İngilizcede 'u' Harfi Ne Zaman Okunmaz? / Okunmayan U Harfi İçin Kelimeler ve Kurallar: İngilizce çalışma notları

Pronunciation with Emma

Öğrenme zorluğu
552 kelime 149 kel/dk

Video özeti: Emma, GUE, GUI, ünlü-U dizilimleri ile AUGH veya OUGH gibi yazım örüntülerini kullanarak İngilizce sözcüklerde U harfinin genellikle ne zaman okunmadığını açıklıyor; aynı yazımın yine de farklı kurallara ve telaffuzlara yol açabileceğini vurguluyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. silent U — Sözcük anlamı ve kullanım düzeyi: Yazımda bulunan ancak söylenirken duyulmayan U için kullanılan standart terimi öğrenin. Böylece yazım ile telaffuz arasındaki ilişkiyi açıkça anlatabilir ve guest, guitar, biscuit ve build gibi sözcüklere ilişkin açıklamaları anlayabilirsiniz. 2. pronounced as bisquit — Kalıplaşmış ifadeler ve eşdizimler: pronounced as ifadesinin aktarılan ya da yaklaşık bir telaffuzu nasıl sunduğunu fark edin. Bu kalıpla yaygın bir yanlış söyleyişi tarif edebilir, hedef biçimle karşılaştırabilir ve yazılı harflerle çıkarılan sesleri karıştırmadan telaffuz düzeltmelerini izleyebilirsiniz. 3. even if something has the same spelling, it might follow a different rule and be pronounced a completely different way. — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: Görünür bir koşulun tek bir sonucu garanti etmediğini anlatmak için even if ile might yapısını birlikte kullanın. Bu kalıp, telaffuz kurallarının sınırlarını belirtmenize, istisnaları kabul etmenize ve İngilizce yazım örüntülerini kesin kurallar gibi sunmamanıza yardımcı olur.

Bu derste

Hello and welcome back to pronunciation with Emma Kalıp ifadeler

0:00

Merhaba ve Emma ile telaffuz derslerine tekrar hoş geldiniz,

Kalıp ifadeler

welcome back to: geri dönenleri karşılama

Welcome back to + bir yer, program, kurs veya etkinlik, tanıdık bir şeye yeniden gelen kişileri karşılamak için kullanılır. Burada pronunciation with Emma düzenli bir programın adıdır. Back, “geriye doğru” değil, “geri dönmek” anlamındadır. Bu kalıbı yeni bir bölümün veya dersin başında kullanın ve ardından insanların neye geri döndüğünü söyleyin: Welcome back to the show.

Alıştırma

Haftalık bir podcasti yeniden dinleyen kişilere yönelik karşılamayı tamamlayın: Welcome ____ our weekly science podcast.

Cevabı göster

back to

or welcome if you're brand new to my channel. Kalıp ifadeler

0:02

ya da kanalıma tamamen yeniyseniz hoş geldiniz.

Kalıp ifadeler

brand new to my channel: tamamen yeni gelen biri olmak

Be brand new to + isim, birinin bir şeye yeni başladığı veya bir yere yeni geldiği ve o konu hakkında çok az şey bildiği anlamına gelir. Burada you, kanalı yeni keşfetmiş bir izleyiciyi anlatır. Kanalın kendisinin yeni olduğu anlamına gelmez. Brand new kalıbında brand, new sözcüğünün anlamını güçlendirir. Aynı yapı bir kurs, takım, hobi veya yerle de kullanılabilir.

Alıştırma

Hangi cümle izleyicinin kanalı daha yeni keşfettiğini söylüyor?

  1. This is a brand-new channel.
  2. I'm brand new to this channel.
  3. I've watched this channel for years.
Cevabı göster

I'm brand new to this channel.

In this video,

0:04

Bu videoda,

we're going to look at words that all have a silent U in them. Notlar

0:05

hepsinde okunmayan bir U harfi bulunan kelimelere bakacağız.

Kalıp ifadeler

we're going to look at + konu: sıradaki içeriği tanıtmak

we're going to look at + topic kalıbı, konuşmacının sırada neyi açıklayacağını bildirir. İlk bölüm planı sunar; look at ise burada yalnızca gözünü bir şeye çevirmek değil, bir konuyu incelemek, tartışmak veya öğrenmek anlamına gelir. Derslerin, videoların ve sunumların başında kullanılan tarafsız ve yaygın bir kalıptır: In this lesson, we're going to look at + topic.

