Çiğ kurabiye hamuru yemek gerçekten o kadar kötü mü? - Emma Bryce: İngilizce çalışma notları
TED-Ed
Video özeti: Video, Salmonella’nın kontamine bir yumurtadan insan sindirim sistemine uzanan yolunu izliyor; bağışıklık tepkisini ve belirtileri açıklıyor, S. Typhi’nin farkını ortaya koyuyor ve kişisel önlemlerle düzenleyici tedbirleri ele alıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. Somewhere on a farm in Iowa in 2010, — Söylem, Hikâye Anlatımı ve Retorik: Bilimsel bir anlatıcının salgının neden-sonuç zincirini açmadan önce belirsiz bir yer, somut bir ortam ve tarih vererek hikâyenin koordinatlarını nasıl kurduğunu öğrenin. Bu tekniği tanıyıp kullanarak açıklamalarınızı basit bir bilgi listesi yerine adım adım izlenebilen bir olay örgüsü biçiminde sunabilirsiniz. 2. don't go down without a fight. — Deyimler ve Mecazlı İfadeler: Bu deyimin, istila edilen bağırsak hücrelerinin edilgen biçimde yenilmek yerine direnmesi anlamına geldiğini kavrayın. Savaş imgesi bağışıklık tepkisine hareket kazandırır ve bakteriyle hücreleri karşıt güçler olarak gösteren anlatımı sürdürür; ifadeyi yenilgiyi kabullenmeden direnen kişiler, takımlar veya sistemler için de kullanabilirsiniz. 3. by requiring testing on farms and before products reach shelves. — Dil Bilgisi ve Cümle Kalıpları: by ardından gelen -ing biçiminin, ülkelerin Salmonella’yı hangi yöntemle azalttığını nasıl açıkladığını görün. Bu kalıp bir sonucu, onu meydana getiren politika, prosedür veya eylemle ilişkilendirmenizi sağlar; özellikle bilim, halk sağlığı ve kamu politikası açıklamalarında kullanışlıdır.
Bu derste
Somewhere on a farm in Iowa in 2010, Anlatım akışı
0:062010 yılında Iowa'daki bir çiftlikte bir yerlerde,
Somewhere on a farm in Iowa in 2010: Önce yeri ve zamanı belirlemek
Açılış ifadesi önce Somewhere ile yeri belirsiz bırakır, ardından sahneyi Iowa'daki bir çiftliğe daraltır ve 2010 yılını ekler. Bu bilgiler a hen lays an egg ana cümlesinden önce geldiği için dinleyen kişi olaylar zincirinin nerede ve ne zaman başladığını önce öğrenir. Yer ve zamanı başta vermek yalnızca eylemin konumunu bildirmez. Açıklamayı adım adım izlenebilen bir hikâyeye dönüştürür; Somewhere ise çiftliğin tam olarak hangisi olduğunu söylemeyerek biraz merak yaratır.
Alıştırma
Vurgulanan açılış ifadesinin temel görevi nedir?
- Iowa'daki bütün çiftliklerin olayın bir parçası olduğunu iddia eder.
- Tavuğun neden yumurtladığını bilimsel olarak açıklar.
- Ana olayı sunmadan önce belirsiz bir yer, daha belirli bir ortam ve bir yıl belirler.
Cevabı göster
Ana olayı sunmadan önce belirsiz bir yer, daha belirli bir ortam ve bir yıl belirler.
this egg will be part of a massive infection event.
0:12bu yumurta devasa bir enfeksiyon olayının parçası olacak.
In just a few short weeks: Hızlı değişimi vurgulamak
Bu cümlede In just a few short weeks, yumurtanın daha büyük olayın bir parçası olmasına kadar yalnızca birkaç hafta geçeceğini belirtir. Gelecekteki bir sonuçtan söz edilirken in, bu sonuç gerçekleşmeden önceki kısa süreyi gösterir. Just ve short ifadeyi birlikte güçlendirerek zaman aralığını şaşırtıcı derecede kısa hissettirir. Bu ifade yaklaşık bir zaman ölçeği verdiği için soon kelimesinden daha belirgindir ve hikâyenin akışını hızlandırır.
Alıştırma
Yalnızca birkaç hafta geçtiğini vurgulayan bu dersteki ifadeyi eksiksiz yazın: ____, the school collected enough books to open a library.
Cevabı göster
In just a few short weeks
will fall ill: hasta hâle gelmek
Fall ill, hastalanmak veya hasta hâle gelmek demektir. Burada fall fiziksel olarak düşmek anlamına gelmez; bağlayıcı fiil görevi görür ve ill ortaya çıkan durumu anlatan sıfattır. Will ile kullanıldığında bu ifade gelecekteki bir değişimi öngörür: henüz hasta olmayan insanlar hasta hâle gelecektir.
Alıştırma
Cümleyi fall ill ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: After drinking contaminated water, two hikers ____.
Cevabı göster
fell ill
be recalled: ürünlerin güvenlik nedeniyle geri çağrılması
Ürün güvenliği bağlamında recall, bir ürün güvenli olmayabileceği veya kusurlu olabileceği için onu satıştan çekmek ya da müşterilerden ürünü iade etmelerini istemek demektir. Burada hatırlamak anlamına gelmez. Be recalled edilgen bir yapıdır: yumurtalar eylemden etkilenen taraftır. Will ile kullanılan will be recalled, geri çağırmanın gelecekte gerçekleşeceğini belirtir.
Alıştırma
Ürün güvenliği haberlerinde 'The batteries were recalled' ne anlama gelir?
- İnsanlar onlara daha önce sahip olduklarını hatırladı.
- Satıştan çekildiler veya müşterilerden onları iade etmeleri istendi.
- Onlara yeni bir marka adı verildi.
Cevabı göster
Satıştan çekildiler veya müşterilerden onları iade etmeleri istendi.
and several egg industry titans will ultimately land in jail, Deyimler
0:19ve birkaç yumurta endüstrisi devi eninde sonunda hapse girecek,
land in jail: sonunda hapse düşmek
Bu cümlede land in jail, “sonunda hapse düşmek” anlamına gelir. Land burada bir uçağın inişini anlatmaz; hapsi, önceki davranış veya olayların ortaya çıkardığı son durum olarak gösterir. Daha düz bir ifade olan go to jail ile karşılaştırıldığında land in jail, sonucu daha canlı ve öyküleyici biçimde anlatır. Ultimately ile birlikte bir sonuçlar zincirinin ulaştığı son noktayı vurgular.
Alıştırma
Hapsi nihai sonuç olarak gösteren bu dersteki ifadeyle cümleyi tamamlayın: If he keeps breaking the law, he may ____.
Cevabı göster
land in jail
all thanks to a microscopic but mighty bacterium. Kalıp ifadeler
0:23hepsi de mikroskobik ama güçlü bir bakteri sayesinde.
all thanks to: nedeni vurgulamak, bazen ironik biçimde
All thanks to, bir sonucun nedenini gösterir ve “tamamen … yüzünden/sayesinde” anlamına gelir. All, neden atfını güçlendirir: konuşan kişi bütün sonucu tek bir nedene bağlar. Sonuç olumlu olduğunda thanks to samimi olabilir. Burada ciddi olumsuz sonuçların ardından geldiği için ironiktir: bakteriye teşekkür edilmez; bakteri suçlanır veya neden olarak gösterilir.
Alıştırma
İfadeyi değerlendirin: “The trip was ruined, all thanks to the broken bus,” cümlesinde all thanks to gerçek bir minnettarlık yerine ironik biçimde neden olan şeyi suçlayabilir.
