Fish and chips dükkanı açıldı! | Calypso | Bluey: İngilizce çalışma notları

Bluey - Official Channel

Öğrenme zorluğu
241 kelime 155 kel/dk

Video özeti: Çocukların hayalî rol oyununda balık ve patates kızartması dükkânı müşterilerle dolarken arkadaşlar evler ve kaleler kurar. Yaşayacak yer arayan Indy’ye üst kattaki oda önerilir; oyun parasından kirasını ödeyemeyince garsonluk yapmayı düşünür ve olaylar Polly’ye göz kulak olunması isteğine bağlanır. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. You busy, Bluey? — Dil Bilgisi ve Cümle Kalıpları. Samimi konuşmada Are you busy? sorusunun başındaki Are sözcüğünün atılabildiğini anlayın. Bu kısa biçimi arkadaşlarınızın meşgul olup olmadığını hızlıca sormak için doğal biçimde kullanabilir, resmî konuşma ve yazıda ise tam yapının daha uygun olduğunu ayırt edebilirsiniz. 2. pop over. — Öbek Fiiller. Bu ifadenin yakın bir yere kısa süreliğine gitmeyi veya birini gelişigüzel ziyaret etmeyi öneren samimi bir kullanım olduğunu öğrenin. Resmî bir ziyaret ya da uzun yolculuk değil, kısa ve fazla planlanmamış bir uğrama söz konusu olduğunda kullanabilirsiniz. 3. mind Polly? — Sözcük Anlamı ve Kullanım Düzeyi. mind sözcüğünün günlük Britanya ve Avustralya İngilizcesinde yalnızca “sakıncası olmak” değil, bir çocuğa bakmak veya onu gözetmek anlamına da gelebildiğini öğrenin. Böylece isteği yanlış anlamaz ve birinden başka biriyle geçici olarak ilgilenmesini rica eden samimi kullanımları tanırsınız.

Bu derste

Bluey!

0:02

Bluey!

You busy, Bluey? Dilbilgisi

0:04

Meşgul müsün, Bluey?

Dilbilgisi

You busy, Bluey?: are kullanılmayan samimi soru

Buradaki You busy?, Are you busy? sorusunun konuşma dilindeki kısa ve samimi biçimidir. Özne olan you kalır, ancak are düşürülür. Konuşurken soru tonlaması, yazıda ise soru işareti bunun bir ifade değil, soru olduğunu gösterir. Bu kalıp, birinin o anda meşgul olup olmadığını ya da vaktinin bulunup bulunmadığını hızlıca sormak için kullanılır. Bluey, dinleyiciye seslenmek için kullanılan addır ve kısaltılmış soru kalıbının parçası değildir.

Alıştırma

You busy right now? sorusunun tam ve standart biçimi hangisidir?

  1. Are you busy right now?
  2. You are busy right now.
  3. Do you busy right now?
Cevabı göster

Are you busy right now?

No, not yet. Kalıp ifadeler

0:05

Hayır, henüz değil.

Kalıp ifadeler

not yet: şu ana kadar henüz değil

Not yet, bir olayın şu ana kadar gerçekleşmediğini, bir işin tamamlanmadığını ya da bir durumun henüz ortaya çıkmadığını anlatır. No, not yet. cümlesinde no önce doğrudan olumsuz yanıt verir; not yet ise zaman anlamını ekler. Yet, ileride değişme olasılığını açık bırakır. Bu nedenle not yet genellikle durumun daha sonra değişebileceğini belirtir. Never anlamına gelmez.

Alıştırma

B’yi “şu ana kadar gerçekleşmedi ama daha sonra gerçekleşebilir” anlamındaki sabit ifadeyle tamamlayın: A: Have you finished packing? B: No, ____.

Cevabı göster

not yet

This is a fish and chip shop, Kültür

0:06

Burası bir balık ve patates kızartması dükkânı,

Kültür

fish and chip shop: kızarmış balık ve patates kızartması dükkânı

“Fish and chip shop”, çoğunlukla kızarmış balık ve sıcak patates kızartması satan, genellikle paket servis de yapan bir dükkân için Britanya ve Avustralya’da kullanılan yaygın bir addır. Yemeğin kendisine “fish and chips” denir; dükkân adında ise “fish” ve “chip”, dükkânın türünü belirtmek için “shop” sözcüğünden önce birlikte kullanılır. Bu addaki “chips”, sıcak patates kızartması demektir. Amerikan İngilizcesinde genellikle “potato chips” denen ince, paketlenmiş atıştırmalık anlamına gelmez.

