Baykuş 🐷🦉 Peppa Pig | Resmi Kanal | Aile ve Çocuk Çizgi Filmi: İngilizce çalışma notları

Peppa Pig - Official Channel

Öğrenme zorluğu
457 kelime 129 kel/dk

Video özeti: Peppa ile George büyükanne ve büyükbabalarının evinde geceyi geçirir ve çekingen bir baykuşu gözlemlemek isteyen Büyükbaba Pig’in bahçede saklanmasına yardım eder. Baykuş seslerini taklit etmeleri komik bir yanlış anlamaya yol açar; ardından herkes sessizce bekler, gerçek bir baykuş görür ve başarılı gözlemi kitabına kaydeder. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. are spending the night at — Kalıplaşmış söz öbekleri ve eşdizimler: Bir yerde kalıp uyuyarak geceyi geçirmek için kullanılan doğal söz öbeğini öğrenin. spend sözcüğünü kelimesi kelimesine yorumlamadan akraba ziyaretleri, konaklama ve seyahat planları hakkında konuşurken kullanabilirsiniz. 2. what may I ask are you two doing here? — Konuşma edimbilimi ve tutum: may I ask ifadesinin soruya eklenerek merakı nasıl daha nazik gösterdiğini fark edin. Bu kalıpla birinin ne yaptığını, neden böyle davrandığını veya orada bulunma sebebini incelikle sorabilirsiniz. 3. it's worth a go. — Deyimler ve mecazlı ifadeler: a go ifadesinin burada “bir deneme” anlamına geldiğini anlayın. Sonucundan tam emin olmasanız bile bir öneriyi kabul edip fikrin denenmeye değer olduğunu belirtmek için ifadenin tamamını kullanabilirsiniz.

Bu derste

I'm Peppa Pig.

0:03

Ben Peppa Pig.

This is my little brother George.

0:05

Bu benim küçük kardeşim George.

This is Mummy Pig

0:08

Bu Anne Domuz

and this is Daddy Pig.

0:10

ve bu da Baba Domuz.

Peppa Pig

0:14

Peppa Pig

The owl

0:17

Baykuş

Peppa and George are spending the night at Granny and Grandpa Pig's house. Kalıp ifadeler

0:19

Peppa ve George geceyi Büyükbaba ve Büyükanne Domuz'un evinde geçiriyorlar.

Kalıp ifadeler

are spending the night at: bir yerde gecelemek

Spend the night at + yer, geceyi o yerde geçirmek ve genellikle orada uyumak anlamına gelir. Burada spend, para harcamak değil, belirli bir süreyi geçirmek demektir. Are spending the night at ifadesindeki are spending şimdiki zaman yapısıdır. At, geceyi geçireceğiniz yeri belirtir; at a hotel, at a friend's house veya at home gibi.

Alıştırma

Planı spend the night at hedef ifadesiyle tamamlayın: We plan to ____ the campsite on Friday.

Cevabı göster

spend the night at

Granny Pig!

0:23

Büyükanne Domuz!

Hello, my little ones.

0:26

Merhaba, küçüklerim.

Where is Grandpa Pig?

0:28

Büyükbaba Domuz nerede?

Oh, he's messing about at the bottom of the garden. Notlar

0:30

Ah, bahçenin dibinde bir şeylerle oyalanıyor.

Öbek fiiller

he's messing about: gelişigüzel oyalanmak veya bir şeylerle uğraşmak

Mess about, özellikle Britanya İngilizcesinde kullanılan gayriresmî bir öbek fiildir. Burada açık veya ciddi bir amaç olmadan oyalanmak ya da gelişigüzel bir şeyler yapmak anlamına gelir. Ton hafiftir; bahçeyi dağıttığı anlamına gelmez. He's, he is ifadesinin kısaltmasıdır. Bu nedenle he's messing about şimdiki zaman yapısındadır ve o sırada ne yaptığını anlatır.

Alıştırma

Cümleyi okuyun: He's messing about at the bottom of the garden. Büyük olasılıkla ne yapıyor?

  1. Bahçe işi için para ödüyor.
  2. Gelişigüzel oyalanıyor veya bir şeylerle uğraşıyor.
  3. Tüm bahçeyi bilerek dağıtıyor.
Cevabı göster

Gelişigüzel oyalanıyor veya bir şeylerle uğraşıyor.

Kelime

at the bottom of the garden: bahçenin en uzak ucu

Bu cümlede at the bottom of the garden, “bahçenin en uzak ucunda” anlamına gelir; bu genellikle evden en uzak olan uçtur. Buradaki bottom, yatay bir alanın sonunu anlatır, bahçenin altında bulunan bir yeri değil. Britanya İngilizcesinde garden çoğunlukla bir evin çevresindeki veya arkasındaki açık alanı ifade eder. Bu yüzden ifade, birinin bu alanın en uzak ucunda olduğunu belirtir.

Alıştırma

“The children are playing at the bottom of the garden” cümlesinde çocuklar nerededir?

  1. Bahçenin ortasına yakınlar.
  2. Bahçenin en uzak ucundalar.
  3. Bahçenin altındalar.
Cevabı göster

Bahçenin en uzak ucundalar.

Here is Grandpa Pig.

0:33

İşte Büyükbaba Domuz.

Grandpa Pig!

0:35

Büyükbaba Domuz!

Hello, Peppa and George.

0:37

Merhaba, Peppa ve George.

What are you doing?

0:39

Ne yapıyorsun?

I'm building somewhere for me to hide. Dilbilgisi

0:41

Saklanmam için bir yer inşa ediyorum.

Dilbilgisi

somewhere for me to hide: yer + for + kişi + to-mastar

Somewhere for me to hide, “saklanabileceğim bir yer” anlamına gelir. Kalıp, yer ifadesi + for + kişi + to-mastar şeklindedir. Burada for me, hide eylemini yapacak kişinin ben olduğumu belirtir; to hide yapısının anlamca öznesidir. Bu kalıpla bir yeri veya nesneyi onu kullanacak kişiye ve amaçlanan eyleme göre tanımlayabilirsiniz. Örneğin a chair for Grandma to sit on denebilir.

