Kedilerin neden dikey göz bebekleri vardır? - Emma Bryce: İngilizce çalışma notları
TED-Ed
Video özeti: Bu video, göz bebeği biçimlerinin hayvanların ekolojik rollerini nasıl yansıttığını açıklıyor. Pusuya yatan avcıların, otçulların, gekoların, böceklerin ve insanların görüşünü karşılaştırdıktan sonra genel örüntülerin önemli istisnalarına dikkat çekiyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. through which — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: Bir sürecin gerçekleştiği kanalı, yolu veya aracı belirten bu resmî ilgi cümlesini tanımayı ve kullanmayı öğrenin; örneğin ışığın göze girdiği açıklığı bu yapıyla belirtebilirsiniz. Önceki ismi tekrarlamadan kısa ve düzenli bilimsel tanımlar ile mekanizma açıklamaları kurmanıza yardımcı olur. 2. These aren't optical structures, they're optical illusions — Sözcük anlamı ve kullanım düzeyi: Fiziksel bir yapı ile gözlemcinin algıladığı bir etki arasındaki kesin bilimsel karşıtlığı anlayın. Böylece bileşik gözde görünen sözde göz bebeğinin gerçek bir açıklık olmadığını açıklayabilir ve kolayca karıştırılan kavramları paralel terimlerle açıkça ayırabilirsiniz. 3. And yet, — Söylem, hikâye anlatımı ve retorik: Geniş bir örüntüyü sunduktan sonra ona uymayan bir kanıtı tanıtmak için bu geçişi kullanın. İddialarınızı ölçülü hâle getirmenizi, genellemelerden istisnalara doğal biçimde geçmenizi ve bilimsel eğilimleri mutlak kurallar gibi sunmamanızı sağlar.
Bu derste
Peering into the eyes of different animals, Kalıp ifadeler
0:07Farklı hayvanların gözlerine baktığınızda,
Peering into: dikkatle içine bakmak
Peer into, genellikle görülmesi zor ayrıntıları seçebilmek için bir şeyin içine veya derinliklerine dikkatle bakmak demektir. Burada Peering into, hayvanların gözlerine yakından ve odaklanarak bakmayı anlatır; into fiziksel olarak içeri girmeyi değil, bakışın yönünü belirtir. Bu ifade, peer into the past örneğinde olduğu gibi, gizli bir şeyi incelemeyi anlatan mecazi bir görüntü de oluşturabilir.
Alıştırma
Cümleyi peer into ifadesinin geçmiş zamanıyla tamamlayın: To read the tiny label inside, Mia ____ the bottle.
Cevabı göster
peered into
you'll see some extraordinarily shaped pupils.
0:09olağanüstü şekilli bazı göz bebekleri göreceksiniz.
It turns out that pupil shape is a powerful indicator Anlatım akışı
0:14Göz bebeği şeklinin, bir hayvanın ekosisteminde oynadığı rolün
It turns out that: sonradan öğrenilen bir sonucu açıklamak
It turns out that + yan cümle, kontrol etme, düşünme veya olayların nasıl geliştiğini görme sonucunda öğrenilen bir sonucu ya da gerçeği sunar. Bu yapı çoğu zaman bilginin önceki bir soruyu yanıtladığını veya biraz şaşırtıcı olduğunu düşündürür. Baştaki it belirli bir şeyi göstermez. Bütün yapı açıklamayı düzenler ve dinleyiciyi sorudan yeni ortaya çıkan sonuca taşır. Burada turn out, fiziksel olarak dönmek değil, sonuçta belli olmak veya ortaya çıkmak anlamındadır.
Alıştırma
Hangi cümle kontrol sonrasında keşfedilen bir gerçeği en açık biçimde sunuyor?
- We checked the schedule, and it turns out that the train leaves at six.
- I hope that the train leaves at six.
- We have not checked the schedule, but it seems that the train may leave at six.
Cevabı göster
We checked the schedule, and it turns out that the train leaves at six.
of what role an animal plays in its ecosystem. Dilbilgisi
0:17güçlü bir göstergesi olduğu ortaya çıktı.
what role an animal plays: dolaylı soruda sözcük dizimi
what role an animal plays in its ecosystem ifadesinde what, “hayvanın üstlendiği rol” anlamına gelen dolaylı bir soru yan cümlesi başlatır. Yan cümlenin tamamı of sözcüğünden sonra gelir ve onun nesnesi olarak görev yapar. Soru, daha büyük bir bildirme cümlesinin içine yerleştirildiği için bildirme cümlesi dizilimini kullanır: what role + özne + fiil. what role an animal plays yazılır; what role does an animal play yazılmaz.
Alıştırma
Dolaylı soruyu tamamlamak için what role, fungi ve play sözcüklerini kullanın: The guide explains ____ in keeping the forest healthy.
Cevabı göster
what role fungi play
mark the hollow opening: göstermek anlamındaki mark
mark the hollow opening ifadesindeki mark, “göstermek” veya bir konumu tanınabilir hâle getirmek anlamındadır. Göz bebekleri iristeki boş açıklığın nerede olduğunu gösterir; cümle birinin oraya işaret çizdiğini anlatmaz. mark sözcüğünün bu soyut anlamı, görünür bir özellik bir yeri, sınırı veya aşamayı belirlediğinde kullanılır. Odak noktası, şeyin kendisini oluşturmak değil, o noktanın kolayca tanınmasını sağlamaktır.
Alıştırma
Bu cümlede mark the hollow opening ne anlama gelir?
- boş açıklığı kapatmak
- boş açıklığın üzerine bir simge çizmek
- boş açıklığın nerede olduğunu göstermek
Cevabı göster
boş açıklığın nerede olduğunu göstermek
They're the portholes through which light enters the eye, Notlar
0:26Onlar, ışığın göze girdiği pencerelerdir;
portholes: göz bebekleri için bir lomboz benzetmesi
Portholes sözcüğü gerçek anlamda bir geminin yan tarafındaki küçük pencereleri ifade eder. Burada portholes, göz bebekleri için kullanılan bir benzetmedir: Her ikisi de ışığın dışarıdan içeri geçmesini sağlayan açıklıklardır. Gözlerin içinde gerçek gemi pencereleri yoktur. Bu tür bilimsel benzetmeleri anlamak için iki şeyin ortak işlevini belirleyin.
Alıştırma
Bu cümlede portholes benzetmesi neyi vurguluyor?
- Her ikisi de okyanusta yol alabilir.
- Her ikisi de ışığın geçmesine izin veren açıklıklardır.
- Göz bebekleri, gözün içine yapılmış gerçek pencerelerdir.
Cevabı göster
Her ikisi de ışığın geçmesine izin veren açıklıklardır.
through which: edat + ilgi zamiri
Through which bir ilgi cümleciğini başlatır. Which önceki portholes sözcüğüne gönderme yapar; through ise bu açıklıkların ışığın geçtiği yol olduğunu belirtir. Cümlecik, ışığın bu açıklıklardan geçerek göze girdiği anlamına gelir. Bu edat + which yapısı bilgiyi kısa ve resmî bir açıklama hâlinde sunar. Buradaki which bir ilgi zamiridir, soru sözcüğü değildir.
Alıştırma
Cümleyi öğrendiğiniz resmî ilgi ifadesiyle tamamlayın: This is the pipe ____ water flows into the tank.
Cevabı göster
through which
where it then strikes the retina and activates light-sensitive cells, Kelime
0:29buradan giren ışık retinaya çarpar ve ışığa duyarlı hücreleri aktive ederek
strikes the retina and activates: ışığın ulaşması ve hücre tepkisini tetiklemesi
Buradaki it ışığı ifade eder. Strikes the retina, ışığın retina yüzeyine ulaşıp üzerine düşmesi demektir; strike burada şiddet içeren bir saldırı anlamına gelmez. Activates light-sensitive cells ise ışığın bu hücrelerin tepki vermeye başlamasını sağlamasıdır. İki fiilin öznesi aynıdır ve fiiller and ile bağlanır. Birlikte bilimsel bir sürecin bağlantılı iki aşamasını gösterirler: ışık retinaya ulaşır, ardından hücresel bir tepkiyi tetikler.
Alıştırma
Bu cümledeki strikes the retina and activates ifadesini en iyi hangi seçenek açıklar?
- Işık retinaya ulaşır ve hücrelerin tepki vermesini sağlar.
- Işık retinaya saldırır ve hücrelere zarar verir.
- Retina, hücreler tepki vermeden önce ışığı uzaklaştırır.
Cevabı göster
Işık retinaya ulaşır ve hücrelerin tepki vermesini sağlar.
setting the process ... in motion: bir süreci başlatmak
Set something in motion, bir sürecin, planın veya olaylar zincirinin başlamasını sağlamak demektir. Motion burada soyut anlamdadır: görme süreci başlar, uzayda fiziksel olarak hareket etmez. Setting, önceki olayın sonucunu bildiren bir -ing sıfat-fiilidir. İfade, “böylece görme sürecini başlatarak” şeklinde anlaşılabilir.
