Kara Delik | Uzay - 3. Sezon | Bluey: İngilizce çalışma notları

Bluey - Official Channel

Öğrenme zorluğu
193 kelime 165 kel/dk

Video özeti: Hayalî bir uzay görevi sırasında Baş Bilim İnsanı rotayı gizlice Mars’tan bir kara deliğe çevirir. Diğerleri onu durdurmaya çalışır; ancak o, kara deliği araştırmanın kendi sorumluluğu olduğunu söyleyerek içeri tek başına girmeye karar verir. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. Neither does Mars. — Dil Bilgisi ve Cümle Kalıpları: Neither sözcüğünden sonra yardımcı fiilin devrik kullanılmasının, önceki olumsuz yargının Mars için de geçerli olduğunu nasıl gösterdiğini anlayın. İki kişi, yer veya nesne aynı olumsuz özelliği paylaştığında bu kalıpla doğal biçimde karşılık verebilirsiniz. 2. Hypersleep interrupted. — Dil Bilgisi ve Cümle Kalıpları: Tam anlamı “hypersleep has been interrupted” ifadesine yakın olan kısaltılmış bir durum bildirimini tanıyın. Böylece sistem uyarıları, duyurular ve ekran yazılarında atılan yardımcı fiilleri zihninizde tamamlayabilir ve edilgen anlamı çözebilirsiniz. 3. You're just going to — Konuşma Edimbilimi ve Tutum: just sözcüğünün birinin planını soran cümleyi nasıl şaşkınlık veya eleştiri ifadesine dönüştürdüğünü fark edin. Bu kalıbı yalnızca niyet sormak için değil, birinin hiçbir şey yapmayacak gibi görünmesine itiraz etmek için kullanabilirsiniz.

Bu derste

Is that true, Chief Scientist? Ton ve niyet

0:00

Bu doğru mu, Baş Bilim İnsanı?

Ton ve niyet

Is that true?: Önceki bir ifadeyi doğrulama

Is that true?, karşıdaki kişinin az önce söylediği şeyin doğru olup olmadığını sorar. Buradaki that, fiziksel bir nesneye değil, önceki ifadenin tamamına gönderme yapar. Bu soru onay istemek için kullanılır. Konuşma tonuna göre şaşkınlık veya kuşku da ifade edebilir.

Alıştırma

Bir iş arkadaşınız ofisin erken kapanacağını söylüyor. Bu ifadenin doğru olup olmadığını hangi yanıtla kontrol edebilirsiniz?

  1. Is that true?
  2. Is that yours?
  3. Is that ready?
Cevabı göster

Is that true?

Yes.

0:02

Evet.

I want to pretend that you leave me behind Notlar

0:04

Beni arkada bırakmışsınız

and I'm all alone. Kalıp ifadeler

0:06

ve yapayalnızmışım gibi yapmak istiyorum.

Dilbilgisi

want to pretend that + yan cümle: Tam bir durumu hayal etme

want to pretend that + yan cümle, bütün bir durumu hayal edip gerçekmiş gibi davranmayı istemek anlamına gelir. want to ifadesinden sonra yalın fiil pretend gelir; that ise kendi öznesi ve fiili olan bir yan cümleyi başlatır. that yan cümlesi kurgulanan durumu belirtir; bu durumun gerçekten yaşandığını ileri sürmez.

Alıştırma

Rol yapma cümlesini want to pretend that ile tamamlayın: I ____ this cardboard box is a spaceship.

Cevabı göster

want to pretend that

Öbek fiiller

leave me behind: birini yanına almadan gitmek

Leave someone behind, bir kişi ya da grubun o kişiyi yanına almadan gitmesi veya ilerlemesi; böylece kişinin olduğu yerde kalması ya da yetişememesi demektir. leave me behind ifadesinde me, seninle birlikte gidemeyen kişidir. Behind, leave + kişi + behind kalıbının bir parçasıdır; yalnızca kişiyi arkaya yerleştirmek anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi “beni yanına almadan gitmek” anlamındaki üç kelimelik ifadeyle tamamlayın: Please don't ____ when the tour bus departs.

