Neden roketlerin üzerinde reklam yok?: İngilizce çalışma notları
Primal Space
Video özeti: Bu video, markaların reklamı uzaya taşıma girişimlerini inceliyor, NASA kuralları ile devasa maliyetlerin bunları neden seyrek tuttuğunu açıklıyor ve daha ucuz özel fırlatmalarla büyüyen çevrim içi izleyici kitlesinin markalı roketleri yaygınlaştırıp yaygınlaştıramayacağını değerlendiriyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. on the side of the rocket was a giant Pizza Hut logo. Dil bilgisi ve cümle kalıpları: yeri önce veren devrik yapıyı tanıyın, normal özne-fiil sırasını yeniden kurun ve betimlemedeki şaşırtıcı nesnenin nerede belirdiğini doğru anlayın. 2. pull this off Deyimsel fiiller: ifadenin zor bir planı başarıyla gerçekleştirmek anlamına geldiğini kavrayın ve iddialı teknik ya da ticari projeler için doğal biçimde kullanın. 3. sponsored liveries Sözcük anlamı ve kullanım düzeyi: livery sözcüğünün bir taşıtın ayırt edici dış tasarımını anlattığını öğrenin ve sponsorluğun roket boyasını nasıl reklama dönüştürdüğünü anlayın.
Bu derste
Although this may look like a normal rocket launch,
0:11Bu normal bir roket fırlatması gibi görünse de,
Yer bildiren devrik yapı: on the side of the rocket was ...
Yan cümle, yer bildiren on the side of the rocket ifadesiyle başlar. Ardından was, gerçek özne olan a giant Pizza Hut logo ifadesinden önce gelir. Buna yer bildiren devrik yapı denir. Normal söz dizimi şöyle olurdu: A giant Pizza Hut logo was on the side of the rocket. Yeri önce vermek sahneyi kurar; özneyi sona bırakmak ise dikkat çekici yeni bilgiyi en sonda tanıtır. rocket, edat öbeğinin bir parçasıdır ve was fiilinin öznesi değildir.
Alıştırma
Hangi cümle önce sahneyi kurup sonra yeni özneyi tanıtmak için yer bildiren devrik yapı kullanır?
- At the end of the path, the hikers stopped.
- Did a small lighthouse stand at the end of the path?
- At the end of the path stood a small lighthouse.
Cevabı göster
At the end of the path stood a small lighthouse.
have their logo displayed: have + nesne + geçmiş zaman ortacı
have their logo displayed ifadesinde have, sahip olmak değil, bir şeyi ayarlamak veya gerçekleşmesini sağlamak anlamına gelir. their logo nesnedir; displayed ise logoya ne yapıldığını anlatan geçmiş zaman ortacıdır. have + nesne + geçmiş zaman ortacı yapısı, ayarlanmış sonuca odaklanır. Ayarlamayı yapan kişinin veya şirketin eylemi kendisinin gerçekleştirmesi gerekmez; logoyu başka biri sergileyebilir. Bu present perfect değildir, çünkü displayed nesneyi tanımlar ve ana fiil öbeği olarak have displayed yapısını oluşturmaz.
Alıştırma
Bir kafe sahibi, matbaaya yeni bardakların üzerine kafenin adını yazdırıyor. Bunu en iyi hangi cümle ifade eder?
- The owner had the café's name print on the new cups.
- The owner had the café's name printed on the new cups.
- The owner had printed the café's name on the new cups.
Cevabı göster
The owner had the café's name printed on the new cups.
Ana konuyu çerçeveleyen But why don't we see ... more often? sorusu
Baştaki But, bu soruyu hemen önce söz edilen şaşırtıcı roket reklamı örneğine bağlar. Ardından soru, tek bir olayı genel bir duruma dönüştürür: Uzayda reklam daha önce yapıldıysa neden hâlâ yaygın değildir? Bu, konuyu çerçeveleyen bir soru, yani açılış kancasıdır. Videonun sırada neyi inceleyeceğini gösterir ve izleyiciyi nedenlerin açıklanmasına hazırlar. Burada why don't we see ... more often? bir olgunun neden yaygın olmadığını sorar; roketlere daha fazla reklam koymayı önermez.