Alıştırma
Cümleyi set ... in motion ile tamamlayın: A single complaint can ____ an internal review ____.
Cevabı göster
set · in motion
because most of the light that enters them is absorbed.
0:38çünkü içlerine giren ışığın çoğu emilir.
in response to: bir tepkiyi neyin tetiklediğini gösterme
In response to, “bir şeye tepki olarak” anlamına gelir. Bu cümlede parlaklık uyarandır, boyuttaki değişim ise tepkidir; response yalnızca sözlü bir cevap değil, fiziksel veya otomatik bir değişim de olabilir. Kalıp in response to + isim öbeği veya -ing biçimidir. Bir olay ya da durumu, onun tetiklediği eylem veya değişimle bağlar.
Alıştırma
Cümleyi “bir şeye tepki olarak” anlamındaki sabit ifadeyle tamamlayın: The thermostat turns the heat down ____ a rise in room temperature.
Cevabı göster
in response to
as well as: başka bir öge ekleme
As well as, daha önce belirtilen bilgiye başka bir öge veya öge grubu ekler. Burada önce parlaklık belirtilir; bazı ilaçlar ile duygusal ve zihinsel durumlar, boyutu değiştirebilen başka etkenler olarak eklenir. Bu kullanımda “and also” anlamına gelir, “to the same degree as” anlamına gelmez. Sadece and ile yapılan bir listeye göre dikkati genellikle ilk öge üzerinde biraz daha fazla tutar.
Alıştırma
Cümleyi başka bir öge ekleyen ifadeyle tamamlayın: The camp teaches first aid ____ map reading.
Cevabı göster
as well as
varies greatly among species: gruplar arasında karşılaştırma
Vary among + çoğul gruplar, bir özelliğin belirtilen üyeler veya kategoriler arasında aynı olmadığını anlatır. Greatly ifadeyi güçlendirir: farklar küçük değil, büyüktür. Burada among species, karşılaştırmanın farklı türler arasında yapıldığını gösterir. Tek bir türün içindeki değişkenliği anlatmaz.
Alıştırma
Cümleyi vary greatly among yapısının doğru biçimiyle tamamlayın: The basic design ____ manufacturers.
Cevabı göster
varies greatly among
are twilight hunters with vertically elongated pupils. Kelime
0:52dikey olarak uzamış göz bebekleri olan alacakaranlık avcılarıdır.
for one: bir örnek sunmak
For one, daha büyük bir kümeden tek bir örnek seçen bir söylem belirtecidir. Burada türler arasındaki farklarla ilgili genel bir ifadeden, somut bir örnek olan ev kedilerine geçiş yapar. One, yalnızca bir kedinin veya tek bir örneğin bulunduğu anlamına gelmez. Bu ifade, başka örneklerin de verilebileceğini ima eder.
Alıştırma
Bir konuşmacı Many materials can be recycled. diyor. Hangi cümle for one ile doğal biçimde bir örnek sunar?
- One glass can be recycled many times.
- Glass, for one, can be recycled many times.
- Glass is the only material that can be recycled.
Cevabı göster
Glass, for one, can be recycled many times.
twilight hunters: gün doğumu veya gün batımı civarında avlanmak
Twilight hunters, gün doğumu ya da gün batımı civarındaki loş ışıklı zamanlarda avlanan hayvanları anlatır. Burada twilight romantik bir atmosferi değil, günün belirli bir zamanını adlandırır ve yalnızca “gece” demekten daha özeldir. Bilimsel yazımdaki bu kısa yapıda twilight ismi hunters sözcüğünü niteler ve bu hayvanların genellikle ne zaman avlandığını belirtir. İfade alışılmış bir etkinlik zamanını anlatır; hayvanların yalnızca o zaman avlandığı anlamına gelmez.
Alıştırma
Gün doğumu veya gün batımı civarında avlanan hayvanları anlatan iki sözcüklük tam İngilizce ifadeyle cümleyi tamamlayın: These animals are ____.
Cevabı göster
twilight hunters
vertically elongated pupils: dikey eksen boyunca uzamış şekil
Vertically elongated pupils, biçimi yukarı-aşağı doğrultusunda daha uzun olan göz bebeklerini anlatır. Vertically yönü belirtirken elongated uzatılmış ya da orantılı olarak uzun ve dar bir biçimi anlatır. Dilbilgisel olarak vertically zarfı elongated sıfatını niteler ve bu iki sözcük birlikte pupils sözcüğünü niteler. Burada elongated fiziksel şekli anlatır; “zarif” anlamına gelmez.
Alıştırma
“Yukarı-aşağı doğrultusunda uzun” anlamındaki iki sözcüklük tam İngilizce ifadeyle cümleyi tamamlayın: The cat has ____ pupils.
Cevabı göster
vertically elongated
taking in the available light: çevredeki ışığı içeri almak
Burada take in, kelimesi kelimesine “bir şeyi içeri taşımak” değil, “almak veya emmek” anlamındadır. Taking in the available light, çevrede zaten bulunan ve kullanılabilen ışığın göze girmesini sağlamak demektir. Available, “boş” olan bir ışığı değil, mevcut ve kullanılabilir ışığı anlatır. Taking in the available light şeklindeki -ing yapısı, genişlemenin ortaya çıkardığı işlevi ekler: yapılar genişler ve böylece daha fazla ışık alabilir.
Alıştırma
Cümleyi derste geçen ve “almak veya emmek” anlamına gelen iki kelimelik ifadeyle tamamlayın: During a deep breath, the lungs ____ more air.
Cevabı göster
take in
shrink into slits: küçülerek dar yarıklara dönüşmek
Shrink into slits, “küçülerek uzun ve dar açıklıklar biçimini almak” demektir. Shrink boyut değişimini anlatırken into ortaya çıkan şekli veya durumu belirtir. Burada into bir yere doğru hareketi göstermez. shrink into + şekil/durum kalıbı, küçülmenin yeni bir biçim oluşturduğu durumlarda kullanışlıdır.
Alıştırma
Hangi cümlede shrink into, küçülme sonucunda oluşan yeni bir şekli anlatmak için kullanılmıştır?
- The bright circle shrank by two centimeters.
- The bright circle shrank to two centimeters across.
- The bright circle shrank into a thin line.
Cevabı göster
The bright circle shrank into a thin line.
In fact: daha güçlü bir kanıt sunmak
In fact, sıradaki bilginin önceki bir ifadeyi güçlendirdiğini, daha kesin hâle getirdiğini veya bazen düzelttiğini gösteren bir söylem belirtecidir. Burada ardından gelen sayı, kedi göz bebeklerinin ne kadar esnek olduğuna ilişkin genel iddiaya güçlü bir kanıt sağlar. Rastgele kullanılan bir dolgu sözü değildir. Genel bir iddiadan daha ikna edici bir gerçeğe geçerek düşünceyi düzenler.
Alıştırma
Hangi devam cümlesi, ilk ifadeyi belirli bir kanıtla güçlendirmek için In fact kullanıyor?
- The bridge is very old. In fact, the nearby river is wide.
- The bridge is very old. In fact, it was built more than 200 years ago.
- The bridge is very old. In fact, some bridges are made of steel.
Cevabı göster
The bridge is very old. In fact, it was built more than 200 years ago.
that their maximum area is 135 times greater than their minimum area, Dilbilgisi
1:08maksimum alanları minimum alanlarından 135 kat daha büyüktür;
so flexible that: dereceyi sonuca bağlamak
so + sıfat/zarf + that + yan cümle kalıbı, yüksek bir dereceyi onun sonucuna veya somut etkisine bağlar. Bu cümlede so flexible çok yüksek bir esneklik derecesini anlatır; that ile başlayan yan cümledeki 135 kat ölçüsü de bu derecenin ne anlama geldiğini gösterir. Burada that sonuç bildiren yan cümleyi başlatan bir bağlaçtır. “Şu” anlamındaki işaret sözcüğü değildir.
Alıştırma
quiet sözcüğünü kullanarak cümleyi tam so + sıfat + that kalıbıyla tamamlayın: The room was ____ we could hear the clock ticking.
Cevabı göster
so quiet that
135 times greater than: belirsiz olabilen katlı karşılaştırma
Sayı + times greater than + karşılaştırma temeli yapısı, büyük bir kat farkını ifade eder. Bu cümlede than sözcüğünden sonraki their minimum area karşılaştırma temelidir; anlatılmak istenen, maksimum alanın minimum alanın 135 katı olduğudur. Kesin matematiksel kullanımda 135 times greater than, temel değere bu değerin 135 katının daha eklenmesi şeklinde de yorumlanabilir. Bu durumda toplam, temel değerin 136 katı olur. Kesin oran önemliyse 135 times as large as bu belirsizliği ortadan kaldırır.
