Zayıf Formları Kullanarak İngilizcede 'and' Kelimesi Nasıl Doğru Telaffuz Edilir (Yeni Başlayanlar İçin İngilizce Telaffuz): İngilizce çalışma notları
Pronunciation with Emma
Video özeti: Bu Britanya İngilizcesi telaffuz dersi, and sözcüğünün doğal konuşmada neden çoğu zaman tam biçimi /ænd/ yerine zayıf biçim /ən/ olarak söylendiğini açıklar. Bu indirgenmeyi cümle vurgusu ve ritmiyle ilişkilendirir; ardından öbekler ve tam cümlelerle dikkatli telaffuz ile daha hızlı gündelik söyleyişi karşılaştırır. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. vowel reduction; weak forms — Sözcük anlamı ve kullanım düzeyi: Bir ünlünün belirginliğini kaybetmesini ve vurgusuz görev sözcüklerinin indirgenmiş telaffuzlar kazanmasını anlatan iki dilbilim terimini anlayacaksınız. Böylece telaffuz açıklamalarını izleyebilir ve /ən/ gibi biçimlerin arkasındaki süreci tanıyabilirsiniz. 2. slowly with the strong form; quickly with the weak form — Söylem, hikâye anlatımı ve retorik: Karşılaştırmalı bir telaffuz alıştırmasını açıkça düzenleyen paralel yapıyı fark edeceksiniz. Bu yapıyı, bilinçli biçimde söylenen tam telaffuzdan bağlantılı konuşmadaki indirgenmiş biçime geçişi anlatan yönergelerde kullanabilirsiniz. 3. grammar words, — Sözcük anlamı ve kullanım düzeyi: Bu terimin, ana mesajı taşımaktan çok dilbilgisel ilişkileri gösteren görev sözcüklerini ifade ettiğini anlayacaksınız. Bu bilgi, and, of, to ve for sözcüklerinin hızlı konuşmada neden çoğunlukla vurgusuz kalıp indirgendiklerini öngörmenize yardım eder.
Bu derste
Nazikçe düzeltme için It's actually...
Bu cümlede it's actually ifadesi daha doğru olan bilgiyi sunar. Actually, ardından gelen bilginin daha önce söylenen bir şeyi düzelttiğini veya netleştirdiğini gösterir; bu kullanımda şu anda anlamına gelmez. It's actually... yapısını kullanmak, dikkati hatadan doğru bilgiye yöneltir. Genellikle You're wrong demekten daha yumuşak duyulur, ancak ses tonu yine de ifadeyi sertleştirebilir.
Alıştırma
Bir arkadaşınız okul gösterisinin perşembe günü olduğunu söylüyor, ancak gösteri cuma günü. En doğal ve nazik düzeltmeyi seçin.
- It's currently on Friday.
- You're wrong. It's on Friday.
- It's actually on Friday.
Cevabı göster
It's actually on Friday.
fish 'n' chips ifadesindeki 'n'
fish 'n' chips ifadesindeki 'n', and kelimesinin yazıdaki gayriresmî kısaltılmış biçimidir. Yeni bir kelime değildir; kesme işaretleri yazımın kısaltıldığını gösterir. Bu yazım, hızlı ve rahat konuşmayı taklit ederek ifadeye gayriresmî bir hava verir. Standart yazıda fish and chips yazılır.
Alıştırma
fish 'n' chips ifadesinin standart yazılı biçimi hangisidir?
- fish in chips
- fish on chips
- fish and chips
Cevabı göster
fish and chips
Well, that disappearing and isn't slang or lazy English. Kelime
0:10Şey, o kaybolan and argo ya da tembel İngilizcesi değil.
slang or lazy English: iki etiketi reddetmek
Bu cümlede slang ve lazy English, konuşmacının isn't ... or ... yapısıyla reddettiği iki etikettir. Slang, çoğu zaman bir grup veya toplulukla ilişkili çok gayriresmî sözcükler demektir; lazy English ise özensiz görülen konuşmaya yönelik yargılayıcı ve teknik olmayan bir etikettir. Ana fikir, doğal konuşmada indirgenen veya neredeyse duyulmayan and sözcüğünün bir argo türü ya da tembellik kanıtı olmadığıdır. Düzenli ses indirgenmesi, akıcı ve standart konuşmanın bir parçası olabilir.
Alıştırma
İfadeyi değerlendirin: Akıcı konuşmada and indirgenmiş duyuluyorsa bu mutlaka slang or lazy English olmalıdır.
- Doğru
- Yanlış
Cevabı göster
Yanlış
It's actually a perfect example of vowel reduction and the use of weak forms in British English. Kelime
0:15Aslında İngiliz İngilizcesindeki ünlü daralmasının ve zayıf formların kullanımının mükemmel bir örneğidir.
vowel reduction ve weak forms: süreç ile sözcük biçimi
Vowel reduction bir ses sürecidir: vurgusuz bir hecedeki ünlü daha kısa ve daha belirsiz hâle gelir, çoğu zaman /ə/ sesine yaklaşır. Bu terim, ünlüye ne olduğunu açıklar. Weak forms; and, to ve of gibi yaygın görev sözcüklerinin alışılmış vurgusuz telaffuzlarıdır. Bir weak form, vowel reduction ve bazen başka değişiklikler içerebilir; ancak weak, yanlış demek değildir. Bu biçimler doğal Britanya İngilizcesinin düzenli bir parçasıdır.