Cevabı göster

leave me behind

Kalıp ifadeler

all alone: tamamen kimsesiz

All alone, kişinin yanında veya bulunduğu yerde başka hiç kimse olmadan tamamen yalnız olması demektir. Burada all, alone sözcüğünü güçlendirir; herkes anlamına gelmez. Alone ile karşılaştırıldığında all alone, yalnızlığı daha belirgin hâle getirir ve çoğu zaman yalnızlık, korku veya savunmasızlık hissi ekler. Ancak duyguyu bağlam belirler.

Alıştırma

Cümleyi “tamamen kimsesiz” anlamındaki iki kelimelik ifadeyle tamamlayın: Everyone had gone home, and Leo was ____.

Cevabı göster

all alone

Why?

0:07

Neden?

I don't know.

0:08

Bilmiyorum.

Well, I'm not sure we can pretend that. Ton ve niyet

0:10

Şey, böyle yapabilir miyiz emin değilim.

Ton ve niyet

I'm not sure we can... ile yumuşatılmış ret

“I'm not sure we can...” kelimesi kelimesine neyin mümkün olduğu konusunda belirsizlik bildirir. Ancak bu yanıtta olumsuz bir cevabı yumuşatır: konuşan kişi yalnızca bilgi eksikliğini değil, önerinin mümkün ya da uygun olmayabileceğini ima eder. Doğrudan hayır demediği için bu kalıp bir öneriyi nazikçe reddedebilir veya sınırlandırabilir; ayrıca açıklama ya da başka bir seçenek için alan bırakır.

Alıştırma

Nazik ve dolaylı reddi dersteki ifadeyle tamamlayın: “____ change the booking at such short notice.”

Cevabı göster

I'm not sure we can

Yeah, to get to Mars Dilbilgisi

0:12

Evet, Mars'a gitmek için

we need a Chief Scientist

0:13

bizi hiper uykuya yatıracak

Dilbilgisi

to get to Mars: cümle başında amaç bildiren mastar

To get to Mars amaç bildiren bir mastar öbeğidir; “Mars'a ulaşmak için” demektir. Cümlenin başında yer alarak önce hedefi verir, ana cümle de bu hedefe ulaşmak için ne gerektiğini açıklar. get to + yer yapısında get to, “elde etmek” değil, “ulaşmak” veya “varmak” anlamındadır. Yeniden kullanılabilen kalıp To + fiilin yalın hâli..., ana cümle biçimindedir.

Alıştırma

Cümleyi get to kullanan ve “havaalanına ulaşmak için” anlamına gelen bir başlangıç amaç öbeğiyle tamamlayın: ____, we have to leave before sunrise.

Cevabı göster

To get to the airport

to put us into a hypersleep. Kalıp ifadeler

0:15

bir Baş Bilim İnsanı lazım.

Kalıp ifadeler

put us into a hypersleep: birini belirli bir duruma sokmak

put us into a hypersleep ifadesindeki put, bizi fiziksel olarak bir yere yerleştirmek anlamına gelmez. put + kişi + into + durum kalıbı, “birinin o duruma girmesine neden olmak” demektir. Burada us etkilenen kişileri, a hypersleep ise ortaya çıkan durumu gösterir. Hypersleep, yolculuk sırasında kullanılan uzun ve derin bir uyku için kullanılan bir bilim kurgu terimidir. Aynı kalıp a deep sleep, a coma veya a trance gibi durum bildiren isim öbekleriyle de kullanılır.

Alıştırma

Bir şeyin durum değişikliğine neden olduğunu anlatmak için put + kişi + into + durum kalıbını doğru kullanan cümle hangisidir?

  1. The medicine kept Maya in a deep sleep.
  2. Maya put the medicine into her bag.
  3. The medicine put Maya into a deep sleep.
Cevabı göster

The medicine put Maya into a deep sleep.

Oh, okay.

0:16

Oh, tamam.

Are you sure we can't go to the black hole? Notlar

0:18

Kara deliğe gidemeyeceğimize emin misin?

