Fırtına Kopuyor | Korsanlar - 1. Sezon | Bluey: İngilizce çalışma notları
Bluey - Official Channel
Video özeti: Üç korsan hazineleriyle yol alırken sakin denizi bir fırtına bozar. Missy, bir arkadaşı kurtarılırken deniz fenerinin yanında bekler ve sonra ekibe yeniden katılır; hemen ardından devasa bir mavi balina tekneye alttan çarpar. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. One day — Söylem, hikâye anlatımı ve retorik: Dinleyiciyi kesin bir tarih vermeden geçmişteki bir olayın içine taşıyan bu yaygın hikâye başlangıcı zaman çerçevesini tanıyın. Basit bir anlatıya doğal biçimde başlamak için her zaman belirli bir gün veya saat söylemek yerine bu ifadeyi kullanabilirsiniz. 2. You call this a storm? — Konuşma edimbilimi ve tutum: Bu sorunun bir şeyin gerçek adını sormadığını, aksine karşıdaki kişinin değerlendirmesine meydan okuduğunu veya onunla alay ettiğini anlayın. Diyalogda “You call this X?” kalıbının aktardığı iddialı, küçümseyici ve abartılı tavrı ayırt etmeyi öğrenin. 3. bumping into — Öbek fiiller: Bu birleşimin sahnede bir şeye fiziksel olarak çarpmayı veya temas etmeyi anlattığını, into sözcüğünün de çarpılan hedefi tanıttığını anlayın. Kalıbı bir insanın ya da nesnenin yanlışlıkla başka bir kişiye, araca veya eşyaya çarpmasını anlatmak için kullanabilirsiniz.
Bu derste
One day: zamanı belirtmeden bir hikâyeye başlamak
Bir hikâyenin başında One day, zamanı kesin olarak belirtilmemiş bir çerçeve kurar ve anlatının başladığını gösterir. Burada, dinleyicinin belirleyebilmesi gereken belirli bir tarih değil, “belirtilmemiş bir gün” anlamındadır. Basit bir anlatının ilk olayını sunmak için One day + geçmiş zamanlı cümle yapısını kullanabilirsiniz.
Alıştırma
Kesin bir tarih vermeden geçmişte geçen bir hikâyeyi en doğal biçimde hangi cümle başlatır?
- Someday, the sailor hopes to find a map.
- One day, a young sailor found a map.
- On 12 June, a young sailor found a map.
Cevabı göster
One day, a young sailor found a map.
there were: geçmişteki bir sahneye çoğul kişiler veya şeyler eklemek
There were, geçmişteki bir sahnede var olan kişileri veya şeyleri tanıtır. Burada three pirates ifadesini hikâyeye yeni karakterler olarak dâhil eder. Bu yapıda there, “o yerde” anlamına gelmez. three pirates gibi çoğul bir isim öbeğinden önce there were kullanın. Tekil sayılabilen bir isimden veya sayılamayan bir isimden önce there was kullanın.
Alıştırma
Geçmişteki sahneyi anlatan cümleyi there be yapısının doğru geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: Last night, ____ three boats in the harbour.
Cevabı göster
there were
Yarrr!: korsan rolü yaparken kullanılan bir nara
Yarrr!, İngilizce filmlerde, çizgi filmlerde ve oyunlarda bir karakterin korsan olduğunu göstermek için kullanılan abartılı bir nidadır. Kelimesi kelimesine çevrilebilecek kesin bir anlamı yoktur. Bu cümlede sıradan bir selam vermek yerine eğlenceli bir korsan rolü atmosferini hemen kurar. Bu, gerçek korsanların nasıl konuştuğuna dair güvenilir bir kanıt değil, bir medya geleneğidir.
Alıştırma
Yargılayın: Resmî bir iş görüşmesine, görüşmeyi yapan kişiye "Yarrr!" diyerek başlamak doğal ve uygundur.
- Yanlış
- Doğru
Cevabı göster
Yanlış
sailing along: ileriye doğru süren hareket
Sailing along ifadesinde sail tekneyle yapılan hareketi belirtirken along bu hareketi sahne boyunca ileriye doğru sürüyormuş gibi gösterir. Yolculuğun akıcı biçimde devam ettiği hissini verir. Burada along, "biriyle birlikte" anlamına gelmez. Aynı kalıp walking along veya driving along örneklerindeki gibi başka hareket fiillerinden sonra da kullanılabilir.
