Ne Zaman Artikelleri KULLANMAMALISINIZ - Mini İngilizce Dersi: İngilizce çalışma notları

British Council | English

Öğrenme zorluğu
423 kelime 150 kel/dk

Video açıklaması: Bu kısa ders, İngilizcede a veya an kullanılmayan beş durumu açıklar: mevsim ve öğün adlarından önce, by ile belirtilen ulaşım araçlarında, kurumlar olağan amaçları doğrultusunda kullanıldığında ve kısa haber başlıklarında. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. have to go by train. — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: have to ifadesinin koşulların dayattığı bir zorunluluğu anlattığını, by + ulaşım aracı yapısında ise a ya da an kullanılmadığını anlayabilirsiniz. Bu kalıbı arıza veya plan değişikliği nedeniyle verilen ulaşım kararlarını açıklamak için kullanabilirsiniz. 2. with institutions ve for their regular purposes. — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: hospital gibi kurum adlarının, kişi kurumdan olağan işlevi için yararlandığında belirsiz artikelsiz kullanılabildiğini fark edebilirsiniz. Böylece birinin orada hasta olarak bulunmasıyla hastaneden yalnızca bir bina veya mekân olarak söz edilmesini ayırt edebilirsiniz. 3. articles in news headlines — Kültür, medya ve gerçek yaşam bağlamı: Haber başlıklarının kısa kalmak ve dikkat çekmek amacıyla artikelleri ve başka küçük dil bilgisi sözcüklerini neden sıkça düşürdüğünü görebilirsiniz. Bu sıkıştırılmış başlık üslubunu sıradan cümlelerde veya konuşmada beklenen dil bilgisiyle karıştırmazsınız.

Bu derste

When winter comes,

0:00

Kış geldiğinde,

I,

0:00

Ben,

when a winter comes,

0:01

'a winter' geldiğinde,

when the winter comes,

0:03

'the winter' geldiğinde,

when winter comes?

0:04

'winter' geldiğinde?

Do you know when to use a or an? Dilbilgisi

0:14

'a' veya 'an'i ne zaman kullanacağınızı biliyor musunuz?

Dilbilgisi

when to use a or an: uygun durumu sormak

when to + fiilin yalın hâli, bir şeyi yapmak için doğru zamanı, durumu veya koşulu sorar. Bu cümlede when to use, a ile an arasında seçim yapmayı belirleyen kuralı sorar; bir eylemin ne zaman gerçekleştiğini sormaz. when to use a or an bölümü know sözcüğünden sonra gelir ve bir kişinin bilip bilmediği bilgiyi belirtir. Aynı yapı know when to stop ve learn when to ask for help ifadelerinde de görülür.

Alıştırma

Uygun zamanı veya durumu soran iki sözcüklü yapıyla cümleyi tamamlayın: Do you know ____ press the emergency button?

Cevabı göster

when to

We use them before singular countable nouns. Dilbilgisi

0:16

Onları tekil sayılabilen isimlerden önce kullanırız.

Dilbilgisi

singular countable nouns: a veya an'den sonra gelebilen isimler

singular countable noun, tekil ve sayılabilen isim demektir. book, apple veya teacher gibi ayrı ayrı sayılabilen tek bir kişiyi, hayvanı, yeri ya da şeyi adlandırır. Singular bir tane olduğunu, countable ise ayrı örneklerin sayılabildiğini belirtir. Burada them, a ve an sözcüklerini ifade eder. Bu artikeller, ana ismi tekil ve sayılabilen bir isim olan isim grubundan önce gelir. an old book örneğindeki gibi araya bir sıfat girebilir; ana isim yine book sözcüğüdür.

Alıştırma

Hangi ifade tekil ve sayılabilen bir isim içerir ve artikeli doğru kullanır?

  1. two apples
  2. an apple
  3. some water
Cevabı göster

an apple

For example, an apple. Dilbilgisi

0:20

Örneğin, 'an apple' (bir elma).

Dilbilgisi

an apple: ünlü sesten önce an seçmek

an apple ifadesinde apple sayılabilen tekil bir isimdir ve /æ/ ünlü sesiyle başlar; bu yüzden apple'dan önce an gelir. a veya an seçimini sonraki kelimenin ilk sesine göre yapın: ünlü sesten önce an, ünsüz sesten önce a kullanın. Yalnızca ilk harfe değil, telaffuza bakın.

Alıştırma

Hangi ifade “bir portakal” anlamını doğru biçimde verir?

  1. an orange
  2. an banana
  3. a orange
Cevabı göster

an orange

But a bigger question,

0:22

Ancak daha büyük bir soru,

do you know when not to use a or an? Dilbilgisi

0:24

'a' veya 'an'i ne zaman KULLANMAYACAĞINIZI biliyor musunuz?

Dilbilgisi

when not to use: when not to + fiil kalıbı

when not to use ifadesinde not, to use'dan önce gelir ve eylemi olumsuz yapar: “bir şeyi hangi durumlarda kullanmaman gerektiği” anlamına gelir. Tam soruda do you know hâlâ olumludur; not, use eylemini olumsuz yapar. Yeniden kullanılabilen kalıp when not to + fiilin yalın hâlidir. Bir eylemden kaçınılması gereken durumları sormak veya açıklamak için kullanılır.

