Üstünden At | Müzikli Heykel - 3. Sezon | Bluey: İngilizce çalışma notları
Bluey - Official Channel
Video özeti: Bir aile, müzik durunca donma oyununu hareketli bir dans kapışmasına dönüştürür; ardından radyo sunuculuğu canlandırıp Bluey’nin en sevdiği şarkıyı çalarak onu oyuna katar ve müzik durduğunda kimin hareket ettiğini kontrol eder. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. musical statues. — Kültür, Medya ve Gerçek Yaşam Bağlamı: Müziğin çaldığı sırada dans edilen, durduğu anda ise tamamen hareketsiz kalınan bu çocuk oyununun adını ve temel kuralını öğrenirsiniz. Bu kültürel bilgi, tekrarlanan durma komutlarını, oyuncuların hareket edip etmediğinin denetlenmesini ve kıpırdayan kişinin neden elendiğini anlamanızı sağlar. 2. if this was a dance-off, — Dil Bilgisi ve Cümle Kalıpları: if sonrasında geçmiş zaman biçiminin gerçek bir dans yarışmasını değil, hayali bir durumu ortaya koyduğunu fark edersiniz. Bu yapıyı would içeren bir soruyla birleştirerek varsayımsal bir sonuç hakkında, örneğin kimin kazanacağı konusunda karşı tarafın değerlendirmesini isteyebilirsiniz. 3. going out to — Phrasal Verbs: Bu ifadeyi fiziksel olarak dışarı çıkmak şeklinde değil, istek parçasının belirli bir kişi için çalındığını veya ona adandığını bildiren bir radyo sunucusu kalıbı olarak anlarsınız. Radyo yayınında, partide ya da eğlenceli bir sunucu taklidinde şarkının kime armağan edildiğini duyururken ifadeyi tanıyıp kullanabilirsiniz.
Bu derste
don't want to + yalın fiil: bir şeyi yapmak istemediğini söylemek
don't want to + fiilin yalın hâli, bir eylemi yapmak istemediğinizi belirtir. Bu cümlede play, konuşmacının yapmak istemediği eylemi gösterir; oyunun daha önce oynandığı anlamına gelmez. Bu kalıp, yalnızca no demekten daha açık biçimde tercih belirtmek veya bir etkinliği reddetmek için kullanılabilir.
Alıştırma
Cümleyi bu dersteki tam ifadeyle tamamlayın: I ____ watch the scary movie.
Cevabı göster
don't want to
musical statues: müzik durduğunda hareketsiz kalmak
Musical statues bir çocuk parti oyunudur: müzik çalarken oyuncular hareket eder veya dans eder, müzik durur durmaz da hareketsiz kalırlar. Hareket eden oyuncu genellikle elenir. Oyunun adı, hareketsiz duran oyuncuları heykele benzetir; müzik yapan heykeller anlamına gelmez. Kuzey Amerika'da çok benzer bir oyun genellikle freeze dance olarak adlandırılır.
Alıştırma
Tipik bir musical statues oyununda ne olur?
- Oyuncular şarkı söyleyerek müziği durdurur.
- Müzik çalarken oyuncular heykel taşır.
- Müzik durduğunda oyuncular hareketsiz kalır.
Cevabı göster
Müzik durduğunda oyuncular hareketsiz kalır.
Neither do I: olumsuz bir ifadeye katılmak
Neither do I, önceki olumsuz ifadeye katılmak için kullanılır. Aynı olumsuz durumun konuşan kişi için de geçerli olduğunu belirtir: I don't either. Yapı Neither + yardımcı fiil veya kiplik fiili + özne şeklindedir ve yardımcı fiil özneden önce gelir. Fiil önceki ifadeye uymalıdır: don't ile do, can't ile can ve wasn't ile was kullanılır. Burada önceki ifade don't kullandığı için cevap Neither do I olur.
Alıştırma
Bir arkadaşınız “I don't enjoy crowded parties.” diyor. Sizin de sevmediğinizi belirtmek için Neither ve devrik katılma yapısıyla cevabı tamamlayın: ____.
Cevabı göster
Neither do I
Too bad, I need someone to do the music stopping. Notlar
0:03Tüh, müziği durduracak birine ihtiyacım vardı.
