Son Alışveriş Turum | İngilizce Konuşmayı Öğren | Başlangıç Seviye 1⭐ | Dinle ve Pratik Yap: İngilizce çalışma notları
PodEnglish
Video özeti: Bir alışverişçi süpermarketin gıda, temizlik malzemeleri, giyim ve kitap bölümlerini geziyor; ardından alışverişi planlamak, kampanyaları karşılaştırmak ve indirime giren ürünleri bilinçli seçmek gibi harcamayı azaltmaya yönelik pratik yöntemleri açıklıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. This is where — Dil Bilgisi ve Cümle Kalıpları: Bir yeri tanıtıp hemen ardından o yerin işlevini açıklamayı öğrenin. Bu yapıyı müşterilerin bir mağaza bölümünde neler bulduğunu, bir internet sayfasında ne yapıldığını veya iş yerindeki belirli bir alanın ne amaçla kullanıldığını anlatırken kullanabilirsiniz. 2. no trip is complete without — Dil Bilgisi ve Cümle Kalıpları: Önemli bir adım olmadan bir etkinliğin ya da deneyimin eksik kalacağını vurgulayan kalıbı tanıyın. Alışveriş gezileri, seyahatler, kutlamalar ve başka deneyimlerde vazgeçilmez gördüğünüz unsurlar hakkında kişisel değerlendirmenizi ifade edin. 3. mark down products — Deyimsel Fiiller: mark down ifadesinin yalnızca bir şeyi yazmak değil, ürünün fiyatını düşürmek anlamına geldiğini kavrayın. Böylece perakende duyurularını anlayabilir ve özellikle son kullanma tarihi yaklaşan ürünlerin mağazalar tarafından nasıl indirime sokulduğunu anlatabilirsiniz.
Bu derste
welcome back to my channel: geri dönen izleyicileri karşılamak
Welcome back to my channel, bir içerik üreticisinin başka bir videonun başında izleyicileri karşılamak için kullandığı yaygın bir açılış sözüdür. Burada back, kanalı yeniden izlemek veya ziyaret etmek anlamına gelir; fiziksel bir yere geri dönmek anlamına gelmez. Yeniden kullanılabilen kalıp Welcome back to + bir programın, dersin veya etkinliğin adıdır. İnsanları daha önce deneyimledikleri bir şeye tekrar geldiklerinde karşılar.
Alıştırma
Aynı kanaldaki başka bir videonun başında geri dönen izleyicileri doğal biçimde karşılayan ifade hangisidir?
- Thanks for watching my channel.
- Welcome back to my channel.
- Welcome to my channel.
Cevabı göster
Welcome back to my channel.
In today's video: bu bölümün konusunu tanıtmak
Bir videonun başında In today's video bir yol işareti gibi çalışır. İzleyiciye sıradaki bilginin bu bölümün konusu olduğunu söyler. Bu bir açılış ifadesidir ve tek başına genellikle tam bir cümle değildir. Virgülden sonra konuşmacı genellikle ne göstereceğini, açıklayacağını veya ele alacağını söyler.
Alıştırma
In today's video ifadesini bu videonun konusunu tanıtan bir açılış işareti olarak kullanan cümle hangisidir?
- After today's video, I'll water the bean plant.
- In today's video, I'll show you how to grow a bean plant.
- I watched today's video about growing a bean plant.
Cevabı göster
In today's video, I'll show you how to grow a bean plant.
I want to share with you my recent shopping trip. Kalıp ifadeler
0:04sizinle son alışverişimi paylaşmak istiyorum.
share with you: share something with someone kalıbı
Bu cümlede share with you, kişisel bir deneyimi dinleyici kitlesine aktarmak anlamına gelir. Paylaşılan içerik my recent shopping trip ifadesidir. Temel kalıp share something with someone şeklindedir: share my recent shopping trip with you. Sunumlarda ve videolarda konuşmacı, özgün cümledeki gibi share with you ifadesini önce söyleyip ardından içeriği tanıtabilir. Kişiden önce with korunur; standart İngilizcede share you a story denmez.
Alıştırma
Kişisel bir deneyimi tanıtmak için share something with someone kalıbını doğru kullanan cümle hangisidir?
- I'd like to share a travel story with you.
- I'd like to share you a travel story.
- I'd like to tell with you a travel story.
Cevabı göster
I'd like to share a travel story with you.
I went to a large supermarket near my house to purchase some essential items. Kelime
0:08Bazı temel ihtiyaçlarımı almak için evimin yakınındaki büyük bir süpermarkete gittim.
purchase some essential items: gerekli şeyleri satın almanın resmî ifadesi
Purchase some essential items, gerekli olan bazı şeyleri satın almak anlamına gelir. Purchase burada bir fiildir ve buy sözcüğünden daha resmîdir. Essential, bir şeyin yalnızca yararlı veya hoş değil, belirli bir amaç ya da durum için gerekli olduğunu belirtir. Hangi eşyaların kastedildiği bağlama göre değişir.
Alıştırma
Purchase sözcüğünün üsluba en doğal biçimde uyduğu cümle hangisidir?
- The school will purchase new computers under next year's budget.
- Let's purchase some ice cream and play outside!
- I purchase a candy bar after school most days.
Cevabı göster
The school will purchase new computers under next year's budget.
Let me take you through the various sections I visited in the store. Kalıp ifadeler
0:13Sizi mağazada gezdiğim çeşitli reyonlarda gezdirmeme izin verin.
take you through: birine adım adım rehberlik etmek
Bu cümlede take you through, “bir açıklamayı veya turu adım adım anlatmak” anlamına gelir. Konuşan kişi mağazanın bölümlerini düzenli bir sırayla tanıtacaktır; dinleyiciyi mağazada fiziksel olarak gezdirmesi şart değildir. Tekrar kullanılabilecek kalıp take + someone + through + süreç, konu veya bölümler şeklindedir. Konuşan kişinin, dinleyicinin her aşamayı ya da bölümü anlamasına yardımcı olacağını gösterir.
Alıştırma
Hangi cümle, konuşan kişinin bir kurulum sürecini adım adım açıklayacağı anlamına gelir?
- Let me complete the setup process for you.
- Let me take you through the setup process.
- Let me skip the setup process.
Cevabı göster
Let me take you through the setup process.
This is where they have a wide variety of groceries, Notlar
0:21Burası geniş bir yelpazede market ürünlerinin bulunduğu yer;
This is where: bir yerin işlevini açıklamak
This is where önce bir yeri gösterir, ardından orada ne olduğunu veya o yerin ne amaçla kullanıldığını açıklar. Asıl cümlede where, this ile gösterilen yeri they have a wide variety of groceries tam cümleciğine bağlar. Tekrar kullanılabilecek kalıp This is where + özne + fiil şeklindedir. Bir yeri işleviyle ilişkilendirerek turu veya açıklamayı düzenlemeye yardımcı olur.
Alıştırma
Sınıftaki rafı gösteriyorsunuz. Yerin işlevini açıklayan yapıyla cümleyi tamamlayın: ____ we keep our dictionaries.
Cevabı göster
This is where
a wide variety of groceries: yalnızca çok sayıda ürün değil, birçok farklı tür
a wide variety of groceries ifadesinde a wide variety of, “birçok farklı türde” anlamına gelir. Wide, sunulan türlerin genişliğini vurgular; yani ifade yalnızca miktarı değil, çeşitliliği ve seçenekleri anlatır. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp a wide variety of + isim şeklindedir. Burada groceries, marketten veya süpermarketten alınan yiyecekleri ve günlük ev ihtiyaçlarını genel olarak ifade eder.
Alıştırma
Cümleyi bu derste öğrendiğiniz ve “birçok farklı türde” anlamına gelen ifadeyle tamamlayın: The community center offers ____ classes.
Cevabı göster
a wide variety of
including ... and more: ucu açık bir listede örnek verme
Including, az önce sözü edilen daha geniş bir kategoriye ait belirli örnekleri tanıtır. Buradaki liste, groceries için somut örnekler verir. And more, listenin ucu açık olduğunu gösterir: adı verilen yiyecekler sadece örnektir, listenin tamamı değildir. Including ... and more birlikte kullanıldığında, her şeyi sıraladığınızı söylemeden bir kategorinin neler içerdiğini gösterebilirsiniz.
Alıştırma
Listenin tamamlanmadığını göstermek için cümleyi including ... and more ile tamamlayın: The camp offers activities ____ hiking, painting, games, ____.
