İngilizcede 'u' Harfi Ne Zaman Okunmaz? / Okunmayan U Harfi İçin Kelimeler ve Kurallar: İngilizce çalışma notları
Pronunciation with Emma
Video özeti: Emma, GUE, GUI, ünlü-U dizilimleri ile AUGH veya OUGH gibi yazım örüntülerini kullanarak İngilizce sözcüklerde U harfinin genellikle ne zaman okunmadığını açıklıyor; aynı yazımın yine de farklı kurallara ve telaffuzlara yol açabileceğini vurguluyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. silent U — Sözcük anlamı ve kullanım düzeyi: Yazımda bulunan ancak söylenirken duyulmayan U için kullanılan standart terimi öğrenin. Böylece yazım ile telaffuz arasındaki ilişkiyi açıkça anlatabilir ve guest, guitar, biscuit ve build gibi sözcüklere ilişkin açıklamaları anlayabilirsiniz. 2. pronounced as bisquit — Kalıplaşmış ifadeler ve eşdizimler: pronounced as ifadesinin aktarılan ya da yaklaşık bir telaffuzu nasıl sunduğunu fark edin. Bu kalıpla yaygın bir yanlış söyleyişi tarif edebilir, hedef biçimle karşılaştırabilir ve yazılı harflerle çıkarılan sesleri karıştırmadan telaffuz düzeltmelerini izleyebilirsiniz. 3. even if something has the same spelling, it might follow a different rule and be pronounced a completely different way. — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: Görünür bir koşulun tek bir sonucu garanti etmediğini anlatmak için even if ile might yapısını birlikte kullanın. Bu kalıp, telaffuz kurallarının sınırlarını belirtmenize, istisnaları kabul etmenize ve İngilizce yazım örüntülerini kesin kurallar gibi sunmamanıza yardımcı olur.
Bu derste
Hello and welcome back to pronunciation with Emma Kalıp ifadeler
0:00Merhaba ve Emma ile telaffuz derslerine tekrar hoş geldiniz,
welcome back to: geri dönenleri karşılama
Welcome back to + bir yer, program, kurs veya etkinlik, tanıdık bir şeye yeniden gelen kişileri karşılamak için kullanılır. Burada pronunciation with Emma düzenli bir programın adıdır. Back, “geriye doğru” değil, “geri dönmek” anlamındadır. Bu kalıbı yeni bir bölümün veya dersin başında kullanın ve ardından insanların neye geri döndüğünü söyleyin: Welcome back to the show.
Alıştırma
Haftalık bir podcasti yeniden dinleyen kişilere yönelik karşılamayı tamamlayın: Welcome ____ our weekly science podcast.
Cevabı göster
back to
or welcome if you're brand new to my channel. Kalıp ifadeler
0:02ya da kanalıma tamamen yeniyseniz hoş geldiniz.
brand new to my channel: tamamen yeni gelen biri olmak
Be brand new to + isim, birinin bir şeye yeni başladığı veya bir yere yeni geldiği ve o konu hakkında çok az şey bildiği anlamına gelir. Burada you, kanalı yeni keşfetmiş bir izleyiciyi anlatır. Kanalın kendisinin yeni olduğu anlamına gelmez. Brand new kalıbında brand, new sözcüğünün anlamını güçlendirir. Aynı yapı bir kurs, takım, hobi veya yerle de kullanılabilir.
Alıştırma
Hangi cümle izleyicinin kanalı daha yeni keşfettiğini söylüyor?
- This is a brand-new channel.
- I'm brand new to this channel.
- I've watched this channel for years.
Cevabı göster
I'm brand new to this channel.
we're going to look at words that all have a silent U in them. Notlar
0:05hepsinde okunmayan bir U harfi bulunan kelimelere bakacağız.
we're going to look at + konu: sıradaki içeriği tanıtmak
we're going to look at + topic kalıbı, konuşmacının sırada neyi açıklayacağını bildirir. İlk bölüm planı sunar; look at ise burada yalnızca gözünü bir şeye çevirmek değil, bir konuyu incelemek, tartışmak veya öğrenmek anlamına gelir. Derslerin, videoların ve sunumların başında kullanılan tarafsız ve yaygın bir kalıptır: In this lesson, we're going to look at + topic.
Alıştırma
Bir öğretmen, önceden seçilmiş üç yöntemi açıklamak üzere. Konuyu hangi cümle doğal biçimde tanıtır?
- Today, we're going to look at three ways to save water.
- Today, we're going to watch three ways to save water.
- Today, we're going to look for three ways to save water.
Cevabı göster
Today, we're going to look at three ways to save water.
silent U: yazılır ama okunmaz
silent U, bir kelimenin yazımında U harfinin bulunduğu ancak kelime söylendiğinde bu harfin kendine ait bir sesinin olmadığı anlamına gelir. Buradaki silent, bir kişinin sessiz kalmasıyla ilgili günlük anlamda değil, bir telaffuz terimi olarak kullanılır. a silent + harf adı kalıbı, a silent K gibi okunmayan başka harfleri de tanımlayabilir.
Alıştırma
silent U ifadesini hangi açıklama doğru anlatır?
- Kelime hiçbir U harfi içermez.
- U harfi her zaman /juː/ olarak okunmalıdır.