Alıştırma

Hiding yerini yavru köpeğin kullanacağını anlatmak için yer ifadesi + for + kişi + to-mastar kalıbını doğru kullanan cümle hangisidir?

  1. We need somewhere for hide the puppy.
  2. We need somewhere for the puppy to hide.
  3. We need somewhere the puppy for hiding.
Cevabı göster

We need somewhere for the puppy to hide.

Why?

0:44

Neden?

Well, you see, I really want to spot an owl and tick it off in my book. Notlar

0:45

Şey, görüyorsunuz ya, bir baykuş görüp kitabımda işaretlemeyi gerçekten çok istiyorum.

Ton ve niyet

Well, you see, ile açıklamaya yumuşak bir giriş yapmak

Well, you see, bir neden veya arka plan bilgisi verilmeden önce kullanılan konuşma diline ait bir giriş ifadesidir. Well konuşana söze başlamak için kısa bir an kazandırır; you see ise bir açıklamanın geleceğini belirtir. Buradaki you see, karşıdaki kişiden gerçekten bakmasını istemez. İfade bir bütün olarak cevabın daha yumuşak ve daha az ani duyulmasını sağlar.

Alıştırma

Şu cevabı okuyun: “Well, you see, the train has stopped running for the night.” Burada “Well, you see” ne işe yarıyor?

  1. Konuşanın treni daha önce gördüğü anlamına gelir.
  2. Açıklamayı yumuşak bir şekilde başlatır.
  3. Dinleyiciye trene bakmasını söyler.
Cevabı göster

Açıklamayı yumuşak bir şekilde başlatır.

Kelime

spot an owl: bir hedefi başarıyla fark etmek

Spot an owl ifadesinde spot, baykuşu fark etmek veya gözüyle seçmek anlamına gelen bir fiildir. Çoğu zaman hedefin arandığını, kolay görülmediğini ya da dikkatli bakılarak fark edildiğini düşündürür. İfade, hedefi görerek bulmanın başarıldığı ana odaklanır. Buradaki spot, “leke” veya “yer” anlamındaki isim değildir.

Alıştırma

“After scanning the field for ten minutes, Ava finally spotted a deer.” cümlesinde spotted bize ne anlatıyor?

  1. Geyiği uzun süre izledi.
  2. Geyiği bulmaya çalışmayı sürdürdü.
  3. Geyiği başarıyla fark etti.
Cevabı göster

Geyiği başarıyla fark etti.

Öbek fiiller

tick it off in my book: tamamlanan bir maddeyi işaretlemek

Bu cümlede tick it off in my book, baykuşun görüldüğünü göstermek için kitaptaki baykuş maddesinin yanına bir işaret koymak anlamına gelir. Kitap burada bir kayıt defteri veya kontrol listesi işlevi görür. Tick off ayrılabilen bir öbek fiildir. Nesne it zamiri olduğunda zamir, fiil ile off parçacığının arasına gelir: tick it off doğrudur; tick off it denmez.

Alıştırma

Cümleyi tick off ve it zamiriyle tamamlayın: The task is finished, so you can ____ on the checklist.

Cevabı göster

tick it off

Ah.

0:50

Ah.

I have spotted lots of different birds, but never an owl, Dilbilgisi

0:51

Pek çok farklı kuş gördüm ama hiç baykuş görmedim,

Dilbilgisi

have spotted ... but never an owl: deneyimleri karşılaştırmak

Have spotted, have + geçmiş zaman ortacı yapısındaki present perfect biçimidir. Bitmiş belirli bir zamanı söylemek yerine konuşanın şu ana kadarki deneyimini özetler. But never an owl, karşıtlığı kısaltılmış biçimde ifade eder. Zaten anlaşılmış olan sözler çıkarılmıştır: but I have never spotted an owl. Bu kalıp, konuşanın yaşadığı deneyimlerle şu ana kadar hiç yaşamadığı bir deneyimi karşılaştırır.

Alıştırma

Örnekteki but never an owl ifadesinin tam anlamını hangi seçenek verir?

  1. but I have never spotted an owl.
  2. but I never want to spot any bird.
  3. but an owl has never spotted me.
Cevabı göster

but I have never spotted an owl.

because owls only come out at night and they are very shy. Öbek fiiller

0:55

çünkü baykuşlar sadece gece dışarı çıkar ve çok utangaçtırlar.

Öbek fiiller

only come out at night: hava karardıktan sonra ortaya çıkmak

Bu cümlede come out, “saklandığı yerden çıkıp görünür veya aktif hâle gelmek” anlamına gelir. at night ile birlikte baykuşların ne zaman ortaya çıktığını anlatır. only bu zamanı sınırlar: konuşanın anlatımına göre bu, gündüz değil yalnızca gece olur. Burada come out ifadesini tek bir öbek fiil olarak anlamalısınız. Anlamı hayvanlarla ilgili bağlamdan gelir; “yayımlanmak” veya “bir şeyi herkese açıklamak” anlamında değildir.

Alıştırma

“Owls only come out at night” cümlesindeki vurgulanan ifade ne anlama gelir?

  1. Yalnızca geceleri ortaya çıkıp aktif hâle gelirler.
  2. Yalnızca geceleri uyurlar.
  3. Yalnızca geceleri yayımlanırlar.
Cevabı göster

Yalnızca geceleri ortaya çıkıp aktif hâle gelirler.

Ooh.

1:00

Ooh.

So, tonight, I will hide in here

1:02

Bu yüzden, bu gece burada saklanacağım

and when an owl comes, I will spot it. Dilbilgisi

1:06

ve bir baykuş geldiğinde onu göreceğim.

Dilbilgisi

when an owl comes, I will ...: geleceğe yönelik zaman cümlecikleri

when an owl comes, I will spot it, önce baykuşun geleceğini ve ardından konuşanın planladığı şekilde onu fark edeceğini anlatır. when sonrasında gelecekteki bir olaydan söz ederken İngilizce zaman cümleciğinde genellikle simple present kullanır: when an owl comes. Ana cümlede will kullanılabilir: I will spot it. Başka durumlara aktarılabilecek kalıp when + simple present, ... will + fiilin yalın hâlidir.

