Saç ne kadar uzayabilir? - Maksim Plikus: İngilizce çalışma notları

TED-Ed

Öğrenme zorluğu
694 kelime 155 kel/dk

Video özeti: Bu video foliküllerin saçı nasıl ürettiğini, her saç telinin neden biyolojik bir uzama sınırı bulunduğunu ve yaşlanmayla hücre kaybının beyaz saç ile kelliğe nasıl katkıda bulunduğunu açıklıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. To get to the bottom of this question, — Deyimler ve Mecazlı İfadeler. get to the bottom of ifadesinin fiziksel olarak aşağıya inmek değil, araştırarak gerçek açıklamaya ulaşmak anlamına geldiğini öğrenin. Buradaki kelime oyununu da fark edebilirsiniz: Deyim bir araştırmayı başlatırken anlatım gerçekten saç folikülünün alt kısmından başlar; böylece bilimsel açıklamaya doğal, açık ve akılda kalıcı bir geçiş yapılır. 2. grow at a rate of about 15 cm per year. — Kalıplaşmış İfade Öbekleri ve Eşdizimler. Büyüme hızını kesin bir yapıyla belirtmek için grow at a rate of + miktar + per + zaman dilimi kalıbını kullanın. Yeniden kullanılabilen bu bilimsel çerçeve nüfus, üretim, tüketim, maliyet veya ölçülebilen başka süreçlerdeki değişimleri anlatmaya da uygundur; about ise verilen sayının kesin değil, yaklaşık olduğunu gösterir. 3. As we age, follicles run out of certain cell types, which can lead to changes in hair growth. — Dil Bilgisi ve Cümle Kalıpları. Eksiksiz bir neden-sonuç zincirini izleyin: As zaman içinde gerçekleşen kademeli değişimi, run out of bir kaynağın tükenmesini, which yan cümlesi ise olası sonucu gösterir. Böylece yaş veya sağlıkla ilişkili süreçleri, söz konusu sonucun her zaman ve herkeste gerçekleştiğini iddia etmeden açıklayabilirsiniz.

Bu derste

At age 44,

0:06

44 yaşında,

Xie Qiuping cut her hair for the first time in over three decades. Kalıp ifadeler

0:08

Xie Qiuping saçlarını otuz yılı aşkın süredir ilk kez kesti.

Kalıp ifadeler

for the first time in over three decades: otuz yılı aşkın bir süreden sonra ilk kez

Bu cümlede for the first time, saç kesmenin belirtilen dönem içindeki ilk olay olduğunu gösterir. Bunun hayatındaki ilk saç kesimi olması gerekmez. in over three decades, bu olaydan geriye doğru otuz yılı aşkın bir dönemi belirler: bu süre boyunca saçını kesmemiştir. Saç kesme eyleminin ne kadar sürdüğünü değil, iki saç kesimi arasındaki aralığı anlatır.

Alıştırma

Cümleyi for the first time in + over ten years ile tamamlayın: Lena had not ridden a bicycle for over ten years. Today, she rode one ____.

Cevabı göster

for the first time in over ten years

At the time, her impressive locks extended over 5 m, Kelime

0:14

O sırada, etkileyici saç lüleleri 5 metrenin üzerine çıkıyordu,

Kelime

impressive locks: locks sözcüğünün saç anlamı

Burada locks, bir kişinin saçını, özellikle de dikkat çekici tutamlar veya akıp giden uzun saçlar şeklinde betimlenen saçı ifade eder. Yakındaki her ve extended over 5 m sözleri bunun fiziksel görünüş betimlemesi olduğunu açıkça gösterir; bu nedenle impressive locks, metal kilitleri değil, onun dikkat çekici uzun saçlarını anlatır. Bu kullanım, nötr hair sözcüğüne göre betimlemeye genellikle daha canlı veya hayranlık dolu bir ton katar.

Alıştırma

Hangi cümlede locks saç anlamına gelir?

  1. We changed the locks after losing the key.
  2. Nora's dark locks curled around her shoulders.
  3. He checked the locks on all the windows.
Cevabı göster

Nora's dark locks curled around her shoulders.

earning the Guinness World Record for the world's longest hair. Kalıp ifadeler

0:18

bu da dünyanın en uzun saçı dalında Guinness Dünya Rekoru'nu kazandırdı.

Kalıp ifadeler

earning the Guinness World Record for...: sonuç bildirmek

Burada earning the Guinness World Record for..., virgülden önceki durumun sonucunu veren bir şimdiki zaman ortacı yan cümlesidir: saçın uzunluğu 5 metreyi aştı ve bu durum rekoru getirdi. earn burada 'para kazanmak' anlamına gelmez. Bir başarı sayesinde bir şeyi 'elde etmek veya kazanmak' anlamındadır. Haber metinlerinde 'cümle, earning + sonuç' kalıbı yaygındır; earning the team a place örneğindeki gibi sonucu elde eden kişi veya grup da eklenebilir.

Alıştırma

Ödülün bir sonuç olduğunu göstermek için cümleyi earn fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: The science club designed a water-saving device, ____ a city prize.

Cevabı göster

earning

But even with this record-setting feat, Notlar

0:23

Ancak bu rekor kıran başarıya rağmen,

her hair might not have reached its maximum possible length. Dilbilgisi

0:26

saçları ulaşabileceği maksimum uzunluğa ulaşmamış olabilir.

Anlatım akışı

even with this record-setting feat: karşıtlıktan önce ödünleme

even with + isim öbeği bir karşıt beklenti ilişkisi kurar. Önce güçlü bir gerçeği, koşulu veya avantajı kabul eder; ardından ana cümle beklenen sonucun yine de doğru olmayabileceğini gösterir. Bu cümlede rekor kıran başarı kabul edilir, ancak odak daha sonra saçın henüz sınırına ulaşmamış olabileceği şaşırtıcı ihtimaline kayar. Baştaki But, bu karşıtlığı önceki bilgiye bağlar.

Alıştırma

Yararlı bir koşulu kabul ettikten sonra beklenmedik bir sonuç bildirmek için even with ifadesini doğru kullanan cümle hangisidir?

  1. Even with we had a detailed map, we still got lost.
  2. Even though a detailed map, we still got lost.
  3. Even with a detailed map, we still got lost.
Cevabı göster

Even with a detailed map, we still got lost.

Kalıp ifadeler

record-setting feat: rekor kıran bir başarı

Record-setting, feat sözcüğünden önce gelen birleşik bir sıfattır. Kısa çizgi, record ve setting sözcüklerini “rekor belirleyen veya rekor kıran” anlamında tek bir birim yapar. Feat ise olağanüstü derecede zor veya etkileyici bir başarıyı anlatan sayılabilir bir isimdir. Record-setting feat birlikte kullanıldığında başarıyı resmî, haber diline benzeyen bir tonla över: başarı hem olağanüstüdür hem de rekor düzeyine ulaşmıştır.

Alıştırma

Bu cümlede record-setting feat ne anlama geliyor?

  1. Rekor belirleyen veya rekor kıran olağanüstü bir başarı
  2. Etkileyici olan ancak rekor belirlemeyen bir sonuç
  3. Feet (fit) cinsinden bir ölçüm
Cevabı göster

Rekor belirleyen veya rekor kıran olağanüstü bir başarı

Dilbilgisi

might not have reached: geçmiş hakkında belirsiz bir tahmin

Might not have reached, might + not + have + geçmiş ortaç yapısını izler. Şimdiden önceki bir durum hakkında belirsiz ve olumsuz bir tahmin bildirir: saçlar o uzunluğa ulaşmamış olabilir. Have reached biçimi, gerçekleşmemiş olabilecek sonucu geçmişe yerleştirir. Might kesin bir gerçek yerine belirsizlik gösterir; have olmadan might not reach genellikle şimdiki zamana veya geleceğe yönelir.

Alıştırma

Geçmiş hakkında belirsiz ve olumsuz bir tahmin oluşturmak için cümleyi might ve reach fiilinin tamamlanmış biçimiyle tamamlayın: The package ____ the office before it closed.

Cevabı göster

might not have reached

So just how long can human hair actually grow? Anlatım akışı

0:30

Peki insan saçı gerçekte ne kadar uzayabilir?

Anlatım akışı

So just how long ... actually grow?: açıklamayı yönlendiren bir soru

So, bu soruyu az önce söz edilen şaşırtıcı örneğe bağlar ve odağı tek bir olaydan daha genel bilimsel konuya, yani insan saçının olası uzama sınırına taşır. just how long, “tam olarak ne kadar uzun?” vurgusu katarken actually bir tahmin ya da ilk izlenim yerine gerçek cevabı sorar. Bu unsurlar birlikte merak uyandırır ve sonraki açıklamanın neye cevap vereceğini gösterir.

Alıştırma

Hangi cümle şaşırtıcı bir örneği gerçek sınır hakkında daha geniş bir soruya en iyi şekilde dönüştürür?

  1. This bridge is very strong, and people use it every day.
  2. So just how much weight can this bridge actually support?
  3. How actually this bridge can support just much weight?
Cevabı göster

So just how much weight can this bridge actually support?

To get to the bottom of this question, Deyimler

0:35

Bu sorunun temeline inmek için,

let's start at the bottom of a hair follicle. Anlatım akışı

0:38

bir saç folikülünün dibinden başlayalım.

Deyimler

get to the bottom of this question: sorunu derinlemesine araştırmak

Get to the bottom of something, gerçeği, nedeni veya tam açıklamayı anlayana kadar araştırmak anlamına gelen bir deyimdir. Burada get to the bottom of this question gerçek cevabı bulmak demektir; fiziksel bir tabana doğru hareket etmeyi anlatmaz. Ardından gelen the bottom of a hair follicle ifadesinde ise bottom gerçekten en alt kısmı belirtir. Bottom sözcüğünün önce mecaz, sonra gerçek anlamıyla tekrarlanması bir kelime oyunu oluşturur ve açıklamayı akıcı biçimde saç folikülüne taşır.

Alıştırma

Cümleyi “gerçek neden anlaşılana kadar araştırmak” anlamındaki deyimle tamamlayın: The safety team reviewed every report to ____ the repeated equipment failures.

