Öldükten sonra bedenlerimize ne olur? - Farnaz Khatibi Jafari: İngilizce çalışma notları

TED-Ed

Öğrenme zorluğu
607 kelime 156 kel/dk

Video özeti: Anlatım, ölümden sonra bedende görülen değişimleri ve ayrışmayı ele aldıktan sonra farklı kültürlerin defin geleneklerine, nüfusu yoğun şehirlerde uygun mezarlık alanının azalmasına ve dikey alan ya da çevre odaklı malzeme ve süreçlerden yararlanan yeni seçeneklere geçiyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. if all other factors are equal, — Kalıplaşmış İfadeler ve Eşdizimler. Bilimsel bir karşılaştırmayı adil kılan standart koşulu anlayın; bir sonucun yalnızca diğer değişkenler sabit kaldığında geçerli olduğunu açıkça belirtmek için bu ifadeyi kullanın. 2. issue isn't so much about total land in the world as it is that — Dil Bilgisi ve Cümle Kalıpları. Odağı görünürdeki bir nedenden asıl belirleyici açıklamaya taşıyan karşıtlık yapısını tanıyın. Bu kalıpla bir varsayımı düzeltebilir ve savın temel noktasını daha kesin biçimde ortaya koyabilirsiniz. 3. take that concept to the depths of the ocean, — Deyimler ve Mecazlı İfadeler. Somut bir mekân imgesinin fikri yeni bir alana nasıl taşıdığını görün: burada çevreci defin yaklaşımı su altına uygulanır. take a concept to… kalıbını bir yaklaşımın başka bir alana veya ölçeğe genişletilmesini anlatırken kullanabilirsiniz.

Bu derste

Since the dawn of humanity, Kalıp ifadeler

0:06

İnsanlığın doğuşundan bu yana,

Kalıp ifadeler

Since the dawn of humanity, ...: geniş bir tarihsel zaman çerçevesi kurmak

“Since the dawn of humanity” insan varlığının veya insanlık tarihinin başlangıcından beri anlamına gelir; belirli bir gün doğumunu anlatmaz. Since başlangıç noktasını belirtir; “the dawn of humanity” ise dawn sözcüğünü insanlığın en erken başlangıcı için bir mecaz olarak kullanır. Bu ifade, ardından gelenleri tüm insanlık tarihinin ölçeğine yerleştirir ve cümleye geniş, görkemli ve retorik bir giriş kazandırır.

Alıştırma

Bu cümlede “Since the dawn of humanity” ne anlama gelir?

  1. Belirli bir gün doğumundan beri demektir.
  2. İnsanlar var olmadan önce demektir.
  3. İnsanlık tarihinin başlangıcından beri demektir.
Cevabı göster

İnsanlık tarihinin başlangıcından beri demektir.

an estimated 100.8 billion people have lived and died,

0:08

tahminen 100,8 milyar insanın yaşayıp öldüğü düşünülüyor,

a number that increases by about .8% of the world's population each year. Dilbilgisi

0:13

bu sayı her yıl dünya nüfusunun yaklaşık %0,8'i oranında artmaktadır.

Dilbilgisi

a number that increases by ...: verilen bir istatistiğe değişim eklemek

“a number that increases by” ifadesinde a number, hemen önce belirtilen somut miktara, yani bu cümledeki 100.8 billion people ifadesine gönderme yapar. Yeni ve bilinmeyen bir sayı ortaya koymaz. That ile başlayan yan cümle number sözcüğünü niteler; increases by ise bildirilen toplamın zaman içinde ne kadar değiştiğini açıklar. Bu yapı, yeni bir cümle başlatmadan bir istatistiğe kısa bir ek bilgi bağlamayı sağlar.

Alıştırma

Hangi cümlede “a number that increases by” daha önce verilen bir sayıya ek açıklama yapmak için kullanılmıştır?

  1. The shelter houses 240 animals, a number that increases by ten each month.
  2. The shelter houses 240 animals, a number which increase by ten each month.
  3. The shelter houses 240 animals, a number that is increasing ten each month.
Cevabı göster

The shelter houses 240 animals, a number that increases by ten each month.

What happens to all of those people's bodies after they die?

0:19

Tüm bu insanların bedenlerine öldükten sonra ne oluyor?

And will the planet eventually run out of burial space? Öbek fiiller

0:22

Ve gezegenin sonunda defin alanı tükenecek mi?

Öbek fiiller

run out of burial space: kullanılabilir alanın kalmaması

run out of burial space ifadesinde run out of, bir kaynaktan artık hiç kalmadığı noktaya ulaşmak anlamına gelir. Buradaki kaynak burial space olduğundan soru, gezegende sonunda defin için kullanılabilecek başka alan kalıp kalmayacağını sorar. Kalıp özne + run out of + kaynak şeklindedir. Özne, kaynağa erişimini kaybeden bir kişi, grup, yer veya sistem olabilir; buradaki run fiziksel olarak koşmak anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi “hiç yakıtı kalmamak” anlamındaki bu dersin üç sözcüklü hedef ifadesiyle tamamlayın: If we do not stop at the next gas station, we will ____ fuel.

Cevabı göster

run out of

When a person's heart stops beating, Dilbilgisi

0:26

Bir kişinin kalbi atmayı bıraktığında,

the body passes through several stages before it begins decomposing.

0:28

beden çürümeye başlamadan önce birkaç aşamadan geçer.

Dilbilgisi

When ... before ...: olayları zaman sırasına koymak

Baştaki When yan cümlesi başlangıç olayını belirler: kişinin kalbi atmayı bırakır. Ana cümle bu noktadan sonra gelen süreci açıklar: beden birkaç aşamadan geçer. before yan cümlesi bir sonraki zaman sınırını belirler. Önce aşamalar gerçekleşir, ardından çürüme başlar. Yeniden kullanılabilen When A, B before C kalıbında A, B'nin zamanını tanıtır; before ise B'yi C'den önceye yerleştirir. Bu yapı neden değil, zaman bildirir.

Alıştırma

Cümleyi When ve before ile tamamlayın: ____ the alarm sounds, save your work ____ you shut down the computer.

Cevabı göster

When · before

Within minutes after death,

0:32

Ölümden sonraki birkaç dakika içinde,

the blood begins settling in the lowermost parts of the body. Kelime

0:34

kan vücudun en alt kısımlarına yerleşmeye başlar.

Kelime

lowermost parts of the body: vücudun en alt bölgeleri

Lowermost, “ilgili diğer tüm bölümlerden daha aşağıda bulunan”, yani en altta olan demektir. Burada the lowermost parts of the body, kanın yer çekimi etkisiyle birikebildiği, vücudun en düşük konumdaki bölgelerini anlatır. -most eki, uppermost veya innermost örneklerinde olduğu gibi konumsal bir uç noktayı belirtir. Bu nedenle lowermost üstünlük anlamı taşır; yalnızca “biraz daha aşağıda” demek değildir.

Alıştırma

Bir kullanım kılavuzunda bir tepsi “the lowermost tray” diye adlandırılıyor. Bu hangi konumu belirtir?

  1. Kümenin ortasına yakın bir tepsi
  2. Başka bir tepsiden daha aşağıda olan, ancak en altta olması gerekmeyen bir tepsi
  3. İlgili kümenin en altında bulunan tepsi
Cevabı göster

İlgili kümenin en altında bulunan tepsi

Usually 8 to 12 hours later,

0:37

Genellikle 8 ila 12 saat sonra,

the skin in those areas is discolored by livor mortis, Kelime

0:40

o bölgelerdeki cildin rengi livor mortis ile bozulur,

or post-mortem stain.