Ton ve niyet

Are you sure we can't...?: birinden yeniden düşünmesini istemek

Are you sure we can't...? sözlük anlamıyla olumsuz bir cevabın kesin olup olmadığını sorar, ancak aynı zamanda diğer kişiden yeniden düşünmesini ister. Konuşan kişi reddedilen seçeneği hâlâ istediği için işlevi “Bunu yapabilmemizin gerçekten hiçbir yolu yok mu?” ifadesine yakındır. Bir doğrulama sorusu biçiminde olduğu için karara doğrudan itiraz etmekten daha yumuşaktır. Yine de özellikle sure veya can't vurgulanırsa hayal kırıklığı ya da şüphe gösterebilir.

Alıştırma

Bir iş arkadaşınız toplantının ertelenemeyeceğini söylüyor, ancak ondan kibarca yeniden düşünmesini istiyorsunuz. En doğal cevap hangisidir?

  1. Are you sure we can't move it to Friday?
  2. Why is the meeting on Friday?
  3. We will move it to Friday.
Cevabı göster

Are you sure we can't move it to Friday?

Kültür

the black hole: uzaydaki bir bölge

Burada black hole, uzayda kütle çekimi ışığın bile kaçamayacağı kadar güçlü olan özel bir bölge anlamına gelir. Sadece rengi siyah olan sıradan bir delik anlamına gelmez. Bu uzay oyunu sahnesinde kara delik, tehlikeli bir varış noktası olarak hayal edilir. Bilimsel içeriklerde ve bilim kurgu öykülerinde de aynı astronomik anlam kullanılır.

Alıştırma

Bu cümlede the black hole ne anlama geliyor?

  1. Siyaha boyanmış sıradan bir delik
  2. Mars gezegeni
  3. Uzayda kütle çekimi son derece güçlü bir bölge
Cevabı göster

Uzayda kütle çekimi son derece güçlü bir bölge

No, it doesn't have aliens.

0:20

Hayır, orada uzaylı yok.

Neither does Mars. Dilbilgisi

0:23

Mars'ta da yok ki.

Dilbilgisi

Neither does Mars.: neither ile “o da değil” demek

Neither does Mars. önceki olumsuz ifadeyi sürdürür ve aynı olumsuz durumun Mars için de geçerli olduğunu anlatır: Mars'ta da uzaylı yoktur. have aliens sözleri, önceki cümleden anlaşıldığı için söylenmez. Kalıp Neither + yardımcı fiil + öznedir. Önceki cümlede geniş zamanda doesn't have kullanıldığı için cevapta Mars'tan önce does gelir. Fiil biçimi ya da zaman değişirse yardımcı fiil de önceki cümleye uygun olmalıdır.

Alıştırma

Ben'in de soğuk havayı sevmediğini söylemek için B'nin cevabını neither ile tamamlayın. A: Maya doesn't like cold weather. B: ____.

Cevabı göster

Neither does Ben

Dude-a-tron,

0:25

Dude-a-tron,

prepare crew for hypersleep. Kalıp ifadeler

0:25

mürettebatı hiper uykuya hazırla.

Kalıp ifadeler

prepare crew for hypersleep: birini bir olaya hazırlamak

Prepare + kişi veya grup + for + olay, görev ya da durum yapısı, o kişiyi veya grubu yaklaşan şeye hazır hâle getirmek anlamına gelir. Burada crew hazırlanan gruptur; hypersleep ise grubun girmek üzere olduğu süreç veya durumdur. for bir varış noktasını belirtmez. Bu satır kısa bir komuttur. Normal ve tam cümlelerde, belirli ve bilinen bir gruptan söz edilirken genellikle bir belirleyici kullanılır: prepare the crew for hypersleep.

Alıştırma

Hangi cümle prepare + kişi + for + olay yapısını doğru kullanıyor?

  1. The nurse prepared for the child the scan.
  2. The nurse prepared the child to the scan.
  3. The nurse prepared the child for the scan.
Cevabı göster

The nurse prepared the child for the scan.

Yes, Chief Scientist.

0:27

Evet, Baş Bilim İnsanı.

