hemen önce sözü edilen beyin yapısının adını verir. Known as, “adı verilen” veya “bu adla bilinen” anlamına gelir; yani ifade bir yer ya da kişiyi betimlemek yerine teknik bir ad sunar. Hipokampus, anıların oluşması ve pekiştirilmesinde güçlü biçimde rol alan bir beyin yapısıdır. Bu temel bilgi, hafıza pekiştirmesi anlatılırken neden hipokampustan söz edildiğini açıklar.
Alıştırma
Bu cümlede known as the hippocampus ne işe yarar?
- Daha önce sözü edilen beyin yapısının adını verir.
- Beyinde kullanılan bir araştırma yöntemini açıklar.
- Beyin yapısının bir kişi olduğunu söyler.
Cevabı göster
Daha önce sözü edilen beyin yapısının adını verir.
Its role in long-term memory formation was demonstrated in the 1950s Dilbilgisi
2:05Uzun süreli hafıza oluşumundaki rolü 1950'lerde,
was demonstrated: kanıtı edilgen yapıyla aktarmak
was demonstrated ifadesinde was + demonstrated'ın geçmiş zaman ortacı, basit geçmiş zamanın edilgen yapısını oluşturur. Its role, kanıtların gösterdiği şeydir; gösterme eylemini yapan kişi veya çalışma değildir. Bu yapı bulguyu ya da sonucu öne çıkarır. Araştırmacıyı veya çalışmayı belirtmek için daha sonra by Brenda Milner gibi bir by öbeği eklenebilir.
Alıştırma
Effect'in deneyler tarafından gösterildiğini anlatmak için edilgen yapıyı kullanan cümleyi seçin.
- The effect was demonstrated by several experiments.
- The effect demonstrated several experiments.
- Several experiments were demonstrated by the effect.
Cevabı göster
The effect was demonstrated by several experiments.
by Brenda Milner in her research with a patient known as H.M. Kültür
2:09Brenda Milner tarafından H.M. olarak bilinen bir hastayla yaptığı araştırmada gösterilmiştir.
a patient known as H.M.: bellek araştırmasındaki hasta tanımlayıcısı
a patient known as H.M. ifadesi, H.M. etiketiyle anılan bir hastayı ifade eder; known as kişinin kendisi için kullanılan adı veya tanımlayıcıyı tanıtır. H.M., bellek araştırmalarında tanınan bir hastanın tanımlayıcısıdır; Brenda Milner'ın adı ya da bir beyin bölgesinin kısaltması değildir. Burada gereken en temel arka plan bilgisi, bu hastanın vakasının bellek ve hipokampus araştırmalarında önemli hâle gelmiş olmasıdır. Bu ifade araştırılan vakayı belirtir, araştırmacıyı değil.
Alıştırma
Bu pasajda H.M. neyi ifade ediyor?
- H.M. Brenda Milner'ın adıydı.
- H.M. bellekte rol alan beyin bölgesinin adıydı.
- H.M. bellek araştırmaları açısından önemli bir vakadaki hastanın tanımlayıcısıydı.
Cevabı göster
H.M. bellek araştırmaları açısından önemli bir vakadaki hastanın tanımlayıcısıydı.
After having his hippocampus removed: after having + nesne + geçmiş zaman ortacı
After having his hippocampus removed ifadesi, çıkarma işleminin ana cümledeki olaydan önce gerçekleştiğini gösterir. After zaman ilişkisini kurar; having ise bu deneyimi daha önce tamamlanmış olarak sunar. having + nesne + geçmiş zaman ortacı yapısında nesne eylemden etkilenir. Burada H.M.'in hipokampusu sağlık çalışanları tarafından çıkarılmıştır; bunu H.M. kendi yapmamıştır. Bu yapı, birinin ayarladığı veya gördüğü bir hizmeti, tedaviyi ya da işlemi anlatmak için sık kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi have something done yapısını ve have, his glasses, repair sözcüklerini kullanarak tamamlayın: After ____, Omar could see the board clearly.
Cevabı göster
having his glasses repaired
H.M.'s ability to form new short-term memories was damaged, Kalıp ifadeler
2:17H.M.'nin yeni kısa süreli hafızalar oluşturma yeteneği zarar görmüştü,
ability to form new short-term memories: ability to + fiil ve form memories birleşimi
Ability to + fiilin yalın hâli, bir kişinin veya şeyin ne yapabildiğini belirtir. ability to form new short-term memories ifadesinde to form mastarı, söz konusu yeteneğin ne olduğunu açıklar. Form memories, zihinde anılar oluşturmak anlamına gelen doğal bir sözcük birleşimidir. İsim öbeğinin tamamı was damaged ifadesinin öznesidir; dolayısıyla cümle bu kapasitenin zarar gördüğünü söyler. Buradaki form fiziksel bir nesne yapmak anlamına gelmez.
Alıştırma
form sözcüğünü ability to + fiil yapısıyla kullanın: Healthy sleep supports the ability ____ new memories.
Cevabı göster
to form
but he was able to learn physical tasks through repetition. Kalıp ifadeler
2:21ancak tekrar yoluyla fiziksel görevleri öğrenebiliyordu.
was able to learn ... through repetition: tekrar yoluyla öğrenebilmek
Was able to learn, geçmişte gerçekten ortaya konmuş bir beceriyi anlatır: başka bir alanda sınırlaması olsa da bu tür bir beceriyi hâlâ edinebilmiştir. Buradaki physical tasks, ağır bedensel işler değil, harekete dayalı görevler veya işlemsel beceriler anlamındadır. Through repetition, öğrenme yönteminin tekrar olduğunu gösterir. was able to learn + beceri + through repetition kalıbı, aynı hareketleri birçok kez çalışarak bir becerinin öğrenildiğini anlatır.
Alıştırma
Hangi cümle Jon’ın bir hareketi tekrar tekrar çalışarak başarıyla öğrendiğini anlatır?
- Jon was able to learn the hand movement through repetition.
- Jon could lift a heavy box with one hand.
- Jon learned the hand movement after watching it once.
Cevabı göster
Jon was able to learn the hand movement through repetition.
Bir nedeni belirtmek için Due to + isim öbeği
Due to bir nedeni belirtir ve ardından bir isim öbeği gelir. Burada the removal of his hippocampus, his hippocampus was removed eylemini bir isim öbeğine dönüştürür. Bu nedenle parça, çıkarma işleminin daha sonra anlatılan sonuca yol açtığını belirtir. Due to öbeği cümlenin başında olduğunda, sonuçtan önce genellikle virgül kullanılır. Nedeni bu şekilde ifade etmek tarafsız veya resmî açıklamalarda yaygındır.
Alıştırma
Hangi cümlede due to bir isim öbeğinden önce doğru kullanılmıştır?
- Due to a power outage, the library closed early.
- Because a power outage, the library closed early.
