Sıvı Azot Cildinizi Ne Kadar Hızlı Dondurur?: İngilizce çalışma notları
TKOR
Video özeti: Sıvı nitrojen gösterisi, uzun temasın cildi ne kadar hızlı dondurduğunu sınar; görünür değişimleri, ağrıyı, riskleri ve anlatılan müdahaleyi açıklar. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. Dil bilgisi ve cümle kalıplarında if we were to take, araştırmaya açık bir varsayım kurar; eylemi kesin plan gibi sunmadan olasılık olarak önermeyi sağlar. 2. Phrasal verb chickened out., cesareti kaybedip riskli eylemi bitirmeden vazgeçmek demektir; geri çekilmeyi gündelik dille kabul eder. 3. Kalıplaşmış ifadeler ve eşdizimlerde seek medical attention, güvenlik ve sağlık önerilerinde profesyonel bakım almak için kullanılan standart resmî ifadedir.
Bu derste
If we dumped a puddle of liquid nitrogen straight into the palm of our hand,
0:01Eğer doğrudan avucumuzun içine bir sıvı nitrojen göleti dökseydik,
how long do you think it would take for the skin to cool down enough Dilbilgisi
0:04cildin yeterince soğuması sizce ne kadar sürerdi,
to where the nitrogen could latch on and bite it? Deyimler
0:07nitrojenin tutunup onu ısırmasına yetecek kadar?
how long do you think it would take yapısındaki gömülü soru
How long süreyi sorar; do you think ise dinleyenden bir tahminde bulunmasını ister. Süre sorusu do you think ifadesinden sonra gömülü olduğundan, devamındaki yan cümle düz cümle dizilişini kullanır: it would take; would it take değil. Would durumu varsayımsal olarak gösterir. Burada take “belirli bir süre gerektirmek” demektir; süresi ölçülen olay for the skin to cool down enough, yani derinin yeterince soğumasıdır. Yeniden kullanılabilir kalıp How long do you think it would take for X to Y? biçimindedir.
Alıştırma
Soruyu hedef kalıpla tamamlayın: “____ for the lake to freeze?” Bunun varsayımsal bir durum olduğunu düşünün.
Cevabı göster
How long do you think it would take
Bilimsel bir metafor olarak latch on and bite it
Konuşmacı sıvı nitrojene ısıran bir canlının hareketlerini yüklüyor. Latch on, hızla uzaklaşmak yerine deriyle temas hâlinde kalabildiğini; bite it ise daha sonra aşırı soğuk nedeniyle deriyi yaralayabildiğini anlatır. it zamiri deriyi gösterir. Bu fiiller gerçek anlamda bir hayvanı anlatmaz; mecazidir. Hareket metaforu, görünmeyen fiziksel bir süreci hızlı bir zihinsel görüntüye dönüştürür: temas sürerse soğuk yaralanması oluşabilir.
Alıştırma
Bu cümledeki metafor ne anlama geliyor? “Once the protective layer was gone, the freezing liquid could latch on and bite the exposed surface.”
- Temas hâlinde kalıp soğuk hasarı vermeye başlayabilirdi.
- Diş çıkarıp gerçek anlamda ısırabilirdi.
- Yüzeyi etkilemeden sıçrayıp uzaklaşabilirdi.
Cevabı göster
Temas hâlinde kalıp soğuk hasarı vermeye başlayabilirdi.
I've showed you that you can take liquid nitrogen and splash it in your face
0:10sıvı nitrojeni alıp yüzünüze sıçratabileceğinizi
or roll it off your hands with little to no effect. Kalıp ifadeler
0:13veya neredeyse hiçbir etkisi olmadan ellerinizden kaydırabileceğinizi göstermiştim.
little to no effect: sıfıra yakın bir aralık
Little to no effect, sonucun çok küçük ile tamamen yok arasında olduğunu belirtir. Bilerek bir aralık bırakır; bu nedenle no effect şeklindeki kesin bir iddiadan daha zayıftır. little to no + sayılamayan isim kalıbı, sıfıra yakın bu aralığı kısa biçimde ifade eder. Burada effect, fark edilebilir bir sonuç anlamına gelir. Dolayısıyla ifade, anlatılan durumda kısa süreli temasın gözlemlenebilir neredeyse hiçbir sonuç doğurmadığını söyler.
