Önde Gelen Çevrecilerle Kaliforniya Monterey'de Balina Gözlemine Çıkın | Business Insider: İngilizce çalışma notları
Business Insider
Video özeti: Monterey Körfezi'nde Happywhale balinaları fotoğraflıyor, izleri yapay zekâ destekli katalogla eşleştiriyor ve gözlemleri koruma bilgisine dönüştürüyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. meet up with - Öbek fiiller: Bu gündelik fiil, insanlarla kararlaştırılan yerde buluşmayı anlatır ve saha planlarında kullanılır; up yukarı yön belirtmez. 2. It takes months to match the photographs. - Dil bilgisi ve cümle kalıpları: It takes + süre + to + fiil bir sürecin ne kadar sürdüğünü belirtir; it bir nesneyi göstermez. 3. go places together - Deyimler ve mecazlı ifadeler: Ortakların birlikte ilerleyeceğini veya başarılı olacağını öngörür; birçok yere gerçek yolculuk anlamına gelmez.
Bu derste
Happywhale is a research platform where anybody can upload photos of whales. Dilbilgisi
0:01Happywhale, herkesin balina fotoğrafları yükleyebildiği bir araştırma platformudur.
where anybody can upload photos of whales ifadesinin kısıtlayıcı ilgi cümleciği olarak kullanımı
Burada where anybody can upload photos of whales, Happywhale'in nasıl bir araştırma platformu olduğunu belirleyen kısıtlayıcı bir ilgi cümleciğidir. Where, platform sözcüğüne gönderme yapar ve onu yükleme eyleminin gerçekleştiği dijital bir alan olarak gösterir; bir soru sormaz. Başka durumlara aktarılabilen kalıp, yer veya alan bildiren isim + where + özne + fiil şeklindedir. Where sonrasındaki cümlecik normal bildirme cümlesi sırasını korur ve alanın işlevini ya da insanların orada neler yapabileceğini açıklar.
Alıştırma
Dersi işlerken öğrendiğiniz tek sözcüklük ilgi zarfıyla cümleyi tamamlayın: Our school has an online gallery ____ students can share their artwork.
Cevabı göster
where
We can identify them with AI image recognition.
0:09Balinaları yapay zekâ destekli görüntü tanıma teknolojisiyle teşhis edebiliyoruz.
We are off to Moss Landing, California to meet up with Rob and Erin, Notlar
0:16Kaliforniya'daki Moss Landing'e, Rob ve Erin'le buluşmaya gidiyoruz;
off to + hedef: bir yere doğru yola çıkmak
We are off to Moss Landing cümlesinde be off to, bir hedefe doğru yola çıkmak veya o hedefe gidiyor olmak anlamına gelir. Off, harekete geçme hissi kattığı için cümle go kullanılan tarafsız bir ifadeden daha hareketli gelir. Kalıp be + off to + hedef şeklindedir: I'm off to work; They're off to London. Buradaki off; kapalı, çalışmıyor veya izinli anlamına gelmez.
Alıştırma
Derste öğrendiğiniz iki sözcüklük ifadeyle cümleyi tamamlayın: We have our tickets, and we're ____ the station.
Cevabı göster
off to
meet up with + kişi veya grup
Burada meet up with Rob and Erin, kararlaştırılmış bir yere gidip Rob ve Erin'le buluşmak veya onlara katılmak anlamına gelir. Buluşma planlıdır; up yukarı doğru hareketi anlatmaz. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp meet up with + kişi veya grup şeklindedir. Sosyal, seyahatle ilgili ya da işle ilgili amaçlarla bir araya gelmeyi anlatan konuşma diline özgü bir ifadedir.
Alıştırma
Cümleyi, meet ile oluşturulan ve “biriyle kararlaştırılmış bir zamanda buluşmak” anlamına gelen üç sözcüklü ifadeyle tamamlayın: After school, I'll ____ Maya at the library.
Cevabı göster
meet up with
two whale scientists and research scientists I've known for many years, Dilbilgisi
0:20ikisi de uzun yıllardır tanıdığım birer balina uzmanı ve araştırmacı,
but we've never worked together in the field. Kelime
0:24ama sahada daha önce hiç birlikte çalışmadık.
I've known ... for many years, but we've never worked together: uzun süredir tanışmak ama hiç birlikte çalışmamış olmak
I've known [the scientists] for many years, geçmişte başlayan ve şimdi de geçerli olan bir durumu present perfect ile anlatır. Tam cümlede the scientists, known fiilinin anlamca tamamlanan nesnesidir; yapı scientists whom I've known for many years anlamındadır. We've never worked together da present perfect kullanır; ancak never, şimdiye kadar hiçbir zaman ortak çalışma yapılmadığını belirtir. Zaman aralığı hâlâ açıktır, dolayısıyla şimdi veya gelecekte birlikte çalışabilirler. But iki gerçeği karşı karşıya getirir: uzun süredir devam eden bir tanışıklık, mutlaka ortak mesleki deneyim olduğu anlamına gelmez.
Alıştırma
İlk boşlukta know fiilinin past participle biçimini, ikincide never + work fiilinin past participle biçimini kullanın: I've ____ Marta for ten years, but we've ____ together.
Cevabı göster
known · never worked
in the field: gerçek bir ortamda sahada çalışmak
Bu cümlede in the field, normal ofis, laboratuvar veya başka bir kontrollü ortamın dışında, konunun ya da durumun doğrudan gözlemlenebileceği yerde çalışmak anlamına gelir. Hayvanları gözlemlemek için denize açılmak gibi, gerçek yerde yapılan uygulamalı çalışmayı anlatır. Buradaki field tarla veya bir çalışma alanı anlamına gelmez. Bağlamdaki eylem, ifadenin uygulamalı gözlem ya da araştırmanın yapıldığı yeri belirttiğini gösterir.
