Ateşle Oynama + Ufak Yaralar Şarkısı|2. Sezon|Araba Şarkıları|Pinkfong Süper Kurtarma Ekibi: İngilizce çalışma notları

Pinkfong Super Rescue Team - Kids Songs & Cartoons

Öğrenme zorluğu
386 kelime 116 kel/dk

Video özeti: Bir kurtarma ekibi orman yangınını söndürür; şarkılı bir güvenlik hikâyesi içinde düşme ve boğaza yiyecek kaçması durumlarında nasıl yardım edileceğini gösterir. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. put out the fire. — Phrasal Verbs: put out ifadesinin bir şeyi dışarı koymak değil, yangını söndürmek anlamına geldiğini kavrayın; itfaiye çalışmalarını, mutfak kazalarını ve yangın güvenliğiyle ilgili başka durumları anlatırken bu yaygın ifadeyi kullanın. 2. What happened? — Konuşma Edimbilimi ve Tutum: Bir kaza, yaralanma veya beklenmedik sorun sonrasında nasıl yardım edilmesi gerektiğine karar vermeden önce olayın nedenini ya da ayrıntılarını doğal biçimde sormayı öğrenin. 3. He's got a grape stuck in his throat. — Dil Bilgisi ve Cümle Kalıpları: have got + nesne + geçmiş zaman ortacı ya da durum tamamlayıcısı yapısını tanıyın; bir şeyin bir yerde sıkıştığını veya belirli bir durumda kaldığını anlatmak ve yapıyı başka acil durumlara uyarlamak için kullanın.

Bu derste

To the rescue. Kalıp ifadeler

0:04

Kurtarmaya.

Kalıp ifadeler

To the rescue: yardıma yetişmek

To the rescue!, birinin tehlike veya sorun karşısında yardım etmek için geldiğini ya da yola çıktığını anlatan kalıplaşmış ve coşkulu bir ifadedir. Burada “Yardım geliyor!” veya “Yardım etmeye geldim!” anlamındadır. Rescue burada bir yeri değil, kurtarma eylemini belirtir. İfade bir kahramanın sloganı gibi tek başına ya da Dad to the rescue! örneğindeki gibi bir kişinin adından sonra kullanılabilir.

Alıştırma

Bir hikâyede karakter “To the rescue!” diye bağırıyor. Neyi duyuruyor?

  1. Daha sonra bir kurtarma olayını izlemeyi planlıyorlar.
  2. Yardım etmek için geliyorlar.
  3. Rescue adlı bir yere gidiyorlar.
Cevabı göster

Yardım etmek için geliyorlar.

Pinkfong Super Rescue Team.

0:06

Pinkfong Süper Kurtarma Ekibi.

Don't play with fire. Ton ve niyet

0:12

Ateşle oynama.

Ton ve niyet

Don't play with fire: doğrudan bir güvenlik uyarısı

Don't + fiilin yalın hâli, olumsuz emir oluşturur. Birine bir eylemi durdurmasını veya o eylemden kaçınmasını söyler; bu nedenle Don't play with fire doğrudan bir güvenlik uyarısıdır. Burada play with, tehlikeli bir şeyi oyuncakmış gibi kurcalamak veya kullanmak anlamındadır; yalnızca eğlenmek demek değildir. Aynı Don't + fiilin yalın hâli kalıbıyla başka açık kurallar ve uyarılar da verilebilir.

Alıştırma

Doğrudan uyarıyı tamamlamak için do not ifadesinin kısaltılmış biçimini kullanın: ____ play with fire.

Cevabı göster

Don't

The wheels on the cars go round and round,

0:29

Arabaların tekerlekleri döner de döner,

Round and round,

0:32

Döner de döner,

Round and round.

0:33

Döner de döner.

The wheels on the cars go round and round

0:34

Arabaların tekerlekleri döner de döner

All through the fiery forest.

0:37

Yanan ormanın içinden.

The fire in the forest goes burn burn burn,

0:40

Ormandaki ateş yanar yanar yanar,

Burn burn burn,

0:43

Yanar yanar yanar,

Burn burn burn.

0:45

Yanar yanar yanar.

The fire in the forest goes burn burn burn.

0:46

Ormandaki ateş yanar yanar yanar.

The baby cars are trapped. Kelime

0:49

Yavru arabalar mahsur kaldı.

