Lazerler Nasıl Çalışır (Pratikte) - Smarter Every Day 33: İngilizce çalışma notları
SmarterEveryDay
Video özeti: Destin ile Johan açık helyum-neon lazerle aynaların ışığı nasıl güçlendirdiğini, çıktı oluşturduğunu ve boşluk engellenince lazerin neden durduğunu gösteriyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. “back and forth.” — Kalıplaşmış ifadeler ve eşdizimler: iki yön arasındaki yinelenen hareketi hareket, bilgi alışverişi veya tartışma için anlatın. 2. “not quite as strong.” — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: bir şeyin diğerinin gücüne yaklaştığını ancak eşit olmadığını mutlak iddia kurmadan söyleyin. 3. “Without all these people, we couldn't have done it.” — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: bir sonucu mümkün kılan desteğe pay vermek için geçmişe aykırı varsayım kullanın.
Bu derste
So, I'm in the Netherlands today and I'm hanging out with a buddy of mine that I met through a research project. Notlar
0:03Bugün Hollanda'dayım ve bir araştırma projesi aracılığıyla tanıştığım bir arkadaşımla takılıyorum.
hanging out with: biriyle rahatça vakit geçirmek
Bu cümlede hanging out with, başka biriyle rahat ve samimi bir şekilde vakit geçirmek anlamına gelir. Bir şeyi fiziksel olarak asmayı değil, birlikte geçirilen sosyal zamanı anlatır. Kalıp hang out with + kişi şeklindedir. I’m hanging out with... yapısında konuşmacı bugün ne yaptığını anlattığı için şimdiki zaman kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi hang out with ifadesinin şimdiki zaman biçimiyle tamamlayın: On Saturday, I’m ____ my cousins at the park.
Cevabı göster
hanging out with
a buddy of mine: arkadaşlarımdan biri
Bu cümlede a buddy of mine, arkadaşlarımdan biri anlamına gelir. Buddy samimi ve gayriresmî bir tınıya sahiptir. a/an + tekil isim + of + iyelik zamiri yapısı, biriyle bağlantılı bir kişiyi veya şeyi tanıtır: a neighbor of mine, an idea of hers. İngilizcede a/an doğrudan my önüne gelmez; bu nedenle a my buddy değil, a buddy of mine denir.
Alıştırma
Tanıtma cümlesini hangi ifade doğal biçimde tamamlar? Leo is ___ from summer camp.
- my a buddy
- a buddy of mine
- a buddy of me
Cevabı göster
a buddy of mine
Johan is a laser expert and I've worked with him on stuff on the internet.
0:13Johan bir lazer uzmanı ve onunla internette bazı şeyler üzerinde çalışmıştık.
So, we're going to show you how lasers work today. Dilbilgisi
0:16Bu yüzden bugün size lazerlerin nasıl çalıştığını göstereceğiz.
how lasers work: gömülü how yan cümlesinde sözcük dizilişi
show you how lasers work ifadesindeki how lasers work, gömülü bir dolaylı soru yan cümlesidir. Dinleyiciye ayrı bir soru sormak yerine gösterilecek bilginin ne olduğunu belirtir. how sonrasında düz cümle dizilişi kullanılır: önce özne lasers, ardından fiil work gelir. Bu yan cümlenin içinde do eklemeyin ve özneyle fiilin yerini değiştirmeyin. Kullanılabilir kalıp show/explain + how + özne + fiildir.
Alıştırma
Hangi cümle explain sonrasında gömülü bir how yan cümlesini doğru kullanır?
- Can you explain how this machine works?
- Can you explain how works this machine?
- Can you explain how does this machine work?
Cevabı göster
Can you explain how this machine works?
So, uh this is an open cavity laser and can you explain the main components of an open cavity laser? Kelime
0:23Peki, uh, bu açık kavite bir lazer, açık kavite lazerin ana bileşenlerini açıklayabilir misin?
open cavity laser: optik kavitesi açıkta olan bir lazer
open cavity laser, optik kavitesi açıkta olduğu için parçaları görülebilen veya erişilebilen bir lazerdir. Buradaki cavity, ışığın ileri geri hareket ederek güçlendirildiği, aynalardan oluşan optik rezonatörü ifade eder; sıradan boş bir delik anlamına gelmez. Bu teknik isim öbeğinde ana isim laser sözcüğüdür. Open cavity lazerin türünü belirtir; dolayısıyla bütün ifade üç ayrı şeyi değil, tek bir cihazı adlandırır.
