Tampon Kullanmayı Bırakmalı mısınız?: İngilizce çalışma notları
AsapSCIENCE
Video özeti: Video tamponları, adet sürecini, toksik şoku, menstrüel kapları ve tıbbi araştırmaları anlatıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. “Despite being” — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: -ing biçimli ödünleme girişinin normal gerçekle tabu tepkisini nasıl karşılaştırdığını anlayıp kalıbı kullanın. 2. “is attributed to” — Kalıplaşmış ifadeler ve eşdizimler: vaka düşüşünü eğitime bağlayan resmî atfı tanıyın, kanıtlanmış doğrudan nedenden ayırın ve raporlarda kullanın. 3. “Period.” — Deyimler ve mecazlı ifadeler: adet ile “konu kapanmıştır” arasındaki çift anlamı yakalayın ve tek sözcüğün konuyu hatırlatıp savı nasıl kapattığını görün.
Bu derste
In ancient Rome, tampons were made of wool. Kalıp ifadeler
0:00Antik Roma'da tamponlar yünden yapılırdı.
made of: tanınabilir bir malzemeyi belirtmek
were made of wool ifadesinde made of, nesneyi yapmak için kullanılan malzemeyi, yani wool sözcüğünü tanıtır. Edilgen kalıp özne + be + made of + malzeme şeklindedir. Malzeme bitmiş nesnede hâlâ ayırt edilebiliyorsa be made of kullanılır. Zamanı be fiili taşır; bu nedenle were made of geçmişteki bir malzeme özelliğini anlatır.
Alıştırma
Cümleyi, tanınabilir durumda kalan bir malzemeyi belirten iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: The garden wall is ____ red bricks.
Cevabı göster
made of
The first commercial tampons were launched in the 1930s, Kelime
0:06İlk ticari tamponlar 1930'larda piyasaya sürüldü,
were launched: ürünlerin resmen piyasaya sunulması
Burada were launched, “resmen piyasaya sürüldü” anlamına gelir. Özne ticari bir ürün olduğu için launch, bir roketi uzaya gönderme veya bir gemiyi suya indirme anlamında değil, ticari anlamında kullanılmıştır. Yapı edilgendir: ürün + be + launched. Zamanı were taşır; dolayısıyla cümle, ürünün resmî olarak piyasaya ne zaman sunulduğunu bildirir.
Alıştırma
'The company launched a new reading app,' cümlesinde 'launched' ne anlama gelir?
- Uygulamanın eski bir sürümünü onardı.
- Uygulamayı resmen piyasaya sundu.
- Uygulamayı uzaya gönderdi.
Cevabı göster
Uygulamayı resmen piyasaya sundu.
and today women use up to 12,000 menstrual hygiene products per lifetime. Kalıp ifadeler
0:09ve günümüzde kadınlar yaşamları boyunca 12.000'e kadar menstrüel hijyen ürünü kullanıyor.
up to 12,000: bir üst sınır
Bu cümlede up to 12,000, yaşam boyu toplam kullanım için mümkün olan en yüksek sayıyı belirtir: sayı 12.000 veya daha düşük olabilir. Her kadının tam olarak 12.000 ürün kullandığını ya da 12.000’in ortalama olduğunu söylemez. up to + sayı kalıbı miktar, fiyat, kapasite, süre ve başka ölçülerde üst sınır belirtmek için yaygın olarak kullanılır. Tipik değerin ne olduğunu anlamak için yine de bağlamdaki kanıtlara bakmak gerekir.
Alıştırma
Bir pakette “Stores up to 200 photos.” yazıyor. Bu ne anlama gelir?
- Her zaman tam olarak 200 fotoğraf içerir.
- En fazla 200 fotoğraf saklayabilir ve bu sayı daha az olabilir.
- Ortalama 200 fotoğraf saklar.
Cevabı göster
En fazla 200 fotoğraf saklayabilir ve bu sayı daha az olabilir.
Daha iyi bir seçenek var mı? ...: ana konuyu çerçeveleyen sorular
But, önceki bilgilerden videonun ana konusuna geçişi gösterir. İlk soru alternatif arayışını başlatır, ikinci soru ise konuyu tampon kullanımıyla ilgili pratik bir karara dönüştürerek netleştirir. Bunlar konuyu çerçeveleyen sorulardır: merak uyandırır, sonraki tartışmanın neleri yanıtlaması gerektiğini düzenler ve izlenecek tartışma çizgisini haber verir. Should you stop wearing tampons? tek başına bırakma talimatı değildir; konuşmacı henüz cevabı vermemiştir.
Alıştırma
Bu bölümdeki iki sorunun temel söylem işlevi nedir?
- Tampon kullanımının hemen bırakılması gerektiğini kanıtlarlar.
- Önceki tarihle ilgisiz iki bilgi verirler.
- Sonraki açıklamada incelenecek konuları tanıtırlar.