0:43

ya da ölüm sonrası lekelenmeyle.

Kelime

livor mortis, or post-mortem stain: or başka bir adı tanıtır

Burada or iki seçenek sunmaz. Okuyucuya livor mortis ve post-mortem stain ifadelerinin ölüm sonrasında oluşan aynı renk değişiminin iki adı olduğunu bildirir. “Teknik terim, or açıklayıcı ad” kalıbı önce uzmanlık terimini, ardından anlaşılması daha kolay olabilecek bir ad veya açıklamayı vererek bilgiyi düzenler. Bu kullanımda or, “diğer adıyla” veya “yani” olarak anlaşılabilir.

Alıştırma

Hangi cümlede or aynı şey için başka bir ad veya açıklama sunuyor?

  1. Should we walk or take the bus?
  2. You can bring a jacket or a sweater.
  3. Some animals enter torpor, or a state of reduced activity, in cold weather.
Cevabı göster

Some animals enter torpor, or a state of reduced activity, in cold weather.

And while at the moment of death,

0:45

Ve ölüm anında,

the body's muscles relax completely in a condition called primary flaccidity, Kelime

0:47

vücudun kasları birincil gevşeklik adı verilen bir durumda tamamen gevşerken,

Kelime

a condition called primary flaccidity: bilimsel bir terimi tanıtma

“A condition called X”, “adı X olan bir durum” demektir. Burada called primary flaccidity, kısaltılmış bir ilgi tümcesidir ve that is called primary flaccidity ile aynı görevi görür. Called, condition sözcüğünü niteleyen bir geçmiş zaman ortacıdır; durumun yaptığı bir eylemi anlatmaz. Bu kalıp, konuşanın önce genel kategoriyi belirtmesini, ardından teknik terimi vermesini sağlar. Bilimsel ve tıbbi açıklamalarda yaygındır; process, effect ve phenomenon gibi isimlerle de kullanılabilir.

Alıştırma

Hangi cümle bir tıbbi durumun adını doğal biçimde tanıtır?

  1. Doctors identified a condition called as prosopagnosia.
  2. Doctors identified a condition called prosopagnosia.
  3. Doctors identified a condition calling prosopagnosia.
Cevabı göster

Doctors identified a condition called prosopagnosia.

they stiffen about 2 to 6 hours later in what's known as rigor mortis. Kalıp ifadeler

0:52

yaklaşık 2 ila 6 saat sonra rigor mortis (ölüm katılığı) olarak bilinen şekilde sertleşirler.

Kalıp ifadeler

what's known as rigor mortis: kabul görmüş bir terimi adlandırma

What's, what is ifadesinin kısaltmasıdır. What's known as rigor mortis ifadesinde what, kasların sertleştiği durumu belirtir; known as ise bu durumun kabul görmüş adını, yani rigor mortis terimini tanıtır. İfade “rigor mortis adı verilen şey” anlamına gelir, “ünlü olan şey” anlamına gelmez. Bir durumun veya olgunun açıklamasından insanların kullandığı ada geçmek için what is/what's known as + ad yapısını kullanın. Bu yapı özellikle teknik fikirlerin ve adı olan olguların açıklamalarında yaygındır.

Alıştırma

Hangi cümle kabul görmüş bir terimi tanıtmak için known as kullanır?

  1. The effect is what's known for confirmation bias.
  2. The effect is what knows as confirmation bias.
  3. The effect is what's known as confirmation bias.
Cevabı göster

The effect is what's known as confirmation bias.

This stiffening spreads through the muscles,

0:58

Bu sertleşme kaslara yayılır,

and its speed can be affected by age, gender, and the surrounding environment. Dilbilgisi

1:00

ve hızı yaş, cinsiyet ve çevre ortamdan etkilenebilir.

Dilbilgisi

can be affected by: olası etkenleri belirtmek

Can be affected by, can kip belirteci ile edilgen be affected biçimini birleştirir. Can olasılık bildirir; by ise değişime neden olabilecek etkeni veya etkenleri tanıtır. Burada yaş, cinsiyet ve çevre hız üzerinde etkili olabilir. Edilgen yapı, etkilenen değişkeni, yani its speed ifadesini başa alır. By sonrasındaki isim bir kişi veya bilinçli olarak hareket eden bir özne olmak zorunda değildir; herhangi bir koşul ya da etki olabilir.

Alıştırma

Cümleyi can be affected by ile tamamlayın: Battery life ____ extreme heat.

Cevabı göster

can be affected by

The body also changes temperature,

1:05

Vücudun ayrıca sıcaklığı da değişir,

usually cooling off to match its environment. Öbek fiiller

1:07

genellikle çevresine uyum sağlamak için soğur.

Öbek fiiller

cooling off to match its environment: sıcaklık değişimi ve sonucu

Cooling off, daha az sıcak hâle gelmek demektir. Bu cümlede vücut sıcaklığının gerçek anlamda düşmesini anlatır; off, öbek fiilin bir parçasıdır ve uzaklaşma anlamı taşımaz. To match its environment, değişimin ulaştığı durumu belirtir: vücut sıcaklığı çevre sıcaklığına yaklaşır. Vücut bilinçli bir plan yapmadığı için buradaki to, sürecin yönünü veya sonucunu anlatır.

Alıştırma

Hem sıcaklık değişimini hem de son düzeyi belirtmek için cümleyi cool off to ile tamamlayın: Let the tea ____ room temperature before you drink it.

Cevabı göster

cool off to

Next comes decomposition. Anlatım akışı

1:10

Sırada çürüme var.

Anlatım akışı

Next comes ... ile sonraki aşamayı tanıtmak

Next başa getirilir ve özne olan decomposition, comes fiilinden sonra gelir: Next + comes + isim öbeği. Bu devrik dizilim bir sonraki aşamayı duyurur ve açıklamanın ilerlemesini sağlar. Burada comes fiziksel hareketi değil, “sırada ortaya çıkar veya gerçekleşir” anlamını taşır. Decomposition comes next daha nötr bir dizilimdir; Next ile başlayan biçim ise geçişi daha belirgin kılar.

Alıştırma

Cümleyi tam olarak Next comes kalıbıyla tamamlayın: The planning stage is finished. ____ the design review.

Cevabı göster

Next comes

The process by which bacteria and insects break apart the body. Notlar

1:12

Bakterilerin ve böceklerin bedeni parçalara ayırdığı süreç.

Dilbilgisi

The process by which ... ile bir mekanizmayı açıklamak

Baş isim process’tir. Which, process’e gönderme yapar; by which ise by which bacteria and insects break apart the body ilgi yan cümlesini başlatır. Yapı bir bütün olarak “… aracılığıyla gerçekleştiği süreç” anlamına gelir ve o süreçte ne olduğunu anlatarak mekanizmayı açıklar. Bağlamda isim öbeğinin tamamı decomposition kavramını tanımlar. Önceki cümleye bağlı bir açıklama görevi görür; tek başına tamamlanmış bağımsız bir cümle değildir.

Alıştırma

Resmî tanımı by which ile tamamlayın: Photosynthesis is the process ____ plants convert light into chemical energy.

Cevabı göster

by which

Öbek fiiller

break apart the ...: bir bütünü parçalara ayırmak

Break apart, tek bir bütün olan bir şeyi daha küçük parçalara veya bölümlere ayırmak demektir. break apart the body ifadesinde bakteriler ve böcekler bedenin yapısını yavaş yavaş kaybetmesine ve parçalara ayrılmasına neden olur; odak yalnızca zarar vermek değil, ayrışmadır. Break apart bir nesne aldığında, bu nesne ayrılan bütünün adını belirtir. Bu anlam malzemeler, cihazlar ve parçalardan oluşan başka şeyler için de kullanılabilir.

