Bilgisayar virüsü bilmecesini çözebilir misin? - James Tanton: İngilizce çalışma notları

TED-Ed

Öğrenme zorluğu
765 kelime 150 kel/dk

Video özeti: Bilim kurgu ortamındaki bir mantık bulmacası, yalnızca bir ışığı değiştirerek bozulmuş diskin nasıl bildirilebileceğini soruyor. Çözüm, yanan diskleri ikili sayılarla kodlayıp pariteden yararlanıyor; böylece aynı strateji disk sayısının ikinin kuvveti olduğu her sisteme uygulanabiliyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. is up against — Kalıplaşmış ifadeler ve eşdizimler: Bu yaygın ifadenin bir kişi ya da grubu tehlikeli bir rakip, yoğun baskı veya zor bir sorunla karşı karşıya gösterdiğini anlayın. Mücadele hissini veya elverişsiz koşulları “face” fiilinden daha güçlü aktarmak istediğinizde kullanabilirsiniz. 2. This works great until we start with a different hypothetical. — Söylem, hikâye anlatımı ve retorik: Bir fikrin görünürde başarılı olduğunu önce kabul edip ardından sınırını ortaya çıkaran varsayımsal bir duruma geçen doğal anlatım geçişini tanıyın. Bu yapı önerileri sınamak, karşı örnek açıklamak veya bir akıl yürütmeyi yeniden düzenlemek için kullanışlıdır. 3. would be daunting, but entirely doable. — Sözcük anlamı ve dil düzeyi: Bir görevin göz korkutucu boyutuyla yine de başarılabilir olması arasındaki karşıtlığı ifade etmeyi öğrenin. Bu sözcük ikilisi, zorlu projeleri güçlüklerini küçümsemeden ve onları imkânsız göstermeden gerçekçi biçimde değerlendirmeye yarar.

Bu derste

Your antivirus squad is up against a particularly sadistic bit of malicious code that's hijacked your mainframe. Notlar

0:06

Antivirüs ekibiniz, ana bilgisayarınızı ele geçiren özellikle sadist bir kötü amaçlı kodla karşı karşıya.

Kalıp ifadeler

is up against: ciddi bir zorlukla karşı karşıya olmak

Burada is up against, tehlikeli bir rakiple veya ciddi bir güçlükle “karşı karşıya olmak ya da mücadele etmek” anlamına gelir. Bu ifade, zorluğun güç olduğunu ve özneyi baskı altında bıraktığını düşündürür. Yapı be up against + rakip, sorun veya sınır şeklindedir. Burada mecazidir; fiziksel bir konumu anlatmaz.

Alıştırma

Cümleyi derste geçen ve “ciddi bir zorlukla karşı karşıya olmak” anlamına gelen iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: The rescue team is ____ severe weather.

Cevabı göster

up against

Kelime

malicious code: zararlı bilgisayar talimatları

Malicious code, bir sisteme zarar vermek, veri çalmak veya izinsiz erişim ya da denetim sağlamak amacıyla oluşturulan bilgisayar kodunu ifade eden bir siber güvenlik terimidir. Bu cümlede code, şifreyi, kuralı veya yazılı mesajı değil, program talimatlarını anlatır. Bu geniş kapsamlı bir terimdir: virüslerde, solucanlarda, fidye yazılımlarında ve diğer saldırılarda kullanılan zararlı kodları kapsayabilir. Belirli türü bağlamdan anlamak gerekir.

Alıştırma

Bir siber güvenlik raporunda malicious code ifadesine en uygun anlam hangisidir?

  1. Korunan bir bilgisayarın kilidini açmak için kullanılan şifre
  2. Zarar vermek, çalmak veya izinsiz denetim sağlamak için tasarlanmış bilgisayar talimatları
  3. Programcıların nasıl davranması gerektiğiyle ilgili kurallar bütünü
Cevabı göster

Zarar vermek, çalmak veya izinsiz denetim sağlamak için tasarlanmış bilgisayar talimatları

Kelime

hijacked your mainframe: sistem kontrolünün izinsiz ele geçirilmesi

Bu cümlede hijacked, “izinsiz olarak kontrolünü ele geçirdi” anlamına gelir. Kötü amaçlı kod yalnızca ana bilgisayara girmemiştir; sistemi kontrol etmektedir. Bu teknik kullanım, bir taşıtı zorla ele geçirme fikrinin genişlemiş hâlidir. Bir saldırgan hesabı, tarayıcı oturumunu, bağlantıyı veya cihazı kontrolü altına aldığında da hijack kullanılabilir.

Alıştırma

Hangi cümle saldırganların bir hesabın kontrolünü ele geçirip hesabı kullandığını açıkça belirtir?

  1. Attackers broke into the system but never took control of the account.
  2. Attackers hijacked the account and used it to send messages.
  3. Attackers protected the account from unwanted messages.
Cevabı göster

Attackers hijacked the account and used it to send messages.

What you've learned from other infected systems right before they went dark Deyimler

0:14

Diğer virüslü sistemlerin tamamen çökmeden hemen önce öğrendiğiniz şey,

Deyimler

went dark: bağlantının veya görünürlüğün kaybolması

Burada went dark, “iletişim kurmayı veya yanıt vermeyi bıraktı ya da artık tespit edilemez hâle geldi” anlamındadır. Virüslü sistemler izleme veya iletişim alanından kaybolmuştur; ifade renkleri ya da ışıklarıyla ilgili değildir. Bu ifade bağlantının kesilmesini anlatır, nedenini değil. Bir sistem arıza, kapanma, saldırı veya bilinçli sessizlik nedeniyle go dark olabilir; bu ayrıntıyı bağlam vermelidir.

Alıştırma

Teknik bir raporda “The server went dark” ifadesi büyük olasılıkla ne anlama gelir?

  1. Sunucu ekranının parlaklığını artırdı.
  2. Sunucu yanıt vermeyi bıraktı ve artık erişilemiyordu.
  3. Sunucunun kasası daha koyu bir renge dönüştü.
Cevabı göster

Sunucu yanıt vermeyi bıraktı ve artık erişilemiyordu.

is that it likes to toy with antivirus agents in a very peculiar way. Öbek fiiller

0:18

antivirüs ajanlarıyla çok tuhaf bir şekilde oynamayı sevmesidir.

Öbek fiiller

toy with: bilerek alay etmek veya yönlendirmek

Bu cümlede toy with, hedefi olan antivirus agents ifadesini nesne olarak alan bir fiil öbeğidir. Onlara oyuncakmış gibi davranmak; yani doğrudan etkisiz hâle getirmek yerine bilerek alay etmek, onları yönlendirmek veya karşılaşmayı uzatmak demektir. Nesnesi bir kişi ya da rakip olduğunda toy with genellikle bir tarafın kontrolü elinde tuttuğunu ve diğer tarafı ciddiye almadığını ima eder. Yalnızca bir oyuncakla normal biçimde oynamak anlamına gelmez.

Alıştırma

Hangi cümlede toy with, daha zayıf bir hedefi bilerek kontrol etmek veya onunla alay etmek anlamında kullanılmıştır?

  1. She placed the toy with the other gifts.
  2. The cat toyed with the mouse before letting it escape.
  3. The child played with the toy after lunch.
Cevabı göster

The cat toyed with the mouse before letting it escape.

It corrupts one of the four disks that run your mainframe,

0:24

Ana bilgisayarınızı çalıştıran dört diskten birini bozuyor,

represented by lights showing which are on and which off. Dilbilgisi

0:28

hangilerinin açık ve hangilerinin kapalı olduğunu gösteren ışıklarla temsil ediliyor.

Dilbilgisi

which are on and which off: tekrarlanan are fiilini düşürme

Bunlar dolaylı bir sorunun birbirine bağlanmış iki bölümüdür. Tam biçim which are on and which are off şeklindedir. İkinci bölümde tekrarlanan are fiili düşürülür; dolayısıyla which off, which are off anlamına gelir. Bu eksiltme, anlamı değiştirmeden dengeli karşıtlığı kısaltır. Okurken ilk bölümdeki ortak fiili zihninizde ikinci bölüme ekleyin.

Alıştırma

Hangi cümlede ikinci are fiilinin anlaşıldığı aynı eksiltme yapısı doğal biçimde kullanılmıştır?

  1. The panel shows which switches are active and which inactive.
  2. The panel shows which switches are active and which being inactive.
  3. The panel shows which switches active and which are inactive.
Cevabı göster

The panel shows which switches are active and which inactive.

Then it selects one member of the antivirus squad.

0:32

Daha sonra antivirüs ekibinden bir üyeyi seçiyor.

This'll be you

0:35

Bu siz olacaksınız

and brings them into the mainframe.

0:37

ve onları ana bilgisayara getiriyor.

It tells them which disk it corrupted,

0:39

Onlara hangi diski bozduğunu söyler,

allows the agent to switch a single disk on or off, Öbek fiiller

0:41

ajanın tek bir diski açıp kapatmasına izin verir,

Öbek fiiller

switch a single disk on or off: tek bir diski açmak veya kapatmak

Switch a single disk on or off ifadesinde switch, diski açarak veya kapatarak çalışma durumunu değiştirmek anlamına gelir. Bu diski başka bir diskle değiştirmek anlamına gelmez. Switch on ve switch off ayrılabilen fiil yapılarıdır. İsim olan nesne, burada a single disk örneğinde olduğu gibi switch ile on veya off arasına gelebilir. Zamir olan nesne ise mutlaka ortaya gelmelidir: switch it on veya switch it off.