Alıştırma
Bir ekip bir değişikliği birkaç kez test etti. Bazı denemelerde zar zor fark edilen bir iyileşme görüldü, bazılarında ise hiç görülmedi. Sonucu en iyi hangi cümle bildirir?
- The change had a strong effect.
- The change had little to no effect.
- The change had no effect in every trial.
Cevabı göster
The change had little to no effect.
which shields you from the intense cold of this liquid.
0:19bu da sizi bu sıvının şiddetli soğuğundan korur.
Leidenfrost etkisi: yalıtkan bir buhar tabakası
Leidenfrost etkisi, bir sıvının, altında bir buhar tabakası oluşturacak kadar sıcak bir yüzeyle karşılaştığında ortaya çıkan, adı konmuş fiziksel olgudur. Bu tabaka doğrudan teması geçici olarak azaltır ve ısı aktarımını yavaşlatır. Bu cümlede konuşmacı teknik adı tanıtır ve hemen ardından görevini açıklar: nitrojen gaza dönüşür ve bu gaz, sıvının aşırı soğuğuna karşı geçici bir engel oluşturur. Bu engel geçicidir ve fiziksel koşullara bağlıdır.
Alıştırma
Hangi durum Leidenfrost etkisini en iyi biçimde gösterir?
- Bir buz küpü soğuk bir odada yavaşça erir.
- Buhar serin bir pencerede yoğuşur.
- Su damlacıkları bir buhar tabakası üzerinde çok sıcak tavanın üzerinde kayar.
Cevabı göster
Su damlacıkları bir buhar tabakası üzerinde çok sıcak tavanın üzerinde kayar.
if we left the nitrogen in one place for a little bit too long?
0:23nitrojeni bir yerde biraz fazla uzun süre bıraksaydık?
but we keep our hand moving fast enough,
0:33ama elimizi yeterince hızlı hareket ettirmeye devam etsek,
you can see the liquid doesn't actually do any damage.
0:35sıvının aslında hiçbir zarar vermediğini görebilirsiniz.
if we were to take: temkinli bir varsayımsal eylem
if we were to take ifadesindeki yapı if + özne + were to + fiilin yalın hâlidir. Sıvıyı alma eylemini, sonucu görmeden önce düşünülen veya hayal edilen bir olasılık olarak sunar. Were to varsayımsal yapının bir parçasıdır; yalnızca we çoğul olduğu için seçilmez. Bu biçim, öneriyi genellikle if we take yapısına göre daha temkinli veya mesafeli gösterir. Eylemin imkânsız ya da geçmişte gerçekleşmiş olduğu anlamına kendiliğinden gelmez.
Alıştırma
Cümleyi take kullanarak temkinli varsayım yapısıyla tamamlayın: ____ a small sample, we could test it safely.
Cevabı göster
If we were to take
skittles around: eğlenceli ve düzensiz hareket
Burada skittles yaratıcı biçimde fiil olarak kullanılmıştır. Around ile birlikte, sıvının bir hava hokeyi diski gibi elin üzerinde hızlı, hafif ve tahmin edilemez biçimde hareket etmesini anlatır. Şekerleme veya bowling lobutlarını ifade etmez. Yapı özne + skittles around biçimindedir. Bir isim canlı bir hareket sözcüğüne dönüştürülmüştür; bu nedenle çevresindeki benzetme, amaçlanan anlamı çıkarmaya yardımcı olur.
Alıştırma
“The droplet skittles around the plate,” cümlesinde skittles around ifadesine en uygun yorum hangisidir?
- Yüzey üzerinde yön değiştirerek hızla hareket eder.
- Tek bir yerde kalır ve yavaşça kaybolur.
- Bir sıra bowling lobutunu devirir.
Cevabı göster
Yüzey üzerinde yön değiştirerek hızla hareket eder.
But what would happen if we stopped moving our hand
0:43Peki ya elimizi hareket ettirmeyi bıraksaydık
and let the liquid nitrogen settle down Öbek fiiller
0:44ve sıvı nitrojenin oturmasına izin verseydik
and stay in one place for a little bit longer?