Cevabı göster
Sonraki açıklamada incelenecek konuları tanıtırlar.
Despite being a completely normal biological process that half the population faces, Dilbilgisi
0:16Nüfusun yarısının yaşadığı tamamen normal bir biyolojik süreç olmasına rağmen,
Despite being + tümleç
Despite being bir ödünleme ilişkisi kurar: önce bir durum sunar ve böylece ana cümlenin sonucu şaşırtıcı görünür. Burada being a completely normal biological process, menstrüasyonun açıkça konuşulacağı beklentisini yaratır; ancak ana cümle bunun çoğu zaman tabu olduğunu söyler. Despite bir ilgeçtir; bu nedenle being çekimli bir fiil değil, -ing biçimidir. Bu kalıpta being'in örtük öznesi normalde ana cümlenin öznesidir: menstruation hem normal süreçtir hem de tabu olarak tanımlanan şeydir.
Alıştırma
Cümleyi burada öğretilen iki sözcüklü ödünleme yapısıyla tamamlayın: ____ only ten, Noah explained the machine clearly.
Cevabı göster
Despite being
The menstrual cycle begins every 28 days on average
0:24Adet döngüsü ortalama olarak 28 günde bir başlar
Every month in response to the reproductive hormones progesterone and estrogen, Kalıp ifadeler
0:29Her ay, üreme hormonları olan progesteron ve östrojene yanıt olarak,
in response to + uyaran
In response to, bir tepkiyi veya değişimi tetikleyen etkeni belirtir. Bu cümlede üreme hormonları uyarandır; rahim iç tabakasının büyüyüp kalınlaşması ise tepkidir. Bu ifade, ardından bir isim öbeği gelen ilgeç birimi olarak işlev görür. Bir kişinin, kuruluşun, sistemin veya bedenin bir sinyal, olay ya da koşul sonrasında nasıl değiştiğini veya harekete geçtiğini anlatmak için kullanışlıdır.
Alıştırma
Raporu, tepki olarak anlamına gelen üç sözcüklü ifadeyle tamamlayın: The library extended its hours ____ student requests.
Cevabı göster
in response to
lining of the uterus: yapay astar değil, rahmin içindeki doku
Anatomi bağlamında lining, bir organın içini kaplayan canlı doku tabakasıdır. The lining of the uterus, rahmin iç duvarındaki doku, yani rahmin iç tabakasıdır. Buradaki lining, bir ceketin ya da kutunun içindeki yapay astar değildir. Sağlık metinlerinde uterine lining daha kısa ve yaygın bir ifadedir; endometrium ise aynı dokunun tıbbi adıdır.
Alıştırma
Asıl cümlede lining of the uterus ne anlama gelir?
- Rahmin dışında gelişen olası bir gebelik
- Bir giysinin içine dikilmiş kumaş
- Rahmin içini kaplayan bir doku tabakası
Cevabı göster
Rahmin içini kaplayan bir doku tabakası
preparing for a potential pregnancy: amaç anlamı ekleyen bir -ing öbeği
Preparing for a potential pregnancy, ana fiiller olan grows ve thickens sonrasına eklenen -ing'li bir fiilimsi öbeğidir. Bu değişikliklerin amacını veya biyolojik işlevini anlatır: iç tabaka, gebelik oluşması ihtimaline karşı hazır hâle gelir. Preparing ifadesinin anlaşılması gereken öznesi the lining of the uterus'tur. Preparing çekimsiz bir biçimdir; bu yüzden grows ve thickens ile yan yana duran, zaman eki almış başka bir fiil değildir. Bu yapı, yeni ve tam bir cümlecik başlatmadan bağlantılı bir eylem, amaç veya sonuç ekleyebilir.
Alıştırma
Şu cümleyi okuyun: The roots spread through the soil, searching for water. searching for water ifadesinin anlaşılan öznesi nedir?
- Toprak
- Kökler
- Su
Cevabı göster
Kökler
progesterone drops and the thickened lining sheds. Kelime
0:39progesteron seviyesi düşer ve kalınlaşmış tabaka dökülür.
sheds: dokunun doğal olarak ayrılması
Burada sheds geçişsiz bir fiildir: doğal olarak gevşeyip ayrılan şey kalınlaşmış iç tabakanın kendisidir. Doku dökülmesini anlatır; küçük bir depo kulübesini ya da doğrudan kanama eylemini anlatmaz. Shed fiilinin bu biyolojik anlamı; bir vücut, hayvan veya bitki doğal olarak bir katmanını, hücrelerini, tüylerini, derisini ya da yapraklarını kaybettiğinde kullanılır. Dökülen madde özne olduğunda shed nesne almadan kullanılabilir.
Alıştırma
“As the wound heals, the damaged layer sheds,” cümlesinde “sheds” ne anlama gelir?