Alıştırma

Switch, it ve off sözcüklerini doğru sırayla kullanarak cümleyi tamamlayın: Please ____ before you leave.

Cevabı göster

switch it off

then immediately de-rezzes the agent. Kültür

0:46

sonra ajanı hemen yok eder.

Kültür

immediately de-rezzes the agent: dijital aracıyı hemen sanal dünyadan yok etmek

De-rez, bilim kurgu, oyun ve sanal dünya hikâyelerinde kullanılan gündelik bir fiildir. Rez sözcüğünün karşıtı olarak oluşturulmuştur: dijital bir kişi veya nesne bu kurgusal dünyanın içinde kaybolur, kaldırılır ya da yok edilir. Immediately de-rezzes the agent ifadesinde tekil özne nedeniyle üçüncü tekil şahıs biçimi de-rezzes kullanılır; immediately ise kaldırma işleminin hemen gerçekleştiğini gösterir. Bu sözcük eyleme oyun veya sanal dünya havası katar; standart günlük teknik dilin bir parçası değildir.

Alıştırma

Hangi cümlede de-rez bilim kurgu veya oyun bağlamında doğal biçimde kullanılmıştır?

  1. The doctor de-rezzes the patient's fever after one visit.
  2. The game de-rezzes the avatar when its energy reaches zero.
  3. The mechanic de-rezzes the car engine during a routine service.
Cevabı göster

The game de-rezzes the avatar when its energy reaches zero.

Your squad can make an all-out attack to break into the mainframe Notlar

0:49

Ekibiniz ana bilgisayara girmek için topyekün bir saldırı yapabilir

Kalıp ifadeler

make an all-out attack: all-out tüm gücü kullanmayı anlatır

make an all-out attack ifadesinde make an attack “saldırı düzenlemek” anlamına gelir; all-out ise eldeki bütün gücün kullanıldığını belirtir. Bu yüzden ifadenin tamamı, tüm güçle ve kararlılıkla bir saldırı düzenlemek demektir. Buradaki out yön bildirmez. All-out, “topyekûn” veya “hiçbir şeyi esirgemeyen” anlamında birleşik bir sıfattır; an all-out effort gibi ifadelerde de kullanılır.

Alıştırma

“Mümkün olan tüm çabayı kullanmak” anlamındaki kısa çizgili sıfatı yazarak cümleyi tamamlayın: The volunteers made an ____ effort to clean the park.

Cevabı göster

all-out

Öbek fiiller

break into the mainframe: ana bilgisayara izinsiz erişim

Break into + bir yer veya sistem, oraya zorla ya da izinsiz girmek anlamına gelir. break into the mainframe ifadesinde mainframe korunan bir bilgisayar sistemi olduğundan, ifade bu sisteme yetkisiz erişim sağlamak demektir. Bu ifade mainframe’i fiziksel olarak kırmak anlamına gelmez. Aynı yapı binalar, hesaplar, veritabanları ve ağlar için de zorla veya izinsiz girişleri anlatmak üzere kullanılabilir.

Alıştırma

Birinin bir veritabanına izinsiz girmeye çalıştığını anlatan cümleyi seçin.

  1. The hacker tried to break into the database.
  2. The analyst logged into the database with permission.
  3. The technician broke the database into smaller tables.
Cevabı göster

The hacker tried to break into the database.

and destroy one disk before they're wiped out. Öbek fiiller

0:53

ve yok edilmeden önce bir diski yok edebilir.

Öbek fiiller

be wiped out: tamamen yok edilmek veya ortadan kaldırılmak

they're wiped out ifadesinde they're, they are anlamına gelir; be wiped out ise wipe out fiilinin edilgen biçimidir. Burada they ile belirtilen kişi veya şeylerin yalnızca zarar görmesi ya da geçici olarak durdurulması değil, tamamen yok edilmesi veya ortadan kaldırılması anlatılır. Wipe out aşırı ve çoğu zaman tam bir sonucu vurgular. Nesneye göre bir topluluğun ya da türün yok edilmesini, bir ürünün tamamen mahvolmasını veya bütün verilerin silinmesini anlatabilir.

Alıştırma

Hangi cümle, bir şeyin yalnızca temizlendiğini veya biraz zarar gördüğünü değil, tamamen yok edildiğini anlatır?

  1. The worker wiped dust off the shelf.
  2. The disease wiped out the entire crop.
  3. The rain slightly damaged the crop.
Cevabı göster

The disease wiped out the entire crop.

If they destroy the corrupted one, Dilbilgisi

0:56

Eğer bozulanı yok ederlerse,

the malware will be defeated.

0:58

kötü amaçlı yazılım yenilecektir.

Dilbilgisi

Gerçek bir gelecek koşulu için If + geniş zaman, will + fiilin yalın hâli

Bu, konuşanın gelecekte gerçekten mümkün gördüğü bir koşulu anlatan birinci koşul cümlesidir. If yan cümlesi koşulu, ana cümle ise beklenen sonucu belirtir. Kalıp If + geniş zaman, ... will + fiilin yalın hâli biçimindedir. Yok etme eylemi gelecekte gerçekleşebilecek olsa da İngilizcede if sonrasında normalde will destroy değil, destroy kullanılır. Sonuç kısmındaki will be defeated ifadesinde be defeated edilgen yapıdadır.

Alıştırma

Parantez içindeki fiillerin doğru biçimlerini kullanarak gelecekteki gerçek olasılığı anlatan koşul cümlesini tamamlayın: If the weather ____, we ____ the game outside. (clear, play)

Cevabı göster

clears · will play

Any others, Dilbilgisi

1:00

Başka herhangi biri olursa,

and the virus will erase the entire system.

1:01

ve virüs tüm sistemi silecektir.

Dilbilgisi

Any others, and...: sıkıştırılmış koşul ve sonuç

Bu bağlamda Any others, “başka herhangi bir diski yok ederlerse” demektir. Bu isim öbeği tam bir if yan tümcesinin yerini tutar; others daha önce sözü edilen disklere gönderme yapar. Kalıp “kısa tetikleyici + and + sonuç” şeklindedir. Buradaki and yalnızca başka bir olay eklemez, ortaya çıkacak sonucu bildirir. Bu yüzden cümle, tetikleyici gerçekleştiği anda sistemin silineceğini belirten keskin bir uyarı gibi duyulur.

Alıştırma

Hangi cümle aynı sıkıştırılmış “koşul + and + sonuç” kalıbını kullanıyor?

  1. One more mistake, but the machine is still running.
  2. The machine shut down after one more mistake.
  3. One more mistake, and the machine will shut down.
Cevabı göster

One more mistake, and the machine will shut down.

The lights are only visible within the mainframe,

1:04

Işıklar yalnızca ana bilgisayarın içinde görülebilir,

so you won't know until you get there which, Dilbilgisi

1:07

bu yüzden oraya varana kadar hangilerinin,

if any,

1:09

eğer varsa,

are on.

1:10

açık olduğunu bilemezsiniz.

Dilbilgisi

which, if any, are on: “hiçbiri” cevabına açık olmak

Temel yapı which are on şeklindedir: bilinen bir gruptaki hangi üyelerin açık olduğunu sorar. Araya giren if any ifadesi, cevabın “hiçbiri” olabileceğini ekler. Burada if any, bir sonuca yol açan ayrı bir koşul değildir. Dil bilgisi yapısını görmek için önce bu ifadeyi çıkarın; ardından konuşanın en az birinin açık olduğunu varsaymadığı anlamını geri ekleyin.

Alıştırma

Cümleyi “belki hiçbiri” anlamındaki iki sözcüklü ara ifadeyle tamamlayın: Please tell me which seats, ____, are still available.

Cevabı göster

if any

How can you communicate with your single action Kalıp ifadeler

1:11

Tek bir hareketinizle,

which of the four disks has been corrupted?

1:15

dört diskten hangisinin bozulduğunu nasıl iletebilirsiniz?

Kalıp ifadeler

communicate with your single action: aracı belirten with

Bu soruda with your single action, iletişim kurmak için kullanılan aracı belirtir: tek bir hareket bilgiyi taşımalıdır. Hareketi bir insanmış gibi kabul edip onunla iletişim kurmak anlamına gelmez. Sorunun ilerleyen kısmında yer alan which of the four disks has been corrupted, iletilen bilgidir; yani dört diskten hangisinin bozulduğunu belirtir. communicate + information + with + a signal, action, or tool kalıbı başka durumlarda da kullanılabilir; communicate your choice with a hand signal bunun bir örneğidir.

Alıştırma

Hangi cümlede with, örnekteki gibi iletişim aracını göstermek için kullanılmıştır?

  1. Leah agreed with her coach's choice.
  2. Leah communicated her choice with one hand signal.
  3. Leah communicated with her coach after practice.
Cevabı göster

Leah communicated her choice with one hand signal.

The setting is a big clue for one solution.

1:25

Ortam, tek bir çözüm için büyük bir ipucudur.