Alıştırma
Hangi cümle maksimum alanın minimum alanın 135 katına eşit olduğunu belirsizlik olmadan söyler?
- The maximum area is 135 times greater than the minimum area.
- The maximum area is 135 times as large as the minimum area.
- The maximum area is 135 percent larger than the minimum area.
Cevabı göster
The maximum area is 135 times as large as the minimum area.
whereas our pupils only shrink and expand 15-fold. Notlar
1:14oysa bizim göz bebeklerimiz sadece 15 kat küçülüp genişler.
whereas: doğrudan bir karşıtlık sunmak
Whereas iki yan cümlenin ikincisini başlatır ve bu cümlelerin yan yana karşılaştırılması gerektiğini belirtir. Burada kedilerin göz bebeği alanındaki değişimle ilgili önceki bilgi, insan göz bebeklerindeki 15 katlık değişimle karşılaştırılır. Bu kullanımda whereas, buna karşılık anlamına gelir; ne zaman anlamına gelmez. İki yan cümle farklı özneleri aynı boyutta anlattığında karşılaştırma özellikle açık olur.
Alıştırma
Resmî bir yan yana karşıtlığı en açık biçimde belirten bağlacı seçin: Rina works best in the morning, ___ Leo is most productive at night.
- because
- whereas
- when
Cevabı göster
whereas
15-fold: On beş katlık bir değişimi ifade etmek
Burada 15-fold, “on beş katlık bir çarpanla” anlamına gelir. Göz bebeklerinin değişebildiği tüm boyut aralığını anlatır: büyük ölçüm, küçük ölçümün on beş katıdır. -fold son eki bir çarpanı ifade eder; fold burada “katlamak” anlamına gelmez. “Sayı + -fold” biçimi, twofold, tenfold veya 15-fold örneklerinde olduğu gibi bir çarpanı kısa biçimde ifade eder. increase, expand veya change gibi değişim fiillerinden sonra zarf görevi görerek değişimin büyüklüğünü belirtir.
Alıştırma
Hangi cümlede -fold, bir miktarın başlangıçtaki değerinin beş katına çıktığını anlatmak için doğru kullanılmıştır?
- Sales increased five folds.
- Sales increased fold-five.
- Sales increased fivefold.
Cevabı göster
Sales increased fivefold.
And because of how the slit pupil takes in light, Dilbilgisi
1:18Yarık şeklindeki göz bebeğinin ışığı alma şekli sayesinde,
because of how + yan cümle: mekanizmayı neden olarak göstermek
“Because of how + özne + fiil”, “bir şeyin gerçekleşme veya çalışma biçimi nedeniyle” anlamına gelir. Altyazıda neden, yarık biçimli göz bebeğinin ışık alması gerçeği değil, ışığı aldığı belirli biçimdir. How ile başlayan yan cümlenin tamamı because of ifadesinden sonraki yeri doldurur. Bu, doğrudan soru değil iç içe bir yan cümledir; bu nedenle bildirme cümlesi söz dizimi kullanılır: because of how the camera processes light denir, because of how does the camera process light denmez.
Alıştırma
Fotoğrafın, kameranın ışığı işleme biçimi nedeniyle daha parlak göründüğünü doğal biçimde anlatan cümle hangisidir?
- The photo looks brighter because how the camera processes light.
- The photo looks brighter because of how the camera processes light.
- The photo looks brighter because of how does the camera process light.
Cevabı göster
The photo looks brighter because of how the camera processes light.
sharp vertical contours: net ve belirgin dikey dış hatlar
sharp vertical contours ifadesinde contours görünür dış hatları veya sınır biçimlerini, vertical ise bunların yukarıdan aşağıya uzanan yönünü belirtir. Burada sharp, kenarların net ve belirgin olduğu anlamına gelir. Fiziksel olarak kesebilecek kadar keskin oldukları anlamına gelmez.
Alıştırma
sharp vertical contours ifadesindeki sharp ne anlama gelir?
- Dış hatlar yukarıdan aşağıya uzanır.
- Dış hatlar net ve belirgindir.
- Dış hatlar bir bıçak gibi kesebilir.
Cevabı göster
Dış hatlar net ve belirgindir.
When the cat's brain processes the visuals from each eye,
1:24Kedinin beyni her iki gözden gelen görüntüleri işlerken,
help the cat judge the precise distance of its target. Dilbilgisi
1:31kedinin hedefinin tam mesafesini tahmin etmesine yardımcı olur.
help the cat judge: help + nesne + fiilin yalın hâli
help the cat judge yapısında help fiilinden sonra nesne the cat ve fiilin yalın hâli judge gelir. help + nesne + fiilin yalın hâli, bir kişinin ya da şeyin başka birinin bir eylemi daha kolay yapmasını sağlaması anlamına gelir. Burada judge, hukuki bir karar vermek değil, bir mesafeyi belirlemek veya tahmin etmek anlamındadır. Help the cat to judge da dil bilgisi açısından doğrudur; to olmadan kullanılan biçim daha kısadır ve özellikle Amerikan İngilizcesinde çok yaygındır.
Alıştırma
Parantezdeki fiilin yalın hâliyle cümleyi tamamlayın: A map helps hikers ____ the safest route. (find)
Cevabı göster
find
many other ambush hunters also have vertically elongated pupils, Kelime
1:35diğer birçok pusu avcısı da dikey olarak uzamış göz bebeklerine sahiptir,
ambush hunters: bekleyip aniden saldıran yırtıcılar
Ambush hunters, gizlenerek veya sessizce bekleyerek av menzile girdiğinde saldıran yırtıcı hayvanlardır. Bu kısa isim grubunda ambush sözcüğü hunters sözcüğünü niteler ve avlanma yöntemini gösterir. Buradaki hunter, mutlaka bir insanı değil, avlanan bir hayvanı ifade eder.
Alıştırma
Hangi hayvan doğru bir şekilde ambush hunter olarak tanımlanabilir?
- Her kış güneye uçan bir kuş.
- Sessizce bekleyen ve av yaklaştığında saldıran bir timsah.
- Açık bir alanda bütün gün otlayan bir inek.
Cevabı göster
Sessizce bekleyen ve av yaklaştığında saldıran bir timsah.
but mainly those whose eyes are located closer to the ground. Dilbilgisi
1:40ancak esas olarak gözleri yere daha yakın olanlarınki böyledir.
those whose ...: daha önce belirtilen bir grubu daraltmak
Those sözcüğü daha önce belirtilen çoğul bir grubun yerini tutar; burada ambush hunters grubunu ifade eder. Whose eyes are located closer to the ground yan cümlesi, bu grubu söz konusu özelliğe sahip üyelerle sınırlar. Whose, iyelik veya aidiyet ilişkisi kurar: gözler bu hayvanlara aittir. İnsanların yanı sıra hayvanlar, kuruluşlar ve nesneler için de kullanılabilir. Bu yapı, çoğul ismin tekrar edilmesini önler.
Alıştırma
Cümleyi iyelik bildiren ilgi sözcüğüyle tamamlayın: Among these birds, those ____ wings are longer can fly farther.
Cevabı göster
whose
are especially useful in perceiving objects Kalıp ifadeler
1:46bu hayvanların avlanma eğiliminde olduğu nispeten kısa mesafelerde
at the relative short distances these animals tend to hunt. Kalıp ifadeler
1:48nesneleri algılamada özellikle faydalı olması olabilir.
This may be because: temkinli bir açıklama sunmak
This may be because, hemen önce belirtilen bir gözlem için olası bir açıklama sunar. This tüm gözleme gönderme yaparken because öne sürülen nedeni açıklar. Buradaki may belirsizlik bildirir: neden akla yatkındır, ancak tamamen kanıtlanmış değildir. İzin anlamına gelmez. Bu ifade bilgiyi önce gözlem, ardından temkinli açıklama şeklinde düzenler; bu kalıp bilimsel ve analitik yazılarda yaygındır.
Alıştırma
Olası bir nedeni temkinli biçimde sunmak için ikinci cümleyi hedef ifadeyle tamamlayın: The seedlings near the window grew faster. ____ they received more light.
Cevabı göster
This may be because
especially useful in perceiving: useful in + -ing yapısı
especially useful in perceiving ifadesinde useful in + -ing, bir şeyin yardımcı olduğu etkinliği veya süreci belirtir. in edatından sonra -ing biçimindeki perceiving gelir; buradaki in fiziksel bir konumu anlatmaz. Especially, useful sözcüğünün anlamını güçlendirerek bu yararın özellikle önemli olduğunu vurgular. Perceiving objects, nesneleri duyular yoluyla algılamak veya fark etmek anlamına gelir.