Dude-a-tron,

0:48

Dude-a-tron,

I want to change course. Kalıp ifadeler

0:48

rotayı değiştirmek istiyorum.

Kalıp ifadeler

change course: yönü veya planı değiştirmek

Deniz, hava veya uzay yolculuğunda change course farklı bir yönde ilerlemeye başlamak anlamına gelir. Bu cümlede course, aracın rotası veya yönüdür; eğitim alınan bir ders değildir. İfade mecazi olarak da kullanılabilir: Bir kişi ya da kuruluş eski planını veya yöntemini bırakıp başka birini seçtiğinde change course denebilir.

Alıştırma

Bu cümlede change course ne anlama geliyor? The pilot changed course to avoid the storm.

  1. Pilot farklı bir derse kaydoldu.
  2. Pilot uçağın hızını artırdı.
  3. Pilot farklı bir yönde uçmaya başladı.
Cevabı göster

Pilot farklı bir yönde uçmaya başladı.

What is the new destination? Kelime

0:50

Yeni varış noktası neresi?

Kelime

new destination: yolculuğun yeni varış noktası

Destination, bir yolculuğun, rotanın veya ulaşım hizmetinin ulaşması planlanan yeri ifade eder. Bu soruda new destination, rota değiştikten sonraki yeni varış noktasını sorar. Genel place sözcüğünden daha özeldir; çünkü yeri yolculuğun hedefi olarak gösterir.

Alıştırma

Bu cümledeki boşluk için doğru sözcüğü seçin: The flight's final [gap] is Lisbon.

  1. destination
  2. decision
  3. destiny
Cevabı göster

destination

The black hole.

0:53

Kara delik.

Beep, beep, beep.

0:58

Bip, bip, bip.

Hypersleep interrupted. Dilbilgisi

1:00

Hiper uyku kesildi.

Dilbilgisi

Hypersleep interrupted: kısaltılmış edilgen durum mesajı

Burada Hypersleep interrupted. kısaltılmış bir durum mesajıdır. Buna en yakın tam cümle Hypersleep has been interrupted biçimidir: bir şey hiper uyku sürecini tamamlanmadan durdurmuştur. Interrupted burada edilgen anlamlı bir geçmiş zaman ortacı olarak anlaşılır; hiper uykunun başka bir şeyi böldüğünü söyleyen simple past fiili değildir. Uyarılar, önemli olan etkilenen süreç ve mevcut durum olduğu için yardımcı fiilleri sık sık atar.

Alıştırma

Process interrupted durum mesajına en uygun tam cümle hangisidir?

  1. The process has been interrupted.
  2. The process will interrupt itself.
  3. The process has interrupted someone.
Cevabı göster

The process has been interrupted.

Mmm.

1:02

Mmm.

Are we at Mars? Kelime

1:03

Mars'ta mıyız?

Kelime

at Mars: yüzeyde olmak değil, hedefe ulaşmak

Burada at Mars, Mars'ı uzay aracının rotasındaki bir varış noktası olarak ele alır. Soru, yolcuların Mars hedef noktasına ya da Mars bölgesine ulaşıp ulaşmadığını sorar. Bu, onların gezegenin yüzeyinde bulunduğunu veya iniş yaptığını söylemez. Odak yüzeyde bulunmaksa on Mars kullanılır.

Alıştırma

Bir uzay aracındaki yolcu, iniş yapıldığını ima etmeden Mars hedefine ulaşılıp ulaşılmadığını sormak istiyor. Hangi soruyu kullanmalıdır?

  1. Are we at Mars yet?
  2. Are we near Mars yet?
  3. Are we on Mars yet?
Cevabı göster

Are we at Mars yet?

I don't think so. Ton ve niyet

1:05

Sanmıyorum.

Ton ve niyet

I don't think so: yumuşak bir olumsuz değerlendirme

I don't think so, konuşanın az önce belirtilen düşüncenin muhtemelen doğru olmadığına inandığını ifade eder. so, 'we are at Mars' gibi önceki düşüncenin tamamının yerine geçer; burada 'bu nedenle' anlamına gelmez. Cümle olumsuz yanıtı konuşanın kendi değerlendirmesi olarak sunduğu için genellikle yalnızca No demekten daha yumuşak ve daha az kesin duyulur.