Alıştırma

“Fish and chip shop” nasıl bir yerdir?

  1. Çoğunlukla kızarmış balık ve sıcak patates kızartması satan bir dükkân.
  2. Balıkçılık ekipmanı ve mutfak aletleri satan bir dükkân.
  3. Çiğ balık ve paketlenmiş patates cipsi satan bir dükkân.
Cevabı göster

Çoğunlukla kızarmış balık ve sıcak patates kızartması satan bir dükkân.

but we've run out of fish. Öbek fiiller

0:08

ama balığımız bitti.

Öbek fiiller

run out of fish: hiç balık kalmaması

“Run out of + isim”, bir şeyden hiç kalmadığı noktaya gelmek demektir. “We’ve run out of fish” cümlesinde dükkânda artık hiç balık kalmamıştır. “We’ve”, “we have” ifadesinin kısaltmasıdır; dolayısıyla “we’ve run out” present perfect yapıdadır ve şu anki sonucu vurgular. “Run out of” ifadesini tek bir kalıp olarak anlayın; birinin fiziksel olarak bir yerden koşarak çıkmasını anlatmaz.

Alıştırma

Cümleyi dersteki ifadeyle tamamlayın: We’ve ____ milk, so we need to buy more.

Cevabı göster

run out of

So, it's just chips.

0:09

Yani, sadece patates var.

Okay.

0:11

Tamam.

Well, be patient. Ton ve niyet

0:12

Peki, sabırlı ol.

Ton ve niyet

be patient: birinden sakince beklemesini istemek

Be patient, be + sıfat yapısıyla kurulan bir emir cümlesidir. Burada patient, sakin biçimde bekleyebilmek anlamına gelir; yani konuşan kişi karşısındakine beklerken acele etmemesini söyler. Emir cümlesindeki you öznesi söylenmez, anlamdan çıkarılır. Patient burada sıfattır; sağlık hizmeti alan kişi anlamındaki isim ise a patient örneğindeki gibi genellikle bir belirleyiciyle kullanılır.

Alıştırma

Siz bir şeyi kontrol etmeyi bitirirken karşıdaki kişiden sakince beklemesini doğal biçimde isteyen cümle hangisidir?

  1. Please be patient while I check your order.
  2. Please have patient while I check your order.
  3. Please be a patient while I check your order.
Cevabı göster

Please be patient while I check your order.

Oh, I had no sleep all night. Kalıp ifadeler

0:14

Ah, bütün gece uyuyamadım.

Kalıp ifadeler

had no sleep all night: bütün gece hiç uyumamak

Had no sleep, elde edilen uyku miktarının sıfır olduğu anlamına gelir. Burada sleep sayılamayan bir isimdir; had ise kişinin ne kadar uyuduğunu anlatmak için kullanılan geçmiş zaman biçimidir. All night bu anlamı bütün geceye yayar; dolayısıyla ifadenin tamamı kişinin gece boyunca hiçbir anda uyumadığı anlamına gelir.

Alıştırma

Lena bütün gece uyanıktı. Bu durumu tam olarak karşılayan cümle hangisidir?

  1. Lena had no sleep all night.
  2. Lena had little sleep.
  3. Lena slept badly.
Cevabı göster

Lena had no sleep all night.

Ooh.

0:17

Ooh.

Ooh, sorry, Coco.

0:18

Ooh, üzgünüm, Coco.

My, it certainly is crowded in here. Ton ve niyet

0:19

Aman Tanrım, burası kesinlikle çok kalabalık.

Ton ve niyet

It certainly is: güçlü doğrulama

it certainly is yapısında certainly, olumlu is fiilini güçlü biçimde vurgular. Cümlenin tamamında konuşmacı, bulunduğu yerin kalabalık oluşunu açık ve kesin bir gerçek olarak sunar: burası gerçekten kalabalıktır. It certainly is kalıbı, daha önce be ile kurulmuş bir cümleye tek başına yanıt olarak da kullanılabilir. Sıfatı tekrarlamadan aynı özneyi ve niteliği doğrular.

Alıştırma

Kısa yanıtı tam iki sözcükle tamamlayın. certainly kullanın ve crowded sözcüğünü tekrarlamayın: A: "The hall is crowded." B: "It ____."

Cevabı göster

certainly is

It sure is. Ton ve niyet

0:22

Kesinlikle öyle.

