Starman Dünya'ya ne zaman dönecek?: İngilizce çalışma notları
Primal Space
Video özeti: Video, Falcon Heavy fırlatmasından sonra Tesla Roadster ile Starman'i izliyor, gözlemlerle Mars ve Dünya yakın geçiş tahminlerini geliştiriyor ve Starship ile geri alma olasılığını ele alıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. Falcon Heavy ve Starman in a Tesla Roadster (kültür, medya ve gerçek dünya bağlamı): roketi, mankeni ve otomobili ayırarak Starman'i astronot sanmayın. 2. isn't unheard of. (deyimler ve mecazi ifadeler): yapıyı 'emsali var' diye anlayın ve temkinli desteği kavrayın. 3. With a large amount of fuel remaining, (dil bilgisi ve cümle kalıpları): with + isim + ortaç ile eşlik eden durumu verin ve kalan yakıtın yakalama ile dönüşü nasıl sağladığını anlayın.
Bu derste
Falcon Heavy ve Tesla Roadster'ın içindeki Starman
Falcon Heavy, bu fırlatmada kullanılan rokettir. Starman, Tesla Roadster'ın içine yerleştirilen bir mankene verilen addır; otomobil ile manken roketin deneme yükü olarak kullanılmıştır. Bu yüzden launched Starman in a Tesla Roadster into space, gerçek bir astronotun otomobili uzaya sürdüğünü anlatmaz. Roketin, içinde manken bulunan otomobili uzaya taşıdığı anlamına gelir.
Alıştırma
Bu cümlede Starman neyi ifade ediyor?
- Tesla Roadster'ın içindeki manken
- otomobili kullanan gerçek bir astronot
- Falcon Heavy roketi
Cevabı göster
Tesla Roadster'ın içindeki manken
sent the car into an orbit around the Sun. Kalıp ifadeler
0:19aracı Güneş etrafında bir yörüngeye göndermesinden önce.
sent the car into an orbit: otomobili bir yörüngeye gönderdi
Sent the car into an orbit, send + nesne + into + varış noktası veya sonuç yapısını izler. Üst kademenin otomobili bir yörünge yoluna soktuğu anlamına gelir; buradaki send yalnızca bir şeyi teslim etmek veya mesaj göndermek anlamında değildir. around the Sun sözleri, otomobilin yörüngesinin hangi cismin çevresinde olduğunu belirtir. Bu nedenle an orbit, otomobilin yalnızca uzaya ulaşıp dönmeye başladığını değil, belirli bir yörünge yolunu ifade eder.
Alıştırma
Sondanın belirli bir yörünge yoluna girdiğini belirten ifadeyle cümleyi tamamlayın: The engine burn sent the probe ____ around Mars.
Cevabı göster
into an orbit
… şimdi nerede? Peki … bir daha görebilecek miyiz?
İlk soru Starman'ın şu an nerede olduğunu sorar. İkinci soru geleceğe yönelerek onu yeniden görmenin herhangi bir zamanda mümkün olup olmayacağını sorar. Burada ever belirli bir zamanı değil, “gelecekte herhangi bir zamanı” ifade eder; him ise Starman'a gönderme yapar ve bu figürü bir insan gibi ele alır. Bu iki soru birlikte konuyu videonun araştıracağı bir gizeme dönüştürür. Önce mevcut durumu, ardından gelecekteki bir olasılığı sormak merak uyandırır ve dinleyicinin dinlemeye devam etmesini sağlar.
Alıştırma
Hangi açılış aynı düzeni kullanır: mevcut durumla ilgili bir soru ve ardından gelecekteki bir olasılıkla ilgili bir soru?
- Where is the missing painting now? And will the museum ever get it back?
- What happened to the missing painting, and who painted it?
- The museum found the missing painting and will display it tomorrow.
Cevabı göster
Where is the missing painting now? And will the museum ever get it back?
Starman'ın sürdürdüğü uzun yolculuk
the long journey Starman has been on isim öbeğinde Starman has been on, journey sözcüğünü açıklayan belirleyici bir ilgi yan cümlesidir. Tam biçimi the long journey that/which Starman has been on şeklindedir. That veya which, on edatının nesnesi olduğu için çıkarılabilir. Edat yine journey ile bağlantılıdır: Starman has been on the journey. Bu, isim + nesne görevindeki ilgi zamirinin çıkarıldığı ilgi yan cümlesi biçiminde yaygın bir yapıdır; journey Starman gibi birleşik bir ad değildir.
