Neden Heyecanlanırız?: İngilizce çalışma notları

AsapSCIENCE

Öğrenme zorluğu
449 kelime 198 kel/dk

Video özeti: Video, adrenalini sporcuların baskı altında kullandığı zihinsel canlandırma ve özgüvenle ilişkilendiriyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. fight or flight response, | Sözcük ve kullanım: bu terim gerçek bir seçim değil, bedenin hayatta kalma tepkisidir; bilim ve sağlık metinlerini doğru anlamaya yardım eder. 2. has been shown to enhance | Dil bilgisi ve kalıplar: kanıtı temkinli aktaran edilgen yapıyı ve etkiyi bildiren mastarı tanıyıp araştırmacıları adlandırmadan sonuçları özetleyin. 3. nerves kick in, | Phrasal verb: kick in fiziksel bir tekme değil, “hissedilmeye veya etkisini göstermeye başlamak” demektir ve kaygının ya da başka bir değişimin başladığı anı belirtir.

Bu derste

Whether you're waiting for an exam, Dilbilgisi

0:04

İster bir sınavın başlamasını bekliyor olun,

about to start an important presentation,

0:05

ister önemli bir sunuma başlamak üzere olun,

or at the start of a race,

0:07

ister bir yarışın başlangıç çizgisinde olun,

we've all experienced nervousness.

0:08

hepimiz gerginlik yaşamışızdır.

Dilbilgisi

Aynı sonuca bağlanan koşullar için whether ... or ...

Whether bir dizi alternatif durumu tanıtır, or ise listedeki başka bir öğeyi işaretler. Burada üç durum ele alınır: bir sınavı beklemek, bir sunuma başlamak üzere olmak ve bir yarışın başlangıcında olmak. İkinci ve üçüncü öğelerde, ilk öğede bulunan you're öznesi ve fiili ortak olarak anlaşılır ve tekrarlanmaz. Bu kalıpta whether, evet ya da hayırla cevaplanması gereken bir soru sormaz. Listenin bütünü, hangi durum geçerli olursa olsun ana cümledeki “hepimiz gerginlik yaşadık” yargısının doğru olduğunu anlatır.

Alıştırma

Tavsiyenin iki durumda da geçerli olması için whether ... or ... yapısını tamamlayın: ____ you study alone ____ with a group, review your notes regularly.

Cevabı göster

Whether · or

But why do we get nervous,

0:10

Peki neden geriliriz

and could looking at professional athletes help us understand how to effectively cope with it? Kalıp ifadeler

0:11

ve profesyonel sporcuları incelemek, bununla etkili bir şekilde nasıl başa çıkacağımızı anlamamıza yardımcı olabilir mi?

Kalıp ifadeler

cope with: zor bir durumla başa çıkmak

Cope with; gerginlik, stres, değişim veya bir sorun gibi zor bir şeyi yönetmek, ona dayanmak ya da karşılık vermek anlamına gelir. Bu cümlede gerginlikle etkili biçimde başa çıkmayı ifade eder. Yönetilen şeyden önce with kullanılması zorunludur: cope with it denir, cope it denmez. Coping, devam edebilecek kadar iyi biçimde bir zorluğu yönetmeyi anlatır; zorluğun ortadan kaldırıldığı veya tamamen çözüldüğü anlamına gelmek zorunda değildir.

Alıştırma

Hedef ifadeyi kullanarak cümleyi tamamlayın: During busy weeks, he uses a checklist to ____ the pressure.

Cevabı göster

cope with

In stressful situations,

0:16

Stresli durumlarda,

your brain sends a signal from the pituitary gland all the way to the kidneys where your adrenal gland resides, Kalıp ifadeler

0:17

beyniniz, hipofiz bezinden böbrek üstü bezlerinizin bulunduğu böbreklerinize kadar ulaşan bir sinyal gönderir,

Kalıp ifadeler

all the way to: vurgulanan bir son noktaya ulaşmak

“All the way to”, hedefi tam veya özellikle uzun bir yolun sonu olarak göstererek “to” sözcüğünü güçlendirir. Burada sinyal, hipofiz bezinden böbreklere ulaşana kadar ilerler. Tüm mesafe veya son noktaya ulaşma önemli olduğunda “all the way to + hedef” kalıbını kullanın.

Alıştırma

Tüm mesafeyi vurgulayan ifadeyle cümleyi tamamlayın: After hours on the trail, we finally made it ____ the mountain shelter.

Cevabı göster

all the way to

and this is where adrenaline is released. Dilbilgisi

0:22

adrenalin de burada salgılanır.