Alıştırma
Bu teknik ifadede open cavity laser nedir?
- Güvenle dokunulabilen bir lazer ışını
- Dışarıda kullanılmakta olan bir lazer
- Optik kavitesi açıkta ve erişilebilir olan bir lazer
Cevabı göster
Optik kavitesi açıkta ve erişilebilir olan bir lazer
Here we have the laser tube of the helium neon gas fill that amplifies the light
0:28Burada, ışığı yükselten helyum neon gazı dolgulu lazer tüpümüz var
and we have at both ends uh mirrors that are aligned to bounce the light back and forth. Kalıp ifadeler
0:32ve her iki uçta, uh, ışığı ileri geri yansıtacak şekilde hizalanmış aynalarımız var.
back and forth: tekrarlanan çift yönlü hareket
Back and forth, genellikle iki yer veya iki taraf arasında bir yönde ve ardından karşı yönde tekrar tekrar hareket etmek anlamına gelir. Burada ışık iki ayna arasında sürekli gidip gelir; yalnızca bir kez geriye ve sonra ileriye hareket etmez. Bu ifade, mesajların veya tartışmaların insanlar arasında tekrar tekrar gidip gelmesi gibi karşılıklı alışverişleri de anlatabilir.
Alıştırma
“İki yer arasında tekrar tekrar” anlamına gelen ifadeyle cümleyi tamamlayın: The shuttle moves ____ between the hotel and the airport.
Cevabı göster
back and forth
power it up: bir cihazı çalıştırmak
Power it up, cihaza elektrik verip çalışmasını başlatmak anlamına gelir. Bu soru, ekipmanı açmayı ve başlatma sürecini başlatmayı önerir. Power up ayrılabilen bir öbek fiildir. it zamir nesnesi olduğu için power ile up arasına gelmelidir: power it up denir, power up it denmez.
Alıştırma
Cümleyi power up ifadesini doğru sıraya koyarak tamamlayın: The new router is plugged in; now we can ____.
Cevabı göster
power it up
The helium neon laser tube is uh just a glorified the neon light.
0:46Helyum neon lazer tüpü, uh, sadece biraz abartılı bir neon lambasıdır.
Just uh you have the electrical discharge is going through it like a neon sign Kelime
0:50Sadece, uh, içinden tıpkı bir neon tabela gibi elektrik deşarjı geçiyor
Bir gaz içindeki electrical discharge
Burada electrical discharge, elektrik yükünün gaz gibi bir ortamdan akması anlamına gelir. Akım gaza enerji verir; gaz da neon tabelada olduğu gibi ışık üretebilir. İfadenin tamamı fiziksel bir süreci adlandırır. Discharge tek başına başka anlamlara da gelebilir, ancak gaz ve ışıkla ilgili açıklama burada teknik anlamı seçer.
Alıştırma
Neon tabela benzetmesinde electrical discharge ne anlama gelir?
- Bir pilde depolanmış enerji kalmamıştır.
- Elektrik akımı bir gazdan geçer ve ona enerji aktarır.
- Bir hastanın hastaneden ayrılmasına izin verilir.
Cevabı göster
Elektrik akımı bir gazdan geçer ve ona enerji aktarır.
and the special thing is you have here uh two apertures and the light can bounce straight through. Anlatım akışı
0:54ve buradaki özel şey, uh, iki açıklığa sahip olmanız ve ışığın doğrudan sekerek geçebilmesidir.
Temel bir özelliği vurgulamak için the special thing is
The special thing is, konuşmada dikkati belirli bir noktaya yönelten bir kalıptır. Dinleyiciye “Şimdi en önemli özelliğe dikkat et” sinyali verir. Burada odağı neon tabelayla olan benzerlikten, ışığın nasıl hareket ettiğini açıklayan özelliğe geçirir. Buradaki special, bir ayrıntının açıklamada özellikle belirtilmeye değer olduğu anlamına gelir; otomatik olarak nadir, mükemmel veya büyülü demek değildir. Bu kalıbın ardından genellikle temel bilgi gelir: the special thing is (that) + cümlecik.