Alıştırma
Bir gazeteci şöyle diyor: "I spent three weeks in the field interviewing flood survivors." in the field ne anlama gelir?
- Olayların ve görüşmelerin gerçekleştiği yerlerde
- Ürün yetiştirmek için kullanılan bir tarlada
- Akademik bir ders olarak gazetecilik alanında
Cevabı göster
Olayların ve görüşmelerin gerçekleştiği yerlerde
Going out into Monterey Bay on a boat is a pretty special experience
0:36Monterey Körfezi'ne tekneyle açılmak oldukça özel bir deneyim,
because you're out in a very wild and natural environment.
0:40çünkü son derece vahşi ve doğal bir ortamın içindesiniz.
nature at a scale that's hard to grasp. Kelime
0:45karşınızda, boyutunu kavramanın zor olduğu bir doğa var.
hard to grasp: zihinsel olarak anlaması zor
Grasp gerçek anlamda bir şeyi elle tutmak anlamına gelebilir, ancak burada mecazidir: to grasp something, bir şeyi açıkça anlamak veya zihinde canlandırmak demektir. Bu nedenle hard to grasp, ölçeğin zihnin anlamakta ya da hayal etmekte zorlanacağı kadar büyük olduğunu belirtir. Bu kullanım sayılar, kavramlar, sonuçlar ve karmaşık sorunlar gibi soyut şeylerde yaygındır.
Alıştırma
Bir bilim insanı şöyle diyor: "The distance between the galaxies is hard to grasp." hard to grasp ne anlama gelir?
- Tek elle sıkıca tutması zor
- Anlaması veya zihinde canlandırması zor
- Doğru biçimde yazması zor
Cevabı göster
Anlaması veya zihinde canlandırması zor
Here come the whales: anlık belirmeyi duyuran devrik yapı
Bu anlık seslenişte here, dikkati yeni beliren veya yaklaşan bir şeye yöneltir: balinalar görüş alanına girmektedir. Burada here yalnızca sıradan bir hareketin varış noktasını belirtmez. Cümle başındaki here ifadesinden sonra tam bir isim öznesi geldiğinde fiil özneden önce yer alır: here + come + the whales. Tekil bir isim öbeğiyle comes kullanılır; Here comes the whale. buna örnektir.
Alıştırma
Bir yunus grubu az önce belirdi. İsim öznesini açıkça söyleyen doğal anlık sesleniş hangisidir?
- The dolphins come here.
- Here come the dolphins.
- Here they come.
Cevabı göster
Here come the dolphins.
Whale up 9:00: kısaltılmış gözcü çağrısı
Whale up, bir balinanın su yüzüne çıktığını ve görülebildiğini bildiren kısaltılmış bir gözcü çağrısıdır. Gözlemcinin hızlı bildirim yapabilmesi için tanımlıklar ve tam cümle yapısı atlanır. 9:00, tekneye göre saat kadranı biçiminde yön bildirir: saat 12 ileriyi gösterdiği için saat 9 sol tarafı, yani iskelesancak karşıtı olan iskeleyi gösterir. Bu, görülme saatini değil yönü bildirir.
Alıştırma
Pruvası saat 12 yönü kabul edilen bir teknede Whale up 9:00 ne anlama gelir?
- Bir balina saat dokuzda ortaya çıkacak.
- Bir balina teknenin solunda su yüzüne çıktı.
- Teknenin önünde dokuz balina var.
Cevabı göster
Bir balina teknenin solunda su yüzüne çıktı.
Balina gözleminde fluke sequence
Balina gözleminde fluke, balinanın iki loba ayrılan geniş kuyruk yüzgecidir. Fluke sequence ise balina dalışa hazırlanırken veya dalışını tamamlarken görülen kuyruk yüzgeci hareketleri dizisidir. Bu ifade, gözlemcilerin kuyruk yüzgecinin yararlı bir görüntüsünü önceden tahmin edip kaydetmesine yardımcı olur. Yüzgecin şekli ve işaretleri belirli bir balinanın tanınmasını sağlayabilir. Burada fluke bir vücut bölümünü belirtir; şans eseri olan bir olay anlamına gelmez ve sequence bir video kurgu terimi değildir.
Alıştırma
"Here comes the fluke sequence." cümlesindeki "fluke sequence" ne anlama gelir?
- Video kurgusu sırasında eklenen bir sekans
- Beklenmedik derecede şanslı bir olaylar zinciri
- Balinanın kuyruk yüzgecinde görülen bir dizi hareket
Cevabı göster
Balinanın kuyruk yüzgecinde görülen bir dizi hareket
and being inspired to start new lines of research. Kalıp ifadeler
1:13ve yeni araştırmalara başlamak için ilham alıyorum.
find myself making new connections
Find oneself doing something kalıbı, kişinin bir şeyi yaptığını fark etmesi anlamına gelir. Bu eylem çoğu zaman bilinçli olarak planlanmamıştır veya davranış zamanla gelişmiştir. Bu cümlede I find myself making new connections, konuşmacının deneyime tepki verirken yeni bağlantılar kurduğunu sonradan fark ettiğini anlatır. Özneyle uyumlu bir dönüşlülük zamiri kullanın: I find myself, she finds herself ve they find themselves. Ardından gelen fiil -ing biçimini alır.
Alıştırma
Cümleyi, “planlamadığın hâlde bir şeyi yaptığını fark etmek” anlamındaki iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: After a month in the city, I ____ taking the long way home just to explore.