Alıştırma
Cümleyi sail along ifadesinin -ing biçimiyle tamamlayın: The small boat was ____ when we spotted a dolphin.
Cevabı göster
sailing along
nice and calm ifadesinde nice and + sıfat
nice and calm ifadesinde nice and, calm sıfatından önce gelen, gündelik ve güçlendirici bir kalıp oluşturur. Okyanus, iki tamamen ayrı özelliğin basitçe sıralanmasıyla değil, hoş ve güven veren ölçüde sakin olarak anlatılır. Başka durumlara aktarılabilen kalıp nice and + sıfat yapısıdır; nice and warm ve nice and quiet buna örnektir. Betimlemeye rahat ve konuşma diline özgü bir hava verir.
Alıştırma
Hangi cümlede nice and, ardından gelen sıfatı doğal biçimde güçlendirir?
- The room is nicely and quiet now.
- The room is nice but quiet now.
- The room is nice and quiet now.
Cevabı göster
The room is nice and quiet now.
Teşvik veya acele ettirme için Come on.
Come on. etkileşimi ilerleten kısa bir sözlü yönlendirmedir. Burada diğer kişiyi devam etmeye teşvik eder veya zorlar; bu nedenle konuşana yaklaşma yönündeki gerçek bir komuttan çok Go on ya da Keep going ifadelerine yakındır. Ton ve bağlam ifadenin gücünü değiştirebilir. Sıcak bir ton teşvik eder, kısa ve sert bir ton acele ettirir veya meydan okur, kızgın ya da inanmayan bir ton ise “Gerçekten mi?” anlamına gelebilir. Ortak fikir, karşıdaki kişiyi yanıt vermeye veya devam etmeye itmektir.
Alıştırma
Arkadaşınız zor bir bulmacayı çözmekten vazgeçmek üzere. Hangi cümle onu doğal biçimde devam etmeye teşvik eder?
- Come on, you can solve it!
- Come away, you can solve it!
- Come here, you can solve it!
Cevabı göster
Come on, you can solve it!
When suddenly: anlatıda ani bir dönüş başlatmak
Hikâye anlatımında when suddenly, yeni bir olayı önceki sahneye bağlar ve bu olayın beklenmedik olduğunu gösterir. Burada anlatıyı sakin başlangıç durumundan rüzgârın esmeye başladığı ana geçirir. Bu altyazı bölümünün başında, kendi başına tam bir cümle kurmak yerine önceki anlatımı devam ettirir. Yeniden kullanılabilen kalıp şöyledir: arka plan durumu + when suddenly + beklenmedik olay.
Alıştırma
Anlatıdaki ani dönüşü tamamlamak için when ve suddenly sözcüklerini bu sırayla kullanın: We were walking home ____ the streetlights went out.
Cevabı göster
when suddenly
started to blow: geçmişte başlayan bir eylem
Started to blow, bir eylemin başlangıcını geçmiş zamana yerleştirmek için started to + fiilin yalın hâli yapısını kullanır. Rüzgâr, esmediği veya havanın durgun olduğu bir durumdan esmeye geçer; bu ifade eylemin bittiğini söylemez. Hava durumu anlatımında blow, havanın rüzgâr olarak hareket etmesi, yani esmek anlamındadır. Tipik özne the wind olur; the wind started to blow örneğinde olduğu gibi.
Alıştırma
Cümleyi tamamlamak için start fiilinin geçmiş zaman biçimini kullanın: The engine was silent, but then it ____ make a strange noise.
Cevabı göster
started to
come back: konuşanın bulunduğu yere geri gelmek
Come back, “benim bulunduğum yere geri gelmek” veya “birlikte bulunduğumuz yere geri gelmek” anlamına gelir. Bu emirde come konuşana doğru hareketi, back ise Missy'nin daha önce orada bulunduğunu ve şimdi geri geldiğini gösterir. Come back ifadesini bir bütün olarak anlayın. Come tek başına yalnızca konuşana doğru hareketi gösterir; back geri dönme anlamını ekler.
Alıştırma
Kapının yanında duruyorsunuz ve arkadaşınız sizden uzaklaşıyor. Hangi cümle arkadaşınızdan bulunduğunuz yere geri gelmesini ister?
- Please go back to the café; I'm waiting here by the gate.
- Please come back; I'm waiting here by the gate.
- Please stay there; I'm waiting here by the gate.
Cevabı göster
Please come back; I'm waiting here by the gate.