Too bad: bir itirazı kararlı biçimde geçiştirmek
Too bad, üzüntü veya anlayış belirtebilir; ancak burada diğer kişinin itirazını geçiştirir. Konuşan kişi hemen neye ihtiyaç olduğunu söylemeye devam ettiği için ifade yaklaşık olarak “Bu hiçbir şeyi değiştirmez” veya “Plan hâlâ geçerli” anlamına gelir. Bu kullanım kararlı duyulur ve sabırsızlık hissi verebilir. Dinleyeni teselli etme amacı taşımaz.
Alıştırma
“Too bad, you're doing it anyway,” cümlesinde Too bad esas olarak sıcak bir anlayış ifadesi midir?
- Evet, öyle.
- Hayır, itirazı geçiştiriyor.
Cevabı göster
Hayır, itirazı geçiştiriyor.
need someone to + fiil: başka birinin bir işi yapmasına ihtiyaç duymak
need + kişi + to + fiilin yalın hâli yapısında, need'den sonra gelen kişi eylemi yapacak kişidir. Burada someone, müziği durdurma görevini yapacak kişidir; düşünce need someone ile tamamlanmaz. Bir durum başka birinin bir görevi yerine getirmesini gerektirdiğinde bu kalıbı kullan: need Jack to help, need someone to call gibi.
Alıştırma
need ve someone kullanarak cümleyi tamamla: We ____ check the tickets at the door.
Cevabı göster
need someone to
where Bluey gets it: bir özelliğin kaynağını fark etmek
I can see where Bluey gets it cümlesinde where, fiziksel bir yeri değil, fark edilen bir özelliğin ya da davranışın kaynağını gösterir. Konuşan kişi, Bluey'nin bu özelliği veya alışkanlığı kimden aldığını fark ettiğini anlatır. it, bir nesneyi değil, konuşmada zaten görülen davranışı veya özelliği ifade eder. İlgili özellik ve onun kimden geldiği bağlamdan anlaşıldığında bu kalıpla iki kişi arasındaki benzerlik yorumlanabilir.
Alıştırma
Bir çocuk, annesiyle aynı abartılı hareketlerle hikâye anlatıyor. Bu bağlamda I can see where she gets it ne anlama gelir?
- Bu davranış biçimini kimin etkilediğini anlıyorum.
- Belirli bir nesneyi nereden satın aldığını biliyorum.
- Onun nerede durduğunu görebiliyorum.
Cevabı göster
Bu davranış biçimini kimin etkilediğini anlıyorum.
Oyunda “all out”: herkes elendi
Oyunlarda ve yarışmalarda out, elendiği için artık devam etmesine izin verilmeyen bir oyuncunun durumunu anlatabilir. “You're all out.” cümlesinde all, hitap edilen grubun tamamını ifade eder; yani gruptaki herkes elenmiştir. Bu anlam oyun bağlamından gelir. Cümle, herkesin fiziksel olarak dışarıda olduğunu söylemez.
Alıştırma
Bir oyunda hakem bir gruba “You're all out.” diyor. Bu cümle ne anlama gelir?
- Gruptaki her oyuncu dışarıda bulunuyor.
- Grup oyunu bırakmayı seçti.
- Gruptaki her oyuncu elendi.
Cevabı göster
Gruptaki her oyuncu elendi.
“Come on”: birini sabırsızca harekete geçirmeye çalışma
Burada Come on, birinden yaklaşmasını istemek değildir. Karşıdaki kişiyi harekete geçmeye zorlayan ve rahatsızlık ya da sabırsızlık gösteren sözlü bir işarettir. do it properly emri, amaçlanan anlamı ortaya koyar: konuşan kişi işin doğru yapılmadığını düşünür. Başka bir bağlamda Come on teşvik edici olabilir; bu yüzden ardından gelen sözler ve konuşanın ses tonu işlevini belirler.
Alıştırma
“Come on, do it properly.” cümlesinde Come on nasıl bir tutum ifade eder?
- Konuşan kişi sabırsızdır ve karşısındakini işi doğru yapmaya zorlar.
- Konuşan kişi karşısındakinden yaklaşmasını ister.
- Konuşan kişi karşısındakinin çalışmasını sakince över.