Alıştırma

when cümleciğinde arrive fiilinin doğru biçimini, ana cümlede ise will + call kullanın: When Mia ____, I ____ you.

Cevabı göster

arrives · will call

Clever Grandpa.

1:09

Zeki Büyükbaba.

First, I have to use twigs and leaves to completely cover my hiding place. Notlar

1:11

Önce, saklanma yerimi tamamen kapatmak için dal ve yaprak kullanmalıyım.

Anlatım akışı

Adım sırası belirteci olarak First

Cümlenin başındaki First, bu eylemi bir dizinin ilk adımı olarak işaretler. Dinleyenin sırayı takip etmesini ve genellikle then, next ya da finally ile başlayan sonraki adımları beklemesini sağlayacak şekilde yönergeleri düzenler. Burada First, “ilk adım olarak” anlamına gelir; “ilk kez” anlamına gelmez.

Alıştırma

Hangi cümle iki adımlı bir yönergeyi düzenlemek için First kullanıyor?

  1. For the first time, switch off the power. Next, remove the cover.
  2. First, switch off the power. Next, remove the cover.
  3. At first, switch off the power. Next, remove the cover.
Cevabı göster

First, switch off the power. Next, remove the cover.

Dilbilgisi

use twigs and leaves to completely cover: use + nesne + to + fiil yapısı

use + nesne + to + fiilin yalın hâli yapısında nesne, kullanılan aracı veya malzemeyi; to mastarı ise kullanım amacını belirtir. Burada twigs and leaves malzemelerdir ve to cover bu malzemelerin ne yapmak için kullanıldığını açıklar. Completely, cover fiilini niteler; bu nedenle saklanma yeri yalnızca kısmen değil, bütünüyle örtülmelidir.

Alıştırma

Cümleyi seal fiilinden oluşturulan amaç mastarıyla tamamlayın: We used strong tape ____ the box.

Cevabı göster

to seal

We can help.

1:17

Biz yardım edebiliriz.

Peppa collects twigs.

1:19

Peppa dalları toplar.

George collects leaves.

1:21

George yaprakları toplar.

Well done, Peppa and George. Ton ve niyet

1:28

Aferin, Peppa ve George.

Ton ve niyet

Well done: iyi bir sonucu övmek

Well done, bir şeyi başarıyla yapan kişiyi övmek için kullanılan kalıplaşmış bir ifadedir. Aferin! anlamına gelir. Buradaki done, bir şeyin tamamlandığını bildiren edilgen bir fiil değildir; ifade bir bütün olarak anlaşılmalıdır. Tek başına kullanılabilir veya Well done, Peppa and George. örneğindeki gibi arkasından isim getirilerek kimin övüldüğü gösterilebilir.

Alıştırma

Hangi cümle bir yapbozu tamamlayan çocuğu doğal biçimde över?

  1. Very done! You finished the puzzle.
  2. Well made! You finished the puzzle.
  3. Well done! You finished the puzzle.
Cevabı göster

Well done! You finished the puzzle.

Look, I am completely invisible. Kalıp ifadeler

1:33

Bakın, tamamen görünmez oldum.

Kalıp ifadeler

completely invisible: hiç görünmeyen

Completely, burada invisible durumunun tam olduğunu gösteren bir derece zarfıdır. Completely invisible, kişinin hiç görülemediği anlamına gelir; birinin zor görüldüğünü söylemekten daha güçlüdür. Bu cümlede invisible, kişinin orada olduğu hâlde görmezden gelinmesini değil, gözle görülememesini anlatır. Invisible gibi tam bir durumu anlatan sıfatlarla completely, çoğu zaman very sözcüğünden daha doğal ve kesindir.

Alıştırma

İngilizce bağlama göre en uygun ifadeyi seçin: The ink could not be seen at all on the dark paper. The ink was ___. cümlesini tamamlayın.

  1. barely visible
  2. almost invisible
  3. completely invisible
Cevabı göster

completely invisible

Here are Mr. Stallion and Mrs. Corgi dressed as bushes. Notlar

1:40

İşte çalı gibi giyinmiş Bay Aygır ve Bayan Corgi.

Dilbilgisi

Here are ...: Birden fazla kişi veya nesneyi sunma

Here are + çoğul ad öbeği, kişi veya nesneleri sunmak için kullanılan bir yapıdır. Ortaya çıkan, gösterilen ya da birine uzatılan kişi veya nesnelere dinleyicinin dikkatini çeker. Bu cümlede here yalnızca yer bildirmez; Mr. Stallion ve Mrs. Corgi'yi tanıtır. Sunulan ad öbeği iki kişiyi belirttiği için are kullanılır. Tek bir kişi veya nesne için Here is + tekil ad öbeği kullanılır.

Alıştırma

Here + be sunma yapısını tamamlayın: ____ the two photos you wanted.

Cevabı göster

Here are

Kalıp ifadeler

dressed as bushes: Kostüm giyerek veya kılık değiştirerek bir şeyi temsil etmek

Be dressed as + rol, kişi, hayvan veya nesne, birini o rolü ya da nesneyi temsil edecek şekilde giydirmek veya kılık değiştirtmek anlamına gelir. Burada dressed as bushes, iki karakterin çalı gibi görünecek şekilde giyindiğini anlatır; çalıların yanında durduklarını anlatmaz. İki addan sonra gelen dressed as bushes, kısaltılmış bir betimleme yan cümlesidir: Mr. Stallion and Mrs. Corgi, who are dressed as bushes.

Alıştırma

Bir kostümle temsil edilen rolü anlatmak için dersteki ifadeyi kullanın: For the parade, Mia was ____ a dragon.

Cevabı göster

dressed as

Hello.

1:46

Merhaba.

Have you seen Grandpa Pig anywhere? Dilbilgisi

1:47

Büyükbaba Domuz'u hiçbir yerde gördünüz mü?