Alıştırma
Cümleyi tamamlamak için especially useful in ve detect fiilinin -ing biçimini kullanın: This sensor is ____ tiny gas leaks.
Cevabı göster
especially useful in detecting
tend to hunt: olağan bir eğilimi ifade etmek
tend to hunt, anlatılan koşullarda avlanmanın bu hayvanların olağan davranışı olduğunu, ancak istisnaların bulunabileceğini belirtir. Her seferinde avlandıkları anlamına gelmez. tend to yapısından sonra fiilin yalın hâli gelir. always kadar kesin olmadığı için temkinli genellemeler yapmaya yarar.
Alıştırma
Cümleyi, genellikle görülen ancak her zaman geçerli olmayan bir örüntüyü belirten iki sözcüklü hedef yapıyla tamamlayın: Desert nights ____ get cold quickly.
Cevabı göster
tend to
from behind the horizontally elongated pupils: görsel bir bakış açısını hayal etmek
from behind the horizontally elongated pupils, dünyanın görüldüğü yeri veya bakış açısını belirler. Cümle, yatay olarak uzamış göz bebeklerinin hayvan tarafında olduğumuzu ve dünyayı onun gözlerinden deneyimlediğimizi hayal etmemizi ister. Bu, hayal edilen bir bakış açısıdır; bir insanın gerçekten bir göz bebeğinin arkasında durduğu iddiası değildir. Bilimsel bir açıklamada from behind gibi bir mekân ifadesi, okuyucuyu başka bir canlının görsel bakış açısına taşıyabilir.
Alıştırma
Bu cümlede from behind the wide glass window ne işlev görür: The harbor looks brighter from behind the wide glass window.?
- Pencerenin limanın bir parçası hâline geldiği anlamına gelir.
- Gözlemcinin bakış konumunu veya perspektifini belirler.
- Limanın fiziksel olarak gözlemcinin arkasında olduğunu söyler.
Cevabı göster
Gözlemcinin bakış konumunu veya perspektifini belirler.
grazing and browsing animals: iki beslenme biçimi
Hayvan ekolojisinde grazing animals çoğunlukla ot ve diğer alçak bitkilerle beslenirken browsing animals çalı veya ağaçlardaki yaprakları, tomurcukları ve ince dalları yer. Bu bağlı ifade, otlayan hayvanlarla yaprak ve dal yiyen hayvanları bir grup olarak anlatabilir; keçiler gibi iki beslenme biçimini de kullanabilen hayvanlar da buna dahildir. Burada browsing, internet sitelerine göz atmayı değil, beslenmeyi anlatır.
Alıştırma
Hangi cümlede browsing hayvanların beslenmesi anlamında kullanılmıştır?
- The cow is browsing on short grass in the field.
- The child is browsing a website about goats.
- The giraffe is browsing on leaves high in the tree.
Cevabı göster
The giraffe is browsing on leaves high in the tree.
situated on either side of the head: konumu ekleyen bir ortaç grubu
Situated on either side of the head, göz bebeklerinin konumunu ekleyen bir geçmiş zaman ortaç grubudur. which are situated on either side of the head yapısının kısaltılmış biçimidir. Situated, “bir yerde bulunmak” anlamında bir durumu anlatır; göz bebeklerinin aktif olarak bir şey yaptığını göstermez. Burada on either side karşılıklı iki tarafı belirtir ve virgüller bu konum bilgisinin these pupils hakkında ek bilgi olduğunu gösterir.
Alıştırma
Cümleyi situate fiilinin geçmiş zaman ortacıyla tamamlayın: The first-aid kits, ____ beside the front desk, are easy to find.
Cevabı göster
situated
that give the goat a near 360-degree view Kelime
2:08bu da keçiye yaklaşık 360 derecelik bir görüş verir
near 360-degree view: neredeyse tam dairesel görüş
near 360-degree view ifadesinde near, bir sayıya “neredeyse” veya “yakın” olmayı belirtir. Görüş alanının 360 dereceye yaklaştığını, dolayısıyla keçinin çevresinin neredeyse tamamını görebildiğini anlatır; burada near fiziksel konumu belirtmez. 360-degree bileşik niteleyicisi view sözcüğünden önce geldiği için degree tekil kalır. İfadenin tamamı, neredeyse tam bir daireyi kapsayan görüş anlamına gelir.
Alıştırma
Hangi cümle bir kameranın çevresindeki neredeyse tam bir daireyi gösterebildiğini söyler?
- The camera provides a near 360-degree view.
- The camera provides a view from 360 meters away.
- The camera is near a screen with a narrow view.
Cevabı göster
The camera provides a near 360-degree view.
and provide it with sharp horizontal images. Kalıp ifadeler
2:12ve ona keskin yatay görüntüler sunar.
let horizontal bands of light in: ayrılabilen let ... in kalıbı
Burada let horizontal bands of light in, “yatay ışık şeritlerinin içeri girmesine izin vermek” anlamına gelir. let ve in birlikte anlaşılmalıdır: let ... in ayrılabilen bir öbek fiildir; horizontal bands of light ise onun nesnesidir. Cümlede nesne let ile in arasına yerleştirilmiştir. in, içeri girme anlamını taşıdığı için yalnızca let sözcüğünde durup bütün kalıbı gözden kaçırmayın.
Alıştırma
Cümleyi let ... in kalıbıyla tamamlayın: Open the blinds and ____ some sunlight ____.
Cevabı göster
let · in
provide it with: provide A with B yapısı
Provide A with B, “B'yi A'ya vermek veya sağlamak” demektir. Bu cümlede it, alıcı A'dır, yani keçidir; sharp horizontal images ise sağlanan B'dir. Bu söz diziminde sağlanan şeyi with başlatmalıdır: provide + alıcı + with + şey. with atılıp provide it sharp horizontal images denemez.
Alıştırma
Cümleyi gerekli edatla tamamlayın: The clinic provides patients ____ free health advice.
Cevabı göster
with
This helps goats detect any disruption to the horizon, Kalıp ifadeler
2:16Bu durum, keçilerin ufukta meydana gelen herhangi bir değişikliği fark etmesine,
detect any disruption to the horizon: ufuk çizgisindeki bozulmayı fark etmek
Detect any disruption to the horizon, ufkun normalde kesintisiz olan çizgisindeki herhangi bir kopukluğu veya düzensizliği fark etmek demektir. Burada disruption, bu çizgiyi bir şeyin kesmesiyle oluşan görsel bir değişikliktir; sıradan bir gürültü ya da ufkun fiziksel olarak yok edilmesi değildir. Detect çoğu zaman duyular veya bir cihaz aracılığıyla ince bir değişikliği fark etmeyi anlatır. Any küçük bir düzensizliği bile kapsar; bu nedenle ifade, olası değişikliklere karşı duyarlılığı vurgular.
Alıştırma
Hangi cümle bir monitörün normalde istikrarlı olan bir kaynaktaki kesintiyi fark ettiğini anlatır?
- The backup battery prevented a disruption to the power supply.
- The monitor detected a disruption to the power supply.
- The technician restored the power supply after a disruption.
Cevabı göster
The monitor detected a disruption to the power supply.
alerting them to potential predators, Kalıp ifadeler
2:20olası yırtıcılara karşı tetikte olmalarına yardımcı olurken;
alert someone to something: birinin dikkatini bir şeye çekmek
Alerting them to potential predators ifadesinde alert, “birinin önemli bir şeyi fark etmesini veya öğrenmesini sağlamak” anlamında bir fiildir. Them keçileri, potential predators ise onları tehdit edebilecek hayvanları ifade eder. Yapı alert + kişi + to + şey şeklindedir. -ing yan cümlesi, ufuktaki bir bozulmayı fark etmenin sonucunu gösterir: bu fark ediş, keçilerin olası tehlikenin bilincine varmasını sağlar.
Alıştırma
Cümleyi alert someone to something yapısında kullanılan edatla tamamlayın: The monitor alerted the nurse ____ a sudden change in the patient's heart rate.
Cevabı göster
to
and detect obstacles as they make their escape. Kalıp ifadeler
2:24ve kaçarken engelleri fark etmelerini de sağlar.
while still enabling them to ...: aynı anda mümkün kılmaya devam etmek
While still enabling them to ... ifadesi, birinci yararla aynı anda ikinci bir yararın da mümkün kalması anlamına gelir. Burada while iki işlevin eş zamanlı olduğunu gösterir, still ise ileriyi görme becerisinin kaybolmadığını vurgular. Yapı while still + fiil-ing şeklindedir. Enabling them to see ifadesinde enable, “birinin bir şey yapmasını mümkün kılmak” anlamındaki enable + kişi + to + fiil yapısını izler.
Alıştırma
Cümleyi while still, enable fiilinin -ing biçimi ve visitors sözcüğüne gönderme yapan bir zamirle tamamlayın: The new ramps improve safety for visitors ____ enter the building independently.