Alıştırma
Özgün açılışta bu soru temel olarak ne yapıyor?
- İzleyicilerin roketlere daha fazla reklam koymasını önerir.
- İzleyicilerin roketleri fiziksel olarak görüp göremediğini sorar.
- Belirli bir örneği videonun inceleyeceği ana soruya dönüştürür.
Cevabı göster
Belirli bir örneği videonun inceleyeceği ana soruya dönüştürür.
Yol haritası ifadesi olarak we're going to look at
We're going to, sırada ele alınması planlanan içeriği gösterir; look at ise burada yalnızca gözleri bir şeye çevirmek değil, incelemek veya tartışmak anlamına gelir. Birlikte kullanıldığında we're going to look at, yaklaşan açıklamanın konusunu tanıtır. Bir video, ders veya sunumda yol haritası işlevi görerek izleyiciye sırada neyin ele alınacağını bildirir.
Alıştırma
Açılışı, yol haritasını gösteren tam ifadeyle tamamlayın: In this lesson, ____ how bees communicate.
Cevabı göster
we're going to look at
Anything that ... will also ... kalıbı
Anything that + fiil, belirli bir özelliğe sahip olan her şeyi belirtir. Burada that attracts a lot of attention, Anything sözcüğünü niteleyen bir ilgi yan cümleciğidir; ana cümle değildir. Ana cümle will also attract advertisement bölümüdür. Buradaki will, tek bir gelecek olaya yönelik planı değil, öngörülebilir genel bir sonucu anlatır. Anything that X will Y kalıbı genel bir kural belirtir: X'in doğru olduğu her şeyin Y sonucunu doğurması beklenir.
Alıştırma
Hangi cümle genel ve öngörülebilir bir sonucu belirtmek için Anything that ... will ... yapısını kullanıyor?
- Something blocked the emergency exit during yesterday's drill.
- Anything that blocks the emergency exit will be removed.
- Will anything block the emergency exit during tomorrow's drill?
Cevabı göster
Anything that blocks the emergency exit will be removed.
making the price for a 30-second commercial Dilbilgisi
1:09bu da 30 saniyelik bir reklamın fiyatını
Sonuç yan cümleciği making the price ... around $5 million
Virgülden sonraki making yan cümleciği, önceki ifadenin tamamının sonucunu gösterir. Yayının çok büyük bir izleyici kitlesi olduğu için reklam süresi son derece değerli hâle gelmiş ve 30 saniyelik bir reklam yaklaşık 5 milyon dolara mal olmuştur. Burada making, people tarafından yapılan bir eylemi anlatmaz ve yalnızca people sözcüğünü nitelemez. Edilgen cümlenin tamamının sonucunu belirtir. Başka durumlarda da kullanılabilecek kalıp, tam bir cümleden sonra making + nesne + tümleç yapısıdır.
Alıştırma
Hangi cümle, ilk cümlenin tamamının sonucunu göstermek için virgül + making yan cümleciğini kullanıyor?
- The new timetable cut waiting times, making the commute easier.
- The planner was making the new timetable during lunch.
- Making the new timetable, the planner checked every route.
Cevabı göster
The new timetable cut waiting times, making the commute easier.
Be no stranger to: oldukça deneyimli olmak
Be no stranger to, bir şeye aşina olmak veya o konuda deneyim sahibi olmak anlamına gelen bir deyimdir. Tanımadığınız bir kişiden söz etmez. Burada space flight bir insan gibi ele alınır: uzay uçuşları daha önce de büyük izleyici kitleleri çekmiştir, dolayısıyla bu onlar için yeni değildir. Kalıp be no stranger to + isim, zamir veya -ing biçimidir. Genellikle aşinalığı ölçülü ama güçlü bir şekilde vurgular.
Alıştırma
Hangi cümlede no stranger to, yerleşmiş bir deneyimi anlatmak için kullanılmıştır?
- Lina has never met a stranger at the studio.
- After years of live broadcasts, Lina is no stranger to sudden schedule changes.
- Lina is a stranger who changes the schedule.
Cevabı göster
After years of live broadcasts, Lina is no stranger to sudden schedule changes.