Alıştırma
Hangi öbek, bir ismin ardından nesne görevindeki ilgi zamirinin çıkarıldığı bir ilgi yan cümlesini doğru biçimde kullanır?
- the project Maya has worked
- the project Maya has worked on
- the project has worked on Maya
Cevabı göster
the project Maya has worked on
We're also going to look at when he might return to Earth
0:33Ayrıca Dünya'ya ne zaman dönebileceğine
and the possible solutions we have for retrieving him.
0:36ve onu geri getirmek için sahip olduğumuz olası çözümlere bakacağız.
scientists and amateur astronomers around the world
0:43dünya çapındaki bilim insanları ve amatör astronomlar
in order to: amacı açıkça belirtmek
In order to bir eylemin amacını belirtir. Burada astronomların teleskoplarını neden gökyüzüne çevirdiğini açıklar: amaçları Roadster'ı takip etmek ve yörüngesini tahmin etmekti. Track ve predict, and ile bağlandıkları için aynı amaç yapısına bağlıdır. Buradaki order “emir” veya “sıra” anlamına gelmez; in order to tek bir kalıp olarak kullanılır ve ardından fiilin yalın hâli gelir.
Alıştırma
Derste öğrenilen üç kelimelik amaç ifadesiyle cümleyi tamamlayın: The team wore gloves ____ protect their hands.
Cevabı göster
in order to
and predicted that Starman would pass by Earth Öbek fiiller
0:57ve Starman'in Dünya'nın yakınından geçeceğini tahmin etti
getting within a few thousand kilometers. Kalıp ifadeler
1:02birkaç bin kilometre kadar yakınına gelerek.
pass by: durmadan yanından geçmek
Pass by, bir kişinin, yerin veya nesnenin yanından ya da yakınından geçip ilerlemeye devam etmek demektir. Burada Starman'ın Dünya'ya yaklaşacağı öngörülüyor; Dünya'ya varacağı, orada duracağı veya Dünya'ya çarpacağı söylenmiyor. By kelimesi yanından geçip gitme anlamı katar. Ardından gelen getting within a few thousand kilometers ayrıntısı geçişin ne kadar yakın olacağını belirtir; pass by ifadesini varış veya çarpışma anlamına dönüştürmez.
Alıştırma
Hangi cümle bir asteroidin Dünya'ya varmadan veya çarpmadan yakınından geçip ilerlemeye devam ettiğini söyler?
- The asteroid arrived at Earth and stopped there.
- The asteroid passed by Earth and continued into deep space.
- The asteroid collided with Earth.
Cevabı göster
The asteroid passed by Earth and continued into deep space.
getting within a few thousand kilometers: birkaç bin kilometreden daha yakın bir mesafeye gelmek
Burada getting within a few thousand kilometers ifadesi, Dünya'ya olan mesafe birkaç bin kilometreden fazla olmayacak kadar yaklaşmak demektir. Within kesin bir mesafe değil, bir üst sınır belirtir. -ing yan cümlesi önceki olaya yakınlaşma sonucunu ekler: Starman Dünya'nın yanından geçecek ve bu geçiş sırasında bu kadar yaklaşacaktı. Bu, Starman'in Dünya'ya temas edeceği anlamına gelmez.
Alıştırma
The probe got within 500 kilometers of the moon cümlesi ne anlama gelir?
- Sonda Ay'a en fazla 500 kilometre uzaklıktaki bir noktaya kadar yaklaştı.
- Sondanın Ay'a ulaşmasına tam olarak 500 kilometre kalmıştı.
- Sonda Ay'a çarptı.
Cevabı göster
Sonda Ay'a en fazla 500 kilometre uzaklıktaki bir noktaya kadar yaklaştı.
This model proved to be accurate for the first few months, Dilbilgisi
1:05Bu model ilk birkaç ay için doğru olduğunu kanıtladı,
proved to be accurate: doğru olduğu ortaya çıktı
Proved to be accurate ifadesinde prove, sonuçta belli bir niteliğe sahip olduğu ortaya çıkmak anlamına gelen bir bağ fiilidir. Model etkin biçimde bir kanıt sunmadı; performansı doğru olduğunu gösterdi. Kalıp subject + prove + to be + adjective or noun phrase şeklindedir. for the first few months ifadesi iddiayı sınırlar: model bu niteliği yalnızca ilk dönemde gösterdi.
Alıştırma
Cümleyi tamamlamak için prove fiilinin geçmiş zamanı + to be yapısını kullanın: After months of testing, the new battery ____ reliable.