Kelime

are trapped: mahsur kalıp çıkamamak

“Are trapped”, öznenin bir yerde veya tehlikeli bir durumda sıkışıp kendi başına çıkamadığını anlatır. Burada minik arabaların kurtarılması gerekir; ifade yalnızca birinin onları yakaladığı anlamına gelmez. Kalıp be + trapped biçimindedir. Özneye ve zamana göre am, is, are, was veya were kullanılır: One car is trapped, fakat Two cars are trapped.

Alıştırma

“The hikers are trapped in the cabin” ne anlama gelir?

  1. Kulübeden dışarı çıkamıyorlar.
  2. Kulübede tuzak kuruyorlar.
  3. Kulübeden güvenli bir şekilde ayrıldılar.
Cevabı göster

Kulübeden dışarı çıkamıyorlar.

The firefighter Pinkfong says,

0:55

İtfaiyeci Pinkfong der ki,

Suit up! Öbek fiiller

0:57

Giyin!

Öbek fiiller

Suit up!: ekipmanı giyip hazırlanmak

“Suit up!” bir emir cümlesidir: Birine etkinlik için gereken üniformayı, koruyucu giysiyi veya ekipmanı giyip harekete hazır olmasını söyleyen kısa bir komuttur. Burada suit, suit up öbek fiilinin bir parçasıdır. Komut, resmî bir takım elbiseden çok göreve özel ekipmanı anlatır.

Alıştırma

suit ile başlayan ve “ekipmanını giyip hazırlanmak” anlamına gelen iki sözcüklü ifadeyle komutu tamamlayın: ____! The game starts in five minutes.

Cevabı göster

Suit up

Suit up!

0:58

Giyin!

Suit up!

0:59

Giyin!

Suit up!

1:00

Giyin!

The firefighter Pinkfong rushes to the scene Kalıp ifadeler

1:00

İtfaiyeci Pinkfong olay yerine koşar

Kalıp ifadeler

rushes to the scene: olay yerine hızla gitmek

rush to + bir yer, genellikle durum acil olduğu için oraya çok hızlı gitmek anlamına gelir. Bu cümlede rushes, Pinkfong’un acil durumun olduğu yere hızla ilerlediğini gösterir. the scene, kaza, yangın veya başka bir olayın meydana geldiği belirli yeri ifade eder. Acil durum, polis ve haber anlatımlarında kullanılan kalıplaşmış bir ifadedir; burada film sahnesi veya tiyatro sahnesi anlamında değildir.

Alıştırma

Bu cümlede rushes to the scene ne anlama gelir?

  1. Pinkfong acil durum yerinden yavaşça ayrılır.
  2. Pinkfong acil durumun olduğu yere hızla gider.
  3. Pinkfong bir filmdeki sahneyi izler.
Cevabı göster

Pinkfong acil durumun olduğu yere hızla gider.

To put out the fire. Öbek fiiller

1:04

Ateşi söndürmek için.

Öbek fiiller

put out the fire: belirli bir yangını söndürmek

put out the fire, yangını söndürmek, yani yanmayı durdurmasını sağlamak anlamına gelen bir phrasal verbdür. Bu güvenlik ve acil durum ifadesinde put out, yangını dışarı taşımak anlamına gelmez. Başlangıçtaki To amacı belirtir: ifade birinin ne yapmaya çalıştığını açıklar. The, durum içinde daha önce belirlenmiş belirli bir yangını gösterir.

Alıştırma

Derste öğrenilen tam phrasal verb ifadesini yazın: The firefighters worked together to ____.

Cevabı göster

put out the fire

The firefighter team goes vroom vroom vroom,

1:06

İtfaiye ekibi vrum vrum vrum yapar,

Vroom vroom vroom,

1:10

Vrum vrum vrum,

Vroom vroom vroom.

1:11

Vrum vrum vrum.

The firefighter team goes chop chop chop,

1:12

İtfaiye ekibi çop çop çop yapar,

Let's save the day. Deyimler

1:15

Günü kurtaralım.

Deyimler

Let's save the day: krizi birlikte çözelim

Save the day, önemli bir sorunu kritik bir anda çözerek kötü bir durumun iyi sonuçlanmasını sağlamak anlamına gelen bir deyimdir. Buradaki the day takvimdeki bir tarihi değil, içinde bulunulan durumu veya krizi temsil eder. Let's + fiilin yalın hâli, konuşanın diğer insanlarla birlikte hareket etmeyi önermesini sağlar. Burada Let's save the day, herkesi sorunu çözmeye çağıran neşeli ve güçlü bir ifadedir.