- Due to the power went out, the library closed early.
Cevabı göster
Due to a power outage, the library closed early.
H.M.'s ability to form long-term memories was also damaged.
2:27H.M.'nin uzun süreli hafızalar oluşturma yeteneği de hasar görmüştü.
What this case revealed: what yan cümleciğini özne olarak kullanmak
What this case revealed, bu vakanın ortaya çıkardığı şey ya da bilgi anlamına gelir. Burada what bir isim yan cümleciğini başlatır; soru sormaz. Bu kesitte this case, H.M.'nin tıbbi vakasını ifade eder. Yan cümleciğin tamamı özne görevindedir ve kanıtlardan çıkarılan sonucu odağa taşır. Tam cümlede ardından bir yüklem gelmelidir: What this case revealed was that memory depends on more than one system.
Alıştırma
what, the inspection ve revealed sözcüklerini kullanarak cümleyi özne görevi gören bir yan cümlecikle tamamlayın: ____ was a serious safety problem.
Cevabı göster
What the inspection revealed
among other things: listenin yalnızca bir bölümünü belirtmek
Among other things, sözü edilmeyen başka şeylerin de bulunduğu anlamına gelir. Adı geçen olgunun, sonucun, etkinliğin ya da özelliğin daha geniş bir listenin yalnızca bir parçası olduğunu belirtir. Bu ifade ara söz olarak kullanılır ve genellikle virgüllerle ayrılır. Buradaki things soyut konuları ifade eder; nesnelerin arasındaki fiziksel bir konumu anlatmaz.
Alıştırma
Bu cümle neyi ima ediyor? The library offers, among other things, free computer classes.
- Ücretsiz bilgisayar dersleri kütüphanenin tek hizmetidir.
- Kütüphane başka hizmetler de sunuyor ve ücretsiz bilgisayar dersleri bunlardan biri.
- Bilgisayar dersleri fiziksel nesnelerin arasında yapılır.
Cevabı göster
Kütüphane başka hizmetler de sunuyor ve ücretsiz bilgisayar dersleri bunlardan biri.
was that the hippocampus was specifically involved in the consolidation of long-term declarative memory, Notlar
2:34hipokampüsün özellikle uzun süreli bildirimsel hafızanın pekiştirilmesinde yer aldığıydı,
was specifically involved in: belirli bir işlevde rol oynamak
Burada was specifically involved in, hipokampusun pekiştirme sürecinde bir rol oynadığı anlamına gelir. Involved in burada “başını belaya sokmak” anlamında değildir; biyolojik bir süreçle birlikte kullanıldığında katılımı veya işlevsel katkıyı anlatır. Specifically, iddianın kapsamını bu belirli rolle sınırlar. Hipokampusun tek başına çalıştığı veya sürece katılan tek yapı olduğu anlamına gelmez.
Alıştırma
Hangi cümle, “the hippocampus was specifically involved in memory consolidation” ifadesini iddiayı güçlendirmeden veya zayıflatmadan en iyi biçimde yeniden anlatır?
- The hippocampus merely showed a statistical connection with memory consolidation.
- The hippocampus alone caused all memory consolidation.
- The hippocampus played a particular role in memory consolidation.
Cevabı göster
The hippocampus played a particular role in memory consolidation.
such as the facts and concepts you need to remember for that test,
2:41o sınav için hatırlamanız gereken gerçekler ve kavramlar gibi,
such as the finger movements you need to master for that recital. Kalıp ifadeler
2:47o resital için ustalaşmanız gereken parmak hareketleri gibi.
long-term declarative memory rather than procedural memory: işlemsel değil, uzun süreli bildirimsel bellek
Bildirimsel bellek; olgular ve kavramlar gibi, bilinçli biçimde hatırlayıp ifade edebildiğiniz bilgilerin belleğidir. İşlemsel bellek ise öğrenilmiş beceri ve hareketlerin nasıl yapılacağını bilme yoluyla kendini gösterir. Rather than, cümlenin temel karşıtlığını kurar: bulgu, işlemsel bellekle değil, uzun süreli bildirimsel bellekle ilgilidir. Bu ayrım, bilgiyi hatırlama ile çalışılmış bir hareketi korumanın neden farklı şekilde etkilenebileceğini açıklamaya yardımcı olur.
Alıştırma
Procedural memory için en tipik örnek hangisidir?
- Playing a familiar piano scale automatically.
- Remembering that Paris is the capital of France.
- Remembering the definition of photosynthesis.
Cevabı göster
Playing a familiar piano scale automatically.
you need to master: yetkin bir düzeye ulaşmak
you need to master yapısında need to + fiilin yalın hâli gereklilik bildirir. Burada master bir fiildir; bir şeyi becerikli ve güvenilir biçimde yapabilene kadar öğrenmek ve çalışmak anlamına gelir. Resital için gereken parmak hareketlerini anlatır; kişi anlamındaki master ismi değildir. Temel fikir, ulaşılması gereken sonuçtur: hareketler yalnızca tanıdık gelmemeli, kontrollü ve güvenilir hâle gelmelidir.
Alıştırma
Hangi cümle, konuşan kişinin teknikte çok yetkin hâle gelmesi gerektiğini belirtir?
- I need to master the technique before the competition.
- I need to learn about the technique before deciding whether to try it.
- I need to practice the technique for ten minutes today.
Cevabı göster
I need to master the technique before the competition.
along with work by Eric Kandel in the '90s, Kalıp ifadeler
2:5290'larda Eric Kandel'in çalışmalarıyla birlikte,
along with: destekleyici bir unsur eklemek
Burada along with, “birlikte” veya “ek olarak” anlamına gelir. Eric Kandel'ın çalışmalarını daha önce ele alınan başka bir kanıt kaynağına ekler; bir yol boyunca hareket etmeyi anlatmaz. A, along with B, kalıbı A'yı ana unsur olarak sunar ve B'yi destekleyici bilgi olarak ekler. Başka bir kanıt kaynağını eklerken ona A ile tamamen aynı dilbilgisel görevi vermemek için kullanışlıdır.
Alıştırma
Cümleyi be fiilinin doğru geniş zaman biçimiyle tamamlayın: The report, along with two charts, ____ on the desk.
Cevabı göster
is
have given us our current model of how this consolidation process works. Anlatım akışı
2:55bize bu pekiştirme sürecinin nasıl işlediğine dair mevcut modelimizi vermiştir.
have given us our current model: Araştırma kanıtlarından güncel açıklamaya
Bu cümlede have given us our current model, önceki çalışmaların bilim insanlarının bugün kullandığı açıklamanın oluşmasına yardım ettiği anlamına gelir. Buradaki model, bir kişi ya da fiziksel bir nesne değil, bellek pekiştirmesinin nasıl işlediğini açıklayan kuramsal bir çerçevedir. Present perfect yapıdaki have given, geçmiş araştırmaları bugün hâlâ önemli olan bir sonuca bağlar. Bilgiyi düzenleyen bir ifade olarak kanıtlarla ilgili bölümü kapatır ve mevcut kuramın açıklamasına geçer. Current sözcüğü ayrıca yeni kanıtlarla modelin değişebileceğine de yer bırakır.