Alıştırma

Cümleyi press ve hedef kalıpla tamamlayın: The guide explains ____ this button.

Cevabı göster

when not to press

Sometimes when you translate from your language,

0:28

Bazen kendi dilinizden çeviri yaparken,

you might add a or an where English doesn't. Dilbilgisi

0:31

İngilizcenin kullanmadığı yerlerde 'a' veya 'an' ekleyebilirsiniz.

Dilbilgisi

where English doesn't: where'in soyut kullanımı ve yinelenen eylemin eksiltilmesi

Burada where fiziksel bir yeri değil, “... olan durumlarda veya noktalarda” anlamını taşır. where English doesn't, “İngilizcenin a ya da an eklemediği durumlarda” demektir. Buradaki English, İngilizcenin normal kullanımını temsil eder. doesn't ifadesinden sonra, anlamı zaten açık olan add a or an eylemi tekrar edilmez. Bu eksilti tekrarı önler; English doesn't, English doesn't add a or an olarak tamamlanarak anlaşılır.

Alıştırma

Bu cümlede where English doesn't ne anlama gelir?

  1. İngilizce bu durumlarda a ya da an eklemez ve yinelenen eylem söylenmeden bırakılır.
  2. İngilizce bu fiziksel yerlerde mevcut değildir.
  3. Başka bir dil a ya da an eklediğinde İngilizce de her zaman ekler.
Cevabı göster

İngilizce bu durumlarda a ya da an eklemez ve yinelenen eylem söylenmeden bırakılır.

In today's mini English lesson,

0:35

Bugünkü mini İngilizce dersimizde,

we're going to look at five categories where you don't use indefinite articles. Notlar

0:36

belirsiz harfi tarif (indefinite article) kullanmayacağınız beş kategoriye bakacağız.

Anlatım akışı

we're going to look at: sıradaki konuyu önceden bildirmek

we're going to look at, konuşmacının birazdan açıklayacağı konuyu önceden bildirir. Ders ya da sunumda, sonraki bölümün ne hakkında olacağını dinleyiciye gösteren bir işaret görevi görür. Burada be going to + fiilin yalın hâli bir planı anlatır; look at ise “incelemek veya ele almak” demektir. Bir yere gitmeyi ya da yalnızca gözle bakmayı anlatmaz.

Alıştırma

Sunum girişini dersteki ifadeyle tamamlayın: Today, ____ two ways to keep your account safe.

Cevabı göster

we're going to look at

Kelime

indefinite articles: a ve an

indefinite articles, a ve an için kullanılan dil bilgisi terimidir. Dinleyicinin belirli bir kişi ya da şeyin hangisi olduğunu bilmesinin beklenmediği durumlarda, a book veya an apple örneklerindeki gibi tekil ve sayılabilen bir ismin önünde kullanılırlar. Burada article, gazete ya da dergi yazısı değil, isimle birlikte kullanılan bir dil bilgisi sözcüğü olan “artikel” anlamındadır. Indefinite, definite ile karşıtlık kurar: the, definite article olarak adlandırılır.

Alıştırma

İngilizcedeki indefinite articles hangi çifttir?

  1. a and an
  2. the and this
  3. some and any
Cevabı göster

a and an

By the way, Anlatım akışı

0:41

Bu arada,

Anlatım akışı

By the way: ek bir noktayı araya eklemek

By the way bir söylem belirtecidir: konuşmacının ana çizgiyi doğrudan sürdürmek yerine kısa bir ek bilgi, hatırlatma veya küçük bir yan nokta ekleyeceğini gösterir. Cümlenin başında kullanıldığında yazıda genellikle ardından virgül gelir ve konuşmada çoğu zaman kısa bir duraklama olur. Kelime anlamıyla bir yola veya patikaya gönderme yapmaz.

Alıştırma

“I packed the snacks” sözünden sonra ayrı bir hatırlatmayı doğal biçimde ekleyen cümle hangisidir?

  1. For example, don't forget your water bottle.
  2. By the way, don't forget your water bottle.
  3. Therefore, don't forget your water bottle.
Cevabı göster

By the way, don't forget your water bottle.

that's a and an.

0:42

bunlar 'a' ve 'an'dir.

Category number one.

0:44

Birinci kategori.

We don't use indefinite articles before seasons. Dilbilgisi

0:45

Mevsimlerden önce belirsiz harfi tarif kullanmayız.

Dilbilgisi

before seasons: genel mevsim adlarında a/an kullanılmaz

Burada before seasons, “mevsim adlarının önünde” anlamına gelir. spring, summer, autumn veya winter gibi bir mevsim adı genel olarak o mevsimi belirttiğinde İngilizcede normalde belirsiz tanımlık kullanılmaz: Winter is cold. Bu kural a/an ile ilgilidir; mevsim sözcükleriyle hiçbir tanımlık veya belirleyici kullanılamayacağı anlamına gelmez. İfade belirli bir dönemi betimlediğinde ya da belirli bir mevsimi gösterdiğinde tanımlık kullanılabilir.