Cevabı göster

get to the bottom of

Anlatım akışı

Let's start at...: bir açıklamanın başlangıç noktasını belirtmek

Let's start at... dinleyiciye açıklamanın nereden başlayacağını gösteren bir düzenleme ifadesidir. Let's konuşanı ve dinleyiciyi aynı sürece dahil eder; start at ise ilk adım olarak belirli bir konumu ya da noktayı seçer. Burada the bottom of a hair follicle gerçek bir yeri belirtir. get to the bottom of this question ifadesinden sonra bottom sözcüğünün tekrarlanması etkili bir geçiş yaratır: ilk kullanım “tam olarak anlamak”, ikinci kullanım ise açıklamanın başladığı gerçek konum anlamındadır.

Alıştırma

Hangi cümlede fiziksel bir yer başlangıç noktası olarak start at ile belirtilmiştir?

  1. Let's start with the safety rules.
  2. Let's start at the north gate and walk south.
  3. Let's start by checking the map.
Cevabı göster

Let's start at the north gate and walk south.

Follicles are tube-shaped structures Kültür

0:41

Foliküller tüp şeklindeki yapılardır

nestled roughly half a centimeter below the skin's surface. Kalıp ifadeler

0:43

cilt yüzeyinin yaklaşık yarım santimetre altına yerleşmiştir.

Kültür

Follicles are tube-shaped structures: kısa bir bilimsel tanım

Bu cümlede follicles, hair follicles ifadesinin kısa biçimidir ve deride kıl köklerinin çevresinde bulunan tüp biçimli yapıları belirtir. Bu kısa tanım, sonraki açıklama için gerekli olan fiziksel yapıyı dinleyiciye tanıtır. X is/are + description + structure(s) kalıbı, bir şeyi biçimine veya türüne göre hızlıca sınıflandırdığı için bilimsel açıklamalarda yaygındır. tube-shaped structures ifadesindeki tube-shaped, kısa çizgiyle yazılan ve “tüp biçiminde” anlamına gelen birleşik bir sıfattır.

Alıştırma

Hangi cümle bilimsel bir tanım vermek için X are + shape + structures kalıbını kullanır?

  1. Doctors study alveoli to understand the lungs.
  2. Alveoli fill with air when you breathe in.
  3. Alveoli are tiny sac-shaped structures in the lungs.
Cevabı göster

Alveoli are tiny sac-shaped structures in the lungs.

Kalıp ifadeler

nestled roughly half a centimeter below...: yüzeyin yaklaşık yarım santimetre altında yer almak

Burada nestled, structures sözcüğünü niteleyen geçmiş zaman ortacıdır. Foliküllerin çevredeki dokunun içinde konumlandığını anlatır ve yeri gözde canlandırmayı kolaylaştırır; rahatlık ya da sevgi anlamı vermez. Roughly, half a centimeter ölçüsünün tahmini olduğunu gösterir. Yeniden kullanılabilecek kalıp nestled + yaklaşık mesafe + below + referans noktası biçimindedir: foliküller cilt yüzeyinin yaklaşık yarım santimetre altında bulunur.

Alıştırma

Hangi cümle yaklaşık bir konumu anlatmak için aynı kalıbı doğal biçimde kullanır?

  1. The sensor is nestled roughly two centimeters beneath the outer cover.
  2. The sensor is roughly comfortable beneath the outer cover.
  3. The sensor nestles roughly two centimeters the outer cover.
Cevabı göster

The sensor is nestled roughly two centimeters beneath the outer cover.

At their base is what's called the hair bulb, Dilbilgisi

0:47

Tabanlarında saç soğanı adı verilen bir bölüm bulunur,

Dilbilgisi

At their base is what's called...: yer ifadesinin başa alınması

At their base, cümlenin başına alınmış bir yer ifadesidir. İngilizce, o yerde bulunan bir şeyi tanıtmak için yer ifadesi + be + isim grubu yapısını kullanabilir. Burada is, tanıtılan şeyden önce gelir; bu nedenle At their base özne değildir. What's called the hair bulb, saç soğanı olarak bilinen yapı anlamına gelir. Their, follicles sözcüğüne gönderme yapar. Öznenin fiilden önce geldiği normal sırada anlatılmak istenen şudur: A structure called the hair bulb is at the base of each follicle.

Alıştırma

Hangi cümle aynı düşünceyi öznenin fiilden önce geldiği normal sırayla verir?

  1. A structure called the hair bulb is at the base of each follicle.
  2. The base of each follicle is called the hair bulb.
  3. The hair bulb is at the top of every follicle.
Cevabı göster

A structure called the hair bulb is at the base of each follicle.

and it contains rapidly dividing matrix cells. Kültür

0:50

ve hızla bölünen matriks hücreleri içerir.

Kültür

rapidly dividing matrix cells: hızla bölünen matriks hücreleri

Saç büyümesini anlatan bu açıklamada matrix cells, saç soğanında bölünerek yeni hücreler üreten matriks hücrelerini ifade eder. Bu yeni hücreler daha sonra özelleşmiş saç hücrelerine dönüşebilir; bu nedenle matriks hücreleri bu sürecin başlangıç hücreleridir. Rapidly dividing, matrix cells ifadesini niteler ve bu hücrelerin hızla bölündüğü anlamına gelir. Hücrelerin başka bir şeyi hızla parçalara ayırdığı anlamına gelmez.

Alıştırma

Bu açıklamada rapidly dividing matrix cells ne anlama gelir?

  1. Birkaç parçaya kesilmekte olan saç hücreleri.
  2. Saç soğanından cilt yüzeyine hızla hareket eden hücreler.
  3. Saç soğanında hızla bölünüp yeni hücreler üreten hücreler.
Cevabı göster

Saç soğanında hızla bölünüp yeni hücreler üreten hücreler.

As they divide, Dilbilgisi

0:54

Bunlar bölündükçe,

these develop into specialized hair cells called trichocytes, Kalıp ifadeler

0:55

trikosit adı verilen özelleşmiş saç hücrelerine dönüşürler,

Dilbilgisi

As they divide, these develop into...: birlikte ilerleyen iki süreç

Burada As they divide, “bölünmeleri sürerken” ya da “bölünme süreci ilerledikçe” anlamına gelir. Hücrelerin bölünmesini ve trichocyte'lara dönüşmesini birlikte ilerleyen süreçler olarak sunar. They ve these sözcüklerinin ikisi de daha önce sözü edilen matrix cells ifadesine gönderme yapar. Süreç açıklamalarında as, değişmekte olan bir süreci onunla birlikte gerçekleşen başka bir değişime bağlar. Burada zaman ve ilerleme ilişkisi kurar; temel anlamı “çünkü” değildir.

Alıştırma

Hangi cümlede as iki sürecin birlikte geliştiğini gösterir?

  1. After the seedlings stop growing, their roots extend deeper into the soil.
  2. Because the seedlings need water, their roots extend deeper into the soil.
  3. As the seedlings grow, their roots extend deeper into the soil.
Cevabı göster

As the seedlings grow, their roots extend deeper into the soil.

Kalıp ifadeler

develop into ... called ...: sonucu ve adını belirtme

Develop into + isim, bir şeyin yavaş yavaş değişip yeni bir biçime veya aşamaya ulaşması anlamına gelir. Buradaki sonuç specialized hair cells ifadesidir. Called trichocytes, specialized hair cells ifadesini niteleyen kısaltılmış bir ilgi cümleciğidir. Which are called trichocytes ile aynı anlama gelir; böylece cümle önce sonucu, ardından bilimsel adı verir.

Alıştırma

Cümleyi develop into ve called ile tamamlayın: Over time, the neighborhood club could ____ a nonprofit organization ____ City Helpers.

Cevabı göster

develop into · called

which harden as they fill themselves with cable-like keratin proteins. Kalıp ifadeler

0:59

kablo benzeri keratin proteinleriyle kendilerini doldurdukça sertleşirler.

Kalıp ifadeler

harden as they fill themselves with cable-like keratin proteins: dolarken sertleşmek

Harden burada geçişsizdir ve sertleşmek anlamına gelir. As, aynı anda ilerleyen iki değişimi birbirine bağlar: hücreler keratin proteinleriyle dolarken sertleşir. Bu cümlede as esas olarak zaman bildirir; bir sürecin diğerine neden olduğunu güçlü ve açık biçimde öne sürmez. Fill themselves with ... hücrelerin bir maddeyle dolmasını anlatır; dönüşlü biçim hücrelerin bilinçli bir seçim yaptığını göstermez. Cable-like, kabloya benzeyen anlamındaki birleşik bir sıfattır ve keratin proteins ifadesini niteler.

Alıştırma

Hangi cümle, dolmanın neden olduğunu açıkça söylemeden sertleşme ve dolmayı birlikte ilerleyen süreçler olarak sunar?

  1. The cells harden as they fill themselves with cable-like keratin proteins.
  2. The cells harden after they fill themselves with cable-like keratin proteins.
  3. The cells harden because they fill themselves with cable-like keratin proteins.
Cevabı göster

The cells harden as they fill themselves with cable-like keratin proteins.

As more and more trichocytes are produced, Dilbilgisi

1:04

Giderek daha fazla trikosit üretildikçe,

they form a strand of hair that emerges from the follicle and grows upwards. Kalıp ifadeler

1:06

folikülden çıkan ve yukarı doğru uzayan bir saç teli oluştururlar.

Dilbilgisi

As more and more ... are produced: giderek artan edilgen bir süreç

More and more + çoğul isim, sayının zamanla sürekli arttığını gösterir. Burada as, bu aşamalı artışı ana cümledeki sonuca bağlar: yeni hücreler eklendikçe hücreler bir saç teli oluşturur. Are produced, geniş zamanın edilgen yapısıdır. Eylem trichocytes üzerinde gerçekleşir; dolayısıyla odak, hücrelerin başka bir şey üretmesinde değil, hücrelerin üretilmesindedir.

Alıştırma

Cümleyi more and more ve build fiilinin geniş zaman edilgen biçimiyle tamamlayın: As ____ homes ____, the town needs more schools.