Alıştırma
Vurgulanan ifade bu bilimsel açıklamada ne işe yarıyor?
- Önceki kanıtların artık işe yaramadığını duyurur.
- Önceki araştırmaları özetler ve bilim insanlarının bugün kullandığı açıklamaya geçer.
- Araştırmacıların bir nöronun fiziksel modelini yaptığını söyler.
Cevabı göster
Önceki araştırmaları özetler ve bilim insanlarının bugün kullandığı açıklamaya geçer.
Sensory data is initially transcribed and temporarily recorded in the neurons as short-term memory. Kelime
3:00Duyusal veriler başlangıçta kısa süreli hafıza olarak nöronlara kopyalanır ve geçici olarak kaydedilir.
is initially transcribed ... recorded ... as short-term memory: dönüştürme ve geçici depolama
İki fiil biçimi edilgen yardımcı fiil is'i paylaşır: eylemleri duyusal veriler yapmaz, eylemler duyusal veriler üzerinde gerçekleştirilir. Initially transcribed, bilgiyi önce nöronların temsil edebileceği bir biçime dönüştürülmüş olarak sunar; burada transcribed soyut anlamdadır ve yalnızca konuşmayı yazıya geçirmek demek değildir. Temporarily recorded in the neurons as short-term memory, depolama sonucunu anlatır. Recorded depolamaya odaklanır, as depolamanın biçimini veya kategorisini tanıtır; initially ve temporarily ise bunun erken ve kalıcı olmayan bir aşama olduğunu gösterir.
Alıştırma
Vurgulanan sürece en uygun yorum hangisidir?
- Kısa süreli bellek konuşma diline çevrilir ve nöronlardan çıkarılır.
- Nöronlar duyusal bilgiyi yazılı sözcükler olarak kalıcı biçimde kopyalar.
- Duyusal bilgi önce sinirsel bir temsile dönüştürülür ve kısa süreli bellek olarak geçici biçimde depolanır.
Cevabı göster
Duyusal bilgi önce sinirsel bir temsile dönüştürülür ve kısa süreli bellek olarak geçici biçimde depolanır.
which strengthens and enhances the neurons in that cortical area.
3:09bu da o kortikal alandaki nöronları güçlendirir ve geliştirir.
Thanks to the phenomenon of ...: bilimsel bir nedeni sunma
Bu cümlede Thanks to, “-den dolayı” veya “-nın sayesinde” anlamına gelir; teşekkür ifade etmez. Sonraki sonucu mümkün kılan neden olarak neuroplasticity, yani nöroplastisiteyi sunar. The phenomenon of, nöroplastisiteyi gözlemlenebilen bilimsel bir süreç olarak açıkça adlandırır. Thanks to the phenomenon of + isim kalıbı önce mekanizmayı, ardından onun sonucunu sunmayı sağlar.
Alıştırma
Cümleyi dersteki neden bildiren kalıpla tamamlayın: ____ evaporation, wet clothes dry faster on a warm, breezy day.
Cevabı göster
Thanks to the phenomenon of
synaptic buds: sinapslarda oluşan yeni yapılar
Synaptic, “sinapsla ilgili” demektir; sinaps, bir nöronun başka bir nöronla iletişim kurduğu bağlantı noktasıdır. Bu bilimsel bağlamda synaptic buds, yeni sinaptik bağlantıların oluşumunda rol alan küçük yeni çıkıntıları veya yapıları ifade eder. Buds, büyümeye başlayan bir bitki görüntüsünü kullanır. Yeni sinir yapılarının ortaya çıkışını zihinde canlandırmaya yardımcı olur ancak gerçek çiçek tomurcukları anlamına gelmez.
Alıştırma
“New synaptic buds are formed,” cümlesinde synaptic buds ne anlama gelir?
- Sinaptik bağlantıların oluşumunda rol alan küçük yeni yapılar.
- Sinir dokusunun içinde büyüyen gerçek çiçek tomurcukları.
- Tamamen oluşmuş sinapslar arasında ilerleyen elektrik sinyalleri.
Cevabı göster
Sinaptik bağlantıların oluşumunda rol alan küçük yeni yapılar.
allowing new connections between neurons Dilbilgisi
3:18nöronlar arasında yeni bağlantılara izin verir,
allowing new connections between neurons: sonucu bildiren -ing yapısı
Cümlenin tamamında allowing new connections between neurons, yeni sinaptik tomurcukların oluşmasını anlatan önceki yan cümleye bağlı bir şimdiki zaman ortacı ifadesidir. Bu değişimin sonucunu verir: yeni yapılar, nöronlar arasında yeni bağlantıların kurulmasını mümkün kılar. Allowing burada ayrı bir özneye veya zaman çekimine sahip olmadığı için yeni bir ana cümle başlatmaz. “Ana cümle, allowing + sonuç” kalıbı, neden-sonuç ilişkisini kısa ve açık biçimde gösterir.
Alıştırma
Tamamlanmış bir eylemin sonucunu -ing ifadesiyle doğru biçimde veren cümle hangisidir?
- The school opened a second gate, allowing students to enter more quickly.
- The school opened a second gate, allow students to enter more quickly.
- The school opened a second gate, allowed students to enter more quickly.
Cevabı göster
The school opened a second gate, allowing students to enter more quickly.
and strengthening the neural network where the information will be returned as long-term memory. Dilbilgisi
3:20ve bilginin uzun süreli hafıza olarak geri döneceği sinir ağını güçlendirir.
will be returned as long-term memory: gelecek zaman edilgen yapı
Will be returned yapısında will, olayı geleceğe yerleştirir; be + returned ise edilgen yapıyı oluşturur. Returned, return fiilinin geçmiş zaman ortacıdır. Daha sonraki işlem bilgiye uygulanır, bu yüzden cümlenin bu işlemi neyin gerçekleştirdiğini belirtmesi gerekmez. Buradaki returned, fiziksel bir nesneyi geri vermek anlamına gelmez. As long-term memory ile birlikte, bilginin daha sonra uzun süreli bellek biçiminde yeniden ortaya çıkacağını veya kullanılabilir olacağını anlatır. Bu ifade, sürecin sonucunu vurgular.
Alıştırma
Cümleyi return fiilinin gelecek zaman edilgen biçimiyle tamamlayın: After processing, the information ____ as long-term memory.
Cevabı göster
will be returned
So why do we remember some things and not others? Anlatım akışı
3:25Peki neden bazı şeyleri hatırlarız da diğerlerini hatırlamayız?