Alıştırma

Bir öğretmen, önceden seçilmiş üç yöntemi açıklamak üzere. Konuyu hangi cümle doğal biçimde tanıtır?

  1. Today, we're going to look at three ways to save water.
  2. Today, we're going to watch three ways to save water.
  3. Today, we're going to look for three ways to save water.
Cevabı göster

Today, we're going to look at three ways to save water.

Kelime

silent U: yazılır ama okunmaz

silent U, bir kelimenin yazımında U harfinin bulunduğu ancak kelime söylendiğinde bu harfin kendine ait bir sesinin olmadığı anlamına gelir. Buradaki silent, bir kişinin sessiz kalmasıyla ilgili günlük anlamda değil, bir telaffuz terimi olarak kullanılır. a silent + harf adı kalıbı, a silent K gibi okunmayan başka harfleri de tanımlayabilir.

Alıştırma

silent U ifadesini hangi açıklama doğru anlatır?

  1. Kelime hiçbir U harfi içermez.
  2. U harfi her zaman /juː/ olarak okunmalıdır.
  3. Kelime U harfini içerir, ancak bu U okunmaz.
Cevabı göster

Kelime U harfini içerir, ancak bu U okunmaz.

We're going to look at some rules to know when it's silent,

0:09

Ne zaman okunmadığını bilmek için bazı kurallara bakacağız,

although do keep in mind that English is not a phonetic language. Notlar

0:11

ancak İngilizcenin okunduğu gibi yazılan fonetik bir dil olmadığını unutmayın.

Ton ve niyet

do keep in mind: vurgulu bir hatırlatma

Do keep in mind, vurgu taşıyan olumlu bir emir cümlesidir. Do, “lütfen unutmayın” hatırlatmasını güçlendirmek için keep fiilinin yalın biçiminden önce gelir. Burada soru oluşturmaz ve “yapmak” anlamına gelmez. Kalıp do + fiilin yalın biçimidir. Genellikle önemli bir koşul, sınırlama ya da istisnadan önce kullanılır.

Alıştırma

Do ile başlayan vurgulu hatırlatma ifadesini tamamlayın: ____ that this ticket cannot be refunded.

Cevabı göster

Do keep in mind

Kelime

English is not a phonetic language: yazım sesi her zaman tahmin ettirmez

Burada phonetic language, yazılı biçimlerin seslerle düzenli ve tahmin edilebilir şekilde eşleştiği bir dil anlamına gelir. Cümle, İngilizce yazımın bir kelimenin nasıl telaffuz edildiğini her zaman göstermediğini söyler. Bu, sınıfta kullanılan yararlı bir basitleştirmedir; İngilizcede hiç telaffuz düzeni olmadığı anlamına gelmez. Kurallar yardımcı olur, ancak düzensiz yazımlar, okunmayan harfler ve istisnalar nedeniyle bazen bir kelimenin telaffuzu ayrıca öğrenilmelidir.

Alıştırma

Bu telaffuz dersinde cümle ne anlama geliyor?

  1. İngilizce kelimelerin hiçbir telaffuz düzeni yoktur.
  2. İngilizcede yararlı telaffuz düzenleri vardır, ancak yazım sesi her zaman güvenilir biçimde tahmin ettirmez.
  3. İngilizce yazım her zaman kesin telaffuzu gösterir.
Cevabı göster

İngilizcede yararlı telaffuz düzenleri vardır, ancak yazım sesi her zaman güvenilir biçimde tahmin ettirmez.

So if you think a word fits in any of these rules, Dilbilgisi

0:15

Bu yüzden bir kelimenin bu kurallardan herhangi birine uyduğunu düşünseniz bile,

it might still have a U pronounced in it.

0:18

içindeki U harfi yine de telaffuz ediliyor olabilir.

Dilbilgisi

if ... it might still ... ile olası bir istisnayı belirtmek

if ile başlayan bölüm, bir kuralı destekliyor gibi görünen bir koşul verir. Ana bölümdeki might, sonucun kesin değil, yalnızca mümkün olduğunu gösterir. still, bu koşul sağlansa bile olasılığın devam ettiğini belirtir. If X, Y might still happen kalıbı, bir kural veya ipucu bütün istisnaları ortadan kaldırmadığında kullanışlıdır.

