Zayıf Formları Kullanarak İngilizcede 'and' Kelimesi Nasıl Doğru Telaffuz Edilir (Yeni Başlayanlar İçin İngilizce Telaffuz): İngilizce çalışma notları

Pronunciation with Emma

Öğrenme zorluğu
824 kelime 150 kel/dk

Video özeti: Bu Britanya İngilizcesi telaffuz dersi, and sözcüğünün doğal konuşmada neden çoğu zaman tam biçimi /ænd/ yerine zayıf biçim /ən/ olarak söylendiğini açıklar. Bu indirgenmeyi cümle vurgusu ve ritmiyle ilişkilendirir; ardından öbekler ve tam cümlelerle dikkatli telaffuz ile daha hızlı gündelik söyleyişi karşılaştırır. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. vowel reduction; weak forms — Sözcük anlamı ve kullanım düzeyi: Bir ünlünün belirginliğini kaybetmesini ve vurgusuz görev sözcüklerinin indirgenmiş telaffuzlar kazanmasını anlatan iki dilbilim terimini anlayacaksınız. Böylece telaffuz açıklamalarını izleyebilir ve /ən/ gibi biçimlerin arkasındaki süreci tanıyabilirsiniz. 2. slowly with the strong form; quickly with the weak form — Söylem, hikâye anlatımı ve retorik: Karşılaştırmalı bir telaffuz alıştırmasını açıkça düzenleyen paralel yapıyı fark edeceksiniz. Bu yapıyı, bilinçli biçimde söylenen tam telaffuzdan bağlantılı konuşmadaki indirgenmiş biçime geçişi anlatan yönergelerde kullanabilirsiniz. 3. grammar words, — Sözcük anlamı ve kullanım düzeyi: Bu terimin, ana mesajı taşımaktan çok dilbilgisel ilişkileri gösteren görev sözcüklerini ifade ettiğini anlayacaksınız. Bu bilgi, and, of, to ve for sözcüklerinin hızlı konuşmada neden çoğunlukla vurgusuz kalıp indirgendiklerini öngörmenize yardım eder.

Bu derste

fish and chips?

0:00

fish and chips mi?

No, it's actually fish 'n' chips. Notlar

0:02

Hayır, aslında fish 'n' chips.

Ton ve niyet

Nazikçe düzeltme için It's actually...

Bu cümlede it's actually ifadesi daha doğru olan bilgiyi sunar. Actually, ardından gelen bilginin daha önce söylenen bir şeyi düzelttiğini veya netleştirdiğini gösterir; bu kullanımda şu anda anlamına gelmez. It's actually... yapısını kullanmak, dikkati hatadan doğru bilgiye yöneltir. Genellikle You're wrong demekten daha yumuşak duyulur, ancak ses tonu yine de ifadeyi sertleştirebilir.

Alıştırma

Bir arkadaşınız okul gösterisinin perşembe günü olduğunu söylüyor, ancak gösteri cuma günü. En doğal ve nazik düzeltmeyi seçin.

  1. It's currently on Friday.
  2. You're wrong. It's on Friday.
  3. It's actually on Friday.
Cevabı göster

It's actually on Friday.

Kelime

fish 'n' chips ifadesindeki 'n'

fish 'n' chips ifadesindeki 'n', and kelimesinin yazıdaki gayriresmî kısaltılmış biçimidir. Yeni bir kelime değildir; kesme işaretleri yazımın kısaltıldığını gösterir. Bu yazım, hızlı ve rahat konuşmayı taklit ederek ifadeye gayriresmî bir hava verir. Standart yazıda fish and chips yazılır.

Alıştırma

fish 'n' chips ifadesinin standart yazılı biçimi hangisidir?

  1. fish in chips
  2. fish on chips
  3. fish and chips
Cevabı göster

fish and chips

So what happened to and?

0:05

Peki and kelimesine ne oldu?

And why does it disappear slightly?

0:07

Ve neden hafifçe kayboluyor?

Well, that disappearing and isn't slang or lazy English. Kelime

0:10

Şey, o kaybolan and argo ya da tembel İngilizcesi değil.

Kelime

slang or lazy English: iki etiketi reddetmek

Bu cümlede slang ve lazy English, konuşmacının isn't ... or ... yapısıyla reddettiği iki etikettir. Slang, çoğu zaman bir grup veya toplulukla ilişkili çok gayriresmî sözcükler demektir; lazy English ise özensiz görülen konuşmaya yönelik yargılayıcı ve teknik olmayan bir etikettir. Ana fikir, doğal konuşmada indirgenen veya neredeyse duyulmayan and sözcüğünün bir argo türü ya da tembellik kanıtı olmadığıdır. Düzenli ses indirgenmesi, akıcı ve standart konuşmanın bir parçası olabilir.

Alıştırma

İfadeyi değerlendirin: Akıcı konuşmada and indirgenmiş duyuluyorsa bu mutlaka slang or lazy English olmalıdır.

  1. Doğru
  2. Yanlış
Cevabı göster

Yanlış

It's actually a perfect example of vowel reduction and the use of weak forms in British English. Kelime

0:15

Aslında İngiliz İngilizcesindeki ünlü daralmasının ve zayıf formların kullanımının mükemmel bir örneğidir.

Kelime

vowel reduction ve weak forms: süreç ile sözcük biçimi

Vowel reduction bir ses sürecidir: vurgusuz bir hecedeki ünlü daha kısa ve daha belirsiz hâle gelir, çoğu zaman /ə/ sesine yaklaşır. Bu terim, ünlüye ne olduğunu açıklar. Weak forms; and, to ve of gibi yaygın görev sözcüklerinin alışılmış vurgusuz telaffuzlarıdır. Bir weak form, vowel reduction ve bazen başka değişiklikler içerebilir; ancak weak, yanlış demek değildir. Bu biçimler doğal Britanya İngilizcesinin düzenli bir parçasıdır.

Alıştırma

Hangi ifade vowel reduction ve weak form terimlerini doğru kullanıyor?

  1. Weak forms yazım hatalarıdır; vowel reduction ise argodur.
  2. Vowel reduction bir ses değişikliğidir; weak form ise bir sözcüğün alışılmış vurgusuz telaffuzudur.
  3. İndirgenen her ünlü, sözcüğün tamamını weak form yapar.
Cevabı göster

Vowel reduction bir ses değişikliğidir; weak form ise bir sözcüğün alışılmış vurgusuz telaffuzudur.