So why do we remember some things and not others? bir geçiş sorusu olarak
Bu soru açıklamanın bir sonraki aşamasını başlatır. Retorik bir soru olarak kullanılır: konuşmacı esas olarak dinleyicilerden cevap istemez; sonraki bölümde neden bazı şeylerin diğerlerinden farklı hatırlandığını açıklayacağını bildirir. So, yeni soruyu önceki anlatıma bağlar. some things and not others karşıtlığı, konuyu artık açıklanması gereken bir farklılık olarak çerçeveler.
Alıştırma
İfadeyi değerlendirin: Açıklayıcı bir konuşmada “So why do we remember some things and not others?” cümlesi, konuşmacının bu farklılığın nedenlerini açıklamak üzere olduğunu bildirebilir.
- Doğru
- Yanlış
Cevabı göster
Doğru
there are a few ways to influence the extent and effectiveness of memory retention. Kelime
3:29hafızada tutmanın kapsamını ve etkililiğini etkilemenin birkaç yolu vardır.
the extent and effectiveness of memory retention: bellekte tutmanın düzeyi ve etkililiği
Memory retention, bilginin zaman içinde bellekte tutulması anlamına gelir. the X and Y of Z kalıbında extent ile effectiveness birlikte kullanılır ve memory retention her ikisiyle de ilişkilidir. Bu ifade, hatırlamanın birden fazla yönden ölçülebileceğini gösterir.
Alıştırma
Bir araştırma, öğrencilerin ne kadar içeriği hâlâ hatırladığını ve bu içeriği ne kadar doğru hatırlayabildiğini ölçüyor. İki ölçüyü en iyi hangi ifade açıklar?
- the extent and effectiveness of memory retention
- the extent of memory retention
- the effectiveness of memory retention
Cevabı göster
the extent and effectiveness of memory retention
memories that are formed in times of heightened feeling or even stress Kalıp ifadeler
3:35yüksek duygu veya hatta stres zamanlarında oluşan hafızalar,
in times of heightened feeling or even stress: yoğun duygu veya stres dönemlerinde
In times of + isim öbeği, bir şeyin gerçekleştiği arka plan dönemini veya durumunu belirtir. Burada anıların, duygular olağandan daha güçlüyken ya da kişi stres altındayken oluştuğu anlamına gelir. Heightened, fiziksel olarak daha yüksekte olmayı değil, yoğunluğun artmasını ifade eder. Even, stresi daha ileri ve daha dikkat çekici bir durum olarak sunup vurguyu artırır.
Alıştırma
Cümledeki in times of heightened feeling or even stress ifadesine en yakın anlam hangisidir?
- yalnızca bütün duygu ve stres tamamen sona erdikten sonra
- stresin ölçüldüğü fiziksel olarak daha yüksek bir yerde
- duyguların olağandan daha yoğun olduğu, hatta stresin yaşandığı dönemlerde
Cevabı göster
duyguların olağandan daha yoğun olduğu, hatta stresin yaşandığı dönemlerde
will be better recorded due to the hippocampus's link with emotion. Kalıp ifadeler
3:39hipokampüsün duygu ile olan bağlantısı nedeniyle daha iyi kaydedilecektir.
due to the hippocampus's link with emotion: hipokampusun duygularla bağlantısı nedeniyle
Due to bir neden sunar ve burada ardından the hippocampus's link with emotion isim öbeği gelir. Cümle, hipokampusun duygularla işlevsel bir ilişkisi olduğu için anıların daha güçlü biçimde kaydedildiğini anlatır. Hippocampus's iyelik biçimi, bağlantının hipokampusa ait veya onunla ilişkili olduğunu gösterir. Link with ise internet bağlantısı değil, ilişki veya bağlantı anlamındadır.
Alıştırma
Doğru neden ifadesini seçin: The memory may be stronger ___ its connection with emotion.
- due to
- although
- because
Cevabı göster
due to
But one of the major factors contributing to memory consolidation is, Dilbilgisi
3:44Ancak hafıza pekiştirmeye katkıda bulunan ana faktörlerden biri,
one of the major factors contributing to...: önemli bir etkeni belirtmek
One of the major factors, “daha büyük bir grup içindeki önemli etkenlerden biri” demektir. one of yapısından sonra sayılabilen isim çoğul olur: factors. Ancak tüm özne grubunun dilbilgisel merkezi one olduğu için fiil tekildir: is. Contributing to memory consolidation, factors sözcüğünü niteleyen bir şimdiki zaman ortacı grubudur; anlamı factors that contribute to memory consolidation ifadesine yakındır. Contribute to kalıbında to bir edattır; ardından isim grubu veya -ing biçimi gelir, fiilin yalın hâli gelmez.
Alıştırma
Hangi cümlede one of the ... factors contributing to ... yapısı doğru kullanılmıştır?
- One of the major factors contributing to road safety are good lighting.
- One of the major factors contributing to road safety is good lighting.
- One of the major factor contributing to road safety is good lighting.
Cevabı göster
One of the major factors contributing to road safety is good lighting.
you guessed it: beklenen bir cevabı açıklamak
You guessed it, dinleyicinin zaten bekliyor olabileceği bir cevabı açıklamadan hemen önce veya açıklarken kullanılan bir ara sözdür. Yaklaşık olarak “muhtemelen tahmin ettiğiniz gibi” anlamına gelir; kısa bir duraklama, hafif bir merak ve doğrudan etkileşim hissi oluşturur. Birinin gerçekten tahmin yapıp yapmadığını soran gerçek bir soru değildir, bu yüzden cevap gerektirmez. Bu bağlamda, iyi bir gece uykusunun tanıdık veya şaşırtıcı olmayan cevap olduğunu gösterir.
Alıştırma
Bu kullanımı değerlendirin: Resmî bir araştırma raporunun ana metninde yazar, “The main factor is, you guessed it, sleep.” diyor.
- Uygun
- Uygun değil
Cevabı göster
Uygun değil
a good night's sleep: dinlendirici bir gece uykusu
A good night's sleep, bütün bir gece süren dinlendirici ve kaliteli uykuyu anlatan kalıplaşmış bir isim öbeğidir. İyelik biçimi night's, sleep sözcüğünü bir geceyle ilişkilendirir; bu nedenle doğal ifadede night's korunur ve atılmaz. İfadenin tamamı isim görevi görür. need, get veya have gibi fiillerden sonra gelebilir: I need a good night's sleep. Ayrı sözcüklerin sırasını değiştirerek good sleep night biçiminde kurulmaz.
Alıştırma
Bütün bir gece süren dinlendirici uykuyu anlatan kalıplaşmış ifadeyle cümleyi tamamlayın: After the long trip, I need ____.
