Baledeki "en zor hareketin" fiziği - Arleen Sugano: İngilizce çalışma notları
TED-Ed
Video özeti: Bir balerinin torku, sürtünmeyi, dönme eylemsizliğini ve açısal momentumu yöneterek Siyah Kuğu’nun fouetté dönüşlerini nasıl sürdürdüğü açıklanıyor; doğaüstü görünen bu dizinin aslında fizik sayesinde mümkün olduğu gösteriliyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. unravel its physics? — Deyimler ve Mecazlı İfadeler: unravel sözcüğünün burada ipliği çözmek anlamında değil, karmaşık bir mekanizmayı adım adım açıklığa kavuşturmak anlamında kullanılan bir mecaz olduğunu anlayabilir; sözcüğü gizem, sorun veya bilimsel sorularla kullanabilirsiniz. 2. is equal to ve times — Dil Bilgisi ve Cümle Kalıpları: Formülleri sesli ifade etmenin temel kalıbını tanıyabilirsiniz. is equal to sonucu ya da eşitliği, times ise çarpmayı belirtir; böylece açısal momentum, açısal hız ve dönme eylemsizliği arasındaki ilişkiyi takip edip açıklayabilirsiniz. 3. it's not magic that makes them possible, it's physics. — Söylem, Hikâye Anlatımı ve Retorik: Reddedilen açıklama ile gerçek neden arasındaki keskin karşıtlığın anlatımı nasıl tamamladığını görebilir; performansın büyülü görünümüne geri dönerek temel bilimsel sonucu öne çıkarma etkisini tanıyabilirsiniz.
Bu derste
Swan Lake: bir balenin adı
Swan Lake, ünlü bir balenin İngilizce adıdır; sıradan bir gölü tarif etmez. the third act of Swan Lake ifadesinde bu ad, üçüncü perdesinden söz edilen eserin hangisi olduğunu belirtir. Bunun bir eser adı olduğunu anlamak, Siyah Kuğu ve bale dönüşleri gibi göndermelerin aynı eserin parçaları olduğunu görmeye yardımcı olur.
Alıştırma
Bu cümlede Swan Lake neyi ifade ediyor?
- Swan Lake adlı bir bale
- bir bale adımı
- kuğuların yaşadığı sıradan bir göl
Cevabı göster
Swan Lake adlı bir bale
the black swan pulls off a seemingly endless series of turns, Öbek fiiller
0:09siyah kuğu, hiç bitmeyecekmiş gibi görünen bir dizi dönüş yapar,
pulls off: zor bir işi başarmak
Burada pulls off, zor ya da başarılması pek olası görünmeyen bir şeyi başarıyla yapmak anlamına gelir. Dansçının zorlu bir dizi dönüşü gerçekleştirdiğini anlatır; bir şeyi çekerek fiziksel olarak uzaklaştırmak anlamına gelmez. Yapı, pull off + zor bir görev, plan, etkinlik, performans veya başarı şeklindedir. İsim nesnesi off’tan sonra gelebilir; pull off a difficult performance buna örnektir.
Alıştırma
Cümleyi pull off ifadesinin geçmiş zamanıyla tamamlayın: The challenge looked impossible, but Maya ____ before time ran out.
Cevabı göster
pulled it off
bobbing up and down on one pointed foot Kalıp ifadeler
0:13sivri uçlu bir ayak üzerinde inip kalkarak
bobbing up and down: küçük ve tekrarlanan dikey hareket
Bobbing up and down, küçük ve tekrarlanan dikey bir hareketi anlatır. Bu cümlede bobbing, dans eden kişinin hareketinin sürdüğünü gösteren -ing biçimidir; up and down ise sırayla gerçekleşen iki yönü belirtir. Bu kalıbı, özellikle kısa veya hafif hareketlerle tekrar tekrar yükselip alçalan bir kişi ya da nesne için kullanabilirsin. Yalnızca moving demekten daha canlı ve belirgindir.
Alıştırma
Cümleyi bob up and down ifadesinin -ing biçimiyle tamamla: The cork was ____ on the waves.
Cevabı göster
bobbing up and down
and spinning around and around and around 32 times. Anlatım akışı
0:17ve tam 32 kez etrafında dönerek.
around and around and around: sürekli dönmeyi anlatan tekrar
around sözcüğünü üç kez tekrarlamak, dönme hareketinin anlatımını cümle boyunca uzatır. Konuşan kişi yönü yalnızca bir kez belirtmek yerine, hareketin tur üstüne tur devam ettiği hissini verir. Tekrar ayrıca ritim ve canlı bir zihinsel görüntü oluşturur. Bu, bilinçli bir vurgudur; bir düzeltme ya da dans eden kişinin üç kez yön değiştirdiğinin işareti değildir.
Alıştırma
Cümlede around sözcüğünün tekrarlanmasının temel etkisi nedir?
- Dans eden kişinin üç kez yön değiştirdiği anlamına gelir.
- Konuşan kişinin doğru sözcüğü unuttuğunu gösterir.
- Sürekli dönmeyi vurgular ve ritmik bir görüntü oluşturur.
Cevabı göster
Sürekli dönmeyi vurgular ve ritmik bir görüntü oluşturur.
It's one of the toughest sequences in ballet, Dilbilgisi
0:22Bu, baledeki en zor sekanslardan biridir
one of the toughest sequences: one of the + en üstünlük derecesi + çoğul sayılabilen isim
One of the + en üstünlük derecesindeki sıfat + çoğul sayılabilen isim yapısı, bir kişi veya şeyin bir ölçekte en üstte bulunan gruba ait olduğunu anlatır. Burada bir hareket dizisi baledeki en zor diziler grubundadır, ancak mutlaka tek ve en zor dizi değildir. one of ifadesinden sonra çoğul isim kullanılır: one of the toughest sequences. Toughest, tough sıfatının en üstünlük biçimidir; balede sequence birbirine bağlı bir dizi hareket anlamına gelir.
Alıştırma
old ve bridge sözcüklerini kullanarak one of the + en üstünlük derecesi + çoğul isim yapısını tamamlayın: This is ____ in our town.
Cevabı göster
one of the oldest bridges
30 seconds or so: yaklaşık miktar için miktar + or so
for those 30 seconds or so ifadesinde for süreyi belirtir, those ise daha önce söz edilen belirli zaman aralığını gösterir. İfadenin tamamı yaklaşık 30 saniyelik o belirli süre boyunca anlamına gelir. or so, bir sayı veya miktar ifadesinden sonra gelir ve miktarı yaklaşık hâle getirir: 30 seconds or so, yaklaşık 30 saniye demektir. Başka bir seçenek sunmaz.
Alıştırma
Sürenin yaklaşık olduğunu göstermek için or so kullanın: We waited for ten minutes ____ before the bus arrived.
Cevabı göster
or so
she's like a human top in perpetual motion. Notlar
0:27sürekli hareket eden insan yapımı bir topaç gibidir.
like a human top: dönmeyi anlatan bir benzetme
Burada İngilizcedeki top sözcüğü dönen bir oyuncak, yani topaç anlamındadır. Like a human top, dansçıyı bu oyuncağa benzeterek hızla ve sürekli dönen bir insan görüntüsü oluşturur. Onun bir şeyin üzerinde olduğunu ya da top sözcüğünün bir giysiyi anlattığını söylemez. like + isim öbeği yapısı bir benzetme kurar: bir kişinin veya şeyin nasıl göründüğünü tanıdık bir görüntüyle karşılaştırarak açıklar.
Alıştırma
Bu cümlede like a human top neyi anlatıyor?
- İngilizcede top denen bir giysi giyiyordur.
- Oyuncak bir topaç gibi dönüyor görünür.
- En yüksek noktada duruyordur.
