Bu kalamarlar uçabiliyor... hayır, cidden - Robert Siddall: İngilizce çalışma notları

TED-Ed

Öğrenme zorluğu
608 kelime 143 kel/dk

Video özeti: Video, bazı kalamarların okyanustan nasıl fırladığını, jet benzeri itiş gücünden nasıl yararlandığını ve süzülmek için vücut bölümlerini kanat benzeri yüzeylere nasıl dönüştürdüğünü inceliyor. Ayrıca uçuşun kaçışa, daha az enerji harcayan göçe veya savunmasız gençlik döneminde hayatta kalmaya yaradığına ilişkin hipotezleri ele alıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. It seemed impossible that + could fly — Dil Bilgisi ve Cümle Kalıpları: Şaşırtıcı bir iddiayı görünüşte imkânsız olarak değerlendirmek için hazırlayıcı it ile that yan cümlesinin kullanıldığı yapıyı öğrenin. Böylece anlam bakımından asıl özneyi yan cümlede bulabilir ve could ile kesinlik değil, olasılık anlatabilirsiniz. 2. are muscular hydrostats, — Sözcük Anlamı ve Dil Düzeyi: Kas basıncı sayesinde biçimini ve sertliğini koruyan yapıları belirten bu biyomekanik terimi anlayın. Bu bilgi, kalamarın dokunaçlarını nasıl sert tuttuğunu ve onları uçuşu dengeleyen esnek, kanat benzeri yüzeylere nasıl dönüştürdüğünü takip etmenizi sağlar. 3. Leading theories suggest that — Söylem, Hikâye Anlatımı ve Retorik: Başlıca bilimsel açıklamaları kanıtlanmış gerçekler gibi sunmadan aktaran temkinli bir bildirim kalıbını tanıyın. Bu kalıpla gözleme dayalı bulguları, henüz ek kanıt gerektiren yorum ve hipotezlerden ayırabilirsiniz.

Bu derste

In the spring of 1947, Anlatım akışı

0:07

1947 baharında,

six Scandinavian explorers noticed a strange phenomenon while crossing the Pacific Ocean. Dilbilgisi

0:09

altı İskandinav kâşif Büyük Okyanus'u geçerken garip bir olay fark etti.

Anlatım akışı

In the spring of 1947, ile tarihsel bir zaman noktası oluşturmak

Cümlenin başındaki In the spring of 1947, kişileri ve eylemi tanıtmadan önce olayın tamamını belirli bir tarihsel döneme yerleştirir. Yalnızca kâşifleri betimlemek yerine ana cümle için “ne zaman?” sorusunu yanıtlar. Mevsim ve yılla başlamak bir zaman noktası oluşturur. Bu bilgi düzeni tarihî anlatılarda, belgesellerde ve bilim öykülerinde yaygındır; çünkü dinleyici ne olduğunu anlamadan önce zaman çizelgesini kurabilir.

Alıştırma

Bu cümlede baştaki In the spring of 1947, ifadesinin temel görevi nedir?

  1. Yolculuğun ne kadar sürdüğünü anlatır.
  2. Eylemi tanıtmadan önce olayı tarihsel bir zaman çizelgesine yerleştirir.
  3. Kâşiflerin okyanusu neden geçtiğini açıklar.
Cevabı göster

Eylemi tanıtmadan önce olayı tarihsel bir zaman çizelgesine yerleştirir.

Dilbilgisi

while crossing: eş zamanlı bir arka plan eylemi

Bu cümlede while crossing, while they were crossing anlamına gelir. Pasifik Okyanusu'nu geçme eylemini ana olayla, yani garip bir olguyu fark etmeleriyle aynı anda süren bir arka plan eylemi olarak sunar. Özne ve be biçimi atılır; çünkü crossing eylemini yaptığı anlaşılan kişiler ana cümlenin öznesi olan six Scandinavian explorers ile aynıdır. Yeniden kullanılabilir kalıp, aynı öznenin eş zamanlı arka plan eylemini anlatan while + -ing yapısıdır.

Alıştırma

while I was waiting ifadesini kısa biçime dönüştürerek cümleyi tamamlayın: I reviewed my notes ____ for the bus.

Cevabı göster

while waiting

Somehow, small squid known to live deep beneath the waves, Dilbilgisi

0:15

Bir şekilde, dalgaların derinliklerinde yaşadığı bilinen küçük kalamarlar,

kept appearing on the roof of their boat. Kalıp ifadeler

0:20

sürekli teknelerinin çatısında belirmeye başladı.

Dilbilgisi

known to live...: kısaltılmış edilgen ilgi cümleciği

Known to live deep beneath the waves, small squid ifadesinden sonra gelir ve kalamarları niteler. Bu yapı, that are known to live deep beneath the waves ifadesinin kısaltılmış biçimidir. Known to, bu yaşam alanının bilinen veya kaynaklarda belirtilen bir gerçek olduğunu gösterir; kalamarların bir şeyi bildiği anlamına gelmez. Ana mesajı bulmak için bu niteleyiciyi geçici olarak bir kenara bırakın: small squid kept appearing. Bu okuma yöntemi, kısaltılmış ilgi cümleciklerinin bir isimden sonra bilinen bir özelliği sıkça eklediği bilimsel metinlerde yararlıdır.

Alıştırma

Hangi cümlede known to..., bir ismi niteleyen kısaltılmış edilgen ilgi cümleciği olarak kullanılmıştır?

  1. The birds learned to migrate long distances before winter.
  2. Researchers knew that the birds migrated long distances.
  3. Birds known to migrate long distances were fitted with trackers.
Cevabı göster

Birds known to migrate long distances were fitted with trackers.

Kalıp ifadeler

kept appearing: keep + -ing ile tekrarlanan olaylar

Kept appearing, keep + -ing yapısının geçmiş zaman biçimidir. Burada kalamarların yalnızca bir kez değil, belli bir süre boyunca tekrar tekrar ortaya çıktığını anlatır. Açıklanamayan bu tekrarlar olayı şaşırtıcı ve gizemli gösterir. Bir eylem veya durum devam ettiğinde ya da tekrar tekrar gerçekleştiğinde keep + -ing kullanılır: özne + doğru zamanda keep + fiilin -ing biçimi.

Alıştırma

appear kullanarak cümleyi keep + -ing yapısının geçmiş zamanıyla tamamlayın: Although Maya closed the app, the same warning ____ every few minutes.

Cevabı göster

kept appearing

The crew was mystified, until they saw the squids soaring above the sea for roughly 50 m. Notlar

0:23

Mürettebat şaşkındı, ta ki kalamarların denizin üzerinde yaklaşık 50 metre süzüldüklerini görene kadar.

Kelime

The crew was mystified: Bir gizem karşısında derin şaşkınlık

The crew was mystified ifadesinde mystified, mürettebatın gördüklerini açıklayamadığı için büyük bir şaşkınlık ve kafa karışıklığı yaşadığını anlatır. confused gibi bir kişinin durumunu belirtir, ancak nedenin bir gizem gibi göründüğünü ima eder. Bu daha güçlü sözcük anlatıya merak ve gerilim katar. Kalıp subject + be + mystified şeklindedir. Burada was, özneyi mürettebatın zihinsel durumunu anlatan bir sıfata bağlar; mürettebatın bir gizem yarattığı anlamına gelmez.

Alıştırma

Şaşırtıcı bir sonucu açıklayamayan biri için mystified sözcüğünü en doğru kullanan cümle hangisidir?

  1. The researchers were mystified by a signal that matched no known source.
  2. The researchers were certain about the final result.
  3. The researchers were delighted by the clear instructions.
Cevabı göster

The researchers were mystified by a signal that matched no known source.

Kalıp ifadeler

soaring above the sea: Canlı bir hava hareketi

saw the squids soaring above the sea ifadesinde soaring, saw + nesne yapısından sonra gelen -ing biçimidir. Kalamarların hareketini, mürettebatın onu gördüğü sırada devam eden bir eylem olarak sunar. Soar, genel fly fiilinden daha canlıdır; havada yüksek, akıcı, yükselen veya etkileyici bir hareketi sık sık çağrıştırır. Above the sea, hareketi deniz yüzeyinden daha yükseğe yerleştirir; 50 m ifadesinin yüksekliği belirttiği anlamına gelmez.

Alıştırma

Yeni cümleyi soar fiilinin -ing biçimi ve ardından above ile tamamlayın: The eagle was ____ the canyon.

Cevabı göster

soaring above

On land, people could barely believe the explorers. Kalıp ifadeler

0:31

Karaya döndüklerinde insanlar kâşiflere pek inanamadı.

Kalıp ifadeler

could barely believe: bir şeyi doğru kabul etmekte çok zorlanmak

could barely believe ifadesinde barely, believe fiilinin anlamını olumsuzluğa yaklaştırır: kâşiflerin anlattıkları insanlara o kadar şaşırtıcı gelmiştir ki bunların doğru olduğunu neredeyse kabul edememişlerdir. Bu, anlatılanların yalnızca küçük bir kısmına inandıkları anlamına gelmez. Could, o durumda inanabilme durumlarını anlatır. Believe the explorers, yalnızca kâşiflerin var olduğuna inanmak değil, onların söylediklerini doğru kabul etmek demektir.

Alıştırma

Cümleyi hedef ifadeyle tamamlayın: When the results appeared, Leo ____ that he had won.

Cevabı göster

could barely believe

It seemed impossible that sea creatures Dilbilgisi

0:35

Deniz canlılarının

without wings or bones could fly at all,

0:37

kanatsız veya kemiksiz uçabilmesi imkânsız görünüyordu,

let alone travel half the length of a football field. Kalıp ifadeler

0:40

hele bir futbol sahasının yarısı kadar yol almaları söz konusu bile değildi.