Alıştırma
Bir sunucu önce iki cihazın nasıl benzer olduğunu açıklıyor, sonra “The special thing is that this one works without a battery.” diyor. Bu ifade ne yapıyor?
- Dinleyicinin fark etmesi gereken temel özelliği vurgulamak
- Yeni bilgi eklemeden açıklamayı bitirmek
- Cihazın pahalı ve nadir olduğunu söylemek
Cevabı göster
Dinleyicinin fark etmesi gereken temel özelliği vurgulamak
Okay, so at both sides of the laser tube we have placed two high-reflecting mirrors
1:00Tamam, lazer tüpünün her iki yanına iki adet yüksek yansıtıcılı ayna yerleştirdik
and the light that goes through the laser tube hits the mirror and bounces back and forth through the tube
1:05ve lazer tüpünden geçen ışık aynaya çarpıyor ve tüp boyunca ileri geri yansıyor
and each time it passes the tube it gets amplified. Dilbilgisi
1:11ve tüpten her geçtiğinde yükseltiliyor.
Tekrarlanan olaylar için “each time”
Bu cümlede each time, tekrarlanan bir zaman koşulunu başlatır: ışık tüpten her geçtiğinde aynı sonuç ortaya çıkar. Burada whenever gibi çalışır. each time + özne + fiil yapısı, tekrarlanan bir olayı her seferinde ortaya çıkan sonuca bağlar: X her olduğunda Y olur. Burada bir zaman miktarı veya süresi anlatılmaz.
Alıştırma
Cümleyi “her seferinde” anlamıyla en iyi tamamlayan ifadeyi seçin. The screen lights up ___ someone presses the button.
- one time
- each time
- for some time
Cevabı göster
each time
“gets amplified” ve get edilgeni
Gets amplified, get ile kurulan bir edilgen yapıdır: get + geçmiş zaman ortacı. Burada ışığın tüpten geçerken bir değişime uğrayıp güçlendiğini anlatır; get, almak anlamına gelmez. be ile kurulan edilgen yapıyla karşılaştırıldığında get edilgeni, özneyi etkileyen olaya veya değişime daha çok dikkat çeker. Bu nedenle hareketli veya tekrarlanan bir sürecin sözlü açıklamasında doğal durur.
Alıştırma
Cümleyi amplify fiilinin get ile kurulan edilgen biçimiyle tamamlayın. In this device, the weak signal ____ before transmission.
Cevabı göster
gets amplified
If you make this mirror slightly transparent, it's 2% transparent, Dilbilgisi
1:14Bu aynayı biraz şeffaf yaparsanız, diyelim ki %2 oranında,
make this mirror slightly transparent: make + nesne + sıfat
make this mirror slightly transparent ifadesinde make, “üretmek” anlamına gelmez. Burada ettirgen bir fiildir: make + nesne + sıfat yapısı, nesnenin sıfatla belirtilen duruma gelmesini sağlamak anlamına gelir. Burada this mirror nesnedir ve slightly transparent hedeflenen durumu anlatır. Slightly, saydamlık değişiminin küçük bir dereceyle sınırlı olduğunu gösterir.
Alıştırma
Yönergeyi make + nesne + sıfat yapısıyla tamamlayın: Please ____ the display slightly brighter so everyone can read it.
Cevabı göster
make
and each time the light passes 2% moves out and you have like a beam going on here.
1:18ışık her geçtiğinde %2'si dışarı çıkıyor ve burada devam eden bir ışın elde ediyorsunuz.
Okay, so basically what comes out the other end of the mirror is the imperfection in the mirror. Dilbilgisi
1:25Tamam, yani temelde aynanın diğer ucundan çıkan şey aynadaki kusurdur.
what comes out ... is ...: what yan cümlesini özne olarak kullanmak
what comes out the other end of the mirror yan cümlesinin tamamı is fiilinin öznesidir. Bu yapıda what, “... olan şey” anlamına gelir; böylece yan cümle, bütün bir olguyu tanımlanabilecek veya açıklanabilecek tek bir şey olarak sunar. The imperfection in the mirror tümleci, kaynağı kısa ve konuşma diline özgü biçimde açıklar: ayna kusursuz biçimde yansıtmadığı için bir çıkış oluşur. Bu, fiziksel bir kusurun gerçekten aynadan dışarı hareket ettiği anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi “... olan şey” anlamındaki sözcükle tamamlayın: ____ comes out of this filter is clean water.