Cevabı göster
find myself
yeni araştırma doğrultuları
Bu cümlede new lines of research, deneyimin yol açabileceği yeni araştırma doğrultuları veya birbiriyle bağlantılı inceleme yolları anlamına gelir. Buradaki line, çizilmiş bir çizgi, sıra ya da bir metin satırı değildir. A line of research isim öbeği her doğrultuyu sayılabilir kabul eder. Bu nedenle çoğul new lines of research, birkaç olası araştırma doğrultusunu anlatır.
Alıştırma
Cümleyi, devam eden tek bir araştırma doğrultusunu anlatan standart akademik ifadeyle tamamlayın: The discovery opened up a new ____.
Cevabı göster
line of research
I think a lot of the science that we do can start to feel very hypothetical,
1:21Bence yaptığımız bilimsel çalışmaların çoğu bazen fazlasıyla varsayımsal,
and there's just something magical about being in the field and being on the water
1:26ama sahada, denizde olmanın bambaşka bir büyüsü var:
and feeling the salt spray and seeing and hearing the animals that you study.
1:32tuzlu su serpintisini hissetmek, incelediğiniz hayvanları görmek ve seslerini duymak.
It reminds you why you got into the field in the first place. Notlar
1:37Bu, size en başta bu alana neden girdiğinizi hatırlatıyor.
reminds you why you got into the field: bu alana neden girdiğinizi hatırlatır
Remind someone why + yan cümle, bir deneyimin kişinin ilk nedenini veya motivasyonunu yeniden aklına getirmesi anlamına gelir. Burada got into the field, o alanda okumaya ya da çalışmaya başlamak demektir; dolayısıyla tüm bölüm ilk motivasyonla yeniden bağ kurmayı anlatır. why, reminds you sonrasında gömülü bir yan cümle başlattığı için doğrudan soru dizilişi why did you get değil, bildirme cümlesi dizilişi why you got kullanılır. Bu yapı remind me why I chose ve remind her why she started gibi düşünceli değerlendirmelere de aktarılabilir.
Alıştırma
Hangi cümlede reminded sonrasında why yan cümlesi doğru biçimde kullanılmıştır?
- The workshop reminded why Nina chose engineering.
- The workshop reminded Nina why did she choose engineering.
- The workshop reminded Nina why she chose engineering.
Cevabı göster
The workshop reminded Nina why she chose engineering.
Got into the field: mesleki bir alana girmek
Burada got into the field, “bu mesleki ya da akademik alanda çalışmaya, okumaya veya ciddi biçimde yer almaya başladı” demektir. The field fiziksel bir araziyi değil, bir çalışma veya eğitim alanını anlatır. Get into, birinin bir kariyere, konuya veya etkinliğe nasıl başladığını anlatmak için sık kullanılır. Why you got into the field ifadesi, kişinin başlangıçtaki yoluna ve motivasyonuna geri döner; yalnızca belirli bir işe kabul edildiği anlamına gelmez.
Alıştırma
"After joining a robotics lab, Nina got into the field," cümlesinde "got into the field" ne anlama gelir?
- O mesleki alanda yer almaya başladı.
- Açık bir araziye yürüyerek girdi.
- Belirli bir iş teklifi aldı.
Cevabı göster
O mesleki alanda yer almaya başladı.
In the first place: asıl nedene dönmek
In the first place, bir seçimin veya durumun başlangıcına geri dönmeyi anlatır. Why sözcüğünden sonra “başlangıçta” ya da “en başta” anlamına gelir: Konuşan kişi, o kişinin alana girmesinin ilk nedenini sorar. Bu, kalıplaşmış tek bir ifadedir. Buradaki place bir yeri anlatmaz ve ifade, listedeki ilk maddeyi tanıtmak için kullanılmaz.
Alıştırma
En uygun ifadeyi seçin: I do not enjoy this club anymore, but why did I join it ___?
- firstly
- in the first place
- at first
Cevabı göster
in the first place
Okay, so let's try to identify that whale.
1:41Tamam, şimdi o balinanın kimliğini belirlemeye çalışalım.
have a match: başarılı eşleşmeyi bildirmek
Bu cümlede have a match, karşılaştırma sisteminin fotoğrafla uyuşan bir öğe bulduğu anlamına gelir. A match burada eşleşen kayıt veya sonuçtur; spor karşılaşması ya da kibrit değildir. Have a match kalıbı, başarılı bir karşılaştırma sonucunu bildirmek için sık kullanılır: iki veri kümesi kontrol edildikten sonra We have a match denebilir.
Alıştırma
Bir yüz arama sistemi aynı kişinin kaydını buluyor. We have a match ne anlama gelir?
- Sistem uyuşan bir kayıt buldu.
- Bir spor karşılaşması başlamak üzere.
- Birinin kibriti var.
Cevabı göster
Sistem uyuşan bir kayıt buldu.
there you go: başarılı sonucu onaylamak
Bu sahnede there you go, beklenen sonucun az önce ortaya çıktığını onaylar. Konuşan kişi memnuniyetle tepki verir; bu, “İşte bu” veya “Başardın” demek gibidir. Bu, kalıplaşmış bir konuşma ifadesidir; birinin gerçekten bir yere gittiği anlamına gelmez.
Alıştırma
Bir çocuk sonunda bir oyuncağı çalıştırmayı başarıyor. Bir yetişkin There you go diyor. Yetişkin ne demek istiyor?
- Oyuncağı bana ver.
- O yere git.
- Başardın; artık çalışıyor.
Cevabı göster
Başardın; artık çalışıyor.
So you can see the barnacle scars that show that match. Kültür
1:53Kaya midyelerinin bıraktığı izlerin bu eşleşmeyi doğruladığını görebilirsiniz.