In this English pronunciation lesson,

0:22

Bu İngilizce telaffuz dersinde,

you'll learn why native speakers almost never say the full and strong pronunciation of and,

0:24

anadili İngilizce olanların neden and kelimesinin tam ve güçlü telaffuzunu neredeyse hiç kullanmadıklarını,

how it changes in fast speech and becomes weaker,

0:30

hızlı konuşmada nasıl değiştiğini ve daha zayıf hale geldiğini öğreneceksiniz,

and then we'll practice it together in real example sentences,

0:34

ve ardından gerçek örnek cümlelerde birlikte pratik yapacağız,

so you can sound more natural when you speak in English. Dilbilgisi

0:38

böylece İngilizce konuştuğunuzda kulağa daha doğal gelebileceksiniz.

Dilbilgisi

so you can sound more natural: bir eylemi amacına bağlamak

so you can + fiilin yalın hâli, önceki bir eylemi onun amacıyla veya beklenen yararıyla bağlar. Burada gerçek örneklerle çalışmanın, İngilizcenizin kulağa daha doğal gelmesine yardımcı olmayı amaçladığını belirtir; so burada bu derece anlamına gelmez. sound + sıfat, bir kişinin veya şeyin dinleyende bıraktığı izlenimi anlatır. sound more natural, dinleyene daha doğal gelmek demektir.

Alıştırma

Cümleyi so + özne + can ile tamamlayın: Write down the key words ____ remember them later.

Cevabı göster

so you can

I'm Emma,

0:41

Ben Emma,

a qualified pronunciation coach with a degree in English language and linguistics, Kalıp ifadeler

0:42

İngiliz dili ve dilbilimi diplomasına sahip nitelikli bir telaffuz koçu,

a Cambridge CELTA teaching qualification,

0:47

Cambridge CELTA öğretim sertifikasına

and a master's in teaching English to speakers of other languages.

0:49

ve anadili İngilizce olmayanlara İngilizce öğretimi alanında yüksek lisans derecesine sahibim.

Kalıp ifadeler

with a degree in ... a master's in: eğitim geçmişini anlatmak

with burada eğitmenin nitelikleri hakkında ek bilgi verir. with a degree in + alan yapısında in, kişinin eğitim aldığı alanı belirtir. a master's, a master's degree ifadesinin yaygın kısaltılmış biçimidir. Alan adından önce yine in kullanılır: a master's in education. master's sözcüğündeki kesme işareti korunmalıdır.

Alıştırma

Eğitim alanını belirten edatı kullanın: He has a degree ____ history and a master's ____ education.

Cevabı göster

in · in

I've been teaching since I was 16 years old,

0:53

16 yaşımdan beri öğretmenlik yapıyorum

and I've helped thousands of learners from around the world sound clearer,

0:56

ve dünyanın dört bir yanından binlerce öğrencinin İngilizceyi daha net,

more confident,

1:00

daha özgüvenli

and more natural in English.

1:01

ve daha doğal bir şekilde konuşmasına yardımcı oldum.

All right,

1:03

Pekâlâ,

let's dive into today's British English pronunciation lesson. Kalıp ifadeler

1:03

bugünkü İngiliz İngilizcesi telaffuz dersimize dalalım.

Kalıp ifadeler

let's dive into ...: bir konuya giriş yapmak

Let's dive into ... bir konuyu ele almaya ve derinlemesine incelemeye başlamayı davet eden canlı, konuşma diline ait bir ifadedir. Bu cümlede girişten bugünkü derse geçişi sağlar; fiziksel olarak suya atlamak anlamına gelmez. Temel yapı let's dive into + isim veya isim öbeğidir: let's birlikte atılacak bir sonraki adımı gösterir, into ise ele alınacak konuyu tanıtır.

Alıştırma

Bir ders için doğal geçiş ifadesini seçin.

  1. Let's dive into to discuss the first topic.
  2. Let's dive into the first topic.
  3. Let's dive the first topic into.
Cevabı göster

Let's dive into the first topic.

In clear, careful speech, Kelime

1:07

Net ve dikkatli konuşurken,

we say and with a very open and clear /æ/ vowel

1:09

and kelimesini çok açık ve net bir /æ/ ünlüsüyle

and a very clear duh at the end. And.

1:15

ve sonunda çok net bir d sesiyle söyleriz. And.

However,

1:19

Ancak,

in fast natural speech,

1:20

hızlı ve doğal konuşmada,

Kelime

clear, careful speech ... fast natural speech: İki konuşma biçimi

clear, careful speech bilinçli olarak kontrol edilen bir konuşma biçimini anlatır: Konuşan kişi hızı düşürür ve sesleri daha kolay duyulacak şekilde çıkarır. Bu biçim genellikle öğretirken, vurgu yaparken veya yanlış anlaşılmayı önlerken kullanılır. fast natural speech ise daha hızlı bir tempodaki sıradan, birbirine bağlı konuşmayı anlatır; vurgusuz kelimeler daha kısa ya da daha zayıf duyulabilir. Bu iki ifade doğru ve yanlış İngilizceyi değil, farklı konuşma koşullarını gösterir. Derste bu karşılaştırma, and gibi bir kelimenin dikkatli bir gösterimde neden daha eksiksiz, doğal konuşmada ise neden daha az belirgin duyulabildiğini açıklar.

Alıştırma

Şu ifadeyi değerlendirin: Hızlı ve doğal konuşmada, konuşan kişi yanlış konuşmadan vurgusuz sesleri azaltabilir.

  1. Yanlış
  2. Doğru
Cevabı göster

Doğru

we almost never pronounce it like that because it's too strong. Dilbilgisi

1:22

kelimeyi neredeyse hiçbir zaman böyle telaffuz etmeyiz çünkü bu çok baskındır.

Dilbilgisi

almost never: sıfıra yakın sıklık ve olası istisnalar

Almost never, bir şeyin çok seyrek gerçekleştiğini, ancak gerçekleşme sayısının sıfır olmadığını anlatır. Bu cümlede güçlü telaffuzdan genellikle kaçınıldığını, fakat sıra dışı istisnaların mümkün olduğunu belirtir. Almost, never sözcüğünü niteler ve hemen önünde yer alır. Bu kalıbı never anlamına yakın, ancak onun kadar kesin olmayan bir alışkanlığı veya genel kuralı anlatmak için kullanın.

Alıştırma

Bir kişi yılda yalnızca bir veya iki kez taksiye biniyor. Hangi cümle bu anlamı en iyi verir?

  1. I never take a taxi.
  2. I almost never take a taxi.
  3. I often take a taxi.
Cevabı göster

I almost never take a taxi.