Alıştırma
Hangi ifade vowel reduction ve weak form terimlerini doğru kullanıyor?
- Weak forms yazım hatalarıdır; vowel reduction ise argodur.
- Vowel reduction bir ses değişikliğidir; weak form ise bir sözcüğün alışılmış vurgusuz telaffuzudur.
- İndirgenen her ünlü, sözcüğün tamamını weak form yapar.
Cevabı göster
Vowel reduction bir ses değişikliğidir; weak form ise bir sözcüğün alışılmış vurgusuz telaffuzudur.
you'll learn why native speakers almost never say the full and strong pronunciation of and,
0:24anadili İngilizce olanların neden and kelimesinin tam ve güçlü telaffuzunu neredeyse hiç kullanmadıklarını,
how it changes in fast speech and becomes weaker,
0:30hızlı konuşmada nasıl değiştiğini ve daha zayıf hale geldiğini öğreneceksiniz,
and then we'll practice it together in real example sentences,
0:34ve ardından gerçek örnek cümlelerde birlikte pratik yapacağız,
so you can sound more natural when you speak in English. Dilbilgisi
0:38böylece İngilizce konuştuğunuzda kulağa daha doğal gelebileceksiniz.
so you can sound more natural: bir eylemi amacına bağlamak
so you can + fiilin yalın hâli, önceki bir eylemi onun amacıyla veya beklenen yararıyla bağlar. Burada gerçek örneklerle çalışmanın, İngilizcenizin kulağa daha doğal gelmesine yardımcı olmayı amaçladığını belirtir; so burada bu derece anlamına gelmez. sound + sıfat, bir kişinin veya şeyin dinleyende bıraktığı izlenimi anlatır. sound more natural, dinleyene daha doğal gelmek demektir.
Alıştırma
Cümleyi so + özne + can ile tamamlayın: Write down the key words ____ remember them later.
Cevabı göster
so you can
a qualified pronunciation coach with a degree in English language and linguistics, Kalıp ifadeler
0:42İngiliz dili ve dilbilimi diplomasına sahip nitelikli bir telaffuz koçu,
and a master's in teaching English to speakers of other languages.
0:49ve anadili İngilizce olmayanlara İngilizce öğretimi alanında yüksek lisans derecesine sahibim.
with a degree in ... a master's in: eğitim geçmişini anlatmak
with burada eğitmenin nitelikleri hakkında ek bilgi verir. with a degree in + alan yapısında in, kişinin eğitim aldığı alanı belirtir. a master's, a master's degree ifadesinin yaygın kısaltılmış biçimidir. Alan adından önce yine in kullanılır: a master's in education. master's sözcüğündeki kesme işareti korunmalıdır.
Alıştırma
Eğitim alanını belirten edatı kullanın: He has a degree ____ history and a master's ____ education.
Cevabı göster
in · in
and I've helped thousands of learners from around the world sound clearer,
0:56ve dünyanın dört bir yanından binlerce öğrencinin İngilizceyi daha net,
let's dive into today's British English pronunciation lesson. Kalıp ifadeler
1:03bugünkü İngiliz İngilizcesi telaffuz dersimize dalalım.
let's dive into ...: bir konuya giriş yapmak
Let's dive into ... bir konuyu ele almaya ve derinlemesine incelemeye başlamayı davet eden canlı, konuşma diline ait bir ifadedir. Bu cümlede girişten bugünkü derse geçişi sağlar; fiziksel olarak suya atlamak anlamına gelmez. Temel yapı let's dive into + isim veya isim öbeğidir: let's birlikte atılacak bir sonraki adımı gösterir, into ise ele alınacak konuyu tanıtır.
Alıştırma
Bir ders için doğal geçiş ifadesini seçin.
- Let's dive into to discuss the first topic.
- Let's dive into the first topic.
- Let's dive the first topic into.
Cevabı göster
Let's dive into the first topic.
we say and with a very open and clear /æ/ vowel
1:09and kelimesini çok açık ve net bir /æ/ ünlüsüyle
clear, careful speech ... fast natural speech: İki konuşma biçimi
clear, careful speech bilinçli olarak kontrol edilen bir konuşma biçimini anlatır: Konuşan kişi hızı düşürür ve sesleri daha kolay duyulacak şekilde çıkarır. Bu biçim genellikle öğretirken, vurgu yaparken veya yanlış anlaşılmayı önlerken kullanılır. fast natural speech ise daha hızlı bir tempodaki sıradan, birbirine bağlı konuşmayı anlatır; vurgusuz kelimeler daha kısa ya da daha zayıf duyulabilir. Bu iki ifade doğru ve yanlış İngilizceyi değil, farklı konuşma koşullarını gösterir. Derste bu karşılaştırma, and gibi bir kelimenin dikkatli bir gösterimde neden daha eksiksiz, doğal konuşmada ise neden daha az belirgin duyulabildiğini açıklar.
Alıştırma
Şu ifadeyi değerlendirin: Hızlı ve doğal konuşmada, konuşan kişi yanlış konuşmadan vurgusuz sesleri azaltabilir.
