Tampon Kullanmayı Bırakmalı mısınız?: İngilizce çalışma notları

AsapSCIENCE

Öğrenme zorluğu
667 kelime 180 kel/dk

Video özeti: Video tamponları, adet sürecini, toksik şoku, menstrüel kapları ve tıbbi araştırmaları anlatıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. “Despite being” — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: -ing biçimli ödünleme girişinin normal gerçekle tabu tepkisini nasıl karşılaştırdığını anlayıp kalıbı kullanın. 2. “is attributed to” — Kalıplaşmış ifadeler ve eşdizimler: vaka düşüşünü eğitime bağlayan resmî atfı tanıyın, kanıtlanmış doğrudan nedenden ayırın ve raporlarda kullanın. 3. “Period.” — Deyimler ve mecazlı ifadeler: adet ile “konu kapanmıştır” arasındaki çift anlamı yakalayın ve tek sözcüğün konuyu hatırlatıp savı nasıl kapattığını görün.

Bu derste

In ancient Rome, tampons were made of wool. Kalıp ifadeler

0:00

Antik Roma'da tamponlar yünden yapılırdı.

Kalıp ifadeler

made of: tanınabilir bir malzemeyi belirtmek

were made of wool ifadesinde made of, nesneyi yapmak için kullanılan malzemeyi, yani wool sözcüğünü tanıtır. Edilgen kalıp özne + be + made of + malzeme şeklindedir. Malzeme bitmiş nesnede hâlâ ayırt edilebiliyorsa be made of kullanılır. Zamanı be fiili taşır; bu nedenle were made of geçmişteki bir malzeme özelliğini anlatır.

Alıştırma

Cümleyi, tanınabilir durumda kalan bir malzemeyi belirten iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: The garden wall is ____ red bricks.

Cevabı göster

made of

Indonesians used vegetable fibers,

0:02

Endonezyalılar bitkisel lifler kullanırken,

and Japanese women used rolled up paper.

0:04

Japon kadınlar rulo yapılmış kâğıt kullanırdı.

The first commercial tampons were launched in the 1930s, Kelime

0:06

İlk ticari tamponlar 1930'larda piyasaya sürüldü,

Kelime

were launched: ürünlerin resmen piyasaya sunulması

Burada were launched, “resmen piyasaya sürüldü” anlamına gelir. Özne ticari bir ürün olduğu için launch, bir roketi uzaya gönderme veya bir gemiyi suya indirme anlamında değil, ticari anlamında kullanılmıştır. Yapı edilgendir: ürün + be + launched. Zamanı were taşır; dolayısıyla cümle, ürünün resmî olarak piyasaya ne zaman sunulduğunu bildirir.

Alıştırma

'The company launched a new reading app,' cümlesinde 'launched' ne anlama gelir?

  1. Uygulamanın eski bir sürümünü onardı.
  2. Uygulamayı resmen piyasaya sundu.
  3. Uygulamayı uzaya gönderdi.
Cevabı göster

Uygulamayı resmen piyasaya sundu.

and today women use up to 12,000 menstrual hygiene products per lifetime. Kalıp ifadeler

0:09

ve günümüzde kadınlar yaşamları boyunca 12.000'e kadar menstrüel hijyen ürünü kullanıyor.

Kalıp ifadeler

up to 12,000: bir üst sınır

Bu cümlede up to 12,000, yaşam boyu toplam kullanım için mümkün olan en yüksek sayıyı belirtir: sayı 12.000 veya daha düşük olabilir. Her kadının tam olarak 12.000 ürün kullandığını ya da 12.000’in ortalama olduğunu söylemez. up to + sayı kalıbı miktar, fiyat, kapasite, süre ve başka ölçülerde üst sınır belirtmek için yaygın olarak kullanılır. Tipik değerin ne olduğunu anlamak için yine de bağlamdaki kanıtlara bakmak gerekir.

Alıştırma

Bir pakette “Stores up to 200 photos.” yazıyor. Bu ne anlama gelir?

  1. Her zaman tam olarak 200 fotoğraf içerir.
  2. En fazla 200 fotoğraf saklayabilir ve bu sayı daha az olabilir.
  3. Ortalama 200 fotoğraf saklar.
Cevabı göster

En fazla 200 fotoğraf saklayabilir ve bu sayı daha az olabilir.

But is there a better option? Anlatım akışı

0:13

Peki daha iyi bir seçenek var mı?

Should you stop wearing tampons?

0:14

Tampon kullanmayı bırakmalı mısınız?

Anlatım akışı

Daha iyi bir seçenek var mı? ...: ana konuyu çerçeveleyen sorular

But, önceki bilgilerden videonun ana konusuna geçişi gösterir. İlk soru alternatif arayışını başlatır, ikinci soru ise konuyu tampon kullanımıyla ilgili pratik bir karara dönüştürerek netleştirir. Bunlar konuyu çerçeveleyen sorulardır: merak uyandırır, sonraki tartışmanın neleri yanıtlaması gerektiğini düzenler ve izlenecek tartışma çizgisini haber verir. Should you stop wearing tampons? tek başına bırakma talimatı değildir; konuşmacı henüz cevabı vermemiştir.

Alıştırma

Bu bölümdeki iki sorunun temel söylem işlevi nedir?

  1. Tampon kullanımının hemen bırakılması gerektiğini kanıtlarlar.
  2. Önceki tarihle ilgisiz iki bilgi verirler.
  3. Sonraki açıklamada incelenecek konuları tanıtırlar.
Cevabı göster

Sonraki açıklamada incelenecek konuları tanıtırlar.

Despite being a completely normal biological process that half the population faces, Dilbilgisi

0:16

Nüfusun yarısının yaşadığı tamamen normal bir biyolojik süreç olmasına rağmen,

menstruation is often taboo.