Cevabı göster
including · and more
picking out: birkaç seçenek arasından seçmek
Burada picking out, mevcut birkaç şeye bakıp istediklerini seçmek demektir. Out, bir grubun içinden seçme anlamı katar; bu yüzden yalnızca yerdeki bir şeyi kaldırmak anlamına gelmez. -ing biçimi spent some time ifadesinden sonra gelir: spend time doing something, “bir şeyi yaparak zaman geçirmek” demektir.
Alıştırma
Cümleyi bu dersteki öbek fiille tamamlayın: We compared six backpacks and ____ the red one.
Cevabı göster
picked out
fresh produce: taze meyve ve sebzeler
Bir market veya pazar bağlamında fresh produce; elma, domates ve yapraklı sebzeler gibi taze meyve ve sebzelerin genel adıdır. Burada produce bir isimdir; “üretmek veya yetiştirmek” anlamındaki fiil değildir.
Alıştırma
Hangi cümlede fresh produce doğal biçimde kullanılmıştır?
- The market sells fresh produce from nearby farms.
- The factory will fresh produce more toys.
- I bought three fresh produces for lunch.
Cevabı göster
The market sells fresh produce from nearby farms.
oranges, bananas, and carrots.
0:36portakal, muz ve havuç gibi taze ürünleri seçerek biraz vakit geçirdim.
I also bought some tomatoes, cucumbers, and lettuce.
0:39Ayrıca biraz domates, salatalık ve marul aldım.
These fruits and vegetables are very important for a healthy diet.
0:43Bu meyve ve sebzeler sağlıklı bir beslenme için çok önemli.
the dry goods section: marketteki kuru gıda reyonu
Bu cümlede the dry goods section; pirinç, un, şeker ve mercimek gibi rafta uzun süre saklanabilen yiyeceklerin bulunduğu mağaza bölümüdür. Burada section, mağazanın bir alanı veya reyonu demektir. Burada goods, «ürünler» veya «mallar» anlamına gelir. İfadenin tamamı bir mağaza reyonunu adlandırır; «kuru olan iyi şeyler» anlamına gelmez.
Alıştırma
Bir markette "the dry goods section" ifadesinin anlamına en uygun cümle hangisidir?
- You can find bags of rice in the dry goods section.
- The dry goods section is where fresh fish swim in tanks.
- The dry goods section is the freezer for ice cream.
Cevabı göster
You can find bags of rice in the dry goods section.
lentils, flour, sugar, and cooking oil.
0:54mercimek, un, şeker ve yemeklik yağ gibi bazı temel gıdaları almak için.
pick up some staples: günlük alışverişte kullanılan samimi ifade
Bu alışveriş bağlamında pick up, yerden bir şey kaldırmak değil, «satın almak» veya «dışarıdayken almak» anlamına gelir. Günlük işler ve alışveriş hakkında konuşurken kullanılan samimi bir ifadedir. Staples, bir evde sık kullanılan ve düzenli olarak yeniden alınan temel gıdalardır. Bu nedenle pick up some staples, pirinç, un veya yemeklik yağ gibi birkaç temel gıdayı satın almak demektir.
Alıştırma
«Birkaç günlük temel gıdayı satın almak» anlamına gelen ders ifadesiyle cümleyi tamamlayın: Before the storm, we need to ____.
Cevabı göster
pick up some staples
These basic ingredients are always needed in my pantry. Kelime
0:58Bu temel malzemelere kilerimde her zaman ihtiyaç duyuyorum.
pantry: yiyeceklerin saklandığı bir alan
Pantry, temel olarak yiyecek ve mutfak malzemelerini saklamak için kullanılan bir dolap, gömme dolap veya küçük odadır. Genellikle pirinç, makarna, konserve ve baharat gibi oda sıcaklığında saklanabilen ürünler bulunur; soğuk tutulması gereken yiyecekler için kullanılmaz. Bu cümlede in my pantry, temel malzemelerin evde hazır tutulan ve kullanıma hazır erzak olduğunu anlatır. Pantry mutlaka içine girilebilen ayrı bir oda olmak zorunda değildir.
Alıştırma
Hangi cümlede pantry doğal biçimde kullanılmıştır?
- I turned on the pantry to bake a cake.
- The pantry keeps frozen peas below zero.
- We store pasta and canned tomatoes in the pantry.
Cevabı göster
We store pasta and canned tomatoes in the pantry.
Then I browsed the snack aisle for potato chips, Kalıp ifadeler
1:08Sonra atıştırmalık koridorunda patates cipsi,
browsed the snack aisle: atıştırmalık koridorundaki ürünlere göz gezdirdi
browsed the snack aisle ifadesi, süpermarketin atıştırmalık bölümünde yürüyüp oradaki ürünlere rahatça göz atmak anlamına gelir. Browse çoğu zaman kişi henüz belirli bir ürün seçmemiş olsa bile etrafa bakmak için zaman ayırdığını anlatır; burada for potato chips, konuşanın bulmayı umduğu şeyin patates cipsi olduğunu belirtir. Aisle, raf sıraları arasındaki koridordur. Browse yalnızca internet siteleri için kullanılmaz; browse an aisle, a shop, books veya products şeklinde de kullanılabilir.
Alıştırma
İngilizce cümlenin tamamını dinleyip duyduğunuz cümleyi seçin. Raflar arasındaki koridoru anlatan tek heceli aisle sözcüğüne odaklanın.
- I browsed the snack aisle before choosing some chips.
- I browsed the snack island display before choosing some chips.
- I browsed the snack area before choosing some chips.
Cevabı göster
I browsed the snack aisle before choosing some chips.
I love keeping a variety of treats on hand. Kalıp ifadeler
1:14Elimin altında çeşitli ikramlıklar bulundurmayı seviyorum.
on hand: elinin altında hazır bulundurmak
Burada on hand, bir şeyin yakında ve gerektiğinde kullanılmaya hazır olması demektir. Cümlede atıştırmalıkların evde hazır bulundurulup istendiğinde alınabilmesi anlatılıyor; bir şeyi gerçekten elde tutmak anlamına gelmez. Keep veya have + bir şey + on hand yapısı yiyecekler, aletler, malzemeler, bilgiler ve yakında gerekebilecek diğer şeyler için kullanılabilir.
Alıştırma
Cümleyi on hand ile tamamlayın: We always keep extra batteries ____.
Cevabı göster
on hand
I headed to the cleaning supplies corner. Kalıp ifadeler
1:20temizlik malzemeleri reyonuna yöneldim.
After filling my cart with groceries, ...: After + -ing ile eylem sırasını anlatmak
After filling my cart with groceries, After + fiilin -ing biçiminden oluşan bir ifadedir. Sepeti doldurma eylemini ana eylemden önce konumlandırır: önce sepeti doldurdum, sonra temizlik malzemeleri bölümüne gittim. -ing ifadesinin öznesi söylenmez ve normalde ana cümlenin öznesiyle aynıdır. Burada hem filling hem de headed eylemlerini yapan I olduğu için sıra açıktır.
Alıştırma
Parantez içindeki kelimeleri ve After + -ing yapısını kullanarak cümleyi tamamlayın: (fill / my cart / with groceries) ____, I headed to the cleaning supplies corner.
Cevabı göster
After filling my cart with groceries
headed to: bir hedefe doğru gitmek
Headed to, head to ifadesinin geçmiş zaman biçimidir. Burada temizlik malzemeleri bölümüne doğru gitmek veya o yönde yola çıkmak anlamındadır. Varıştan çok yönü ve hedefi vurgular. Birinin nereye gittiğini söylerken head to + yer yapısını kullanabilirsiniz. Headed to, bir rotayı veya hareket sırasını açıkça gösterebilir.
Alıştırma
Rota anlatan cümleyi head to ifadesinin geçmiş zamanıyla tamamlayın: After lunch, we ____ the museum.
Cevabı göster
headed to
you can find everything you need to keep your home sparkling clean. Dilbilgisi
1:24evinizi pırıl pırıl tutmak için ihtiyacınız olan her şeyi bulabilirsiniz.
keep your home sparkling clean: keep + nesne + sıfat yapısı
keep + nesne + sıfat yapısı, bir şeyi belirli bir durumda tutmak anlamına gelir. Bu cümlede your home nesnedir, clean ise onun durumunu anlatan sıfattır. Sparkling, clean sözcüğünü güçlendirir: sparkling clean, parlıyormuş gibi son derece temiz demektir. Bu, vurgulu bir anlatımdır; evin gerçekten ışıldadığı anlamına gelmez.
Alıştırma
Hangi cümle keep + nesne + sıfat yapısını doğru kullanıyor?
- These covers keep the seats are clean.
- These covers keep the seats clean.
- These covers keep to clean the seats.