Cevabı göster
Konuşan kişi sabırsızdır ve karşısındakini işi doğru yapmaya zorlar.
or don't do it at all: kesin bir sınır koymak
Bir emirden sonra gelen or, ilk talimata uyulmazsa ne yapılması gerektiğini gösterebilir. Buradaki mesajın tamamı şudur: düzgün yap; aksi hâlde hiç yapma. Olumsuz bir cümlede at all, olumsuzluğu güçlendirerek “hiç” veya “hiçbir şekilde” anlamı verir. Bu nedenle don't do it at all, ikinci seçeneği rahat bir tercih değil, kesin bir şart gibi gösterir.
Alıştırma
“Pack the glassware carefully, or don't do it at all” diyen kişi ne demek istiyor?
- Cam eşyaları dikkatlice paketle; aksi hâlde onları paketleme.
- Dikkatlice yapabilecek olsan bile cam eşyaları paketleme.
- Cam eşyaları dikkatsizce paketlemekte sakınca yoktur.
Cevabı göster
Cam eşyaları dikkatlice paketle; aksi hâlde onları paketleme.
put some real music on: müzik açmak
Burada put ... on, “çalmaya başlatmak” anlamına gelir. Some real music, put ile on arasına yerleştirilmiş nesnedir; on bir yüzeyi anlatmaz, fiil öbeğinin parçasıdır. Real music, konuşanın öznel değerlendirmesidir: konuşanın düzgün, dinlemeye değer veya o ana uygun bulduğu müziği ifade eder. Önceki sesin gerçekten “sahte” olduğu anlamına gelmez.
Alıştırma
Bir şarkı zaten seçildi. put, it ve on sözcüklerini doğal sıraya koyarak ricayı tamamlayın: Please ____.
Cevabı göster
put it on
That's what I'm talking about: coşkulu onay
Burada “that's what I'm talking about”, bir sonucun tam olarak doğru veya konuşanın istediği gibi olduğunu coşkuyla belirtir. “İşte böyle” ya da “Aradığım şey tam olarak bu” anlamına gelebilir. Genellikle az önce gerçekleşen bir şeye verilen tepkidir; konuşma konusunu kelimesi kelimesine açıklamaz. Memnuniyet ve onay bildiren kalıp bir ifade olarak öğrenilebilir.
Alıştırma
Bir arkadaşın düzenlenmiş bir afiş gösteriyor ve sen “That's what I'm talking about!” diyorsun. Ne demek istiyorsun?
- Önceki konuya dönmek istiyorsun.
- Yeni sonuç tam olarak istediğin gibi.
- Arkadaşının ne hakkında konuştuğunu bilmiyorsun.
Cevabı göster
Yeni sonuç tam olarak istediğin gibi.
Get that body moving: get + nesne + -ing
get + nesne + -ing yapısı, bir kişinin veya şeyin bir etkinliğe başlamasını ya da etkin duruma geçmesini sağlamak anlamına gelir. “Get that body moving” cümlesinde “that body” nesnedir; “moving” ise başlaması gereken etkinliği anlatan -ing tamamlayıcısıdır. Bu emir cümlesi, hareket etmeye veya dans etmeye başlamak için enerjik bir teşviktir. Bir şeyin başka bir kişiyi veya nesneyi devam eden bir etkinliğe soktuğu durumlarda bu yapı yeniden kullanılabilir.
Alıştırma
Cümleyi tamamlamak için got, everyone ve laugh sözcüklerini get + nesne + -ing yapısında kullanın: The joke ____.
Cevabı göster
got everyone laughing
Shake it out: hareket ederek gevşemek
Bu hareket komutunda shake it out, kasların gevşemesi ve sertliğin geçmesi için vücudu ya da bir bölgesini rahatça sallamak anlamına gelir. Yalnızca shake fiiline değil, ifadenin tamamına kısa bir fiziksel komut olarak bakılmalıdır. it bilinçli olarak genel bırakılmıştır; bu nedenle konuşan kişi tam olarak hangi vücut bölümünü ya da hangi gerginliği kastettiğini söylemek zorunda değildir. Buradaki out, bir nesneyi sallayarak bir kabın dışına çıkarmak anlamına gelmez.
Alıştırma
Bir dans eğitmeni omuzlarının gergin olduğunu görüyor ve gerçekten sallanarak gevşemeni istiyor. En uygun komut hangisidir?
- Shake it off and forget the rude comment.
- Shake it up and try a different routine.
- Shake it out and loosen your shoulders.
Cevabı göster
Shake it out and loosen your shoulders.