- Kelime U harfini içerir, ancak bu U okunmaz.
Cevabı göster
Kelime U harfini içerir, ancak bu U okunmaz.
We're going to look at some rules to know when it's silent,
0:09Ne zaman okunmadığını bilmek için bazı kurallara bakacağız,
although do keep in mind that English is not a phonetic language. Notlar
0:11ancak İngilizcenin okunduğu gibi yazılan fonetik bir dil olmadığını unutmayın.
do keep in mind: vurgulu bir hatırlatma
Do keep in mind, vurgu taşıyan olumlu bir emir cümlesidir. Do, “lütfen unutmayın” hatırlatmasını güçlendirmek için keep fiilinin yalın biçiminden önce gelir. Burada soru oluşturmaz ve “yapmak” anlamına gelmez. Kalıp do + fiilin yalın biçimidir. Genellikle önemli bir koşul, sınırlama ya da istisnadan önce kullanılır.
Alıştırma
Do ile başlayan vurgulu hatırlatma ifadesini tamamlayın: ____ that this ticket cannot be refunded.
Cevabı göster
Do keep in mind
English is not a phonetic language: yazım sesi her zaman tahmin ettirmez
Burada phonetic language, yazılı biçimlerin seslerle düzenli ve tahmin edilebilir şekilde eşleştiği bir dil anlamına gelir. Cümle, İngilizce yazımın bir kelimenin nasıl telaffuz edildiğini her zaman göstermediğini söyler. Bu, sınıfta kullanılan yararlı bir basitleştirmedir; İngilizcede hiç telaffuz düzeni olmadığı anlamına gelmez. Kurallar yardımcı olur, ancak düzensiz yazımlar, okunmayan harfler ve istisnalar nedeniyle bazen bir kelimenin telaffuzu ayrıca öğrenilmelidir.
Alıştırma
Bu telaffuz dersinde cümle ne anlama geliyor?
- İngilizce kelimelerin hiçbir telaffuz düzeni yoktur.
- İngilizcede yararlı telaffuz düzenleri vardır, ancak yazım sesi her zaman güvenilir biçimde tahmin ettirmez.
- İngilizce yazım her zaman kesin telaffuzu gösterir.
Cevabı göster
İngilizcede yararlı telaffuz düzenleri vardır, ancak yazım sesi her zaman güvenilir biçimde tahmin ettirmez.
So if you think a word fits in any of these rules, Dilbilgisi
0:15Bu yüzden bir kelimenin bu kurallardan herhangi birine uyduğunu düşünseniz bile,
if ... it might still ... ile olası bir istisnayı belirtmek
if ile başlayan bölüm, bir kuralı destekliyor gibi görünen bir koşul verir. Ana bölümdeki might, sonucun kesin değil, yalnızca mümkün olduğunu gösterir. still, bu koşul sağlansa bile olasılığın devam ettiğini belirtir. If X, Y might still happen kalıbı, bir kural veya ipucu bütün istisnaları ortadan kaldırmadığında kullanışlıdır.
Alıştırma
Cümleyi, istisna olasılığını açık tutan dersteki iki kelimelik ifadeyle tamamlayın: If the forecast looks clear, it ____ rain later.
Cevabı göster
might still
starting with our first rule ile sıranın başlangıcını belirtmek
Bu ifade bir geçiş görevi görür. Dinleyicilere genel girişin bittiğini ve sırada ilk maddenin olduğunu bildirir. starting with + isim öbeği kalıbı bir listenin, dersin veya sürecin nerede başladığını gösterir. Burada açıklamanın sonraki bölümünü açar; kuralın kendisini anlatmaz.
Alıştırma
Geçiş cümlesini dersteki beş kelimelik ifadeyle tamamlayın: ____, let's examine the basic pattern.
Cevabı göster
Starting with our first rule
Whenever we have a G and then a U coming after it, Dilbilgisi
0:27Ne zaman bir G harfimiz ve ardından gelen bir U harfimiz olsa,
Whenever we have ...: tekrarlanan bir koşul
Whenever, “her ... olduğunda” veya “her seferinde” anlamına gelir. Whenever we have ... yan cümlesi tekrarlanan bir koşulu ortaya koyar; bu nedenle tek bir olayı değil, genel bir kuralı ya da düzenli bir süreci açıklamak için kullanışlıdır. Burada have, “yazımda karşılaşmak” anlamındadır. a U coming after it ise harf sıralamasında U'nun G'den sonra geldiğini belirtir; gerçek bir fiziksel hareketten söz edilmez.
Alıştırma
Kuralı “her seferinde” anlamına gelen tek sözcüklük İngilizce bağlaçla tamamlayın: ____ we have a new library book, we put a label on it.
Cevabı göster
Whenever
tends to be silent: genel bir eğilim, kesin bir kural değil
tend to + fiilin yalın biçimi, istisnalara yer bırakırken genellikle ne olduğunu anlatır. that U tends to be silent ifadesinde be, tends to'dan sonra gelen fiilin yalın biçimidir; silent ise U'nun okunmadığını belirtir. That U, daha önce sözü edilen ve G'den sonra gelen U'ya işaret eder. Konuşmacı yaygın bir yazım ve telaffuz düzenini açıklamakta, U'nun mümkün olan her durumda okunmadığını söylememektedir.