Dilbilgisi

is released: geniş zaman edilgen yapı

“Is released” ifadesinde “is + released”, geniş zamanın edilgen yapısını oluşturur. Adrenalin eylemden etkilenen öğedir; salma eylemini gerçekleştirmese de cümlenin dil bilgisel öznesidir. Bu edilgen yapı süreçleri açıklarken kullanışlıdır, çünkü ne olduğuna ve nerede olduğuna odaklanır. Eylemi yapan açıkça belliyse veya önemli değilse belirtilmeyebilir.

Alıştırma

Cümleyi “release” fiilinin geniş zaman edilgen biçimiyle tamamlayın: During sudden stress, adrenaline ____ into the bloodstream.

Cevabı göster

is released

You've felt it before,

0:24

Bunu daha önce de hissettiniz:

the rapid heart rate,

0:26

kalbinizin hızla atmasını,

dilating pupils,

0:26

göz bebeklerinizin büyümesini

and increased circulation in your muscles.

0:27

ve kaslarınızdaki kan dolaşımının artmasını.

It's all part of the fight or flight response, Kelime

0:29

Bunların hepsi savaş ya da kaç tepkisinin bir parçasıdır;

which developed in our evolutionary history to help us survive.

0:32

bu tepki, evrimsel geçmişimizde hayatta kalmamıza yardımcı olacak şekilde gelişmiştir.

Kelime

fight or flight response: otomatik bir hayatta kalma tepkisi

fight or flight response, vücudun algılanan bir tehdide karşı verdiği otomatik hayatta kalma tepkisidir. Kalp atışını hızlandırabilir ve enerjiyi yeniden yönlendirerek kişiyi tehlikeyle yüzleşmeye ya da ondan uzaklaşmaya hazırlayabilir. Bu ifade, vücuttaki tepkinin tamamına verilen addır; bir kişiye bilinçli olarak savaşmak ile kaçmak arasında seçim yapmasının söylendiği anlamına gelmez.

Alıştırma

Sağlık bilimi cümlesini kalıplaşmış terimle tamamlayın: When your body automatically prepares to face danger or escape, it activates the ____.

Cevabı göster

fight or flight response

But this response isn't all or nothing. Deyimler

0:35

Ancak bu tepki ya hep ya hiç şeklinde işlemez.

Deyimler

isn't all or nothing: iki uçlu anlayışın reddi

All or nothing, bir durumu yalnızca iki uç noktası varmış gibi anlatır: ya tamamen gerçekleşir ya da hiç gerçekleşmez; arada bir derece yoktur. Burada isn't bu düşünceyi olumsuzlar. Konuşan kişi, tepkinin tamamen açık ya da tamamen kapalı olmak yerine farklı şiddetlerde ortaya çıkabileceğini anlatır.

Alıştırma

Burada isn't all or nothing ne anlama geliyor?

  1. Tepki farklı şiddetlerde ortaya çıkabilir.
  2. Kişi savaşmak ile kaçmak arasında seçim yapmalıdır.
  3. Tepki hiçbir şekilde ortaya çıkamaz.
Cevabı göster

Tepki farklı şiddetlerde ortaya çıkabilir.

There are degrees of reaction according to the perceived threat or importance you attach to the outcome. Kalıp ifadeler

0:37

Tepkinin şiddeti, tehdidi ne kadar büyük algıladığınıza ya da sonuca ne kadar önem verdiğinize göre değişir.

Kalıp ifadeler

Değişim ölçütü bildiren according to

Burada according to, tepkinin düzeyini belirleyen ölçütü veya etkeni tanıtır. Cümle, tepkilerin insanların karşı karşıya olduklarını düşündükleri tehdide ya da sonucun ne kadar önemli olduğuna dair değerlendirmelerine göre değiştiğini söyler; birinin sözlerini aktarmamaktadır. Bir ifadenin hangi bilgiye veya ölçüte dayandığını göstermek için according to + kaynak, kural, plan veya ölçüt yapısı kullanılır. Değişen bir koşulla kullanıldığında bağlı olarak ya da doğrultusunda anlamına gelebilir.

Alıştırma

Örnek cümlede according to neyi gösteriyor?

  1. Tepki düzeyi belirtilen etkenlere göre değişir.
  2. Tepki, belirtilen etkenlere rağmen gerçekleşir.
  3. Adı belirtilen bir kişi tepkiyi bildirmiştir.
Cevabı göster

Tepki düzeyi belirtilen etkenlere göre değişir.

Kalıp ifadeler

importance you attach to the outcome: attach importance to yapısı

Attach importance to something, bir şeyi önemli görmek veya değerlendirmede ona ağırlık vermek anlamına gelir. Örnekteki importance you attach to the outcome, sonucun ne kadar önemli olduğunu düşündüğünüzü ifade eder; sonuca fiziksel olarak tutturulmuş bir şeyi anlatmaz. Temel yapının tam biçimi the importance that you attach to the outcome şeklindedir. İlgi zamiri that, attach fiilinin nesnesi olduğu için atılmıştır. Bu yapı importance adını öne alır ve ardından gelen yan cümle, bu önemi kimin değerlendirmesinin verdiğini açıklar.