Beklenmedik karşıtlık için Despite + isim öbeği
Despite the worldwide attention, cümlenin başına getirilmiş bir ödünleme ifadesidir. Önce bir beklenti yaratabilecek gerçeği kabul eder: bu etkinlikler dünya çapında ilgi görmüştür. Ana cümle daha sonra şaşırtıcı karşıtlığı verir: buna rağmen etkinliklerde hiç reklam görülmemiştir. Despite bir edattır; bu nedenle burada ardından the worldwide attention isim öbeği gelir. Kullanılabilir kalıp Despite + isim öbeği veya -ing biçimi, ana cümle şeklindedir.
Alıştırma
Hangi başlangıç, the heavy rain isim öbeğinden önce ödünleme anlamını doğru biçimde verir?
- Despite the heavy rain, the match continued.
- Despite of the heavy rain, the match continued.
- Although the heavy rain, the match continued.
Cevabı göster
Despite the heavy rain, the match continued.
found their way to: sonunda veya dolaylı biçimde ulaşma
Burada found their way to, “sonunda ulaşmak veya ortaya çıkmak” anlamına gelir. Advertisements, hareket edebilen bir şeymiş gibi anlatılır; ancak gerçekten yol aramasından söz edilmez. Never ile birlikte cümle, reklamların sonunda bu etkinliklerin bir parçası olmadığını belirtir. Kalıp find + iyelik belirleyicisi + way to + varış noktası şeklindedir. Genellikle kademeli, dolaylı veya beklenmedik bir ulaşmayı ifade eder. İyelik belirleyicisi özneyle uyumlu olmalıdır: I found my way, she found her way ve the advertisements found their way.
Alıştırma
Find one's way to ifadesini geçmiş zamanda kullanarak ve one's bölümünü çoğul özneye uyarlayarak cümleyi tamamlayın: After months online, the small band's songs ____ listeners around the world.
Cevabı göster
found their way to
Due to + NASA being...: neden belirtme
Due to, kısıtlayıcı politikanın nedenini belirtir. Burada ardından isim işlevi gören -ing yan tümcesi NASA being a government agency gelir. Bu yan tümcenin tamamı to sözcüğünün nesnesidir ve “NASA bir devlet kurumu olduğu için” anlamına gelir. Due to + isim öbeği veya -ing yan tümcesi kullanın. Çekimli fiil içeren tam bir yan tümce due to ifadesinin hemen ardından gelemez; bunun yerine because + yan tümce kullanın.
Alıştırma
Hangi cümlede due to sonrasındaki yapı doğru kullanılmıştır?
- Due to the road was closed, we took another route.
- Due to the road close, we took another route.
- Due to the road being closed, we took another route.
Cevabı göster
Due to the road being closed, we took another route.
stop + kişi + from + -ing kalıbı
stop + kişi + from + -ing kalıbı, o kişinin bir eylemi yapmasını engellemek anlamına gelir. Bu cümlede stops fiilinin nesnesi astronauts and other employees, politikanın engellediği eylemi gösteren bölüm ise from endorsing products ifadesidir. from sözcüğünden sonra endorsing gibi bir -ing biçimi kullanılır; endorse kullanılmaz. Belirli bir kişinin veya grubun bir eylemi yapması engelleniyorsa nesneyi koruyun.
Alıştırma
stop + kişi + from + -ing kalıbını ve enter fiilini kullanarak cümleyi tamamlayın: The safety gate stops visitors ____ the restricted area.
Cevabı göster
from entering
refer to A as B: A'dan B olarak söz etmek
refer to A as B sabit kalıbı, B'yi A'nın adı veya etiketi olarak kullanmak anlamına gelir. Burada them A konumunu, M&Ms ise B konumunu doldurur; yani ifade çikolatalar için marka adının kullanılmasını anlatır. refer sözcüğünden sonra to öğesini koruyun ve seçilen adı as sözcüğünden sonra getirin. Bu kalıpta as bir adı veya etiketi tanıtır; A'nın yalnızca B'ye benzediğini ifade etmez.
Alıştırma
Eksik sözcüğü yazarak adlandırma kalıbını tamamlayın: In the guide, we refer to the first step ____ the setup stage.