Alıştırma

Cümleyi, istisna olasılığını açık tutan dersteki iki kelimelik ifadeyle tamamlayın: If the forecast looks clear, it ____ rain later.

Cevabı göster

might still

Just bear that in mind.

0:22

Sadece bunu aklınızda bulundurun.

So starting with our first rule, Anlatım akışı

0:24

İlk kuralımızla başlarsak,

Anlatım akışı

starting with our first rule ile sıranın başlangıcını belirtmek

Bu ifade bir geçiş görevi görür. Dinleyicilere genel girişin bittiğini ve sırada ilk maddenin olduğunu bildirir. starting with + isim öbeği kalıbı bir listenin, dersin veya sürecin nerede başladığını gösterir. Burada açıklamanın sonraki bölümünü açar; kuralın kendisini anlatmaz.

Alıştırma

Geçiş cümlesini dersteki beş kelimelik ifadeyle tamamlayın: ____, let's examine the basic pattern.

Cevabı göster

Starting with our first rule

this is quite an easy one.

0:25

bu oldukça kolay bir kural.

Whenever we have a G and then a U coming after it, Dilbilgisi

0:27

Ne zaman bir G harfimiz ve ardından gelen bir U harfimiz olsa,

that U tends to be silent. Kalıp ifadeler

0:30

o U genellikle okunmaz.

Dilbilgisi

Whenever we have ...: tekrarlanan bir koşul

Whenever, “her ... olduğunda” veya “her seferinde” anlamına gelir. Whenever we have ... yan cümlesi tekrarlanan bir koşulu ortaya koyar; bu nedenle tek bir olayı değil, genel bir kuralı ya da düzenli bir süreci açıklamak için kullanışlıdır. Burada have, “yazımda karşılaşmak” anlamındadır. a U coming after it ise harf sıralamasında U'nun G'den sonra geldiğini belirtir; gerçek bir fiziksel hareketten söz edilmez.

Alıştırma

Kuralı “her seferinde” anlamına gelen tek sözcüklük İngilizce bağlaçla tamamlayın: ____ we have a new library book, we put a label on it.

Cevabı göster

Whenever

Kalıp ifadeler

tends to be silent: genel bir eğilim, kesin bir kural değil

tend to + fiilin yalın biçimi, istisnalara yer bırakırken genellikle ne olduğunu anlatır. that U tends to be silent ifadesinde be, tends to'dan sonra gelen fiilin yalın biçimidir; silent ise U'nun okunmadığını belirtir. That U, daha önce sözü edilen ve G'den sonra gelen U'ya işaret eder. Konuşmacı yaygın bir yazım ve telaffuz düzenini açıklamakta, U'nun mümkün olan her durumda okunmadığını söylememektedir.

Alıştırma

Hangi cümle, istisnalara açıkça yer bırakarak olağan bir durumu anlatır?

  1. The path is always muddy after rain, but some days it stays dry.
  2. The path is never muddy after rain, so it stays dry.
  3. The path tends to be muddy after rain, but some days it stays dry.
Cevabı göster

The path tends to be muddy after rain, but some days it stays dry.

So for example,

0:33

Örneğin,

in the spelling combination G-U-E, Kelime

0:34

G-U-E yazılış kombinasyonunda,

for example in guest,

0:37

örneğin guest kelimesinde,

Kelime

spelling combination G-U-E: sıralı bir harf dizisi

Bir yazım birleşimi, belirli bir sırayla yan yana gelen harf dizisidir. Burada G-U-E, guest kelimesindeki art arda gelen g, u, e harflerini adlandırır; matematiksel bir kombinasyon ya da birbiriyle ilgisiz üç harf değildir. Bir kelimenin nasıl yazıldığını veya tekrarlanan bir yazım kalıbını anlatırken the spelling combination + harf dizisi yapısını kullanabilirsiniz.

Alıştırma

G, U ve E harflerini sıralı bir yazım kalıbı olarak adlandıran İngilizce ifade hangisidir?

  1. the spelling combination G-U-E
  2. the meaning of the word guest
  3. the number of sounds in guest
Cevabı göster

the spelling combination G-U-E

we don't try and pronounce that U. Kalıp ifadeler

0:39

o U'yu telaffuz etmeye çalışmayız.

