Neden iyi bir gece uykusuna ihtiyacın var ⏲️ 6 Minute English: İngilizce çalışma notları
BBC Learning English
Video özeti: Bu bölüm, insanı geçici olarak tehlikelere açık hâle getirmesine rağmen uykunun neden vazgeçilmez olduğunu inceliyor. Uykunun odaklanmayı, uzun süreli hafızayı ve problem çözmeyi nasıl desteklediğini; sürekli uyku yoksunluğunun stresi tetikleyip sağlığa nasıl zarar verdiğini ve ortalama bir yaşamın yaklaşık üçte birinin neden uykuda geçtiğini açıklıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. catching 40 winks, — Deyimler ve Mecazlı İfadeler: Bu samimi ifadenin kelimesi kelimesine kırk kez göz kırpmak değil, kısa süre uyumak anlamına geldiğini kavrayabilirsiniz. Gündelik konuşmada biraz dinlenmekten, kestirmekten ya da kısa süreliğine uykuya dalmaktan doğal biçimde söz etmek için kullanabilirsiniz. 2. fits it in with — Phrasal Verbs: fit in with ifadesinin burada beynin yeni bilgiyi önceden depolanmış bilgilerle bütünleştirmesini anlattığını fark edebilirsiniz. Aynı kalıp, yeni bir fikrin, planın veya ayrıntının mevcut bir sistemle nasıl tutarlı biçimde bağlantı kurduğunu açıklarken de kullanılabilir. 3. Assuming you sleep 8 hours a day, — Dil Bilgisi ve Cümle Kalıpları: Bir tahminde bulunmadan veya sonuca varmadan önce Assuming + cümlecik yapısıyla varsayım belirtebilirsiniz. Böylece hesabın açıkça ifade edilen bir koşula dayandığını ve koşulsuz bir gerçek olarak sunulmadığını gösterebilirsiniz.
Bu derste
Hello, this is 6 Minute English from BBC Learning English.
0:07Merhaba, bu BBC Learning English'ten 6 Minute English.
catching 40 winks: biraz kestirmek
Catch forty winks, kısa süre uyumak veya biraz kestirmek anlamına gelen gündelik bir deyimdir. Forty gerçek bir sayı belirtmez ve winks burada gerçek göz hareketleri anlamına gelmez; ifadenin tamamını tek bir kalıp olarak anlamak gerekir. I was just catching 40 winks cümlesinde was catching geçmişte devam eden zamanı gösterir. Konuşan kişi, yalnızca kısa bir süre uyuduğunu rahat bir dille açıklamaktadır.
Alıştırma
Cümleyi catch forty winks ifadesinin basit geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: After lunch, I ____ on the sofa.
Cevabı göster
caught forty winks
Getting some shut eye: biraz uyumak
Get some shut-eye, genellikle kişi yorgun olduğu veya dinlenmek için yalnızca sınırlı zamanı bulunduğu için biraz uyumak anlamında kullanılan gündelik bir deyimdir. Shut-eye, uyku anlamına gelen bir isimdir; bir gözü fiziksel olarak kapatma eylemi değildir. Sözlüklerdeki yaygın yazım, kısa çizgili shut-eye biçimidir; ancak altyazılarda ve gündelik yazılarda shut eye görülebilir. Getting, get fiilinin -ing biçimidir; bu parça biraz uyumak anlamına gelir.
Alıştırma
Cümleyi get some shut-eye deyimiyle tamamlayın: I have an early start, so I need to ____.
Cevabı göster
get some shut-eye
Taking a nap: take a nap kalıbı
Take a nap, “kısa bir süre uyumak” anlamına gelen doğal bir fiil–isim birleşimidir. Altyazıdaki taking, take fiilinin -ing biçimidir; bu nedenle taking a nap o sırada yapılan kısa uyku eylemini belirtir. A nap genellikle kısa ve çoğu zaman gündüz yapılan bir uykudur. take a nap ifadesini bir bütün olarak öğrenin; sleep a nap standart bir İngilizce kullanımı değildir.
Alıştırma
take ile başlayan hedef ifadeyi kullanarak cümleyi tamamlayın: I'm tired, so I'm going to ____ after lunch.
Cevabı göster
take a nap
How could you?: yöntem sorusu değil, şaşkınlık ve suçlama
Bu cümlede How could you? bir yöntemin nasıl olduğunu sormaz. Zaten bilinen bir olaya verilen retorik bir tepkidir ve şaşkınlıkla karışık onaylamama belirtir: “Bunu yaptığına inanamıyorum” veya “Bunu yapmamalıydın” anlamına gelir. Soru, hemen önce sözü edilen eyleme işaret eder. Burada Sleeping at work? bu eylemi verdiği için karşıdaki kişiden bunu nasıl yaptığını açıklaması beklenmez.
Alıştırma
How could you? hangi cümlede şaşkınlık ve suçlama bildiren retorik bir ifadedir?
- How could you solve the puzzle so quickly? Show me your method.
- Could you help me carry this box?
- You broke your promise? How could you?
Cevabı göster
You broke your promise? How could you?
I'll forgive you this time: sınırı olan bir affediş
I'll forgive you this time, konuşanın bu hatayı artık dinleyenin aleyhine kullanmamaya karar verdiği anlamına gelir. Buradaki I'll, o anda verilmiş bir kararı ifade edebilir. This time, affetmeyi yalnızca bu durumla sınırlar. Aynı davranışın bir dahaki sefere affedilmeyebileceğine dair hafif bir uyarı da ekler; ancak cümle daha sonra ne olacağını açıkça söylemez.
Alıştırma
I'll forgive you this time en doğru biçimde ne anlatır?
- Bu hatayı affeder, ancak başka bir hatanın affedilmeyebileceği konusunda uyarır.
- Aynı hatayı her seferinde affedeceğine söz verir.
- Hiçbir hata yapılmadığını söyler.
Cevabı göster
Bu hatayı affeder, ancak başka bir hatanın affedilmeyebileceği konusunda uyarır.
make sure you go to bed early tonight: güçlü bir hatırlatma
Make sure + clause, birine bir şeyin gerçekleşmesini sağlamasını söylemek için kullanılır. make sure you go to bed early tonight ifadesindeki yan cümle you go to bed early tonight kısmıdır. Yani konuşan, dinleyene bu gece gerçekten erken yatması gerektiğini güçlü biçimde hatırlatır. Bu yapı, kelimesi kelimesine “kesinlik oluşturmak” anlamına gelmez. Go to bed early ile karşılaştırıldığında Make sure..., unutmamaya ve söyleneni gerçekten yapmaya daha fazla vurgu yapar.
Alıştırma
Hatırlatmayı make sure + bir özne ile tamamlayın: Before you leave, ____ lock the back door.
Cevabı göster
make sure you
because getting a good night's sleep is incredibly important. Kalıp ifadeler
0:37çünkü gece iyi bir uyku çekmek inanılmaz derecede önemlidir.
getting a good night's sleep: get ve sleep ile kurulan doğal kalıp
get a good night's sleep, “bir gece boyunca iyi uyumak” veya “gece boyunca dinlendirici bir uyku uyumak” anlamına gelen doğal bir kalıptır. a good night's sleep ifadesindeki night's iyelik biçimidir ve bir gecenin sağladığı uykuyu anlatır. Buradaki get, fiziksel olarak bir şey almak değil, o uykuyu gerçekten uyuyabilmek anlamındadır. Bu cümlede get, getting biçimine dönüşür. getting a good night's sleep şeklindeki -ing grubu eylemi bir durum olarak adlandırır ve is fiilinin öznesi olur.
Alıştırma
Cümleyi “bir gece boyunca iyi uyumak” anlamındaki dört sözcüklük hedef ifadeyle tamamlayın: Before the early flight, I need to get ____.
Cevabı göster
a good night's sleep
did you know that...: bir gerçeği tanıtan dikkat çekici giriş
Did you know that..., bilgi vermek için dikkat çekici bir giriş olarak kullanılan bir sorudur. Dinleyenin dikkatini çeker ve onun için yeni ya da ilginç olabilecek bir gerçeği tanıtır. Burada dinleyeni, yeterince uyuyan insanlar hakkında verilecek bilgiye hazırlar. That sözcüğünden sonra düz cümle dizilişi kullanılır: Did you know that bees can dance? doğrudur; Did you know that can bees dance? denmez. Geçmiş biçim olan did, gerçeğin geçmişte kaldığı anlamına gelmez; bu giriş sorusunun alışılmış biçimidir.