Alıştırma

Cümleyi attach importance to yapısının doğru biçimiyle tamamlayın: The school ____ great ____ to student safety.

Cevabı göster

attaches · importance

So,

0:42

Yani,

something like an interview,

0:42

bir mülakat gibi

which presents a challenge, Kalıp ifadeler

0:44

zorlayıcı bir durum,

Kalıp ifadeler

Güçlük yaratan bir durum için “presents a challenge”

Bu cümlede “presents a challenge”, bir şeyin başa çıkılması gereken bir güçlük yaratması veya ortaya çıkarması anlamına gelir. “Presents” bir fiildir ve “a challenge” onun nesnesidir; güçlüğe neden olan durum mülakattır. Bu nötr eşdizim, zorlayıcı görevleri veya koşulları anlatmak için kullanışlıdır. İngilizcede bu anlam için genellikle bir durumun presents veya poses a challenge olduğu söylenir; “give a challenge” kullanılmaz.

Alıştırma

Güçlük yaratan bir durum için doğal eşdizimle cümleyi hangi seçenek tamamlar? Working with a very small budget ___ for the designers.

  1. takes a challenge
  2. presents a challenge
  3. gives a challenge
Cevabı göster

presents a challenge

stimulates the same biological reaction that a threat to your life does, Dilbilgisi

0:45

hayatınıza yönelik bir tehditle aynı biyolojik tepkiyi tetikler;

just to a smaller degree.

0:49

yalnızca daha düşük bir düzeyde.

Dilbilgisi

“the same ... that ... does, just to a smaller degree” yapısı

“The same biological reaction that a threat to your life does”, iki farklı durumun neden olduğu tepkileri karşılaştırır. “Does” bir yardımcı fiil gibi önceki eylemin yerini tutar: “stimulates the same biological reaction” ifadesini temsil eder ve böylece tüm fiil öbeği tekrarlanmaz. “Just to a smaller degree” karşılaştırmayı sınırlar. Tepkinin türü veya mekanizması aynı olarak sunulur, ancak yoğunluğu daha düşüktür; “same”, durumların eşit derecede tehlikeli veya tepkilerin eşit güçte olduğu anlamına gelmez.

Alıştırma

Karşılaştırmayı “same ... does” yapısıyla tamamlayın: A short quiz triggers ____ stress response that a final exam ____, just to a smaller degree.

Cevabı göster

the same · does

Feel those nervous butterflies in your stomach? Deyimler

0:50

Gerildiğinizde karnınızda kelebekler uçuştuğunu hissediyor musunuz?

Deyimler

butterflies in your stomach deyimi

Bu soruda butterflies in your stomach, insanların gergin veya heyecanlı olduklarında karınlarında hissettikleri kıpırtılı ve huzursuz duyguyu anlatan bir deyimdir. Midede gerçekten kelebekler olduğu anlamına gelmez. Buradaki nervous sıfatı, bu duygunun nedeninin gerginlik olduğunu gösterir. Yeniden kullanılabilen yaygın kalıp have/get butterflies in your stomach şeklindedir. butterflies normalde çoğuldur ve iyelik sözcüğü kişiye göre my, your, her gibi değişir.

Alıştırma

İngilizce cümleyi gergin ve kıpırtılı bir duyguyu anlatan yaygın deyimle tamamlayın: Before my first piano recital, I had ____.

Cevabı göster

butterflies in my stomach

This is because adrenaline helps redirect blood and energy to the most important parts of your body during stress,

0:52

Çünkü adrenalin, stres sırasında kanı ve enerjiyi vücudunuzun en önemli bölgelerine yeniden yönlendirmeye yardımcı olur:

like the heart and muscles,

0:58

örneğin kalbe ve kaslara doğru,

and away from your digestive system,

0:59

sindirim sisteminizden ise uzağa.

causing the blood vessels to close around your stomach, Dilbilgisi

1:01

Bu da midenizin çevresindeki kan damarlarının daralmasına

leading to that tingling sensation.

1:03

ve o karıncalanma hissinin oluşmasına yol açar.

Dilbilgisi

Sonuç zinciri olarak causing ... ve leading to ...

İki -ing yan cümlesi bir sonuç zinciri sunar. causing the blood vessels to close around your stomach, önceki sürecin ilk sonucunu verir; leading to that tingling sensation ise ardından gelen sonucu gösterir. Bu yan cümleler, and this causes... ve and this leads to... şeklinde yazılabilecek fikirleri kısaltır. Anlamca özneleri stomach veya sensation değil, önceki durum ya da süreçtir. Bu kalıp özellikle bilimsel ve açıklayıcı metinlerde kullanışlıdır.