Instead,

1:26

Bunun yerine,

we use what's called a weak form, Kalıp ifadeler

1:26

zayıf form denilen şeyi kullanırız,

Kalıp ifadeler

what's called: bir adı veya terimi tanıtmak

What's called, what is called ifadesinin kısaltılmış biçimidir. what's called + isim öbeği kalıbı, bir şeyin adını veya terimini tanıtır. Burada tanıtılan terim a weak form ifadesidir. Cümlede what's called a weak form, use sözcüğünden sonra gelir ve neyi kullandığımızı belirtir. Called burada “adı verilen” anlamındadır; “telefonla aranan” anlamına gelmez. Ayrıca bu ifade soru sormaz, bilgi verir.

Alıştırma

Boşluğu what is called ifadesinin kısaltmasıyla tamamlayın: The science lesson explains ____ a food chain.

Cevabı göster

what's called

where the vowel sound becomes softer and weaker.

1:29

burada ünlü sesi daha yumuşak ve daha zayıf hale gelir.

So /ænd/ becomes /ənd/.

1:32

Böylece /ænd/, /ənd/ olur.

More commonly,

1:34

Daha da yaygın olarak,

you'll hear this reduced even further to just /ən/, Kalıp ifadeler

1:35

bunun daha da kısılarak sadece /ən/ haline geldiğini duyarsınız,

which is what we're going to practice today because that's much more common.

1:39

bugün pratik yapacağımız şey de bu çünkü bu çok daha yaygındır.

Kalıp ifadeler

be reduced even further to just /ən/: daha da indirgenerek son biçime gelmek

Bu cümlede be reduced to + sonuç, bir biçimin daha basit veya daha kısa bir sonuca dönüşmesini anlatır. this zamiri and sözcüğünün telaffuzuna gönderme yapar; to just /ən/ ise son indirgenmiş biçimi belirtir. Buradaki reduce miktarla değil, ses biçiminin sadeleşmesiyle ilgilidir. even further, indirgenmenin bir aşama daha ilerlediğini gösterir; just ise tam biçimden ne kadar az şey kaldığını vurgular. Aynı yapı son miktarı, uzunluğu veya adım sayısını da anlatabilir.

Alıştırma

İkinci düzenlemeden sonra rapor yalnızca 500 kelime kaldı. Nihai sonucu doğru anlatan cümle hangisidir?

  1. After another edit, the report was reduced even further to just 500 words.
  2. After another edit, the report was reduced even further by just 500 words.
  3. After another edit, the report was reduced even further at just 500 words.
Cevabı göster

After another edit, the report was reduced even further to just 500 words.

This is why you hear native English speakers saying things like fish 'n' chips Anlatım akışı

1:42

Bu yüzden anadili İngilizce olanların fish and chips yerine

instead of fish and chips. Dilbilgisi

1:47

fish 'n' chips gibi şeyler söylediğini duyarsınız.

Anlatım akışı

This is why: önceki nedeni sonucuna bağlamak

This is why, önceki açıklamayı ardından gelen sonuca bağlar. This, and sözcüğünün nasıl indirgendiğine ilişkin önceki açıklamayı özetler; why ise sonucu, yani konuşanların fish 'n' chips demesini tanıtır. Bilgi sırası önce neden, ardından This is why + sonuç biçimindedir. Bu kalıp, this sözcüğünün yalnızca tek bir isme gönderme yapması yerine bağlantıyı açıkça gösterir.

Alıştırma

İlk cümle nedeni veriyor. Sonucu tanıtacak en uygun bağlantıyı seçin: The battery is dead. ___ the phone won't turn on.

  1. This is why
  2. This is because
  3. For example
Cevabı göster

This is why

Anlatım akışı

things like: tam liste vermeden örnek sunmak

Bu cümlede things like, konuşanın kastettiği söyleyiş türüne bir örnek olarak fish 'n' chips ifadesini sunar. Başka benzer örneklerin de bulunduğunu gösterdiği için bu, eksiksiz bir liste değildir. Buradaki things sözcüğü fiziksel nesneleri değil; örnekleri, ifadeleri veya olayları anlatabilir. Kalıbın tamamı, such as ifadesinin daha gündelik bir biçimi gibi işlev görür.

Alıştırma

“We do things like paint, sing, and build models.” cümlesinde things like ne anlatır?

  1. Resim yapmak, şarkı söylemek ve maket yapmak birer örnektir; başka etkinlikler de olabilir.
  2. like sözcüğü grubun yalnızca bu etkinlikleri sevdiği anlamına gelir.
  3. Bunlar grubun yaptığı tek etkinliklerdir.
Cevabı göster

Resim yapmak, şarkı söylemek ve maket yapmak birer örnektir; başka etkinlikler de olabilir.

Dilbilgisi

instead of: bir seçim diğerinin yerini alır

Bu cümlede instead of, iki seçenek arasındaki değiştirme veya karşıtlığı gösterir. fish 'n' chips insanların gerçekten söylediği biçimdir; instead of sonrasındaki fish and chips ise o anda kullanılmayan biçimdir. instead of sonrasında bir isim grubu, zamir veya -ing biçimi kullanılır: tea instead of coffee, her instead of me ya da walking instead of driving. Eylemleri karşılaştırırken iki tarafı açık ve paralel tutun.

Alıştırma

Yürümenin otobüse binmenin yerini aldığını göstermek için instead of ifadesini doğru kullanan cümle hangisidir?

  1. We walked instead of taking the bus.
  2. We walked instead of take the bus.
  3. We walked instead of that we took the bus.
Cevabı göster

We walked instead of taking the bus.

As a side note, Anlatım akışı

1:49

Ek bir bilgi olarak,

Anlatım akışı

As a side note: ikincil bilgi tanıtmak

As a side note, dinleyiciye veya okuyucuya sıradaki noktanın konuyla ilgili olduğunu ancak ana bilgi akışının parçası olmadığını bildiren bir söylem belirtecidir. Ana konuyu açık tutmak için bu noktayı ikincil bilgi olarak işaretler. Genellikle ek açıklamanın başında yer alır ve ardından virgül gelir.

Alıştırma

Hangi cümle ikincil bir bilgiyi en açık şekilde tanıtır?