Cevabı göster

more and more · are built

Kalıp ifadeler

form a strand of hair that emerges from...: bir saç teli ve hareketi

Form a strand of hair, uzun ve ince tek bir saç teli oluşturmak anlamına gelir. Strand, uzun ve ince tek bir birimi anlatan sayılabilir bir isimdir; of hair ise bunun ne tür bir tel olduğunu belirtir. That, a strand of hair ifadesini niteleyen bir ilgi cümleciği başlatır. Aynı özne, that, iki eylemi de gerçekleştirir: folikülden çıkar ve yukarı doğru büyür. Emerge from, bir şeyin içinden veya arkasından çıkmak anlamına gelir.

Alıştırma

Hangi cümle, ince tek bir saç telinin yakanın altından çıktığını söyler?

  1. A single strand of hair emerged from beneath the collar.
  2. A lock of hair emerged from beneath the collar.
  3. A single strand of hair lay beneath the collar.
Cevabı göster

A single strand of hair emerged from beneath the collar.

All the hair on your body grows this way, Anlatım akışı

1:11

Vücudunuzdaki tüm tüyler bu şekilde uzar,

but not all hair will grow to the same length, Dilbilgisi

1:13

ancak her tüy aynı uzunlukta,

shape, or color.

1:16

şekilde veya renkte uzamaz.

Anlatım akışı

“All the hair on your body grows this way”: ortak bir süreci özetleme

All the hair on your body grows this way, hemen önce açıklanan süreci özetler. Buradaki this way, kıl köklerindeki hücrelerin kılları nasıl ürettiğine gönderme yapar; böylece her adımı yeniden anlatmaya gerek kalmaz. Konuşmacı all the hair on your body diyerek önce bu sürecin vücut kılları için ortak olduğunu belirtir. Bu, ortak süreçten uzunluk, şekil ve renk farklılıklarına geçiş yapan but için hazırlık oluşturur. Başka konulara aktarılabilecek düzen şudur: önce genel olarak paylaşılan özelliği belirtmek, ardından sonuçların nasıl farklılaştığını göstermek.

Alıştırma

Hangi cümle aynı düzeni kullanır: önce ortak bir süreç, ardından farklı sonuçlar?

  1. These phones were charged on the desk yesterday.
  2. Why do phone batteries last for different amounts of time?
  3. All these phones use the same charging system, but their battery life varies.
Cevabı göster

All these phones use the same charging system, but their battery life varies.

Dilbilgisi

“not all hair will grow ...”: tam değil, kısmi olumsuzluk

not all hair will grow to the same length, shape, or color ifadesinde not, all sözcüğüne uygulanır. Cümle, her kılın sonunda aynı olacağı düşüncesini reddeder: en azından bazı kıllar bu özelliklerin birinde veya birkaçında farklıdır. not all + isim + fiil kalıbı kısmi olumsuzluk bildirir. Grubun bazı üyelerinin tanıma uyabilmesine olanak bırakır. Bütün üyeleri dışlayan no veya none ile aynı değildir.

Alıştırma

Hangi cümle bazı raporların doğru olabileceğini, ancak en az birinin doğru olmadığını ifade eder?

  1. No reports are accurate.
  2. Not all reports are accurate.
  3. All reports are accurate.
Cevabı göster

Not all reports are accurate.

Those properties are determined by yet another type of cell within the hair bulb, Dilbilgisi

1:18

Bu özellikler, saç soğanı içindeki bir başka hücre türü tarafından belirlenir,

the fibroblast.

1:23

fibroblast.

Dilbilgisi

Those properties are determined by... yet another type of cell: edilgen neden-sonuç ve bir hücre türü daha

Edilgen yapı olan “A is determined by B”, sonucu veya özelliği özne konumuna getirir ve B’nin onu kontrol ettiğini ya da belirlediğini anlatır. Burada “Those properties”, kılların uzunluğuna, şekline veya rengine gönderme yapar; “by ...” ise bunları belirleyen hücreyi tanıtır. “yet another type of cell”, daha önce başka hücre türlerinden söz edildikten sonra bir hücre türünün daha eklendiğini gösterir. “the fibroblast” da bu türün ne olduğunu daha kesin biçimde belirtir.

Alıştırma

Cümleyi dersteki edilgen yapıyla tamamlayın: The final price ____ supply, demand, and shipping costs.

Cevabı göster

is determined by

Fibroblasts instruct the matrix cells to grow specific kinds of hair for each part of the body. Kalıp ifadeler

1:25

Fibroblastlar, matriks hücrelerine vücudun her bir bölgesi için belirli saç türleri üretmeleri talimatını verir.

Kalıp ifadeler

Matriks hücrelerine belirli kıl türlerini üretmeleri talimatını vermek

“instruct + object + to + verb” kalıbı, bir kişinin, sistemin ya da sürecin nesne konumundaki öğeyi eylemi gerçekleştirmeye yönlendirdiği veya onun bu eylemi gerçekleştirmesini sağladığı anlamına gelir. Burada fibroblastların, matriks hücrelerini belirli kıl türleri üretmeye yönlendiren sinyaller gönderdiği anlatılır. Bilimsel açıklamalarda bir hücre, düşünmeden veya konuşmadan başka bir hücreye “instruct” edebilir. Bu ifade biyolojik bir sinyali talimat gibi sunar; “for each part of the body” ise farklı vücut bölgelerinin farklı kıl üretme talimatları alabileceği anlamına gelir.

Alıştırma

Bir kontrol sinyalini anlatmak için instruct + object + to + verb yapısını doğal biçimde kullanan cümle hangisidir?

  1. The sensor instructs the system to shut down.
  2. The sensor learns how the system shuts down.
  3. The sensor asks the system whether it has shut down.
Cevabı göster

The sensor instructs the system to shut down.

This is why doctors doing hair implants usually use follicles from the same body part, Notlar

1:31

Saç ekimi yapan doktorların genellikle aynı vücut bölgesindeki folikülleri kullanmalarının nedeni budur,

Anlatım akışı

This is why ... usually use ...: bir nedeni sonucuna bağlamak

This is why, hemen önce verilen bilginin sonucunu veya uygulamadaki etkisini sunar. Buradaki this, vücudun farklı bölgelerindeki foliküllerin farklı türde kıllar ürettiği gerçeğine gönderme yapar; cümlenin kalanı da doktorların bunun sonucunda genellikle ne yaptığını açıklar. Bu kalıp açıklamayı önceki neden → şimdiki sonuç sırasına koyar. Usually, bunun istisnasız bir kural değil, genel bir uygulama olduğunu gösterir.

Alıştırma

Gece bir fırtına köprüye zarar verdi. Hangi devam cümlesi sonucu doğru biçimde sunar?

  1. This is why the storm happened overnight.
  2. This is why the bridge is closed today.
  3. This is because the bridge is closed today.
Cevabı göster

This is why the bridge is closed today.

Kelime

doctors doing hair implants: doing, bir prosedürü uygulamak anlamında

doctors doing hair implants ifadesinde doing hair implants adlı -ing yan cümlesi doctors sözcüğünü niteler. Temel olarak doctors who do or perform this procedure ile aynı fikri verir. Buradaki do, tıbbi bir işlemi uygulamak anlamındadır. Doktorların saç şekillendirdiği anlamına gelmez; doktorlar tedaviyi alan değil, uygulayan kişilerdir.

Alıştırma

Hangi cümle sağlık çalışanlarının saç ekimi işlemini uyguladığını anlatır?

  1. The surgeons are doing hair transplants today.
  2. The surgeons are styling hair for a show today.
  3. The patients are getting hair transplants today.
Cevabı göster

The surgeons are doing hair transplants today.

though they'll sometimes change things up. Öbek fiiller

1:37

ancak bazen işleri değiştirebilirler.

Öbek fiiller

change things up: alışılmış yöntemi değiştirmek

Change things up, alışılmış yöntemi, planı veya rutini farklı olacak şekilde değiştirmek demektir. İfade bir bütün olarak kullanılır: up burada “yukarı doğru” anlamına gelmez; things ise genel olarak mevcut yaklaşımı veya düzenlemeyi anlatır. They'll sometimes, bu değişikliğin her seferinde değil, ara sıra yapıldığını gösterir. Biri alışılmış bir rutini ya da işi yapma biçimini çeşitlendirdiğinde bu ifadeyi kullanabilirsin.

Alıştırma

“Çeşitlilik katmak için bir şeyi farklı yapmak” anlamındaki ifadeyle cümleyi tamamla: We've followed the same routine all month, so let's ____ and try something new.

Cevabı göster

change things up

For example,

1:40

Örneğin,

eyelashes are some of the shortest hairs on your body Dilbilgisi

1:41

kirpikler vücudunuzdaki en kısa kıllardan bazılarıdır

at an average length of 1 cm.

1:44

ortalama uzunlukları 1 cm'dir.

Dilbilgisi

some of the shortest hairs: en üstünlük grubunun bir parçası

some of the + en üstünlük derecesi + çoğul isim kalıbı, birden fazla üyenin bir özelliğin en uç düzeyde olduğu gruba ait olduğunu belirtir. Burada some of the shortest hairs, kirpiklerin çok kısa vücut kılları grubunda olduğunu söyler; kirpiklerin tek en kısa kıllar olduğunu iddia etmez. of'tan sonra the sözcüğünü koru, shortest gibi bir en üstünlük biçimi kullan ve ardından sayılabilen çoğul bir isim getir. Bu yapı, doğrudan eyelashes are the shortest hairs demekten daha temkinli bir iddia oluşturur.

Alıştırma

Hangi cümle, iki köprünün şehirdeki en eski yapılar grubuna ait olduğunu, ancak tek en eski yapıların onlar olduğunu iddia etmeden anlatır?

  1. These two bridges are one of the oldest structures in the city.
  2. These two bridges are some of the oldest structures in the city.
  3. These two bridges are the oldest structures in the city.
Cevabı göster

These two bridges are some of the oldest structures in the city.

So to give people longer eyelashes, Anlatım akışı

1:47

Bu nedenle insanlara daha uzun kirpikler vermek için,

doctors might implant scalp follicles,

1:50

doktorlar kafa derisi folikülleri ekebilir,

Anlatım akışı

So to give ...: amacı çözüme bağlamak

Bu cümlede So, önceki soruna bağlanır ve devamındaki kısmı bu soruna bir yanıt olarak sunar. to give people longer eyelashes mastar öbeği amacı belirtir; ana cümle ise ardından olası bir eylemi söyler. Bilgi, bağlam veya sorundan amaca, ardından çözüme doğru ilerler. So düşünce akışını bağlarken to do eylemin neden yapıldığını açıklar.