Alıştırma
Hangi cümle bir gerçeği tanıtmak için bu dikkat çekici girişi doğru kullanıyor?
- Did you know dolphins that are mammals?
- Did you know that are dolphins mammals?
- Did you know that dolphins are mammals?
Cevabı göster
Did you know that dolphins are mammals?
people who get enough sleep: who ile bir grubu tanımlamak
people who get enough sleep ifadesinde ana isim people sözcüğüdür. who get enough sleep hangi insanlardan söz edildiğini gösterir; bu yapı tanımlayıcı bir ilgi cümleciğidir. who, people sözcüğünü karşılar ve get fiilinin öznesidir; bu yüzden who sonrasında ayrıca they kullanılmaz. people who get enough sleep ifadesinin tamamı ana cümlede live fiilinin öznesidir.
Alıştırma
who ile kurulan ilgi cümleciğini doğru kullanan cümleyi seçin.
- People who exercise regularly often feel more energetic.
- People who they exercise regularly often feel more energetic.
- People which exercise regularly often feel more energetic.
Cevabı göster
People who exercise regularly often feel more energetic.
about 5 years longer than: yaklaşık bir fark belirtmek
about + miktar + karşılaştırma biçimi + than kalıbı, farkın yaklaşık büyüklüğünü verir. Burada 5 years bir grubun ne kadar daha uzun yaşadığını, about ise beş yılın kesin bir sayı olmadığını gösterir. than karşılaştırılan diğer grubu getirir. Cümle iki grubun yaşam süresini karşılaştırır; insanları beş yılla karşılaştırmaz ve birinin yalnızca beş yıl yaşadığını söylemez.
Alıştırma
Hangi cümle bu köprünün eski köprüden yaklaşık 200 metre daha uzun olduğunu doğru şekilde ifade eder?
- This bridge is about 200 metres long than the old one.
- This bridge is about 200 metres longer than the old one.
- This bridge is longer about 200 metres from the old one.
Cevabı göster
This bridge is about 200 metres longer than the old one.
lengthen your life: lengthen fiilini daha uzun hâle getirmek anlamında kullanmak
Lengthen, “bir şeyi daha uzun hâle getirmek” anlamına gelen bir fiildir. lengthen your life ifadesinde your life, uzayan doğrudan nesnedir; bu nedenle ifade “daha uzun yıllar yaşamanıza yardımcı olmak” anlamına gelir. Sözcük length + -en biçiminde kurulmuştur. -en eki, uzunluk düşüncesini bir şeyi daha uzun hâle getirme eylemine dönüştürür.
Alıştırma
Hangi cümlede lengthen, “daha uzun hâle getirmek” anlamındaki fiil olarak doğru kullanılmıştır?
- The treatment may length patients' lives.
- The treatment may long patients' lives.
- The treatment may lengthen patients' lives.
Cevabı göster
The treatment may lengthen patients' lives.
we'll be finding out more about the benefits of sleep Anlatım akışı
0:52uykunun faydaları hakkında daha fazlasını öğreneceğiz
we'll be finding out more about...: araştırılacak konuyu önceden tanıtmak
we'll be finding out more about + konu yapısı, bir programın, dersin veya sunumun sonraki bölümünde neyin araştırılacağını dinleyiciye bildirir. More, dinleyicinin yalnızca bir konu adı duymakla kalmayıp daha fazla bilgi edineceğini gösterir. Gelecekte devam eden bir eylemi anlatan we'll be finding out, bu araştırmayı gelecek bölüm boyunca ilerleyen bir süreç olarak sunar. Böylece ileride ne olacağını göstererek programı düzenler ve dinleyiciyi keşif sürecini izlemeye davet eder.
Alıştırma
Cümleyi nottaki tanıtım yapısını aynen kullanarak tamamlayın: In today's lesson, ____ how bees communicate.
Cevabı göster
we'll be finding out more about
learning some useful new vocabulary as well.
0:56aynı zamanda bazı yararlı yeni kelimeler öğreneceğiz.
As usual: Bu durum alışılmış düzene uyuyor
As usual, bu sefer olan şeyin yerleşmiş bir alışkanlık veya düzenle aynı olduğunu anlatır. Burada yararlı yeni kelimeler öğrenmenin programın düzenli bir parçası olduğunu gösterir. Bu ifade ana fiil görevini üstlenmez; tüm düşünce hakkında ek bilgi verir. Cümlenin başında, sonunda veya içinde bulunabilir; cümle ortasına eklendiğinde genellikle virgüllerle ayrılır.
Alıştırma
Hangi cümle Leo'nun bu seferki kontrolünün normal alışkanlığıyla aynı olduğunu söyler?
- As usual, Leo checked the doors before leaving.
- Leo usually checks the doors before leaving.
- Leo checked the doors in an unusual way before leaving.
Cevabı göster
As usual, Leo checked the doors before leaving.
now that you've woken up: yeni bir gerçeği neden olarak kullanmak
Now that + cümlecik, “bu durum artık gerçek olduğu için” anlamına gelir. Şu anda doğru olan veya yeni önem kazanan bir gerçeği, ardından gelen şeyin nedeni ya da başlangıç noktası olarak sunar. you've woken up ifadesindeki you've, you have anlamındadır; woken ise wake fiilinin geçmiş zaman ortacıdır. Present perfect, uyanma eyleminin gerçekleştiğini ve sonucunun şimdi önemli olduğunu gösterir: kişi artık uyanıktır.
Alıştırma
Yağmurun durmasını hem bir gerçek hem de bir neden olarak sunan bağlaçla cümleyi tamamlayın: ____ the rain has stopped, we can play outside.
Cevabı göster
Now that
But first: Önceki bir adım için kısa bir duraklama
But first, planlanan sırada kısa bir değişiklik olduğunu bildirir. Konuşan kişi, önce gerçekleşmesi gereken bir şeyi tanıtmak için ana konuyu veya etkinliği duraklatır. Burada but bir anlaşmazlığı değil, yön değişikliğini gösterir; first ise daha önce yapılacak adımı belirtir. Bu ifade, dinleyicilere ana konunun hâlâ geleceğini anlatır ve bu nedenle derslerde, konuşmalarda ve programlarda kullanışlıdır.
Alıştırma
Filmi başlatmayı hâlâ planlıyorsunuz, ancak başlamadan önce ışıkların kapatılmasını istiyorsunuz. Hangi cümle uygundur?
- We'll start the movie soon. But instead, let's cancel it.
- We'll start the movie soon. After that, please turn off the lights.
- We'll start the movie soon. But first, please turn off the lights.
Cevabı göster
We'll start the movie soon. But first, please turn off the lights.
Do you know how much of the average person's life is spent asleep? Dilbilgisi
1:04Ortalama bir insanın hayatının ne kadarının uykuda geçtiğini biliyor musun?
how much of ... is spent asleep: iç içe geçmiş bir wh-sorusu
How much of + isim öbeği, bir bütünün miktarını veya oranını sorar. Buradaki bütün the average person's life, yani ortalama bir insanın hayatıdır. Cümleciğin tamamı Do you know ifadesinden sonra geldiği için iç içe geçmiş bir wh-sorusudur. How much of the average person's life öznedir ve hemen ardından edilgen yapı is spent gelir; does eklenmez ve özne ile yardımcı fiil arasında ek bir devriklik yapılmaz. Is spent asleep, hayatın bu kısmının kişi uykudayken geçtiği anlamına gelir.
Alıştırma
Hangi cümle edilgen fiille iç içe geçmiş bir wh-sorusunu doğru biçimde kurar?
- Do you know how much of the school day does it spend outdoors?
- Do you know how much is the school day spent outdoors?
- Do you know how much of the school day is spent outdoors?
Cevabı göster
Do you know how much of the school day is spent outdoors?
I think we spend about a third of our lives sleeping. Dilbilgisi
1:14Sanırım hayatımızın yaklaşık üçte birini uyuyarak geçiriyoruz.
about a third of our lives sleeping: spend + zaman oranı + -ing
About a third, eşit üç parçadan yaklaşık biri, yani “yaklaşık üçte bir” demektir. about a third of our lives ifadesinde about bunun bir tahmin olduğunu, of our lives ise bölünen bütünün hayatımız olduğunu gösterir. Tam kalıp spend + süre + -ing şeklindedir. Burada sleeping, hayatın bu bölümünün hangi etkinlikle geçirildiğini anlatır. Aynı kalıp bir günün, bir yılın veya bir ömrün ne kadarının bir etkinliğe ayrıldığını anlatmak için de kullanılabilir.