0:21

adet görmek çoğu zaman tabu kabul ediliyor.

Dilbilgisi

Despite being + tümleç

Despite being bir ödünleme ilişkisi kurar: önce bir durum sunar ve böylece ana cümlenin sonucu şaşırtıcı görünür. Burada being a completely normal biological process, menstrüasyonun açıkça konuşulacağı beklentisini yaratır; ancak ana cümle bunun çoğu zaman tabu olduğunu söyler. Despite bir ilgeçtir; bu nedenle being çekimli bir fiil değil, -ing biçimidir. Bu kalıpta being'in örtük öznesi normalde ana cümlenin öznesidir: menstruation hem normal süreçtir hem de tabu olarak tanımlanan şeydir.

Alıştırma

Cümleyi burada öğretilen iki sözcüklü ödünleme yapısıyla tamamlayın: ____ only ten, Noah explained the machine clearly.

Cevabı göster

Despite being

The menstrual cycle begins every 28 days on average

0:24

Adet döngüsü ortalama olarak 28 günde bir başlar

and repeats from puberty to menopause.

0:27

ve ergenlikten menopoza kadar tekrarlanır.

Every month in response to the reproductive hormones progesterone and estrogen, Kalıp ifadeler

0:29

Her ay, üreme hormonları olan progesteron ve östrojene yanıt olarak,

the lining of the uterus grows and thickens Kelime

0:33

rahmin iç tabakası büyüyüp kalınlaşır

preparing for a potential pregnancy. Dilbilgisi

0:35

ve olası bir gebeliğe hazırlanır.

Kalıp ifadeler

in response to + uyaran

In response to, bir tepkiyi veya değişimi tetikleyen etkeni belirtir. Bu cümlede üreme hormonları uyarandır; rahim iç tabakasının büyüyüp kalınlaşması ise tepkidir. Bu ifade, ardından bir isim öbeği gelen ilgeç birimi olarak işlev görür. Bir kişinin, kuruluşun, sistemin veya bedenin bir sinyal, olay ya da koşul sonrasında nasıl değiştiğini veya harekete geçtiğini anlatmak için kullanışlıdır.

Alıştırma

Raporu, tepki olarak anlamına gelen üç sözcüklü ifadeyle tamamlayın: The library extended its hours ____ student requests.

Cevabı göster

in response to

Kelime

lining of the uterus: yapay astar değil, rahmin içindeki doku

Anatomi bağlamında lining, bir organın içini kaplayan canlı doku tabakasıdır. The lining of the uterus, rahmin iç duvarındaki doku, yani rahmin iç tabakasıdır. Buradaki lining, bir ceketin ya da kutunun içindeki yapay astar değildir. Sağlık metinlerinde uterine lining daha kısa ve yaygın bir ifadedir; endometrium ise aynı dokunun tıbbi adıdır.

Alıştırma

Asıl cümlede lining of the uterus ne anlama gelir?

  1. Rahmin dışında gelişen olası bir gebelik
  2. Bir giysinin içine dikilmiş kumaş
  3. Rahmin içini kaplayan bir doku tabakası
Cevabı göster

Rahmin içini kaplayan bir doku tabakası

Dilbilgisi

preparing for a potential pregnancy: amaç anlamı ekleyen bir -ing öbeği

Preparing for a potential pregnancy, ana fiiller olan grows ve thickens sonrasına eklenen -ing'li bir fiilimsi öbeğidir. Bu değişikliklerin amacını veya biyolojik işlevini anlatır: iç tabaka, gebelik oluşması ihtimaline karşı hazır hâle gelir. Preparing ifadesinin anlaşılması gereken öznesi the lining of the uterus'tur. Preparing çekimsiz bir biçimdir; bu yüzden grows ve thickens ile yan yana duran, zaman eki almış başka bir fiil değildir. Bu yapı, yeni ve tam bir cümlecik başlatmadan bağlantılı bir eylem, amaç veya sonuç ekleyebilir.

Alıştırma

Şu cümleyi okuyun: The roots spread through the soil, searching for water. searching for water ifadesinin anlaşılan öznesi nedir?

  1. Toprak
  2. Kökler
  3. Su
Cevabı göster

Kökler

However,

0:37

Ancak,

if pregnancy doesn't occur,

0:37

gebelik gerçekleşmezse

progesterone drops and the thickened lining sheds. Kelime

0:39

progesteron seviyesi düşer ve kalınlaşmış tabaka dökülür.

Kelime

sheds: dokunun doğal olarak ayrılması

Burada sheds geçişsiz bir fiildir: doğal olarak gevşeyip ayrılan şey kalınlaşmış iç tabakanın kendisidir. Doku dökülmesini anlatır; küçük bir depo kulübesini ya da doğrudan kanama eylemini anlatmaz. Shed fiilinin bu biyolojik anlamı; bir vücut, hayvan veya bitki doğal olarak bir katmanını, hücrelerini, tüylerini, derisini ya da yapraklarını kaybettiğinde kullanılır. Dökülen madde özne olduğunda shed nesne almadan kullanılabilir.

Alıştırma

“As the wound heals, the damaged layer sheds,” cümlesinde “sheds” ne anlama gelir?

  1. doğal olarak ayrılıp dökülür
  2. kalınlaşır
  3. kana dönüşür
Cevabı göster

doğal olarak ayrılıp dökülür

The menstrual flow is a combination of this uterine lining

0:42

Adet akışı, rahmin bu iç tabakasıyla

and blood from the arteries in your uterus,

0:45

rahminizdeki atardamarlardan gelen kanın birleşimidir;

which is a unique trait

0:47

bu da benzersiz bir özelliktir,

as few other species menstruate at all. Dilbilgisi

0:48

çünkü başka çok az tür adet görür.