Alıştırma

Hangi cümle winter sözcüğünü genel bir mevsim adı olarak doğal biçimde kullanır?

  1. A winter is one of the four seasons.
  2. Winter is one of the four seasons.
  3. An winter is one of the four seasons.
Cevabı göster

Winter is one of the four seasons.

For example, winter, spring, summer, autumn.

0:49

Örneğin; kış, ilkbahar, yaz, sonbahar.

In summer, all I really do is eat ice cream and complain about the weather. Notlar

0:52

Yazın aslında tek yaptığım dondurma yemek ve hava hakkında şikayet etmek.

Dilbilgisi

In summer: tanımlıksız mevsim zaman ifadesi

In summer, “yazın” anlamına gelen bir zaman ifadesidir. Cümle, belirli bir yazı değil, o mevsimde genellikle olanları anlattığı için summer sözcüğü a/an almaz. in + mevsim adı kalıbı genel veya tekrarlanan bir zamanı gösterebilir: in spring, in summer, in autumn, in winter. Cümlenin başında kullanıldığında, devamındaki ifadenin genellikle ne zaman geçerli olduğunu belirtir.

Alıştırma

Genel bir kış alışkanlığını anlatan cümleyi, tanımlık kullanmadan in + mevsim adı ile tamamlayın: We wear warm coats ____.

Cevabı göster

in winter

Dilbilgisi

all I really do is eat: en çok ne yaptığını söylemek

all I really do is + fiilin yalın hâli kalıbı, bir eylemin konuşanın en çok yaptığı veya neredeyse tek yaptığı şey olduğunu anlatır. Basit bir özet ya da eğlenceli bir abartı olabilir. Bu cümlede eat ve complain, is sonrasında paralel kullanılan iki eylemdir; bu yüzden ikisi de fiilin yalın hâlinde kalır. all I really do is to eat yerine all I really do is eat kullanılır.

Alıştırma

Cümleyi all I really do is + fiilin yalın hâli kalıbıyla tamamlayın: On quiet weekends, ____ read and rest.

Cevabı göster

all I really do is

Kalıp ifadeler

complain about the weather: şikâyetin konusunu belirtmek

Complain about + şey kalıbı, birinin neden memnun olmadığını belirtir. Complain about the weather ifadesinde the weather şikâyetin konusudur ve about bu konuyu complain fiiline bağlar. Konudan önce about kullanılmalıdır. Complain the weather standart İngilizce değildir.

Alıştırma

Cümleyi complain about + şey kalıbıyla tamamlayın: People often ____ heavy traffic.

Cevabı göster

complain about

Category number two.

0:58

İkinci kategori.

We don't use a or an before meals, like breakfast, lunch, or dinner. Dilbilgisi

1:00

Kahvaltı, öğle yemeği veya akşam yemeği gibi öğünlerden önce 'a' veya 'an' kullanmayız.

Dilbilgisi

before meals: genel öğün adlarında sıfır artikel

Burada before meals, “öğün adlarından önce” demektir. Breakfast, lunch ve dinner genel günlük öğünleri veya bu öğünleri yeme eylemini ifade ettiğinde İngilizcede normalde a ya da an kullanılmaz: have breakfast, after lunch ve for dinner. Artikelin kullanılmadığı bu yapıya sıfır artikel denir.

Alıştırma

Hangi cümle düzenli bir sabah öğününü doğal biçimde anlatır?

  1. We have breakfast at seven every morning.
  2. We have a breakfast at seven every morning.
  3. We have an breakfast at seven every morning.
Cevabı göster

We have breakfast at seven every morning.

Shall we go out for dinner tonight? Kalıp ifadeler

1:05

Bu akşam yemeğe çıkalım mı?

Kalıp ifadeler

go out for dinner: akşam yemeğini dışarıda yemek

Go out for dinner, evden çıkıp akşam yemeğini başka bir yerde, çoğu zaman bir restoranda yemek demektir. For dinner dışarı çıkmanın amacını belirtir; dinner sıradan öğünün adı olduğu için artikel almaz. İfadenin tamamı, Shall we go out for dinner tonight? örneğinde olduğu gibi plan önermek veya planlardan söz etmek için kullanılan doğal ve tekrar kullanılabilir bir söz öbeğidir.

Alıştırma

Daveti hedef ifadeyle tamamlayın: Would you like to ____ with us tomorrow?

Cevabı göster

go out for dinner

I'm thinking pizza. Ton ve niyet

1:07

Ben pizza düşünüyorum.

Ton ve niyet

I'm thinking pizza: bir seçeneği nazikçe önermek

Günlük bir konuşmada I'm thinking + bir seçenek kalıbı, “aklımdaki seçenek bu” anlamına gelebilir. Burada I'm thinking pizza, pizza seçmeyi veya yemeyi önerir; pizza kavramını incelemek anlamına gelmez. Eksik bırakılan eylem durumdan anlaşılır: pizza yemek veya sipariş etmek, renk seçmek, etkinlik planlamak gibi. Son karar yerine o anki bir düşünce gibi duyulduğu için karşıdaki kişiyi nazikçe yanıt vermeye davet eder.