  1. To sum up, the library closes early on Fridays.
  2. Most importantly, the library closes early on Fridays.
  3. As a side note, the library closes early on Fridays.
Cevabı göster

As a side note, the library closes early on Fridays.

in informal writing, Kelime

1:50

resmi olmayan yazışmalarda,

and is sometimes just written as 'n' in between two apostrophes, Kelime

1:52

and bazen iki kesme işareti arasında sadece 'n' olarak yazılır,

Kelime

in informal writing: kullanım düzeyini sınırlandırmak

in informal writing edat öbeği, ardından gelen ifadenin kullanım düzeyini belirler. Açıklanan yazımın rahat ve gayriresmî yazılı bağlamlarda görüldüğünü belirtir; bunun her türlü yazıda standart olduğu anlamına gelmez. Burada sınırlama, and sözcüğünün kesme işaretleri arasında 'n' olarak yazılmasıyla ilgilidir. Resmî veya tarafsız yazılarda normalde and sözcüğü tam biçimiyle yazılır.

Alıştırma

in informal writing hakkındaki şu ifadeyi değerlendirin: Resmî bir araştırma raporunda and sözcüğünü 'n' olarak yazmak uygundur.

  1. Doğru
  2. Yanlış
Cevabı göster

Yanlış

Kelime

written as 'n' in between two apostrophes: yazılı biçimi anlatmak

be written as + biçim kalıbı, bir sözcüğün, sesin veya fikrin yazıda nasıl göründüğünü anlatır. Burada and sözcüğü 'n' biçiminde yazılabilir. in between two apostrophes, n harfinin yerini anlatır: önünde ve arkasında birer kesme işareti vardır. Bu işaretler bazı harflerin çıkarıldığını gösterir. Bunlar alıntıyı çevreleyen tırnak işaretleri değil, kesme işaretleridir.

Alıştırma

Hangi cümle telaffuzu değil, özellikle yazılı bir biçimi anlatır?

  1. The shortened form is written as 'n'.
  2. The shortened form sounds like the letter n.
  3. The shortened form is pronounced as /ən/.
Cevabı göster

The shortened form is written as 'n'.

like rock 'n' roll and fish 'n' chips.

1:57

tıpkı rock 'n' roll ve fish 'n' chips gibi.

So here are a few short phrases

2:00

İşte and kelimesinin zayıf formunun pratiğini yapmanıza yardımcı olacak

to help you practice the weak form of the word and. Dilbilgisi

2:02

birkaç kısa ifade.

Dilbilgisi

to help you practice: amaç belirtmek

to help you practice ... mastar öbeği amaç bildirir: daha önce sözü edilen materyalin ne işe yaradığını açıklar. Burada to, mastar işaretleyicisidir; hareket veya yön gösteren bir edat değildir. Asıl cümlede yaygın olan to help + kişi + fiilin yalın biçimi kalıbı kullanılır. help you practice içinde you hem yardım alan hem de alıştırmayı yapan kişidir. Practice, practicing veya practiced değil, fiilin yalın biçiminde kalır. Help you to practice de mümkündür, ancak ikinci bir to ekler.

Alıştırma

Bu amaç bildiren cümleyi doğal biçimde tamamlayan ifadeyi seçin: This worksheet includes short drills ___ difficult sounds.

  1. for help you practice
  2. to help you practicing
  3. to help you practice
Cevabı göster

to help you practice

I'll say it slowly with the strong form Anlatım akışı

2:06

Önce güçlü formla yavaşça söyleyeceğim,

and then quickly with the weak form

2:08

sonra zayıf formla hızlıca,

Anlatım akışı

slowly with the strong form ... quickly with the weak form: paralel iki adım

“slowly with the strong form” ve “quickly with the weak form”, “I'll say it” ifadesine bağlı iki paralel durum ifadesidir. “and then” bunları sıraya koyar: önce güçlü biçim yavaşça, ardından zayıf biçim hızlıca söylenir. İki bölüm aynı fiil öbeğini paylaştığı için bu öbeği tekrar etmeye gerek yoktur. Her iki bölüm de aynı kalıbı kullanır: durum zarfı + with + isim öbeği. Böylece dinleyen kişi hız ile telaffuz biçimini aynı anda karşılaştırabilir. Burada strong form ve weak form iki telaffuz biçiminin adıdır; iyi ve kötü anlamına gelmez.

Alıştırma

Hangi cümle paralel ifadeler kullanarak sıralı iki alıştırma adımını açıkça anlatır?

  1. I'll read the poem slowly because the pauses are helpful.
  2. I'll read the poem slowly with pauses and then quickly without pauses.
  3. I'll read the poem quickly, but the pauses will be long.
Cevabı göster

I'll read the poem slowly with pauses and then quickly without pauses.

for you to listen and repeat. Dilbilgisi

2:10

dinleyip tekrar etmeniz için.

Dilbilgisi

for you to listen and repeat: eylemleri kimin yaptığını belirtmek

“for you to listen and repeat” ifadesindeki kalıp for + kişi + to + fiilin yalın hâlidir. You, dinleme ve tekrar etme eylemlerini kimin yaptığını belirtir. Bu nedenle ifade, eylemleri yapan kişiyi gösterir; yalnızca “senin yararına” demenin başka bir yolu değildir. Listen ve repeat paralel fiillerdir ve aynı to sözcüğünü paylaşır. Tam ilişki “for you to listen” ve “for you to repeat” biçimindedir, ancak İngilizcede “for you to” normalde tekrarlanmaz.

Alıştırma

Cümleyi for + you + to + check ile tamamlayın: Here is a form ____ before you sign it.

Cevabı göster

for you to check

Rock and roll.

2:12

Rock and roll.

Rock and roll.

2:15

Rock and roll.

Bread and butter.

2:17

Bread and butter.

Bread and butter.

2:19

Bread and butter.

Black and white.

2:21

Black and white.

Black and white.

2:23

Black and white.

Salt and pepper.

2:25

Salt and pepper.

Salt and pepper.

2:27

Salt and pepper.

Steve and John.

2:29

Steve and John.

Steve and John.

2:31

Steve and John.

So do you hear how and becomes weak and quiet Ton ve niyet

2:32

Hızlı söylediğinizde and kelimesinin

when you say it quickly?

2:36

nasıl zayıf ve sessiz hale geldiğini duyuyor musunuz?

Ton ve niyet

Do you hear how ...? ile dinlemeyi yönlendirmek

Do you hear how + yan cümle? dinleyenin bir sesin nasıl değiştiğine veya duyulduğuna dikkat etmesini ister. Burada hızlı konuşmada and kelimesinin zayıflayıp daha hafif duyulmasına dikkat çekilir; bu, kişinin genel olarak duyup duyamadığını sınayan bir soru değildir. how sonrasında, vurgunun nasıl değiştiği veya sesin nasıl yükseldiği gibi dikkat edilecek özelliği anlatan bir yan cümle kullanılır. Bu soru, bir gösterimi belirli bir noktaya odaklanan dinleme gözlemine dönüştürür.