Dilbilgisi

few other species ... at all: neredeyse hiçbiri

Few other species menstruate at all ifadesinde, artikelsiz few çoğul ve sayılabilen other species ismini niteler ve olumsuza yakın bir güç taşır: sayı, neredeyse hiç denecek kadar azdır. At all bu sınırlayıcı iddiayı güçlendirir ve kabaca “herhangi bir biçimde” ya da “hiç” anlamına gelir. Özelliğin ne kadar istisnai olduğunu vurgular, ancak sayıyı kelimenin tam anlamıyla sıfır yapmaz.

Alıştırma

Hangi cümle, internet sitesi yeniden açıldıktan sonra neredeyse hiç bilet kalmadığını anlatır?

  1. After the website reopened, several tickets remained.
  2. After the website reopened, a few tickets remained.
  3. After the website reopened, few tickets remained at all.
Cevabı göster

After the website reopened, few tickets remained at all.

In every other mammal other than humans,

0:51

İnsanlar dışındaki tüm diğer memelilerde,

primates, bats, and the adorable elephant shrew,

0:53

primatlar, yarasalar ve sevimli fil fareleri hariç,

the endometrium only thickens in response to getting pregnant.

0:56

endometriyum yalnızca gebeliğe yanıt olarak kalınlaşır.

During menstruation,

0:59

Adet sırasında,

30 to 90 ml of fluid is lost,

1:00

30 ila 90 ml sıvı kaybedilir

and 81% of women use tampons

1:03

ve kadınların %81'i tampon kullanır;

as the primary method to absorb this blood,

1:05

bu, kanı emmek için kullandıkları başlıca yöntemdir

at times in combination with pads. Kalıp ifadeler

1:07

ve bazen pedlerle birlikte tercih edilir.

Kalıp ifadeler

in combination with: birlikte kullanım

In combination with, birlikte veya birlikte kullanılarak anlamına gelir. with edatı, ilk yöntem, madde ya da nesneyle beraber kullanılan ikinci unsuru tanıtır. Bu cümlede tamponlar temel yöntemdir; at times ise pedlerin yalnızca bazı zamanlarda ek olarak kullanıldığını gösterir. Başka durumlara aktarılabilen kalıp use A in combination with B şeklindedir.

Alıştırma

Cümleyi dersteki ifadeyle tamamlayın: The clinic uses counseling ____ medication.

Cevabı göster

in combination with

Tampons use exceptionally absorbent materials

1:10

Tamponlarda son derece emici malzemeler kullanılır;

like cotton and rayon that interact strongly with water.

1:12

örneğin, suyla güçlü biçimde etkileşime giren pamuk ve rayon.

And while cotton and rayon are biodegradable, Dilbilgisi

1:15

Pamuk ve rayon biyolojik olarak parçalanabilir olsa da

the rest of the tampon isn't,

1:18

tamponun geri kalanı parçalanamaz;

contributing to 300 lb of waste in a woman's lifetime. Dilbilgisi

1:19

bu da bir kadının yaşamı boyunca yaklaşık 136 kilogram atık oluşmasına yol açar.

Dilbilgisi

while ... isn't: tekrarlamadan iki gerçeği karşılaştırmak

Bu cümlede while bir karşıtlık kurar: pamuk ve reyon biyolojik olarak parçalanabilir, ancak tamponun geri kalanı parçalanamaz. Aynı anda gerçekleşen iki olayı anlatmaz. Biodegradable tamamlayıcısı, daha önce belirtildiği ve kolayca anlaşılabildiği için isn't sözcüğünden sonra atılmıştır. Başka durumlara aktarılabilen While A is X, B isn't kalıbı tekrarı önler ve karşıt özellikleri yan yana getirir.

Alıştırma

Örnekte isn't ne anlama gelir ve while nasıl bir ilişki ifade eder?

  1. isn't, isn't biodegradable anlamına gelir ve while bir karşıtlık bildirir.
  2. Atılmış bir tamamlayıcı yoktur ve while, during the time that anlamına gelir.
  3. isn't, isn't made of cotton or rayon anlamına gelir ve while eş zamanlılık bildirir.
Cevabı göster

isn't, isn't biodegradable anlamına gelir ve while bir karşıtlık bildirir.

Dilbilgisi

contributing to ile sonuç eklemek

Contributing to, önceki durumun yol açtığı bir etkiyi belirtir. Burada tamponun biyolojik olarak parçalanamayan kısmı, bir kadının yaşamı boyunca toplam 300 lb atık oluşmasına katkıda bulunur; ifade bir şey bağışlamak anlamına gelmez. -ing yan cümlesi, cümle sonunda ek bilgi görevi görür: konuşan kişi yeni bir cümle başlatmak yerine ana ifadenin sonucunu ekler. Bu sonucun kaynağı önceki yan cümleden açıkça anlaşılmalı ve to sözcüğünden sonra bir isim öbeği ya da -ing biçimi gelmelidir.

Alıştırma

Cümleyi dersteki iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: Poor insulation is ____ higher heating costs.

Cevabı göster

contributing to

The materials also provide an environment

1:23

Bu malzemeler aynı zamanda

that the bacteria Staphylococcus like,

1:25

Staphylococcus bakterilerinin sevdiği bir ortam sağlar;

which can lead to a rare but potentially fatal disease Kalıp ifadeler

1:28

bu da nadir görülen ama ölümcül olabilen bir hastalığa yol açabilir;

known as toxic shock syndrome. Kelime

1:31

bu hastalık toksik şok sendromu olarak bilinir.

