Öneklerle kelime dağarcığınızı katlayın - Mini Bir İngilizce Dersi: İngilizce çalışma notları

British Council | English

Öğrenme zorluğu
242 kelime 147 kel/dk

Video açıklaması: Bu kısa ders, sözcüklerin başına eklenen ön eklerin anlamı nasıl değiştirdiğini ve daha fazla kelimeyi anlamaya nasıl yardımcı olduğunu; olumsuzluk, karşıtlık, ölçü, derece ve sayılarla ilgili örnekler üzerinden açıklar. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. One great way to increase your vocabulary, — Kalıplaşmış ifadeler ve eşdizimler: Bu doğal giriş kalıbını bir derste, öğretici içerikte, sunumda veya açıklayıcı metinde belirli bir yöntem ya da öneriyi tanıtmak için kullanmayı öğrenin; böylece anlatıma aniden doğrudan bir emirle başlamak zorunda kalmazsınız. 2. Im, begins with an m or a p, impossible, immeasurable. — Sözcük anlamı ve kullanım düzeyi: im- öğesini m veya p ile başlayan belirli sözcüklerin önünde kullanılan olumsuzluk ön eki olarak tanıyın. Bu yazım örüntüsünden yararlanarak neden un- ile kurulması beklenebilecek biçimler yerine impossible ve immeasurable kullanıldığını anlayın. 3. Bi, bilingual, trilingual. — Sözcük anlamı ve kullanım düzeyi: bi- ön ekinin iki, tri- ön ekinin ise üç anlamı taşıdığını belirleyin ve bu sayı ön ekleriyle dil becerisine ilişkin sözcükleri yorumlayın; böylece iki dil konuşmakla üç dil konuşmayı belirten sözcükleri ayırt edin.

Bu derste

This dress is really uncomfortable. Kalıp ifadeler

0:00

Bu elbise gerçekten rahatsız edici.

Kalıp ifadeler

really uncomfortable: really ile sıfatın derecesini güçlendirmek

Burada really, uncomfortable sıfatından önce gelir ve anlamını güçlendirir: elbise çok rahatsızdır. Bu cümlede “gerçek bir şekilde” anlamına gelmez. really + sıfat kalıbı, bir betimlemeyi veya görüşü güçlendirmek istediğinizde günlük konuşmada sık kullanılır.

Alıştırma

İngilizce “The chair is really uncomfortable.” cümlesinde really ne yapar?

  1. Sandalyenin sahte olmadığını söyler.
  2. uncomfortable sözcüğünü isme dönüştürür.
  3. uncomfortable sözcüğünün derecesini güçlendirir.
Cevabı göster

uncomfortable sözcüğünün derecesini güçlendirir.

One great way to increase your vocabulary, Kalıp ifadeler

0:07

Kelime dağarcığınızı geliştirmenin harika bir yolu,

particularly if you're talking about negatives or opposites, Anlatım akışı

0:10

özellikle olumsuzluklardan veya zıtlıklardan bahsediyorsanız,

Anlatım akışı

particularly if: özellikle ilgili bir koşulu vurgulamak

Particularly if, özellikle dikkat edilmesi gereken bir koşulu belirtir. Bu cümlede daha geniş bir öneriyi, olumsuzluklardan veya zıt anlamlardan söz etme durumuna daraltır. Ana fikir başka durumlarda da geçerli olabilir; bu ifade, if yan cümlesindeki koşul gerçekleştiğinde fikrin özellikle önemli olduğunu söyler. Böylece bilgiyi genel bir noktadan daha önemli bir özel duruma doğru düzenler.

Alıştırma

Cümleyi hedef ifade particularly if ile tamamlayın: The checklist is helpful, ____ you're packing for a long trip.

Cevabı göster

particularly if

is to use a prefix. Kelime

0:14

bir ön ek kullanmaktır.