- doğal olarak ayrılıp dökülür
- kalınlaşır
- kana dönüşür
Cevabı göster
doğal olarak ayrılıp dökülür
The menstrual flow is a combination of this uterine lining
0:42Adet akışı, rahmin bu iç tabakasıyla
and blood from the arteries in your uterus,
0:45rahminizdeki atardamarlardan gelen kanın birleşimidir;
few other species ... at all: neredeyse hiçbiri
Few other species menstruate at all ifadesinde, artikelsiz few çoğul ve sayılabilen other species ismini niteler ve olumsuza yakın bir güç taşır: sayı, neredeyse hiç denecek kadar azdır. At all bu sınırlayıcı iddiayı güçlendirir ve kabaca “herhangi bir biçimde” ya da “hiç” anlamına gelir. Özelliğin ne kadar istisnai olduğunu vurgular, ancak sayıyı kelimenin tam anlamıyla sıfır yapmaz.
Alıştırma
Hangi cümle, internet sitesi yeniden açıldıktan sonra neredeyse hiç bilet kalmadığını anlatır?
- After the website reopened, several tickets remained.
- After the website reopened, a few tickets remained.
- After the website reopened, few tickets remained at all.
Cevabı göster
After the website reopened, few tickets remained at all.
primates, bats, and the adorable elephant shrew,
0:53primatlar, yarasalar ve sevimli fil fareleri hariç,
the endometrium only thickens in response to getting pregnant.
0:56endometriyum yalnızca gebeliğe yanıt olarak kalınlaşır.
as the primary method to absorb this blood,
1:05bu, kanı emmek için kullandıkları başlıca yöntemdir
in combination with: birlikte kullanım
In combination with, birlikte veya birlikte kullanılarak anlamına gelir. with edatı, ilk yöntem, madde ya da nesneyle beraber kullanılan ikinci unsuru tanıtır. Bu cümlede tamponlar temel yöntemdir; at times ise pedlerin yalnızca bazı zamanlarda ek olarak kullanıldığını gösterir. Başka durumlara aktarılabilen kalıp use A in combination with B şeklindedir.
Alıştırma
Cümleyi dersteki ifadeyle tamamlayın: The clinic uses counseling ____ medication.
Cevabı göster
in combination with
Tampons use exceptionally absorbent materials
1:10Tamponlarda son derece emici malzemeler kullanılır;
like cotton and rayon that interact strongly with water.
1:12örneğin, suyla güçlü biçimde etkileşime giren pamuk ve rayon.
And while cotton and rayon are biodegradable, Dilbilgisi
1:15Pamuk ve rayon biyolojik olarak parçalanabilir olsa da
contributing to 300 lb of waste in a woman's lifetime. Dilbilgisi
1:19bu da bir kadının yaşamı boyunca yaklaşık 136 kilogram atık oluşmasına yol açar.
while ... isn't: tekrarlamadan iki gerçeği karşılaştırmak
Bu cümlede while bir karşıtlık kurar: pamuk ve reyon biyolojik olarak parçalanabilir, ancak tamponun geri kalanı parçalanamaz. Aynı anda gerçekleşen iki olayı anlatmaz. Biodegradable tamamlayıcısı, daha önce belirtildiği ve kolayca anlaşılabildiği için isn't sözcüğünden sonra atılmıştır. Başka durumlara aktarılabilen While A is X, B isn't kalıbı tekrarı önler ve karşıt özellikleri yan yana getirir.
Alıştırma
Örnekte isn't ne anlama gelir ve while nasıl bir ilişki ifade eder?
- isn't, isn't biodegradable anlamına gelir ve while bir karşıtlık bildirir.
- Atılmış bir tamamlayıcı yoktur ve while, during the time that anlamına gelir.
- isn't, isn't made of cotton or rayon anlamına gelir ve while eş zamanlılık bildirir.
Cevabı göster
isn't, isn't biodegradable anlamına gelir ve while bir karşıtlık bildirir.
contributing to ile sonuç eklemek
Contributing to, önceki durumun yol açtığı bir etkiyi belirtir. Burada tamponun biyolojik olarak parçalanamayan kısmı, bir kadının yaşamı boyunca toplam 300 lb atık oluşmasına katkıda bulunur; ifade bir şey bağışlamak anlamına gelmez. -ing yan cümlesi, cümle sonunda ek bilgi görevi görür: konuşan kişi yeni bir cümle başlatmak yerine ana ifadenin sonucunu ekler. Bu sonucun kaynağı önceki yan cümleden açıkça anlaşılmalı ve to sözcüğünden sonra bir isim öbeği ya da -ing biçimi gelmelidir.
Alıştırma
Cümleyi dersteki iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: Poor insulation is ____ higher heating costs.