- Yanlış
- Doğru
Cevabı göster
Doğru
we almost never pronounce it like that because it's too strong. Dilbilgisi
1:22kelimeyi neredeyse hiçbir zaman böyle telaffuz etmeyiz çünkü bu çok baskındır.
almost never: sıfıra yakın sıklık ve olası istisnalar
Almost never, bir şeyin çok seyrek gerçekleştiğini, ancak gerçekleşme sayısının sıfır olmadığını anlatır. Bu cümlede güçlü telaffuzdan genellikle kaçınıldığını, fakat sıra dışı istisnaların mümkün olduğunu belirtir. Almost, never sözcüğünü niteler ve hemen önünde yer alır. Bu kalıbı never anlamına yakın, ancak onun kadar kesin olmayan bir alışkanlığı veya genel kuralı anlatmak için kullanın.
Alıştırma
Bir kişi yılda yalnızca bir veya iki kez taksiye biniyor. Hangi cümle bu anlamı en iyi verir?
- I never take a taxi.
- I almost never take a taxi.
- I often take a taxi.
Cevabı göster
I almost never take a taxi.
what's called: bir adı veya terimi tanıtmak
What's called, what is called ifadesinin kısaltılmış biçimidir. what's called + isim öbeği kalıbı, bir şeyin adını veya terimini tanıtır. Burada tanıtılan terim a weak form ifadesidir. Cümlede what's called a weak form, use sözcüğünden sonra gelir ve neyi kullandığımızı belirtir. Called burada “adı verilen” anlamındadır; “telefonla aranan” anlamına gelmez. Ayrıca bu ifade soru sormaz, bilgi verir.
Alıştırma
Boşluğu what is called ifadesinin kısaltmasıyla tamamlayın: The science lesson explains ____ a food chain.
Cevabı göster
what's called
where the vowel sound becomes softer and weaker.
1:29burada ünlü sesi daha yumuşak ve daha zayıf hale gelir.
you'll hear this reduced even further to just /ən/, Kalıp ifadeler
1:35bunun daha da kısılarak sadece /ən/ haline geldiğini duyarsınız,
which is what we're going to practice today because that's much more common.
1:39bugün pratik yapacağımız şey de bu çünkü bu çok daha yaygındır.
be reduced even further to just /ən/: daha da indirgenerek son biçime gelmek
Bu cümlede be reduced to + sonuç, bir biçimin daha basit veya daha kısa bir sonuca dönüşmesini anlatır. this zamiri and sözcüğünün telaffuzuna gönderme yapar; to just /ən/ ise son indirgenmiş biçimi belirtir. Buradaki reduce miktarla değil, ses biçiminin sadeleşmesiyle ilgilidir. even further, indirgenmenin bir aşama daha ilerlediğini gösterir; just ise tam biçimden ne kadar az şey kaldığını vurgular. Aynı yapı son miktarı, uzunluğu veya adım sayısını da anlatabilir.
Alıştırma
İkinci düzenlemeden sonra rapor yalnızca 500 kelime kaldı. Nihai sonucu doğru anlatan cümle hangisidir?
- After another edit, the report was reduced even further to just 500 words.
- After another edit, the report was reduced even further by just 500 words.
- After another edit, the report was reduced even further at just 500 words.
Cevabı göster
After another edit, the report was reduced even further to just 500 words.
This is why you hear native English speakers saying things like fish 'n' chips Anlatım akışı
1:42Bu yüzden anadili İngilizce olanların fish and chips yerine
This is why: önceki nedeni sonucuna bağlamak
This is why, önceki açıklamayı ardından gelen sonuca bağlar. This, and sözcüğünün nasıl indirgendiğine ilişkin önceki açıklamayı özetler; why ise sonucu, yani konuşanların fish 'n' chips demesini tanıtır. Bilgi sırası önce neden, ardından This is why + sonuç biçimindedir. Bu kalıp, this sözcüğünün yalnızca tek bir isme gönderme yapması yerine bağlantıyı açıkça gösterir.
Alıştırma
İlk cümle nedeni veriyor. Sonucu tanıtacak en uygun bağlantıyı seçin: The battery is dead. ___ the phone won't turn on.
- This is why
- This is because
- For example
Cevabı göster
This is why
things like: tam liste vermeden örnek sunmak
Bu cümlede things like, konuşanın kastettiği söyleyiş türüne bir örnek olarak fish 'n' chips ifadesini sunar. Başka benzer örneklerin de bulunduğunu gösterdiği için bu, eksiksiz bir liste değildir. Buradaki things sözcüğü fiziksel nesneleri değil; örnekleri, ifadeleri veya olayları anlatabilir. Kalıbın tamamı, such as ifadesinin daha gündelik bir biçimi gibi işlev görür.
Alıştırma
“We do things like paint, sing, and build models.” cümlesinde things like ne anlatır?
- Resim yapmak, şarkı söylemek ve maket yapmak birer örnektir; başka etkinlikler de olabilir.
- like sözcüğü grubun yalnızca bu etkinlikleri sevdiği anlamına gelir.
- Bunlar grubun yaptığı tek etkinliklerdir.
Cevabı göster
Resim yapmak, şarkı söylemek ve maket yapmak birer örnektir; başka etkinlikler de olabilir.
instead of: bir seçim diğerinin yerini alır
Bu cümlede instead of, iki seçenek arasındaki değiştirme veya karşıtlığı gösterir. fish 'n' chips insanların gerçekten söylediği biçimdir; instead of sonrasındaki fish and chips ise o anda kullanılmayan biçimdir. instead of sonrasında bir isim grubu, zamir veya -ing biçimi kullanılır: tea instead of coffee, her instead of me ya da walking instead of driving. Eylemleri karşılaştırırken iki tarafı açık ve paralel tutun.