Cevabı göster
What
If it was a perfect mirror, we wouldn't get any output from the laser, correct? Dilbilgisi
1:31Eğer mükemmel bir ayna olsaydı, lazerden herhangi bir çıktı alamazdık, doğru mu?
If it was ..., we wouldn't get ...: gerçek dışı bir koşul
If yan cümlesi, şimdiki bir durumu gerçek dışı olarak sunar: ayna kusursuz değildir. Ana cümle ise hayal edilen sonucu, yani lazer çıkışı olmayacağını belirtir. Kalıp if + simple past, would + fiilin yalın hâli şeklindedir. Bu kullanımda was, aynayı geçmiş zamana yerleştirmez; gerçek durumdan uzaklığı gösterir.
Alıştırma
Hold fiilinin geçmiş biçimini ve would + last yapısını kullanarak şimdiki zamana ilişkin gerçek dışı koşulu tamamlayın: If this battery ____ more charge, it ____ longer.
Cevabı göster
held · would last
But because the mirrors are imperfect, we do get a little lasing. Notlar
1:35Ancak aynalar kusurlu olduğu için biraz lazer etkisi elde edebiliyoruz.
do get: olumlu cümlede vurgulu do
Olumlu bir cümlede, fiilin yalın hâlinden önce gelen do vurgu ekler. We do get, 'gerçekten elde ediyoruz' veya 'aslında elde ediyoruz' anlamına gelir ve hiç çıkış olmayacağı beklentisini düzeltir. Zamanı ve özne uyumunu yardımcı fiil taşırken get yalın hâlde kalır. Do kaldırıldığında bilgi aynı kalır, ancak güçlü doğrulama anlamı kaybolur.
Alıştırma
Do fiilinin doğru şimdiki zaman biçimiyle vurgulu düzeltmeyi tamamlayın: Everyone expects the old printer to fail, but it ____ work.
Cevabı göster
does
Lasing: cihaz veya ışın değil, süreç
Bu cümlede lasing, bir optik boşluğun içindeki uyarılmış yayımın ışığı güçlendirdiği ve lazer etkisini sürdürdüğü etkin süreci anlatır. Kusurlu aynalar ışığın bir bölümünün dışarı çıkmasına izin verir, ancak güçlendirme süreci yine de devam eder. we do get a little lasing ifadesinde lasing, bir süreci belirten sayılamayan isim gibi kullanılır. A little, lazer etkisinin miktarının veya derecesinin az olduğunu belirtir; küçük bir lazer cihazı anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümlede lasing neyi ifade ediyor?
- Boşlukta lazer ışığı üretme veya sürdürme süreci
- Boşluğun ucundaki kısmen yansıtıcı ayna
- Fiziksel bir lazer cihazı
- Boşluktan çoktan çıkmış tek bir ışın
Cevabı göster
Boşlukta lazer ışığı üretme veya sürdürme süreci
In this case, the laser is just specifically made to reflect only 98% and this is the 2% of the light uh that comes out.
1:39Bu durumda, lazer sadece %98'i yansıtmak için özel olarak yapılmış ve dışarı çıkan o, uh, ışık da %2'lik kısım.
All right, one thing I notice is that inside the cavity, the beam is much stronger. Anlatım akışı
1:48Pekâlâ, fark ettiğim bir şey şu ki, kavitenin içindeki ışın çok daha güçlü.
One Thing I Notice Is That: bir gözlem seçmek
One thing I notice is that, bilgiyi düzenleyen bir çerçeve yan cümlesidir. Dinleyicilere, konuşmacının tartışmak üzere bir gözlem seçtiğini bildirir; that ile başlayan yan cümle de bu gözlemin içeriğini verir: boşluğun içindeki ışın daha güçlüdür. Buradaki one thing, olası birkaç gözlemden biri anlamına gelir; konuşmacının fark ettiği tek şey anlamına gelmez. Bu kişisel çerçeve ayrıca ifadeyi kesin bir ilan yerine tartışmaya sunulan bir gözlem gibi gösterir.
Alıştırma
Bunun tek nokta olduğu izlenimini vermeden bir gözlem seçmek için gözlem çerçevesini kullanın: ____ the blue line rises after noon.