Alıştırma
Hangi cümle, onun çalışma gününün yaklaşık üçte birini e-postaları yanıtlayarak geçirdiğini doğru biçimde ifade eder?
- She spends about a third of her working day answering emails.
- She spends about a third her working day answering emails.
- She spends about a third of her working day to answer emails.
Cevabı göster
She spends about a third of her working day answering emails.
reveal the correct answer at the end of the program: cevabı programın sonunda açıklamak
Reveal the correct answer, daha önce saklı tutulan doğru cevabı açıklamak demektir. Reveal yalnızca bir şey söylemeyi değil, henüz bilinmeyen bir bilgiyi ortaya çıkarmayı da vurgular. At the end of the program, bu eylemi programın son aşamasına yerleştirir. Konuşan kişi I'll ile cevabı daha sonra açıklayacağına söz verir ve dinleyicilerin cevabı beklemesini sağlar.
Alıştırma
Cümleyi reveal ve at the end of hedef ifadeleriyle tamamlayın. Her birini bir kez kullanın: The host will ____ the correct answer ____ the show.
Cevabı göster
reveal · at the end of
The question of why humans sleep: dolaylı soruyu özne olarak kullanmak
Temel isim question sözcüğüdür. Of ile başlayan dolaylı soru why humans sleep, hangi sorunun kastedildiğini belirtir. Bu nedenle The question of why humans sleep grubunun tamamı is not easy to answer bölümünün öznesidir. why humans sleep doğrudan bir soru değil, dolaylı bir soru olduğu için humans sleep biçimindeki düz cümle dizilişini kullanır. Bu isim grubunun içinde doğrudan soru dizilişi olan why do humans sleep kullanılmaz.
Alıştırma
Hangi cümle Why did the machine stop? sorusunu doğru biçimde bir tartışma konusu hâline getirir?
- Why did the machine stop remains unanswered.
- The question of why did the machine stop remains unanswered.
- The question of why the machine stopped remains unanswered.
Cevabı göster
The question of why the machine stopped remains unanswered.
In terms of evolution: bir bakış açısını çerçevelemek
In terms of + isim grubu, sıradaki düşüncede kullanılacak yönü veya ölçütü belirtir. Burada In terms of evolution, açıklamayı evrimsel bir bakış açısından çerçeveler; ifade tek başına evrimin bir şeye neden olduğunu söylemez. Bu çerçeve ana cümlenin önüne geldiğinde tartışmanın kapsamını daraltır ve dinleyicinin bilgiyi düzenlemesine yardımcı olur. Aynı konu daha sonra maliyet, güvenlik veya tarih açısından ele alınabilir.
Alıştırma
Cümleyi bu dersteki bakış açısı belirten ifadeyle tamamlayın: ____ safety, this route is the better choice.
Cevabı göster
In terms of
why would it make sense to go unconscious Kalıp ifadeler
1:27bilincini kaybetmenin neden bir mantığı olsun
leaving yourself vulnerable to danger? Dilbilgisi
1:30kendini tehlikeye karşı savunmasız bırakmanın?
make sense to go unconscious: bir eylemin makul olup olmadığını değerlendirmek
Burada make sense to + fiil, “bir şeyi yapmanın makul veya mantıklı olması” anlamına gelir. it özne konumunu doldurur; değerlendirilen asıl eylemi ise to go unconscious belirtir. why would it make sense to...? burada tarafsız bir şekilde neden sormaz. Eylemin nasıl olup da mantıklı sayılabileceğini sorgular. It makes sense to..., Does it make sense to...? ve Why would it make sense to...? kalıplarıyla da kullanılabilir.
Alıştırma
Eylemin makul olduğunu göstermek için make sense ifadesini doğru biçime getirerek cümleyi tamamlayın: It ____ to check the map before the hike.
Cevabı göster
makes sense
leaving yourself vulnerable to danger: bir eylemin sonucunu eklemek
Virgülden sonraki leaving yourself vulnerable to danger, önceki eylemin sonucunu veren bir -ing yan cümlesidir. Bilincini yitirmenin seni daha az korunaklı bir duruma soktuğunu anlatır; ayrı bir ana eylem değildir. leave + nesne + sıfat yapısında leave, “birinin veya bir şeyin belirli bir durumda kalmasına neden olmak” anlamına gelir. Burada yourself nesnedir, vulnerable ise bu durumu açıklar. Vulnerable to danger, zarar görmenin veya saldırıya uğramanın kolay olması demektir; tehlikeyle yüzleşmeyi aktif olarak seçmek değildir.
Alıştırma
Hangi cümle, ilk eylemin sonucunu göstermek için virgül + -ing yan cümlesini doğal biçimde kullanır?
- Leo shared his login details, leaving himself vulnerable to fraud.
- Leo shared his login details to make the account easier to access.
- Leo shared his login details because he was vulnerable to fraud.
Cevabı göster
Leo shared his login details, leaving himself vulnerable to fraud.
It can only mean that...: tek makul sonuç
It can only mean that + yan cümle, önceki kanıtı konuşanın tek makul sonuç olarak gördüğü yargıya bağlar. It daha önce konuşulan duruma gönderme yapar; that'ten sonraki yan cümle sonucu verir. Burada only, olası anlamı ya da açıklamayı sınırlar; az miktar belirtmez. Bu kalıp kanıttan sonuca geçişi güçlendirir.
Alıştırma
Nina her zaman otobüsle gider. O zaten okulda ve yalnızca erken otobüs gelmiş durumda. Erken otobüse binmesini tek makul açıklama olarak sunan cümle hangisidir?
- It cannot mean that Nina took the early bus.
- It can only mean that Nina took the early bus.
- It may mean that Nina took the early bus.
Cevabı göster
It can only mean that Nina took the early bus.
the benefits gained from sleep: geçmiş zaman ortacıyla niteleme
the benefits gained from sleep isim grubunda gained from sleep, benefits sözcüğünden sonra gelir ve hangi faydaların kastedildiğini açıklar. Gained edilgen anlam taşıyan bir geçmiş zaman ortacıdır: faydalar uykudan elde edilir. Bu, kısaltılmış edilgen bir ilgi cümleciğidir. Tam biçimi the benefits that are gained from sleep şeklindedir. that are bölümünü kaldırmak, temel anlamı değiştirmeden anlatımı daha kısa hâle getirir.
Alıştırma
İlgi cümleciğini geçmiş zaman ortacıyla kurulan bir niteleyiciye dönüştürün: The packages that were delivered this morning are in the hall. Kısaltılmış biçimi tamamlayın: The packages ____ are in the hall.
Cevabı göster
delivered this morning
So, we've probably all experienced this Anlatım akışı
1:45Yani muhtemelen hepimiz şunu deneyimlemişizdir
So, we've probably all experienced this ile ortak deneyime dayalı bir giriş
we've probably all experienced this ifadesi, dinleyicileri konuşmacının birçok kişinin paylaştığını düşündüğü bir deneyimi hatırlamaya çağırır. Probably, all ile yapılan geniş genellemeyi yumuşatırken this birazdan açıklanacak duruma işaret eder. Bu cümle girişte kullanıldığında daha ayrıntılı açıklamadan önce ortak bir zemin oluşturur. So da bu fikri konuşmanın bir sonraki adımı olarak sunar; bu, sunumlarda ve röportajlarda bilgiyi düzenlemenin yaygın bir yoludur.
Alıştırma
Hangi cümle, dinleyicileri ortak bir deneyimi nazikçe hatırlamaya çağırarak bir açıklamaya en uygun biçimde başlar?
- I opened an app yesterday and forgot what I meant to do.
- Every single person has definitely had exactly the same experience.
- We've probably all had this happen: you open an app and forget what you meant to do.
Cevabı göster
We've probably all had this happen: you open an app and forget what you meant to do.
try and do: «yapmaya çalışmak» anlamında gündelik bir kalıp
Bu cümlede try and do, “try to do”, yani “bir şeyi yapmaya çalışmak” anlamına gelen tek bir gündelik fiil kalıbı olarak kullanılır. and, deneme ve yapma eylemlerini birbirinden bağımsız iki adıma ayırmaz. Kalıp try and + fiilin yalın hâli biçimindedir: try and do, try and call, try and finish. and sonrasındaki fiili, yapılmaya çalışılan eylem olarak anlayın.