Alıştırma

Thai food seçeneğini kullanarak ve tam olarak I'm thinking + bir seçenek kalıbıyla günlük öneriyi tamamlayın: For dinner, ____.

Cevabı göster

I'm thinking Thai food

Category number three.

1:08

Üçüncü kategori.

We don't use a or an when we talk about forms of transportation Dilbilgisi

1:10

Ulaşım şekillerinden bahsederken 'a' veya 'an' kullanmayız,

with the preposition by.

1:14

'by' edatıyla birlikte.

Dilbilgisi

by ile forms of transportation: a veya an kullanılmaz

Vurgulanan sözler şu dil bilgisi kalıbını anlatır: by + ulaşım biçimi. by yolculuğun nasıl yapıldığını gösterdiğinde ulaşım aracının önünde a veya an kullanılmaz: by train, by bus, by car. Bu artikel eksikliğine sıfır artikel denir ve ulaşım biçimini anlatan by kalıbına aittir. Yapı on a train, in a car veya take a bus olarak değişirse araç normal bir sayılabilen isim olur ve uygun bir belirleyici gerekir.

Alıştırma

train ipucunun gösterdiği tam by + ulaşım biçimi yapısıyla cümleyi tamamlayın: We travelled ____ to Edinburgh.

Cevabı göster

by train

My car broke down and I really don't want us to miss that party, Öbek fiiller

1:16

Arabam bozuldu ve o partiyi kaçırmamızı gerçekten istemiyorum,

Öbek fiiller

broke down: araç veya makine arızası

Broke down, break down öbek fiilinin geçmiş zaman biçimidir. Özne my car olduğunda, arabanın bir arıza nedeniyle çalışmayı durdurduğu anlamına gelir. Araçlar, makineler ve sistemlerle kullanıldığında bu yapı geçişsizdir: arızalanan şey özne olur. Örneğin: The lift broke down.

Alıştırma

Cümleyi break down yapısının geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: The engine suddenly stopped working, so the car ____.

Cevabı göster

broke down

so we'll just have to go by train. Dilbilgisi

1:20

bu yüzden sadece trenle (by train) gitmek zorunda kalacağız.

Dilbilgisi

have to go by train: gereklilik ve ulaşım aracı

Have to + fiilin yalın biçimi gereklilik bildirir. Burada arabadaki sorun uygun başka bir seçenek bırakmadığı için we’ll just have to go, bunun yalnızca bir tercih değil, durumun gerektirdiği bir seçim olduğunu anlatır. By train ulaşım aracını belirtir. Bu yapıda by + ulaşım aracı adı kullanılır ve artikel getirilmez: by train, by bus veya by car.

Alıştırma

Cümleyi have to ve by train kullanarak tamamlayın: The road is closed, and the train is our only option, so we'll ____.

Cevabı göster

have to go by train

In that sentence, train is the form of transportation.

1:23

O cümlede, tren (train) ulaşım şeklidir.

It is preceded by the preposition by, Kelime

1:27

Önünde 'by' edatı bulunur,

Kelime

X is preceded by Y: Y, X'ten önce gelir

X is preceded by Y, bir sıralamada, dizide veya metinde Y'nin X'ten önce geldiği anlamına gelir. Bu, Y precedes X yapısının edilgen biçimidir; dolayısıyla by'dan sonra gelen isim, önde olan öğeyi belirtir. Bu cümlede It, train sözcüğünü; Y ise by edatını gösterir: by, train'den önce gelir. Buradaki ifade konumu anlatır; yalnızca bir olayın zaman bakımından daha önce gerçekleşmesini anlatmaz.

Alıştırma

Sıralama önce sıfat, sonra isim şeklindedir. Hangi cümle bunu doğru anlatır?

  1. The noun is followed by the adjective.
  2. The adjective is preceded by the noun.
  3. The noun is preceded by the adjective.
Cevabı göster

The noun is preceded by the adjective.

and therefore we don't have a in the middle. Anlatım akışı

1:30

ve bu nedenle ortada 'a' kullanmıyoruz.

Anlatım akışı

therefore: bir sonucu veya çıkarımı belirtme

Therefore, kendisinden sonra gelen düşüncenin daha önce verilen bir neden, gerçek veya kuraldan çıkarılan sonuç olduğunu gösterir. Burada ortaya a koymamanın, az önce açıklanan sözcük sırası kuralının sonucu olduğunu anlatır. Düşünceler arasındaki mantıksal bağlantıyı düzenler; ilgisiz bir sonraki olayı anlatmaya başlamaz.

Alıştırma

Hangi cümlede therefore mantıksal bir sonucu belirtmek için kullanılmıştır?

  1. The path was icy; however, the main road was clear.
  2. The path was icy; therefore, we walked slowly.
  3. The path was icy; for example, the bridge was slippery.
Cevabı göster

The path was icy; therefore, we walked slowly.

Category number four.

1:33

Dördüncü kategori.

We don't use a or an with institutions Dilbilgisi

1:34

Kurumlarla 'a' veya 'an' kullanmayız,

when we're using them for their regular purposes.