Alıştırma

Sonuç zincirini causing ve leading ile tamamlayın: The pipe burst, ____ water to flood the basement and ____ to a costly repair.

Cevabı göster

causing · leading

So,

1:05

Peki,

how do professional athletes handle the stress and nerves?

1:06

profesyonel sporcular stres ve gerginlikle nasıl başa çıkıyor?

The concept of mental imagery is a widely used method in popular sport, Notlar

1:08

Zihinsel imgeleme, popüler spor dallarında yaygın olarak kullanılan bir yöntemdir.

Kelime

mental imagery: Bir Deneyimi Zihinde Prova Etmek

Mental imagery, bir deneyimi bilinçli olarak zihinde oluşturmak veya prova etmek demektir. Sporda bir sporcu, gerçekten uygulamadan önce bir hareketi, durumu ya da istenen sonucu hayal edebilir. Burada imagery, fiziksel bir resim değil, zihinsel bir canlandırma anlamına gelir. Görsel ayrıntıların yanı sıra hisleri, sesleri, zamanlamayı ve hareketi de içerebilir.

Alıştırma

Leo bir yarıştan önce gözlerini kapatıp çıkışını, temposunu ve bitirişini hayal ediyor. Ne kullanıyor?

  1. Yazılı bir kural
  2. Fiziksel bir fotoğraf
  3. Mental imagery
Cevabı göster

Mental imagery

Kalıp ifadeler

widely used method: Geniş Çapta Benimsenmeyi Anlatmak

Widely used method ifadesinde widely, used sözcüğünü niteler; used ise method sözcüğünden önce sıfat gibi görev yapan bir geçmiş zaman ortacıdır. Widely used birlikte, birçok kişi, kuruluş veya ortam tarafından benimsenmiş ya da kullanılmış anlamına gelir. Bu ifade, yöntemin ne kadar geniş çapta kullanıldığını bildirir. Tek başına yöntemin iyi çalıştığını veya insanların onu sevdiğini söylemez.

Alıştırma

Cümleyi “birçok kişi veya kuruluş tarafından benimsenmiş” anlamındaki tam iki sözcüklük ifadeyle tamamlayın: Surveys are a ____ method for collecting feedback.

Cevabı göster

widely used

with cognitive specific imagery, Kelime

1:12

Bilişsel özel imgelemede,

an athlete simply imagines themselves practicing a technique or skill before competing or training. Dilbilgisi

1:14

sporcu, yarışma veya antrenman öncesinde bir teknik ya da beceriyi uyguladığını zihninde canlandırır.

Kelime

cognitive specific imagery: tek bir beceriyi zihinsel olarak prova etme

Cognitive specific imagery, belirli bir fiziksel tekniği veya beceriyi zihinde prova etmeyi anlatan bir spor psikolojisi terimidir. Burada specific, gözde canlandırılan kesin hareketi belirtirken cognitive, bu imgenin hareketin nasıl yapılacağını prova ettiğini gösterir. Sporcu o anda hareketi gerçekten yapmıyordur. Bu, daha sonraki bir yarışma veya antrenman için hazırlıktır; genel bir olumlu düşünme değildir.

Alıştırma

Hangi durum cognitive specific imagery için en iyi örnektir?

  1. Bir sporcu altın madalya almanın mutluluğunu hayal eder.
  2. Bir sporcu kendisini belirli bir atlama tekniğini kusursuzca yaparken zihninde görür.
  3. Bir takım maç için hazırladığı tüm oyun planını zihninde gözden geçirir.
Cevabı göster

Bir sporcu kendisini belirli bir atlama tekniğini kusursuzca yaparken zihninde görür.

Dilbilgisi

imagine oneself doing something: imagines themselves practicing (kendini çalışırken hayal etmek)

imagine + dönüşlülük zamiri + -ing biçimi, aynı kişinin bir eylemi yaptığını zihinde canlandırmak anlamına gelir. imagines themselves practicing ifadesinde çalışma eylemi sporcunun hayal ettiği sahnenin içinde gerçekleşir; sporcunun o anda gerçekten çalıştığı söylenmez. Themselves, tekil ve cinsiyeti belirtilmemiş an athlete ifadesine geri döner. Bu kullanım tekil they yapısını izler ve modern İngilizcede standarttır.

Alıştırma

Cümleyi imagine, herself ve answer sözcüklerinin doğru biçimleriyle tamamlayın: Before the interview, Maya ____ the panel's questions calmly.