Cevabı göster
as
Tarafsız bir genel ad olarak candy-coated chocolates
Bu cümlede candy-coated chocolates, M&Ms için kullanılan genel bir betimlemedir: sert bir şeker tabakasıyla kaplı çikolatalar. Başka bir markanın adı değildir. Bu sözcük seçimi önemlidir; çünkü bir devlet kurumu olan NASA, ticari bir ürünün reklamını yapıyor veya onu destekliyor izlenimi vermekten kaçınır. Ticari marka yerine betimleyici bir ad kullanmak anlatımı tarafsız tutar.
Alıştırma
Cümlede neden M&Ms yerine candy-coated chocolates kullanılıyor?
- Çikolatalarda şeker kaplaması olmadığını göstermek için
- Başka bir çikolata şirketinin adını vermek için
- Bir markayı desteklemeden ürünü tanımlamak için
Cevabı göster
Bir markayı desteklemeden ürünü tanımlamak için
when it comes to + isim veya -ing biçimi
when it comes to, bir ifadenin geçerli olduğu konuyu veya alanı tanıtır. Burada yargının kapsamını daraltır: miktar özellikle uzayda iş yapmak açısından önemsizdir. Bu ifadede to bir edattır. Ardından bir isim öbeği veya -ing biçimi getirin: when it comes to space travel; when it comes to doing business.
Alıştırma
Cümleyi derste öğrenilen konu belirleme ifadesiyle tamamlayın: "Cost matters ____ planning a school trip."
Cevabı göster
when it comes to
on the other hand: karşıt olan diğer tarafı sunma
On the other hand, tartışmayı bir karşılaştırmanın bir tarafından karşıt olan diğer tarafına taşıyan bir söylem belirtecidir. Burada NASA'nın kısıtlayıcı yaklaşımından Rusların reklama daha açık tutumuna geçilir. Genellikle ilk taraf zaten açıklandıktan sonra kullanılır. Virgüller bu ifadeyi ana cümleden ayırır; çünkü ifade olayın bir parçasını adlandırmaz, düşüncenin akışını düzenler. Burada hand gerçek anlamıyla “el” değildir.
Alıştırma
İlk tarafın yanlış olduğunu söylemeden karşıt ikinci bir tarafı en iyi hangi ifade tanıtır?
- on the other hand
- on the contrary
- as a result
Cevabı göster
on the other hand
far more open to: çok daha büyük bir isteklilik
Far more open to ifadesindeki open, bir şeyi değerlendirmeye veya kabul etmeye istekli olmak anlamına gelir. More open isteklilik derecelerini karşılaştırır; far ise karşılaştırmayı güçlendirerek farkın büyük olduğunu gösterir. Fiziksel uzaklıkla ilgili değildir. Be open to ifadesindeki to bir edattır. Ardından isim öbeği ya da -ing biçimi gelir: open to the idea ve open to changing the plan. Burada open, kapalı olmayan fiziksel bir nesneyi değil, bir tutumu anlatır.
Alıştırma
“Değerlendirmeye çok daha istekli” anlamına gelen hedef ifadeyle cümleyi tamamlayın: After hearing the benefits, Mia is ____ changing the plan than she was yesterday.
Cevabı göster
far more open to
A Russian cosmonaut famously hit a golf ball
2:24Bir Rus kozmonot, meşhur bir şekilde bir golf topunu
nothing compared to: derece bakımından çok büyük bir fark göstermek
Burada nothing compared to, ‘……dan çok daha az etkileyici veya aşırı’ anlamına gelir. Önceki gösteri gerçekten gerçekleşmiştir, ancak konuşmacı onu Pizza Hut'ın planının yanında küçük gösterir. X is nothing compared to Y kalıbı güçlü ve yükselen bir karşılaştırma kurar: X daha düşük bir düzey belirler, Y ise çok daha büyük veya şaşırtıcı durum olarak sunulur. Bu ifade, hikâyenin birazdan daha çarpıcı hâle geleceğinin de sık kullanılan bir işaretidir.
Alıştırma
Cümleyi hedef ifade nothing compared to ile tamamlayın: The short quiz was ____ the final exam.