Cevabı göster
while still enabling them to
make their escape: anlatı dilindeki make one's escape ifadesi
Make their escape, kaçmak veya tehlikeden kurtulmak demektir. as they make their escape içinde, gerçekleşmekte olan kaçışı adlandırır. Make, kalıplaşmış make one's escape ifadesinin parçasıdır; burada yaratmak anlamına gelmez. İyelik sözcüğü özneye göre değişir: make my escape, make her escape, make their escape. Yalnızca escape kullanmaya kıyasla bu ifade kaçışı belirgin bir olay olarak sunar ve anlatıma biraz daha dramatik bir hava verir.
Alıştırma
Cümleyi make one's escape ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: While the fox searched the bushes, the rabbits ____ into the tall grass.
Cevabı göster
made their escape
goats always keep their pupils aligned with the horizon, Kalıp ifadeler
2:29keçiler kafalarını aşağı yukarı hareket ettirdiklerinde,
keep their pupils aligned with the horizon: keep A aligned with B kalıbı
Keep their pupils aligned with the horizon, keep + nesne + durum yapısını kullanır: keep + their pupils + aligned with the horizon. Keçilerin hareket ederken bile göz bebeklerini ufukla aynı yönde tuttuğu anlamına gelir. Aligned with burada gerçek anlamıyla fiziksel hizalanmayı anlatır: göz bebeklerinin yönü fiziksel bir referansla aynı hizada kalır. Daha genel olarak keep A aligned with B, A'yı B'ye göre eşleşen bir konumda veya yönde tutmaya devam etmek demektir.
Alıştırma
Cümleyi keep A aligned with B yapısını oluşturan sözcükle tamamlayın: During the scan, keep the sensor ____ with the guide mark.
Cevabı göster
aligned
rotating their eyeballs in their sockets: yöntemi açıklayan cümle sonu -ing öbeği
Rotating their eyeballs in their sockets, ana cümleye bağlı bir -ing öbeğidir. Örtük öznesi goats sözcüğüdür: gözlerini göz yuvalarında döndürenler keçilerdir. Burada sockets, göz yuvaları anlamına gelir. Bu öbek, keçilerin göz bebeklerini ufukla nasıl aynı hizada tuttuğunu açıklar. İkinci bir bağımsız ifade oluşturmaz; bu kısa yapı bilimsel açıklamalarda genellikle bir yöntem, mekanizma veya eşlik eden eylem ekler.
Alıştırma
rotating their eyeballs in their sockets ifadesinin cümledeki görevi nedir?
- Göz bebekleri hakkında ayrı bir ifade başlatır.
- Keçilerin başlarını hareket ettirmeyi bıraktığını gösterir.
- Keçilerin göz bebeklerini nasıl aynı hizada tuttuğunu açıklar.
Cevabı göster
Keçilerin göz bebeklerini nasıl aynı hizada tuttuğunu açıklar.
Meanwhile: paralel bir örneğe geçiş
Meanwhile, dikkati bir konu veya sahneden bağlantılı başka bir konu ya da sahneye yönelten bir geçiş ifadesidir. Burada genel konuyu korurken keçi örneğinden başka bir hayvan örneğine geçerek açıklamayı düzenler. Aynı anda gerçekleşen olayları gösterebilir, ancak açıklayıcı anlatımda paralel bilgileri sunmak için daha geniş bir anlamda da kullanılır. Bu kullanımda başka bir bağlantılı durumda anlamına yakındır; bunun sonucunda veya sıradaki adım anlamına gelmez.
Alıştırma
Boşluk için en uygun geçiş ifadesini seçin: Both teams are working at the same time. The first team is testing the battery. ____, the second team is checking the motor.
- Then
- Therefore
- Meanwhile
Cevabı göster
Meanwhile
studded with pinholes in higher light conditions. Kalıp ifadeler
2:42iğne delikleriyle dolu yarıklar halinde küçülür.
nocturnal geckos: geceleri aktif olan gekolar
nocturnal geckos ifadesinde nocturnal, “çoğunlukla geceleri aktif olan” anlamına gelir. Gekoları olağan etkinlik düzenlerine göre sınıflandırır; yalnızca bir kereliğine geç saate kadar uyanık kaldıklarını söylemez. Bu sıfat geckos sözcüğünden önce gelir ve bilim ya da doğa metinlerinde animals, activity veya behavior gibi sözcükleri de niteleyebilir.
Alıştırma
Hangi açıklama nocturnal geckos ifadesine en uygun anlamı verir?
- Çoğunlukla geceleri aktif olan gekolar
- Yalnızca bir kez gece geç saatte görülen gekolar
- Her gece bir gösteride görünen gekolar
Cevabı göster
Çoğunlukla geceleri aktif olan gekolar
studded with pinholes: yüzeye yayılmış çok sayıda küçük delik
slits studded with pinholes ifadesinde studded with, “bir yüzeye veya alana yayılmış ya da yerleştirilmiş çok sayıda küçük ve ayrı şey içeren” anlamına gelir. Buradaki şeyler, göz bebeğindeki yarıklar boyunca bulunan iğne deliği büyüklüğündeki açıklıklardır. Bu ifade, kesintisiz bir kaplama yerine ayrı noktalardan oluşan görsel bir desen yaratır. Stud küçük bir metal bağlantı parçasına da ad olabilir, ancak burada metal parça yoktur.
Alıştırma
“Bir yüzeye dağılmış çok sayıda küçük ve ayrı ayrıntı içeren” anlamındaki hedef ifadeyle cümleyi tamamlayın: The crown was ____ tiny jewels.
Cevabı göster
studded with
Each pinhole projects a separate sharp image Kalıp ifadeler
2:45Her bir iğne deliği, kertenkelenin retinasına
projects a separate sharp image onto: bir görüntüyü yüzeye yansıtmak
project an image onto a surface yapısında project, “ışık göndererek bir görüntünün bir yüzeyde görünmesini sağlamak” anlamında bir fiildir. Yapı project + görüntü + onto + görüntüyü alan yüzey şeklindedir. Bu cümlede a separate sharp image oluşan görüntüdür; the gecko's retina ise bu görüntüyü alan yüzeydir. Onto, görüntünün nereye düştüğünü veya nerede göründüğünü belirtir.
Alıştırma
Cümleyi project ... onto yapısının doğru biçimiyle tamamlayın: The small lens ____ a clear image ____ the wall.
Cevabı göster
projects · onto
Scientists think that comparing these different inputs
2:50Bilim insanları bu farklı girdileri karşılaştırmanın,
might help the gecko judge distance without having to move. Dilbilgisi
2:52kertenkelenin hareket etmeden mesafeyi tahmin etmesine yardımcı olabileceğini düşünüyor.
without having to move: gerekli olan ek bir eylemden kaçınmak
Without having to move, “hareket etmeye gerek kalmadan” anlamına gelir. without having to + fiilin yalın biçimi yapısında have to gereklilik belirtir, without ise bu gerekliliği ortadan kaldırır. Without edatından sonra have, -ing biçimi olan having olur. To, have to yapısının bir parçasıdır ve ardından fiilin yalın biçimi move gelir; having to bir present perfect biçimi değildir.
Alıştırma
Cümleyi without having to ile tamamlayın: You can show the ticket on your phone ____ print it.
Cevabı göster
without having to
“while they might have fooled you”: düzeltmeden önce nazik bir ödünleme
Bu cümlede while, “bir şey olurken” anlamında değil, although gibi “-se de” anlamındadır. Bir ödünleme yan cümlesi başlatır: Konuşan kişi, düzeltmeyi sunmadan önce canlıların görünüşünün sizde yanlış bir izlenim yaratmış olabileceğini kabul eder. Might have fooled you, “sizi yanıltmış olabilir” demektir. Kasıtlı bir aldatmayı anlatmaz. Bu kalıp, makul bir ilk izlenimi kabul edip ardından nazikçe düzeltme yapmayı sağlar.
Alıştırma
Bu cümlede baştaki “while they might have fooled you” yan cümlesi ne yapar?
- Olası bir yanlış izlenimi kabul ettikten sonra bunu nazikçe düzeltir.
- Hayvanları insanları kasıtlı olarak aldatmakla suçlar.
- Bütün izleyicilerin gerçeği zaten bildiğini söyler.
Cevabı göster
Olası bir yanlış izlenimi kabul ettikten sonra bunu nazikçe düzeltir.
“pseudo-pupils”: “pseudo-” ön ekini anlamak
Pseudo- ön eki, “sahte” veya “gerçeğine benziyor gibi görünen ama aslında gerçek olmayan” anlamına gelir. Bu nedenle pseudo-pupils, göz bebeğine benzeyen koyu lekelerdir; gerçek göz bebekleri değildir. Bu ön eki bilmediğiniz teknik sözcükleri çözmek için kullanabilirsiniz: Önce temel sözcüğü belirleyin, ardından pseudo-X biçimini “X olarak sunulan veya X'e benzeyen ama tam olarak X olmayan şey” diye yorumlayın. Kesin anlam farkı sözcüğe bağlıdır.