0:46ve bir yerde biraz daha uzun kalsaydı ne olurdu?
Bir sıvının hareketsizleşmesini anlatan settle down
Burada settle down, sıvının hareketinin giderek azalması ve sıvının nispeten hareketsiz ve kararlı hâle gelmesi demektir. Özne bir sıvı olduğu için duygudan değil, fiziksel hareketten söz edilir. Daha genel olarak settle down; bir kişinin, maddenin veya durumun daha az hareketli, karışık ya da değişken hâle gelmesini anlatabilir. Kastedilen kararlılık türünü özneye ve bağlama göre belirleyin.
Alıştırma
Hangi cümlede settle down, fiziksel hareketin giderek durması ve kararlı hâle gelmesi anlamındadır?
- They settled down in a quiet town.
- The coach told the angry players to settle down.
- After we shook the jar, the liquid slowly settled down.
Cevabı göster
After we shook the jar, the liquid slowly settled down.
Okay, so this is where I start getting a little bit more nervous. Anlatım akışı
0:49Tamam, işte burası biraz daha gergin olmaya başladığım yer.
Dönüm noktası belirten this is where
Burada this is where, deneyde konuşanın gerilmeye başladığı aşamayı gösterir. Where, gelişmekte olan bir süreçteki önemli noktayı işaretleyerek anlatıyı düzenler; fiziksel bir yer belirtmek zorunda değildir. this is where + yan cümle kalıbı, çoğu zaman bir şeyin değiştiği, zorlaştığı veya bir sonuca yol açtığı adımı tanıtır. Ortada bir konum yoksa ifadeyi “bu noktada” veya “bu aşamada” şeklinde anlayın.
Alıştırma
İngilizce cümleyi, This ile başlayan ve bir sürecin aşamasını belirten dersteki üç sözcüklü kalıpla tamamlayın: ____ the instructions start to become difficult.
Cevabı göster
This is where
You can see it actually instantly frostbites the skin.
0:57Aslında cildi anında dondurduğunu görebilirsiniz.
Let's do that again with a little bit more liquid.
1:00Bunu biraz daha fazla sıvıyla tekrar yapalım.
You can see immediately it starts frostbiting me.
1:05Hemen beni dondurmaya başladığını görebilirsiniz.
as quickly as it came: ortaya çıktığı kadar hızlı
as + zarf + as kalıbı iki eylemi karşılaştırır ve aynı derecede gerçekleştiğini belirtir. Burada as quickly as it came, izin ortaya çıktığı hızla kaybolduğu anlamına gelir; came fiziksel olarak “gelmek” değil, “ortaya çıkmak” demektir. Bu kalıp süreç anlatımını kısa tutar: ilk as dereceyi, ikinci as ise karşılaştırma ölçütü olan eylemi başlatır.
Alıştırma
quickly kullanarak eşitlik karşılaştırmasıyla cümleyi tamamlayın: The stain vanished ____ it appeared.
Cevabı göster
as quickly as
Now, to me this feels like a little bit of a bee sting.
1:11Şimdi, bana göre bu biraz arı sokması gibi hissettiriyor.
You can see the skin is turning a little bit red there.
1:17Cildin orada biraz kızarmaya başladığını görebilirsiniz.
It's not to the point of where it'll be a first degree burn just yet.
1:19Henüz birinci derece yanık olacak noktada değil.
But it would be if we left it exposed a little bit longer.
1:22Ancak biraz daha uzun süre maruz bıraksaydık olurdu.
chickened out: korkup vazgeçmek
Chicken out, korktuğunuz veya cesaretinizi kaybettiğiniz için yapmayı düşündüğünüz bir şeyden vazgeçmek anlamına gelen gündelik bir deyimsel fiildir. I chickened out cümlesinde chickened geçmiş zamandadır; yani konuşan kişi daha önce gerçekleşmiş bir geri çekilmeyi anlatır. Bu ifade gerçek bir tavukla ilgili değildir. Burada konuşan kişi, korkunun plana devam etmesini engellediğini kabul eder.