Alıştırma

Şu cümlede saved the day ne anlama gelir: “A neighbor brought the missing cake just before the party and saved the day.”?

  1. Günün daha uzun sürmesini sağladı.
  2. Bir tarihi daha sonra kullanmak için kaydetti.
  3. Birisi acil bir sorunu doğru anda çözdü.
Cevabı göster

Birisi acil bir sorunu doğru anda çözdü.

The firefighters race through the fiery forest, Kalıp ifadeler

1:21

İtfaiyeciler yanan ormandan hızla geçer,

Kalıp ifadeler

race through the fiery forest: hızla ve aciliyetle geçmek

Race through + yer yapısında race, bir yarışın adı olan isim değil, çok hızlı hareket etmek anlamındaki fiildir. Through, bir alanın içinden ve karşı tarafına doğru hareketi gösterir. Race through, tarafsız go through ifadesine göre daha fazla hız ve aciliyet katar. Fiery, ormanın ateş veya alevlerle dolu olduğunu anlatır. Bu cümlede ifade, itfaiyecilerin tehlikeli ve yanan bir alanda hızla ilerlediği bir görüntü oluşturur.

Alıştırma

Cümleyi race through ifadesinin basit geçmiş zamanıyla tamamlayın: The ambulance ____ the tunnel to reach the village.

Cevabı göster

raced through

Fiery forest,

1:24

Yanan orman,

Fiery forest.

1:26

Yanan orman.

The firefighters race through the fiery forest

1:27

İtfaiyeciler yanan ormandan hızla geçer

To save the day.

1:30

Günü kurtarmak için.

The firefighters say, "Don't worry,

1:33

İtfaiyeciler der ki, "Endişelenmeyin,

Don't worry, Ton ve niyet

1:36

Endişelenmeyin,

Ton ve niyet

Rahatlatma ifadesi olarak Don't worry

Don't worry, birini rahatlatmak için kullanılan yaygın bir ifadedir. Burada dinleyiciye yalnızca endişelenmemesini söylemez; konuşanın onun sakinleşmesini istediğini ve durumun çözülebileceğine inandığını da gösterir. Biçim olarak olumsuz bir emir cümlesidir, ancak yumuşak bir ses tonuyla söylendiğinde sert değil, ilgili ve destekleyici duyulur. Ardından çoğu zaman bir neden, plan veya yardım sözü gelir.

Alıştırma

Hangi cümle Don't worry ifadesini birini rahatlatmak ve gerçek destek sunmak için kullanıyor?

  1. Don't worry. Worrying is a waste of time.
  2. Don't worry. I'll stay with you until help arrives.
  3. Don't worry. I don't want to hear about the problem.
Cevabı göster

Don't worry. I'll stay with you until help arrives.

We'll keep you safe." Dilbilgisi

1:37

Sizi güvende tutacağız."

Dilbilgisi

keep you safe: keep + nesne + sıfat

keep you safe ifadesinde keep fiilinden sonra nesne olan you ve sıfat olan safe gelir. Sıfat, nesnenin içinde tutulduğu durumu anlatır: konuşan kişi karşısındakinin güvende kalmasını sağlayacaktır. keep + nesne + sıfat kalıbı, keep the room clean veya keep the baby calm örneklerinde olduğu gibi sürdürülen birçok durumu anlatabilir. We'll keep you safe cümlesinde will, ifadeyi konuşanların gelecekte yapacaklarıyla ilgili bir söze dönüştürür.

Alıştırma

Cümleyi warm sözcüğünün doğru biçimiyle tamamlayın: This coat will keep you ____.

Cevabı göster

warm

The firefighters say, "Don't worry,

1:38

İtfaiyeciler der ki, "Endişelenmeyin,

Let's get out of here." Kalıp ifadeler

1:41

Buradan çıkalım."

Kalıp ifadeler

Let's get out of here: herkesin birlikte ayrılmasını önermek

Let's get out of here, konuşanın ve diğer kişilerin bulundukları yerden birlikte ayrılmasını öneren doğal bir konuşma ifadesidir. Let's konuşanı da içerir; get out of here ise buradan ayrılmak anlamına gelir. Bu sahnede anlam gerçek ve acildir: konuşan kişi grubun oradan uzaklaşmasını ister. Bu, şaşkınlık veya inanamama bildirebilen ayrı Get out of here! argo kullanımı değildir.