Kalıp ifadeler

lead to ile olası bir sonucu ifade etmek

Lead to, bir sonuca neden olmak ya da onu ortaya çıkarmak anlamına gelir. Burada which sözcüğünün gönderme yaptığı önceki durum, toksik şok sendromu adlı hastalığa neden olabilir; lead, birini fiziksel olarak bir yere götürmek anlamında kullanılmamıştır. Can, bu ilişkinin kesin değil olası olduğunu gösterir. Yeniden kullanılabilir can lead to + isim öbeği kalıbı; bilim, haberler ve günlük konuşmalarda olası bir sonucu açıklamayı sağlar.

Alıştırma

Cümleyi dersteki iki sözcüklü nedensellik ifadesiyle tamamlayın: Repeated exposure to loud noise can ____ hearing loss.

Cevabı göster

lead to

Kelime

toxic shock syndrome: tam tıbbi ad

Toxic shock syndrome, yaşamı tehdit edebilen belirli ve nadir bir hastalığın tam adıdır. Cümlede known as hastalığın adını tanıtır; potentially fatal ise her vakanın mutlaka ölümcül olduğu değil, hastalığın ölüme yol açabileceği anlamına gelir. Üç sözcüğü tek bir tıbbi terim olarak düşünün. Burada shock, aniden şaşırma hissini değil, vücudun kan dolaşımının tehlikeli biçimde yetersiz kalmasını ifade eden tıbbi durumu anlatır.

Alıştırma

Cümlede toxic shock syndrome için hangi yorum uygundur?

  1. Zehirli bir şeyin yol açtığı ani şaşkınlık hissi
  2. Korkutucu bir olayın neden olduğu herhangi bir hastalık
  3. Ölümcül hâle gelebilen belirli ve nadir bir hastalık
Cevabı göster

Ölümcül hâle gelebilen belirli ve nadir bir hastalık

As menstrual blood adds neutralizing proteins to the vagina, Dilbilgisi

1:33

Adet kanı vajinaya nötrleştirici proteinler ekler;

which is normally more acidic,

1:36

normalde daha asidik olan vajinanın

its ability to kill bacteria is reduced.

1:37

bakterileri öldürme yeteneği böylece azalır.

Dilbilgisi

As menstrual blood adds ...: because anlamındaki As

Bu cümlenin başındaki As, ana cümledeki sonucun nedenini tanıtır. because ya da since anlamındadır: eklenen nötrleştirici proteinler, bakterileri öldürme yeteneğinin azalmasının nedeni olarak sunulur. Bu bir neden cümleciğidir; as ... as karşılaştırma kalıbı değildir. as, while ya da when anlamına da gelebilir, ancak buradaki neden-sonuç mantığı nedensel yorumu destekler.

Alıştırma

Bu cümlede vurgulanan baştaki As hangi ilişkiyi ifade eder?

  1. Neden: ilk cümlecik, bakterileri öldürme yeteneğinin neden azaldığını açıklar.
  2. Karşılaştırma: adet kanı ile vajina karşılaştırılmaktadır.
  3. Zaman: iki olay yalnızca aynı anda gerçekleşir.
Cevabı göster

Neden: ilk cümlecik, bakterileri öldürme yeteneğinin neden azaldığını açıklar.

In 1983,

1:40

1983'te,

more than 2,200 cases of toxic shock syndrome were reported to the CDC.

1:41

CDC'ye 2.200'den fazla toksik şok sendromu vakası bildirildi.

But by 1997,

1:46

Ancak 1997'ye gelindiğinde

there were only five cases.

1:48

yalnızca beş vaka vardı.

This decrease is attributed to education about tampons, Kalıp ifadeler

1:49

Bu düşüş, tamponlar hakkında bilinçlenmeye bağlanıyor;

like the need to change it at least every 8 hours, Dilbilgisi

1:52

örneğin, tamponu en geç 8 saatte bir değiştirmek

and using the lowest absorbency for your flow.

1:55

ve akışınıza uygun en düşük emicilik seviyesini seçmek gerektiğinin öğrenilmesine.

Kalıp ifadeler

is attributed to: Bir Açıklamayı Temkinli Biçimde Sunmak

Bu cümlede is attributed to, bir şeyin belirli bir nedenle açıklandığının düşünüldüğünü veya bildirildiğini anlatır. Söz konusu sonuç azalmadır; eğitim ise bu sonucun açıklaması olarak sunulur. Edilgen yapı be + attributed + to + isim veya -ing biçimidir. Yazarın sonuca odaklandığı ve tek, tamamen kanıtlanmış bir neden ileri sürmek yerine temkinli bir ilişkilendirme yaptığı durumlarda yaygındır.

Alıştırma

Öne sürülen açıklamayı vermek için attribute fiilinin edilgen biçimini ve gerekli edatı kullanarak resmî rapor cümlesini tamamlayın: The decline ____ better training.

Cevabı göster

is attributed to

Dilbilgisi

at least every 8 hours: Eylemler Arasındaki En Uzun Süre

Burada at least every 8 hours, tekrarlanan değiştirme işlemleri arasındaki en uzun süreyi belirler. Her sekiz saatlik dönem içinde bir veya daha fazla kez değiştirmek anlamına gelir; dolayısıyla iki değiştirme arasında sekiz saatten fazla zaman geçmemelidir. At least, nesnenin ne kadar süre yerinde kaldığını değil, eylemin ne sıklıkla yapıldığını niteler. İfade “sekiz saat veya daha uzun süre yerinde tutmak” anlamına gelmez.

Alıştırma

Bir güvenlik etiketinde “Check the filter at least every 8 hours.” yazıyor. Bu talimat neyi gerektirir?

  1. Her sekiz saatlik dönemde en az bir kez kontrol edin.
  2. Her kontrolden önce en az sekiz saat bekleyin.
  3. Sekiz saat boyunca aralıksız kontrol edin.
Cevabı göster

Her sekiz saatlik dönemde en az bir kez kontrol edin.

