Lüsid Rüya Bilimi: İngilizce çalışma notları

AsapSCIENCE

Öğrenme zorluğu
501 kelime 210 kel/dk

Video özeti: Bu adım adım rehber, rüya günlüğü ve gerçeklik kontrollerinden MILD ile WILD yöntemlerine ilerliyor; uyku felcinin ileri yöntemi neden ürkütücü kılabildiğini açıklıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. Dil bilgisi ve cümle kalıplarında “what if you could”, bir olguyu sormak yerine varsayımsal olasılık açar; hayal edilen yetenekleri ve olası sonuçlarını incelemek için kullanın. 2. Deyim ve mecazlarda “become second nature”, çalışılan bir eylemin doğaya dönüşmesini değil otomatikleşmesini anlatır; tekrarın nasıl zahmetsiz davranış oluşturduğunu doğru ifade edin. 3. Kalıplaşmış öbekler ve eşdizimlerde “has provided an insight into”, araştırmanın neyi anlamaya yardım ettiğini resmî biçimde belirtir; kanıta dayalı bulguları sunarken ardından konuyu getirin.

Bu derste

Dreams provide a world in which we escape from reality into the mind Notlar

0:00

Rüyalar, gerçeklikten kaçıp zihnimize sığındığımız bir dünya sunar

Kalıp ifadeler

escape from reality ifadesi

Escape from reality, çoğu zaman rüyalar, hikâyeler, oyunlar veya hayal gücü aracılığıyla gerçek hayatın sorunlarından, sorumluluklarından ya da baskısından zihinsel olarak kısa süreliğine uzaklaşmak demektir. Bu cümlede reality fiziksel bir yer değil, geride bırakılan bir durumdur. Yapı escape from + uzaklaşılan şey veya durum şeklindedir. Escape gerçek bir tehlikeden kaçmayı anlatabilir, ancak escape from reality genellikle mecazidir.

Alıştırma

Geride bırakılan şeyi belirten edatla ifadeyi tamamlayın: After a hard day, Leo reads comic books to escape ____ reality.

Cevabı göster

from

and seemingly have little control over what happens.

0:03

ve görünüşe göre orada olup bitenler üzerinde pek az kontrolümüz vardır.

Dilbilgisi

Bir ortamı anlatan in which

Burada in which, world ismini açıklayan bir ilgi cümleciğini başlatır. In, 'o dünyanın içinde' anlamını taşır; which ise world sözcüğüne gönderme yapar. Böylece cümlecik, gerçeklikten kaçmanın gerçekleştiği ortamı belirtir. İsim + in which + cümlecik yapısı bir yeri, durumu veya sistemi, bir olayın gerçekleştiği ortam olarak anlatabilir. Buradaki which, 'hangisi?' diye soran bir soru sözcüğü değildir.

Alıştırma

'O yerin içinde' anlamındaki iki sözcüklü ilgi ifadesiyle cümleyi tamamlayın: Our school has a garden ____ butterflies can live safely.

Cevabı göster

in which

But what if you could know you were dreaming Dilbilgisi

0:06

Peki ya rüya gördüğünüzü bilebilseydiniz

and subsequently control the dream?

0:07

ve ardından rüyanızı kontrol edebilseydiniz?

Dilbilgisi

what if you could: olası bir yeteneği hayal etmek

What if + özne + could + fiil, hayal edilen bir olasılığı ortaya koyar. Bir gerçeği bildirmez; dinleyeni bir durumu hayal etmeye ve ardından ne olabileceğini düşünmeye davet eder. Burada what if you could, dinleyenin yeni bir yeteneğe sahip olduğunu hayal etmesini sağlar. Could burada yalnızca can fiilinin geçmiş zamanı değildir; varsayımsal bir yeteneği belirtir ve cümlenin devamı olası sonucu verir.

Alıştırma

Yeni bir yetenek hakkında hayal kuruyorsunuz. Bu hayali olasılığı doğru biçimde başlatan ifade hangisidir? ___ read any language instantly.

  1. What did you
  2. What if you could
  3. Can you
Cevabı göster

What if you could

It turns out lucid dreaming is entirely possible Kalıp ifadeler

0:09

Görünüşe bakılırsa bilinçli rüya görmek kesinlikle mümkün

Kalıp ifadeler

It turns out: sonradan doğrulanan bir gerçeği açıklamak

It turns out, daha önceki belirsizlikten, beklentiden veya araştırmadan sonra netleşen ya da ortaya çıkan bilgiyi tanıtır. Genellikle bir sorudan veya tahminden sonraki gerçeğe geçiş sağlar. Bu cümlede ifade, berrak rüya görmenin mümkün olduğunun doğrulandığını belirtir. Fiziksel olarak dönmekle ilgili değildir; turns out, durumun aslında belli bir şekilde olduğunun ortaya çıkması anlamındaki kalıplaşmış bir ifadedir.

Alıştırma

Önce kütüphanenin kapalı olduğunu düşünüyorsunuz, sonra geç saate kadar açık olduğunu öğreniyorsunuz. Yeni gerçeği bildiren cümle hangisidir?

  1. I think the library might be open until eight.
  2. In the end, the library is open until eight.
  3. It turns out the library is open until eight.
Cevabı göster

It turns out the library is open until eight.

and with a little effort and practice Kalıp ifadeler

0:12

ve biraz çaba ve pratikle

even you can do it.

0:14

bunu siz de yapabilirsiniz.

Kalıp ifadeler

With a little effort and practice: biraz çaba ve pratikle

With a little effort and practice, başarı için gereken koşulu az ama gerçek bir emek ve tekrarlı çalışma olarak sunar. Burada a little olumlu bir anlam taşır: biraz çaba ve pratik gerekir, ancak bu miktar başa çıkılabilir olarak gösterilir. Edat öbeğinin tamamı even you can do it ifadesine bağlanır. Bu, gerçekçi biçimde cesaret vermek için başka durumlarda da kullanılabilecek bir yoldur: sonuç mümkündür, ancak kendiliğinden gerçekleşmez.

Alıştırma

Teşvik cümlesini “makul miktarda emek ve tekrarlı çalışmayla” anlamına gelen tam ifadeyle tamamlayın: ____, you can master the basic steps.

Cevabı göster

With a little effort and practice

Now some of you might be saying, Anlatım akışı

0:15

Şimdi bazılarınız şöyle diyebilir:

"I don't even dream."

0:16

“Ben hiç rüya görmüyorum ki.”

Anlatım akışı

Now some of you might be saying...: şimdi bazılarınız şöyle diyor olabilir…

Now, konuşmanın olası bir dinleyici tepkisine geçtiğini gösterir. Some of you bu tepkiyi dinleyicilerin bir bölümüyle sınırlar; might be saying ise alıntılanan sözleri dinleyicilerin o anda düşünüyor veya içlerinden itiraz ediyor olabilecekleri bir şey olarak sunar. Bu kalıp, konuşmacının olası bir soruyu yanıtlamadan önce kendisinin ortaya koymasını sağlar. Kimsenin gerçekten konuştuğunu bildirmez ve burada might izin değil, olasılık ifade eder.

Alıştırma

Bir sunumda, henüz hiç kimsenin gerçekten dile getirmediği olası bir dinleyici itirazını en iyi hangi cümle sunar?

  1. Some of you are allowed to say, 'That sounds too expensive.'
  2. Some of you said, 'That sounds too expensive.'
  3. Some of you might be saying, 'That sounds too expensive.'
Cevabı göster

Some of you might be saying, 'That sounds too expensive.'

But the truth is everybody has about three to seven dreams a night. Notlar

0:17

Ama gerçek şu ki herkes bir gecede yaklaşık üç ila yedi rüya görür.