1:37

onları olağan amaçları için kullandığımızda.

Dilbilgisi

with institutions ... for their regular purposes: kurum işlevinde sıfır artikel

Bu cümlede institutions; school, prison, church ve hospital gibi belirli toplumsal görevleri olan yerleri anlatır. For their regular purposes, kişinin o yerin normalde sağladığı etkinliğe katılması demektir; örneğin okulda eğitim görmek veya hastanede tedavi olmak. İngilizcede bazı yerleşik ifadelerde bu işlevsel anlam için artikel kullanılmaz. Buna sıfır artikel denir. Ancak bu kural her kurum adı için geçerli değildir; belirli isim, anlatılmak istenen anlam ve İngilizce türü de önemlidir.

Alıştırma

Hangi cümlede kurum adı normal toplumsal işlevini anlattığı için artikelsiz kullanılmıştır?

  1. The visitor took photos of a prison from the road.
  2. The guide showed us the prison near the river.
  3. The man was sent to prison after the trial.
Cevabı göster

The man was sent to prison after the trial.

For example, he had a really bad accident, Kalıp ifadeler

1:40

Örneğin, çok kötü bir kaza geçirdi,

but luckily he's now recovering in hospital. Dilbilgisi

1:43

ama neyse ki şu an hastanede (in hospital) iyileşiyor.

Kalıp ifadeler

had a really bad accident: have an accident kalıbı

Have an accident, bir kaza yaşamak veya geçirmek anlamına gelen yaygın bir ifadedir. Buradaki had, have fiilinin geçmiş zaman biçimidir; kişinin bir şeye sahip olduğu anlamına gelmez. Accident burada tekil ve sayılabilen bir isimdir, bu yüzden artikel gerekir. Artikel ile isim arasına sıfat gelebilir: a really bad accident. Really, bad sözcüğünü niteler; really bad bütünü de accident sözcüğünü tanımlar.

Alıştırma

Cümleyi have an accident ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: During the race, Ben ____, so the medics came to help.

Cevabı göster

had an accident

Dilbilgisi

recovering in hospital: Britanya İngilizcesinde artikelsiz kullanım

Britanya İngilizcesinde recovering in hospital, kişinin hasta olarak hastaneye yatırılmışken iyileşmekte olduğunu anlatır. Hospital sözcüğü artikelsizdir; çünkü yalnızca bir bina veya belirtilmemiş bir yer değil, normal tıbbi işlevini yerine getiren kurum kastedilir. Aynı kalıp be, stay ve recover ile de kullanılır: hastanede tedavi gören biri için be in hospital, stay in hospital veya recover in hospital denebilir.

Alıştırma

Britanya İngilizcesinde hangi cümle Leo’nun ameliyattan sonra hastanede yatan bir hasta olarak iyileştiğini en doğrudan anlatır?

  1. Leo is recovering in hospital after surgery.
  2. Leo is filming in a hospital for a documentary.
  3. Leo is waiting outside the hospital for a taxi.
Cevabı göster

Leo is recovering in hospital after surgery.

We didn't use a or an here because he's in the hospital recovering.

1:46

Burada 'a' veya 'an' kullanmadık çünkü o iyileşmek için hastanede.

He's not visiting.

1:51

Ziyaret etmiyor.

He's not a doctor.

1:52

O bir doktor değil.

If the institution is not being used for its purpose, Dilbilgisi

1:53

Eğer kurum kendi amacı doğrultusunda kullanılmıyorsa,

you would add a or an before it.

1:57

o zaman önüne 'a' veya 'an' eklersiniz.

Dilbilgisi

If ... you would add ...: koşul ve sonuç

If yan cümlesi koşulu belirtir: kurum normal amacına hizmet etmiyordur. Ana cümle olan you would add a or an, bu koşulda ortaya çıkacak sonucu veya seçimi verir. Burada would geçmiş zaman göstergesi değildir. Sonucu varsayımsal bir duruma yerleştirir ve ardından add fiilinin yalın hâli gelir. If ... would ... kalıbı, hayal edilen bir koşul geçerli olduğunda birinin ne yapacağını açıklamak için kullanışlıdır.

Alıştırma

Varsayımsal bir koşulun sonucunu açıklamak için If ... would ... yapısını doğru kullanan cümle hangisidir?

  1. If the label were unclear, you would adding a short note.
  2. If the label would be unclear, you added a short note.
  3. If the label were unclear, you would add a short note.
Cevabı göster

If the label were unclear, you would add a short note.

For example,

2:00

Örneğin,

did you know that this car chase scene was shot in a hospital? Kelime

2:01

bu araba kovalama sahnesinin bir hastanede (in a hospital) çekildiğini biliyor muydunuz?

Kelime

was shot in a hospital: shoot fiilinin “çekmek” anlamı

Burada was shot, “çekildi” anlamındadır. Film ve video yapımında shoot “kamerayla kaydetmek” anlamına gelebilir; was shot da bunun edilgen biçimidir. Cümle silahlı bir saldırıdan söz etmez. In a hospital, çekimin nerede yapıldığını belirtir. A, burayı belirli olmayan bir hastane olarak gösterir. Özne scene olduğu için hastane yalnızca çekim yeridir.