Alıştırma

Bir oda dumanla doluyor. Hangi cümle sizin ve diğer kişilerin ayrılmasını doğal biçimde önerir?

  1. Let's stay around here.
  2. Let's get into here.
  3. Let's get out of here.
Cevabı göster

Let's get out of here.

The fire in the forest goes roar roar roar,

1:47

Ormandaki ateş harlar harlar harlar,

Roar roar roar,

1:50

Harlar harlar harlar,

Roar roar roar.

1:52

Harlar harlar harlar.

The fire in the forest goes roar roar roar.

1:53

Ormandaki ateş harlar harlar harlar.

Let's save our friends.

1:56

Arkadaşlarımızı kurtaralım.

Pinkfong does

1:59

Pinkfong yapar

Hoi poi magic,

2:01

Hoi poi sihri,

Hoi poi magic,

2:02

Hoi poi sihri,

Hoi poi magic."

2:03

Hoi poi sihri."

Pinkfong says,

2:05

Pinkfong der ki,

Hoi poi Pinkfong,

2:06

"Hoi poi Pinkfong,

Watch the water grow big." Dilbilgisi

2:08

Suyun büyümesini izle."

Dilbilgisi

Watch the water grow big: watch + nesne + fiilin yalın hâli

Watch the water grow big, watch + nesne + fiilin yalın hâli yapısını kullanır. The water izlenen şeydir; grow ise görülen değişimi anlatır. Bu yapıda watch sonrasında grow, to olmadan kullanılır. grow big ifadesinde grow, olmak veya hâle gelmek anlamındadır ve water sözcüğünü big sıfatına bağlar. İfadenin tamamı, su büyürken onu izlemek anlamına gelir.

Alıştırma

Hangi cümle gözlemlenen bir olayı anlatmak için watch + nesne + fiilin yalın hâli yapısını doğru kullanır?

  1. We watched the kite rise above the trees.
  2. We watched the kite rose above the trees.
  3. We watched the kite to rise above the trees.
Cevabı göster

We watched the kite rise above the trees.

The helicopter sprays water all around, Kalıp ifadeler

2:12

Helikopter her yere su sıkar,

Kalıp ifadeler

sprays water all around: çevredeki alanın her tarafına su püskürtmek

Sprays water, suyu damlalar veya bir su akışı hâlinde dışarı püskürtmek anlamına gelir. All around eylemin kapsamını ekler: su, belirli tek bir yere değil, birçok yöne giderek çevredeki alana ulaşır. Sprays sözcüğü -s ile biter çünkü özne the helicopter tekildir. Kullanışlı yapı özne + spray(s) + sıvı + all around şeklindedir.

Alıştırma

Oyuncak itfaiye aracının çalışan bir hortumu var. Sonraki cümleyi dersteki ifadeyle tamamlayın: The toy fire engine ____.

Cevabı göster

sprays water all around

All around,

2:15

Her yere,

All around.

2:17

Her yere.

The helicopter sprays water all around

2:18

Helikopter her yere su sıkar

To put out the forest fire.

2:21

Orman yangınını söndürmek için.

We are all safe.

2:25

Hepimiz güvendeyiz.

Yeah!

2:27

Evet!

Boo boo to boo hoo, Deyimler

2:31

Yaralardan ağlamaya,

Deyimler

Boo boo to boo hoo: küçük bir yaradan ağlamaya uzanan ses oyunu

Boo boo, küçük bir yara veya acıyan bir yer için çocuklara yönelik kullanılan günlük bir ifadedir. Boo hoo ise ağlama sesini taklit eder. Bunları boo boo to boo hoo yapısında birleştirmek, biraz incinmekten ağlamaya geçişi eğlenceli biçimde anlatır. Tekrarlanan /uː/ sesi ile b sesinin h sesine dönüşmesi, kafiyeye benzeyen bir ses oyunu oluşturur. Bu dize eğlenceli bir söyleyiştir; standart, kalıplaşmış bir ifade değildir.

Alıştırma

İngilizce cümleyi dinleyin ve duyduğunuz tam cümleyi seçin. İkinci sözcükteki /b/ ve /h/ seslerine odaklanın.

  1. I heard boo boo, not boo hoo.
  2. I heard boo hoo, not boo boo.
Cevabı göster

I heard boo hoo, not boo boo.