Anlatım akışı

But the truth is: vurgulu bir düzeltme

But, az önce sözü edilen düşünceden uzaklaşılacağını gösterir. The truth is ise sonraki cümleciği bu düşünceyi düzelten temel gerçek olarak sunar. Dinleyicinin önceki bir varsayımı, sizin gerçek durum olarak sunduğunuz bilgiyle değiştirmesini istediğinizde But the truth is + cümlecik yapısını kullanın. Bu kalıp sonraki bilgiyi güçlü biçimde vurgular.

Alıştırma

But the truth is konuşmacının mesajını en iyi hangi durumda düzenler?

  1. Aynı inanışı destekleyen başka bir örnek eklersiniz.
  2. Yanlış bir inanışı düzeltir ve temel gerçeği sunarsınız.
  3. Bilginin doğru olup olmadığından emin olmadığınızı gösterirsiniz.
Cevabı göster

Yanlış bir inanışı düzeltir ve temel gerçeği sunarsınız.

Dilbilgisi

about three to seven dreams a night: yaklaşık bir sıklık

about three to seven dreams a night ifadesinde about, three to seven aralığının tamamını yaklaşık hâle getirir. Aralıktaki sayılar birden büyük olduğu için dreams çoğuldur. Burada a night, belirli bir geceyi değil, each night anlamını taşır. Yeniden kullanılabilen kalıp about + sayı aralığı + çoğul sayılabilen isim + a/an + zaman birimidir.

Alıştırma

Cümleyi two to four aralığını ve each day anlamındaki a + zaman birimi sıklık ifadesini kullanarak tamamlayın: The puppy eats about ____ small meals ____.

Cevabı göster

two to four · a day

The problem is we quickly forget them. Anlatım akışı

0:21

Sorun, onları çabucak unutmamızdır.

Anlatım akışı

The problem is + yan cümle

The problem is temel engeli veya güçlüğü öne çıkarır. is sonrasındaki yan cümle dinleyiciye sorunun tam olarak ne olduğunu söyler; burada sorun insanların rüya görmemesi değil, rüyaların hızla unutulmasıdır. Konuşmada yan cümleden önceki that sık sık atılır: The problem is we quickly forget them. Tam biçim olan The problem is that... da doğrudur ve özellikle özenli yazıda yapıyı daha açık hâle getirebilir.

Alıştırma

The problem is we quickly forget them. cümlesinde The problem is hangi işlevi görür?

  1. Unutmanın güçlüğü zaten çözdüğünü gösterir.
  2. Dinleyiciden birkaç rüya arasında seçim yapmasını ister.
  3. Temel engeli tanıtır ve sonraki yan cümle bu engeli açıklar.
Cevabı göster

Temel engeli tanıtır ve sonraki yan cümle bu engeli açıklar.

The first strategy towards lucid dreaming is keeping a dream journal.

0:23

Bilinçli rüya görmeye yönelik ilk strateji, bir rüya günlüğü tutmaktır.

Keeping the journal improves your ability to recall dreams Kalıp ifadeler

0:26

Günlük tutmak, rüyaları hatırlama becerinizi geliştirir

and helps facilitate lucidity.

0:29

ve rüya sırasında farkındalık kazanmanızı kolaylaştırır.

Kalıp ifadeler

ability to recall dreams: rüyaları hatırlama becerisi

Ability to + fiilin yalın hâli, bir kişinin bir eylemi yapma kapasitesini belirtir. ability to recall dreams ifadesinde to mastar işaretidir ve recall yalın hâlde kalır. Burada recall, rüyaların ayrıntılarını bilinçli belleğe geri getirmek anlamına gelir. Resmî veya bilişsel bağlamlarda yaygındır; remember dreams günlük konuşmada da doğaldır, ancak remember daha geniş bir anlam yelpazesine sahiptir.

Alıştırma

Parantez içindeki fiili kullanarak İngilizce cümleyi tamamlayın: Regular practice improves your ability ____ details accurately. (recall)

Cevabı göster

to recall

So every time you wake up, Dilbilgisi

0:31

Bu yüzden her uyandığınızda

write down what you can remember, Öbek fiiller

0:32

hatırlayabildiklerinizi yazın;

Dilbilgisi

Every time you wake up: tekrarlanan bir tetikleyici

Every time, ‘her ... olduğunda; her seferinde’ anlamında bir zaman yan cümlesi başlatır. Bu cümlede every time you wake up, write down talimatını tekrar tekrar harekete geçiren koşuldur: eylem yalnızca bir kez değil, her uyanıştan sonra yapılmalıdır. Kalıp every time + özne + fiil şeklindedir ve ardından ana cümle gelir. Every time zaman bağlantısını zaten sağladığı için when eklenmez: every time when you wake up değil, every time you wake up denir.

Alıştırma

Her gerçekleşmeyi istisnasız vurgulayan iki kelimelik ifadeyle cümleyi tamamlayın: ____ the alarm rings, I check the oven.

Cevabı göster

Every time

Öbek fiiller

Write down: bilgiyi daha sonra kullanmak için kaydetmek

Write down, bir bilgiyi daha sonra hatırlamak veya kontrol etmek için yazılı olarak kaydetmek demektir. Burada dinleyiciden hâlâ hatırlayabildiği şeyleri kaydetmesi istenir; uzun bir metin yazması istenmez. Bu öbek fiil ayrılabilir. İsim olan nesne, ifadenin tamamından sonra veya ortasında bulunabilir: write down the address ya da write the address down. Zamir olan nesne normalde ortaya gelir: write it down denir, write down it denmez.

Alıştırma

Cümleyi write down kullanarak tamamlayın ve zamiri doğru yere yerleştirin: You may forget the code, so ____ before closing the message.

Cevabı göster

write it down

even if it's nothing, Dilbilgisi

0:33

hiçbir şey hatırlamasanız bile

just to form the habit. Kalıp ifadeler

0:34

sırf alışkanlık edinmek için bunu yapın.

Dilbilgisi

even if it's nothing, ...: sonucu değiştirmeyen bir koşul

even if olası ya da varsayımsal bir koşul getirir ve ana eylemin bu koşula rağmen gerçekleşeceğini gösterir. Bu koşul eylemi ortadan kaldırmaz. Buradaki it's nothing, rüyanın içeriğinin hiç hatırlanamaması demektir. Yine de not alınması önerilir; yani kayıt yapma eylemi değişmez.

Alıştırma

Bu cümlede even if ne anlama geliyor? “Write down one word, even if you remember nothing else.”

  1. Başka hiçbir şeyi hatırlamadığın için bir kelime yazma.
  2. Başka hiçbir şeyi hatırlamasan bile bir kelime yaz.
  3. Başka bir şeyi hatırladığında bir kelime yaz.
Cevabı göster

Başka hiçbir şeyi hatırlamasan bile bir kelime yaz.

Kalıp ifadeler

to form the habit. ...: rutin oluşturma amacını anlatan ifade

to form the habit, bir eylemi zamanla düzenli bir rutine dönüştürmek demektir. Form, alışkanlığa zaten sahip olmaktan çok onu oluşturma sürecini vurgular. Burada to form the habit bir amaç ifadesidir: ortada içerik olmasa bile eylemi yapmak, bu rutini otomatik hâle getirmeyi amaçlar.

Alıştırma

Bir kişinin zaman içinde düzenli bir davranış oluşturduğunu gösteren ifadeyi seçin: “Try to ___ of checking your backpack before school.”

  1. have a habit
  2. form the habit
  3. break the habit
Cevabı göster

form the habit

The next step is performing reality checks. Kelime

0:35

Bir sonraki adım, gerçeklik kontrolleri yapmaktır.