Cevabı göster
contributing to
which can lead to a rare but potentially fatal disease Kalıp ifadeler
1:28bu da nadir görülen ama ölümcül olabilen bir hastalığa yol açabilir;
lead to ile olası bir sonucu ifade etmek
Lead to, bir sonuca neden olmak ya da onu ortaya çıkarmak anlamına gelir. Burada which sözcüğünün gönderme yaptığı önceki durum, toksik şok sendromu adlı hastalığa neden olabilir; lead, birini fiziksel olarak bir yere götürmek anlamında kullanılmamıştır. Can, bu ilişkinin kesin değil olası olduğunu gösterir. Yeniden kullanılabilir can lead to + isim öbeği kalıbı; bilim, haberler ve günlük konuşmalarda olası bir sonucu açıklamayı sağlar.
Alıştırma
Cümleyi dersteki iki sözcüklü nedensellik ifadesiyle tamamlayın: Repeated exposure to loud noise can ____ hearing loss.
Cevabı göster
lead to
toxic shock syndrome: tam tıbbi ad
Toxic shock syndrome, yaşamı tehdit edebilen belirli ve nadir bir hastalığın tam adıdır. Cümlede known as hastalığın adını tanıtır; potentially fatal ise her vakanın mutlaka ölümcül olduğu değil, hastalığın ölüme yol açabileceği anlamına gelir. Üç sözcüğü tek bir tıbbi terim olarak düşünün. Burada shock, aniden şaşırma hissini değil, vücudun kan dolaşımının tehlikeli biçimde yetersiz kalmasını ifade eden tıbbi durumu anlatır.
Alıştırma
Cümlede toxic shock syndrome için hangi yorum uygundur?
- Zehirli bir şeyin yol açtığı ani şaşkınlık hissi
- Korkutucu bir olayın neden olduğu herhangi bir hastalık
- Ölümcül hâle gelebilen belirli ve nadir bir hastalık
Cevabı göster
Ölümcül hâle gelebilen belirli ve nadir bir hastalık
As menstrual blood adds neutralizing proteins to the vagina, Dilbilgisi
1:33Adet kanı vajinaya nötrleştirici proteinler ekler;
As menstrual blood adds ...: because anlamındaki As
Bu cümlenin başındaki As, ana cümledeki sonucun nedenini tanıtır. because ya da since anlamındadır: eklenen nötrleştirici proteinler, bakterileri öldürme yeteneğinin azalmasının nedeni olarak sunulur. Bu bir neden cümleciğidir; as ... as karşılaştırma kalıbı değildir. as, while ya da when anlamına da gelebilir, ancak buradaki neden-sonuç mantığı nedensel yorumu destekler.
Alıştırma
Bu cümlede vurgulanan baştaki As hangi ilişkiyi ifade eder?
- Neden: ilk cümlecik, bakterileri öldürme yeteneğinin neden azaldığını açıklar.
- Karşılaştırma: adet kanı ile vajina karşılaştırılmaktadır.
- Zaman: iki olay yalnızca aynı anda gerçekleşir.
Cevabı göster
Neden: ilk cümlecik, bakterileri öldürme yeteneğinin neden azaldığını açıklar.
more than 2,200 cases of toxic shock syndrome were reported to the CDC.
1:41CDC'ye 2.200'den fazla toksik şok sendromu vakası bildirildi.
This decrease is attributed to education about tampons, Kalıp ifadeler
1:49Bu düşüş, tamponlar hakkında bilinçlenmeye bağlanıyor;
like the need to change it at least every 8 hours, Dilbilgisi
1:52örneğin, tamponu en geç 8 saatte bir değiştirmek
and using the lowest absorbency for your flow.
1:55ve akışınıza uygun en düşük emicilik seviyesini seçmek gerektiğinin öğrenilmesine.
is attributed to: Bir Açıklamayı Temkinli Biçimde Sunmak
Bu cümlede is attributed to, bir şeyin belirli bir nedenle açıklandığının düşünüldüğünü veya bildirildiğini anlatır. Söz konusu sonuç azalmadır; eğitim ise bu sonucun açıklaması olarak sunulur. Edilgen yapı be + attributed + to + isim veya -ing biçimidir. Yazarın sonuca odaklandığı ve tek, tamamen kanıtlanmış bir neden ileri sürmek yerine temkinli bir ilişkilendirme yaptığı durumlarda yaygındır.
Alıştırma
Öne sürülen açıklamayı vermek için attribute fiilinin edilgen biçimini ve gerekli edatı kullanarak resmî rapor cümlesini tamamlayın: The decline ____ better training.
Cevabı göster
is attributed to
at least every 8 hours: Eylemler Arasındaki En Uzun Süre
Burada at least every 8 hours, tekrarlanan değiştirme işlemleri arasındaki en uzun süreyi belirler. Her sekiz saatlik dönem içinde bir veya daha fazla kez değiştirmek anlamına gelir; dolayısıyla iki değiştirme arasında sekiz saatten fazla zaman geçmemelidir. At least, nesnenin ne kadar süre yerinde kaldığını değil, eylemin ne sıklıkla yapıldığını niteler. İfade “sekiz saat veya daha uzun süre yerinde tutmak” anlamına gelmez.