Here we go again: yeni bir tura başlamak
Here we go again, bir etkinliğin ya da tanıdık bir durumun bir kez daha başladığını bildiren konuşma diline ait bir kalıptır. Bu cümlede grubu yeni bir tura geçirir. Here bir varış noktasını göstermez; ifade geçiş görevi görür ve again tekrar anlamını verir. Aynı sözler, ses tonuna ve bağlama göre aynı can sıkıcı şeyin yine yaşandığını da anlatabilir.
Alıştırma
Bir oyun sırasında biri "Okay, here we go again." diyor. Bu ifade bu bağlamda ne anlama gelir?
- Etkinlik tamamen sona erdi.
- Tanıdık bir etkinliğin yeni bir turu başlıyor.
- Herkes yine aynı yere gidiyor.
Cevabı göster
Tanıdık bir etkinliğin yeni bir turu başlıyor.
moves: beden hareketleri veya dans figürleri
Burada moves, birinin yaptığı beden hareketlerini, dans figürlerini veya teknikleri anlatan çoğul ve sayılabilen bir isimdir. Copy my moves cümlesinde konuşan kişi, dinleyenden bu hareketleri izlemesini ve taklit etmesini ister. Bu kullanım, gözle görülebilen bir hareket dizisini anlatır. Ev taşımak anlamına gelmez ve genel olarak konum değiştirme fikrinden daha özeldir.
Alıştırma
Dans dersinde "Copy my moves." sözü birinden ne yapmasını ister?
- Beden hareketlerimi izleyip taklit etmesini.
- Yeni evimin adresini yazmasını.
- Kutuları başka bir eve taşımama yardım etmesini.
Cevabı göster
Beden hareketlerimi izleyip taklit etmesini.
that's it: olumlu onay
Burada that's it, “Evet, doğru yaptın” veya “Evet, böyle yap” anlamında olumlu bir geri bildirimdir. Konuşan kişi, dinleyenin hareketi doğru biçimde taklit ettiğini onaylar; bir nesneyi göstermiyordur. Önceki Yeah sözü ve devam eden etkinlik, bu teşvik edici anlamı açık hâle getirir.
Alıştırma
Bir eğitmen, birinin sonunda hareketi doğru yaptığını görüp "Yeah, that's it." diyor. Eğitmen ne yapıyor?
- Bütün alıştırmanın hemen bitmesi gerektiğini duyuruyor.
- Hangi nesnenin o kişiye ait olduğunu gösteriyor.
- Kişinin hareketi doğru yaptığını onaylıyor.
Cevabı göster
Kişinin hareketi doğru yaptığını onaylıyor.
Raise the roof: enerjik bir tezahürat ve dans komutu
Raise the roof, yüksek sesle tezahürat yapmak, kutlamak ya da bir ortamı çok hareketli ve gürültülü hâle getirmek anlamına gelen abartılı bir deyimdir. Enerjik bir dans komutu olarak, çatıyı kaldırıyormuş gibi elleri yukarı itme hareketini de anlatabilir. Bu cümlede iki anlam birlikte kullanılır: yukarı doğru hareketi yap ve coşkuyu artır; gerçek bir çatı hareket ettirilmez.
Alıştırma
Hareketli bir konserde şarkıcı “Let's raise the roof!” diye bağırıyor. Kalabalıktan ne yapmasını istiyor?
- Binanın çatısını daha yüksek bir konuma kaldırmak.
- Sessizce tavanı incelemek.
- Yüksek sesle tezahürat yapıp konseri daha heyecanlı hâle getirmek.
Cevabı göster
Yüksek sesle tezahürat yapıp konseri daha heyecanlı hâle getirmek.
kept raising the roof: devam eden eylemler için kept + fiil-ing
Kept + fiil-ing, keep + fiil-ing yapısının geçmiş zaman biçimidir. Bir eylemin durmak yerine bir süre devam ettiğini ya da tekrar tekrar gerçekleştiğini anlatır. Kept raising the roof ifadesinde raising, kept sonrasında gelen -ing biçimidir. Cümle, kişinin bu hareketi sürdürdüğünü anlatır; kept burada “sakladı” anlamına gelmez.
Alıştırma
Keep fiilinin geçmiş biçimini ve ardından read fiilinin -ing biçimini kullanın: Even after bedtime, Mia ____ her comic.