And one of the pirates went and hung out behind a lighthouse. Öbek fiiller
0:34Ve korsanlardan biri gidip bir deniz fenerinin arkasına saklandı.
hung out: bir yerde rahatça vakit geçirmek
Hung out, hang out ifadesinin geçmiş zaman biçimidir. Burada deniz fenerinin arkasında kaldı ya da rahatça biraz zaman geçirdi anlamına gelir. Bir kişinin fiziksel olarak dışarıya asıldığı anlamına gelmez. Bu ifade, genellikle at, in veya başka bir yer ifadesiyle bir yerde zaman geçirmeyi anlatabilir. Hang out with someone ise özellikle o kişiyle rahatça zaman geçirmeye odaklanır.
Alıştırma
Şu cümlede hung out ne anlama gelir: “After lunch, Maya hung out in the garden for a while.”?
- Bahçeden hemen ayrıldı.
- Bahçede rahatça biraz zaman geçirdi.
- Bahçenin dışına süsler astı.
Cevabı göster
Bahçede rahatça biraz zaman geçirdi.
Which is fine: Bir durumun tamamı hakkında yorum yapmak
Bu cümlede which, hemen önce anlatılan durumun tamamına gönderme yapar. is fine, konuşanın değerlendirmesini ekler: bu durum kabul edilebilir veya sorun değildir. “Hangisi?” diye soran bir soru değildir ve which yalnızca en yakın isme gönderme yapmaz. Bu tür bir which yan cümlesi, önceki ifadeye kısa bir yorum ekler. Burada rahat bir ek düşünce ya da ödün verme gibi duyulur: konuşan, devam etmeden önce önceki durumu kabul eder.
Alıştırma
“Maya decided to walk home, which is fine,” cümlesinde which neye gönderme yapar?
- Dinleyiciden eve dönüş yolunu seçmesini ister.
- Maya'nın eve yürüyerek dönme kararının tamamına gönderme yapar.
- Yalnızca home kelimesine gönderme yapar.
Cevabı göster
Maya'nın eve yürüyerek dönme kararının tamamına gönderme yapar.
But this was a chance for the little pirate to be super brave. Dilbilgisi
0:40Ama bu küçük korsanın süper cesur olması için bir şanstı.
a chance for ... to ...: Fırsatı kimin elde ettiğini belirtmek
a chance for + kişi + to + fiil kalıbı, “o kişinin bir şey yapması için bir fırsat” anlamına gelir. Cümlede for the little pirate fırsatı kimin elde ettiğini, to be super brave ise onun ne yapabileceğini veya ne gösterebileceğini belirtir. Burada chance, bir şeyin gerçekleşme olasılığını değil opportunity, yani fırsat anlamını taşır. super brave, very brave demenin samimi ve vurgulu bir yoludur.
Alıştırma
Cümleyi a chance for ... to ... ile tamamlayın: The workshop is ____ beginners ____ practise speaking.
Cevabı göster
a chance for · to
when she's ready: geniş zamanla gelecek zamanı anlatmak
Bu cümlede when she's ready, “hazır olduğu zaman” veya “hazır olduktan sonra” anlamına gelir. When belirli bir saati değil, gelecekte ulaşılacak bir aşamayı gösterir; konuşan kişi onu şimdi zorlamak yerine ona zaman tanır. Gelecekteki bir sonuç anlatılırken İngilizcede genellikle ana cümlede will, when ile başlayan zaman yan cümlesinde ise geniş zaman kullanılır: She'll be super brave when she is ready denir, when she will be ready denmez.
Alıştırma
Maya'nın hazırlanmasını bitirmesi bekleniyor ve grup o zaman yola çıkacak. Hangi cümle en uygundur?
- We'll leave if Maya is ready.
- We left before Maya was ready.
- We'll leave when Maya is ready.
Cevabı göster
We'll leave when Maya is ready.
For now: geçici bir mevcut durum
For now, “şimdilik” veya “şu anda, fakat daha sonra değişebilir” anlamına gelir. Onun şu anki rolünün kalıcı değil, geçici olduğunu gösterir. For now cümlenin başında kullanıldığında bütün ifadenin zaman çerçevesini belirler. Cümlenin sonunda da kullanılabilir: She's the lighthouse keeper for now.
Alıştırma
Ekip gelecek ay toplantı planını değiştirebilir. Geçici olarak ne yapacağını en iyi anlatan cümle hangisidir?
- For now, we'll meet online.
- From now on, we'll meet online.
- So far, we've met online.
Cevabı göster
For now, we'll meet online.