Alıştırma
Hangi cümle, istisnalara açıkça yer bırakarak olağan bir durumu anlatır?
- The path is always muddy after rain, but some days it stays dry.
- The path is never muddy after rain, so it stays dry.
- The path tends to be muddy after rain, but some days it stays dry.
Cevabı göster
The path tends to be muddy after rain, but some days it stays dry.
spelling combination G-U-E: sıralı bir harf dizisi
Bir yazım birleşimi, belirli bir sırayla yan yana gelen harf dizisidir. Burada G-U-E, guest kelimesindeki art arda gelen g, u, e harflerini adlandırır; matematiksel bir kombinasyon ya da birbiriyle ilgisiz üç harf değildir. Bir kelimenin nasıl yazıldığını veya tekrarlanan bir yazım kalıbını anlatırken the spelling combination + harf dizisi yapısını kullanabilirsiniz.
Alıştırma
G, U ve E harflerini sıralı bir yazım kalıbı olarak adlandıran İngilizce ifade hangisidir?
- the spelling combination G-U-E
- the meaning of the word guest
- the number of sounds in guest
Cevabı göster
the spelling combination G-U-E
don't try and pronounce: gündelik try and + fiil yapısı
Gündelik konuşmada try and + fiilin yalın hâli, try to + fiilin yalın hâli anlamında kullanılabilir. Bu cümlede don't try and pronounce, “telaffuz etmeye çalışmayız” demektir; try and pronounce iki ayrı eylemi değil, tek bir telaffuz etme girişimini anlatır. Cümle we ile başladığı için konuşanların ne yaptığını açıklar; Don't try... biçiminde bir emir değildir. don't olumsuzluğu, yazılı U harfini telaffuz etme girişiminin tamamını kapsar.
Alıştırma
We don't try and pronounce that U. cümlesinde try and pronounce ne anlama gelir?
- U harfini açıkça telaffuz etmek için özel bir çaba gösteririz.
- Önce farklı bir eylemi dener, sonra U harfini telaffuz ederiz.
- U harfini telaffuz etmeye çalışmayız.
Cevabı göster
U harfini telaffuz etmeye çalışmayız.
Cut the U: U sesini söylememek
Burada Cut the U, sınıfta kullanılan kısa bir yönergedir: sözcüğün yazımında U harfini bırak, ancak sözcüğü söylerken bu harfle ilişkilendirilen sesi çıkarma. Buradaki cut, yazılı harfi kesmek değil, telaffuzda sesi kaldırmak veya atlamak anlamına gelir. Bu yalnızca sözcüğün söylenişini değiştirir. Yazımda U harfi kalır.
Alıştırma
Bir telaffuz dersinde Cut the U sizden ne yapmanızı ister?
- U harfini yazımda tutmak, ancak telaffuz etmemek.
- U harfini sözcüğün yazımından çıkarmak.
- U harfini daha güçlü telaffuz etmek.
Cevabı göster
U harfini yazımda tutmak, ancak telaffuz etmemek.
So even with that G-U-E combination towards the end of the word, Dilbilgisi
0:59Yani kelimenin sonuna doğru olan bu G-U-E kombinasyonuyla bile,
even with that G-U-E combination towards the end of the word: sonuç değişmese de koşulu kabul etmek
Burada even with + isim öbeği bir taviz yapısı kurar: önemli görünebilecek bir koşulu kabul eder ve ardından asıl sonucun hâlâ geçerli olduğunu gösterir. Buradaki koşul, G-U-E birleşiminin kelimenin sonuna yakın olmasıdır. Vurgulanan bölüm yalnızca birleşimin konumunu belirtir; yazım kuralının değiştiğini söylemez. Cümlenin tamamındaki still a silent U, sonucun değişmediğini açıkça gösterir.
Alıştırma
Koşul değişse de sonucun değişmediğini göstermek için even with yapısını doğru kullanan cümle hangisidir?
- Even with the extra time, we still missed the train.
- Even if the extra time, we still missed the train.
- Even with we had extra time, we still missed the train.
Cevabı göster
Even with the extra time, we still missed the train.
the same thing happens: yeni bir durumu önceki sonuca bağlamak
The same thing happens, daha önce açıklanmış bir sonuca veya sürece gönderme yapar ve bunun yeni durumda da gerçekleştiğini belirtir. Burada thing, fiziksel bir nesneyi değil, U'nun okunmadığı önceki kalıbı ifade eder. Bu ifade, kuralın tamamını tekrarlamadan örnekleri birbirine bağlar. Dinleyen kişi, yazımın değiştiğini ancak ilgili işleyişin aynı kaldığını anlar.
Alıştırma
Hangi devam cümlesi ikinci bir yazıcıda daha önce açıklanan sonucun görüldüğünü açıkça belirtir?
- The first printer produces blank pages. The same thing happens with the second printer.
- The first printer produces blank pages. The second printer is the same thing.
- The first printer produces blank pages. The same printer happens again.
