Bu Sizi Hipnotize Edecek Mi?: İngilizce çalışma notları
AsapSCIENCE
Video özeti: Video; limon hayali, Stroop etkisi, beyin taramaları ve ağrı çalışmalarıyla hipnozu inceliyor, bilimsel odağı zihin kontrolü efsanesinden ayırıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. “presented in the media as” (kalıplaşmış ifadeler ve eşdizimler): yapının kanıt değil, topluma sunulan bir imajı çerçevelediğini anlayıp imajı kanıtla karşılaştırın. 2. “trips us up” (öbek fiiller): renk görevinde “bizi duraksatır ya da yanılttırır” mecazını kavrayıp başka engellere uygulayın. 3. “as if hypnotized” (dil bilgisi ve cümle kalıpları): as if ile kısaltılmış edilgen yapıyı kanıt değil, görünür durum olarak okuyup taklit ile gerçeği karşılaştırın.
Bu derste
For centuries, hypnotism has been explored as a therapeutic or entertaining tool, Dilbilgisi
0:00Yüzyıllardır hipnotizma, tedavi veya eğlence amaçlı bir araç olarak araştırılıyor,
For centuries ... has been explored: edilgen present perfect
Burada For centuries, yüzlerce yıl öncesinden bugüne uzanan bir dönemi belirtir. Geçmiş ile bugünü tek ve uzun bir zaman çerçevesinde birleştirir. has been explored, edilgen present perfect yapısıdır: has + been + geçmiş zaman ortacı. Hypnotism eylemi yapan değil, eylemden etkilenen ögedir; yani insanlar onu bu uzun dönem boyunca araştırmıştır. Bu yapı present perfect continuous değildir. O yapıda been exploring kullanılır ve araştırmayı yapan etkin bir özne gerekir.
Alıştırma
Cümleyi For centuries + has been + geçmiş zaman ortacı kalıbıyla tamamlayın: ____, this plant ____ as medicine. (centuries; use)
Cevabı göster
For centuries · has been used
but it has a reputation of being fake and shrouded in mysticism. Deyimler
0:04ancak sahte olduğu ve mistisizmle örtülü bulunduğu düşüncesi yaygın.
shrouded in mysticism: mistik inançlarla çevrili
Shrouded in mysticism burada mecazdır. Shrouded, sanki bir kumaşla kaplanmış gibi örtülü veya gizli olmak anlamına gelir; mysticism ise gizemli ruhani inançları ifade eder. Birlikte kullanıldığında hipnotizmanın bu inançlarla çevrili olduğunu ve bu yüzden açıkça anlaşılmasının zor göründüğünü anlatır. Aktarılabilir kalıp be shrouded in + isim şeklindedir. Bir konuyu mystery, secrecy veya controversy gibi soyut bir şey tarafından gizlenmiş ya da belirsizleştirilmiş olarak sunar; bu cümlede gerçek bir kumaştan söz edilmez.
Alıştırma
“The practice is shrouded in mysticism,” cümlesinde shrouded in mysticism neyi ifade eder?
- Gizemli ruhani inançlarla çevrilidir ve açıkça anlaşılması zordur.
- Fiziksel olarak bir kumaş parçasına sarılmıştır.
- Hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak biçimde bilimsel olarak kanıtlanmıştır.
Cevabı göster
Gizemli ruhani inançlarla çevrilidir ve açıkça anlaşılması zordur.
Kanıta geçiş ifadesi: what does science say?
Konuyu çerçeveleyen bu soruda what does science say? ifadesi, dinleyicinin dikkatini söylentilerden, varsayımlardan veya kişisel görüşlerden bilimsel araştırma bulgularına yöneltir. Burada science, araştırmaların ve kanıtların bütününü temsil eder; konuşan bir kişi değildir. Bu soru, söylemi düzenleyerek sonraki bölümün hangi soruya cevap vereceğini bildirir. Konuşmacı veya yazar, tartışmalı bir iddiayı tanıttıktan sonra bu soruyu kullanarak kanıta dayalı bir tartışmanın başlayacağını gösterebilir.
Alıştırma
Yaygın bir inanıştan araştırma kanıtlarının incelenmesine geçişi en iyi hangi cümle başlatır?
- Science has already proved every part of the claim.
- Which scientist said those exact words?
- Many people believe the claim, so what does science say?
Cevabı göster
Many people believe the claim, so what does science say?
Take a second to close your eyes and imagine a lemon. Kalıp ifadeler
0:12Bir an gözlerinizi kapatıp bir limon hayal edin.
Kısa bir duraklama istemek için Take a second to
Take a second to + fiilin yalın hâli, birinden kısa süre durup basit bir eylem yapmasını isteyen nazik bir yönergedir. Burada second, tam olarak ölçülmüş bir saniye değil, kısa bir süre anlamına gelir. Bu ifade dinleyicinin yavaşlamasını ve sonraki eyleme odaklanmaya hazırlanmasını sağlar. Gösterimlerde, yönlendirmeli etkinliklerde, derslerde ve günlük tavsiyelerde kullanışlıdır.
Alıştırma
Cümleyi, second içeren vurgulanmış ifadeyle tamamlayın: Before you submit the form, ____ check your name.
Cevabı göster
take a second to
Picture the texture and feel of the lemon on your skin.
0:20Limonun dokusunu ve teninizde nasıl hissettirdiğini gözünüzde canlandırın.
releasing all the juices: sonucu gösteren bir -ing ifadesi
Bu cümlede releasing all the juices, limonu kesmenin sonucunu anlatır. Kesme sırasında limon suyunun dışarı çıktığı anlamına gelir. Virgülden sonraki -ing ifadesi yeni bir emir değildir. Ana eyleme doğrudan bir sonuç ekleyerek eylemi ve sonucunu tek cümlede gösterir.
Alıştırma
Doğrudan sonucu göstermek için cümleyi spill fiilinin -ing biçimiyle tamamla: Leo knocked over the glass, ____ water onto the table.