Alıştırma

'So to give people longer eyelashes, doctors might implant scalp follicles,' ifadesinin başlangıcı bilgiyi hangi sırayla sunar?

  1. Olası bir çözümü sunmadan önce amacı belirtir.
  2. Aralarında bağlantı olmayan iki eylemi sıralar.
  3. Önceki düşünceyi reddeder ve konuyu değiştirir.
Cevabı göster

Olası bir çözümü sunmadan önce amacı belirtir.

which grow at a rate of about 15 cm per year. Kalıp ifadeler

1:53

bu foliküller yılda yaklaşık 15 cm hızında uzar.

Kalıp ifadeler

grow at a rate of ... per ...: değişim hızını anlatmak

grow at a rate of + miktar + per + zaman birimi kalıbı, büyümenin ne kadar hızlı gerçekleştiğini anlatır. Burada about 15 cm yaklaşık büyüme miktarı, per year ise zaman birimidir. Rate burada puan veya değerlendirme değil, bir zaman birimi içindeki değişim miktarı anlamına gelir. Aynı kalıp üretim, tüketim, artış veya azalma hızını da anlatabilir.

Alıştırma

Hız ifadesini tamamlayın: The glacier is shrinking at a ____ of about two meters per year.

Cevabı göster

rate

So these patients will have to trim their new lashes regularly Dilbilgisi

1:57

Bu yüzden bu hastalar yeni kirpiklerini düzenli olarak kısaltmak zorunda kalacaklar

to avoid a blinding curtain of hair. Deyimler

2:00

görüşü engelleyen bir saç perdesinden kaçınmak için.

Dilbilgisi

will have to + fiilin yalın hâli: gelecekteki gereklilik

will have to + fiilin yalın hâli yapısında will, gerekliliği geleceğe yerleştirir. Have to, eylemi çoğu zaman yalnızca bir tavsiye olarak değil, durumun gerektirdiği bir şey olarak sunar. Burada nakledilen saç derisi köklerinden çıkan kirpikler uzamaya devam ettiği için onları kısaltmak gerekli hâle gelir. Regularly, trim fiilini niteler. Eylemin yalnızca bir kez değil, uygun aralıklarla tekrarlanması gerektiğini gösterir.

Alıştırma

Cümleyi have to yapısının gelecek zaman biçimiyle tamamlayın: Because the bridge closes tomorrow, we ____ take a different route.

Cevabı göster

will have to

Deyimler

to avoid a blinding curtain of hair: amaç ve mizahi metafor

to avoid ... bir amaç ifadesidir: hastaların kirpiklerini neden kısaltmaları gerektiğini açıklar. a blinding curtain of hair, mizahi ve abartılı bir metafordur. Aşırı uzamış kirpiklerin perde gibi sarkarak kişinin görüşünü kapattığını gözde canlandırır. Burada blinding, bunların ötesini görmeyi zorlaştırmak veya imkânsız hâle getirmek anlamındadır; kalıcı körlüğe yol açmak anlamına gelmez.

Alıştırma

Bu cümlede to avoid a blinding curtain of hair ne anlama geliyor?

  1. Kılları gerçek bir pencere perdesinden uzak tutmak.
  2. Kılların gözlerde kalıcı hasara yol açmasını önlemek.
  3. Aşırı uzamış kılların gözlerin önüne sarkıp görüşü kapatmasını önlemek.
Cevabı göster

Aşırı uzamış kılların gözlerin önüne sarkıp görüşü kapatmasını önlemek.

In general, Anlatım akışı

2:04

Genel olarak,

our follicles are very resilient.

2:05

foliküllerimiz çok dirençlidir.

Anlatım akışı

In general ... resilient: genel bir eğilimi belirtmek

In general, cümlenin istisnasız bir kuralı değil, çoğu durumda görülen genel bir eğilimi anlattığını belirtir. Ayrıca açıklamayı belirli bir örnekten foliküllerin genel davranışına taşır. Burada resilient, hasara dayanabilmek ve sonrasında toparlanabilmek anlamına gelir. Bilgi, önce genelleme düzeyi belirtilip ardından genel yargı verilerek düzenlenir.

Alıştırma

“In general, these plants recover quickly” cümlesinin en doğru yorumu hangisidir?

  1. Bu bitkilerin her biri her zaman tam olarak aynı hızda toparlanır.
  2. Bu bitkilerin çoğu çabuk toparlanır, ancak istisnalar olabilir.
  3. Yalnızca sıra dışı bir bitki çabuk toparlanır.
Cevabı göster

Bu bitkilerin çoğu çabuk toparlanır, ancak istisnalar olabilir.

Even if you pluck hair out with your fingers or some wax, Notlar

2:07

Parmaklarınızla veya ağda ile bir kılı yolsanız bile,

you'll likely only damage matrix cells,

2:10

muhtemelen yalnızca matriks hücrelerine zarar verirsiniz,

not fibroblasts.

2:13

fibroblastlara değil.

Dilbilgisi

Even if ... likely only ..., not ...: koşulu kabul edip sonucu sınırlamak

Even if ödünleyici bir koşul sunar: konuşan kişi güçlü veya istenmeyen bir olasılığı değerlendirir ve ana sonucun yine de geçerli olacağını söyler. Burada saçı çekip çıkarmak bile hasarın sınırlı olduğu yargısını değiştirmez. You'll likely only damage A, not B, ihtiyatlı bir değerlendirmeyi sınırlandırmayla birleştirir. likely sonucun kesin değil, olası olduğunu belirtir; only A, not B ise hangi hücrelerin zarar görmesinin beklendiğini sınırlar.

Alıştırma

Havanın kötüleşmesinin iptal yerine büyük olasılıkla yalnızca sınırlı bir gecikmeye yol açacağını anlatan cümle hangisidir?

  1. Even if the weather gets worse, we will likely only delay the start, not cancel the trip.
  2. Whether the weather gets worse or not, we will delay the start.
  3. If the weather gets worse, we may cancel the trip.
Cevabı göster

Even if the weather gets worse, we will likely only delay the start, not cancel the trip.

Kalıp ifadeler

pluck ... out with ...: tamamen çıkarma ve kullanılan araç

pluck hair out ifadesinde pluck eylemi, hair nesneyi, out ise sonucu gösterir: kıl ciltten çekilip çıkarılır. Nesne pluck ile out arasına gelebilir: pluck + nesne + out. with your fingers or some wax eylemin nasıl yapıldığını açıklar. Bu yapı, kılı yalnızca kısaltmaya değil, tamamen çıkarmaya odaklanır.

Alıştırma

Hangi cümle bir kaş kılının cımbızla ciltten tamamen çıkarıldığını anlatır?

  1. She trimmed one eyebrow hair with small scissors.
  2. She brushed one eyebrow hair into place.
  3. She plucked one eyebrow hair out with tweezers.
Cevabı göster

She plucked one eyebrow hair out with tweezers.

So given time, Dilbilgisi

2:15

Yani zaman verildiğinde,

those hair bulbs will repair themselves and begin producing new hair.

2:16

bu saç soğanları kendilerini onaracak ve yeni saçlar üretmeye başlayacaktır.

Dilbilgisi

koşul bildiren given time

Cümlenin başındaki given time, “yeterli zaman tanınırsa” veya “yeterli zaman geçtikten sonra” anlamına gelir. Birinin zaman verdiğini anlatan tam bir edilgen cümle değil, kısaltılmış bir koşul ifadesidir. Daha genel olarak cümle başındaki given + isim öbeği, bu isim öbeğini ardından gelen durumun koşulu olarak sunar. Burada beklenen sonuçlar, kıl soğanlarının kendilerini onarması ve ardından yeni kıl üretmeye başlamasıdır.

Alıştırma

Cümleyi bu derste öğrendiğiniz iki kelimelik koşul ifadesiyle tamamlayın: ____, the rescued dog may learn to trust people.

Cevabı göster

Given time

However, Anlatım akışı

2:20

Ancak,

each strand of hair will only grow for so long.

2:21

her saç teli sadece belirli bir süre uzayacaktır.

Anlatım akışı

However ... only ... for so long: zaman sınırı eklemek

However, önceki düşünceden bir sınırlamaya geçildiğini gösterir; yeni bir destekleyici bilgi eklemez. Saç uzayabilir, ancak tek bir saç teli sonsuza kadar uzamaya devam etmez. only ... for so long, “yalnızca sınırlı bir süre” anlamına gelir. Buradaki so long, “çok uzun bir süre” demek değildir. Bu kalıp, bir eylemin veya durumun ne kadar sürebileceğine sınır koyar.

Alıştırma

Vurgulanan cümle her bir saç teli hakkında ne söylüyor?

  1. Her saç teli sınırlı bir süre uzar.
  2. Her saç teli sonsuza kadar uzamaya devam edebilir.
  3. Her saç teli fiziksel olarak çok uzundur.
Cevabı göster

Her saç teli sınırlı bir süre uzar.

We don't fully understand how follicles measure time, Kelime

2:25

Foliküllerin zamanı nasıl ölçtüğünü tam olarak anlamıyoruz,

but in most cases,

2:28

ancak çoğu durumda,

they'll stop growing a strand after 5 to 7 years. Kalıp ifadeler

2:29

5 ila 7 yıl sonra bir saç telini uzatmayı bırakırlar.

Kelime

We don't fully understand how follicles measure time: bilimsel kişileştirme

Measure time, foliküllere insana benzer bir eylem yükler. Biyolojik bir mekanizmanın geçen zamanı takip ediyor veya büyüme döngüsünü düzenliyor gibi göründüğünü kısaca anlatır; foliküllerin bilinçli olarak yılları saydığı veya saat kullandığı anlamına gelmez. We don't fully understand, iddiayı daha temkinli hâle getirir. Bazı gerçeklerin bilinebileceğini, ancak mekanizmanın tamamen açıklanmadığını söyler. Bu ifade, gözlemlenen bir düzen ile bütünüyle bilinen bir nedeni birbirinden ayırır.