Ton ve niyet

It sure is: samimi ve güçlü onay

“It sure is.”, daha önce be ile kurulmuş bir cümleye güçlü biçimde katılan kısa ve samimi bir yanıttır. Burada sure, “certainly” veya “really” anlamında bir zarftır; “kesin” anlamındaki sıfat değildir. is fiili önceki açıklamayı tekrar etmek yerine onun yerini tutar: “It’s crowded.” “It sure is.” Böylece yanıt hem kısa hem vurgulu olur.

Alıştırma

Samimi yanıtı tam iki sözcükle tamamlayın. sure kullanın ve noisy sözcüğünü tekrarlamayın: A: "The street is noisy." B: "It ____."

Cevabı göster

sure is

I might have to move out soon. Notlar

0:24

Yakında taşınmak zorunda kalabilirim.

Dilbilgisi

might have to + fiil: kesin olmayan bir zorunluluk

Bir eylemin gerekli hâle gelme ihtimali bulunduğu, ancak bu gerekliliğin kesin olmadığı durumlarda might have to + fiilin yalın hâlini kullanın. Might belirsizlik, have to ise durumdan kaynaklanan baskı veya zorunluluk ekler. Bu cümlede taşınmak kesinleşmiş bir karar değil, yalnızca ortaya çıkabilecek bir gerekliliktir. Bu yapı, bundan sonra olacaklara bağlı planları anlatmaya yardımcı olur.

Alıştırma

Cümleyi might ve have to ile kurulan ifadeyle tamamlayın: If the boiler cannot be fixed, we ____ replace it.

Cevabı göster

might have to

Öbek fiiller

move out: şu an yaşanan evden ayrılmak

Move out, kişinin yaşadığı mevcut evden ayrılıp artık orada yaşamaması anlamına gelen bir öbek fiildir. Out, o evden uzaklaşma yönünü gösterir; dolayısıyla ifade yalnızca move fiilinin sıradan anlamı olan “hareket etmek” değildir. Mevcut ev bağlamdan belliyse move out tek başına kullanılabilir. Ayrılınan yeri belirtmek için move out of + yer yapısını kullanın; örneğin move out of the flat.

Alıştırma

Hangi cümle Nora'nın cuma günü şu anda yaşadığı daireden ayrılacağını söylüyor?

  1. Nora is moving her furniture on Friday.
  2. Nora is moving out of her old flat on Friday.
  3. Nora is moving into a new flat on Friday.
Cevabı göster

Nora is moving out of her old flat on Friday.

Did you know that a fish and chip shop just opened next door? Notlar

0:26

Hemen yanda bir balık ve patates kızartması dükkânı açıldığını biliyor muydun?

Anlatım akışı

Did you know that... ile yeni bilgi sunmak

Did you know that... geçmiş zamanlı bir soru biçimindedir, ancak burada asıl görevi konuşanın paylaşmak istediği bilgiyi sunmaktır. Dinleyenin dikkatini çeker ve sonraki gerçeği olası bir yeni bilgi olarak gösterir; böylece konuşmayı yeni bir konuya da taşıyabilir. that sonrasında bildirme cümlesi söz dizimine sahip tam bir yan cümle kullanılır: Did you know that + özne + fiil. Konuşan genellikle bu içeriği doğru kabul eder; soru çoğu zaman dinleyenin bunu daha önce duyup duymadığıyla ilgilidir, bilgi sınavı değildir.

Alıştırma

Müzenin cuma günleri ücretsiz olduğunu doğruladınız ve bu haberi paylaşmak istiyorsunuz. Hangi cümle bunu en uygun şekilde sunar?

  1. Did you know is the museum free on Fridays?
  2. Did you know that the museum is free on Fridays?
  3. Do you know whether the museum is free on Fridays?
Cevabı göster

Did you know that the museum is free on Fridays?

Kalıp ifadeler

opened next door: bir işletme yan tarafta faaliyete başladı

Özne bir dükkân, restoran veya başka bir kuruluş olduğunda opened geçişsiz kullanılabilir ve faaliyete ya da halka hizmet vermeye başlamak anlamına gelebilir. Bu kullanımda bir kişi herhangi bir nesneyi açmaz. Next door, bitişik yerde anlamına gelen zarf görevli bir yer ifadesidir. Just olayın yakın zamanda gerçekleştiğini belirtir; dolayısıyla just opened next door, işletmenin kısa süre önce yan tarafta faaliyete başladığı anlamına gelir.

Alıştırma

Hangi cümle yeni bir fırının yan binada faaliyete başladığını doğal biçimde anlatır?