Cevabı göster
a good night's sleep
is composed of four: bir bütünün parçalarını tanıtmak
Be composed of, “...den oluşmak” anlamına gelir. Önce bütünü verir, ardından parçalarını of ile tanıtır. Örnekte sleep bütündür; four stages ise onun parçalarıdır. Kalıp, bütün + be biçimi + composed of + parçalar şeklindedir. Burada is, tekil özne Sleep ile uyumludur; four ise aşama sayısını belirtir.
Alıştırma
Hangi cümle komitenin dört üyesi olduğunu doğru biçimde ifade eder?
- The committee is composed by four members.
- The committee is composed of four members.
- The committee composes of four members.
Cevabı göster
The committee is composed of four members.
the deepest of which are known as slow-wave sleep and rapid eye movement. Notlar
3:54bunların en derini yavaş dalga uykusu ve hızlı göz hareketi (REM) olarak bilinir.
'the deepest of which': daha önce belirtilen bir gruptan üyeler seçmek
Burada which, daha önce sözü edilen dört aşamaya gönderme yapar. of which, bu aşamaların arasında anlamına gelir; bu nedenle the deepest of which, gruptaki en derin aşamaları seçer. Tekrarlanacak stages adı söylenmeden bırakılmıştır. Bu, kısa ve açıklayıcı bir ilgi yapısıdır: grubu belirten ad öbeği, + seçilen üye veya üyeler + of which + fiil. Fiil, seçilen üye veya üyelerle uyum gösterir. Bu cümlede seçilen özne çoğul olduğu için are known kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi, aralarındaki en uzun patika anlamına gelen resmî bir ilgi yapısıyla tamamlayın: The park has three trails, ____ takes two hours to walk.
Cevabı göster
the longest of which
'slow-wave sleep' ve 'rapid eye movement': iki uyku terimi
Slow-wave sleep, hızlı göz hareketlerinin bulunmadığı uykunun, yani non-REM uykusunun derin bir aşamasıdır ve adını bu sırada görülen yavaş beyin dalgalarından alır. Bu bağlamda rapid eye movement, hızlı göz hareketi uykusunu, yani REM sleep durumunu belirtir. Bu, adını kendine özgü göz hareketlerinden alan farklı bir uyku durumudur. Bu iki ad öbeği teknik terimlerdir; aynı olayın iki ayrı betimlemesi değildir. Uyku hakkında konuşulurken rapid eye movement, yalnızca gözlerin hızlı biçimde hareket etmesi değil, bir uyku durumunun adı olarak anlaşılır.
Alıştırma
İki terimi doğru biçimde ayıran ifade hangisidir?
- Her iki terim de bir insan uyanıkken görülen sıradan göz hareketlerini anlatır.
- slow-wave sleep derin non-REM uykusudur; rapid eye movement sleep ise REM uykusudur.
- rapid eye movement sleep, slow-wave sleep için kullanılan başka bir addır.
Cevabı göster
slow-wave sleep derin non-REM uykusudur; rapid eye movement sleep ise REM uykusudur.
EEG machines monitoring people during these stages Kelime
3:59Bu aşamalarda insanları izleyen EEG makineleri,
EEG machines: beynin elektriksel etkinliğini kaydeden cihazlar
EEG, electroencephalogram yani elektroensefalogram sözcüğünün İngilizce kısaltmasıdır. Bir EEG cihazı, kafa derisine yerleştirilen elektrotlarla beynin elektriksel etkinliğini algılar ve kaydeder. EEG bu tür testin veya kaydın adıdır; bir cihaz markası değildir. Bu cümlede cihazlar, söz konusu evrelerdeki insanların beyin etkinliğini izlemektedir. Bu nedenle EEG machines, bilimsel verileri sağlayan ölçüm aracını belirtir.
Alıştırma
Bu cümlede EEG machines neyi ifade ediyor?
- İnsanları uyutan makineler
- Yalnızca vücut sıcaklığını ölçen cihazlar
- Rüyaları kaydeden bir kamera markası
- Beynin elektriksel etkinliğini kaydeden cihazlar
Cevabı göster
Beynin elektriksel etkinliğini kaydeden cihazlar
have shown electrical impulses moving between the brainstem, hippocampus, thalamus, and cortex,
4:02hafıza oluşumunun aktarma istasyonları olarak hizmet veren,
which serve as relay stations of memory formation. Deyimler
4:09beyin sapı, hipokampüs, talamus ve korteks arasında hareket eden elektriksel uyarılar göstermiştir.
serve as relay stations: bilgi aktarma noktaları olarak işlev görmek
serve as + isim yapısı, bir şey olarak işlev görmek veya onun görevini üstlenmek anlamına gelir. Burada özne birkaç beyin bölgesidir ve relay stations ifadesi bu bölgeleri, bir iletişim ağında bilgiyi alıp ileriye aktaran noktalara benzetir. Bu, işlevsel bir benzetmedir; beynin içinde gerçek istasyonlar bulunduğunu söylemez. Beyin bölgelerini hafıza oluşumunda rol alan ara bağlantılar olarak gösterir.
Alıştırma
Bu cümlede serve as relay stations ne anlama geliyor?
- Beynin içindeki gerçek tren istasyonlarıdırlar.
- Birbirlerine sözlü mesajlar gönderirler.
- Bilgiyi alan ve ileriye aktaran ara noktalar olarak işlev görürler.
- Her anıyı kalıcı olarak tek bir yerde saklarlar.
Cevabı göster
Bilgiyi alan ve ileriye aktaran ara noktalar olarak işlev görürler.
have been shown to help consolidate different types of memories. Dilbilgisi
4:15farklı hafıza türlerini pekiştirmeye yardımcı olduğu gösterilmiştir.
have been shown to help consolidate: araştırma kanıtlarını aktarmak
Özne + has/have been shown to help + fiilin yalın hâli kalıbı, bugüne kadar biriken kanıtların desteklediği bir sonucu aktarır. Bu, present perfect zamanının edilgen yapısıdır: özne araştırmacılar değil, incelenen şeydir. Bu cümlede özne the different stages of sleep ifadesidir. Consolidate memories, anıları daha kalıcı hâle getirmek demektir. Shown burada “görsel olarak gösterilmiş” değil, “kanıtlarla ortaya konmuş” anlamındadır.
Alıştırma
Cümleyi show fiilini içeren hedef araştırma aktarma yapısıyla tamamlayın: Regular exercise ____ reduce stress.
Cevabı göster
has been shown to help
declarative memory is encoded into a temporary store in the anterior part of the hippocampus. Kelime
4:22bildirimsel hafıza hipokampüsün ön kısmındaki geçici bir depoya kodlanır.
is encoded into a temporary store: teknik depolama anlamı
be encoded into + depolama konumu edilgen kalıbı, bilginin bir sistemin işleyebileceği biçime dönüştürülüp o konuma yerleştirilmesini anlatır. Declarative memory bu eylemden etkilenen ögedir. a temporary store ifadesinde store, “mağaza” değil, depolama alanı veya sistemi anlamındaki bir isimdir. Temporary, bilginin daha sonraki işlemlerden veya uzun süreli depolamadan önce orada yalnızca sınırlı bir süre tutulduğunu gösterir.