Alıştırma

Cümleyi daha küçük parçalara ayırmak anlamındaki vurgulanan öbek fiille tamamlayın: The recycling machine can ____ old computers and sort the parts.

Cevabı göster

break apart

Many factors affect the rate of decomposition. Kalıp ifadeler

1:17

Çürüme oranını birçok faktör etkiler.

Kalıp ifadeler

the rate of ...: bir sürecin ne kadar hızlı gerçekleştiği

The rate of + süreç ya da değişim bildiren isim, o sürecin ne kadar hızlı gerçekleştiğini anlatır. Burada the rate of decomposition, ayrışmanın gerçekleşme hızıdır. Bu yapı the rate of growth veya the rate of change örneklerinde olduğu gibi bilimsel ve veriye dayalı açıklamalarda yaygındır. Bu kullanımda rate, fiyat ya da puan anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi bir sürecin ne kadar hızlı gerçekleştiğini belirten vurgulanmış yapıyla tamamlayın: Scientists measured the ____ plant growth under different temperatures.

Cevabı göster

rate of

There is, however, a basic guide of the effect of the environment on decomposition, Notlar

1:20

Ancak çevrenin çürüme üzerindeki etkisi hakkında temel bir rehber vardır,

Anlatım akışı

There is, however, ...: cümle içinde karşıtlık belirtmek

Burada however, önceki düşünceyle bir karşıtlık olduğunu göstermek için There is yapısının arasına girer. Başka bir deyişle konuşan kişi, buna rağmen temel bir kılavuzun bulunduğunu söyler. Virgüller, however ifadesini parantez içi işlev gören bir bağlayıcı olarak gösterir. Bu yerleşim, cümlenin There is ile başlamasını sağlar ve ardından dinleyiciye gelecek bilgiyi basit bir devam olarak değil, bir düzeltme veya karşıt nokta olarak yorumlaması gerektiğini bildirir.

Alıştırma

Hangi cümle, karşıt bir alternatifi tanıtmak için cümle içine eklenen bir bağlayıcı kullanır?

  1. The first design is cheaper. There is, therefore, a safer alternative.
  2. The first design is cheaper. There is, however, a safer alternative.
  3. The first design is cheaper. There is, for example, a safer alternative.
Cevabı göster

The first design is cheaper. There is, however, a safer alternative.

Kalıp ifadeler

effect of the environment on decomposition: the effect of A on B kalıbı

the effect of A on B isim kalıbı, A'nın B üzerindeki etkisi anlamına gelir. Örnekte the environment, etkiyi oluşturan A faktörüdür; decomposition ise etkilenen B sürecidir. on edatı etkilenen hedefi belirtir; bir konumu anlatmaz. A ile B'nin yerini değiştirmek ilişkiyi tersine çevireceği için sıralamayı açık tutun.

Alıştırma

Cümleyi effect of A on B isim kalıbıyla tamamlayın: The report examined the ____ noise ____ sleep.

Cevabı göster

effect of · on

called Casper's law. Kültür

1:24

buna Casper'ın yasası denir.

Kültür

called Casper's law: bir kurala ad verme

called Casper's law ifadesinde called, daha önce sözü edilen kurala verilen adı tanıtır. Casper's, yerleşik adın içinde bir kişi adının iyelik biçimidir; Casper'ı mevcut olaya katılan biri olarak tanıtmaz. Bu cümleyi anlamak için Casper's law'un, çevrenin bir cesedin ayrışma hızını nasıl etkilediğiyle ilgili adli bilimlerde kullanılan deneyime dayalı bir kural olduğunu bilmek yeterlidir. Kişi adı taşıyan kurallarda, buradaki gibi iyelik biçimi kullanılabilir.

Alıştırma

called Casper's law ifadesinde Casper's law nasıl bir işlev görür?

  1. Casper'ın bir eylem yaptığını söyler.
  2. Casper'ı mevcut olaya katılan bir kişi olarak gösterir.
  3. Söz konusu kurala ad verir.
Cevabı göster

Söz konusu kurala ad verir.

It says that if all other factors are equal, Kalıp ifadeler

1:26

Diğer tüm faktörler eşitse,

Kalıp ifadeler

if all other factors are equal: diğer koşulları sabit tutmak

if all other factors are equal, ardından gelen ifade için bir koşul belirler: incelenen etken dışında kalan ilgili koşulların aynı olduğu varsayılır. Bu, tek bir etkenin etkisini adil biçimde karşılaştırmayı mümkün kılar. Bu bir akıl yürütme varsayımıdır; gerçek dünyadaki her koşulun gerçekten aynı olduğu iddiası değildir.

Alıştırma

Kontrollü karşılaştırmayı bu dersteki hedef ifadeyi aynen kullanarak tamamlayın: The report predicts that ____, the phone with the larger battery should last longer.

Cevabı göster

if all other factors are equal

a body exposed to air decomposes twice as fast as one immersed in water, Dilbilgisi

1:29

havaya maruz kalan bir bedenin, suya batırılmış bir bedenden iki kat daha hızlı,

and eight times as fast as one buried in earth.

1:34

ve toprağa gömülmüş bir bedenden sekiz kat daha hızlı çürüdüğünü söyler.

Dilbilgisi

twice as fast as ... eight times as fast as: hızın katlarla karşılaştırılması

“Çarpan + as fast as + karşılaştırılan öğe” yapısı, bir eylemin diğer eylemin hızının belirtilen katında gerçekleştiğini anlatır. Burada twice ... hızın iki katını, eight times ... ise sekiz katını belirtir. Her iki as de korunmalıdır: twice as fast as one immersed in water. Aynı kalıp, three times as large as veya four times as often as örneklerinde olduğu gibi başka özellikleri ya da sıklıkları da karşılaştırabilir.

Alıştırma

twice kullanıp iki as ifadesini de koruyarak cümleyi tamamlayın: The new scanner works ____ the old one.

Cevabı göster

twice as fast as

Soil acidity also greatly affects bone preservation.

1:39

Toprağın asitliği kemiklerin korunmasını da büyük ölçüde etkiler.

High-acidity soils with a pH of less than 5.3 will rapidly decompose bone, Kalıp ifadeler

1:43

pH değeri 5.3'ten az olan yüksek asitli topraklar kemiği hızla parçalarken,

Kalıp ifadeler

with a pH of less than 5.3: eşik değerinin altındaki bir ölçüm

with a pH of less than 5.3 edat grubu soils sözcüğünü niteler. Ölçülen pH değeri 5,3 eşiğinin altında olan toprakları belirtir; less than ifadesi toprakların sayısına değil, pH değerine uygulanır. Başka durumlara aktarılabilen teknik kalıp with + a/an + ölçüm + of + değer veya aralık biçimindedir. Buna with a temperature of less than 10 degrees Celsius örnek verilebilir.

Alıştırma

pH değeri 7'nin altında olan bir çözeltiyi hangi cümle doğru biçimde anlatır?

  1. Use a solution with a pH of fewer than 7.
  2. Use a solution with a pH of less than 7.
  3. Use a solution with less a pH than 7.
Cevabı göster

Use a solution with a pH of less than 7.

whereas in a neutral or basic soil with a pH of seven or more, Anlatım akışı

1:50

pH değeri yedi veya daha fazla olan nötr veya bazik bir toprakta,

a skeleton can remain in relatively good condition for centuries. Kalıp ifadeler

1:54

bir iskelet yüzyıllar boyunca nispeten iyi durumda kalabilir.