Cevabı göster
proved to be
but since it was made from a limited amount of data,
1:08ancak sınırlı miktarda veriden oluşturulduğu için,
anything beyond that became increasingly inaccurate.
1:11bundan sonraki her şey giderek yanlış hale geldi.
that we got a solid prediction of Starman's future.
1:17Starman'in geleceğine dair sağlam bir tahminde bulunamadık.
Geciken bir olayı vurgulayan It wasn't until ... that ... kalıbı
It wasn't until + zaman + that + olay kalıbında zaman until sözcüğünden, o zamanda gerçekleşen olay ise that sözcüğünden sonra gelir. Burada March of this year, güvenilir bir tahminin sonunda elde edildiği zamandır. Olumsuz yapı, olayın mart ayında da hâlâ gerçekleşmediği anlamına gelmez. Olayın marttan önce gerçekleşmediğini ve martta gerçekleştiğini anlatır; böylece bekleme veya gecikme güçlü biçimde vurgulanır.
Alıştırma
Cümleyi kısaltılmış vurgu kalıbı It wasn't until ... that ... ile tamamlayın: ____ Friday ____ the package finally arrived.
Cevabı göster
It wasn't until · that
Thanks to an observation of the Roadster Anlatım akışı
1:21Güney Afrika'daki bir teleskoptan görülen
refine their measurements: ölçümlerin hassasiyetini artırmak
refine their measurements, zaten var olan ölçüm sonuçlarını daha iyi veriler, analizler veya ayarlamalar kullanarak daha hassas ya da güvenilir hâle getirmek demektir. Bu araştırma bağlamında refine yalnızca yeniden ölçmek anlamına gelmez. refine + measurements, teknik metinlerde sık kullanılan bir birlikteliktir. Aynı fikir estimates, models veya calculations için de kullanılabilir: sonuç, açıklama yapılmadan tamamen değiştirilmez; daha kesin hâle getirilir.
Alıştırma
Bu araştırma bağlamında refine their measurements ne anlama gelir?
- Mevcut sonuçların hassasiyetini artırmak
- Bir maddeden yararlı bir maddeyi ayırmak
- Raporu daha açık kelimelerle yeniden yazmak
- Tamamen yeni bir dizi ölçüm toplamak
Cevabı göster
Mevcut sonuçların hassasiyetini artırmak
Thanks to: nedeni yararlı olarak sunmak
Thanks to + isim öbeği, konuşanın yararlı veya şanslı olarak gördüğü bir nedeni tanıtır. Bilgiyi, önce yararlı gözlemi verip ardından olumlu sonucu açıklayacak şekilde düzenler: JPL ölçümleri ve tahmini geliştirebilmiştir. Buradaki Thanks to, bir kişiye doğrudan teşekkür etmek anlamına gelmez. Sonucun gözlemin yararlı etkisi sayesinde ortaya çıktığını belirtir.
Alıştırma
Yeni kanıtı iyi bir sonuca katkı sağlayan yararlı neden olarak en iyi hangi bağlayıcı sunar?
- because of
- despite
- Thanks to
Cevabı göster
Thanks to
won't be capable of observing an object Dilbilgisi
1:46bir nesneyi gözlemleme kapasitesine sahip olmayacak
be capable of observing: kapasite sınırını ifade etmek
be capable of observing yapısında capable, gerekli yeteneğe veya performansa sahip olmayı belirtir; of etkinliği tanıtır ve observing bir -ing biçimidir. won't kullanıldığında teleskobun bu kadar sönük bir cismi görecek kadar performansa sahip olmayacağı anlatılır. Bu bir ret değil, kapasite sınırıdır. Be capable of + -ing, insanların, cihazların veya sistemlerin ne yapabildiğini ve performans sınırlarını açıklamak için kullanılır. of'tan sonra gelen etkinlik, öznenin ne yapma kapasitesine sahip olduğunu gösterir.
Alıştırma
Bir teleskobun kapasitesini anlatırken bu yapıyı doğru kullanan cümle hangisidir?
- The telescope is capable of observing very faint objects.
- The telescope is capable to observe very faint objects.
- The telescope is capable observing very faint objects.
- The telescope is capable for observing very faint objects.
