'Quite' kelimesinin kolay olduğunu mu düşünüyorsun? Tamamen yanılıyorsun! Kısa Bir İngilizce Dersi: İngilizce çalışma notları

British Council | English

Öğrenme zorluğu
241 kelime 146 kel/dk

Video özeti: Bu ders, quite sözcüğünün neden hem tamlık hem de orta düzeyde bir derece anlatabildiğini açıklıyor. Anlamı belirleyen unsur, sıfatın derecelendirilebilir olup olmamasıdır; sondaki espri de kuralı perfect üzerinde uygular. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. quite with a non-gradable adjective, right, wrong ve perfect gibi zaten mutlak bir durum bildiren sıfatlarla kullanımı gösterir; completely or absolutely. ortaya çıkan güçlü anlamı ifade eder. Sözcük Anlamı ve Kullanım Düzeyi: quite right ifadesini kısmi değil tam bir onay olarak anlayacak ve konuşanın tutumunu yanlış yorumlamayacaksınız. 2. quite with gradable adjectives, karşıt kuralı sunar: good gibi sıfatların derecesi artırılıp azaltılabildiği için quite, fairly, reasonably, approximately. anlamına gelir. Sözcük Anlamı ve Kullanım Düzeyi: sıfat türünü pratik bir ölçüt olarak kullanabilecek ve quite good ifadesini mutlak onaydan ziyade ölçülü bir övgü olarak yorumlayabileceksiniz. 3. Even if I say so myself, kişinin kendi çalışmasını överken kullandığı nazik bir yumuşatma ifadesidir. Konuşma Edimbilimi ve Tutum: konuşanın kendisinin farkında olan, hafif mizahi tonunu tanıyacak ve olumlu değerlendirmeden vazgeçmeden öz övgüyü daha az iddialı hâle getirebileceksiniz.

Bu derste

Mini English Lessons are such a great way to practice my English. Kalıp ifadeler

0:00

Mini İngilizce Dersleri, İngilizcemi pratik yapmak için harika bir yol.

Kalıp ifadeler

a great way to practice: doğal bir öneri kalıbı

a great way to + fiilin yalın hâli kalıbı, “bir şeyi yapmak için mükemmel veya çok yararlı bir yöntem” anlamına gelir. Bu cümlede way gerçek bir yol değil, “yöntem” veya “yaklaşım” demektir; to practice ise bu yöntemle yapılabilen eylemi belirtir. Bir etkinliği, aracı veya alışkanlığı değerlendirmek ya da önermek için bu kalıbı kullanabilirsiniz. Özellikle günlük konuşmada doğaldır: burada a great way to practice, dersleri a good method for practicing diye tanımlamaktan daha konuşma diline uygun gelir.

Alıştırma

Cümleyi a great way to ve parantez içindeki fiille tamamlayın: Reading every day is ____ your vocabulary. (build)

Cevabı göster

a great way to build

You're quite right. Kelime

0:03

"You're quite right."

Kelime

quite right: tam onay

quite right ifadesinde quite, “tamamen” veya “kesinlikle” anlamına gelir. Burada right, derecelendirilemeyen mutlak bir niteleme olarak ele alınır: bir şey doğrudur; bu nedenle quite, “oldukça” anlamına gelmek yerine ifadeyi güçlendirir. Bu yüzden You're quite right açık ve güçlü bir onay ifade eder. Konuşan kişi, karşısındakinin yalnızca kısmen doğru olduğunu söylemez.

Alıştırma

You're quite right cümlesinde quite ne ölçüde bir onay ifade eder?

  1. Konuşan kişi emin değil.
  2. Konuşan kişi tamamen katılıyor.
  3. Konuşan kişi yalnızca kısmen katılıyor.
Cevabı göster

Konuşan kişi tamamen katılıyor.

What?

0:04

Ne?

No, I'm completely right.

0:04

Hayır, tamamen haklıyım (completely right).