Alıştırma
Bir güvenlik etiketinde “Check the filter at least every 8 hours.” yazıyor. Bu talimat neyi gerektirir?
- Her sekiz saatlik dönemde en az bir kez kontrol edin.
- Her kontrolden önce en az sekiz saat bekleyin.
- Sekiz saat boyunca aralıksız kontrol edin.
Cevabı göster
Her sekiz saatlik dönemde en az bir kez kontrol edin.
leaving you prone to further infection. Kalıp ifadeler
2:02bu da sizi başka enfeksiyonlara açık hâle getirir.
Ek bilgi getiren geçiş ifadesi On top of this,
On top of this, daha önce verilen bilgilere yeni bir nokta ekleyen, cümle düzeyinde bir geçiş ifadesidir. Burada this, daha önce ele alınan risklere gönderme yapar; ifade de kuruluk, cilt hasarı ve artan enfeksiyon riskini ekleyerek savı ilerletir. Bu ifade çoğu zaman birikme bildirir: yeni bilgi, mevcut bir sorunu, yükü veya gerekçeler bütününü daha da güçlendirir. Bu cümlede fiziksel bir konumu anlatmaz.
Alıştırma
Örnekte On top of this ne işe yarıyor?
- Daha önce belirtilen noktalara başka bir dezavantaj ekler.
- Önceki noktayla çelişen bir sonuç ortaya koyar.
- Bir nesnenin fiziksel olarak başka bir nesnenin üzerinde olduğunu gösterir.
Cevabı göster
Daha önce belirtilen noktalara başka bir dezavantaj ekler.
prone to: yatkınlık, kesinlik değil
Prone to, bir şeyden etkilenmeye yatkın veya onu yaşama olasılığı daha yüksek olmak anlamına gelir; özellikle istenmeyen durumlar için kullanılır. Örnekte kuruluk ve cilt hasarı, başka bir enfeksiyon riskini artırır; ifade enfeksiyonun kesin olarak gerçekleştiğini söylemez. leaving you prone to further infection yapısında leaving, önceki hasarın yol açtığı sonuç durumunu sunar. Yeniden kullanılabilen kalıp leave veya make + kişi/şey + prone to + isim ya da -ing biçimidir.
Alıştırma
Cümleyi, dersteki “etkilenmeye yatkın” anlamına gelen iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: Older devices may be ____ overheating in hot weather.
Cevabı göster
prone to
women spend close to $100 on tampons and pads a year,
2:04kadınlar tampon ve pedler için yılda yaklaşık 100 dolar harcıyor;
Protests have influenced governments like Canada to remove the tampon tax, Kültür
2:12Protestolar, Kanada gibi ülkelerde tampon vergisinin kaldırılmasını sağladı,
Gayriresmî bir politika adlandırması olarak tampon tax
Tampon tax, tamponlara ve çoğu zaman diğer âdet ürünlerine uygulanan satış vergisi, KDV veya benzeri bir tüketim vergisi için kullanılan gayriresmî bir kamu politikası adlandırmasıdır. Genellikle bir yasanın resmî adı tampon tax olan ayrı bir vergi oluşturduğu anlamına gelmez. Bu cümlede remove the tampon tax, söz konusu ürünlerden artık bu verginin alınmaması için vergilendirme biçimini değiştirmek demektir. Bu adlandırma, temel bir ihtiyacı lüks ürünmüş gibi vergilendirmenin adaletsiz olduğu görüşünü destekler.
Alıştırma
Bu cümlede remove the tampon tax en doğrudan ne anlama gelir?
- İlgili satış veya tüketim vergisini âdet ürünlerinden artık almamak
- Yalnızca tamponlara uygulanan yeni ve resmî bir vergi oluşturmak
- Vergi kurallarını değiştirmeden perakende fiyatını düşürmek
Cevabı göster
İlgili satış veya tüketim vergisini âdet ürünlerinden artık almamak
the high price of tampons causes girls to miss school. Dilbilgisi
2:17tamponların yüksek fiyatı yüzünden kız çocukları okula gidemiyor.
causes girls to miss school ifadesinde cause + object + to-infinitive
causes girls to miss school ifadesindeki causes, cause + kişi veya nesne + to + fiilin yalın hâli yapısını başlatır. Girls etkilenen nesnedir; to miss ise ortaya çıkan eylemi belirtir. Bu yapı, ilk olay veya koşulu sonraki eylemin nedeni olarak sunar. Burada yüksek fiyat, kız öğrencilerin okula gelmemesi sonucunu doğurur; herhangi birinin onlara bilerek okuldan uzak durmalarını emrettiği anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi cause + object + to-infinitive yapısıyla tamamlayın: The power outage ____ the store ____ close early.
Cevabı göster
caused · to
9 million girls ages 13 to 19 miss school
2:2113 ila 19 yaşlarındaki 9 milyon kız çocuğu okula gidemiyor;
or facilities to change them throughout the day.