Cevabı göster
The telescope is capable of observing very faint objects.
as dim as the Roadster: aynı sönüklük derecesini karşılaştırma
as + sıfat + as kalıbında ilk as bir dereceyi belirtir, ikinci as ise karşılaştırma ölçütünü getirir. as dim as the Roadster, nesneyi bu karşılaştırmada Roadster ile aynı derecede sönük olarak sunar; yalnızca biraz sönük olduğunu söylemez. Burada dim, gözlemcinin bulunduğu yerden bakıldığında çok az görünür ışık yayılması veya yansıtılması anlamına gelir. Roadster parlaklık ölçütüdür: bu derecede sönük bir nesneyi gözlemlemek de benzer biçimde zor olur.
Alıştırma
Hangi cümle iki lambanın aynı düşük parlaklığa sahip olduğunu söyler?
- The desk lamp is as dim as the wall lamp.
- The desk lamp is not as dim as the wall lamp.
- The desk lamp is dimmer than the wall lamp.
Cevabı göster
The desk lamp is as dim as the wall lamp.
it's likely we'll have more advanced telescopes
2:00muhtemelen daha gelişmiş teleskoplarımız olacak
even if it's just a tiny dot in the sky. Dilbilgisi
2:07gökyüzünde sadece küçük bir nokta olsa bile.
even if: sonucu değiştirmeyen olası bir koşul
Even if, ana cümledeki sonucu değiştirmeyen olası veya varsayımsal bir koşul getirir. Burada yalnızca küçücük bir nokta olarak görünmesi olası bir sınırlama olarak ele alınır, ancak bu yine de bir görüntü yakalamak sayılır. Koşul doğrulanmış bir gerçek olarak sunulmaz. Yeniden kullanılabilecek kalıp sonuç + even if + olası koşul veya Even if + olası koşul, sonuç biçimindedir.
Alıştırma
Konuşan kişi pilin azalıp azalmayacağından emin değil, ancak bunun kamerayı durdurmayacağını söylüyor. Bu anlamı en iyi hangi cümle ifade eder?
- The camera will keep working even though the battery is low.
- The camera will keep working even if the battery gets low.
- The camera will keep working if the battery gets low.
Cevabı göster
The camera will keep working even if the battery gets low.
for many years to come: gelecek uzun yıllar boyunca
for many years to come ifadesi, söz konusu zamandan başlayıp gelecekte uzun yıllar devam eden bir dönemi belirtir. Burada daha geliştirilmiş tahminin gelecek yıllar boyunca yararlı veya önemli kalabileceğini anlatır. To come, years sözcüğünü niteler ve gelecek yıllar anlamını verir; yılların fiziksel olarak bir yere gelmesi anlamına gelmez. İfadenin tamamı bir fiilden veya cümleden sonra süre bildiren bir ifade olarak kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi tamamlayın: The skills you learn today can help you for many years to ____.
Cevabı göster
come
what if we were able to catch Starman: Starman'ı yakalayabilseydik?
What if, insanların üzerinde düşünmesi için varsayımsal bir olasılık ortaya koyar. Bu cümlede tartışmayı gözlemleri tahmin etmekten Starman'ı yakalamaya yönelik bir plan hayal etmeye taşır. Were able to ifadesinin geçmiş biçimi gerçeklikten uzaklık yaratır: yakalamanın şu anda gerçekleştiği veya zaten başarıldığı söylenmez. Buradaki catch, uzay aracının yolunu kesip onu yakalamak anlamındadır; bir nesneyi elle tutmak anlamında değildir.
Alıştırma
Bir uzay aracının yolunu kesmeye yönelik belirsiz ve hayalî bir planı en iyi hangi cümle anlatır?
- What if we can catch the spacecraft?
- We were able to catch the spacecraft.
- What if we were able to catch the spacecraft?
Cevabı göster
What if we were able to catch the spacecraft?
isn't unheard of: temkinli bir olumlama
Unheard of, daha önce hiç bilinmeyen veya karşılaşılmayan anlamına gelir. Bu ifade isn't sonrasında kullanıldığında ölçülü bir olumlama oluşturur: fikir daha önce duyulmuştur veya buna ilişkin bir örnek vardır. Bu tür ölçülü anlatıma litotes denir. İddiayı temkinli hâle getirir: konuşan kişi fikrin mümkün veya bilinen bir şey olduğunu söyler, ancak sık ya da sıradan olduğunu iddia etmez.
Alıştırma
Cümleyi okuyun: That kind of rescue isn't unheard of. isn't unheard of ne anlama gelir?
- Bunu daha önce hiç kimse duymamıştır.
- Çok sık gerçekleşir.
- Daha önce olmuştur, ancak konuşan kişi bunun yaygın olduğunu iddia etmiyor.