Alıştırma
Hangi cümle “yarın aramaya çalışmak” anlamında gündelik try and + fiilin yalın hâli kalıbını kullanıyor?
- I'll try calling tomorrow to see whether the number works.
- I'll try and call tomorrow.
- I'll try and calling tomorrow.
Cevabı göster
I'll try and call tomorrow.
if you've had a bad night's sleep: şimdiki sonuç için present perfect
If you've had, if you have had ifadesinin kısaltılmış biçimidir. Present perfect, kötü gece uykusunu tamamlanmış daha önceki bir deneyim olarak sunar ve bu deneyimi daha sonraki ya da şimdiki odaklanma güçlüğüyle ilişkilendirir. If ile kurulan yan cümlede, sonuçtan önce zaten gerçekleşmiş bir koşul verir. Her if cümlesi present perfect gerektirmez; burada önceki deneyimle şimdiki sonucu bağlamak için bu zaman seçilmiştir.
Alıştırma
Cümleyi have fiilinin kısaltılmış present perfect biçimiyle tamamlayın: If ____ a bad night's sleep, take extra care on the road.
Cevabı göster
you've had
in the right state to: bir eylem için uygun durumda olmak
Be in the right state to + fiilin yalın hâli, bir eylem için gereken fiziksel, zihinsel, duygusal veya uygulamaya yönelik koşula sahip olmak demektir. Burada right, “sağ taraftaki” değil, “uygun” anlamındadır. Olumsuz isn't in the right state to take in biçimi, beynin yeni bilgileri özümsemeye hazır veya uygun durumda olmadığını anlatır. to sonrasındaki mastar, bu durumun desteklediği eylemi belirtir.
Alıştırma
Maya'nın zihinsel olarak hazır olduğunu göstermek için cümleyi in the right state to ile tamamlayın: After a short break, Maya was ____ answer questions calmly.
Cevabı göster
in the right state to
take in new information: yeni bilgileri anlamak ve özümsemek
Burada take in, bilgiyi zihinde alıp anlamak demektir. Bir şeyi fiziksel olarak içeri taşımak anlamına gelmez. Cümle, beynin yeni bilgileri özümseyip işlemeye hazır olmadığını anlatır. Bu anlamda take in, information, details veya an explanation gibi içerikleri nesne olarak sıkça alır. Gördüğünüz ya da duyduğunuz bir şeyi anlamayı da ifade edebilir.
Alıştırma
Cümleyi anlamak ve özümsemek anlamındaki hedef öbek fiille tamamlayın: The teacher explained it slowly so everyone could ____ the new idea.
Cevabı göster
take in
But we also need to sleep after we've learnt new things
1:54Ancak yeni şeyler öğrendikten sonra da uyumaya ihtiyacımız vardır
because that's when our brain consolidates the information, Notlar
1:57çünkü o zaman beynimiz bilgiyi pekiştirir,
because that's when: bir nedeni bir zamanla bağlamak
because that's when yapısında because nedeni sunarken that's when daha önce sözü edilen bir zamana veya aşamaya gönderme yapar. Buradaki that, az önce belirtilen öğrenme sonrası uyku dönemini gösterir; when ise o sırada ne olduğunu açıklar: beyin bilgiyi pekiştirir. because that's when + cümlecik yapısını belirli bir zamanın veya aşamanın neden önemli olduğunu açıklamak için kullanın. Bu yapı, bir nedeni o sırada gerçekleşen olay ya da geçerli olan durumla bağlar.
Alıştırma
Cümleyi vurgulanan zaman bağlama yapısıyla tamamlayın: We call Grandma after dinner because ____ she is usually home.
Cevabı göster
that's when
consolidates the information: yeni öğrenilenleri sağlamlaştırmak
Burada consolidates the information, yeni öğrenilen bilgiyi hafızada daha güçlü ve kalıcı hâle getirmek anlamına gelir. Beynin öğrenilenleri yalnızca toplamasını değil, daha uzun süre saklanabilmesi için güçlendirip düzenlemesini anlatır. consolidates biçiminde -s bulunur çünkü özne olan our brain tekildir.
Alıştırma
Bir fen dersinde hangi cümle, uykunun yeni anıları daha güçlü ve kalıcı hâle getirdiğini anlatır?
- Sleep helps the brain consolidate new memories.
- Sleep helps the brain describe new memories.
- Sleep helps the brain recall new memories.
Cevabı göster
Sleep helps the brain consolidate new memories.
takes it from ... to ...: değişimin izlediği yolu göstermek
Take + nesne + from A to B, bir şeyin değişim veya aktarım öncesinde nerede başladığını ve sonunda nereye ulaştığını gösterir. Burada it bilgiye gönderme yapar: short-term storage başlangıç, long-term storage ise bitiş noktasıdır. Bu kalıp bir süreci bir yer, düzey veya durumdan diğerine giden açık bir yol olarak düzenler. Böylece değişimin yönü kolayca izlenir.
Alıştırma
Yolu from ... to ... ile tamamlayın: The training takes new staff ____ basic tasks ____ independent work.
Cevabı göster
from · to
fits it in with other things we already know. Öbek fiiller
2:03zaten bildiğimiz diğer şeylerle ilişkilendirir.
fits it in with: yeni bilgiyi mevcut bilgilerle bütünleştirmek
Bu cümlede fit it in with, “yeni bilgiyi zaten var olan ilgili bilgilerle ilişkilendirmek” anlamına gelir. Kalıp fit + nesne + in with + mevcut içerik şeklindedir: it eklenen bilgiyi, other things we already know ise bu bilginin katıldığı mevcut bilgileri gösterir. Bu ifade yalnızca bir şeyin “uygun” olduğunu değil, etkin biçimde bütünleştirildiğini anlatır. Zamir kullanıldığında it, fit ile in arasında kalır: fit it in with... denir; fit in it with... denmez.
Alıştırma
Hangi cümle doğal biçimde “yeni fikri mevcut bilgiyle bütünleştirmek” anlamına gelir?
- We need to fit in the new idea with what we already know.
- We need to fit the new idea in with what we already know.
- The new idea needs to fit it in with what we already know.
Cevabı göster
We need to fit the new idea in with what we already know.
That old adage of: bilinen eski bir öğüdü aktarmak
Adage, uzun zamandır tekrarlanan ve genellikle pratik bir bilgelik ifade eden, herkesçe bilinen bir sözdür. That old adage, dinleyenin tanımasının beklendiği şu sözü gösterir: “if you've got a problem, sleep on it.” Bu konuşma parçasında of, sözün içeriğini tanıtır. Anlamı yaklaşık olarak “…… diyen o eski söz”dür. Daha özenli yazıda the old adage that... veya as the old adage goes... genellikle daha akıcıdır.
Alıştırma
Hangi cümlede old adage doğal biçimde kullanılmıştır?
- “The meeting starts at three” is an old adage.
- “Practice makes perfect” is an old adage.
- “Buy one, get one free” is an old adage.
Cevabı göster
“Practice makes perfect” is an old adage.
sleep on it: karar vermeden önce yarına kadar beklemek
Sleep on it, bir kararı ya da sonucu bir gece dinlendikten sonraya bırakmak anlamına gelen bir deyimdir. Bu cümlede it, fiziksel bir nesneyi değil, sorunu ve onunla ilgili ne yapılacağını gösterir. Bu ifade, zamanın ve dinlenmenin daha açık düşünmeye yardımcı olabileceğini anlatır. Buradaki gibi başkasına öğüt vermek veya kendi planını söylemek için kullanılabilir: I'll sleep on it.
Alıştırma
Cümleyi “karar vermeden önce yarına kadar beklemek” anlamındaki deyimle tamamlayın: You do not have to decide tonight. ____, and tell me tomorrow.
Cevabı göster
Sleep on it
does actually work: vurgulu does + fiilin yalın biçimi
Olumlu bir cümlede does, ifadeyi güçlendirmek için fiilden önce gelebilir ve “bu gerçekten doğru” anlamını verir. Your brain öznesi tekildir, bu nedenle does kullanılır. does sonrasında works değil, fiilin yalın biçimi olan work gelir. Burada work on things, sorunları veya fikirleri işlemek anlamındadır. Actually vurguyu daha da artırır ve dinleyicinin şaşırabileceği bir duruma işaret eder. Bu nedenle does actually work on things, yalnızca tarafsız bir ifade değil, bir şüpheyi düzeltme veya güven verme gibi duyulur.