Alıştırma

Bir cümlenin iki farklı okuyuşunu dinleten öğretmen, “Do you hear how the stress moves?” diye soruyor. Öğretmen ne yapıyor?

  1. Sesin işitilecek kadar yüksek olup olmadığını kontrol etmek
  2. Cümleyi kimin söylediğini sormak
  3. Dinleyenlerin bir ses değişikliğini fark etmesini sağlamak
Cevabı göster

Dinleyenlerin bir ses değişikliğini fark etmesini sağlamak

By weakening the word, Dilbilgisi

2:37

Kelimeyi zayıflatarak,

Dilbilgisi

By weakening: yöntemi by + fiil-ing ile belirtmek

By + fiil-ing, bir sonucu ortaya çıkarmak için kullanılan yöntemi belirtir. By weakening the word ifadesinde weakening, yöntem olarak kullanılan eylemi adlandırır; ardından gelen ana cümle ise sonucu verir. Buradaki by, son tarih bildiren bir sözcük değil, “yoluyla” veya “aracılığıyla” anlamına gelen bir edattır. Bu by kullanımından sonra fiil -ing biçimini alır: by lowering, by practising, by changing.

Alıştırma

Yöntemi belirtmek için by + organise fiilinin -ing biçimini kullanın: You can find your files faster ____ them into folders.

Cevabı göster

by organising

it makes it much quicker to say in sentences, Dilbilgisi

2:38

cümle içinde söylenmesi çok daha hızlı hale gelir,

Dilbilgisi

makes it much quicker to say: make + nesne + sıfat + to-infinitive

it makes it much quicker to say ifadesinde make, “bir şeyi belirli bir duruma getirmek” anlamındadır. İlk it, daha önce sözü edilen kelimeyi zayıf söyleme eylemine gönderme yapar. İkinci it, söylenen kelimeyi veya ifadeyi temsil eder. Much quicker sonucu, to say ise hızlanan eylemi belirtir. Aktarılabilir kalıp X makes + nesne + sıfat + to-infinitive şeklindedir. Bir yöntem veya özelliğin bir eylemin hızını ya da zorluğunu nasıl değiştirdiğini açıklamak için kullanılır. Much, quicker, easier veya harder gibi karşılaştırma biçimlerini güçlendirebilir.

Alıştırma

Yararlı bir etkiyi anlatmak için make + nesne + sıfat + to-infinitive yapısını doğru kullanan cümle hangisidir?

  1. This handle makes the box easier to carry.
  2. This handle makes the box easier carry.
  3. This handle makes the box to carry easier.
Cevabı göster

This handle makes the box easier to carry.

and therefore your speech sounds much more natural. Anlatım akışı

2:41

ve böylece konuşmanız kulağa çok daha doğal gelir.

Anlatım akışı

and therefore: mantıksal bir sonucu belirtmek

And açıklamayı sürdürürken therefore, dinleyiciye sonraki düşüncenin önceki düşüncenin mantıksal sonucu olduğunu bildirir. Burada kelimeleri daha hızlı söyleyebilmek, konuşmanın kulağa daha doğal gelmesini sağlar. And therefore iki düşünceyi yalnızca art arda gerçekleşen olaylar olarak değil, neden ve sonuç olarak düzenler. Sonraki sonucun nedenini bulmak için önceki cümleciğe bakın.

Alıştırma

İkinci cümleciğin birincinin sonucu olduğunu açıkça gösteren bağlayıcı hangisidir? The bridge was closed, ____ we took a different road.

  1. and meanwhile
  2. and therefore
  3. and then
Cevabı göster

and therefore

So now you know what's happening and how to pronounce the weak form of and as /ən/.

2:44

Artık ne olduğunu ve and kelimesinin zayıf formunu /ən/ olarak nasıl telaffuz edeceğinizi biliyorsunuz.

you're probably wondering, Anlatım akışı

2:50

Muhtemelen merak ediyorsunuz,

Anlatım akışı

“You're probably wondering ...”: olası bir soruyu önceden dile getirmek

You're probably wondering ... konuşanın, dinleyicilerin aklına gelmesi muhtemel bir soruyu öngördüğünü gösterir. Bu cümlede bir giriş görevi görür: ardından soru, sonra da açıklama gelir. Probably ifadeyi yumuşatır; yani konuşan herkesin düşüncelerini bildiğini iddia etmez. Bu ifade ayrı bir soruyu tanıtabilir veya why, how ya da whether ile başlayan soru içeriğini doğrudan alabilir: You're probably wondering why this happens.

Alıştırma

Bir sunumda konuşan kişi “You're probably wondering why the plan changed” dediğinde ne yapmaktadır?

  1. Özel bir düşünceyi kesin olarak bildiğini iddia etmek
  2. Açıklamadan önce dinleyicinin aklına gelebilecek bir soruyu öngörmek
  3. Herhangi bir açıklama yapmadan konuyu bitirmek
Cevabı göster

Açıklamadan önce dinleyicinin aklına gelebilecek bir soruyu öngörmek

why do we weaken the word and

2:52

neden and kelimesini zayıflatıyoruz da

but not other words in the phrases we practiced?

2:54

pratik yaptığımız ifadelerdeki diğer kelimeleri zayıflatmıyoruz?

It's all about English stress patterns. Notlar

2:57

Her şey İngilizce vurgu kalıplarıyla ilgili.

Kalıp ifadeler

“It's all about X”: kilit etkeni belirtmek

It's all about + bir isim veya -ing biçimi, konuşanın temel etken olarak neyi gördüğünü belirtir. Burada İngilizcedeki vurgu kalıpları, açıklanan zayıflamayı anlamanın anahtarı olarak sunulur. All vurgu katar. Bu kullanımda ifade, X'in tek neden olduğu veya bütün konunun kelimesi kelimesine yalnızca X'i ele aldığı anlamına gelmek zorunda değildir; çoğu zaman “Kilit nokta X'tir” demektir.

Alıştırma

Bir antrenör yalnızca dersin konusunu değil, gelişmenin temel anahtarını belirtmek istiyor. Hangi cümle uygundur?

  1. We talked about regular practice yesterday.
  2. It's all about regular practice.
  3. Today's lesson is about regular practice.
Cevabı göster

It's all about regular practice.

Kelime

English stress patterns: hangi sözcüklerin öne çıktığı

Bu cümlede English stress patterns, İngilizce bir cümle söylendiğinde bazı sözcüklerin diğerlerinden daha belirgin duyulmasını sağlayan düzenli yolları ifade eder. Buradaki stress, endişe veya baskı değil, konuşmadaki bu belirginliği anlatan bir telaffuz terimidir. Patterns ise görsel desenler değil, tekrarlanan düzenler veya kurallar anlamına gelir.