Alıştırma

Bu cümlede follicles measure time ne anlama geliyor?

  1. Foliküller bilinçli olarak bir saate bakar.
  2. Bilim insanları kesin saati öğrenmek için folikülleri kullanır.
  3. Biyolojik bir süreç zamanı takip ediyor ve büyüme döngüsünü kontrol ediyor gibi görünür.
Cevabı göster

Biyolojik bir süreç zamanı takip ediyor ve büyüme döngüsünü kontrol ediyor gibi görünür.

Kalıp ifadeler

stop growing ... after 5 to 7 years: belirli bir süreden sonra bir etkinliği bırakmak

Stop + -ing biçimi, bir etkinliğin sona erdiğini anlatır. Burada they'll, saç köklerini ifade eder; stop growing a strand ise her saç kökünün ilgili saç telini uzatma etkinliğini sona erdirmesi demektir. After 5 to 7 years, etkinlik sona ermeden önce geçen yaklaşık süreyi verir. Bu aralık, zamanlamanın değişebileceğini ve her zaman tam olarak beş ya da yedi yıl olmadığını gösterir.

Alıştırma

Hangi cümle, makinenin üretim etkinliğini on yıl sonra sona erdirdiğini belirtir?

  1. The machine stops producing parts for ten years.
  2. The machine stops producing parts after ten years.
  3. The machine stops to produce parts after ten years.
Cevabı göster

The machine stops producing parts after ten years.

This means that at the rate of 15 cm a year, Notlar

2:33

Bu, yılda 15 cm'lik bir hızla,

the average person's scalp hair could reach a maximum length of around 1 m.

2:37

ortalama bir insanın saçının yaklaşık 1 metrelik maksimum uzunluğa ulaşabileceği anlamına gelir.

Anlatım akışı

This means that ...: verilerden sonuç çıkarma

This means that, az önce verilen bilgilere gönderme yapar ve ardından gelen cümlenin bu bilgilerden çıkarılan bir sonuç ya da anlam olduğunu belirtir. Açıklamayı önce kanıtlar, ardından bu kanıtlardan çıkarılan sonuç gelecek şekilde düzenler. Burada daha önce belirtilen sınırlı büyüme süresi ile yılda 15 cm'lik hız, azami uzunluk tahminini destekler. Could ve around, bu tahminin herkes için kesin bir sonuç değil, olası ve yaklaşık bir değer olduğunu gösterir.

Alıştırma

İkinci cümlenin verilerden çıkarılan bir sonuç olduğunu en iyi hangi bağlayıcı gösterir? The tank loses 2 liters per hour and holds 10 liters. ___ it could be empty in five hours.

  1. For example,
  2. This is because
  3. This means that
Cevabı göster

This means that

Kalıp ifadeler

at the rate of 15 cm a year: yılda 15 cm hızla

At the rate of 15 cm a year, “büyüme hızı olarak yılda 15 santimetreyi kullanarak” anlamına gelir. 15 cm a year gibi bir ölçüm ifadesinde a, belirli bir yılı değil “her yıl” ya da “yıl başına” anlamını taşır. Baştaki ifade, ardından gelen hesaplamada kullanılan hızı verir. Başka durumlarda kullanılabilen kalıp at the rate of + miktar + zaman birimidir; örneğin at the rate of five pages an hour.

Alıştırma

Hangi cümle ağacın her yıl beş santimetre büyüdüğünü söyler?

  1. The tree grew five centimeters during one unusual year.
  2. The tree will be five centimeters tall in a year.
  3. The tree grows at the rate of five centimeters a year.
Cevabı göster

The tree grows at the rate of five centimeters a year.

The precise duration and speed of hair growth varies from person to person, Kalıp ifadeler

2:44

Saç büyümesinin kesin süresi ve hızı kişiden kişiye değişir,

Kalıp ifadeler

varies from person to person: kişiden kişiye değişir

Varies from person to person, “farklı kişiler için farklıdır” anlamına gelir. Burada süre ve hızın herkes için aynı olmadığını söyler; insanlar arasında fiziksel bir hareketi anlatmaz. Başka durumlarda kullanılabilen kalıp vary from X to X biçimindedir ve iki yerde de aynı karşılaştırma birimi kullanılır: from case to case, from region to region veya from day to day.

Alıştırma

Bu dersteki ifadeyi kullanarak cümleyi tamamlayın: Recovery time ____.

Cevabı göster

varies from person to person

depending on genetics, hormones, and various health conditions, Dilbilgisi

2:48

genetiğe, hormonlara ve çeşitli sağlık durumlarına bağlı olarak,

and it's difficult to know exactly what combination of these factors Dilbilgisi

2:52

ve bu faktörlerin tam olarak hangi kombinasyonunun

let Xie Qiuping reach her record.

2:57

Xie Qiuping'in rekoruna ulaşmasını sağladığını bilmek zordur.

Dilbilgisi

depending on genetics, hormones, and various health conditions: genetiğe, hormonlara ve çeşitli sağlık durumlarına bağlı olarak

Depending on + isim öbeği, “... tarafından belirlenerek” ya da “... etkisine bağlı olarak” anlamına gelir. Burada bu ortaç öbeği, saçın uzama süresi ve hızının kişiden kişiye değişmesine hangi etkenlerin yol açabileceğini açıklar. Ana cümleden sonra gelen bu öbek, tek bir etkenin yegâne neden olduğunu ileri sürmeden bu değişimin arkasındaki koşulları ekler. Bilimsel ve çözümleyici anlatımlarda değişkenleri açıklamak için sık kullanılan kısa bir yapıdır.

Alıştırma

Cümleyi “... tarafından belirlenen” anlamındaki hedef ifadeyle tamamlayın: The route may change ____ the weather.

Cevabı göster

depending on

Dilbilgisi

It's difficult to know exactly + wh yan cümlesi

It's difficult to know... yapısında it, cümlenin bir değerlendirmeyle başlamasını sağlayan biçimsel öznedir. Zor olduğu değerlendirilen asıl içerik, ardından gelen to know exactly... mastar yapısıdır. know sonrasındaki what yan cümlesi dolaylı sorudur: ayrı bir soru sormak yerine bilinmeyen birleşimi daha büyük cümlenin içinde belirtir. let Xie Qiuping reach ifadesinde let ettirgen anlamdadır: etkenler sonucun gerçekleşmesini mümkün kılmıştır. let sonrasında nesne + fiilin yalın biçimi kullanılır; bu yüzden reach önünde to yoktur. Yapının bütünü, kesin nedeni belirlemenin zor olduğunu söyleyerek iddiayı gerektiği kadar temkinli tutar.

Alıştırma

Kesin nedenin belirlenemediğini temkinli ve doğal biçimde söyleyen cümleyi seçin.

  1. It is difficult to know exactly why the machine stopped.
  2. It is difficult to know exactly why the machine did stopped.
  3. It is difficult to know exactly why did the machine stop.
Cevabı göster

It is difficult to know exactly why the machine stopped.

But however long your locks may be, Dilbilgisi

3:01

Ancak saç lüleleriniz ne kadar uzun olursa olsun,

when a follicle stops growing, Dilbilgisi

3:03

bir folikül büyümeyi bıraktığında,

the hair falls out,

3:05

saç dökülür,

Dilbilgisi

when ..., ... falls out: tetikleyici koşul ve olağan sonucu

Genel bir sürecin bu açıklamasında when yan cümlesi süreci başlatan koşulu, ana cümle ise olağan sonucu belirtir. Bir folikül büyümeyi durdurduğunda ürettiği saç telinin yerinden ayrılması anlamına gelir. Her iki cümlede de geniş zaman kullanılır; çünkü cümle belirli bir gelecek olayını değil, düzenli bir biyolojik mekanizmayı anlatır. Fall out, özellikle saç veya diş için “yerinden ayrılıp düşmek” anlamına gelen bir öbek fiildir. Saçın bir insan gibi yere düşmesi veya dışarı doğru hareket etmesi anlamına gelmez.

Alıştırma

Sallanan bir dişin yerinden ayrıldığı genel süreci hangi cümle doğal biçimde anlatır?

  1. When a baby tooth will become loose, it falls out.
  2. When a baby tooth becomes loose, it falls down.
  3. When a baby tooth becomes loose, it falls out.
Cevabı göster

When a baby tooth becomes loose, it falls out.

shedding from our heads slowly

3:07

kafalarımızdan yavaşça dökülerek

or in clumps during showers and hair brushing. Kalıp ifadeler

3:09

veya duş sırasında ve saç tararken tutamlar halinde.

Dilbilgisi

however long ... may be: ödünleme, “bununla birlikte” değil

Burada however long your locks may be, “saçların ne kadar uzun olursa olsun” anlamına gelir. Bu bir ödünleme yan cümlesidir: uzunluk değişebilir, ancak bu durum ana cümledeki sonucu değiştirmez. Kalıp however + sıfat veya zarf + özne + fiil şeklindedir; bu ifadede long sıfat, may be ise fiil öbeğidir. But, cümleyi önceki düşünceye bağlar. Yan cümlenin içindeki however, “bununla birlikte” değil, “ne kadar ... olursa olsun” anlamındadır. Locks, birinin saçını anlatan biraz edebî veya şakacı bir sözdür.

Alıştırma

Bu resmî ödünleme yapısını tek sözcükle tamamlayın: ____ difficult the climb may be, we will keep going.

Cevabı göster

However

Kalıp ifadeler

in clumps during showers and hair brushing: duşta ve saç tararken tutamlar hâlinde

In clumps, saçların tek tek ayrılmış hâlde değil, “tutamlar veya kümeler hâlinde” olduğunu belirtir. Burada dökülmenin biçimini anlatır: Birkaç saç teli birlikte dökülür. During showers and hair brushing, bu kümeli dökülmenin ne zaman fark edilebileceğini belirtir. In clumps ayrıca tüy, çimen veya toprak gibi görünür kümeler oluşturan ya da kümeler hâlinde ayrılan başka malzemeleri de anlatabilir.

Alıştırma

“Belirgin tutamlar hâlinde” anlamındaki hedef ifadeyle cümleyi tamamlayın: The dog's fur came out ____ during brushing.