Alıştırma
Cümleyi, “cesaretini kaybetti ve yapmadı” anlamındaki chicken out fiilinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: I wanted to speak onstage, but when I saw the crowd, I ____.
Cevabı göster
chickened out
I don't really want to keep this going much longer.
1:30Bunu gerçekten çok daha fazla sürdürmek istemiyorum.
and see if I can make it all the way through. Deyimler
1:33ve sonuna kadar dayanıp dayanamayacağıma bakacağım.
make it all the way through: başarıyla sonuna kadar dayanmak
Burada make it, “bir şey yapmak veya üretmek” değil, “başarmak” anlamına gelir. Through, faaliyeti sonu olan bir süreç gibi gösterir; all the way ise o sona ulaşmayı vurgular. İfadenin tamamı, zor bir deneyim veya görev tamamen bitene kadar başarıyla devam etmek anlamına gelir.
Alıştırma
“Tüm süreç bitene kadar başarıyla devam etmek” anlamındaki ifadeyle cümleyi tamamlayın: The treatment was difficult, but she was determined to ____.
Cevabı göster
make it all the way through
kind of actually hurt: gerçekten acıdığını tereddütle kabul etmek
Kind of ifadeyi yumuşatır: konuşan kişi acıyı güçlü ve kesin bir biçimde sunmaz. Actually ise ardından acının gerçek ve beklenmedik olduğunu kabul eder. Birlikte, tereddütlü bir öz düzeltme oluştururlar: konuşan kişi durumu hafif göstermeye çalışsa da gerçekten acıdığını kabul eder.
Alıştırma
“I laughed at first, but the comment kind of actually hurt,” cümlesinde kind of actually ne anlatıyor?
- Konuşan kişi belirli bir fiziksel yaralanma türünün adını söylüyor.
- Konuşan kişi yorumun hiç acı vermediğinden emin.
- Konuşan kişi yorumun gerçekten canını yaktığını tereddütle kabul ediyor.
Cevabı göster
Konuşan kişi yorumun gerçekten canını yaktığını tereddütle kabul ediyor.
So, you can see it's turned my skin completely white.
1:45Gördüğünüz gibi cildimi tamamen bembeyaz yaptı.
You can see this is taking about 10 to 15 seconds.
1:50Bunun yaklaşık 10 ila 15 saniye sürdüğünü görebilirsiniz.
And you can see the coloration in the hand is a little bit more red.
1:58Ve elin renginin biraz daha kırmızı olduğunu görebilirsiniz.
I wouldn't consider that a first degree burn.
2:02bunun birinci derece bir yanık olduğunu düşünmezdim.
frostnip: hafif ve yüzeysel bir soğuk yaralanması
Frostnip, soğuğun neden olduğu hafif ve yüzeysel bir yaralanmadır; soğuk hasarının erken aşamasını ifade eder. Cilt soluklaşabilir veya kızarabilir, uyuşabilir ya da karıncalanabilir; ancak doku derinlemesine donmaz ve ısıtıldıktan sonra genellikle iyileşir. Burada “aşırı bir frostnip vakası” yine de frostbite durumundan daha hafif kabul ediliyor. Konuşmacının su toplamasını beklemediğini söylemesi bu sınırı gösteriyor: su toplaması daha ciddi bir yaralanmaya işaret ederdi. Frostnip gerçek bir terimdir, frostbite sözcüğünün farklı bir yazımı değildir.
Alıştırma
Bu bağlamda frostnip sözcüğüne en uygun açıklama hangisidir?
- Çoğu zaman dokuda ciddi hasara yol açan derin bir donma yaralanması
- Sıcak havanın neden olduğu herhangi bir cilt döküntüsü
- Genellikle su toplamayan hafif ve yüzeysel bir soğuk yaralanması
Cevabı göster
Genellikle su toplamayan hafif ve yüzeysel bir soğuk yaralanması
blister up: su toplamak
Blister fiil olarak da kullanılabilir. Blister up, cildin veya başka bir yüzeyin içi sıvı dolu kabarcıklar oluşturması anlamına gelir. Bu cümlede su toplaması olası olan şey, etkilenen cilttir. Up hareket yönünü anlatmaz. Sonuç anlamı katar: kabarcıklar oluşur ve görünür hâle gelir. Blister tek başına da kullanılabilir, ancak blister up değişimi vurgulayan doğal bir konuşma ifadesidir.