Anlatım akışı

whereas in a neutral or basic soil: karşıtlık kurma

Burada whereas, önceki durumla karşıtlık kuran bir yan cümleyi başlatır: asitli toprak kemiği parçalar, ancak nötr veya bazik toprak onu koruyabilir. Buradaki anlamı “buna karşılık”tır; “aynı anda” değildir. Whereas, bilgiyi A ile B karşı karşıya gelecek şekilde düzenler. Kendi yan cümlesindeki olguyu başka bir olguyla karşılaştırdığı için özellikle açıklamalarda ve resmî yazılarda kullanışlıdır.

Alıştırma

Karşıtlık ifade etmek için Acidic soil can damage bone ile neutral soil may preserve it cümleciklerinin arasına gelecek bağlacı seçin.

  1. because
  2. unless
  3. whereas
Cevabı göster

whereas

Kalıp ifadeler

can remain in relatively good condition: devam eden bir durum

Can remain in relatively good condition, bir şeyin zaman içinde oldukça iyi korunmuş durumda kalabildiğini anlatır. Remain durumun devam ettiğini, in good condition ise devam eden durumun ne olduğunu belirtir. Relatively, good sözcüğünün gücünü azaltır: durum başka bir olasılık veya ölçütle karşılaştırıldığında iyidir, ancak kusursuz olmak zorunda değildir. Burada condition fiziksel durumu veya korunma durumunu ifade eder; koşul anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi remain in relatively good condition ile tamamlayın: With careful storage, the painting can ____ for many years.

Cevabı göster

remain in relatively good condition

Different cultures throughout history have developed unique approaches to burials. Kalıp ifadeler

1:59

Tarih boyunca farklı kültürler cenaze törenleri için benzersiz yaklaşımlar geliştirmiştir.

Kalıp ifadeler

unique approaches to burials: defin konusundaki özgün yaklaşımlar

Bu cümlede approaches, bir konuyu ele alma veya o konu hakkında düşünme biçimleri anlamına gelir. Unique approaches to burials, farklı kültürlerin ölülerini defnetmek için geliştirdiği kendine özgü uygulama ve düşünceleri ifade eder. İsim olarak an approach to + isim veya -ing biçimi kullanılır. Buradaki to bir edattır; bu nedenle an approach to solve a problem değil, an approach to solving a problem denir.

Alıştırma

Cümleyi approach sözcüğünden sonra gereken edatla tamamlayın: The school developed a new approach ____ teaching science.

Cevabı göster

to

As far back as the first Neanderthal burials, Kalıp ifadeler

2:03

İlk Neandertal mezarlarına kadar uzandığımızda,

death was accompanied by rituals, Kalıp ifadeler

2:06

ölüme ritüeller eşlik ediyordu,

Kalıp ifadeler

As far back as the first Neanderthal burials: ilk Neandertal definlerine kadar uzanan geçmişte

As far back as + bir tarih, dönem veya tarihsel olay, bir şeyin geçmişteki o çok erken noktada zaten var ya da doğru olduğunu belirtir. Tarihin ne kadar geriye uzandığını vurgular; far back fiziksel mesafeyi değil, zamanı ifade eder. Cümlenin başında bu ifade, ana açıklama için bir zaman çerçevesi oluşturur. Burada ilk Neandertal definleri tarihsel referans noktasıdır.

Alıştırma

Kanıtların geçmişte ne kadar geriye uzandığını vurgulayan dört sözcüklü ifadeyle tarih cümlesini tamamlayın: ____ the 1800s, doctors were studying this disease.

Cevabı göster

As far back as

Kalıp ifadeler

was accompanied by rituals: birlikte ortaya çıkan olgular

Be accompanied by, bir olayın, durumun veya özelliğin başka bir şeyle birlikte ortaya çıktığını belirtir. Burada ritüeller ölümle ilişkilidir; ritüellerin bir kişiye gerçek anlamda eşlik ettiği söylenmez. Edilgen yapı be + accompanied + by + isim şeklindedir. Gelenekleri, belirtileri, değişimleri ve olayları nesnel biçimde betimlemek için kullanışlıdır.

Alıştırma

Cümleyi accompany fiilinin edilgen biçimi ve gerekli edatla tamamlayın: Her fever was ____ a severe headache.

Cevabı göster

accompanied by

like the positioning, coloring, or decorating of corpses.

2:08

cesetlerin konumlandırılması, boyanması veya süslenmesi gibi.

Traditional Christian burials decorate the body in dress,

2:13

Geleneksel Hıristiyan cenazelerinde beden giysilerle süslenir,

while in traditional Islam, Anlatım akışı

2:16

geleneksel İslam'da ise,

a body is wrapped in a piece of ritual fabric with the face oriented toward Mecca. Kültür

2:18

yüzü Mekke'ye dönük olarak bir ritüel kumaşına sarılır.

Anlatım akışı

while in traditional Islam: karşıtlığa geçiş

Burada while iki defin geleneği arasında karşıtlık kurar; "oysa" veya "karşılaştırıldığında" anlamındadır, "... olduğu sırada" anlamında değildir. In traditional Islam ifadesi karşılaştırmanın ikinci kısmı için çerçeveyi kurar. Tam yan cümle a body is wrapped... diye devam eder; böylece while cümleyi A uygulaması ile B uygulamasının karşılaştırılması şeklinde düzenler.

Alıştırma

Hangi cümlede while, örnekteki gibi iki durumu karşılaştırmak için kullanılmıştır?

  1. Please wait here while I call the doctor.
  2. Some schools start in August, while in our district, classes begin in September.
  3. She listened to music while she studied.
Cevabı göster

Some schools start in August, while in our district, classes begin in September.

Kültür

the face oriented toward Mecca: fiziksel yön ve dinî anlam

Mekke, İslam'ın en kutsal şehridir ve Müslümanlar namaz kılarken ona yönelir. Bu defin betimlemesinde bu arka plan, yüzün yönünün neden özellikle belirtildiğini açıklar. Burada the face oriented toward Mecca, yüzün fiziksel olarak Mekke yönüne bakacak biçimde yerleştirildiği anlamına gelir. Oriented toward burada uzamsal yönü anlatır; tercih, ilgi ya da tutumu değil.

Alıştırma

Hangi cümlede oriented toward, örnekteki gibi fiziksel bir yönü anlatır?

  1. The seats were oriented toward the stage.
  2. The workshop is oriented toward first-time managers.
  3. Her research is oriented toward practical problems.
Cevabı göster

The seats were oriented toward the stage.

Traditional Hindus ceremonially burn the body,

2:23

Geleneksel Hindular törenle bedeni yakarlar,

and Zoroastrians, followers of one of the oldest monotheistic religions, Kültür

2:26

ve en eski tek tanrılı dinlerden birinin takipçileri olan Zerdüştler,

Kültür

Zoroastrians, followers of...: appozisyonla açıklanan kimlik

Zoroastrians, burada dünyanın en eski tek tanrılı dinlerinden biri olarak tanımlanan Zerdüştlüğün mensuplarıdır. Burada followers, sosyal medya hesabı takipçilerini değil, dinî mensupları ifade eder. Virgüller arasındaki followers of one of the oldest monotheistic religions isim öbeği açıklayıcı bir eşleme, yani appozisyondur. Zoroastrians ile aynı topluluğa gönderme yapar ve bilinmeyen bir adı hemen açıklar. Başka metinlerde de kullanılabilecek okuma kalıbı «ad, kimlik açıklaması, devam» şeklindedir.

Alıştırma

Hangi cümlede bir kişinin kim olduğunu açıklamak için appozisyon görevinde bir isim öbeği kullanılmıştır?