Cevabı göster

in clumps

After a hair is lost,

3:13

Bir saç teli kaybolduktan sonra,

fibroblasts will trigger the growth of a new strand to fill out your scalp, usually. Kalıp ifadeler

3:14

fibroblastlar genellikle kafa derinizi doldurmak için yeni bir telin büyümesini tetikler.

Kalıp ifadeler

trigger the growth of ... to fill out your scalp: büyümeyi tetikleyerek saç derisinin örtülmesini artırmak

Trigger the growth of a new strand, bir neden ile süreç arasında açık bir ilişki kurar. Trigger fiilinden sonra the growth of... isim öbeği gelir; bu nedenle fibroblastlar yeni saç üreten biyolojik süreci başlatan etken olarak anlatılır. A strand burada tek bir saç teli anlamına gelir. to fill out your scalp mastar yapısı sonucu veya işlevi belirtir: Yeni saç, saç derisinin örtülmesini artırır ve daha dolgun görünmesini sağlar. Bu bağlamda fill out, “form doldurmak” anlamına gelmez.

Alıştırma

Bilimsel rapor cümlesini hedef neden-süreç ifadesiyle tamamlayın: This protein can ____ new tissue.

Cevabı göster

trigger the growth of

As we age, Dilbilgisi

3:20

Yaşlandıkça,

follicles run out of certain cell types, Öbek fiiller

3:21

foliküllerin belirli hücre tipleri tükenir,

Öbek fiiller

run out of + isim: bir kaynak artık kalmamak

Run out of + isim, ihtiyaç duyulan bir şeyden hiç kalmaması veya artık yeterli miktarda bulunmaması demektir. Bu cümlede follicles kaynağı kaybeden sistemi, certain cell types ise kullanılamaz hâle gelen şeyi belirtir. Run out of ifadesini tek bir öbek fiil olarak düşünün. Bir yerden fiziksel olarak koşup çıkmak anlamına gelmez ve kaynak adı verilmeden önce of bulunmalıdır: run out of time, run out of water.

Alıştırma

“Bir kaynaktan hiç kalmamak” anlamındaki hedef öbek fiille cümleyi tamamlayın: The lab may ____ clean test tubes before Friday.

Cevabı göster

run out of

which can lead to changes in hair growth.

3:23

bu da saç büyümesinde değişikliklere yol açabilir.

Dilbilgisi

As we age, ..., which can lead to ...: zamandaki değişimden olası sonuca

As we age ifadesindeki as, “yaş giderek artarken” veya “zaman geçtikçe” anlamına gelir. Ana değişimi yaşın ilerlemesiyle aynı zaman akışına yerleştirir; tek başına because gibi doğrudan bir neden-sonuç ilişkisi kurmaz. Ana cümle foliküllerdeki değişimi belirtir. Virgülden sonraki which, önceki durumun tamamına gönderme yapar; can lead to ise kesin değil, olası bir sonucu tanıtır. As + değişen durum, ana değişim, which can lead to + sonuç kalıbı zaman, değişim ve olası sonucu tek bir bilgi zincirinde düzenler.

Alıştırma

Aşamalı bir değişimi olası bir sonuca bağlamak için As ..., bir ana cümle ve which can ... yapısını doğru kullanan cümle hangisidir?

  1. As a battery ages, which can shorten how long a device works.
  2. As a battery ages, it holds less charge, which can shorten how long a device works.
  3. Because a battery ages which it holds less charge, the device works for less time.
Cevabı göster

As a battery ages, it holds less charge, which can shorten how long a device works.

For example,

3:26

Örneğin,

when they run out of pigment-producing melanocyte stem cells, Notlar

3:27

pigment üreten melanosit kök hücreleri tükendiğinde,

Kültür

pigment-producing melanocyte stem cells: saç pigmenti için kök hücre kaynağı

Melanositler, saça rengini veren melanin pigmentini üreten hücrelerdir. Saç foliküllerindeki melanosit kök hücreleri bu pigment hücrelerini yeniler. Pigment-producing melanocyte stem cells ifadesinin tamamı, saçın pigment sistemi için hücre kaynağı olan bu kök hücreleri anlatır. Temel bağlantı basittir: bu kök hücre kaynağı ortadan kalkınca yeni saç çok az pigment alabilir veya hiç pigment alamayabilir; bu nedenle gri ya da beyaz görünür.

Alıştırma

Bu cümlede pigment-producing melanocyte stem cells ifadesini en iyi hangi açıklama anlatır?

  1. Melanoma için kullanılan başka bir addır.
  2. Pigment üreten melanositleri yenileyen ve saç renginin korunmasına yardımcı olan kök hücrelerdir.
  3. Tüm pigmentini zaten kaybetmiş gri saç telleridir.
Cevabı göster

Pigment üreten melanositleri yenileyen ve saç renginin korunmasına yardımcı olan kök hücrelerdir.

follicles begin producing gray hairs.

3:31

foliküller gri saç üretmeye başlar.

Dilbilgisi

when ... run out of ..., ... begin producing ...: tetikleyici durum ve sonuç kalıbı

Baştaki when yan cümlesi tetikleyici durumu belirtir: foliküllerde pigment üretimiyle ilgili melanosit kök hücresi kalmamıştır. They zamiri, ana cümlede daha sonra gelen follicles sözcüğünü gösterir. Ana cümle sonucu verir. Run out of bir şeyi tüketmek veya ondan hiç kalmaması, begin producing ise üretmeye başlamak demektir. Yeniden kullanılabilen kalıp when + özne + run out of + kaynak, özne + begin + fiil-ing biçimindedir. Bir değişimin başka bir süreci nasıl başlattığını açıklar.

Alıştırma

Cümleyi run out of ve begin sözcüğünden sonra show fiilinin -ing biçimini kullanarak tamamlayın: When they ____ paper, office printers ____ an error message.

Cevabı göster

run out of · begin showing

And since there are only a handful of melanocyte stem cells per follicle to begin with, Dilbilgisi

3:35

Ve başlangıçta her folikül başına sadece bir avuç melanosit kök hücresi olduğundan,

they tend to run out relatively early in a person's life. Kalıp ifadeler

3:40

bir kişinin yaşamında nispeten erken tükenme eğilimindedirler.

Dilbilgisi

since ... only a handful of ... to begin with: başlangıçta az miktar

Burada since, because anlamına gelir ve ana cümledeki sonucun nedenini belirtir. There are only a handful of melanocyte stem cells, melanosit kök hücrelerinin sayısının az ve kesin olmayan bir miktar olduğunu; per follicle ise her bir folikül için anlamını taşır. To begin with, başlangıçta demektir. Her foliküldeki hücre kaynağının ilk aşamada zaten az olduğunu vurgular; böylece yan cümlenin tamamı hücrelerin neden nispeten erken tükenebildiğini açıklar.

Alıştırma

Hangi cümlede since bir neden belirtmek, a handful of ... to begin with ise başlangıçtaki miktarın az olduğunu vurgulamak için kullanılmıştır?

  1. Since we had only a handful of volunteers to begin with, the event started late.
  2. Since 2020, a handful of volunteers have joined the club.
  3. To begin with, list a handful of ideas before lunch.
Cevabı göster

Since we had only a handful of volunteers to begin with, the event started late.

Kalıp ifadeler

tend to run out relatively early: ölçülü biçimde ifade edilen genel eğilim

They, melanosit kök hücrelerini ifade eder. Tend to + fiilin yalın hâli, kesin bir sonuçtan ziyade genel bir eğilimi anlatır; run out ise tamamen tükenmek anlamına gelir. Relatively early, mutlaka çocukluk döneminde değil, bir kişinin tüm yaşam süresiyle karşılaştırıldığında erken demektir. Hem tend to hem de relatively, bilimsel iddiayı kesin değil, ölçülü hâle getirir.

Alıştırma

Cümleyi genellikle yapılır ama her zaman değil anlamındaki iki sözcüklü hedef ifadeyle tamamlayın: Young children ____ learn new sounds quickly, but not every child does.

Cevabı göster

tend to

Similarly, Anlatım akışı

3:44

Benzer şekilde,

when follicles run out of epithelial stem cells, Kültür

3:45

foliküllerin epitelyal kök hücreleri tükendiğinde,

Kültür

Saç foliküllerindeki epitel kök hücreleri

Epitel kök hücreleri, vücut yüzeylerini örten ve birçok vücut yapısının iç yüzeyini ya da bir bölümünü oluşturan epitel dokudaki kök hücrelerdir. Bu hücreler daha fazla kök hücre ve eski ya da hasarlı dokunun yerini alacak yeni hücreler üretebilir. Saç folikülünde bu hücreler, saçın tekrar tekrar büyümesi için gereken dokunun korunmasına ve yenilenmesine yardımcı olur. Bu cümlede bu hücrelerin tükenmesi; folikülün neden küçüldüğünü, daha kısa ve ince saçlar ürettiğini ve sonunda saç üretimini durdurabileceğini açıklar.

Alıştırma

Saç folikülü bağlamında epithelial stem cells nedir?

  1. Foliküldeki epitel dokunun yenilenmesine yardımcı olan kök hücreler.
  2. Küçülen bir folikülün ürettiği kısa ve ince saç telleri.
  3. Her saç teline doğrudan rengini veren pigment parçacıkları.
Cevabı göster

Foliküldeki epitel dokunun yenilenmesine yardımcı olan kök hücreler.

they begin to shrink and grow shorter, Kalıp ifadeler

3:48

küçülmeye başlarlar ve daha kısa,

thinner strands before eventually shutting down production altogether.

3:50

daha ince teller üretirler ve sonunda üretimi tamamen durdururlar.

Anlatım akışı

Similarly ile paralel bir mekanizma belirtme

Similarly, yeni mekanizmanın az önce ele alınan mekanizmayla aynı genel örüntüye sahip olduğunu gösterir. Okura bu cümleyi ilgisiz yeni bir konu olarak görmek yerine iki açıklamayı karşılaştırması gerektiğini bildirir. Burada bir kök hücre türü tükendiğinde buna karşılık gelen bir saç değişimi meydana gelir: foliküller küçülür, daha kısa ve ince saçlar üretir ve sonunda saç üretimini durdurur. Similarly bilgiyi bu paralel örüntüye göre düzenler; tek başına bu nedenle veya sonra anlamına gelmez.