Alıştırma
Hangi cümlede blister up, cildin su toplaması anlamına gelir?
- After the long hike, the skin on his heel began to blister up.
- The nurse pointed to a blister near his heel.
- Before the hike, he covered the blister up with a bandage.
Cevabı göster
After the long hike, the skin on his heel began to blister up.
You can see it only takes a fraction of a second Kalıp ifadeler
2:08Nitrojenin gerçekten cildinize tutunması ve onu yakmaya başlamasının
for nitrogen to actually grab onto your skin and start burning it.
2:10sadece saniyenin çok küçük bir kısmını aldığını görebilirsiniz.
a fraction of a second: bir saniyeden çok daha kısa bir süre
Bu cümlede "a fraction of a second", bir saniyeden çok daha kısa bir süre anlamına gelir. Buradaki "fraction" tam olarak yarım, çeyrek veya belirli bir ondalık değer belirtmez; ifade yalnızca yanmanın son derece hızlı başladığını vurgular. Yaygın "it takes + süre + for + kişi veya şey + to + fiil" kalıbı, bir eylemin ne kadar sürdüğünü belirtir. "Only" eklenmesi, bu kısa süreyi özellikle çarpıcı gösterir.
Alıştırma
Cümleyi “bir saniyeden çok daha kısa” anlamındaki ders ifadesiyle tamamlayın: The safety lock engages in ____.
Cevabı göster
a fraction of a second
And the reason I say burn is because frostbite is actually very similar Dilbilgisi
2:13Ve yanık dememin nedeni, soğuk ısırmasının aslında çok benzer olmasıdır
the reason I say burn is because: kelime seçiminin nedenini açıklamak
"The reason I say X is because Y" kalıbı önce X ifadesine dikkat çeker, ardından bu ifadenin seçilme nedeni olan Y'yi verir. Bu cümlede X, "burn" kelimesidir; "because" ile başlayan yan cümle de bu kelimenin soğuk ısırmasına neden uygun olduğunu açıklar. Bir kelime veya adlandırma şaşırtıcı gelebilecekse ve onu bilinçli olarak seçtiğinizi göstermek istiyorsanız bu kalıbı kullanın. Mesajı önce ifade, sonra gerekçe sırasıyla düzenler.
Alıştırma
"The rule is unfair" ifadesini X olarak kullanıp cümleyi sözcük seçimini açıklayan kalıpla tamamlayın: ____ the same two people always get chosen.
Cevabı göster
The reason I say the rule is unfair is because
Birinci, ikinci ve üçüncü derece yanıklar: yaralanma düzeyi olarak degree
first, second, and third degree burns ifadesinde degree, yanık yaralanmasının düzeyini belirtir. Sıcaklık ya da akademik derece anlamına gelmez. Sayı yükseldikçe doku hasarının derinliği ve ciddiyeti artar: birinci derece yanıklar daha yüzeyseldir; ikinci ve üçüncü derece yanıklar ise daha derin hasar içerir. Konuşmacı bu yanık derecelerini donma yaralanmasıyla karşılaştırıyor. Verilmek istenen mesaj, soğuğa daha uzun süre maruz kalmanın farklı derecelerdeki yanıklara benzeyen doku hasarlarına yol açabileceğidir.
Alıştırma
Şu İngilizce cümleyi okuyun: The doctor treated a second-degree burn. second-degree neyi belirtir?