You call this a storm?: meydan okuyan bir retorik soru
Bu retorik soruda konuşan kişi havanın adını sormaz. Fırtınayı bu adı hak etmeyecek kadar zayıf görüp küçümser ve böylece cesur, meydan okuyan bir ton yaratır. You call this + isim? kalıbı bir şeyi konuşanın ölçütlerine göre değerlendirir. Genellikle “Buna böyle denecek kadar iyi, güçlü, ciddi veya etkileyici değil” anlamını ima eder.
Alıştırma
You call this + isim? kalıbını ve challenge ismini kullanarak bu şakacı övünmeyi tamamlayın: “____? That was easy!”
Cevabı göster
You call this a challenge
I bet + yan cümle: konuşmada kendinden emin bir tahmin
Burada I bet, konuşanın oldukça emin olduğu bir tahmini başlatır: Bu hareket muhtemelen denizi kızdıracaktır. Bir sonuca para yatırmayı anlatmaz. Günlük konuşmada I bet + yan cümle çoğu zaman “bundan oldukça eminim” veya “böyle olmasını bekliyorum” anlamına gelir. Genellikle I think ifadesinden daha kendinden emin ve daha gayriresmîdir, ancak yine de kanıtlanmış bir gerçeği değil, bir yargıyı ifade eder.
Alıştırma
Konuşan “I bet Leo forgot his keys again.” derken büyük olasılıkla neyi kastediyor?
- Konuşan, Leo'dan resmî bir bahis yapmasını istiyor.
- Leo anahtarlarını unutmak için para ödedi.
- Konuşana göre Leo muhtemelen anahtarlarını yine unuttu.
Cevabı göster
Konuşana göre Leo muhtemelen anahtarlarını yine unuttu.
get the sea angry: get + nesne + sıfat
get the sea angry ifadesinde get, “elde etmek” değil, “bir şeyi belirli bir duruma getirmek” anlamındadır. Yapı get + nesne + sıfat şeklindedir: the sea nesnedir, angry ise eylemin oluşturduğu durumu belirtir. Hikâyede deniz, öfke hissedebiliyormuş gibi anlatılır. Bu kişileştirme, fırtınayı denizin öfkeli tepkisiymiş gibi gösterir. Aynı dil bilgisi yapısı gerçek kişiler ve nesneler için de kullanılabilir.
Alıştırma
Bir şeyin durum değişikliğine yol açtığını göstermek için get + nesne + sıfat yapısını doğru kullanan cümle hangisidir?
- The funny story got excited everyone.
- The funny story got everyone excitement.
- The funny story got everyone excited.
Cevabı göster
The funny story got everyone excited.
got bigger: değişim bildiren get + karşılaştırmalı sıfat
got bigger ifadesinde get, become yani “hâle gelmek” anlamında bağlayıcı bir fiildir; got ise geçmiş zaman biçimidir. Bigger, fırtınanın yeni durumunu anlatan karşılaştırmalı bir sıfattır. Bu nedenle ifade, fırtınanın boyutunun veya şiddetinin arttığını söyler; fırtınanın bir şey elde ettiği anlamına gelmez. get + karşılaştırmalı sıfat yapısı gelişen bir değişimi gösterir: Bir şey get colder, get louder, get darker veya get stronger olabilir.
Alıştırma
Cümleyi got ve loud sözcüğünün karşılaştırmalı biçimiyle tamamlayın: As the music continued, it ____.
Cevabı göster
got louder
hold on: sıkı tutunmak ve dengeyi korumak
Bu fırtına sahnesinde hold on, dengenizi kaybetmemek için bir şeye tutunmanızı veya kendinizi sabitlemenizi isteyen acil bir komuttur. Everyone, hitap edilen kişileri belirtir; neye tutunmaları gerektiğini belirtmez. Anlamı bağlam belirler. Sarsıntılı hareket sırasında Hold on! “sıkı tutunun” ya da “dengenizi koruyun” demektir; konuşmada veya telefonda ise çoğu zaman “bekleyin” anlamına gelir.
Alıştırma
Bir otobüs keskin bir dönüş yaparken şoför “Hold on!” diye bağırıyor. Şoför ne demek istiyor?
- Şoför sizi çağırana kadar beklemek.
- Düşmemek için sıkı tutunmak.
- Tutunduğunuz yeri bırakıp başka bir koltuğa geçmek.