Cevabı göster
Oyuncak bir topaç gibi dönüyor görünür.
in perpetual motion: durmaksızın sürüyor gibi görünen hareket
In perpetual motion, görünür bir duraklama olmadan sürekli hareket etmek demektir. Bu cümlede canlı bir abartı olarak kullanılır: dansçı gerçekten sonsuza kadar değil, sürekli dönüyormuş gibi görünür. Fizikte perpetual motion, sürekli enerji girişi olmadan sonsuza dek hareket eden bir sistem fikrini adlandırabilir. Burada bu teknik anlam kastedilmez.
Alıştırma
Özgün cümlede in perpetual motion ne anlama geliyor?
- Hiç enerji kullanmadan sonsuza dek hareket edebileceğini kanıtlar.
- Hareket etmeyi tamamen bıraktığı anlamına gelir.
- Ne kadar kesintisiz hareket ediyor gibi göründüğünü canlı biçimde abartır.
Cevabı göster
Ne kadar kesintisiz hareket ediyor gibi göründüğünü canlı biçimde abartır.
are called fouettés: be called ile adlandırma
X is/are called Y edilgen yapısı, X'in adını tanıtır. Burada Those spectacular turns öznesi çoğul olduğu için are called kullanılır; fouettés ise bu dönüşlerin bale terimidir. Bu yapıda called, «telefonla aranmış» değil, «adı verilmiş» veya «olarak bilinen» anlamındadır. Tek bir şey için is called, birden fazla şey için are called kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi be called yapısının doğru biçimiyle tamamlayın: In geometry, shapes with three sides ____ triangles.
Cevabı göster
are called
which means ... in French: bir terimin anlamını açıklama
which means whipped in French yan cümlesi, hemen önce geçen fouettés terimini kısaca açıklar. Buradaki which o terime geri gönderme yapar; dolayısıyla yan cümle yeni bir konu başlatmak yerine aynı konuyu sürdürür. X, which means Y in another language, kalıbı yabancı bir sözcüğü veya teknik bir adı kısa biçimde açıklamak için kullanılır. in French ifadesi, verilen anlamın hangi dile ait olduğunu gösterir.
Alıştırma
Cümleyi mean fiilinin iki sözcüklü ilgi cümlesi biçimiyle tamamlayın: The Japanese word neko, ____ cat in English, appears in this story.
Cevabı göster
which means
describing the dancer's incredible ability to whip around without stopping. Öbek fiiller
0:35ve dansçının durmadan kamçı gibi dönme konusundaki inanılmaz yeteneğini tanımlar.
whip around: çok hızlı dönmek
Whip around, çok hızlı dönmek veya kendi etrafında dönmek anlamına gelir; hareket çoğu zaman ani ve keskindir. Buradaki without stopping, dansçının yavaşça bir kez dönmek yerine hızla dönmeye devam ettiğini gösterir. Whip sözcüğü hız ve güç hissi katar, around ise dönme hareketini gösterir. Burada ifade mecazidir; gerçekten kırbaç kullanmak anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi whip around ifadesinin geçmiş zamanıyla tamamlayın: When the door slammed behind her, Nina ____ to see what happened.
Cevabı göster
whipped around
while we're marveling at: hayranlığı kabul edip odağı değiştirmek
Burada while we're marveling at, önce izleyicinin hayranlığını kabul eder, ardından fouetté'nin nasıl işlediğine ilişkin soruya geçişi hazırlar. İlgi analize yönelirken hayranlık arka planda kalır. While iki etkinliğin aynı anda gerçekleşebileceği anlamını korur, ama düşünceleri de düzenler: bir şeyi hem takdir edip hem inceleyebiliriz. Baştaki But, odak değişimini daha belirgin kılar.
Alıştırma
Bu cümlede while we're marveling at ne işlev görüyor?
- Analizin başlayabilmesi için hayranlığın önce sona ermesi gerektiğini söyler.
- Tamamen ilgisiz bir konu açar.
- Hayranlığı kabul ettikten sonra analitik bir soruya geçer.
Cevabı göster
Hayranlığı kabul ettikten sonra analitik bir soruya geçer.
unravel its physics: karmaşık ilkeleri açıklamak
Burada unravel its physics, fouetté hareketini adım adım inceleyerek arkasındaki fizik ilkelerini açık hâle getirmek demektir. Bu soru, konuyu dansa hayran kalmaktan dansın nasıl işlediğini açıklamaya taşır. Unravel sözcüğü gerçek anlamıyla dolaşmış ipleri çözmek anlamına gelebilir. Ancak unravel a mystery, unravel the cause veya unravel a complex problem gibi ifadelerde mecazidir: zor bir konuyu adım adım ele alarak anlaşılır hâle getirmek anlamına gelir.
Alıştırma
Bu cümlede unravel its physics ne anlama geliyor?
- Fizik ilkelerini incelemek ve açıklamak.
- Fiziği daha zor bir sorun hâline getirecek şekilde dolaştırmak.
- Fiziği danstan çıkarmak.
Cevabı göster
Fizik ilkelerini incelemek ve açıklamak.
The dancer starts the fouetté by pushing off with her foot to generate torque, Notlar
0:44Dansçı, tork oluşturmak için ayağıyla yeri iterek fouetté'ye başlar,
pushing off: bir yüzeyden güç alarak uzaklaşmak
Bu cümlede pushing off, dansçının ayağıyla zemine bastırıp destek yüzeyinden uzaklaşarak dönüşe başlaması anlamına gelir. by + -ing yapısı, fouetté hareketini başlatmak için kullanılan yöntemi gösterir. Push off tek bir phrasal verb olarak çalışır. Off, destek yüzeyinden uzaklaşma fikrini taşır; bu nedenle push tek başına tüm harekete geçme eylemini ifade etmez.
Alıştırma
Cümleyi push off ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: At the signal, the skater ____ from the ice and accelerated.
Cevabı göster
pushed off
to generate torque: döndürme etkisi üretmek
Burada to generate torque, “tork üretmek için” anlamına gelir. Tork, bir kuvvetin döndürme etkisidir ve dansçının ayağıyla zemini itmesi, dönüş için gereken bu etkiyi oluşturur. Bilimsel açıklamalarda generate, generate heat, force veya torque örneklerinde olduğu gibi genellikle “üretmek” ya da “ortaya çıkarmak” anlamına gelir. Yalnızca “elektrik üretmek” demek değildir.
Alıştırma
Cümleyi generate ve döndürme etkisini belirten teknik isimle tamamlayın: The motor must ____ to rotate the heavy wheel.
Cevabı göster
generate torque
but the hard part is maintaining the rotation. Dilbilgisi
0:48ancak zor olan kısım bu dönüşü sürdürmektir.
the hard part is maintaining ...: asıl zorluğu belirtmek
the hard part is + -ing kalıbı, en zor eylemi veya aşamayı belirtir. Burada maintaining the rotation, dönüşü devam ettirmek anlamına gelir; maintaining, is sözcüğünden sonra bu etkinliği adlandıran -ing biçimidir. But bir karşıtlık kurar: dönüşü başlatmak bir adımdır, onu sürdürmek ise asıl zorluktur. Bu kalıbı herhangi bir görevdeki temel zorluğa dikkat çekmek için yeniden kullanabilirsiniz.
Alıştırma
Cümleyi the hard part is ve keep fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: Planning the event is easy, but ____ everyone on schedule.
Cevabı göster
the hard part is keeping
friction between X and Y: etkileşen iki nesneyi belirleme
Friction between X and Y, X ile Y'nin etkileşiminden doğan fiziksel sürtünmeyi ifade eder. Yapı between + X + and + Y biçimindedir; burada X her pointe shoe, Y ise the floor'dur. Bu cümlede friction, göreli harekete karşı koyan kuvvettir. Bilimsel bir açıklamayı okurken etkileşen yüzeyleri veya nesneleri belirlemek için bu kalıptaki iki isim öbeğini kullanabilirsin.
Alıştırma
Sürtünmeye katılan iki yüzeyi belirtmek için cümleyi between ... and ... yapısıyla tamamla: Friction ____ the tires ____ the road helps a bicycle stop.