Dilbilgisi

It seemed impossible that ... could ...: imkânsız görünen bir durumu değerlendirmek

It seemed impossible that + özne + could + fiilin yalın hâli yapısı, bir durumun tamamını imkânsız görünüyormuş gibi sunar. It biçimsel öznedir; that yan tümcesi değerlendirilen asıl içeriği verir. could fly içindeki could, izin değil yetenek veya olasılık ifade eder. Seemed geçmişteki bir bakış açısını verir ve ifadeyi It was impossible kadar kesin olmaktan çıkarır.

Alıştırma

Cümleyi hedef yapıyla tamamlayın: ____ such a small boat ____ cross the ocean.

Cevabı göster

It seemed impossible that · could

Kalıp ifadeler

let alone travel: inanması daha da zor bir iddia eklemek

Let alone, ilk eylem veya iddiadan inanması ya da gerçekleştirmesi daha da zor olan ikinci bir durumu ekler. Burada uçabilmek bile zaten imkânsız görünür; bir Amerikan futbolu sahasının yarısı kadar yol almak ise daha da şaşırtıcı bir iddia olarak sunulur. Travel, fly ile paraleldir ve could yardımcı fiilini paylaşır: the creatures could fly ..., let alone travel .... Karşılaştırılan ögelerin paralel olması, zorluk düzeyindeki artışı açıkça gösterir.

Alıştırma

Cümleyi let alone ifadesiyle tamamlayın: Theo can barely lift the suitcase, ____ carry it upstairs.

Cevabı göster

let alone

But over the next several decades, Anlatım akışı

0:44

Ancak sonraki birkaç on yıl içinde,

more reports began to surface. Kelime

0:46

daha fazla rapor ortaya çıkmaya başladı.

Anlatım akışı

But over the next several decades: anlatıyı uzun bir zaman dilimi boyunca ilerletmek

Cümlenin başındaki But, sonrasında söylenenlerin önceki izlenim veya beklentiyle karşıtlık oluşturduğunu gösterir. Over the next several decades, zaman çizgisini önceki noktadan ileri taşır ve raporların biriktiği uzun bir dönemi kapsar. Bu giriş geçişi, kanıtları da düzenler: anlatı, şaşırtıcı tek bir olaydan sonraki raporların oluşturduğu sürekli bir örüntüye geçer. Virgül, bu geçiş bölümünü ana gelişme olan more reports began to surface ifadesinden ayırır.

Alıştırma

Hangi cümle önceki bir noktadan zamanı ileri taşır ve raporların sonraki on yıllar boyunca ortaya çıktığını gösterir?

  1. But over the next several decades, similar reports appeared around the world.
  2. But several decades later, one report appeared on a single day.
  3. But for the next several decades, the same report remained unpublished.
Cevabı göster

But over the next several decades, similar reports appeared around the world.

Kelime

“reports began to surface” ifadesinde surface

“more reports began to surface” ifadesinde surface, “bilinir hâle gelmek veya kamuoyunun dikkatini çekmek” anlamına gelen geçişsiz bir fiildir. Raporların o sırada yeni yazılmış olması gerekmez; insanlar onları keşfetmeye veya açıklamaya başlamıştır. Bu mecaz kullanım, bilgiyi önceden gizli olan ve yavaş yavaş görünür hâle gelen bir şey gibi sunar. reports, evidence, details, allegations ve problems gibi sözcüklerle sık kullanılır.

Alıştırma

Hangi cümlede surface “bilinir veya fark edilir hâle gelmek” anlamındadır?

  1. Several complaints surfaced after the article was published.
  2. The desk has a rough surface.
  3. The swimmer surfaced beside the boat.
Cevabı göster

Several complaints surfaced after the article was published.

Sailors described airborne squid

0:49

Denizciler havadaki kalamarların

keeping pace with motorboats. Kalıp ifadeler

0:51

motorlu teknelere ayak uydurduğunu anlattılar.

Kalıp ifadeler

“keeping pace with motorboats” ifadesinde keep pace with

“keeping pace with motorboats” ifadesinde keep pace with, motorlu teknelerle aynı hızda hareket etmek ve onların gerisinde kalmamak demektir. Keeping, denizcilerin anlattığı olayda havadaki kalamarların ne yaptığını belirttiği için -ing biçimindedir. Bu kalıp, birinin veya bir şeyin çalışma, değişim ya da ilerleme hızına ayak uydurmak için mecaz anlamda da kullanılabilir: keep pace with demand veya keep pace with technology.

Alıştırma

Sabit ifadeyi tek sözcükle tamamlayın: Even on the steep hill, Maya managed to keep ____ with the other cyclists.

Cevabı göster

pace

Researchers reported captive squid

0:54

Araştırmacılar kafesteki kalamarların

escaping their tanks overnight.

0:56

geceleri tanklarından kaçtığını bildirdiler.

And as cameras became widespread, Dilbilgisi

0:59

Kameraların yaygınlaşmasıyla birlikte,

seafarers finally began capturing proof of these high-flying cephalopods. Kalıp ifadeler

1:01

denizciler nihayet yükseklerden uçan bu kafadanbacaklıların kanıtlarını çekmeye başladılar.

Dilbilgisi

as cameras became widespread: as ile paralel gelişmeleri bağlamak

as cameras became widespread ifadesinde as, zaman içinde gelişen bir arka plan değişikliğini anlatır: kameralar giderek yaygınlaşır. Ana cümle, bu değişimle birlikte neyin gerçekleşmeye başladığını gösterir. as + özne + değişim bildiren bir fiil yapısını, aynı dönemde ilerleyen iki gelişmeyi bağlamak için kullanabilirsiniz. Bağlam, ilk değişimin ikinciye katkıda bulunduğunu düşündürebilir; ancak as esas olarak iki gelişmeyi birlikte sunar.

Alıştırma

Hangi cümle, ikinci bir gelişmeyle birlikte ilerleyen kademeli bir arka plan değişikliğini as kullanarak anlatır?

  1. When the bell rang, everyone left the classroom.
  2. Because the road was closed, we took a different route.
  3. As electric cars became more common, more charging stations appeared.
Cevabı göster

As electric cars became more common, more charging stations appeared.

Kalıp ifadeler

capturing proof: ikna edici kanıtı kaydetmek

Burada capturing proof, sıra dışı hayvanların gerçekten orada bulunduğunu gösteren görüntüleri kamerayla kaydetmek anlamına gelir. Capture, bir şeyi fiziksel olarak yakalamayı değil, görsel bir kaydı korumayı anlatır. Proof basit bir ipucundan daha güçlüdür: kaydı, iddianın doğru olduğuna dair ikna edici bir dayanak olarak sunar. Dikkatli bilimsel yazımda, malzeme bir sonucu destekliyor ancak tamamen kanıtlamıyorsa genellikle evidence tercih edilir.

Alıştırma

Cümleyi kamerayla ikna edici kanıt kaydetmek anlamındaki iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: The trail camera ____ that a bear had visited the campsite.

Cevabı göster

captured proof

But how and why do these marine creatures take to the sky? Deyimler

1:07

Peki bu deniz canlıları gökyüzüne nasıl ve neden yükseliyor?

Deyimler

take to the sky: havalanıp uçmaya başlamak

Take to the sky, havaya yükselip uçmaya başlamak demektir. Buradaki take, bir şeyi taşımak anlamına gelmez; ifadenin tamamı canlıların havalanmasını anlatır. Bu soruda ifade, sudan çıkıp uçma eylemine odaklanır. How yöntemi, why ise nedeni sorar.

Alıştırma

Take to the sky ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle cümleyi tamamlayın: At sunrise, three hot-air balloons ____.

Cevabı göster

took to the sky

While only a few squid species have been recorded taking flight, Notlar

1:13

Sadece birkaç kalamar türünün uçtuğu kaydedilmiş olsa da,

Kalıp ifadeler

have been recorded taking flight: belgelenmiş bir davranışı bildirmek

have been recorded taking flight ifadesinde have been recorded, present perfect zamanının edilgen biçimidir: Kalamar türleri, gözlemcilerin kayıt altına aldığı öğedir. Taking flight ise bu kayıtlarda yakalanan hareketi adlandıran bir -ing tümlecidir. Bu anlatım, bugüne kadar birikmiş kanıtları bildirir ve kaydı kimin yaptığına odaklanmaz. Yalnızca söz edilen birkaç tür hakkında temkinli bir iddiayı destekler; bütün kalamarların uçabildiğini söylemez.

Alıştırma

Hangi cümle gözlemlenen bir davranışı bildirmek için edilgen kalıbı doğru kullanır?

  1. Several dolphins have been recorded to using tools.
  2. Several dolphins have been recorded using tools.
  3. Several dolphins have recorded been using tools.
Cevabı göster

Several dolphins have been recorded using tools.

most squid are alike in the way

1:17

çoğu kalamar okyanusu katetme

they traverse the ocean. Kelime

1:19

şekli bakımından birbirine benzer.

Dilbilgisi

While only a few ...: ödünleme bildiren bilgi sunmak

Bu cümlenin başındaki While, during the time that değil, although, yani “-se de” anlamındadır. While only a few ... önce sınırlı bir gerçeği kabul eder: uçtuğu kaydedilen kalamar türlerinin sayısı azdır. Ardından ana cümle, kalamarların çoğuyla ilgili daha genel noktayı verir. While + ödünleme, ana cümle düzeni, ana iddiaya geçmeden önce bir istisna ya da sınırlamayı kabul etmeyi sağlar.

Alıştırma

Bu cümlede While ne işe yarıyor? While only a few parks allow camping, most offer daytime hiking trails.

  1. Although: ana noktadan önce sınırlı bir gerçeği sunar.
  2. During the time that: iki eylemin aynı anda gerçekleştiğini gösterir.
  3. Whenever: tekrarlanan bir durumu anlatır.
Cevabı göster

Although: ana noktadan önce sınırlı bir gerçeği sunar.