  1. Dr. Chen, a marine biologist, studies coral reefs.
  2. Dr. Chen studies coral reefs with a marine biologist.
  3. A marine biologist studies the same coral reefs as Dr. Chen.
Cevabı göster

Dr. Chen, a marine biologist, studies coral reefs.

traditionally place bodies atop a tower Kalıp ifadeler

2:31

geleneksel olarak bedenleri bir kulenin tepesine yerleştirirler

Kalıp ifadeler

place ... atop: en üste yerleştirmeyi resmî biçimde anlatmak

place + nesne + yer yapısı, “bir şeyi belirli bir konuma koymak” anlamına gelir. Burada bodies nesnedir, atop a tower ise nereye yerleştirildiklerini gösterir. Place, günlük konuşmadaki put fiiline göre daha bilinçli ve resmî bir yerleştirme anlatır. Atop, “bir şeyin tepesinde” anlamına gelir. Bir şeyin başka bir şeyin en üst kısmında bulunduğunu kısa ve biraz resmî biçimde belirtir. Bu yüzden atop a tower yalnızca “kulenin yanında” değil, “kulenin tepesinde” demektir.

Alıştırma

Hangi cümle antenin binanın tepesine yerleştirildiğini doğal ve resmî biçimde anlatır?

  1. The workers placed the antenna at the building.
  2. The workers placed the antenna atop the building.
  3. The workers placed atop the antenna at the building.
Cevabı göster

The workers placed the antenna atop the building.

to expose them to the sun and scavenging birds. Kalıp ifadeler

2:33

onları güneşe ve leş yiyici kuşlara maruz bırakmak için.

Kalıp ifadeler

expose A to B: A’yı B ile temas ettirmek

expose A to B yapısı, “A’nın B ile temas etmesine veya B’den etkilenmesine neden olmak” anlamına gelir. Burada them A’dır; the sun and scavenging birds ise B’dir. Bu yapıda expose, fiziksel veya mecazî bir teması anlatır; “bir sırrı ortaya çıkarmak” şeklindeki ayrı anlamı taşımaz. Aynı yapı hava koşulları, tehlike, kimyasallar, bilgi veya yeni deneyimlerle teması da anlatabilir.

Alıştırma

expose A to B yapısını tamamlayın: The experiment exposed the seedlings ____ extreme heat.

Cevabı göster

to

Before the Industrial Revolution,

2:37

Sanayi Devrimi'nden önce,

burials were simple and accessible.

2:39

cenazeler basitti ve erişilebilirdi.

These days,

2:42

Bugünlerde,

with suitable burial land running out in high-population areas, Dilbilgisi

2:42

nüfusun yoğun olduğu bölgelerde uygun defin arazilerinin tükenmesiyle,

purchasing private gravesites can be costly, Dilbilgisi

2:47

özel mezar yerleri satın almak masraflı olabilir,

Dilbilgisi

with suitable burial land running out: sıkıştırılmış arka plan durumu

with suitable burial land running out, with + isim + -ing yapısına sahip bir öbektir. with'ten sonra gelen suitable burial land, running out'un mantıksal öznesidir; bu nedenle öbek, arazinin giderek yetersizleşmesini ana cümle için bir arka plan durumu olarak sunar. Buradaki running out, arazinin hareket ettiği anlamına gelmez; arazinin giderek yetersiz kaldığı veya kullanılamaz hâle geldiği anlamına gelir. Bu sıkıştırılmış yapı, ana cümlede belirtilen maliyetin nedenini ya da buna eşlik eden durumu açıklar.

Alıştırma

Hangi cümle arka plan durumunu belirtmek için with + noun + -ing yapısını doğru kullanır?

  1. With fuel prices rising, many people are driving less.
  2. With fuel prices rise, many people are driving less.
  3. With rising fuel prices are, many people are driving less.
Cevabı göster

With fuel prices rising, many people are driving less.

Dilbilgisi

purchasing private gravesites can be costly: özne olarak -ing öbeği

purchasing private gravesites, can be costly'nin öznesi olarak görev yapan bir -ing öbeğidir. Özel mezar yeri satın alma eylemini, maliyeti değerlendirilebilen tek bir etkinlik olarak ele alır. purchasing burada devam eden bir eylemi gösteren fiil değildir; önünde be fiilinin bir biçimi yoktur. Özne olarak kullanılan -ing öbeğinin ardından can be costly, can be risky veya takes time gibi yüklemler gelerek eylemin genel sonucu anlatılabilir.

Alıştırma

Cümleyi maintain fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: ____ old software can be costly.

Cevabı göster

Maintaining

and many people can't afford simple burials.

2:50

ve çoğu insan basit cenazeleri bile karşılayamıyor.

Even cremation,

2:52

Dünyada en yaygın ikinci cenaze uygulaması olan,

the second most common burial practice in the world,

2:54

kremasyon (ölü yakma) bile,

comes with a high cost. Kalıp ifadeler

2:56

yüksek bir maliyetle geliyor.

Kalıp ifadeler

comes with a high cost: yüksek bir bedeli beraberinde getirir

Bu cümlede comes with a high cost, bir şeyin beraberinde ciddi bir maliyet veya olumsuzluk getirdiğini ifade eder. Bir ürünün pakete dahil olduğu anlamına gelmez. Bu maliyet para olabileceği gibi zaman, risk veya çevresel zarar gibi daha geniş bir bedel de olabilir. X comes with a high cost kalıbı, önce bir seçeneği ya da faydayı belirtip ardından ona bağlı bedeli göstermeyi sağlar.

Alıştırma

Faydanın ciddi bir bedeli olduğunu göstermek için cümleyi yukarıdaki ifadeyle tamamlayın: Faster delivery ____.

Cevabı göster

comes with a high cost

As for the question of running out of space, Anlatım akışı

2:59

Alanın tükenmesi sorununa gelince,

Anlatım akışı

As for the question of...: tartışmayı belirli bir soruya yöneltmek

As for the question of running out of space, tartışmayı bu konuya yöneltir. As for, «-e gelince» veya «şimdi -e geçersek» anlamındadır; bir neden belirtmek yerine bilgi akışını düzenler. the question of + isim veya -ing biçimi, ele alınan konuyu adlandırır. Burada running out of space ele alınan konudur ve virgül, konuşmacının bu konu hakkında bir yorumla devam edeceğini gösterir.

Alıştırma

Hangi cümle As for ifadesini bir neden belirtmek yerine tartışmayı bir konuya yöneltmek için kullanıyor?

  1. As for the budget, we can discuss it after lunch.
  2. We prepared a budget for the project.
  3. Because of the budget, we canceled the order.
Cevabı göster

As for the budget, we can discuss it after lunch.

the issue isn't so much about total land in the world Dilbilgisi

3:01

sorun dünyadaki toplam araziden çok,

as it is that large populations cluster together within cities. Kalıp ifadeler

3:04

büyük nüfusların şehirlerde bir araya toplanmasıdır.

Dilbilgisi

isn't so much about A as it is that B: odağı yeniden tanımlamak

not so much A as B kalıbı odağı düzeltir: A önemli olabilir, ancak B daha doğru veya daha önemli açıklama olarak sunulur. Burada odak, toplam arazi miktarından nüfusların nasıl yoğunlaştığına kaydırılır. isn't so much about A as it is that B yapısında about A, ilk önerilen odağı belirtir. İkinci bölümdeki it, the issue ifadesine gönderme yapar ve that yan cümlesi meselenin gerçekte ne olduğunu açıklar. so much ifadesini tek başına çok anlamına gelen bir miktar ifadesi olarak değil, bütün karşıtlık kalıbının parçası olarak düşünün.