Kelime

Berrak rüya pratiğinde performing reality checks

Bu cümlede reality checks, uyanık mı olduğunuzu yoksa rüya mı gördüğünüzü anlamak için yapılan küçük testleri belirten özel bir berrak rüya terimidir. Bir cümleyi okumak, parmaklarınızı saymak ve saate bakmak buna örnektir; çünkü bu ayrıntılar rüyada garip şekilde işleyebilir. İsim öbeği çoğuldur, çünkü eğitim bu testlerin tekrarlanmasını içerir. Buradaki performing, testleri uygulamak anlamına gelir; ifade birini eleştirmek ya da ona daha gerçekçi olmasını söylemek anlamına gelmez.

Alıştırma

Bu cümlede reality checks ne anlama geliyor?

  1. Birini hoş olmayan gerçeklerle yüzleşmeye zorlayan eleştirel yorumlar
  2. Görme ve hafızayla ilgili tıbbi kontroller
  3. Rüya görüp görmediğinizi anlamak için tekrarlanan testler
Cevabı göster

Rüya görüp görmediğinizi anlamak için tekrarlanan testler

In a dream,

0:38

Bir rüyada

something as simple as reading a sentence, Dilbilgisi

0:38

bir cümle okumak,

counting your fingers,

0:40

parmaklarınızı saymak

or checking the time can often go astray. Deyimler

0:41

ya da saati kontrol etmek gibi basit şeyler bile çoğu zaman ters gidebilir.

Dilbilgisi

Something as simple as + eylem

something as + sıfat + as + eylem kalıbı, belirtilen özelliği açıkça taşıyan somut bir örnek sunar. something as simple as reading a sentence ifadesinde simple, örneğin ne kadar kolay olduğunu açıklar; ikinci as ise örneğin ne olduğunu, yani reading a sentence eylemini, tanıtır. Konuşanlar bu kalıbı, şaşırtıcı veya önemli bir sonuç doğurabileceğini söylemeden önce sıradan ya da kolay bir eylemi öne çıkarmak için kullanır. reading, counting ve checking şeklindeki üç -ing biçimi, aynı kalıptan sonra gelen paralel örneklerdir; cümle birbirinden bağımsız iki nesneyi karşılaştırmaz.

Alıştırma

Cümleyi, derste geçen ve 'bu kadar kolay bir eylem bile' anlamına gelen dört kelimelik kalıpla tamamlayın: ____ checking one setting can solve the problem.

Cevabı göster

Something as simple as

Deyimler

Bir süreç için mecaz anlamdaki go astray

Burada go astray mecaz anlamda kullanılır. Özne yolunu kaybeden bir yolcu değildir; basit kontroller beklenen kurallara uymamaya başlar ve sonuçları kararsız ya da güvenilmez hâle gelir. Daha genel olarak bir etkinlik, plan, sav veya süreç go astray olduğunda amaçlanan ya da doğru rotasından sapar. Bu nedenle ifade, gerçek anlamda yoldan çıkmanın yanı sıra düşünce veya davranış hatalarını da anlatabilir.

Alıştırma

Akıl yürütmenin doğru rotadan saptığını belirten iki kelimelik hedef ifadeyle cümleyi tamamlayın: Without reliable evidence, even careful reasoning can ____.

Cevabı göster

go astray

Try it right now.

0:43

Hemen şimdi deneyin.

Look at the time,

0:44

Saate bakın,

look away, Öbek fiiller

0:45

gözlerinizi başka yöne çevirin

and then look back.

0:46

ve sonra tekrar bakın.

Öbek fiiller

Look away ... look back bakış sırası

Look away, bakılan şeyden gözleri başka yöne çevirmek demektir. Look back ise gözleri yeniden önceki hedefe yöneltmek anlamına gelir. Away ve back sözcükleri birlikte üç adımlı bir görsel kontrol düzenler: bakmak, bakışı kesmek ve ardından hedefe dönmek. Bu anlık talimatta back fiziksel yönü belirtir. Geçmişi hatırlamak veya geçmiş üzerine düşünmek anlamına gelmez.

Alıştırma

Görsel kontrol talimatını tamamlamak için iki hedef yön ifadesini doğru sırayla kullanın: To see whether the display changes, ____ for a second and then ____ at it.

Cevabı göster

look away · look back

Assuming you aren't currently dreaming, Dilbilgisi

0:47

Şu anda rüya görmediğinizi varsayarsak

the time probably stayed the same. Kalıp ifadeler

0:49

saat muhtemelen aynı kalmıştır.

Dilbilgisi

Assuming + yan cümle: geçici bir öncül sunmak

Assuming, konuşmacının devamındaki düşünce için geçici olarak doğru kabul ettiği bir yan cümleyi başlatır. Burada uyanık olmak, saatle ilgili sonucu destekleyen öncüldür. if we assume that yapısına benzer, ancak varsayımı ana cümleden önce öne çıkarır. Birinin o anda varsayma eylemini yaptığını anlatmaz.

Alıştırma

Hangi cümle, yolların açık olmasını tahmin için kabul edilmiş bir öncül olarak en açık biçimde sunar?

  1. If the roads are clear, we'll arrive by six.
  2. The roads are clear, so we'll arrive by six.
  3. Assuming the roads are clear, we'll arrive by six.
Cevabı göster

Assuming the roads are clear, we'll arrive by six.

Kalıp ifadeler

stayed the same: değişmeden aynı kaldı

stayed the same yapısında stayed bir bağ fiilidir ve the same, öznenin değişmemiş durumunu anlatır. İfade, bir şeyin bir andan veya kontrolden diğerine kadar değişmediği anlamına gelir. Saatin fiziksel olarak bir yerde kaldığı anlamına gelmez. Bu kalıp sayıları, planları, görünüşleri, kuralları ve değişmeden kalan daha pek çok şeyi anlatabilir.

Alıştırma

Cümleyi “değişmedi” anlamındaki hedef ifadeyle tamamlayın: After the new coach arrived, the team colors ____.

Cevabı göster

stayed the same

However,

0:51

Ancak

in a dream,

0:51

bir rüyada

the time or the words you were reading will often completely change.

0:52

saat ya da okuduğunuz kelimeler çoğu zaman tamamen değişir.

The key is to do these reality checks often when you're awake. Dilbilgisi

0:55

Önemli olan, uyanıkken bu gerçeklik kontrollerini sık sık yapmaktır.

Dilbilgisi

The key is to + fiilin yalın hâli

“The key is to + fiilin yalın hâli” yapısı, bir hedefe ulaşmak için en önemli eylemi belirtir. Burada, uyanıkken gerçeklik kontrollerini sık sık yapmak kritik adım olarak sunulur. “Key” sözcüğü burada bir kilidi açan anahtar anlamında değil, “en önemli etken” anlamında mecaz olarak kullanılır. Bu yapıda “to” mastarı başlatır ve ardından fiilin yalın hâli gelir: “to do”.

Alıştırma

Eylemi en önemli adım olarak gösteren ifadeyle cümleyi tamamlayın: “____ practice a little every day.”

Cevabı göster

The key is to

This way they become second nature Notlar

0:59

Böylece bunlar doğal bir alışkanlığa dönüşür

Deyimler

become second nature: pratikle otomatik hâle gelmek

Bu cümlede become second nature, “tekrar sayesinde bir şeyi her adımı bilinçli olarak planlamadan otomatik biçimde yapacak kadar alışmak” anlamına gelir. Öğrenilmiş bir davranışın içgüdüselmiş gibi gelmeye başlamasını anlatır. Bu ifade gerçek anlamlı değildir: second nature başka bir kişilik ya da ikinci bir doğa türü değildir. Become fiili, bilinçli çabadan otomatik bir alışkanlığa geçişi vurgular.

Alıştırma

Cümleyi “tekrarlı pratik yoluyla otomatik hâle gelmek” anlamındaki deyimle tamamlayın: After a few weeks of daily drills, checking the mirrors will ____.