Alıştırma

Bu telaffuz açıklamasında English stress patterns ne anlama gelir?

  1. İngilizce öğrenmenin yol açtığı endişe duyguları
  2. İngilizce harflerle yapılmış görsel desenler
  3. Bir cümlede bazı sözcüklerin diğerlerinden daha belirgin duyulmasını sağlayan düzenli yollar
Cevabı göster

Bir cümlede bazı sözcüklerin diğerlerinden daha belirgin duyulmasını sağlayan düzenli yollar

In English,

3:00

İngilizcede,

we don't stress every word equally in a sentence. Dilbilgisi

3:01

bir cümledeki her kelimeyi eşit derecede vurgulamayız.

Dilbilgisi

don't stress every word equally: kısmi olumsuzluk

Don't stress every word equally, vurgunun bütün sözcüklere eşit biçimde dağıtılmadığı anlamına gelir. Bazı sözcükler daha belirgin, bazıları ise daha zayıf söylenir. Olumsuzluk bildiren don't, stress every word equally düşüncesinin tamamını kapsar. Hiçbir sözcüğün vurgulanmadığı anlamına gelmez. Daha genel olarak don't/not + every ... kısmi olumsuzluk anlatır: ifade her bir öğe için doğru değildir.

Alıştırma

We don't stress every word equally ne anlama gelir?

  1. Cümledeki hiçbir sözcük vurgulanmaz.
  2. Bazı sözcükler diğerlerinden daha güçlü vurgulanır.
  3. Her sözcük aynı derecede vurgulanır.
Cevabı göster

Bazı sözcükler diğerlerinden daha güçlü vurgulanır.

Instead,

3:04

Bunun yerine,

we stress the important words

3:05

cümlenin içeriğini ve anlamını taşıyan

that carry the content and meaning of the sentence, Kalıp ifadeler

3:06

önemli kelimeleri vurgularız,

Kalıp ifadeler

carry the content and meaning: “içermek ve iletmek” anlamında carry

carry the content and meaning ifadesinde carry, bir şeyi fiziksel olarak taşımak değil, “içermek ve iletmek” anlamına gelir. Önemli kelimeler, cümlenin dinleyiciye anlattığı şeyin büyük bölümünü taşır. Bu mecaz anlam carry meaning, carry information ve carry a message ifadelerinde yaygındır. Kelimelerin, işaretlerin, seslerin veya hareketlerin ne ilettiğini anlatabilir.

Alıştırma

Hangi cümlede carry “içermek ve iletmek” anlamında kullanılmıştır?

  1. A small gesture can carry a lot of meaning.
  2. Leo can carry the suitcase upstairs.
  3. This truck can carry twelve boxes.
Cevabı göster

A small gesture can carry a lot of meaning.

such as nouns,

3:09

isimler,

verbs,

3:10

fiiller

and adjectives.

3:11

ve sıfatlar gibi.

However,

3:12

Ancak,

we weaken the little less important grammar words, Kelime

3:13

daha az önemli olan küçük gramer kelimelerini zayıflatırız,

such as and,

3:16

and,

of,

3:18

of,

to,

3:19

to

and for,

3:19

ve for gibi,

which in rapid speech are pronounced as n Kelime

3:20

ki bunlar hızlı konuşmada n,

Kelime

telaffuz açıklamalarında rapid speech

“Rapid speech”, hızlı bir tempoda üretilen doğal ve bağlantılı konuşma demektir. Telaffuz ve dinleme açıklamalarında in rapid speech, “insanlar hızlı ve kesintisiz konuştuğunda” anlamına gelir. Bu ifade kötü telaffuzu değil, konuşma hızını anlatır. Hızlı doğal konuşmada zayıf biçimler, ulama veya kısalmış sesler görülebilir; buna rağmen konuşma dinleyenler için anlaşılır olabilir.

Alıştırma

Bir telaffuz dersinde “rapid speech” ne anlama gelir?

  1. Her zaman anlaşılmaz olan konuşma
  2. Çok sayıda dil bilgisi hatası içeren konuşma
  3. Hızlı söylenen doğal ve bağlantılı konuşma
Cevabı göster

Hızlı söylenen doğal ve bağlantılı konuşma

/əv/,

3:24

/əv/,

t

3:24

t

and f.

3:25

ve f olarak telaffuz edilir.

Kelime

grammar words: cümle yapısını kuran işlev sözcükleri

Grammar words, temel görevi cümlenin bölümlerini birbirine bağlamak veya dil bilgisel ilişkileri göstermek olan sözcüklerdir. Bunlara function words da denir; and, of, to ve for bu gruba örnektir. Genellikle isimler, asıl fiiller, sıfatlar ve birçok zarfa göre cümlenin ana mesajını daha az taşırlar. Bu nedenle akıcı konuşmada çoğu zaman vurgu almaz ve zayıf biçimlerle söylenirler. Bu terim, “dil bilgisi hatası olan sözcükler” anlamına gelmez.

Alıştırma

Hangi grup çoğunlukla grammar words içerir?

  1. teacher, build, happy, London
  2. and, of, to, for
  3. table, music, bright, quickly
Cevabı göster

and, of, to, for

So and becomes a weak /ən/

3:26

Yani and, cümlenin ritmine uymamıza yardımcı olmak için

when said quickly in sentences Dilbilgisi

3:29

cümle içinde hızlı söylendiğinde

to help us match the rhythm of the sentence. Kalıp ifadeler

3:31

zayıf bir /ən/ haline gelir.

Dilbilgisi

when said quickly in sentences: kısaltılmış edilgen yan cümle

“When said quickly in sentences”, kısaltılmış bir edilgen yan cümledir. Tam biçimi “when it is said quickly in sentences” şeklindedir: örtük özne it, said ise edilgen yapıdaki geçmiş zaman ortacıdır. when + geçmiş zaman ortacı kalıbı kısaca “bir şeye bu şekilde işlem uygulandığında” anlamına gelir. Burada “and” sözcüğünün hangi koşulda zayıf /ən/ telaffuzuna sahip olduğunu belirtir.

Alıştırma

“when it is heated” ifadesini when + geçmiş zaman ortacı kullanarak kısaltın: ____, the metal expands.