Cevabı göster

imagines herself answering

And while it may sound crazy, Dilbilgisi

1:20

Kulağa çılgınca gelse de,

this actually stimulates the relevant neurons in the brain

1:21

bu yöntemin aslında beyindeki ilgili nöronları harekete geçirdiği

and has been shown to enhance the specific skill. Dilbilgisi

1:24

ve söz konusu beceriyi geliştirdiği gösterilmiştir.

Dilbilgisi

While it may sound crazy: bir şüpheyi kabul etmek

Burada while zaman ilişkisi değil, ödünleme bildirir. Yan cümle, fikrin ilk başta mantıksız görünebileceğini kabul eder ancak ardından gelen iddiayı zayıflatmaz. May sound yargıyı yumuşatır: Yöntem gerçekten crazy değildir; yalnızca dinleyiciye öyle gelebilir. Yeniden kullanılabilen While it may sound + adjective, ... kalıbı, kanıt veya düzeltme sunmadan önce dinleyicinin olası itirazını kabul etmeyi sağlar.

Alıştırma

Hangi cümlede while, örnektekiyle aynı ödünleme işlevinde kullanılmıştır?

  1. While the technician checked the machine, I took notes.
  2. While the plan may seem risky, the safety tests support it.
  3. We waited for a while before the meeting.
Cevabı göster

While the plan may seem risky, the safety tests support it.

Dilbilgisi

Has been shown to enhance: kanıtı temkinli biçimde aktarmak

Has been shown, present perfect zamanında edilgen bir yapıdır: Bugüne kadar yapılan araştırmalar veya tekrarlanan gözlemler kanıt sağlamıştır, ancak çalışmaları yapan kişiler belirtilmez. To enhance, bildirilen etkiyi adlandıran mastar tamamlayıcısıdır. Araştırma ve bilim iletişiminde X has been shown to enhance Y, mevcut kanıtların X'in Y'yi geliştirdiğine işaret ettiği anlamına gelir. Desteği temkinli biçimde bildirir; tek başına mutlak kanıt iddiasında bulunmaz veya belirli bir çalışmayı tanımlamaz.

Alıştırma

Mevcut araştırmaların bir gelişmeye işaret ettiğini bildiren tam beş sözcüklük edilgen kanıt ifadesiyle cümleyi tamamlayın: “This training ____ concentration.”

Cevabı göster

has been shown to enhance

Motivational specific imagery on the other hand, Anlatım akışı

1:27

Öte yandan, motivasyonel özel imgeleme,

encourages athletes to recall the feeling of winning an event or beating a competitor as a motivational tool. Notlar

1:29

sporcuları, motivasyon sağlamak için bir müsabakayı kazanmanın veya bir rakibi yenmenin nasıl hissettirdiğini hatırlamaya teşvik eder.

Anlatım akışı

on the other hand ile karşıt bir kategoriye geçmek

Bu cümlede on the other hand, daha önce ele alınan bilişsel özel imgelemeden karşıt bir kategori olan motivasyona yönelik özel imgelemeye geçiş yapan bir söylem işaretleyicisidir. Dinleyiciye açıklamanın nasıl bölündüğünü ve bağlandığını gösterir. Bu ifade, karşılaştırma için başka bir yönü veya kategoriyi sunar; iki tarafın mutlaka birbiriyle çeliştiği anlamına gelmez. Burada konudan sonra gelen bir ara ifade olduğu için ana cümle hâlâ “Motivational specific imagery encourages athletes …” şeklindedir.

Alıştırma

Örnekte on the other hand neyi bildiriyor?

  1. Konuşmacı önceki açıklamayı yanlış olduğu gerekçesiyle reddediyor.
  2. Konuşmacı bir sporcunun zaferinin nedenini açıklıyor.
  3. Konuşmacı karşıt bir kategoriye geçiyor.
Cevabı göster

Konuşmacı karşıt bir kategoriye geçiyor.

Kalıp ifadeler

recall the feeling of + isim veya -ing biçimi

Recall the feeling of, hatırlanan bir duyguyu veya bedensel deneyimi bilinçli olarak yeniden zihne getirmek anlamına gelir. Bu cümlede sporcular, bu anının kendilerini motive etmesi için kazanmanın veya bir rakibi yenmenin nasıl hissettirdiğine zihinsel olarak geri dönerler; olayı gerçekten yeniden yaşamazlar. Kalıp recall the feeling of + isim veya -ing biçimidir. of sonrasındaki sözcükler, the feeling of winning örneğinde olduğu gibi, hatırlanan deneyimi veya hissi adlandırır.

Alıştırma

“Hatırlanan bir duyguyu bilinçli olarak yeniden zihne getirmek” anlamındaki hedef ifadeyle öğüdü tamamlayın: Before you go on stage, ____ hearing the audience applaud.