Cevabı göster
One thing I notice is that
You can see the laser hitting particles in the air, Dilbilgisi
1:52Lazerin havadaki parçacıklara çarptığını görebilirsiniz,
see the laser hitting particles: see + nesne + -ing
see the laser hitting particles ifadesinde the laser, see fiilinin nesnesidir; hitting particles ise lazerin ne yaptığını açıklayan -ing biçimli tamamlayıcıdır. Lazer için kullanılan özel bir adın parçası değildir. see + nesne + -ing yapısı, gözlem sırasında eylemin devam ettiğini gösterir. Buradaki görünür etki, lazer ışığının havadaki parçacıklarla etkileşmesinden doğar; ifade, bir olayı baştan sona görmeye değil, devam eden sürece odaklanır.
Alıştırma
Devam eden bir eylemi göstermek için run fiilinin -ing biçimini kullanın: From the porch, we could see the children ____ across the yard.
Cevabı göster
running
but downstream the photons that are leaking out of the mirror, Notlar
1:56ancak aşağı yönde aynadan sızan fotonlar,
downstream: ışığın ilerleme yönünde daha ileride
Burada downstream, ışığın ilerlediği yönde daha ileride bulunan konum anlamına gelir. Fotonları aynadan geçtikten sonra, aynanın çıkış tarafına yerleştirir. Sözcük, bir nehrin aktığı yönden gelir; ancak teknik İngilizce bu mekânsal fikri hava, ışık, sinyaller veya üretim süreci gibi akışı ya da yolu olan her şeye genişletir. Burada zaman bakımından daha sonra anlamına gelmez.
Alıştırma
Bir boruda su, pompadan filtreye doğru akıyor. Hangi cümle filtrenin konumunu doğru anlatır?
- The filter is upstream of the pump.
- The filter is downstream tomorrow.
- The filter is downstream of the pump.
Cevabı göster
The filter is downstream of the pump.
leaking out: az miktarda dışarı sızmak
Bu cümlede leaking out, az sayıdaki fotonun geri yansımak yerine aynanın içinden geçmesi anlamına gelir. Bu fiil, ışığı bir engelin içinden yavaş yavaş kaçıyormuş gibi gösterir. Leak out; sıvı, gaz, ışık veya bilginin kapalı bir yerden dışarı çıkmasını anlatabilir. Genellikle miktarın az olduğunu ve sürecin tamamen kontrol edilmediğini düşündürür. Ancak burada ayna biraz ışık geçirecek şekilde tasarlanmıştır; dolayısıyla aynanın hasarlı olduğu anlamına gelmez.
Alıştırma
Hangi cümle az miktarda ışığın bir engelden dışarı çıkmasını en iyi anlatır?
- The open window let bright sunlight fill the room.
- The lamp suddenly stopped producing light.
- A faint glow was leaking out through a crack in the box.
Cevabı göster
A faint glow was leaking out through a crack in the box.
not quite as strong: neredeyse aynı güçte, ama biraz daha zayıf
Not quite as strong, “neredeyse aynı güçte, ama biraz daha zayıf” anlamına gelir. not quite as + sıfat + as kalıbı iki şeyi karşılaştırır ve birincisinin eşitliğin biraz altında kaldığını gösterir. Altyazıda neyle karşılaştırıldığı bağlamdan açık olduğu için ikinci as bölümü söylenmemiştir. Bu ifade, bir şeye yalnızca weak demekten daha yumuşak ve daha kesindir. Karşılaştırmayı göreli tutar: söz konusu şey hâlâ güçlü olabilir, yalnızca diğeriyle aynı güçte değildir.
Alıştırma
Hangi cümle sinyalin neredeyse aynı güçte, ancak yine de biraz daha zayıf olduğunu belirtir?
- It's just as strong.
- It's not nearly as strong.
- It's not quite as strong.
Cevabı göster
It's not quite as strong.
The light circulating inside the laser uh is uh far higher intensity.
2:02Lazerin içinde dolaşan ışık, uh, çok daha yüksek yoğunlukludur.