- Doğru
- Yanlış
Cevabı göster
Doğru
Salmonella infects millions worldwide each year,
0:26Salmonella her yıl dünya çapında milyonlarca insanı enfekte ederek,
Salmonella is the leading cause of hospitalizations and deaths from food poisoning. Kalıp ifadeler
0:35Salmonella, gıda zehirlenmesinden kaynaklanan hastaneye yatışların ve ölümlerin önde gelen nedenidir.
the leading cause of: ilk sıradaki neden
“the leading cause of hospitalizations and deaths” ifadesindeki “the leading cause of + isim öbeği” kalıbı, of'tan sonra belirtilen sonuç için ilk sırada yer alan nedeni anlatır. Burada leading, “en üst sıradaki” veya “en önemli” demektir; “başkalarına liderlik eden” anlamına gelmez. the belirli tanımlığı, anlaşılan bir küme veya veri kapsamı içinde bir numaralı neden iddiası oluşturur. Bu kalıp bilimsel raporlarda ve haberlerde yaygındır; bu nedenle iddia, belirtilen kapsamı karşılayan kanıtlarla desteklenmelidir.
Alıştırma
Bir rapor, hastalık nedenleri arasında yetersiz havalandırmayı ilk sıraya koyuyor. Bunu hangi cümle doğru biçimde ifade eder?
- The report says poor ventilation is the leading cause of illness.
- The report says poor ventilation is a leading cause of illness.
- The report mentions poor ventilation as a possible cause of illness.
Cevabı göster
The report says poor ventilation is the leading cause of illness.
let's follow this microbe to find out how it makes so many people sick. Anlatım akışı
0:40bu mikrobun bu kadar çok insanı nasıl hasta ettiğini öğrenmek için onu takip edelim.
Let's follow ... to find out how ...: adım adım açıklamaya yönlendirme
“Let's follow this microbe”, izleyicileri anlatıcıyla birlikte mikrobun yolunu veya sürecindeki adımları izlemeye davet eder. Burada follow yalnızca “arkasından yürümek” değil, “bir açıklama boyunca izini sürmek” anlamına da gelebilir. “To find out how ...”, bu izlemenin amacını belirtir ve açıklamanın sonraki bölümünü başlatır. Bu kalıp, izleyiciyi bir soru veya konudan bir olayın nasıl gerçekleştiğini adım adım anlatan bölüme geçirir.
Alıştırma
İzleyicileri bir sürecin nasıl işlediğini öğrenmek üzere o süreç boyunca en iyi yönlendiren cümle hangisidir?
- Let's follow the raindrop to find out how it reaches the river.
- The raindrop reached the river yesterday.
- Please follow the rules beside the river.
Cevabı göster
Let's follow the raindrop to find out how it reaches the river.
a major source of all Salmonella infections. Kalıp ifadeler
0:47tavuğun sindirim sisteminden başlıyoruz.
a major source of: önemli bir kaynağı belirtmek
a major source of + isim yapısı, ardından gelen şeyi üreten, sağlayan veya ona neden olan bir şeyi ya da onun önemli bir kökenini belirtir. Bu cümlede tavuğun sindirim sistemi, Salmonella enfeksiyonlarının önemli bir kaynağı olarak sunuluyor; source burada bilgi kaynağı anlamına gelmez. a tanımlığı, bunun olası birkaç kaynaktan biri olduğunu gösterir. Major önemli veya etkisi büyük demektir; mutlaka tek ya da en büyük kaynak olduğu anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi a major source of ile tamamlayın: Road traffic is ____ air pollution in many cities.
Cevabı göster
a major source of
Salmonella bacteria often go undetected, Kalıp ifadeler
0:50Salmonella bakterileri genellikle fark edilmez,
allowing them to spread to eggs, Dilbilgisi
0:53bu da onların yumurtalara yayılmasına olanak tanır,
go undetected: tespit edilmemek
Go undetected, bir şeyin keşfedilmemesi veya tespit edilmemesi demektir; bu sırada o şey varlığını ya da etkisini sürdürebilir. Burada bakteriler vardır, ancak kontroller onları bulmaz ve bu nedenle yayılabilirler. Bu yapıda go, undetected sıfatıyla birlikte öznenin durumunu bildiren bir bağ fiilidir; hareket anlatmaz. İfade genellikle fark edilmeyen gizli sorunları, hastalıkları, hataları veya tehditleri anlatır.
Alıştırma
Cümleyi go undetected ile tamamlayın: Without routine scans, small defects can ____ for years.
Cevabı göster
go undetected
allowing them to spread to eggs: bir sonucu gösterme
Virgülden sonraki -ing yan cümlesi allowing them to spread to eggs, ilk durumun sonucunu gösterir. Bakteriler tespit edilmediği için bu durum onların yumurtalara yayılmasını mümkün kılar. Them, Salmonella bacteria ifadesine gönderme yapar. Burada allowing, bir kişinin izin vermesi anlamına gelmez. X happens, allowing Y to happen sonuç kalıbında X, Y'nin gerçekleşebileceği koşulları oluşturur.
Alıştırma
Hangi cümlede allowing ... ilk durumun sonucunu göstermek için kullanılmıştır?
- The door was left open, allowing cold air to enter.
- The guard was allowing visitors to enter after checking their passes.
- The door was closed because cold air had entered.
Cevabı göster
The door was left open, allowing cold air to enter.
either through the developing yolk or by passing through feces, Dilbilgisi
0:55gelişmekte olan yumurta sarısı yoluyla veya dışkıdan geçerek,
either through ... or by ...: iki olası yolu bağlama
Either ... or ... iki alternatif yolu birbirine bağlar. İlk bölüm through the developing yolk, ikinci bölüm ise by passing through feces ifadesidir. İkisi de bakterilerin nasıl yayılabileceği fikrini tamamlar. İki bölüm farklı biçimler kullanır: through + isim öbeği ve by + -ing öbeği. Ancak cümlede aynı görevi görürler. Paralel seçeneklerin sözcük kalıplarının tamamen aynı olması değil, dil bilgisel görevlerinin eşleşmesi gerekir.
Alıştırma
Cümleyi either through ... or by ... kalıbıyla tamamlayın: You can register ____ the app ____ calling the front desk.
Cevabı göster
either through · or by
Salmonella-laden feces: -laden ile kurulmuş birleşik sıfat
Salmonella-laden, Salmonella ile -laden unsurunu birleştiren birleşik bir sıfattır. Salmonella-laden feces ifadesinde, Salmonella taşıyan veya Salmonella içeren dışkı anlamına gelir. İfade bütünüyle feces'ten önce gelir ve onu niteler; bu yüzden laden cümlenin ana fiili değildir. Genel olarak X-laden, X ile dolu veya X taşıyan anlamına gelir. Çoğu zaman X'in önemli miktarda olduğunu ya da zararlı veya ağır bir yük oluşturduğunu ima eder. Bu yapı resmî haberlerde, bilimsel ve açıklayıcı metinlerde yaygındır.
Alıştırma
Hangi cümlede isimden önce X-laden birleşik sıfatı doğal biçimde kullanılmıştır?
- The household was laden to debt and postponed its move.
- The debt-laden household postponed its move.
- The household carrying heavy debt postponed its move.
Cevabı göster
The debt-laden household postponed its move.
food-linked outbreaks: birleşik niteleyici
causing various food-linked outbreaks ifadesinde food-linked, outbreaks isminden önce gelen birleşik bir sıfattır. Gıdayla ilişkili veya gıdayla bağlantılı anlamına gelir; buradaki linked ana fiil değildir. Kısa çizgi food ile linked'i tek bir niteleyicide birleştirir. Genel olarak, isimden önce gelen noun-linked yapısı, isimden sonra linked to noun ile ifade edilebilecek bir ilişkiyi kısaltır. Örneğin pollution-linked illnesses, kirlilikle ilişkili hastalıklar demektir.
Alıştırma
Hangi cümlede food-linked outbreaks ile aynı noun-linked yapısı kullanılmıştır?
- The report described several pollution-linked illnesses near the factory.
- The report described several pollution-linked to illnesses near the factory.
- The report described several illnesses linked to pollution near the factory.