Cevabı göster

become second nature

and when you're dreaming

1:00

ve rüya görürken

you're likely to perform the same test Dilbilgisi

1:01

aynı testi yapma olasılığınız artar;

Anlatım akışı

Yöntem ile sonucu bağlayan This way

Bir yan cümlenin başındaki “This way”, az önce sözü edilen yönteme veya eyleme gönderme yapar. Burada, uyanıkken gerçeklik kontrollerini tekrar tekrar yapmayı ifade eder. Ardından gelen bilgiyi bu yöntemi kullanmanın sonucu olarak sunar: kontroller otomatikleşir ve rüyada da yapılabilir. Böylece konuşan kişi, talimatın tamamını tekrarlamadan talimat ile etkisini birbirine bağlar. Düzenlenmiş yazılı metinlerde ifadenin ardından genellikle virgül gelir: “This way, ...”

Alıştırma

“Check the lock twice. This way, you will know the door is secure,” cümlesinde “This way” neyi belirtir?

  1. Konuşan kişi ilgisiz bir konuya başlamaktadır.
  2. Az önce belirtilen yöntemi kullanmak, ardından söylenen sonucu doğuracaktır.
  3. Konuşan kişi fiziksel bir yol tarif etmektedir.
Cevabı göster

Az önce belirtilen yöntemi kullanmak, ardından söylenen sonucu doğuracaktır.

and realize that something's wrong.

1:03

siz de bir şeylerin ters olduğunu fark edersiniz.

Dilbilgisi

you're likely to: muhtemel bir sonucu ifade etmek

You're likely to, “bunu yapma ihtimaliniz yüksek” anlamına gelir. Burada dinleyicinin aynı testi yapacağı tahmin edilir; sonuç kesin değil, muhtemel olarak sunulur. Yapı “özne + be + likely to + fiilin yalın hâli” şeklindedir: you + are + likely to + perform. Likely burada bir sıfattır, bu yüzden be fiilinin uygun biçimi gereklidir; You likely to perform standart İngilizcede dil bilgisine uygun değildir.

Alıştırma

Tahmini be likely to yapısının doğru biçimiyle tamamlayın: With dark clouds overhead, it ____ rain this afternoon.

Cevabı göster

is likely to

After this comes a technique known as mnemonically induced lucid dreams Notlar

1:05

Sırada, anımsatıcılarla tetiklenen bilinçli rüya tekniği vardır;

or MILD.

1:08

buna kısaca MILD denir.

Dilbilgisi

After this comes ...: sıradaki adımı tanıtmak

After this comes, zaman veya sıra bildiren ifadeyi öne alır ve özneyi fiilden sonra getirir: After this comes a technique. Anlamı “bundan sonra ... gelir” ve yeni adımı öne çıkarır. Bu, bir süreci açıklarken veya bir anlatıyı ilerletirken yeni bilgiyi öne çıkarmak için kullanılan özne-fiil devrikliğidir. Özne this değil, comes fiilinden sonra gelen a technique ifadesidir. Bu ifade tekil olduğu için comes kullanılır.

Alıştırma

Daha önce belirtilen bir adımdan sonra sıradaki unsuru devrik yapıyla tanıtan cümleyi seçin.

  1. After the warm-up comes the first drill.
  2. After the warm-up, the first drill comes.
  3. The first drill comes after the warm-up.
Cevabı göster

After the warm-up comes the first drill.

Kalıp ifadeler

known as: bir tekniğin adını belirtmek

Known as, bir kişi, şey veya fikir için kullanılan adı ya da etiketi bildirir. Burada a technique known as mnemonically induced lucid dreams, “mnemonically induced lucid dreams olarak adlandırılan bir teknik” demektir; tam ad known as ifadesinden sonra gelir. Bu, kısaltılmış bir ilgi cümlesi yapısıdır: a technique [that is] known as ... . Tekniğin ne olarak adlandırıldığını belirtir. Tekniğin neden ünlü olduğunu açıklamaz.

Alıştırma

Bir ad veya etiket vermek için known as kullanan cümleyi seçin.

  1. This method is famous for helping learners remember more.
  2. This method is known for helping learners remember more.
  3. This method is known as spaced practice.
Cevabı göster

This method is known as spaced practice.

Kültür

mnemonically induced lucid dreams ya da MILD

Bu cümlede mnemonically induced lucid dreams, berrak rüya eğitimi tekniğinin tam adıdır; MILD ise bunun akronimidir. Harfler Mnemonically, Induced, Lucid ve Dreams anahtar sözcüklerinden gelir. Bu ad, yöntemin rüyanın içinde farkındalık oluşmasına yardımcı olmak için hafıza ve bilinçli bir niyet kullandığını gösterir. Burada MILD yöntemin adıdır; bir şeyin hafif, yumuşak veya orta düzeyde olduğunu anlatmaz.

Alıştırma

Berrak rüya eğitiminde kullanılan tam ifadeyi tamamlayın: MILD stands for ____.

Cevabı göster

mnemonically induced lucid dreams

As you're falling asleep, Dilbilgisi

1:09

Uykuya dalarken

begin to think of a recent dream

1:10

yakın zamanda gördüğünüz bir rüyayı düşünmeye başlayın

and imagine yourself becoming lucid. Dilbilgisi

1:12

ve o rüyanın içinde farkındalık kazandığınızı hayal edin.

Dilbilgisi

As you're falling asleep: as + şimdiki zamanın devam biçimi

Burada as, while veya during the time that anlamına gelen bir zaman bağlacıdır. Şimdiki zamanın devam biçimi olan you're falling asleep, uykuya dalmayı sürmekte olan ve aşamalı ilerleyen bir süreç olarak sunar. Ana yönerge olan begin to think, bu süreç tamamlanmadan önce başlamalıdır. As + özne + be + -ing kalıbı, bir eylemi zaten sürmekte olan başka bir eylemle eş zamanlı hâle getirmek için kullanışlıdır.

Alıştırma

As + şimdiki zamanın devam biçimini ve fall asleep ifadesini kullanarak tamamlayın: ____, put your phone away.

Cevabı göster

As you're falling asleep

Dilbilgisi

Rüyada rüya gördüğünü fark ettiğini hayal etmek

imagine + yourself + -ing, kişinin kendi eylemini gerçekleştirdiğini veya yeni bir duruma girdiğini zihninde canlandırmasını anlatır. Burada becoming lucid, rüya devam ederken kişinin rüya gördüğünü fark etmesi demektir. Dönüşlü zamir yourself, değişen kişinin sen olduğunu gösterir; becoming ise bu duruma girme sürecini vurgular. Aynı yapı, başka durumlarda kendi eylemlerini veya değişimlerini hayal etmek için de kullanılabilir.

Alıştırma

Kendi durum değişikliğini hayal etmek için imagine + dönüşlü zamir + -ing kullanan seçenek hangisidir?

  1. imagine yourself becoming confident: kendinin özgüvenli bir duruma girdiğini hayal etmek
  2. imagine becoming confident: duruma kimin girdiğini belirtmemek
  3. imagine the team becoming confident: takımın değiştiğini hayal etmek
Cevabı göster

imagine yourself becoming confident: kendinin özgüvenli bir duruma girdiğini hayal etmek

The idea is to reinforce the intention Kalıp ifadeler

1:14

Amaç, şu niyeti pekiştirmektir:

to realize you're dreaming in your dream.

1:16

rüyanızda, rüya gördüğünüzü fark etmek.

Kalıp ifadeler

Niyeti güçlendirmek

reinforce the intention, zaten var olan bir niyeti güçlendirmek demektir; ilk kez niyet oluşturmak anlamına gelmez. the intention to realize... bölümündeki to realize..., niyetin içeriğini açıklar: rüyanın içinde rüya gördüğünü fark etmek. Bu ifade, tekrarlanan düşünceler, hatırlatıcılar veya pratik sayesinde mevcut planın sağlamlaşmasını anlatır. Yalnızca niyeti hatırlamaktan daha güçlü ve daha özel bir anlam taşır.