Using binary code, Dilbilgisi

1:28

Yalnızca birleri ve sıfırları kullanan, iki tabanlı numaralandırma sistemi olan

the base two numbering system that only uses ones and zeros, Kelime

1:30

ikili kodu kullanarak,

Dilbilgisi

Using binary code: yöntemi belirten cümle başı -ing ifadesi

Using binary code, ana cümledeki eylemin hangi yöntemle yapıldığını belirten, cümle başındaki bir -ing ifadesidir. by using binary code anlamına gelir ve tek başına tam bir cümle değildir. The base two numbering system that only uses ones and zeros, binary code ifadesinin ne olduğunu açıklar; using eylemini yapan değildir. Tam cümlede daha sonra gelen we öznesi kodu kullanan taraftır. Yeniden kullanılabilen kalıp Using + method, + subject + action biçimindedir.

Alıştırma

Hangi cümlede baştaki Using ifadesi mantıksal öznesine doğru biçimde bağlanmıştır?

  1. Using the map, the campsite was easy to find.
  2. Using the map, the rain started suddenly.
  3. Using the map, we found the campsite.
Cevabı göster

Using the map, we found the campsite.

Kelime

the base two numbering system that only uses ones and zeros: bir terimi tanımlama

the base two numbering system ifadesi, daha önce geçen binary code terimini yeniden adlandırıp tanımlar; bunun ne tür bir sistem olduğunu söyler. Base two, sistemde kullanılabilecek iki rakam olduğu anlamına gelir. ones and zeros ise bir nesne ve sıfır nesne gibi miktarları değil, 1 ve 0 rakamlarını anlatır. that only uses ones and zeros şeklindeki that yan cümlesi, tanımlayıcı özelliği ekler. Bu “terim + kategori bildiren ad öbeği + that yan cümlesi” kalıbı, tanımı ve temel özelliği tek bir ad öbeğinde birleştirir.

Alıştırma

Hangi cümle bir terimi kategori bildiren bir ad öbeği ve ardından gelen that yan cümlesiyle tanımlar?

  1. Does the sensor detect smoke?
  2. The sensor, a device that detects smoke, sounds an alarm.
  3. The sensor detects smoke because it is a device.
Cevabı göster

The sensor, a device that detects smoke, sounds an alarm.

we can represent each of the four disks with a two-bit binary number ranging from 00 for 0 Kalıp ifadeler

1:34

dört diskin her birini 0 için 00'dan

to 11 for 3.

1:41

3 için 11'e kadar değişen iki bitlik bir ikili sayıyla temsil edebiliriz.

Kalıp ifadeler

ranging from 00 for 0 to 11 for 3: aralığın uç noktalarını belirtme

Ranging from A to B bir aralığın başlangıç ve bitiş noktalarını verir. Burada a two-bit binary number ifadesini niteler ve olası değerlerin 00'dan 11'e kadar uzandığını söyler. Her uç noktadaki for, “temsil eden” veya “karşılık gelen” anlamındadır: 00 onluk sistemde 0'ı, 11 ise onluk sistemde 3'ü temsil eder. Böylece ifade hem aralığı hem de uç noktaların anlamını verir.

Alıştırma

from A to B aralık yapısını tamamlayın: Customer ratings range ____ 1 for poor service ____ 5 for excellent service.

Cevabı göster

from · to

What we're looking for now is some sort of mathematical operation Dilbilgisi

1:44

Şimdi aradığımız şey,

that can take the lit disks as input Kelime

1:48

yanan diskleri girdi olarak alabilen

and give the corrupted disk as an output.

1:51

ve bozuk diski çıktı olarak verebilen bir tür matematiksel işlemdir.

Dilbilgisi

What we're looking for now is ...: mevcut hedefi belirtme

What we're looking for now, tüm cümlenin öznesi görevindeki bir yan cümleciktir. Buradaki what, the thing that yani “... olan şey” anlamındadır; doğrudan soru sormaz. Bu yan cümlecik aranan şeyi belirtir. Ardından gelen is, bu şeyi some sort of mathematical operation olarak tanımlar. What + özne + fiil + is ... kalıbı, mevcut hedefi önce sunar ve cevabı is sözcüğünden sonra verir.

Alıştırma

Hangi cümle, neye ihtiyaç duyulduğunu belirtmek için what yan cümleciğini özne olarak kullanır?

  1. What we need now is a simple plan.
  2. What do we need now is a simple plan?
  3. What are we need now a simple plan?
Cevabı göster

What we need now is a simple plan.

Kelime

take X as input ... give Y as an output: girdi ve çıktı kalıbı

take the lit disks as input, yanan disklerle ilgili bilgiyi işlemin aldığı veri olarak sunar. give the corrupted disk as an output ise bozuk diski işlemin ürettiği sonuç olarak sunar. Teknik açıklamalarda input ve output, bir süreç içindeki rolleri adlandırır: veri içeri girer ve sonuç dışarı çıkar. Bunlar yalnızca klavye ve ekranla sınırlı değildir. Yeniden kullanılabilir kalıp take X as input and give Y as an output biçimindedir.

Alıştırma

take X as input / give Y as an output kalıbını tamamlayın: The function ____ a date ____ input and ____ the weekday ____ an output.

Cevabı göster

takes · as · gives · as

Let's consider one possibility. Anlatım akışı

1:54

Bir olasılığı düşünelim.

Anlatım akışı

Let's consider one possibility: analiz edilecek bir durum sunmak

Let's consider one possibility, dinleyiciyi olası bir durumu incelemeye davet eder. Bir açıklamada, genel problemden analiz edilebilecek belirli bir duruma geçiş sağlar. Burada let's, konuşan kişiyi ve dinleyiciyi birlikte kapsar; consider ise bir konu üzerinde dikkatlice düşünmek demektir. İfade böylece akıl yürütmenin sonraki adımını gösterir; nihai bir sonuca ulaşıldığını bildirmez.

Alıştırma

Let's consider one possibility bir açıklamada ne işe yarar?

  1. Nihai cevabın seçildiğini duyurur.
  2. Birinden bir olasılığı yüksek sesle tekrarlamasını ister.
  3. Analiz edilmek üzere olası bir durum sunar.
Cevabı göster

Analiz edilmek üzere olası bir durum sunar.

Say that the corrupted disk was this one. Anlatım akışı

1:56

Diyelim ki bozulan disk buydu.

Anlatım akışı

Say that: bir varsayım oluşturmak

Bu açıklamada Say that + cümle, cümlede söylenenin şimdilik doğru olduğunu varsaymak anlamına gelir. Burada bozuk diskin bu olduğu geçici olarak kabul edilir ve konuşmacı bu varsayımdan hareketle akıl yürütmeye devam eder. Baştaki Say biçim olarak bir emir olsa da dinleyiciye sonraki sözleri sesli biçimde söylemesini emretmez. İşlevi varsayımsal bir durum oluşturmaktır.

Alıştırma

Say that the red box is empty cümlesindeki Say that bir açıklamada ne anlama gelir?

  1. Sonraki akıl yürütme adımı için geçici bir varsayım oluşturur.
  2. Dinleyiciden bu sözleri yüksek sesle tekrarlamasını ister.
  3. İddianın zaten kanıtlandığını belirtir.
Cevabı göster

Sonraki akıl yürütme adımı için geçici bir varsayım oluşturur.

And when you come in,

1:59

Ve içeri girdiğinizde,

no lights are on.

2:00

hiçbir ışık yanmıyor.

You could turn 11 on to indicate that disk.

2:02

O diski belirtmek için 11'i açabilirsiniz.

Okay,

2:07

Tamam,

what if you came in and 11 was already on? Dilbilgisi

2:07

ya içeri girerseniz ve 11 zaten açıksa?

Dilbilgisi

What if...? ile varsayımsal bir durum ortaya koymak

What if + yan cümle, dinleyiciden olası bir durumu hayal etmesini ve sonucunu düşünmesini ister. Burada test edilecek bir durum ortaya koyar; durumun gerçekten yaşanıp yaşanmadığını sormaz. came ve was sözcüklerinin geçmiş zaman biçimleri, durumu daha varsayımsal gösterir. Bu biçimler tek başlarına konuşanın geçmişte gerçekten yaşanmış bir olayı anlattığı anlamına gelmez.

Alıştırma

Bilinen bir olayı sormak yerine hayalî bir durum ortaya koyan cümle hangisidir?

  1. When did the backup battery become empty?
  2. Why is the backup battery empty?
  3. What if the backup battery is already empty?
Cevabı göster

What if the backup battery is already empty?

You have to switch one light.

2:11

Bir ışığı değiştirmeniz gerekiyor.

Which seems like the most innocuous to change? Kelime

2:13

Hangisini değiştirmek en zararsız görünüyor?

Kelime

most innocuous to change: değiştirilmesi en az riskli seçenek

Innocuous, bir şeyin zarar, sorun veya fark edilir kötü bir etki yaratma olasılığının düşük olduğunu belirtir. The most innocuous to change, hangi seçeneğin sorun çıkarma riski en düşük olacak şekilde değiştirilebileceğini sorar. Bu ifade, bir değişikliğin olası etkisini değerlendirir. Bir kişinin suçsuz olduğunu söylemez.

Alıştırma

Cümleyi tamamlayan en uygun sözcüğü seçin: Changing the icon seems relatively ____; it should not affect how the app works.

  1. innocent
  2. careless
  3. innocuous
Cevabı göster

innocuous

Probably 00,

2:16

Muhtemelen 00'ı,

in that if you were to add 00 and 11, Notlar

2:18

çünkü 00 ile 11'i toplarsanız,

you'd still get 11.

2:21

yine 11 elde edersiniz.