  1. The bakery opened the door next.
  2. A new bakery just opened next door.
  3. Someone opened the bakery's next door.
Cevabı göster

A new bakery just opened next door.

Did you hear that, Roderick?

0:31

Bunu duydun mu, Roderick?

We'll have to pop over. Öbek fiiller

0:33

Bir uğramamız gerekecek.

Öbek fiiller

pop over: kısa ve samimi bir ziyarette bulunmak

Bu cümlede pop over, kısa bir ziyaret için yakındaki bir yere gitmek anlamına gelir. Yolculuğun hızlı, kolay ve samimi olduğunu hissettirir; buradaki pop, “patlamak” anlamına gelmez. Örnekte olduğu gibi gidilecek yer belliyse pop over tek başına kullanılabilir. Gidilecek yeri pop over to + yer yapısıyla da belirtebilirsiniz: We can pop over to the shop.

Alıştırma

Komşunuzla bir ziyaret hakkında konuşuyorsunuz. Kısa ve samimi bir ziyarette bulunacağınızı en doğal biçimde hangi yanıt anlatır?

  1. I'll pop over to your place after lunch.
  2. I'll move into your place after lunch.
  3. I'll arrange a formal appointment at your place after lunch.
Cevabı göster

I'll pop over to your place after lunch.

That looks good.

0:36

Görünüşe göre güzel.

I'm building a house.

0:37

Bir ev inşa ediyorum.

It's going to have a bottom room and a top room.

0:39

Alt katta bir odası ve üst katta bir odası olacak.

Wonderful.

0:42

Harika.

I think Indy is looking for somewhere to live. Kalıp ifadeler

0:44

Sanırım Indy yaşayacak bir yer arıyor.

Kalıp ifadeler

looking for somewhere to live: yaşayacak bir yer aramak

Looking for, bir şeyi bulmaya çalışmak anlamına gelir; bu nedenle başarıyla bulunmuş bir sonucu değil, devam eden bir arayışı anlatır. Somewhere to live, birinin yaşayabileceği bir yer demektir. somewhere to + fiilin yalın hâli yapısında mastar, yerin hangi amaçla kullanılacağını belirtir: somewhere to eat, somewhere to park. Somewhere zaten “bir yer” anlamına geldiği için fiilden sonra there eklenmez.

Alıştırma

Maya'nın yaşayabileceği bir yer bulmaya çalıştığını doğal biçimde anlatan cümle hangisidir?

  1. Maya is looking somewhere for live.
  2. Maya is looking for somewhere to live there.
  3. Maya is looking for somewhere to live.
Cevabı göster

Maya is looking for somewhere to live.

And the Terriers have made another fort. Kalıp ifadeler

0:49

Ve Terriers bir kale daha yapmış.

Kalıp ifadeler

made another fort: oyun için bir kale daha yapmak

Made another fort, “bir kale daha yaptılar” demektir. Burada make bir şeyi yapmak veya kurmak anlamındadır; another ise daha öncekinin yanına bir tane daha eklendiğini gösterir. Çocuk oyunlarında fort genellikle battaniye, minder, kutu ya da oyuncaklarla yapılan hayalî bir oyun kalesidir; gerçek bir askerî kale değildir.

Alıştırma

Cümleyi üç sözcükle tamamlayın: make fiilinin geçmiş biçimi + another + fort. The children ____ with the spare cushions.

Cevabı göster

made another fort

We're Romans. Kültür

0:51

Biz Romalılarız.

Kültür

We're Romans.: rol oyununda benimsenen kimlik

Bu sahnede We're Romans. bir rol oyunu kimlik bildirimidir: çocuklar Romalıymış gibi yaptıklarını anlatır. İngilizcede bir oyun, gösteri veya hayalî durum açıkça belliyse doğrudan be + rol kalıbı sıkça kullanılır. Bu kurmaca bağlam yoksa aynı sözler normalde gerçek bir kimliği veya gruba aidiyeti anlatır. Kimliğin oyun gereği olduğunu yalnızca dil bilgisi değil, bağlam gösterir.

Alıştırma

Açıkça bir hayal oyunu sırasında bir çocuk We're Romans. dediğinde büyük olasılıkla ne demek ister?

  1. Gerçek kimliklerini belirtiyorlar.
  2. Romalıymış gibi yapıyorlar.
  3. Latince konuşabildiklerini söylüyorlar.
Cevabı göster

Romalıymış gibi yapıyorlar.

I can see.

0:53

Görüyorum.