Alıştırma
Yürümenin otobüse binmenin yerini aldığını göstermek için instead of ifadesini doğru kullanan cümle hangisidir?
- We walked instead of taking the bus.
- We walked instead of take the bus.
- We walked instead of that we took the bus.
Cevabı göster
We walked instead of taking the bus.
As a side note: ikincil bilgi tanıtmak
As a side note, dinleyiciye veya okuyucuya sıradaki noktanın konuyla ilgili olduğunu ancak ana bilgi akışının parçası olmadığını bildiren bir söylem belirtecidir. Ana konuyu açık tutmak için bu noktayı ikincil bilgi olarak işaretler. Genellikle ek açıklamanın başında yer alır ve ardından virgül gelir.
Alıştırma
Hangi cümle ikincil bir bilgiyi en açık şekilde tanıtır?
- To sum up, the library closes early on Fridays.
- Most importantly, the library closes early on Fridays.
- As a side note, the library closes early on Fridays.
Cevabı göster
As a side note, the library closes early on Fridays.
and is sometimes just written as 'n' in between two apostrophes, Kelime
1:52and bazen iki kesme işareti arasında sadece 'n' olarak yazılır,
in informal writing: kullanım düzeyini sınırlandırmak
in informal writing edat öbeği, ardından gelen ifadenin kullanım düzeyini belirler. Açıklanan yazımın rahat ve gayriresmî yazılı bağlamlarda görüldüğünü belirtir; bunun her türlü yazıda standart olduğu anlamına gelmez. Burada sınırlama, and sözcüğünün kesme işaretleri arasında 'n' olarak yazılmasıyla ilgilidir. Resmî veya tarafsız yazılarda normalde and sözcüğü tam biçimiyle yazılır.
Alıştırma
in informal writing hakkındaki şu ifadeyi değerlendirin: Resmî bir araştırma raporunda and sözcüğünü 'n' olarak yazmak uygundur.
- Doğru
- Yanlış
Cevabı göster
Yanlış
written as 'n' in between two apostrophes: yazılı biçimi anlatmak
be written as + biçim kalıbı, bir sözcüğün, sesin veya fikrin yazıda nasıl göründüğünü anlatır. Burada and sözcüğü 'n' biçiminde yazılabilir. in between two apostrophes, n harfinin yerini anlatır: önünde ve arkasında birer kesme işareti vardır. Bu işaretler bazı harflerin çıkarıldığını gösterir. Bunlar alıntıyı çevreleyen tırnak işaretleri değil, kesme işaretleridir.
Alıştırma
Hangi cümle telaffuzu değil, özellikle yazılı bir biçimi anlatır?
- The shortened form is written as 'n'.
- The shortened form sounds like the letter n.
- The shortened form is pronounced as /ən/.
Cevabı göster
The shortened form is written as 'n'.
So here are a few short phrases
2:00İşte and kelimesinin zayıf formunun pratiğini yapmanıza yardımcı olacak
to help you practice: amaç belirtmek
to help you practice ... mastar öbeği amaç bildirir: daha önce sözü edilen materyalin ne işe yaradığını açıklar. Burada to, mastar işaretleyicisidir; hareket veya yön gösteren bir edat değildir. Asıl cümlede yaygın olan to help + kişi + fiilin yalın biçimi kalıbı kullanılır. help you practice içinde you hem yardım alan hem de alıştırmayı yapan kişidir. Practice, practicing veya practiced değil, fiilin yalın biçiminde kalır. Help you to practice de mümkündür, ancak ikinci bir to ekler.
Alıştırma
Bu amaç bildiren cümleyi doğal biçimde tamamlayan ifadeyi seçin: This worksheet includes short drills ___ difficult sounds.
- for help you practice
- to help you practicing
- to help you practice
Cevabı göster
to help you practice
slowly with the strong form ... quickly with the weak form: paralel iki adım
“slowly with the strong form” ve “quickly with the weak form”, “I'll say it” ifadesine bağlı iki paralel durum ifadesidir. “and then” bunları sıraya koyar: önce güçlü biçim yavaşça, ardından zayıf biçim hızlıca söylenir. İki bölüm aynı fiil öbeğini paylaştığı için bu öbeği tekrar etmeye gerek yoktur. Her iki bölüm de aynı kalıbı kullanır: durum zarfı + with + isim öbeği. Böylece dinleyen kişi hız ile telaffuz biçimini aynı anda karşılaştırabilir. Burada strong form ve weak form iki telaffuz biçiminin adıdır; iyi ve kötü anlamına gelmez.
Alıştırma
Hangi cümle paralel ifadeler kullanarak sıralı iki alıştırma adımını açıkça anlatır?
- I'll read the poem slowly because the pauses are helpful.
- I'll read the poem slowly with pauses and then quickly without pauses.
- I'll read the poem quickly, but the pauses will be long.
Cevabı göster
I'll read the poem slowly with pauses and then quickly without pauses.
for you to listen and repeat: eylemleri kimin yaptığını belirtmek
“for you to listen and repeat” ifadesindeki kalıp for + kişi + to + fiilin yalın hâlidir. You, dinleme ve tekrar etme eylemlerini kimin yaptığını belirtir. Bu nedenle ifade, eylemleri yapan kişiyi gösterir; yalnızca “senin yararına” demenin başka bir yolu değildir. Listen ve repeat paralel fiillerdir ve aynı to sözcüğünü paylaşır. Tam ilişki “for you to listen” ve “for you to repeat” biçimindedir, ancak İngilizcede “for you to” normalde tekrarlanmaz.