Cevabı göster
These covers keep the seats clean.
restocked on laundry detergent: evdeki bir stoğu tamamlamak
Bu cümlede restocked on laundry detergent, evdeki çamaşır deterjanı azaldığı için daha fazla deterjan satın almak anlamına gelir. Restock sözcüğündeki re- öneki stoğu yeniden doldurma fikrini ekler; dolayısıyla ifade, deterjanı ilk kez satın almayı değil, mevcut bir stoğu tamamlamayı anlatır.
Alıştırma
Altyazıdaki I restocked on laundry detergent ne anlama geliyor?
- Konuşmacı kullanılan deterjanın yerine koymak için daha fazla deterjan aldı.
- Konuşmacı deterjan yerine farklı bir temizlik ürününe geçti.
- Konuşmacı deterjanı ilk kez bir mağaza rafına yerleştirdi.
Cevabı göster
Konuşmacı kullanılan deterjanın yerine koymak için daha fazla deterjan aldı.
Cleaning is much easier with the right products.
1:43Doğru ürünlerle temizlik çok daha kolay oluyor.
The next section I explored was the clothes corner.
1:47Gezdiğim bir sonraki bölüm kıyafet reyonuydu.
Even though + yan cümle: güçlü bir karşıtlık kurmak
Even though bir ödünleme ilişkisi kurar: normalde belirli bir beklenti oluşturacak gerçek bir durumu sunar, ana cümle ise bu beklentiye zıt bir sonuç verir. Burada fazla kıyafete ihtiyaç duymamak, mağazalara göz atma olasılığını azaltacak gibi görünür; ancak sonraki fikir, konuşmacının yine de göz atmayı sevdiğidir. Even though sonrasında tam bir yan cümle gelir; burada bu bölüm I didn't need many clothes ifadesidir. Ardından cümleyi tamamlayan bir ana cümle gelmelidir.
Alıştırma
Hangi cümlede Even though doğru kullanılmıştır?
- Even though the road was icy, but we arrived safely.
- Even though the road was icy, we arrived safely.
- Even though the icy road, we arrived safely.
Cevabı göster
Even though the road was icy, we arrived safely.
I always enjoy browsing the latest styles. Kalıp ifadeler
1:52en yeni stillere göz atmaktan her zaman keyif alırım.
browsing the latest styles: en yeni tarzlara göz atmak
Alışveriş veya tasarım bağlamında browse, satın alma niyeti olduğunu söylemeden seçeneklere rahatça göz atmak demektir. The latest styles en yeni ya da o sırada moda olan tasarımlardır; bu yüzden browsing the latest styles, hangi yeni tasarımların bulunduğuna bakmak anlamına gelir. Aynı ifade kıyafetler, mobilyalar, gözlükler veya tasarımları zamanla değişen başka ürünler için de kullanılabilir.
Alıştırma
Cümleyi, en yeni tasarımlara rahatça göz atmak anlamına gelen ders ifadesiyle tamamlayın: Before buying a sofa, Mia enjoyed ____ online.
Cevabı göster
browsing the latest styles
I spotted some adorable tops and pants on sale that caught my attention. Notlar
1:56İndirimdeki bazı sevimli üstler ve pantolonlar dikkatimi çekti.
spotted: bir şeyi hızla fark etmek
Spotted, spot fiilinin geçmiş zaman biçimidir. Burada üstleri ve pantolonları fark etmek veya görmek anlamına gelir; onların öne çıktığı ve konuşanın dikkatini çektiği hissini verir. Bu cümlede spotted sözcüğünün ardından doğrudan fark edilen şey gelir. Burada bir fiildir; “leke” veya “yer” anlamına gelen spot ismi değildir.
Alıştırma
Lina’nın dalların arasındaki küçük bir baykuşu aniden fark ettiğini en iyi vurgulayan fiil hangisidir? Lina ___ a small owl among the branches.
- spotted
- searched for
- saw
Cevabı göster
spotted
on sale: indirimli fiyata satışta
Bu alışveriş cümlesinde on sale, “normalden daha düşük bir fiyata satılıyor” demektir. Üstlerin ve pantolonların yalnızca satın alınabilir olduğunu değil, indirimli olduğunu anlatır. Tickets go on sale Monday gibi duyurularda on sale, “satışa çıkmak” anlamına da gelebilir. Ancak burada giyim ve alışveriş bağlamı indirim anlamını verir.
Alıştırma
“İndirimli bir fiyata sunulmak” anlamındaki iki kelimelik ifadeyle cümleyi tamamlayın: The winter coats are ____ this weekend.
Cevabı göster
on sale
caught my attention: onu fark etmemi sağladı
Caught my attention, “onu fark etmemi sağladı” anlamına gelir. Catch someone's attention, bir kişinin, nesnenin, sesin veya fikrin birinin onu fark etmesini sağladığını anlatan yaygın ve mecazlı bir kalıptır; caught, catch fiilinin geçmiş zaman biçimidir. Burada that, tops and pants ifadesine gönderme yapar; yani konuşanın dikkatini çeken şey o giysilerdir. Yeniden kullanılabilen kalıp something catches someone's attention şeklindedir.
Alıştırma
Cümleyi catch my attention ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: The unusual window display ____ as I walked by.
Cevabı göster
caught my attention
I also found great deals on underwear, socks, and pajamas. Kalıp ifadeler
2:01Ayrıca iç çamaşırı, çorap ve pijama gibi ürünlerde de harika fırsatlar buldum.
great deals on + ürünler: çok uygun fiyatlı ürünler
great deals on + ürünler yapısı, bu ürünlerin çok uygun fiyatlarla sunulduğu anlamına gelir. Buradaki deals, ürünlerin kendisini değil, avantajlı fiyatları veya fırsatları ifade eder. Fırsatın geçerli olduğu ürün ya da kategoriden önce on kullanılır: a great deal on a laptop veya great deals on school supplies. Tekil biçim bir avantajlı alışverişi, çoğul biçim ise birkaç fırsat veya teklifi anlatabilir.
Alıştırma
Okul malzemelerinin çok uygun fiyatlı olduğunu anlatmak için great deals on ifadesini doğru kullanan cümle hangisidir?
- We found great deals on school supplies.
- We found great deals at school supplies.
- We found great deals with school supplies.
Cevabı göster
We found great deals on school supplies.
It's always nice to replenish your essentials. Kelime
2:06Temel ihtiyaçlarınızı yenilemek her zaman güzeldir.
replenish your essentials: temel ihtiyaç stoğunu yeniden tamamlamak
Replenish your essentials, düzenli olarak ihtiyaç duyduğunuz temel şeylerin miktarı azaldığında stoğu yeniden yeterli seviyeye getirmek demektir. Essentials; kişisel bakım ürünlerini, yiyecekleri veya temel giysileri kapsayabilir. Replenish, miktarı yeniden yeterli seviyeye getirmeye odaklanır. buy more ifadesinden daha resmî duyulur.
Alıştırma
Sabununuz ve diş macununuz azalıyor. Normal stoğunuzu yeniden tamamlamanız gerektiğini en iyi anlatan cümle hangisidir?
- It's time to replace a broken toothbrush.
- It's time to stock up on essentials for a future emergency.
- It's time to replenish your essentials.
Cevabı göster
It's time to replenish your essentials.
I treated myself to a few new comfortable outfits to wear around the house. Kalıp ifadeler
2:10Kendime evde giymek için birkaç yeni ve rahat kıyafet hediye ettim.
treated myself to: kendine özel bir ödül vermek
Treat oneself to something, özel bir keyif veya ödül olarak kişinin kendisi için hoş bir şey satın alması, yemesi ya da yapması demektir. Burada konuşan kişi, kendisine küçük bir hediye olarak birkaç rahat kıyafet satın alıyor. Dönüşlülük zamiri özneyle uyumlu olmalıdır: I treated myself to..., you treated yourself to..., she treated herself to.... Bu yapıda to bir edattır ve ardından bir isim veya isim öbeği gelir. Buradaki treat, tıbbi anlamdaki “tedavi etmek” değildir.
Alıştırma
Cümleyi treat oneself to ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: After I finished the project, I ____ a fancy dinner.
Cevabı göster
treated myself to
around the house: evdeki günlük etkinlikler sırasında
Outfits to wear around the house ifadesinde around the house, evde zaman geçirirken veya sıradan günlük işler yaparken anlamına gelir. Belirli bir odayı değil, genel bir ortam olarak evi anlatır. Aynı sözcükler başka bir bağlamda bir binanın dış çevresinde hareket etmek anlamına gelebilir. Kıyafet bağlamı burada günlük ev yaşamı anlamını seçer.
Alıştırma
“These slippers are comfortable to wear around the house,” cümlesinde around the house ne anlama gelir?