Cevabı göster
spilling
Take the slice you just cut and squeeze the lemon into your mouth. Dilbilgisi
0:28Az önce kestiğiniz dilimi alın ve limonun suyunu ağzınıza sıkın.
slice you just cut: çıkarılmış nesne ilgi zamiri
slice you just cut ifadesinde you just cut, hangi dilimden söz edildiğini belirtir. Tam biçimi slice that you just cut veya slice which you just cut şeklindedir. That ya da which, cut fiilinin nesnesi olduğu için çıkarılabilir: you cut the slice. Böylece konuşma dilinde yaygın olan isim + özne + fiil kalıbı oluşur.
Alıştırma
Hangi cümlede nesne görevindeki ilgi zamiri doğru biçimde çıkarılmıştır?
- The dog barked all night needs a walk.
- The book I borrowed is on the desk.
- The girl won the race is my cousin.
Cevabı göster
The book I borrowed is on the desk.
at all?: herhangi bir derece olup olmadığını sormak
Evet-hayır sorusunun sonunda kullanılan at all, ölçeği sıfıra kadar genişletir: konuşan kişi bir şeyin çok küçük de olsa herhangi bir derecede gerçekleşip gerçekleşmediğini sorar. Bu cümlede konuşan kişi en ufak bir fiziksel tepkinin bile olup olmadığını kontrol ediyor. Küçük miktar ile büyük miktar arasındaki farktan ziyade, hiç olmaması ile biraz olması arasındaki fark önemli olduğunda bu ifade kullanışlıdır.
Alıştırma
En küçük bir etkinin bile olup olmadığını soran ifadeyle soruyu tamamlayın: Did the medicine help ____?
Cevabı göster
at all
You see, despite being presented in the media as a form of mind control, Notlar
0:36Gördüğünüz gibi, medyada bir tür zihin kontrolü olarak sunulmasına rağmen,
despite being presented: edat + edilgen -ing biçimi
Despite burada bir edattır; bu yüzden tamamlayıcısı, özne ve çekimli fiil içeren bir yan cümle değil, -ing yapısındaki being presented yan cümlesidir. Being presented edilgendir: bağlamdan anlaşılan konu olan hypnotism, halka belli bir şekilde gösterilme veya anlatılma eylemine maruz kalır. İfadenin tamamı bir ödünleme ilişkisi kurar. Medyadaki sunumu arka plana yerleştirir ve sonraki açıklamayla bir karşıtlık geleceğini bildirir: hipnoz zihin kontrolü olarak sunulsa da araştırmacılar onu farklı biçimde açıklar.
Alıştırma
Cümleyi despite ve present fiilinin edilgen -ing biçimiyle tamamlayın: The device sold well ____ as outdated by several reviewers.
Cevabı göster
despite being presented
be presented in the media as: medyada … olarak sunulmak
Bu edilgen kalıpta X is presented in the media as Y, gazete, televizyon, internet siteleri veya diğer medya kanallarının X'i Y kimliğine ya da özelliğine sahipmiş gibi betimlediği anlamına gelir. Burada hipnotizma bir tür zihin kontrolü olarak betimlenmektedir. Fiil, konunun izleyiciye nasıl çerçevelendiğini anlatır; betimlemenin doğru olduğunu kanıtlamaz. Bu ifade, konuşanın medyadaki genel imgeyi ardından gelen açıklama veya kanıttan ayırmasını sağlar.
Alıştırma
Bu cümlede vurgulanan ifade ne anlama geliyor?
- Medya hipnotizmayı zihin kontrolü olarak betimliyor, ancak bu betimleme kendiliğinden gerçek olmaz.
- Hipnotizma medya kuruluşlarına hediye olarak veriliyor.
- Medya hipnotizmanın insanların zihnini kontrol ettiğini kanıtladı.
Cevabı göster
Medya hipnotizmayı zihin kontrolü olarak betimliyor, ancak bu betimleme kendiliğinden gerçek olmaz.
scientific researchers describe hypnotism differently.
0:40bilim insanları hipnotizmayı farklı şekilde tanımlıyor.
Hypnotism is a state of consciousness involving highly focused attention, Notlar
0:43Hipnotizma, dikkatin son derece yoğunlaştığı,
state of consciousness: bilinç durumu
State of consciousness, farkındalık, dikkat ve tepki verme yetisinin belirli bir biçimde düzenlendiği durumu anlatan teknik bir isim grubudur. Bu tanımda hipnotizma, böyle bir zihinsel durum olarak sınıflandırılır. Buradaki consciousness, farkındalık ve zihinsel deneyimle ilgilidir. Doğru ile yanlışa ilişkin içsel duygu, yani vicdan anlamındaki conscience değildir.
Alıştırma
İngilizce cümleyi vurgulanan teknik ifadeyle tamamlayın: A neurologist may describe deep sleep as a different ____ from alert wakefulness.
Cevabı göster
state of consciousness
and allowing an enhanced ability to respond to suggestions. Kelime
0:48ve telkinlere yanıt verme becerisinin arttığı bir bilinç durumudur.
Paralel -ing niteleyicileri: involving ..., minimizing ... ve allowing ...
involving highly focused attention, minimizing competing thoughts ve allowing an enhanced ability şeklindeki üç -ing öbeği, a state of consciousness ifadesini eş düzeyde niteleyen yapılardır. Her biri bu durumun tanımına bir özellik ekler ve üçünün dil bilgisel konumu aynıdır. Bunlar art arda gerçekleşen olayları anlatmaz. Minimizing ve allowing, Hypnotism is ifadesinden sonra gelen bağımsız yüklemler değildir; ana cümledeki tek çekimli fiil is'tir. Bu “isim + birden çok paralel -ing niteleyicisi” kalıbı, yoğun ve kısa tanımlar kurmak için kullanılabilir.
Alıştırma
Bir süreci tanımlamak için üç paralel -ing öbeğini doğru kullanan cümle hangisidir?
- Effective coaching is a process encouraging reflection, built trust, and helps people make decisions.
- Effective coaching is a process encouraging reflection, building trust, and helping people make decisions.
- Effective coaching is a process encourages reflection, builds trust, and helping people make decisions.
Cevabı göster
Effective coaching is a process encouraging reflection, building trust, and helping people make decisions.