2:26ya da gün içinde bunları değiştirebilecekleri yerler yok.
One alternative solution to tampons is a menstrual cup. Dilbilgisi
2:29Tampona alternatif çözümlerden biri adet kabıdır.
One alternative solution to X is Y: alternatif bir çözüm sunmak
One alternative solution to X is Y kalıbını, Y'yi X'in yerine kullanılabilecek başka bir seçenek olarak sunmak için kullan. Örnekte X olarak tampons, Y olarak a menstrual cup kullanılır; is, alternatifi belirli seçenekle bağlar. Alternative, kullanılabilir başka bir seçenek anlamına gelir. Bu kalıp karşılaştırma veya problem çözme amacıyla bir olasılık sunar; ancak bu seçeneğin en iyi ya da herkes için uygun olduğunu söylemez.
Alıştırma
Öneriyi One alternative solution to X is Y kalıbını tam olarak kullanarak tamamla: One ____ to long checkout lines ____ a self-service checkout system.
Cevabı göster
alternative solution · is
It's a non-absorbent reusable barrier cup that collects blood.
2:32Bu, kanı toplayan, emici olmayan ve yeniden kullanılabilen bir bariyer kabıdır.
The cost of the cup is significantly less than tampons, Dilbilgisi
2:35Bu kabın maliyeti tamponlardan çok daha düşüktür
significantly less than: belirgin ölçüde daha düşük miktar
Significantly less than, less than karşılaştırmasını güçlendirir. İlk miktarın ikinciden yalnızca biraz değil, fark edilir ya da kayda değer ölçüde daha düşük olduğunu belirtir. Burada amaçlanan karşılaştırma, menstrüel kabın maliyeti ile tamponların maliyeti arasındadır. Tekrarlanan cost anlamı than sonrasında örtük bırakılmıştır; dikkatli bir yazımda than the cost of tampons veya than that of tampons karşılaştırmayı daha açık hale getirir.
Alıştırma
Hangi cümle onarım maliyetinin değiştirme maliyetinden belirgin ölçüde daha düşük olduğunu söylüyor?
- The repair cost is slightly less than the replacement cost.
- The repair cost is the same as the replacement cost.
- The repair cost is significantly less than the replacement cost.
Cevabı göster
The repair cost is significantly less than the replacement cost.
as opposed to school or work. Kalıp ifadeler
2:44okulda veya işte değiştirmek zorunda kalmaması demektir.
as opposed to: evi okul veya işle karşılaştırmak
“As opposed to” iki seçeneği açıkça karşılaştırmak için kullanılır. Burada ürünü evde değiştirmekle okulda veya işte değiştirmeyi karşılaştırır; anlamı “okulda ya da işte değil, evde”dir. Bu ifade bir seçimi veya karşılaştırmayı düzenler; öfke, çatışma ya da güçlü bir karşı çıkma anlamı taşımaz. Genel olarak iki seçenekten hangisinin geçerli olduğunu göstermek için kullanılır.
Alıştırma
“We met at the library as opposed to at the café.” cümlesinde as opposed to ne yapıyor?
- İki yerde de buluştuğumuzu söyler.
- Kütüphane ile kafeyi karşılaştırır.
- Kütüphanenin neden açık olduğunu açıklar.
Cevabı göster
Kütüphane ile kafeyi karşılaştırır.
And it creates substantially less environmental waste.
2:46Üstelik çevreye çok daha az atık bırakır.
as their main method were given menstrual cups
2:52ana yöntem olarak kullanan kadınlara adet kabı verildi.
learning curve: menstrüel kabı öğrenmek için gereken uyum
Learning curve, yeni bir beceriye, araca veya etkinliğe alışmak için gereken uyum sürecini ve çabayı ifade eder. Bu, gerçek bir eğri değil, mecazlı bir ifadedir. Burada menstrüel kabı kullanmayı öğrenmenin başlangıçtaki zorluğunu anlatır. Cümle, bu alışma sürecinin insanların kullanmaya ve başkalarına önermeye devam etmesini engellemediğini söyler.
Alıştırma
“The new camera has a learning curve, but the controls soon feel natural.” cümlesinde learning curve ne anlama geliyor?
- Kameranın üzerindeki kıvrımlı bir çizgi
- Kameranın çekebileceği fotoğraf sayısı sınırı
- Kamerayı kullanmayı öğrenmek için gereken çaba ve uyum
Cevabı göster
Kamerayı kullanmayı öğrenmek için gereken çaba ve uyum
reproductive diseases, STIs, and endometriosis using their menstrual blood.