Dilbilgisi

Have you seen ... anywhere? ile bir kişinin veya şeyin yerini sormak

Have you seen + kişi ya da şey + anywhere? birini ya da bir şeyi ararken sık kullanılan bir sorudur. Present perfect yapısı, geçmişteki bir görmenin şu anki aramaya yardımcı olabileceğini göstererek dinleyicinin hedefi geçmişten bugüne kadar görüp görmediğini sorar. Burada anywhere, “herhangi bir yerde” anlamına gelir; belirli bir konumu göstermez. Cevap evetse dinleyici daha sonra nerede gördüğünü söyleyebilir.

Alıştırma

Hâlâ defterini arıyorsun. Soruyu see fiilinin present perfect biçimiyle ve “herhangi bir yerde” anlamındaki sözcükle tamamla: ____ my notebook ____?

Cevabı göster

Have you seen · anywhere

Boo!

1:50

Bö!

Good hiding place, old chap. Kelime

1:52

İyi saklanma yeri, ihtiyar dostum.

Kelime

old chap: samimi ve eski moda bir Britanya hitabı

old chap, bir erkeğe hitap etmenin samimi ve Britanya İngilizcesine özgü bir yoludur; yaklaşık olarak “dostum” veya “eski dostum” gibidir. Bu ifadede old çoğu zaman yakınlık ve eski moda bir tarz belirtir; kişinin yaşlı olduğunu söylemek zorunda değildir. Burada yorumu sıcak ve şakacı hâle getirir. İfade ayrıca konuşana belirgin biçimde geleneksel bir Britanya üslubu kazandırır.

Alıştırma

Bir konuşmacı resmî bir iş toplantısında tanımadığı bir müşteriye old chap diye hitap ediyor. Hangi değerlendirme doğrudur?

  1. Kasıtlı olarak eski moda gelir ve genel bir iş ortamı hitabı olarak güvenli değildir.
  2. Yaşlı herhangi bir erkek için nötr ve modern bir unvandır.
Cevabı göster

Kasıtlı olarak eski moda gelir ve genel bir iş ortamı hitabı olarak güvenli değildir.

And what may I ask are you two doing here? Ton ve niyet

1:54

Peki sorabilirsem siz ikiniz burada ne yapıyorsunuz?

Ton ve niyet

What, may I ask, are ...?: ara ifade olarak may I ask

Temel soru What are you two doing here? şeklindedir. may I ask sözleri bu sorunun içine eklenerek soruya kibar ya da özellikle meraklı bir ton verir. Bunlar ayrı bir soru değildir. Araya giren sözler çıkarıldığında doğrudan sorunun dizilişi What are you ...? olarak kalır. Özenli yazıda bu ara ifade çoğunlukla virgüllerle gösterilir: What, may I ask, are you two doing here?

Alıştırma

Hangi cümle may I ask ifadesini doğrudan bir wh-sorusunun içinde doğru biçimde kullanır?

  1. May what I ask are you looking for?
  2. What may I ask you are looking for?
  3. What, may I ask, are you looking for?
Cevabı göster

What, may I ask, are you looking for?

We are out for a bit of bird spotting. Kalıp ifadeler

1:58

Biraz kuş gözlemciliği için dışarı çıktık.

Kalıp ifadeler

out for a bit of bird spotting: biraz kuş gözlemlemek için dışarıda olmak

Burada be out for + isim öbeği, bir etkinlik yapmak amacıyla kişinin her zamanki bulunduğu yerden uzakta olması anlamına gelir. for a bit of bird spotting dışarı çıkmanın amacını belirtir: kuşları arayıp gözlemlemek için bir süreliğine dışarı çıkmışlardır. a bit of etkinliği kesin bir miktar olarak vermek yerine kısa, küçük ve rahat gösterir. Cümle yalnızca açık havada olduklarını söylemez.

Alıştırma

Hangi cümle kişilerin yürüyüş yapmak amacıyla her zamanki yerlerinden uzakta olduklarını söyler?

  1. We're up for a walk.
  2. We're out for a walk.
  3. We're ready for a walk.
Cevabı göster

We're out for a walk.

We are hoping to spot an owl tonight. Dilbilgisi

2:00

Bu gece bir baykuş görmeyi umuyoruz.

Dilbilgisi

are hoping to spot an owl: daha yumuşak bir umut ifade etmek

Are hoping to spot an owl, şu anda bir baykuş görmeyi başaracaklarını umduklarını anlatır. Burada spot, özellikle bulunması zor bir şeyi bakarak fark etmek veya görmek anlamına gelen bir fiildir. Yapı be + hoping + to + fiilin yalın hâlidir: are hoping to spot. İstenen sonucun kesin olmadığını gösterir ve çoğu zaman want to ifadesinden daha yumuşak gelir.

Alıştırma

Cümleyi be hoping to yapısının doğru biçimi ve watch ile tamamlayın: We ____ the meteor shower tonight.

Cevabı göster

are hoping to watch

That's why we are pretending to be bushes. Anlatım akışı

2:03

Bu yüzden çalı taklidi yapıyoruz.

Anlatım akışı

That's why: nedenden sonuca geçmek

That's why, daha önce söylenen bir nedene ya da duruma gönderme yapar ve ardından gelen sonucu tanıtır. Buradaki that tek bir nesneyi değil, daha önce belirtilen baykuş görme isteğinin tamamını ifade eder. Yaygın bilgi sıralaması şöyledir: Neden. That's why + sonuç. Bu yapı neden-sonuç bağını açıkça gösterir ve dinleyiciyi bilinen nedenden onun sonucuna yönlendirir.

Alıştırma

Neden-sonuç bağını doğru biçimde tamamlayan ifadeyi seçin: The bus was cancelled. ___ we walked home.

  1. That's why
  2. That's because
  3. Even though
Cevabı göster

That's why

Grandpa is going to spot an owl too.

2:06

Büyükbaba da bir baykuş görecek.

Well, good luck, old chap.

2:10

Peki, iyi şanslar, ihtiyar dostum.