Hipnoz bağlamında respond to suggestions
Hipnoz bağlamında suggestions, hareket, his, anı veya algı gibi bir kişinin deneyimini ya da tepkisini yönlendirmeyi amaçlayan ipuçları veya ifadelerdir. Bu nedenle respond to suggestions, bu telkinlere tepki göstermek anlamına gelir; suggestion burada yalnızca gündelik bir tavsiye değil, teknik bir anlam taşır. Respond to, kişinin bütünüyle uyacağını garanti etmez. İfade yalnızca bir tepkinin daha mümkün veya fark edilir olduğunu söyler; kişinin bir emre uymak zorunda olduğunu ya da kontrolünü kaybettiğini belirtmez.
Alıştırma
Bir hipnoz çalışmasında araştırmacı, katılımcının kolunun daha hafif hissedilebileceğini söyler ve katılımcı kolunu kaldırmaya başlar. Hangi açıklama burada öğretilen teknik anlama en uygundur?
- The participant obeyed a command.
- The participant took some advice.
- The participant responded to a suggestion.
Cevabı göster
The participant responded to a suggestion.
Hypnosis from a scientific perspective, then, Kalıp ifadeler
0:51Bilimsel açıdan bakıldığında hipnoz,
where the rest of the world seems to slip away. Öbek fiiller
0:59dünyanın geri kalanının silinip gittiği türden bir odaklanma hâline benzer.
from a scientific perspective: bir iddianın çerçevesini belirtmek
From a scientific perspective, ardından gelen yargıyı hipnozu bilimsel olarak inceleme yöntemlerine dayanan bir açıklama olarak çerçeveler. Burada perspective, görsel perspektifi değil, bir konuyu anlama veya değerlendirme biçimini ifade eder. Başka durumlarda da kullanılabilen from a/an + adjective + perspective kalıbı, bir yargının dayandığı çerçeveyi belirtir. İddiayı her olası bakış açısından doğruymuş gibi sunmak yerine o bakış açısıyla sınırlar.
Alıştırma
Cümleyi, from ile başlayan ve bilimsel bir bakış açısını belirten dört kelimelik ifadeyle tamamlayın: ____, a single result is not enough to establish a pattern.
Cevabı göster
From a scientific perspective
slip away: fark edilmeden uzaklaşıp kaybolmak
Bu cümlede slip away, kişinin dikkati başka bir şeye yoğunlaşmışken dış dünyanın yavaş yavaş bilincinden kaybolması anlamına gelir. Hiçbir şey fiziksel olarak kaymıyor veya uzaklaşmıyor. Daha genel olarak zaman, fırsat, anı veya dikkat gibi bir şey sessizce ve neredeyse fark edilmeden kaybolduğunda, geçtiğinde ya da artık erişilemez hâle geldiğinde slip away kullanılabilir.
Alıştırma
Cümleyi en iyi tamamlayan öbek fiili seçin: While I was drawing, the whole afternoon seemed to _____ unnoticed.
- slip up
- slip away
- slip into
Cevabı göster
slip away
And research has shown that it's actually capable of shutting down our automatic responses, Notlar
1:02Araştırmalar da hipnozun otomatik tepkilerimizi gerçekten devre dışı bırakabildiğini gösteriyor,
research has shown that: birikmiş kanıtı sunmak
“Research has shown that”, bir iddiayı yalnızca konuşanın kişisel görüşü olarak değil, araştırmalarla desteklenen bir sonuç olarak sunar. Buradaki “research”, genel olarak araştırma çalışmalarını veya araştırma kanıtlarını ifade eden sayılamayan bir kütle adıdır. Present perfect yapıdaki “has shown”, bulguyu geçmişte birikmiş ve günümüzde hâlâ geçerli olan bir kanıt olarak sunar. Bu ifade, konuşanın veya yazarın bir konudan araştırmaya dayalı bir iddiaya geçmesine yardımcı olur; ardından iddia gerçek çalışma veya kanıtla desteklenmelidir.
Alıştırma
Cümleyi, show fiilinin present perfect biçimini kullanan dört kelimelik kanıt giriş ifadesiyle tamamlayın: ____ regular exercise can improve sleep.
Cevabı göster
Research has shown that
capable of shutting down: capable of + -ing kalıbı
“Capable of shutting down”, bir şeyi durdurma veya güçlü biçimde engelleme yeteneğine ya da potansiyeline sahip olmak demektir. Buradaki “shutting down”, bir makineyi kelimenin gerçek anlamıyla kapatmak değil, otomatik tepkileri baskılamak anlamına gelir. Başka durumlarda kullanılabilen kalıp capable of + isim veya -ing biçimidir; capable of change ve capable of learning buna örnektir. Bir etkinlikten önce gelen “of” edatı bu kalıbın bir parçasıdır.
Alıştırma
Cümleyi capable ile kurulan iki kelimelik ifadeyle tamamlayın: The backup battery is ____ powering the lights for six hours.
Cevabı göster
capable of
Bir tepkiyi baskılayan shutting down
Bu cümlede shutting down, belirli bir otomatik tepkinin işleyişini baskılamak veya durdurmak anlamına gelir. Fiziksel olarak bir makineyi kapatmak anlamına gelmez ve bütün zihinsel süreçlerin durduğunu da söylemez. Shut down öbek fiili; bir sistemin, sürecin, kuruluşun veya bedensel tepkinin etkisiz hâle gelmesini ya da getirilmesini anlatabilir. Burada capable of shutting down, specifically automatic responses ifadesini baskılanan şey olarak gösterir.
Alıştırma
İngilizce 'The filter can shut down the harmful chemical reaction,' cümlesinde shut down ne anlama gelir?
- Tepkiyi başka bir yere taşımak
- Tepkinin işleyişini baskılamak veya durdurmak
- Tepkinin daha hızlı gerçekleşmesini sağlamak
Cevabı göster
Tepkinin işleyişini baskılamak veya durdurmak
So, in this case, you'd say blue as fast as possible. Dilbilgisi
1:13Yani bu durumda olabildiğince hızlı “mavi” demelisiniz.