Alıştırma

Zaten var olan bir niyeti daha güçlü hâle getirmek anlamına gelen seçenek hangisidir?

  1. reinforce the intention: mevcut bir niyeti daha güçlü hâle getirmek
  2. form an intention: ilk kez bir niyet oluşturmak
  3. remember the intention: var olan bir niyeti yeniden hatırlamak
Cevabı göster

reinforce the intention: mevcut bir niyeti daha güçlü hâle getirmek

Keep repeating the phrase, Dilbilgisi

1:19

Şu cümleyi tekrarlamaya devam edin:

"I will have a lucid dream tonight." Ton ve niyet

1:20

“Bu gece bilinçli bir rüya göreceğim.”

Dilbilgisi

Keep repeating: devam eden eylem için keep + -ing

Keep repeating ifadesinde keep fiilinden sonra repeating adlı -ing biçimi gelir. keep + -ing kalıbı bir eylemi sürdürmek, çoğu zaman da tekrar tekrar yapmak demektir. Burada doğrudan bir talimat oluşturur: tırnak içindeki cümleyi yalnızca bir kez söylemek yerine söylemeye devam et. Aynı kalıp keep trying veya keep reading gibi başka eylemlerle de kullanılabilir.

Alıştırma

Talimatı repeat fiilinin iki sözcüklü keep + -ing biçimiyle tamamla: “To memorize the line, ____ it slowly.”

Cevabı göster

keep repeating

Ton ve niyet

I will have ... tonight: güçlü bir olumlama olarak will

Burada will, geleceği tarafsız biçimde tahmin etmekten daha fazlasını yapar. Kişiye bu cümleyi uyumadan önce tekrarlaması söylendiği için I will have ... istenen olayı güçlü bir kişisel niyet veya kendine yönelik olumlama olarak sunar. Cümle kişinin kendisine yöneliktir; amacı kararlılığı güçlendirmek ve dikkati toplamaktır. Bilinçli rüyanın kesinlikle gerçekleşeceğini vaat etmez.

Alıştırma

Uyumadan önce tekrarlanan “I will have a lucid dream tonight.” cümlesinin temel işlevi nedir?

  1. Güçlü bir kendine yönelik olumlamayla kişinin niyetini pekiştirmek
  2. Gerçekleşmesi garanti olan gelecekteki bir olayı bildirmek
  3. Başka birinden rüyayı oluşturmasını istemek
Cevabı göster

Güçlü bir kendine yönelik olumlamayla kişinin niyetini pekiştirmek

The highest rates of success

1:22

En yüksek başarı oranları

tend to come if you wake up in the middle of the night, Notlar

1:23

genellikle gecenin bir yarısı uyanıp

Dilbilgisi

tend to + fiil: yaygın ama kesin olmayan bir eğilim

“Tend to + fiilin yalın hâli”, genellikle veya sık sık gerçekleşen bir şeyi anlatır ancak istisnalara da yer bırakır. Buradaki “tend to come”, en yüksek başarı oranlarının bu koşulda sık görüldüğünü, her zaman ortaya çıktığını değil, belirtir. “Tend to” ifadesinden sonra fiilin yalın hâli kullanılır: “tend to come” doğrudur, “tend to comes” yanlıştır. Bu yapı, kesin bir iddiada bulunmadan genel bir eğilimi anlatmayı sağlar.

Alıştırma

Bir öğretmen “Children tend to learn new songs quickly.” diyor. Öğretmen ne demek istiyor?

  1. Çocuklar bir keresinde yeni bir şarkıyı çabuk öğrendi.
  2. Çocuklar genellikle yeni şarkıları çabuk öğrenir, ancak istisnalar olabilir.
  3. Her çocuk her yeni şarkıyı her zaman kesinlikle çabuk öğrenir.
Cevabı göster

Çocuklar genellikle yeni şarkıları çabuk öğrenir, ancak istisnalar olabilir.

get up for 30 minutes,

1:25

30 dakikalığına yataktan kalktığınız,

Kelime

wake up ve get up: uyanmak veya yataktan kalkmak

“Wake up”, uykunun sona ermesi ve uyanmak demektir. “Get up”, yataktan çıkıp hareket etmeye başlamak demektir. Bu sırada öncewake up, ardından 30 dakikalığınaget up gerçekleşir. Bu iki eylem aynı anda olmak zorunda değildir: Uyanıp yatakta kalabilir veya bir süre uyanık kaldıktan sonra yataktan kalkabilirsiniz.

Alıştırma

Cümleyi “wake up” ve “get up” ifadelerinin doğru biçimleriyle tamamlayın: Noah ____ at 6:30, but he didn't ____ until 6:45.

Cevabı göster

woke up · get up

and then go back to sleep Kalıp ifadeler

1:26

ardından yeniden uyuduğunuz

with these intentions in mind. Kalıp ifadeler

1:28

ve bu niyetleri aklınızda tuttuğunuz durumlarda görülür.

Kalıp ifadeler

Go back to sleep: yeniden uyumak

Go back to sleep, uyandıktan veya yataktan kalktıktan sonra yeniden uykuya dalmak demektir. Burada kişi 30 dakika uyanık kaldıktan sonra tekrar uyur. Back sözcüğü, önceki uyku durumuna dönüşü belirtir. Bu ifade yalnızca bir yere dönmeyi değil, gerçekten yeniden uykuya dalmayı vurgular.

Alıştırma

Cümleyi hedef ifadeyle tamamlayın: I woke up after the thunder, but I was soon able to ____.

Cevabı göster

go back to sleep

Kalıp ifadeler

With ... in mind: ……i göz önünde bulundurarak

With X in mind, “X'i bilinçli olarak göz önünde bulundururken” veya “X'i bir hedef ya da yönlendirici etken olarak alarak” anlamına gelen bir cümle kalıbıdır. Burada kişi tekrar uykuya dalarken bu niyetler etkin kalır. X yerine bir hedef, kişi, ihtiyaç veya sınırlama gelebilir. Bu kalıp ana cümleden önce ya da sonra kullanılabilir ve eylemi neyin yönlendirdiğini açıklar.

Alıştırma

Cümleyi hedef kalıpla tamamlayın: We designed the entrance ____ wheelchair users ____.

Cevabı göster

with · in mind

Finally,

1:29

Son olarak,

once you've had success with MILD, Dilbilgisi

1:30

MILD yönteminde başarılı olduktan sonra

an advanced technique known as wake-induced lucid dreams

1:31

uyanıklıkla başlatılan bilinçli rüya olarak bilinen ileri düzey bir teknik,

or WILD

1:34

yani WILD

may be attempted. Dilbilgisi

1:35

denenebilir.

Dilbilgisi

once you've had success with MILD: tamamlanmış bir ön koşul

Bu cümlede once, “bu gerçekleştikten sonra” anlamındadır; “bir kez” anlamında değildir. once yan cümlesi, MILD ile başarı kazanmış olmayı sonraki tekniği denemek için bir ön koşul hâline getirir. Present perfect yapı you've had, elde edilmiş bu sonucu sonraki adıma bağlar. Bu kalıp süreçlerde kullanışlıdır: once + özne + have/has + past participle, ardından daha sonra ne olabileceği belirtilir.

Alıştırma

Cümleyi once ve you have ifadesinin kısaltmasıyla tamamlayın: You may start the advanced course ____ ____ finished the basic course.

Cevabı göster

once · you've

Dilbilgisi

may be attempted: kiplik edilgen yapı

May be attempted, kiplik edilgen bir yapıdır: may + be + past participle. Teknik, cümlenin dil bilgisel öznesidir ancak eyleme maruz kalır; onu deneyen kişi belirtilmez. Burada yapı, ileri tekniği sonraki adımda kullanılabilecek bir seçenek olarak temkinli ve resmî biçimde sunar. May, denemenin başarılı olacağını veya herkes için uygun olduğunu garanti etmez.