Cevabı göster
between · and
So how ...?: sonraki soruya geçiş sağlayan ifade
Bir sorunun başındaki So, sorunun az önce verilen bilgilerden doğduğunu gösterir. Burada önceki açıklama bir merak noktası oluşturur ve So how does she keep turning? şimdi yanıtlanması gereken soruyu ortaya koyar. Bu, bilgiyi düzenleme yöntemidir: Konuşan kişi bir gerçek veya sorun sunabilir, So how ...? diye sorabilir ve sonraki bölümde yanıtı açıklayabilir. Buradaki So mantıksal bir köprüdür; işlevsiz bir dolgu sözcüğü değildir.
Alıştırma
So how does she keep turning? cümlesinin başındaki So ne işe yarar?
- Sorunun nihai yanıtını verir.
- Sorunun önceki bilgilerden doğduğunu gösterir ve sonraki açıklamaya zemin hazırlar.
- Konunun tamamen ilgisiz bir alana geçtiğini gösterir.
Cevabı göster
Sorunun önceki bilgilerden doğduğunu gösterir ve sonraki açıklamaya zemin hazırlar.
the dancer pauses for a split second and faces the audience. Deyimler
1:03dansçı saniyenin çok küçük bir kısmında duraksar ve izleyiciye döner.
a split second: son derece kısa bir an
a split second ifadesindeki split, sürenin kısalığını vurgular: a split second, çoğu zaman açıkça fark edilemeyecek kadar kısa bir an demektir. Bir saniyenin gerçekten bölünmesi anlamına gelmez. Buradaki for, duraklamanın ne kadar sürdüğünü gösterir: dansçı seyirciye dönmeden önce yalnızca bir an durur.
Alıştırma
Örnekte a split second, dansçının duraklaması hakkında ne anlatıyor?
- Tam bir mola verecek kadar uzun süre.
- Yalnızca son derece kısa bir an boyunca.
- Tam olarak ölçülmüş bir saniye boyunca.
Cevabı göster
Yalnızca son derece kısa bir an boyunca.
Her supporting foot flattens and then twists as it rises back onto pointe, Kültür
1:07Destek ayağı düzleşir ve point pozisyonuna geri kalkarken bükülür,
rises back onto pointe: bale parmak ucu pozisyonuna dönmek
Balede pointe, genellikle pointe ayakkabıları giyilerek tamamen uzatılmış ayak parmaklarının uçlarında vücudu taşıma pozisyonu ve tekniğidir. Bir bale terimidir; günlük İngilizcedeki point sözcüğünün farklı bir yazımı değildir. Rises back onto pointe, destek ayağının düz konumdan yükselip parmak uçlarıyla desteklenen bale pozisyonuna dönmesi demektir. Back, dansçının daha önce bu pozisyonda olduğunu gösterir.
Alıştırma
Burada rises back onto pointe ne anlama geliyor?
- Destek ayağı, ayak parmaklarının uçlarında durulan bale pozisyonuna döner.
- Dansçı parmağıyla seyirciyi işaret eder.
- Destek ayağı yerde düz kalır.
Cevabı göster
Destek ayağı, ayak parmaklarının uçlarında durulan bale pozisyonuna döner.
pushing against the floor to generate a tiny amount of new torque.
1:12çok az miktarda yeni tork oluşturmak için zemini iter.
her arms sweep open to help her keep her balance. Notlar
1:18dengesini korumasına yardımcı olmak için kolları yana açılır.
At the same time: eş zamanlı eylemleri belirtmek
At the same time ifadesi bu yan cümlenin başında yer alır ve hemen önce sözü edilen hareket devam ederken kolların da açıldığını gösterir. Hareketleri, biri bittikten sonra başlayan iki adım olarak değil, eş zamanlı ve uyumlu hareketler olarak sunar. Yönergelerde veya betimlemelerde At the same time, + cümle yapısını kullanarak paralel bir hareket ekleyebilir ve zaman ilişkisini netleştirebilirsiniz.
Alıştırma
Hangi devam cümlesi, Leo müziği başlatırken Maya'nın bayrağı kaldırdığını açıkça belirtir?
- Leo starts the music. Then Maya raises the flag.
- Leo starts the music because Maya raises the flag.
- Leo starts the music. At the same time, Maya raises the flag.
Cevabı göster
Leo starts the music. At the same time, Maya raises the flag.
sweep open: geniş ve akıcı bir açılma hareketi
sweep open ifadesinde sweep, gözle izlenebilen bir yol boyunca geniş ve akıcı bir hareketi anlatır; open ise hareketin sonucundaki açık konumu belirtir. Burada kollar dışa doğru hareket ederek açık bir konuma gelir. Bu sweep kullanımı yeri süpürmek anlamına gelmez. Harekete ve görüntüye canlılık katar; bu nedenle sweep open, yalnızca open demekten daha canlı bir anlatımdır.
Alıştırma
Hangi cümle bir şeyin geniş ve akıcı bir hareketle açıldığını gösterir?
- The curtains stayed open during the show.
- The cleaner swept the floor before the show.
- The curtains swept open in one smooth motion.
Cevabı göster
The curtains swept open in one smooth motion.
keep her balance: keep one's balance kalıbı
Keep her balance, bedeni sabit tutmak ve düşmemek anlamına gelir. Buradaki balance, bir hesaptaki para değil, bedensel dengedir. Yeniden kullanılabilen kalıp keep + iyelik sözcüğü + balance şeklindedir. İyelik sözcüğü kişiye göre değişir: keep my balance, keep your balance veya keep his balance.
Alıştırma
Cümleyi keep one's balance kalıbıyla tamamlayın: On the moving bus, Maya grabbed a pole to ____.
Cevabı göster
keep her balance
The turns are most effective if her center of gravity stays constant, Notlar
1:21Dönüşler, ağırlık merkezi sabit kalırsa en etkili olur
most effective if: en iyi sonucun koşulunu belirtmek
A is most effective if B yapısında most effective, A'nın en iyi sonucu verdiğini belirtir; if yan cümlesi ise bunun geçerli olduğu koşulu açıklar. Buradaki if, hayali bir öykü değil, uygulanabilir bir koşul sunar. Bir yöntem, strateji veya hareketin hangi koşulda en iyi sonucu verdiğini açıklamak için bu kalıbı kullanabilirsiniz.
Alıştırma
Cümleyi A is most effective if B kalıbıyla tamamlayın: This study method is ____ you review a little every day.
Cevabı göster
most effective if
center of gravity: ağırlığın etki ettiği nokta
Center of gravity, bir nesnenin veya kişinin ağırlığının yoğunlaşmış kabul edilerek etki ettiği noktayı anlatan standart bir bilim ve hareket terimidir. Bu noktanın konumu dengeyi ve dönüşü etkiler. Bu cümlede, dansçının dönüşler sırasında sabit tutması gereken noktayı ifade eder. Gravity, nesneleri aşağı çeken kuvvettir; soyut anlamdaki ciddiyet değildir.
Alıştırma
Cümleyi, ağırlığın etki ettiği noktayı anlatan üç sözcüklük bilim terimiyle tamamlayın: Keep your ____ low when lifting the box.
Cevabı göster
center of gravity
stays constant: değişmeden kalır
Stay + sıfat yapısı, bir durumda kalmaya devam etmek anlamına gelir. Stays constant, “değişmeden kalır” demektir: özne belirli bir süre boyunca aynı değeri, konumu veya durumu korur. Burada dansçının ağırlık merkezi, dönüş sırasında fark edilir biçimde hareket etmemelidir. Constant genellikle sıcaklık, hız, oran veya değişkenleri anlatır; burada sık sık olan değil, sabit anlamındadır.
Alıştırma
Hangi cümle sıcaklığın iki saat boyunca tam olarak 20°C'de kaldığını söylüyor?
- The temperature changed constantly for two hours.
- The temperature stayed constant at 20°C for two hours.
- The temperature was checked consistently for two hours.