Cevabı göster
The report described several pollution-linked illnesses near the factory.
chicken meat can be exposed to intestinal Salmonella during processing. Dilbilgisi
1:11tavuk eti işleme sırasında bağırsak Salmonellasına maruz kalabilir.
can be exposed to: bir risk kaynağıyla olası temas
can be exposed to yapısında can olasılık bildirir, be exposed ise edilgendir: özne, to'dan sonra gelen şeyle temas etme ihtimali bulunan taraftır. Bu cümlede etkilenen şey tavuk eti, risk kaynağı ise bağırsaktaki Salmonella bakterisidir. Sağlık ve güvenlik bağlamlarında be exposed to, çoğu zaman istemeden bir şeyle temas etmek anlamına gelir. Olası bir bulaşma veya zarar yolunu anlatır; bir şeyi sergilemek anlamına gelmez ve enfeksiyonun ya da yaralanmanın kesinlikle gerçekleştiğini söylemez.
Alıştırma
can ve expose fiilinin edilgen biçimini kullanarak cümleyi tamamlayın: Without gloves, workers ____ dangerous chemicals.
Cevabı göster
can be exposed to
the microbe can survive extreme cold, wet, and dry conditions.
1:18mikrop aşırı soğuk, ıslak ve kuru koşullarda hayatta kalabilir.
On its journey from farm to plate: gıda zinciri boyunca izlenen yol
From farm to plate, tüm gıda zincirini iki uç noktada özetler: farm üretimi, plate ise gıdanın tüketicilere ulaşıp yenildiği aşamayı temsil eder. Yalnızca fiziksel hareketi değil, işleme, taşıma, depolama, satış ve hazırlama aşamalarını da kapsayabilir. On its journey, mikroba bir yolcu rolü verir. Bu kişileştirme, cümleyi mikrobun hareket edip hayatta kalabildiği aşamalara göre düzenler; mikrobun yolculuk etmeyi seçtiği anlamına gelmez.
Alıştırma
Bu tür bir gıda güvenliği cümlesinde On its journey from farm to plate ne işe yarar?
- Mikrobun yalnızca birbirine yakın iki çiftlik arasında yolculuk ettiği anlamına gelir.
- Bir tabak üzerindeki çiftlik resimlerini anlatır.
- Birinin mutfaktan tek bir tabak taşıdığını söyler.
- Gıda üretiminden yenmesine kadar bütün yol boyunca gerçekleşen hareketi çerçeveler.
Cevabı göster
Gıda üretiminden yenmesine kadar bütün yol boyunca gerçekleşen hareketi çerçeveler.
Salmonella reveals its true talents for survival. Deyimler
1:25Salmonella hayatta kalma konusundaki gerçek yeteneklerini ortaya çıkarır.
once it moves into a human body: zamansal bir eşiği sonuca bağlamak
Buradaki once, “o noktaya gelindiğinde” veya “bir şey gerçekleştikten sonra” anlamına gelen bir bağlaçtır; “bir kez” anlamındaki sıklık zarfı değildir. once it moves into a human body yan cümlesi zamansal bir eşik belirler ve ana cümledeki ifadeye geçiş sağlar. once + özne + fiil yapısını, bir aşama değişikliğini ardından gelen sonuca bağlamak için kullanabilirsiniz. İlk olay tamamlandığında veya koşul gerçekleştiğinde ana cümledeki sonuç meydana gelebilir.
Alıştırma
Hangi cümlede once, bir olayın ardından gelen sonucu tetiklediğini göstermek için kullanılmıştır?
- The sensor detects smoke once, and the alarm sounds.
- Before the sensor detects smoke, the alarm sounds.
- Although the sensor detects smoke, the alarm sounds.
- Once the sensor detects smoke, the alarm sounds.
Cevabı göster
Once the sensor detects smoke, the alarm sounds.
reveals its true talents: hayatta kalma yeteneğini kişileştirmek
reveals its true talents ifadesinde anlatıcı, Salmonella’yı gizli becerileri olan bir insan gibi betimler. İfade, en güçlü hayatta kalma özelliklerinin açıkça ortaya çıktığı anlamına gelir; talents sözcüğü gerçek değil, mecaz anlamdadır. Bu kişileştirme, biyolojik bir süreci canlı bir hikâyeye dönüştürür. Bilim içeriklerinde reveal its talents gibi ifadeler, bir organizmanın veya sistemin neler yapabildiğini vurgulayabilir; ancak onun düşündüğünü veya insana özgü niyetleri olduğunu ileri sürmez.
Alıştırma
Bu cümlede reveals its true talents ne anlama gelir?
- Salmonella’nın hayatta kalma yetenekleri tamamen belirgin hâle gelir.
- Salmonella bütün hayatta kalma yeteneklerini gizler.
- Salmonella insan vücudundan bir yetenek öğrenir.
- Salmonella insanlara sanatsal bir yetenek sergiler.
Cevabı göster
Salmonella’nın hayatta kalma yetenekleri tamamen belirgin hâle gelir.
İlk engeli anlatan bir mecaz olarak The first hurdle
Bu cümlede The first hurdle, aşılması gereken ilk büyük engel anlamına gelir. Hurdle sözcüğü gerçek anlamıyla bir yarıştaki engeli belirtir; burada ise mideyi bakterilerin karşılaştığı ilk zorluk olarak gösteren bir mecazdır. first sözcüğü açıklamayı art arda gelen zorluklar şeklinde düzenler ve dinleyiciyi sürecin ilerleyen kısmındaki başka engellere hazırlar.
Alıştırma
Cümleyi dersteki üç sözcüklük ifadeyle tamamlayın: For the new club, finding a meeting room was ____.
Cevabı göster
the first hurdle
most bacterial invaders are killed off by stomach acid. Öbek fiiller
1:31çoğu bakteriyel istilacı mide asidi tarafından öldürülür.
Bir grubun çoğunu veya tamamını yok etmek için killed off
Kill off, bir grubun tamamını veya büyük bir bölümünü öldürerek grubu büyük ölçüde azaltmak ya da yok etmek anlamına gelen bir öbek fiildir. Off, fiilin bütününün bir parçasıdır ve fiziksel bir yön belirtmez. are killed off yapısında edilgen çatı most bacterial invaders ifadesini öne çıkarırken by stomach acid bunların yok olmasına neyin neden olduğunu belirtir.
Alıştırma
Hangi cümle, bir grubun büyük bölümünün yok edildiğini göstermek için kill off ifadesini en açık biçimde kullanır?
- Most of the beetles moved to another field.
- The farmer killed one beetle with a shovel.
- The pesticide killed off most of the beetle population.
Cevabı göster
The pesticide killed off most of the beetle population.
But Salmonella cells can detect acidic conditions,
1:34Ancak Salmonella hücreleri asidik koşulları algılayabilir,
which triggers the production of acid shock proteins. Kalıp ifadeler
1:38bu da asit şok proteinlerinin üretimini tetikler.
triggers the production of: üretim sürecini başlatmak
Burada triggers the production of, bir etkenin bir şeyin üretilme sürecini başlattığını anlatır. Asidik koşullar, hücrelerin asit şoku proteinleri üretme sürecini başlatır; trigger burada mecazidir ve fiziksel olarak tetiği çekme eylemini ifade etmez. Yeniden kullanılabilir kalıp trigger(s) the production of + isim şeklindedir. Bir koşulun veya olayın biyolojik, kimyasal ya da endüstriyel bir süreci başlattığı neden-sonuç açıklamalarında kullanışlıdır.
Alıştırma
Işığın pigment üretimini başlattığını göstermek için cümleyi hedef ifadeyle tamamlayın: Bright light ____ this pigment.
Cevabı göster
triggers the production of
These molecules shield the bacteria from damage just long enough for it to pass into the intestines. Dilbilgisi
1:41Bu moleküller, bağırsağa geçmesine yetecek kadar süre boyunca bakteriyi hasardan korur.
just long enough for ... to ...: ancak yeterli bir süre
Bu cümlede just long enough for it to pass into the intestines, korumanın yalnızca bu geçiş için gereken süre boyunca devam ettiğini anlatır. Just, payın çok az olduğunu vurgular: süre yeterlidir ama gerekenden uzun değildir. Yeniden kullanılabilir kalıp eylem veya durum + just long enough + for + kişi ya da şey + to + fiil şeklindedir. For öbeği, mastardaki eylemi kimin veya neyin yaptığını belirtir; burada it, bağırsaklara geçen şeydir.