Alıştırma

Hangi cümle odağı bilet fiyatından sınırlı sefer sayısına doğru biçimde kaydırıyor?

  1. The problem isn't only about the ticket price; it's also that there are only two trains a day.
  2. The problem is equally about the ticket price and the fact that there are only two trains a day.
  3. The problem isn't so much about the ticket price as it is that there are only two trains a day.
Cevabı göster

The problem isn't so much about the ticket price as it is that there are only two trains a day.

Kalıp ifadeler

large populations cluster together within cities: nüfus yoğunlaşmasını anlatmak

Cluster burada aynı bölgede toplanmak veya yoğunlaşmak anlamına gelen geçişsiz bir fiildir. Large populations öznedir, together birlikte yoğunlaşma anlamını güçlendirir ve within cities bunun gerçekleştiği alanı belirtir. Burada cluster bir eylemi anlatır; grup veya bilgisayar kümesi gibi bir isim değildir. Aynı fiil insanlar, binalar, dükkânlar veya veri noktaları için kullanılabilir. Cluster çoğu zaman together olmadan da kullanılabilir, ancak cluster together birkaç şeyin tek bir yerde toplanması fikrini özellikle açık hâle getirir.

Alıştırma

Hangi cümle, birkaç yerin bir bölgede yoğunlaştığını anlatmak için cluster together ifadesini fiil olarak kullanıyor?

  1. A cluster of small cafés stands near the main square.
  2. Small cafés often cluster together around the main square.
  3. The main square has several small cafés.
Cevabı göster

Small cafés often cluster together around the main square.

Most of the big cities in the world may run out of suitable burial grounds within a century. Kelime

3:09

Dünyadaki büyük şehirlerin çoğunun bir yüzyıl içinde uygun mezar alanları tükenebilir.

Kelime

suitable burial grounds: defin için uygun belirli araziler

Burial grounds, ölülerin gömülmesi için ayrılmış arazi alanlarını belirtir. Suitable, bu yerlerin ilgili ihtiyaçları veya koşulları karşıladığını gösterir. Bu cümlede suitable burial grounds, defin için uygun biçimde kullanılabilecek gerçek yerler demektir. Planlama ya da başka resmî bağlamlarda bu ifade, yalnızca mevcut kapasiteyi anlatabilen burial space ifadesinden daha özeldir. Buradaki grounds, school grounds örneğindeki gibi belirli bir amaç için kullanılan arazi anlamındadır; gerekçeler anlamına gelmez.

Alıştırma

Hangi cümle yetkililerin defin için kullanılabilecek gerçek bir arazi aradığını söylüyor?

  1. Officials are searching for suitable burial grounds.
  2. Officials are measuring the burial space left in the cemetery.
  3. Officials have grounds for concern about the report.
Cevabı göster

Officials are searching for suitable burial grounds.

For London, it's even sooner.

3:14

Londra için bu süre daha da erken.

That may happen by 2035.

3:16

Bu 2035 yılına kadar gerçekleşebilir.

So are there alternatives to traditional burials that might help with the space issue? Kalıp ifadeler

3:19

Peki alan sorununa yardımcı olabilecek geleneksel definlere alternatifler var mı?

Kalıp ifadeler

alternatives to traditional burials: alternative to + isim veya -ing biçimi

An alternative to X, X yerine kullanılabilecek başka bir seçenek demektir. Burada alternatives to traditional burials, geleneksel defin yöntemlerinin yerini alabilecek başka yöntemleri ifade eder. Bu yapıda to bir edattır; bu nedenle ardından bir isim öbeği veya -ing biçimi gelir: an alternative to plastic ve an alternative to driving. Yön göstermez ve mastardaki to değildir.

Alıştırma

Eksik edatı yazarak cümleyi tamamlayın: Taking the train is an alternative ____ driving.

Cevabı göster

to

In some countries,

3:24

Bazı ülkelerde,

skyscraper cemeteries enable vertical burials. Kültür

3:25

gökdelen mezarlıklar dikey definlere olanak tanır.

Kültür

Gökdelen mezarlıklar dikey definlere olanak tanır

Bir skyscraper cemetery, yalnızca daha fazla zemin alanına dayanmak yerine yükseklikten yararlanan çok katlı bir defin tesisidir. Bu bağlamda vertical burials, defin alanlarının katlar boyunca yukarı doğru düzenlenmesi anlamına gelir. enable + isim öbeği kalıbı, “bir şeyi mümkün kılmak” demektir. Cümle bir bütün olarak yukarı doğru yapılaşmayı bir kentte daha fazla defin kapasitesiyle ilişkilendirir.

Alıştırma

İfadeyi değerlendirin: Bu cümlede vertical burials, her naaşın mutlaka dik duracak şekilde gömüldüğü anlamına gelir.

  1. Yanlış
  2. Doğru
Cevabı göster

Yanlış

Some options focus on the body's relationship with the environment.

3:29

Bazı seçenekler bedenin çevreyle ilişkisine odaklanır.

Promession, for example, Kültür

3:33

Örneğin promesyon,

freeze-dries and pulverizes the body, Kelime

3:34

vücudu dondurarak kurutur ve toz haline getirir,

Kelime

freeze-dries and pulverizes the body: bedeni dondurarak kurutup toz hâline getirmek

Freeze-dries, bir şeyi dondurup ardından düşük basınç altında içindeki nemi gidererek kurutmak demektir. Pulverizes ise onu çok küçük parçacıklara veya toza dönüşecek kadar tamamen ezmek demektir. Üçüncü tekil şahıs biçimindeki iki fiil and ile bağlanır ve art arda gelen iki işlem adımını belirtir. Pulverizes, cuts veya breaks fiillerinden daha özeldir: sonuç yalnızca ayrı parçalar değil, ince biçimde öğütülmüş malzemedir.

Alıştırma

Hangi cümle numuneleri önce dondurarak kurutan, sonra da toz hâline getiren bir işlemi doğru anlatır?

  1. The machine dries the samples in a freezer and stores them whole.
  2. The machine freeze-dries the samples and pulverizes them into a fine powder.
  3. The machine freezes the samples and cuts them into two large pieces.
Cevabı göster

The machine freeze-dries the samples and pulverizes them into a fine powder.

creating a powder that can turn into compost when mixed with oxygen and water. Notlar

3:37

oksijen ve su ile karıştırıldığında komposta dönüşebilen bir toz oluşturur.

Kültür

Adlandırılmış bir naaş işleme süreci olarak Promession

Promession, belirli bir naaş işleme sürecinin adıdır; gündelik bir sözlük anlamı olan sıradan bir İngilizce sözcük değildir. İlk harfin büyük olması ve cümlede özne olarak kullanılması, bunun bir ad olduğunu gösterir. Ardından gelen eylemler bağlama dayalı tanımı verir: süreç bedeni dondurarak kurutur ve öğütür, böylece komposta dönüşebilen bir toz üretir. Bilgilendirici metinlerde tanınmayan bir addan sonra gelen fiiller ve sonuçlar, bu adın neyi ifade ettiğini sık sık açıklar.

Alıştırma

Bu cümlede Promession neyi ifade ediyor?

  1. “Geleneksel” anlamına gelen bir sıfat.
  2. Ardından gelen eylemlerle açıklanan, adı olan belirli bir naaş işleme süreci.
  3. Herhangi bir mezarlığı ifade eden genel bir İngilizce sözcük.
Cevabı göster

Ardından gelen eylemlerle açıklanan, adı olan belirli bir naaş işleme süreci.