Alıştırma

Resmî yönergeyi may ve attempt fiilinin edilgen biçimiyle tamamlayın: After the safety check, the new procedure ____.

Cevabı göster

may be attempted

The idea behind this is to keep your mind aware Dilbilgisi

1:36

Bu tekniğin ardındaki fikir, zihninizi uyanık tutarken

while your body falls asleep.

1:38

bedeninizin uykuya dalmasına izin vermektir.

Dilbilgisi

beden uykuya dalarken zihni bilinçli tutmak

Keep + nesne + sıfat, “nesnenin o durumda kalmasını sağlamak” anlamına gelir. Burada your mind nesne, aware ise sıfattır: amaç, bilincin kaybolmak yerine devam etmesidir. While yan cümlesi, body falls asleep sürecini devam eden zihinsel durumla aynı zaman dilimine yerleştirir. While hem eş zamanlılık hem de karşıtlık bildirir: beden uykuya dalarken zihin bilinçli kalır. Aware bilinci anlatır; bedenin uyanık kaldığı anlamına gelmez.

Alıştırma

Keep + nesne + sıfat yapısını tamamlamak için relax fiilinden türetilen sıfatı kullanın: Keep your shoulders ____ while your breathing slows.

Cevabı göster

relaxed

The risk here is that you'll experience sleep paralysis, Notlar

1:40

Buradaki risk, uyku felci yaşamanızdır.

Anlatım akışı

Olası olumsuz bir sonucu tanıtmak için The risk here is that ...

The risk here is that uyarıyı iki bölüme ayırır: The risk here sırada gelecek bilginin türünü belirtir, that yan cümlesi ise olası olumsuz sonucu açıklar. Böylece dinleyici ayrıntıları duymadan önce cümlenin bir risk değerlendirmesi olduğunu anlar. Burada here, “bu durumda” anlamına gelir; “bu yerde” demek değildir. Risk, uyku felcini kesin bir sonuç olarak değil, gerçekleşebilecek bir durum olarak sunar. That sözcüğünden sonra kendi öznesi ve fiili olan tam bir yan cümle kullanılır.

Alıştırma

Bir ekip, henüz zarara yol açmamış bir kısayolu tartışıyor. Hangi cümle olası olumsuz bir sonucu en iyi biçimde tanıtır?

  1. The problem here is that the shortcut has already deleted your files.
  2. The result here is that the shortcut deleted your files.
  3. The risk here is that the shortcut might delete your files.
Cevabı göster

The risk here is that the shortcut might delete your files.

a completely normal phenomenon

1:42

Bu tamamen normal bir olgudur

that prevents your body from moving during sleep, Dilbilgisi

1:44

ve uyurken bedeninizin hareket etmesini engeller;

Kültür

Uyku felci

Bu cümlede sleep paralysis, kişinin uyanık veya bilinçli olabildiği hâlde vücudunu isteyerek hareket ettiremediği, uykuyla bağlantılı geçici bir durumu adlandırır. Buradaki paralysis, kişinin kalıcı olarak felç olduğu anlamına gelmez. Bu ifade, deneyimin neden korkutucu gelebileceğini açıklamaya yardımcı olur: bilinç, normal istemli hareket yeteneğinden önce geri dönebilir. Belirli bir kişiye tanı koymaz; genel bir olayı anlatır.

Alıştırma

Bu cümlede sleep paralysis ne anlama geliyor?

  1. Hemen uykuya dalma tekniği
  2. Kişinin bilinci açık olabildiği hâlde hareket edemediği, uykuyla bağlantılı geçici bir durum
  3. Yaralanmanın neden olduğu kalıcı hareket kaybı
Cevabı göster

Kişinin bilinci açık olabildiği hâlde hareket edemediği, uykuyla bağlantılı geçici bir durum

Dilbilgisi

prevent your body from moving: prevent + nesne + from + -ing

Prevent + nesne + from + -ing, nesnenin bir eylemi yapmasını engellemek veya o eylemi imkânsız hâle getirmek demektir. Buradaki nesne your body, engellenen eylem ise moving'dir. Kalıp prevent someone or something from doing something şeklindedir. -ing biçiminden önce from kullanılmalıdır; standart İngilizcede bu anlam için prevent + nesne + to-mastar kullanılmaz.

Alıştırma

Standart prevent kalıbını ve fall fiilini kullanarak cümleyi tamamlayın: The guardrail prevents visitors ____ over the edge.

Cevabı göster

from falling

except you'll be awake, Dilbilgisi

1:46

ancak siz uyanık olursunuz,

which can be somewhat frightening.

1:47

bu da biraz korkutucu olabilir.

Dilbilgisi

uyanık olacaksınız ... bu da biraz korkutucu olabilir

Except bir istisna getirir ve normalde olan şeyin burada tam olarak geçerli olmadığını gösterir. Burada deneyim uykuya benzeyebilir, ancak uyumak yerine uyanık olacaksınız. Virgülden sonraki which yalnızca awake kelimesine değil, o durumda uyanık olma durumunun tamamına gönderme yapar. Konuşmacı bu durumu değerlendirerek biraz korkutucu olabileceğini söyler.

Alıştırma

“except you'll be awake, which can be somewhat frightening” cümlesinde which neye gönderme yapıyor?

  1. awake kelimesinin kendisi
  2. except kelimesi
  3. o durumda uyanık olma durumunun tamamı
  4. uykuya dalma eylemi
Cevabı göster

o durumda uyanık olma durumunun tamamı

The extra caveat with WILD is that during sleep paralysis Kelime

1:49

WILD ile ilgili bir başka uyarı da uyku felci sırasında

Kelime

The extra caveat with WILD ifadesindeki caveat

Caveat, bir fikri, planı veya açıklamayı kabul ederken akılda tutulması gereken önemli bir sınırlama ya da koşuldur. Burada The extra caveat with WILD ifadesi, uyku felci sırasında neler olabileceğine dair ek bir koşul veya çekince sunar. Caveat, eklenen bu bilginin ana fikrin nasıl anlaşılacağını veya kullanılacağını etkileyebileceğini gösterir. Bu kelime, ana fikrin otomatik olarak reddedilmesi gerektiği anlamına gelmez.

Alıştırma

“One caveat with the plan is that it depends on good weather” cümlesinde caveat neyi tanıtıyor?

  1. akılda tutulması gereken önemli bir sınırlama veya koşul
  2. yorumu etkilemeyen küçük bir ayrıntı
  3. deneyimin güvenli olacağına dair bir söz
  4. WILD'in tamamen reddedilmesi
Cevabı göster

akılda tutulması gereken önemli bir sınırlama veya koşul

the brain can play tricks on you, Deyimler

1:52

beyninizin size oyunlar oynayabilmesidir;

Deyimler

play tricks on you: yanıltıcı algı

play tricks on you ifadesinde beyin, sanki bir insanı kandırabiliyormuş gibi anlatılır. Burada ifade, beynin yanıltıcı algılar veya duygular yaratabileceği anlamına gelir; bilinçli bir şaka yaptığı anlamına gelmez. X plays tricks on someone kalıbı, özellikle özne beyin, zihin, hafıza, gözler veya başka bir duyu olduğunda, gerçek gibi görünen fakat güvenilir olmayan bir deneyimi anlatır.

Alıştırma

"After hours in the dark, my eyes began to play tricks on me," cümlesindeki ifade ne anlama gelir?