Anlatım akışı

in that: bir iddianın neden doğru olduğunu belirleme

In that, önceki bir ifadenin hangi belirli açıdan veya hangi nedenle doğru olduğunu açıklayan bir yan cümle başlatır. Burada 00 ile 11'i toplama denemesi, ifadeyi destekleyen somut açıklamayı sağlar. In that ifadesini, yer bildiren in edatı ile that sözcüğünün birleşimi olarak değil, tek bir bağlama ifadesi olarak düşünün. Genel bir iddiaya kesin bir açıklama ekleyerek iddianın kapsamını daraltır.

Alıştırma

Örnek cümlede in that ne işe yarar?

  1. Konuyu ilgisiz bir örneğe çevirir.
  2. Önceki bir iddianın doğru olduğu belirli dayanağı açıklar.
  3. Fiziksel bir yeri gösterir.
Cevabı göster

Önceki bir iddianın doğru olduğu belirli dayanağı açıklar.

Dilbilgisi

if you were to add: varsayımsal bir eylem sunmak

if + özne + were to + fiilin yalın hâli yapısı, hayal edilen bir eylemi anlatır. if you were to add ifadesindeki were, eylemi geçmiş zamana yerleştirmez; varsayımsal bir mesafe oluşturur. if you add ile karşılaştırıldığında bu yapı daha ihtiyatlı ve bilinçli bir varsayım gibi duyulur. Bu nedenle olası bir deneyi veya sonucu düşünerek incelemeye uygundur.

Alıştırma

Cümleyi we ve change kullanarak were to varsayım yapısıyla tamamlayın: If ____ the route, the trip would take an extra hour.

Cevabı göster

we were to change

So maybe the key is to think of addition of binary numbers Anlatım akışı

2:24

Bu yüzden belki de işin sırrı, ikili sayıların toplanmasını düşünmek

Anlatım akışı

the key is to think of: temel bakış açısını belirtmek

Burada the key, fiziksel bir anahtarı değil, “en önemli fikri” ifade eder. The key is to... dinleyicinin dikkatini problemi anlaşılır kılacak yaklaşıma yöneltir. Bu bağlamda think of..., “düşünmek veya bir açıdan görmek” anlamına gelir. the key is to think of... ifadesinin tamamı bir işaret görevi görür: Konuşmacının konuyu anlamanın temel yolunu açıklamak üzere olduğunu bildirir.

Alıştırma

Temel bakış açısı değişikliğini tanıtan ifadeyle cümleyi tamamlayın: ____ the queue as a single line, not two separate groups.

Cevabı göster

The key is to think of

with the sum of the lit disks communicating the corrupted disk number. Dilbilgisi

2:28

ve yanan disklerin toplamının bozulan disk numarasını iletmesini sağlamaktır.

Dilbilgisi

with the sum ... communicating ...: with + isim + -ing yapısı

Bu ifade with + isim öbeği + -ing kalıbını kullanır. with the sum of the lit disks communicating... bölümünde, the sum of the lit disks, communicating fiilinin anlam bakımından öznesidir. -ing eylemi binary numbers ifadesine veya bir kişiye ait değildir. with öbeği, işleyiş mekanizmasını daha büyük cümlenin içine sıkıştırır: Toplam, bozuk diskin numarasını iletir veya kodlar. Bir sayı, sinyal, sonuç ya da ekran bilgiyi ortaya koyduğunda communicate fiili insan olmayan bir özneyle de kullanılabilir.

Alıştırma

Mekanizmayı eklemek için with + isim + -ing yapısını doğru kullanan cümle hangisidir?

  1. The display updates automatically, with each sensor to sending new data.
  2. The display updates automatically, with each sensor sending new data.
  3. The display updates automatically, with each sensor sends new data.
Cevabı göster

The display updates automatically, with each sensor sending new data.

This works great until we start with a different hypothetical. Anlatım akışı

2:33

Bu, farklı bir varsayımla başlayana kadar harika çalışıyor.

Anlatım akışı

This works great until...: sınırlayıcı bir koşul sunmak

This works great önce yöntemin o ana kadar ele alınan koşullarda başarılı olduğunu doğrular. Ardından until ile başlayan yan cümle, bu başarının sona erebileceği sınırı gösteren yeni bir varsayımsal durum sunar. Burada until esas olarak saatle ölçülen bir zamanı anlatmaz. Açıklamayı işe yarayan bir durumdan karşı örneğe veya sınırlayıcı bir koşula taşır.

Alıştırma

Hangi cümle önce bir yöntemin çalıştığını söyler, sonra sınırını ortaya çıkaran bir koşul sunar?

  1. This rule stopped working after we replaced it.
  2. This rule works well until the list contains a duplicate.
  3. This rule works well because the list has no duplicates.
Cevabı göster

This rule works well until the list contains a duplicate.

What if 00 was the corrupted disk and 01 and 10 were on?

2:37

Ya 00 bozulan disk olsaydı ve 01 ile 10 açık olsaydı?

Here,

2:43

Burada,

the sum of the lit disks is 11,

2:43

yanan disklerin toplamı 11'dir,

but we need to change this to a sum of 00 with the flip of one switch. Kelime

2:46

ancak bunu tek bir anahtar çevirerek 00 toplamına değiştirmemiz gerekiyor.

Kelime

the flip of one switch: eylem adı olarak flip

the flip of one switch ifadesinde flip, sayılabilen bir eylem adıdır: bir anahtarı bir durumdan diğerine geçiren tek ve hızlı bir hareket anlamına gelir. İfade tek bir işlemi sayar; anahtarın tamamını baş aşağı çevirmek anlamına gelmez.

Alıştırma

Burada the flip of one switch ne anlama gelir? With the flip of one switch, the backup lights came on.

  1. bir anahtarın durumunu değiştiren tek bir hareket
  2. baş aşağı çevrilmiş bir anahtar
  3. bir anahtarın çıkarılması
Cevabı göster

bir anahtarın durumunu değiştiren tek bir hareket

We have four options.

2:53

Dört seçeneğimiz var.

Turning switch 00 on gives us 11.

2:54

00 anahtarını açmak bize 11'i verir.

Turning 01 off takes us back to 10. Öbek fiiller

2:58

01'i kapatmak bizi 10'a geri götürür.

Öbek fiiller

takes us back to 10: önceki sonuca dönmek

Bu hesaplamada takes us back to 10, 01'i kapatmanın sonucu yeniden 10'a döndürdüğü anlamına gelir. İnsanların fiziksel olarak bir yere götürülmesini anlatmaz. X takes us back to Y kalıbı, dinleyiciyi adımlar boyunca yönlendirmek için kullanılabilir: X yapılan işlemdir, us akıl yürütmeyi izleyen konuşmacı ile dinleyiciyi kapsar, Y ise yeniden ulaşılan önceki değer ya da durumdur.

Alıştırma

Cümleyi take us back to ifadesinin özneyle uyumlu biçimiyle tamamlayın: Subtracting the extra charge ____ the original total.

Cevabı göster

takes us back to

And turning 10 off gives 01.

3:01

Ve 10'u kapatmak 01 verir.

None of those work.

3:05

Bunların hiçbiri işe yaramaz.

Turning switch 11 on gives us 110 by standard binary addition. Kelime

3:06

11 anahtarını açmak, standart ikili toplamaya göre bize 110 verir.

Kelime

standard binary addition: olağan ikili toplama yöntemi

Standard binary addition, ikili sayı sisteminin olağan kurallarıyla yapılan toplama demektir. Burada standard, geleneksel ya da varsayılan yöntemi belirtir; kalite değerlendirmesi veya sertifika anlamına gelmez. İkili sistemde 1 + 1 sonucu 10'dur ve bir sonraki basamağa elde gider. Bu yüzden bu yöntemle 11 + 11 sonucu 110 olur. İfade, kurallarda daha sonra yapılacak değişiklikler için normal yöntemi referans olarak belirler.

Alıştırma

Burada standard binary addition ne anlama gelir?

  1. ikili sayıları toplamanın olağan kuralları
  2. yalnızca ondalık sayıları toplama yöntemi
  3. bir hesap makinesi için kalite sertifikası
Cevabı göster

ikili sayıları toplamanın olağan kuralları

But we don't really want three-digit numbers. Ton ve niyet

3:12

Ancak gerçekten üç basamaklı sayılar istemiyoruz.

Ton ve niyet

don't really want ve really don't want: yumuşatılmış ve vurgulu olumsuzluk

don't really want... ifadesinde konuşan kişi, üç basamaklı sayıları kaçınmayı tercih ettiği bir sonuç olarak sunar. Bu, konuşma dilinde bir tercih bildirir; üç basamaklı sayıların imkânsız olduğunu söylemez. Burada really, olumsuz don't really want yapısının kapsamında yer alır. Yeniden kullanılabilen don't really want + isim ve don't really want + to-infinitive kalıpları, olumsuz bir tercihi çoğunlukla daha az sert gösterir.

Alıştırma

“We don't really want the meeting to run late.” cümlesinin en doğal anlamı hangisidir?

  1. Toplantının uzamasını çok güçlü biçimde istiyoruz.
  2. Toplantının uzamamasını tercih ederiz.
  3. Toplantının uzaması imkânsızdır.
Cevabı göster

Toplantının uzamamasını tercih ederiz.

So what if,

3:15

Peki ya,

to keep the result a two-digit number, Dilbilgisi

3:16

sonucu iki basamaklı bir sayı olarak tutmak için,

we break the rules a bit and let this sum equal 22. Notlar

3:19

kuralları biraz bozup bu toplamın 22'ye eşit olmasına izin verirsek.