Cevabı göster
The temperature stayed constant at 20°C for two hours.
and a skilled dancer will be able to keep her turning axis vertical. Kelime
1:25ve yetenekli bir dansçı dönüş eksenini dikey tutabilecektir.
turning axis vertical: yükseklik değil, dikey yön
Turning axis, dansçının dönerken etrafında hareket ettiği hayalî çizgidir. Bu cümlede vertical, eksenin yönünü anlatır: eksen eğilmek yerine yukarıdan aşağıya dümdüz uzanır; burada “yüksek” anlamına gelmez. Tam yapı keep + nesne + sıfat şeklindedir: keep her turning axis vertical. Vertical sıfatı nesne tamamlayıcısıdır ve dansçının koruduğu durumu belirtir.
Alıştırma
“keep her turning axis vertical” ne anlama gelir?
- Vücudunu eksenden uzaklaştırmak.
- Dönüşünün hayalî eksenini dik tutmak.
- Çok daha yüksekte dönmesini sağlamak.
Cevabı göster
Dönüşünün hayalî eksenini dik tutmak.
The extended arms and torque-generating foot both help drive the fouetté, Notlar
1:30Uzatılmış kollar ve tork üreten ayak, fouetté'yi yönlendirmeye yardımcı olur,
torque-generating foot: isim + -ing birleşik sıfatı
Torque-generating, foot sözcüğünden önce gelen bir birleşik sıfattır. “Tork üreten” anlamına gelir: torque üretilen şeyi adlandırır, generating ise işlevi anlatır. Tork, bir kuvvetin döndürme etkisidir. Burada generating, şimdiki zaman yapısının ana fiili değildir. Kısa çizgi, torque ve generating sözcüklerinin tek bir niteleyici olarak birlikte çalıştığını gösterir. Bu isim + -ing kalıbı energy-saving device ve time-consuming task ifadelerinde de görülür.
Alıştırma
“Isı üreten” anlamındaki isim + -ing birleşik sıfatıyla cümleyi tamamlayın: A ____ device needs extra ventilation.
Cevabı göster
heat-generating
help drive the fouetté: harekete güç vermek
help drive the fouetté ifadesinde drive, “güç vermek” veya “dönüşün gerçekleşmesine yardımcı olmak” anlamına gelir. Bir aracı sürmekten söz edilmez. Kollar ve ayak, dönüşe güç sağlayan harekete katkıda bulunur. İngilizcede help sözcüğünden sonra to kullanılmadan fiilin yalın hâli gelebilir: help drive. Aynı soyut kalıp, bir güç, olay veya koşul bir süreci ya da değişimi ilerlettiğinde de kullanılır; drive growth ve drive change buna örnektir.
Alıştırma
Hangi cümlede drive, örnektekiyle aynı soyut anlamda kullanılmıştır?
- Strong demand can help drive economic growth.
- Maya learned to drive on quiet streets.
- We drove to the museum before noon.
Cevabı göster
Strong demand can help drive economic growth.
but the real secret and the reason you hardly notice the pause Anlatım akışı
1:35ancak asıl sır ve duraksamayı zar zor fark etmenizin nedeni,
is that her other leg never stops moving. Dilbilgisi
1:38diğer bacağının hareket etmeyi asla bırakmamasıdır.
the real secret and the reason ... is that ...: temel açıklamayı öne çıkarmak
The real secret and the reason, dinleyiciye en önemli açıklamanın hemen ardından geleceğini bildirir. Burada secret, özel bir bilgi değil, temel mekanizma anlamındadır. Tam yapı, is that sonrasındaki yan cümleyi hem temel mekanizma hem de gözlenen etkinin nedeni olarak sunar: the real secret and the reason [something happens] is that [explanation]. Baştaki but, dikkati daha önce belirtilen yardımcı etkenlerden bu merkezi cevaba çevirir.
Alıştırma
Hangi cümle, is that sonrasındaki bölümün temel açıklamayı verdiğini en iyi şekilde belirtir?
- The real secret—and the reason the bread stays soft—is that we add yogurt.
- At the same time, we add yogurt to the dough.
- For example, we add yogurt to some recipes.
Cevabı göster
The real secret—and the reason the bread stays soft—is that we add yogurt.
never stops moving: stop + -ing ile sona eren eylemi belirtmek
stop fiilinden sonra -ing biçimi geldiğinde, sona eren eylem -ing ile belirtilen eylemdir. Bu nedenle stops moving, “hareket etmeyi bırakır” anlamına gelir. never eklendiğinde bu sona ermenin hiçbir zaman gerçekleşmediği anlatılır. Başka durumlarda da kullanılabilen never stop(s) + -ing kalıbı, bir etkinliğin kesintisiz sürdüğünü belirtir; burada bacak sürekli hareket eder.
Alıştırma
Oyuncağın kesintisiz hareket ettiğini anlatmak için move fiilinin doğru biçimiyle cümleyi tamamlayın: The toy never stops ____.
Cevabı göster
moving
the dancer's elevated leg straightens and moves from the front to the side Dilbilgisi
1:43dansçının havaya kalkan bacağı düzelir ve önden yana doğru hareket eder,
from the front to the side: from X to Y ile başlangıç ve bitişi belirtmek
From X to Y, bir başlangıç ve bir bitiş noktası belirtir. Burada kaldırılmış bacak dansçının vücudunun önünden başlar ve ardından vücudun yanına hareket eder; front ve side, dansçının vücuduna göre belirlenen konumlardır. Aynı yapı yer, zaman, miktar, durum veya görüş gibi başka değişim türlerini de düzenleyebilir. X başlangıç değeri ya da konumudur, Y ise bitiş değeri ya da konumudur.
Alıştırma
Aralığı tamamlamak için from ... to ... kullanın: The temperature rose ____ 10 degrees ____ 18 degrees.
Cevabı göster
from · to
folds back into her knee: bükülüp dize doğru geri dönmek
Bu hareket anlatımında folds back, bacağın bir eklemden bükülüp uzatılmış konumdan geri dönmesini anlatır. Back dönüş yönünü gösterir; fold burada kâğıt katlamakla ilgili değildir. Into her knee, bacağın toplanmış bir pozisyona gelirken diz yakınına doğru çekildiğini belirtir. Bacağın kelimenin tam anlamıyla dizin içine girdiği anlamına gelmez.
Alıştırma
Bu hareket anlatımında folds back into her knee ifadesini en iyi hangi seçenek açıklar?
- Bacak bükülür ve dize doğru geri gelir.
- Bacak düz kalır ve dizden daha da uzaklaşır.
- Biri bir kâğıdı katlayıp dizinin üzerine koyar.
Cevabı göster
Bacak bükülür ve dize doğru geri gelir.
that leg is storing some of the momentum of the turn.
1:52o bacak, dönüşün momentumunun bir kısmını depolar.
By staying in motion: By + -ing ile yöntem belirtmek
By staying in motion, “hareket etmeyi sürdürme yoluyla” anlamına gelir. Baştaki By + -ing ifadesi, ana cümledeki sonucun nasıl gerçekleştiğini gösterir. Burada by, “yanında” anlamına gelmez. Kalıp By + fiil-ing, özne + fiil şeklindedir. Genellikle virgülden sonraki özne, -ing eylemini yapan kişi veya şeydir. Bu cümlede that leg hem hareket hâlinde kalır hem de momentum depolar.
Alıştırma
Practice every day sözlerini By + -ing yapısında kullanarak cümleyi tamamlayın: ____, Maya improved her balance.
Cevabı göster
By practicing every day
When the leg comes back in towards the body, Öbek fiiller
1:56Bacak vücuda doğru tekrar içeri geldiğinde,
comes back in towards the body: içeri doğru geri gelmek
Back daha önceki bir konuma dönüşü, in ise dışarıdan içeriye doğru hareketi gösterir. Birlikte kullanılan comes back in, bacağın içeri doğru geri gelmesini anlatır. Towards the body, bu içe doğru hareketin yönünün veya hedefinin vücut olduğunu belirtir. İfadenin tamamı yalnızca genel bir geri dönüşü değil, hareketin izlediği yolu anlatır.