Alıştırma
Pseudo- ön ekine göre pseudoscience büyük olasılıkla ne anlama gelir?
- Bilimsel görünen ama bilimsel standartları karşılamayan iddialar
- Göz bebeklerinin bilimsel olarak incelenmesi
- Yeni keşfedilmiş bir bilim dalı
Cevabı göster
Bilimsel görünen ama bilimsel standartları karşılamayan iddialar
they're optical illusions experienced by the observer.
3:06gözlemcinin deneyimlediği optik illüzyonlardır.
optical structures ve optical illusions: gerçek yapılar mı, algılanan etkiler mi
These aren't A, they're B kalıbı bir sınıflandırmayı düzeltir: optical structures etiketini reddedip onun yerine optical illusions ifadesini kullanır. Optical structures, ışığı etkileyen gerçek fiziksel yapılardır; optical illusions ise gözlemcinin algısında ortaya çıkan görsel etkilerdir. Burada görünen koyu lekeler gözdeki gerçek açıklıklar değildir. Bunlara illusions denmesi, etkinin hayvandaki karşılık gelen fiziksel bir yapıda değil, gözlemcinin algısında bulunduğunu gösterir.
Alıştırma
Cümleye göre görünen koyu lekeler nedir?
- Gözün üzerinde hareket eden gerçek göz bebekleridir.
- Gözün içindeki fiziksel yapılardır.
- Gözlemcinin algıladığı görsel etkilerdir, gerçek açıklıklar değildir.
Cevabı göster
Gözlemcinin algıladığı görsel etkilerdir, gerçek açıklıklar değildir.
compound eyes: çok sayıda ışığa duyarlı birimden oluşan gözler
Compound eyes ifadesi, compound eye ifadesinin çoğuludur. Compound eye, çok sayıda küçük ve ışığa duyarlı birimden oluşan gözün biyolojik adıdır. composed of thousands of light-sensing units bölümü bu yapıyı doğrudan açıklar. Burada compound yalnızca "karmaşık" değil, "birden fazla parçadan oluşan" anlamına gelir. Peygamberdevesi gibi böceklerde bulunan belirli bir göz türünü adlandırır.
Alıştırma
Bu cümlede compound eyes ne anlama gelir?
- Karmaşık görünen ama tek bir merceği olan gözler
- Çok sayıda küçük ve ışığa duyarlı birimden oluşan gözler
- Yalnızca parlak ışıkta görebilen gözler
Cevabı göster
Çok sayıda küçük ve ışığa duyarlı birimden oluşan gözler
composed of thousands of light-sensing units: ışığı algılayan binlerce birimden oluşan
Bu cümlede composed of, “-den oluşan” anlamına gelir. compound eyes bütünü, thousands of light-sensing units ise bu bütünü oluşturan parçaları gösterir. Buradaki composed of ..., which are composed of ... ilgi cümleciğinin kısaltılmış biçimidir. Bu kısa yapı bilimsel betimlemelerde ve bir şeyin hangi parçalardan oluştuğunu açıklayan diğer resmî anlatımlarda yaygındır.
Alıştırma
Cümleyi composed of ile tamamlayın: The model is ____ three detachable pieces.
Cevabı göster
composed of
aimed at you: size doğru yönelmiş
Burada aimed at you, “size doğru yönelmiş” anlamına gelir. Some, bileşik gözlerdeki ışığı algılayan birimlerin bir bölümünü belirtir; ifade yalnızca bu birimlerin yönünü anlatır, bilinçli olarak silah doğrultma eylemini değil. be aimed at + isim yapısı, bir kamera veya ışık gibi nesnelerin fiziksel yönünü anlatabilir. a book aimed at young readers örneğinde olduğu gibi hedeflenen kitleyi de belirtebilir.
Alıştırma
Cümleyi doğru tamamlayan ifadeyi seçin: The camera was ____ the nest to record the birds.
- aimed at
- aimed to
- aimed for
Cevabı göster
aimed at
because they're absorbing most wavelengths of incoming light. Kelime
3:18çünkü gelen ışığın çoğu dalga boyunu emerler.
appear black: appear + sıfat “görünmek” anlamına gelir
appear black ifadesinde appear, “görünmek” veya “öyle izlenim vermek” anlamında bağlayıcı bir fiildir. black sıfatı, öznenin nasıl göründüğünü belirten özne tamamlayıcısıdır. Bu ifade görsel bir izlenimi aktarır: ışığı soğurdukları için siyah görünürler. Siyah bir şeyin birden ortaya çıktığı anlamına gelmez. Başka durumlarda da kullanılabilecek kalıp özne + appear + sıfat biçimindedir; örneğin The water appears clear.
Alıştırma
Hangi cümlede appear, “ortaya çıkmak” yerine “görünmek” anlamında kullanılmıştır?
- The screen appears black when the room is dark.
- Maya appears in the final scene.
- A rainbow appears after the storm.
Cevabı göster
The screen appears black when the room is dark.
absorbing most wavelengths of incoming light: gelen ışığın çoğu dalga boyunu soğurmak
Bu optik ifadesinde incoming light, bir yüzeye veya sensöre doğru ilerleyip ona ulaşan ışıktır. Bu ışığın wavelengths sözcüğüyle belirtilen özellikleri, ışıkta bulunan farklı dalga boyu bantlarıdır. Absorbing most wavelengths, ışığı yansıtmak veya geçirmek yerine bu bantların çoğunda soğurmak anlamına gelir. Gözlemciye doğru çok az görünür ışık yansırsa bölge siyah görünebilir.
Alıştırma
Bir optik açıklamasında "absorbing most wavelengths of incoming light" ne anlama gelir?
- Çoğu dalga boyu bandında yeni ışık yaymak
- Gelecekteki aydınlatma hakkında haber almak
- Yüzeye ulaşan ışığı çoğu dalga boyu bandında soğurmak
Cevabı göster
Yüzeye ulaşan ışığı çoğu dalga boyu bandında soğurmak
“So why do we have round pupils?” ifadesini geçiş sorusu olarak kullanmak
Baştaki So, bu soruyu az önce sunulan gerçeklere bağlar. Yaklaşık olarak “az önce öğrendiklerimize göre sıradaki soru şudur” anlamına gelir ve odağı insanların neden yuvarlak göz bebeklerine sahip olduğuna çevirir. Bilimsel açıklamalarda So + soru, bir sonuç bildirmek yerine bilgileri düzenleyebilir. Önceki gözlemleri bir sonraki bölümün başlangıç noktası hâline getirir.
Alıştırma
Bu sorunun başındaki So ne işe yarar?
- Yuvarlak göz bebeklerinin önceki örneklere doğrudan neden olduğunu gösterir.
- Açıklamanın bittiğini bildirir.
- Önceki gözlemleri insan göz bebekleriyle ilgili bir sonraki soruya bağlar.
Cevabı göster
Önceki gözlemleri insan göz bebekleriyle ilgili bir sonraki soruya bağlar.
Elongated pupils help sharpen certain dimensions of an animal's vision, Kalıp ifadeler
3:28Uzamış göz bebekleri bir hayvanın görüşünün belirli boyutlarını keskinleştirmeye yardımcı olur,
help sharpen certain dimensions of an animal's vision: görmenin belirli yönlerini keskinleştirmek
Burada sharpen, “daha net, daha hassas veya farklılıkları daha iyi fark edebilir hâle getirmek” demektir. Fiziksel bir nesneyi sivriltmeyi değil, algının gelişmesini anlatır. Certain dimensions of vision, geometrik ölçüler değil, bir hayvanın görme biçiminin belirli yönleri anlamına gelir. İfadenin tamamı, uzamış göz bebeklerinin tüm görsel yetenekleri değil, belirli görme özelliklerini geliştirdiğini söyler.
Alıştırma
Cümleyi sharpen fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: These puzzles can help ____ your thinking skills.
Cevabı göster
sharpen
but scientists think that for animals like us with circular pupils,
3:34ancak bilim insanları yuvarlak göz bebeklerine sahip bizim gibi hayvanlar için
a lower priority: göreceli bir sıralama
Bu cümlede a lower priority, bu görsel avantajın yuvarlak göz bebeklerine sahip hayvanlar için diğer ihtiyaçların gerisinde kaldığını belirtir. Yine de önemli olabilir; yalnızca bu karşılaştırmada daha az önemlidir. Karşılaştırma biçimi lower, bir şeyin iyi ya da kötü olduğuna dair yargıyı değil, göreceli bir sıralamayı gösterir. Bir hedefin değersiz olduğunu söylemeden hedefleri, görevleri veya ihtiyaçları karşılaştırmak için a lower priority kullanılır.