Alıştırma

Paralel bir örüntü gösteren söylem belirtecini seçin: The school library stays open late during exams. ____, the computer lab extends its hours.

  1. However
  2. As a result
  3. Similarly
Cevabı göster

Similarly

Kalıp ifadeler

begin to shrink ... before eventually shutting down production altogether: aşamalı değişimden tamamen durmaya

Bu cümle aşamalı bir süreci sırayla anlatır: foliküller küçülmeye ve daha kısa, daha ince saç telleri üretmeye başlar; sonunda saç üretimini tamamen durdururlar. Burada grow, strands sözcüğünü nesne olarak alır; bu yüzden “büyümek” değil, “saç üretmek” anlamındadır. A happens before eventually doing B kalıbı, önceki aşamaları daha sonra ortaya çıkan nihai sonuca bağlar. Shut down production, folikülü bir makineye benzetir; bir fabrikayı kapatmak değil, saç üretimini durdurmak anlamına gelir. Altogether ise “tamamen” demektir.

Alıştırma

Before eventually, fail fiili ve altogether kullanarak cümleyi tamamlayın: The phone's battery held less and less charge ____.

Cevabı göster

before eventually failing altogether

This is what leads to baldness, Anlatım akışı

3:55

Kelliğe yol açan şey budur,

though the condition can also be accelerated by testosterone, Notlar

3:57

durum testosteron tarafından da hızlandırılabilmesine rağmen,

which can prevent fibroblasts' instructions from reaching a follicle's cells.

4:00

fibroblastların talimatlarının bir folikül hücrelerine ulaşmasını engelleyebilir.

Anlatım akışı

This is what leads to baldness: kelliğin nedenini belirtmek

Burada This, daha önce anlatılan sürecin tamamına gönderme yapar: foliküller küçülür, daha kısa ve daha ince saç telleri üretir ve sonunda saç üretimini durdurur. What leads to baldness, “kelliğe neden olan şey veya süreç” anlamına gelir. This is what leads to + sonuç kalıbı, önceki birkaç aşamayı tek bir neden-sonuç yargısında toplar. Yalnızca yeni bir olay eklemez; dinleyiciye, önceki sürecin hatırlanması gereken neden olduğunu bildirir.

Alıştırma

Derste öğrenilen hedef yapıyla sonucu tamamlayın: A blocked drain keeps water against the wall. ____ mold.

Cevabı göster

This is what leads to

Dilbilgisi

though ... can also be accelerated by ..., which ...: bir etkeni ve işleyişini ekleme

Burada though, önceki açıklamayı daha karmaşık hâle getiren ek bir etken sunar. Önceki noktayı reddetmez; başka bir etkinin de dikkate alınması gerektiğini belirtir. Can also be accelerated by testosterone edilgen yapıdadır. Tartışılan durumu odakta tutarken testosteronu ek bir etken olarak sunar. Ardından gelen açıklayıcı which yan cümlesi testosterone sözcüğüne gönderme yapar ve bu etkenin nasıl işleyebileceğini açıklar. Bu yapı, önce bir etken ekleyip sonra onun mekanizmasını açıklamayı sağlar.

Alıştırma

Hangi cümle ikinci bir etken eklemek için though, bu etkenin nasıl işlediğini açıklamak için which kullanıyor?

  1. Roads may dry slowly after rain, but shade can also delay the process.
  2. Roads may dry slowly after rain, though the process can also be delayed by shade, which keeps sunlight off the pavement.
  3. Roads may dry slowly after rain because shade keeps sunlight off the pavement.
Cevabı göster

Roads may dry slowly after rain, though the process can also be delayed by shade, which keeps sunlight off the pavement.

Kelime

condition can also be accelerated by testosterone: daha hızlı ilerleyen bir sağlık sorunu

Bu cümlede the condition, daha önce sözü edilen baldness durumuna gönderme yapar. Karşılanması gereken bir şartı değil, tartışılan sağlık sorununu veya süreci ifade eder. Can also be accelerated by testosterone edilgen yapıdadır. Testosteronun bu durumun daha hızlı ilerlemesine yol açabileceği anlamına gelir. Accelerated fiziksel hareketi değil, soyut bir sürecin hızını anlatır; also ise testosteronun daha önce ele alınan etkene ek bir etken olduğunu gösterir.

Alıştırma

Bu bağlamda condition can also be accelerated by testosterone ifadesini en iyi hangi cümle yeniden ifade eder?

  1. Testosterone can also make the hair-loss condition progress more quickly.
  2. The hair-loss condition can make testosterone move more quickly.
  3. Testosterone is another requirement for the condition to exist.
Cevabı göster

Testosterone can also make the hair-loss condition progress more quickly.

While it's completely natural for hair growth to change over the course of our lives, Dilbilgisi

4:06

Saç büyümesinin yaşamımız boyunca değişmesi tamamen doğal olsa da,

there are ways to take more control of our scalps. Deyimler

4:10

kafa derimizi daha fazla kontrol etmenin yolları vardır.

Dilbilgisi

While it's completely natural...: “olsa da” anlamındaki while

Buradaki While, “... sırasında” değil, “... olsa da” anlamındadır. Önce saç büyümesinin yaşam boyunca doğal olarak değiştiği kabul edilerek bir ödünleme arka planı oluşturulur. Ardından ana cümle farklı ama bununla çelişmeyen bir noktayı ekler: yine de yapılabilecek şeyler vardır. While A, B kalıbı, önce A’yı kabul edip sonra B’yi sunmak için kullanılabilir; özellikle de B, birinin A’dan çıkarabileceği sonucu sınırlıyorsa yararlıdır.

Alıştırma

Hangi cümlede while, örnektekiyle aynı ödünleme anlamına sahiptir?

  1. While we were walking, it began to rain.
  2. Please wait here for a while.
  3. While the route is long, it is still safe.
Cevabı göster

While the route is long, it is still safe.

Deyimler

there are ways to take more control of...: bir şeyi daha etkin yönetmek

Bu cümlede there are ways to..., uygulanabilir seçeneklerin bulunduğunu söyler. take more control of our scalps, saç derisi sağlığını ve saç büyümesiyle ilgili sorunları daha etkin yönetmek anlamına gelir; saç derisini fiziksel olarak tutmak veya ona emir vermek anlamına gelmez. more sözcüğü bir sınır koyar: bakım veya tedavi, kişinin durumu etkileme becerisini artırabilir ama biyolojik bir süreç üzerinde tam kontrol vadetmez. Başka durumlara da aktarılabilen take more control of something ifadesi, bir şeyi yönetmede daha etkin hâle gelmek demektir.

Alıştırma

Cümleyi “daha etkin yönetmek” anlamındaki ders ifadesiyle tamamlayın: A weekly plan can help you ____ your study time.

Cevabı göster

take more control of

Some baldness remedies remove excess testosterone, Kalıp ifadeler

4:14

Bazı kellik çareleri fazla testosteronu ortadan kaldırır,

Kalıp ifadeler

Kellik tedavileri fazla testosteronu azaltır

Sağlık bağlamında remedy, bir sorunu hafifletmek veya iyileştirmek için kullanılan ürün ya da yöntem anlamına gelir. Bu nedenle baldness remedies, kelliği azaltmayı amaçlayan ürünler veya yöntemlerdir; remedy tam bir iyileşme garantisi vermez. Remove excess testosterone ifadesinde excess, giderilen veya azaltılan miktarı sınırlar: vücuttaki testosteronun tamamını değil, gerekli ya da normal düzeyin üzerindeki kısmı anlatır. Some da bu iddianın yalnızca belirli yöntemler için geçerli olduğunu gösterir.

Alıştırma

Hangi yeniden ifade cümlenin anlamını en iyi şekilde korur?

  1. Bazı kellik yöntemleri testosteronun tamamını değil, yalnızca fazla olan kısmını azaltır.
  2. Bütün kellik yöntemleri vücuttaki testosteronun tamamını ortadan kaldırır.
  3. Bazı yöntemler testosteronu artırarak kelliği kalıcı olarak iyileştirir.
Cevabı göster

Bazı kellik yöntemleri testosteronun tamamını değil, yalnızca fazla olan kısmını azaltır.

and special shampoos can address the coarse, brittle strands Kalıp ifadeler

4:18

ve özel şampuanlar, gri saçlı birçok kişinin bildirdiği

reported by many people with gray hair.

4:21

sert, kırılgan tellere çözüm olabilir.

Kalıp ifadeler

address the coarse, brittle strands: sert ve kırılgan saç tellerini ele almak

Burada address, bir konuda harekete geçmek veya o konuyu ele almak anlamında kullanılan bir fiildir. Şampuan, sert ve kırılgan saç tellerine yardımcı olabilir; can address ifadesi sorunun tamamen çözüleceğini garanti etmez. Coarse, dokusu sert veya kaba olan; brittle ise kolayca kırılan anlamına gelir. Geçmiş zaman ortacıyla kurulan reported by many people with gray hair ifadesi, saçları ağarmış birçok kişinin bu özelliklerden söz ettiğini veya bunları anlattığını belirtir. Buradaki report genel anlamdadır ve polise ihbarda bulunmak demek değildir.

Alıştırma

Komite kaygı konusunda harekete geçecek, ancak cümle tam bir çözüm vadetmemelidir. Boşluğu en iyi hangi fiil tamamlar? The committee will ___ concerns about playground safety.

  1. solve
  2. report
  3. address
Cevabı göster

address

Since our bodies already produce hair at the fastest possible biological speed, Dilbilgisi

4:24

Vücudumuz zaten saçı biyolojik olarak mümkün olan en yüksek hızda ürettiğinden,

there's currently no way to grow hair faster. Dilbilgisi

4:29

şu anda saçı daha hızlı uzatmanın bir yolu yoktur.

Dilbilgisi

Since ... already ...: zaten geçerli olan bir gerçekle neden belirtmek

Burada Since, because yani “çünkü” anlamındadır. Baştaki yan cümle, ana cümledeki sonucun nedenini verir: Saç zaten biyolojik olarak mümkün olan en yüksek hızda uzadığı için daha hızlı uzaması sağlanamaz. already, bu sınıra ileride değil, şimdiden ulaşılmış olduğunu gösterir. Since + zaten doğru olan bir olgu ve ardından sonuç yapısı, istenen bir değişikliğin neden mümkün olmadığını açıklamaya yardımcı olur.