Alıştırma
Gücün yalnızca gereken en kısa süre boyunca devam ettiğini göstermek için cümleyi hedef yapıyla tamamlayın: The backup battery lasted ____ the files to finish uploading.
Cevabı göster
just long enough for
Salmonella then faces the next gauntlet, Deyimler
1:47Salmonella daha sonra bir sonraki zorlukla yüzleşir,
faces the next gauntlet: bir sonraki zorlu sınavlar dizisiyle yüzleşmek
Burada faces the next gauntlet, “başka bir dizi zorlu sınav veya tehlikeyle yüzleşmek zorunda” anlamına gelir. Gauntlet mecazidir; bir eldiveni değil, aşılması gereken çetin bir süreci ifade eder. Next sözcüğü bu tehlikeyi önceki engellere bağlar ve süreci birbiri ardına gelen aşamalar olarak sunar. Başka bağlamlarda face the gauntlet, sürekli baskı, eleştiri veya sınavlarla yüzleşmeyi de anlatabilir.
Alıştırma
Bu cümlede faces the next gauntlet ne anlama geliyor?
- Başka bir fiziksel konuma gitmek zorundadır.
- Başka bir koruyucu eldiven giymek zorundadır.
- Başka bir dizi zorlu sınavla yüzleşmek zorundadır.
Cevabı göster
Başka bir dizi zorlu sınavla yüzleşmek zorundadır.
as intestinal cells swiftly unleash microbe-destroying immune cells.
1:49çünkü bağırsak hücreleri mikropları yok eden bağışıklık hücrelerini hızla serbest bırakır.
the bacteria detect these changes with in-built sensors.
1:55bakteriler bu değişiklikleri yerleşik sensörlerle algılar.
clusters of adaptive genes that launch the next phase of attack.
2:03saldırının bir sonraki aşamasını başlatan adaptif gen kümeleri.
Embedded within ... are ...: konumu başa alan devrik yapı
Bu yan cümlede özne-fiil devrikliği kullanılır. Normal sözcük dizilişi Pathogenicity islands are embedded within Salmonella's genome. şeklindedir. Embedded within Salmonella's genome başa alınmış bir ortaç öbeğidir; çoğul isim öbeği pathogenicity islands öznedir ve bu nedenle fiil are biçimindedir. Konumun ve durumun önce verilmesi, yeni unsur adlandırılmadan önce bir çerçeve oluşturur. Bu bilgi sıralaması resmî bilimsel betimlemelerde yaygındır ve yazarın bilinen bir konumdan yeni bilgiye geçmesine yardımcı olur.
Alıştırma
“Hidden beneath the floor are several old coins” cümlesinin normal sözcük dizilişini hangisi verir?
- Several old coins are hidden beneath the floor.
- Several old coins are beneath a hidden floor.
- The floor is hidden beneath several old coins.
Cevabı göster
Several old coins are hidden beneath the floor.
pathogenicity islands: hastalık oluşturmayla ilişkili gen bölgeleri
Pathogenicity islands, yani patojenite adaları terimi, bir mikroorganizmanın genomunda bulunan ve hastalık oluşturmayla ilişkili gen gruplarını içeren bölgeleri ifade eder. Buradaki islands, coğrafi adalar değil, birbirinden ayrılan DNA parçaları anlamındadır. Ardından gelen clusters of adaptive genes ad öbeği, eş görevli bir açıklamadır: teknik terimi daha basit sözlerle yeniden ifade eder ve bu genleri saldırının bir sonraki aşamasıyla ilişkilendirir.
Alıştırma
Bu cümlede pathogenicity islands nedir?
- Bir mikroorganizmanın genomunda hastalık oluşturmayla bağlantılı gen gruplarını içeren bölgeler
- Zararlı bakterilerin yaşadığı gerçek adalar
- Bakterilerin hücrelerinin dışında oluşturduğu tek tek iğneler
Cevabı göster
Bir mikroorganizmanın genomunda hastalık oluşturmayla bağlantılı gen gruplarını içeren bölgeler
They signal the construction of a specialized system that resembles a needle and syringe. Anlatım akışı
2:07Bunlar iğne ve şırıngaya benzeyen özelleşmiş bir sistemin inşasının sinyalini verir.
that resembles a needle and syringe: benzetme kurmak
That resembles a needle and syringe, a specialized system ifadesini niteleyen bir ilgi cümleciğidir. Teknik ad öbeğinin ardından tanıdık bir görüntü sunarak dinleyicinin yabancı bir yapıyı gözünde canlandırmasına yardımcı olur. Burada resembles, “görünüş veya tasarım bakımından benzerdir” anlamına gelir. Bu karşılaştırma bir benzetmedir; sistem gerçek anlamda tıbbi bir iğne ve şırınga değildir. “Tanıdık olmayan bir şey + that resembles + tanıdık bir şey” kalıbı bilimi açık biçimde anlatmak için kullanışlıdır.
Alıştırma
Benzetmeyi resemble fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: The camera has a lens that ____ a human eye.
Cevabı göster
resembles
it injects molecules called effector proteins into the intestinal cells, Dilbilgisi
2:13efektör proteinler adı verilen molekülleri bağırsak hücrelerine enjekte eder,
called effector proteins: önceki ismin adını belirtme
called effector proteins ifadesinde geçmiş zaman ortacıyla kurulan öbek, molecules sözcüğünden sonra gelir ve bu moleküllerin adını belirtir. Yapı, molecules that are called effector proteins şeklinde genişletilebilir. noun + called + name kalıbı, özellikle açıklayıcı metinlerde bir terimi kısa yoldan tanıtır. Burada called, “olarak bilinen” anlamındadır; “telefonla aranmış” anlamında değildir.
Alıştırma
Hangi cümlede bir ismin ardından called kullanılarak o ismin adı doğru biçimde tanıtılmıştır?
- The telescope detected called particles cosmic rays.
- The telescope detected particles calling cosmic rays.
- The telescope detected particles called cosmic rays.
Cevabı göster
The telescope detected particles called cosmic rays.
causing them to change their structure and swallow up the Salmonella. Notlar
2:18yapılarını değiştirmelerine ve Salmonella'yı yutmalarına neden olur.
causing them to change ... and swallow up ...: sonucu ifade etme
causing them to ... biçimindeki -ing yan cümleciği önceki cümleciğe bağlanır ve enjeksiyonun sonucunu belirtir. Tek başına tam bir ana cümle oluşturmaz. Them, intestinal cells ifadesine gönderme yapar. Kalıp cause + object + to + verb şeklindedir. Tek bir to, birbirine bağlanan change ve swallow up fiillerini birlikte başlatır; böylece hücreler sonuç olarak iki eylemi de gerçekleştirir.
Alıştırma
Hangi cümlede bir sonucu göstermek için causing + object + to + verb kalıbı doğru kullanılmıştır?
- The chemical softens the shell, causing to it break open.
- The chemical softens the shell, causing it to break open.
- The chemical softens the shell, causes it to break open.
Cevabı göster
The chemical softens the shell, causing it to break open.
swallow up: tamamen içine almak
Bu cümlede swallow up, “Salmonella'yı tamamen içeri almak” anlamına gelir. Özne hücrelerdir; dolayısıyla ifade bir insanın yiyecek yutmasını değil, hücrelerin bakteriyi içine almasını anlatır. Swallow up öbek fiilinde up, eylemin tamamlandığı hissini güçlendirir: bakteriler hücrelerin içinde bütünüyle çevrelenir. Aynı sonuç anlamı, bir şeyin tamamen yutulduğu, kaplandığı veya emildiği durumları da anlatabilir.
Alıştırma
Cümleyi “tamamen yutmak veya kaplamak” anlamındaki iki sözcüklü öbek fiille tamamlayın: By sunset, the flood had ____ the entire field.