Common accidents.

2:33

Yaygın kazalar.

Ouchy ouchy ouch ouch,

2:44

Ah ah ah ah,

Can you help me? Ton ve niyet

2:46

Bana yardım edebilir misin?

Ton ve niyet

Can you help me?: yardım istemek

“Can you help me?” cümlesinde can bir sorunun içinde yer alır; ancak buradaki asıl işlev, karşıdaki kişinin yardım etme yeteneğini sınamak değil, yardım istemektir. Konuşan kişi karşısındaki kişiden yardım talep eder. Bu, günlük hayatta kullanılan kısa, temel olarak kibar ve doğrudan bir istektir. İsteği daha belirli yapmak için help me with + isim yapısını kullanabilirsin; örneğin “Can you help me with this box?”

Alıştırma

Bir kutuyu taşımak için yardıma ihtiyacın var. Hangi cümle kibar bir istektir?

  1. Can I help you with this box, please?
  2. Can you help me with this box, please?
  3. You can help me with this box.
Cevabı göster

Can you help me with this box, please?

Yes, yes, yes.

2:48

Evet, evet, evet.

Ouchy ouchy ouch ouch,

2:53

Ah ah ah ah,

Can you help my boo boo?

2:55

Yarama yardım edebilir misin?

Yes, yes, yes.

2:57

Evet, evet, evet.

What happened? Ton ve niyet

3:01

Ne oldu?

Ton ve niyet

What happened?: gerçekleşen bir olayı sormak

“What happened?” daha önce gerçekleşmiş, çoğu zaman çok yakın zamanda olmuş bir olayı sorar. Bir sorun, kaza, şaşırtıcı sonuç veya ani değişiklikten sonra kullanışlıdır; hem endişeyi gösterebilir hem de neden veya olayların sırası hakkında konuşma başlatabilir. Burada what, happened fiilinin öznesidir; bu yüzden soruda did kullanılmaz: “What happened?” Geçmiş zaman, bitmiş bir olayı gösterir; şu anda devam eden veya genellikle olan bir şeyi göstermez.

Alıştırma

Bir çarpma sesi duyuyorsun. Ses kesiliyor ve kırık bir pencere görüyorsun. Az önce ne olduğunu soran cümle hangisi?

  1. What happens?
  2. What happened?
  3. What’s happening?
Cevabı göster

What happened?

I was riding a swing

3:03

Salıncakta sallanıyordum

And I fell off. Öbek fiiller

3:05

Ve düştüm.

Öbek fiiller

fell off: destek olan bir şeyden düşmek

Fell off, fall off ifadesinin geçmiş zaman biçimidir. Burada konuşanın salıncaktan kazara düştüğünü ve artık salıncağın üzerinde olmadığını anlatır. Off, yalnızca aşağı hareket etmeyi değil, önceki yüzeyden veya destekten ayrılmayı da ifade eder. Neyden düşüldüğü zaten belliyse, özgün cümledeki gibi fall off tek başına kullanılabilir. Nesneyi belirtmek için fall off + isim yapısını kullan: She fell off her bike.

Alıştırma

Hangi cümle Maya'nın bisikletinden kazara düştüğünü anlatır?

  1. Maya fell down beside her bicycle.
  2. Maya fell off her bicycle.
  3. Maya got off her bicycle.
Cevabı göster

Maya fell off her bicycle.

Oh.

3:08

Oh.

Oh.

3:09

Oh.

Ouch.

3:11

Ah.

I got a boo boo Kelime

3:12

Bir yara aldım

On my arm.

3:14

Kolumdan.

Kelime

got a boo boo: küçük bir yara için çocuklara uygun ifade

Got a boo boo, küçük bir yara almak veya biraz canının yanması anlamına gelen, çocuklara uygun ve samimi bir ifadedir. A boo boo küçük bir kesik, sıyrık, morluk veya ağrıyan bir yer olabilir; kesin bir tıbbi terim değildir. Yeri belirtmek için on + vücut bölümü kullanılır: I got a boo boo on my arm. Burada got, get fiilinin geçmiş zaman biçimidir ve konuşanın küçük bir yara aldığını belirtir.

Alıştırma

Bir doktor resmî bir tıbbi rapora şunu yazıyor: The patient has a boo boo. Burada boo boo kullanmak uygun mu?