Alıştırma
Bu cümlede is encoded into a temporary store ne anlama gelir?
- Bilgi kodlanmış bir biçime dönüştürülür ve geçici depolamaya yerleştirilir.
- Bilgi değiştirilmeden kalıcı olarak kopyalanır.
- Bilgi herhangi bir depolama gerçekleşmeden önce kaldırılır.
Cevabı göster
Bilgi kodlanmış bir biçime dönüştürülür ve geçici depolamaya yerleştirilir.
Through a continuing dialogue between the cortex and hippocampus, Deyimler
4:29Korteks ve hipokampüs arasındaki sürekli bir diyalog yoluyla,
Through a continuing dialogue between the cortex and hippocampus: korteks ile hipokampus arasındaki sürekli etkileşim
Burada a continuing dialogue, beyin korteksi ile hipokampus arasında devam eden iki yönlü etkileşimi anlatan bilimsel bir benzetmedir. Bu beyin bölgeleri bilgi alışverişinde bulunur ve birbirine tepki verir; gerçekten konuşmazlar. Through, bu etkileşimi bir sonraki sürecin gerçekleşmesini sağlayan yol veya mekanizma olarak sunar. Bu yapı, bir sistemin birbirini sürekli etkileyen parçalarını anlatmak için de kullanılabilir.
Alıştırma
Bu cümlede a continuing dialogue between the cortex and hippocampus ne anlama gelir?
- İki beyin bölgesinin insan diliyle konuşması.
- Beyin korteksinden gelen ve yanıt almayan tek yönlü bir komut.
- İki beyin bölgesi arasında devam eden iki yönlü etkileşim.
- İki bilim insanı arasında kaydedilmiş bir konuşma.
Cevabı göster
İki beyin bölgesi arasında devam eden iki yönlü etkileşim.
then repeatedly reactivated: ardından birçok kez yeniden etkinleşme
Bu bağlamda reactivated, daha önce oluşmuş bir bildirimsel bellekle bağlantılı sinirsel etkinliğin yeniden aktif hâle gelmesi demektir. Repeatedly bunun birçok kez gerçekleştiğini, then ise önceki bir adımdan sonra olduğunu gösterir. Edilgen yapı is reactivated, sürece kimin veya neyin yol açtığından çok belleğe ne olduğuna odaklanır. Burada bir cihazı yeniden başlatmaktan söz edilmez.
Alıştırma
Burada then repeatedly reactivated ne anlama gelir?
- Bir makine yalnızca bir kez yeniden başlatılır.
- Bellek birkaç aşamada kalıcı olarak silinir.
- Önceki bir adımdan sonra bellekle bağlantılı sinirsel örüntü birçok kez yeniden aktif hâle gelir.
- Beyin tamamen etkisiz kalır.
Cevabı göster
Önceki bir adımdan sonra bellekle bağlantılı sinirsel örüntü birçok kez yeniden aktif hâle gelir.
driving its gradual redistribution to long-term storage in the cortex. Dilbilgisi
4:35ve kortekste uzun süreli depolamaya doğru kademeli olarak yeniden dağıtımını yönlendirir.
driving its gradual redistribution: sonuç bildiren bir -ing yan cümlesi
Bu cümlede driving, “araç sürmek” değil, “neden olmak” veya “bir süreci ilerletmek” anlamına gelir. its zamiri daha önce söz edilen bildirimsel bellek bilgisini belirtir; gradual redistribution ise bu bilginin korteksteki uzun süreli depolamaya doğru adım adım taşınmasını anlatır. -ing yan cümlesi önceki sürecin sonucunu ekler: tekrarlanan yeniden etkinleştirme bu yeniden dağılıma neden olur. Resmî açıklayıcı metinlerde virgülden sonra gelen bir -ing yan cümlesi, önceki cümlenin tamamının sonucunu kısa ve etkili biçimde gösterebilir.
Alıştırma
“driving its gradual redistribution”, bu satırdan önce sözü edilen tekrarlanan yeniden etkinleştirmeyle nasıl bir ilişki kurar?
- Nedensel bağlantısı olmayan ayrı bir süreç başlatır.
- Bellek bilgisinin kademeli hareketini yeniden etkinleştirmenin bir sonucu olarak sunar.
- Bir kişinin bellek bilgisini bir araçla taşıdığını söyler.
Cevabı göster
Bellek bilgisinin kademeli hareketini yeniden etkinleştirmenin bir sonucu olarak sunar.
on the other hand: karşıt olan diğer yönü tanıtmak
On the other hand, aynı konunun farklı veya karşıt bir yönünü tanıtan bir söylem belirtecidir. Burada konu REM dışı yavaş dalga uykusundan REM uykusuna geçer ve dinleyiciye bunların rollerini karşılaştırması gerektiğini bildirir. Bu ifade ilk noktayı kendiliğinden reddetmez. Ardından gelen bilgiyi ikinci yön olarak sunar; ilk yön bağlamdan zaten belliyse on the one hand ifadesini açıkça kullanmak gerekmez.
Alıştırma
Bu karşılaştırmayı en iyi hangi bağlaç tamamlar? Printed books are often cheaper. ___, e-books are easier to carry.
- In addition
- On the other hand
- On the contrary
Cevabı göster
On the other hand
with its similarity to waking brain activity, Kalıp ifadeler
4:42uyanık beyin aktivitesiyle benzerliğiyle,
its similarity to waking brain activity: uyanıklık sırasındaki beyin etkinliğine benzerliği
Similarity to + isim, bir şeyin karşılaştırma nesnesine olan benzerliğini ifade eder. Buradaki its, REM uykusunu gösterir; dolayısıyla ifade, REM uykusundaki beyin etkinliğinin uyanıklık sırasındaki beyin etkinliğine benzediğini söyler. waking brain activity ifadesinde waking, “uyanıklık sırasındaki” veya “kişi uyanıkken gerçekleşen” anlamında bir niteleyicidir. Beyin etkinliğinin uyanma sürecinde olduğu anlamına gelmez. Baştaki with öbeği, bu özelliği ardından gelen ifade için arka plan bilgisi olarak ekler.
Alıştırma
Cümleyi similarity ve doğru edatla tamamlayın: The new fabric surprised everyone with its ____ natural silk.