Cevabı göster
swallowed up
Salmonella can then exploit the cell machinery to replicate and spread. Kelime
2:23Salmonella daha sonra çoğalmak ve yayılmak için hücre mekanizmasından yararlanabilir.
exploit the cell machinery: hücrenin sistemlerini kendi yararı için kullanmak
Burada exploit the cell machinery, Salmonella'nın çoğalıp yayılabilmesi için hücrenin iç işleyiş sistemlerini kullanması anlamına gelir. Exploit, bakterilerin zaten konak hücreye ait olan kaynaklardan kendi amaçları için yararlandığını gösterir. Cell machinery, hücre içinde maddeleri üreten, taşıyan ve kontrol eden moleküler sistemleri anlatan yaygın bir biyoloji benzetmesidir. Gerçek metal makineler anlamına gelmez.
Alıştırma
Bu cümlede exploit the cell machinery ne anlama gelir? A virus can exploit the cell machinery to make copies of itself.
- Hücrenin iç sistemlerini kendi yararı için kullanır.
- Hücrenin içinde metal makineler yapar.
- Hücrenin normal çalışabilmesi için onu onarır.
Cevabı göster
Hücrenin iç sistemlerini kendi yararı için kullanır.
But these invaded intestinal cells don't go down without a fight. Deyimler
2:28Ancak bu istila edilmiş bağırsak hücreleri savaşmadan pes etmezler.
don't go down without a fight: savaşmadan yenilmemek
not go down without a fight deyimi, yenilgiyi ya da başarısızlığı kolayca kabullenmek yerine güçlü biçimde direnmek demektir. Buradaki go down, aşağı doğru hareket etmek değil, yenilmek ya da işlevini yitirmek anlamındadır. Cümle, istilaya uğrayan bağırsak hücrelerini savaşçılar gibi gösterir. Bakteriler hücrelere girdikten sonra bile hücreler savunma başlatır. Bu deyim, bir tehdide direnen kişiler, takımlar, kuruluşlar veya başka varlıklar için de kullanılabilir.
Alıştırma
The local library won't go down without a fight cümlesi ne anlama gelir?
- Yenilgiyi kolayca kabullenmek yerine güçlü biçimde direnecekler.
- Her türlü anlaşmazlıktan kaçınıp teslim olacaklar.
- Savaşmadan önce daha aşağı bir yere gidecekler.
Cevabı göster
Yenilgiyi kolayca kabullenmek yerine güçlü biçimde direnecekler.
As soon as this breach begins, they release cytokines, Dilbilgisi
2:31Bu ihlal başlar başlamaz sitokinleri salgılarlar,
As soon as this breach begins: bu istila başlar başlamaz
As soon as, hemen ... olduğunda veya ... olur olmaz anlamına gelen bir zaman bağlacıdır. As soon as this breach begins yan cümlesi tetikleyici olayı belirler; ana cümle ise hemen gerçekleşen şeyi, yani hücrelerin sitokin salgılamasını anlatır. Buradaki this breach, bakterilerin bağırsak hücrelerine girmesini ifade eder. As soon as + olay, ana eylem kalıbı, bir süreçte hemen gerçekleşen adımı göstermek için kullanışlıdır. Bu, karşılaştırma bildiren as ... as kalıbı değildir.
Alıştırma
Cümleyi, olur olmaz anlamına gelen iki sözcüklü zaman bağlacıyla tamamlayın: ____ the sensor detects smoke, the alarm sounds.
Cevabı göster
As soon as
chemical messengers that prompt the immune system to launch into action. Kalıp ifadeler
2:35bağışıklık sistemini harekete geçmeye teşvik eden kimyasal haberciler.
prompt A to launch into action: A'yı hızla harekete geçirmek
Bu cümlede prompt, “birinin ya da bir şeyin harekete geçmesine neden olmak veya onu teşvik etmek” anlamında bir fiildir. Kalıp prompt + nesne + to-infinitive şeklindedir: kimyasal haberciler bağışıklık sisteminin tepki vermesini sağlar. Vurgulanan sözlerin hemen ardından action gelir ve birlikte launch into action tam ifadesini oluşturur. Bu ifade “hızlı ve güçlü biçimde harekete geçmek” demektir; yani bir sinyalin sistemi etkin bir tepkiye geçirdiğini anlatır.
Alıştırma
Cümleyi prompt fiilinin geçmiş zaman biçimi ve mastar işaretleyicisiyle tamamlayın: The sudden outage ____ the engineers ____ launch into action.
Cevabı göster
prompted · to
Fleets of white blood cells seek out and destroy Salmonella microbes and infected cells. Kalıp ifadeler
2:40Beyaz kan hücresi filoları Salmonella mikroplarını ve enfekte olmuş hücreleri arayıp yok eder.
seek out and destroy: kasıtlı arama ve yok etme
Seek out and destroy, aynı nesneleri paylaşan iki sıralı fiil öbeğini birleştirir: Salmonella mikropları ve enfekte hücreler. Seek out, belirli bir hedefe tesadüfen rastlamak değil, onu kasıtlı biçimde aramak demektir; destroy ise bulunan hedefe karşı uygulanan güçlü ortadan kaldırma eylemini belirtir. Bu ifade bir askerî görev gücüne sahiptir. Burada beyaz kan hücrelerini zararlı hedefleri bulup ortadan kaldıran düzenli savunucular olarak göstermek için mecazlı biçimde kullanılır.
Alıştırma
Hangi cümle kasıtlı bir aramanın ardından hedefin yok edilmesini anlatır?
- The security program happens to notice a harmless file.
- The security program searches for malicious files but does not remove them.
- The security program seeks out and destroys malicious files.
Cevabı göster
The security program seeks out and destroys malicious files.
This inflammatory response is also what leads to symptoms like abdominal pains and fever. Dilbilgisi
2:45Bu enflamatuar yanıt aynı zamanda karın ağrısı ve ateş gibi semptomlara yol açan şeydir.
is also what leads to: nedeni öne çıkarma
Bu cümlede is also what leads to, iltihaplanma tepkisini belirtilerin kaynağı olarak sunar. X is what leads to Y kalıbı, Y'den sorumlu olan unsur olarak X'i özellikle öne çıkarır. Also, bu neden-sonuç ilişkisinin X hakkında eklenen başka bir nokta olduğunu gösterir. Buradaki what soru sözcüğü değildir. Bir şey veya etken anlamı verir ve what leads to symptoms yan cümlesini başlatır. lead to ifadesinden sonra sonuç gelir.
Alıştırma
Vurgulanan neden odaklı kalıpla cümleyi tamamlayın: A faulty sensor ____ the false alarm.
Cevabı göster
is what leads to
And it further damages the breached intestinal cells,
2:51Ve ihlal edilen bağırsak hücrelerine daha fazla zarar vererek,
limiting their usual ability to absorb water. Dilbilgisi
2:54suyu emme konusundaki olağan yeteneklerini sınırlar.
limiting their usual ability to absorb water: sonuç ekleme
Virgülden sonra gelen limiting their usual ability to absorb water, bir -ing ortaç yan cümlesidir. Önceki eylemin sonucunu ekler: bağırsak hücrelerinin zarar görmesi, su emme yeteneklerini azaltır. Limiting ikinci bir ana yüklem değildir. Başka durumlarda da kullanılabilen kalıp ana cümle, limiting + iyelik biçimi + ability to + fiilin yalın hâli şeklindedir. Their, intestinal cells ifadesine gönderme yapar; usual ise hücrelerin normalde sahip olduğu yeteneği anlatır.