And if you hold your hand outside of the laser and block the beam,
2:07Ve eğer elinizi lazerin dışında tutar ve ışını engellerseniz,
But if you hold your hand inside the cavity, you'll block the laser from uh amplifying all the light Dilbilgisi
2:14Ancak elinizi kavitenin içinde tutarsanız, lazerin tüm ışığı, uh, yükseltmesini engellersiniz
block ... from + -ing: bir şeyin eylem yapmasını engellemek
block + nesne + from + -ing kalıbı, bir kişinin ya da şeyin nesnenin bir eylemi yapmasını veya sürdürmesini engellediğini anlatır. Nesne block sözcüğünden sonra gelir; from sonrasındaki eylem -ing biçiminde kullanılır. Burada nesne the laser, kesintiye uğrayan süreci belirten sözcük ise amplifying’dir. Konuşmadaki duraksama sözcüğü uh, from ile amplifying arasında yer alır ama dil bilgisini değiştirmez. Buradaki block, makineyi saklamak ya da üzerini kapatmak zorunda olmadan süreci durdurmayı anlatır.
Alıştırma
Cümleyi block ... from + -ing kalıbının doğru biçimiyle tamamla: The safety cover ____ dust ____ the motor.
Cevabı göster
blocks · from entering
and the light won't circulate around and you don't uh have a laser anymore.
2:20ve ışık dolaşmaz, böylece, uh, artık bir lazeriniz olmaz.
way on the other side: uzak anlamındaki way
Buradaki way, uzak veya büyük bir mesafede anlamını güçlendiren gündelik bir pekiştiricidir. on the other side yer ifadesini güçlendirir; bu nedenle way on the other side, karşı tarafın çok uzağında demektir. way sözcüğünün bu kullanımı sık sık yer veya yön ifadelerinden önce gelir: way over there, way up north ve way down the road. Bu kalıpta way, yöntem veya yol anlamına gelmez.
Alıştırma
Hangi cümlede way, way on the other side ifadesindekiyle aynı uzaklık pekiştirme anlamına sahiptir?
- Can you show me the way to the cabin?
- The cabin is way up in the mountains.
- We need to find a way to solve the problem.
Cevabı göster
The cabin is way up in the mountains.
even though we're stopping it on this side of the tube, we don't get lasing on the other side. Dilbilgisi
2:27tüpün bu tarafında durdurduğumuz halde diğer tarafında lazer elde edemiyoruz.
even though: gerçek bir olgu ve beklenmedik bir sonuç
Even though, doğru olduğu veya zaten kabul edildiği bilinen bir gerçeği sunar: tüpün bir tarafındaki süreci durduruyorlar. Ardından, bu gerçeğe rağmen sonraki sonucu şaşırtıcı olarak gösterir: diğer tarafta yine de lazer üretimi gerçekleşmez. Gerçek bir olgu, ardından gelen durumla güçlü bir karşıtlık oluşturduğunda even though + yan cümle kullanılır.
Alıştırma
Konuşan kişi elektrik kesintisinin gerçekten yaşandığını biliyorsa en uygun başlangıcı seçin: “_____ the power went out, the food stayed cold.”
- Even though
- Even if
- Because
Cevabı göster
Even though
I'm waiting on photon torpedo technology myself, Notlar
2:32Ben de foton torpidosu teknolojisini bekliyorum,
waiting on: Amerikan İngilizcesinde günlük waiting for kullanımı
Burada waiting on, foton torpidosu teknolojisinin geliştirilmesini veya kullanılabilir hâle gelmesini beklemek anlamındadır. Konuşan kişi bir bilim kurgu icadını heyecanla beklediğini söyleyerek şaka yapıyor. Günlük Amerikan İngilizcesinde wait on + bir şey, o şeyin gelmesini, gerçekleşmesini veya tamamlanmasını beklemek anlamına gelebilir. on sonrasındaki nesne, hâlâ ihtiyaç duyulan şeyi belirtir.
Alıştırma
Günlük Amerikan İngilizcesindeki “I'm waiting on the test results,” cümlesinde waiting on ne anlama gelir?
- Konuşan kişi sonuçlara müşteriymiş gibi hizmet ediyor.
- Konuşan kişi sonuçların gelmesini bekliyor.
- Konuşan kişi sonuçları bilerek geciktiriyor.
Cevabı göster
Konuşan kişi sonuçların gelmesini bekliyor.