Cevabı göster
Daha önce olmuştur, ancak konuşan kişi bunun yaygın olduğunu iddia etmiyor.
payload bay: görev yükünün yerleştirildiği bölme
Payload, bir aracın taşıdığı faydalı yük veya ekipman anlamına gelir. Bay burada kapalı bir bölme demektir. Payload bay birlikte, uydu, cihaz veya diğer görev yüklerinin yerleştirildiği uzay aracı ya da benzer bir araç bölmesini ifade eder. Burada kıyıdaki bir koydan değil, uzay mekiğinin büyük yük bölmesinden söz edilir. İki kelimeyi tek bir teknik terim olarak okumak doğru anlamı verir.
Alıştırma
Cümleyi okuyun: The satellite was placed in the payload bay. payload bay neyi ifade eder?
- Kıyıdaki bir koy
- Yükün veya ekipmanın kendisi
- Yük veya ekipmanı taşıyan bölme
Cevabı göster
Yük veya ekipmanı taşıyan bölme
grapple two communication satellites: grapple + doğrudan nesne
Burada grapple, “fiziksel bir nesneyi yakalayıp kontrol altına almak” anlamına gelen geçişli bir teknik fiildir. Doğrudan nesne two communication satellites olduğundan ifade, uydular üzerinde gerçekleştirilen bir işlemi anlatır. Bu kullanım, zor bir şeyi anlamaya veya çözmeye çalışmak anlamındaki grapple with a problem ifadesinden farklıdır. With kullanılmaması, grapple fiilinin burada fiziksel yakalama ve kontrol anlamına geldiğini gösteren önemli bir ipucudur.
Alıştırma
“The recovery arm grappled the capsule.” cümlesinde “grappled the capsule” ne anlama gelir?
- kapsüle doğru ilerledi
- kapsülü yakalayıp kontrol altına aldı
- kapsülü anlamakta zorlandı
Cevabı göster
kapsülü yakalayıp kontrol altına aldı
has slowly made its way out to an asteroid Kalıp ifadeler
3:18yavaş yavaş bir asteroide doğru yol aldı
made its way out to an asteroid: dışarıya doğru aşamalı hareket
make one's way to a place kalıbı, yolculuk veya ilerleme sürecini öne çıkararak bir hedefe doğru gitmek anlamına gelir. Made geçmiş zamanlı fiildir; its ise uzay aracına gönderme yapar. Out, başlangıç noktasından uzaklaşıp uzaktaki bir hedefe doğru hareket etme anlamını ekler. Slowly ile birlikte made its way out to an asteroid, yolculuğu aşamalı ve uzun süren bir süreç olarak sunar; kelimenin gerçek anlamıyla bir yol oluşturmayı anlatmaz.
Alıştırma
Cümleyi make its way out to ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: The research boat slowly ____ the reef.
Cevabı göster
made its way out to
It has already managed to retrieve samples from the surface,
3:23Şimdiden yüzeyden numune almayı başardı,
Although the Roadster is a much heavier sample Dilbilgisi
3:33Roadster çok daha ağır bir numune olmasına rağmen
Although ... ile engeli ve hâlâ mümkün olan sonucu bağlamak
Although bir ödünleme ilişkisi kurar. Roadster'ın daha ağır olması, onu uzaydan geri getirmek için gerçek bir engeldir; ancak ana cümle, bu engele rağmen Starship'in yine de benzer bir plan kullanabileceğini söyler. Although + yan cümle, ana cümle yapısını kullanarak bir güçlüğü ve hâlâ mümkün olan bir sonucu tek cümlede birleştirebilirsiniz. Buradaki similar, yüklerin aynı ağırlıkta olmasını değil, genel planın benzer olmasını anlatır.
Alıştırma
Hangi cümle daha ağır bataryayı bir engel olarak doğru biçimde sunarken tasarımın yine de çalışabileceğini söylüyor?
- Although the battery is heavier, but the design could still work.
- Although the battery is heavier, the design could still work.
- Despite the battery is heavier, the design could still work.
Cevabı göster
Although the battery is heavier, the design could still work.
match the Roadster's orbit: yörünge hareketini Roadster'ınkiyle eşleştirmek
Bu uzay uçuşu bağlamında match the Roadster's orbit, Starship'in yörünge yolu ve hızı Roadster'ınkilerle uyumlu olacak biçimde hareketini ayarlamak demektir. Bu, yaklaşmayı veya yörüngede buluşmayı mümkün kılar. Match, Roadster ile yarışmak veya bir çizimde yalnızca yörüngenin şeklini kopyalamak anlamına gelmez. Teknik açıklamalarda match + the target's orbit, hedefle buluşmak için gereken hareketi uyumlu hâle getirmeye odaklanır.