Kalıp ifadeler

One great way to increase your vocabulary: bir yöntem sunmak

One great way to increase your vocabulary, bir hedefe ulaşmak için yararlı bir yöntem sunar. Kalıp one great way to + fiilin yalın hâli biçimindedir. Burada to increase hedefi belirtir. One, bunun birkaç iyi yöntemden biri olduğunu, tek yöntem olmadığını gösterir. Tam cümle, yöntemi belirtmek için çoğu zaman is to + fiilin yalın hâli ile devam eder: One great way to do X is to do Y.

Alıştırma

One great way to + fiilin yalın hâli kalıbıyla öneriyi tamamlayın: One great way ____ your spelling is to check your work.

Cevabı göster

to improve

Kelime

prefix: bir sözcük veya gövdeden önce gelen anlamlı birim

Prefix, bir sözcüğün veya gövdenin önüne eklenen, anlam taşıyan bir sözcük yapım birimidir. Anlamı değiştirebilir veya yeni bir sözcük oluşturmaya yardım edebilir; örneğin un-, happy ile birleşerek unhappy sözcüğünü oluşturur. Bir sözcüğün başındaki her harf grubu prefix değildir. Bu harflerin, belirli bir anlamı veya dilbilgisel görevi olan, tanınabilir bir sözcük parçası olarak işlev görmesi gerekir.

Alıştırma

Bir sözcük veya gövdenin önüne eklenen birim için kullanılan özel terimle tamamlayın: In unhappy, un- is a ____.

Cevabı göster

prefix

This is when you take your stem Kelime

0:15

Bu, kelime kökünü alıp

Kelime

stem: sözcük oluşturmada kullanılan gövde

Burada stem, sözcük oluşturmayla ilgili bir terimdir. Bir ön ek ya da son ek eklenmeden önce başlangıç olarak kullanılan biçimi anlatır. uncomfortable sözcüğünde, un- eklenmeden önce comfortable stem olarak düşünülebilir. Başka bağlamlarda stem bir bitkinin ana gövdesi anlamına gelebilir; ancak burada harflerden ve ön eklerden söz edildiği için sözcük oluşturma anlamındadır.

Alıştırma

replay sözcüğünde re- ön ekse, hangi bölüm stem olur?

  1. re-
  2. play
  3. replay
Cevabı göster

play

and then you add a group of small letters to the beginning of the word. Kalıp ifadeler

0:17

kelimenin başına küçük bir harf grubu eklediğiniz durumdur.

Kalıp ifadeler

add ... to the beginning of the word: neyin nereye eklendiğini belirtmek

add A to B yapısında A eklenen şeyi, B ise onun eklendiği yeri ya da öğeyi belirtir. Burada a group of small letters A'dır, the beginning of the word ise B'dir. the beginning of the word, cümlenin başlangıcını değil, o sözcüğün ilk konumunu anlatır. Harfler sözcüğün geri kalanından önce gelir; ön ek de buraya gelir.

Alıştırma

Sözcük oluşturma yönergesini doğru edatla tamamla: Add un- ____ the beginning of happy to make unhappy.

Cevabı göster

to

Some of these you will already be familiar with, Kalıp ifadeler

0:22

Bunlardan bazılarına zaten aşina olacaksınız,

Kalıp ifadeler

be familiar with: bir şeyi önceden bilmek

Be familiar with + isim veya zamir, bir şeyi daha önce gördüğünüz, kullandığınız ya da öğrendiğiniz için bildiğiniz anlamına gelir. Buradaki these, sırada anlatılacak ön eklere gönderme yapar; konuşmacı bunlardan bazılarının dinleyici için yeni olmayacağını düşünür. Daha yaygın sözcük dizilişi You will already be familiar with some of these. şeklindedir. Cümlede some of these konu olarak başa alındığı için with sonda kalır. Buna rağmen with, kalıbın gerekli bir parçasıdır.

Alıştırma

Cümleyi gerekli edatla tamamlayın: Maya has used the app many times, so she is familiar ____ it.

Cevabı göster

with

like pre and post. Kelime

0:24

pre ve post gibi.