Alıştırma

Yumuşak bir olumsuz değerlendirme bildirmek için yanıtı bu dersteki kalıp ifadeyle tamamlayın: A: Is the library open today? B: ____.

Cevabı göster

I don't think so

Dude-a-tron,

1:06

Dude-a-tron,

what's going on? Ton ve niyet

1:07

neler oluyor?

Ton ve niyet

What's going on? ile ne olduğunu sormak

“What's going on?” özellikle bir şey ani, kafa karıştırıcı ya da ters görünüyorsa şu anda ne olduğunu sormak için kullanılır. Bu cümlede konuşan kişi durumun beklendiği gibi olmadığını fark etmiş ve bir açıklama istemektedir. Burada going on bir bütün olarak “olmak, meydana gelmek” anlamındadır. Birinin yürümeye veya yolculuğa devam ettiği anlamına gelmez.

Alıştırma

Bir alarm aniden çalmaya başlıyor ve nedenini bilmiyorsunuz. Hangi soru mevcut durumu en doğal şekilde sorar?

  1. What's going on?
  2. What happens every morning?
  3. Where are you going?
Cevabı göster

What's going on?

And where's Mackenzie?

1:08

Ve Mackenzie nerede?

Oh, not again. Ton ve niyet

1:10

Oh, yine mi.

Ton ve niyet

Not again ile tekrarlanan bir soruna tepki vermek

“Not again.” aynı istenmeyen veya can sıkıcı şey bir kez daha olduğunda verilen ani bir tepkidir. Yaklaşık olarak “Eyvah, bu yine oluyor” anlamına gelir ve genellikle hayal kırıklığı, bıkkınlık veya endişe gösterir. Bu, eksiltili bir ünlemdir; bir şeyin yeniden olmadığını bildiren tarafsız bir cümle değildir. Eksik bırakılan düşünce durumdan anlaşılır: “Bunun yine olmasını istemiyorum.”

Alıştırma

Yazıcı bugün üçüncü kez kâğıt sıkıştırdı. Bu derste öğretilen ifadeyle ani tepkiyi tamamlayın: Oh, ____!

Cevabı göster

not again

Mackenzie,

1:17

Mackenzie,

what are you doing here? Ton ve niyet

1:18

burada ne yapıyorsun?

Ton ve niyet

What are you doing here?: Birinin neden beklenmedik bir yerde olduğunu sormak

Bu sahnede “What are you doing here?” öncelikle diğer kişinin hangi faaliyetle uğraştığını sormaz. O kişinin orada bulunması beklenmedik olduğu için soru, “Neden buradasın?” veya “Buraya nasıl geldin?” anlamına gelir. Bu soru şaşkınlık, kafa karışıklığı ya da meydan okuma ifade edebilir. Samimi bir şaşkınlık mı yoksa kişinin orada olmaması gerektiğini ima eden bir suçlama mı gibi duyulacağını ses tonu ve kişiler arasındaki ilişki belirler.

Alıştırma

Başka bir ülkedeki havaalanında komşunuzla beklenmedik şekilde karşılaşıyorsunuz. Bu bağlamda “What are you doing here?” büyük olasılıkla neyi sorar?

  1. Neden buradasın?
  2. Ellerin hangi hareketi yapıyor?
  3. En yakın çıkış nerede?
Cevabı göster

Neden buradasın?

We know you're about to go into the black hole. Dilbilgisi

1:19

Kara deliğe girmek üzere olduğunu biliyoruz.

Dilbilgisi

you're about to go: çok yakın gelecekteki bir eylem

be about to + fiilin yalın hâli, bir şeyin çok yakında, çoğu zaman birkaç dakika ya da an içinde gerçekleşmesinin beklendiğini belirtir. “you're about to go” ifadesinde are, you öznesiyle uyum sağlar; go ise to’dan sonra yalın hâlde kalır. Buradaki about, sabit be about to yapısının bir parçasıdır ve “hakkında” anlamına gelmez. Bu yapı eylemi yalnızca genel bir gelecek olayı olarak değil, başlamak üzere olan bir şey olarak sunar.