Alıştırma
Yörüngede buluşma sırasında match the target's orbit ne anlama gelir?
- Uzay aracının yörünge yolunu ve hızını hedefinkilerle uyumlu olacak şekilde ayarlamak.
- Hangi cismin daha hızlı hareket ettiğini görmek için hedefle yarışmak.
- Bir çizimde yalnızca hedefin yolunun şeklini kopyalamak.
Cevabı göster
Uzay aracının yörünge yolunu ve hızını hedefinkilerle uyumlu olacak şekilde ayarlamak.
With a large amount of fuel remaining: with + isim + -ing
Burada with + isim öbeği + -ing biçimi, ana cümle için bir arka plan durumu verir. “A large amount of fuel” isim öbeğidir; “remaining” ise yakıtın hâlâ kullanılabilir durumda olduğunu anlatır. Bu durum sonraki eylemleri mümkün kılar: çok miktarda yakıt kaldığı için araç Roadster'ı yakalayabilir. -ing biçimi ana fiil değildir; ana fiil öbeği “could then capture”dır. Bu kısa yapı, “because a large amount of fuel remained” gibi daha uzun bir yan cümlenin yerini alabilir.
Alıştırma
with + isim + -ing arka plan ifadesini generator ve run sözcüklerini kullanarak tamamlayın: ____, the medical team could keep the lights on.
Cevabı göster
With the generator running
Many years down the line: uzak bir gelecek zamanı
Burada down the line, gelecekte daha sonraki bir zamanda anlamına gelen bir deyimdir. Many years, bu zamanın yakın değil, uzak bir gelecekte olduğunu gösterir. Bu ifade zamanı ileriye uzanan bir çizgi gibi düşünür. İfadenin tamamı yeniden buluşma tahmini için zaman çerçevesini belirler; fiziksel bir hareketi anlatmaz ve özellikle torunlara ya da sonraki kuşaklara gönderme yapmaz.
Alıştırma
Hangi cümle küçük bir kararın yıllar sonra önemli görünebileceği anlamına gelir?
- Many years down the line, this small decision may seem very important.
- Over the last few years, this small decision has seemed very important.
- For many years, this small decision seemed very important.
Cevabı göster
Many years down the line, this small decision may seem very important.
perhaps it's best to let him wander Dilbilgisi
4:12belki de onun sonsuza dek dolaşmasına izin vermek en iyisidir
it's best to let him wander: tavsiye ve let kalıbı
“It’s best to + fiilin yalın hâli” bir eylemi en mantıklı veya uygun seçenek olarak sunar. Bu cümlede perhaps yargıyı yumuşatarak ifadenin doğrudan bir emirden çok düşünülmüş bir öneri gibi duyulmasını sağlar. let sonrasında “nesne + fiilin yalın hâli” kullanılır: let him wander doğrudur, let him to wander değildir. Yapının tamamı, konuşanın en iyi seçeneğin onun dolaşmaya devam etmesine izin vermek olduğunu düşündüğünü belirtir.
Alıştırma
Cümleyi let + the children ile tamamlayın: On this safe trail, it's best to ____ explore at their own pace.
Cevabı göster
let the children
like a mascot for human civilization: mecazlı bir simge
Like bir benzetme başlatır: Sonsuza dek dolaşan Starman, insan uygarlığının maskotuna benzetilir. Bu karşılaştırma onu bir uzay yükü olmaktan çıkarıp insanlığın varlığını ve keşiflerini temsil eden hayalî bir simgeye dönüştürür. Bu, resmî bir unvan değil, söz sanatına dayalı bir anlatımdır. Buradaki mascot, bir grubu veya düşünceyi temsil eden, kolayca tanınan bir figür ya da nesne demektir; Starman’ın uygarlığı yönetebileceği veya koruyabileceği anlamına gelmez.
Alıştırma
Bu cümlede like a mascot for human civilization ne anlama gelir?
- Starman’ın insan uygarlığını yönetmek üzere resmen atandığını söyler.
- Starman’ı insan uygarlığının bir simgesi olarak mecazen sunar, resmî bir temsilci olduğunu söylemez.
- Starman’ın insan uygarlığını tehlikeden koruyabileceğini söyler.
Cevabı göster
Starman’ı insan uygarlığının bir simgesi olarak mecazen sunar, resmî bir temsilci olduğunu söylemez.