Cevabı göster
kept reading
Bingo, if this was a dance-off, who would you say is winning? Notlar
1:04Bingo, eğer bu bir dans yarışması olsaydı sence kim kazanırdı?
if this was ...: şimdiyle ilgili bir varsayım kurmak
if this was a dance-off ifadesindeki geçmiş zaman biçimi was, durumu geçmiş zamana yerleştirmez. Şimdiki duruma hayalî bir açıdan bakar: bunu bir dans yarışması olarak düşündüğümüzü varsayalım. Ardından gelen would içeren soru, bu hayalî durum içinde bir değerlendirme ister. if + geçmiş zaman biçimi ... would ... kalıbı, şimdiyle ilgili varsayımlar için yaygındır.
Alıştırma
Şimdiki durumu özenli ve resmî İngilizcede en açık biçimde hayalî olarak sunan cümle hangisidir?
- If this was a movie last night, who played the hero?
- If this were a movie, who would play the hero?
- If this is a movie, who plays the hero?
Cevabı göster
If this were a movie, who would play the hero?
dance-off: sonucu dansla belirlenen yarışma
Dance-off, insanların kimin daha iyi dans ettiğine karar vermek için dans ederek birbirleriyle yarıştığı bir karşılaşmadır. Bu birleşik kelimede -off, yarışma veya sonucu belirleyen karşılaşma anlamı katar; kapalı ya da uzak anlamına gelmez. Aynı yapı, yemek yarışması anlamındaki cook-off ve şarkı söyleme karşılaşması anlamındaki sing-off kelimelerinde de görülür.
Alıştırma
Cümleyi, sonucu dansla belirlenen bir yarışma anlamındaki kısa çizgili kelimeyle tamamlayın: The two teams had a ____ to choose the winner.
Cevabı göster
dance-off
would you say: bir değerlendirmeyi yumuşak biçimde sormak
Bu soruda would you say, “sence” veya “sen nasıl değerlendirirsin?” anlamına gelir. Bingo'dan bir şeyi okuması ya da tekrar etmesi istenmiyor. Kimin kazanıyor gibi göründüğüne karar vermesi isteniyor. “Soru sözcüğü + would you say + yan cümle” kalıbı, doğrudan bir soruyu dinleyenin değerlendirmesini isteyen bir soruya dönüştürür: Who would you say is winning? Cevap basit bir olgudan çok görüş, tahmin veya yorum içerdiğinde özellikle kullanışlıdır.
Alıştırma
Hangi soru, dinleyenin değerlendirmesini daha yumuşak biçimde istemek için would you say kullanıyor?
- Which design would you say works better?
- Could you say the word design again?
- This design works better.
Cevabı göster
Which design would you say works better?
Hold it right there: hemen durmaya yönelik güçlü ve teatral bir emir
Bu cümlede Hold it right there, “yaptığın şeyi hemen bırak” veya “devam etme” anlamına gelen kalıplaşmış bir emirdir. Buradaki it, birinin elinde tutması gereken bir nesneyi değil, genel olarak mevcut eylemi veya durumu ifade eder. Right there, emre ani ve güçlü bir vurgu katar. Tüm emir çoğu zaman teatral veya yetkili bir kişinin repliği gibi gelir; bu nedenle ciddi bir uyarı olabileceği gibi eğlenceli bir dramatik etki de yaratabilir.
Alıştırma
Bir arkadaşınızın yola adım atmak üzere olduğunu görüyorsunuz. Hangi cümle hemen durması için güçlü ve teatral bir emir verir?
- Could you wait a moment?
- Hold it right there!
- Hold this bag right there.
Cevabı göster
Hold it right there!
We've just had a song request come in from Ringo Heeler. Notlar
1:17Ringo Heeler'dan az önce bir şarkı isteği geldi.
We've just had: yeni haberler için just ile present perfect
We've, We have ifadesinin kısaltmasıdır. We've just had içinde have, present perfect yapısının yardımcı fiilidir; had ise have fiilinin geçmiş zaman ortacıdır. Burada have “almak” anlamına gelir, dolayısıyla ifade bir şeyin çok kısa süre önce geldiğini anlatır. Just ile kullanılan present perfect, yeni gerçekleşen olayı şu ana bağlar. Yeni istek şu anda önemli olduğu için bu yapı güncel bir duyuruda doğal kullanılır; olay yalnızca bitmiş bir geçmiş olayı olarak sunulmaz.
Alıştırma
Duyuruyu have fiilinin present perfect biçimi ve just ile tamamlayın: We ____ some good news.