What does "you're quite right" mean? Dilbilgisi

0:06

"you're quite right" ne demek?

Dilbilgisi

What does ... mean?: anlam sormak

What does ... mean?, bir kelimenin, söz öbeğinin veya tam bir ifadenin anlamını sormak için kullanılan standart kalıptır. Anlamını sorduğunuz İngilizce ifadeyi does ile mean arasına yerleştirin. Does, geniş zamandaki soruyu oluşturduğu için ana fiil yalın hâlde kalır: means değil, mean kullanılır. İngilizcede bu soru normalde What means ...? şeklinde kurulmaz.

Alıştırma

What does ... mean? kalıbını kullanarak soruyu tamamlayın: What ____ "fragile" ____?

Cevabı göster

does · mean

If you think it means you're fairly right or you're kind of right, Anlatım akışı

0:08

Eğer oldukça haklı veya biraz haklı olduğunu anlamına geldiğini düşünüyorsan,

you're quite wrong.

0:13

"quite wrong" (tamamen yanılıyorsun) demektir.

Anlatım akışı

If you think ... you're quite wrong: bir yanılgıyı sunup düzeltmek

If ile başlayan yan cümle önce dinleyicinin inanabileceği bir yorumu ortaya koyar: fairly right ve kind of right, yalnızca bir dereceye kadar haklı olmayı anlatır. Ana cümle daha sonra you're quite wrong diyerek bu yorumu reddeder. Bu, bir açıklamayı düzenleme yöntemidir: önce olası bir yanlış anlama sunulur, ardından düzeltilir. Bu bağlamda quite wrong, biraz değil tamamen yanlış olmak demektir.

Alıştırma

Cümle açıklamayı nasıl düzenliyor?

  1. İlk düşünceyi değerlendirmeden yeni bir konuya geçer.
  2. Aynı derecede doğru iki anlam verir.
  3. Olası bir yanlış anlamayı sunar ve ardından düzeltir.
Cevabı göster

Olası bir yanlış anlamayı sunar ve ardından düzeltir.

When we use quite Kelime

0:18

"quite" kelimesini

with a non-gradable adjective,

0:20

derecelendirilemeyen bir sıfatla kullandığımızda,

it means completely or absolutely.

0:23

tamamen veya kesinlikle anlamına gelir.

Kelime

quite + derecelendirilemeyen bir sıfat = completely veya absolutely

Quite, kullanıldığı anlamda derecelendirilemeyen kabul edilen bir sıfatı nitelediğinde en yüksek dereceyi belirtir; completely veya absolutely anlamına gelir. Derecelendirilemeyen bir sıfat, bir özelliği ya var ya yok biçiminde veya bir son nokta olarak sunar. Quite'a her durumda tek bir sabit anlam vermek yerine sıfatın bağlamda nasıl kullanıldığına bakmak gerekir.

Alıştırma

'That solution is quite impossible,' cümlesinde quite hangi dereceyi ifade eder?

  1. Küçük bir derece.
  2. Orta bir derece.
  3. Tam veya mutlak bir derece.
Cevabı göster

Tam veya mutlak bir derece.

So,

0:26

Yani,

"you're quite right" means you're completely right.

0:27

"you're quite right" demek, tamamen haklısın demektir.

"You're quite wrong" means you're absolutely wrong.

0:30

"You're quite wrong" demek, kesinlikle yanılıyorsun demektir.

Non-gradable adjectives are adjectives Dilbilgisi

0:33

Derecelendirilemeyen sıfatlar,

that we cannot make stronger or weaker.

0:35

etkisini daha güçlü veya daha zayıf yapamadığımız sıfatlardır.