Kelime

traverse the ocean: bir alanı geçmeyi resmî biçimde anlatmak

they traverse the ocean ifadesinde traverse, geniş bir alanı geçmek veya bu alan boyunca ilerlemek anlamına gelen resmî bir geçişli fiildir. The ocean doğrudan nesnedir; bu nedenle ek bir edat gerekmez. Burada traverse, okyanusu yalnızca hareketin gerçekleştiği bir yer olarak değil, geçilen alan veya rota olarak sunar. Doğa anlatımına günlük cross ya da travel across ifadelerinden daha resmî ve coğrafi bir ton katar.

Alıştırma

Hangi cümlede traverse doğrudan nesne alan geçişli bir fiil olarak en doğal biçimde kullanılmıştır?

  1. The expedition traversed the desert in six days.
  2. The expedition traversed at the desert in six days.
  3. The expedition traversed to the desert in six days.
Cevabı göster

The expedition traversed the desert in six days.

The outside of a squid's body

1:21

Bir mürekkep balığının gövdesinin dışı

is a massive tube of muscle called the mantle. Kelime

1:23

manto adı verilen devasa bir kas tüpüdür.

Kelime

called the mantle: teknik bir adı tanıtma

called the mantle ifadesi a massive tube of muscle sözünden sonra gelir ve that is called the mantle anlamına gelir. Önce vücut bölümünü tanımlar, ardından teknik adını verir; dil bilgisi açısından kısaltılmış edilgen bir ilgi cümleciğidir. Burada mantle, kalamarın kaslı dış gövdesinin anatomik adıdır; günlük dildeki pelerin veya jeolojideki manto anlamında değildir. Genel olarak noun + called + name, yeni tanıtılan bir şeyi adıyla kısa ve açık biçimde ilişkilendirir.

Alıştırma

Teknik adı tanıtmak için called kullanın: A protective plant tissue ____ the cuticle covers the leaf.

Cevabı göster

called

Water enters that tube

1:26

Su bu tüpe

through small openings around the squid's head.

1:28

kalamarın kafasının etrafındaki küçük açıklıklardan girer.

Then, muscles clamp these openings shut, Kalıp ifadeler

1:31

Sonra, kaslar bu açıklıkları sıkıca kapatır,

Kalıp ifadeler

clamp these openings shut: fiil + nesne + sonuç sıfatı

muscles clamp these openings shut ifadesinde clamp eylemi, these openings nesneyi, shut ise bu eylemin oluşturduğu durumu belirtir. Kalıp fiil + nesne + sonuç sıfatı şeklindedir. Bu nedenle cümle, kasların açıklıkları yalnızca kavradığını değil, sıkıştırma sonucunda açıklıkların kapandığını da anlatır. Sondaki sıfat, nesnenin ulaştığı durumu gösterir.

Alıştırma

Hangi cümlede bir eylemin oluşturduğu durum sonuç sıfatıyla gösterilmiştir?

  1. She opened the door slowly.
  2. She stood beside the open door.
  3. She pushed the door open.
Cevabı göster

She pushed the door open.

and the squid forcefully pumps the water Kalıp ifadeler

1:34

ve kalamar suyu güçlü bir şekilde

through the base of their body.

1:37

gövdesinin tabanından dışarı pompalar.

Kalıp ifadeler

forcefully pumps the water through the base: sıvıyı basınçla hareket ettirmek

Bu cümlede forcefully pumps the water through the base, basınç kullanarak suyu vücudun alt kısmından güçlü biçimde geçirmek anlamına gelir. Forcefully, pompalama hareketinin hafif değil güçlü olduğunu belirtir. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp pump + sıvı + through + yol veya açıklık şeklindedir. Sıvı pump fiilinden sonra gelir; through ise sıvının izlediği yolu tanıtır.

Alıştırma

'Suyu güçlü biçimde içinden pompalar' anlamındaki hedef ifadeyle cümleyi tamamlayın: The machine ____ the narrow pipe.

Cevabı göster

forcefully pumps water through

In practice, this makes the mantle a miniature jetpack, Notlar

1:39

Uygulamada bu, mantoyu minyatür bir jet roketi haline getirerek,

propelling squid through the water at 10 km/h. Dilbilgisi

1:43

kalamarı su içinde saatte 10 km hızla ileri iter.

Anlatım akışı

In practice: mekanizmadan gerçek etkisine geçiş

Burada In practice, cümlenin başında kullanılan ve 'bu mekanizma gerçekten çalıştığında' ya da 'gerçek etkisi bakımından' anlamına gelen bir geçiş ifadesidir. Açıklamayı kalamarın vücudunun nasıl çalıştığından, bu mekanizmanın ne sağladığına taşır. Practice sözcüğü burada alıştırma veya prova anlamına gelmez. In practice kalıbında gerçek işleyişi ya da gerçek koşulları ifade eder.

Alıştırma

In practice, kalamarla ilgili cümlede nasıl bir işlev görüyor?

  1. Kalamarın bir yüzme becerisini prova ettiğini söyler.
  2. Açıklanan mekanizmadan onun gerçek sonucuna geçer.
  3. Başka bir soyut teori ortaya koyar.
Cevabı göster

Açıklanan mekanizmadan onun gerçek sonucuna geçer.

Deyimler

işlevsel bir metafor olarak a miniature jetpack

Bu cümlede a miniature jetpack bir metafordur. Manto gerçekten bir makineye dönüşmez; ifade, onun itme işlevini çok küçük bir jet çantasının işlevine benzetir. Miniature “çok küçük” demektir. Bu tanıdık görüntü, alışılmadık bir biyolojik mekanizmayı gözde canlandırmayı kolaylaştırır: suyu dışarı atmak, kalamarı ileri hareket ettiren itişi oluşturur.

Alıştırma

Bu cümlede a miniature jetpack ne anlama geliyor?

  1. Mantonun itiş sağlama biçimi, çok küçük bir jet çantasınınkine benzetilir.
  2. İfade, insanlara ait bir jet çantasının tam modelini belirtir.
  3. Kalamarın içinde gerçek, mekanik bir jet çantası saklıdır.
Cevabı göster

Mantonun itiş sağlama biçimi, çok küçük bir jet çantasınınkine benzetilir.

Dilbilgisi

propelling squid through the water: sonuç gösteren bir -ing yan cümlesi

Propelling squid through the water, virgülden sonra gelen bir -ing yan cümlesidir. Önceki ifadenin sonucunu ekler: jet çantası gibi çalışan manto, kalamarı suda ileri iter. Ana cümle, V-ing... kalıbında -ing yan cümlesi ana olayın neye yol açtığını gösterebilir. Burada squid, propelling fiilinin nesnesidir: mekanizma kalamarı hareket ettirir; kalamarın başka bir şeyi ittiği söylenmez.

Alıştırma

Hangi cümle, ana eylemin sonucunu eklemek için virgülden sonra bir -ing yan cümlesi kullanır?

  1. The heater was making everyone more comfortable.
  2. The heater warmed the room, making everyone more comfortable.
  3. The heater warmed the room because the night was cold.
Cevabı göster

The heater warmed the room, making everyone more comfortable.

This process is also how squid breathe. Dilbilgisi

1:47

Bu süreç aynı zamanda kalamarın nefes alma yöntemidir.

Dilbilgisi

This process is also how ...: başka bir işlevle bağlantı kurmak

Burada This process, az önce açıklanan sürece gönderme yapar. also, aynı sürecin başka bir işlevi daha olduğunu belirtir: Bu, kalamarların nefes alma biçimidir. This process is also how + subject + verb kalıbı, bir mekanizmayı ek bir sonuç veya işleve bağlar. how squid breathe ifadesindeki how, nefes almanın nasıl gerçekleştiğini anlatır; soru sormaz.

Alıştırma

Dersteki üç kelimelik kalıpla bağlantı cümlesini tamamlayın: The fan removes hot air. This process ____ the computer stays cool.

Cevabı göster

is also how

Squid gills rest inside the mantle

1:51

Kalamarın solungaçları mantonun içinde durur

and siphon oxygen from the water being pushed past them. Notlar

1:54

ve yanlarından itilen sudan oksijeni süzüp alır.

Kelime

siphon oxygen from the water: bir kaynaktan çekip almak

Bu biyoloji açıklamasında siphon oxygen from the water, su solungaçların yanından geçerken sudaki oksijeni çekmek veya çıkarmak anlamına gelir. Elde edilen şey oxygen, kaynak ise the water ifadesidir. Kalıp siphon + thing + from + source şeklindedir. Buradaki siphon, bir şeyi kaynağından çekip alma fikrinin canlı bir uzantısıdır; solungaçların gerçekten bir sifon borusu kullandığı anlamına gelmez.

Alıştırma

Bu bağlamda siphon oxygen from the water ifadesini en iyi hangi seçenek açıklar?

  1. Solungaçlar suyun yanlarından geçmesini engeller.
  2. Solungaçlar suya fazladan oksijen pompalar.
  3. Solungaçlar geçen sudan oksijen çeker.
Cevabı göster

Solungaçlar geçen sudan oksijen çeker.

Dilbilgisi

being pushed past them: devam eden edilgen niteleyici

Being pushed past them, water sözcüğünün hemen ardından gelir ve that is being pushed past them ilgi cümleciğinin kısaltılmış hâlidir. Devam eden bir eylemi anlatarak hangi sudan söz edildiğini belirtir. Eyleme maruz kalan water’dır: bir şey suyu solungaçların yanından geçecek şekilde iter. Them çoğul gills adına gönderme yapar; past burada zaman olarak “geçmiş” değil, “yanından geçip öteye” anlamındadır.

Alıştırma

the water being pushed past them ifadesinin anlamını en iyi hangi açımlama korur?