On top of this, Anlatım akışı

1:57

Buna ek olarak,

tampons can lead to vaginal dryness

1:59

tamponlar vajinal kuruluğa

and breakage in the skin,

2:00

ve ciltte yırtılmalara yol açabilir;

leaving you prone to further infection. Kalıp ifadeler

2:02

bu da sizi başka enfeksiyonlara açık hâle getirir.

Anlatım akışı

Ek bilgi getiren geçiş ifadesi On top of this,

On top of this, daha önce verilen bilgilere yeni bir nokta ekleyen, cümle düzeyinde bir geçiş ifadesidir. Burada this, daha önce ele alınan risklere gönderme yapar; ifade de kuruluk, cilt hasarı ve artan enfeksiyon riskini ekleyerek savı ilerletir. Bu ifade çoğu zaman birikme bildirir: yeni bilgi, mevcut bir sorunu, yükü veya gerekçeler bütününü daha da güçlendirir. Bu cümlede fiziksel bir konumu anlatmaz.

Alıştırma

Örnekte On top of this ne işe yarıyor?

  1. Daha önce belirtilen noktalara başka bir dezavantaj ekler.
  2. Önceki noktayla çelişen bir sonuç ortaya koyar.
  3. Bir nesnenin fiziksel olarak başka bir nesnenin üzerinde olduğunu gösterir.
Cevabı göster

Daha önce belirtilen noktalara başka bir dezavantaj ekler.

Kalıp ifadeler

prone to: yatkınlık, kesinlik değil

Prone to, bir şeyden etkilenmeye yatkın veya onu yaşama olasılığı daha yüksek olmak anlamına gelir; özellikle istenmeyen durumlar için kullanılır. Örnekte kuruluk ve cilt hasarı, başka bir enfeksiyon riskini artırır; ifade enfeksiyonun kesin olarak gerçekleştiğini söylemez. leaving you prone to further infection yapısında leaving, önceki hasarın yol açtığı sonuç durumunu sunar. Yeniden kullanılabilen kalıp leave veya make + kişi/şey + prone to + isim ya da -ing biçimidir.

Alıştırma

Cümleyi, dersteki “etkilenmeye yatkın” anlamına gelen iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: Older devices may be ____ overheating in hot weather.

Cevabı göster

prone to

On average,

2:04

Ortalama olarak,

women spend close to $100 on tampons and pads a year,

2:04

kadınlar tampon ve pedler için yılda yaklaşık 100 dolar harcıyor;

which are often taxed as luxury goods

2:08

bunlar çoğu zaman lüks ürün olarak vergilendiriliyor,

despite being a basic necessity.

2:10

temel ihtiyaç olmalarına rağmen.

Protests have influenced governments like Canada to remove the tampon tax, Kültür

2:12

Protestolar, Kanada gibi ülkelerde tampon vergisinin kaldırılmasını sağladı,

Kültür

Gayriresmî bir politika adlandırması olarak tampon tax

Tampon tax, tamponlara ve çoğu zaman diğer âdet ürünlerine uygulanan satış vergisi, KDV veya benzeri bir tüketim vergisi için kullanılan gayriresmî bir kamu politikası adlandırmasıdır. Genellikle bir yasanın resmî adı tampon tax olan ayrı bir vergi oluşturduğu anlamına gelmez. Bu cümlede remove the tampon tax, söz konusu ürünlerden artık bu verginin alınmaması için vergilendirme biçimini değiştirmek demektir. Bu adlandırma, temel bir ihtiyacı lüks ürünmüş gibi vergilendirmenin adaletsiz olduğu görüşünü destekler.

Alıştırma

Bu cümlede remove the tampon tax en doğrudan ne anlama gelir?

  1. İlgili satış veya tüketim vergisini âdet ürünlerinden artık almamak
  2. Yalnızca tamponlara uygulanan yeni ve resmî bir vergi oluşturmak
  3. Vergi kurallarını değiştirmeden perakende fiyatını düşürmek
Cevabı göster

İlgili satış veya tüketim vergisini âdet ürünlerinden artık almamak

but in many lower-income nations,

2:15

ancak daha düşük gelirli birçok ülkede

the high price of tampons causes girls to miss school. Dilbilgisi

2:17

tamponların yüksek fiyatı yüzünden kız çocukları okula gidemiyor.

Dilbilgisi

causes girls to miss school ifadesinde cause + object + to-infinitive

causes girls to miss school ifadesindeki causes, cause + kişi veya nesne + to + fiilin yalın hâli yapısını başlatır. Girls etkilenen nesnedir; to miss ise ortaya çıkan eylemi belirtir. Bu yapı, ilk olay veya koşulu sonraki eylemin nedeni olarak sunar. Burada yüksek fiyat, kız öğrencilerin okula gelmemesi sonucunu doğurur; herhangi birinin onlara bilerek okuldan uzak durmalarını emrettiği anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi cause + object + to-infinitive yapısıyla tamamlayın: The power outage ____ the store ____ close early.

Cevabı göster

caused · to

In South Africa,

2:20

Güney Afrika'da,

9 million girls ages 13 to 19 miss school

2:21

13 ila 19 yaşlarındaki 9 milyon kız çocuğu okula gidemiyor;

because of a lack of menstrual hygiene products

2:24

çünkü adet hijyeni ürünleri

or facilities to change them throughout the day.

2:26

ya da gün içinde bunları değiştirebilecekleri yerler yok.

One alternative solution to tampons is a menstrual cup. Dilbilgisi

2:29

Tampona alternatif çözümlerden biri adet kabıdır.