Cevabı göster
Düşmemek için sıkı tutunmak.
me treasure: korsan tarzı standart dışı my treasure
Bu korsan tarzı replikte me treasure, my treasure ifadesinin kasıtlı olarak standart dışı kullanılan biçimidir. Standart İngilizcede treasure sözcüğünden önce iyelik belirleyicisi my gerekirken burada nesne zamiri me kullanılır. Bu biçimlendirilmiş dilbilgisi, çizgi filmlerde ve gösterilerde korsan karakterini hemen belli eder. Bunu genel bir dilbilgisi kalıbı olarak taklit etmek yerine karakter konuşması olarak anlayın.
Alıştırma
Hangi cümle korsan tarzı dilbilgisi kullanmadan aynı anlamı standart İngilizceyle verir?
- Oh no, your treasure!
- Oh no, me treasure!
- Oh no, my treasure!
Cevabı göster
Oh no, my treasure!
We need you: Birini katılıp yardım etmeye çağırmak
Bu cümlede we need you, Missy'yi eyleme katılıp yardım etmeye doğrudan çağırır. need fiilinin nesnesi olan you, ona ait bir şeyin değil, kişinin kendisinin gerekli olduğunu gösterir. Bu ifade, birinden yalnızca yaklaşmasını istemekten daha fazlasını söyler: o kişinin katılımının önemli olduğunu belirtir. Yardım isteğini aciliyet ve o kişiye duyulan güvenle birleştirebilir.
Alıştırma
Acil takım çağrısını need içeren üç kelimelik ifadeyle tamamlayın. Maya'nın katılımı önemlidir: “Maya, ____.”
Cevabı göster
we need you
Gotcha!: Birini yakalarken veya desteklerken“I've got you”
Gotcha, got you ifadesinin yaygın söylenişini yansıtan gündelik bir yazımdır. Birini yakaladığınız veya desteklediğiniz anda söylendiğinde “seni tuttum” ya da “yakaladım” anlamına gelir ve kişiye artık güvende olduğunu hissettirebilir. Aynı kelime, bir açıklamadan sonra “anladım”, bir oyunda ise “seni yakaladım” anlamına gelebilir. Anlamı görülen hareket ve çevresindeki sözler belirler; burada bilgi anlamaktan değil, birini fiziksel olarak yakalayıp güvene almaktan söz edilir.
Alıştırma
Hangi sahnede “Gotcha!”, bilgiyi anlamak veya oyunda birini bulmak yerine bir kişiyi yakalayıp desteklemek anlamında kullanılmıştır?
- Bir çocuk kayar, bir yetişkin onu yakalar ve “Gotcha!” der.
- Birisi talimatları dinledikten sonra “Gotcha!” diye karşılık verir.
- Saklambaç sırasında bir oyuncu birini bulur ve “Gotcha!” diye bağırır.
Cevabı göster
Bir çocuk kayar, bir yetişkin onu yakalar ve “Gotcha!” der.
storm's over: be over ile sona ermeyi anlatmak
storm's over ifadesindeki 's, is sözcüğünün kısaltılmış biçimidir. Bu ifade fırtınanın sona erdiğini veya geçtiğini, yani artık devam etmediğini anlatır. Özne + be + over kalıbı bir olay, etkinlik veya dönem bittikten sonraki durumu anlatır. The game is over. buna bir örnektir. Burada over fiziksel bir konumu değil, sona ermeyi belirtir.
Alıştırma
Cümleyi tekil özneye uygun, iki sözcüklü şimdiki zaman be over biçimiyle tamamlayın: The game ____, so we can go home.
Cevabı göster
is over
here I come: geldiğini duyurmak
Here I come!, konuşanın birine veya bir yere doğru geldiğini ya da bir eyleme başlamak üzere olduğunu canlı bir biçimde duyurduğu kalıplaşmış bir ifadedir. “Şimdi geliyorum” anlamına gelir; “Zaten geldim” anlamına gelmez. İfadenin tamamı ünlem gibi kullanılır ve genellikle eylemin başladığı anda söylenir.
Alıştırma
Bu saklambaç sözünü dersteki üç sözcüklü ifadeyle tamamlayın: Ready or not, ____!