Bir bilim kurgu şakası olarak photon torpedo technology
“Photon torpedo technology”, Star Trek evreninde foton torpidoları adı verilen kurgusal silahların teknolojisini ifade eder. Konuşan kişi burada gerçek bir teknolojiyi ciddi biçimde talep etmiyor. Bu sıra dışı bilim kurgu göndermesi, daha ileri bir lazer teknolojisine yönelik isteği hafif bir şakaya dönüştürüyor.
Alıştırma
Bu cümlede photon torpedo technology neyi ifade ediyor?
- Lazerleri daha parlak yapan bir pil türü
- Kurgusal bir uzay silahı teknolojisine yapılan eğlenceli bir gönderme
- Günümüz lazer laboratuvarlarında kullanılan standart bir cihaz
Cevabı göster
Kurgusal bir uzay silahı teknolojisine yapılan eğlenceli bir gönderme
But anyway, we want to thank Johan for his time Kalıp ifadeler
2:39Her neyse, zaman ayırdığı için Johan'a teşekkür etmek istiyoruz
thank Johan for his time: Johan’a ayırdığı zaman için teşekkür etmek
“Thank someone for their time”, birinin sizinle konuşmaya, görüşmeye veya size yardım etmeye zaman ayırdığını belirtip ona teşekkür etmek için kullanılan kalıplaşmış ve nazik bir ifadedir. “thank Johan for his time” ifadesinde teşekkür edilen kişi Johan’dır ve his time teşekkürün nedenidir. Kalıp thank + person + for + possessive + time şeklindedir. İyelik sözcüğü kişiye göre değişir: Johan için his, Maya için her, cinsiyeti bilinmeyen veya tekil they kullanan biri için their kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi eksik sözcükle tamamlayın: We want to thank Johan for ____ time after the interview.
Cevabı göster
his
and uh can you thank the people who let us in in Dutch? Öbek fiiller
2:41ve uh, içeri girmemize izin veren insanlara Hollandaca teşekkür edebilir misin?
let us in: birinin içeri girmesine izin vermek
Let someone in, birinin bir yere girmesine veya girişin denetlendiği bir kapıdan geçmesine izin vermek demektir. Kalıp let + kişi + in şeklindedir. Buradaki let us in, laboratuvar görevlilerinin çekim ekibinin laboratuvara girmesine izin verdiğini anlatır. in gerçek anlamda bir yere girmeyi belirtir; söz kesmek veya bir sohbete katılmak anlamına gelmez.
Alıştırma
‘İçeri girmemize izin vermek’ anlamındaki isteği tamamlamak için let, us ve in sözcüklerini doğru sıraya koyun: Please ____; we're here for the lab tour.
Cevabı göster
let us in
Yeah, I thank the optical science group that we could be in the lab and we could film.
2:46Evet, laboratuvarda olmamıza ve çekim yapmamıza izin verdiği için optik bilim grubuna teşekkür ederim.
and thank you for your explanation that we could be in the lab and could see what you did.
2:51ve açıklamaların için, laboratuvarda olabildiğimiz ve ne yaptığını görebildiğimiz için teşekkürler.
Also, thank you very much and thank you for this laser we could borrow and transport.
2:56Ayrıca, çok teşekkürler ve ödünç alıp taşıyabildiğimiz bu lazer için de teşekkürler.
Without all these people, we couldn't have done it. Dilbilgisi
3:02Bütün bu insanlar olmasaydı bunu başaramazdık.
Without ..., we couldn't have done it: yardıma bağlı bir geçmiş sonuç
Without + isim grubu, gerekli olan bir şeyi belirtir. Couldn't have + fiilin üçüncü hâli, geçmişin farklı olduğunu varsayar ve sonucun mümkün olmayacağını söyler. Bu cümlede iş, bu insanların yardımı sayesinde gerçekten tamamlanmıştır. Konuşan kişi onların katkısını kabul edip teşekkür eder; couldn't have done it, şu anda neyi yapabildiğini veya yapamadığını anlatmaz.
Alıştırma
Festival, gönüllülerin yardımı sayesinde geçen yıl başarıyla tamamlandı. Gerçeğe aykırı geçmiş sonucu açıkça anlatan cümle hangisidir?
- Without the volunteers, we couldn't have done it.
- Without the volunteers, we couldn't do it.
- Without the volunteers, we didn't do it.
Cevabı göster
Without the volunteers, we couldn't have done it.