Dilbilgisi

One alternative solution to X is Y: alternatif bir çözüm sunmak

One alternative solution to X is Y kalıbını, Y'yi X'in yerine kullanılabilecek başka bir seçenek olarak sunmak için kullan. Örnekte X olarak tampons, Y olarak a menstrual cup kullanılır; is, alternatifi belirli seçenekle bağlar. Alternative, kullanılabilir başka bir seçenek anlamına gelir. Bu kalıp karşılaştırma veya problem çözme amacıyla bir olasılık sunar; ancak bu seçeneğin en iyi ya da herkes için uygun olduğunu söylemez.

Alıştırma

Öneriyi One alternative solution to X is Y kalıbını tam olarak kullanarak tamamla: One ____ to long checkout lines ____ a self-service checkout system.

Cevabı göster

alternative solution · is

It's a non-absorbent reusable barrier cup that collects blood.

2:32

Bu, kanı toplayan, emici olmayan ve yeniden kullanılabilen bir bariyer kabıdır.

The cost of the cup is significantly less than tampons, Dilbilgisi

2:35

Bu kabın maliyeti tamponlardan çok daha düşüktür

and is reusable for multiple years.

2:38

ve birkaç yıl boyunca yeniden kullanılabilir.

Dilbilgisi

significantly less than: belirgin ölçüde daha düşük miktar

Significantly less than, less than karşılaştırmasını güçlendirir. İlk miktarın ikinciden yalnızca biraz değil, fark edilir ya da kayda değer ölçüde daha düşük olduğunu belirtir. Burada amaçlanan karşılaştırma, menstrüel kabın maliyeti ile tamponların maliyeti arasındadır. Tekrarlanan cost anlamı than sonrasında örtük bırakılmıştır; dikkatli bir yazımda than the cost of tampons veya than that of tampons karşılaştırmayı daha açık hale getirir.

Alıştırma

Hangi cümle onarım maliyetinin değiştirme maliyetinden belirgin ölçüde daha düşük olduğunu söylüyor?

  1. The repair cost is slightly less than the replacement cost.
  2. The repair cost is the same as the replacement cost.
  3. The repair cost is significantly less than the replacement cost.
Cevabı göster

The repair cost is significantly less than the replacement cost.

It can also be worn for 12 hours,

2:40

Ayrıca 12 saat boyunca çıkarılmadan kullanılabilir;

meaning women can change it at home

2:42

bu da kadınların onu evde değiştirebilmesi,

as opposed to school or work. Kalıp ifadeler

2:44

okulda veya işte değiştirmek zorunda kalmaması demektir.

Kalıp ifadeler

as opposed to: evi okul veya işle karşılaştırmak

“As opposed to” iki seçeneği açıkça karşılaştırmak için kullanılır. Burada ürünü evde değiştirmekle okulda veya işte değiştirmeyi karşılaştırır; anlamı “okulda ya da işte değil, evde”dir. Bu ifade bir seçimi veya karşılaştırmayı düzenler; öfke, çatışma ya da güçlü bir karşı çıkma anlamı taşımaz. Genel olarak iki seçenekten hangisinin geçerli olduğunu göstermek için kullanılır.

Alıştırma

“We met at the library as opposed to at the café.” cümlesinde as opposed to ne yapıyor?

  1. İki yerde de buluştuğumuzu söyler.
  2. Kütüphane ile kafeyi karşılaştırır.
  3. Kütüphanenin neden açık olduğunu açıklar.
Cevabı göster

Kütüphane ile kafeyi karşılaştırır.

And it creates substantially less environmental waste.

2:46

Üstelik çevreye çok daha az atık bırakır.

In a study where women aged 19 to 40

2:49

19 ila 40 yaşındaki kadınlarla yapılan bir araştırmada,

who had previously used tampons

2:51

daha önce tamponu

as their main method were given menstrual cups

2:52

ana yöntem olarak kullanan kadınlara adet kabı verildi.

for three cycles,

2:54

Üç adet döngüsü boyunca kullandıktan sonra

and 91% said they would continue

2:56

kadınların %91'i kullanmayı sürdüreceğini

to use the cup and recommend it to others

2:58

ve kabı başkalarına tavsiye edeceğini söyledi,

despite the learning curve. Deyimler

3:00

alışma sürecine rağmen.

Deyimler

learning curve: menstrüel kabı öğrenmek için gereken uyum

Learning curve, yeni bir beceriye, araca veya etkinliğe alışmak için gereken uyum sürecini ve çabayı ifade eder. Bu, gerçek bir eğri değil, mecazlı bir ifadedir. Burada menstrüel kabı kullanmayı öğrenmenin başlangıçtaki zorluğunu anlatır. Cümle, bu alışma sürecinin insanların kullanmaya ve başkalarına önermeye devam etmesini engellemediğini söyler.

Alıştırma

“The new camera has a learning curve, but the controls soon feel natural.” cümlesinde learning curve ne anlama geliyor?

  1. Kameranın üzerindeki kıvrımlı bir çizgi
  2. Kameranın çekebileceği fotoğraf sayısı sınırı
  3. Kamerayı kullanmayı öğrenmek için gereken çaba ve uyum
Cevabı göster

Kamerayı kullanmayı öğrenmek için gereken çaba ve uyum

Period blood could also save your life.

3:01

Adet kanı hayatınızı da kurtarabilir.

Scientists are developing diagnostic tests Kelime

3:03

Bilim insanları tanı testleri geliştiriyor;

that women can use at home

3:05

kadınlar bu testleri evde kullanarak

to monitor early signs of cancer, Kalıp ifadeler

3:07

kanserin erken belirtilerini,

reproductive diseases, STIs, and endometriosis using their menstrual blood.

3:09

üreme sistemi hastalıklarını, cinsel yolla bulaşan enfeksiyonları ve endometriozisi adet kanlarıyla takip edebilecek.