Dilbilgisi

to keep the result a two-digit number: amaç belirtmek

To keep the result a two-digit number, amaç bildiren bir to-infinitive öbeğidir. Önerilen eylemin—kuralları biraz esnetmenin—hedefini anlatır; daha önce gerçekleşmiş bir sonucu anlatmaz. Bu öbekte keep + nesne + tümleç, nesneyi tümlecin belirttiği durumda tutmak anlamına gelir. The result nesnedir; a two-digit number ise onun durumunu belirtir. Yeniden kullanılabilen kalıp to keep + nesne + durum şeklindedir.

Alıştırma

Şu İngilizce ögelerden amaç öbeğini oluşturup cümleyi tamamlayın: to keep, the soup, warm. ____, we put it in a thermos.

Cevabı göster

To keep the soup warm

Deyimler

break the rules a bit: kurala küçük bir istisna getirmek

break the rules a bit ifadesi, konuşmacının alışılmış hesaplama kurallarına bilinçli olarak küçük bir istisna getirdiğini anlatır. a bit ifadeyi yumuşatır ve değişikliğin sınırlı olduğunu düşündürür. Burada yasa çiğnemekten veya kötü davranmaktan söz edilmiyor. Sonraki sonucun standart kural yerine özel bir kabule dayandığını bildirir.

Alıştırma

Bu cümlede break the rules a bit ne anlama geliyor?

  1. Sistemdeki bütün kuralları kullanmayı bırakacağız.
  2. Alışılmış hesaplama kuralına bilinçli olarak küçük bir istisna getireceğiz.
  3. Gizlice bir ceza yasasını çiğneyeceğiz.
Cevabı göster

Alışılmış hesaplama kuralına bilinçli olarak küçük bir istisna getireceğiz.

Kelime

let this sum equal 22: matematiksel bir değer belirlemek

Matematik anlatımlarında let X equal Y, X'i Y olarak tanımlamak veya X'in değerini Y olarak belirlemek anlamına gelir. Bu cümlede konuşmacı toplam için geçici bir kural koyuyor; birine izin vermiyor. Yapı let + nesne + fiilin yalın hâli şeklindedir, bu yüzden equal yalın hâlde kalır. -s eklemeyin ve equal önüne to getirmeyin.

Alıştırma

Matematiksel tanımı tamamlamak için equal fiilinin yalın hâlini kullanın: Let n ____ the number of available seats.

Cevabı göster

equal

That's not a binary number,

3:23

Bu ikili bir sayı değil,

but if we regard twos as the same as zeros, Kalıp ifadeler

3:25

ancak ikileri sıfırlarla aynı kabul edersek,

that does indicate the correct disk. Dilbilgisi

3:28

bu doğru diski gösterir.

Kalıp ifadeler

regard twos as the same as zeros: A'yı B'ye eşdeğer saymak

Regard A as B kalıbı, “eldeki amaç doğrultusunda A'yı B olarak görmek, sınıflandırmak veya ele almak” demektir. Burada konuşmacı geçici bir okuma kuralı uyguluyor: 2 rakamının her geçişi, 0'ın bir geçişi olarak sayılıyor. Bu yapıda A değerlendirilen şeydir; as'ten sonraki bölüm ise A'ya verilen kategoriyi, kimliği veya eşdeğer değeri gösterir. Regard A as the same as B, A ile B'yi mevcut kurala göre eşdeğer yapar; her durumda tamamen aynı olduklarını ileri sürmez.

Alıştırma

Hangi cümle bir sınıflandırma belirtmek için regard A as B yapısını doğru kullanır?

  1. We regard this mark as a warning.
  2. We regard this mark to be a warning.
  3. We regard as this mark a warning.
Cevabı göster

We regard this mark as a warning.

Dilbilgisi

does indicate: olumlu cümlede vurgulu does

Olumlu bir cümlede does + fiilin yalın hâli, bir şeyin gerçekten doğru olduğunu vurgulayabilir. That does indicate ... ifadesi “bu gerçekten gösteriyor...” anlamına gelir ve önceki olumsuz ifadenin oluşturduğu şüpheye cevap verir. Zamanı ve özne uyumunu does taşıdığı için asıl fiil yalın hâlde kalır: does indicate doğrudur, does indicates değildir. Bu bir soru değil, vurgudur; özne olan that, does'tan önce gelir.

Alıştırma

Cümleyi indicate fiilinin iki sözcüklü vurgulu biçimiyle tamamlayın: The small arrow ____ the emergency exit.

Cevabı göster

does indicate

So this suggests a strategy.

3:32

Bu yüzden bu bir strateji öneriyor.

Look at the sum of all the lighted disks we see,

3:34

İkileri sıfır olarak kabul ederek,

regarding twos as zeros.

3:37

gördüğümüz tüm yanan disklerin toplamına bakın.

If it's already the correct result, Dilbilgisi

3:40

Zaten doğru sonuçsa,

flip 00.

3:42

00'ı değiştirin.

And if not,

3:43

Ve değilse,

find the switch that'll make the sum correct. Dilbilgisi

3:45

toplamı doğru yapacak anahtarı bulun.

Dilbilgisi

If it's already ... And if not ... ile iki koşul dalını düzenleme

İlk if yan cümlesi bir koşulu ve ona karşılık gelen yönergeyi verir. And if not karşıt dalı başlatır. Burada if not, tam biçim olan if it is not already the correct result ifadesinin yerini alır; yinelenen koşulun öznesi ve geri kalan kısmı söylenmez. Bu kalıp, “koşul doğru” ve “koşul doğru değil” dallarındaki yönergeleri kısa biçimde kapsar. and iki dalı bağlar, ancak karşıt durumu düzenleyen temel ifade if not olur.

Alıştırma

Karşıt dalı, “if the door is not open” anlamına gelen standart iki kelimelik kısa biçimle tamamlayın: If the door is open, go inside. ____, wait outside.

Cevabı göster

If not

Dilbilgisi

make the sum correct: make + nesne + sıfat

make the sum correct ifadesinde make, “yaratmak” değil, “bir duruma gelmesini sağlamak” anlamındadır. Kalıp make + nesne + sıfat biçimindedir: the sum nesnedir, correct ise ulaşılan durumu anlatır. Bir şey bir kişiyi veya nesneyi belirli bir duruma getirdiğinde de make the room quiet ya da make the answer clear örneklerindeki gibi aynı kalıbı kullanabilirsiniz.

Alıştırma

make, the room ve darker ifadelerini doğru sıraya koyarak cümleyi tamamlayın: A thicker curtain will ____ during the day.

Cevabı göster

make the room darker

You can see for yourself that any starting configuration Notlar

3:48

Herhangi bir başlangıç yapılandırmasının,

can sum to any number from 00 to 11

3:51

tek bir anahtar çevirerek

with a flip of a switch.

3:55

00'dan 11'e kadar herhangi bir sayıya toplanabileceğini kendiniz görebilirsiniz.

Ton ve niyet

You can see for yourself: kişinin kendi kontrol etmesi için bir davet

You can see for yourself, dinleyiciyi kanıtı kendi başına kontrol etmeye davet eder. Buradaki see, yalnızca bir nesneye bakmak değil, sonuca bakarak veya gösterimi deneyerek bir şeyi öğrenmek ya da doğrulamak anlamına gelir. Bu ifade, iddianın test edilebilir olduğunu gösterir: dinleyici yalnızca konuşanın sözüne inanmak zorunda değildir.

Alıştırma

Konuşan kişi bu cümlede You can see for yourself diyerek ne yapıyor?

  1. Dinleyicinin sorunu tek başına çözmesi gerektiğini söylüyor
  2. Dinleyiciden kendi yansımasına bakmasını istiyor
  3. Dinleyiciyi sonucu bizzat kontrol etmeye davet ediyor
Cevabı göster

Dinleyiciyi sonucu bizzat kontrol etmeye davet ediyor

Dilbilgisi

any starting configuration ... any number: iki tarafta da kısıtlama yok

İlk any, starting configuration ifadesini niteler; bu nedenle hiçbir başlangıç düzeni dışarıda bırakılmaz. İkinci any, number from 00 to 11 ifadesini niteler; bu nedenle o aralıktaki hiçbir hedef sayı dışarıda bırakılmaz. Birlikte any X can ... any Y kalıbı geniş bir yeteneği ifade eder: hangi X ile başlanırsa başlansın, seçilen herhangi bir Y’ye ulaşılabilir. İki any aynı ortak kümeye gönderme yapmaz ve anahtarı bir kez çevirmek bütün sayıları aynı anda üretmez.

Alıştırma

Hangi cümle kayıtlı her kullanıcının herkese açık her dosyayı açabildiğini söyler?

  1. One registered user can open every public file.
  2. Every registered user can open one public file.
  3. Any registered user can open any public file.
Cevabı göster

Any registered user can open any public file.

The reason this works is related to a concept called parity. Notlar

3:56

Bunun işe yaramasının nedeni parite adı verilen bir kavramla ilgilidir.