Alıştırma
Hangi cümle dirseklerin vücuda doğru içeri geri geldiğini anlatır?
- Move your elbows farther out from your body.
- Keep your elbows still beside your body.
- Bring your elbows back in towards your body.
Cevabı göster
Bring your elbows back in towards your body.
that stored momentum gets transferred back to the dancer's body, Dilbilgisi
1:58depolanan bu momentum dansçının vücuduna geri aktarılır,
gets transferred back to the dancer's body: get edilgeni
Gets transferred, get + geçmiş ortaç yapısıyla kurulan bir get edilgenidir. Depolanan momentum taşınan şeydir; bu yüzden get burada elde etmek anlamına gelmez. Get edilgeni, süreci gerçekleşen bir olay veya değişim gibi gösterir. Back to the dancer's body dönüş yönünü ekler: momentum yeniden dansçının vücuduna gider.
Alıştırma
Cümleyi transfer fiilinin get edilgeniyle tamamlayın: When you tap Send, the photo ____ to the other phone.
Cevabı göster
gets transferred
propelling her around as she rises back onto pointe. Dilbilgisi
2:02point pozisyonuna geri kalkarken onu etrafında iter.
propelling her around: sonuç gösteren bir -ing öbeği
Propelling her around bir present participle öbeğidir. Bu altyazıdan hemen önceki hareketin sonucunu ekler: daha önce aktarılan momentum balerini dönüş boyunca iter. Propelling, çekimli yeni bir ana fiil değildir. 「Virgül + -ing öbeği」önceki bir olayın neye yol açtığını kısa biçimde gösterebilir. Buradaki around yalnızca “yakında” anlamına gelmez; dönme hareketi boyunca ilerlemeyi anlatır.
Alıştırma
Hangi cümle, önceki bir hareketin sonucunu göstermek için virgülden sonra bir -ing öbeği kullanır?
- The wind was pushing the door into the wall.
- To keep the door open, Maya placed a box beside it.
- The wind pushed the door, sending it into the wall.
Cevabı göster
The wind pushed the door, sending it into the wall.
As the ballerina extends and retracts her leg with each turn, Kelime
2:06Balerin her dönüşte bacağını uzatıp geri çektikçe,
extends and retracts: dışarı uzanıp geri çekilmek
Extends and retracts, tekrarlanan bir döngüdeki iki zıt hareketi adlandırır. Balerin önce bacağını uzatır ya da dışarı doğru hareket ettirir, ardından etkin biçimde geri çeker. Bu ikili lens, robot kolu ve iniş takımı gibi parçalar için de yaygındır. Retract, parçanın saklı veya başlangıç konumuna doğru geri hareket etmesine odaklanır.
Alıştırma
Bir robot kolu önce dışarı hareket ediyor, sonra yeniden içeri dönüyor. Hangi cümle bu hareketi doğru anlatır?
- The robot raises and relaxes its arm.
- The robot extends and rotates its arm.
- The robot extends and retracts its arm.
Cevabı göster
The robot extends and retracts its arm.
momentum travels back and forth between leg and body, Kalıp ifadeler
2:09momentum bacak ve vücut arasında gidip gelir
back and forth: iki yön arasında tekrarlanan hareket
Back and forth, bir yönde ve ardından karşı yönde tekrar tekrar hareket etmeyi ya da iki yer veya taraf arasında gidip gelmeyi anlatan kalıplaşmış bir zarf ifadesidir. Burada momentum, bacak ile gövde arasında dönüşümlü olarak aktarılır. Bu ifade mesaj veya fikir alışverişi gibi tekrarlanan karşılıklı aktarımları da anlatabilir. İfadeyi bir bütün olarak öğrenin; günlük İngilizcede forth bu anlamda genellikle tek başına kullanılmaz.
Alıştırma
“Karşıt yönlerde tekrar tekrar” anlamına gelen kalıplaşmış ifadeyle cümleyi tamamlayın: The pendulum swings ____.
Cevabı göster
back and forth
A really good ballerina can get more than one turn out of every leg extension Kalıp ifadeler
2:16Gerçekten iyi bir balerin, bacağının her uzatılışından birden fazla dönüş çıkarabilir;
get X out of Y: bir kaynak veya eylemden sonuç elde etmek
get X out of Y yapısında X elde edilen sonuç, fayda veya miktar; Y ise bu sonucu üreten eylem ya da kaynaktır. Burada X more than one turn, Y ise every leg extension ifadesidir: bacağın bir kez uzatılması birden fazla dönüş üretebilir. Buradaki out of, bir şeyi fiziksel olarak içinden çıkarmayı anlatmaz. get more value out of a course veya get three meals out of one pot of soup örneklerinde olduğu gibi sonucun kaynağını gösterir.
Alıştırma
Hangi cümlede sınırlı bir kaynaktan elde edilen sonucu göstermek için get X out of Y kullanılmıştır?
- We take one battery charge out of the camera after eight hours.
- We get eight hours of use out of one battery charge.
- One battery charge gives the camera eight hours of use.
Cevabı göster
We get eight hours of use out of one battery charge.
İki seçeneği haber veren in one of two ways
Bu parçada in one of two ways, açıklamada sırada iki alternatifin sunulacağını haber verir. Dinleyicinin önce birinci yolu, ardından diğer yolu beklemesini sağlar. in one of + sayı + çoğul isim kalıbı, belirtilen bir kümenin tek bir üyesini gösterir. Burada sayılı ifade aynı zamanda bir yönlendirme işareti gibi çalışır ve açıklamanın sonraki bölümünün nasıl düzenleneceğini gösterir.
Alıştırma
Hedef ifadeyi kullanarak yapı işaretini tamamlayın: You can submit the form ____: online or in person.
Cevabı göster
in one of two ways
and the more momentum it can return to the body when it's pulled back in. Öbek fiiller
2:28ve içeri çekildiğinde vücuda o kadar fazla momentum geri verebilir.
Bağlantılı değişimleri anlatan The longer..., the more...
The + comparative..., the + comparative... değişen iki dereceyi birbirine bağlar: ilki değiştikçe ikincisi de buna bağlı olarak değişir. Burada bacağın daha uzun süre uzatılmış tutulması, daha fazla momentum depolanması ve vücuda daha fazla momentum geri verilmesiyle ilişkilidir. Bu kalıpta the, belirli tanımlık değil, bağlantılı karşılaştırma yapısının bir parçasıdır. Bağlantılı her sonuç the + comparative ile başlar. and bağlacı da the more momentum..., and the more momentum.... örneğindeki gibi paralel bir sonuç daha ekleyebilir.
Alıştırma
Dikkatli planlamanın hataları azalttığını göstermek için bağlantılı karşılaştırma kalıbını doğru kullanan cümle hangisidir?
- The more carefully you plan, you make fewer mistakes.
- The most carefully you plan, the fewest mistakes you make.
- The more carefully you plan, the fewer mistakes you make.
Cevabı göster
The more carefully you plan, the fewer mistakes you make.
pulled back in: bir şeyi geri içeri çekmek
pulled back in ifadesinde back önceki bir konuma doğru geri dönüşü, in ise vücuda veya içteki bir alana doğru hareketi gösterir. İkisi birlikte, uzatılmış bacağın yeniden vücuda doğru hareket etmesini anlatır. Cümlecik edilgen yapıdadır: it is pulled back in. Odak, çekme hareketini yapan kişide değil, bacakta ve bacağın izlediği yoldadır.
Alıştırma
Bir kablo makinenin dışında sarkıyor. Hangi cümle kablonun tekrar içeri alınmasını açıkça söyler?
- Pull the cable back in before you close the panel.
- Pull the cable back before you close the panel.
- Pull the cable in a straight line before you close the panel.
Cevabı göster
Pull the cable back in before you close the panel.