May the best bird spotter win. Deyimler

2:12

En iyi kuş gözlemcisi kazansın.

Deyimler

May the best bird spotter win: yarışma öncesi bir dilek

May the best bird spotter win, bir yarışma veya dostça meydan okuma öncesinde kullanılan kalıplaşmış bir ifadedir. En yetenekli yarışmacının kazanmasını diler ve adil rekabet düşüncesini yansıtır. Burada May bir dilek bildirir. Kalıp May + özne + fiilin yalın hâli şeklindedir; bu nedenle win yalın hâlde kalır. Bu cümlede May ay adı değildir ve izin istemez.

Alıştırma

Yarışma öncesinde kullanılan kalıplaşmış dileği tamamlayın: May the best team ____.

Cevabı göster

win

Toodle pip. Kelime

2:14

Hoşça kal.

Kelime

Toodle pip: eski moda bir Britanya vedalaşma ifadesi

Toodle pip, goodbye veya bye anlamına gelen kalıplaşmış bir Britanya İngilizcesi vedalaşma ifadesidir. toodle ve pip sözcüklerini ayrı ayrı yorumlamayın. Modern konuşmada kasıtlı olarak eski moda, neşeli ve komik duyulur. Bir karakter bunu tarafsız bir günlük vedalaşma yerine abartılı biçimde Britanyalı veya şakacı bir kişilik yaratmak için kullanabilir.

Alıştırma

Bu kullanımı değerlendirin: Bir kişi profesyonel ve tarafsız duyulduğunu düşündüğü için sıradan resmî bir iş e-postasını Toodle pip ile bitiriyor.

  1. Uygun değil
  2. Uygun
Cevabı göster

Uygun değil

Bye, Grandpa Pig.

2:15

Güle güle, Büyükbaba Domuz.

Let's try out our hiding place on Granny. Öbek fiiller

2:19

Saklanma yerimizi Büyükanne üzerinde deneyelim.

Öbek fiiller

try out ... on someone: bir şeyi bir kişi üzerinde denemek

Bu cümlede try out, bir şeyi kullanarak işe yarayıp yaramadığını sınamak demektir. Konuşanlar, Büyükanne onları ararken saklanma yerlerinin işe yarayıp yaramadığını görmek istiyor. On Granny, sonucun onun tepkisiyle anlaşılacağı kişiyi belirtir; fiziksel olarak onun üstünde olma anlamına gelmez. Try out ayrılabilen bir öbek fiildir. Nesne isim olduğunda try out the plan ve try the plan out biçimlerinin ikisi de kullanılabilir. Nesne zamir olduğunda zamir try ile out arasına gelir: try it out. On + kişi eklendiğinde fikir, yöntem ya da şakanın kimin üzerinde denendiği belirtilir.

Alıştırma

Cümleyi try ... out on someone yapısı ve it zamiriyle tamamlayın: I made a new card game, and I want to ____ my cousins tonight.

Cevabı göster

try it out on

Peppa?

2:26

Peppa?

George?

2:27

George?

Grandpa?

2:28

Büyükbaba?

Hello, Granny.

2:29

Merhaba, Büyükanne.

We're here.

2:30

Buradayız.

Where?

2:32

Nerede?

We are hiding.

2:33

Saklanıyoruz.

Are you over here?

2:35

Burada mısınız?

You're getting colder. Deyimler

2:36

Soğuyorsun (uzaklaşıyorsun).

Deyimler

getting colder: tahmin oyununda hedeften uzaklaşmak

Bir tahmin ya da arama oyununda You're getting colder, oyuncunun gizli nesneden, doğru yerden veya doğru cevaptan uzaklaştığı anlamına gelir. Colder burada sıcaklıkla ilgili bir bilgi değil, oyun ipucudur. get + karşılaştırma yapısı devam eden bir değişimi anlatır. Burada getting colder, hedefe giderek daha az yakın olmak demektir. Karşıt ipucu getting warmer ise hedefe yaklaşmak anlamına gelir.

Alıştırma

Bir hazine avında Mia gizli kutudan uzaklaşıyor. Arkadaşı oyun ipucu olarak ne söylemelidir?

  1. The weather is getting colder.
  2. You're getting colder.
  3. You're getting warmer.
Cevabı göster

You're getting colder.

But I can't see you anywhere.

2:39

Ama sizi hiçbir yerde göremiyorum.

Here we are. Kalıp ifadeler

2:41

İşte buradayız.

Kalıp ifadeler

Here we are: varışı veya ortaya çıkışı duyurmak

Here we are, bir grup tam o anda ulaştığında, ortaya çıktığında veya yerini gösterdiğinde kullanılan kalıplaşmış bir ifadedir. Bu sahnede konuşanlar saklandıkları yerden çıktıkları için ifade yalnızca konum bildirmek yerine “Bakın, buradayız!” anlamına gelir. Here sözcüğünün başa gelmesi, anı bir sunum veya duyuru gibi hissettirir. Kendinizin ve grubunuzun ulaştığını ya da ortaya çıktığını başkalarının fark etmesini istediğinizde kalıbı bir bütün olarak kullanın.

Alıştırma

Ailenizle akvaryuma ulaştınız. Grubun geldiğini doğal biçimde hangi cümle duyurur?

  1. Here we are!
  2. We are usually here on Saturdays.
  3. Here you are!
Cevabı göster

Here we are!

Oh, my goodness.

2:43

Aman tanrım.

That is a good hiding place.

2:44

Bu iyi bir saklanma yeri.

Oh, yes.

2:46

Ah, evet.

Peppa and George are helping me get ready to spot an owl. Kalıp ifadeler

2:48

Peppa ve George bir baykuş görmek için hazırlanmama yardım ediyorlar.

Kalıp ifadeler

get ready to spot: sıradaki eyleme hazırlanmak

get ready to + fiilin yalın hâli, sırada gerçekleşecek bir eyleme hazırlanmak anlamına gelir. get ready to spot an owl ifadesinde spot yalın hâldeki fiildir ve baykuşu fark etmek ya da görmek anlamına gelir; yani hazırlık, bir baykuşu görebilmek için dikkatle bakmaya yöneliktir. Get, yalnızca zaten hazır olmayı değil, hazır duruma geçmeyi vurgular. Yeniden kullanılabilen kalıp get ready to do something biçimindedir; get ready to leave veya get ready to listen gibi kullanılır.