Dilbilgisi

The reason this works is related to X: sonucu ilgili bir etkene bağlamak

The reason this works cümlenin öznesidir ve “bu yöntemin işe yaramasının nedeni” anlamına gelir. Bu kalıpta this, daha önce sözü edilen yöntem ya da stratejiye gönderme yapar. İsteğe bağlı that ilgi sözcüğü kullanılmamıştır; The reason that this works aynı anlama gelir. is related to daha sonra bu nedeni bir isim öbeğine bağlar; bu cümlede isim öbeği a concept ifadesidir. Kalıbın tamamı, gözlemlenen bir sonuçtan onun arkasındaki etkene veya fikre geçer ancak sonraki isim öbeğinin tek ve eksiksiz açıklama olduğunu ileri sürmez.

Alıştırma

a change in air pressure isim öbeğinden önce kalıbı doğru kullanan cümle hangisidir?

  1. The reason this device works is that a change in air pressure.
  2. The reason this device works is related to a change in air pressure.
  3. The reason this device works related to a change in air pressure.
Cevabı göster

The reason this device works is related to a change in air pressure.

Kelime

a concept called parity: called ile bir adı tanıtmak

a concept called parity ifadesinde called parity, concept sözcüğünden sonra gelir ve kavramın adını belirtir. Dil bilgisi açısından bu bir geçmiş zaman ortaç öbeğidir ve a concept that is called parity ifadesinin kısaltılmış hâlidir. Aynı adlandırma kalıbı method, rule ve process gibi sözcüklerle de kullanılabilir. Burada parity, bir tam sayının tek mi çift mi olduğunu belirten matematik ve bilişim özelliği anlamındadır. Teknik bağlam bu anlamı seçer; “eşitlik” anlamını değil.

Alıştırma

Cümleyi that is called ifadesinin kısaltılmış hâliyle tamamlayın: We use a security method ____ two-factor authentication.

Cevabı göster

called

Parity tells you whether a given value is even or odd. Dilbilgisi

4:01

Parite size belirli bir değerin tek mi yoksa çift mi olduğunu söyler.

Dilbilgisi

whether a given value is even or odd: iki sınıflandırma arasında seçim yapmak

Whether a given value is even or odd, tells you ifadesinden sonra gelen gömülü bir seçenek sorusudur. even ve odd olmak üzere iki olası sınıflandırma sunar ve değerin hangisine girdiğini sorar. Burada whether, “bu seçeneklerden hangisi doğru” anlamına gelir; koşul bildiren if anlamında değildir. whether A or B kalıbı, bir testin, kuralın veya hesaplamanın neyi belirlediğini anlatırken sıkça kullanılabilir.

Alıştırma

Sınıflandırmayı whether ... or ... ile tamamlayın: The test shows ____ the signal is on ____ off.

Cevabı göster

whether · or

In this case,

4:06

Bu durumda,

the values whose parity we're considering Dilbilgisi

4:07

paritesini dikkate aldığımız değerler,

are the number of ones in each digit place of our binary sums. Kelime

4:10

ikili toplamlarımızın her bir basamağındaki birlerin sayısıdır.

Dilbilgisi

the values whose parity we're considering: whose ile nesneleri özelliklerine bağlamak

the values isim öbeği, whose parity we're considering ilgi cümleciğiyle sınırlandırılır. Whose, values sözcüğünü onunla ilişkili bir özellik olan parity'ye bağlar; cümlecik, bu değerlerin paritesini incelediğimiz anlamına gelir. Whose burada soru sözcüğü değil, iyelik bildiren bir ilgi sözcüğüdür. İnsanların yanı sıra nesnelere ve soyut varlıklara da gönderme yapabilir; bu nedenle objects whose size ... ve numbers whose value ... gibi yapılar doğaldır.

Alıştırma

Hangi cümlede whose, nesneleri özelliklerinden birine bağlamak için doğru kullanılmıştır?

  1. The samples which purity we're measuring are in this cabinet.
  2. The samples whose purity we're measuring are in this cabinet.
  3. The samples who's purity we're measuring are in this cabinet.
Cevabı göster

The samples whose purity we're measuring are in this cabinet.

Kelime

each digit place: ikili toplamlardaki her basamak

Bu cümlede each digit place, yazılı bir sayının her bir basamağı ya da sütunu demektir. Bu ifade, bir rakamın sayı içindeki konumunu gösterir; rakamın kendisini veya o konumun temsil ettiği değeri göstermez. İkili bir toplamda sütunlara tek tek bakılır ve her sütunda kaç tane 1 olduğu sayılır. Buradaki place gerçek bir yer değil, sayısal bir basamaktır.

Alıştırma

Bu matematik yönergesinde each digit place neyi ifade eder?

  1. yazılı sayıdaki her bir basamak veya sütun
  2. rakamların toplam sayısı
  3. rakamların saklandığı fiziksel bir yer
Cevabı göster

yazılı sayıdaki her bir basamak veya sütun

And that's why we can say that two and zero, Anlatım akışı

4:15

Ve bu yüzden iki ve sıfırın,

both even numbers,

4:18

her ikisi de çift sayı,

can be treated as equivalents. Kalıp ifadeler

4:19

eşdeğer olarak kabul edilebileceğini söyleyebiliriz.

Anlatım akışı

And that's why we can say that ...:nedenden sonuca geçiş

Bu cümlede And that's why we can say that, daha önce açıklanmış bir nedenden sonuca geçiren bir söylem kalıbıdır. That's why önceki nedene gönderme yapar; we can say that ise bu nedenin desteklediği yargıyı başlatır. Baştaki And, bu adımın önceki açıklamanın devamı olduğunu gösterir. Buradaki can say esas olarak kuşku belirtmez; sonucun yapılan akıl yürütmeyle temellendirildiğini gösterir.

Alıştırma

And that's why we can say that bir açıklamada ne yapar?

  1. Bir sonucun nedenini başlatır
  2. Açıklanmış bir nedeni desteklenen bir sonuca bağlar
  3. Dinleyicinin aynı fikirde olup olmadığını sorar
Cevabı göster

Açıklanmış bir nedeni desteklenen bir sonuca bağlar

Kalıp ifadeler

can be treated as equivalents: belirli bir kurala göre eşdeğer saymak

Can be treated as equivalents, can + be + geçmiş zaman ortacı biçimindeki edilgen yapıyı kullanır. Bir kuralın veya modelin, iki şeyin söz konusu amaç bakımından aynı işlevi görüyormuş gibi ele alınmasına izin verdiğini anlatır. Bu cümlede iki ve sıfır, ikisi de çift olduğu için aynı tek-çift sınıfına girer. Yalnızca bu kural bakımından eşdeğerdirler; cümle 2 ile 0'ın aynı sayı olduğunu söylemez.

Alıştırma

İki etiket farklı görünüyor, ancak bir model onları aynı şekilde ele alıyor. Bu sınırlı eşdeğerliği hangi cümle ifade eder?

  1. In this model, the two labels can be treated as equivalents.
  2. The two labels have the same numerical value.
  3. The two labels are identical in every detail.
Cevabı göster

In this model, the two labels can be treated as equivalents.

By adding or subtracting 00, Dilbilgisi

4:22

00,

01,

4:25

01,

10,

4:26

10,

or 11,

4:27

veya 11'i ekleyerek veya çıkararak,

we can change the parity of either, Dilbilgisi

4:28

herhangi bir rakamın,

both,

4:30

her iki rakamın,

or neither digit and create the disk number we want.

4:31

veya hiçbir rakamın paritesini değiştirebilir ve istediğimiz disk numarasını oluşturabiliriz.

Dilbilgisi

By adding or subtracting ...: yöntemi anlatan by + V-ing

By adding or subtracting ... yapısı, ana cümledeki sonucu mümkün kılan yöntemi göstermek için by + V-ing kullanır. Baştaki ifade tek-çift olma durumunu nasıl değiştirebileceğimizi açıklar, ana cümle de sonucu verir. Yöntem bildiren bu yapıda by sözcüğünden sonra -ing biçimi kullanılır: by adding, by subtracting, by checking. Buradaki by, bu eylem yoluyla anlamına gelir; bir son tarihten önce anlamına gelmez.

Alıştırma

Yöntemi tanıtan sözcükle cümleyi tamamlayın: We reduced mistakes ____ checking each answer twice.

Cevabı göster

by

Dilbilgisi

either, both, or neither: bir çift için üç sonuç

Burada either, both, or neither, iki basamak için olası sonuçları üç grupta verir. Bu listede either ikisinden tam olarak biri, both ikisi birlikte, neither ise ikisinden hiçbiri demektir. Bu, tekrarlanan sözcüklerin söylenmediği kısa bir listedir; either digit, both digits, or neither digit şeklinde anlaşılmalıdır. both ayrı olarak listelendiği için buradaki either, tam either ... or ... yapısı değildir ve “ikisi birden” anlamına gelmez.

Alıştırma

Bu cümlede either, both, or neither ifadesine hangi anlam karşılık gelir?

  1. birinci, ikinci veya üçüncü bir öğe
  2. en az biri, tam olarak ikisi veya tam olarak üçü
  3. ikisinden tam olarak biri, ikisi birden veya hiçbiri
Cevabı göster

ikisinden tam olarak biri, ikisi birden veya hiçbiri

What's incredible about this solution Dilbilgisi

4:36

Bu çözümle ilgili inanılmaz olan şey,

is that it works for any mainframe whose disks are a power of two. Kelime

4:38

diskleri ikinin kuvveti olan herhangi bir ana bilgisayar için işe yaramasıdır.