- binanın dışında daire çizerek yürürken
- evde günlük işler yaparken
- yalnızca başka birinin evini ziyaret ederken
Cevabı göster
evde günlük işler yaparken
no trip is complete without checking out the book corner. Notlar
2:16kitap köşesine bakmadan hiçbir alışveriş tamamlanmış sayılmaz.
no trip is complete without ...: deneyimin vazgeçilmez bir parçasını anlatma
No X is complete without Y kalıbı, konuşanın Y'yi X'in vazgeçilmez ya da özellikle değerli bir parçası olarak gördüğünü anlatır. Genellikle coşkulu bir vurgudur; X'in kelimenin tam anlamıyla bitemeyeceği iddiası değildir. Without bir edattır; bu nedenle Y bir isim veya fiilin -ing biçimi olabilir: without a souvenir; without trying the local food. Bu kalıbı yeniden kullanmak için trip yerine başka bir etkinlik veya deneyim getirebilirsiniz.
Alıştırma
Öneriyi no X is complete without Y kalıbının gerektirdiği sözcükle tamamlayın: No camping trip is complete ____ telling stories around the fire.
Cevabı göster
without
checking out: gidip bakmak veya keşfetmek
Bu cümlede checking out, kitap köşesine gidip etrafa göz atmak anlamına gelir. Burada bir yeri nesne olarak alan check out öbek fiilinin -ing biçimidir. Yerler, internet siteleri, programlar veya başka ilginç şeylerle kullanıldığında check out çoğu zaman onları ziyaret etmeyi, izlemeyi ya da keşfetmeyi öneren samimi bir ifadedir. Anlamı nesne ve durum belirler.
Alıştırma
Öneriyi “göz atmak” anlamındaki iki sözcüklü hedef öbek fiille tamamlayın: You should ____ this free drawing website.
Cevabı göster
check out
my favorite escape: hoş bir zihinsel mola
my favorite escape ifadesindeki escape mecaz anlamdadır. Stres, kaygılar veya günlük rutinden kısa süreli ve hoş bir zihinsel uzaklaşma sağlayan bir şeyi anlatır. Konuşan kişi, kitapların bu rahatlamayı diğer etkinliklerden daha iyi sağladığını söylüyor. X is my favorite escape kalıbında X; kişinin geçici olarak rahatlamak veya dikkatini başka yöne çevirmek için yöneldiği bir etkinlik, yer ya da eğlence türü olabilir. Fiziksel olarak kaçmak anlamına gelmez.
Alıştırma
Burada “Books are my favorite escape” ne anlama geliyor?
- Kitaplar, konuşan kişiye günlük kaygılardan uzak, hoş bir zihinsel mola sağlar.
- Konuşan kişi kaçıp kitapları geride bırakmak ister.
- Konuşan kişi kilitli bir yerden çıkmak için kitapları kullanır.
Cevabı göster
Kitaplar, konuşan kişiye günlük kaygılardan uzak, hoş bir zihinsel mola sağlar.
and this store had an impressive collection spanning across many genres. Kalıp ifadeler
2:22ve bu mağaza birçok türü kapsayan etkileyici bir koleksiyona sahipti.
spanning across many genres: çok çeşitli türleri kapsamak
Spanning across many genres, birçok yaratıcı eser türünü kapsamak veya içermek demektir. Burada spanning across many genres, collection sözcüğünü niteler ve içindeki öğelerin çok çeşitli türlere ait olduğunu anlatır. Spanning, kısaltılmış bir niteleme yapısı kuran şimdiki zaman ortacıdır: a collection spanning many genres, a collection that spans many genres anlamına gelir. Span zaten bir aralığa yayılmak veya o aralığı kapsamak demektir; bu yüzden spanning many genres genellikle daha kısa ve nettir.
Alıştırma
Dersi aldığınız dört sözcüklük ve “birçok yaratıcı eser türünü kapsayan” anlamındaki ifadeyle cümleyi tamamlayın: The shop has a collection ____.
Cevabı göster
spanning across many genres
some recipe books, and self-help titles. Kelime
2:29biraz yemek tarifi kitabı ve kişisel gelişim kitapları aldım.
self-help titles: kişisel gelişim kitapları
Bu kitap listesinde self-help titles, kişisel gelişim, alışkanlıklar, duygular veya günlük yaşam hakkında yol gösteren yayımlanmış kitaplar demektir. Self-help kategoriyi belirtirken titles tek tek yayımlanmış eserleri ifade eder. Yayıncılık, kitabevi ve kütüphane dilinde title yalnızca eserin adını oluşturan sözcükler değil, bir kitap ya da başka bir yayımlanmış eser anlamına gelebilir. Burada recipe books ile yan yana kullanılması bu anlamı açıklar.
Alıştırma
Bir kütüphane raporunda “The library added ten new self-help titles” en doğal olarak ne anlama gelir?
- On kütüphane çalışanına yeni iş unvanları verildi.
- Kütüphane yalnızca on kitap adı yazdı, ancak hiç kitap eklemedi.
- Kütüphane on yeni kişisel gelişim kitabı veya yayımlanmış eser ekledi.
Cevabı göster
Kütüphane on yeni kişisel gelişim kitabı veya yayımlanmış eser ekledi.
Books make wonderful companions: sıcak bir benzetme
Bu cümle kitapları nazikçe yol arkadaşlarına benzetir. Kitaplar gerçek anlamda insan değildir; anlatılmak istenen, okumanın insana rahatlık, ilgi ve eşlik edilme duygusu verebilmesidir. Burada make, “üretmek” değil, “olmak” veya “işlev görmek” anlamına gelir. Yeniden kullanılabilen A makes a good/wonderful companion kalıbı, A'yı yanında bulundurmanın keyifli veya yararlı olduğu anlamına gelir.
Alıştırma
A good book makes a wonderful travel companion cümlesindeki make ne anlama gelir?
- Harika bir yol arkadaşıdır veya bu işlevi görür.
- Başka bir kişiyi seyahat etmeye zorlar.
- Harika bir yol arkadaşı üretir.
Cevabı göster
Harika bir yol arkadaşıdır veya bu işlevi görür.
whether you read for fun or personal growth. Dilbilgisi
2:35ister eğlence için ister kişisel gelişim için okuyun.
whether ... or ...: iki olasılık, aynı sonuç
Bu kullanımda whether A or B kalıbı iki olasılık sunar ve ana düşüncenin her iki durumda da geçerli olduğunu gösterir. Burada okumanın iki amacı eğlenmek ve kişisel gelişimdir. İki seçenek aynı dil bilgisel yapıda olmalıdır. Bu cümlede for, fun ve personal growth amaçlarının ikisini de tanıtır.
Alıştırma
Cümleyi whether ... or ... ile tamamlayın: ____ you walk ____ take the bus, arrive by nine.
Cevabı göster
Whether · or
Browsing books is both relaxing and inspiring. Dilbilgisi
2:39Kitaplara göz atmak hem rahatlatıcı hem de ilham vericidir.
both relaxing and inspiring: iki özellik birlikte
both A and B kalıbı iki özelliğin veya gerçeğin aynı anda geçerli olduğunu söyler. Burada kitaplara göz atmanın hem rahatlatıcı hem de ilham verici olduğu anlatılır. both'tan ve and'den sonra aynı türde biçimler kullanın. Relaxing ve inspiring sözcüklerinin ikisi de sıfattır, bu yüzden yapı dengelidir.
Alıştırma
İki özelliğin de doğru olduğunu göstermek için cümleyi both ... and ... ile tamamlayın: The game was ____ easy ____ fun.
Cevabı göster
both · and
my shopping spree: eğlenerek birçok şey satın almak
Shopping spree, bir kişinin çoğunlukla heyecanla veya eğlenmek için birçok şey aldığı bir alışveriş dönemi ya da gezisidir. My shopping spree ifadesindeki my, bunun konuşan kişinin kendi alışveriş deneyimi olduğunu gösterir. Bu ifade shopping trip ifadesinden daha güçlü ve canlıdır. Normalden daha rahat para harcamayı çağrıştırabilir; ancak bu hafif tonlu cümlede harcamaların kontrolden çıktığı anlamına gelmek zorunda değildir.
Alıştırma
Mia öğleden sonrayı mutlu bir şekilde kıyafet, hediye ve oyun alarak geçirdi. Bu durumu en iyi hangi cümle anlatır?
- Mia took a quick shopping trip to buy one carton of milk.
- Mia went window-shopping and did not buy anything.
- Mia went on a shopping spree and came home with six bags.
Cevabı göster
Mia went on a shopping spree and came home with six bags.