Alıştırma
Şarj cihazının çalıştığı konusunda birine güven vermek için vurgulu does yapısını doğru kullanan cümle hangisidir?
- The charger does actually work.
- The charger does actually works.
- The charger actually working.
Cevabı göster
The charger does actually work.
wake up and have solved the problem in your sleep. Dilbilgisi
2:12uyandığınızda problemi uykunuzda çözmüş olabilirsiniz.
have solved the problem: uyanırken zaten tamamlanmış bir sonuç
Have solved, have + past participle kalıbındaki perfect yapıdır. Çözme işini tamamlanmış olarak sunar ve sonucunun ilgili sonraki anda—burada kişi uyandığında—zaten var olduğunu gösterir. In your sleep, çözmenin kişi uyurken gerçekleştiğini belirtir. Odak, çözüm adımlarında değil, uyanınca hazır olan sonuçtadır.
Alıştırma
Cümleyi solve fiilinin have + past participle biçimiyle tamamlayın: After thinking overnight, you may wake up and realize that you ____ the problem in your sleep.
Cevabı göster
have solved
leaving us feeling rested: bir sonuç eklemek
Virgülden sonra leaving ile başlayan -ing bölümü, önceki cümlenin sonucunu gösterir: beyin yenilenir ve bunun sonucunda kendimizi dinlenmiş hissederiz. Bu bölümde leave + nesne + feeling + sıfat, bir kişide oluşan durumu anlatır. Us nesnedir; rested ise yeterince dinlenip toparlanmış olmayı belirten bir sıfattır.
Alıştırma
Cümleyi -ing'li sonuç yapısı ve her zamiriyle tamamlayın: The kind note lifted Mia's mood, ____ hopeful.
Cevabı göster
leaving her feeling
To sleep on it means to delay making a decision
2:31To sleep on it bir karar vermeyi ertelemek anlamına gelir
But that also turns out to be true scientifically speaking. Notlar
2:36Fakat bunun bilimsel olarak da doğru olduğu ortaya çıkıyor.
turns out to be true: sonradan doğru olduğu anlaşılmak
Turns out to be true, daha sonraki kanıtların, gözlemlerin veya gelişmelerin bir şeyin doğru olduğunu göstermesi demektir. İfade, cevabın artık netleştiği bir noktadan geriye bakar; bu nedenle daha önce şüphe veya belirsizlik bulunduğunu düşündürebilir. Yapı turn out + to be + tamamlayıcı şeklindedir. Burada true tamamlayıcıdır ve turns, tekil özne that ile uyumludur. İfade sonradan ortaya çıkan sonucu anlatır; turn burada gerçek anlamıyla “dönmek” değildir.
Alıştırma
Cümleyi turn out to be ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: The report seemed doubtful at first, but it ____ true.
Cevabı göster
turned out to be
scientifically speaking: bilimsel açıdan
Scientifically speaking, “bilimsel açıdan” veya “bilimsel kanıtlara göre değerlendirildiğinde” anlamına gelir. Bu bir bakış açısı belirtecidir: özel bir konuşma biçimini anlatmak yerine, iddiaya hangi ölçütün uygulandığını dinleyiciye bildirir. Daha genel olan zarf + speaking yapısı, bir ifadeyi seçilen bakış açısından çerçeveleyebilir. Burada ifade sonda yer alır ve bir şeyin doğru olduğu iddiasını bilimsel bakış açısıyla sınırlar. Cümlenin başında da kullanılabilir ve bu durumda genellikle ardından virgül gelir.
Alıştırma
Cümleyi “bilimsel açıdan” anlamındaki iki kelimelik hedef ifadeyle tamamlayın: ____, this small study does not provide enough evidence for the claim.
Cevabı göster
Scientifically speaking
During sleep, your brain really can work out problems Öbek fiiller
2:39Uyku sırasında, beyniniz gerçekten sorunları çözebilir
work out problems: düşünerek çözmek
Bu cümlede work out, düşünerek 'çözmek' veya 'cevabı bulmak' anlamına gelen bir öbek fiildir. Bu nedenle work out problems, sorunları anlayıp çözüme ulaşmak demektir; egzersiz yapmak anlamına gelmez. Ardından gelen nesne, anlamı belirlemenize yardımcı olur. work out ifadesi problem, puzzle veya answer ile kullanıldığında genellikle bir cevaba ulaşmayı vurgular.
Alıştırma
Cümleyi work out ifadesinin geçmiş zamanıyla tamamlayın: After trying three ideas, Maya finally ____ the puzzle.
Cevabı göster
worked out
the other side of the story: karşıt bir bakış açısı
The other side of the story, aynı durumun farklı, karşıt veya eksik kalan bir yönünü anlatan mecazi bir ifadedir. Başka bir kişinin anlatımını ya da gözden kaçan bir sonucu ifade edebilir; bir hikâyenin fiziksel tarafı değildir. Burada But what about...? tartışmanın yönünü değiştirir. Bir görüşün ele alındığını belirtir ve dinleyiciden diğer görüşü de düşünmesini ister.
Alıştırma
Cümleyi derste geçen ve 'eksik kalan bakış açısı' anlamına gelen ifadeyle tamamlayın: The first report sounds convincing, but before we decide, we need to hear ____.
Cevabı göster
the other side of the story
too little sleep or none at all: yetersiz uykudan hiç uyumamaya
Too little sleep, ihtiyaç duyduğunuzdan daha az uyumak demektir. None, sleep sözcüğünün yerini alır ve hiç uyunmadığını belirtir; at all bu tam yokluk anlamını güçlendirir. Or, eksikliğin iki olası derecesini sunar: yetersiz bir miktar veya hiç uyku olmaması. Sleep burada sayılamayan bir isim olduğu için few değil, little kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi tamamlamak için too little + sayılamayan isim + or none at all yapısını kullanın: Depending on when the warning arrives, we may have ____ to make a careful plan.
Cevabı göster
too little time or none at all
talking to BBC Radio 4 program Inside Science.
2:52BBC Radio 4 programı Inside Science'a konuşuyor.
Sleep deprivation is a form of stress Notlar
2:56Uyku yoksunluğu (sleep deprivation) bir tür strestir
Sleep deprivation: yeterince uyumama durumu
Sleep deprivation, vücudun ihtiyaçları için yeterince uyumama durumudur. Bir gece yaşanabilir veya zaman içinde devam edebilir ve mutlaka başka birinin sizi kasten uyutmaması anlamına gelmez. Bu cümlede Sleep deprivation isim öbeği, bir stres türü olarak tanımlanan durumu adlandırır. Deprivation, gerekli veya önemli bir şeyden yoksun olmak demektir.
Alıştırma
Hangi durum insomnia yerine sleep deprivation için en açık örnektir?
- Bir kişi tam bir gece uykusundan sonra kısa bir şekerleme yapar.
- Bir kişinin uyumak için yeterli zamanı vardır ancak tekrar tekrar uykuya dalamaz.
- Bir kişi işini bitirmek için geç saatlere kadar uyanık kalır ve yalnızca üç saat uyur.
Cevabı göster
Bir kişi işini bitirmek için geç saatlere kadar uyanık kalır ve yalnızca üç saat uyur.
is a form of stress: bir şeyi bir kategoriye yerleştirmek
A is a form of B, A’nın daha geniş olan B kategorisine ait olduğunu gösteren bir sınıflandırma kalıbıdır. Burada sleep deprivation, stress kategorisine yerleştirilir. Bu kalıpta form, bir nesnenin fiziksel şekli değil, “tür” ya da “belirli bir biçim” anlamındadır. Belirli şeyi is a form of ifadesinden önce, geniş kategoriyi ise sonra getirin.
Alıştırma
Cümleyi vurgulanan sınıflandırma ifadesiyle tamamlayın: Sign language is ____ communication.
Cevabı göster
a form of
your sort of fight or flight response is activated Notlar
3:01savaş ya da kaç (fight or flight) türünden tepkiniz tetiklenir
sort of: bir betimlemeyi daha az kesin yapmak
Bu cümlede sort of, gündelik bir yumuşatma ifadesidir. fight or flight response ifadesinin tamamen kesin bir açıklama değil, yararlı ama yaklaşık bir etiket olduğunu gösterir. Açıklamanın daha az kesin duyulmasını sağlar. Burada sort of yeni bir tepki türü oluşturmaz; konuşanın kullandığı etiketin ne kadar kesin olduğunu belirtir.