Cevabı göster
The first printer produces blank pages. The same thing happens with the second printer.
but the stress is actually on the second syllable. Kelime
1:19ancak vurgu aslında ikinci hecededir.
stress is actually on the second syllable: sözcük vurgusunun yerini belirtmek
Burada stress, kaygı veya baskıyı değil, sözcük vurgusunu ifade eder. Birden fazla hecesi olan bir sözcükte, genellikle bir hece diğerlerinden daha belirgin duyulur. On the second syllable, bu belirginliğin ikinci bölümde olduğunu söyler. Actually bir düzeltme yapıldığını gösterir. Konuşmacı, guitar sözcüğünün başının en güçlü bölüm olmaması gerektiğini anlatır; standart Britanya İngilizcesinde ana vurgu ikinci hecededir.
Alıştırma
Standart Britanya İngilizcesinde guitar sözcüğünün ana vurgusunu hangi ifade doğru açıklar?
- Guitar has only one syllable.
- The stress in guitar is on the second syllable.
- The stress in guitar is on the first syllable.
Cevabı göster
The stress in guitar is on the second syllable.
So slight change in that vowel there. Kelime
1:27Bu yüzden oradaki ünlü harfte hafif bir değişiklik var.
slight change in that vowel: küçük bir telaffuz farkını anlatmak
slight change sözleri küçük ama fark edilebilir bir değişikliği anlatır. in that vowel ifadesi, farkın hangi seste olduğunu gösterir: ünlü ses biraz farklı söylenir, tamamen farklı söylenmez. Konuşmacı burada kısaltılmış bir konuşma ifadesi kullanıyor. Tam bir cümlede a slight change in + isim yapısını kullanın. Örneğin: There is a slight change in the vowel sound. Bu yapı yazım, şekil veya biçimdeki küçük değişiklikleri de anlatabilir.
Alıştırma
Hangi cümle bir ünlü sesin yalnızca biraz değiştiğini doğal biçimde anlatır?
- The spelling has no vowels.
- There is a slight change in the vowel sound.
- The vowel sound is completely different.
Cevabı göster
There is a slight change in the vowel sound.
even if ... doesn't change: sonucu değiştirmeyen bir koşul
even if, sonucu değiştirmeyen bir koşul bildirir. Burada bir şeyin ortada bulunması mümkündür, ancak telaffuz kuralı yine aynı kalır. Temel yapı even if + yan cümle, ana cümle şeklindedir. Altyazıdaki doesn't change, the rule veya that gibi bir öznenin bağlamdan anlaşıldığı kısaltılmış konuşma dilidir. Bağlamdan bağımsız tam biçim Even if it's in the middle, the rule doesn't change. şeklindedir.
Alıştırma
Hangi tam cümle harfin konumunun kuralı etkilemediğini anlatır?
- Even if the letter is in the middle, the rule doesn't change.
- Even the letter is in the middle, the rule doesn't change.
- If the letter is in the middle, the rule always changes.
Cevabı göster
Even if the letter is in the middle, the rule doesn't change.
Now our next rule is when we have the letter U Anlatım akışı
1:40Şimdi bir sonraki kuralımız, U harfi olduğunda
our next rule is when ...: bir kuralı ve koşulunu tanıtmak
“Our next rule is when ...” açıklamayı bir sonraki kurala taşır. our next rule yeni maddeyi duyurur, when ise kuralın geçerli olduğu koşulu tanıtır. Buradaki when belirli bir zamanı sormaz. “……olduğu durumda” anlamına gelir: bu cümledeki koşul, U harfinden sonra bir ünlü gelmesidir.
Alıştırma
Hangi cümle sıradaki kuralın koşulunu tanıtmak için aynı kalıbı kullanıyor?
- Our next rule is that two vowels can make one sound.
- Our next rule explains why two vowels appear together.
- Our next rule is when two vowels appear together.
Cevabı göster
Our next rule is when two vowels appear together.
So I hear this pronounced as bisquit a lot. Kalıp ifadeler
1:48Bunun çok fazla bisquit olarak telaffuz edildiğini duyuyorum.
pronounced as bisquit: bir kelimenin nasıl söylendiğini belirtmek
Be pronounced as + bir ses gösterimi, “o telaffuzla söylenmek” anlamına gelir. I hear this pronounced as X yapısında this söylenen kelimedir, pronounced kelimenin nasıl söylendiğini belirtir ve as konuşanın duyduğu telaffuzu tanıtır. Buradaki bisquit, biscuit kelimesinin yanlış telaffuzunu göstermek için kullanılan standart dışı, yaklaşık bir yazımdır. Kelimenin doğru yazımı değildir.
Alıştırma
Hangi cümlede bir adın nasıl söylendiğini belirtmek için pronounce ... as ... kullanılmıştır?
- The guide spelled the name as 'L-I-N-A'.
- The guide translated the name as 'light'.
- The guide pronounced the name as 'LEE-na'.
Cevabı göster
The guide pronounced the name as 'LEE-na'.
So even though we have a U and an E at the end of the word, Dilbilgisi
2:11Kelimenin sonunda bir U ve bir E olsa da,
they are both silent and we just finish that word with a K sound. Kelime
2:15ikisi de okunmaz ve biz kelimeyi sadece K sesiyle bitiririz.
even though ... they are both silent: beklenmedik bir karşıtlık belirtmek
Even though, sözcüğün sonunda gerçekten U ve E olduğunu kabul eder; ancak bu durum harflerin okunacağı beklentisini doğurabilir. Ana cümle olan they are both silent, bu beklentinin tersine çıkan asıl sonucu verir. A doğru olduğu hâlde A'nın düşündürdüğünün tersine B de doğruysa even though A, B kullanılır. Buradaki both, U ve E adlı iki harfi gösterir.