  1. the water that passed the gills a long time ago
  2. the water that is pushing the gills out of its way
  3. the water that is being pushed past the gills
Cevabı göster

the water that is being pushed past the gills

With gills full of air and a mantle full of water, Dilbilgisi

1:58

Solungaçları havayla ve mantosu suyla doluyken,

Dilbilgisi

With gills full of air and a mantle full of water: arka plan durumunu kurma

with + isim + tümleç yapısı, ana olayın gerçekleştiği durumu belirtebilir. Burada full of air, gills sözcüğünü; full of water ise a mantle ifadesini tamamlar. İki isim-tümleç grubu and ile bağlanır. With öbeği ana cümlenin önüne geldiğinde yaklaşık olarak “bu koşullar geçerliyken” anlamını verir. Arka planı sunan bir giriş öbeğidir; tek başına tam cümle değildir. Virgül, ardından ana cümlenin geleceğini gösterir.

Alıştırma

Hangi cümle arka plan durumunu belirtmek için with + isim + tümleç yapısını kullanır?

  1. Because the windows were open, the room felt cooler.
  2. The room felt cooler after we opened the windows.
  3. With the windows open, the room felt cooler.
Cevabı göster

With the windows open, the room felt cooler.

squid can outpace predators Kelime

2:01

kalamarlar yırtıcıları geride bırakabilir

Kelime

outpace predators: avcılardan daha hızlı hareket etmek

outpace predators, kalamarı avlayan hayvanlardan daha hızlı hareket etmek demektir. Bu cümlede outpace kalamarın yüzme hızını anlatır: kalamar, bir avcıyla arasındaki mesafeyi açabilir. outpace + isim yapısı, bir kişi ya da şeyden daha hızlı hareket etmek, büyümek veya ilerlemek anlamına gelir. Fiziksel hızın yanı sıra, talebin arzdan daha hızlı artması gibi oranları ve değişimleri de anlatabilir.

Alıştırma

Hangi cümle yeni takımın satışlarının rakiplerinin satışlarından daha hızlı büyüdüğü anlamına gelir?

  1. The new team fell behind its competitors in sales growth.
  2. The new team outpaced its competitors in sales growth.
  3. The new team kept pace with its competitors in sales growth.
Cevabı göster

The new team outpaced its competitors in sales growth.

and pursue their prey.

2:03

ve avlarının peşine düşebilir.

Or, in the case of some species, Kalıp ifadeler

2:05

Veya bazı türlerin durumunda,

they can smash through the ocean's surface Kalıp ifadeler

2:08

okyanusun yüzeyini yararak

and attempt an epic flight.

2:10

destansı bir uçuş girişiminde bulunabilirler.

Kalıp ifadeler

in the case of some species: iddianın kapsamını sınırlamak

in the case of some species, sonraki ifadenin bütün türler için değil, belirli türler için geçerli olduğunu belirtir. Burada bu ifade, konuşmacı onların davranışını anlatmadan önce iddianın kapsamını sınırlar. in the case of + isim yapısını belirli bir kişiye, gruba veya duruma odaklanmak için kullanın. Bu yapı, aşırı genelleme yapmak yerine dikkatli bir iddia kurmanıza yardımcı olur.

Alıştırma

in the case of some species ifadesi, iddianın kapsamı hakkında ne anlatır?

  1. Bütün türler için geçerlidir.
  2. Yalnızca belirli türler için geçerlidir.
  3. Konuşmacının hangi türlerin var olduğunu bilmediği anlamına gelir.
Cevabı göster

Yalnızca belirli türler için geçerlidir.

Kalıp ifadeler

smash through the ocean's surface: okyanus yüzeyini güçlü biçimde yarıp geçmek

Smash through + bir engel veya sınır, ona vurup karşı tarafa geçecek kadar büyük bir kuvvetle ilerlemek anlamına gelir. Burada ocean's surface bir sınır gibi ele alınır; bu nedenle ifade kalamarın hareketini ani, güçlü ve hızlı gösterir. Smash, yüzeyin gerçekten parçalara ayrıldığı anlamına gelmez. Through ile birlikte, bir taraftan diğerine kuvvetle geçmeye odaklanır.

Alıştırma

Cümleyi, dersteki “kuvvet kullanarak geçmek” anlamına gelen iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: During the rescue, the crew had to ____ the locked door.

Cevabı göster

smash through

Without the resistance of water, Dilbilgisi

2:13

Suyun direnci olmadan,

a squid's acceleration is the same as a car Anlatım akışı

2:15

bir kalamarın ivmesi, 0'dan saatte 100 km hıza

going from 0 to 100 km/h

2:18

bir saniyeden biraz uzun bir sürede çıkan

in just over a second.

2:21

bir otomobille aynıdır.

Dilbilgisi

Without the resistance of water: bulunmayan bir koşulu belirtmek

Without + isim öbeği, adı geçen şeyin bulunmadığını belirtir. Bu cümlenin başındaki Without the resistance of water, ana cümlenin tamamı için bir koşul oluşturur: su direnci artık kalamara etki etmemektedir. Cümle başındaki without öbeği, sonucun neden değiştiğini açıklamaya sık sık yardımcı olur. Bir etken kaldırılınca farklı bir sonuç mümkün hâle gelir. Virgül, bu arka plan koşulunu ana sonuçtan ayırır.

Alıştırma

Cümleyi, dersteki “su direnci olmadığında” anlamına gelen başlangıç ifadesiyle tamamlayın: ____, the object accelerates more easily.

Cevabı göster

Without the resistance of water

Anlatım akışı

the same as a car going from 0 to 100 km/h: ivmeyi somutlaştırmak

the same as ... ifadesi, bir kalamarın ivmesini tanıdık bir olayla karşılaştırır: bir arabanın hızını 0'dan 100 km/sa'e çıkarması. Karşılaştırılan şey hızın ne kadar çabuk değiştiğidir; kalamarın azami hızı ya da kalamar ile arabanın nesne olarak kendileri değildir. Soyut bir ölçümü tanıdık bir görüntüye dönüştüren bu karşılaştırma, dinleyenin ivmenin büyüklüğünü kavramasına yardımcı olur. Aynı kalıpla karşılaştığınızda the same as ifadesinden önce belirtilen niceliği bulun; karşılaştırılan odur.

Alıştırma

Araba örneği dinleyenin neyi anlamasına yardımcı olur?

  1. Kalamarın bir arabaya kıyasla büyüklüğü.
  2. Kalamarın tam azami hızı.
  3. Kalamarın ivmesi, yani hızının ne kadar çabuk arttığı.
Cevabı göster

Kalamarın ivmesi, yani hızının ne kadar çabuk arttığı.

At speeds of 40 km/h,

2:24

Saatte 40 km hızda,

squid quickly generate aerodynamic lift. Kelime

2:26

kalamarlar hızla aerodinamik kaldırma kuvveti üretir.

Kelime

generate aerodynamic lift: hava yoluyla yukarı yönlü kuvvet üretmek

generate aerodynamic lift ifadesinde generate üretmek anlamındadır; lift ise hava hareket eden bir cismin çevresinden akarken oluşan yukarı yönlü kuvvettir. Aerodynamic, bu kuvvetin havadaki hareketten kaynaklandığını gösterir. Burada lift teknik bir isimdir; asansör veya bir şeyi kaldırma eylemi anlamına gelmez. İfade, hızlı hareket eden kalamarların kanatları olmasa bile havada nasıl destek elde edebildiğini açıklar.

Alıştırma

Cümleyi dersteki teknik eşdizimle tamamlayın: The spinning rotor blades ____.

Cevabı göster

generate aerodynamic lift

But to stay in the air, Kalıp ifadeler

2:29

Ancak havada kalabilmek için,

they'll need something like wings.

2:31

kanatlara benzeyen bir şeye ihtiyaçları vardır.

Kalıp ifadeler

Amaç bildiren to stay in the air

Bu cümlede stay in the air, yere veya suya düşmeden onların üzerinde kalmaya devam etmek demektir. Stay bir durumun sürmesini anlatır; havanın içinde yaşamak anlamına gelmez. Cümlenin başındaki to stay in the air amaç bildiren bir mastar yapısıdır. Kanat benzeri bir şeye neden ihtiyaç duyacaklarını açıklar: Bu yapılar havada kalmalarına yardımcı olur.

Alıştırma

Cümleyi, dersteki ‘havada kalmaya devam etmek’ anlamına gelen ifadeyle tamamlayın: A helicopter keeps its rotors turning ____.

Cevabı göster

to stay in the air

Fortunately, our soaring cephalopod has a plan. Anlatım akışı

2:34

Neyse ki, yükselen kafadanbacaklımızın bir planı var.

Anlatım akışı

Fortunately ... has a plan: çözüme eğlenceli bir geçiş

Fortunately, dinleyiciye sorunun olumlu bir yöne dönmek üzere olduğunu bildirir. Açıklamayı bir zorluktan çözüme geçirerek bilgiyi düzenler. Our soaring cephalopod ve has a plan, hayvanı bir hikâye karakteri gibi gösterir. Bu eğlenceli kişileştirme, hayvanın bilinçli olarak bir plan tasarladığını iddia etmez; anlatıcının birazdan sorunu çözen bedensel özelliği veya davranışı açıklayacağını bildirir.

Alıştırma

Bu cümlenin bilim anlatımındaki temel görevi nedir?

  1. Hayvanın bilinçli olarak ayrıntılı bir uçuş planı yazdığını bildirmek.
  2. Herhangi bir çözüm vermeden açıklamayı bitirmek.
  3. Hayvanı eğlenceli biçimde bir karaktere dönüştürüp çözüme geçmek.
Cevabı göster

Hayvanı eğlenceli biçimde bir karaktere dönüştürüp çözüme geçmek.

Squid tentacles are muscular hydrostats, Kelime

2:38

Kalamarın dokunaçları kaslı hidrostatlardır,

meaning the tissue can be held firm by muscle tension. Dilbilgisi

2:41

bu da dokunun kas gerginliği ile sert tutulabileceği anlamına gelir.