Now, you are here to protect the kingdom? Dilbilgisi

0:55

Şimdi, krallığı korumak için buradasın, değil mi?

Dilbilgisi

be here to + fiil: bulunma amacını belirtme

be here to + fiilin yalın hâli, birinin neden orada bulunduğunu ya da geldiğini açıklar. Bu soruda are here to protect, krallığı korumanın o kişinin görevi veya amacı olup olmadığını sorar. Here yalnızca yeri göstermez; to'lu mastar yapısıyla birlikte eylemi orada bulunma nedeni olarak sunar. Bu yapıyı bir görevi, sorumluluğu veya ziyaret nedenini belirtmek için kullanabilirsin.

Alıştırma

Cümleyi be here to + check ile tamamla: I ____ the fire alarm.

Cevabı göster

am here to check

Yes, Calypso.

0:57

Evet, Calypso.

That's good.

0:59

Bu iyi.

Do you need protecting? Dilbilgisi

1:00

Korumaya ihtiyacınız var mı?

Dilbilgisi

need protecting: need sonrasında edilgen anlam

Need + -ing biçimi edilgen bir anlam taşıyabilir. Do you need protecting? korunman gerekip gerekmediğini sorar: özne koruma sağlamaz, korumayı alan taraftır. Bu standart yapı özellikle Britanya İngilizcesinde yaygındır, ancak başka İngilizce çeşitlerinde de görülür. Genellikle ilgi veya işlem gerektiren bir kişiyi ya da nesneyi anlatır ve need + to be + geçmiş zaman ortacı biçiminde yeniden yazılabilir.

Alıştırma

Edilgen anlam vermek için need + repair yapısını -ing biçiminde kullan: The old gate ____ before winter.

Cevabı göster

needs repairing

Not right now, thanks. Ton ve niyet

1:02

Şu an değil, teşekkürler.

Ton ve niyet

Not right now, thanks. ile geçici ve nazikçe reddetmek

Not right now, thanks. bir teklifi şimdilik nazikçe geri çevirir. Not right now, “şu anda değil” anlamına gelir ve daha sonra kabul etme olasılığını açık bırakır. Thanks, diğer kişinin teklifine değer verdiğinizi gösterir ve reddi yumuşatır. Bu ifade, daha uzun bir cümle eklemeden tek başına doğal bir yanıt olarak kullanılabilir.

Alıştırma

Birisi size şimdi yardım teklif ediyor. Şu anda yardıma ihtiyacınız yok, ancak daha sonra olabilir. Hangi yanıt nazik ve doğaldır?

  1. Never ask me again.
  2. Not right now, thanks.
  3. I don't right now.
Cevabı göster

Not right now, thanks.

Calypso,

1:10

Calypso,

can I please have a gnome now? Ton ve niyet

1:12

şimdi bir cüce alabilir miyim lütfen?

Ton ve niyet

Can I please have...? ile nazikçe bir şey istemek

Can I please have + noun? birinden size bir şey vermesini nazikçe istemek için kullanılan yaygın bir kalıptır. Burada can I yetenek hakkında soru sormak yerine rica belirtir; have ise almak veya edinmek anlamına gelir. Please doğal olarak I ile have arasına gelir. Now, nesneyi o anda istediğinizi belirtir; güçlü vurgulanırsa veya istek tekrarlanırsa sabırsız bir ton yaratabilir.

Alıştırma

Bu nazik ricayı Can I please have + noun kalıbıyla tamamlayın: ____ a glass of water?

Cevabı göster

Can I please have

Let's have a look. Kalıp ifadeler

1:14

Bir bakalım.

Kalıp ifadeler

Let's have a look: birlikte bakmaya yönelik samimi bir davet

Let's have a look, konuşmada kullanılan ve konuşanla dinleyenin bir şeye kısaca bakacağını ya da onu kontrol edeceğini belirten yaygın bir davettir. Have a look ifadesini bakmak anlamında tek bir kalıp olarak düşünün; buradaki have sahip olmak anlamına gelmez. Let's, konuşanı ve dinleyeni etkinliğe birlikte dahil eder. Samimi bir kontrolü, incelemeyi veya daha yakından bakmayı başlatmak için sık kullanılır.

Alıştırma

Cümleyi tam Let's have a look ifadesiyle tamamlayın: The package is here. ____ inside.

Cevabı göster

Let's have a look

I made a place for her to sleep. Dilbilgisi

1:17

Onun için uyuyacak bir yer yaptım.