Alıştırma
Cümleyi for + you + to + check ile tamamlayın: Here is a form ____ before you sign it.
Cevabı göster
for you to check
So do you hear how and becomes weak and quiet Ton ve niyet
2:32Hızlı söylediğinizde and kelimesinin
Do you hear how ...? ile dinlemeyi yönlendirmek
Do you hear how + yan cümle? dinleyenin bir sesin nasıl değiştiğine veya duyulduğuna dikkat etmesini ister. Burada hızlı konuşmada and kelimesinin zayıflayıp daha hafif duyulmasına dikkat çekilir; bu, kişinin genel olarak duyup duyamadığını sınayan bir soru değildir. how sonrasında, vurgunun nasıl değiştiği veya sesin nasıl yükseldiği gibi dikkat edilecek özelliği anlatan bir yan cümle kullanılır. Bu soru, bir gösterimi belirli bir noktaya odaklanan dinleme gözlemine dönüştürür.
Alıştırma
Bir cümlenin iki farklı okuyuşunu dinleten öğretmen, “Do you hear how the stress moves?” diye soruyor. Öğretmen ne yapıyor?
- Sesin işitilecek kadar yüksek olup olmadığını kontrol etmek
- Cümleyi kimin söylediğini sormak
- Dinleyenlerin bir ses değişikliğini fark etmesini sağlamak
Cevabı göster
Dinleyenlerin bir ses değişikliğini fark etmesini sağlamak
By weakening: yöntemi by + fiil-ing ile belirtmek
By + fiil-ing, bir sonucu ortaya çıkarmak için kullanılan yöntemi belirtir. By weakening the word ifadesinde weakening, yöntem olarak kullanılan eylemi adlandırır; ardından gelen ana cümle ise sonucu verir. Buradaki by, son tarih bildiren bir sözcük değil, “yoluyla” veya “aracılığıyla” anlamına gelen bir edattır. Bu by kullanımından sonra fiil -ing biçimini alır: by lowering, by practising, by changing.
Alıştırma
Yöntemi belirtmek için by + organise fiilinin -ing biçimini kullanın: You can find your files faster ____ them into folders.
Cevabı göster
by organising
it makes it much quicker to say in sentences, Dilbilgisi
2:38cümle içinde söylenmesi çok daha hızlı hale gelir,
makes it much quicker to say: make + nesne + sıfat + to-infinitive
it makes it much quicker to say ifadesinde make, “bir şeyi belirli bir duruma getirmek” anlamındadır. İlk it, daha önce sözü edilen kelimeyi zayıf söyleme eylemine gönderme yapar. İkinci it, söylenen kelimeyi veya ifadeyi temsil eder. Much quicker sonucu, to say ise hızlanan eylemi belirtir. Aktarılabilir kalıp X makes + nesne + sıfat + to-infinitive şeklindedir. Bir yöntem veya özelliğin bir eylemin hızını ya da zorluğunu nasıl değiştirdiğini açıklamak için kullanılır. Much, quicker, easier veya harder gibi karşılaştırma biçimlerini güçlendirebilir.
Alıştırma
Yararlı bir etkiyi anlatmak için make + nesne + sıfat + to-infinitive yapısını doğru kullanan cümle hangisidir?
- This handle makes the box easier to carry.
- This handle makes the box easier carry.
- This handle makes the box to carry easier.
Cevabı göster
This handle makes the box easier to carry.
and therefore your speech sounds much more natural. Anlatım akışı
2:41ve böylece konuşmanız kulağa çok daha doğal gelir.
and therefore: mantıksal bir sonucu belirtmek
And açıklamayı sürdürürken therefore, dinleyiciye sonraki düşüncenin önceki düşüncenin mantıksal sonucu olduğunu bildirir. Burada kelimeleri daha hızlı söyleyebilmek, konuşmanın kulağa daha doğal gelmesini sağlar. And therefore iki düşünceyi yalnızca art arda gerçekleşen olaylar olarak değil, neden ve sonuç olarak düzenler. Sonraki sonucun nedenini bulmak için önceki cümleciğe bakın.
Alıştırma
İkinci cümleciğin birincinin sonucu olduğunu açıkça gösteren bağlayıcı hangisidir? The bridge was closed, ____ we took a different road.
- and meanwhile
- and therefore
- and then
Cevabı göster
and therefore
So now you know what's happening and how to pronounce the weak form of and as /ən/.
2:44Artık ne olduğunu ve and kelimesinin zayıf formunu /ən/ olarak nasıl telaffuz edeceğinizi biliyorsunuz.
“You're probably wondering ...”: olası bir soruyu önceden dile getirmek
You're probably wondering ... konuşanın, dinleyicilerin aklına gelmesi muhtemel bir soruyu öngördüğünü gösterir. Bu cümlede bir giriş görevi görür: ardından soru, sonra da açıklama gelir. Probably ifadeyi yumuşatır; yani konuşan herkesin düşüncelerini bildiğini iddia etmez. Bu ifade ayrı bir soruyu tanıtabilir veya why, how ya da whether ile başlayan soru içeriğini doğrudan alabilir: You're probably wondering why this happens.
Alıştırma
Bir sunumda konuşan kişi “You're probably wondering why the plan changed” dediğinde ne yapmaktadır?