Dilbilgisi

What's incredible about X is that Y: temel gerçeği vurgulamak

What's incredible about X is that Y, değerlendirme yaparken temel bilgiyi öne çıkaran bir kalıptır. İlk bölüm konuyu ve konuşanın değerlendirmesini verir; that yan cümlesi ise konuşanın vurgulamak istediği gerçeği sunar. What's, What is ifadesinin kısaltmasıdır. Cümlenin tamamı soru değil, bir bildirme cümlesidir: What is incredible about this solution özne görevindedir ve is that ... yapısı bunu vurgulanan gerçeğe bağlar.

Alıştırma

Cümleyi What's surprising about X is that Y kalıbıyla tamamlayın: ____ the new battery ____ it lasts for two days.

Cevabı göster

What's surprising about · is that

Kelime

a power of two: 2'nin bir kuvveti

Bilgisayar alanında tam sayılı adetlerden söz ederken a power of two, n negatif olmayan bir tam sayı olmak üzere 2^n biçiminde yazılabilen bir sayıdır. Örnekler arasında 1, 2, 4, 8, 16 ve 64 bulunur. Burada power, güç ya da elektrik değil, üs alma işlemindeki kuvvet anlamındadır. Cümle, disk sayısı bu biçimde olduğunda yöntemin işe yaradığını söylüyor.

Alıştırma

Hangi cümle matematiksel olarak doğrudur?

  1. 18 is a power of two.
  2. 64 is a power of two.
  3. 12 is a power of two.
Cevabı göster

64 is a power of two.

With 64,

4:43

64 diskte,

you could turn each activated disk into a six-bit binary number Kalıp ifadeler

4:44

etkinleştirilmiş her diski altı bitlik bir ikili sayıya dönüştürebilir

and sum the ones in each column, Kelime

4:48

ve her sütundaki birleri toplayıp,

Kalıp ifadeler

could turn X into Y: X'i Y'ye dönüştürebilmek

turn X into Y kalıbı, X'i değiştirerek ya da dönüştürerek sonucun Y olmasını sağlamak anlamına gelir. X değiştirilen şeyi, Y ise onun yeni biçimini veya gösterimini belirtir. Bu cümlede etkinleştirilen her disk, altı bitlik bir ikili sayı olarak gösterilir. Could bunun olası bir yöntem olduğunu belirtir; turn burada fiziksel olarak döndürmek anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi turn...into ile tamamlayın: This tool can ____ a photo ____ a cartoon.

Cevabı göster

turn · into

Kelime

sum the ones in each column: ikili 1'leri sütun sütun toplamak

Bu teknik bağlamda ones, ikili sayılarda görülen 1 rakamlarını ifade eder. İngilizcede one, yazılı bir rakamı veya ikili değeri adlandırdığında sayılabilen bir isim olabilir; çoğul biçimi ones olur. Burada sum bir fiildir. Sum the ones in each column, her sütundaki 1'leri ayrı ayrı toplamak demektir. Toplanan her öğenin değeri 1 olduğundan sonuç, o sütunda kaç tane 1 bulunduğunu da gösterir.

Alıştırma

Bir ikili tabloda sum the ones in each column ne yapmanızı söyler?

  1. Her sütundaki 1 rakamlarını ayrı ayrı toplamak.
  2. Bütün sütun etiketlerini toplamak.
  3. Her sütundan bir öğe seçmek.
Cevabı göster

Her sütundaki 1 rakamlarını ayrı ayrı toplamak.

regarding any even sum as the same as zero Dilbilgisi

4:51

herhangi bir çift toplamı sıfır olarak

and any odd sum as one.

4:54

ve herhangi bir tek toplamı bir olarak kabul edebilirsiniz.

Dilbilgisi

regarding any even sum as ... and any odd sum as ...: paralel eşleme

Regard X as Y, X'i Y olarak değerlendirmek veya sınıflandırmak demektir. Burada regarding, hesaplamada kullanılan kuralı tanıtır: her çift toplam sıfır, her tek toplam ise bir olarak değerlendirilir. İki kategori paralel bir kalıp kullanır: regarding any even sum as ... and [regarding] any odd sum as .... İkinci regarding, anlamı açık olduğu için atılır. Bunlar bu sistemin eşleme kurallarıdır; normal aritmetikte çift sayıların sıfıra veya tek sayıların bire eşit olduğu iddiaları değildir.

Alıştırma

Cümleyi regard fiilinin -ing biçimi ve paralel regard X as Y kalıbıyla tamamlayın: We simplify the survey data by ____ any checked box ____ one and any empty box ____ zero.

Cevabı göster

regarding · as · as

1,048,576 disks would be daunting, Kelime

4:57

1.048.576 disk ürkütücü olurdu,

but entirely doable.

5:02

ancak tamamen yapılabilir.

Kelime

would be daunting, but entirely doable: göz korkutucu ama tamamen yapılabilir

Daunting, bir şeyin başlamayı düşününce bile kaygı verecek kadar zor veya büyük olduğunu anlatır. Doable ise tamamlanmasının mümkün olduğu anlamına gelir. But bu iki değerlendirmeyi karşı karşıya getirir: görev göz korkutur, ancak yine de yapılabilir. Would be, daha önce tamamlanmış bir olayı bildirmek yerine varsayımsal bir durumu değerlendirir. Entirely, doable sözcüğünü güçlendirir: konuşan kişi görevin kolay olmasa da tamamen mümkün olduğundan emindir.

Alıştırma

would be daunting, but entirely doable ifadesine en uygun yorum hangisidir?

  1. Çok zor görünürdü, ancak yine de tamamlanabilirdi.
  2. Kolay olurdu ve zaten tamamlanmıştı.
  3. Sayı çok büyük olduğu için imkânsız olurdu.
Cevabı göster

Çok zor görünürdü, ancak yine de tamamlanabilirdi.

Luckily,

5:05

Neyse ki,

your mainframe is much smaller.

5:05

ana bilgisayarınız çok daha küçük.

You make the valiant sacrifice and your team rushes in, Notlar

5:07

Cesurca bir fedakarlık yaparsınız ve ekibiniz içeri dalarak,

destroying the corruption and freeing the system. Dilbilgisi

5:11

bozulan yeri yok eder ve sistemi serbest bırakır.

Kelime

make the valiant sacrifice: kahramanca fedakârlığı yapmak

İngilizcede biri bir amaç uğruna değerli bir şeyden vazgeçtiğinde veya ciddi bir bedeli kabul ettiğinde genellikle make a sacrifice kullanılır. make the valiant sacrifice içindeki the artikeli, söz konusu durumda zaten belli olan belirli bir fedakârlığa işaret eder. Valiant, tehlike veya ciddi bir güçlükle cesurca yüzleşmek anlamına gelir. Yüksek ve kahramanca bir tonu vardır; bu nedenle ifade, eylemi sıradan bir ödün değil, bir maceranın dramatik doruk noktası olarak sunar.

Alıştırma

Hangi durum make the valiant sacrifice ifadesinin anlamına ve tonuna en uygundur?

  1. Bir pilot geride kalır ve mürettebatı kurtarmak için ölümcül bir riski kabul eder.
  2. Biri boş bir otobüste yerini başkasına verir.
  3. Biri meyve suyu yerine su seçer.
Cevabı göster

Bir pilot geride kalır ve mürettebatı kurtarmak için ölümcül bir riski kabul eder.

Öbek fiiller

your team rushes in: hızlı ve acil bir giriş

your team rushes in ifadesindeki rushes in, rush in fiilinin üçüncü tekil kişi biçimidir. Takımın bir yere hızlı ve acil biçimde girdiğini anlatır. in parçacığı harekete dışarıdan içeriye doğru açık bir yön katar. Aksiyon anlatımında rush in, girişi anlık ve güçlü hissettirir. Yalnızca bir yere hızlı hareket etmek anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi rush in ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: When the alarm sounds, the rescue team ____.

Cevabı göster

rushes in

Dilbilgisi

destroying the corruption and freeing the system: paralel -ing öbekleri

destroying the corruption and freeing the system ifadesi, and ile bağlanan iki paralel -ing ortaç öbeği içerir. Ana cümlenin ardından gelir ve takımın sisteme dalışıyla birlikte gerçekleşen eylemleri ve sonuçları ekler. Hem destroying hem freeing için örtük işi yapan, en yakın ana cümlenin öznesi olan your team'dir. “ana cümle, doing ... and doing ...” kalıbı ilgili eylemleri kısa bir sona toplar ve bağlanan iki fiil de -ing biçiminde kalır.

Alıştırma

Hangi cümle, ana cümle öznesinin yaptığı eylemleri eklemek için iki paralel -ing öbeğini doğru kullanır?

  1. The rescue team entered the tunnel, removing the debris and guiding the hikers out.
  2. The rescue team entered the tunnel, removed the debris and guiding the hikers out.
  3. The rescue team entered the tunnel, removing the debris and the hikers were guided out.
Cevabı göster

The rescue team entered the tunnel, removing the debris and guiding the hikers out.

Are you interested in learning how to program, Ton ve niyet

5:14

Programlamayı öğrenmekle ilgileniyor,

but aren't sure how to get started?

5:16

ancak nasıl başlayacağınızdan emin değil misiniz?