Alıştırma
Parantez içindeki sözcükleri ve limiting + iyelik biçimi + ability to sonuç kalıbını kullanın: The eye injury blurred her vision, ____. (limit / her / ability / drive safely)
Cevabı göster
limiting her ability to drive safely
whatever is in the digestive tract gets released in watery diarrhea. Dilbilgisi
2:57sindirim sisteminde ne varsa sulu bir ishal olarak dışarı atılır.
whatever is in ... gets released: özne yan cümlesi ve edilgen sonuç
whatever is in the digestive tract ifadesinde whatever, soru sözcüğü olan what değil, “orada bulunan herhangi bir şey” ya da “orada bulunan her şey” anlamındadır. Yan cümlenin tamamı, ne olduğu özellikle belirtilmeyen içeriği adlandırır ve cümlenin öznesi olur. Gets released, get + geçmiş zaman ortacı yapısını kullanan edilgen bir ifadedir ve bu içeriğe ne olduğunu anlatır. Whatever yan cümlesi tek bir özne birimi olarak işlev gördüğü için, içerik birçok şeyi kapsayabilse de fiil tekil biçimde gets olur.
Alıştırma
Hangi cümlede whatever yan cümlesi tam özne olarak kullanılmış ve ardından bu öznenin edilgen sonucu verilmiştir?
- We will recycle whatever is left in the container.
- What is left in the container?
- Whatever is left in the container gets recycled.
Cevabı göster
Whatever is left in the container gets recycled.
While this inflammatory response may feel unpleasant, Dilbilgisi
3:01Bu enflamatuar yanıt hoş olmayan bir his verebilse de,
it effectively purges Salmonella from the body within 2 to 7 days for most people,
3:04çoğu insan için Salmonella'yı 2 ila 7 gün içinde vücuttan etkili bir şekilde temizler,
While ... may ..., it effectively ...: ana görüşten önce ödünleme
Buradaki While, zaman ilişkisi değil ödünleme ilişkisi kurar. İlk yan cümle bir olumsuz yönü kabul eder: iltihabi tepki rahatsız edici gelebilir. Ana cümle daha sonra bununla karşıtlık oluşturan ve daha önemli olan sonucu verir: Salmonella bakterisini vücuttan etkili biçimde temizler. While A may ..., B ... kalıbı, ikisi de doğru olan iki yönü dengeli biçimde sunmaya yardım eder. May, A’yı herkesin aynı şekilde yaşadığı bir durum olarak değil, bir olasılık olarak gösterir; B ise ana iddiayı taşır. It zamiri this inflammatory response ifadesine gönderme yapar.
Alıştırma
Hangi cümle örnekteki while sözcüğünün ödünleme anlamını en doğru biçimde yeniden ifade eder?
- Because the response feels unpleasant, it cannot remove the bacteria.
- The response removes the bacteria only while it feels unpleasant.
- Although the response may feel unpleasant, it effectively removes the bacteria.
Cevabı göster
Although the response may feel unpleasant, it effectively removes the bacteria.
without the need for antibiotics: antibiyotiğe gerek kalmadan
“Without the need for antibiotics”, az önce açıklanan sonucun elde edilmesi için antibiyotik gerekmediği anlamına gelir. without the need for + isim yapısı bir şeyi, koşulu veya adımı gereksiz olarak gösterir. Bu cümlede tedaviyle ilgili ifade “for most people” ile sınırlandırılmıştır. Salmonella enfeksiyonlarında antibiyotiğe hiçbir zaman ihtiyaç duyulmadığı anlamına gelmez.
Alıştırma
Cümleyi hedef ifadeyle tamamlayın: The report can be downloaded ____ special software.
Cevabı göster
without the need for
But there are times when a Salmonella infection may require more treatment. Dilbilgisi
3:11Ancak Salmonella enfeksiyonunun daha fazla tedavi gerektirebileceği zamanlar vardır.
there are times when ... may require more: bazen daha fazlası gerekebilir
“There are times when”, olağan düzene uymayan zamanları veya durumları anlatır. Burada times belirli saatleri değil durumları ifade eder; when sonrasındaki yan cümle de bu durumlarda neler olabileceğini açıklar. Yapı may require ile birlikte kullanıldığında, bunun her seferinde olduğunu veya ne sıklıkla gerçekleştiğini söylemeden olası bir istisnayı kabul eder. Bu cümlede tıbbi açıklamayı kesin değil, temkinli hâle getirir.
Alıştırma
Bu cümlede there are times when ... may ... yapısı ne işe yarıyor?
- Her enfeksiyonun daha fazla tedavi gerektirdiğini söyler.
- İstisnaların ortaya çıkabileceğini kabul eder.
- Tedavinin kesin saatini verir.
Cevabı göster
İstisnaların ortaya çıkabileceğini kabul eder.
can lead to severe + sonuç: olası ciddi bir sonucu ifade etmek
can lead to severe dehydration ifadesinde lead to, “bir sonuç doğurmak” veya “bir sonuca yol açmak” anlamına gelir. Birini bir yere götürmek anlamında kullanılmaz. Lead to ifadesinden sonra sonuç gelir; severe ise bu sonucun ne kadar ciddi olduğunu belirtir. Can, dehidrasyonu kesin değil, olası bir sonuç olarak sunar. can lead to + ciddi sonuç yapısı; bir hastalığın, davranışın veya sürecin zararlı bir sonuca nasıl dönüşebileceğini açıklamak için kullanışlıdır.
Alıştırma
Olası ciddi bir sonucu anlatmak için lead to ifadesini doğru kullanan cümle hangisidir?
- Not drinking enough water can lead at severe dehydration.
- Not drinking enough water can lead to severe dehydration.
- Not drinking enough water can lead severe dehydration.
Cevabı göster
Not drinking enough water can lead to severe dehydration.
Salmonella can continue to spread through the body, Dilbilgisi
3:22Salmonella vücuda yayılmaya devam edebilir,
Kapsam sınırlayıcısı olarak in some unusual cases
In some unusual cases, cümlenin başında yer alan ve ardından gelen bilginin kapsamını sınırlayan bir ifadedir. Sonraki her şeyin tüm Salmonella enfeksiyonlarına değil, olağan düzenin dışında kalan belirli bir vaka grubuna uygulandığını belirtir. Bu tür temkinli çerçeveleme tıbbi ve bilimsel açıklamalarda yaygındır. Konuşmacının ciddi bir olasılıktan söz ederken bunu normal veya kesin bir sonuç gibi sunmamasını sağlar.
Alıştırma
Doğru mu, yanlış mı? “In some unusual cases, the battery may overheat,” cümlesindeki ifade, her pilin aşırı ısınacağı anlamına gelir.
- Yanlış
- Doğru
Cevabı göster
Yanlış
continue to spread ..., hiding ..., invading ..., and even poisoning ... ile aşamalı ilerleyiş
Temel fiil öbeği can continue to spread through the body ifadesidir. Virgüllerle ayrılan hiding ..., invading ... ve poisoning ... yapıları, paralel -ing yan cümlecikleridir. Salmonella'nın yayılırken neler yaptığını açıklarlar; birbirinden bağımsız üç tam cümle değildirler. Liste saklanmadan organ ve dokulara girmeye, ardından kanı zehirlemeye doğru giderek ağırlaşır. and even sözleri, son ayrıntının daha ciddi ve kaygı verici bir aşama olduğunu gösterir. Benzer uzun cümlelerde önce temel eylemi bulun, sonra aynı biçimdeki -ing yapılarını bu eylemi adım adım açıklayan ayrıntılar olarak birlikte değerlendirin.
Alıştırma
Hangi cümle, süren tek bir süreci paralel -ing yapılarıyla açar ve son sonucu vurgular?
- The wildfire continued to spread east, burning fields, closing roads, and even threatening the town.
- The wildfire continued spreading east, to burn fields, closing roads, and even threaten the town.
- The wildfire continued to spread east, burned fields, closing roads, and even threatened the town.
Cevabı göster
The wildfire continued to spread east, burning fields, closing roads, and even threatening the town.
These cases occur if a person is infected by a rare but powerful type of Salmonella,
3:30Bu vakalar, bir kişi nadir görülen ancak güçlü bir Salmonella türü ile enfekte olduğunda ortaya çıkar,
S. Typhi: S., Salmonella anlamına gelir
S. Typhi, kısaltılmış bir bilimsel addır. S., Salmonella sözcüğünü temsil eder; Typhi ise bu belirli türü tanımlar. Bu cümlede ad, tifo hastalığıyla ilişkili Salmonella türünü belirtir. S. Typhi ifadesini bir kişinin adı ya da günlük bir kısaltma olarak değil, bir bakterinin adı olarak okuyun.