Alıştırma

Cümleyi get ready to + fiilin yalın hâli ile tamamlayın: The show begins in one minute. ____ go on stage.

Cevabı göster

Get ready to

I see.

2:53

Anlıyorum.

Okay.

2:54

Tamam.

Time to spot an owl. Dilbilgisi

2:55

Bir baykuş görme zamanı.

Dilbilgisi

Time to spot an owl: Time to + fiilin yalın hâli

Time to spot an owl, It's time to spot an owl demenin konuşmada kullanılan kısa biçimidir. Hazırlığın bittiğini ve eylemin artık başlaması gerektiğini bildirir. Time to + fiilin yalın hâli yapısı, kısa hatırlatmalar yapmak veya bir etkinlikten diğerine geçmek için kullanışlıdır: Time to go, Time to eat veya Time to start.

Alıştırma

Grup ayrılmaya hazır. go fiilini kullanarak kısa hatırlatmayı tamamlayın: Time to ____.

Cevabı göster

go

Now, a boy owl makes a sound like this: Kalıp ifadeler

2:59

Şimdi, bir erkek baykuş şöyle bir ses çıkarır:

Kalıp ifadeler

makes a sound like this: ardından gelecek gösterime işaret etmek

makes a sound like this ifadesinde like this, konuşmacının birazdan göstereceği sesi ileriye dönük olarak işaret eder. İki nokta da örneğin hemen sonra geleceğini gösterir. X makes a sound like this kalıbı, sesi çıkaran şeyi belirtip ardından o sesi hemen taklit etmenizi veya dinletmenizi sağlar. İleriye işaret eden like this kullanımı, hemen gösterilecek bir hareketi ya da yöntemi de tanıtabilir.

Alıştırma

Bir rehber birazdan bir uyarı alarmını taklit edecek. Ardından gelecek sesi doğal biçimde tanıtan cümle hangisidir?

  1. The alarm made that sound again during the test.
  2. The alarm sounds like a warning because it is loud.
  3. The alarm makes a sound like this: beep-beep.
Cevabı göster

The alarm makes a sound like this: beep-beep.

Toot toot toot.

3:03

Düt düt düt.

Hopefully, a girl owl will hear my call and answer back. Notlar

3:06

Umarım bir kız baykuş çağrımı duyar ve cevap verir.

Anlatım akışı

Hopefully: istenen ama kesin olmayan bir sonucu çerçevelemek

Cümlenin başındaki hopefully bir cümle zarfıdır: ardından gelen sonucun tamamına yönelik konuşmacı tutumunu belirtir. Konuşmacı, dişi bir baykuşun çağrıyı duyup karşılık vermesini ister; hopefully baykuşun nasıl duyduğunu anlatmaz. Ayrıca sonucu istenen ama kesin olmayan bir şey olarak gösterir; gerçekleşmesi garanti edilmiş bir tahmin değildir. Cümlenin başında kullanıldığında genellikle ardından virgül gelir.

Alıştırma

Hangi cümle gelecekteki bir sonucu istenen ama kesin olmayan bir şey olarak sunar?

  1. Hopefully, the weather will improve before the picnic.
  2. Definitely, the weather will improve before the picnic.
  3. Fortunately, the weather improved before the picnic.
Cevabı göster

Hopefully, the weather will improve before the picnic.

Öbek fiiller

answer back: ters cevap vermek değil, çağrıya karşılık vermek

Burada answer back, daha önceki bir çağrıya sesle karşılık vermek demektir. Back, karşılığın geri dönme yönünü gösterir: bir baykuş seslenir, diğeri karşılık verir. Bu ses bağlamında ifade nötrdür. İnsanlar arasında answer back, özellikle bir ebeveyne, öğretmene veya başka bir otoriteye saygısızca karşılık vermek anlamına gelir. Yakındaki girl owl ve call sözleri, burada kaba konuşma değil, çağrıya nötr biçimde karşılık verme anlamını seçtirir.

Alıştırma

"One owl hooted, and another owl answered back from the trees." cümlesinde answered back ne anlama gelir?

  1. Bir soruyu cevaplar.
  2. Bir sesle karşılık verir.
  3. Saygısızca cevap verir.
Cevabı göster

Bir sesle karşılık verir.

Toot toot toot.

3:11

Düt düt düt.

Grandpa, did you hear that?

3:15

Büyükbaba, bunu duydun mu?

I certainly did. Dilbilgisi

3:18

Kesinlikle duydum.

Dilbilgisi

I certainly did: geçmiş zamanda vurgulu kısa yanıt

Did, geçmiş zamandaki hear that fiil öbeğinin yerini tutar. Böylece büyükbaba I heard that ifadesini tekrarlamadan yanıt verebilir. Certainly onayı güçlendirir; bu nedenle I certainly did, “Evet, duydum” anlamında kesin bir yanıt verir. Bu yapıda sorunun zamanına ve fiil türüne uygun yardımcı fiil kullanılır.

Alıştırma

Vurgulu kısa yanıtı doğru yardımcı fiille tamamlayın. Did you lock the door? I certainly ____.

Cevabı göster

did

It's a girl owl.

3:20

Bu bir kız baykuş.

This girl owl sounds like she's getting closer. Dilbilgisi

3:31

Bu kız baykuşun sesi yaklaşıyormuş gibi geliyor.

Dilbilgisi

sounds like she's getting closer: sesten çıkarım yapma

Bu cümlede sounds like, konuşanların duyduğu sese dayanan bir sonucu aktarır: baykuş yaklaşıyor gibi görünmektedir. Bu, doğrulanmış bir gerçek değil, bir çıkarımdır. Kalıp özne + sound(s) like + yan cümledir. Burada she's, she is anlamına gelir; she's getting closer ise çıkarılan durumu belirten tam yan cümledir.