Cevabı göster

recall the feeling of

Kelime

beat a competitor: bir yarışmada rakibi yenmek

Bu rekabet bağlamında beat, nesne olarak bir kişiyi veya takımı alır ve “karşısında kazanmak” ya da “yenmek” anlamına gelir. Bu nedenle beating a competitor, winning an event ile paralel olan başka bir başarı türüdür. Anlamı çevredeki rekabet dili belirler. Beat, birine tekrar tekrar vurmayı da anlatabilir; ancak burada kastedilen bu değildir.

Alıştırma

“Our team beat its strongest competitor in the final.” cümlesinde beat ne anlama gelir?

  1. Yarışmada rakibi yendi
  2. Rakibi ödül olarak aldı
  3. Rakibe tekrar tekrar vurdu
Cevabı göster

Yarışmada rakibi yendi

Finally,

1:35

Son olarak,

motivational General Mastery is commonly used by athletes to feel more confident. Kelime

1:35

motivasyonel genel ustalık, sporcuların kendilerine daha çok güvenmeleri için yaygın olarak kullanılır.

Kelime

motivational General Mastery: özgüven ve kontrol için imgeleme

Burada motivational General Mastery, spor psikolojisindeki bir imgeleme yönteminin adıdır. Sporcu, performans zorlaştığında bile odaklanmayı, zihinsel olarak güçlü, özgüvenli ve olumlu kalmayı sürdürerek geniş bir zihinsel kontrole sahip olduğunu hayal eder. Amaç, tek bir hareketi tam olarak zihinde prova etmek veya yalnızca belirli bir zaferi canlandırmak değildir. Sporcunun genel hâkimiyet ve özgüven duygusunu güçlendirir. General Mastery, yöntemin adının bir parçasıdır; gündelik anlamda “motivasyon konusunda tam hâkimiyet” ifadesi değildir.

Alıştırma

Hangi durum motivational General Mastery imgelemesini en iyi gösterir?

  1. Bir sporcu turnuva tarihleri listesini okur.
  2. Bir sporcu geride kaldığını, sakinliğini koruduğunu ve planı özgüvenle uyguladığını hayal eder.
  3. Bir sporcu tek bir servis sırasında raketin tam açısını hayal eder.
  4. Bir sporcu geçmişteki bir galibiyetten sonra seyircilerin tezahüratını hatırlar.
Cevabı göster

Bir sporcu geride kaldığını, sakinliğini koruduğunu ve planı özgüvenle uyguladığını hayal eder.

Again,

1:40

Yine,

by simply imagining themselves as focused, Dilbilgisi

1:41

yalnızca odaklanmış olduklarını,

tough,

1:43

güçlü olduklarını

and having positive thoughts prior to competition, Kelime

1:43

ve yarışma öncesinde olumlu düşündüklerini hayal ederek,

Kelime

Prior to competition: before ifadesinin resmî biçimi

prior to competition ifadesinde prior to “……den önce” anlamına gelir ve competition daha sonra gerçekleşen olayı belirtir. Bu ifade, sporcuların olumlu düşünmesinin yarışma başlamadan önce gerçekleştiğini gösterir. Prior to iki sözcükten oluşan bir edattır. Burada ardından competition ismi gelir; ayrıca bir isim öbeği veya -ing biçimi de gelebilir.

Alıştırma

Resmî duyuruyu prior ve onun gerektirdiği edatla tamamlayın: Please silence your phone ____ entering the theater.

Cevabı göster

prior to

athletes are able to improve performance and overcome nerves. Kalıp ifadeler

1:46

sporcular performanslarını artırabilir ve gerginliklerinin üstesinden gelebilir.

Dilbilgisi

By simply imagining: bir sonuca nasıl ulaşıldığını gösterme

By simply imagining, ana cümledeki sonuca götüren yöntemi sunmak için cümlenin başında by + -ing yapısını kullanır. “Sporcular performanslarını nasıl artırıp heyecanlarını yenebilir?” sorusuna cevap verir. imagining eylemini yaptığı anlaşılan kişi, ana cümlenin öznesi olan athletes ile aynıdır. simply yöntemi doğrudan ve basit görünür biçimde sunar; ancak gelişmenin kesin olduğunu veya çaba gerektirmediğini belirtmez. Genel olarak by + -ing, bir kişinin bir sonuca nasıl ulaştığını açıklamak için kullanılır.

Alıştırma

Cümleyi by ve turn fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: ____ off unused lights, the family reduced its electricity bill.