Alıştırma
Bu cümlede sort of neyi gösterir: “The new schedule sort of works.”?
- Kesinlikle kusursuz biçimde işe yarıyor.
- Resmî olarak bir program türüdür.
- Bir ölçüde işe yarıyor, ancak iddia çok güçlü veya kesin değil.
Cevabı göster
Bir ölçüde işe yarıyor, ancak iddia çok güçlü veya kesin değil.
fight or flight response: vücudun tehdide verdiği tepki
Fight or flight response, vücudun tehlike veya yoğun stres algıladığında verdiği otomatik tepkidir. Vücudu hızla tehlikeyle yüzleşmeye, yani fight eylemine, ya da tehlikeden uzaklaşmaya, yani flight eylemine hazırlar. Bu cümlede ifade, iki davranış arasında sakin ve planlı bir seçim yapmayı değil, hayatta kalmaya yönelik bir tepkiyi anlatır. Bu terimi bilmek, stresin vücudun diğer sistemlerini neden etkileyebildiğini anlamaya yardımcı olur.
Alıştırma
Bu cümlede fight or flight response ne anlama geliyor?
- Egzersizden sonraki dinlenme dönemi
- Vücudun bir tehditle yüzleşmeye veya ondan kaçmaya otomatik olarak hazırlanması
- Tartışmak veya seyahat etmek arasında planlı bir karar
Cevabı göster
Vücudun bir tehditle yüzleşmeye veya ondan kaçmaya otomatik olarak hazırlanması
is activated: geniş zamanda edilgen yapı
is activated, is + geçmiş zaman ortacı activated yapısından oluşan geniş zaman edilgen biçimidir. Tepkinin tetiklendiğini ve etkin hâle geldiğini anlatır. Edilgen yapı, tepkiye ve tepkide gerçekleşen değişime odaklanır. Tepkiyi neyin tetiklediği zaten anlaşılıyorsa veya önemli değilse bu unsur belirtilmeyebilir. Bu kullanım bilimsel açıklamalarda yaygındır.
Alıştırma
Cümleyi activate fiilinin geniş zaman edilgen biçimiyle tamamlayın: The safety system ____ when smoke is detected.
Cevabı göster
is activated
and that causes all these changes in your body
3:03ve bu da vücudunuzda uzun vadeli sağlıktan ziyade
that focus on immediate survival over long-term health. Dilbilgisi
3:05acil hayatta kalmaya odaklanan tüm bu değişikliklere neden olur.
focus on A over B: A'yı B'den daha öncelikli görmek
focus on A over B, A'ya daha fazla dikkat vermek veya A'yı B'den daha önemli görmek demektir. Burada o an hayatta kalmak, uzun vadeli sağlıktan daha acil kabul ediliyor. Bu yapıda over, fiziksel olarak “üstünde” anlamına gelmez; öncelikler arasındaki seçimi gösterir. İki hedef birbiriyle yarıştığında hangisine daha fazla önem verildiğini söylemek için kullanılabilir.
Alıştırma
Güvenilirliğin öncelikli olduğunu gösteren kelimeyle yapıyı tamamlayın: During the launch, the team focused on reliability ____ speed.
Cevabı göster
over
chronically stressed: zaman içinde devam eden stres
chronically stressed, uzun süre stres hissetmek veya uzun bir dönem boyunca tekrar tekrar stres yaşamak demektir. chronically yalnızca stresin ne kadar güçlü olduğunu değil, ne kadar sürdüğünü anlatır. Kısa süreli stres çok güçlü olabilir ama bu onu kronik yapmaz. Ana fikir tek bir kısa stres anı değil, devam eden bir durum olduğunda bu ifadeyi kullanın.
Alıştırma
Hangi cümle uzun süre devam eden stresi açıkça anlatır?
- Maya was extremely stressed during one short test.
- Maya has been chronically stressed for several months.
- Maya felt startled for a moment.
Cevabı göster
Maya has been chronically stressed for several months.
money worries: maddi durumla ilgili kaygı
Money worries; gelir, faturalar, borçlar veya gelecekteki maddi güvenceyle ilgili kaygıları doğal biçimde anlatır. Burada money, worries sözcüğünün neyle ilgili olduğunu gösterir. Bu ifade kişinin hissettiği kaygıya odaklanır. Gerçek maddi sıkıntılar bu kaygıya yol açabilir; ancak money worries tek başına kişinin zaten ciddi para sorunları yaşadığı anlamına gelmez.
Alıştırma
Hangi durum money worries ifadesini en iyi gösterir?
- Bir aile bu ayın faturalarını hâlâ ödeyebilse de gelecek ayın faturaları konusunda kaygılanıyor.
- Bir kişi ATM kullanmayı öğreniyor.
- Bir çocuk okul projesi için madeni paraları boyutlarına göre ayırıyor.
Cevabı göster
Bir aile bu ayın faturalarını hâlâ ödeyebilse de gelecek ayın faturaları konusunda kaygılanıyor.
going on forever: gereğinden uzun sürüp hiç bitmeyecekmiş gibi gelmek
Is going on yapısında go on, devam etmek veya sürmek anlamına gelir. -ing biçimi, durumun hâlâ devam ettiğini gösterir. Going on forever ifadesinde forever genellikle günlük bir abartı olarak kullanılır: olay çok uzun sürdüğü için hiç bitmeyecekmiş gibi gelir. Gerçekten sonsuza dek sürmeyeceğini söylemekten çok hayal kırıklığı, yorgunluk veya sabırsızlık belirtir.
Alıştırma
Go on ifadesini -ing biçimine getirip forever ekleyerek cümleyi tamamlayın: The wait feels as if it is ____.
Cevabı göster
going on forever
Chronic sleep deprivation that's causing that level of stress,
3:18Bu seviyede strese neden olan kronik uyku yoksunluğu,
then you might constantly have a damped down immune system Kelime
3:20o zaman sürekli olarak baskılanmış bir bağışıklık sistemine sahip olabilirsiniz
a damped down immune system: azalmış bağışıklık etkinliği
Burada damped down, güç ya da etkinliğin azaltılması anlamına gelir. Bağışıklık sistemi hâlâ çalışır, ancak tepkisi normal düzeyin altındadır. İfade mecazidir: damp down bir şeyin şiddetini azaltmak anlamına gelebilir; bu nedenle damped burada “ıslak” demek değildir.
Alıştırma
Burada “a damped down immune system” ne anlama geliyor?
- Tepkisi azalmış bir bağışıklık sistemi
- Varlığı tamamen sona ermiş bir bağışıklık sistemi
- Fiziksel olarak ıslanmış bir bağışıklık sistemi
Cevabı göster
Tepkisi azalmış bir bağışıklık sistemi
which can then lead to all these knock-on problems. Deyimler
3:23ki bu da ardından tüm bu knock-on (zincirleme) sorunlara yol açabilir.
knock-on problems: zincirleme sonraki sorunlar
Knock-on problems, önceki bir olayın veya etkinin dolaylı olarak yol açtığı daha sonraki sorunlardır. Bir değişiklik diğerine yol açar ve bu yeni etki başka sorunlar yaratır. knock-on sıfatı isimden önce gelir. Ana fikir, sorunların yalnızca daha sonra olması değil, bir neden-sonuç zinciri bulunmasıdır.
Alıştırma
Hangi durum knock-on problems örneğidir?
- Birbiriyle ilgisiz iki sorun farklı günlerde meydana gelir.
- Bir tren gecikmesi yolcuların sonraki bağlantıları kaçırmasına neden olur.
- Biri bir kapıyı çalar.
Cevabı göster
Bir tren gecikmesi yolcuların sonraki bağlantıları kaçırmasına neden olur.
Having none or too little of something important
3:27Önemli bir şeye hiç sahip olmamak veya çok az sahip olmak
is known as deprivation: bir terimi is known as ile tanımlamak
A is known as B, “A’ya B denir” anlamına gelir. Bir duruma, sürece, nesneye veya düşünceye kabul edilmiş adını vermek için kullanılan tarafsız bir edilgen yapıdır. Burada, önemli bir şeye hiç sahip olmama ya da ondan çok azına sahip olma durumuna deprivation adı verilir. Bu yapı, adı kimin seçtiğine değil, adın kendisine odaklanır. Addan önce as kullanılmalıdır: A is known as B.