Mümkün olduğunca hızlı: as fast as possible
as + zarf + as possible yapısı, koşulların izin verdiği en yüksek dereceyi ifade eder. as fast as possible içinde fast, eylemin nasıl yapılacağını açıklar; dolayısıyla talimat, verebildiğiniz en yüksek hızda cevap vermenizi ister. Bu, iki kişi veya şeyi karşılaştıran bir yapı değildir. İkinci as possible, pratik bir sınır belirler ve ortadaki zarf as clearly as possible ya da as often as possible örneklerindeki gibi değişebilir.
Alıştırma
fast kullanan dört sözcüklü hedef ifadeyle İngilizce talimatı tamamlayın: Run ____.
Cevabı göster
as fast as possible
on your own: yardım almadan yapmak
Bu cümlede on your own, “başka birinin yardımı olmadan” anlamına gelir. Konuşan kişi, gösterimi izleyen dinleyiciden görevi bağımsız olarak denemesini ister. Yeniden kullanılabilen kalıp do something on your own şeklindedir. İyelik sözcüğü kişiye göre değişir: on my own, on her own, on our own ve benzerleri.
Alıştırma
Yönergeyi “yardım almadan” anlamına gelen ifadeyle tamamlayın: The teacher has shown you the steps. Now try it ____.
Cevabı göster
on your own
kind of ... right?: bir yargıyı yumuşatmak ve onay istemek
Burada kind of, “biraz” veya “bir ölçüde” anlamına gelir. Tricky sözcüğünü yumuşatarak yargının daha az kesin ve daha az sert duyulmasını sağlar. Sondaki right?, konuşanın dinleyicinin de paylaşmasını beklediği bir tepkiyi doğrulamasını ister. kind of tricky, right? bütünüyle zorluğu kesin bir hüküm olarak değil, samimi ve ortak bir izlenim olarak sunar.
Alıştırma
Dersteki iki ifadeyi kullanarak değerlendirmeyi yumuşatın ve onay isteyin: This room is ____ noisy, ____?
Cevabı göster
kind of · right
Stroop etkisi: okuma ile rengi adlandırma arasındaki çatışma
Stroop etkisi, bir kelimenin anlamı ile söylenmesi gereken yazı rengi çatıştığında görülen girişimdir. Kelimeyi okuma o kadar otomatik gerçekleşir ki rengi adlandırma tepkisiyle yarışır; bu da kişinin daha yavaş cevap vermesine veya hata yapma olasılığının artmasına neden olur. Etki, gözlemlenen çatışma ve yavaşlamadır; etkinliğin kendisi değildir. Etkinlik veya uygulanan prosedür genellikle Stroop testi olarak adlandırılır.
Alıştırma
Hangi açıklama the Stroop effect ifadesine karşılık gelir?
- Bir kelimeyi otomatik olarak okuma tepkisi ile yazı rengini söyleme tepkisi yarıştığında oluşan girişim.
- Renk sözcüklerinin anlamlarını saklayan beyin bölgesi.
- Herhangi bir renk adlandırma etkinliğini yürütmek için kullanılan talimatlar bütünü.
Cevabı göster
Bir kelimeyi otomatik olarak okuma tepkisi ile yazı rengini söyleme tepkisi yarıştığında oluşan girişim.
It's difficult because our automatic process of wanting to read the word
1:29Bu zordur, çünkü kelimeyi okumaya yönelik otomatik sürecimiz
trips us up in our ability to name the color quickly. Öbek fiiller
1:32rengin adını hızla söyleme becerimizi sekteye uğratır.
trips us up: kafa karışıklığına veya hatalara neden olur
Burada trips us up, bizi tereddüt ettirir, kafamızı karıştırır veya hata yapmamıza neden olur demektir. Otomatik okuma süreci rengi adlandırma görevine karışır; fiziksel olarak düşmek söz konusu değildir. Trip someone up ayrılabilen bir phrasal verb yapısıdır. Nesne bir zamir olduğunda trip ile up arasına gelir: trip us up.
Alıştırma
Bizi karıştırmak veya hata yapmamıza neden olmak anlamındaki phrasal verb ile İngilizce cümleyi tamamlayın: The extra exception always ____ when we do the calculation too quickly.
Cevabı göster
trips us up
However, if the words were in another language like Dutch,
1:35Ancak kelimeler Hollandaca gibi başka bir dilde olsaydı,
then you would have no problem naming the colors Kalıp ifadeler
1:38renklerin adını söylemekte hiç zorlanmazdınız,
have no problem naming: have no problem + -ing kalıbı
Bu cümlede have no problem naming, “adlandırmayı kolay bulmak” ya da “zorlanmadan adlandırabilmek” demektir. Varsayımsal would have no problem yapısı, hayal edilen durumda beklenen sonucu anlatır. Kalıp have no problem + fiilin -ing biçimidir: have no problem naming, finding veya remembering. Burada problem sözcüğünün hemen ardından naming gelir; have no problem to name standart kalıp değildir.
Alıştırma
Cümleyi remember fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: I have no problem ____ faces, but names are harder.
Cevabı göster
remembering
as the words don't have meaning to you, Anlatım akışı
1:40çünkü bu kelimeler sizin için bir anlam taşımazdı,
Neden bildiren as: bir gerekçe sunma
Bu cümlenin başındaki as, sözcüklerin neden engel olmayacağını açıklar: Dinleyen kişi için bir anlam taşımazlar. Bu destekleyici nedeni hemen önce belirtilen sonuca bağlar. Bu, because veya since anlamındaki neden bildiren as kullanımıdır. Neden, arka plan bilgisi olarak sunulur; while ya da when gibi bir zaman ilişkisi veya in the way that anlamında bir biçim karşılaştırması değildir.
Alıştırma
Bu cümlede as ne işlev görüyor?: As the museum is closed today, we'll visit the park.
- Onlar parkı gezerken müzenin kapandığını gösterir.
- Parka gitme nedenini sunar.
- Müzeyi parkla karşılaştırır.
Cevabı göster
Parka gitme nedenini sunar.
unless you speak Dutch: “... olmadıkça” anlamındaki istisna koşulu
Unless, sonucu değiştirebilecek istisna koşulunu belirtir. Burada dinleyen kişi Hollandaca konuşmuyorsa kelimeler onun için bir anlam taşımaz; Hollandaca konuşması istisnadır. Unless çoğu zaman if ... not olarak anlaşılabilir: unless you speak Dutch, if you do not speak Dutch ile aynı koşulu anlatır. Unless bu olumsuz koşulu zaten içerdiği için ardından gelen yan cümle genellikle olumludur: you don't speak değil, you speak kullanılır.