Alıştırma

Hangi cümlede shot “kamerayla çekilmiş” anlamındadır?

  1. The documentary was shot on a small island.
  2. The rocket shot into the sky.
  3. The player shot the ball toward the goal.
Cevabı göster

The documentary was shot on a small island.

Category number five.

2:05

Beşinci kategori.

We don't use articles in news headlines Kültür

2:07

Haber başlıklarında harfi tarif kullanmayız,

because they want to grab your attention, Kalıp ifadeler

2:10

çünkü onlar dikkatinizi çekmek isterler,

Kültür

articles in news headlines: haber başlıklarında İngilizce tanımlıkların atılması

Burada articles, İngilizcedeki a, an ve the sözcüklerini ifade eder. Haber başlığı dili, ana kişi, nesne ve eylemleri hızlıca öne çıkarmak için bu küçük sözcükleri sık sık atar. Bu, başlıklarda kullanılan yaygın bir kısaltma yöntemidir; tanımlıkların başlıklarda hiç bulunamayacağı anlamına gelmez. Anlamı açık tutmak için gerektiğinde başlıkta tanımlık kullanılabilir. Normal cümlelerde ve haber metninde olağan tanımlık kuralları geçerlidir.

Alıştırma

Hangi seçenek kısa haber başlığı biçiminde yazılmıştır?

  1. The dog is rescuing a child from the river.
  2. Dog Rescues Child from River
  3. A dog rescued a child from the river.
Cevabı göster

Dog Rescues Child from River

Kalıp ifadeler

grab your attention: birinin dikkatini hızla çekmek

Grab someone's attention, birinin bir şeyi hızlı ve güçlü biçimde fark etmesini sağlamak demektir. Burada grab mecazidir; dikkat gerçekten elle tutulmaz. Başlıklar, okuyucuların onları hemen fark etmesini istedikleri için sık sık kısa ve çarpıcı kelimeler kullanır. Kalıp grab + iyelik belirleyicisi veya isim grubu + attention şeklindedir; grab my attention ve grab the audience's attention buna örnektir.

Alıştırma

Posterin onu hemen fark etmenizi sağladığını doğal biçimde anlatan cümle hangisidir?

  1. The poster immediately grabbed my attention.
  2. The poster kept my attention throughout the whole talk.
  3. I immediately paid attention to the poster.
Cevabı göster

The poster immediately grabbed my attention.

and when there's too many words, it can feel cluttered. Dilbilgisi

2:13

ve çok fazla kelime olduğunda, dağınık bir his verebilir.

Dilbilgisi

too many words: too many + çoğul sayılabilen isimler

Too many + çoğul sayılabilen isim, sayının istenen veya gereken miktardan fazla olduğunu ve genellikle bir soruna yol açtığını belirtir. Words tek tek sayılabilir ve çoğuldur; bu yüzden too many words doğru biçimdir. Too, aşırılık anlamı ekler. Many words yalnızca sayının çok olduğunu söyler; too many words ise bu sayının, örneğin bir sayfanın karmaşık görünmesi gibi bir soruna yol açtığını anlatır.

Alıştırma

Too many veya too much ile tamamlayın: There are ____ chairs in this small room, so nobody can walk through.

Cevabı göster

too many

Cat sneaks into luggage, travels across country. Notlar

2:16

Kedi bagaja gizleniyor, ülkeyi dolaşıyor.

Kültür

Cat sneaks into luggage: haber başlıklarında artikel kullanımı

Cat sneaks into luggage, sıkıştırılmış haber başlığı biçiminde yazılmıştır. Başlıklar, normal cümlelerde gerekli olan artikelleri sık sık düşürür; bu yüzden Cat burada A cat anlamına gelebilir. Luggage önünde artikel bulunmaması farklı bir açıklama gerektirir. Luggage sayılamayan bir isimdir; genel anlamda kullanıldığında normal İngilizcede de artikelsiz olabilir. Belirli bir bagaj kastediliyorsa başlık, tam metinde kullanılacak the artikelini düşürmüş olabilir. Bir başlığı tam cümleye dönüştürürken yalnızca ismin anlamı ve dil bilgisi gerektiriyorsa artikel ekleyin.

Alıştırma

Daha önce söz edilmemiş bir kedi ve bir bavul hakkındaki doğal, normal düzyazı cümlesi hangisidir?

  1. Cat sneaked into suitcase before the trip.
  2. A cat sneaked into a luggage before the trip.
  3. A cat sneaked into a suitcase before the trip.
Cevabı göster

A cat sneaked into a suitcase before the trip.

Öbek fiiller

sneaks into: fark edilmeden içeri girmek

Sneaks into, genellikle fark edilmemek için bir yere sessizce veya gizlice girmek demektir. Sneaks hareketin gizli biçimini, into ise dışarıdan içeriye doğru yönü gösterir. sneak into + yer veya kapalı alan yapısını kullanın. Bu ifade varış noktasını da içerir; bu başlıkta luggage, kedinin içine girdiği şeydir.