By the time: referans noktasında zaten geçerli olan sonuç
By the time, zamanda bir referans noktası belirleyen yan cümleyi başlatır. Diğer cümle, o noktaya gelindiğinde hangi sonuç ya da durumun zaten geçerli olduğunu söyler. Burada referans noktası alışverişin bitmesidir; o anda alışveriş arabası doludur. Geçmişteki bir referans noktası için by the time yan cümlesinde genellikle simple past kullanılır. Diğer cümlede daha önce tamamlanan eylem için past perfect, was full örneğindeki gibi o andaki bir durum için simple past kullanılabilir. Gelecekteki bir referans noktasında by the time sonrasında will değil, present tense kullanılır.
Alıştırma
Hangi cümle, sinemaya varmadan önce filmin çoktan başladığını en açık biçimde anlatır?
- By the time we reached the theater, the movie had started.
- When we reached the theater, the movie started.
- The movie did not start until we reached the theater.
Cevabı göster
By the time we reached the theater, the movie had started.
It was very satisfying to find everything I needed in one place. Notlar
2:47İhtiyacım olan her şeyi tek bir yerde bulmak çok tatmin ediciydi.
It was very satisfying to ...: bir eylemi değerlendirme
It was + sıfat + to + fiil kalıbı bir eylemi veya deneyimi değerlendirmek için kullanılır. It biçimsel öznedir; to'lu mastar, değerlendirilen eylemi belirtir. Burada very, satisfying sözcüğünün anlamını güçlendirir. Konuşan kişi, ihtiyaç duyduğu her şeyi bulmanın özellikle tatmin edici veya hoş bir deneyim olduğunu söyler.
Alıştırma
Odayı düzenlemenin konuşan kişiye güçlü bir tatmin duygusu verdiğini anlatan cümleyi seçin.
- It was very satisfying to organize the room.
- It very satisfying was to organize the room.
- I was very satisfying to organize the room.
Cevabı göster
It was very satisfying to organize the room.
in one place: her şeyin tek bir yerde olması
In one place, eşyaların, bilgilerin veya hizmetlerin tek bir yerde toplandığını ya da erişilebilir olduğunu anlatır. Bu cümlede, ihtiyaç duyulan bütün eşyalar birkaç farklı yere gitmeden bulunabilmiştir. Bu yer, tek bir mağaza gibi fiziksel veya bir uygulama ya da internet sitesi gibi dijital olabilir.
Alıştırma
Cümleyi “tek bir yerde bir arada” anlamına gelen ifadeyle tamamlayın: The app keeps your notes, tasks, and calendar ____.
Cevabı göster
in one place
by sharing my shopping trip: by + fiilin -ing biçimiyle yöntem belirtme
By + fiilin -ing biçimi, bir şeyi yaparken veya bir sonuca ulaşırken kullanılan yöntemi gösterir. Burada by sharing my shopping trip, konuşanın fikirleri nasıl sunmayı umduğunu açıklar: yöntem, kendi alışveriş deneyimini paylaşmaktır. Buradaki by bir edattır; bu yüzden ardından fiilin -ing biçimi gelir: by sharing denir, by share denmez.
Alıştırma
follow ve a map ifadelerini kullanarak cümleyi by + fiilin -ing biçimiyle tamamlayın: Nora found the café ____.
Cevabı göster
by following a map
I can provide you with some ideas for your next trip to the supermarket. Kalıp ifadeler
2:55bir sonraki süpermarket ziyaretiniz için size bazı fikirler verebilmişimdir.
provide you with some ideas: provide + kişi + with + sağlanan şey
Provide someone with something, bir kişiye bir şey vermek veya sağlamak anlamına gelir. provide you with some ideas ifadesinde you alan kişiyi, some ideas ise sunulan şeyi belirtir. Tekrar kullanılabilen kalıp provide + kişi + with + sağlanan şey biçimindedir. Bilgi, yardım, hizmet ve kaynak sunarken sık kullanılır.
Alıştırma
Eksik edatı yazarak cümleyi tamamlayın: The museum provides visitors ____ a free guide.
Cevabı göster
with
Let me know if you have any further questions. Ton ve niyet
3:00Başka sorularınız varsa bana bildirin.
Let me know if ...: gerektiğinde iletişime geçmeye davet etmek
Let me know if ... if ile başlayan yan cümledeki koşul gerçekleştiğinde birinden size haber vermesini veya sizinle iletişime geçmesini nazikçe ister. Buradaki koşul, başka soruların olmasıdır; yani konuşan kişi iletişimin devam edebileceğini gösterir. Tekrar kullanılabilen yapı Let me know if + cümle şeklindedir. Bu kapanışta if, diğer kişinin karşılık vermesini gerektiren durumu belirtir; hemen cevap verilmesini talep etmez.
Alıştırma
Yardıma ihtiyaç duyduğunda birini sizinle iletişime geçmeye nazikçe davet eden ifadeyle cümleyi tamamlayın: ____ you need any help.
Cevabı göster
Let me know if
Thanks for watching: bir videoyu teşekkürle bitirmek
Thanks for watching, izleyicilere bir videoya veya başka bir görsel içeriğe zaman ayırdıkları için teşekkür etmek amacıyla kullanılan yaygın bir kapanış ifadesidir. Ayrıca içeriğin sona erdiğini gösterir. Tekrar kullanılabilen yapı Thanks for + fiilin -ing hâli şeklindedir. Fiil, teşekkür edilen etkinliği belirtir. Buradaki etkinlik watching sözcüğüyle ifade edilir.
Alıştırma
Standart video kapanış ifadesini eksik kelimeyle tamamlayın: Thanks for ____.
Cevabı göster
watching
Here are some additional tips for saving money on your next shopping trip. Notlar
3:06İşte bir sonraki alışverişinizde paradan tasarruf etmeniz için birkaç ek ipucu.
Here are some additional tips: daha fazla öneri sunmak
'Here are some additional tips' ifadesi konuşmayı yeni bir öneri listesine geçirir. 'Here are' sırada gelecek maddeleri işaret eder, 'additional' ise bunların önceki bilgilere ek öneriler olduğunu gösterir. Bu girişi duyduğunuzda, ardından uygulanabilir öneriler gelmesini bekleyebilirsiniz. Sonraki bir 'for' ifadesi, bu ipuçlarının neye yardımcı olmayı amaçladığını belirtebilir.
Alıştırma
Daha fazla öneri sıralamak üzereyken en uygun giriş cümlesi hangisidir?
- I bought a new shelf yesterday.
- Here are some additional tips for keeping your room tidy.
- That was the only tip I wanted to share.
Cevabı göster
Here are some additional tips for keeping your room tidy.
saving money on: harcama alanını belirtmek
'save money on + isim' kalıbı, kişinin hangi ürün, etkinlik veya harcama alanında daha az para harcadığını belirtir. Burada 'saving money on your next shopping trip', bir sonraki alışveriş sırasında daha az harcamak anlamına gelir. 'On' sözcüğünden sonraki bölüm, hangi tür harcamanın azaltıldığını gösterir. Örneğin 'save money on groceries', market alışverişine daha az para harcamak demektir.
Alıştırma
Harcama kategorisini gösteren edatı yazarak cümleyi tamamlayın: These coupons help us save money ____ groceries.
Cevabı göster
on
stick to it: planı izlemeye devam etmek
Bu cümlede stick to it, “yoldan sapmadan onu izlemeye devam etmek” anlamına gelir. it zamiri listeyi gösterir; yani konuşan kişi, plansız ürünler eklemek yerine listeye göre alışveriş yapmanı söyler. Stick to; plan, bütçe, kural, program veya kararlarla kullanılabilir. Buradaki stick, bir nesneyi başka bir yere yapıştırmak anlamına gelmez.
Alıştırma
“We made a plan, so let's stick to it,” cümlesinde stick to it ne anlama gelir?
- Planı izlemeye devam etmek.
- Planı yenisiyle değiştirmek.
- Planı bir duvara yapıştırmak.
Cevabı göster
Planı izlemeye devam etmek.
Shopping without a list can lead to impulse purchases that you don't actually need. Notlar
3:15Listesiz alışveriş yapmak, aslında ihtiyacınız olmayan şeyleri anlık olarak satın almanıza yol açabilir.
Shopping without a list: özne olarak kullanılan -ing ifadesi
Shopping without a list cümlenin öznesidir. Shopping, shop fiilinin -ing biçimidir; without a list ise buna ek bilgi katar. Bütün ifade tek bir etkinliği, yani liste olmadan alışveriş yapmayı adlandırır. Bu tür -ing ifadelerine genellikle gerund phrase denir. Bir -ing ifadesi bir etkinliği adlandırıp özne konumunda kullanılabilir: Reading every day helps you learn. Tek bir etkinlik tek bir fikir olarak ele alındığı için genellikle Shopping without a list is risky veya Shopping without a list leads to extra spending örneklerindeki gibi tekil uyum alır. Asıl cümledeki can bütün öznelerle aynı biçimde kullanılır; bu nedenle biçimi tekil uyumu göstermez.