Balina tanıma işareti olarak barnacle scars
Barnacle scars, barnacle denen küçük deniz kabuklularının balinanın derisine tutunmasından sonra kalan izlerdir. Bu yara izleri balinaya aittir; kabukluların kendi yaraları değildir. İzlerin deseni tanınabilir durumda kalabildiği için araştırmacılar bunu farklı fotoğraflarda karşılaştırabilir ve fotoğrafların aynı balinayı gösterdiğine dair bir ipucu olarak kullanabilir.
Alıştırma
Cümlede barnacle scars neyi ifade ediyor?
- Balinanın arkasındaki suda kalan hareket izleri
- Kabukluların tutunduğu yerlerde balinanın derisinde kalan izler
- Kabukluların kendi yaraları
Cevabı göster
Kabukluların tutunduğu yerlerde balinanın derisinde kalan izler
And then that trailing edge is quite distinct and a little bit of white pigment on the right side. Kelime
1:57Ayrıca kuyruğun arka kenarı oldukça belirgin; sağ tarafta da biraz beyaz pigment var.
Balina kuyruk yüzgecindeki teknik terim trailing edge
Burada trailing edge, balinanın kuyruk yüzgecinin arka sınırını, yani firar kenarını adlandırır. Yüzgecin yönü sudaki hareketine göre tanımlandığında leading edge'in arkasında kalan kenardır. Distinct, bu kenarın dış çizgisinin özellikle kolay tanındığını belirtir. Bu şekil, beyaz pigment gibi işaretlerle birlikte balinanın fotoğraflarda tanınmasına yardımcı olabilir.
Alıştırma
Bir uçak kanadının teknik açıklamasını tamamlayın: Air reaches the leading edge first and flows off the ____.
Cevabı göster
trailing edge
So now we can take a look at where this whale's known from. Dilbilgisi
2:02Şimdi bu balinanın daha önce görüldüğü yerlere bakabiliriz.
where this whale's known from: gömülü sıra ve kayıtlı konum
where this whale's known from yan cümlesi, take a look at ifadesinden sonra incelenen içeriği belirtir. Gömülü yan cümle sırasını kullanır: where + this whale + is known from; doğrudan soru sırasını kullanmaz: where + is + this whale + known from. Buradaki whale's, whale is ifadesinin kısaltmasıdır. Yaban hayatı raporlarında be known from, bir hayvanı veya türü kayıt ya da kanıtlarla desteklenen yerlerle ilişkilendirir. From, where ile bağlantılıdır; ancak bu ifade tek başına balinanın doğum yerini veya kökenini belirtmez.
Alıştırma
Belgelenmiş yerlerden söz etmek için gömülü bir where yan cümlesini doğru kullanan cümle hangisidir?
- Let's look at what this whale is known for.
- Let's look at where this whale is known from.
- Let's look at where is this whale known from.
Cevabı göster
Let's look at where this whale is known from.
It's been seen just four times since April, first seen in Baja, Dilbilgisi
2:06Nisan ayından bu yana yalnızca dört kez görülmüş; ilk kez Baja'da görülmüş,
It's been seen ... since April: bugüne kadarki kayıtların sayımı
It's been seen ifadesinin açık biçimi It has been seen şeklindedir: has been + seen, edilgen present perfect yapısıdır. Gözlemcilerin kim olduğunu belirtmeden balinanın gözlemlenme kayıtlarını bildirir. Since April, şu anki raporlama anına kadar süren bir zaman aralığının başlangıç noktasını verir. Just four times, hâlâ açık olan bu aralık içindeki toplam görülme sayısıdır; burada since bir başlangıç noktasından itibaren geçen zamanı belirtir, neden anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi see fiilinin edilgen present perfect biçimiyle tamamlayın: According to the continuing survey, the rare bird ____ only three times since June.
Cevabı göster
has been seen
and then all the other sightings here in Monterey Bay.
2:10diğer gözlemlerin tamamıysa burada, Monterey Körfezi'nde yapılmış.
This is a place where the ocean was very unhealthy.
2:17Burada okyanus bir zamanlar çok kötü durumdaydı.
Zaman bakışını değiştiren Go back 60 years ifadesi
Burada Go back 60 years, emir biçimindeki bir anlatı işaretidir. Dinleyicilerden fiziksel olarak bir yere dönmelerini değil, bakış açılarını konuşmacının bugününden altmış yıl öncesine taşımalarını ister. Önce bu eski zaman noktasını belirlemek, ardından gelen ayrıntılar için bir temel oluşturur ve geçmişle bugün arasındaki karşılaştırmayı izlemeyi kolaylaştırır.
Alıştırma
Sunucunun zaman bakışını değiştiren ifadesini burada öğretilen iki sözcüklü yapıyla tamamlayın: The town is crowded today. ____ fifty years, and only a few families lived here.
Cevabı göster
Go back
Paralel bir listede tekrarlanan there weren't cümleleri
Her there weren't, anlatılan geçmiş zamanda bulunmayan çoğul bir isim öbeğini tanıtır. There, varlık bildiren yapıyı başlatan dil bilgisel öğedir; bir yeri göstermez. Her cümlenin başında there weren't ifadesini tekrarlamak, paralel ve art arda tekrara dayalı bir liste oluşturur. Konuşmacı dört ismi tek ve kısa bir listede gizlemek yerine her yokluğun ayrı ayrı hissedilmesini sağlar; böylece daha güçlü, birikimli bir tablo kurar ve dinleyicilerin kanıtları izlemesine yardımcı olur.
Alıştırma
Özgün cümlede there weren't ifadesinin tekrarlanmasının temel işlevi nedir?