Yeah, for everyone, if you come to the university, come here and look at it.
3:04Evet, herkes için, eğer üniversiteye gelirseniz, buraya gelin ve buna bir bakın.
Then check out this video by MinutePhysics.
3:19Öyleyse MinutePhysics'in bu videosuna bir göz atın.
Henry explains what's going on inside that helium-neon tube in one of his cool science videos. Öbek fiiller
3:22Henry, o havalı bilim videolarından birinde şu helyum-neon tüpünün içinde neler olup bittiğini açıklıyor.
what's going on: “neler oluyor”
Burada what's going on, “neler oluyor” veya “ne gerçekleşiyor” anlamına gelir. Tüpün içindeki fiziksel süreçleri anlatır; bu cümlede go on, “devam etmek” anlamında değildir. Explains fiilinden sonra gelen what's going on yan cümlesi, Henry'nin neyi açıkladığını gösterir. Aynı ifade, henüz net olmayan herhangi bir durum veya süreç hakkında soru sormak için de kullanılabilir.
Alıştırma
Cümleyi bu derste öğrenilen ve “neler oluyor” anlamına gelen ifadeyle tamamlayın: Can you explain ____ inside the computer?
Cevabı göster
what's going on
Laser Month consists of a lot of videos shot over here in Holland with Johan Kalıp ifadeler
3:32Lazer Ayı, Johan ile burada, Hollanda'da çekilmiş pek çok videodan oluşuyor
consists of a lot of videos: bir bütünü oluşturan parçaları belirtmek
Consists of, “-den/-dan oluşur” anlamına gelir. Özne bütünü, of sözcüğünden sonraki bölüm ise bütünün parçalarını belirtir. Burada Laser Month bütündür, videolar da onun parçalarıdır. Yeniden kullanılabilecek kalıp bütün + consist of + parçalar şeklindedir. Bu cümlede tekil özne Laser Month, consists biçimini alır.
Alıştırma
Cümleyi consist of ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: The science club ____ twelve students and two teachers.
Cevabı göster
consists of
All right, so now we're going to play laser limbo. Kültür
3:42Pekâlâ, şimdi lazer limbo oynayacağız.
laser limbo: eğlenceli bir birleşik oyun adı
Limbo, oyuncuların geriye doğru eğilip alçak bir çubuğa dokunmadan altından geçtiği bir oyundur. laser limbo ifadesinde laser, limbo sözcüğünden önce onu niteleyen bir ad olarak kullanılır ve çubuk yerine lazer ışını kullanılan bir tür için eğlenceli bir ad oluşturur. Buradaki play fiili, limbo sözcüğünün oyunu anlattığını açıkça gösterir. Belirsizlik içinde, askıda kalmış olma şeklindeki mecaz anlam kastedilmez.
Alıştırma
“All right, so now we're going to play laser limbo.” cümlesinde laser limbo büyük olasılıkla neyin adıdır?
- Henüz kararlaştırılmamış bir etkinlik
- Çubuk yerine lazer ışını kullanan eğlenceli bir limbo türü
- Lazerleri onaran bir makine
Cevabı göster
Çubuk yerine lazer ışını kullanan eğlenceli bir limbo türü
c'mon: gayriresmî ısrar ve hafif yakınma
c'mon, come on ifadesinin gayriresmî yazılış biçimidir. Burada “bana doğru yürü” anlamına gelmez. Konuşan kişi bu ifadeyle reddedilmeye karşı çıkar, diğer kişiyi kabul etmeye ikna etmeye çalışır ve aynı zamanda hafif bir sabırsızlık ya da şakacı bir yakınma gösterir. İfadenin gücü tona ve bağlama göre değişir: cesaretlendirme, ikna etme, acele ettirme veya itiraz etme işlevi görebilir. Bu cümledeki temel eylem fiziksel hareket istemek değil, ikna etmektir.
Alıştırma
“Oh, c'mon, laser limbo.” cümlesinde konuşan kişi c'mon ile ne yapıyor?
- Birinden yürüyerek yaklaşmasını istemek
- Hafifçe yakınarak birini yeniden düşünmeye teşvik etmek
- Reddi resmî biçimde kabul etmek
Cevabı göster
Hafifçe yakınarak birini yeniden düşünmeye teşvik etmek