Alıştırma

Dışarıdan ayak sesleri duyuyor ancak kimseyi göremiyorsunuz. Hangi cümle sese dayalı bir çıkarımı doğru biçimde anlatır?

  1. It sounds like someone is coming.
  2. It sounds someone like is coming.
  3. It looks like someone is coming.
Cevabı göster

It sounds like someone is coming.

Yes, she wants to meet me, the boy owl.

3:34

Evet, benimle, erkek baykuşla tanışmak istiyor.

Oh, it was just you and me doing owl calls. Kalıp ifadeler

3:45

Ah, sadece sen ve ben baykuş sesleri çıkarıyormuşuz.

Kalıp ifadeler

doing owl calls: baykuş seslerini taklit etmek

Burada doing owl calls, baykuşların çıkardığı sesleri çıkarmak veya taklit etmek demektir. Calls, telefon görüşmeleri değil, hayvan sesleri ya da sesli sinyaller anlamındadır. Eylemi yapan bir insan olduğunda do + animal calls, eğlenceli bir taklidi veya gösteriyi anlatabilir.

Alıştırma

Kamp ateşinin yanında Maya, “I can do owl calls.” diyor. Ne demek istiyor?

  1. She can name several kinds of owls.
  2. She can imitate the sounds owls make.
  3. She can make telephone calls for owls.
Cevabı göster

She can imitate the sounds owls make.

I thought you were a boy owl. Dilbilgisi

3:50

Senin bir erkek baykuş olduğunu sanmıştım.

Dilbilgisi

I thought you were...: önceki bir inancı düzeltmek

I thought you were..., konuşanın daha önce inandığı şeyi aktarır. Bu cümlede konuşan artık bu inancın yanlış olduğunu bilir; dolayısıyla kalıp yakın zamandaki bir yanılgıyı açıklar. Thought, think fiilinin geçmiş biçimidir. Were, betimlemeyi önceki düşüncenin içine yerleştirir; konuşanın buna hâlâ inandığını söylemez.

Alıştırma

Kapının yanındaki kişinin Alex olmadığını az önce fark ettiniz. Önceki yanılgınızı hangi cümle doğal biçimde açıklar?

  1. I knew you were Alex.
  2. I think you are Alex.
  3. I thought you were Alex.
Cevabı göster

I thought you were Alex.

And I thought you were a girl owl.

3:52

Ben de senin bir kız baykuş olduğunu sanmıştım.

Yes. Well, moving quickly on, Ton ve niyet

3:55

Evet. Pekala, hemen konuyu değiştirelim,

Ton ve niyet

moving quickly on: konuyu hızla değiştirmek

Moving quickly on, konuşmada mevcut konuyu kapatıp yenisini açan bir geçiş ifadesidir. Burada konuşanın garip bir anı hızla geride bırakmak istediğini gösterir ve çoğu zaman hafif ya da esprili bir ton taşır. Move on, birinin gerçekten başka bir yere gitmesini değil, konuşmanın bir sonraki konuya geçmesini anlatır. Quickly, konuyu hemen değiştirme isteğini özellikle belirgin hâle getirir.

Alıştırma

Hangi cümlede moving quickly on, garip bir konuyu geride bırakıp yenisini açmak için doğal biçimde kullanılmıştır?

  1. Moving the chairs quickly, we cleared the room.
  2. The cyclist was moving quickly on the road.
  3. Moving quickly on, what should we make for dinner?
Cevabı göster

Moving quickly on, what should we make for dinner?

maybe there's another way to spot a real owl. Dilbilgisi

3:57

belki gerçek bir baykuş görmenin başka bir yolu vardır.

Dilbilgisi

there's another way to...: alternatif bir yöntem sunmak

there's another way to spot a real owl ifadesinde there's, alternatif bir yöntemin var olduğunu belirtir. Another, daha önce denenen yöntem dışında bir yöntem daha veya farklı bir yöntem olduğunu anlatır. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp There is another way to + fiilin yalın hâli biçimindedir. To ile kurulan mastar, yöntemin ne işe yaradığını açıklar: to spot a real owl, yön veya varış noktası değil, gerçek bir baykuşu görmeye yarayan bir yöntem demektir.

Alıştırma

Cümleyi There is another way to + fiil kalıbıyla tamamlayın: There ____ open the jar.

Cevabı göster

is another way to

Like what? Ton ve niyet

3:59

Ne gibi?

Ton ve niyet

Like what?: somut bir örnek istemek

“Like what?”, biri genel bir fikir söyledikten sonra somut bir örnek veya belirli bir seçenek isteyen kısa bir takip sorusudur. Burada sözü edilen “başka yolun” ne olabileceğini sorar. Eksik bırakılan kategori önceki cümleden anlaşılır. Aynı soru bağlama göre bir yöntem, etkinlik, nesne veya başka bir somut örnek isteyebilir.

Alıştırma

Biri “We could try a different outdoor activity.” diyor. Hangi yanıt belirli bir örnek ister?

  1. What is it like?
  2. What do you like?
  3. Like what?
Cevabı göster

Like what?

You said that owls are very shy.

4:00

Baykuşların çok utangaç olduğunu söylemiştin.

Yes.

4:02

Evet.

Well, maybe all this calling is scaring the owls away. Notlar

4:03

Belki de tüm bu seslenmeler baykuşları korkutup kaçırıyordur.

Dilbilgisi

all this calling: tekrarlanan eylemi tek bir etkinlik olarak görmek

“all this calling” ifadesinde calling, tekrarlanan bir etkinliğin sayılamayan adı olarak kullanılan bir -ing biçimidir. Burada herkesin baykuş sesine benzer sesler çıkarmaya devam etmesi anlamına gelir; telefonla arama yapmak anlamında değildir. all this + sayılamayan isim veya etkinlik ismi kalıbı, büyük miktarı ya da devam eden davranışı all this waiting örneğindeki gibi tek bir durum olarak toplar. Etkinlik bir bütün olarak görüldüğü için this ve tekil fiil is kullanılır. İfade çoğu zaman miktarın aşırı olduğunu veya bir soruna yol açtığını düşündürür.