Kelime

are muscular hydrostats: kaslarla desteklenen bir yapı olarak sınıflandırma

Kaslı hidrostat, çoğunlukla kaslardan ve neredeyse sıkıştırılamayan diğer dokulardan oluşan bir vücut yapısıdır. Hacmi neredeyse sabit kaldığı için eş güdümlü kas hareketi, sert bir iskelet olmadan yapıyı bükebilir, şeklini değiştirebilir veya sertleştirebilir. Burada are, kalamar dokunaçlarını bu biyomekanik türün üyeleri olarak sınıflandırır. Ardından gelen meaning yan cümlesi ilgili özelliği vurgular: kas gerilimi dokuyu sertleştirebilir.

Alıştırma

Hangi açıklama muscular hydrostat terimine en uygundur?

  1. Bükülemeyen veya şekil değiştiremeyen sabit bir kemik.
  2. Sert bir iskelet olmadan kas hareketiyle şeklini değiştiren ve koruyan bir yapı.
  3. Yalnızca içi havayla dolu olduğu için sert kalan içi boş bir organ.
Cevabı göster

Sert bir iskelet olmadan kas hareketiyle şeklini değiştiren ve koruyan bir yapı.

Dilbilgisi

can be held firm by muscle: can + be + geçmiş zaman ortacı yapısı

Can be held, kiplik edilgen bir yapıdır: can yetenek veya olasılık bildirir, be edilgenliği gösterir ve held, hold fiilinin geçmiş zaman ortacıdır. Doku eylemden etkilenen taraftır. Firm, dokunun hangi durumda tutulduğunu açıklar. by ile başlayan ifade, bu durumdan sorumlu gücü belirtir: muscle tension. Etken yapıda muscle tension özne olur: Muscle tension can hold the tissue firm. Edilgen yapı, bilimsel açıklamalarda yaygın olduğu gibi tissue sözcüğünü konu olarak tutar.

Alıştırma

Cümleyi can hold firm ifadesinin kiplik edilgen biçimiyle tamamlayın: During the repair, the loose panel ____ by two clamps.

Cevabı göster

can be held firm

Splaying its tentacles in a rigid formation, Dilbilgisi

2:46

Dokunaçlarını sert bir düzende dışa doğru açarak,

the squid transforms them into flexible wing-like structures Kalıp ifadeler

2:49

kalamar onları uçuşunu dengeleyen

Kalıp ifadeler

transforms them into flexible wing-like structures: transform X into Y kalıbı

transform X into Y kalıbı, X'i değiştirerek Y hâline getirmek anlamına gelir. Bu cümlede X, kalamarın dokunaçlarına gönderme yapan them; Y ise flexible wing-like structures ifadesidir. Into, değişim sonucunda ortaya çıkan biçimi, rolü veya kullanımı tanıtır. Wing-like, gerçek kanatlar değil, kanada benzeyen demektir; bu nedenle ifade dokunaçların biçim ve işlevindeki değişimi anlatır.

Alıştırma

Cümleyi transform X into Y kalıbının doğru biçimiyle tamamlayın: The app ____ a phone ____ a document scanner.

Cevabı göster

transforms · into

that stabilize its flight.

2:53

esnek, kanat benzeri yapılara dönüştürür.

Dilbilgisi

Splaying its tentacles in a rigid formation: cümle başındaki -ing öbeği

Splay, birden fazla uzun parçayı dışa doğru açmak demektir. Burada Splaying its tentacles in a rigid formation, ana cümledeki değişimi sağlayan eylemi ya da yöntemi açıklar; in a rigid formation, dokunaçların sabit ve dengeli bir düzende olduğunu gösterir. -ing öbeği ana cümleden önce geldiği için, bu eylemin örtük öznesi ana cümlenin öznesi olan the squid'dir. Dokunaçları açan da onları dönüştüren de kalamardır. Bu kalıp, ana olayla aynı anda gerçekleşen veya onunla yakından bağlantılı bir eylemi öne almayı sağlar.

Alıştırma

Hangi cümlede ana cümlenin öznesi, baştaki -ing öbeğinin eylemini doğru biçimde gerçekleştirir?

  1. Spreading its wings, the sky grew darker.
  2. The eagle rose into the air because the sky grew darker.
  3. Spreading its wings, the eagle rose into the air.
Cevabı göster

Spreading its wings, the eagle rose into the air.

At the opposite end of its body, Kalıp ifadeler

2:55

Gövdesinin diğer ucunda,

two fins typically used for gentle swimming Dilbilgisi

2:57

genellikle nazikçe yüzmek için kullanılan iki yüzgeç

find new purpose as a second set of wings. Deyimler

3:00

ikinci bir kanat seti olarak yeni bir amaç bulur.

Kalıp ifadeler

At the opposite end of its body: okuyucunun bakışını diğer uca yöneltmek

At the opposite end of its body, cümlenin başında yer alan bir konum ifadesidir. Cümle iki yüzgeci tanıtmadan önce okuyucuya vücudun neresine bakması gerektiğini söyler. the opposite end, daha önce sözü edilen kısma göre aynı vücudun diğer ucunu ifade eder. Bu ifadeyi başa koymak mekânsal bir geçiş oluşturur. Bu kalıp, bir nesnenin veya vücudun bölümlerini açık bir sırayla anlatmaya yardımcı olur: önce konum verilir, sonra orada ne olduğu açıklanır.

Alıştırma

At the opposite end of its body ifadesi cümlede ne işe yarar?

  1. İki farklı hayvanın vücut uzunluklarını karşılaştırır.
  2. Vücudun iki ucunda da tamamen aynı yapıların bulunduğunu söyler.
  3. Orada ne olduğunu açıklamadan önce okuyucunun dikkatini aynı vücudun diğer ucuna yöneltir.
  4. Hayvanın bütün vücudunu ters yöne çevirdiğini söyler.
Cevabı göster

Orada ne olduğunu açıklamadan önce okuyucunun dikkatini aynı vücudun diğer ucuna yöneltir.

Dilbilgisi

typically used for gentle swimming: kısaltılmış bir ilgi cümleciği

typically used for gentle swimming ifadesi two fins sözlerinden sonra gelir ve bu yüzgeçleri niteler. Bu, kısaltılmış bir edilgen ilgi cümleciğidir; tam biçimi two fins which are typically used for gentle swimming şeklindedir. İlgi sözcüğü which ve be fiilinin bir biçimi çıkarılırken used geçmiş zaman ortacı olarak kalır. used for + isim veya -ing biçimi bir amacı ya da kullanım alanını belirtir. Burada kısa niteleyici önce yüzgeçlerin olağan işlevini verir ve kanat olarak kazandıkları yeni işlevi daha belirgin hâle getirir.

Alıştırma

Anlamı değiştirmeden typically used for gentle swimming ifadesinin yerini hangi tam ilgi cümleciği alabilir?

  1. which typically use gentle swimming
  2. which are typically using for gentle swimming
  3. which typically used for gentle swimming
  4. which are typically used for gentle swimming
Cevabı göster

which are typically used for gentle swimming

Deyimler

find new purpose as a second set of wings: ikinci bir kanat çifti olarak yeni bir işlev kazanmak

find new purpose as... bir şeyin yeni bir kullanım veya rol kazanması anlamına gelir. Burada yüzgeçler sanki bir amaç seçebiliyormuş gibi anlatılıyor; bu nedenle kişileştirme vardır. Yüzgeçlerin gerçekten bir amaç aradığı anlamına gelmez. Bu ifade işlev değişikliğini vurgular: Önceden yüzmek için kullanılan yüzgeçler artık ikinci bir kanat çifti olarak da görev yapar. Aynı kalıp başka bağlamlarda eski bir yerin, eşyanın veya becerinin yeni bir şekilde kullanılmasını anlatabilir.

Alıştırma

Cümleyi find new purpose as ifadesinin doğru zamanıyla tamamlayın: After the renovation, the empty warehouse ____ a community art center.

Cevabı göster

found new purpose as

And by folding these fins down, Dilbilgisi

3:04

Ve mürekkep balığı, bu yüzgeçleri aşağı katlayarak,

a squid can streamline itself Kelime

3:06

kendini aerodinamik hale getirebilir

and dip back into the ocean.

3:08

ve okyanusa geri dalabilir.

Dilbilgisi

by folding these fins down: bu yüzgeçleri aşağı doğru katlayarak

by + -ing ana cümledeki sonuçlara ulaşmak için kullanılan yöntemi açıklar. Folding, by ifadesinden sonra gelen -ing biçimidir; bu nedenle ifade yalnızca bu eylemden sonra anlamına değil, bu eylemi yöntem olarak kullanarak anlamına gelir. Burada fold these fins down, yüzgeçleri aşağı doğru hareket ettirip toplamak demektir. Folding eyleminin gizli öznesi, can streamline itself and dip back into the ocean ifadesinin öznesi olan kalamardır.

Alıştırma

Yöntemi göstermek için by + -ing kullanarak cümleyi tamamlayın: You can make the box smaller ____ the side flaps down.

Cevabı göster

by folding

Kelime

can streamline itself: direnci azaltmak için kendi biçimini değiştirmek

Bu cümlede streamline fiziksel bir eylem fiilidir: kalamar hareket ederken daha az dirençle karşılaşmak için vücudunun biçimini değiştirir ya da korur. Can, kalamarın bunu yapabilme yeteneğini gösterir. Itself bir dönüşlülük zamiridir; yani eylemi yapan da eylemden etkilenen de kalamardır. streamline + nesne kalıbı, sürüklenme direncini azaltmak için bir bedenin ya da nesnenin biçimini düzenlemeyi anlatır. Burada sözcük gerçek anlamındadır; “bir süreci sadeleştirmek” şeklindeki mecaz anlamda kullanılmamıştır.

Alıştırma

Cümlede “can streamline itself” ne anlama gelir?