Cevabı göster

When heated

Kalıp ifadeler

match the rhythm of the sentence: zamanlama düzenine uymak

match the rhythm of the sentence ifadesindeki match, “yarışmak” değil, “uyum sağlamak veya eş zamanlı hareket etmek” anlamındadır. Zayıf biçim, söylenen sözcüklerin cümledeki güçlü ve zayıf vuruş düzenine uymasına yardımcı olur. Başka durumlara aktarılabilen match the rhythm of + isim yapısı; konuşmayı, hareketi veya zamanlamayı bir ritimle uyumlu hâle getirmek demektir.

Alıştırma

Cümleyi match the rhythm of + isim hedef yapısıyla tamamlayın: Tap your feet to ____ the music.

Cevabı göster

match the rhythm of

If you stress every word in English, Dilbilgisi

3:33

İngilizcede her kelimeyi vurgularsanız,

the sentence sounds very unnatural.

3:36

cümle kulağa çok doğal dışı gelir.

Dilbilgisi

If you stress every word: bir koşul ve sonucu

If you stress every word, koşulu belirten yan cümledir. Ana cümle olan the sentence sounds very unnatural ise bu koşulun sonucunu verir. Burada iki cümlecik de genel bir sonucu anlatmak için geniş zaman kullanır: Her kelime vurgulandığında cümle normalde kulağa doğallıktan uzak gelir. Bu cümlede stress, “ek vurgu yaparak söylemek” anlamına gelen bir fiildir.

Alıştırma

Hangi cümle genel bir sonucu belirtmek için if yan cümlesini kullanır?

  1. If you press this button, the screen will light up later.
  2. If you pressed this button, the screen would light up.
  3. If you press this button, the screen lights up.
Cevabı göster

If you press this button, the screen lights up.

For example,

3:38

Örneğin,

her dress is black and white.

3:39

her dress is black and white.

Her dress is black and white.

3:42

Her dress is black and white.

I eat bread and butter.

3:43

I eat bread and butter.

I eat bread and butter.

3:46

I eat bread and butter.

I love fish and chips.

3:49

I love fish and chips.

I love fish and chips.

3:51

I love fish and chips.

So you see that the focus, Kalıp ifadeler

3:53

Yani görüyorsunuz ki odak noktası,

the emphasis,

3:54

vurgu,

stays on the main words,

3:56

ana kelimelerde kalıyor,

not the little grammatical words in between,

3:57

aradaki küçük gramer kelimelerinde değil,

which you probably noticed are all softer and weaker.

4:00

ki bunların hepsinin daha yumuşak ve zayıf olduğunu muhtemelen fark etmişsinizdir.

Kalıp ifadeler

the focus, the emphasis, stays on: ana vurgunun nerede kaldığı

the focus, the emphasis dizisinde emphasis, focus sözcüğünün anlamını netleştirir: ikisi de cümlenin önemli kısmını belirtir. Konuşmacı bunları tek bir düşüncenin iki farklı adı olarak sunar; bu yüzden tekil stays kullanılır. the focus stays on + isim kalıbı, dikkatin veya önemin o ismin belirttiği şeye yönelmeye devam ettiğini anlatır. Buradaki on, vurgunun hedefini gösterir; fiziksel bir teması anlatmaz.

Alıştırma

Hangi cümle yol güvenliğinin ana konu olmaya devam ettiğini belirtir?

  1. The focus shifts from road safety to parking.
  2. The focus stays on road safety.
  3. Road safety is one of several unrelated examples.
Cevabı göster

The focus stays on road safety.

Now let's practice these together in some short phrases and sentences.

4:03

Şimdi bunları bazı kısa ifadelerde ve cümlelerde birlikte pratik yapalım.

Say each phrase slowly first with the full and, Anlatım akışı

4:07

Her ifadeyi önce tam and ile yavaşça söyleyin,

then again naturally and quickly three times with the weak form /ən/.

4:11

sonra zayıf form olan /ən/ ile üç kez doğal ve hızlı bir şekilde tekrarlayın.

Anlatım akışı

slowly first ... then again naturally and quickly: iki aşamalı yönergeleri sıralama

First ve then bu yönergeyi iki aşama hâlinde düzenler. Slowly ilk aşamanın nasıl yapılacağını, naturally ve quickly ise ikinci aşamanın nasıl yapılacağını açıklar. Yeniden kullanılabilen kalıp Do X first, then do Y biçimindedir. Özgün cümlede again aynı ifadenin tekrarlandığını gösterir. Sıra bildiren sözcükler ile eylemin nasıl yapılacağını anlatan sözcükler birlikte hem izlenecek sırayı hem de her adımın nasıl uygulanacağını belirtir.

Alıştırma

İki aşamalı yönergeyi first ve then sıralama sözcükleriyle tamamlayın: Read the sentence slowly ____, ____ read it again at a natural speed.

Cevabı göster

first · then

Fish and chips.

4:17

Fish and chips.

Fish and chips.

4:20

Fish and chips.

Fish and chips.

4:21

Fish and chips.

Fish and chips.

4:21

Fish and chips.

Bread and butter.

4:23

Bread and butter.

Bread and butter.

4:26

Bread and butter.

Bread and butter.

4:27

Bread and butter.

Bread and butter.

4:28

Bread and butter.

Black and white.

4:29

Black and white.

Black and white.

4:31

Black and white.

Black and white.

4:32

Black and white.

Black and white.

4:33

Black and white.

Salt and pepper.

4:35

Salt and pepper.

Salt and pepper.

4:37

Salt and pepper.

Salt and pepper.

4:38

Salt and pepper.

Salt and pepper.

4:39

Salt and pepper.

Cup and saucer.

4:40

Cup and saucer.

Cup and saucer.

4:43

Cup and saucer.

Cup and saucer.

4:44

Cup and saucer.

Cup and saucer.

4:45

Cup and saucer.

Pen and paper.

4:46

Pen and paper.

Pen and paper.

4:49

Pen and paper.

Pen and paper.

4:50

Pen and paper.

Pen and paper.

4:51

Pen and paper.

Now let's practice these in sentences.

4:53

Şimdi bunları cümle içinde pratik yapalım.

Listen to the slow version with the strong form and, Anlatım akışı

4:55

Güçlü form and ile yavaş versiyonunu dinleyin,

then listen carefully again with the natural quick version with /ən/.

4:59

ardından /ən/ ile doğal ve hızlı versiyonunu tekrar dikkatlice dinleyin.