Dilbilgisi

Non-gradable adjectives: daha güçlü veya daha zayıf hâle getirilemez

Derecelendirilemeyen sıfatlar; sabit, mutlak veya bir son noktada kabul edilen özellikleri ifade eder. Bu tanımda cannot make stronger or weaker, özelliğin amaçlanan anlamda normalde derece bakımından değişmediği anlamına gelir; fiziksel güçten söz edilmez. that we cannot make stronger or weaker yan cümlesi adjectives sözcüğünü açıklar. Tanımın tam olarak hangi tür sıfatları kastettiğini belirtir.

Alıştırma

Hangi ifade non-gradable adjectives tanımına en uygundur?

  1. Önemli olmayan şeyleri anlatırlar.
  2. Normalde derece bakımından daha güçlü veya daha zayıf hâle getirilemezler.
  3. Yalnızca fiziksel gücü anlatırlar.
Cevabı göster

Normalde derece bakımından daha güçlü veya daha zayıf hâle getirilemezler.

They are already at 100%. Deyimler

0:37

Zaten %100 seviyesindedirler.

Deyimler

already at 100%: bir özellik zaten tamamlanmıştır

They, daha önce sözü edilen derecelendirilemeyen sıfatları anlatır. Buradaki already at 100% görsel bir benzetmedir: özellik, gerçek bir sayısal ölçüm olarak değil, tamamlanmış ya da sınırına ulaşmış olarak sunulur. Bu benzetme, bu sıfatların neden normalde very gibi sıradan derece sözcükleri almadığını açıklar: Anlam zaten “dolu” ise daha fazla derece eklemek doğal değildir.

Alıştırma

Bu cümlede already at 100% ne anlama gelir?

  1. Tam olarak yüz sıfat vardır.
  2. Özellik zaten tamamlanmış ya da sınırına ulaşmış olarak sunulur.
  3. Sıfatlar sınavlardan tam puan almıştır.
Cevabı göster

Özellik zaten tamamlanmış ya da sınırına ulaşmış olarak sunulur.

For more information

0:40

Daha fazla bilgi için,

about non-gradable and gradable adjectives,

0:41

derecelendirilemeyen ve derecelendirilebilir sıfatlar hakkında,

check out Cara's Mini English Lesson. Öbek fiiller

0:43

Cara'nın Mini İngilizce Dersi'ne göz atın.

Öbek fiiller

check out: daha fazla bilgi edinmek için bakmak

Bu cümlede check out, “daha fazla bilgi edinmek için bir şeye bakmak, onu izlemek veya bir yeri ziyaret etmek” anlamına gelir. Konuşan kişi Cara'nın dersini öneriyor; dersin doğruluğunu kontrol etmeyi istemiyor. Bu öbek fiil, birinin dikkatini çekmek istediğiniz bir kaynak, yer veya etkinlikle birlikte check out + nesne biçiminde sıkça kullanılır.

Alıştırma

Bu dersteki öbek fiille öneriyi tamamlayın: For museum opening times, ____ the official website.

Cevabı göster

check out

So,

0:46

Peki,

why do so many people think Anlatım akışı

0:46

neden bu kadar çok insan

that quite means fairly or more or less?

0:47

"quite" kelimesinin oldukça ya da aşağı yukarı anlamına geldiğini düşünüyor?

Because it usually does. Dilbilgisi

0:51

Çünkü genellikle öyle.

Anlatım akışı

Why ...? Because ... ile sorup yanıtlayarak açıklama

Konuşmacı önce why ile bir soru sorar, ardından Because ile hemen kendisi yanıtlar. Bu kendi sorusunu yanıtlama kalıbı, dinleyicinin sorabileceği bir soruyu açıklamanın sonraki adımına dönüştürür. Because it usually does önceki soruya bağlıdır: yeni bir konu açmak yerine insanların bu düşünceye neden sahip olduğunu açıklar. Neden-sonuç açıklamalarının kolay izlenmesi için aynı kalıbı kullanabilirsin.

Alıştırma

Hangi seçenekte why ile bir soru sorulup ardından konuşmacının kendi verdiği neden gelir?