Cevabı göster
similarity to
is associated with the consolidation of procedural memory. Kalıp ifadeler
4:45işlemsel hafızanın pekiştirilmesiyle ilişkilidir.
is associated with the consolidation of procedural memory: prosedürel belleğin pekiştirilmesiyle ilişkili olmak
Be associated with + isim veya -ing biçimi, iki şeyin bağlantılı olduğunu ya da birlikte görülme eğiliminde olduğunu ifade eder. Be related to ifadesinden daha resmî ve ihtiyatlıdır; bilimsel açıklamalarda yaygın olarak kullanılır. Bir ilişki bildirir, ancak bir şeyin diğerine doğrudan neden olduğunu kanıtlamaz. Prosedürel belleğin pekiştirilmesi, becerilere, eylemlere ve rutinlere ilişkin anıları daha kalıcı hâle getirme sürecidir. Bu nedenle cümle, REM uykusu ile bu süreç arasında bağlantı kurar ama doğrudan nedensellik iddiasında bulunmaz.
Alıştırma
Bu çıkarımı değerlendirin: “A study found that late-night screen use is associated with less sleep. Therefore, it proved that screen use directly causes people to sleep less.”
- Bu çıkarım geçerlidir.
- Bu çıkarım geçerli değildir.
Cevabı göster
Bu çıkarım geçerli değildir.
So based on the studies: kanıttan bir sonuca veya öneriye geçmek
So, sırada bir sonuç veya öneri olduğunu gösterir. based on the studies ise bu sonuca ulaşmak için kullanılan kanıtı belirtir. Bu giriş, dinleyiciyi daha önce anlatılan araştırma bulgularından uygulamaya dönük bir değerlendirmeye taşır. Burada based on, “bir şeyi kanıt veya gerekçe olarak kullanmak” anlamına gelir. Fiziksel bir tabanı ya da konumu anlatmaz. Yeniden kullanılabilecek kalıp So, based on + kanıt, + sonuç veya öneri şeklindedir.
Alıştırma
Hangi cümle, kanıttan çıkarılan bir öneriyi sunmak için So, based on ... ifadesini açıkça kullanıyor?
- So, based on the survey results, we should add a second bus.
- According to Maya, the school added a second bus last year.
- Besides the survey results, the school has a large parking lot.
Cevabı göster
So, based on the survey results, we should add a second bus.
going to sleep 3 hours after memorizing your formulas Dilbilgisi
4:50formüllerinizi ezberledikten 3 saat sonra uyumaya gitmek,
and 1 hour after practicing your scales would be the most ideal.
4:53ve gamlarınızı pratik yaptıktan 1 saat sonra uyumaya gitmek en ideali olacaktır.
going to sleep ... after ... and ... after ...: tek bir -ing grubunun özne olması
Vurgulanan sözcükler uzun bir -ing grubu oluşturur ve bu grubun tamamı would be the most ideal bölümünün öznesidir. Böylece ayrıntılı bir uyku planı, değerlendirilecek tek bir şey olarak sunulur. İki zaman ifadesi paraleldir: 3 hours after memorizing your formulas ve 1 hour after practicing your scales. İkisi de going to sleep eyleminin ne zaman gerçekleşmesi gerektiğini söyler. İlk after, formülleri ezberlemekle; ikincisi ise gam çalışmakla bağlantılıdır.
Alıştırma
Formülleri ezberlediniz ve müzik gamlarını çalıştınız. Hangi plan, vurgulanan öznedeki iki zaman koşuluyla eşleşiyor?
- Go to sleep one hour after memorizing your formulas and three hours after practicing your scales.
- Go to sleep three hours after practicing your scales and one hour after memorizing your formulas.
- Go to sleep three hours after memorizing your formulas and one hour after practicing your scales.
Cevabı göster
Go to sleep three hours after memorizing your formulas and one hour after practicing your scales.
So hopefully you can see now that: sonucu nazikçe sunmak
So, ardından gelen düşünceyi önceki açıklamaya bağlar. You can see now that, “artık şunu anlayabiliyor veya fark edebiliyorsunuz” anlamına gelir ve that sonuç cümlesini başlatır; see burada gözle görmeyi değil, anlamayı ifade eder. Hopefully bu geçişi yumuşatır. Konuşmacı dinleyicilerden doğrudan aynı fikirde olmalarını istemek yerine, önceki açıklamanın sonucu artık açık hâle getirmiş olması gerektiğini ima eder. İfadenin tamamı, açıklamanın bitip sonucun gelmekte olduğunu gösterir.
Alıştırma
Bir açıklamada So hopefully you can see now that ifadesinin temel işlevi nedir?
- Dinleyicinin bir nesneyi görüp göremediğini sormak
- İlgisiz bir konuya geçmek
- Dinleyiciyi açıklamadan sonuca nazikçe yönlendirmek
- Konuşmacının hiçbir sonucu olmadığını göstermek
Cevabı göster
Dinleyiciyi açıklamadan sonuca nazikçe yönlendirmek
skimping on sleep not only harms your long-term health, Notlar
4:59uykudan kısmak sadece uzun vadedeki sağlığınıza zarar vermekle kalmaz,
skimping on sleep: uykuyu gereken düzeyin altına indirmek
Skimp on + isim veya -ing biçimi, genellikle kaynak tasarrufu yapmak amacıyla bir şeye gerekenden daha az zaman, para, malzeme veya emek ayırmak anlamına gelir. Skimping on sleep, gereğinden az uyumak demektir ve uykunun makul düzeyin altına indirilmesinin yanlış olduğuna dair olumsuz bir değerlendirme taşır. Buradaki -ing biçimi bu davranışı bir faaliyet olarak adlandırır. Aynı yapı, gereğinden az şey yapmanın sorun yaratabileceği skimp on preparation veya skimp on safety gibi ifadelerde de kullanılır.
Alıştırma
Hangi durum en iyi skimping on sleep olarak tanımlanır?
- Biri bir yolculuk için bir kez on dakika erken kalkıyor.
- Biri daha fazla çalışma zamanı yaratmak için düzenli olarak yalnızca beş saat uyuyor.
- Biri sınavdan önce ihtiyaç duyduğu kadar uyuyor.
- Biri öğle yemeğinden sonra kısa bir şekerleme yapıyor.
Cevabı göster
Biri daha fazla çalışma zamanı yaratmak için düzenli olarak yalnızca beş saat uyuyor.
but actually makes it less likely
5:03aynı zamanda önceki geceden gelen tüm o bilgileri ve pratikleri aklınızda tutma ihtimalinizi,
not only harms ... but actually makes it less likely: daha güçlü ikinci sonucu vurgulama
not only ... but actually ... kalıbı, aynı öznenin, yani skimping on sleep ifadesinin iki sonucunu birbirine bağlar. Bu özne, paralel kullanılan harms ve makes fiillerini yönetir; bu nedenle iki sonuç da gerçek olarak sunulur. Not only önce uzun vadeli sağlık üzerindeki daha bilinen zararı belirtir. Ardından but actually, daha doğrudan ve şaşırtıcı olabilecek öğrenme sorununa geçer. Buradaki but ilk sonucu geçersiz kılmaz; not only ile kurulan yapıyı tamamlar. Actually ise ikinci sonucu ayrıca vurgular.