- Yanığa neden olan kesin sıcaklık
- Yaralanmadan sonra geçen saat sayısı
- Yanığın derinlik ve ciddiyete göre yaralanma sınıfı
Cevabı göster
Yanığın derinlik ve ciddiyete göre yaralanma sınıfı
because I've done a lot of experiments with liquid nitrogen,
2:21çünkü sıvı nitrojenle bir sürü deney yaptım,
and I didn't want you to get the impression Kalıp ifadeler
2:23ve sizde oynaması süper güvenli bir şeymiş
Get the impression that: fark edilenlerden bir inanç oluşturmak
Get the impression that + yan cümle, görülen, duyulan veya yaşanan şeylerden yola çıkarak bir inanç ya da duygu geliştirmek anlamına gelir; çoğu zaman elde kesin kanıt yoktur. Buradaki impression, fiziksel bir iz değil, zihinsel bir yargıdır. I didn't want you to get the impression that... ifadesinde konuşmacı bir yanlış anlaşılmayı önlemeye çalışıyor. Önceki deneyler sıvı azotu zararsız göstermiş olabilir, ancak konuşmacı izleyicilerin onunla oynamanın güvenli olduğu sonucuna varmasını istemiyor.
Alıştırma
Hangi cümle Maya'nın gördüklerinden bir inanç oluşturmasına odaklanır?
- Maya was under the impression that the shop was closed.
- Maya got the impression that the shop was closed.
- The dark windows gave the impression that the shop was closed.
Cevabı göster
Maya got the impression that the shop was closed.
And you might be wondering what this feels like,
2:30Ve bunun nasıl bir his olduğunu merak ediyor olabilirsiniz,
and right now I have lingering sensations all over my hands
2:32ve şu anda ellerimin her yerinde kalıcı hisler var
as if I was stung by bees multiple times. Dilbilgisi
2:34sanki birden fazla kez arılar tarafından sokulmuşum gibi.
Hayal edilen, gerçek dışı bir benzetme için as if
As if, hayal edilen bir durumla yapılan benzetmeyi başlatır. Konuşan kişi, devam eden hissi gözde canlandırmayı kolaylaştırmak için arı sokmasının bilinen hissinden yararlanır; bu, gerçekten arı soktuğu anlamına gelmez. Yaygın yapı ana betimleme + as if + yan cümledir. Bir hissi, görünüşü veya davranışı doğrudan anlatmak zor olduğunda özellikle kullanışlıdır.
Alıştırma
Gerçek bir neden yerine hayal edilen bir benzetmeyi gösteren ifadeyi seçin: The new gloves made my hands feel ___ tiny sparks were jumping across my skin.
- because
- as if
- even though
Cevabı göster
as if
almost like somebody's taking a nail and pressing it down into my skin.
2:39neredeyse biri bir çivi alıp onu cildime bastırıyormuş gibi.
I get an itchy, tingling sensation that makes me want to scratch it. Kelime
2:42Bana kaşıma isteği uyandıran kaşıntılı, karıncalanan bir his veriyor.
itchy, tingling sensation: aynı anda kaşıntı ve karıncalanma
Burada itchy, cildin kaşıma isteği oluşturduğunu; tingling ise hafif batma veya iğnelenme benzeri bir karıncalanmayı anlatır. İki sıfat da aynı isim olan sensation sözcüğünü niteler; dolayısıyla ifade, aynı anda yaşanan iki özelliği bildirir. pain gibi geniş anlamlı bir sözcük fazla belirsiz kaldığında bu birleşim yararlıdır. Tingling hâlâ fark edilebilen bir histir; tek başına hissin tamamen kaybolduğu anlamına gelmez.
Alıştırma
Yeni bir cilt kremi kolunuzu kaşımak istemenize neden oluyor ve aynı zamanda iğnelenme hissi veriyor. En doğru tanım hangisidir?
- a burning sensation
- numbness
- an itchy, tingling sensation
Cevabı göster
an itchy, tingling sensation
So, if you do happen to get frostbitten, Dilbilgisi
2:45Bu yüzden, eğer kazara soğuk ısırığına uğrarsanız,
happen to get frostbitten: beklenmedik bir olasılık
“if you do happen to get frostbitten” ifadesinde happen to + fiilin yalın hâli, soğuk yanığı geçirmeyi planlanmış bir şey olarak değil, tesadüfen veya beklenmedik biçimde ortaya çıkabilecek bir olasılık olarak sunar. Burada get frostbitten, soğuk yanığı geçirmek anlamına gelir. If yan cümlesinde happen to, tesadüfen gerçekleşebilecek bir durumu anlatır. Kalıp if + özne + happen(s) to + fiilin yalın hâli şeklindedir. Eklenen do vurgu sağlar; tesadüf anlamını happen to taşır.