- tek bir sıralı listenin dil bilgisi bakımından yanlış olacağını gösterir
- dört farklı fiziksel yeri gösterir
- eksik olan her öğeyi öne çıkarır ve yokluğun birikimli bir tablosunu oluşturur
- dört öğeyi gelecekteki farklı zamanlara yerleştirir
Cevabı göster
eksik olan her öğeyi öne çıkarır ve yokluğun birikimli bir tablosunu oluşturur
and the fisheries had collapsed because of overfishing. Dilbilgisi
2:29ve aşırı avlanma nedeniyle balıkçılık çökmüştü.
had collapsed: daha önce oluşmuş bir sonuç için past perfect
Had collapsed, had + geçmiş zaman ortacı collapsed ile kurulan past perfect yapısıdır. Balıkçılık sektörünün çöküşünü, hikâyedeki geçmiş bakış noktasında zaten oluşmuş bir sonuç olarak sunar; ana zaman çizgisinde sıradaki olay olarak sunmaz. Bu zaman, tarihî bir anlatıda bir zaman katmanı daha geriye gitmeyi sağlar. Buradaki collapsed, bir binanın fiziksel olarak yıkılmasını değil, balıkçılık endüstrisinin ve kaynak sisteminin işlemez hâle gelmesini anlatır.
Alıştırma
Cümleyi collapse fiilinin past perfect biçimiyle tamamlayın: Before emergency funding arrived, the community clinic ____ under years of debt.
Cevabı göster
had collapsed
Well, now we have a strong fishing industry, Anlatım akışı
2:33Şimdiyse güçlü bir balıkçılık sektörümüz,
a strong ... industry: daftar paralel tiga bagian
Konuşmacı a strong + alan + industry kalıbını üç kez tekrar ediyor. Bu paralel yapı; balıkçılık, koruma ve turizmi birbiriyle ilgisiz bilgiler olarak değil, tek bir sonucun eşit ağırlıklı ve birbiriyle uyumlu parçaları olarak sunuyor. Kalıbın tekrarı ritim de yaratıyor ve geçmişle günümüz arasındaki karşıtlığı öne çıkarıyor. Burada strong, fiziksel olarak güçlü değil; sağlıklı, etkin ve yerleşmiş anlamındadır.
Alıştırma
Hangi cümle üç başarıya eşit ağırlık vermek için paralel tekrar kullanıyor?
- The town now has a strong health service, a strong school system, and a strong public transport network.
- The town now has health services, a strong school system, and public transport is improving.
- The town strongly has health services, schools, and public transport.
Cevabı göster
The town now has a strong health service, a strong school system, and a strong public transport network.
and all these things are working together because we're managing it well.
2:40ve burayı iyi yönettiğimiz için bunların hepsi birlikte işliyor.
go look at: konuşma İngilizcesinde go + fiilin yalın hâli
go look at ... ifadesinde go fiilinin hemen ardından yalın hâlde look fiili gelir. Bu iki fiil tek bir eylem dizisi oluşturur: önce gitmek, ardından bir şeye bakmak. İfade, birbiriyle ilgisiz iki emir değil, tek bir talimat veya önerilen sonraki adım olarak işlev görür. Konuşma İngilizcesinde, özellikle Amerikan İngilizcesinde, daha uzun go and look veya go to look biçimleri yerine go + fiilin yalın hâli sık kullanılır. Bu kısa biçim, sonraki eylemi doğrudan ve doğal gösterir.
Alıştırma
Cümleyi go + look at yapısının kısa konuşma biçimiyle tamamlayın: “Before we choose a design, let's ____ the samples in daylight.”
Cevabı göster
go look at
Yeah, follow me to a spot I have in mind. Kalıp ifadeler
2:56Evet, aklımda bir yer var; beni takip et.
have ... in mind: önceden düşünülmüş belirli bir seçenek
a spot I have in mind ifadesindeki I have in mind, nesne görevindeki ilgi zamirinin düşürüldüğü bir ilgi cümleciğidir. Daha açık yapı a spot that I have in mind şeklindedir; önceki spot ismi, have fiilinden sonra eksik olan nesneyi sağlar. Have someone or something in mind, henüz adı söylenmemiş olsa bile belirli bir kişiyi, yeri, planı veya fikri zaten düşünüyor olmak demektir. Burada konuşan kişi, aklında belirli bir yer olduğunu belirtiyor.
Alıştırma
Cümleyi have ... in mind ile tamamlayın: “I already ____ a quiet café ____ for our meeting.”
Cevabı göster
have · in mind
Let's check out some of these whales we photographed. Öbek fiiller
3:05Fotoğrafını çektiğimiz balinalardan bazılarına bakalım.
Check out: birini bir şeye bakmaya davet etmek
Burada check out, “bakmak veya incelemek” anlamına gelir. Let's check out ... balinaların fotoğraflarına birlikte bakmak için kullanılan samimi bir davettir. Bu anlamda check out doğrudan bir isim alabilir: check out the photos. Nesne bir zamirse araya gelir: check them out.
Alıştırma
Hangi cümlede check out örnektekiyle aynı anlamda kullanılmıştır?
- We need to check out of the hotel by eleven.
- Check out the photos I took at the park.
- She checked out a book from the library.
Cevabı göster
Check out the photos I took at the park.
I can't wait: heyecanlı bir bekleyişi ifade etmek
I can't wait, “bunun gerçekleşmesini büyük bir heyecanla bekliyorum” anlamına gelen bir konuşma kalıbıdır. Burada fotoğraflara bakma planına coşkulu bir yanıttır; beklemenin gerçekten imkânsız olduğunu söylemez. Beklenen şeyi belirtmek için I can't wait for + isim, beklenen eylemi belirtmek için I can't wait to + fiil kullanın: I can't wait for the trip; I can't wait to see the photos.