Kelime

pre- ve post-: önce ve sonra

Ön ek olarak pre- önce, post- ise sonra anlamına gelir. Bir temel sözcüğe eklenerek bir şeyi o sözcüğün belirttiği olay ya da aşamanın öncesine veya sonrasına yerleştirirler. Pre-match talk maçtan önce yapılan konuşma, post-match interview ise maçtan sonra yapılan röportajdır. Altyazıda pre ve post, ön ek adları olarak söyleniyor. Bunları pre- ve post- biçiminde kısa çizgiyle yazmak, normalde arkalarından başka bir sözcük ya da sözcük parçası geldiğini gösterir.

Alıştırma

Bir kurs bittikten sonra yapılan anketi hangi ifade anlatır?

  1. a post-course survey
  2. a pre-course survey
  3. a course survey
Cevabı göster

a post-course survey

Make sure you do your pre-lesson activities before the class Kelime

0:27

Dersten önce pre-lesson (ders öncesi) etkinliklerinizi yaptığınızdan

and your post-lesson activities after the class.

0:30

ve dersten sonra post-lesson (ders sonrası) etkinliklerinizi yaptığınızdan emin olun.

Kelime

pre-lesson activities ... post-lesson activities: dersten önce ve sonra

Burada pre-lesson ve post-lesson, activities sözcüğünün önünde birleşik niteleyici olarak kullanılır. Pre- “önce” anlamına gelir; bu nedenle pre-lesson activities dersten önce yapılan etkinliklerdir. Post- “sonra” anlamına gelir; post-lesson activities ise dersten sonra yapılır. Kısa çizgi her ön eki lesson sözcüğüne bağlar ve bütün yapı activities sözcüğünün zamanını belirtir. Bunlar iki farklı ders türünün adı değildir.

Alıştırma

Kısa çizgili pre-lesson ve post-lesson ders etiketleriyle boşlukları doldurun: Before class, complete the ____ worksheet; after class, finish the ____ reflection.

Cevabı göster

pre-lesson · post-lesson

Another common one that you may have heard in your English practice is -ir, Ton ve niyet

0:33

İngilizce pratiğinizde duymuş olabileceğiniz bir başka yaygın ön ek ise ir'dir,

Ton ve niyet

you may have heard: geçmiş deneyim hakkında nazik bir tahmin

You may have heard, bir şeyi daha önce duymuş veya onunla karşılaşmış olmanızın mümkün olduğunu belirtir. May belirsizlik gösterir; have heard ise şu andan önce yaşanmış olabilecek bir deneyime bakar. Konuşan kişi, dinleyenin bunu kesinlikle bildiğini iddia etmez. Bu, yeni bilgiyi dinleyene zaten tanıdık gelebilecek bir şeyle nazikçe ilişkilendirmenin bir yoludur.

Alıştırma

Dinleyenin bir terimi bilip bilmediğinden emin değilsiniz. Hangi cümle en nazik ve en az kesin varsayımı ifade eder?

  1. You may have heard this term before.
  2. You have heard this term before.
  3. You must have heard this term before.
Cevabı göster

You may have heard this term before.

like regular and irregular verbs, Kelime

0:37

regular (düzenli) ve irregular (düzensiz) fiiller gibi,

verbs that are not regular.

0:40

yani düzenli olmayan fiiller.

Kelime

regular and irregular verbs: olumsuzluk ön eki ir-

Düzenli fiiller, geçmiş zaman gibi biçimleri genellikle -ed ekleyerek yaygın bir kalıba göre oluşturur. Düzensiz fiiller bu kalıba tam olarak uymaz. Bu cümlede verbs that are not regular ifadesi yalnızca irregular verbs ifadesini açıklamaktadır. irregular kelimesindeki ir-, “değil” anlamı veren olumsuz bir ön ektir. in- ön eki r harfinden önce bu biçimi alır; böylece regular, irregular olur ve yazımda rr görülür.

Alıştırma

İngilizce cümleyi regular veya irregular ile tamamlayın: The past tense of go is went, so go is an ____ verb.

Cevabı göster

irregular

We all know them,

0:42

Hepimiz onları biliyoruz,

we all don't like them. Ton ve niyet

0:43

hepimiz onları sevmiyoruz.