Alıştırma
Durumu beklenmedik bir olasılık olarak sunan iki kelimelik ifadeyle cümleyi tamamlayın: If you ____ miss the last bus, call me.
Cevabı göster
happen to
lukewarm water: yalnızca hafifçe ılık su
Lukewarm water, yalnızca hafifçe ılık olan, belirgin biçimde sıcak veya soğuk olmayan sudur. Bu talimatta lukewarm, anlamı daha geniş olan warm sözcüğünden daha dar ve belirli bir sıcaklık hedefi verir. Bağlama göre lukewarm, oda sıcaklığına yakın veya ondan biraz daha sıcak bir dereceyi anlatabilir. Kesin bir ölçüm değil, yaklaşık bir aralıktır; hassasiyet önemliyse belirtilen sıcaklığa uyun.
Alıştırma
Hangi talimat yalnızca hafifçe ılık, belirgin biçimde sıcak veya soğuk olmayan suyu en kesin şekilde ister?
- Use lukewarm water.
- Use hot water.
- Use warm water.
Cevabı göster
Use lukewarm water.
and just soak the area for a couple of minutes Kalıp ifadeler
2:54ve bölgeyi birkaç dakika bekletin
Soak the area: bölgeyi sıvıda bekletmek
Burada soak the area, etkilenen vücut bölümünü bir süre sıvının içinde tutmak anlamına gelir. Soak, hızlıca ıslatma veya durulama değil, devam eden bir işlemi anlatır. The area, bakım gereken bölümü ifade eder. Bu, doğal bir fiil-nesne talimatıdır ve ardından sıvı, süre veya bitirme koşulu gelebilir: soak the area in water, for ten minutes veya until it feels better.
Alıştırma
“O bölümü sıvının içinde tutmak” anlamındaki hedef ifadeyle temizlik talimatını tamamlayın: '____ in soapy water for ten minutes.'
Cevabı göster
Soak the area
Depending on the severity: ciddiyetine bağlı olarak
Depending on the severity, cümlenin başına gelerek koşul çerçevesi oluşturan bir ifadedir. Ardından gelen tavsiyenin, sorunun ne kadar ciddi olduğuna göre değişebileceğini belirtir. Kalıp depending on + isim öbeğidir. Konuşan kişi bunu başa getirerek tavsiyenin tamamının nasıl yorumlanacağını gösterir: Tavsiye koşulludur ve her durum için aynı değildir.
Alıştırma
Bu cümledeki başlangıç ifadesi ne anlama geliyor? 'Depending on the severity, the clinic may recommend different treatments.'
- Tavsiye, durumun ne kadar ciddi olduğuna göre değişebilir.
- Durum her koşulda ciddidir.
- Tedavi, durumun ciddi hâle gelmesine neden olur.
Cevabı göster
Tavsiye, durumun ne kadar ciddi olduğuna göre değişebilir.
seek medical attention: tıbbi yardım almak
Seek medical attention, profesyonel tıbbi değerlendirme veya bakım almak anlamına gelir. Seek, bir şeyi elde etmeye çalışmak demektir; medical attention ise yalnızca tıbbi bir konuya dikkat etmek değil, sağlık çalışanlarından yardım almak anlamındadır. Bu cümlede, durum ciddi olabilecekse önerilen eylemdir. İfade geniş kapsamlıdır: belirli bir doktoru, kliniği veya acil servisi belirtmez ve durumun mutlaka acil olduğu anlamına gelmez.
Alıştırma
Hangi cümlede profesyonel sağlık yardımı alma anlamındaki standart resmî ifade kullanılmıştır?
- If your symptoms get worse, seek medical notice.
- If your symptoms get worse, see medical attention.
- If your symptoms get worse, seek medical attention.
Cevabı göster
If your symptoms get worse, seek medical attention.
So, how long does it take for liquid nitrogen to freeze your skin?