Alıştırma
Heyecanlı bir bekleyişi anlatan üç sözcüklü ifadeyle tamamlayın: The concert starts in an hour, and ____ to hear the band.
Cevabı göster
I can't wait
I'm going to use your Toyota available Wi-Fi connect to upload these directly to Happywhale.
3:09Bunları doğrudan Happywhale'e yüklemek için Toyota'nızda bulunan Wi-Fi Connect özelliğini kullanacağım.
There's the whale with the killer whale scars.
3:16Katil balinaların bıraktığı yara izleri olan balina işte bu.
These markings match a known individual here. Kültür
3:20Bu işaretler, burada kaydı bulunan bir bireyle eşleşiyor.
Yaban hayatı araştırmalarında known individual
Yaban hayatı araştırmalarında a known individual, araştırmacıların daha önce tanımladığı ve mevcut bir kayıtla eşleştirebildiği belirli bir hayvandır. Kendine özgü işaretler bu eşleştirmeyi sağlayabilir. Burada known, hayvanın ünlü olduğu anlamına gelmez. Hayvanın kimliğinin araştırma kataloğunda veya izleme projesinde zaten kayıtlı olduğu anlamına gelir.
Alıştırma
Bir yaban hayatı araştırmasında a known individual ne anlama gelir?
- Halk arasında ünlü olan bir hayvan
- Az önce görülmüş herhangi bir hayvan
- Kimliği mevcut bir kayıtla eşleşen bir hayvan
Cevabı göster
Kimliği mevcut bir kayıtla eşleşen bir hayvan
I know by the catalog number this is a whale known from Mexico.
3:27Katalog numarasından bunun Meksika'da kayda geçmiş bir balina olduğunu biliyorum.
I wonder if that was an entanglement. Ton ve niyet
3:34Acaba bu, bir şeye dolanmasından mı kaynaklandı?
Temkinli bir tahmin için I wonder if
I wonder if, evet ya da hayır diye yanıtlanabilecek dolaylı bir soruyu cümlenin içine yerleştirir. Burada if, koşul bildirmez; whether gibi “olup olmadığını” anlamına gelir. Konuşan kişi, gözlemlediği şeyin bir dolanma olayının belirtisi olabileceğini düşünüyor. Bu yapı kesinlik düzeyini düşürür: kesin bir iddiada bulunmak yerine değerlendirilmek üzere bir düşünce sunar.
Alıştırma
Dersteki üç kelimelik ifadeyle bu temkinli tahmini tamamlayın: ____ the noise came from the attic.
Cevabı göster
I wonder if
This is where the heart of the anchovies were in Monterey Bay.
3:39Monterey Körfezi'nde hamsilerin en yoğun olduğu yer burasıydı.
You know, the human eye tends to focus on the most obvious feature. Dilbilgisi
3:43Biliyorsunuz, insan gözü en belirgin özelliğe odaklanma eğilimindedir.
Genel bir eğilimi anlatan tends to
Bu cümlede tends to + fiilin yalın hâli genel bir eğilimi anlatır: İnsan görme sistemi genellikle en belirgin özelliğe odaklanır. Bu ifade bilinçli olarak istisnalara yer bırakır; bunun her seferinde gerçekleştiği anlamına gelmez. Alışkanlıklar, düzenli örüntüler veya tipik davranışlar hakkında ölçülü bir genelleme yapmak için özne + tend/tends to + fiilin yalın hâli yapısını kullanın. Fiil özneyle uyum sağlar: the human eye tends to, fakat human eyes tend to.
Alıştırma
Cümleyi tamamlamak için tend fiilini doğru biçimde kullanın: This printer ____ jam when the paper tray is too full.
Cevabı göster
tends to
Taking a broader view: daha geniş açıdan değerlendirmek
Burada taking a broader view mecaz anlamda kullanılmıştır. Bilgisayar yalnızca en belirgin özelliğe odaklanmak yerine daha geniş bir özellik yelpazesini dikkate alır; ifade daha geniş bir kamera karesini veya daha uzak bir fiziksel mesafeyi anlatmaz. Başka durumlara aktarılabilecek kalıp take a broader view of something şeklindedir: Genel bir değerlendirmeye daha fazla etken, bakış açısı veya uzun vadeli sonuç katmak anlamına gelir. Cümlede is taking kullanıldığı için bu, bilgisayarın o anda yaptığı bir işlem olarak sunulur.
Alıştırma
Cümleyi dersteki ifadeyle tamamlayın: To evaluate the policy fairly, we should ____ of its effects on different groups.
Cevabı göster
take a broader view
Here, we look at the distinctiveness of the fin.
3:58Burada yüzgecin ayırt edici özelliklerine bakıyoruz.
if it has ..., we're able to ... ile gerçek koşullar
Burada if, hayvanın belirgin bir çentiğe sahip olması gibi gerçek ve gözlemlenebilir bir koşulu belirtir. Geniş zaman biçimi has, bunun araştırmacıların gerçekten kontrol edebileceği bir koşul olduğunu, gerçek dışı bir durum olmadığını gösterir. Ana cümledeki we're able to, koşul sağlandığında ortaya çıkan pratik yeteneği belirtir. if + geniş zaman, ... be able to ... kalıbı, tekrarlanabilir ölçütleri ve bu ölçütlerin insanlara ne yapma olanağı verdiğini açıklamak için kullanışlıdır.
Alıştırma
Cümleyi have fiilinin geniş zaman biçimi ve be able to ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: If the tag ____ a clear number, we ____ identify the animal in later photos.