Dilbilgisi

a place for her to sleep: isim + for + kişi + to-infinitive

Bu ifade isim + for + kişi + to-infinitive yapısını kullanır. a place for her to sleep içinde her, sleep fiilinin anlamca öznesidir; bu nedenle ifadenin tamamı onun uyuyabileceği bir yer anlamına gelir. For ile başlayan bölüm, yerin yalnızca kimin için olduğunu söylemez; o kişiyi eyleme bağlar. Aynı yapı time, chance, room veya something gibi isimlerden sonra da gelebilir.

Alıştırma

Hareketi kimin yapacağını göstermek için isim + for + kişi + to-infinitive yapısını kullanan cümle hangisidir?

  1. We found Maya studying in a quiet room.
  2. We found a quiet room that belonged to Maya.
  3. We found a quiet room for Maya to study in.
Cevabı göster

We found a quiet room for Maya to study in.

Lovely,

1:19

Çok tatlı,

but she'll also need a forest for her morning walk. Kalıp ifadeler

1:20

ama sabah yürüyüşü için bir ormana da ihtiyacı olacak.

Kalıp ifadeler

need X for Y: bir etkinlik için gereken şeyi belirtmek

need a forest for her morning walk, need + X + for + Y kalıbını izler. X gereken nesne veya ortamdır; for + Y ise bunun desteklediği etkinliği ya da amacı belirtir. Burada orman, yürüyüş için hayal edilen ortamdır. Bu ihtiyaç hayalî oyunun bir parçasıdır; gerçek sabah yürüyüşleri için orman gerektiği iddia edilmiyor. Aynı kalıpla bir iş için ekipman, bir etkinlik için yer veya bir faaliyet için zaman gibi gerçek ihtiyaçlar da anlatılabilir.

Alıştırma

Cümleyi need + a lamp + for + reading kalıbıyla tamamlayın: We ____.

Cevabı göster

need a lamp for reading

Oh, yeah.

1:24

Oh, evet.

You cheeky baby. Kelime

1:26

Seni yaramaz bebek.

Kelime

cheeky: şakacı bir yaramazlık, her zaman kabalık değil

You cheeky baby cümlesinde cheeky, şakacı biçimde yaramaz veya cesur anlamına gelir. Konuşan kişi bebeğe ciddi bir şikâyette bulunmuyor; onu sevgiyle takılıyor. Gündelik Britanya İngilizcesinde cheeky, çocuklara veya tanıdığınız kişilere söylendiğinde sıcak ve eğlenceli duyulabilir. Daha sert bir tonla ya da samimi olmadığınız birine söylendiğinde ise küstah veya biraz saygısız anlamına gelebilir. Bu nedenle ton ve ilişki, sözcüğün etkisini değiştirir.

Alıştırma

Bir ebeveyn, çocuğun gizlice bir bisküvi aldığını görünce gülümseyip “You cheeky little thing!” diyor. Bu durumda cheeky kullanımı doğal mıdır?

  1. Evet; burada şakacı ve sevecen bir ifadedir.
  2. Hayır; ağır bir hakaret gibi duyulur.
Cevabı göster

Evet; burada şakacı ve sevecen bir ifadedir.

You're so beautiful.

1:28

Çok güzelsin.

Hi, Bluey.

1:29

Merhaba, Bluey.

Hi.

1:30

Merhaba.

Ooh, you have so many customers. Dilbilgisi

1:31

Ooh, çok fazla müşterin var.

Dilbilgisi

so many customers: so many + sayılabilen çoğul isim

“So many customers”, dikkat çekici derecede çok sayıda müşteri anlamına gelir. So, many sözcüğünü güçlendirir ve grubun büyüklüğüne duyulan şaşkınlığı da gösterebilir. Kalıp so many + sayılabilen çoğul isim şeklindedir. Customer tek tek sayılabildiği için many sonrasında çoğul biçimi olan customers kullanılır.

Alıştırma

Cümleyi so many veya so much ile tamamlayın: The library has ____ books that I cannot choose just one.

Cevabı göster

so many

I know.

1:33

Biliyorum.

I'm so busy.

1:34

Çok meşgulüm.

What's going on with you? Ton ve niyet

1:36

Senin neyin var?

Ton ve niyet

What's going on with you?: birinin durumunu sormak

“What's going on with you?”, birinin o anki ruh hâline, durumuna veya alışılmadık davranışına neyin sebep olduğunu sormanın deyimsel bir yoludur. Burada yaklaşık olarak “Neyin var?” veya “Neden farklı görünüyorsun?” anlamına gelir; on fiziksel bir teması anlatmaz. With you, soruyu genel bir olaya değil dinleyene yöneltir. Bu bağlamda konuşan kişi endişesini gösterir ve karşı tarafı açıklama yapmaya davet eder.