  1. Dar bir okyanus akıntısını takip edebilir.
  2. Direnci azaltmak için kendi vücut biçimini ayarlayabilir.
  3. Suya girmeden önce hareket etmeyi bırakabilir.
  4. Vücudundaki kumu yıkayabilir.
Cevabı göster

Direnci azaltmak için kendi vücut biçimini ayarlayabilir.

There have been too few observations to establish Dilbilgisi

3:11

Kalamarların tipik uçuş yörüngesinin nasıl göründüğünü belirlemek için

what a squid's typical flight trajectory looks like.

3:14

çok az gözlem yapılmıştır.

Dilbilgisi

There have been too few ... to establish ...: kanıtlar hâlâ yetersiz

There have been, şu ana kadar birikmiş bir miktarı sunar; böylece present perfect geçmiş gözlemleri bugünkü bilgi durumuyla ilişkilendirir. Have, çoğul observations ismiyle uyumludur. too few + çoğul sayılabilen isim + to + fiil yapısı, sayının o eylemi yapmak için yetersiz olduğunu belirtir. Burada establish, kanıtlara dayanarak bir şeyi belirlemek anlamındadır. Cümle, mevcut gözlemlerin henüz bir sonucu destekleyemediğini söyler; hiç gözlem yapılmadığını veya sonucun yanlış olduğunu söylemez.

Alıştırma

There have been too few ... to establish yapısını kullanarak cümleyi tamamlayın: “____ trials ____ whether the treatment works.”

Cevabı göster

There have been too few · to establish

Based on their flying speed, Kalıp ifadeler

3:17

Uçuş hızlarına dayanarak,

a 10 cm squid could hypothetically launch itself Dilbilgisi

3:19

10 cm'lik bir kalamar hipotetik olarak kendini

6 m above the water.

3:22

suyun 6 m üzerine fırlatabilir.

Kalıp ifadeler

Based on their flying speed: tahminin dayanağını belirtme

Based on their flying speed, tahminin dayanağını belirten bir giriş ifadesidir. Ardından gelen yüksekliğin kalamarların uçuş hızından hesaplandığını veya çıkarıldığını anlatır; başka bir deyişle, “Bu tahmini hangi kanıt destekliyor?” sorusunu yanıtlar. Bir sonucun dayanağını sunmak için based on ifadesinden sonra veri, kanıt veya bilgi getirin. Burada yükseklik, doğrudan gözlemlenmiş bir uçuş olarak değil, bir tahmin olarak sunulur.

Alıştırma

Bu cümlede Based on their flying speed bize ne anlatıyor?

  1. Altı metrelik yükseklik doğrudan gözlemlenmiştir.
  2. İfade, kalamarın nerede konuşlandığını anlatır.
  3. Kalamar uçabilmek için önce zorunlu bir hıza ulaşmalıdır.
  4. Uçuş hızı, yüksekliği tahmin etmek için kullanılan kanıttır.
Cevabı göster

Uçuş hızı, yüksekliği tahmin etmek için kullanılan kanıttır.

Dilbilgisi

could hypothetically launch itself: kuramsal bir olasılığı belirtme

Could hypothetically, iddianın yalnızca varsayılan koşullar veya bir model altında mümkün olduğunu belirtir. Could kesinliği azaltır; hypothetically ise sonucun gözlemlenmemiş ve kuramsal olduğunu açıkça gösterir. Cümle, altı metrelik bu fırlayışın gerçekten görüldüğünü iddia etmez. Launch itself, kendi bedenini havaya doğru fırlatmak anlamına gelir. Dönüşlü zamir itself, kalamarın hem fırlatmayı gerçekleştiren hem de fırlatılan varlık olduğunu gösterir.

Alıştırma

Burada could hypothetically kanıta karşı nasıl bir tutum ifade ediyor?

  1. Sonuç doğrudan ölçüldüğü için kesindir.
  2. Sonuç her koşulda imkânsızdır.
  3. Kalamarın kendini fırlatması zorunludur.
  4. Sonuç kuramsal olarak mümkündür ancak gözlemlenmiş bir gerçek olarak sunulmamaktadır.
Cevabı göster

Sonuç kuramsal olarak mümkündür ancak gözlemlenmiş bir gerçek olarak sunulmamaktadır.

But from what scientists have seen, Kalıp ifadeler

3:25

Fakat bilim insanlarının gördüklerine göre,

flying squid tend to glide low, Kalıp ifadeler

3:27

uçan kalamarlar alçaktan süzülmeye

Kalıp ifadeler

But from what scientists have seen: gözleme dayalı bir iddiayı çerçevelemek

From what scientists have seen, “bilim insanlarının şimdiye kadarki gözlemlerine göre” anlamına gelir. what ile başlayan yan cümle from’dan sonra kanıtın ne olduğunu belirtir; böylece iddia sınırsız bir gerçek olarak değil, gözlemlenmiş kanıtlara dayalı olarak sunulur. But, gözleme dayalı bu iddianın daha önceki bir fikir veya beklentiyle karşıtlık oluşturduğunu gösterir. Bu giriş, cümlenin devamının ne kadar kesin bir iddia olarak anlaşılması gerektiğini belirler.

Alıştırma

“from what scientists have seen” ifadesi, ardından gelen iddia hakkında ne anlatır?

  1. Hiçbir istisnası olmayan ve her zaman doğru olmuş bir gerçektir.
  2. Hiçbir kanıta dayanmayan kişisel bir tahminden ibarettir.
  3. Bilim insanlarının ileride neyi gözlemlemeyi planladığını bildirir.
  4. Bilim insanlarının şimdiye kadar gözlemlediği kanıtlarla sınırlıdır.
Cevabı göster

Bilim insanlarının şimdiye kadar gözlemlediği kanıtlarla sınırlıdır.

keeping close to the surface.

3:30

ve yüzeye yakın durmaya meyillidir.

Kalıp ifadeler

tend to glide low: genel bir eğilimi anlatmak

Tend to + fiilin yalın hâli, istisnalara izin verirken olağan bir eğilimi anlatır. Burada tend to glide, uçan kalamarların genellikle bu şekilde süzüldüğünü söyler; her kalamarın bunu her seferinde yaptığını söylemez. glide low ifadesinde low, süzülmenin yüksekliğini, yani yüzeye yakın olduğunu belirtir. “Yavaşça” anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi “genellikle, ancak her durumda değil” anlamına gelen iki sözcüklük yapıyla tamamlayın: In cold weather, batteries ____ lose power faster.

Cevabı göster

tend to

This trajectory allows squid to cover Dilbilgisi

3:32

Bu yörünge, kalamarların

the most horizontal distance possible

3:34

tipik birkaç saniyelik bir uçuşta

over a typical several second flight.

3:37

mümkün olan en uzun yatay mesafeyi katetmesini sağlar.

Dilbilgisi

allows squid to cover the most horizontal distance possible: allow + nesne + to + fiilin yalın hâli

allow + nesne + to + fiilin yalın hâli yapısı, bir kişi, şey veya koşulun bir eylemi mümkün kıldığını anlatır. Burada trajectory bunu mümkün kılan koşul, squid nesne, to cover... ise mümkün olan eylemdir. Özne bir yörünge olduğu için allow burada birinin izin vermesi anlamına gelmez. Yörüngenin, kalamarın mümkün olan en uzun yatay mesafeyi katetmesi için gereken fiziksel koşulları sağladığını anlatır.

Alıştırma

Cümleyi allow + nesne + to yapısını ve parantez içindeki sözcükleri kullanarak tamamlayın: The adjustable seat ____ comfortably. (shorter riders / sit)

Cevabı göster

allows shorter riders to sit

It also makes it easy to dive back into the water for more fuel, Notlar

3:40

Ayrıca daha fazla yakıt için suya geri dalmayı

Dilbilgisi

makes it easy to dive: make + it + sıfat + to + fiilin yalın hâli

make + it + sıfat + to + fiilin yalın hâli yapısı, bir şeyin bir eylemin kolaylığını, zorluğunu, güvenliğini veya mümkün olup olmadığını değiştirdiğini anlatır. Burada easy, to dive back into the water eylemini niteler. it biçimsel nesnedir; to mastarı gerçekten değerlendirilen eylemi verir. Bu yapıda easily zarfı değil, easy sıfatı kullanılır.

Alıştırma

Cümleyi easy ve make + it + sıfat + to yapısını kullanarak tamamlayın: Clear labels ____ find the right file.

Cevabı göster

make it easy to

Deyimler

for more fuel: mecazi yakıt olarak su

Burada fuel, kalamarın jet itişiyle hareket etmek için ihtiyaç duyduğu suyu anlatan bir benzetmedir. Su gerçek anlamda yakıt değildir: kalamar suyu içine alır ve itme gücü oluşturmak için dışarı püskürtür. for edatı, suya geri dalmanın amacını belirtir: bir sonraki hareket için gereken şeyi almak. Daha genel olarak fuel, bir etkinliğin veya sürecin devam etmesini sağlayan herhangi bir şeyi mecazen anlatabilir.

Alıştırma

Bu cümlede more fuel neyi ifade ediyor?

  1. Kalamarın yüzeye yakın yerde bulduğu yiyecek
  2. Kalamarın içinde depolanan benzin
  3. Yırtıcı kuşların sağladığı enerji
  4. Başka bir jet itişli hareket için gereken su
Cevabı göster

Başka bir jet itişli hareket için gereken su

or to make a quick escape from predatory birds. Kalıp ifadeler

3:44

veya yırtıcı kuşlardan hızla kaçmayı da kolaylaştırır.

Kalıp ifadeler

make a quick escape: make + isim eşdizimi

Make a quick escape, hızla kaçmak anlamına gelen bir make + isim öbeği eşdizimidir. Burada make, yaratmak anlamına gelmez; make an escape kaçma eylemini tek bir olay olarak sunar, quick ise bu olayın hızlı olduğunu belirtir. Geride bırakılan tehdidi veya yeri belirtmek için make a quick escape from predatory birds örneğindeki gibi escape from kullanılır. escape quickly ile karşılaştırıldığında bu isimli yapı, anlatıda kaçışı bir olay olarak biraz daha fazla öne çıkarır.