Alıştırma
Cümleyi bu dersteki ödünleme bağlacıyla tamamlayın: ____ the word ends in e, the e is silent.
Cevabı göster
Even though
finish that word with a K sound: bir sözcüğün son sesini açıklamak
Finish that word with a K sound, sözcük söylendiğinde en son duyulan sesin /k/ olduğu anlamına gelir. Buradaki finish, bir görevi tamamlamak değil, telaffuzun nasıl bittiğini anlatır. Finish a word with a ... sound kalıbıyla bir sözcüğün son sesini belirtebilirsiniz. A K sound, /k/ ünsüzünü gösterir; sözcüğün yazımının mutlaka k harfiyle bittiği anlamına gelmez.
Alıştırma
Telaffuz açıklamasını finish ... with kullanarak tamamlayın: We ____ the word map ____ a P sound.
Cevabı göster
finish · with
Some other ones in this category are build and building. Anlatım akışı
2:21Bu kategorideki diğer kelimeler build ve building'dir.
Some other ones in this category are ...: aynı kategoriden başka örnekler ekleme
Some other ones in this category are ... dinleyiciye, daha önce belirlenmiş bir grubun başka üyelerinin sıralanacağını bildirir. Bu ifade yeni örnekleri önceki kategoriye bağlar ve ardından are sözcüğünden sonra örneklerin adını verir. Ones, bağlamdan açıkça anlaşılan çoğul ve sayılabilir bir ismin yerini tutar. Burada one sayısını değil, diğer kelimeleri ifade eder.
Alıştırma
Cümleyi aynı kategoriden daha fazla örnek ekleyen hedef ifadeyle eksiksiz tamamlayın: A rose is a flower. ____ tulips and daisies.
Cevabı göster
Some other ones in this category are
the final rule is when ...: son kuralı ve koşulunu belirtme
The final rule, konuşmacının mevcut kurallar dizisinin son maddesine geldiğini belirtir. Bu, dinleyicilerin birkaç bölümden oluşan açıklamanın sırasını takip etmesine yardımcı olur. When, bu kuralın geçerli olduğu koşulu belirtir: bir ünlü, U ve G birlikte bulunur. Bu kalıp bir sıra işaretiyle uygulama koşulunu birleştirerek hem açıklamanın hangi noktada olduğunu hem de kuralın ne zaman önemli olduğunu gösterir.
Alıştırma
Üç kuralın sonuncusunu açıklıyorsunuz. Hangi cümle son kuralı en açık şekilde işaretleyip geçerli olduğu koşulu belirtir?
- Two vowels are the final words in this rule.
- The final rule explains when the lesson began.
- The final rule applies when two vowels appear together.
Cevabı göster
The final rule applies when two vowels appear together.
And you'll see that all of these have something in common. Kalıp ifadeler
2:38Ve bunların hepsinin ortak bir noktası olduğunu göreceksiniz.
have something in common: ortak bir özelliğe sahip olmak
Have something in common, iki veya daha fazla kişinin ya da şeyin ortak bir özelliği olduğu anlamına gelir. Buradaki something, ortak özelliğin henüz belirtilmediğini gösterir; sonraki açıklama bunun ne olduğunu söyleyebilir. Bu ifade bilgiyi düzenlemeye de yarar: önce birkaç örneği bir grup hâline getirir, ardından dinleyeni bu örnekleri bağlayan tek bir kurala hazırlar.
Alıştırma
Bir özelliği paylaşmak anlamındaki kalıp ifadeyle cümleyi tamamlayın: These two animals have something ____: they both sleep during the day.
Cevabı göster
in common
G-H becomes a F: telaffuzu açıklamak
Bu gündelik açıklamada that G-H becomes a F, söz konusu tough kelimesindeki GH harflerinin /f/ olarak okunduğu anlamına gelir. Yazım GH olarak kalır; yalnızca ses açıklanmaktadır. Become, yazılı bir biçimden konuşma sesine olan ilişkiyi basit bir dönüşüm gibi gösterir. Buradaki F, /f/ ünsüz sesini ifade eder; yazımda GH'nin yerine geçecek bir harf değildir.
Alıştırma
Bu açıklamada 'G-H becomes a F' ne anlama geliyor?
- İngilizcedeki her GH /f/ olarak okunur.
- Bu kelimede GH harfleri /f/ olarak okunur.
- Yazımda GH'nin yerine F konmalıdır.
Cevabı göster
Bu kelimede GH harfleri /f/ olarak okunur.
all of these words contain either the spelling A-U-G-H or O-U-G-H. Dilbilgisi
3:13bu kelimelerin tümü A-U-G-H veya O-U-G-H yazılışını içerir.