Alıştırma

Birdenbire çok sessizleştiniz. Bir arkadaşınız yumuşak bir sesle “What's going on with you?” diye soruyor. Büyük olasılıkla ne demek istiyor?

  1. Hangi etkinliğe gidiyorsun?
  2. Neden farklı görünüyorsun, bir şey mi oldu?
  3. Üzerinde hangi nesne var?
Cevabı göster

Neden farklı görünüyorsun, bir şey mi oldu?

I'm moving out.

1:37

Taşınıyorum.

Ooh, where to? Dilbilgisi

1:38

Ooh, nereye?

Dilbilgisi

Where to?: hedefi soran kısa bir soru

Where to? ifadesi, varış yerini soran kısaltılmış bir sorudur. Taşınmaktan daha önce söz edildiği için burada Where are you moving to? anlamına gelir. İngilizce konuşmalarda zaten açık olan sözcükler sık sık atılır. Bu kısa soruda to kalır çünkü gidilecek yeri gösterir.

Alıştırma

B'nin yanıtını to ile biten kısaltılmış varış yeri sorusuyla tamamlayın: A: I'm moving next month. B: ____?

Cevabı göster

Where to

I don't know.

1:39

Bilmiyorum.

Hi, Indy.

1:40

Merhaba, Indy.

Do you want to move into my house? Kalıp ifadeler

1:41

Benim evime taşınmak ister misin?

Kalıp ifadeler

move into my house: move into + yer kalıbı

Move into my house, benim evimde yaşamaya başlamak anlamına gelir. move into + yer kalıbı yeni evi belirtir; into ise o evin içine doğru hareketi gösterir. My house, arada bir edat olmadan doğrudan move fiilinden sonra gelirse move my house genellikle yaşanılan yeri değiştirmek değil, evin fiziksel konumunu değiştirmek anlamına gelir.

Alıştırma

Cümleyi move into + yer kalıbını kullanarak tamamlayın: Next month, we're going to ____ a flat near the station.

Cevabı göster

move into

Yeah.

1:43

Evet.

You can rent the upstairs room for 10 dollarbucks. Notlar

1:45

Üst kattaki odayı 10 dolara kiralayabilirsin.

Kalıp ifadeler

rent the upstairs room for 10 dollarbucks: rent X for ile kira fiyatını belirtmek

rent the upstairs room for 10 dollarbucks ifadesinde rent, bir odayı sınırlı bir süre kullanmak için ödeme yapmak anlamına gelen bir fiildir. Kalıp rent + şey veya yer + for + fiyat şeklindedir; burada for amacı değil, kira fiyatını belirtir. Ücretlendirme süresi önemliyse for ten pounds a day örneğindeki gibi miktardan sonra eklenir. Süre belirtilmezse miktarın günlük, haftalık veya tüm kiralama dönemi için mi olduğu bağlamdan anlaşılmalıdır.

Alıştırma

Hangi cümle dolabın günlük kira ücretinin beş sterlin olduğu anlamına gelir?

  1. You can rent this locker from five pounds a day.
  2. You can rent this locker for five pounds a day.
  3. You can rent this locker to five pounds a day.
Cevabı göster

You can rent this locker for five pounds a day.

Kültür

10 dollarbucks: hayali oyundaki uydurma para

10 dollarbucks ifadesindeki dollarbucks, Bluey dünyasında ve çocukların hayali oyunlarında kullanılan eğlenceli ve uydurma bir para adıdır. Burada resmî bir para biriminden değil, hayali bir alışverişten söz edildiğini gösterir. ABD para biriminde gerçek bir tutarı belirtmek için ten dollars denir. Dollarbucks; doların, sterlinin veya başka bir gerçek para biriminin standart adı değildir.

Alıştırma

Hangi ifade gerçek dünyadaki doğru kullanımı açıklar?

  1. Dollarbucks sözcüğünü İngiliz para biriminin resmî adı kabul et.
  2. ABD para birimiyle yapılan sıradan bir alışverişte ten dollarbucks kullan.
  3. ABD para birimiyle yapılan sıradan bir alışverişte ten dollars kullan.
Cevabı göster

ABD para birimiyle yapılan sıradan bir alışverişte ten dollars kullan.

Great, but I don't have any dollarbucks. Dilbilgisi

1:48

Harika, ama hiç dolarım yok.