  1. Why do people remember this rule? Because they use it every day.
  2. When do people use this rule? They use it every day.
  3. People remember this rule because they use it every day.
Cevabı göster

Why do people remember this rule? Because they use it every day.

Dilbilgisi

Önceki fiil öbeğinin yerine kullanılan does

Burada does, “yapmak” anlamındaki ana fiil değildir. Daha önce geçen means fairly or more or less fiil öbeğinin yerine kullanılır; dolayısıyla Because it usually does, Because quite usually means fairly or more or less anlamına gelir. Bu tür yardımcı fiil kullanımı, zaten açık olan bilgilerin tekrarlanmasını önler. Yerine geçtiği fiil öbeğinin öznesine ve zamanına uygun olarak do, does veya did kullanılır.

Alıştırma

Kısa yanıtı practice piano every day ifadesinin yerine geçen yardımcı fiille tamamla: Does Mia practice piano every day? Yes, she ____.

Cevabı göster

does

When we use quite with gradable adjectives, Kelime

0:53

"quite" kelimesini derecelendirilebilir sıfatlarla kullandığımızda,

it means fairly, reasonably, approximately.

0:56

oldukça, makul derecede, yaklaşık anlamına gelir.

Kelime

Derecelendirilebilir sıfatlarla quite: fairly veya reasonably

Quite, derecesi değişebilen bir sıfatın önüne geldiğinde burada öğretilen kurala göre fairly veya reasonably anlamına gelir. Örneğin quite warm, tamamen sıcak değil, oldukça ya da epey sıcak demektir. Approximately, derecenin kesin olmadığını vurgular. Ancak her sıfatın önündeki quite için sözcüğü sözcüğüne bir karşılık değildir; doğal anlam sıfata ve bağlama bağlıdır.

Alıştırma

Burada öğretilen kurala göre hangi cümlede quite, completely yerine fairly anlamına gelir?

  1. The task is quite impossible; no one can do it.
  2. The answer is quite correct; there are no errors.
  3. The room is quite warm, but not hot.
Cevabı göster

The room is quite warm, but not hot.

Gradable adjectives are the ones

1:00

Derecelendirilebilir sıfatlar,

that you can make stronger or weaker Dilbilgisi

1:02

derecesini daha güçlü veya daha zayıf yapabildiğiniz sıfatlardır,

by adding modifiers

1:04

niteleyiciler ekleyerek,

like very or a bit or quite.

1:06

örneğin "very", "a bit" veya "quite" gibi.

Dilbilgisi

Niteleyiciler ekleyerek dereceyi güçlendirmek veya zayıflatmak

Derecelendirilebilir sıfatlar farklı derecelerde bulunabilen nitelikleri anlatır. Bu cümlede make stronger or weaker, sıfatın anlattığı niteliğin derecesini değiştirmek demektir. Yapı make + nesne + sıfat şeklindedir; by + -ing ise yöntemi açıklar. Very, a bit ve quite gibi niteleyiciler değiştirdikleri sıfatın önüne gelir: very yüksek, a bit düşük, quite ise burada öğretilen orta dereceyi gösterir.

Alıştırma

Hangi cümle cold sözcüğünün derecelendirilebilir bir sıfat olduğunu en iyi gösterir?

  1. We can say a bit cold, quite cold, or very cold to show different degrees.
  2. Adding very changes cold into a noun.
  3. We can only use cold without any modifier.
Cevabı göster

We can say a bit cold, quite cold, or very cold to show different degrees.

So,

1:09

Yani,

when I say,

1:09

şöyle dediğimde,

"That's quite a good idea." Kelime

1:10

"That's quite a good idea."