Cevabı göster
here I come
Oh, and the lighthouse keeper rejoined them. Kelime
1:34Oh, ve deniz feneri bekçisi yeniden onlara katıldı.
rejoined them: re- “yeniden” veya “geri” anlamı verir
Rejoined them, bir süre ayrı kaldıktan sonra aynı kişilere yeniden katılmak demektir. re- ön eki join fiiline “yeniden” veya “geri” anlamı katar; bu nedenle ifade ilk kez katılmayı değil, geri dönüşü anlatır. Birçok fiilde re-, eylemin tekrarlandığına veya önceki bir duruma dönüldüğüne dair ipucu verir. Yine de sözcüğün tamamının anlamı kontrol edilmelidir. rejoin sözcüğünde join, önceki gruba dönme anlamı kazanır.
Alıştırma
Maya zaten arkadaşlarıyla birlikteydi, telefon görüşmesi için dışarı çıktı ve sonra geri döndü. Durumu en iyi hangi cümle anlatır?
- Maya joined a different group after the call.
- Maya left her friends after the call.
- Maya rejoined her friends after the call.
Cevabı göster
Maya rejoined her friends after the call.
When suddenly something big hit the boat from underneath. Kalıp ifadeler
1:37Derken aniden büyük bir şey tekneye alttan çarptı.
from underneath: aşağıdan gelen kaynak veya yön
From underneath, üstündeki şey tarafından gizlenebilen daha aşağıdaki bir konumdan gelmek demektir. From kaynak veya yön bildirir; burada yalnızca büyük şeyin nerede olduğunu değil, çarpmanın teknenin altından geldiğini anlatır. Bağlam referansı açıkça gösteriyorsa underneath sonrasındaki nesne söylenmeyebilir. Buradaki from underneath, from underneath the boat olarak anlaşılır.
Alıştırma
Hangi cümle bir sesin zeminin altındaki bir yerden geldiğini anlatır?
- A strange noise came from underneath the floor.
- A strange noise echoed across the empty room.
- A strange noise faded near the open window.
Cevabı göster
A strange noise came from underneath the floor.
Which was the perfect chance for the little pirate to show how brave she was. Dilbilgisi
1:42Bu küçük korsanın ne kadar cesur olduğunu göstermesi için mükemmel bir şanstı.
show how brave she was: gömülü how yan cümlesinde sözcük dizimi
show how brave she was ifadesi, “ne kadar cesur olduğunu göstermek” anlamına gelir. how yan cümlesi show fiilinin içeriğini verir; how + sıfat, bir niteliğin derecesini anlatır. how brave she was doğrudan bir soru değil, daha büyük bir cümlenin içine yerleştirilmiş bir yapıdır. Bu nedenle özne + fiil şeklindeki düz cümle dizilimi she was kullanılır; was she biçiminde devrik dizilim kullanılmaz.
Alıştırma
Cümleyi doğru gömülü sözcük dizimiyle tamamlamak için how, calm, he ve was sözcüklerini kullanın: The rescue showed ____.
Cevabı göster
how calm he was
what's doing that?: özne olarak what
What's doing that? ifadesi What is doing that? anlamına gelir. Konuşan kişi, herkesin fark edebildiği bir hareket veya etkiden hangi bilinmeyen şeyin sorumlu olduğunu sorar. What özne, is doing fiil grubu, that ise daha önce fark edilen hareket veya etkidir. what zaten özne olduğu için başka bir özne ya da do veya does eklemek gerekmez. Bu yapı, you sözcüğünün özne olduğu ve what sözcüğünün yapılan işi sorduğu What are you doing? sorusundan farklıdır.
Alıştırma
Bir lamba sürekli hareket ediyor ve bu hareketin nedenini bilmiyorsunuz. Hangi soru bilinmeyen nedeni sorar?
- What are you doing?
- What's doing that?
- What's that doing?
Cevabı göster
What's doing that?
It was an enormous blue whale bumping into their boat. Öbek fiiller
1:55Teknelerine çarpan devasa bir mavi balinaydı.
Fiziksel çarpışma anlamında bump into
Bu cümlede bumping into, balinanın tekneye fiziksel olarak çarptığı anlamına gelir. Kalıp bump into + çarpılan kişi ya da şey şeklindedir; into hareketin yöneldiği hedefi gösterir. Bump into, insanlarla ilgili sosyal bir bağlamda “birine tesadüfen rastlamak” anlamına da gelebilir. Burada balina ve tekne, fiziksel çarpışma anlamını açıkça gösterir.
Alıştırma
Hangi cümlede bump into, örnekteki gibi fiziksel bir çarpışma anlamında kullanılmıştır?
- I bumped into my old teacher at the station.
- The shopping cart bumped into the shelf.
- I hope to bump into Maya at the concert.
Cevabı göster
The shopping cart bumped into the shelf.