3:09üreme sistemi hastalıklarını, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonları ve endometriozisi adet kanlarıyla takip edebilecek.
diagnostic tests: okul sınavı değil, tıbbi tanı testleri
Burada diagnostic tests, bir hastalığı veya başka bir sağlık durumunu saptamaya ya da belirlemeye yardımcı olabilecek kanıtları toplamak için tasarlanan tıbbi testler anlamına gelir. Test sözcüğü okulda öğrenilenleri ölçen bir sınavı değil, sağlıkla ilgili bir inceleme veya analizi ifade eder. Bu cümledeki are developing ve monitor early signs ifadeleri, önerilen ev tipi testlerin hâlâ geliştirilmekte olduğunu ve uyarı işaretlerini izleyeceğini gösterir. İfade, tek bir test sonucunun kesin tanı sağlayacağını vaat etmez.
Alıştırma
Örnekteki diagnostic tests ifadesine en uygun yorum hangisidir?
- Öğrencilerin öğrendiklerini ölçen okul sınavları.
- Sağlık durumlarını saptamaya veya belirlemeye yardımcı olması amaçlanan tıbbi testler.
- Bir hastalığı ortaya çıkar çıkmaz iyileştiren tedaviler.
Cevabı göster
Sağlık durumlarını saptamaya veya belirlemeye yardımcı olması amaçlanan tıbbi testler.
monitor early signs of: uyarı işaretlerini sürekli takip etmek
Monitor early signs of, bir durumun olası erken göstergelerini tekrar tekrar veya düzenli olarak gözlemlemek anlamına gelir. Monitor devam eden bir süreci anlatır; early signs of ise izlenen uyarı işaretlerini belirtir. İfade, durumu bir kez saptamak veya kesin olarak teşhis etmek anlamına gelmez. Gözlemler, daha fazla inceleme gerektiğini gösterebilir.
Alıştırma
Cümleyi “olası erken göstergeleri tekrar tekrar takip etmek” anlamındaki dört sözcüklü ifadeyle tamamlayın: The clinic uses weekly check-ins to ____ complications.
Cevabı göster
monitor early signs of
are more powerful than those found in bone marrow. Dilbilgisi
3:15kemik iliğinde bulunanlardan daha güçlüdür.
çoğul bir karşılaştırmada those found in bone marrow
Bu karşılaştırmada those, çoğul sayılabilen stem cells adının yerini alır. İnsanları veya bone marrow ifadesini değil, kök hücreleri belirtir ve ad öbeğinin tekrar edilmesini önler. Geçmiş zaman ortaç öbeği found in bone marrow, those sözcüğünü niteler ve which are found in bone marrow ile aynı işlevi görür. “Çoğul ad + karşılaştırma biçimi + than those + niteleyici” kalıbı, iki çoğul grubu paralel ve açık biçimde karşılaştırır.
Alıştırma
Resmî bir karşılaştırmada tekrarlanan çoğul samples adının yerini doğru biçimde alan cümle hangisidir?
- The samples from the river are cleaner than those collected near the factory.
- The samples from the river are cleaner than that collected near the factory.
- The samples from the river are cleaner than them collected near the factory.
Cevabı göster
The samples from the river are cleaner than those collected near the factory.
These stem cells can differentiate into nine different types of cells, Kelime
3:18Bu kök hücreler dokuz farklı hücre türüne dönüşebilir;
biyolojide differentiate into
Burada differentiate into, özelleşmemiş bir durumdan belirli bir hücre türüne doğru gelişmek anlamına gelir. into nine different types of cells ifadesi bu gelişim sürecinin sonuçlarını belirtir. Bu, biyolojiye özgü teknik bir kullanımdır. Yeniden kullanılabilecek kalıp “hücre veya organizma + differentiate into + ortaya çıkan tür” biçimindedir; öznenin neye dönüştüğünü anlatır, iki şeyin nasıl ayırt edildiğini değil.
Alıştırma
Biyolojik gelişimi ifade etmek için cümleyi differentiate ve doğru edatla tamamlayın: During early development, these cells can ____ nerve cells.
Cevabı göster
differentiate into
meaning period blood might provide a potentially unlimited,
3:22bu da adet kanının potansiyel olarak sınırsız,
source of stem cells for regenerative medicine.
3:29bir kök hücre kaynağı olarak rejeneratif tıpta kullanılabileceği anlamına gelir.
İğrenç ve tabudan normale, oradan da potansiyel olarak hayat kurtarıcı olana
“from X to Y to Z” kalıbı üç değerlendirmeyi aşamalı bir ilerleyiş olarak sıralar. Burada “gross and taboo”, “normal” ve “potentially lifesaving”; reddetmeden kabullenmeye, ardından tıbbi değeri fark etmeye doğru ilerler. Bu kalıp, yerler arasında gerçek bir hareketi anlatmaz. Önceki aşamaları tek bir dizide özetleyerek sonucun bütün savı gözden geçirmesini ve bakış açısındaki değişimi belirginleştirmesini sağlar.
Alıştırma
Tekrarlanan bağlayıcıyı kullanarak üç aşamalı ilerleyişi tamamlayın: The proposal went from being ignored ____ being debated ____ being widely adopted.