Alıştırma

Öğrenilen eşdizimle cümleyi tamamlayın: When the alarm sounded, the intruder had to ____ through the back door.

Cevabı göster

make a quick escape

But why do squids fly at all? Ton ve niyet

3:48

Peki kalamarlar neden uçuyor?

Ton ve niyet

Why ... at all?: en temel nedeni sormak

Why ile kurulan bir soruda at all, soruyu bir eylemin arkasındaki en temel gerçeğe veya gerekliliğe götürür. Burada kalamarların nasıl uçtuğu değil, en başta neden uçtuğu soruluyor. At all çıkarıldığında Why do squids fly? tarafsız bir neden sorusudur. At all eklendiğinde bu davranışın anlamı veya gerekliliği hakkındaki şaşkınlık ya da şüphe vurgulanır.

Alıştırma

'Why do squids fly at all?' sorusunda at all ne anlam katar?

  1. Kalamarların her yere uçtuğu anlamına gelir.
  2. Bu davranışın neden gerçekleştiğine dair temel soruyu vurgular.
  3. Kalamarların ne kadar uzağa uçabildiğini sorar.
  4. Bütün kalamarların birlikte uçup uçmadığını sorar.
Cevabı göster

Bu davranışın neden gerçekleştiğine dair temel soruyu vurgular.

Leading theories suggest that flight is an escape behavior, Notlar

3:51

Önde gelen teoriler uçuşun bir kaçış davranışı olduğunu öne sürüyor,

Anlatım akışı

Leading theories suggest that...: temkinli bir aktarım çerçevesi

Leading theories suggest that... dinleyiciye sıradaki iddianın nereden geldiğini ve ne kadar kesin olduğunu söyler. Bu aktarım çerçevesi, açıklamanın doğrudan anlatıcıdan değil, günümüzde ciddiye alınan başlıca teorilerden geldiğini gösterir. Leading, 'öne çıkan' veya 'yaygın biçimde dikkate alınan' anlamına gelir; 'kanıtlanmış' demek değildir. Suggest that, teorilerin bir açıklamaya işaret ettiğini ancak belirsizliğin sürdüğünü gösterir. Bu sözcükler birlikte, güçlü bir güncel açıklamayı yerleşmiş bir gerçekten ayırır.

Alıştırma

Hangi cümle önemli bir teorik açıklamayı kanıtlanmış bir gerçek gibi göstermeden sunar?

  1. Leading theories suggest that the cave formed as an underground river changed course.
  2. One visitor guesses that animals dug the cave.
  3. Evidence proves beyond doubt that the cave formed in a single day.
  4. Follow these steps to measure the cave.
Cevabı göster

Leading theories suggest that the cave formed as an underground river changed course.

as flying squid generally seem to be fleeing Dilbilgisi

3:55

çünkü uçan kalamarlar genellikle yakındaki

a nearby predator or ship.

3:58

bir yırtıcıdan veya gemiden kaçıyormuş gibi görünmektedir.

Kelime

flight is an escape behavior: davranışı işlevine göre sınıflandırmak

Burada an escape behavior, bir davranışın ne işe yaradığına göre belirlenen biyolojik bir kategoridir: hayvanın bir avcıdan ya da yakındaki başka bir tehditten uzaklaşmasına yardımcı olur. Behavior burada hayvanın hareketi anlamına gelir; iyi ya da kötü davranması anlamına gelmez. Flight, tek bir uçuşu değil, bir davranış türü olarak uçmayı anlatır. Cümle davranışın işlevini sınıflandırır; her uçuşun kaçış olduğu ya da kaçışın her zaman başarılı olduğu anlamına gelmez.

Alıştırma

Bir biyoloji açıklamasında “flight is an escape behavior” ne anlama gelir?

  1. Suyun dışında gerçekleşen her harekete uçuş denir.
  2. Uçma, hayvanların yiyecek elde etmek için öğrendiği bir numaradır.
  3. Uçma, bir hayvanın tehlikeden uzaklaşmasına yardımcı olan davranış olarak sınıflandırılır.
  4. Hayvan olası bütün tehlikelerden çoktan kaçmıştır.
Cevabı göster

Uçma, bir hayvanın tehlikeden uzaklaşmasına yardımcı olan davranış olarak sınıflandırılır.

Dilbilgisi

generally seem to be fleeing: sürmekte olan bir eylemi temkinli biçimde anlatmak

Seem to be + -ing, bir gözlemcinin görebildiği belirtilere dayanarak bir eylemi sürüyor gibi gösterir. Burada seem to be fleeing, kalamarların bir tehditten uzaklaşıyor gibi göründüğü anlamına gelir; yazar onların amacını kesin olarak bildiğini iddia etmez. Generally, iddiayı daha da sınırlar: bu her durumda olan değil, olağan düzendir. Generally ve seem birlikte bilimsel açıklamayı kesin değil, temkinli hâle getirir.

Alıştırma

Süren bir eylem hakkında temkinli bir gözlem yapmak için seem ve avoid kullanın: From a distance, the birds generally ____ the flooded field.

Cevabı göster

seem to be avoiding

Other researchers think their flight may be

4:00

Diğer araştırmacılar uçuşlarının

an energy-saving migration strategy, Kelime

4:02

enerji tasarrufu sağlayan bir göç stratejisi olabileceğini düşünüyor,

because it takes less energy to move quickly Dilbilgisi

4:05

çünkü hava yoluyla

through the air

4:07

hızlıca hareket etmek

than through water.

4:08

su yoluyla hareket etmekten daha az enerji gerektirir.

Kelime

energy-saving migration strategy: sıkıştırılmış bir isim grubunu çözümleme

energy-saving migration strategy ifadesinde ana isim strategy sözcüğüdür; yani ifade temelde bir stratejiyi adlandırır. Migration bunun göç için kullanılan bir strateji olduğunu belirtir, energy-saving ise etkisini açıklar: gereken enerjiyi azaltır. Uzun bir isim grubunu sağdan sola okuyun: önce strategy sözcüğünü belirleyin, ardından migration ve energy-saving bilgilerini ekleyin. Kısa çizgi energy ile saving sözcüklerini birleştirerek isimden önce tek bir niteleyici gibi çalıştırır. Burada ifadenin tamamı, hayvanların neden uçtuğuna dair olası bir açıklamayı adlandırır.

Alıştırma

energy-saving migration strategy ifadesine en uygun açıklama hangisidir?

  1. enerji kullanımını azaltan bir göç stratejisi
  2. göçten önce enerji depolama stratejisi
  3. enerjiyi korumak için göçü sona erdirme stratejisi
  4. göçün nasıl enerji ürettiğine ilişkin bir araştırma
Cevabı göster

enerji kullanımını azaltan bir göç stratejisi

Dilbilgisi

it takes less energy to ... than ...: kaynak kullanımını karşılaştırma

Because bu yan cümlenin önceki düşüncenin gerekçesi olduğunu gösterir. it takes + kaynak miktarı + to do kalıbı, bir eylemin ne kadar zaman, para, çaba veya enerji gerektirdiğini anlatır. It anlam taşımayan biçimsel öznedir; asıl anlamı to sonrasındaki eylem taşır. Less energy ... than ... aynı eylem için iki koşulda gereken enerjiyi karşılaştırır. Energy sayılamayan bir isimdir; bu nedenle fewer değil less kullanılır. Than through water bölümünde tekrar eden sözcükler atılmıştır; anlamı than it takes to move quickly through water şeklindedir.

Alıştırma

Çevrim içi gönderimin daha az zaman gerektirdiğini anlatmak için cümleyi öğrendiğiniz kalıpla tamamlayın: It ____ to send the document online than by mail.

Cevabı göster

takes less time

However, Dilbilgisi

4:10

Bununla birlikte,

it's also possible that learning to fly

4:11

uçmayı öğrenmenin

may be a vital part of surviving adolescence. Kalıp ifadeler

4:13

ergenlik döneminde hayatta kalmanın hayati bir parçası olması da mümkündür.

Dilbilgisi

However, it's also possible that ... may be: başka bir olasılığı temkinle eklemek

However, önceki bir açıklamadan farklı bir yöne geçildiğini belirtirken also bunun da değerlendirilmesi gereken başka bir olasılık olduğunu gösterir. It's possible that ve may be, iddianın kesinliğini birlikte azaltır. Bu çift katmanlı temkin bilinçlidir: uçmayı öğrenmek, kanıtlanmış bir gerçek değil, makul bir varsayım olarak sunulur.

Alıştırma

Vurgulanan ifadede konuşmacının tutumunu en iyi hangisi açıklar?

  1. Konuşmacı makul ancak kesin olmayan başka bir açıklama ekliyor.
  2. Konuşmacı daha önce belirtilen bütün açıklamaları reddediyor.
  3. Konuşmacı açıklamayı kanıtlanmış bir gerçek olarak kabul ediyor.
Cevabı göster

Konuşmacı makul ancak kesin olmayan başka bir açıklama ekliyor.

Kalıp ifadeler

surviving adolescence içindeki a vital part of + -ing

A vital part of, bir şeyin yalnızca yararlı bir eki değil, vazgeçilmez bir bileşeni olduğunu belirtir. Burada uçmayı öğrenmenin ergenlik dönemini atlatmak için son derece önemli olabileceği anlatılır. part of ifadesinden sonra bir isim veya -ing biçimi kullanılır. surviving adolescence içinde surviving, -ing biçimidir ve bütün ifade bu dönemi başarıyla atlatmak anlamına gelir; hayvanlarla ilgili bir bağlamda sözcüğün gerçek anlamıyla hayatta kalmayı da içerebilir.

Alıştırma

Cümleyi burada öğretilen ve vital içeren ifadeyle tamamlayın: Regular sleep is a ____ staying healthy.