Anlatım akışı

Listen to ... then listen carefully again: iki adımı sıraya koymak

Listen to the slow version bir emir yapısıdır ve yapılacak ilk eylemi doğrudan belirtir. İngilizce yönergelerde you öznesi çoğu zaman söylenmez; bu nedenle cümle, fiilin yalın hâli olan Listen ile başlar. Then listen carefully again sonraki eylemi belirtir. Then sıralamayı gösterir, again yeniden dinlemek anlamına gelir, carefully ise ikinci kez nasıl dinleneceğini açıklar. Yeniden kullanılabilen Do X, then do Y kalıbı iki aşamalı bir yönergeyi kolayca anlaşılır hâle getirir.

Alıştırma

Hangi yönerge önce bir dinleme adımı verir, ardından dikkatlice yeniden dinlemeyi ister?

  1. Listen carefully for the final sound before you hear the whole recording.
  2. Listen to the whole recording once and stop.
  3. Listen to the whole recording first, then listen carefully again for the final sound.
Cevabı göster

Listen to the whole recording first, then listen carefully again for the final sound.

We had fish and chips for dinner.

5:03

We had fish and chips for dinner.

We had fish and chips for dinner.

5:07

We had fish and chips for dinner.

She bought bread and butter from the shop.

5:09

She bought bread and butter from the shop.

She bought bread and butter from the shop.

5:13

She bought bread and butter from the shop.

The film was black and white.

5:16

The film was black and white.

The film was black and white.

5:19

The film was black and white.

Can you pass me the salt and pepper? Ton ve niyet

5:22

Can you pass me the salt and pepper?

Ton ve niyet

Can you pass me ...?: nazik bir rica

Can you pass me + nesne? birinden size bir nesne uzatmasını istemenin yaygın bir yoludur. Burada Can you ...? öncelikle karşıdakinin yeteneğini sormaz; bir rica işlevi görür. Sözcük sırası pass + kişi + nesne şeklindedir: pass me the salt. pass the salt to me de denebilir. İlk yapı günlük konuşmada özellikle yaygındır.

Alıştırma

Dersteki Can you pass me kalıbını kullanarak ricayı tamamlayın: ____ the ruler, please?

Cevabı göster

Can you pass me

Can you pass me the salt and pepper?

5:25

Can you pass me the salt and pepper?

So that's the end of today's British English pronunciation lesson. Anlatım akışı

5:28

Bugünkü İngiliz İngilizcesi telaffuz dersimiz bu kadar.

I hope this has helped you understand Kalıp ifadeler

5:31

Umarım bu size anlamanızda yardımcı olmuştur:

why and often sounds like 'n' Dilbilgisi

5:33

and kelimesi neden sık sık 'n' gibi duyulur

in fast natural English

5:36

hızlı ve doğal İngilizcede

and how you can use this weak form confidently

5:38

ve bu zayıf formu güvenle nasıl kullanabilirsiniz

to sound more natural and fluent.

5:40

daha doğal ve akıcı duyulmak için.

Anlatım akışı

that's the end of: bir dersin veya etkinliğin bittiğini belirtmek

That's the end of + isim öbeği, bir dersin, konuşmanın, hikâyenin ya da etkinliğin bittiği noktayı belirtir. Bu cümlede that's, az önce tamamlanan derse gönderme yapar; end fiziksel bir kenar anlamına gelmez. Bu ifade bir kapanış işareti olarak kullanılır. Konuşmacı ardından bir özet, teşekkür veya veda eklese bile, ana içeriğin bittiğini dinleyiciye bildirir.

Alıştırma

Bir sunumu bitiriyorsunuz. Dinleyicilere teşekkür etmeden önce sunumun sona erdiğini hangi cümle açıkça belirtir?

  1. Today's presentation begins in five minutes.
  2. We are halfway through today's presentation.
  3. That's the end of today's presentation.
Cevabı göster

That's the end of today's presentation.

Kalıp ifadeler

I hope this has helped you understand: bir açıklamanın etkisini değerlendirmek

I hope this has helped you understand ... az önce verilen bilgilerin yararlı olmasını umduğunuzu belirterek açıklamayı nazikçe bitirir. Bu yapıda this, az önce verilen derse, açıklamaya veya yönlendirmeye gönderme yapar. Has helped, İngilizcedeki present perfect yapısındadır. Şimdiki noktadan yakın zamanda tamamlanan yardıma bakar ve gelecekteki bir eylemi anlatmak yerine yardımın şu ana kadarki etkisine odaklanır. Yapı help + kişi + fiilin yalın hâli şeklindedir: helped you understand. Understand sonrasında konuyu doğrudan belirtebilir ya da why veya how ile başlayan bir yan cümle ekleyebilirsiniz.

Alıştırma

Bir okul uygulamasını açıklamayı yeni bitirdiniz. Açıklamanızın yararlı olup olmadığına hangi cümle nazikçe dönüp bakar?

  1. I understood how the school app worked before the lesson.
  2. I hope this has helped you understand how the school app works.
  3. I will explain how the school app works tomorrow.
Cevabı göster

I hope this has helped you understand how the school app works.

Dilbilgisi

why ... and how ...: dolaylı soru yapılarını bağlama

why ... and how ... kalıbı iki dolaylı soru yan cümlesini bağlar. why yan cümlesi anlaşılması gereken nedeni, how yan cümlesi ise öğrenilecek yöntemi sunar. Birlikte bir dersin, yazının veya açıklamanın kapsamını açıkça özetleyebilirler. Dolaylı sorularda düz cümle söz dizimi kullanılır: why 'and' often sounds ... ve how you can use .... Bu yapıyı daha büyük bir cümlenin içinde doğrudan soru dizimine çevirmeyin. Burada ilk and, ele alınan İngilizce sözcüktür; sonraki and ise iki yan cümleyi bağlayan bağlaçtır.

Alıştırma

This lesson explains ifadesinden sonra iki dolaylı soruyu doğru biçimde bağlayan cümleyi seçin.

  1. This lesson explains why the sound changes and how can you pronounce it clearly.
  2. This lesson explains why does the sound change and how can you pronounce it clearly.
  3. This lesson explains why the sound changes and how you can pronounce it clearly.
Cevabı göster

This lesson explains why the sound changes and how you can pronounce it clearly.

If this video has helped you,

5:43

Eğer bu video size yardımcı olduysa,

give it a like,

5:44

beğenin,

share it with a friend who's learning English,

5:45

İngilizce öğrenen bir arkadaşınızla paylaşın,

and subscribe for more practical British English pronunciation lessons every week.

5:47

ve her hafta daha pratik İngiliz İngilizcesi telaffuz dersleri için abone olun.

I'll see you in the next lesson.

5:52

Bir sonraki derste görüşmek üzere.

Bye-bye.

5:54

Hoşça kalın.