Alıştırma

Cümleyi sneak ve dışarıdan içeriye hareket anlamı veren yön sözcüğüyle tamamlayın: The fox was outside and tried to ____ the shed without being noticed.

Cevabı göster

sneak into

Parrot orders pizza, surprises owners.

2:20

Papağan pizza sipariş ediyor, sahiplerini şaşırtıyor.

So there you go. Anlatım akışı

2:24

İşte bu kadar.

Anlatım akışı

Konuşmayı bitiren bir işaret olarak there you go

Bu cümlede there you go, konuşmada kullanılan bir bitiriş ifadesidir. Dinleyiciye açıklamanın ya da gösterimin tamamlandığını bildirir; “işte bu kadar” veya “böyle yapılır” anlamına yakındır. Kimseye bir yere gitmesini söylemez. So, ifadeyi az önce anlatılanlara bağlar ve özetleme duygusunu güçlendirir. Son adımın veya sonucun ardından duyduğunuzda, konuşmacının o bölümü kapattığını gösteren bir işaret olarak anlayın.

Alıştırma

Gösterimi bu dersteki sözlü bitiriş ifadesiyle tamamlayın: Click Create, and ____—your account is ready.

Cevabı göster

there you go

Those are five categories where we don't use a or an

2:25

Bunlar 'a' veya 'an' kullanmadığımız beş kategoridir;

seasons,

2:28

mevsimler,

meals,

2:30

öğünler,

transport with the preposition by,

2:30

'by' edatıyla kullanılan ulaşım araçları,

institutions when they're used for their purposes,

2:33

kendi amaçları doğrultusunda kullanılan kurumlar,

and news headlines.

2:36

ve haber başlıkları.

We've just had some breaking news. Kalıp ifadeler

2:39

Az önce bir son dakika haberi aldık.

Kalıp ifadeler

Yeni gelişen önemli bir haber için breaking news

Breaking news, henüz gerçekleşmiş, yeni öğrenilmiş veya hâlâ gelişmekte olan önemli haberler için kullanılan kalıplaşmış bir medya ifadesidir. Buradaki breaking, “kırılmış” anlamına gelmez; olayın yeni ortaya çıktığını ve hızla bildirildiğini gösterir. Standart İngilizcede news sayılamayan bir isimdir. some breaking news, a piece of breaking news veya yalnızca Breaking news denir; a breaking news denmez. Örnekte bu ifade, konuşmayı anlık bir haber bülteni tarzına geçirir.

Alıştırma

Bir haber bülteninde hangi cümle doğal kullanımdır?

  1. We have some broken news from the city centre.
  2. We have some breaking news from the city centre.
  3. We have a breaking news from the city centre.
Cevabı göster

We have some breaking news from the city centre.

Here's Shereen Magdy with a live update. Kültür

2:41

Karşınızda canlı güncellemeyle Shereen Magdy.

Kültür

with a live update: gerçek zamanlı bir haberi tanıtmak

Bu haber bağlantısında with a live update, izleyiciye Shereen'in birazdan ne sunacağını bildirir: program devam ederken gerçek zamanlı olarak aktarılan güncel bilgiler. Here's + kişi + with + haber veya içerik yapısı, sıradaki kişiyi ve görevini tanıtır. Buradaki live, ‘canlı veya gerçek zamanlı olarak aktarılan’ anlamında bir sıfattır; ‘yaşamak’ anlamındaki fiil değildir.

Alıştırma

İngilizce cümleyi dinleyin ve duyduğunuz cümleyi seçin. update sözcüğünden önceki live sözcüğünün ünlüsüne odaklanın.

  1. Our reporter lives up the road from London.
  2. Here's our reporter with a live update from London.
  3. Here's our reporter with the latest update from London.
Cevabı göster

Here's our reporter with a live update from London.

Shereen, over to you. Ton ve niyet

2:44

Shereen, söz sende.

Ton ve niyet

over to you: konuşma sırasını karşı tarafa vermek

Over to you, ‘şimdi konuşma veya görevi devralma sırası sende’ anlamına gelen kalıplaşmış bir devir ifadesidir. Bu cümlede sunucu, sıradaki konuşma hakkını veya kamera odağını Shereen'e verir; fiziksel bir hareketten söz edilmez. Devralan kişiyi belirtmek için isim ifadenin önüne veya arkasına gelebilir: Shereen, over to you ya da Over to you, Shereen.

Alıştırma

‘Konuşma sırası sende’ anlamındaki kalıplaşmış ifadeyle devri tamamlayın: That's all from me. ____, Sam.

Cevabı göster

Over to you

Uh thank you, Nishma.

2:45

Hıh teşekkürler, Nishma.

British Council's mini English Lessons

2:47

British Council'ın mini İngilizce Dersleri

hit 1 billion subscribers on YouTube this week. Kelime

2:49

bu hafta YouTube'da 1 milyar aboneye ulaştı.