Kalıp ifadeler

don't try and pronounce: gündelik try and + fiil yapısı

Gündelik konuşmada try and + fiilin yalın hâli, try to + fiilin yalın hâli anlamında kullanılabilir. Bu cümlede don't try and pronounce, “telaffuz etmeye çalışmayız” demektir; try and pronounce iki ayrı eylemi değil, tek bir telaffuz etme girişimini anlatır. Cümle we ile başladığı için konuşanların ne yaptığını açıklar; Don't try... biçiminde bir emir değildir. don't olumsuzluğu, yazılı U harfini telaffuz etme girişiminin tamamını kapsar.

Alıştırma

We don't try and pronounce that U. cümlesinde try and pronounce ne anlama gelir?

  1. U harfini açıkça telaffuz etmek için özel bir çaba gösteririz.
  2. Önce farklı bir eylemi dener, sonra U harfini telaffuz ederiz.
  3. U harfini telaffuz etmeye çalışmayız.
Cevabı göster

U harfini telaffuz etmeye çalışmayız.

So don't try and say guest.

0:41

Bu yüzden guest (U ile) demeye çalışmayın.

I mean you can,

0:43

Yani, söyleyebilirsiniz,

people might not understand you,

0:44

ama insanlar sizi anlamayabilir,

and it's really difficult to say.

0:46

ve söylemesi gerçekten zordur.

Cut the U, Kelime

0:48

U'yu kesin,

Kelime

Cut the U: U sesini söylememek

Burada Cut the U, sınıfta kullanılan kısa bir yönergedir: sözcüğün yazımında U harfini bırak, ancak sözcüğü söylerken bu harfle ilişkilendirilen sesi çıkarma. Buradaki cut, yazılı harfi kesmek değil, telaffuzda sesi kaldırmak veya atlamak anlamına gelir. Bu yalnızca sözcüğün söylenişini değiştirir. Yazımda U harfi kalır.

Alıştırma

Bir telaffuz dersinde Cut the U sizden ne yapmanızı ister?

  1. U harfini yazımda tutmak, ancak telaffuz etmemek.
  2. U harfini sözcüğün yazımından çıkarmak.
  3. U harfini daha güçlü telaffuz etmek.
Cevabı göster

U harfini yazımda tutmak, ancak telaffuz etmemek.

it is silent.

0:49

o sessizdir.

Guest.

0:51

Guest.

Guest.

0:52

Guest.

Guess.

0:53

Guess.

Guess.

0:55

Guess.

Vague.

0:56

Vague.

Vague.

0:58

Vague.

So even with that G-U-E combination towards the end of the word, Dilbilgisi

0:59

Yani kelimenin sonuna doğru olan bu G-U-E kombinasyonuyla bile,

it is still a silent U.

1:04

hala okunmayan bir U'dur.

Dilbilgisi

even with that G-U-E combination towards the end of the word: sonuç değişmese de koşulu kabul etmek

Burada even with + isim öbeği bir taviz yapısı kurar: önemli görünebilecek bir koşulu kabul eder ve ardından asıl sonucun hâlâ geçerli olduğunu gösterir. Buradaki koşul, G-U-E birleşiminin kelimenin sonuna yakın olmasıdır. Vurgulanan bölüm yalnızca birleşimin konumunu belirtir; yazım kuralının değiştiğini söylemez. Cümlenin tamamındaki still a silent U, sonucun değişmediğini açıkça gösterir.

Alıştırma

Koşul değişse de sonucun değişmediğini göstermek için even with yapısını doğru kullanan cümle hangisidir?

  1. Even with the extra time, we still missed the train.
  2. Even if the extra time, we still missed the train.
  3. Even with we had extra time, we still missed the train.
Cevabı göster

Even with the extra time, we still missed the train.

Vague.

1:06

Vague.

Rogue.

1:07

Rogue.

Rogue.

1:09

Rogue.

Now with the spelling G-U-I,

1:10

Şimdi G-U-I yazılışında,

the same thing happens. Anlatım akışı

1:13

aynı şey gerçekleşir.

Anlatım akışı

the same thing happens: yeni bir durumu önceki sonuca bağlamak

The same thing happens, daha önce açıklanmış bir sonuca veya sürece gönderme yapar ve bunun yeni durumda da gerçekleştiğini belirtir. Burada thing, fiziksel bir nesneyi değil, U'nun okunmadığı önceki kalıbı ifade eder. Bu ifade, kuralın tamamını tekrarlamadan örnekleri birbirine bağlar. Dinleyen kişi, yazımın değiştiğini ancak ilgili işleyişin aynı kaldığını anlar.