Ton ve niyet

we all don't like them: grup şakası ve belirsiz olumsuzluk kapsamı

them zamiri daha önce sözü edilen düzensiz fiilleri gösterir. Buradaki we all don't like them, sınıfta yapılan hafif bir şakadır: Konuşan kişi düzensiz fiilleri sevmemeyi bütün grubun paylaştığı bir deneyim gibi sunar. all don't sıralaması, not olumsuzluğunun kapsamını belirsiz hâle getirebilir. Burada amaçlanan anlam “hiçbirimiz onları sevmiyoruz”dur; ancak kesinlik gerektiğinde “hiç kimse sevmiyor” ile “herkes sevmiyor” anlamlarını açıkça ayıran ifadeler kullanın.

Alıştırma

Bu ifadeyi değerlendirin: Bir okul anketinde planı hiç kimsenin desteklemediğini söylemenin en açık yolu We all don't support the plan cümlesidir.

  1. Yanlış
  2. Doğru
Cevabı göster

Yanlış

Another one would be un, Kalıp ifadeler

0:44

Bir diğeri un olurdu,

Kalıp ifadeler

Another one would be ... ile başka bir örnek eklemek

Another one would be ... daha önce açıkça belli olan bir kategoriye veya listeye bir öğe daha ekler. Burada one başka bir ön ekin yerini tutar ve verilen örnek un olur. Bu sıralama yapısında would be hayalî bir sonucu anlatmaz. Sonraki örneği sertçe bildirmek yerine daha yumuşak bir biçimde sunar. Yeniden kullanılabilecek kalıp Another one would be + isim veya isim öbeği şeklindedir.

Alıştırma

Aktif kalma yollarını sıralıyorsunuz. Hangi cümle doğal biçimde başka bir etkinlik ekler?

  1. Another would one be riding a bike.
  2. Another one would riding a bike.
  3. Another one would be riding a bike.
Cevabı göster

Another one would be riding a bike.

comfortable, Kelime

0:46

comfortable (rahat),

uncomfortable.

0:48

uncomfortable (rahatsız).

Kelime

comfortable ... uncomfortable: un- ön ekini eklemek

Uncomfortable, comfortable sözcüğüne un- ön eki eklenerek oluşturulur. Burada un-, sıfata olumsuz veya karşıt bir anlam katar: comfortable bir şeyin rahat hissettirdiğini ya da fiziksel rahatsızlık vermediğini, uncomfortable ise rahat olmadığını belirtir. Bu kalıp unhappy veya unknown gibi sözcükleri tanımanıza yardımcı olabilir; ancak un- her sıfata serbestçe eklenemez. Ortaya çıkan her sözcüğü İngilizcede yerleşmiş bir sözcük olarak ayrı ayrı öğrenin.

Alıştırma

Cümleyi tamamlamak için comfortable sözcüğüne un- ön ekini ekleyin: This hard chair is ____.

Cevabı göster

uncomfortable

This dress is really uncomfortable.

0:49

Bu elbise gerçekten rahatsız edici.

Some last common prefixes that you might not have heard of, Kalıp ifadeler

0:51

Belki duymadığınız bazı son yaygın ön ekler,

but are useful,

0:55

ama faydalı olanlar,

Kalıp ifadeler

might not have heard of: var olduğunu bilmiyor olma ihtimali

Bu cümlede might not have heard of, “bu ön eklerin var olduğunu bilmiyor ya da adlarını tanımıyor olabilirsiniz” anlamına gelir. Hear of, bir şeyin varlığından haberdar olmakla ilgilidir; bir sesi fiziksel olarak duymak anlamına gelmez. might not have + geçmiş zaman ortacı yapısı, önceki bir deneyim hakkında temkinli bir tahmin ifade eder. Burada heard, hear fiilinin geçmiş zaman ortacıdır; might ise konuşmacının dinleyicinin bu ön ekleri bilmediğini doğrudan varsaymasını önler.

Alıştırma

Cümleyi, derste geçen ve “var olduğunu bilmek” anlamına gelen ifadeyle tamamlayın: You might not have ____ this small island.