Öbek fiiller

can turn into compost: komposta dönüşebilmek

Can turn into compost ifadesinde can olasılık bildirir, turn into ise become, yani “dönüşmek” anlamına gelir. Compost değişimin sonucudur. A kendi başına B'ye dönüşüyorsa A turns into B kalıbını kullanın. Burada into yeni durumu veya malzemeyi belirtir; ifade fiziksel olarak dönüp bir şeyin içine girmek anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi “dönüşmek” anlamındaki iki sözcüklü hedef İngilizce ifadeyle tamamlayın: With enough time, food scraps can ____ compost.

Cevabı göster

turn into

Dilbilgisi

when mixed with oxygen and water: kısaltılmış edilgen yan cümle

when mixed with oxygen and water ifadesinin tam biçimi when it is mixed with oxygen and water şeklindedir. it öznesi the powder ifadesine gönderme yapar. Eylemden etkilenen şey zaten belli olduğu için it ve be fiilinin biçimi cümleden çıkarılmıştır. Mixed bir geçmiş zaman ortacıdır; yani toz karıştırma eyleminden etkilenir, karıştırma işini kendisi yapmaz. Bu kısaltılmış edilgen yapı talimatlarda ve bilimsel açıklamalarda yaygındır. When + geçmiş zaman ortacı, “bir şeye bu eylem uygulandığında” anlamına gelebilir ve bir sonucun gerçekleşme koşulunu da belirtebilir.

Alıştırma

Cümleyi 'when it is mixed with' ifadesinin kısaltılmış edilgen biçimiyle tamamlayın: The powder becomes firm ____ water.

Cevabı göster

when mixed with

There are also green burials that use special materials, Kelime

3:43

Ayrıca özel malzemeler kullanan yeşil definler de vardır,

Kelime

green burials: green sözcüğünün çevresel anlamı

green burials ifadesinde green bir rengi anlatmaz. Çevreye verilen zararı azaltmayı amaçlayan anlamına gelir. Bir green burial genellikle daha az kirletici kimyasal kullanmayı, daha az kaynak tüketen süreçlerden yararlanmayı veya doğal olarak parçalanabilen malzemeler kullanmayı hedefler. green sözcüğünün bu çevresel anlamı green energy ve green buildings gibi ifadelerde isimlerden önce görülür. Çevresel bir amacı belirtir, ancak mutlaka sıfır etki veya tek bir evrensel standart anlamına gelmez.

Alıştırma

Hangi cümlede green, green burials ifadesindekiyle aynı anlamda kullanılmıştır?

  1. The bananas are still green and need more time to ripen.
  2. She wore a green scarf to the concert.
  3. The city is investing in green buildings that use less energy.
Cevabı göster

The city is investing in green buildings that use less energy.

such as biodegradable caskets, Kelime

3:46

biyolojik olarak parçalanabilen tabutlar,

Kelime

biodegradable caskets: biyolojik olarak parçalanabilen malzemeden tabutlar

Biodegradable caskets ifadesinde biodegradable, caskets sözcüğünü niteler ve malzemenin bakteri ve mantar gibi canlı organizmalar tarafından parçalanabildiğini belirtir. Casket, özellikle Amerikan İngilizcesinde “tabut” anlamına gelir. Biodegradable, yalnızca genel bir çevre dostu olma fikrini değil, malzemenin belirli bir özelliğini adlandırır. Aynı sıfat ambalajları, torbaları, kapları ve başka malzemeleri de niteleyebilir.

Alıştırma

Cümleyi “canlı organizmalar tarafından parçalanabilen” anlamındaki hedef sıfatla tamamlayın: This packing film is ____.

Cevabı göster

biodegradable

urns that sprout trees, Kültür

3:48

ağaç filizlendiren vazolar,

Kültür

urns that sprout trees: anı kül kaplarının canlı bir betimlemesi

Urn, kremasyon sonrası kalan küllerin konduğu bir kaptır. Burada urns that sprout trees, bir tohumun veya genç bitkinin büyümesini destekleyerek bir ağacın büyümeye başlamasını sağlayacak şekilde tasarlanmış anı kül kaplarını anlatır. Bu ifade kısa ve canlıdır. Sprout normalde “büyümeye başlamak” veya “filizlenmek” anlamına gelir; ancak burada kül kabı, büyümeyi mümkün kılan şey olarak sunulur. Kül kabının gerçek anlamda veya anında olgun bir ağaç ürettiği söylenmez.

Alıştırma

Urns that sprout trees burada ne anlama geliyor?

  1. Tohumların filizlenmesine ve ağaca dönüşmesine yardımcı olacak şekilde tasarlanmıştır.
  2. Üzerinde olgun ağaç resimleri bulunan sıradan kül kaplarıdır.
  3. Tohum veya dikim olmadan anında tamamen büyümüş ağaçlar üretirler.
Cevabı göster

Tohumların filizlenmesine ve ağaca dönüşmesine yardımcı olacak şekilde tasarlanmıştır.

and burial suits that grow mushrooms. Kültür

3:50

ve mantar yetiştiren cenaze kıyafetleri gibi.

Kültür

burial suits that grow mushrooms: mantar oluşumunu destekleyen çevreci defin giysileri

Buradaki a burial suit, ölen kişinin bedenini sarmak için yapılmış giysi biçiminde bir örtüdür; iş takımı veya cenazeye katılanların giydiği kıyafet değildir. that grow mushrooms bölümünde grow geçişli kullanılır: defin giysisinin mantarların büyümesini desteklediği veya sağladığı anlatılır. İfade, mantar oluşumunun ayrışmaya yardım etmesinin amaçlandığı alternatif bir defin tasarımını anlatır; sıradan mantar yetiştiriciliğini değil.

Alıştırma

Bu ifadede burial suits that grow mushrooms ne anlama gelir?

  1. Mantar yetiştiren kişilerin giydiği koruyucu iş kıyafetleri
  2. Cenaze konuklarının giydiği, mantarlarla süslenmiş resmî takımlar
  3. Ölen kişilerin bedenleri için yapılmış, ayrışma sırasında mantar oluşumunu desteklemek üzere tasarlanmış giysi biçimindeki örtüler
Cevabı göster

Ölen kişilerin bedenleri için yapılmış, ayrışma sırasında mantar oluşumunu desteklemek üzere tasarlanmış giysi biçimindeki örtüler

Eternal Reefs take that concept to the depths of the ocean, Deyimler

3:53

Eternal Reefs (Sonsuz Resifler) bu konsepti okyanusun derinliklerine taşıyor,

Deyimler

take that concept to the depths of the ocean: bir fikri yeni bir ortama uygulamak

Burada take, bir nesneyi fiziksel olarak taşımak anlamına gelmez. take that concept to..., daha önce sözü edilen çevreci defin fikrini yeni bir ortama uygulamak veya genişletmek anlamındadır. that, önceki fikre gönderme yapar. the depths of the ocean yeni ortamı belirtir ve canlı bir mekân görüntüsü oluşturur. Yeniden kullanılabilen kalıp take an idea/concept to + yer, alan veya hedef kitle biçimindedir.

Alıştırma

Hangi cümlede take an idea to... var olan bir kavramı yeni bir ortama uygulamak anlamında kullanılmıştır?

  1. The courier takes the book club's posters to the library.
  2. The library takes the idea further by adding weekly author talks.
  3. The library takes the idea of a book club to an online community.
Cevabı göster

The library takes the idea of a book club to an online community.

using a mixture of ashes and cement to create marine habitats for sea life. Kalıp ifadeler

3:57

deniz yaşamına deniz habitatları oluşturmak için kül ve çimento karışımı kullanarak.