Alıştırma
Cümleyi “... olmadıkça” anlamına gelen tek bir sözcükle tamamlayın: The words will have no meaning to you ____ you speak Dutch.
Cevabı göster
unless
In one study, hypnotized participants were given the Stroop test Dilbilgisi
1:44Bir çalışmada, hipnotize edilmiş katılımcılara Stroop testi uygulandı,
after being told that they would see words as gibberish and meaningless. Dilbilgisi
1:48öncesinde görecekleri kelimelerin anlamsız ve saçma görüneceği söylendi.
were given ... after being told: bağlantılı iki edilgen eylem
Were given, geçmiş zamanda edilgen bir yapıdır: katılımcılar testi aldı. Cümle onların başına ne geldiğine odaklanır; bu nedenle testi veren kişiyi belirtmek gerekmez. After being told, kısaltılmış edilgen bir zaman yan cümlesidir. Söylenmeyen öznesi, ana cümlenin öznesi olan participants ile aynıdır: after the participants were told.... After olayların sırasını gösterir: katılımcılara önce ne beklemeleri gerektiği söylendi, ardından test verildi.
Alıştırma
"After being told the rules, the participants were given the test," cümlesinde kurallar kime söylendi?
- Araştırmacılar
- Test
- Katılımcılar
Cevabı göster
Katılımcılar
see words as gibberish and meaningless ifadesinde see A as B
Bu cümlede see yalnızca gözle görmek anlamına gelmez. See words as gibberish and meaningless, kelimeleri anlaşılmaz şeyler olarak algılamak veya yorumlamak ve bu nedenle anlamlarından yararlanamamak demektir. Telkin, kelimelerin kendisini değil, katılımcıların kelimeleri deneyimleme biçimini değiştirir. Yapı see + A + as + B şeklindedir: A, yorumlanan kişi veya şeydir; B ise A’ya verilen etiket, rol veya özelliktir. Buradaki as, words için kullanılan açıklamayı getirir; “-dığı zaman” anlamına gelmez.
Alıştırma
see A as B yapısını kullanarak cümleyi tamamlayın: Many children ____ the library ____ a safe place to study.
Cevabı göster
see · as
As a result, the Stroop effect was temporarily eliminated, Anlatım akışı
1:51Sonuç olarak Stroop etkisi geçici olarak ortadan kalktı
and the participants could name the color without error or delay. Kalıp ifadeler
1:54ve katılımcılar rengin adını hatasız ve gecikmeden söyleyebildi.
Bir sonucu belirtmek için “As a result,”
Cümlenin başındaki As a result, daha önceki telkine gönderme yapar ve Stroop etkisinin ortadan kalkmasının ve katılımcıların daha iyi performans göstermesinin bu telkin yüzünden gerçekleştiğini okura bildirir. As a result bir söylem bağlayıcısıdır: bilgileri neden-sonuç sırasına koyar ve okuru bir sonuca hazırlar. Yalnızca başka bir bilgi eklemez ve tüm anlatılanları özetlemez.
Alıştırma
Cümleyi dersteki sonuç bağlayıcısıyla tamamlayın: The pipe burst overnight. ____, the office was closed this morning.
Cevabı göster
As a result
without error or delay: hata ve gecikmenin ikisini de dışlama
Bu cümlede without error or delay, katılımcıların rengi hem doğru hem de hemen adlandırdığını belirtir: yanlış cevap ya da tereddüt yoktur. Without iki ismi de kapsar. Bu olumsuz yapıda or, dışlanan iki sorunu birbirine bağlar; yani iki seçenekten birini değil, 'ne hata ne gecikme' anlamını verir.
Alıştırma
Raporu hedef ifadeyle tamamlayın: The automated check finished ____.
Cevabı göster
without error or delay
participants showed lower activation in the anterior cingulate cortex,
2:00katılımcıların anterior singulat korteksindeki aktivasyonun azaldığı görüldü.
an area in the brain involved in resolving conflict and competing demands, Dilbilgisi
2:04Bu beyin bölgesi, çatışmaları ve birbiriyle yarışan talepleri çözmede rol oynar;
involved in resolving ...: kısaltılmış ilgi cümleciği
Burada involved in resolving conflict and competing demands, an area ifadesinden sonra gelen bir geçmiş zaman ortaç öbeğidir. Bu, kısaltılmış bir ilgi cümleciğidir: an area involved in ... ile an area that is involved in ... aynı ilişkiyi anlatır. Involved in, bir etkinlikte rol sahibi olmak anlamına gelir. in edatından sonra -ing biçimindeki resolving gelir ve resolving iki eş görevli nesne alır: conflict ve competing demands.
Alıştırma
İlgi cümleciğini kısa bir öbekle değiştirin: The students who are involved in organizing the fair will meet today. The students ____ will meet today.
Cevabı göster
involved in organizing the fair
as well as a reduction in the visual cortex, which is crucial for recognizing words. Kalıp ifadeler
2:08ayrıca kelimeleri tanımak için kritik öneme sahip görsel kortekste de aktivite azalması görüldü.
as well as ile ikinci bir noktayı eklemek
Bu cümlede as well as, daha önce belirtilen değişikliğin ardından ikinci bir bulguyu—görsel kortekste bir azalmayı—ekler. “Buna ek olarak” gibi işlev görür ve yeni öğeyi biraz destekleyici ya da ek bilgi olarak sunar. Kalıp A, as well as B şeklindedir. Ayrı karşılaştırma yapısı olan as + sıfat/zarf + as kalıbından farklı olarak bu üç sözcüklü bağlaç “aynı derecede iyi” anlamına gelmez.
Alıştırma
İkinci sonucu ekleyen hedef bağlaçla cümleyi tamamlayın: “The garden project brought neighbors together, ____ making the street look brighter.”