Alıştırma
Hangi cümlede -ing ifadesi özne olarak doğru kullanılmıştır?
- To walking after dinner can help you relax.
- Walking after dinner can help you relax.
- Walk after dinner can help you relax.
Cevabı göster
Walking after dinner can help you relax.
lead to impulse purchases: neden ve sonuç
Lead to, bir şeyin neden olduğu veya gerçekleşme olasılığını artırdığı sonucu belirtir. Bu cümlede liste olmadan alışveriş yapmak olası neden, impulse purchases ise olası sonuçtur. Can lead to, sonucun gerçekleşebileceğini söyler; kesinlikle gerçekleşeceğini söylemez. Impulse purchase ifadesi, ani bir istekle yapılan plansız bir satın almayı anlatır. Yapı neden + lead to + sonuç şeklindedir. Buradaki to bir edattır; bu nedenle ardından lead to impulse purchases örneğindeki gibi bir isim grubu veya -ing biçimi gelir.
Alıştırma
Hedef ifadeyi kullanarak neden-sonuç cümlesini tamamlayın: Heavy rain can ____ road closures.
Cevabı göster
lead to
Plan what you will purchase: düz cümle söz dizimi
Plan fiili, what you will purchase yan cümlesini nesne olarak alır. Bu yan cümle planın içeriğini, yani satın almayı düşündüğünüz şeyi veya şeyleri belirtir. Yan cümledeki what bu şeyleri temsil eder. What ile başlayan bu yan cümle daha büyük bir cümlenin içine gömülü olduğu için düz cümle söz dizimini kullanır: what + özne + will + fiil. Plan what you will purchase denir; Plan what will you purchase denmez. İkinci söz dizimi doğrudan soru olan What will you purchase? içinde kullanılır.
Alıştırma
Gömülü what yan cümlesini doğru sırayla kullanan cümle hangisidir?
- Plan what you pack will before the trip.
- Plan what will you pack before the trip.
- Plan what you will pack before the trip.
Cevabı göster
Plan what you will pack before the trip.
in advance: ihtiyaç duyulmadan önce yapmak
In advance, ilgili olay gerçekleşmeden veya bir şeye ihtiyaç duyulmadan önce anlamına gelir. Bu cümlede satın alınacak şeylerin ne zaman planlanacağını gösterir: alışveriş başlamadan önce. Bu ifade zaman zarfı işlevi görür ve plan in advance ya da book in advance örneklerinde olduğu gibi genellikle açıkladığı eylemden sonra gelir.
Alıştırma
Cümleyi “ihtiyaç duyulmadan önce” anlamına gelen iki sözcüklü İngilizce ifadeyle tamamlayın: To get a good seat, reserve your ticket ____.
Cevabı göster
in advance
Check flyers for deals and coupons before you go. Kelime
3:24Gitmeden önce fırsatlar ve kuponlar için el ilanlarını kontrol edin.
flyers for deals and coupons: mağaza kampanyalarını bulmak
Alışveriş bağlamında flyers, mağazaların basılı veya dijital reklamlarıdır; deals, özel teklifler veya avantajlı fiyatlardır; coupons ise kasada indirim sağlayan belgeler veya kodlardır. Check flyers for deals and coupons, teklifleri ve indirim kuponlarını bulmak için bu reklamlara göz atmak anlamına gelir. Burada flyer, uçan bir kişi veya şey anlamında değildir.
Alıştırma
Bir mağaza uygulaması, kasada beş dolar indirim sağlayan dijital bir kod veriyor. Bu nedir?
- a flyer
- a deal
- a coupon
Cevabı göster
a coupon
run sales: indirim kampanyaları düzenlemek
run sales ifadesindeki run, “koşmak” değil, “organize edip yürütmek” anlamına gelir. Runs sales yapan bir süpermarket, sınırlı bir süre için daha düşük fiyatlar sunar. Sales sözcüğünün çoğul olması, bu kampanyaların tekrarlandığını gösterir. Belirli bir kampanya için run a sale denir.
Alıştırma
run a sale kullanarak ve run sözcüğünü doğru biçime getirerek cümleyi tamamlayın: The bakery ____ every Friday.
Cevabı göster
runs a sale
so you can match the products on your list to the discounts available for weekly savings. Kalıp ifadeler
3:30böylece listenizdeki ürünleri haftalık tasarruf için mevcut indirimlerle eşleştirebilirsiniz.
match the products ... to the discounts: A ile B'yi eşleştirmek
match A to B yapısı, A grubundaki her öğeyi B grubundaki doğru veya ilgili öğeyle eşleştirmek anlamına gelir. Bu cümlede listedeki ürünler A, mevcut indirimler ise B'dir. Match, iki şeyin birbirinin aynısı olduğu anlamına gelmez. Her ürün için hangi indirimin geçerli olduğunu bulmak anlamına gelir.
Alıştırma
match A to B yapısını tamamlayın: Please ____ each key ____ the door it opens.
Cevabı göster
match · to
Opt for + isim
Opt for + isim, genellikle alternatifleri değerlendirdikten sonra bir seçeneği tercih etmek anlamına gelir. Bu cümlede mağazanın kendi markalarının seçilmesi öneriliyor. Opt for, choose sözcüğünden biraz daha resmîdir ve önerilerde, seçenek karşılaştırmalarında ve kararların anlatımında sıkça kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi bir sözcükle tamamlayın: After comparing the two plans, we opted ____ the cheaper one.
Cevabı göster
for
Generic or private label products ile name brands karşılaştırması
Burada generic or private label products, name brands için daha düşük maliyetli alternatifler olarak sunuluyor. Bir generic product genellikle üretici markasını çok az öne çıkarır veya hiç çıkarmaz. Bir private label product perakendecinin kendi markasıyla satılır. Name brand ise yaygın biçimde tanınan bir üretici markasıdır. Buradaki label yalnızca bir etiketi değil, markanın kime ait olduğunu anlatır. Essentially the same, temel özelliklerin veya işlevin benzer olduğu anlamına gelir; her içeriğin, ambalajın ya da kalite ayrıntısının aynı olduğunu garanti etmez.
Alıştırma
Bir süpermarket, başka bir şirketin ürettiği gevreği kendisine ait bir marka altında satıyor. Bu gevrek için en uygun terim hangisidir?
- a name-brand product
- a private label product
- a generic product
Cevabı göster
a private label product
Buy non-perishable items in bulk when they are on sale. Notlar
3:45Bozulmayan ürünleri indirimde olduklarında toplu olarak satın alın.
non-perishable items: uzun süre saklanabilen ürünler
“Non-perishable items”, çabuk bozulmadan görece uzun süre saklanabilen ürünlerdir. Açılmamış konserve yiyecekler, kuru pirinç ve bazı ev ihtiyaçları yaygın örneklerdir. non- ön eki “değil” anlamı verir; perishable ise “kolay bozulan” demektir. Bu cümlede non-perishable, indirim sırasında stoklamak için uygun olan ürünleri belirtir.
Alıştırma
Hangi ürün genellikle non-perishable item sayılır?
- Taze süt
- Açılmamış konserve fasulye
- Taze çilek
Cevabı göster
Açılmamış konserve fasulye
in bulk: tek seferde büyük miktarda satın almak
“In bulk”, özellikle ürünler satın alınırken, sipariş edilirken veya tedarik edilirken “büyük miktarda” demektir. buy fiilinden sonra, satın alma biçimini açıklayan bir zarf öbeği olarak kullanılır: birçok ürünü tek seferde veya büyük bir paket hâlinde almak. Bu ifade kesin bir miktar belirtmez. Bu cümlede, indirim sırasında uzun süre dayanabilen ürünleri stoklamayı anlatır.
Alıştırma
Cümleyi, derste öğrendiğiniz ve “tek seferde büyük miktarda satın almak” anlamına gelen iki kelimelik ifadeyle tamamlayın: The restaurant buys rice ____ to reduce its cost per kilogram.
Cevabı göster
in bulk
This is cheaper per unit than smaller individual packages. Kelime
3:50Bu, daha küçük bireysel paketlerden birim başına daha ucuzdur.