Alıştırma
İlk sonucu sunan, ikinci sonucu ise gerçek ve şaşırtıcı olarak vurgulayan bu dersin iki parçalı kalıbıyla cümleyi tamamlayın: The update ____ fixes the security flaw, ____ makes the app faster.
Cevabı göster
not only · but actually
All of which just goes to affirm the wisdom of the phrase "sleep on it." Notlar
5:09Tüm bunlar sadece "bir gece uyuyup düşün (sleep on it)" sözünün bilgeliğini doğrulamaya yarıyor.
All of which just goes to affirm: kanıtları toplayıp sonuca bağlamak
All of which, yakındaki tek bir isme değil; uyku, sağlık ve hafıza hakkında daha önce söylenenlerin tümüne gönderme yapar. Önceki noktaları tek bir kanıt bütünü olarak bir araya getirir. Goes to affirm, “doğrulamaya veya desteklemeye yarar” anlamındadır. Buradaki just, bu desteği önceki kanıtların doğrudan ve doğal sonucu olarak sunar. Böylece ifade, daha önce söylenen her şeyi “sleep on it.” sözündeki bilgeliği desteklemek için kullanarak anlatımı sonuçlandırır.
Alıştırma
All of which just goes to affirm özgün cümlede hangi işlevi görür?
- Yalnızca hemen öncesindeki isim grubuna gönderme yapar.
- Önceki kanıtları bir araya getirir ve sonucu desteklemek için kullanır.
- Önceki kanıtları reddeder ve bir istisna sunar.
- Önceki anlatımla ilgisiz yeni bir soru başlatır.
Cevabı göster
Önceki kanıtları bir araya getirir ve sonucu desteklemek için kullanır.
sleep on it: karar vermeden önce bir gece düşünmek
Sleep on it, “şimdi karar verme; bir gece düşünüp daha sonra karar ver” anlamına gelen bir deyimdir. it zamiri, üzerinde düşünülen soruyu, teklifi veya seçeneği belirtir; kişinin altında bulunan bir nesneyi belirtmez. Burada sözler eğlenceli bir bağlantı da kurar: gerçekten uyumak zihnin yeni bağlantılar oluşturmasına yardımcı olabilir, dolayısıyla anlatılanlar deyimdeki günlük yaşam tavsiyesini destekler.
Alıştırma
“Karar vermeden önce bir gece beklemek” anlamındaki üç kelimelik deyimle cümleyi tamamlayın: The invitation sounds exciting, but I am not ready to decide tonight. Let me ____ and answer you tomorrow.
Cevabı göster
sleep on it
When you think about all the internal restructuring and forming of new connections that occurs while you slumber, Kelime
5:13Siz uyurken meydana gelen tüm o içsel yeniden yapılanmayı ve yeni bağlantıların oluşumunu düşündüğünüzde,
while you slumber: “while you sleep” ifadesinin edebî biçimi
while you slumber ifadesinde slumber, “uyumak” anlamına gelen bir fiildir; dolayısıyla ifade “siz uyurken” anlamına gelir. Slumber, günlük kullanılan sleep fiilinden daha edebî veya retoriktir. Burada kapanış cümlesine özenli ve hafif şiirsel bir ton verir; özel bir uyku türü için kullanılan teknik bir terim değildir.
Alıştırma
Yargılayın: Bir arkadaşla günlük konuşmada Did you slumber well last night? onun uykusunu sormanın en yaygın ve doğal yoludur.
- Bu bağlamda doğal ve yaygın
- Bu bağlamda doğal değil
Cevabı göster
Bu bağlamda doğal değil
you could even say that: daha iddialı bir sonucu yumuşatarak sunmak
Bu cümlede you could even say that, ardından gelen iddiayı bir şeyi anlatmanın olası bir yolu olarak sunar; dinleyicinin konuşabilme yeteneğini anlatmaz. Could iddiayı yumuşatır, böylece konuşan kişi bunu fikri ifade etmenin olası bir yolu olarak sunar. Even, sıradaki iddianın daha önce söylenenlerden bir adım ileri gittiğini gösterir. Bu ifade çoğu zaman iddialı, mecazlı veya biraz abartılı bir sonuca hazırlık yapar.
Alıştırma
Bu cümlede you could even say that ne işe yarıyor?
- Dinleyiciye iddiayı tekrar etmesini emreder.
- Sıradaki iddianın kelimesi kelimesine doğru olduğunu kanıtlar.
- Dinleyicinin fiziksel olarak konuşabilme yeteneğini anlatır.
- Daha iddialı veya mecazlı bir söylemi temkinli biçimde sunar.
Cevabı göster
Daha iddialı veya mecazlı bir söylemi temkinli biçimde sunar.
will have you waking up every morning with a new and improved brain, Dilbilgisi
5:21sizi her sabah yeni ve gelişmiş bir beyinle uyandıracağını,
will have you waking up: sonuç olarak ortaya çıkan eylem için have + nesne + -ing
Will have you waking up, have + nesne + -ing yapısını izler. Burada you etkilenen kişidir, waking up ise sonuç olarak ortaya çıkan eylemdir. Özne olan proper sleep, bu sonucun nedeni olarak sunulur. Buradaki have sahiplik değil, ettirgenlik bildirir: ifade, düzgün uykunun sizi anlatılan biçimde uyandıracağı anlamına gelir. -ing biçimi eylemi sonuç olarak ortaya çıkan bir düzen şeklinde sunar; every morning da tekrarlandığını vurgular.
Alıştırma
Cümleyi have + you + laugh fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: That comedy will ____ all night.
Cevabı göster
have you laughing
ready to face the challenges ahead. Kalıp ifadeler
5:25ve önünüzdeki zorluklarla yüzleşmeye hazır hale getireceğini bile söyleyebilirsiniz.
ready to face the challenges ahead: önümüzdeki zorluklarla yüzleşmeye hazır olmak
Ready to face... ifadesi be ready to + fiilin yalın biçimi kalıbını izler ve birinin bir şeyle başa çıkmaya hazır ve istekli olduğunu anlatır. Alıntılanan bölüm tek başına bir söz öbeğidir; tam bir cümlede genellikle We are ready to face.... örneğindeki gibi bir özne ve be fiilinin uygun bir biçimi gerekir. Burada face, başın bir bölümünü anlatan isim ‘yüz’ değil, ‘yüzleşmek veya başa çıkmak’ anlamındaki bir fiildir. the challenges ahead bundan sonra veya gelecekte ortaya çıkacak zorlukları anlatır. Bu yüzden tüm ifade, hazırlıklı ve geleceğe dönük bir tutum gösterir.
Alıştırma
Cümleyi, henüz ortaya çıkmamış zorluklarla başa çıkmak anlamındaki bu dersin tam ifadesiyle tamamlayın: With a solid plan, our team is ready to ____.
Cevabı göster
face the challenges ahead