  1. Uygun
  2. Uygun değil
Cevabı göster

Uygun değil

Oh, if you fall Dilbilgisi

3:18

Oh, eğer düşersen

And it feels so sore.

3:20

Ve çok acıyorsa.

Check for broken bones. Kalıp ifadeler

3:23

Kırık kemik olup olmadığını kontrol et.

Dilbilgisi

if you fall ... it feels so sore: öneriden önce koşulu belirtmek

Burada if, olası bir kazayı ve sonucunu belirtir: düşersin ve yaralanan bölge çok acır. and bu iki bilgiyi aynı koşul içinde bağlar. Bu if bölümü yalnızca durumu ortaya koyar; tek başına ne yapılacağını söylemez. Sonraki emir cümlesi “Check for broken bones” öneriyi verir. If + durum, emir cümlesi kalıbıyla bir koşulu güvenlik talimatına bağlayabilirsin.

Alıştırma

Hangi cümle if ile bir koşul belirtip ardından doğru bir güvenlik talimatı verir?

  1. Is the floor wet near the door?
  2. The floor is wet, so it may be slippery.
  3. If the floor is wet, walk slowly.
Cevabı göster

If the floor is wet, walk slowly.

Kalıp ifadeler

Check for broken bones: bir sorunun belirtilerini aramak

Check for + isim, bir şeyin veya sorunun var olup olmadığını anlamak için kontrol etmek demektir. Burada Check for broken bones, bir kemiğin kırılmış olabileceğini gösteren belirtileri aramak anlamına gelir; for amaç veya yarar bildirmez. Bu bir emir cümlesidir ve özne olan you söylenmez. Aynı kalıp check for mistakes veya check for damage örneklerinde olduğu gibi sorunlar ve uyarı işaretleriyle de kullanılır.

Alıştırma

Talimatı hedef ifade check for ile tamamla: ____ mistakes before you submit your work.

Cevabı göster

Check for

This is more than a little boo boo. Dilbilgisi

3:28

Bu küçük bir yaradan daha fazlası.

Dilbilgisi

more than a little boo boo: küçük bir yaradan daha ciddi

Bu cümlede a little boo boo küçük ve hafif bir yara anlamına gelir. more than, gerçek durumun bu hafif tanımın ötesinde olduğunu gösterir: yaralanma, yalnızca minicik bir yara gibi görülemeyecek kadar ciddidir. Burada karşılaştırılan şey yara sayısı değil, yaralanmanın derecesi veya ciddiyetidir. more than + hafif bir tanım yapısı, o tanımın gerçek durumu anlatmaya yetmediğini belirtir.

Alıştırma

Bu cümlede vurgulanan ifade ne anlama geliyor?

  1. Birden fazla küçük yara vardır.
  2. Yaralanma yalnızca minicik bir yaradır.
  3. Yaralanma, küçük bir yaradan daha ciddidir.
Cevabı göster

Yaralanma, küçük bir yaradan daha ciddidir.

Your arm is broken.

3:30

Kolun kırılmış.

Help help, please help.

3:32

İmdat imdat, lütfen yardım edin.

Can you help my friend?

3:34

Arkadaşıma yardım edebilir misin?

Yes, yes, yes.

3:36

Evet, evet, evet.

Help help, please help.

3:40

İmdat imdat, lütfen yardım edin.

Please help.

3:43

Lütfen yardım edin.

Yes, yes, yes.

3:45

Evet, evet, evet.

What happened?

3:49

Ne oldu?

My friend was eating grapes way too fast. Kelime

3:51

Arkadaşım üzümleri çok hızlı yiyordu.

Kelime

way too fast: kabul edilebilir hızın çok ötesinde

way too fast ifadesinde too fast zaten kabul edilebilir, uygun veya güvenli olandan daha hızlı anlamına gelir. Gündelik bir derece zarfı olan way, too sözcüğünü güçlendirir; böylece konuşan kişi hızın bu sınırın çok ötesinde olduğunu söyler. Buradaki way, “yol” veya “yöntem” değil, “büyük ölçüde” anlamındadır. way too + sıfat veya zarf kalıbı way too loud, way too heavy ve way too quickly gibi ifadelerde kullanılabilir.

Alıştırma

Hangi cümle arabanın hızının güvenli sınırı aştığını en güçlü biçimde ifade eder?

  1. The car is moving way too fast.
  2. The car is moving very fast.
  3. The car is moving too fast.
Cevabı göster

The car is moving way too fast.