Kelime

diagnostic tests: okul sınavı değil, tıbbi tanı testleri

Burada diagnostic tests, bir hastalığı veya başka bir sağlık durumunu saptamaya ya da belirlemeye yardımcı olabilecek kanıtları toplamak için tasarlanan tıbbi testler anlamına gelir. Test sözcüğü okulda öğrenilenleri ölçen bir sınavı değil, sağlıkla ilgili bir inceleme veya analizi ifade eder. Bu cümledeki are developing ve monitor early signs ifadeleri, önerilen ev tipi testlerin hâlâ geliştirilmekte olduğunu ve uyarı işaretlerini izleyeceğini gösterir. İfade, tek bir test sonucunun kesin tanı sağlayacağını vaat etmez.

Alıştırma

Örnekteki diagnostic tests ifadesine en uygun yorum hangisidir?

  1. Öğrencilerin öğrendiklerini ölçen okul sınavları.
  2. Sağlık durumlarını saptamaya veya belirlemeye yardımcı olması amaçlanan tıbbi testler.
  3. Bir hastalığı ortaya çıkar çıkmaz iyileştiren tedaviler.
Cevabı göster

Sağlık durumlarını saptamaya veya belirlemeye yardımcı olması amaçlanan tıbbi testler.

Kalıp ifadeler

monitor early signs of: uyarı işaretlerini sürekli takip etmek

Monitor early signs of, bir durumun olası erken göstergelerini tekrar tekrar veya düzenli olarak gözlemlemek anlamına gelir. Monitor devam eden bir süreci anlatır; early signs of ise izlenen uyarı işaretlerini belirtir. İfade, durumu bir kez saptamak veya kesin olarak teşhis etmek anlamına gelmez. Gözlemler, daha fazla inceleme gerektiğini gösterebilir.

Alıştırma

Cümleyi “olası erken göstergeleri tekrar tekrar takip etmek” anlamındaki dört sözcüklü ifadeyle tamamlayın: The clinic uses weekly check-ins to ____ complications.

Cevabı göster

monitor early signs of

Additionally,

3:13

Ayrıca,

stem cells found in menstrual blood

3:14

adet kanında bulunan kök hücreler

are more powerful than those found in bone marrow. Dilbilgisi

3:15

kemik iliğinde bulunanlardan daha güçlüdür.

Dilbilgisi

çoğul bir karşılaştırmada those found in bone marrow

Bu karşılaştırmada those, çoğul sayılabilen stem cells adının yerini alır. İnsanları veya bone marrow ifadesini değil, kök hücreleri belirtir ve ad öbeğinin tekrar edilmesini önler. Geçmiş zaman ortaç öbeği found in bone marrow, those sözcüğünü niteler ve which are found in bone marrow ile aynı işlevi görür. “Çoğul ad + karşılaştırma biçimi + than those + niteleyici” kalıbı, iki çoğul grubu paralel ve açık biçimde karşılaştırır.

Alıştırma

Resmî bir karşılaştırmada tekrarlanan çoğul samples adının yerini doğru biçimde alan cümle hangisidir?

  1. The samples from the river are cleaner than those collected near the factory.
  2. The samples from the river are cleaner than that collected near the factory.
  3. The samples from the river are cleaner than them collected near the factory.
Cevabı göster

The samples from the river are cleaner than those collected near the factory.

These stem cells can differentiate into nine different types of cells, Kelime

3:18

Bu kök hücreler dokuz farklı hücre türüne dönüşebilir;

Kelime

biyolojide differentiate into

Burada differentiate into, özelleşmemiş bir durumdan belirli bir hücre türüne doğru gelişmek anlamına gelir. into nine different types of cells ifadesi bu gelişim sürecinin sonuçlarını belirtir. Bu, biyolojiye özgü teknik bir kullanımdır. Yeniden kullanılabilecek kalıp “hücre veya organizma + differentiate into + ortaya çıkan tür” biçimindedir; öznenin neye dönüştüğünü anlatır, iki şeyin nasıl ayırt edildiğini değil.

Alıştırma

Biyolojik gelişimi ifade etmek için cümleyi differentiate ve doğru edatla tamamlayın: During early development, these cells can ____ nerve cells.

Cevabı göster

differentiate into

meaning period blood might provide a potentially unlimited,

3:22

bu da adet kanının potansiyel olarak sınırsız,

easily collected, inexpensive,

3:25

kolayca toplanabilen, düşük maliyetli

and without ethical dilemma

3:27

ve etik ikilem yaratmayan

source of stem cells for regenerative medicine.

3:29

bir kök hücre kaynağı olarak rejeneratif tıpta kullanılabileceği anlamına gelir.

From gross and taboo to normal Anlatım akışı

3:31

İğrenç ve tabu görülmekten normal karşılanmaya,

to potentially lifesaving,

3:33

hatta potansiyel olarak hayat kurtarmaya kadar,

periods are pretty cool. Kelime

3:34

adet dönemleri oldukça havalı.

Anlatım akışı

İğrenç ve tabudan normale, oradan da potansiyel olarak hayat kurtarıcı olana

“from X to Y to Z” kalıbı üç değerlendirmeyi aşamalı bir ilerleyiş olarak sıralar. Burada “gross and taboo”, “normal” ve “potentially lifesaving”; reddetmeden kabullenmeye, ardından tıbbi değeri fark etmeye doğru ilerler. Bu kalıp, yerler arasında gerçek bir hareketi anlatmaz. Önceki aşamaları tek bir dizide özetleyerek sonucun bütün savı gözden geçirmesini ve bakış açısındaki değişimi belirginleştirmesini sağlar.

Alıştırma

Tekrarlanan bağlayıcıyı kullanarak üç aşamalı ilerleyişi tamamlayın: The proposal went from being ignored ____ being debated ____ being widely adopted.