Cevabı göster
as well as
crucial for recognizing ve crucial for + -ing kalıbı
Crucial for recognizing, bir etkinlik için gerekli olan bir şeyi o etkinlikle ilişkilendirir. Burada which, visual cortex ifadesine gönderme yapar ve bu ifade söz konusu beyin bölgesinin kelimeleri tanıma süreci için son derece önemli olduğunu belirtir. Yeniden kullanılabilen kalıp be crucial for + isim veya -ing biçimidir. for bir edat olduğu için recognizing, etkinliği adlandıran -ing biçimidir.
Alıştırma
Cümleyi hedef iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: “Regular feedback is ____ improving your writing.”
Cevabı göster
crucial for
The Harvard Group Scale of Hypnotic Susceptibility shows that hypnotizability follows a normal bell curve distribution. Kelime
2:12Harvard Grup Hipnotik Duyarlılık Ölçeği, hipnotize edilebilirliğin normal bir çan eğrisi biçiminde dağıldığını gösterir.
normal çan eğrisi dağılımı
Normal çan eğrisi dağılımı, gözlemlerin çoğunun ortalama veya orta aralık çevresinde toplandığı, düşük ve yüksek uçlara doğru gidildikçe gözlem sayısının azaldığı istatistiksel bir örüntüdür. Bu cümlede, bir grubun hipnotize edilebilirlik puanları genel olarak bu şekli gösterir. Eğri, insanlar arasındaki farklılığı açıklar; tek bir kişinin hipnoz deneyiminin bir eğri boyunca değiştiği anlamına gelmez.
Alıştırma
Bu cümlede normal bell curve distribution ne anlama gelir?
- Düşük, orta ve yüksek puanlar eşit sıklıkta ortaya çıkar.
- Her kişinin puanı zaman içinde düzgün bir eğri boyunca değişir.
- Çoğu kişinin puanı orta değere yakındır; çok düşük veya çok yüksek puan alanlar görece azdır.
- Yalnızca en yüksek uçtaki kişiler ölçülebilir.
Cevabı göster
Çoğu kişinin puanı orta değere yakındır; çok düşük veya çok yüksek puan alanlar görece azdır.
Very few people experience no sensation during hypnotism.
2:19Hipnoz sırasında hiçbir şey hissetmeyen insan sayısı çok azdır.
Many people respond to ideomotor ideosensory direct suggestions,
2:22Birçok kişi ideomotor ve ideosensöriyel doğrudan telkinlere yanıt verir,
and a small group of people respond to cognitive suggestions,
2:29küçük bir grup insan ise bilişsel telkinlere yanıt verir,
and can create hallucinations and selective amnesia.
2:34halüsinasyonlar ve seçici amnezi yaratabilir.
It can even be used to modulate pain. Notlar
2:37Hipnoz, ağrıyı düzenlemek için bile kullanılabilir.
amaç bildiren be used to + fiilin yalın hâli
Be used to + fiilin yalın hâli, amacı edilgen yapıyla ifade eder: bir şey, bir eylemi gerçekleştirmek için kullanılır. Burada hipnozun ağrıyı düzenlemek için bir yöntem olarak kullanılabileceğini belirtir. to bir mastar yapısına aittir, bu nedenle modulate fiilin yalın hâlindedir. Yeniden kullanılabilir kalıp X + be + used to + fiilin yalın hâlidir; can be used to örneğinde olduğu gibi be öncesinde bir kiplik fiili bulunabilir.
Alıştırma
Cümleyi derste öğrendiğiniz edilgen amaç ifadesiyle tamamlayın: This filter can ____ remove dust from the air.
Cevabı göster
be used to
Araştırma dilinde modulate pain
Bu araştırma bağlamında modulate pain, ağrının şiddetini, ağrı hassasiyetini veya ağrının işlenme biçimini değiştirmek ya da düzenlemek demektir. Bu ifade tek başına ağrının ortadan kalktığını söylemez. Bu fiil bilinçli olarak temkinlidir: modülasyon ağrıyı zayıflatabilir, güçlendirebilir veya tepkiyi başka bir şekilde değiştirebilir. Değişimin yönünü belirlemek için çevredeki kanıtlara ihtiyaç vardır.
Alıştırma
“The treatment may modulate pain,” cümlesinde modulate en doğru biçimde ne anlama gelir?
- Ağrı deneyimini değiştirmek veya düzenlemek
- Tüm ağrıyı tamamen ortadan kaldırmak
- Ağrının hayal ürünü olduğunu kanıtlamak
Cevabı göster
Ağrı deneyimini değiştirmek veya düzenlemek
participants were given a painful heat stimulus on their right hand
2:41sağ ellerine acı veren bir ısı uyaranı uygulandı
Kısaltılmış zaman yan cümlesi olarak while hypnotized
While hypnotized, kısaltılmış bir zaman yan cümlesidir. Örtük öznesi participants olup ana cümlenin öznesiyle aynıdır; tam biçimi while they were hypnotized şeklindedir. Burada hypnotized, uyaran verildiğinde katılımcıların içinde bulunduğu durumu anlatan bir geçmiş zaman ortacıdır. while + geçmiş zaman ortacı veya sıfat kalıbı, resmî anlatımda ana eylemle eş zamanlı bir durumu kısa biçimde ifade eder.
Alıştırma
“While she was blindfolded” zaman yan cümlesini bu cümlede kısaltın: ____, she identified the objects by touch.
Cevabı göster
While blindfolded
rated their level of pain: ağrı düzeyini puanlamak
Burada rated, “bir puan veya kategori vererek değerlendirdiler” anlamındaki bir fiildir. Katılımcılar hissettikleri ağrının ne kadar şiddetli olduğuna karar verdiler; rate burada hız, oran veya fiyat anlamına gelmez. Başka durumlarda da kullanılabilen yapı rate + iyelik belirleyicisi + level of + isim biçimindedir; örneğin rate your level of stress. Sayısal ölçek açıkça belirtilebilir veya bağlamdan anlaşılabilir.
Alıştırma
Cümleyi “ağrının ne kadar şiddetli olduğuna puan vermek” anlamındaki hedef ifadeyle tamamlayın: After the test, the children ____ on a scale from zero to ten.