Alıştırma
Bu cümlede S. Typhi neyi ifade eder?
- Salmonella enfeksiyonlarını tedavi eden bir ilaç
- Bir bilim insanının adı
- Tifo hastalığıyla ilişkili belirli bir Salmonella türü
Cevabı göster
Tifo hastalığıyla ilişkili belirli bir Salmonella türü
Unlike other strains, ...: karşılaştırma başlatma
Unlike other strains, cümlenin başında yer alan bir karşılaştırma öbeğidir. Okura S. Typhi ile diğer suşları karşılaştırmasını söyler; ardından ana cümle farkı belirtir: S. Typhi tavukları enfekte etmez. Burada unlike, ardından other strains isim öbeği gelen bir edattır. Sevmemek anlamına gelen bir fiil değildir. Yeniden kullanılabilen kalıp Unlike + isim öbeği, ana cümle biçimindedir.
Alıştırma
Hangi cümle karşılaştırma başlatmak için unlike sözcüğünü bir isim öbeğinden önce doğru biçimde kullanıyor?
- Unlike her brother, Mia enjoys early mornings.
- Unlike to her brother, Mia enjoys early mornings.
- Unlike her brother is, Mia enjoys early mornings.
Cevabı göster
Unlike her brother, Mia enjoys early mornings.
mainly via poor sanitation and untreated drinking water. Kelime
3:42esasen zayıf sanitasyon ve arıtılmamış içme suyu yoluyla.
spreads from person to person: insanlar arasında bulaşma
Spreads from person to person, bir şeyin insanlar arasında tekrar tekrar aktarılması anlamına gelir. Bu cümlede enfeksiyonun nasıl bulaştığını anlatır; belirli iki kişi arasındaki tek bir hareketi anlatmaz. from + tekil isim + to + aynı tekil isim kalıbı, bir grubun üyeleri arasındaki hareketi veya yayılmayı gösterir. Aynı kalıp bilginin from person to person aktarılmasını ya da bir değişimin from town to town yayılmasını da anlatabilir.
Alıştırma
Cümleyi from + tekil person + to + tekil person kalıbıyla tamamlayın: The rumor spread ____ through the school.
Cevabı göster
from person to person
mainly via ...: ana yol veya kanalı belirtmek
Mainly via ... ifadesi “bir yol, kanal veya araç olarak başlıca ... yoluyla” anlamına gelir. Burada via, poor sanitation ve untreated drinking water ifadelerini hastalığın yayıldığı başlıca koşullar ve kanallar olarak tanıtır. Via bir edattır; bu yüzden ardından bir isim veya isim öbeği gelir. Mainly, bunların başlıca yollar olduğunu, ancak tek yollar olmak zorunda olmadığını belirtir.
Alıştırma
Hangi cümlede via bir kanalı göstermek için doğal biçimde kullanılmıştır?
- The update happened via Monday.
- The update was located via the office.
- The update was sent via email.
Cevabı göster
The update was sent via email.
Although it's uncommon in many parts of the world, Dilbilgisi
3:46Dünyanın birçok yerinde nadir görülmesine rağmen,
Although ..., still ...: ödün verme ve karşıtlık göstermek
Although, sonucu olasılık dışı gösterebilecek bir gerçeği tanıtır: Tifo birçok yerde yaygın değildir. Ana cümledeki still beklenmedik karşıtlığı vurgular; buna rağmen hastalık çok sayıda ölüme yol açmaya devam eder. It's uncommon ifadesindeki it, typhoid fever ifadesine gönderme yapar. the disease that S. Typhi causes sözleri hastalığı ayrıca tanımlar; bunları çıkarınca ana yapı görülür: Although it's uncommon ..., typhoid fever still kills ....
Alıştırma
Hangi cümle fırtınanın kısa sürmesine rağmen yine de büyük hasara yol açtığını doğru ifade eder?
- Although the storm was brief, but it caused major damage.
- Because the storm was brief, it still caused major damage.
- Although the storm was brief, it still caused major damage.
Cevabı göster
Although the storm was brief, it still caused major damage.
there are vaccines to prevent infection by S. Typhi.
3:55S. Typhi enfeksiyonunu önleyecek aşılar mevcuttur.
To avoid ... there are steps ...: amaçtan eyleme geçiş
To avoid milder variants önce amacı belirtir. Buradaki to + fiil, amaç bildiren bir mastar öbeğidir ve ardından gelen eylemlerin neden önemli olduğunu açıklar. There are steps that everyone can take, somut eylemler sıralanmadan önce uygulanabilecek önlemler olduğunu bildirir. Böylece açıklama riskten çözümlere geçer. Buradaki steps sözcüğü merdiven basamakları değil, önlemler veya eylemler anlamındadır. Take steps ise bir sorunla başa çıkmak için harekete geçmek anlamına gelen yaygın bir kalıptır.
Alıştırma
Bir sorundan herkesin yapabileceği eylemlere en iyi geçişi hangi cümle sağlar?
- To reduce plastic waste, there are simple steps that every household can take.
- Plastic waste became common over many years.
- Plastic waste harms rivers in many places.
Cevabı göster
To reduce plastic waste, there are simple steps that every household can take.
washing ... avoiding ... and cooking ...: paralel -ing öbekleri
Like, daha önce belirtilen önlemlerin örneklerini tanıtır. Washing your hands, avoiding unpasteurized milk ve cooking meat and eggs thoroughly üç isim-fiil öbeğidir; her -ing biçimi, listedeki bir eylemin adını belirtir. Üç öge paralel yapı kullanır. Aynı dil bilgisi biçimini korumak listeyi anlaşılır kılar ve and son ögeyi gösterir. Bu yapılar bir be biçimiyle kullanılmadığı için şimdiki zamanın devam biçimi değildir.
Alıştırma
Üç eylemin tamamında paralel -ing biçimleri kullanan cümle hangisidir?
- A healthy routine includes drink water, eating vegetables, and to get enough sleep.
- A healthy routine includes drinking water, eating vegetables, and getting enough sleep.
- A healthy routine includes drinking water, to eat vegetables, and getting enough sleep.
Cevabı göster
A healthy routine includes drinking water, eating vegetables, and getting enough sleep.
off-limits: girilmesi, kullanılması veya dokunulması yasak
Off-limits, bir yere girmenin, bir şeyi kullanmanın veya ona dokunmanın, bir etkinliği yapmanın ya da bir konuyu konuşmanın yasak olduğunu belirten bir sıfattır. Burada kurabiye hamurunun güvenli olmayabileceği için yenmemesi gerektiğini anlatır. Yaygın kalıp be off-limits biçimindedir; ardından bazen to + kişi veya grup gelir. Yasaklanan şeyin girmek, kullanmak, yemek ya da konuşmak olduğu bağlamdan anlaşılır.
Alıştırma
Cümleyi “girilmesine izin verilmeyen” anlamındaki kalıplaşmış sıfatla tamamlayın: During the tour, the control room is ____ to visitors.
Cevabı göster
off-limits
Raw eggs and flour both carry a Salmonella risk. Kalıp ifadeler
4:10Çiğ yumurta ve unun her ikisi de Salmonella riski taşır.
both carry a Salmonella risk: iki şey aynı riski taşır
Both, raw eggs ve flour biçimindeki iki özneye gönderme yapar ve ifadenin ikisi için de ayrı ayrı geçerli olduğunu belirtir. Buradaki carry, fiziksel olarak taşımak değil, “taşımak” veya “içermek” anlamındadır. A and B both carry a/an + risk türü + risk kalıbı, iki şeyin de o riskle ilişkili olduğunu anlatır. Bir zarar olasılığını belirtir; zararın kesinlikle gerçekleşeceği anlamına gelmez.