Cevabı göster

vital part of

Young, smaller squid

4:17

Genç ve daha küçük kalamarlar

can potentially fly faster and farther Dilbilgisi

4:19

daha büyük akrabalarından

than their larger relatives.

4:22

potansiyel olarak daha hızlı ve daha uzağa uçabilirler.

Dilbilgisi

can potentially ... faster and farther than ...: daha büyük akrabalarından daha hızlı ve uzağa uçma olasılığı

can potentially karşılaştırmayı her seferinde gerçekleşen kesin bir sonuç olarak değil, mümkün bir yetenek veya sonuç olarak sunar. Bu cümlede fly ana fiildir; can potentially ise kalamarların böyle bir uçuş avantajına sahip olabileceğini belirtir. faster ve farther, fly fiilini niteleyen paralel karşılaştırma zarflarıdır: faster hızı, farther ise kat edilen mesafeyi karşılaştırır. İkisi de karşılaştırma ölçütü olarak than their larger relatives ifadesini paylaşır; böylece tek ve kısa bir yapı iki boyutu birden karşılaştırır.

Alıştırma

Daha küçük bir drone'un daha büyük bir drone'dan daha hızlı ve daha uzağa uçabileceğini doğal biçimde anlatan cümle hangisidir?

  1. The smaller drone can potential fly more fast and more far than the larger one.
  2. The smaller drone can potentially fly faster and farther than the larger one.
  3. The smaller drone potentially can flies faster and farther from the larger one.
Cevabı göster

The smaller drone can potentially fly faster and farther than the larger one.

And since adult squid tend to cannibalize juveniles, Notlar

4:25

Ve yetişkin kalamarlar yavruları yeme eğiliminde olduğundan,

Dilbilgisi

And since adult squid tend to cannibalize juveniles: neden bildiren since

Bu yan cümlede since, because veya due to the fact that anlamında kullanılır. Yetişkin kalamarların genç kalamarları genellikle yemesi, ardından gelen ana düşüncenin nedeni olarak sunulur; since burada bir zaman başlangıcı belirtmez. And bu nedeni önceki noktaya bağlar. Since yan cümlesi önce geldiği için virgül, bunun cümlenin başındaki neden yan cümlesi olduğunu ve düşüncenin tamamlanması için ardından ana cümlenin geldiğini gösterir.

Alıştırma

Hangi cümlede since, zamanda bir başlangıç noktası belirtmek yerine neden bildirmek için kullanılmıştır?

  1. Since the path was icy, we took the longer route.
  2. We have lived here since 2020.
  3. How long has it been since the train left?
Cevabı göster

Since the path was icy, we took the longer route.

Kelime

adult squid tend to cannibalize juveniles: yetişkinlerin kendi türlerinin genç bireylerini yemesi

Bu cümlede cannibalize, aynı türden bireyleri yemek anlamına gelir. Yetişkinler de genç bireyler de kalamar olduğu için burada başka bir türün sıradan biçimde avlanması değil, tür içi yamyamlık anlatılır. Tend to, her yetişkin kalamarın bunu her zaman yaptığını değil, davranışın olağan ya da muhtemel olduğunu belirtir. Juveniles genç hayvanlar demektir; dolayısıyla ifadenin tamamı, yetişkin kalamarların kendi türlerinden daha genç kalamarları sık sık yediğini söyler.

Alıştırma

Hangi cümlede cannibalize biyolojik anlamıyla kullanılmıştır?

  1. The larger spiders sometimes hunt insects from a different species.
  2. The larger spiders sometimes compete with birds for nesting space.
  3. The larger spiders sometimes cannibalize smaller members of their own species.
Cevabı göster

The larger spiders sometimes cannibalize smaller members of their own species.

soaring above the surf

4:29

dalgaların üzerinde süzülmek

can help ensure these young squid

4:30

bu genç kalamarların

will live to fly another day. Deyimler

4:33

başka bir gün daha uçmak için yaşayacağından emin olmaya yardımcı olabilir.

Deyimler

live to fly another day: bir deyimin eğlenceli biçimde değiştirilmesi

Yerleşik deyim live to fight another day şeklindedir. Daha sonra yeniden harekete geçme fırsatını korumak için şimdiki bir tehlikeden ya da aksilikten sağ çıkmak veya geri çekilmek anlamına gelir; another day ifadesi yalnızca gerçek anlamda ertesi günle sınırlı değildir. Burada fight yerine fly kullanılmıştır. Yeni ifade, gelecekteki bir fırsat için hayatta kalma fikrini korurken kalamarların uçuşuna da uyar ve eğlenceli bir kapanış oluşturur.

Alıştırma

Live to fly another day bu cümlede neden bir sözcük oyunudur?

  1. Live to fight another day ifadesindeki fight yerine uçuş temasına uyması için fly getirilen bir uyarlamadır.
  2. Fly sözcüğünü fight sözcüğünün resmî eş anlamlısı olarak kullanır.
  3. Genç kalamarların yalnızca bir gün daha yaşayabileceği anlamına gelir.
Cevabı göster

Live to fight another day ifadesindeki fight yerine uçuş temasına uyması için fly getirilen bir uyarlamadır.

In oceans filled with apex predators, Kelime

4:36

Zirve yırtıcılarla dolu okyanuslarda,

how do squids manage to thwart creatures Kalıp ifadeler

4:39

kalamarlar, köpekbalıkları, balinalar

like sharks, whales, and other squid?

4:41

ve diğer kalamarlar gibi yaratıkları atlatmayı nasıl başarıyor?

Kelime

apex predators: besin ağının tepesindeki yırtıcılar

Tepe yırtıcı, belirli bir ekosistemde besin zincirinin veya besin ağının en üstünde bulunan yırtıcıdır. Apex, “en yüksek nokta” anlamına gelir; dolayısıyla bu ifade ekolojik konumu anlatır. Bu hayvanlar söz konusu sistemde normalde başka hayvanlar tarafından av olarak yakalanmaz. Burada ifade, okyanusu üst düzey avcılarla dolu bir yer olarak sunar. Yalnızca “büyük” veya “saldırgan” anlamına gelmez; bir tepe yırtıcı yine de saldırıya uğrayabilir, yaralanabilir veya öldürülebilir.

Alıştırma

Hangi açıklama apex predator ifadesini en doğru biçimde tanımlar?

  1. Çevresindeki hayvanlardan daha büyük olan herhangi bir hayvan
  2. Yalnızca bitkileri ve planktonları avlayan bir hayvan
  3. Belirli bir ekosistemde besin ağının tepesinde bulunan ve normalde başka hayvanlar tarafından avlanmayan bir yırtıcı
Cevabı göster

Belirli bir ekosistemde besin ağının tepesinde bulunan ve normalde başka hayvanlar tarafından avlanmayan bir yırtıcı

Kalıp ifadeler

manage to thwart: zorluğa rağmen engellemeyi başarmak

Manage to + fiilin yalın hâli, bir kişinin genellikle zorluğa rağmen bir şeyi yapmayı başardığını belirtir. Thwart, bir planın, saldırının veya amaçlanan sonucun başarıya ulaşmasını engellemek demektir; bu nedenle manage to thwart, engellemenin gerçekten işe yaradığını vurgular. Bu soruda thwart creatures kısa ve yoğun bir anlatımdır: Kalamarlar yırtıcıları yok etmez; yırtıcıların onları yakalama girişimlerini boşa çıkarır.

Alıştırma

Cümleyi manage to thwart ifadesinin doğru geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: Despite several setbacks, the guards ____ the break-in before anyone entered the building.

Cevabı göster

managed to thwart

Dive into the extraordinary ways these stealthy cephalopods Deyimler

4:45

Bu video ile gizli kafadanbacaklıların

have mastered deep-sea survival with this video. Kalıp ifadeler

4:48

derin denizlerde hayatta kalma konusunda ustalaşma yollarını keşfedin.

Deyimler

Dive into the extraordinary ways: derinlemesine keşfe çağıran enerjik bir ifade

Dive into, “bir şeyi derinlemesine araştırmaya veya incelemeye başlamak” anlamındaki bir emir yapısıdır. Nesnesi the extraordinary ways ifadesidir; sonraki sözler de izleyicinin keşfetmeye davet edildiği olağanüstü yöntemleri açıklar. Konu derin deniz hayvanları olduğu için dive sözcüğü suyun altına dalmayı da çağrıştırır. Bu hafif kelime oyunu, “derinlemesine keşfetmek” şeklindeki mecaz anlamı korurken eylem çağrısına enerji katar.

Alıştırma

Daveti bu açıklamadaki iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: Let's ____ the evidence behind the discovery.

Cevabı göster

dive into

Kalıp ifadeler

have mastered deep-sea survival: önceden kazanılmış yüksek düzeyde bir yetenek

Master burada “bir konuda çok yüksek düzeyde beceri veya denetim kazanmak” anlamındaki bir fiildir. Have mastered yapısı present perfect zamandadır: yeteneği, geçmişte gelişmiş ve sonucu şimdi de geçerli olan bir durum olarak sunar; ilk deneme ya da tek bir başarı olarak değil. Deep-sea, survival sözcüğünü niteleyen birleşik bir sıfattır. İfadenin tamamı, kafadanbacaklıların uyum özelliklerinin derin denizde son derece etkili biçimde hayatta kalmalarını sağladığını canlı bir şekilde anlatır; hayvanların bilinçli olarak ders çalıştığını düşündürmez.

Alıştırma

Hangi cümle, yeni bir başlangıç veya tek seferlik şanslı bir başarı yerine ustalaşmayı gösterir?

  1. The climbers have mastered the techniques needed to move safely on ice.
  2. The climbers crossed the ice safely once by chance.
  3. The climbers have just started learning how to move on ice.
Cevabı göster

The climbers have mastered the techniques needed to move safely on ice.