Kalıp ifadeler

to create ... for ...: amaç ve hedeflenen yararlanıcı

use A to create B for C yapısında to create B mastar yapısı, A’nın kullanılma amacını veya hedeflenen sonucunu açıklar. Burada karışım, denizel yaşam alanları oluşturma amacıyla kullanılır. for C, B’nin kime ya da neye hizmet etmek üzere tasarlandığını belirtir. Buradaki for sea life, yaşam alanlarının deniz organizmaları için olduğu anlamına gelir; insanların denizdeki yaşamını ifade etmez.

Alıştırma

Cümleyi vurgulanan yapıdaki iki kelimelik mastarla aynen tamamlayın: The town planted native trees ____ shade for pedestrians.

Cevabı göster

to create

Death is an inevitable part of the human condition, Kalıp ifadeler

4:03

Ölüm, insanlık durumunun kaçınılmaz bir parçasıdır,

Kalıp ifadeler

an inevitable part of the human condition: insanlık durumunun kaçınılmaz bir parçası

An inevitable part of X, X’in içinde kaçınılamayan bir şey anlamına gelir. Bu cümlede ölüm, kaçınılmaz olarak sunulur. The human condition, insanların paylaştığı gerçekleri, sınırlılıkları ve deneyimleri anlatan resmî ve soyut bir ifadedir. Burada condition, tek bir kişinin sağlığını veya hastalığını değil, insan varoluşunun durumunu belirtir.

Alıştırma

Bu cümlede an inevitable part of the human condition ne anlama gelir?

  1. Her kişinin aldığı tıbbi bir tanı anlamına gelir.
  2. Kötü yaşam koşullarının yol açtığı geçici bir zorluk anlamına gelir.
  3. Ortak insan varoluşunun kaçınılmaz bir yönü anlamına gelir.
Cevabı göster

Ortak insan varoluşunun kaçınılmaz bir yönü anlamına gelir.

but how we treat bodies and burials continues to evolve. Kalıp ifadeler

4:06

ancak bedenlere ve cenazelere nasıl davrandığımız evrimleşmeye devam etmektedir.

Kalıp ifadeler

continues to evolve: süregelen kademeli gelişim

Continue to + fiilin yalın hâli, bir eylemin veya sürecin hâlâ sürdüğünü belirtir. Buradaki continues to evolve, bedenleri ve definleri ele alma biçimlerinin zaman içinde gelişmeyi ve değişmeyi sürdürdüğünü anlatır. Evolve yalnızca biyolojik evrim için kullanılmaz. Uygulamalar, teknoloji, fikirler veya kurumlarla kullanıldığında yeni biçimlere doğru kademeli gelişimi ifade eder. Tek başına her değişimin iyileşme olduğu anlamına gelmez. how we treat bodies and burials öznesi tek bir yan cümle olarak kabul edildiğinden continues kullanılır.

Alıştırma

Hangi cümle, her değişimin bir iyileşme olduğunu iddia etmeden bir alanın zaman içinde gelişmeye devam ettiğini anlatır?

  1. Medical practice continues to improve as researchers learn more.
  2. Medical practice changed once after a new rule.
  3. Medical practice continues to evolve as researchers learn more.
Cevabı göster

Medical practice continues to evolve as researchers learn more.

We may each have different spiritual, religious, or practical approaches to dying, Kalıp ifadeler

4:10

Her birimiz ölüm için farklı ruhsal, dini veya pratik yaklaşımlara sahip olabiliriz,

Kalıp ifadeler

ölüme yönelik spiritual, religious veya practical yaklaşımlar

Approaches to dying, ölümü anlama, ölüme hazırlanma veya ölümle başa çıkma biçimleri demektir. Burada approach, bir şeye fiziksel olarak yaklaşmak değil, yöntem veya bakış açısı anlamındadır. approach to + isim veya -ing biçimi şeklindeki isim yapısında to bir edattır; bu nedenle doğru biçim dying olur. Spiritual, religious ve practical, approaches sözcüğünü niteleyen paralel sıfatlardır. Birkaç olası bakış açısını tek bir isim altında gruplandırırlar ve or bunları alternatif olarak sunar. Bu yapı, insanların aynı konuyu farklı açılardan anlayabileceğini veya ele alabileceğini kabul etmeyi sağlar.

Alıştırma

Cümleyi to ve reduce fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: A city may use legal, educational, or practical approaches ____ traffic noise.

Cevabı göster

to reducing

but the ever-increasing demand for burial space Kalıp ifadeler

4:15

ancak mezar alanına yönelik sürekli artan talep,

Kalıp ifadeler

the ever-increasing demand for burial space: defin alanına yönelik sürekli artan talep

Ever-increasing, demand sözcüğünü niteler ve talebin yalnızca bir kez artmadığını, zaman içinde artmaya devam ettiğini belirtir. Bu birleşik sıfat isimden önce kullanıldığında kısa çizgiyle yazılır. Demand for + isim, belirli bir şeye yönelik ihtiyaç veya talep anlamına gelir. Yapının tamamı süregelen bir eğilimi tek bir isim öbeğinde yoğunlaştırır; bu kullanım haberlerde, raporlarda ve analitik yazılarda yaygındır.

Alıştırma

Hangi cümle talebin zaman içinde artmaya devam ettiğini açıkça belirtir?

  1. Cities face an ever-increasing demand for affordable housing.
  2. Cities face increased demand for affordable housing.
  3. Cities have a strong demand for affordable housing.
Cevabı göster

Cities face an ever-increasing demand for affordable housing.

might give us a push to be creative about where our bodies go after the final stages of life. Deyimler

4:18

hayatın son aşamalarından sonra bedenlerimizin nereye gideceği konusunda yaratıcı olmamız için bize bir itici güç verebilir.

Deyimler

might give us a push to be creative: bizi yaratıcı olmaya itebilir

Give someone a push to do something yapısında push mecazidir: dışarıdan gelen bir etken, birinin harekete geçmesine yardımcı olan ek motivasyon veya baskı sağlar. Burada to be creative, bu itici gücün yönelttiği eylemi ya da yönü belirtir. Might kesinlik değil, olasılık ifade eder. Durum yaratıcılığı teşvik edebilir, ancak konuşan kişi bunun kesinlikle gerçekleşeceğini söylemez.

Alıştırma

Cümleyi give someone a push to + fiil yapısını kullanarak tamamlayın: A tight deadline might give the team ____ finish the first draft.

Cevabı göster

a push to

Deyimler

the final stages of life: ölüme yaklaşmayı nazikçe anlatan bir ifade

Bu cümlede the final stages of life, bir kişinin ölüme yaklaştığı dönemi ifade eder. Cümle, bu evrelerden sonra bedenlerin nereye gittiğini sorduğu için, ifade ölümü adını doğrudan anmadan dolaylı biçimde anlatır. stages sözcüğünün çoğul olması, yaşamın sonunu tek bir an değil, aşamalı bir süreç olarak sunar. Bu, ifadeyi daha yumuşak yapar; ancak ifade death ile tam eş anlamlı değildir: Genellikle ölüm olayının kendisini değil, ölüme giden dönemi anlatır.

Alıştırma

Bu cümlede the final stages of life ifadesinin temel işlevi nedir?

  1. Bir kişinin ölüme yaklaştığı dönemi nazikçe ifade eder.
  2. Yalnızca uzun ve sağlıklı bir yetişkinlik döneminin son yıllarını ifade eder.
  3. Ölümün hukuken ilan edildiği kesin anı belirtir.
Cevabı göster

Bir kişinin ölüme yaklaştığı dönemi nazikçe ifade eder.