- Özel bir düşünceyi kesin olarak bildiğini iddia etmek
- Açıklamadan önce dinleyicinin aklına gelebilecek bir soruyu öngörmek
- Herhangi bir açıklama yapmadan konuyu bitirmek
Cevabı göster
Açıklamadan önce dinleyicinin aklına gelebilecek bir soruyu öngörmek
but not other words in the phrases we practiced?
2:54pratik yaptığımız ifadelerdeki diğer kelimeleri zayıflatmıyoruz?
“It's all about X”: kilit etkeni belirtmek
It's all about + bir isim veya -ing biçimi, konuşanın temel etken olarak neyi gördüğünü belirtir. Burada İngilizcedeki vurgu kalıpları, açıklanan zayıflamayı anlamanın anahtarı olarak sunulur. All vurgu katar. Bu kullanımda ifade, X'in tek neden olduğu veya bütün konunun kelimesi kelimesine yalnızca X'i ele aldığı anlamına gelmek zorunda değildir; çoğu zaman “Kilit nokta X'tir” demektir.
Alıştırma
Bir antrenör yalnızca dersin konusunu değil, gelişmenin temel anahtarını belirtmek istiyor. Hangi cümle uygundur?
- We talked about regular practice yesterday.
- It's all about regular practice.
- Today's lesson is about regular practice.
Cevabı göster
It's all about regular practice.
English stress patterns: hangi sözcüklerin öne çıktığı
Bu cümlede English stress patterns, İngilizce bir cümle söylendiğinde bazı sözcüklerin diğerlerinden daha belirgin duyulmasını sağlayan düzenli yolları ifade eder. Buradaki stress, endişe veya baskı değil, konuşmadaki bu belirginliği anlatan bir telaffuz terimidir. Patterns ise görsel desenler değil, tekrarlanan düzenler veya kurallar anlamına gelir.
Alıştırma
Bu telaffuz açıklamasında English stress patterns ne anlama gelir?
- İngilizce öğrenmenin yol açtığı endişe duyguları
- İngilizce harflerle yapılmış görsel desenler
- Bir cümlede bazı sözcüklerin diğerlerinden daha belirgin duyulmasını sağlayan düzenli yollar
Cevabı göster
Bir cümlede bazı sözcüklerin diğerlerinden daha belirgin duyulmasını sağlayan düzenli yollar
we don't stress every word equally in a sentence. Dilbilgisi
3:01bir cümledeki her kelimeyi eşit derecede vurgulamayız.
don't stress every word equally: kısmi olumsuzluk
Don't stress every word equally, vurgunun bütün sözcüklere eşit biçimde dağıtılmadığı anlamına gelir. Bazı sözcükler daha belirgin, bazıları ise daha zayıf söylenir. Olumsuzluk bildiren don't, stress every word equally düşüncesinin tamamını kapsar. Hiçbir sözcüğün vurgulanmadığı anlamına gelmez. Daha genel olarak don't/not + every ... kısmi olumsuzluk anlatır: ifade her bir öğe için doğru değildir.
Alıştırma
We don't stress every word equally ne anlama gelir?
- Cümledeki hiçbir sözcük vurgulanmaz.
- Bazı sözcükler diğerlerinden daha güçlü vurgulanır.
- Her sözcük aynı derecede vurgulanır.
Cevabı göster
Bazı sözcükler diğerlerinden daha güçlü vurgulanır.
that carry the content and meaning of the sentence, Kalıp ifadeler
3:06önemli kelimeleri vurgularız,
carry the content and meaning: “içermek ve iletmek” anlamında carry
carry the content and meaning ifadesinde carry, bir şeyi fiziksel olarak taşımak değil, “içermek ve iletmek” anlamına gelir. Önemli kelimeler, cümlenin dinleyiciye anlattığı şeyin büyük bölümünü taşır. Bu mecaz anlam carry meaning, carry information ve carry a message ifadelerinde yaygındır. Kelimelerin, işaretlerin, seslerin veya hareketlerin ne ilettiğini anlatabilir.
Alıştırma
Hangi cümlede carry “içermek ve iletmek” anlamında kullanılmıştır?
- A small gesture can carry a lot of meaning.
- Leo can carry the suitcase upstairs.
- This truck can carry twelve boxes.
Cevabı göster
A small gesture can carry a lot of meaning.
telaffuz açıklamalarında rapid speech
“Rapid speech”, hızlı bir tempoda üretilen doğal ve bağlantılı konuşma demektir. Telaffuz ve dinleme açıklamalarında in rapid speech, “insanlar hızlı ve kesintisiz konuştuğunda” anlamına gelir. Bu ifade kötü telaffuzu değil, konuşma hızını anlatır. Hızlı doğal konuşmada zayıf biçimler, ulama veya kısalmış sesler görülebilir; buna rağmen konuşma dinleyenler için anlaşılır olabilir.
Alıştırma
Bir telaffuz dersinde “rapid speech” ne anlama gelir?
- Her zaman anlaşılmaz olan konuşma
- Çok sayıda dil bilgisi hatası içeren konuşma
- Hızlı söylenen doğal ve bağlantılı konuşma
Cevabı göster
Hızlı söylenen doğal ve bağlantılı konuşma
grammar words: cümle yapısını kuran işlev sözcükleri
Grammar words, temel görevi cümlenin bölümlerini birbirine bağlamak veya dil bilgisel ilişkileri göstermek olan sözcüklerdir. Bunlara function words da denir; and, of, to ve for bu gruba örnektir. Genellikle isimler, asıl fiiller, sıfatlar ve birçok zarfa göre cümlenin ana mesajını daha az taşırlar. Bu nedenle akıcı konuşmada çoğu zaman vurgu almaz ve zayıf biçimlerle söylenirler. Bu terim, “dil bilgisi hatası olan sözcükler” anlamına gelmez.