Cevabı göster

heard of

are mis,

0:57

mis,

so to misplace something or misspell something, Kelime

0:58

yani bir şeyi misplace (yanlış yere koymak) veya misspell (yanlış yazmak),

to do it incorrectly.

1:03

bir şeyi yanlış yapmak gibi.

Kelime

misplace something ... misspell something: mis- yanlış yapma anlamı verir

mis- ön eki genellikle bir eylemi yanlış yapma anlamı katar. Misplace something, bir şeyi yanlış yere koymak ve çoğu zaman bu yüzden onu bulamamak; misspell something ise bir sözcüğü veya adı yanlış harflerle yazmak demektir. Something, nesnenin yerini gösterir ve iki fiilin de bir parçası değildir. Onun yerine gerçek nesneyi koyun: misplace my keys veya misspell a name. Misspell sözcüğünde mis-, spell fiiline eklenen bir ön ektir; ayrı bir miss fiili değildir.

Alıştırma

Dersteki iki mis- fiilini kullanın. If you put your keys somewhere and cannot find them, you ____ them; if you write a word with the wrong letters, you ____ it.

Cevabı göster

misplace · misspell

Dis, to disengage. Kelime

1:04

Dis, disengage (kopmak/ayrılmak) için.

Kelime

disengage içindeki dis-: katılımdan çekilme

dis- öneki ayrılma, tersine dönme veya olumsuz bir fikir bildirebilir. disengage sözcüğünde “temastan ya da katılımdan çıkmak” anlamının oluşmasına yardım eder: Bir kişi katılmayı bırakabilir, bağlı parçalar da birbirinden ayrılabilir. dis- önekinin tam etkisi sözcükten sözcüğe değişir. dis- için tek ve sabit bir anlam düşünmek yerine sözcüğün tamamını öğrenin; örneğin disagree, disconnect ve dislike bu öneki tamamen aynı şekilde kullanmaz.

Alıştırma

Cümleyi hedef ifadeyle tamamlayın: When the debate became personal, Lena chose to ____ the discussion and take a break.

Cevabı göster

disengage from

Don't disengage with my mini English lesson.

1:07

Mini İngilizce dersimden kopmayın.

Pay attention, Ton ve niyet

1:10

Dikkat edin,

Ton ve niyet

Pay attention: odaklanmaya yönelik doğrudan bir çağrı

Pay attention bir emir cümlesidir: Birine doğrudan odaklanmasını söyler. Buradaki pay sözcüğü para ödemekle ilgili değildir. Pay attention kalıplaşmış bir ifadedir ve bu yapıda attention artikel almaz. Birinin neye dikkat etmesi gerektiğini belirtmek için pay attention to + isim, zamir veya -ing biçimi kullanılır: Pay attention to the instructions.

Alıştırma

Uyarıyı hedef ifadeyle tamamlayın: During the experiment, please ____ to the colour change.

Cevabı göster

pay attention

it will be over soon, Kalıp ifadeler

1:11

yakında bitecek,

Kalıp ifadeler

will be over soon: yakın gelecekte sona erme

will be over soon ifadesindeki be over, “sona ermiş olmak” veya “bitmiş olmak” anlamına gelir. Burada over, bir olay bittikten sonraki durumu anlatır; “üstünde” anlamına gelmez. Will bu bitmiş durumu geleceğe taşır, soon ise bu zamanın yakın olduğunu belirtir. İfadenin tamamı, devam eden bir olayın veya zor bir deneyimin çok daha uzun sürmeyeceğini söyleyerek birini rahatlatmak için sıkça kullanılır.

Alıştırma

Sınavın bitmek üzere olduğunu söyleyerek birini rahatlatmak için cümleyi hedef ifadeyle tamamlayın: Keep going—the test ____.

Cevabı göster

will be over soon

and it's really useful.

1:12

ve gerçekten çok faydalı.

Im, we add this to a word Kelime

1:14

Im, bunu bir kelimeye ekleriz

that begins with an m or a p,

1:15

m veya p ile başlayan,

like impossible, immeasurable.