More angular momentum means she can make more turns Anlatım akışı
2:32Daha fazla açısal momentum, sürtünme nedeniyle kaybedilenleri telafi etmesi gerekmeden önce
More angular momentum means ...: bir olguyu sonucuna bağlamak
More angular momentum means she can make more turns cümlesinde means bir koşulu veya olguyu sonucuna bağlar. Daha fazla açısal momentuma sahip olmanın daha fazla dönüş yapabilmeyi sağladığını söyler. X means Y kalıbı açıklamalarda ve akıl yürütmede yaygındır: X kısmına olguyu, Y kısmına onun pratik sonucunu yerleştiririz. Burada means, angular momentum sözcüklerini tanımlamaz.
Alıştırma
Hangi cümlede means bir koşulu sonucuna bağlamak için kullanılmıştır?
- Mia means to call the supplier tomorrow.
- In this sentence, rapid means fast.
- A frozen road means drivers need more time to stop.
Cevabı göster
A frozen road means drivers need more time to stop.
before needing to replenish what was lost to friction. Notlar
2:35daha fazla dönüş yapabileceği anlamına gelir.
before needing to replenish: before + fiilin -ing biçimi
Before + fiilin -ing biçimi, -ing eyleminin veya durumunun önceki eylemden sonra gerçekleştiğini kısa biçimde gösterir. Burada before needing to replenish, before she needs to replenish ile aynı anlama gelir; needing, before sonrasında kullanılan -ing biçimidir ve hata değildir. Yerine koyması gereken kişi, dönüşleri yapan she ile aynıdır; bu yüzden İngilizcede özneyi tekrarlamak gerekmez. Bu yapı, -ing eylemini yapan kişi açık olduğunda kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi leave fiilinin doğru -ing biçimiyle tamamlayın: Nina checked the windows before ____ the house.
Cevabı göster
leaving
lost to friction: sürtünmeden kaynaklanan kayıp
Was lost to friction ifadesinde lost edilgendir: adı belirtilmeyen fiziksel miktar, sürtünme hareketten enerji aldığı için azalmıştır. To edatı, kayıptan sorumlu süreci veya etkeni belirtir; birinin sürtünmeye bilerek bir şey verdiği anlamına gelmez. Burada what was lost, dönüşten çıkarılan açısal momentum miktarını ifade eder. Miktar + be lost to + neden kalıbı, energy is lost to air resistance örneğinde olduğu gibi bilimsel açıklamalarda yaygındır.
Alıştırma
Hangi cümlede lost to, fiziksel bir miktarın bir neden yüzünden azaldığını ifade eder?
- Our team lost to the Eagles in the final.
- Some energy is lost to friction inside the motor.
- The child was lost near the station.
Cevabı göster
Some energy is lost to friction inside the motor.
The other option is for the dancer to bring her arms or leg in closer to her body Notlar
2:38Diğer seçenek ise, dansçının point pozisyonuna döndüğünde
The option is for X to do Y: seçeneği ve eylemi kimin yapacağını belirtme
option is for + kişi + to + fiilin yalın hâli kalıbı, bir eylemi olası bir plan olarak sunar ve bu eylemi kimin yapacağını belirtir. Cümlede bring eylemini yapan kişi dansçıdır; for da bu kişiyi to’lu mastar yapısından önce tanıtır. Burada for, “dansçının yararına” anlamına gelmez ve for the dancer to bring... bir amaç yan cümlesi değildir. Bir eylemi seçenek olarak sunarken onu kimin yapacağını da belirtmek istediğinizde bu kalıbı kullanabilirsiniz.
Alıştırma
Hangi cümle, tedarikçiyi aramayı en açık biçimde yedek plan olarak sunar ve arayacak kişinin Mia olduğunu belirtir?
- Mia can call the supplier.
- The backup plan is for Mia to call the supplier.
- The supplier may call Mia.
Cevabı göster
The backup plan is for Mia to call the supplier.
bring ... in closer to ...: bir şeyi içe doğru yaklaştırmak
Burada bring ... in, bir şeyi içe doğru hareket ettirmek anlamına gelir. her arms or leg nesnesi, bring ile yön bildiren in parçacığının arasına gelir. In burada kendi nesnesini alan bir yer edatı değildir. Closer to her body, karşılaştırmayı ve yaklaşılan hedefi ekler: uzuvlar daha uzak bir konumdan vücuda daha yakın bir konuma taşınır. Yeniden kullanılabilecek kalıp bring + nesne + in closer to + hedeftir.
Alıştırma
Dirsekleriniz fazla açık. Hangi yönerge, dirseklerinizi yanlarınıza doğru içe çekmenizi söylemek için them zamirini doğru kullanır?
- Bring in them closer to your sides.
- Bring them out farther from your sides.
- Bring them in closer to your sides.
Cevabı göster
Bring them in closer to your sides.
Why does this work? ile mekanizma açıklamasına geçiş
Burada Why does this work?, az önce açıklanan yöntemin neden etkili olduğunu sorar. This o yönteme gönderme yapar; work ise “amaçlanan sonucu vermek” demektir, “bir işte çalışmak” anlamında değildir. Bir açıklamada bu soru geçiş işlevi görür: ne olduğunu göstermekten sebebi veya mekanizmayı açıklamaya geçer. Konuşan kişi soruyu sorup hemen ardından kendisi yanıtlayabilir.
Alıştırma
Hangi parça, bir sonuçtan sebebin açıklamasına geçmek için Why does this work? sorusunu kullanıyor?
- The technician works in the library every afternoon.
- The lid seals tightly. Does this work? Please answer yes or no.
- The lid seals tightly. Why does this work? The rubber ring keeps air from leaking in.
Cevabı göster
The lid seals tightly. Why does this work? The rubber ring keeps air from leaking in.
Like every other turn in ballet, ile karşılaştırma çerçevesi kurma
Cümlenin başındaki Like every other turn in ballet, “baledeki diğer tüm dönüşlerle aynı şekilde” anlamına gelen bir edat öbeğidir. Like burada “hoşlanmak” anlamındaki fiil değil, bir edattır. Bu bağlamda every other turn, konuşulan dönüş dışındaki tüm dönüşler demektir; sırayla yapılan her ikinci dönüş anlamına gelmez. Bu başlangıç öbeği, ana cümle ortak bir ilkeyi vermeden önce mevcut dönüşü bilinen bir gruba yerleştirir. Yeniden kullanılabilecek yapı Like + isim öbeği, + ana cümle biçimindedir: önce karşılaştırma grubunu adlandırın, sonra ana cümlenin öznesinin bu grupla ortak yönünü belirtin.
Alıştırma
Hangi cümle, bir şeyi karşılaştırma grubuna yerleştirmek için cümle başında Like + isim öbeği yapısını doğru kullanıyor?
- Dolphins breathe air like other mammals do.
- Like other mammals, dolphins breathe air.
- Dolphins like other mammals because they breathe air.
Cevabı göster
Like other mammals, dolphins breathe air.
the fouetté is governed by angular momentum, Kalıp ifadeler
2:48fouetté de açısal momentum tarafından yönetilir,
be governed by + bir kural, ilke veya kuvvet
be governed by yapısında governed, edilgen yapıyı oluşturan geçmiş zaman ortacıdır. Bu ifade, bir kuralın, ilkenin veya kuvvetin bir şeyin nasıl davrandığını belirlediğini anlatır. Burada açısal momentum, fouetté hareketinin fiziksel davranışını belirler. Govern yalnızca “bir ülkeyi yönetmek” anlamına gelmez. Resmî açıklamalarda be governed by, bir süreç ya da sistemi onu kontrol eden etkenle ilişkilendirmek için kullanılabilir.
Alıştırma
Cümleyi be governed by ifadesinin doğru edilgen biçimiyle tamamlayın: The path of a comet ____ gravity.
Cevabı göster
is governed by
which is equal to the dancer's angular velocity times her rotational inertia. Dilbilgisi
2:51bu da dansçının açısal hızı ile dönme ataletinin çarpımına eşittir.