  1. Biri bana kasıtlı olarak bir şaka yaptı.
  2. Gözlerim, gördüğüm şeyi yanlış algılamama neden oldu.
  3. Gözlerim fiziksel olarak güçlendi.
  4. Başka birini kandırmaya karar verdim.
Cevabı göster

Gözlerim, gördüğüm şeyi yanlış algılamama neden oldu.

inducing strong feelings of fear Dilbilgisi

1:53

yoğun bir korku hissi uyandırabilir

and causing hallucinations of dark and scary figures

1:55

ve karanlık, korkutucu figürlerin

approaching you.

1:57

size yaklaştığı halüsinasyonlar görmenize yol açabilir.

Dilbilgisi

inducing ... and causing ...: paralel -ing sonuç öbekleri

Virgülden sonra gelen inducing ... ve causing ... paralel şimdiki zaman ortaç öbekleridir. Önceki fikrin iki sonucunu eklerler: beynin yanıltıcı etkinliği korku ve halüsinasyon üretir. and bağlacı, eşit görevdeki iki -ing öbeğini bağlar. Her iki -ing öbeği de ana cümlenin öznesi olan the brain'i paylaşır. İkinci öbekte approaching you, dark and scary figures ifadesini niteler. Bu nedenle yaklaşan şey hayal edilen figürlerdir; hallucinations değildir.

Alıştırma

Hangi cümle, ana cümlenin sonuçlarını eklemek için iki paralel -ing öbeğini doğru kullanır?

  1. The power failure shut down the servers, interrupt service and caused customers to lose access.
  2. The power failure shut down the servers, interrupting service and causing customers to lose access.
  3. The power failure shut down the servers, interrupted service and causing customers to lose access.
  4. The power failure shut down the servers, to interrupt service and customers losing access.
Cevabı göster

The power failure shut down the servers, interrupting service and causing customers to lose access.

Scientific research into lucid dreaming Kalıp ifadeler

1:58

Bilinçli rüyalar üzerine yapılan bilimsel araştırmalar

has provided an insight Notlar

2:00

bize önemli bilgiler sunarak

into the location of metaconsciousness in the brain,

2:02

meta bilincin beyindeki yerini aydınlatmış,

Kalıp ifadeler

research into + konu

Research into + isim öbeği araştırılan konuyu belirtir. Burada into lucid dreaming, berrak rüyanın bilimsel araştırmanın nesnesi olduğunu gösterir; into fiziksel bir hareketi anlatmaz. Research isim olarak kullanıldığında, yazar bir soruyu, problemi, süreci ya da olguyu araştırmanın odağı olarak sunuyorsa ardından sıklıkla into gelir. Bu kalıp akademik yazılarda, haberlerde ve raporlarda yaygındır.

Alıştırma

Cümleyi research ve etkileri araştırma nesnesi olarak sunan edatla tamamlayın: The committee funded ____ the long-term effects of air pollution.

Cevabı göster

research into

Kalıp ifadeler

has provided an insight into: derinlemesine bir anlayış sağlamak

Has provided an insight into ifadesinde provide bir şeyi kullanılabilir hâle getirmek, an insight ise açıklayıcı ve yararlı tek bir anlayış demektir. Into, anlaşılan konuyu tanıtır: burada meta-bilincin beyindeki konumunu. İfade, provide information sözünden daha fazlasını belirtir; araştırmanın konuyu açıklamaya yardımcı olduğunu düşündürür. Has provided present perfect yapıdadır; dolayısıyla araştırmanın sonucu güncel bilgilerle bağlantılı olarak sunulur. Yeniden kullanılabilen kalıp has/have provided an insight into + isim öbeği veya dolaylı soru yan cümlesidir.

Alıştırma

Cümleyi yararlı ve daha derin tek bir anlayış üretildiğini belirten present perfect ifadeyle tamamlayın: The pilot study ____ why some plants survive the drought.

Cevabı göster

has provided an insight into

provided opportunities for dream therapy and nightmare recession,

2:04

rüya terapisi ve kâbusların azaltılması için olanaklar sağlamış

and even begged the question Kelime

2:07

ve hatta şu soruyu gündeme getirmiştir:

if sleep and wakefulness are distinct events Kelime

2:09

uyku ve uyanıklık birbirinden ayrı olaylar mıdır

or part of a continuum.

2:11

yoksa bir sürekliliğin parçaları mıdır?

Anlatım akışı

has provided ... provided ... and even begged: paralel sonuçlar ve yükselen vurgu

Vurgulanan üç bölüm, aynı mantıksal özneye, yani Scientific research into lucid dreaming ifadesine bağlı tek bir sıralı yüklem oluşturur. Perfect yardımcı fiili has bütün dizi için geçerlidir: has provided an insight, [has] provided opportunities ve [has] even begged the question. Bu nedenle ikinci provided, yeni bir özneye sahip yeni bir yan cümle başlatmaz. Bu dizi bilgiyi de aşamalı biçimde düzenler: bilimsel bir bulgu, pratik bir uygulama ve ardından daha temel bir kavramsal mesele. And even son sonucu en geniş kapsamlı veya en şaşırtıcı sonuç olarak işaretler ve okuyucunun uzun cümledeki vurgu noktasını bulmasına yardımcı olur.

Alıştırma

begged the question öncesindeki and even ifadesinin yapısal ve söylemsel işlevi nedir?

  1. Üçüncü sonucu ortak yükleme ekler ve onu en güçlü yükseliş olarak işaretler.
  2. İlgisiz bir eylem yapan yeni bir özne getirir.
  3. İkinci sonucun birinci sonucun yerini aldığını gösterir.
  4. Konuşanın ilk iki sonucun gerçekleşip gerçekleşmediğinden emin olmadığını gösterir.
Cevabı göster

Üçüncü sonucu ortak yükleme ekler ve onu en güçlü yükseliş olarak işaretler.

Kelime

begged the question: gündeme gelen soru mu, döngüsel akıl yürütme mi

Bu cümlede begged the question, modern dilde yaygın olan raised or prompted the question, yani bir soruyu gündeme getirdi anlamında kullanılmıştır. Ardından gelen if yan cümlesi meselenin ne olduğunu açıklar: uyku ve uyanıklığın ayrı olaylar mı yoksa bir süreklilik üzerindeki noktalar mı olduğu. Ancak geleneksel mantıkta to beg the question, hâlâ kanıtlanması gereken sonucun doğrudan bir öncülde varsayılması anlamına gelir. Bu teknik anlam önemini koruduğu için farklı okurlar ifadeyi farklı biçimlerde yorumlayabilir.

Alıştırma

Cümleyi burada öğretilen, belirsizlik taşımayan resmî ifadeyle tamamlayın: The findings ____ sleep and wakefulness are distinct states.

Cevabı göster

raised the question of whether

Kelime

“ayrı olaylar” mı, “bir sürekliliğin parçası” mı

Ortak kullanılan are fiili, uyku ve uyanıklık hakkında birbiriyle yarışan iki analiz sunar: bunlar distinct events, yani belirlenebilir sınırları olan ayrı durumlar olabilir ya da part of a continuum, yani kademeli geçişlerin bulunduğu tek ve bağlantılı bir aralık içindeki konumlar olabilir. Bu iki seçenekli çerçeve, bir olgunun ayrı kategoriler olarak mı yoksa bir ölçek üzerindeki dereceler olarak mı daha iyi anlaşılacağını sormak için başka bağlamlarda da kullanılabilir.

Alıştırma

Hangi durum uyku ve uyanıklığın part of a continuum olmasını en iyi şekilde gösterir?

  1. Bir kişi tam uyanıklık ile derin uyku arasındaki ara durumlardan geçebilir.
  2. Uyku ve uyanıklık keskin bir sınırla ayrılır ve hiçbir zaman birbirine karışmaz.
  3. Uyku ve uyanıklık tamamen aynı durumun iki farklı adıdır.
Cevabı göster

Bir kişi tam uyanıklık ile derin uyku arasındaki ara durumlardan geçebilir.