So as you might have already realized: bir sonucu nazikçe tanıtmak
So, önceki örneklerden çıkarılan bir sonucu tanıtır. as you might have already realized biçimindeki as yan cümlesi, konuşmacı sonucu söylemeden önce dinleyicilerin bu sonuca kendilerinin ulaşmış olabileceğini belirtir. might have already realized içinde might, herkesin anladığını varsaymaktan kaçınır; already ise “bu andan önce” anlamına gelir. Bu ifade, örüntüyü henüz fark etmemiş olanlara da alan bırakırken dinleyicileri akıl yürütme sürecine katar.
Alıştırma
Hangi cümle, konuşmacı sonucu söylemeden önce dinleyicilerin bir örüntüyü fark etmiş olabileceğini nazikçe belirtir?
- As you might have already realized, these examples follow the same rule.
- Realize the rule before you look at the examples.
- You have certainly realized the rule, so I will not explain it.
Cevabı göster
As you might have already realized, these examples follow the same rule.
contain either ... or ...: iki alternatifi sıralamak
contain either A or B yapısında either ilk alternatifi, or ise ikinci alternatifi tanıtır. A ve B, contain fiilinden sonra aynı dil bilgisel konumu doldurur. Burada cümle, kelimeleri iki harf dizisinden hangisini içerdiklerine göre sınıflandırır. Bu yapı iki olası içeriği, özelliği veya kategoriyi sıralayabilir; tek başına birinden bir eylem seçmesini istemez.
Alıştırma
Eşli yapıyı either ... or ile tamamlayın: Each box contains ____ a red ball ____ a blue ball, but not both.
Cevabı göster
either · or
Do bear in mind though: istisnadan önce güçlü bir hatırlatma
Do bear in mind though ifadesinde bear in mind, “bunu hatırlamak ve karar verirken dikkate almak” anlamına gelir. Emir cümlesinin başındaki do vurgu katar; böylece hatırlatma daha güçlü olurken yine de nazik kalabilir. Buradaki though bir karşıtlık işaretidir. Ardından gelen bilginin az önce söyleneni sınırladığını veya bir istisna getirdiğini gösterir; tam bir although yan cümlesi başlatmaz.
Alıştırma
Bir kurala istisna eklerken güçlü bir hatırlatmada bulunan en doğal cümle hangisidir?
- Though the rule is useful, it has exceptions.
- Do bear in mind that this rule always applies.
- Do bear in mind, though, that this rule has exceptions.
Cevabı göster
Do bear in mind, though, that this rule has exceptions.
may not sit in this category: kategoriye ait olmama olasılığı
Burada sit in this category, “bu gruba yerleştirilmek veya bu grupta sınıflandırılmak” anlamına gelir. Sit mecazidir; kelimeler fiziksel olarak bir yerde oturmuyordur. Bu bağlamda may not belirsizlik ifade eder. Konuşmacı bazı kelimelerin kategoriye ait olmayabileceğini söylüyor; kategoriye girmelerinin yasak olduğunu söylemiyor.
Alıştırma
Bir sınıflandırma tartışmasında Some words may not sit in this category ne anlama gelir?
- Bunların bu kategoride oturmasına izin verilmiyor.
- Bunlardan bazılarının bu kategoriye ait olmaması mümkündür.
- Bunlar kesinlikle bu kategoriye aittir.
Cevabı göster
Bunlardan bazılarının bu kategoriye ait olmaması mümkündür.
so even if something has the same spelling, Dilbilgisi
3:30bu yüzden bir kelimenin yazılışı aynı olsa bile,
it might follow a different rule and be pronounced a completely different way. Kalıp ifadeler
3:33farklı bir kural izleyebilir ve tamamen farklı bir şekilde telaffuz edilebilir.
even if ... might: bir koşul beklenen sonucu garanti etmez
Even if, ödünleyici bir koşul bildirir: A doğru olsa bile beklenen sonucun gerçekleşmesi gerekmez. Burada yazımın aynı olması, telaffuzun da aynı olacağını garanti etmez. Might kesinliği değil, olasılığı gösterir. Cümle, bir yazımın başka bir kurala uyup farklı seslendirilebileceğini söyler; bunun her zaman olduğunu söylemez.
Alıştırma
Bilinen iki sözcüğü anlatmak yerine genel bir noktayı açıklıyorsunuz. Benzer görünümün farklı seslere yine de izin verdiğini hangi cümle ifade eder?
- Because two words look the same, they must sound different.
- Even if two words look the same, they might sound different.
- Even though these two words look the same, they sound different.
Cevabı göster
Even if two words look the same, they might sound different.
follow a different rule: farklı bir kurala uymak
Follow a different rule, başka bir kurala uymak veya o kurala uygun olmak demektir. Buradaki follow, birinin arkasından gitmek anlamında değildir. Bir sözcüğün veya yazım kalıbının farklı bir telaffuz kuralına göre davrandığını anlatır. Follow + a rule kalıbı, bir kişinin talimatlara uymasını ya da bir sözcüğün, sürecin veya sistemin yerleşik bir kalıba uygun olmasını anlatabilir.
Alıştırma
Cümleyi follow a different rule ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: Unlike regular nouns, this plural form ____.