1:19

impossible (imkansız), immeasurable (ölçülemez) gibi.

Kelime

m veya p önünde im-: impossible ve immeasurable

Buradaki im-, olumsuzluk bildiren bir ön ektir; I'm kısaltması değildir. Bir temel sözcüğün başına eklenir ve onunla tek bir sözcük oluşturur. im- yazımı, olumsuzluk ön eki in- biçimlerinden biridir. Temeli m veya p ile başlayan yerleşik sözcüklerde possible → impossible ve measurable → immeasurable gibi biçimlerde görülür. Impossible “mümkün olmayan”; immeasurable ise “ölçülemeyen” veya “ölçülemeyecek kadar büyük” anlamına gelir.

Alıştırma

Possible sözcüğünün standart olumsuz biçimi hangisidir?

  1. inpossible
  2. unpossible
  3. impossible
Cevabı göster

impossible

And we are changing our words from a positive meaning Dilbilgisi

1:22

Ve kelimelerimizi olumlu bir anlamdan

to a negative meaning.

1:25

olumsuz bir anlama değiştiriyoruz.

Dilbilgisi

from a positive meaning to a negative meaning: from A to B yapısı

From A to B, bir değişimin başlangıç ve bitiş noktasını gösterir. Burada positive meaning başlangıçtaki anlam türüdür, negative meaning ise değişimin sonucudur. Bu cümlede positive ve negative, kelimenin anlamının hangi yönde değiştiğini anlatır: ilk ya da olumsuz olmayan anlam, olumsuz bir anlama dönüşür. Yalnızca mutlu ve üzgün duyguları anlatmazlar. Aynı yapı durum, miktar, yer veya görüş değişikliklerini de gösterebilir.

Alıştırma

Cümleyi from ... to ... yapısıyla tamamlayın: The screen changed ____ blue ____ black.

Cevabı göster

from · to

These are prefixes,

1:26

Bunlar ön eklerdir,

and there are so many more. Anlatım akışı

1:28

ve bunlardan çok daha fazlası var.

Anlatım akışı

there are so many more: tamamlanmamış bir listeyi genişletmek

Kısa bir listeden sonra there are so many more ifadesi, dinleyene adı geçen öğelerin yalnızca örnek olduğunu ve listenin devam edebileceğini anlatır. Mesajı bilinen örneklerden daha büyük bir gruba taşır. Burada more, more prefixes yerine kullanılır; bu nedenle prefixes sözcüğünü tekrarlamak gerekmez. Çoğul fiil are ve miktar sözcüğü many, anlamdan çıkarılan sayılabilir çoğul isimle uyumunu korur.

Alıştırma

Konuşmacı üç oyunun adını vermiş ve listelenmemiş daha pek çok oyun olduğunu söylemek istiyor. Hangi cümle düşünceyi en iyi şekilde sürdürür?

  1. Those are all the games.
  2. There is only one more game.
  3. There are so many more.
Cevabı göster

There are so many more.

Over, under, Kelime

1:30

Over, under,

like overachiever, underachiever.

1:30

overachiever (üstün başarılı), underachiever (beklenenden az başarılı) gibi.

Kelime

overachiever ve underachiever sözcüklerindeki over- ve under-

Burada over- ve under-, sözcük oluşturan ön eklerdir; fiziksel olarak “üstte” ve “altta” konumlarını anlatmazlar. Over- olağan veya beklenen düzeyin ötesini, under- ise bu düzeyin altını gösterir. Overachiever, beklenenden daha yüksek performans gösteren veya daha fazlasını başaran kişidir. Underachiever ise daha iyisini yapabilecek yeteneğe sahip olduğu hâlde beklentilerin altında performans gösteren kişidir. Aynı yön ilişkisi overwork ve underestimate gibi sözcüklerde de görülür.

Alıştırma

Bir öğrenci çok yetenekli, ancak yaptığı çalışmalar sürekli öğretmenlerinin beklentilerinin altında kalıyor. Bu düşünceyi en iyi hangi sözcük ifade eder?