Cevabı göster
nothing compared to
looking at: bir fikre bakmak değil, fikri değerlendirmek
looking at the idea ifadesinde look at, fiziksel olarak gözleri bir şeye çevirmek değil, ‘değerlendirmek veya üzerinde düşünmek’ anlamına gelir. the idea of projecting their logo nesnesi, burada planlama anlamının kullanıldığını açıkça gösterir. Geçmişte devam eden were looking at yapısı, teklifin o sırada değerlendirme aşamasında olduğunu gösterir. Pizza Hut'ın planı onayladığını veya uyguladığını söylemez.
Alıştırma
Bir ekip henüz karar vermedi. Hangi cümle olası bir değişikliği değerlendirdiklerini anlatıyor?
- We're looking for the meeting on Friday.
- We're looking at moving the meeting to Friday.
- We've moved the meeting to Friday.
Cevabı göster
We're looking at moving the meeting to Friday.
pull this off: zor bir şeyi başarmak
Pull this off, “bu zor veya gerçekleşmesi pek olası görünmeyen işi başarmak” anlamına gelir. Buradaki this, lazerlerle Ay'a bir logo yansıtma şeklindeki iddialı planı gösterir. Bu nedenle ifade, planı gerçekleştirmenin ne kadar zor olduğunu vurgular; fiziksel olarak bir şeyi çekmekten söz etmez. Pull off ayrılabilen bir öbek fiildir. Nesne bir isimse hem pull the plan off hem de pull off the plan mümkündür. Nesne it veya this gibi bir zamirse zamir ortaya gelir: pull it off, pull this off.
Alıştırma
pull off ile it zamirini doğru sıraya koyarak cümleyi tamamlayın: Everyone thought the live show was too ambitious, but the team managed to ____.
Cevabı göster
pull it off
have yet to + fiil: henüz gerçekleşmemiş olmak
Have yet to + fiilin yalın hâli, bir eylemin şu ana kadar gerçekleşmediğini belirtir. Cümlede roket şirketleri şimdiye kadar sponsorluk kabul etmeye başlamamıştır. Yet, eylemin daha sonra gerçekleşme ihtimalini çoğu zaman açık bırakır. Yapıda have bulunsa da bu, have + geçmiş zaman ortacı biçimindeki present perfect kalıbı değildir; have/has yet to sonrasında fiilin yalın hâli kullanılır: has yet to decide.
Alıştırma
Cümleyi “şu ana kadar bunu yapmamış olmak” anlamındaki kısa ve resmî yapıyla tamamlayın: The organizers ____ announce the winner.
Cevabı göster
have yet to
open their doors to: bir şeyi kabul etmeye başlamak
Open their doors to burada mecaz anlamda kullanılır. Roket şirketlerinin sponsorluğu işlerinin bir parçası olarak kabul etmeye henüz başlamadığı anlamına gelir; gerçek kapılardan söz edilmez. Aktarılabilir yapı open + iyelik belirleyicisi + doors to + isim veya -ing biçimidir. Bir kuruluşun erişime açılmasını ya da bir şeye açık hâle gelmesini anlatır. İyelik sözcüğü özneyle uyum sağlar: a company opens its doors, companies open their doors.
Alıştırma
Cümleyi ‘karşılamaya veya kabul etmeye başlamak’ anlamındaki deyimle tamamlayın: After years of working alone, the research center ____ international partners.
Cevabı göster
opened its doors to
cut the cost of launching rockets: roket fırlatma maliyetini düşürmek
Cut the cost of launching rockets, roket fırlatmayı daha ucuz hâle getirmek demektir. Cut burada mecaz olarak «azaltmak» anlamında kullanılır; cost ise gereken para miktarıdır. Aktarılabilir kalıp cut the cost of + isim veya -ing biçimidir. Burada launching, of sonrasında kullanılan bir gerund biçimidir: cut the cost of doing something. Drastically gibi bir zarf azalmanın büyük olduğunu gösterebilir, ancak kalıbın bir parçası değildir.
Alıştırma
Cümleyi cut the cost of hedef kalıbını doğru fiil biçimiyle kullanarak tamamlayın: The shared kitchen has ____ preparing school lunches.