Cevabı göster
rated their level of pain
They were told that they would be given the same heat stimulus Dilbilgisi
2:47Kendilerine aynı ısı uyaranının uygulanacağı söylendi,
when it was actually a non-painful temperature,
2:49oysa gerçekte sıcaklık acı vermeyecek düzeydeydi,
would be given: geçmişten bakılan geleceğin edilgen biçimi
Were told, geçmişte bir bakış noktası oluşturur. O geçmiş anda ısı uyaranı hâlâ gelecekteydi; bu yüzden would “geçmişten bakılan geleceği” gösterir. Be given yan cümleyi edilgen yapar: uyaranı alanlar they ile gösterilir, uyaranı veren kişi ise belirtilmez. Birlikte would be given, birinin onlara bunu daha sonra alacaklarını söylediği anlamına gelir; would burada isteklilik bildirmez.
Alıştırma
Cümleyi give fiilinin geçmişten bakılan gelecekteki edilgen biçimiyle tamamlayın: The patients were told that they ____ the results the next day.
Cevabı göster
would be given
In fact, their brain showed the same level of activation in the anterior cingulate cortex.
2:54Hatta beyinlerinin anterior singulat korteksinde aynı düzeyde aktivasyon görüldü.
Scientists have also scanned the brains of people faking leg paralysis as if hypnotized Dilbilgisi
2:59Bilim insanları ayrıca hipnotize olmuş gibi bacak felci taklidi yapan kişilerin beyinlerini taradılar,
as if hypnotized: gerçek değil, görünüş
Burada as if hypnotized, as if they were hypnotized anlamındadır. Özne olan they ve fiil olan were çıkarılır; geriye as if + past participle kalır. Anlaşılan özne, beyinleri taranan kişilerdir. As if, görünüşe veya davranışa dayalı bir karşılaştırma yapar. Bu kişilerin hipnozdaymış gibi davrandığını söyler; gerçekten hipnotize edildiklerini söylemez.
Alıştırma
Cümleyi “sanki hipnotize edilmiş gibi” anlamındaki kısaltılmış as if ifadesiyle tamamlayın: Leo closed his eyes and sat very still, ____, although nobody had hypnotized him.
Cevabı göster
as if hypnotized
and then done it again later when they were actually hypnotized
3:04ardından gerçekten hipnotize olduklarında taramayı tekrarladılar
and saw increased brain activation in the right orbitofrontal cortex,
3:07ve sağ orbitofrontal kortekste beyin aktivasyonunun arttığını,
right cerebellum, left thalamus, and putamen.
3:11aynı artışın sağ beyincik, sol talamus ve putamende de olduğunu gördüler.
no such changes: önceki bir türe gönderme
no such changes ifadesinde such, daha önce sözü edilen beyin değişikliklerinin türüne gönderme yapar. İfade “daha önce anlatılan o değişikliklerin hiçbiri” anlamına gelir; “bazı değişiklikler” anlamına gelmez. no such + çoğul isim kalıbı, açıklamanın tamamını tekrarlamadan bilinen bir türü reddeder. Mutlaka hiçbir şeyin değişmediğini söylemez; o tür değişikliklerin olmadığını söyler.
Alıştırma
“Daha önce anlatılan türden hiçbiri” anlamına gelen, ancak başka tür değişikliklere izin veren seçeneği seçin: The first scan showed increased activity in two areas. The second scan showed ____.
- no changes
- no similar changes
- no such changes
Cevabı göster
no such changes
which suggests hypnosis has a different neural basis than those imitating it. Notlar
3:17Bu da hipnozun, onu taklit edenlerin durumundan farklı bir sinirsel temele sahip olduğunu düşündürüyor.
which suggests: kanıttan temkinli bir sonuca geçmek
Which suggests ilgi yan cümlesi, yalnızca yakındaki bir isme değil, önceki bulgunun tamamına gönderme yapar. Bu bulguyu kanıt olarak sunar ve ondan çıkan sonucu açıklar. Suggests, sonucun desteklendiğini ve makul olduğunu, ancak kesin biçimde kanıtlanmadığını gösterir. Bilimsel veya çözümleyici yazılarda gözlemlerden sınırlı bir iddiaya geçmenin yaygın bir yoludur.
Alıştırma
Which suggests ifadesinin cümledeki işlevini en iyi hangi seçenek açıklar?
- Başka bir kişiye verilen tavsiyeyi aktarır.
- Önceki bulgunun mutlak kanıt olduğunu belirtir.
- Önceki bulgudan temkinli bir sonuç çıkarır.
Cevabı göster
Önceki bulgudan temkinli bir sonuç çıkarır.
neural basis: bir olgunun altında yatan beyin mekanizması
Neural basis, bir davranışın, deneyimin veya durumun altında yatan sinir sistemi süreçlerini anlatan resmî bir bilimsel eşdizimdir. Neural, anlamı beyin veya sinir sistemi etkinliğiyle sınırlar; basis ise altta yatan mekanizma veya temel anlamına gelir. Bu cümlede ifade, hipnoz ile taklidinin beyindeki farklı örüntülere ya da mekanizmalara dayandığını söyler. Tek başına belirli bir beyin bölgesini göstermez veya mekanizmanın bütünüyle anlaşıldığını kanıtlamaz.
Alıştırma
Cümleyi “altta yatan beyin mekanizması” anlamına gelen iki sözcüklü bilimsel terimle tamamlayın: Scientists are investigating the ____ of conscious awareness.
Cevabı göster
neural basis
those imitating it: those + bir -ing niteleyicisi
those imitating it ifadesinde those, “o insanlar” anlamına gelen çoğul bir zamirdir. Bağlamdan anlaşılan bir ismin tekrar edilmesini önler. Burada those hipnotize olmuş gibi davranan kişileri, nesne zamiri it ise hypnosis sözcüğünü ifade eder. -ing yapısındaki imitating it, those sözcüğünden sonra gelir ve hangi kişilerin kastedildiğini belirtir. Bu, kısaltılmış bir ilgi cümlesidir: those who are imitating it → those imitating it. Cümlede karşılaştırma sıkıştırılmıştır; mantıken gerçek hipnozun sinirsel temeli, kişilerin kendisiyle değil, taklitçilerde görülen örüntüyle karşılaştırılmaktadır.
Alıştırma
“Dışarıda bekleyen insanlar” anlamını vermek için cümleyi those + bir -ing yapısıyla tamamlayın: The seats are reserved for ____.