Alıştırma
Hangi grup çoğunlukla grammar words içerir?
- teacher, build, happy, London
- and, of, to, for
- table, music, bright, quickly
Cevabı göster
and, of, to, for
when said quickly in sentences: kısaltılmış edilgen yan cümle
“When said quickly in sentences”, kısaltılmış bir edilgen yan cümledir. Tam biçimi “when it is said quickly in sentences” şeklindedir: örtük özne it, said ise edilgen yapıdaki geçmiş zaman ortacıdır. when + geçmiş zaman ortacı kalıbı kısaca “bir şeye bu şekilde işlem uygulandığında” anlamına gelir. Burada “and” sözcüğünün hangi koşulda zayıf /ən/ telaffuzuna sahip olduğunu belirtir.
Alıştırma
“when it is heated” ifadesini when + geçmiş zaman ortacı kullanarak kısaltın: ____, the metal expands.
Cevabı göster
When heated
match the rhythm of the sentence: zamanlama düzenine uymak
match the rhythm of the sentence ifadesindeki match, “yarışmak” değil, “uyum sağlamak veya eş zamanlı hareket etmek” anlamındadır. Zayıf biçim, söylenen sözcüklerin cümledeki güçlü ve zayıf vuruş düzenine uymasına yardımcı olur. Başka durumlara aktarılabilen match the rhythm of + isim yapısı; konuşmayı, hareketi veya zamanlamayı bir ritimle uyumlu hâle getirmek demektir.
Alıştırma
Cümleyi match the rhythm of + isim hedef yapısıyla tamamlayın: Tap your feet to ____ the music.
Cevabı göster
match the rhythm of
If you stress every word: bir koşul ve sonucu
If you stress every word, koşulu belirten yan cümledir. Ana cümle olan the sentence sounds very unnatural ise bu koşulun sonucunu verir. Burada iki cümlecik de genel bir sonucu anlatmak için geniş zaman kullanır: Her kelime vurgulandığında cümle normalde kulağa doğallıktan uzak gelir. Bu cümlede stress, “ek vurgu yaparak söylemek” anlamına gelen bir fiildir.
Alıştırma
Hangi cümle genel bir sonucu belirtmek için if yan cümlesini kullanır?
- If you press this button, the screen will light up later.
- If you pressed this button, the screen would light up.
- If you press this button, the screen lights up.
Cevabı göster
If you press this button, the screen lights up.
which you probably noticed are all softer and weaker.
4:00ki bunların hepsinin daha yumuşak ve zayıf olduğunu muhtemelen fark etmişsinizdir.
the focus, the emphasis, stays on: ana vurgunun nerede kaldığı
the focus, the emphasis dizisinde emphasis, focus sözcüğünün anlamını netleştirir: ikisi de cümlenin önemli kısmını belirtir. Konuşmacı bunları tek bir düşüncenin iki farklı adı olarak sunar; bu yüzden tekil stays kullanılır. the focus stays on + isim kalıbı, dikkatin veya önemin o ismin belirttiği şeye yönelmeye devam ettiğini anlatır. Buradaki on, vurgunun hedefini gösterir; fiziksel bir teması anlatmaz.
Alıştırma
Hangi cümle yol güvenliğinin ana konu olmaya devam ettiğini belirtir?
- The focus shifts from road safety to parking.
- The focus stays on road safety.
- Road safety is one of several unrelated examples.
Cevabı göster
The focus stays on road safety.
Now let's practice these together in some short phrases and sentences.
4:03Şimdi bunları bazı kısa ifadelerde ve cümlelerde birlikte pratik yapalım.
Say each phrase slowly first with the full and, Anlatım akışı
4:07Her ifadeyi önce tam and ile yavaşça söyleyin,
then again naturally and quickly three times with the weak form /ən/.
4:11sonra zayıf form olan /ən/ ile üç kez doğal ve hızlı bir şekilde tekrarlayın.
slowly first ... then again naturally and quickly: iki aşamalı yönergeleri sıralama
First ve then bu yönergeyi iki aşama hâlinde düzenler. Slowly ilk aşamanın nasıl yapılacağını, naturally ve quickly ise ikinci aşamanın nasıl yapılacağını açıklar. Yeniden kullanılabilen kalıp Do X first, then do Y biçimindedir. Özgün cümlede again aynı ifadenin tekrarlandığını gösterir. Sıra bildiren sözcükler ile eylemin nasıl yapılacağını anlatan sözcükler birlikte hem izlenecek sırayı hem de her adımın nasıl uygulanacağını belirtir.
Alıştırma
İki aşamalı yönergeyi first ve then sıralama sözcükleriyle tamamlayın: Read the sentence slowly ____, ____ read it again at a natural speed.
Cevabı göster
first · then
Listen to the slow version with the strong form and, Anlatım akışı
4:55Güçlü form and ile yavaş versiyonunu dinleyin,
then listen carefully again with the natural quick version with /ən/.
4:59ardından /ən/ ile doğal ve hızlı versiyonunu tekrar dikkatlice dinleyin.