Cevabı göster
have just had
song request: bir şarkının çalınmasını istemek
Song request, bir dinleyicinin veya konuğun belirli bir şarkının çalınmasını istemesidir. Radyo, canlı yayın veya parti ortamında sunucu ya da DJ isteği alır ve şarkıyı çalabilir. Burada request, istek mesajını veya isteme eylemini belirten sayılabilir bir isimdir. Birine şarkı söylemesini emretmek anlamına gelmez.
Alıştırma
Hangi durum bir song request örneğidir?
- Bir dinleyici DJ'den belirli bir şarkıyı çalmasını ister.
- Bir şarkıcıya yeni bir şarkı yazması emredilir.
- Bir müzisyen seyircilerden sessiz olmalarını ister.
Cevabı göster
Bir dinleyici DJ'den belirli bir şarkıyı çalmasını ister.
come in from: bilginin ulaşması ve kaynağının belirtilmesi
have + bilgi öğesi + come in yapısında come in, bir istek, telefon, rapor veya mesajın ulaşıp alındığını belirtir. Buradaki öğe a song request olduğundan cümle, radyo programının isteği aldığını ifade eder; bir kişinin bir yere girdiğini değil. From Ringo Heeler göndereni veya kaynağı belirtir. Başka durumlara aktarılabilen kalıp bilgi öğesi + come in + from + kaynak biçimindedir.
Alıştırma
Saha ekibinin gönderdiği bir raporun az önce alındığını hangi cümle ifade eder?
- A new report has just come in from the field team.
- A new report has just come into the field team.
- The field team has just come in with a new report.
Cevabı göster
A new report has just come in from the field team.
Who do you dedicate this song to, Ringo? Kalıp ifadeler
1:22Bu şarkıyı kime armağan ediyorsun, Ringo?
dedicate this song to: ithafın kime yapıldığını belirtmek
Dedicate this song to someone, bir şarkıyı sevgi, teşekkür, saygı veya anma duygusunu göstermek için birine ithaf etmek demektir. Temel kalıp dedicate + eser veya etkinlik + to + ithaf edilen kişi biçimindedir. Soruda who ithaf edilen kişiyi sorar ve başa geçer; to ise sonda kalır: Who do you dedicate this song to? Edatın sonda kalması konuşma dilinde normaldir ve yine ithaf edilen kişiyi belirtir.
Alıştırma
Konserde Mia şarkıyı büyükanne ve büyükbabasına ithaf etmek istiyor. Öğrenilen yapıyla cümleyi tamamlayın: I'd like to ____ my grandparents.
Cevabı göster
dedicate this song to
This one's going out to Ringo's sister, Louey. Öbek fiiller
1:27Bu şarkı Ringo'nun ablası Louey'ye gidiyor.
going out to: sunucu üslubuyla ithaf etme
Bir radyo ya da sahne gösterisi sunumunda This one is going out to someone, şarkının o kişiye ithaf edildiği anlamına gelir. This one o anda sunulan şarkıyı gösterir; to ise ithafın yöneldiği kişiyi belirtir. Buradaki going out, ayrılmak veya dışarı çıkmak anlamına gelmez. Tüm ifade, sunucuların sık kullandığı tanıdık bir anons kalıbıdır.
Alıştırma
Radyo sunucusunun ithaf cümlesini hedef ifadeyle tamamlayın: This next song is ____ everyone celebrating tonight.
Cevabı göster
going out to
look out: birini hemen uyarmak
Look out!, yakında bir tehlike veya ani bir hareket olduğu için birine hemen dikkat etmesini söyleyen kısa bir uyarıdır. Bu cümlede, bir şeyin olmak üzere olduğunu bildirir. Uyarı olarak kullanıldığında deyimsel bir ifadedir; dışarıya doğru bakmak anlamına gelmez.
Alıştırma
Bir dal arkadaşınızın üzerine doğru düşüyor. Hangi uyarı en doğaldır?
- Look outside!
- Look out!
- Look at the branch!
Cevabı göster
Look out!
that did it: tamamlanan bir eylem sonucu ortaya çıkardı
Bu cümlede “that did it”, “o eylem işe yaradı” veya “istediğimiz sonucu o sağladı” anlamına gelir. That, az önce olan şeye gönderme yapar; bir kişinin ya da nesnenin adı değildir. Buradaki it, somut bir şeyi değil, beklenen sonucu temsil eder. Bu ifade bir eylemin sonucunu değerlendirir; bu nedenle kesin anlamı, sonrasında ne olduğuna bağlıdır.