  1. overachiever
  2. achiever
  3. underachiever
Cevabı göster

underachiever

Kilo, if we want to talk about kilogram, kilometer. Kelime

1:33

Kilo, kilogram veya kilometer (kilometre) hakkında konuşmak istersek.

Kelime

kilogram ve kilometer sözcüklerindeki kilo-

Kilo-, bin anlamına gelen bir metrik sistem ön ekidir. Birim adına doğrudan eklenir: bir kilogram 1,000 grams, bir kilometer ise 1,000 meters değerindedir. Neyin ölçüldüğünü anlamak için kilo- sonrasındaki temel birime bakın: gram bir kütle birimi, meter ise bir uzunluk birimidir. Burada kilo bir ön ek olarak öğretiliyor, ancak günlük konuşmada tek başına da kullanılabilir.

Alıştırma

Hangi birim 1,000 meters değerindedir?

  1. one kilogram
  2. one kilometer
  3. one gram
Cevabı göster

one kilometer

Bi, I am bilingual, Kelime

1:37

Bi, ben bilingual (iki dilli) biriyim,

you could be trilingual.

1:39

siz trilingual (üç dilli) olabilirsiniz.

Kelime

bilingual ve trilingual sözcüklerinde bi- ve tri-

Örnekte Bi, “iki” anlamındaki bi- ön ekini adlandırır. -lingual bölümü dille ilgilidir; bu yüzden bilingual iki dili kullanabilen demektir. tri- ön eki “üç” anlamına gelir; dolayısıyla trilingual üç dili kullanabilen demektir. Bu ön ekler başka sözcüklerdeki sayıyı da anlamana yardımcı olabilir.

Alıştırma

Maya düzenli olarak İngilizce, İspanyolca ve Galce kullanıyor. Onu en doğru anlatan cümle hangisidir?

  1. Maya is bilingual.
  2. Maya speaks one language.
  3. Maya is trilingual.
Cevabı göster

Maya is trilingual.

There are so many prefixes

1:40

O kadar çok ön ek var ki

that can help you to increase your vocabulary.

1:43

kelime dağarcığınızı geliştirmenize yardımcı olabilecek.

Try them out. Öbek fiiller

1:46

Onları deneyin.

Öbek fiiller

Try them out: anlamı ve zamirin yeri

Try them out, o şeylerin nasıl çalıştığını veya yararlı olup olmadığını görmek için onları gerçekten kullanmak ya da denemek anlamına gelir. Buradaki emir cümlesi, dinleyeni daha önce söz edilen fikirleri veya yöntemleri denemeye teşvik eder. try out ifadesinde out, “bir şeyi gerçekten kullanarak denemek” anlamındaki öbek fiili oluşturmaya yardımcı olur.

Alıştırma

try out ve them zamirini kullanarak emir cümlesini tam üç İngilizce sözcükle tamamla: These headphones look comfortable. ____ before you buy them.

Cevabı göster

Try them out

I'm out. Ton ve niyet

1:46

Ben kaçtım.

Ton ve niyet

I'm out. — Ayrılmanın veya sözü bitirmenin samimi bir yolu

Burada I'm out., konuşanın ayrıldığını ya da kendi sözünü bitirdiğini anlatan kısa ve samimi bir ifadedir. “Ben gidiyorum” veya “Benim söyleyeceklerim bu kadar” anlamına yakındır; dışarıda bulunduğunu söylemez. Kesin anlam bağlama göre değişir: Bir plana katılmamak veya bir etkinlikten çekilmek anlamına da gelebilir. Bu kesitte konuşmayı kapatır; önceki cümledeki out sözcüğünün tekrarı da sona kısa ve şakacı bir hava katar.

Alıştırma

Bir arkadaşın gündelik bir sohbeti bitirip ayrılmaya hazırlanıyor. Hangi cümle doğal biçimde “Şimdi gidiyorum” anlamına gelir?

  1. I'm in. See you tomorrow.
  2. I'm outside. See you tomorrow.
  3. I'm out. See you tomorrow.
Cevabı göster

I'm out. See you tomorrow.