3:07Peki, sıvı nitrojenin cildinizi dondurması ne kadar sürer?
according to my experiments: deneylerime göre
According to my experiments, bir iddianın dayandığı kaynağı belirtir. Burada dinleyiciye cevabın, konuşmacının yaptığı deneylere dayandığını; desteksiz bir görüş veya sorgulanamaz genel bir gerçek olarak sunulmadığını anlatır. Yeniden kullanılabilir kalıp according to + kaynak veya kanıt şeklindedir. Cümlenin başında kullanıldığında virgül, kaynağı belirten giriş ifadesini ana sonuçtan ayırır.
Alıştırma
Bir raporda sonucun yazarın yaptığı deneylerden geldiği gösterilmelidir. En uygun başlangıç hangisidir?
- In my experience, this material cools faster.
- In my opinion, this material cools faster.
- According to my experiments, this material cools faster.
Cevabı göster
According to my experiments, this material cools faster.
If you leave your skin exposed any longer than that,
3:13Eğer cildinizi bundan daha uzun süre maruz bırakırsanız,
where you freeze your entire hand solid. Dilbilgisi
3:18donduracağınız bir noktaya bile gelebilirsiniz.
get to the point where: ... olduğu aşamaya gelmek
Get to the point where, “bir şeyin gerçekleştiği aşamaya gelmek” anlamına gelir. Bir sürecin belirli bir eşiğe ulaşana kadar devam ettiğini gösterir; where sonrasındaki cümlecik, o aşamada ne olduğunu açıklar. Burada daha uzun süre açıkta kalmak, donmanın giderek ağırlaşmasına ve sonunda tüm elin katı biçimde donabilmesine yol açar. Point burada bir yeri veya tek bir fikri değil, bir aşamayı ya da dereceyi belirtir.
Alıştırma
Cümleyi doğru tamamlayan ifadeyi seçin: After weeks of delays, the project ___ we had to change the launch date.
- got to the point
- got to the point of
- got to the point where
Cevabı göster
got to the point where
freeze your entire hand solid: fiil + nesne + sonuç sıfatı
Freeze + nesne + solid, sonuç tümleci kullanılan bir yapıdır. Freeze eylemi, your entire hand etkilenen nesneyi, solid ise eylemin oluşturduğu durumu anlatan sıfatı belirtir. Entire, etkinin elin tamamını kapsadığını gösterir. Solid sonucu belirttiği için paint it red veya wipe it clean örneklerindeki gibi nesneden sonra gelir; hand sözcüğünün önüne getirilen sıradan bir sıfat değildir.
Alıştırma
The overnight cold froze the pond solid. cümlesindeki solid ne anlama gelir?
- Göletin donma sonucunda ulaştığı katı durumu anlatır.
- Donma başlamadan önce göletin türünü anlatır.
- Soğuğun yalnızca göletin yüzeyine değdiği anlamına gelir.
Cevabı göster
Göletin donma sonucunda ulaştığı katı durumu anlatır.
“not be a very good day” ifadesindeki hafifletme
Bu cümlede not be a very good day kulağa hafif gelir, ancak çok ciddi bir sonuca, yani elin tamamının donup kaskatı kesilmesine işaret eder. Konuşan kişi bunun yalnızca biraz kötü geçen sıradan bir gün değil, son derece kötü ve tehlikeli bir sonuç olacağını anlatır. Bu, bir şeyi olduğundan hafif gösterme, yani understatement örneğidir: güçlü bir olumsuz değerlendirme, daha zayıf bir olumsuz kalıpla ifade edilir. İngilizcede not very good veya not ideal gibi kalıplar sakin, kuru ya da mizahi bir ton yaratmak için sık kullanılır; gerçek şiddeti ise bağlam tamamlar.
Alıştırma
Bu bağlamda “that would not be a very good day” gerçekte ne anlatıyor?
- Yalnızca biraz hayal kırıklığı yaratan bir gün olurdu.
- Çok kötü bir sonuç, kasıtlı olarak hafif bir dille ifade ediliyor.
- Gün muhtemelen daha sonra güzel hâle gelirdi.
Cevabı göster
Çok kötü bir sonuç, kasıtlı olarak hafif bir dille ifade ediliyor.