Cevabı göster
follows a different rule
If you've enjoyed this video and you've learned something new, Ton ve niyet
3:37Bu videoyu beğendiyseniz ve yeni bir şey öğrendiyseniz,
If you've enjoyed ... then please ... ile nazik bir eylem çağrısı
if ile başlayan yan cümle, izleyicinin yaşamış olabileceği olumlu deneyimleri belirtir: videodan keyif almak ve yeni bir şey öğrenmek. Ana cümle olan then please give this video a like, bu deneyimleri nazik bir eylem çağrısına bağlar. Buradaki if katı bir koşul değil, isteği yumuşatan bir giriştir. Açıklamanın kendisine uyup uymadığına izleyici karar verir; böylece istek daha az doğrudan duyulur. You've enjoyed ve you've learned biçimlerindeki present perfect, şimdiye kadarki izleme deneyimini şu anda yapılan istekle bağlar; then ise koşuldan isteğe geçişi açıkça gösterir.
Alıştırma
Yararlı bir içeriğin sonunda kullanılabilecek en doğal ve nazik eylem çağrısı hangisidir?
- If you share this guide, then you may have found it useful.
- You found this guide useful, so you must share it with a friend.
- If you've found this guide useful, then please share it with a friend.
Cevabı göster
If you've found this guide useful, then please share it with a friend.
helps out my ...: help out ile pratik destek ifade etmek
helps out my channel ifadesinde help out, pratik yardım veya destek sağlamak anlamına gelen bir fiil öbeğidir. Out burada yön bildirmez; fiilin bir parçasıdır. Cümlenin öznesi It, daha önce belirtilen eyleme, yani videoyu beğenmeye gönderme yapar; bu eylem kanala yarar sağlar. Bir isim, help out a local club örneğinde olduğu gibi help out ifadesinden sonra gelebilir. Bir zamir ise normalde help me out örneğindeki gibi help ile out arasına gelir. Tekil özne it ile help, helps biçimine dönüşür. Help out konuşma diline özgüdür ve çoğu zaman destek olmak veya el atmak anlamı taşır.
Alıştırma
Cümleyi help out ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: Every small donation ____ our community garden.
Cevabı göster
helps out
then please feel free to subscribe if you want more videos from me. Ton ve niyet
3:45benden daha fazla video istiyorsanız lütfen abone olmaktan çekinmeyin.
please feel free to subscribe: nazik ve isteğe bağlı bir davet
please feel free to subscribe ifadesinde feel free to + fiilin yalın hâli, “istersen bunu yapabilirsin” anlamına gelir. Bu, “özgür hissetmek” şeklindeki gerçek anlam değil, nazik bir davettir. Doğrudan Subscribe emrine kıyasla please ve feel free to isteği yumuşatır. Dinleyenin gerçekten seçim hakkı vardır.
Alıştırma
Hangi cümle nazik bir davette bulunur ve seçimi dinleyene bırakır?
- You must join our game, even if you do not want to.
- You joined our game yesterday.
- Please feel free to join our game if you want.
Cevabı göster
Please feel free to join our game if you want.
If you want to receive notifications every single time I post a new video, Kalıp ifadeler
3:48Yeni bir video yayınladığım her seferinde bildirim almak istiyorsanız,
every single time: hiç istisna olmadığını vurgulamak
Every single time, “her defasında, hiç istisnasız” anlamına gelir. Single burada every sözcüğünü güçlendirir; “bekâr” anlamına gelmez ve ifadenin bütünü de “yalnızca bir kez” demek değildir. Cümlede, bildirimlerin yalnızca bazen değil, her yeni video yayımlandığında gelebileceği vurgulanır. Aynı ifade başka bağlamlarda güçlü bir kesinlik veya duygu da katabilir.
Alıştırma
Hangi cümle sonucun her defasında, hiç istisnasız gerçekleştiğini söyler?
- The magic trick works every single time I try it.
- The magic trick works sometimes when I try it.
- The magic trick worked one single time.
Cevabı göster
The magic trick works every single time I try it.
press the bell: bildirim simgesini seçmek
Burada press the bell, bir video platformundaki zil biçimli bildirim kontrolünü seçmek anlamına gelir. Tam ifade olan press the bell icon, bell sözcüğünün gerçek bir zili değil, ekrandaki bir simgeyi anlattığını açıkça gösterir. Bu işlem yeni içerik uyarılarını açar veya yönetir. Arayüz talimatlarında press, bir düğmeyi ya da simgeyi etkinleştirmek anlamında kullanılabilir.
Alıştırma
Bir video platformunda “press the bell icon” izleyiciden ne yapmasını ister?
- Yeni gönderiler için bildirimleri açmak.
- Ekranın yanındaki gerçek bir zili çalmak.
- Videonun sesini yükseltmek.
Cevabı göster
Yeni gönderiler için bildirimleri açmak.
If you'd like more videos on silent letters, Ton ve niyet
3:54Okunmayan harflerle ilgili daha fazla video isterseniz,
then I have created a silent letters playlist for you. Kelime
3:56sizin için okunmayan harfler oynatma listesi oluşturdum.
If you'd like: nazik bir koşullu teklifte bulunmak
If you'd like, if you would like ifadesinin kısaltılmış biçimidir. Burada nazik bir koşul bildirir: Konuşan kişi, yalnızca dinleyen kişi isterse ek bir kaynak sunar. Would like, teklifi want ifadesinden daha yumuşak ve daha az doğrudan gösterir. you'd like içindeki 'd, would anlamına gelir; had değildir ve geçmiş zamanı göstermez.