Alıştırma
Tanımı be known as yapısının doğru biçimiyle tamamlayın: A long period with little or no rain ____ a drought.
Cevabı göster
is known as
So stressful that it activates a fight or flight response. Dilbilgisi
3:35O kadar streslidir ki bir savaş ya da kaç tepkisini tetikler.
So stressful that it activates: so ... that ile derece ve sonuç belirtmek
so + sıfat + that + yan cümle yapısı, bir niteliğin sonuç doğuracak kadar yüksek bir dereceye ulaştığını gösterir. So stressful dereceyi, that it activates... ise sonucu belirtir. Bu altyazı, önceki düşünceyi sürdüren bir cümle parçasıdır. Tek başına tam bir cümle yazmak için bir özne ve be fiilinin uygun biçimini ekleyin: It is so stressful that it activates a fight-or-flight response.
Alıştırma
Cümleyi so ... that ile tamamlayın: The music was ____ loud ____ we could not hear each other.
Cevabı göster
so · that
Changes in the human body in response to a life-threatening situation Notlar
3:39Hayatı tehdit eden bir duruma yanıt olarak insan vücudunda meydana gelen,
in response to: bir tepkiyi veya tetikleyici nedeni belirtmek
In response to, “……e tepki olarak” anlamına gelir. Bu isim grubunda insan vücudundaki değişiklikleri, bu değişiklikleri tetikleyen tehlikeli duruma bağlar. İfadenin tamamı bir edat grubudur. Buradaki to bir edattır; bu yüzden ardından bir isim grubu, zamir veya -ing biçimi gelir: in response to the warning, in response to it ya da in response to hearing the alarm.
Alıştırma
Cümleyi bu derste öğrendiğiniz üç sözcüklü ifadeyle tamamlayın: The museum added evening hours ____ visitor requests.
Cevabı göster
in response to
a life-threatening situation: kısa çizgili bir birleşik sıfat
Life-threatening, “ölüme neden olabilecek” anlamına gelir. Burada situation sözcüğünü niteler; dolayısıyla a life-threatening situation, birinin hayatının ciddi tehlikede olduğu bir durumdur. Life ve threatening birlikte tek bir birleşik sıfat olarak çalışır. Kısa çizgi, bu iki sözcüğün situation isminin önünde tek bir niteleyici oluşturduğunu gösterir.
Alıştırma
Cümleyi “ölüme neden olabilecek” anlamındaki kısa çizgili sıfatla tamamlayın: A severe allergic reaction can become a ____ emergency.
Cevabı göster
life-threatening
which make us either stay and fight the threat Dilbilgisi
3:43bizi tehdit karşısında kalıp savaşmaya
either stay and fight the threat or run away from it: iki alternatif
either ... or ... iki alternatif sunar. Bu cümlede ilk alternatif stay and fight the threat, ikincisi ise run away from it ifadesidir. either sözcüğünü ilk alternatifin, or sözcüğünü de ikinci alternatifin önüne koyun. İki bölümü paralel tutun: burada ikisi de make us ifadesinden sonra gelen fiil öbekleridir; ancak ilk bölüm stay ve fight olmak üzere bağlantılı iki eylem içerir.
Alıştırma
Cümleyi either ... or ile tamamlayın: You can ____ take the bus ____ walk to school.
Cevabı göster
either · or
As well as a fight or flight response, Kalıp ifadeler
3:48Bir savaş ya da kaç tepkisinin yanı sıra,
As well as: arka plan bilgisi eklemek
As well as burada yanı sıra anlamındadır. As well as a fight or flight response şeklindeki açılış öbeği bu tepkiyi arka plan bilgisi olarak sunar; ardından gelen ana cümlenin başka bir tepki eklemesi beklenir. as well as ifadesinden sonra bir isim öbeği ya da -ing biçimi kullanılır. Burada ardından a fight or flight response isim öbeği gelir. Bu açılış öbeği tek başına tam bir cümle değildir.
Alıştırma
Cümleyi As well as ile tamamlayın: ____ playing football, Sam enjoys swimming.
Cevabı göster
As well as
the stress of not getting enough sleep over a longer period
3:50uzun bir süre boyunca yeterince uyumamanın stresi
also creates problems including heart disease and a weakened immune system. Kelime
3:54kalp hastalığı ve zayıflamış bağışıklık sistemi gibi sorunlar da yaratır.
a weakened immune system: koruma gücü azalmış bir bağışıklık sistemi
a weakened immune system ifadesindeki weakened, vücudun enfeksiyonlara karşı savunmasının daha az etkili hâle geldiğini anlatır. İşlevin azaldığını belirtir; sistemin çalışmayı tamamen bıraktığı anlamına gelmez. Dil bilgisi açısından weakened, weaken fiilinin immune system ifadesinden önce sıfat olarak kullanılan geçmiş zaman ortacıdır. Sistemin bir şey tarafından zayıflatıldıktan sonraki durumunu anlatır.
Alıştırma
Bu cümlede a weakened immune system ne anlama geliyor?
- Bağışıklık sistemi tamamen yok olmuştur.
- Bağışıklık sistemi vücudu korumakta daha yetersiz hâle gelmiştir.
- Bağışıklık sistemi hastalıkları zayıflatmaktadır.
Cevabı göster
Bağışıklık sistemi vücudu korumakta daha yetersiz hâle gelmiştir.
Lack of sleep has these knock-on effects.
3:59Uyku eksikliği bu knock-on effects (zincirleme etkilere) sahiptir.
Now do you see why it's so important Ton ve niyet
4:05Şimdi neden bu kadar önemli olduğunu anlıyor musun
Now do you see why...?: dinleyeni bir sonuca yönlendirmek
Now do you see why...? ifadesinde see anlamak demektir; now ise önceki açıklamadan sonraki anı gösterir. Soru, dinleyenin bu gerekçeler ile why sonrasında gelen sonuç arasında bağlantı kurup kuramadığını sorar. Bu ifade çoğu zaman yalnızca bilgi istemez. Konuşan kişi, önceki açıklamanın sonucu netleştirdiğini düşünür ve dinleyeni bu sonucu kabul etmeye nazikçe yönlendirir.
Alıştırma
Bu bağlamda konuşan kişi Now do you see why...? ifadesini kullanarak esas olarak ne yapıyor?
- Gerekçeleri dinledikten sonra anlayıp anlamadığını kontrol etmek ve dinleyeni sonucu kabul etmeye yönlendirmek
- Dinleyenin bir şeyi gerçekten görüp göremediğini sormak
- Dinleyenden konuşanın bilmediği bir gerekçe sunmasını istemek
Cevabı göster
Gerekçeleri dinledikten sonra anlayıp anlamadığını kontrol etmek ve dinleyeni sonucu kabul etmeye yönlendirmek
Plus, it will stop you sleeping at work again. Dilbilgisi
4:09Ayrıca bu senin bir daha işte uyumanı engelleyecektir.
stop you sleeping: stop + nesne + -ing
stop you sleeping ifadesinde stop sözcüğünden sonra etkilenen kişi olan you, ardından da -ing biçimindeki eylem sleeping gelir. You nesnedir; sleeping ise engellenen eylemdir. Yeniden kullanılabilen kalıp stop + nesne + -ing şeklindedir. “Birinin bir şey yapmasını engellemek” anlamına gelir. Bu kullanım özellikle Britanya İngilizcesinde doğaldır. Stop + nesne + from + -ing de doğrudur ve aynı temel anlamı taşır.
Alıştırma
Yüksek sesli müziğin konuşan kişinin uyumasını engellediğini anlatmak için stop + nesne + -ing kalıbını kullanarak cümleyi tamamlayın: The loud music ____ during the film.
Cevabı göster
stopped me sleeping
Right, I think it's time to reveal the answer to my question. Kalıp ifadeler
4:12Doğru, sanırım sorumun cevabını açıklamanın zamanı geldi.
it's time to reveal the answer: cevabı açıklama aşamasını duyurmak
It's time to + fiilin yalın hâli, bir eyleme başlamak için doğru zamanın şimdi olduğunu belirtir. Reveal the answer, o ana kadar saklı tutulan bir cevabı göstermek veya söylemek anlamına gelir. Burada bu ifade programı bir sonraki aşamaya taşır: soru veya tartışma biter ve cevap açıklanır. Akışı düzenler; kesin bir son tarihten söz etmez.