After all, Anlatım akışı

2:12

Ne de olsa,

dreaming of doing something Dilbilgisi

2:13

rüyada bir şey yaptığınızı görmek

is almost equivalent to actually doing it Kalıp ifadeler

2:14

onu gerçekten yapmakla neredeyse eş değerdir;

Anlatım akışı

Destekleyici bir neden sunan After all

Cümle başındaki After all, az önce söylenen bir şeyi destekleyen ya da makul gösteren bir gerçek veya değerlendirme sunar. Burada rüya görmeyle ilgili iddia, önceki düşüncenin kanıtı olarak ileri sürülür. Bu ifade zaman çizelgesini değil, savı düzenler: dinleyiciye ilgili bir neden hatırlatılır; bir şeyin en son gerçekleştiği söylenmez.

Alıştırma

“We should ask Priya. After all, she has handled this before,” cümlesinde After all neyi belirtir?

  1. Bir dizideki son eylem
  2. Belirsizlikten sonraki nihai sonuç
  3. Priya'ya sormayı destekleyen bir neden
Cevabı göster

Priya'ya sormayı destekleyen bir neden

Dilbilgisi

dreaming of doing something: dream of + -ing kalıbı

Bu cümlede dreaming of doing something, uyku sırasında bir rüyada kendini bir eylemi yaparken deneyimlemek anlamına gelir. Çevrede beyin etkinliğinden söz edildiği için burada, bir şeyi yapmayı çok isteme anlamı değil, uykuyla ilgili rüya anlamı seçilir. Kalıp dream of + isim veya -ing biçimidir. of bir edat olduğundan buradaki doing bir ulaçtır; aynı yapı dream of flying ve dream of winning gibi ifadelerde de kullanılabilir.

Alıştırma

Mia’nın uyurken kendini uçarken deneyimlediğini hangi cümle doğru biçimde anlatır?

  1. Mia dreamed to fly.
  2. Mia dreamed of fly.
  3. Mia dreamed of flying.
Cevabı göster

Mia dreamed of flying.

Kalıp ifadeler

equivalent to actually doing it: sınırlı eşdeğerlik ve vurgu

Be equivalent to, “ilgili bir ölçüte göre etki, değer veya işlev bakımından eşit olmak” anlamına gelir. Buradaki ölçüt, konuşmada karşılaştırılan beyin işlevidir; gerçek hayattaki bütün sonuçlar değildir. almost equivalent to actually doing it ifadesinde almost, benzerliğin çok yakın ancak eksik olduğunu gösterir. Actually, eylemin gerçekte yapılmasını vurgular. equivalent to içindeki to bir edattır; bu yüzden ardından bir isim veya doing gibi -ing biçimi gelebilir.

Alıştırma

Cümleyi be equivalent to ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: Under these rules, touching the red line ____ losing a turn.

Cevabı göster

is equivalent to

when looking at the functional system Dilbilgisi

2:16

işlevsel sisteme bakıldığında da bu açıkça görülür,

of neuronal activity in your brain.

2:18

yani beyninizdeki nöral etkinliğin işleyişinde.

Dilbilgisi

Kısaltılmış bir bakış açısı cümleciği olarak when looking at

“When looking at”, kısaltılmış bir zarf yan cümlesidir. “when you or we are looking at” gibi daha tam bir cümleciği genel özneyi ve be fiilinin bir biçimini atarak kısaltır. Buradaki “look at”, beyne kelimenin gerçek anlamıyla gözle bakmak değil, “ele almak veya analiz etmek” demektir. Bu ifade, nitelediği cümlenin bakış açısını belirler. İddiayı, nöral aktivitenin işlevsel sistemi analiz edildiğinde geçerli olan durumla sınırlar. Bu yapı bir açıklamayı çerçevelemek için kullanışlıdır: “When looking at X, ...”, “X ele alındığında” anlamına gelir.

Alıştırma

Cümleyi “when we are looking at” ifadesinin kısaltılmış biçimiyle tamamlayın. When ____ the test results, we should compare the two age groups separately.

Cevabı göster

looking at

So,

2:20

Öyleyse,

are you sure you're not dreaming? Anlatım akışı

2:20

rüya görmediğinizden emin misiniz?

Anlatım akışı

Retorik bir geri dönüş olarak Are you sure you're not dreaming?

“Are you sure you're not dreaming?” olumsuz sorusu, dinleyicilerin rüya gördüğünü iddia etmez ve esas olarak evet ya da hayır cevabı istemez. Açıklama, rüya görürken ve uyanıkken oluşan beyin aktivitesinin bazı işlevsel yönlerden birbirine benzeyebileceğini gösterdikten sonra dinleyicilerin kesinlik duygusunu sorgular. Sorunun “So” ile başlaması, bunun bir sonuç olduğunu gösterir. Konuşmacı başlangıçtaki rüya fikrine dönerek bilimsel açıklamayı dinleyici için kişisel bir şüpheye dönüştürür ve konuşmayı çözümlenmemiş bir düşünceyle kapatır. Böylece kapanış sorusu hem ana temaya geri dönebilir hem de dinleyicileri düşünmeye devam etmeye yöneltebilir.

Alıştırma

Bir konuşmacı, düzenlenmiş görüntülerin nasıl tamamen gerçek görünebildiğini açıkladıktan sonra sözlerini “So, are you sure the photo is real?” diyerek bitiriyor. Bu soru esas olarak ne yapıyor?

  1. Dinleyicilerden hemen ayrıntılı bir teknik cevap vermelerini ister.
  2. Fotoğrafın kesinlikle gerçek olduğunu doğrular.
  3. İlgisiz bir konuya geçer.
  4. Ana temaya geri döner ve dinleyicilerin kesinlik duygusunu sorgular.
Cevabı göster

Ana temaya geri döner ve dinleyicilerin kesinlik duygusunu sorgular.

Got a burning question you want answered? Notlar

2:22

Cevabını mutlaka öğrenmek istediğiniz bir soru mu var?

Deyimler

burning question: cevabını öğrenmek için sabırsızlandığın bir şey

Bu cümlede a burning question, birinin cevabını son derece merak ettiği bir sorudur. Burning mecaz anlamdadır; gerçek ateşi değil, güçlü ve anlık bir merakı ifade eder. Bu ifade daveti canlı ve heyecanlı gösterir. İnsanları, akıllarından çıkmayan o soruyu paylaşmaya teşvik etmek için sıkça kullanılır.

Alıştırma

Örnekte burning question ne anlama geliyor?

  1. Gerçekten yanmakta olan soru
  2. Asla cevaplanmaması gereken soru
  3. Birinin cevabını son derece merak ettiği soru
Cevabı göster

Birinin cevabını son derece merak ettiği soru

Dilbilgisi

question you want answered: want + nesne + geçmiş zaman ortacı

a question you want answered ifadesinin daha açık biçimi a question that you want answered şeklindedir. İlgi zamiri that cümleden çıkarılmıştır; ilgi cümleciği içinde nesne görevi gördüğünde bu kullanım yaygındır. want + nesne + geçmiş zaman ortacı yapısı, nesne için istediğiniz sonucu anlatır: birinin soruyu cevaplamasını istersiniz. Answered edilgen anlam taşır çünkü question eyleme maruz kalır; soruyu bizzat cevaplamak istediğiniz anlamına gelmez.

Alıştırma

want + nesne + geçmiş zaman ortacı yapısını tamamlamak için answer sözcüğünün doğru biçimini kullanın: I have a question I want ____ before the meeting.

Cevabı göster

answered

Ask it in the comments

2:24

Yorumlarda sorun

or on Facebook and Twitter

2:25

ya da Facebook ve Twitter üzerinden bize yazın;

and subscribe for more weekly science videos.

2:26

ve her hafta yeni bilim videoları için abone olun.