Cevabı göster
has · are able to
track that through time ile uzun süreli takip
Track that through time, aynı hayvanı veya ayırt edilebilir özelliği farklı zaman noktalarında tanımaya ve kaydetmeye devam etmek demektir. Buradaki that, çentiğin tanınabilir hâle getirdiği canlıyı veya özelliği ifade eder. Track burada hayvanı okyanusta fiziksel olarak kovalamak veya arkasından gitmek anlamına gelmez. Through time, günlere veya yıllara yayılan bir gözlem dizisini belirtir; bu nedenle ifade uzun süreli çalışmalar, projeler ve değişen ölçümler için kullanışlıdır.
Alıştırma
Cümleyi track, nesne zamiri it ve through time ile tamamlayın: Each bird has a numbered band, so we can ____.
Cevabı göster
track it through time
It takes months to match the photographs: bir görevin ne kadar sürdüğünü belirtmek
It takes months to match the photographs cümlesinde it, belirli bir fotoğrafı, makineyi veya başka bir şeyi göstermeyen kişisiz bir öznedir. Takes “gerektirir” anlamındadır; months ise gereken süreyi belirtir. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp It takes + süre + to + fiilin yalın hâli şeklindedir. Bir eylemi tamamlamanın normalde ne kadar sürdüğünü belirtir; buradaki eylem to match the photographs ifadesidir.
Alıştırma
Cümleyi It takes + time + to + verb kalıbıyla tamamlayın: ____ several weeks to restore the mural safely.
Cevabı göster
It takes
shrink that time from data collection to knowledge: süreçteki gecikmeyi azaltmak
Burada shrink mecaz anlamdadır: bir şeyi fiziksel olarak küçültmek değil, süreyi “kısaltmak” veya “azaltmak” demektir. That time, daha önce konuşulan bekleme süresini gösterir. From data collection to knowledge ifadesi, bir süreç aralığının başlangıcını ve sonunu belirtir. İfadenin bütünü, verilerin toplanmasıyla yararlı bilgiye dönüştürülmesi arasındaki gecikmeyi azaltmak anlamına gelir.
Alıştırma
Bu cümlede shrink that time from data collection to knowledge ne anlama gelir?
- Toplanan verileri fiziksel olarak küçültmek.
- Veri toplamakla yararlı bilgi edinmek arasındaki gecikmeyi azaltmak.
- Veri toplamanın yerine hemen bilgiyi koymak.
Cevabı göster
Veri toplamakla yararlı bilgi edinmek arasındaki gecikmeyi azaltmak.
We'd be able to get estimates of how many there are Dilbilgisi
4:18Toplam sayıları hakkında tahminlerde bulunabiliriz
Dolaylı soru: how many there are
how many there are ifadesinde how many, estimates of ... ifadesinin içine yerleşmiş bir dolaylı soru yan cümlesini başlatır. Burada how many, tanımlanmış hayvanlardan kaç tane bulunduğunu belirtir. Bu yan cümle doğrudan soru değil, daha büyük bir bildirimin parçası olduğu için düz cümle sırası olan there are kullanılır. Buna karşılık gelen doğrudan soru How many are there? şeklindedir. Soru başka bir yapının içine yerleştirildiğinde are ile there sözcüklerini ters çevirmeyin ve do eklemeyin.
Alıştırma
How many are there? doğrudan sorusunun dolaylı biçimiyle cümleyi tamamlayın: The survey gives us an estimate of ____.
Cevabı göster
how many there are
and information about their social networks. Kelime
4:21ve sosyal ağları hakkında bilgi edinebiliriz.
Hayvan davranışlarında social networks
Burada social networks, hangi hayvanların sık sık birlikte görüldüğü veya etkileşime girdiği gibi, tek tek hayvanlar arasındaki ilişkilerden ve tekrarlanan birlikteliklerden oluşan ağı ifade eder. Araştırmacılar zaman içinde yapılan gözlemlerden bu bağları çıkarabilir. Bu ifade bir sosyal bağlantı örüntüsünü anlatır; hayvanların internet siteleri veya uygulamalar kullandığı anlamına gelmez. social networks ifadesinin çevrimdışı ilişkileri, çevrimiçi bağlantıları veya her ikisini birden anlatıp anlatmadığını bağlam belirler.
Alıştırma
Bir yaban hayatı araştırmasında "The researchers mapped the dolphins' social networks." cümlesi büyük olasılıkla ne anlama gelir?
- Yunuslar için sosyal medya hesapları oluşturdular.
- İlişkileri izlemeden yalnızca toplam yunus sayısını belirlediler.
- Tek tek yunuslar arasındaki birliktelik örüntülerini kaydettiler.
Cevabı göster
Tek tek yunuslar arasındaki birliktelik örüntülerini kaydettiler.
Our work could be really better together if we combine that effort.
4:25Bu çabaları birleştirirsek birlikte çok daha iyi çalışabiliriz.
it's so important to understand what's going on with these animals. Öbek fiiller
4:29bu hayvanlara neler olduğunu anlamak çok önemli.
What's going on with these animals?: hayvanların mevcut durumunu sormak
What's going on with these animals, hayvanları etkileyen koşullar, olaylar veya değişiklikler dâhil olmak üzere onların mevcut durumunu sorar. Buradaki go on, gerçekleşmek veya devam etmek anlamına gelir; with ise hayvanları merak edilen konu olarak tanıtır. Hayvanların nereye doğru hareket ettiğini anlatmaz. Understand fiilinden sonra bu wh yan cümlesi dolaylı sorudur: understand what's going on with these animals. Aktarılabilir kalıp, fiil + what's going on with + kişi veya şey biçimindedir ve tek bir eylem yerine genel durumu öğrenmek için kullanılır.