“cheaper per unit” ifadesindeki per unit
Per unit, ürünün “birim başına” anlamına gelir. Burada her paketin fiyatı, içerdiği ürün veya diğer birim sayısına bölünür ve birim başına maliyet karşılaştırılır. Cheaper per unit, paketin toplam fiyatının mutlaka daha düşük olduğu anlamına gelmez. Ortalama olarak her birimin daha ucuza geldiğini ve farklı büyüklükteki paketlerin adil biçimde karşılaştırılabildiğini anlatır.
Alıştırma
Cümledeki “cheaper per unit” ne anlama gelir?
- Pakette daha az birim vardır.
- Her birim ortalama olarak daha ucuza gelir.
- Paketin toplam fiyatı daha düşüktür.
Cevabı göster
Her birim ortalama olarak daha ucuza gelir.
Download store apps for membership and digital coupons. Kelime
3:54Üyelik ve dijital kuponlar için mağaza uygulamalarını indirin.
Bir mağaza uygulamasındaki “membership and digital coupons”
Membership, bir mağazadaki üyelik statüsünü veya programını ifade eder; üye fiyatları, puanlar ya da özel teklifler sağlayabilir. Digital coupons ise bir uygulamaya veya hesaba kaydedilen ve mağazanın koşullarına göre kullanılan elektronik indirimlerdir. Bu cümlede uygulama, her iki avantaja erişmenin bir yoludur. Üyeliğe sahip olmak her dijital kuponun otomatik olarak uygulanacağı anlamına gelmez; kuponu almak, etkinleştirmek veya kasada okutmak gerekebilir.
Alıştırma
Hangi cümle membership ile digital coupon arasındaki farkı doğru açıklar?
- Membership tek bir indirim kodudur; digital coupon mağazanın üyelik programıdır.
- Bu iki kelime de aynı fiziksel kâğıt kuponu ifade eder.
- Membership bir mağaza programı veya statüsüdür; digital coupon elektronik bir indirim teklifidir.
Cevabı göster
Membership bir mağaza programı veya statüsüdür; digital coupon elektronik bir indirim teklifidir.
You may get extra discounts for signing up to rewards programs. Kalıp ifadeler
3:59Ödül programlarına kaydolarak ekstra indirimler kazanabilirsiniz.
signing up to rewards programs: ödül programlarına kaydolmak
Burada signing up to rewards programs, mağazaların müşteri sadakat programlarına kaydolmak anlamına gelir. Üyeler puan, kupon veya özel fiyatlar alabilir. Bu nedenle rewards programs burada okuldaki ödül etkinliklerini değil, müşterilere yönelik programları anlatır. Sign up kaydolmak veya katılmak demektir. Eylem for sözcüğünden sonra geldiği için -ing biçimi kullanılır; for signing up, ek indirimlerin nasıl alınabileceğini açıklar. Konuşmacı sign up to a program yapısını kullanıyor; sign up for a program da özellikle Amerikan İngilizcesinde yaygındır.
Alıştırma
Hangi cümle Lina'nın bir mağazanın ödül programına ilk kez kaydolduğunu söyler?
- Lina canceled her store membership.
- Lina signed in to her store account.
- Lina signed up to the store's rewards program.
Cevabı göster
Lina signed up to the store's rewards program.
discounted areas: indirimli ürün bölümleri
Bir mağazada discounted areas, fiyatı düşürülmüş ürünlerin bir arada bulunduğu bölümlerdir. Dil bilgisi bakımından discounted sözcüğü areas sözcüğünü niteler, ancak kastedilen, bu alanlardaki ürünlerin indirimli olmasıdır. Bu ifade fiyatların neden düştüğünü açıklamaz. Ürünler kampanyada olabilir, tavsiye edilen tüketim tarihine yaklaşmış olabilir veya stoktan çıkarılmak üzere satılıyor olabilir.
Alıştırma
Bir mağazada discounted areas ne demektir?
- müşterilerin alışverişlerinin ücretini ödediği yerler
- fiyatı düşürülmüş ürünlerin sergilendiği bölümler
- mağaza çalışanlarına ayrılmış odalar
Cevabı göster
fiyatı düşürülmüş ürünlerin sergilendiği bölümler
Shops often mark down products that are nearing their expiration dates. Notlar
4:06Mağazalar genellikle son kullanma tarihi yaklaşan ürünlerin fiyatını düşürür.
mark down products: ürünlerin fiyatını düşürmek
Bu cümlede mark down products, genellikle ürünlerin daha çabuk satılmasına yardımcı olmak için “ürünlerin fiyatını düşürmek” anlamına gelir. Products, fiyatı düşürülen nesnedir; bu ifade ürünlerin üzerine yazılı bir işaret koymak anlamına gelmez. Mark down ayrılabilen bir fiil öbeğidir. İsimle kullanıldığında mark down the products ve mark the products down biçimlerinin ikisi de doğaldır. Zamir kullanıldığında zamiri mark ile down arasına koyun: mark them down; mark down them demeyin.
Alıştırma
Hangi cümlede mark down “fiyatı düşürmek” anlamında kullanılmıştır?
- The store will mark down the backpacks for the weekend sale.
- The clerk will put new labels on the backpacks.
- I will write down the backpack colors.
Cevabı göster
The store will mark down the backpacks for the weekend sale.
nearing their expiration dates: son kullanma tarihlerine yaklaşmak
Nearing their expiration dates ifadesinde nearing, “yaklaşmakta olan” anlamına gelir. Ürünler belirtilen son kullanma tarihlerine yaklaşıyordur; cümle ürünlerin çoktan süresinin geçtiğini söylemez. Their, çoğul isim olan products sözcüğünü karşılar. Farklı ürünlerin farklı son kullanma tarihleri olabileceği için dates çoğuldur. Başka durumlarda da kullanılabilen yapı be nearing + bir zaman, tarih veya olay şeklindedir.
Alıştırma
Cümleyi near sözcüğünün -ing biçimiyle tamamlayın: The milk is ____ its expiration date, so we should use it soon.
Cevabı göster
nearing
Check expiration dates and freeze perishable items to prolong their shelf life. Notlar
4:12Raf ömrünü uzatmak için son kullanma tarihlerini kontrol edin ve bozulabilir ürünleri dondurun.
perishable items: çabuk bozulan ürünler
Perishable items, nispeten kısa bir süre içinde bozulan ya da güvenli veya kullanılabilir olmaktan çıkan şeylerdir. Gıda saklamayla ilgili bu cümlede ifade, genellikle buzdolabında ya da dondurucuda tutulması veya kısa sürede kullanılması gereken taze et ve süt gibi yiyecekleri anlatır. Perishable, items sözcüğünü niteleyen bir sıfattır. Sınıflandırma, bir şeyin normal saklama koşullarında ne kadar hızlı bozulduğuna bağlıdır; tüm yiyecekleri kapsamaz.
Alıştırma
Hangi grup en iyi perishable items olarak tanımlanır?
- fresh milk and raw meat
- plates and metal spoons
- sealed cans and dry rice
Cevabı göster
fresh milk and raw meat
prolong their shelf life: ürünlerin raf ömrünü uzatmak
Prolong their shelf life, çabuk bozulan ürünlerin daha uzun süre güvenli ve kullanılabilir kalmasını sağlamak demektir. Their zamiri, perishable items ifadesine gönderme yapar. Shelf life, bir gıdanın, ilacın veya başka bir ürünün yenmeye ya da kullanılmaya uygun durumda saklanabildiği süredir; rafın gerçek ömrü anlamına gelmez. Prolong burada geçişli bir fiildir ve uzatılan şeyi doğrudan nesne olarak alır: prolong + shelf life.
Alıştırma
Cümleyi tamamlamak için shelf life, prolong ve the product's ifadelerini doğru sıraya koyun: Better packaging can ____.
Cevabı göster
prolong the product's shelf life
Clip paper coupons from newspapers or online deal websites. Kelime
4:18Gazetelerden veya çevrimiçi fırsat sitelerinden kağıt kuponlar kesin.
Clip paper coupons: clip, “kesip çıkarmak” demektir
Bu cümlede clip, “kesip çıkarmak” anlamına gelen bir fiildir. Clip paper coupons, kuponları bir gazeteden veya fırsat sitesinden yazdırılmış bir sayfadan, genellikle makasla kesip çıkarmak demektir. Başka durumlarda da kullanılabilecek kalıp clip a coupon veya clip coupons şeklindedir. clip fiilinden sonra kesilip çıkarılan kupon gelir.
Alıştırma
Bu cümlede clip ne anlama gelir: “Clip paper coupons from newspapers”?