Cevabı göster
to · to
pretty cool: gündelik bir beğeni ifadesi
“Pretty cool” ifadesinde “pretty”, “oldukça” veya “epey” anlamına gelen gündelik bir derece zarfıdır; “cool” ise beğeni bildirir. İfade bir bütün olarak reglin oldukça ilginç, etkileyici veya takdire değer olduğunu söyler. Burada iki sözcük de yaygın gerçek anlamıyla kullanılmaz: “pretty” güzel bir dış görünüşü anlatmaz, “cool” da düşük sıcaklığı ifade etmez. Bu ifade, bilimsel sonuca hafif ve konuşma diline yakın bir ton kazandırır.
Alıştırma
“The new planetarium is pretty cool,” cümlesindeki “pretty cool” gündelik konuşmada büyük olasılıkla ne anlama gelir?
- Çekicidir ve fiziksel olarak soğuktur.
- Sıcaklığı biraz düşüktür.
- Oldukça etkileyicidir.
Cevabı göster
Oldukça etkileyicidir.
“Period.”: regl ve “son söz bu”
Sondaki tek kelimelik cümlede “Period.”, “son söz bu” veya “artık tartışma yok” anlamına gelen vurgulu bir söylem ifadesidir. Önceki iddiayı güçlendirir. Önceki bölümdeki “periods” sözcüğü regl dönemlerini anlattığı için “Period.” sözcüğünün tekrarı bu isim anlamını da hatırlatır. Böylece aynı sözcük hem regl anlamını hem de bir ifadeyi kesin biçimde bitirme anlamını taşır. Kelime oyunu bu çift okumadan doğar.
Alıştırma
Bu cümlenin sonundaki “Period.” ne işe yarıyor?
- Yalnızca cümlenin sonundaki noktalama işaretinin adını söyler.
- Regl anlamına geri gönderme yapar ve aynı zamanda vurgulu biçimde “son söz bu” demektir.
- İddiayı regl sağlığıyla ilgili bir soruya dönüştürür.
Cevabı göster
Regl anlamına geri gönderme yapar ve aynı zamanda vurgulu biçimde “son söz bu” demektir.
If you want to learn interesting scientific hacks
3:37İlginç bilimsel püf noktaları öğrenmek istiyorsanız,
“check out”: “göz atmak” anlamı
Burada “check out”, ilginizi çekebilecek bir şeye bakmak, onu izlemek veya incelemek anlamına gelir. Konuşmacı izleyicileri diğer videolarına bakmaya davet ediyor. Bu, anlamı iki sözcüklük bütünün içinde bulunan bir öbek fiildir. Bu öneri bağlamında “out” fiziksel bir yönü değil, ifadenin bir parçasını oluşturur.
Alıştırma
İngilizce cümleyi bu derste vurgulanan ve “göz atmak” anlamına gelen iki sözcüklük öbek fiille tamamlayın. Arkadaşınız şöyle diyor: “You should ____ this website.”
Cevabı göster
check out
where I tackle all kinds of relationship issues Kelime
3:46bu videolarda her türlü ilişki sorununu ele alıyorum,
tackle all kinds of relationship issues: her türden ilişki sorununu ele almak
Bu ifadede tackle, bir sorunu ciddiyetle ele almak ve onunla ilgilenmek anlamına gelir. Mecazidir; birini fiziksel olarak yakalayıp yere indirmek anlamına gelmez. tackle + all kinds of relationship issues yapısı, videolarda çok çeşitli ilişki konularının ele alındığını gösterir. Tackle, aktif bir şekilde ilgilenmeyi vurgular ancak her sorunun tamamen çözüleceğini vaat etmez.
Alıştırma
'The counselor tackles relationship issues' cümlesinde tackles ne anlama gelir?
- onlarla aktif biçimde ilgilenir
- birini fiziksel olarak yakalar
- her sorunun zaten çözüldüğünü vaat eder
Cevabı göster
onlarla aktif biçimde ilgilenir
having me on the channel: beni kanala konuk olarak davet etmek
have someone on a channel kalıbı, o kişiyi kanala konuk olarak davet etmek veya kanal içeriğinde yer vermek anlamına gelir. Burada having me, Mitch'in konuşmacının görünmesini ayarladığını anlatır; have sahip olmak demek değildir. thanks for ifadesinden sonra gerund kullanılır: Thanks for having me ... On the channel ifadesi medya ortamını belirtir ve on the show ya da on the podcast gibi kullanılır.
Alıştırma
Bir podcast sunucusuna sizi konuk olarak programa aldığı için doğal biçimde teşekkür eden cümle hangisidir?
- Beni podcast'ine davet ettiğin için teşekkürler.
- Podcast'imi üzerimde tuttuğun için teşekkürler.
- Beni podcast'inin içine koyduğun için teşekkürler.
Cevabı göster
Beni podcast'ine davet ettiğin için teşekkürler.
and subscribe for more weekly science videos.
3:52ve her hafta daha fazla bilim videosu için abone olun.