Alıştırma
Vurgulanan kalıpla cümleyi tamamlayın: The lights keep flickering, so the electrician is trying to understand what's ____ the wiring.
Cevabı göster
going on with
It's beautiful to connect with scientists like Rob and Erin from Oceans Initiative.
4:45Oceans Initiative'ten Rob ve Erin gibi bilim insanlarıyla bağ kurmak çok güzel.
You know, they have this real inspiration and love of using good whale science to create better outcomes for managing oceans.
4:49Biliyorsunuz, sağlam balina araştırmalarından yararlanarak okyanus yönetiminde daha iyi sonuçlar elde etme konusunda gerçekten ilham ve tutkuyla dolular.
and it was fantastic to see the technology firsthand. Kalıp ifadeler
5:04ve teknolojiyi bizzat görmek harikaydı.
See the technology firsthand: teknolojiyi bizzat görmek
See the technology firsthand, teknolojiyi başka birinin açıklamasından, fotoğraflardan veya raporlardan öğrenmek yerine gerçek ortamında doğrudan gözlemlemek anlamına gelir. Burada firsthand, görme eyleminin nasıl gerçekleştiğini belirten bir zarftır. See + şey veya süreç + firsthand kalıbı, doğrudan kanıtı ya da kişisel deneyimi vurgulamak için kullanışlıdır. Bir şeyi çalışırken izlemek anlamına gelebilir; ancak gözlemcinin onu kullandığını veya kontrol ettiğini tek başına belirtmez.
Alıştırma
Cümleyi doğrudan ve kişisel gözlem anlamındaki tek bir sözcükle tamamlayın: During the lab visit, we watched the new scanner work and saw the technology ____.
Cevabı göster
firsthand
And I think this technology holds so much promise to protect whales and dolphins in the Pacific Northwest. Kalıp ifadeler
5:09Bence bu teknoloji, Pasifik Kuzeybatısı'ndaki balinaları ve yunusları korumak için çok büyük umut vadediyor.
holds so much promise: geleceğe yönelik büyük potansiyel
Burada holds so much promise, bir şeyin gelecekte iyi sonuçlar üretme potansiyelinin çok yüksek olduğunu belirtir. Cümlenin öznesi bu teknolojidir; promise ise teknolojinin verdiği bir söz değil, “potansiyel” anlamındaki sayılamayan bir isimdir. Bu ifade oldukça iyimserdir, ancak yine de geleceğe yönelik bir tahmindir. Balina ve yunusların korunmasının şimdiden iyileştiğini ya da başarının garanti olduğunu söylemeden umut verici beklentileri değerlendirir.
Alıştırma
İngilizce cümleyi “gelecekte başarılı olma potansiyeli çok yüksek” anlamına gelen vurgulanmış ifadeyle tamamlayın: The pilot program is still being tested, but it ____ for rural schools.
Cevabı göster
holds so much promise
And I'm just so excited to go back and start working together, Happywhale and Oceans Initiative,
5:18Geri dönüp Happywhale ile Oceans Initiative olarak birlikte çalışmaya başlamak için de sabırsızlanıyorum:
with their science and inspiration and our technology and know-how. Kelime
5:37onların bilimsel birikimi ve ilhamı, bizim teknolojimiz ve uzmanlığımızla birleşince.
go places together: iş birliğiyle başarıya ulaşmak
Go places, önemli ilerleme kaydetmek veya başarılı olmak anlamına gelen bir deyimdir. Bu cümlede together, Oceans Initiative ile Happywhale'in her iki tarafın sunduğu kaynaklar sayesinde iş ortakları olarak güçlü bir başarı ihtimaline sahip olduğunu belirtir. İfade, hareket etmeyi gelecekteki başarının bir mecazı olarak kullanır; birden fazla yere seyahat etmeyi anlatmaz.
Alıştırma
İngilizce cümleyi “bir ekip olarak gelecekte başarıya ulaşmak” anlamına gelen vurgulanmış ifadeyle tamamlayın: With your design skills and her business experience, the two of you could really ____.
Cevabı göster
go places together
İsim olarak know-how
Burada know-how, bir işi başarıyla yapmak için gereken pratik ve uzmanlaşmış bilgi ile beceriyi ifade eden sayılamayan bir birleşik isimdir. Kuruluşun yalnızca teknoloji değil, onu uygulama deneyimi de sunduğunu gösterir. Bu ifade çoğu zaman yalnızca kuramsal bilgiyle karşıtlık oluşturur: know-how sahibi biri, pratikte neyin işe yaradığını bilir.
Alıştırma
Cümleyi pratik uzmanlık anlamına gelen, kısa çizgiyle yazılan sayılamayan isimle tamamlayın: Our team has the technical ____ to install the system safely.
Cevabı göster
know-how
Sonuç mesajı olarak We're better together
Burada we're better together, birbirini tamamlayan kaynaklarla ilgili önceki kanıtları akılda kalıcı tek bir sonuca yoğunlaştırır. Better örtük bir karşılaştırma yapar: iki kuruluş, ayrı ayrı çalışacakları duruma kıyasla ortak olduklarında daha fazlasını başarır. Destekleyici ayrıntılar önce geldiği için bu kısa cümle hem özet hem de slogan benzeri bir kapanış işlevi görür. Bu yapı, konuşmacının ana iddiayı kısa biçimde yeniden belirterek bir savı bitirmesini sağlar.
Alıştırma
İki ortak grup, birinin araştırma diğerinin ise ekipman sağladığını açıkladı. Güçlerini birleştirmenin değerini en iyi özetleyen kapanış cümlesi hangisidir?
- We're better together.
- We're already together.
- We're better than everyone.
Cevabı göster
We're better together.