Alıştırma

Hangi cümle waiting sözcüğünü devam eden ve sayılamayan tek bir etkinlik olarak ele alır?

  1. All this waits are making everyone tired.
  2. All this waiting is making everyone tired.
  3. All these waiting are making everyone tired.
Cevabı göster

All this waiting is making everyone tired.

Öbek fiiller

scare ... away: birini veya bir şeyi korkutup uzaklaştırmak

scare someone or something away yapısında scare nedeni, away ise sonucu anlatır: kişi veya hayvan korktuğu için uzaklaşır, geride durur ya da yaklaşmayı bırakır. Bu cümlede seslenmeler baykuşların uzakta durmasına neden oluyor olabilir. Yapı scare + nesne + away şeklindedir; bu nedenle away bir yeri değil, eylemin sonucunu gösterir.

Alıştırma

Cümleyi scare ... away ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: The barking dog is ____ the deer ____, so they are moving farther into the woods.

Cevabı göster

scaring · away

Let's hide again, but be very quiet.

4:08

Tekrar saklanalım ama çok sessiz olalım.

Brilliant.

4:12

Harika.

I suppose it's worth a go. Notlar

4:13

Sanırım denemeye değer.

Ton ve niyet

I suppose: çekingen veya biraz isteksiz onay

Burada I suppose, konuşmada tavrı gösteren bir ifade olarak yaklaşık “sanırım” veya “bence” anlamına gelir. Konuşan kişinin fikri kabul ettiğini, ancak çok emin veya hevesli olmadığını gösterir; resmî olarak bir varsayım kurma talimatı değildir. Bir yanıtın başında I suppose kullanmak, onayı yumuşatıp daha çekingen veya biraz isteksiz gösterebilir. Bunun yalnızca belirsizlik mi yoksa gerçek bir isteksizlik mi olduğu bağlam ve ses tonuyla anlaşılır.

Alıştırma

“I suppose we could try again,” cümlesinde I suppose en çok hangi tavrı gösterir?

  1. Konuşan kişi denemeyi kesin bir şekilde reddeder.
  2. Konuşan kişi denemeye razıdır, ancak biraz kararsız görünür.
  3. Konuşan kişi planın işe yarayacağından tamamen emindir.
Cevabı göster

Konuşan kişi denemeye razıdır, ancak biraz kararsız görünür.

Deyimler

it's worth a go: bir şeyin denemeye değer olduğunu söylemek

“It's worth a go”, bir fikri ya da yöntemi denemenin buna değecek kadar olası yararı olduğunu anlatır. Başarılı olunacağını garanti etmez. Buradaki “a go”, hareket etmeyi değil, “bir deneme”yi ifade eden bir isim öbeğidir. Başka durumlarda kullanılabilecek kalıp be worth + isim veya -ing biçimidir: It's worth a go; It's worth trying.

Alıştırma

Cümleyi go içeren ve “denemeye değer” anlamına gelen ifadeyle tamamlayın: The free trial costs nothing, so it's ____.

Cevabı göster

worth a go

I heard something.

4:18

Bir şey duydum.

Look.

4:21

Bakın.

It is a real owl.

4:23

Bu gerçek bir baykuş.

Now, I've spotted an owl, Dilbilgisi

4:26

Artık bir baykuş gördüğüme göre,

I can tick it off in my book.

4:29

kitabımda onu işaretleyebilirim.

Dilbilgisi

Now ... I can ...: yeni bir durumu sonucuna bağlamak

Burada Now, henüz gerçekleşmiş bir durumu tanıtır: konuşan kişi bir baykuş görmüştür. İşlevi neredeyse Now that ile aynıdır; bu nedenle ilk yan cümle, sonraki adım olan I can tick it off için neden ya da koşul sağlar. Başka durumlarda kullanılabilecek kalıp Now (that) + gerçekleşmiş durum, + sonuç şeklindedir. Yalnızca şimdiki zamanı belirtmek yerine bilgiyi “bu artık doğru, dolayısıyla sıradaki şey yapılabilir” ilişkisiyle düzenler.

Alıştırma

Bu cümlede Now ne işlev görüyor? Now I've finished the report, I can take a break.

  1. Sonraki adımı mümkün kılan, gerçekleşmiş bir durumu tanıtır.
  2. Raporun yalnızca gelecekte tamamlanacağını söyler.
  3. Başka bir kişiye raporu hemen bitirmesini emreder.
Cevabı göster

Sonraki adımı mümkün kılan, gerçekleşmiş bir durumu tanıtır.

And me.

4:32

Ve ben.

And me.

4:34

Ve ben.

Wow.

4:36

Vay canına.

Owls are the best. Kalıp ifadeler

4:38

Baykuşlar en iyisidir.

Kalıp ifadeler

Owls are the best: X + be + the best ile coşkulu övgü

Bu cümlede the best, coşkulu ve öznel bir övgüdür: konuşan kişi baykuşları çok seviyor ve onların harika olduğunu düşünüyor. Bu, baykuşların kanıta dayalı ciddi bir sıralamada birinci olduğu iddiası olmak zorunda değildir. Başka durumlara aktarılabilen kalıp X + be + the best şeklindedir. Tekil öznede is, çoğul öznede are kullanılır. Bir kişiyi, şeyi, hayvanı veya etkinliği övmek için kullanılabilir.

Alıştırma

Mia çok sevdiği kurabiyelerden tadıp “These cookies are the best!” diyor. Büyük olasılıkla ne demek istiyor?

  1. Kurabiyelerin resmî bir ölçüte göre birinci olduğunu kanıtladı.
  2. Kurabiyelerin hepsinin bittiğini söylüyor.
  3. Kurabiyeleri coşkuyla övüyor.
Cevabı göster

Kurabiyeleri coşkuyla övüyor.

Peppa loves owls.

4:40

Peppa baykuşları sever.

Everyone loves owls.

4:42

Herkes baykuşları sever.