Cevabı göster
cut the cost of
And with the online viewership of these launches Dilbilgisi
3:39Ve bu fırlatmaların çevrimiçi izleyici kitlesinin
with the online viewership of these launches growing in popularity ile arka plan kurma
with + isim öbeği + -ing yapısı bir arka plan durumu sunar. Burada the online viewership of these launches, growing fiilinin mantıksal öznesidir ve ifade bu fırlatmaları internetten izlemenin giderek daha popüler hâle geldiğini anlatır. Ana mesaj we could start to see ile başlar. with öbeği, bu tahmini devam eden eğilimin olası bir sonucu olarak çerçeveler; burada with, birlikte olma anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi with + visitor numbers + rise fiilinin -ing biçimini kullanarak tamamlayın: ____, the museum may extend its opening hours.
Cevabı göster
With visitor numbers rising
sponsored liveries: sponsor markalı dış tasarımlar
Araç ve ulaşım bağlamında livery; bir uçağa, yarış arabasına, trene veya rokete tanınabilir bir görünüm kazandıran planlı dış renk ve grafik tasarımıdır. Liveries bunun çoğul biçimidir. Sponsored liveries, masrafı sponsorlar tarafından karşılanan ve genellikle onların markalarını gösteren tasarımlardır. Bu cümlede ifade, roketlerde markalı tasarımlar görülebileceğini öngörür; giysilerden söz etmez.
Alıştırma
Markalar araçların eksiksiz dış tasarımlarının ücretini ödediyse cümleyi en iyi hangi ifade tamamlar? The racing teams revealed several new _____ before the season.
- sponsored liveries
- sponsored uniforms
- sponsor logos
Cevabı göster
sponsored liveries
whether we like it or not: tercihler sonucu değiştirmez
Bu kalıplaşmış ifadede whether iki olasılığı —durumu beğenmeyi ve beğenmemeyi— sunar ve sonucun her iki durumda da aynı olduğunu belirtir. Burada kişisel tercihlerin öngörülen sonucu engellemeyeceği anlamına gelir. Bu, bir şeyin kaçınılmaz olduğunu veya kontrolün sınırlı kaldığını belirten bir ifadedir; herhangi birinin neyi sevdiğini soran bir soru değildir. it zamiri daha önce konuşulan duruma gönderme yapar.
Alıştırma
Tercihlerimizin hiçbir şeyi değiştirmediğini anlatan dersteki altı sözcüklü ifadeyle cümleyi tamamlayın: The new rule starts Monday, ____.
Cevabı göster
whether we like it or not
we can only hope ... isn't sponsored by Pepsi: önceki göndermeye dönen ironik bir kapanış
we can only hope that... yapısı, ardından gelen düşünceyi konuşanın kontrolü dışındaki bir şeyle ilgili dilek olarak sunar. Only sözcüğü bir çaresizlik duygusu ekler: yapılabilecek tek şey umut etmektir; bu, olayın gerçekleşeceğine dair kanıt değildir. Kapanış cümlesi olarak daha önceki uzaydaki Pepsi hikâyesine ve reklamların uzay uçuşlarına girmesi temasına geri döner. Mars'a atılan tarihî ilk adımı şirket sponsorluğuyla yan yana getirmek abartılı ve ironik bir son esprisi oluşturur. Bu, tematik bir geri göndermedir; Pepsi'nin Mars'a inişe sponsor olacağına dair ciddi bir öngörü değildir.
Alıştırma
Vurgulanan cümle bu kapanışta ne işlev görüyor?
- Pepsi'nin ilk Mars inişine sponsor olacağının kesinleştiğini bildirir.
- Önceki Pepsi hikâyesini ve reklamların uzaya ulaşması temasını hatırlatan ironik bir kapanış dileği sunar.
- İzleyicilerden astronotların Mars'a hangi içeceği götürmesi gerektiğine karar vermelerini ister.
Cevabı göster
Önceki Pepsi hikâyesini ve reklamların uzaya ulaşması temasını hatırlatan ironik bir kapanış dileği sunar.
who help to write and research each video.
4:02her videoyu yazmaya ve araştırmaya yardımcı oldukları için.