Cevabı göster
those waiting outside
So, while many hypnotists or subjects could seemingly fake hypnosis, Notlar
3:21Dolayısıyla birçok hipnoz uzmanı veya denek görünüşte hipnoz numarası yapabilir,
Seemingly: doğrulanmış gerçek değil, görünüş
Burada seemingly, could fake hypnosis iddiasını niteler. Bir gözlemcinin görebildiği kadarıyla bu kişiler hipnoz numarası yapabiliyor gibi görünmüştür; ancak konuşmacı bu görünümün gerçekte olanlarla uyuştuğunu doğrulamaz. Bu sözcük, yüzeydeki kanıtlarla kesinleşmiş gerçeği birbirinden ayırır ve ilk izlenimle çelişebilecek sonraki kanıtlara yer bırakır.
Alıştırma
Paketin yalnızca sağlam göründüğünü belirtecek en uygun sözcüğü seçin: The package was ... intact, but the contents were broken.
- simply
- seemingly
- certainly
Cevabı göster
seemingly
I'm sure it happens: bir ödünleme olarak kabul
I'm sure it happens ifadesi kısa bir kabul ve ödünleme ifadesidir. it, insanların bazen hipnoz numarası yapması olasılığına gönderme yapar ve böyle durumların gerçekten yaşandığını güçlü bir güvenle kabul eder. Konuşmacı devam etmeden önce bu makul istisnayı kabul ederek mutlak bir iddiada bulunmaktan kaçınır. Bu kabul, daha geniş savı geçersiz kılmaz; istisnaya yer açarken ardından daha kesin bir sonuca geçilmesini sağlar.
Alıştırma
Bu cümlede I'm sure it happens ne işe yarar? Some applicants may exaggerate their experience, and I'm sure it happens, but one doubtful detail is not proof of dishonesty.
- Konuşmacının tüm savını geri çeker.
- Her başvuru sahibinin abarttığını söyler.
- Konuşmacı iddiasını sınırlamadan önce bazı abartıların gerçekleştiğini kabul eder.
Cevabı göster
Konuşmacı iddiasını sınırlamadan önce bazı abartıların gerçekleştiğini kabul eder.
under a brain scan, it becomes clear who's lying and who is actually hypnotized. Dilbilgisi
3:26ama beyin taramasında kimin yalan söylediği, kimin gerçekten hipnotize olduğu açıkça görülüyor.
taviz bağlacı olarak while
Burada while, “... sırasında” değil, “... olsa da” anlamındadır. while ile başlayan yan cümle, birçok hipnozcu veya deneğin hipnozu taklit edebiliyor gibi görünebileceğini kabul eder; ardından ana cümle bu düşünceyi sınırlayan sonucu verir: beyin taraması kimin yalan söylediğini ortaya çıkarır. Başka durumlara aktarılabilecek kalıp While + kabul edilen iddia, ana sonuç şeklindedir. İlk yan cümle bir beklenti oluşturur, ana cümle de onunla karşıtlık kurar veya onu sınırlar. Uzun ara ifadeler ana cümlenin gelişini geciktirebilir; bu nedenle while sözcüğünü otomatik olarak zaman işareti saymak yerine mantıksal karşıtlığı izleyin.
Alıştırma
Bu cümlede while hangi ilişkiyi ifade ediyor? “While the plan looks simple, it will take weeks to finish.”
- Aynı anda gerçekleşen iki olay.
- Taviz ilişkisi: ikinci yan cümle, ilk yan cümlenin oluşturduğu beklentiyi sınırlar.
- Neden-sonuç ilişkisi.
Cevabı göster
Taviz ilişkisi: ikinci yan cümle, ilk yan cümlenin oluşturduğu beklentiyi sınırlar.
It becomes clear + paralel gömülü who yan cümleleri
Bu cümlede it, biçimsel bir öznedir. clear'dan sonra gelen paralel iki gömülü wh yan cümlesi—who's lying ve who is actually hypnotized—neyin netleştiğini belirtir. it becomes clear + wh yan cümlesi kalıbı, kanıtların cevabı belirlenebilir hâle getirdiğini anlatır. Who's, who is ifadesinin kısaltmasıdır. Bu wh yan cümleleri bir bildirimin içine gömülü olduğundan, ayrı doğrudan sorular gibi kurulmaz ve normal yan cümle sırasını korur. Bu örnekte who her iki yan cümlenin de öznesidir; dolayısıyla who is lying ve who is ... hypnotized zaten gerekli sıradadır.
Alıştırma
Hangi cümlede it becomes clear ifadesinden sonra gömülü wh yan cümleleri doğru kullanılmıştır?
- After the review, it becomes clear who did the manager blame and why did the alarm sound.
- After the review, it becomes clear who the manager blamed and why the alarm sounded.
Cevabı göster
After the review, it becomes clear who the manager blamed and why the alarm sounded.
If you want to see us get hypnotized by a professional
3:31Bir profesyonel tarafından hipnotize edildiğimizi görmek istiyorsanız,
check out our video on AsapTHOUGHT where we do exactly that. Öbek fiiller
3:35tam olarak bunu yaptığımız AsapTHOUGHT videomuza göz atın.
Arkadaşça bir öneride check out + içerik
Burada check out, gidip izlemek veya göz atmak anlamındadır. our video nesnesi bu anlamı belirler: Konuşan kişi izleyicileri başka bir içeriğe yönlendirir. Aktarılabilir kalıp check out + şey, yer veya içerik biçimindedir. Her ayrıntıyı tek tek doğrulamaya yönelik gerçek anlamlı bir talimattan çok, arkadaşça bir öneri veya eylem çağrısı işlevi görür.
Alıştırma
'Göz atmak' anlamındaki iki sözcüklü deyimsel fiille arkadaşça öneriyi tamamlayın: If you enjoy space stories, ____ this new podcast.
Cevabı göster
check out
Click on the screen or use the link in the description
3:41Ekrana tıklayın veya açıklamadaki bağlantıyı kullanarak
to see that video and subscribe for more weekly science videos.
3:43o videoyu izleyin ve her hafta yeni bilim videoları için kanalımıza abone olun.