Alıştırma

“Since the roads are icy, school is closed today,” cümlesinde Since ne işlev görür?

  1. Since bir karşıtlık sunar.
  2. Since bir başlangıç zamanı belirtir.
  3. Since bir neden sunar.
Cevabı göster

Since bir neden sunar.

Dilbilgisi

there's currently no way to ...: şu anda kullanılabilir bir yöntem yok

There's, there is ifadesinin kısaltmasıdır. there's currently no way to grow hair faster ifadesinde no way, kullanılabilir bir yöntem olmadığı anlamına gelir; to'lu mastar yapı ise ulaşılamayan hedefi belirtir. currently, bu yargıyı mevcut durumla sınırlar. Cümle bunun sonsuza kadar imkânsız olacağını söylemez. Buradaki no way, tek başına kullanılan No way! tepkisi değildir.

Alıştırma

Cümleyi, dersteki “kullanılabilir bir yöntem yok” anlamına gelen iki kelimelik İngilizce ifadeyle tamamlayın: Without the access code, there's ____ to unlock this tablet.

Cevabı göster

no way

But even if you're unlikely to beat Xie Qiuping's record, Dilbilgisi

4:33

Ancak Xie Qiuping'in rekorunu kırma olasılığınız düşük olsa bile,

with time, Kalıp ifadeler

4:37

zamanla,

the right treatments,

4:38

doğru tedavilerle,

and some genetic luck,

4:39

ve biraz da genetik şansla,

you should be able to grow some luscious locks of your own. Kalıp ifadeler

4:41

kendi tatlı saç buklelerinizi büyütebilmelisiniz.

Dilbilgisi

But even if you're unlikely to beat Xie Qiuping's record: sonucu değiştirmeyen bir sınırlamayı kabul etmek

But even if you're unlikely to beat Xie Qiuping's record bir ödünleme anlatır. Konuşan kişi, dinleyenin büyük olasılıkla rekoru kıramayacağı yönündeki moral bozucu ihtimali kabul eder; ardından daha gerçekçi ve olumlu bir sonucun yine de mümkün olduğunu söyler. even if, bu ihtimale rağmen ana düşüncenin geçerli kaldığını gösterir. be unlikely to + fiil, bir şeyin muhtemelen gerçekleşmeyeceğini ancak imkânsız olmadığını belirtir. beat a record bir rekoru kırmak veya aşmak demektir; rekoru elinde tutan kişiyi yenmek anlamına gelmez.

Alıştırma

Hangi cümle, yarın yağmur yağsa da yağmasa da kamp gezisinin devam edeceği anlamına gelir?

  1. If it rains tomorrow, the camping trip will move indoors.
  2. Even though it rained yesterday, the camping trip will continue tomorrow.
  3. Even if it rains tomorrow, the camping trip will continue.
Cevabı göster

Even if it rains tomorrow, the camping trip will continue.

Kalıp ifadeler

With time, the right treatments, and some genetic luck: koşulları özlü biçimde ifade etmek

Cümlenin başındaki with + isim öbeği, sonucu mümkün kılmaya yardımcı olan koşulları veya kaynakları sunar. Burada tek bir with, time, the right treatments ve some genetic luck şeklindeki üç sıralı isim öbeğini de yönetir. Bu koşullar birlikte ana cümlede beklenen sonucu destekler. with time, zaman geçtikçe veya yeterli zaman olduğunda anlamına gelir; kelimesi kelimesine zamanla birlikte demek değildir. Koşullar isimlerle ifade edilebildiğinde bu yapı, uzun if cümleciklerine göre daha özlü bir seçenektir.

Alıştırma

Özlü koşulu tamamlamak için with + enough time + the right tools yapısını bu sırayla kullanın: ____, we can repair the bike today.

Cevabı göster

With enough time and the right tools

Kalıp ifadeler

should be able to ... luscious locks of your own: beklenen yapabilme ve canlı bir övgü

Burada should be able to, daha önce ele alınan koşullara dayanan makul bir beklentiyi anlatır: Bu koşullar sağlanırsa saç uzatabilmenin mümkün olması beklenir. Should bir görev ya da zorunluluk bildirmez; cümle de kesin bir garanti vermez. Luscious locks, güzel ve gür görünen saç için canlı ve övgü dolu bir ifadedir; locks burada saç anlamındadır. Of your own, saçın kişiye ait olacağını vurgular. Cümle bütünüyle tarafsız bir bilimsel tahminden çok cesaretlendirici bir övgüyle biter.

Alıştırma

Burada should be able to grow some luscious locks of your own ifadesine en uygun anlam hangisidir?

  1. Saçının hemen uzayacağı garanti edilmiştir.
  2. Başka birinin saçını uzatmak için ahlaki bir yükümlülüğün vardır.
  3. Uygun koşullar, kendine ait güzel saçlar uzatabileceğini makul biçimde beklemeyi sağlar.
Cevabı göster

Uygun koşullar, kendine ait güzel saçlar uzatabileceğini makul biçimde beklemeyi sağlar.

Do you ever feel like you don't know enough about your own body? Ton ve niyet

4:47

Hiç kendi vücudunuz hakkında yeterince şey bilmediğinizi hissediyor musunuz?

Ton ve niyet

Do you ever feel like ...?: izleyicinin kendini soruyla ilişkilendirmesini sağlamak

Do you ever feel like + yan cümle, dinleyicinin zaman zaman belirli bir duyguya veya izlenime kapılıp kapılmadığını sorar. Ever, dinleyicinin deneyimindeki herhangi bir zamanı kapsar; yan cümleyle kullanılan feel like ise istemek değil, öyle bir izlenime kapılmak anlamına gelir. Bir videonun sonunda izleyiciye yöneltilen bu soru, konunun kişisel önemini yumuşak biçimde hissettirir. İzleyicileri bilgilerindeki olası bir eksikliği fark etmeye çağırır; böylece izlemeye devam etme veya abone olma yönündeki sonraki davet ani değil, kişisel olarak ilgili görünür.

Alıştırma

Bir eğitim videosunun sonunda bu sorunun temel işlevi nedir?

  1. İzleyicileri, sonraki öneriyi kendileriyle ilgili kılan bir endişeyi fark etmeye çağırır.
  2. İzleyicilere bedenleri hakkında hiçbir şey anlamadıklarını kabul etmelerini emreder.
  3. İzleyicilerin tıp bilgisini tarafsız biçimde ölçer ve puanlarını kaydeder.
Cevabı göster

İzleyicileri, sonraki öneriyi kendileriyle ilgili kılan bir endişeyi fark etmeye çağırır.

Subscribe to this channel to learn about everything Ton ve niyet

4:50

Her şeyi öğrenmek için bu kanala abone olun

from baldness to muscle growth Dilbilgisi

4:52

kellikten kas büyümesine

to why we have hair in such random places.

4:54

neden bu kadar rastgele yerlerde kıl çıktığına kadar.

Ton ve niyet

Subscribe to this channel to learn...: amaç belirten bir eylem çağrısı

Subscribe to this channel, izleyicilerden kanala abone olmalarını isteyen doğrudan bir eylem çağrısıdır. Subscribe ile takip edilecek kanal, hizmet veya yayın belirtiliyorsa bu hedef, to edatından sonra gelir. İkinci to, amaç bildiren to learn mastar yapısını başlatır ve izleyicilerin neden abone olması gerektiğini açıklar. Everything, kanalın konu çeşitliliğini vurgular; kelimenin tam anlamıyla bütün bilgileri ifade etmez. Ardından gelen from...to... listesi kastedilen kapsamı gösterir.

Alıştırma

Her boşluğa eksik sözcüğü yazarak subscribe to + hedef + amaç yapısını tamamlayın: Subscribe ____ the podcast ____ hear a new story every Friday.

Cevabı göster

to · to

Dilbilgisi

from baldness to muscle growth to why...: geniş bir kapsamı listeleme

From X to Y normalde bir aralık belirtir. Burada eklenen to, üçüncü bir örnek konuyu da listeye katarak from X to Y to Z kalıbını oluşturur ve kanalın konularının ne kadar çeşitli olduğunu vurgular. Her öğenin biçimi farklı olabilse de hepsi aynı konu yerini doldurur: baldness ve muscle growth isim öbekleridir; why we have hair in such random places ise bütün olarak bir konuyu ifade eden wh yan cümlesidir. Bu iç cümlede why do we have değil, why we have biçimindeki düz cümle sırası kullanılır. Tekrarlanan to, aralıktaki öğeleri listeler; hareket bildirmez.

Alıştırma

from X to Y to Z aralık kalıbını tamamlayın: The workshop covers topics ____ simple machines ____ bridge design ____ how cities save energy.

Cevabı göster

from · to · to

Stay tuned and stay curious. Ton ve niyet

4:58

Takipte kalın ve meraklı kalın.

Ton ve niyet

Stay tuned and stay curious: medya kapanış ifadesi

stay tuned ifadesinde stay, “bir durumda kalmaya devam etmek” anlamına gelir; tuned burada kelimesi kelimesine radyonun ayarını yapmayı istemez. Bu medya kapanışında stay tuned, izleyiciden sırada ne olduğunu kaçırmamak için takip etmeye devam etmesini ister. stay curious, bir tutumu sürdürmeyi teşvik etmek için aynı stay + sıfat veya geçmiş zaman ortacı kalıbını kullanır. stay sözcüğünün tekrarı paralel ve ritmik bir kapanış oluşturur: takipte kalın ve öğrenme isteğinizi koruyun.

Alıştırma

Bir videonun sonunda Stay tuned and stay curious. en doğal olarak ne anlama gelir?

  1. Daha fazla içerik için takipte kalın ve öğrenme isteğinizi koruyun.
  2. Radyo frekansını ayarlayın ve soru sormayı bırakın.
  3. Şimdi ayrılın ama zaten bildiklerinizi hatırlayın.
Cevabı göster

Daha fazla içerik için takipte kalın ve öğrenme isteğinizi koruyun.