Cevabı göster

By turning

Kalıp ifadeler

overcome nerves: heyecanını yenmek

Burada overcome nerves, kaygı duygularını başarılı biçimde yöneterek bunların etkili bir performansı engellememesini sağlamak demektir. Overcome, bir güçlüğün üstesinden gelmeyi anlatır; fiziksel olarak bir şeyin üzerinden geçmeyi değil. Bu ifadede nerves normalde çoğul kullanılır. Zorlu bir olaydan önce hissedilen kaygı veya huzursuzluğu belirtir; vücuttaki anatomik sinirleri değil.

Alıştırma

Maya'nın kaygısını başarıyla yönettiğini belirtmek için cümleyi en iyi hangi seçenek tamamlar? Before the school concert, Maya practiced breathing slowly to ____.

  1. overcome her nerves
  2. overcome her nervous
  3. cross her nerves
  4. pass her nerve
Cevabı göster

overcome her nerves

Confidence,

1:49

Öz güven ise

in particular, Anlatım akışı

1:50

özellikle öne çıkar:

is a consistent factor that distinguishes successful athletes from others, Kalıp ifadeler

1:51

başarılı sporcuları diğerlerinden sürekli olarak ayıran bir etkendir

Kalıp ifadeler

başarılı sporcuları diğerlerinden ayırır

Bu cümlede distinguishes A from B, “A'yı B'den farklı kılar” veya “A'yı B'den ayıran bir özelliktir” anlamına gelir. Özne bir etkendir; karşılaştırılan iki grup başarılı sporcular ve diğerleridir. X, ikisi arasındaki önemli fark olduğunda X distinguishes A from B kalıbını kullan.

Alıştırma

distinguish A from B kalıbını tamamla: Its bright red tail ____ this bird ____ similar species.

Cevabı göster

distinguishes · from

and a major focus for professional coaches.

1:55

ve profesyonel antrenörlerin başlıca odak noktalarından biridir.

Anlatım akışı

in particular: tek bir odağı öne çıkarmak

In particular, daha önce ele alınan geniş faktör grubu içinden confidence unsurunu seçip onu belirli odak noktası olarak işaretleyen bir söylem belirtecidir. Dinleyiciyi genel bir konudan özellikle ilgili olan tek bir unsura yönlendirerek bilgiyi düzenler. Confidence kavramının derecesini artırmaz. Cümle, sözü edilen etkenler arasında özel olarak dikkat çekilen unsurun confidence olduğunu belirtir.

Alıştırma

in ile başlayan ve daha geniş bir gruptan tek bir unsuru öne çıkaran iki sözcüklü odak belirteciyle cümleyi tamamlayın: Several chapters were useful, but Chapter 4, ____, gave me a clear plan.

Cevabı göster

in particular

So,

1:57

Bu yüzden,

next time you feel those nerves kick in, Öbek fiiller

1:57

bir dahaki sefere gerilmeye başladığınızı hissettiğinizde,

try preparing like an Olympian would. Dilbilgisi

1:59

bir Olimpiyat sporcusu gibi hazırlanmaya çalışın.

Öbek fiiller

gerginlik başladığında

Burada nerves, endişeli hisleri anlatır; kick in ise “hissedilmeye başlamak” demektir. Gerginlik başlıyor; gerçek anlamda bir tekme yoktur. Bu ifade, “henüz olmuyor” durumundan “şimdi oluyor” durumuna geçişi gösterir.

Alıştırma

Cümleyi kick in öbek fiiliyle tamamla: Just before I walk onstage, my nerves ____.

Cevabı göster

kick in

Dilbilgisi

like an Olympian would ifadesinde would prepare yerine kullanılan would

like an Olympian would ifadesindeki would, tam yüklemin yerini tutan bir yardımcı fiildir. Açık biçim like an Olympian would prepare olurdu; ancak try preparing eylemi zaten belirttiği için prepare kullanılmamıştır. Bu, karşılaştırmayı kısa ve akıcı tutar. Burada would, bir Olimpiyat sporcusunun aynı eylemi nasıl yapacağının varsayılan biçimini sunar; tek başına isteklilik anlamına gelmez ve gerçeğe aykırı bir iddia oluşturmaz.

Alıştırma

“Try planning the route like an expert would,” cümlesinin sonundaki would ne işe yarar?

  1. Uzmanın rotayı geçmişte kesinlikle planladığını gösterir.
  2. Uzmanın rotayı planlamaya istekli olduğu anlamına gelir.
  3. would plan the route ifadesinin yerini tutarak tekrarı önler.
Cevabı göster

would plan the route ifadesinin yerini tutarak tekrarı önler.

What are you waiting for? Ton ve niyet

2:01

Daha ne bekliyorsunuz?

Ton ve niyet

Eylem çağrısı olarak What are you waiting for?