Oh.

3:56

Oh.

Oh.

3:57

Oh.

Ooh.

3:59

Ooh.

He's got a grape stuck in his throat. Dilbilgisi

4:00

Boğazına bir üzüm takıldı.

Dilbilgisi

He's got ... stuck ...: have got + nesne + durum

He's got a grape stuck in his throat cümlesinde He's, He has ifadesinin kısaltmasıdır; has got ise şu anda var olan bir durumu anlatırken has gibi çalışır. Burada bir üzüm tanesi elde ettiği anlamına gelmez. Kalıp have got + nesne + durum açıklaması şeklindedir. A grape nesnedir; stuck in his throat ise nesnenin durumunu ve yerini anlatır. Bir şey şu anda takılı, sıkışmış ya da başka belirli bir durumda olduğunda bu kalıp kullanılabilir.

Alıştırma

Mia anahtarını kilitten çıkaramıyor. Cümleyi have got yapısının kısaltılmış biçimiyle tamamlayın: ____ a key stuck in the lock.

Cevabı göster

She's got

Oh, wrap your arms around Kalıp ifadeler

4:06

Oh, kollarını arkadan onun

his belly from behind.

4:08

göbeğine dola.

Kalıp ifadeler

wrap your arms around ... from behind: hareket ve konum

Wrap your arms around his belly bir emir cümlesidir. Özne olan you söylenmez; böylece doğrudan bir hareket talimatı verilir. wrap A around B kalıbında A, B'yi çevreler. Burada kollar onun karnını çevreler. From behind, hareketi yaparken onun arkasında olduğunuzu belirtir. Talimat; hareket + kullanılan vücut bölümü + hedef vücut bölümü + konum şeklinde düzenlenmiştir.

Alıştırma

Onun arkasında durup karnını kollarla çevreleme anlamını veren iki edatla talimatı tamamlayın: Wrap your arms ____ his belly ____ behind.

Cevabı göster

around · from

Start pressing hard. Dilbilgisi

4:11

Sıkıca bastırmaya başla.

Dilbilgisi

Start pressing hard: start + -ing biçimi

Start pressing, start + -ing biçimini kullanır. Dinleyiciye bir eyleme başlayıp onu sürdürmesini söyler. Buradaki pressing, start fiilinin tümleyenidir; cümlede be fiilinin bir biçimi olmadığı için şimdiki zamanın sürekli yapısındaki yüklem değildir. Hard burada “çok güç uygulayarak” anlamına gelen bir zarftır. Cümle, öznesi you olduğu hâlde bu öznenin söylenmediği doğrudan bir emir cümlesidir. Neye veya nereye basılacağı çevredeki talimatlardan anlaşılabilir.

Alıştırma

Talimatı start + breathe fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: Start ____ slowly.

Cevabı göster

breathing

Thank you, Super Rescue Team.

4:16

Teşekkürler, Süper Kurtarma Ekibi.

Ready.

4:22

Hazır.

Roger. Kelime

4:24

Anlaşıldı.

Kelime

Roger: telsiz iletişiminde “mesaj alındı”

Roger, telsiz tarzı veya bir operasyon ekibi içindeki iletişimde tek başına yanıt olarak kullanıldığında “Mesajını aldım” anlamına gelir. İletinin o bağlamda alındığını ve anlaşıldığını belirtir; burada Roger bir kişi adı değildir. Roger, mesajın alındığını doğrular ancak konuşanın talimatı yerine getireceğine tek başına söz vermez. Bu fark kurtarma, havacılık, askerî ve polis iletişimini, ayrıca telsiz tarzındaki oyun veya film diyaloglarını anlamada önemlidir.

Alıştırma

Telsiz tarzı bir konuşmada, harekete geçme sözü vermeden yalnızca mesajın alındığını bildiren yanıt hangisidir?

  1. Roger.
  2. Wilco.
  3. Over.
Cevabı göster

Roger.

Forest.

4:26

Forest.

Cloudia.

4:27

Cloudia.

Pinkfong Super Rescue Team.

4:31

Pinkfong Süper Kurtarma Ekibi.

Are you ready?

4:38

Hazır mısınız?

Yes, I'm ready.

4:40

Evet, hazırım.

Roger.

4:42

Anlaşıldı.

Click the subscribe button.

4:46

Abone ol butonuna tıklayın.

Complete.

4:47

Tamamlandı.