A is equal to B times C: çarpma formülünü okuma
Bir formül sesli okunurken A is equal to B times C, A = B × C anlamına gelir. is equal to eşittir işaretini, times ise çarpma işaretini okur. Bu cümlede sıra önemlidir: dansçının açısal hızı B, dönme eylemsizliği ise C’dir. Buradaki times çarpma anlamındadır; “kez” veya “çağlar” anlamında değildir.
Alıştırma
A = B × C formülünün okunuşunu tek sözcükle tamamlayın: A is equal to B ____ C.
Cevabı göster
times
that angular momentum has to stay constant while the dancer is on pointe. Dilbilgisi
2:58dansçı pointteyken o açısal momentum sabit kalmalıdır.
except for what's lost to friction: genel bir yargıyı sınırlama
Except for, ana yargının kapsamını sınırlayan bir istisna belirtir. Burada, açısal momentumun sabit kaldığı söylenmeden önce sürtünme nedeniyle kaybolan miktar dışarıda bırakılır. Bu yüzden ana yargı mutlak değil, sınırlandırılmıştır. What's lost to friction, isim gibi görev yapan ve “sürtünmenin ortadan kaldırdığı miktar” anlamına gelen bir yan cümledir. Except for ifadesinden sonra bu yapının tamamı dışarıda bırakılan kısmı belirtir.
Alıştırma
Hangi cümlede except for genel bir yargıdan bir istisnayı çıkarmak için kullanılmıştır?
- Except for one missing page, the report is complete.
- Because of one missing page, the report was returned.
- In addition to one missing page, the report includes two charts.
Cevabı göster
Except for one missing page, the report is complete.
has to stay constant: nesnel gereklilik ve değişmeyen durum
Has to gereklilik bildirir. Bu cümlede kimse dansçıya emir vermiyor. Belirtilen koşullarda açısal momentumun korunumu, sabit kalmayı zorunlu bir sonuç hâline getirir. Have to ayrıca kuralların, koşulların veya mantığın oluşturduğu gereklilikleri de ifade edebilir. Stay sözcüğünden sonra constant sıfatı gelir. Burada stay, “aynı durumda devam etmek” anlamındadır; dolayısıyla stay constant, “değeri değişmeden devam etmek” demektir.
Alıştırma
Hangi cümlede has to stay constant nesnel bir teknik gerekliliği ifade eder?
- At the museum, Leo has to stay near his group.
- During calibration, the voltage has to stay constant for the readings to be valid.
- Before the concert, Nina has to stay quiet backstage.
Cevabı göster
During calibration, the voltage has to stay constant for the readings to be valid.
conservation of angular momentum: “açısal momentumun korunumu” fizik terimi
Conservation of angular momentum, bir sisteme dış tork etki etmediğinde sistemin toplam açısal momentumunun sabit kaldığını belirten standart fizik terimidir. Burada conservation, ilgili koşullar altında fiziksel bir niceliğin sabit kalması anlamına gelir. Doğayı korumak veya kaynakları tasarruflu kullanmak anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi dört sözcüklük standart fizik terimiyle tamamlayın: When no external torque acts on a system, its total angular momentum stays constant. This principle is called ____.
Cevabı göster
conservation of angular momentum
rotational inertia can be thought of as a body's resistance to rotational motion. Notlar
3:07dönme ataleti bir cismin dönme hareketine karşı direnci olarak düşünülebilir.
can be thought of as: yararlı bir model sunmak
X can be thought of as Y, “X'i anlamanın yararlı bir yolu onu Y olarak düşünmektir” anlamına gelir. Cümlede bu yapı, soyut dönme ataleti kavramını daha kolay anlaşılan dönmeye karşı direnç modeliyle açıklar. Kalıp X + can be thought of as + açıklama biçimindedir. Genellikle basitleştirilmiş bir model veya benzetme sunar; bu nedenle Y anlamaya yardımcı olabilir ancak tam ve resmî bir tanım olmak zorunda değildir.
Alıştırma
Cümleyi yararlı bir benzetme sunan beş sözcüklük ifadeyle tamamlayın: A password manager ____ a secure digital key ring.
Cevabı göster
can be thought of as
bir cismin dönme hareketine karşı direnci
Bu cümlede a body's resistance to rotational motion, dönme eylemsizliğini bir cismin döndürülmeye veya dönüşünün değiştirilmesine ne kadar güçlü biçimde karşı koyduğu olarak tanımlar. Buradaki resistance fiziksel anlamdadır: siyasi direnişi değil, hareketteki bir değişime karşı koymayı ifade eder. resistance to + isim veya -ing biçimi, neye karşı koyulduğunu belirtir. a body's iyelik yapısı direncin hangi cisme ait olduğunu gösterir; to bir edattır, bu nedenle ardından fiil gelirse resistance to bending örneğindeki gibi -ing biçimi kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi resistance to + isim yapısıyla tamamlayın: Regular exercise can improve the body's resistance ____ infection.
Cevabı göster
to
It increases when more mass is distributed further from the axis of rotation Dilbilgisi
3:12Daha fazla kütle dönüş ekseninden daha uzağa dağıtıldığında artar
and decreases when the mass is distributed closer to the axis of rotation.
3:17ve kütle dönüş eksenine daha yakına dağıtıldığında azalır.
…olduğunda artar ve …olduğunda azalır
Vurgulanan iki yapı paralel bir karşıtlık oluşturur: increases when değişkeni büyüten koşulu, decreases when ise değişkeni küçülten koşulu tanıtır. when sözcüğünün tekrarlanması, her sonucun kendi koşuluyla açıkça eşleşmesini sağlar. Burada when yalnızca iki tek seferlik olayın zamanını değil, düzenli bir koşulu veya ilişkiyi ifade eder. Bu kalıp, bir değişkenin iki farklı koşulda nasıl tepki verdiğini açıklamak için kullanışlıdır.
Alıştırma
Sağ düğme sesi yükseltir, sol düğme ise sesi azaltır. Paralel cümleyi tamamlayın: The volume ____ when you press the right button and ____ when you press the left button.
Cevabı göster
increases · decreases
So as she brings her arms closer to her body, Dilbilgisi
3:22Bu yüzden kollarını vücuduna yaklaştırdığında,
as she brings her arms closer to her body: birlikte ilerleyen değişimler
Burada as, bir sürecin değişmekte olan başka bir süreçle birlikte gerçekleştiğini gösterir: Kollar vücuda yaklaşırken dönme eylemsizliği küçülür. “-iken” veya “-dikçe” anlamında anlaşılabilir ve iki değişimin birlikte ilerlediğini vurgular. Bu fiziksel ilişkide neden ve sonuç da vardır; ancak as, bilgiyi iki değişimi birlikte izleyerek düzenler. because gibi yalnızca doğrudan bir neden sunmaz.
Alıştırma
Hangi cümlede as, iki değişimin aynı anda geliştiğini gösterir?
- After the temperature fell, the road became icy.
- As the temperature falls, the lake begins to freeze.
- Because the temperature fell, we canceled the picnic.
Cevabı göster
As the temperature falls, the lake begins to freeze.
rotational inertia shrinks: soyut bir nicelik küçülür
Burada shrinks, miktar veya değer bakımından küçülmek anlamına gelir. Dönme eylemsizliği fiziksel bir niceliktir; bu nedenle bir nesne gerçekten büzülmez, niceliğin değeri azalır. Shrink nesne almadan kullanılabilir: Küçülen şey veya miktar özne olur. Örneğin the budget shrinks, the market shrinks veya the gap shrinks denebilir. Bu soyut kullanım fiziksel boyutun çok ötesine uzanır.
Alıştırma
Hangi cümlede shrink, soyut bir miktarın küçüldüğünü anlatır?
- The cotton shirt shrank in the dryer.
- The research budget shrank after the grant was reduced.
- The child shrank back from the barking dog.