Bu bağlamda What are you waiting for? gerçek anlamda beklenen kişi ya da şeyin ne olduğunu soran bir soru değil, retorik bir sorudur. Dinleyiciyi oyalanmayı bırakıp öneriyi hemen denemeye çağırır. Başka bağlamlarda aynı sözler gerçek bir soru olabilir. Çevredeki açık bir davet veya belli olan bir sonraki adım, eyleme çağrı anlamını gösterir.

Alıştırma

Bir antrenör, “The track is open, and your team is ready. What are you waiting for?” diyor. Son soru büyük olasılıkla ne anlama geliyor?

  1. Hangi kişiyi veya şeyi beklediğini söyle.
  2. Şimdi başla; gecikmek için bir neden yok.
  3. Antrenör farklı bir talimat verene kadar bekle.
Cevabı göster

Şimdi başla; gecikmek için bir neden yok.

On your mark, Kalıp ifadeler

2:02

Yerlerinize,

get set,

2:03

hazır,

go.

2:04

başla!

Kalıp ifadeler

Yarış başlangıç komutu olarak On your mark, get set, go

“On your mark, get set, go”, bir yarışı başlatmak için sırayla söylenen kalıplaşmış komuttur. “On your mark” yarışmacılara başlangıç konumlarını almalarını, “get set” harekete hazırlanmayı söyler; “go” ise başlamalarına izin verir. Buradaki “mark”, puan veya yazılı bir işaret değil, belirlenmiş başlangıç yeridir. Gerçek bir yarışın dışında da bu komutun tamamı, bir etkinliği eğlenceli biçimde yarış gibi göstermek veya insanları hazırlıktan hızla harekete geçirmek için kullanılabilir.

Alıştırma

Hangi kalıplaşmış komutta “mark”, koşucunun başlangıç konumu anlamına gelir?

  1. On your mark, get set, go.
  2. Mark the score, then go.
  3. Make your mark and go.
Cevabı göster

On your mark, get set, go.

Don't forget,

2:05

Unutmayın,

we have a new video out every day during the Olympics.

2:06

Olimpiyatlar boyunca her gün yeni bir video yayımlıyoruz.

Can't wait?

2:08

Sabırsızlanıyor musunuz?

Our amazing partners at the CBC already have five of the videos up now for you to binge on. Öbek fiiller

2:09

CBC'deki harika ortaklarımız, peş peşe izleyebilmeniz için beş videoyu şimdiden yayına aldı bile.

Öbek fiiller

Yoğun ve yüksek miktarda tüketim için binge on

“Binge on”, kısa ve yoğun bir zaman diliminde bir şeyden büyük miktarda tüketmek anlamına gelir. Söz konusu şey videolarsa çok sayıda videoyu art arda izlemek, yiyecekse o yiyecekten çok miktarda yemek demektir. Cümlede “five of the videos”, “on” edatının anlamca bağlı olduğu nesnedir: videolar art arda tüketmeniz için hazırdır. Sondaki “on” fiziksel bir konumu anlatmaz; “binge on” ifadesinin bir parçasıdır.

Alıştırma

Cümleyi “tek ve yoğun bir zaman diliminde bir şeyden çok miktarda tüketmek” anlamındaki iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: After the new season came out, we stayed home to ____ it.

Cevabı göster

binge on

Just head to cbc.ca/olympics/ScienceSays to watch them before anyone else.

2:13

Onları herkesten önce izlemek için cbc.ca/olympics/ScienceSays adresine gitmeniz yeterli.

Link in the description.

2:17

Bağlantı açıklama bölümünde.

But we also want to know your questions for this special series.

2:19

Ama bu özel seriyle ilgili sorularınızı da duymak istiyoruz.

Use the hashtag ScienceSays and let us know your burning Olympic questions. Deyimler

2:21

#ScienceSays etiketini kullanın ve Olimpiyatlar hakkında aklınızı kurcalayan soruları bize iletin.

Deyimler

burning Olympic questions: cevabı çok merak edilen Olimpiyat soruları

burning Olympic questions ifadesinde burning mecazdır. İnsanların cevabını gerçekten öğrenmek istediği ya da özellikle ilginç veya önemli bulduğu soruları anlatır; ortada gerçekten yanan bir şey yoktur. Olympic soruların konusunu belirtir. Burada burning questions daveti daha canlı hâle getirir ve izleyicilerin en çok neyi bilmek istediğine odaklanır. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp burning question(s) şeklindedir.

Alıştırma

İnsanların cevabını gerçekten öğrenmek istediği soruları anlatan, bu dersteki iki kelimelik tam ifadeyle cümleyi tamamlayın: After the dinosaur talk, the children asked their ____.

Cevabı göster

burning questions

And subscribe for more awesome science videos.

2:25

Daha fazla harika bilim videosu için kanalımıza abone olun.