Alıştırma
Bir ekip güzel bir poster istiyor, ancak güvenlik talimatlarını tamamlamak daha önemli. Bu sıralamayı doğru ifade eden cümle hangisidir?
- Making the poster has no value at all.
- Making the poster is a lower priority than finishing the safety instructions.
- Making the poster is the highest priority.
Cevabı göster
Making the poster is a lower priority than finishing the safety instructions.
Instead of seeing some elements of a scene in extreme focus, Dilbilgisi
3:40Bir manzaranın bazı unsurlarını son derece odaklanmış olarak görmek yerine,
we see a larger picture in relative detail, Deyimler
3:44göreceli detaylarla daha geniş bir resim görürüz,
Instead of seeing: instead of + -ing yapısı
Instead of seeing, burada gerçekleşmeyen görme biçimini tanıtır. Ana cümle olan we see... ise gerçekten gerçekleşen karşıt sonucu verir. of bir edat olduğu için instead of sonrasındaki fiil normalde -ing biçimini alır: instead of + seeing, taking veya waiting. Bu yapı bir alternatif ya da ödünleşme kurar: A yerine B.
Alıştırma
Parantezdeki fiili instead of sonrasında gereken biçime çevirin: Instead of ____ a taxi, we walked home. (take)
Cevabı göster
taking
larger picture: daha geniş bir bütünsel görünüm
Bu cümlede a larger picture, sahnenin daha geniş bir görünümü demektir: bütün sahnenin daha büyük bir bölümü, bu geniş alandaki ayrıntılarla birlikte görülebilir. Picture, büyütülmüş bir fotoğrafı değil, görüntünün veya görsel bilginin tamamını ifade eder. Picture sözcüğünün bu kullanımı görmenin ötesine de geçebilir. Tartışmalarda picture, bir durum hakkındaki genel anlayışı ifade edebilir. Bu nedenle a larger picture veya a broader picture, tek bir ayrıntıya odaklanmak yerine daha fazla olguyu ve bunlar arasındaki ilişkileri içerir.
Alıştırma
Bu cümlede a larger picture ne anlama gelir?
- sahnenin daha geniş ve bütünsel bir görünümü
- fiziksel olarak daha büyük boyutta basılmış bir fotoğraf
- en yüksek netlikle görülen tek bir küçük ayrıntı
Cevabı göster
sahnenin daha geniş ve bütünsel bir görünümü
which enables more general skills of observation. Dilbilgisi
3:47bu da daha genel gözlem becerileri sağlar.
which enables...: önceki bir olguyu sonucuna bağlamak
Virgül + which ile başlayan yan cümle, önceki olgunun tamamına, yani daha geniş bir sahneyi belirli ölçüde ayrıntılı görmemize gönderme yapar. Yalnızca yakındaki detail sözcüğünü belirtmez. Bu yan cümle daha sonra söz konusu olgunun sonucunu verir. Bu açıklayıcı ilgi cümleciği and this enables... gibi çalışır ve önceki bir durumu yeni bir cümle başlatmadan etkisine bağlar.
Alıştırma
Cümleyi, önceki olgunun tamamına gönderme yapan ilgi zamiriyle tamamlayın: The city added more buses, ____ has made commuting easier.
Cevabı göster
which
This may be especially helpful for foragers looking for food, Kelime
3:50Bu özellikle yiyecek arayan toplayıcılar,
foragers looking for food: anlam ve niteleme yapısı
Foragers, çevrelerinde bulunan yiyecekleri arayarak, toplayarak veya yakalayarak besin elde eden insanlar ya da hayvanlardır. Sözcük, tarım yoluyla yiyecek üretmeyi değil, doğada hazır bulunan yiyeceği bulmayı vurgular. Burada looking for food, foragers sözcüğünü niteleyen bir şimdiki zaman ortacı öbeğidir. Bu foragers grubunun ne yaptığını belirtir ve foragers who are looking for food biçiminde açılabilir.
Alıştırma
Hangi açıklama foragers sözcüğüne en uygundur?
- Sahipleri her gün aynı saatte kaplarına yiyecek koyan evcil hayvanlar.
- Bir çiftlikte buğday yetiştirip sığır besleyen işçiler.
- Çevrelerinde doğada hazır bulunan yiyecekleri arayan hayvanlar.
Cevabı göster
Çevrelerinde doğada hazır bulunan yiyecekleri arayan hayvanlar.
eyeballing and chasing their prey: eyeball sözcüğünün gündelik fiil kullanımı
Eyeballing, eyeball sözcüğünün fiil olarak kullanılan gündelik biçimidir. Burada avcıların avı hedef olarak izleyebilmek için ona bakması veya onu gözleriyle değerlendirmesi anlamına gelir; nesne olarak göz küresini anlatmaz. Eyeballing ve chasing, hunters sözcüğünü birlikte açıklayan eş görevli iki -ing biçimidir. Their prey iki eylemin de nesnesidir: avcılar avı hem izler hem de kovalar.
Alıştırma
The hawk was eyeballing a mouse in the grass cümlesinde şahin ne yapıyordu?
- Fareyi olası bir hedef olarak yakından izliyordu.
- Fareyi bir araçla tam olarak ölçüyordu.
- Vücudunu bir göz küresine dönüştürüyordu.
Cevabı göster
Fareyi olası bir hedef olarak yakından izliyordu.
and social animals who are recognizing other faces.
3:57ve diğer yüzleri tanıyan sosyal hayvanlar için yardımcı olabilir.
As we peer at different pupils, patterns emerge: gözlemden örüntüye
As ile başlayan yan cümle süreci sunar: birkaç farklı göz bebeğini yakından incelemek. Ana cümle ardından karşılaştırmanın genel sonucunu verir: bir örüntü fark edilir hâle gelir. Burada emerge, bir şeyin fiziksel olarak dışarı çıkması değil, “belirginleşmek veya fark edilir hâle gelmek” demektir. Bu yapı anlatımı tek tek örneklerden daha genel bir gözleme taşır.
Alıştırma
“As we examine more samples, a pattern emerges” cümlesi bilgiyi nasıl düzenler?
- Nesnelerin örneklerin içinden fiziksel olarak çıktığını bildirir.
- Herhangi bir sonuç ortaya çıkmadan incelemenin durduğunu söyler.
- Örnekleri incelemekten belirginleşen bir örüntüyü ifade etmeye geçer.
Cevabı göster
Örnekleri incelemekten belirginleşen bir örüntüyü ifade etmeye geçer.
And yet: beklenmedik bir istisnayı sunmak
Burada And yet, “yine de” veya “buna rağmen” anlamına gelir. Az önce belirtilen örüntüye bağlanır ve o örüntüye tam olarak uymayan bilgiyi sunar. Bu bağlayıcı açıklamayı daha kesin hâle getirir: genel bir örüntü gerçek olabilir ama mutlak bir kural olmak zorunda değildir. Burada yet, bir şeyin henüz gerçekleşmemesiyle ilgili zaman anlamını değil, mantıksal karşıtlığı belirtir.
Alıştırma
“The route looked easy. And yet, several hikers got lost” ifadesinde And yet ne işe yarar?
- Rotanın kolay olduğu düşüncesini destekleyen başka bir bilgi ekler.
- İlk ifadeyle beklenmedik bir karşıtlık sunar.
- Yürüyüşçülerin daha sonraki bir zamanda kaybolacağını gösterir.
Cevabı göster
İlk ifadeyle beklenmedik bir karşıtlık sunar.
Pallas's cats and mongooses are both small ambush predators, Dilbilgisi
4:07Pallas kedisi ve firavunfaresi küçük pusu avcılarıdır,
and mongooses have goat-like pupils. Kelime
4:15firavunfarelerinin keçi benzeri göz bebekleri vardır.
are both ... but ...: önce ortak nokta, sonra karşıtlık
Bu cümlede are both small ambush predators, Pallas kedileriyle kuyruksürenlere ortak bir tanım verir. Both yalnızca bu tanım için geçerlidir; hayvanların bütün özelliklerinin aynı olduğunu söylemez. But daha sonra ortak noktadan önemli bir farka, yani göz bebeklerine geçer. Yeniden kullanılabilen A and B are both X, but ... yapısı, karşılaştırmayı benzerlikten karşıtlığa taşır. Both ve but burada ayrı görevler üstlenir; sabit bir ifade çifti oluşturmazlar.
Alıştırma
Karşılaştırmayı hedef yapı A and B are both X, but ... ile tamamlayın: The twins are ____ excellent swimmers, ____ only Maya competes professionally.