Listen to ... then listen carefully again: iki adımı sıraya koymak
Listen to the slow version bir emir yapısıdır ve yapılacak ilk eylemi doğrudan belirtir. İngilizce yönergelerde you öznesi çoğu zaman söylenmez; bu nedenle cümle, fiilin yalın hâli olan Listen ile başlar. Then listen carefully again sonraki eylemi belirtir. Then sıralamayı gösterir, again yeniden dinlemek anlamına gelir, carefully ise ikinci kez nasıl dinleneceğini açıklar. Yeniden kullanılabilen Do X, then do Y kalıbı iki aşamalı bir yönergeyi kolayca anlaşılır hâle getirir.
Alıştırma
Hangi yönerge önce bir dinleme adımı verir, ardından dikkatlice yeniden dinlemeyi ister?
- Listen carefully for the final sound before you hear the whole recording.
- Listen to the whole recording once and stop.
- Listen to the whole recording first, then listen carefully again for the final sound.
Cevabı göster
Listen to the whole recording first, then listen carefully again for the final sound.
Can you pass me ...?: nazik bir rica
Can you pass me + nesne? birinden size bir nesne uzatmasını istemenin yaygın bir yoludur. Burada Can you ...? öncelikle karşıdakinin yeteneğini sormaz; bir rica işlevi görür. Sözcük sırası pass + kişi + nesne şeklindedir: pass me the salt. pass the salt to me de denebilir. İlk yapı günlük konuşmada özellikle yaygındır.
Alıştırma
Dersteki Can you pass me kalıbını kullanarak ricayı tamamlayın: ____ the ruler, please?
Cevabı göster
Can you pass me
So that's the end of today's British English pronunciation lesson. Anlatım akışı
5:28Bugünkü İngiliz İngilizcesi telaffuz dersimiz bu kadar.
I hope this has helped you understand Kalıp ifadeler
5:31Umarım bu size anlamanızda yardımcı olmuştur:
and how you can use this weak form confidently
5:38ve bu zayıf formu güvenle nasıl kullanabilirsiniz
that's the end of: bir dersin veya etkinliğin bittiğini belirtmek
That's the end of + isim öbeği, bir dersin, konuşmanın, hikâyenin ya da etkinliğin bittiği noktayı belirtir. Bu cümlede that's, az önce tamamlanan derse gönderme yapar; end fiziksel bir kenar anlamına gelmez. Bu ifade bir kapanış işareti olarak kullanılır. Konuşmacı ardından bir özet, teşekkür veya veda eklese bile, ana içeriğin bittiğini dinleyiciye bildirir.
Alıştırma
Bir sunumu bitiriyorsunuz. Dinleyicilere teşekkür etmeden önce sunumun sona erdiğini hangi cümle açıkça belirtir?
- Today's presentation begins in five minutes.
- We are halfway through today's presentation.
- That's the end of today's presentation.
Cevabı göster
That's the end of today's presentation.
I hope this has helped you understand: bir açıklamanın etkisini değerlendirmek
I hope this has helped you understand ... az önce verilen bilgilerin yararlı olmasını umduğunuzu belirterek açıklamayı nazikçe bitirir. Bu yapıda this, az önce verilen derse, açıklamaya veya yönlendirmeye gönderme yapar. Has helped, İngilizcedeki present perfect yapısındadır. Şimdiki noktadan yakın zamanda tamamlanan yardıma bakar ve gelecekteki bir eylemi anlatmak yerine yardımın şu ana kadarki etkisine odaklanır. Yapı help + kişi + fiilin yalın hâli şeklindedir: helped you understand. Understand sonrasında konuyu doğrudan belirtebilir ya da why veya how ile başlayan bir yan cümle ekleyebilirsiniz.
Alıştırma
Bir okul uygulamasını açıklamayı yeni bitirdiniz. Açıklamanızın yararlı olup olmadığına hangi cümle nazikçe dönüp bakar?
- I understood how the school app worked before the lesson.
- I hope this has helped you understand how the school app works.
- I will explain how the school app works tomorrow.
Cevabı göster
I hope this has helped you understand how the school app works.
why ... and how ...: dolaylı soru yapılarını bağlama
why ... and how ... kalıbı iki dolaylı soru yan cümlesini bağlar. why yan cümlesi anlaşılması gereken nedeni, how yan cümlesi ise öğrenilecek yöntemi sunar. Birlikte bir dersin, yazının veya açıklamanın kapsamını açıkça özetleyebilirler. Dolaylı sorularda düz cümle söz dizimi kullanılır: why 'and' often sounds ... ve how you can use .... Bu yapıyı daha büyük bir cümlenin içinde doğrudan soru dizimine çevirmeyin. Burada ilk and, ele alınan İngilizce sözcüktür; sonraki and ise iki yan cümleyi bağlayan bağlaçtır.
Alıştırma
This lesson explains ifadesinden sonra iki dolaylı soruyu doğru biçimde bağlayan cümleyi seçin.
- This lesson explains why the sound changes and how can you pronounce it clearly.
- This lesson explains why does the sound change and how can you pronounce it clearly.
- This lesson explains why the sound changes and how you can pronounce it clearly.
Cevabı göster
This lesson explains why the sound changes and how you can pronounce it clearly.
and subscribe for more practical British English pronunciation lessons every week.
5:47ve her hafta daha pratik İngiliz İngilizcesi telaffuz dersleri için abone olun.