Alıştırma
Nazik teklifi “if you would like” ifadesinin kısaltılmış biçimiyle tamamlayın: “____ another example, I can show you one.”
Cevabı göster
If you'd like
a silent letters playlist: konuya göre düzenlenmiş bir medya koleksiyonu
a silent letters playlist ifadesinde ana isim playlist sözcüğüdür: birlikte izlenebilmeleri için düzenlenmiş bir video koleksiyonunu anlatır. Silent letters ise bu koleksiyonun konusunu belirtir. Silent letter, bir sözcükte yazıldığı hâlde o sözcükte telaffuz edilmeyen harftir; knife sözcüğündeki k buna örnektir. Burada letters, birine gönderilen mektupları değil alfabe karakterlerini ifade eder.
Alıştırma
a silent letters playlist ifadesine en uygun açıklama hangisidir?
- Ses çıkarmadan postalanacak mektupları gösteren bir kâğıt listesi
- Düşük sesle çalınması gereken bir müzik oynatma listesi
- Yazıldığı hâlde telaffuz edilmeyen harfler hakkında bir video koleksiyonu
Cevabı göster
Yazıldığı hâlde telaffuz edilmeyen harfler hakkında bir video koleksiyonu
link it in the card: video kartına bir kaynak bağlantısı eklemek
Burada link, bir şeye tıklanabilir bir erişim yolu sağlamak anlamında kullanılan bir fiildir; it ise daha önce sözü edilen silent letters playlist ifadesine gönderme yapar. Konuşan kişi, bu oynatma listesine giden bağlantıyı bir kartın içine ekleyecektir. Card, kâğıttan bir kart değil, video arayüzündeki bilgi veya öneri panelidir. Above, izleyicileri ekrandaki üst bölgeye yönlendirir; kesin konum cihaza ya da platforma göre değişebilir.
Alıştırma
Bir video sayfasında I will link it in the card above sözü izleyiciye ne yapmasını anlatır?
- Ekranın üstüne yerleştirilmiş kâğıt bir kart aramak.
- Kaynağı duymak için ses ayarlarını açmak.
- Kaynağa götüren, tıklanabilir bir bilgi kartı aramak.
Cevabı göster
Kaynağa götüren, tıklanabilir bir bilgi kartı aramak.
and also put the link in the description for you. Kalıp ifadeler
4:01ve ayrıca açıklama kısmına da sizin için bir link koyacağım.
put the link in the description: bağlantıyı açıklamaya koymak
put the link in the description, bir şeyin nereye konulduğunu söylemek için put + nesne + in + yer yapısını kullanır. Buradaki nesne dijital bir bağlantıdır; bu nedenle put yalnızca fiziksel bir nesneyi taşımayı anlatmaz. Bir video sayfasında the description, içerik üreticisinin bağlantıları ve diğer ek bilgileri koyduğu açıklama alanıdır. Bu ifade izleyicilere bağlantıyı nerede bulacaklarını söyler; bağlantıyı tarif etmek anlamına gelmez.
Alıştırma
İzleyicilere bir bağlantıyı videonun açıklamasına koyacağınızı söylemek istiyorsunuz. Hangi cümle doğaldır?
- I'll put the link on the video description.
- I'll put the link in the video comments.
- I'll put the link in the video description.
Cevabı göster
I'll put the link in the video description.
Enjoy the rest of your week: haftanın geri kalanının tadını çıkar
Enjoy the rest of your week, konuşmayı bitirirken kullanılan samimi bir iyi dilektir. Enjoy + zaman ifadesi, kişinin o süreyi güzel geçirmesini dilemek anlamına gelir; the rest of your week ise içinde bulunulan haftanın geriye kalan kısmını belirtir. Bu ifade bir hafta boyunca dinlenme talimatı değildir; vedalaşma sözüdür. Videoda konuşan kişi, yalnızca goodbye demek yerine daha sıcak ve iyi niyetli bir kapanış yapar.
Alıştırma
Çarşamba günü samimi bir e-postayı bitiriyorsunuz. Bu haftanın kalan günlerinin güzel geçmesini dileyen cümle hangisidir?
- Enjoy the rest of your week.
- Enjoy the rest of your weekend.
- Enjoy your week off.
Cevabı göster
Enjoy the rest of your week.
Dersi bitirirken kullanılan I will see you next lesson
Bir dersin sonunda I will see you next lesson, “şimdilik hoşça kalın; bir sonraki derste yeniden buluşacağız” anlamına gelir. Buradaki see you yaygın bir vedalaşma kalıbıdır; birine bakacağınıza dair gerçek anlamlı bir söz değildir. Yeniden kullanılabilen kalıp, I'll see you + gelecekteki bir zaman veya buluşma fırsatıdır. Örneğin next week ya da next class denebilir. next ile başlayan bu tür zaman ifadelerinden önce edat kullanılmaz. Konuşmada I will sık sık I'll biçiminde kısaltılır; burada kullanılan tam biçim de doğaldır.
Alıştırma
Öğretmenin vedalaşma sözünü tamamlamak için bu parçaları doğru sıraya koyun: I will / see you / next lesson. Today's class is over. ____.
Cevabı göster
I will see you next lesson