Alıştırma
Hangi cümlede “that did it”, bir yöntemin istenen sonucu sağladığı anlamında kullanılmıştır?
- That did it. I'm leaving, and I won't discuss this again.
- She did it all by herself.
- I pressed the reset button, and that did it—the screen came back on.
Cevabı göster
I pressed the reset button, and that did it—the screen came back on.
go Bluey: tezahürat olarak Go + bir ad
Bir tezahüratta Go + bir kişinin ya da takımın adı, “Haydi!” veya “Devam et!” anlamına gelir. Yarışan, gösteri yapan ya da çaba harcayan birini destekler. Bu nedenle go Bluey, Bluey’ye oradan ayrılmasını söylemez. Düzenlenmiş yazıda doğrudan hitap normalde virgülle ayrılarak Go, Bluey! şeklinde yazılır; altyazılarda ise bu virgül sık sık kullanılmaz.
Alıştırma
Hangi cümlede Go + bir ad yapısı birini desteklemek için kullanılmıştır?
- Go, Leo! You can do it!
- I go with Leo every morning.
- Leo, go to the front desk now.
Cevabı göster
Go, Leo! You can do it!
hold up: “gecikme” anlamındaki isim
Sorry for the hold up ifadesinde the tanımlığı, hold up sözünün burada isim olarak kullanıldığını gösterir. Burada insanları bekleten bir gecikme anlamına gelir; konuşan kişi bu bekleyiş için özür dilemektedir. Düzenlenmiş Britanya İngilizcesi metinlerinde bu isim genellikle hold-up şeklinde yazılır. Altyazılarda ayrı yazılan hold up biçimi görülebilir, ancak dil bilgisi ve bağlam bunun isim olduğunu yine de gösterir.
Alıştırma
Hangi cümlede hold-up gecikme anlamında kullanılmıştır?
- Sorry for the hold-up; the show will start shortly.
- Please hold up the sign so everyone can see it.
- The cashier described the hold-up to the police.
Cevabı göster
Sorry for the hold-up; the show will start shortly.
We just have to check on some musical statues. Öbek fiiller
1:54Sadece bazı müzikli heykelleri kontrol etmemiz gerekiyor.
check on: mevcut durumu öğrenmek
Check on + bir kişi veya şey, kişinin nasıl olduğunu ya da bir işin nasıl gittiğini öğrenmek demektir. Her şeyin yolunda olduğunu doğrulamak amacıyla bakmayı, ziyaret etmeyi, iletişime geçmeyi veya kısa bir inceleme yapmayı içerebilir. Burada some musical statues sözleri, Müzikli Heykeller oyununu oynayan kişileri belirtir. Konuşan kişi onların kurala uygun biçimde hâlâ hareketsiz durup durmadığını görmelidir. Bu anlamda on, check ile birlikte kullanılan ifadenin parçasıdır; yer belirtmez.
Alıştırma
Hangi cümle birinden bebeğin iyi olup olmadığını öğrenmesini istiyor?
- Could you check the baby's name on the form?
- Could you check in at the hotel before dinner?
- Could you check on the baby while I make dinner?
Cevabı göster
Could you check on the baby while I make dinner?
Sit tight: sabırla beklemek ve henüz harekete geçmemek
“Sit tight”, “sabırla bekle, henüz ayrılma veya harekete geçme” anlamına gelen bir deyimdir. Bu cümlede konuşan kişi, sonuçları kontrol ederken diğerlerinden beklemelerini istiyor. İfade gerçek anlamıyla kullanılmaz: dinleyenin oturması veya vücudunu kasması gerekmez. Yeni bilgi ya da bir sonraki adım gelene kadar bulunduğu yerde beklemesini isteyen kısa bir talimat olarak anlaşılmalıdır.
Alıştırma
Durumu okuyun ve “Sit tight” ifadesinin anlamını seçin: “I'm checking the results now. Sit tight, and I'll tell you in a minute.”
- Oturup kasları sıkmak.
- Sabırla beklemek ve henüz harekete geçmemek.
- Birinin fotoğraf çekebilmesi için oturup hiç hareket etmemek.
Cevabı göster
Sabırla beklemek ve henüz harekete geçmemek.