Kelime

quite a good idea: quite + a/an + sıfat + isim

quite a good idea ifadesindeki good, derecesi değişebilen bir sıfattır: Bir fikir farklı ölçülerde iyi olabilir. Buradaki quite, fairly veya reasonably anlamına yakındır; yani “oldukça iyi” demektir, “tamamen iyi” ya da “kusursuz” demek değildir. Bu isim grubu quite + a/an + sıfat + tekil sayılabilen isim sırasını kullanır. Artikel quite sözcüğünden sonra gelir: quite a good idea, quite an interesting book.

Alıştırma

Hangi cümle quite + a/an + sıfat + tekil isim kalıbını kullanıyor?

  1. Those are quite useful tools.
  2. That is a very useful tool.
  3. That is quite a useful tool.
Cevabı göster

That is quite a useful tool.

Because good is a gradable adjective,

1:12

"good" derecelendirilebilir bir sıfat olduğu için,

quite means fairly or reasonably.

1:15

"quite" oldukça veya epey anlamına gelir.

It's not the best idea in the world, Ton ve niyet

1:18

Dünyadaki en iyi fikir değil,

but it's quite good.

1:20

ama "quite good" (oldukça iyi).

Ton ve niyet

not the best ... but quite good: sınırlı onay

Not the best idea in the world en yüksek değerlendirmeyi reddederken but it's quite good olumlu bir değerlendirme ekler. But, ilk bölümdeki sınırlamayı kaldırmadan dikkati olumlu olan ikinci bölüme yöneltir. Burada good derecelendirilebildiği için quite, fairly veya reasonably anlamına gelir. Cümlenin tamamı “en iyisi değil ama yine de iyi” şeklinde sınırlı bir onay ifade eder; coşkulu ve koşulsuz bir övgü değildir.

Alıştırma

Anlamı değerlendirin: The design isn't the best, but it's quite good. coşkulu ve koşulsuz bir övgüdür.

  1. Doğru
  2. Yanlış
Cevabı göster

Yanlış

So,

1:22

Bu yüzden,

if you're not sure when quite means fairly

1:22

"quite"in ne zaman oldukça anlamına geldiğinden

and when quite means completely,

1:25

ve ne zaman tamamen anlamına geldiğinden emin değilsen,

the clue is in the adjective. Deyimler

1:27

ipucu sıfatın içindedir.

Deyimler

The clue is in the adjective: ipucu sıfatta

The clue is in the adjective, cevabı belirlemek için gereken bilginin sıfatta bulunduğu anlamına gelir. Burada clue sözcüğü gerçek anlamıyla değil, mecazi olarak kullanılır: bir gizem hikâyesindeki fiziksel bir nesne olmak zorunda olmayan bir işaret veya kanıttır. Tekrar kullanılabilen The clue is in + isim kalıbı, dikkati incelenmesi gereken bölüme yöneltir. Bu cümlede sıfatın türü, quite sözcüğünün fairly mi yoksa completely mi anlamına geldiğini gösterir.

Alıştırma

Hangi cümle, karar vermeye yardımcı olan bilgiyi göstermek için The clue is in ... kalıbını kullanır?

  1. The final paragraph is not useful.
  2. A detective dropped the clue on the floor.
  3. The clue is in the final paragraph.
Cevabı göster

The clue is in the final paragraph.

If you can make the adjective stronger or weaker, Dilbilgisi

1:29

Eğer sıfatı daha güçlü veya zayıf yapabiliyorsan,

then quite means fairly.

1:32

o zaman "quite" oldukça anlamına gelir.

Dilbilgisi

If ..., then ... ile koşulu ve sonucu bağlamak

If kontrol edilecek koşulu belirtir. then sözcüğünden sonraki bölüm, bu koşul gerçekleştiğinde ortaya çıkan sonucu verir. Buradaki can make the adjective stronger or weaker, sıfatın derecesinin doğal olarak değişebilmesi demektir; bir kişinin becerisini veya yeteneğini anlatmaz. Then, kurallarda ve açıklamalarda koşul-sonuç bağlantısını özellikle açık hâle getirir. Çoğu zaman kullanılmayabilir: If you can make the adjective stronger or weaker, quite means fairly cümlesi de aynı temel koşul anlamını taşır.