Cevabı göster
both · but
goat-like pupils: -like ile sıfat oluşturma
goat-like pupils ifadesinde goat-like, goat ismine -like son eki getirilerek oluşturulmuş bir sıfattır. pupils sözcüğünü niteler ve burada göz bebeklerinin biçim bakımından keçininkilere benzediğini anlatır. Kısa çizgi, goat ile -like öğelerinin pupils önünde tek bir sıfat olarak birlikte çalıştığını gösterir. X-like yapısı, bir şeyin X ile dikkat çekici bir özellik paylaştığını söyler; ikisinin tamamen aynı veya aynı kategoride olduğunu söylemez. Bu yapı benzerliği kısa ve öz biçimde anlatmayı sağlar.
Alıştırma
Cümleyi kediye benzer anlamındaki son ekle tamamlayın: The alien has cat-____ eyes.
Cevabı göster
like
And we've only explored a few pupil shapes. Anlatım akışı
4:18Ve biz sadece birkaç göz bebeği şeklini inceledik.
we've only explored a few ...: ele alınanların kapsamını sınırlamak
We've explored, şu ana kadar ele alınanlara dönüp bakmak için present perfect yapısını kullanır. Only a few kapsamı daraltır: bazı örnekler incelenmiştir, ancak bunlar sınırlı ve tamamlanmamış bir seçkidir. Bu ifade, bilgiyi düzenleyen bir işaret görevi görür. Dinleyicilerin birkaç örneği eksiksiz bir sınıflandırma sanmasını önler ve başka olasılıkların kaldığını gösterir. Burada only, kapsamın sınırlı olduğunu belirtir; örneklerin önemsiz olduğu anlamına gelmez.
Alıştırma
Hangi cümlede only a few, şimdiye kadar ele alınanların kapsamını sınırlamak için kullanılmıştır?
- We've only explored a few possible routes, so there may be others.
- We've explored every possible route, so the list is complete.
- The few routes we've explored are not worth considering.
Cevabı göster
We've only explored a few possible routes, so there may be others.
Other animals have crescent or heart-shaped pupils,
4:21Diğer hayvanların hilal veya kalp şeklinde göz bebekleri vardır,
and the cuttlefish has perhaps some of the most bizarre. Dilbilgisi
4:24ve mürekkep balığı belki de en tuhaf olanlardan bazılarına sahiptir.
perhaps some of the most bizarre: ismi çıkarılmış, yumuşatılmış üstünlük ifadesi
Some of the most bizarre, en tuhaflar arasında sayılan grubun bazı üyeleri anlamına gelir. Güçlü bir değerlendirmedir, ancak some tek ve benzersiz bir birinci seçmez. Perhaps sıralamayı yumuşatır ve onu kesin bir gerçek yerine düşünülmüş bir olasılık olarak sunar. Bizarre sözcüğünden sonra pupil shapes isim öbeği, önceki cümleden anlaşılabildiği için çıkarılmıştır. Daha açık biçimi perhaps some of the most bizarre pupil shapes olur. Bu tür bir eksiltme yalnızca eksik isim grubu yakın bağlamdan açıkça anlaşıldığında kullanılabilir.
Alıştırma
Hangi cümle güçlü bir değerlendirmeyi doğru biçimde ifade ederken belirsizliğe de yer bırakır?
- These are perhaps some of the most inventive solutions proposed today.
- These are perhaps some very inventive solutions, but not among the most inventive.
- This is definitely the single most inventive solution proposed today.
Cevabı göster
These are perhaps some of the most inventive solutions proposed today.
W-shaped: -shaped ile şekil sıfatları oluşturma
W-shaped, “W harfi biçiminde” demektir. Bu bir birleşik sıfattır: W şeklin adını verir, -shaped ise bu adı bir betimlemeye dönüştürür. Cümlede are aracılığıyla pupils sözcüğüne bağlanır; shaped ayrı bir fiil değildir. Aynı yapı U-shaped, L-shaped ve heart-shaped örneklerinde olduğu gibi başka harflerle ve şekil adlarıyla da kullanılabilir. İki bölüm birlikte tek bir sıfat olarak çalıştığında aralarına genellikle kısa çizgi konur.
Alıştırma
Cümleyi “U harfi biçiminde” anlamına gelen birleşik sıfatla tamamlayın: The students sit around a ____ table.
Cevabı göster
U-shaped
Açıklama istemek için what's going on here?
What's going on here? neler olduğunu sormak için kullanılabilir, ancak bu cümlede şaşırtıcı bir örüntünün ardındaki açıklamayı sorar. Konuşan kişi alışılmadık bir şey fark etmiş ve gözlemden açıklamaya geçmek için bu soruyu kullanmıştır. Here yalnızca fiziksel bir yeri değil, içinde bulunulan durumu veya konuşulan konuyu da gösterebilir. Bu yüzden soru “Bunu nasıl açıklayabiliriz?” anlamına gelebilir.
Alıştırma
Hangi durumda What's going on here? kafa karıştırıcı bir şeyin açıklamasını istemek için kullanılmıştır?
- Bir sunucu vedalaşarak toplantıyı bitirir.
- İki rapor farklı toplamlar verince Maya, “What's going on here?” diye sorar.
- Bir ziyaretçi bir ofisin açık adresini öğrenmek ister.
Cevabı göster
İki rapor farklı toplamlar verince Maya, “What's going on here?” diye sorar.
wouldn't we all like to know?: ortak merakı anlatan retorik soru
wouldn't we all like to know? retorik bir sorudur. Beklenen anlam We would all like to know şeklindedir; yani konuşmacı dinleyicilerden yes ya da no cevabı istemez. Bu ifade genellikle ortak bir merakı kabul ederken cevabın bilinmediğini, elde edilmesinin zor olduğunu ya da henüz verilemediğini ima eder. Hafif bir tonla söylendiğinde mizah veya biraz hayal kırıklığı da katabilir.
Alıştırma
Bu bağlamda “wouldn't we all like to know?” sorusu ne anlatıyor?
- Herkes merak ediyor, ancak cevap açık değil veya henüz mevcut değil.
- Kimse cevabı öğrenmekle ilgilenmiyor.
- Konuşmacı her dinleyiciden yes ya da no cevabı istiyor.
Cevabı göster
Herkes merak ediyor, ancak cevap açık değil veya henüz mevcut değil.
But are some adaptations just cooler than others?
4:39Ama bazı adaptasyonlar diğerlerinden sadece daha mı havalı?
Allow us to introduce you to ... ile resmî tanıtım
Allow us to introduce you to ... bir konuşmacı grubunun bir kişiyi, hayvanı, konuyu veya başka bir şeyi resmî ve sahnelenmiş bir biçimde sunmasıdır. Sunuculukta ve anlatımda Allow us to genellikle gerçek bir izin talebi değil, nazik ve törensel bir giriş sözüdür. Yapı allow + nesne + to + fiilin yalın hâli şeklindedir: Allow us to introduce you to + isim öbeği. introduce you to X yapısında you dinleyicileri, X ise yeni tanıtılan konuyu gösterir.
Alıştırma
İki sunucunun resmî tanıtımını bu dersteki tam kalıpla tamamlayın: ____ tonight's guest speaker.
Cevabı göster
Allow us to introduce you to
poops candy: gündelik ve mizahi bir abartı
poops candy ifadesindeki poops, vücuttan atık çıkarmak anlamına gelen çok gündelik bir fiildir. Candy ile eşleştirilmesi, dikkat çeken komik ve beklenmedik bir görüntü oluşturur. Buradaki candy, yaprak bitinin çıkardığı tatlı özsuyu eğlenceli biçimde abartır. Böceğin gerçekten şeker ürettiği veya şeker parçaları çıkardığı anlamına gelmez.
Alıştırma
Yargı: "Aphids poop candy." cümlesi resmî bir biyoloji raporunda kesin bir ifade olarak kullanıma uygun mudur?
- Uygun değildir
- Uygundur
Cevabı göster
Uygun değildir
Or if you think the variety of pupils in the animal kingdom is impressive, Anlatım akışı
4:48Ya da hayvanlar alemindeki göz bebeklerinin çeşitliliğinin etkileyici olduğunu düşünüyorsanız,
wait till you see the variety of genitalia.
4:52cinsel organların çeşitliliğini görene kadar bekleyin.
if you think ..., wait till you see ...: merak ve beklenti oluşturma
if you think X is impressive, wait till you see Y yapısında if yan cümlesi, zaten etkileyici olan X'i bir ölçüt olarak sunar. Ana cümle daha sonra dikkati Y'ye yöneltir ve Y'nin daha da etkileyici olacağını ima eder. Buradaki wait till you see, esas olarak gerçekten bekleme talimatı değildir. Dinleyiciyi bilinen bilgiden daha güçlü yeni bir örneğe taşıyan ve beklenti oluşturan bir ön gösterim ifadesidir.
Alıştırma
Dersin kalıp ifadesiyle ön gösterim cümlesini tamamlayın: If you think this robot is fast, ____ its racing mode.
Cevabı göster
wait till you see