Cevabı göster
The research budget shrank after the grant was reduced.
her angular velocity, the speed of her turn: açıklayıcı bir ara söz
the speed of her turn isim öbeği açıklayıcı bir ara sözdür: her angular velocity ifadesini daha basit sözcüklerle yeniden adlandırır. İki öbek de aynı büyüklüğü anlatır; ikinci öbek yeni bir özne veya artması gereken ikinci bir büyüklük değildir. Virgüller, açıklamanın araya eklenen bilgi olduğunu gösterir. Cümlenin ana iskeleti her angular velocity has to increase biçimindedir. Virgüller arasındaki öbeği geçici olarak çıkarmak bu yapıyı görmeyi kolaylaştırır.
Alıştırma
Cümlede the speed of her turn ifadesinin işlevi nedir?
- Onun neden döndüğünü açıklar.
- angular velocity ifadesini günlük sözcüklerle yeniden anlatır.
- Artması gereken ikinci bir büyüklüğün adını verir.
Cevabı göster
angular velocity ifadesini günlük sözcüklerle yeniden anlatır.
In order to conserve angular momentum: amaç veya gerekli bir hedef belirtmek
In order to + fiilin yalın hâli, ana cümleyle bağlantılı amacı veya hedefi belirtir. Burada In order to conserve angular momentum, açısal hızın neden artması gerektiğini açıklar: açısal momentumun sabit kalması için bu artış gereklidir. Bilimsel bir açıklamada bu yapı, mutlaka bir kişinin niyetini anlatmaz. Bir yasanın, koşulun veya istenen durumun geçerli kalması için ne olması gerektiğini de gösterebilir.
Alıştırma
Cümleyi, amacı açıkça belirten üç sözcüklü hedef yapıyla tamamlayın: ____ keep the aquarium water clean, Nina changes the filter every month.
Cevabı göster
In order to
allowing the same amount of stored momentum to carry her through multiple turns. Kalıp ifadeler
3:33bu da aynı miktarda depolanmış momentumun onu birden fazla dönüş boyunca taşımasını sağlar.
carry her through multiple turns: hareketi tamamlanana kadar sürdürmek
carry her through multiple turns ifadesinde carry, dönüşler tamamlanana kadar hareket etmeyi sürdürmesi için yeterli gücü sağlamak anlamındadır. Özne stored momentum olduğu için burada birinin onu fiziksel olarak taşıması söz konusu değildir. Başka durumlara aktarılabilen yapı carry + kişi veya şey + through + süreç şeklindedir. Bu yapı, özneyi nesnenin sürecin başından sonuna kadar devam etmesini sağlayan güç veya destek olarak gösterir.
Alıştırma
Sonuna kadar destekleme anlamı vermek için carry ... through yapısını geçmiş zamanda kullanın: The coach's encouragement ____ the runners ____ the final mile.
Cevabı göster
carried · through
You've probably seen ice skaters do the same thing, Anlatım akışı
3:39Muhtemelen buz patencilerinin de aynı şeyi yaptığını görmüşsünüzdür,
You've probably seen...: ortak bir deneyim üzerinden benzetme sunmak
Burada You've probably seen... geçmişte görülen bir şeyi bildirmekten fazlasını yapar. Konuşmacı, yeni fikirle bağlantı kurmadan önce dinleyicileri muhtemelen tanıdıkları bir örneği hatırlamaya davet eder. Bilgi akışı önce tanıdık deneyim, ardından benzetme şeklindedir. Probably varsayımı yumuşatır: konuşmacı birçok dinleyicinin bunu gördüğünü düşünür ama herkesin gördüğünü iddia etmez. Fiziksel açıklamadan şüphe edildiğini göstermez.
Alıştırma
You've probably seen ice skaters do the same thing cümlesinin buradaki temel söylem işlevi nedir?
- Dinleyicinin buz pateni kurallarını bilip bilmediğini sınamak
- Bir benzetme sunmadan önce tanıdık bir deneyimi hatırlatmak
- Fiziksel açıklamanın doğru olup olmadığı konusunda şüphe belirtmek
Cevabı göster
Bir benzetme sunmadan önce tanıdık bir deneyimi hatırlatmak
spinning faster and faster by drawing in their arms and legs. Öbek fiiller
3:42kollarını ve bacaklarını içe çekerek giderek daha hızlı dönerler.
drawing in their arms and legs: uzuvları vücuda doğru çekmek
Burada draw in, “bir şeyi içeriye ya da vücuda daha yakına hareket ettirmek” demektir. Their arms and legs hareket ettirilen şeylerdir; bu nedenle drawing in their arms and legs, resim çizmek değil, uzuvları vücudun merkezine doğru çekmek anlamına gelir. by + -ing yapısı yöntemi gösterir: bu hareketi yaparak daha hızlı dönerler. Bu kullanım başka vücut bölümlerini veya nesneleri içeri çekmeyi de anlatabilir.
Alıştırma
“Before the flip, the gymnast drew in her knees.” cümlesinde drew in ne anlama gelir?
- İnsanları dizlerine bakmaya çekti
- Dizlerinin resmini çizdi
- Dizlerini vücuduna doğru içeri çekti
Cevabı göster
Dizlerini vücuduna doğru içeri çekti
the Black Swan is a sorceress: Kuğu Gölü'ndeki rol
Bu cümlede the Black Swan, sıradan bir kuş değil, baledeki bir karakterin adıdır. Kuğu Gölü'nde Black Swan genellikle Beyaz Kuğu'nun aldatıcı karşılığı olan Odile'ı ifade eder; cümle onu bir sorceress, yani sihirli güçleri olan bir kadın olarak tanıtır. Bu karakter bilgisi, dansının neden supernatural olarak betimlendiğini anlamayı kolaylaştırır: anlatım, karakterin büyüsünü dansçının olağanüstü hareketleriyle ilişkilendirir.
Alıştırma
Bu cümlede the Black Swan neyi ifade eder?
- Sahnedeki sıradan, koyu renkli bir kuş
- Balede sihirli güçleri olan bir kadın karakter
- Balenin müziğini yazan besteci
Cevabı göster
Balede sihirli güçleri olan bir kadın karakter
and her 32 captivating fouettés do seem almost supernatural. Dilbilgisi
3:49ve onun 32 büyüleyici fouetté'si gerçekten de neredeyse doğaüstü görünür.
do seem almost supernatural: olumlu cümlede vurgulu do
Olumlu bir cümlede do, vurgu katmak için seem fiilinin yalın biçiminden önce gelebilir. Burada do seem, gerçekten öyle görünüyor veya kesinlikle öyle görünüyor anlamındadır; do, yapmak anlamındaki ana fiil değil, yardımcı fiildir. do çıkarıldığında cümle yine dönüşlerin neredeyse doğaüstü göründüğünü söyler. do eklendiğinde ise konuşan kişi bu şaşırtıcı izlenimi güçlü biçimde doğrular.
Alıştırma
Arkadaşınız unuttuğunuzu düşünüyor. I ile kullanılan şimdiki zaman vurgulu yardımcı fiiliyle yanıtı tamamlayın: I ____ remember your birthday.
Cevabı göster
do
But it's not magic that makes them possible, Anlatım akışı
3:55Ancak bunları mümkün kılan sihir değildir,
it's not magic ... it's physics: düzeltme yoluyla gerçek açıklamayı vurgulamak
Cümle önce açıklamanın sihir olmadığını söyler. Ardından gerçek açıklama olarak fiziği verir. Bu sıralama, son kısmı açık bir düzeltmeye dönüştürür: dönüşler sihirli görünebilir, ancak onları mümkün kılan fizik ilkeleridir. Daha uzun olan ilk kısım yanlış düşünceyi ortaya koyar. Çok kısa olan it's physics sonu, ana mesajı en sona yerleştirerek daha güçlü hâle getirir. Bu, dansın daha az güzel olduğu anlamına gelmez.
Alıştırma
Karşıtlığı It's not X ...; it's Y kalıbıyla tamamlayın: ____ luck that keeps the garden healthy; ____ regular care.
Cevabı göster
It's not · it's