- kuponları küçük bir ataşla tutturmak
- kuponları kesip çıkarmak
- kuponları çöpe atmak
Cevabı göster
kuponları kesip çıkarmak
But only use them on items you need to avoid unnecessary spending. Dilbilgisi
4:23Ancak gereksiz harcamalardan kaçınmak için bunları yalnızca ihtiyacınız olan ürünlerde kullanın.
to avoid unnecessary spending: amaç bildiren mastar yapısı
to avoid unnecessary spending mastar ifadesi, verilen öğüdün amacını belirtir. “Kuponları neden yalnızca ihtiyacınız olan ürünlerde kullanmalısınız?” sorusunu “gereksiz yere para harcamamak için” şeklinde yanıtlar. Amaç belirtmek için kullanılan yaygın yapı eylem + to + fiilin yalın hâli şeklindedir. Burada use eylemdir, to avoid ise amacını belirtir; avoid, to sözcüğünden sonra yalın hâldedir.
Alıştırma
Cümleyi avoid fiilinden oluşturulan amaç yapısıyla tamamlayın: Mia checks her list ____ unnecessary spending.
Cevabı göster
to avoid
Visit multiple stores if time permits. Dilbilgisi
4:28Vaktiniz varsa birden fazla mağazayı ziyaret edin.
if time permits: zaman koşulu eklemek
Bu cümlede if time permits öneriye bir koşul ekler: yalnızca yeterli zaman varsa birkaç mağazayı ziyaret etmek. Time öznedir; permits ise mevcut zamanın eyleme olanak verdiğini anlatan bir fiildir. Yeniden kullanılabilen kalıplar ana eylem + if time permits ve If time permits, + ana eylem şeklindedir. Time tekil olduğu için fiil permits olmalıdır.
Alıştırma
Cümleyi, eylemin yeterli zaman varsa gerçekleşeceğini belirten kısa ve biraz resmî ifadeyle tamamlayın: We'll stop at the library ____.
Cevabı göster
if time permits
Compare prices across locations to find bargains. Notlar
4:34Kelepir ürünleri bulmak için farklı yerlerdeki fiyatları karşılaştırın.
compare ... across ...: bir aralıktaki birden çok öğeyi karşılaştırmak
Compare prices across locations, birkaç yerdeki fiyatları kontrol edip aralarındaki farklara bakmak anlamına gelir. Bu alışveriş cümlesinde locations farklı mağazaları, şubeleri veya bölgeleri anlatabilir. Yeniden kullanılabilen kalıp compare + incelenen şey + across + bir grup veya aralık şeklindedir. Across, karşılaştırmanın web siteleri, bölgeler, gruplar veya zaman dönemleri gibi bu aralıktaki birden çok öğeyi kapsadığını gösterir.
Alıştırma
Birkaç sitedeki otel fiyatlarını kontrol etme anlamı vermek için cümleyi compare ... across kalıbıyla tamamlayın: Before booking, ____ several travel websites.
Cevabı göster
compare hotel prices across
find bargains: avantajlı ürünler bulmak
find bargains ifadesindeki bargains, beklenenden daha ucuza mal olan ve iyi değer sunan ürünleri veya fırsatları belirtir. İfadenin tamamı, çoğu zaman fiyatları karşılaştırarak avantajlı alışveriş seçenekleri bulmak anlamına gelir. Burada bargains, sayılabilen çoğul bir isimdir. Bargain ayrıca fiyat pazarlığı yapmak anlamında bir fiil olabilir, ancak bu cümledeki görevi bu değildir.
Alıştırma
Hangi cümlede bargains, ‘avantajlı ürünler’ anlamında bir isim olarak kullanılmıştır?
- We found several bargains at the weekend sale.
- We compared the prices but bought nothing.
- We bargained with the seller about the price.
Cevabı göster
We found several bargains at the weekend sale.
Shop seasonally for maximum savings. Kalıp ifadeler
4:39Maksimum tasarruf için mevsimsel alışveriş yapın.
Shop seasonally ... out of season: alışverişi mevsimlere göre planlamak
Shop seasonally, alacaklarınızı talep, arz ve fiyatların mevsimlere göre değişimine uygun biçimde planlamak demektir. Yalnızca her mevsimde bir kez alışveriş yapmak anlamına gelmez. Out of season, bir ürünün normalde en çok kullanıldığı, üretildiği veya istendiği dönemin dışında olmasını anlatır. Burada yazlık giysiler yaz bittikten sonra indirime girebilir; o zaman satın almak tasarruf sağlayabilir.
Alıştırma
Hangi plan tasarruf etmek için mevsimsel değişimlere göre alışveriş yapmayı en iyi gösterir?
- Assume all food is cheaper whenever it is out of season.
- Buy a winter coat in summer, when it is out of season and discounted.
- Buy every item once in each season, whatever the price.
Cevabı göster
Buy a winter coat in summer, when it is out of season and discounted.
Make a grocery budget and stick to it. Kalıp ifadeler
4:48Bir market bütçesi yapın ve buna sadık kalın.
grocery budget: market alışverişi için planlanmış harcama sınırı
Grocery budget, marketten alınan yiyecekler ve günlük ev ihtiyaçları için önceden planlanan para miktarıdır; yani bu alışveriş türü için belirlenen harcama üst sınırıdır. Bu ifadede grocery, budget'ın ne için olduğunu gösterir. Make a grocery budget bu harcama sınırını belirlemek, stick to it ise alışveriş harcamalarını sınırın içinde tutmak demektir.
Alıştırma
Bu cümlede grocery budget ne anlama geliyor?
- Marketten alınacak şeylerin listesi
- Bir marketin kazandığı para
- Yiyecek ve günlük ihtiyaçlar almak için planlanan para miktarı
Cevabı göster
Yiyecek ve günlük ihtiyaçlar almak için planlanan para miktarı
Decide how much to spend each week to avoid overindulging at the checkout. Notlar
4:51Kasada aşırıya kaçmaktan kaçınmak için her hafta ne kadar harcayacağınıza karar verin.
how much to spend: soru ifadesi + to-infinitive yapısı
How much to spend, ne kadar para harcanması gerektiği anlamına gelir. how much miktarı sorar, to spend ise eylemi belirtir. Soru ifadesi + to-infinitive yapısının tamamı decide fiilinden sonra gelir ve neye karar verilmesi gerektiğini söyler. Bu, dolaylı bir sorunun daha kısa biçimidir: decide how much to spend ile decide how much we should spend anlam bakımından birbirine yakındır. Aynı yapı what to buy, where to go ve when to leave ifadelerinde de görülür.
Alıştırma
Cümleyi “ne kadar para harcamamız gerektiği” anlamındaki hedef ifadeyle tamamlayın: We need to decide ____ on lunch.
Cevabı göster
how much to spend
overindulging at the checkout: kasada kendini tutamayıp fazladan harcama
Bu cümlede overindulging at the checkout, ödeme zamanı geldiğinde isteğe yenilip daha fazla atıştırmalık veya gereksiz eşya satın almak demektir. Overindulge, kişinin hoşuna giden bir şeyi kendisine aşırı ölçüde sunmasını anlatır; bu nedenle yalnızca fazladan ürün satın alındığını söylemekten daha eleştirel bir tınıya sahiptir. Burada at the checkout, süpermarketin kasa alanını veya ödeme aşamasını belirtir. Başka bağlamlarda checkout çevrim içi ödeme sürecini de anlatabilir, ancak burada bu anlamda kullanılmamıştır.
Alıştırma
Bu süpermarket alışverişi tavsiyesinde overindulging at the checkout büyük olasılıkla ne anlama gelir?
- Çıkmadan önce satın alınan her şeyi iade etmek
- Ödeme yapmadan önce her fiyatı dikkatle kontrol etmek
- Ödeme sırasında isteğe yenilip ihtiyaç olmayan fazladan şeyler satın almak
Cevabı göster
Ödeme sırasında isteğe yenilip ihtiyaç olmayan fazladan şeyler satın almak
I hope these money-saving tips help you save on your next supermarket shopping trip. Kalıp ifadeler
4:57Umarım bu para biriktirme ipuçları bir sonraki süpermarket alışverişinizde tasarruf etmenize yardımcı olur.
money-saving tips: kısa çizgili money-saving sıfatı
Money-saving tips, insanların para biriktirmesine yardımcı olan ipuçları demektir. money-saving, tips isminin önünde tek bir birleşik sıfat olarak görev yapar. Özenli yazımda money ve saving, bir ismin önünde birlikte görev yaptıklarında kısa çizgiyle birleştirilir: money-saving ideas, money-saving habits. Kısa çizginin bir sesi yoktur; iki sözcüğün tek bir niteleyici oluşturduğunu gösterir.
Alıştırma
Cümleyi dersteki birleşik sıfatla tamamlayın: These ____ ideas can help families spend less.
Cevabı göster
money-saving