Alıştırma

be about to yapısını doğru biçimde kullanın: The train ____ leave; the doors are closing.

Cevabı göster

is about to

We've come to stop you. Dilbilgisi

1:22

Seni durdurmaya geldik.

Dilbilgisi

We've come to stop you: geldikten sonra amacı belirtmek

we've come to + fiilin yalın biçimi kalıbı, konuşanların neden burada olduğunu açıklar. We've come, İngilizcedeki present perfect yapısındadır: hareket şimdiden önce gerçekleşmiştir ve şu andaki önemli sonuç onların gelmiş olmasıdır. to stop you içindeki to + fiil yapısı, gelme amacını belirtir. Bu cümlede come gerçek anlamıyla “gelmek”tir ve to amacı başlatır; “zamanla anlamaya başlamak” anlamındaki come to understand farklı bir yapıdır.

Alıştırma

Grubun neden burada olduğunu belirten have come to + fiilin yalın biçimi kalıbıyla cümleyi tamamlayın: We've ____ help with the cleanup.

Cevabı göster

come to

But I want to go in. Öbek fiiller

1:24

Ama girmek istiyorum.

Öbek fiiller

go in: zaten bilinen bir yere girmek

Go in, “içeri girmek” veya “içeri doğru hareket etmek” anlamına gelir. Buradaki in, yön bildiren bir zarf veya parçacık gibi çalışır ve ifadeyi tamamlayabilir; bu nedenle nesneye ihtiyaç duymaz. Girilecek yer durumdan veya önceki sözlerden zaten belliyse bu nesnesiz biçimi kullanın. Yeri açıkça söylüyorsanız go into the room örneğindeki gibi go into + yer yapısını kullanın.

Alıştırma

Gidilecek yer zaten biliniyor. Hangi cümlede go in nesnesiz ve tamamlanmış bir ifade olarak kullanılmıştır?

  1. Let's go in.
  2. Let's go inside the museum.
  3. Let's enter the museum.
  4. Let's go into the museum.
Cevabı göster

Let's go in.

I have to. Ton ve niyet

1:25

Girmek zorundayım.

Ton ve niyet

I have to: bilinen bir eylemin atılması

Bu cümlede have to, zorunda olmak veya gerek anlamındadır; have burada sahip olmak demek değildir. İfadenin tam hâli I have to go in. şeklindedir. go in eylemi durumdan zaten anlaşıldığı için konuşan kişi bu kısmı atar ve yalnızca to sözcüğünü bırakır. Bu yapı, gereklilik veya yükümlülük anlamını korurken tekrarı önler.

Alıştırma

Bu konuşmada cevap ne anlama geliyor? “Do you really need to leave now?” — “I have to.”

  1. Şimdi ayrılmak zorundayım; leave bağlamdan anlaşılıyor ve tekrarlanmıyor.
  2. Bana ait bir şeye sahibim.
  3. Zaten ayrıldım.
  4. Başka bir kişinin ayrılmasını istiyorum.
Cevabı göster

Şimdi ayrılmak zorundayım; leave bağlamdan anlaşılıyor ve tekrarlanmıyor.

Why?

1:26

Neden?

'Cause I'm the Chief Scientist. Kelime

1:27

Çünkü ben Baş Bilim İnsanı'yım.

Kelime

'Cause: because sözcüğünün günlük kısaltması

'Cause, because sözcüğünün günlük ve kısaltılmış biçimidir. Bir neden sunar; baştaki kesme işareti, because içindeki be harflerinin atıldığını gösterir. Burada konuşan kişinin neden harekete geçmek zorunda hissettiğini açıklar. “Neden” anlamındaki cause ismi ya da “bir şeye yol açmak” anlamındaki cause fiili değildir.

Alıştırma

Resmî bir rapor için en uygun cümle hangisidir?

  1. Cause the road was closed, the event was delayed.
  2. Because the road was closed, the event was delayed.
  3. 'Cause the road was closed, the event was delayed.
Cevabı göster

Because the road was closed, the event was delayed.