Dilbilgisi

don't have any + isim: miktarın sıfır olması

don't have any + isim yapısında don't ifadeyi olumsuz yapar, any ise miktarın sıfır olduğunu gösterir. Burada konuşan kişinin hiç dollarbuck'ı yoktur. Bu yapı, any coins gibi çoğul sayılabilen isimlerle veya any money gibi sayılamayan isimlerle kullanılabilir. Miktarın sıfır olduğu bu temel anlamda, don't have ifadesinden sonra genellikle some değil any kullanılır. Özne he, she veya it olduğunda doesn't have any kullanılır.

Alıştırma

Miktarın sıfır olduğunu göstermek için cümleyi don't have any ile tamamlayın: I want to pay, but I ____ cash with me.

Cevabı göster

don't have any

Hmm.

1:51

Hmm.

Maybe you need a job. Ton ve niyet

1:52

Belki de bir işe ihtiyacın vardır.

Ton ve niyet

Maybe you need...: bir öneriyi yumuşatmak

Maybe you need a job cümlesinin başındaki maybe, fikri olası çözümlerden biri olarak sunar. Konuşan kişi kesin bir emir vermek veya kesin konuşmak yerine bir iş edinmeyi önerir. Maybe çıkarıldığında You need a job daha doğrudan duyulur ve güçlü bir yargı gibi algılanabilir. Maybe ifadenin gücünü azaltır, ancak söylenen şey yine de bir tavsiyedir.

Alıştırma

Hangi cümle fikri bir emir veya güçlü bir yargı yerine ihtiyatlı bir öneri olarak sunar?

  1. You definitely need a warmer coat.
  2. Maybe you need a warmer coat.
  3. Put on a warmer coat now.
Cevabı göster

Maybe you need a warmer coat.

Yeah.

1:53

Evet.

I could be a waitress for Bluey. Dilbilgisi

1:54

Bluey için garsonluk yapabilirim.

Dilbilgisi

could be a waitress: olası bir rol önermek

could be a waitress ifadesinde could, garson olmayı olası bir seçenek veya geçici bir fikir olarak sunar. Burada geçmişteki bir yeteneği anlatmaz. Kalıp could be + rol şeklindedir. Could bir kiplik fiil olduğu için be yalın hâlde kalır; could to be veya could being kullanılmaz.

Alıştırma

Olası bir rol önermek için cümleyi could + be fiilinin yalın hâliyle tamamlayın: At the school fair, I ____ the ticket seller.

Cevabı göster

could be

Can you mind Polly? Kelime

1:56

Polly'ye bakar mısın?

Kelime

mind Polly?: mind fiilinin göz kulak olmak anlamı

Can you mind Polly? cümlesinde mind, Polly'ye kısa süreliğine bakmak veya göz kulak olmak anlamına gelir. Konuşan kişi bakım konusunda yardım istiyor; Polly'nin dinleyiciyi rahatsız edip etmediğini sormuyor. Bu kullanım Can you mind + kişi, hayvan veya eşya? yapısını izler. Mind'dan sonraki nesne, dinleyiciden göz kulak olması istenen şeydir.

Alıştırma

Gündelik Britanya İngilizcesinde Can you mind the dog for five minutes? ne anlama gelir?

  1. Köpeğe beş dakika bakabilir misin?
  2. Köpeğin burada olmasına itirazın var mı?
  3. Köpeği beş dakika sonra geri çağırabilir misin?
Cevabı göster

Köpeğe beş dakika bakabilir misin?

Sure.

1:57

Tabii.

Bye.

1:58

Hoşça kal.

Do you want to learn how to build a fence, Polly? Dilbilgisi

1:59

Nasıl çit yapılacağını öğrenmek ister misin, Polly?

Dilbilgisi

learn how to build a fence: learn how to + fiilin yalın hâli

learn how to build a fence ifadesinde learn'den sonraki sözcükler hangi becerinin öğrenildiğini gösterir. learn how to + fiilin yalın hâli kalıbı, bir şeyi yapmanın yöntemini veya adımlarını öğrenmek anlamına gelir. how to'dan sonra building değil, fiilin yalın hâli olan build kullanılır. Son fiil grubunu değiştirerek learn how to cook veya learn how to drive örneklerindeki gibi başka bir beceriyi belirtebilirsin.

Alıştırma

learn how to ve cook fiilini kullanarak cümleyi tamamla: Maya wants to ____ pasta for her family.

Cevabı göster

learn how to cook