Alıştırma

If ..., then ... koşul-sonuç yapısını tamamlayın: ____ the light is red, ____ you must stop.

Cevabı göster

If · then

If the adjective is already at 100%, Kelime

1:33

Eğer sıfat zaten %100 ise,

like right, wrong, perfect,

1:36

tıpkı "right", "wrong", "perfect" gibi,

then that means that quite means absolutely or completely.

1:39

o zaman "quite" kelimesi kesinlikle veya tamamen demektir.

Kelime

%100 düzeyinde... quite, absolutely veya completely anlamına gelir

“%100” testi, eksiksiz ya da ya hep ya hiç türünde bir durumu anlatan sıfatları tanımlar. Bu cümlede right, wrong ve perfect bu şekilde ele alınıyor. Böyle bir sıfattan önce quite, özellikle Britanya İngilizcesinde “kesinlikle” veya “tamamen” anlamına gelebilir. Bu yüzden quite right, “biraz doğru” değil, “tamamen doğru” demektir; burada quite wrong ve quite perfect de aynı tam derece anlamını taşır.

Alıştırma

“%100” kuralına göre “The final answer is quite wrong” cümlesindeki quite ne anlama gelir?

  1. biraz
  2. muhtemelen
  3. tamamen
Cevabı göster

tamamen

Even if I say so myself, Ton ve niyet

1:43

Kendimi övmek gibi olmasın ama,

Ton ve niyet

Even if I say so myself: öz övgüyü yumuşatmak

Even if I say so myself, kendinizi veya yaptığınız bir şeyi överken kullanılan kibar ve çoğu zaman şakacı bir yumuşatma ifadesidir. Yaklaşık olarak “Bunun övünmek gibi gelebileceğini biliyorum ama gerçekten böyle düşünüyorum” anlamını verir. Buradaki even if önemli ve gerçek bir koşul sunmaz. İfade, konuşanın üslubunu düzenler; olumlu öz değerlendirme de genellikle hemen öncesinde veya sonrasında yer alır.

Alıştırma

Cümleyi dersteki öz övgüyü yumuşatan ifadeyle tamamlayın: “This is my best drawing, ____.”

Cevabı göster

even if I say so myself

I think this video was quite perfect. Kelime

1:45

bence bu video "quite perfect" (tamamen kusursuz) oldu.

Kelime

quite perfect: biraz değil, tamamen

Burada perfect, tam bir durumu bildiren mutlak, yani derecelendirilemeyen bir sıfat olarak ele alınır. Bu İngiliz İngilizcesi kalıbında quite, böyle bir sıfattan önce “tamamen” anlamına gelir. Dolayısıyla quite perfect, “biraz kusursuz” değil, “tamamen kusursuz” demektir. Konuşmacı Even if I say so myself dedikten sonra yeni anlattığı kuralı hemen videoyu övmek için kullanır. Kendi çalışmasını bu kadar güçlü biçimde övmesi, son sözü tarafsız bir değerlendirmeden çok, kendini övdüğünün farkında olduğu eğlenceli bir şakaya dönüştürür.

Alıştırma

Şu cümleyi okuyun: I think this video was quite perfect. Burada kullanılan İngiliz İngilizcesi kalıbında quite perfect ne anlama gelir?

  1. Konuşmacı videonun oldukça iyi ama açıkça kusurlu olduğunu söylüyor.
  2. Konuşmacı eğlenceli bir öz övgüyle videonun tamamen kusursuz olduğunu söylüyor.
  3. Konuşmacı tarafsız bir değerlendirme yaparken küçük bir kusura dikkat çekiyor.
Cevabı göster

Konuşmacı eğlenceli bir öz övgüyle videonun tamamen kusursuz olduğunu söylüyor.