It's my job to figure everything out. Notlar

1:29

Her şeyi çözmek benim işim.

Dilbilgisi

It's my job to + fiilin yalın hâli: kendi sorumluluğunu belirtmek

“It's my job to + fiilin yalın hâli”, bir eylemin yalnızca konuşanın mesleğini değil, onun sorumluluğunu ifade ettiğini gösterir. Burada “to figure everything out” bu sorumluluğun ne olduğunu belirtir. to sonrasındaki mastar, işin veya görevin içeriğini açıklar. Eylemi değiştirerek aynı kalıbı yeniden kullanabilirsiniz: “It's my job to check the results.”

Alıştırma

Notta öğrendiğiniz sorumluluk kalıbıyla cümleyi tamamlayın: ____ check every exit before we open.

Cevabı göster

It's my job to

Öbek fiiller

figure everything out: düşünerek anlamak veya çözmek

Figure something out, düşünerek, araştırarak veya deneyerek bir şeyi anlamak ya da cevabı bulmak demektir. Bu cümlede figure everything out, bilinmeyen bütün ayrıntıları açıklığa kavuşturmak anlamına gelir. Figure out ayrılabilen bir öbek fiildir. Bir isim öbeği figure ile out arasına veya out sonrasına gelebilir; everything de iki konumda kullanılabilir: figure the problem out veya figure out the problem; figure everything out veya figure out everything. it gibi bir şahıs zamiri ise araya gelmelidir: figure it out; figure out it denmez.

Alıştırma

figure out ifadesinin geçmiş zamanını, nesne olarak it ile kullanarak cümleyi tamamlayın: After comparing all the clues, Lena finally ____.

Cevabı göster

figured it out

Well, we're coming with you. Ton ve niyet

1:31

Eh, biz de seninle geliyoruz.

Ton ve niyet

we're coming with you: birine eşlik etme kararını bildirmek

We're coming with you, konuşan kişilerin diğer kişiye birazdan yapacağı eylemde eşlik etmeye karar verdiğini belirtir. Şimdiki zaman yapısı, yakın gelecekteki bu eylemi kesinleşmiş bir karar olarak sunar; mutlaka o anda dinleyiciye doğru yol aldıkları anlamına gelmez. Bu aynı zamanda izin isteyen bir soru değil, güçlü bir destek bildirimidir.

Alıştırma

Arkadaşınız eve tek başına yürümek zorunda olduğunu söylüyor. Hangi yanıt, grubunuzun ona eşlik etmeye karar verdiğini en açık şekilde bildirir?

  1. Can you come with us?
  2. We're coming with you.
  3. We come with you every Friday.
  4. We're coming to see you.
Cevabı göster

We're coming with you.

What?

1:33

Ne?

It's too dangerous. Dilbilgisi

1:33

Çok tehlikeli.

Dilbilgisi

too dangerous: güvenli veya kabul edilebilir sınırın ötesinde

too + adjective yapısı, bir özelliğin kabul edilebilir, yararlı veya güvenli sınırı aştığını belirtir. Burada too dangerous, tehlikenin planlanan eylemi mantıksız veya imkânsız kılacak kadar büyük olduğu anlamına gelir. Sonuç, It's too dangerous örneğinde olduğu gibi bağlamdan anlaşılabilir veya It's too dangerous to enter örneğindeki gibi too dangerous to + fiil yapısıyla açıkça belirtilebilir.

Alıştırma

too + adjective yapısını tamamlayın: The path may collapse, so it is ____ dangerous to use.

Cevabı göster

too

I'll go in alone. Ton ve niyet

1:35

İçeri yalnız gireceğim.

Ton ve niyet

I'll go in alone: o anda tek başına girme kararını bildirmek

Burada “I’ll go in alone”, o anda verilmiş bir kararı bildirir: konuşan kişi yanında başka hiç kimse olmadan içeri girecektir. “I’ll” yalnızca gelecekle ilgili tarafsız bir tahmin değildir; konuşan kişinin seçtiği bir sonraki eylemi belirtir. “Alone”, başka birinin eşlik etmediğini gösterir. Bu tehlikeli bağlamda seçim, riski bizzat üstlenme ve diğerlerini tehlikeden uzak tutma niyetini de düşündürür. Bu koruyucu anlam durumdan kaynaklanır; cümlenin doğrudan söylediği şey, içeri yalnız girme kararıdır.