Alıştırma
Konuşmacı “It's time to reveal the answer” diyerek ne yapıyor?
- Cevabın kazara ortaya çıktığını söylemek.
- Cevabı başka bir güne ertelemek.
- Soru aşamasından cevabı açıklama aşamasına geçmek.
Cevabı göster
Soru aşamasından cevabı açıklama aşamasına geçmek.
Yes, you asked me how much of the average person's life is spent asleep
4:16Evet, bana ortalama bir insanın hayatının ne kadarının uykuda geçtiğini sormuştun
Assuming you sleep 8 hours a day: bir öncül belirlemek
Assuming you sleep 8 hours a day, günde sekiz saat uykuyu başlangıç varsayımı olarak kullandığımız anlamına gelir. Ardından gelen hesaplamanın dayandığı öncülü sunar. Assuming ifadesinden sonra tam bir yan cümle gelebilir ve ifade ana sonuçtan önce kullanılabilir: Assuming X, Y. X'in kesinlikle doğru olduğunu söylemez; Y'yi tahmin etmek için dinleyiciden X'i geçici olarak kabul etmesini ister.
Alıştırma
Konuşan kişi, toplamı hesaplamak için bir bilet fiyatını geçici olarak kabul etmenizi istiyor. Bunu en iyi hangi cümle yapar?
- Each ticket definitely costs ten pounds, so five tickets cost fifty pounds.
- Assuming each ticket costs ten pounds, five tickets will cost fifty pounds.
- We paid fifty pounds after buying five tickets.
Cevabı göster
Assuming each ticket costs ten pounds, five tickets will cost fifty pounds.
in their lifetime or around 1/3 of their life. Kalıp ifadeler
4:35yaşamları boyunca veya hayatlarının yaklaşık 1/3'ünde.
in their lifetime: tüm yaşamı kapsayan zaman aralığı
in their lifetime, o kişinin yaşamının tamamı boyunca anlamına gelir. Burada ortalama bir insanın uyuduğu toplam saat sayısının hangi zaman aralığına ait olduğunu gösterir. their, tekil olan the average person ifadesine gönderme yapar. İngilizcede bir kişinin cinsiyeti bilinmediğinde veya önemli olmadığında tekil they/their sıkça kullanılır. Bu nedenle their, cümlenin birden fazla kişiden söz ettiği anlamına gelmez.
Alıştırma
Hangi cümle, bir kişinin tüm yaşamı boyunca biriken olayları doğal biçimde anlatır?
- An average worker may change jobs several times on their lifetime.
- An average worker may change jobs several times in their lifetime.
- An average worker may change jobs several times at their lifetime.
Cevabı göster
An average worker may change jobs several times in their lifetime.
Okay, let's recap the vocabulary we've learnt Anlatım akışı
4:39Pekala, öğrendiğimiz kelimeleri tekrar edelim
Let's recap the vocabulary: kısa bir gözden geçirmeye başlamak
Let's recap the vocabulary, daha önce öğretilmiş kelimelerin kısaca gözden geçirileceğini bildirir. Let's, konuşan kişiyi ve dinleyenleri birlikte kapsar; recap ise ana noktaları kısaca yeniden söylemek demektir. İçeriği düzenleyen bir ifade olarak yeni bilgilerden özete geçildiğini gösterir. Dinleyenlere dersin, toplantının veya konuşmanın akışını göstermek için Let's recap + isim yapısını yeniden kullanabilirsiniz.
Alıştırma
Bir dersi bitiriyorsunuz ve ana noktaları kısaca gözden geçirmek istiyorsunuz. Bunu en iyi hangi cümle yapar?
- Let's repeat every word exactly.
- Let's recap the key points.
- Let's start a completely new topic.
Cevabı göster
Let's recap the key points.
all of which mean to sleep: listedeki her öğeye gönderme yapmak
All of which, virgülden sonra ek bilgi verir. Which listedeki ifadelere geri döner; all ise mean to sleep açıklamasının bunların her biri için geçerli olduğunu gösterir. Bu yapı birden fazla ifadeye gönderme yaptığı için means değil, çoğul özneyle kullanılan mean fiili gelir. Yeniden kullanılabilen kalıp çoğul liste, all of which + çoğul fiildir.
Alıştırma
Cümleyi all ile başlayan ve her kitaba gönderme yapan üç kelimelik ilgi ifadesiyle tamamlayın: Maya borrowed three books, ____ were full of colourful pictures.
Cevabı göster
all of which
If you have a problem and you sleep on it,
4:54Eğer bir probleminiz varsa ve onu sleep on it yaparsanız,
Deprivation is an absence or too little of something important
5:00Deprivation (yoksunluk) önemli bir şeyin eksikliği veya çok az olmasıdır
such as food or sleep: örnekler verme
Such as, daha geniş bir kategoriye ait bir veya daha fazla örnek verir. Burada food ve sleep, something important ifadesinin örnekleridir. Yaygın yapı genel kategori + such as + örnekler şeklindedir. Örnekler kategoriye aittir, ancak normalde eksiksiz bir liste oluşturmaz.
Alıştırma
Hangi cümlede such as genel bir kategorinin örneklerini vermek için doğru kullanılmıştır?
- Outdoor activities such as because they are relaxing can improve your health.
- Outdoor activities such as you walk every day can improve your health.
- Outdoor activities such as walking and cycling can improve your health.
Cevabı göster
Outdoor activities such as walking and cycling can improve your health.
The fight or flight response describes changes in the human body
5:06fight or flight response (savaş ya da kaç tepkisi) insan vücudundaki değişiklikleri tanımlar
And finally, if something has a knock-on effect,
5:17Ve son olarak, eğer bir şeyin knock-on effect'i (zincirleme etkisi) varsa,
our 6 minutes are up: ayrılan süre sona erdi
Bu zaman ifadesinde be up, izin verilen sürenin sona erdiği anlamına gelir. Our 6 minutes are up, altı dakikalık sürenin bittiğini dinleyiciye bildirir; up burada yukarı yönünü anlatmaz. Burada minutes çoğul kabul edildiği için are kullanılır. Genel ve tekil time ismiyle yaygın biçimler Time is up ve Time's up şeklindedir.
Alıştırma
İngilizce cümleyi zaman sınırının bittiğini anlatan be up ifadesiyle tamamlayın: The timer rings. Our five minutes ____, so we must stop.
Cevabı göster
are up
but remember to join us again next time Kalıp ifadeler
5:25ama bir dahaki sefere tekrar bize katılmayı unutmayın
remember to join us again next time: izleyiciyi yeniden gelmeye davet etmek
Remember to + fiilin yalın hâli, birine gelecekte yapacağı bir şeyi unutmamasını söyler. Burada remember to join us, daha sonra yeniden gelmeye yönelik samimi bir hatırlatmadır. Bir programın kapanışında join us again next time, sonraki programı yeniden dinlemek, izlemek veya programa katılmak anlamına gelir. Genellikle bir grubun üyesi olmak anlamına gelmez.
Alıştırma
Bir sunucu, izleyicilere sonraki bölüm için geri dönmelerini hatırlatmak istiyor. Hangi kapanış uygundur?
- Join our club today.
- I remember joining you last time.
- Remember to join us again next time.
Cevabı göster
Remember to join us again next time.
for more trending topics and useful vocabulary
5:28daha fazla popüler konu ve faydalı kelimeler için
Goodbye for now: geçici bir veda
Goodbye for now, iletişimin veya programın daha sonra devam edebileceği düşüncesiyle şu anda vedalaşmak anlamına gelir. For now vedayı içinde bulunulan dönemle sınırlar. Geçici olma anlamını tek başına Goodbye demekten daha açık hâle getirir, ancak yeniden buluşmak veya konuşmak için belirli bir zaman sözü vermez.
Alıştırma
Bir sunucu bugünkü bölümü bitiriyor ancak izleyicilerin geri dönmesini bekliyor. En uygun kapanış hangisidir?
- Welcome back.
- Goodbye for now.
- Goodbye forever.
Cevabı göster
Goodbye for now.
Learn English from the news with BBC Learning English.
5:43BBC Learning English ile haberlerden İngilizce öğrenin.
and all the vocabulary you need to understand the story in English.
5:53ve hikayeyi İngilizce anlamak için ihtiyacınız olan tüm kelimeler.
on your podcast app or visit bbclearningenglish.com.
6:06podcast uygulamanızda veya bbclearningenglish.com'u ziyaret edin.