Alıştırma
Hangi cümle iki planın da olası bir mali zararla ilişkili olduğunu belirtir?
- Both planners take a financial risk.
- Both plans carry some financial risk.
- Both plans eliminate financial risk.
Cevabı göster
Both plans carry some financial risk.
And there are ways to stop Salmonella at its source. Kalıp ifadeler
4:13Ve Salmonella'yı kaynağında durdurmanın yolları vardır.
“stop ... at its source”: bir sorunu başladığı yerde durdurmak
Stop something at its source, bir sorunu yayılmadan veya büyümeden önce başladığı yerde ya da aşamada önlemek veya kontrol etmek demektir. Bu cümlede amaç, yalnızca sonraki etkilerle uğraşmak değil, Salmonella'yı bulaşma zincirinin başlangıcında kontrol etmektir. Buradaki source, sorunun kökeni veya kaynağı anlamındadır. Mutlaka bir su kaynağı ya da bilgi kaynağı demek değildir.
Alıştırma
Cümleyi stop ... at its source kalıbıyla tamamlayın: The farm improved its hygiene practices to stop contamination ____.
Cevabı göster
at its source
and mislabeled eggs.
4:24ve yanlış etiketlenmiş yumurtalarla dolu karanlık geçmişini ortaya çıkardı.
Bulguları aktarmak için “Investigations into ... revealed ...”
Investigations into + bir olay ya da sorun, neyin incelendiğini belirtir. Burada into the outbreak, 2010'daki salgının soruşturmaların konusu olduğu anlamına gelir; into fiziksel bir hareketi anlatmaz. Revealed, soruşturmaların ortaya çıkardığı şeyi, özellikle daha önce gizli veya belirsiz olan bilgileri tanıtır. Kalıbın tamamı, resmî bir anlatımı soruşturma konusundan bulgulara geçirir.
Alıştırma
Resmî investigation ... revealed ... kalıbını tamamlayın: An investigation ____ the bridge collapse ____ serious design flaws.
Cevabı göster
into · revealed
dark history of: utanç verici veya zararlı bir geçmiş
dark history of ifadesindeki dark mecazidir: bir rengin koyuluğunu değil, utanç verici, zararlı veya ciddi biçimde yanlış bir geçmişi anlatır. İfade, bir kişinin ya da kuruluşun geçmişi hakkında güçlü bir olumsuz yargı taşır. of sözcüğünden sonraki bölüm, bu geçmişi “karanlık” yapan sorunları ve yanlış davranışları belirtir. Buradaki liste, ciddi uygulamaları daha geniş bir sorun örüntüsünün kanıtı olarak sunar; bu nedenle ifade küçük ve tek seferlik bir hatadan fazlasını düşündürür.
Alıştırma
dark history of ifadesini doğal biçimde kullanan cümle hangisidir?
- The club has a dark history of changing its logo once last year.
- The report uncovered the factory's dark history of hiding serious safety violations.
- The café has a dark history of serving one cold drink yesterday.
Cevabı göster
The report uncovered the factory's dark history of hiding serious safety violations.
the United States has taken steps to put stricter regulations in place. Kalıp ifadeler
4:27Amerika Birleşik Devletleri daha sıkı düzenlemeler getirmek için adımlar attı.
taken steps to put stricter regulations in place: daha sıkı düzenlemeler oluşturmak için adım atmak
has taken steps to + fiilin yalın hâli, “bir hedefe yönelik somut eylemde bulundu” anlamına gelir. Present perfect yapısındaki has taken, bu eylemleri şimdiki durumla ilişkilendirir. Buradaki hedef put stricter regulations in place, yani düzenlemeleri oluşturup işler hâle getirmektir. In place fiziksel bir konumu değil, kurulmuş bir sistemi anlatır. İfade bir bütün olarak politika hedefine doğru ilerleme olduğunu bildirir; ancak her düzenlemenin tamamen uygulanmış veya yürütülüyor olduğunu kesin olarak söylemez.
Alıştırma
Cümleyi take steps to ve put ... in place kullanarak tamamlayın: After several accidents, the city has ____ to ____ stricter safety regulations ____.
Cevabı göster
taken steps · put · in place
many countries have successfully reduced Salmonella by requiring testing on farms and before products reach shelves. Dilbilgisi
4:31birçok ülke, çiftliklerde ve ürünler raflara ulaşmadan önce test yapılmasını zorunlu kılarak Salmonella'yı başarıyla azalttı.
by requiring testing ...: by + -ing ile yöntemi açıklamak
Bu cümlede by requiring testing, birçok ülkenin Salmonella'yı nasıl azalttığını açıklar. by + -ing yapısı, bir sonuca ulaşmak için yöntem olarak kullanılan eylemi belirtir. Testler iki aşamada zorunlu tutulur: çiftliklerde ve ürünler raflara ulaşmadan önce. Burada reach shelves, ürünlerin mağazalarda satışa sunulması anlamına gelir.
Alıştırma
Cümleyi require fiilinin by + -ing biçimiyle tamamlayın: The school cut paper waste ____ students to submit digital forms.
Cevabı göster
by requiring
But there's still work to be done if we want to stop the spread of this incredibly crafty pathogen. Notlar
4:38Ancak bu inanılmaz derecede kurnaz patojenin yayılmasını durdurmak istiyorsak hala yapılması gereken işler var.
there's still work to be done: ilerlemeyi ve tamamlanmamış işi belirtmek
There's still work to be done, bir miktar ilerleme sağlanmış olsa bile daha fazla çaba veya tamamlanmamış görev bulunduğu anlamına gelir. Still, sorunun ya da projenin henüz bitmediğini gösterir. Burada work sayılamayan bir isimdir ve bir mesleği değil, genel olarak çabayı ifade eder. To be done, tamamlanması gereken work ifadesini tanımlayan edilgen bir mastardır. İfadenin tamamı ilerlemeyi kabul ederken daha fazla eylem gerektiğini belirtir.
Alıştırma
Ekip durumu iyileştirdi, ancak proje henüz bitmedi. En doğal özeti seçin.
- We have made progress, but there's still work to be done.
- We have made progress, but there are still works to be done.
- We have made progress, but there's still a work to be done.
Cevabı göster
We have made progress, but there's still work to be done.
incredibly crafty pathogen: kurnaz ve yenmesi zor bir tehdit
Bu cümlede incredibly crafty pathogen, hastalığa yol açan son derece kurnaz ve yenmesi zor bir etken anlamına gelir. Crafty genellikle birinin hile veya beceri kullanarak amacına ulaşmasını anlatır. Sözcüğün bir patojen için kullanılması, patojeni durdurma çabalarından sürekli kaçan bir rakipmiş gibi kişileştirir. Crafty, clever sözcüğünün yalnızca daha güçlü bir biçimi değildir. Sinsi veya stratejiyle alt edilmesi zor olma şeklinde olumsuz bir anlam ekler; incredibly ise bu değerlendirmeyi güçlendirir. Pathogen, hastalığa yol açan bir şeyi belirten tarafsız bir isimdir.
Alıştırma
Cümledeki incredibly crafty pathogen ifadesinin anlamını en iyi hangi açıklama verir?
- Patojeni sinsi ve yenmesi zor bir rakip olarak gösterir.
- Patojeni yeni keşfedilmiş bir tür olarak tarafsız biçimde sınıflandırır.
- Patojenin olağan dışı derecede renkli olduğunu söyler.
Cevabı göster
Patojeni sinsi ve yenmesi zor bir rakip olarak gösterir.
Do you ever feel like you don't know enough about your own body?
4:46Hiç kendi vücudunuz hakkında yeterince şey bilmediğinizi hissettiğiniz oluyor mu?
Subscribe to this channel to learn about everything from baldness to muscle growth
4:49Kellikten kas büyümesine kadar her şeyi öğrenmek için bu kanala abone olun
to why we have hair in such random places.
4:54ve neden bu kadar rastgele yerlerde kıllarımız olduğuna kadar.