Kelime

hit 1 billion subscribers: sayısal bir dönüm noktasına ulaşmak

Sayısal veriler ve başarılar bağlamında hit, “ulaşmak” anlamına gelir. Buradaki hit 1 billion subscribers, abone sayısının önemli bir dönüm noktasına ulaştığını belirtir; abonelere vurmak veya saldırmak anlamına gelmez. Kalıp hit + bir sayı, seviye veya dönüm noktasıdır. İzlenme sayıları, satışlar, fiyatlar, sıcaklıklar ve ölçülebilen diğer sonuçlarla ilgili kısa haberlerde yaygındır.

Alıştırma

Hangi cümlede hit, “sayısal bir dönüm noktasına ulaşmak” anlamında kullanılmıştır?

  1. The podcast hit one million downloads this month.
  2. The podcast hit at one million downloads this month.
  3. The host hit the desk with a pencil.
Cevabı göster

The podcast hit one million downloads this month.

Hold on, please. Ton ve niyet

2:53

Bekleyin, lütfen.

Ton ve niyet

Hold on, please.: birinden nazikçe beklemesini istemek

Hold on, please. ifadesi “Lütfen kısa bir süre bekleyin” anlamına gelir. Konuşan kişi bir şeyi kontrol etmek veya kısa bir kesintiyle ilgilenmek için konuşmaya ara verir ve ardından devam etmeyi bekler. Burada hold on, bir nesneyi tutma talimatı değil, kalıplaşmış bir konuşma ifadesidir. Please kısa isteği daha nazik hâle getirir.

Alıştırma

Bir telefon görüşmesi sırasında adresi kontrol etmek için biraz zamana ihtiyacınız var. En doğal ve nazik istek hangisidir?

  1. Leave now, please, while I check the address.
  2. Hold on, please, while I check the address.
  3. Hold the phone in your hand, please.
Cevabı göster

Hold on, please, while I check the address.

I'm getting updates.

2:54

Güncellemeler alıyorum.

We're getting hundreds more after the what is it?

2:55

O neydi... o bölümden sonra yüzlercesi daha geliyor.

The indefinite article mini English lessons episode.

2:59

Belirsiz harfi tarifli mini İngilizce dersleri bölümü.

Well done. Ton ve niyet

3:04

Tebrikler.

Ton ve niyet

Well done: bir başarıyı övme

Well done, “Bunu başarıyla yaptın” veya “İyi iş çıkardın” anlamına gelen kısa bir övgüdür. Buradaki gibi tek başına kullanılabilir ya da Well done on + isim veya -ing biçimiyle övülen başarı belirtilebilir. Burada bir kişinin elde ettiği sonuç övülür. well-done eti nitelediğinde “iyi pişmiş” anlamına gelir; bu, yiyecekle ilgili ayrı bir kullanımdır.

Alıştırma

Bir takım arkadaşı zor bir sunumu yeni bitirdi. Hangi cümle doğal bir övgüdür?

  1. The presentation will begin in ten minutes.
  2. Please finish the presentation before lunch.
  3. Well done—that was clear and confident.
Cevabı göster

Well done—that was clear and confident.

I'll be back in a couple of minutes with an updated count. Kalıp ifadeler

3:05

Güncellenmiş bir sayıyla birkaç dakika içinde geri döneceğim.

Kalıp ifadeler

in a couple of minutes: şu andan birkaç dakika sonra

In + bir süre, gelecekteki bir olayın şu andan itibaren ne zaman gerçekleşeceğini belirtir. Bu nedenle in a couple of minutes, birkaç dakikalık kısa bir bekleyişten sonra anlamına gelir. I’ll be back ile birlikte hızlıca geri dönme sözü verir. A couple of tam olarak iki anlamına gelebilir; ancak günlük konuşmada genellikle yaklaşık iki ya da az sayıda anlamında kullanılır. Bu yüzden konuşan kişi zamanı kesinleştirmedikçe ifade çoğunlukla yaklaşık bir süre belirtir.

Alıştırma

Cümleyi in ve a couple of minutes sözcükleriyle tamamlayın: The host will return ____ with the final score.

Cevabı göster

in a couple of minutes

It's going crazy. Deyimler

3:08

Sayı çıldırmış gibi artıyor.

Deyimler

going crazy: hızlı ve neredeyse kontrolsüz değişim

Burada going crazy, günlük dilde kullanılan abartılı bir ifadedir. Bir sayının ya da etkinliğin neredeyse kontrolden çıkmış gibi çok hızlı arttığını anlatır; bu bağlamda abone sayısının hızla yükseldiği anlamına gelir. Birinin ruh sağlığını anlatmaz. go + adjective yapısı yeni bir duruma geçişi, is going ise değişimin şu anda gerçekleştiğini gösterir. Sayılar, fiyatlar, çevrim içi trafik veya izleyici etkinliğiyle kullanıldığında going crazy, olağan dışı hızlı ya da yoğun bir değişimi anlatabilir.

Alıştırma

Hangi cümlede going crazy, etkinliğin çok hızlı arttığını anlatan gündelik bir abartı olarak kullanılmıştır?

  1. The group chat is quiet because everyone has gone to bed.
  2. The group chat is going crazy—hundreds of messages are arriving every minute.
  3. The group chat has been archived, so nobody can post.
Cevabı göster

The group chat is going crazy—hundreds of messages are arriving every minute.