Ton ve niyet

Reklamlarda Are you interested in ..., but aren't sure how to ...? kalıbı

İlk bölüm olan Are you interested in learning how to program, hedef kitlenin sahip olabileceği bir amacı belirtir. Ardından but ile başlayan bölüm engeli dile getirir: nasıl başlayacaklarını bilmiyorlardır. Bu iki bölüm birlikte ilgi ile belirsizliği yan yana getiren bir kalıp oluşturur. Bir reklamda bu, genellikle tarafsız bir bilgi isteği değil, sonraki mesaja hazırlayan bir sorudur. İzleyicilerin kendi sorunlarını fark etmesini sağlar; böylece bir sonraki cümle bir kursu veya hizmeti çözüm olarak sunabilir.

Alıştırma

Bu sorunun reklamdaki temel işlevi nedir?

  1. Daha erken başlamadığı için izleyiciyi eleştirmek
  2. İzleyicinin programlama bilgisini sınamak
  3. Bir çözüm sunmadan önce izleyicinin ilgisini ve muhtemel engelini belirtmek
Cevabı göster

Bir çözüm sunmadan önce izleyicinin ilgisini ve muhtemel engelini belirtmek

Brilliant can help you begin your journey with their algorithm fundamentals course. Deyimler

5:19

Brilliant, algoritma temelleri kursuyla yolculuğunuza başlamanıza yardımcı olabilir.

Deyimler

Uzun bir sürece başlamayı anlatan begin your journey benzetmesi

Burada begin your journey gerçek bir yolculuğu anlatmaz. Algoritma temellerini öğrenmeyi aşamalar, ilerleme ve gelişim içeren daha uzun bir sürecin başlangıcı olarak sunar. Bu benzetme eğitim, kariyer, spor ve kişisel gelişim için de kullanılabilir. Yalnızca ilk eylemi belirtmek yerine başlamayı olumlu ve anlamlı gösterir.

Alıştırma

Hangi cümlede begin your journey kariyer gelişiminin başlangıcını anlatan bir benzetme olarak kullanılmıştır?

  1. Maya began a train journey to the design studio.
  2. The internship helped Maya begin her journey as a designer.
  3. Maya put her suitcase beside the studio door.
Cevabı göster

The internship helped Maya begin her journey as a designer.

Learn algorithms interactively by moving around blocks of code Notlar

5:24

Kod bloklarını hareket ettirerek algoritmaları etkileşimli bir şekilde öğrenin

Anlatım akışı

Learn algorithms interactively: eylem çağrısı olarak emir cümlesi

Learn algorithms interactively bir emir cümlesidir. Fiilin yalın hâli olan Learn ile başlar ve özne you açıkça söylenmez; hedef kitle bu eylemi yapmaya davet edildiğini anlar. Interactively, learn fiilini niteler ve öğrenmenin nasıl gerçekleştiğini belirtir. Tanıtım metinlerinde bu yapı eylemi öne çıkarır. Yalnızca kursun bir özelliğini anlatmak yerine hedef kitlenin hemen ne yapabileceğini vurgulayan bir eylem çağrısı görevi görür.

Alıştırma

Hangi slogan doğrudan eylem çağrısı yapmak için emir cümlesi kullanıyor?

  1. Is the night sky interactive?
  2. You can explore the night sky interactively.
  3. Explore the night sky interactively.
Cevabı göster

Explore the night sky interactively.

Dilbilgisi

by moving around blocks of code: yöntem bildiren by + gerund

by moving around blocks of code ifadesinde by, daha önce belirtilen öğrenme eyleminin hangi yöntemle yapıldığını gösterir: öğrenen kişi, öğrenmek için kod bloklarının yerini değiştirir. Buradaki by, konum bildiren “yanında” değil, “bir şey yaparak” anlamındadır. By bir edat olduğu için move, gerund biçimi olan moving hâline gelir. Başka durumlara aktarılabilen yapı ana eylem veya sonuç + by + gerund şeklindedir ve “Nasıl yapılır?” sorusunu yanıtlar.

Alıştırma

Parantezdeki fiili kullanarak by + gerund yapısını tamamlayın: Mia learned the route by ____ the map before the trip. (study)

Cevabı göster

studying

and get immediate feedback on your results. Kalıp ifadeler

5:28

ve sonuçlarınız hakkında anında geri bildirim alın.

Kalıp ifadeler

get immediate feedback on your results: sonuçların hakkında anında geri bildirim almak

Get immediate feedback, bir değerlendirmeyi, yorumu veya yönlendirmeyi hemen almak demektir. Buradaki feedback, performansla ilgili bilgidir; fiziksel olarak geri gönderilen bir şey değildir. feedback on your results ifadesinde on, değerlendirilen konuyu, yani your results bölümünü gösterir. Başka durumlarda da kullanılabilecek kalıp get feedback on + görev, performans veya sonuç şeklindedir.

Alıştırma

Telaffuzumla ilgili yorumları hemen aldığımı doğal biçimde anlatan cümle hangisidir?

  1. After each recording, I get immediate feedback on my pronunciation.
  2. After each recording, I get an immediate feedback on my pronunciation.
  3. After each recording, I get immediate feedback from my pronunciation.
Cevabı göster

After each recording, I get immediate feedback on my pronunciation.

This is just one of the many courses on Brilliant Kalıp ifadeler

5:31

Bu, Brilliant'taki birçok kurstan sadece biri olup,

Kalıp ifadeler

just one of the many courses: birçok kurstan yalnızca biri

One of the many courses, daha büyük bir grubun içindeki tek bir kurs demektir. Başka durumlarda da kullanılabilecek kalıp just one of the many + çoğul sayılabilen isim şeklindedir. Grupta birçok kurs bulunduğu için courses çoğuldur; ancak This tek bir kursu gösterdiğinden This is içindeki fiil tekil kalır. Burada just, «yalnızca» anlamındadır. Kursu küçümsemez; Brilliant'ın başka birçok kurs sunduğunu vurgular. Bu, daha geniş bir seçenek grubundan tek bir örnek sunmanın yaygın bir yoludur.

Alıştırma

Cümleyi just one of the many kalıbıyla tamamlayın: This guide is ____ resources available to new teachers.

Cevabı göster

just one of the many

covering topics ranging from geometry Dilbilgisi

5:34

geometriden

to computational biology

5:36

hesaplamalı biyolojiye

to artificial intelligence.

5:38

ve yapay zekaya kadar çeşitli konuları kapsar.

Dilbilgisi

covering topics ranging from A to B to C: geniş bir konu aralığı eklemek

Covering topics ..., daha önce sözü edilen courses hakkında ek bilgi veren, present participle ile kurulmuş bir öbektir: Bu kurslar belirtilen konuları kapsar. Burada covering ayrı bir özneye sahip değildir; bu nedenle bu altyazı parçası tek başına bir emir ya da tamamlanmış bir cümle değildir. Bu öbekte ranging from A to B to C geniş bir konu aralığını anlatır. to sözcüğünün tekrarı, geometry, computational biology ve artificial intelligence alanlarında adım adım ilerleyen bir sıralama oluşturur ve kursların çeşitliliğini vurgular.

Alıştırma

Cümleyi aralık bildiren iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: The museum offers programs covering topics ____ ancient history to modern robotics.

Cevabı göster

ranging from

No matter what your STEM goals are, Dilbilgisi

5:40

STEM hedefleriniz ne olursa olsun,

Dilbilgisi

No matter what your STEM goals are: ifadeyi her hedef için geçerli kılmak

No matter what your STEM goals are bir ödünleme koşulu getirir: Hedefler herhangi bir şey olabilir, ancak ardından gelen ana ifade yine de geçerli olur. Bu yapı, vaat veya tavsiyeyi tüm olası hedeflere genişletir; hedeflerin önemsiz olduğunu söylemez. no matter what ifadesinden sonra normal bildirme cümlesi sırası kullanılır: your STEM goals are; are your STEM goals kullanılmaz. Bu, cümlenin başında yer alan bir yan cümle olduğu için virgül, ardından bir ana cümle gelmesi gerektiğini gösterir.

Alıştırma

no matter what ifadesinden sonra doğru sözcük sırasını kullanan cümleyi seçin.

  1. No matter your schedule what is, you can practice for ten minutes.
  2. No matter what is your schedule, you can practice for ten minutes.
  3. No matter what your schedule is, you can practice for ten minutes.
Cevabı göster

No matter what your schedule is, you can practice for ten minutes.

Brilliant has the tools and resources for you.

5:43

Brilliant sizin için araçlara ve kaynaklara sahiptir.

Visit brilliant.org/teded today

5:46

Bugün brilliant.org/teded adresini ziyaret edin

and get 20% off a year of interactive STEM learning. Kelime

5:49

ve bir yıllık etkileşimli STEM öğreniminde %20 indirim kazanın.

Kelime

get 20% off: %20 indirim kazanmak

Bu cümlede get 20% off, normal fiyatın %20'si kadar indirim almak demektir. Geriye kalan %80'i ödersiniz. Buradaki off, “fiyattan düşülen” anlamındadır; “uzakta” ya da “kapalı” anlamında değildir. Başka durumlarda da kullanılabilen yapı get + yüzde oranı veya tutar + off + ürün ya da hizmet şeklindedir: get 20% off a subscription. Müşteri yerine indirimli ürün veya hizmeti anlatmak için The subscription is 20% off. denir.

Alıştırma

Yıllık bir planın normal fiyatı 100 dolardır. get 20% off ne anlama gelir?

  1. 80 dolar ödersiniz.
  2. 120 dolar ödersiniz.
  3. 20 dolar ödersiniz.
Cevabı göster

80 dolar ödersiniz.