Alıştırma

Bir yerin tehlikeli olduğunu duyduktan sonra konuşan kişi “I'll go in alone.” diyor. Bu cümle bu bağlamda ne yapıyor?

  1. Konuşan kişinin zaten içeri girdiğini bildirir.
  2. Konuşan kişinin her gün yaptığı bir şeyi anlatır.
  3. Başka bir kişinin içeri gireceğini tahmin eder.
  4. Başka hiç kimse olmadan içeri girme kararını bildirir.
Cevabı göster

Başka hiç kimse olmadan içeri girme kararını bildirir.

Well, what do we do?

1:36

Pekâlâ, biz ne yapacağız?

You go to Mars without me.

1:38

Siz Mars'a bensiz gidin.

Are you sure?

1:40

Emin misin?

I'm sure.

1:42

Eminim.

Okay.

1:44

Tamam.

You're just going to let him go? Notlar

1:48

Öylece gitmesine izin mi vereceksin?

Ton ve niyet

You're just going to ...?: just ile birinin planına itiraz etmek

“You’re just going to let him go?” cümlesinde “be going to”, dinleyicinin görünen planını ifade eder. Buradaki “just”, “az önce” değil, “sadece” ya da “başka hiçbir şey yapmadan” anlamındadır. Bu soruda “just”, tarafsız bir bilgi sorusunu itiraza dönüştürür. Konuşan kişi, dinleyicinin onun gitmesine izin vermeye hazır görünmesine şaşırır veya bundan hoşnut değildir ve farklı bir eylem beklendiğini ima eder.

Alıştırma

“You're just going to let him go?” cümlesinde “just” sözcüğünün temel etkisi nedir?

  1. Soruyu program hakkında tarafsız bir bilgi talebine dönüştürür.
  2. Soruyu yetersiz görünen bir plana itiraz hâline getirir.
  3. Yalnızca onun gidebileceği, başka hiç kimsenin gidemeyeceği anlamına gelir.
  4. Kişinin az önce gitmesine izin verildiğini söyler.
Cevabı göster

Soruyu yetersiz görünen bir plana itiraz hâline getirir.

Dilbilgisi

let him go: let + nesne + to almayan yalın fiil

Burada let + nesne + to almayan yalın fiil, birinin bir eylemi yapmasına izin vermek anlamına gelir. let him go ifadesinde him izin alan kişiyi, go ise izin verilen eylemi belirtir. let sonrasında me, him veya them gibi nesne biçimleri kullanılır ve ardından to olmadan fiilin yalın hâli gelir: let him go doğrudur; let him to go yanlıştır.

Alıştırma

Antrenörün onun tekrar denemesine izin verdiğini doğru biçimde anlatan cümle hangisidir?

  1. The coach let him to try again.
  2. The coach let him tried again.
  3. The coach let him try again.
  4. The coach let he try again.
Cevabı göster

The coach let him try again.

It's what he wants to play. Dilbilgisi

1:50

Oynamak istediği şey bu.

Dilbilgisi

It's what he wants to play: what, “the thing that” anlamında

What he wants to play, cümlede isim gibi çalışan tek bir birimdir ve “onun oynamak istediği şey, oyun veya senaryo” anlamına gelir. What zaten “the thing that” anlamını içerdiğinden burada soru sormaz. It's what ... daha önce bahsedilen bir seçime veya eyleme geri döner ve bunun tam olarak birinin istediği şey olduğunu belirtir. What yan cümlesinde soru dizilişi does he want değil, düz cümle dizilişi he wants kullanılır.

Alıştırma

Cümleyi “the thing that” anlamına gelen tek bir sözcükle tamamlayın: This is ____ I wanted to show you.

Cevabı göster

what

Mum?

2:07

Anne?

Mum?

2:09

Anne?