Cevabı göster

to · to

Kelime

pretty cool: gündelik bir beğeni ifadesi

“Pretty cool” ifadesinde “pretty”, “oldukça” veya “epey” anlamına gelen gündelik bir derece zarfıdır; “cool” ise beğeni bildirir. İfade bir bütün olarak reglin oldukça ilginç, etkileyici veya takdire değer olduğunu söyler. Burada iki sözcük de yaygın gerçek anlamıyla kullanılmaz: “pretty” güzel bir dış görünüşü anlatmaz, “cool” da düşük sıcaklığı ifade etmez. Bu ifade, bilimsel sonuca hafif ve konuşma diline yakın bir ton kazandırır.

Alıştırma

“The new planetarium is pretty cool,” cümlesindeki “pretty cool” gündelik konuşmada büyük olasılıkla ne anlama gelir?

  1. Çekicidir ve fiziksel olarak soğuktur.
  2. Sıcaklığı biraz düşüktür.
  3. Oldukça etkileyicidir.
Cevabı göster

Oldukça etkileyicidir.

Period. Deyimler

3:36

Nokta.

Deyimler

“Period.”: regl ve “son söz bu”

Sondaki tek kelimelik cümlede “Period.”, “son söz bu” veya “artık tartışma yok” anlamına gelen vurgulu bir söylem ifadesidir. Önceki iddiayı güçlendirir. Önceki bölümdeki “periods” sözcüğü regl dönemlerini anlattığı için “Period.” sözcüğünün tekrarı bu isim anlamını da hatırlatır. Böylece aynı sözcük hem regl anlamını hem de bir ifadeyi kesin biçimde bitirme anlamını taşır. Kelime oyunu bu çift okumadan doğar.

Alıştırma

Bu cümlenin sonundaki “Period.” ne işe yarıyor?

  1. Yalnızca cümlenin sonundaki noktalama işaretinin adını söyler.
  2. Regl anlamına geri gönderme yapar ve aynı zamanda vurgulu biçimde “son söz bu” demektir.
  3. İddiayı regl sağlığıyla ilgili bir soruya dönüştürür.
Cevabı göster

Regl anlamına geri gönderme yapar ve aynı zamanda vurgulu biçimde “son söz bu” demektir.

If you want to learn interesting scientific hacks

3:37

İlginç bilimsel püf noktaları öğrenmek istiyorsanız,

to minimize physical pain and emotional pain

3:39

fiziksel ve duygusal acıyı en aza indirmek için

during your period,

3:41

regl döneminde uygulayabileceğiniz yöntemleri

head over to my channel Ask Kimberly.

3:42

kanalım Ask Kimberly'de bulabilirsiniz.

Or you can check out my other videos Öbek fiiller

3:44

Ya da diğer videolarıma göz atabilirsiniz;

Öbek fiiller

“check out”: “göz atmak” anlamı

Burada “check out”, ilginizi çekebilecek bir şeye bakmak, onu izlemek veya incelemek anlamına gelir. Konuşmacı izleyicileri diğer videolarına bakmaya davet ediyor. Bu, anlamı iki sözcüklük bütünün içinde bulunan bir öbek fiildir. Bu öneri bağlamında “out” fiziksel bir yönü değil, ifadenin bir parçasını oluşturur.

Alıştırma

İngilizce cümleyi bu derste vurgulanan ve “göz atmak” anlamına gelen iki sözcüklük öbek fiille tamamlayın. Arkadaşınız şöyle diyor: “You should ____ this website.”

Cevabı göster

check out

where I tackle all kinds of relationship issues Kelime

3:46

bu videolarda her türlü ilişki sorununu ele alıyorum,

Kelime

tackle all kinds of relationship issues: her türden ilişki sorununu ele almak

Bu ifadede tackle, bir sorunu ciddiyetle ele almak ve onunla ilgilenmek anlamına gelir. Mecazidir; birini fiziksel olarak yakalayıp yere indirmek anlamına gelmez. tackle + all kinds of relationship issues yapısı, videolarda çok çeşitli ilişki konularının ele alındığını gösterir. Tackle, aktif bir şekilde ilgilenmeyi vurgular ancak her sorunun tamamen çözüleceğini vaat etmez.

Alıştırma

'The counselor tackles relationship issues' cümlesinde tackles ne anlama gelir?

  1. onlarla aktif biçimde ilgilenir
  2. birini fiziksel olarak yakalar
  3. her sorunun zaten çözüldüğünü vaat eder
Cevabı göster

onlarla aktif biçimde ilgilenir

as a relationship expert and a therapist.

3:48

bir ilişki uzmanı ve terapist kimliğimle.

Thanks to my brother Mitch

3:50

Kardeşim Mitch'e teşekkürler,

for having me on the channel, Kalıp ifadeler

3:51

beni kanalda ağırladığı için;

Kalıp ifadeler

having me on the channel: beni kanala konuk olarak davet etmek

have someone on a channel kalıbı, o kişiyi kanala konuk olarak davet etmek veya kanal içeriğinde yer vermek anlamına gelir. Burada having me, Mitch'in konuşmacının görünmesini ayarladığını anlatır; have sahip olmak demek değildir. thanks for ifadesinden sonra gerund kullanılır: Thanks for having me ... On the channel ifadesi medya ortamını belirtir ve on the show ya da on the podcast gibi kullanılır.

Alıştırma

Bir podcast sunucusuna sizi konuk olarak programa aldığı için doğal biçimde teşekkür eden cümle hangisidir?

  1. Beni podcast'ine davet ettiğin için teşekkürler.
  2. Podcast'imi üzerimde tuttuğun için teşekkürler.
  3. Beni podcast'inin içine koyduğun için teşekkürler.
Cevabı göster

Beni podcast'ine davet ettiğin için teşekkürler.

and subscribe for more weekly science videos.

3:52

ve her hafta daha fazla bilim videosu için abone olun.