Alıştırma

Hangi devam cümlesi ikinci bir yazıcıda daha önce açıklanan sonucun görüldüğünü açıkça belirtir?

  1. The first printer produces blank pages. The same thing happens with the second printer.
  2. The first printer produces blank pages. The second printer is the same thing.
  3. The first printer produces blank pages. The same printer happens again.
Cevabı göster

The first printer produces blank pages. The same thing happens with the second printer.

So guitar.

1:14

Örneğin guitar.

And watch that stress.

1:16

Ve vurguya dikkat edin.

A lot of students say guitar,

1:17

Birçok öğrenci guitar (vurgu başta) der,

but the stress is actually on the second syllable. Kelime

1:19

ancak vurgu aslında ikinci hecededir.

Kelime

stress is actually on the second syllable: sözcük vurgusunun yerini belirtmek

Burada stress, kaygı veya baskıyı değil, sözcük vurgusunu ifade eder. Birden fazla hecesi olan bir sözcükte, genellikle bir hece diğerlerinden daha belirgin duyulur. On the second syllable, bu belirginliğin ikinci bölümde olduğunu söyler. Actually bir düzeltme yapıldığını gösterir. Konuşmacı, guitar sözcüğünün başının en güçlü bölüm olmaması gerektiğini anlatır; standart Britanya İngilizcesinde ana vurgu ikinci hecededir.

Alıştırma

Standart Britanya İngilizcesinde guitar sözcüğünün ana vurgusunu hangi ifade doğru açıklar?

  1. Guitar has only one syllable.
  2. The stress in guitar is on the second syllable.
  3. The stress in guitar is on the first syllable.
Cevabı göster

The stress in guitar is on the second syllable.

Guitar.

1:22

Guitar.

Guitar.

1:23

Guitar.

Guide.

1:24

Guide.

Guide.

1:26

Guide.

So slight change in that vowel there. Kelime

1:27

Bu yüzden oradaki ünlü harfte hafif bir değişiklik var.

Kelime

slight change in that vowel: küçük bir telaffuz farkını anlatmak

slight change sözleri küçük ama fark edilebilir bir değişikliği anlatır. in that vowel ifadesi, farkın hangi seste olduğunu gösterir: ünlü ses biraz farklı söylenir, tamamen farklı söylenmez. Konuşmacı burada kısaltılmış bir konuşma ifadesi kullanıyor. Tam bir cümlede a slight change in + isim yapısını kullanın. Örneğin: There is a slight change in the vowel sound. Bu yapı yazım, şekil veya biçimdeki küçük değişiklikleri de anlatabilir.

Alıştırma

Hangi cümle bir ünlü sesin yalnızca biraz değiştiğini doğal biçimde anlatır?

  1. The spelling has no vowels.
  2. There is a slight change in the vowel sound.
  3. The vowel sound is completely different.
Cevabı göster

There is a slight change in the vowel sound.

Be careful.

1:28

Dikkatli olun.

Guide.

1:30

Guide.

Disguise.

1:31

Disguise.

Disguise.

1:33

Disguise.

So even if it's in the middle, Dilbilgisi

1:35

Ortasında olsa bile,

doesn't change.

1:36

değişmez.

Dilbilgisi

even if ... doesn't change: sonucu değiştirmeyen bir koşul

even if, sonucu değiştirmeyen bir koşul bildirir. Burada bir şeyin ortada bulunması mümkündür, ancak telaffuz kuralı yine aynı kalır. Temel yapı even if + yan cümle, ana cümle şeklindedir. Altyazıdaki doesn't change, the rule veya that gibi bir öznenin bağlamdan anlaşıldığı kısaltılmış konuşma dilidir. Bağlamdan bağımsız tam biçim Even if it's in the middle, the rule doesn't change. şeklindedir.

Alıştırma

Hangi tam cümle harfin konumunun kuralı etkilemediğini anlatır?

  1. Even if the letter is in the middle, the rule doesn't change.
  2. Even the letter is in the middle, the rule doesn't change.
  3. If the letter is in the middle, the rule always changes.
Cevabı göster

Even if the letter is in the middle, the rule doesn't change.

We remove that U.

1:37

O U'yu çıkarıyoruz.

Disguise.

1:39

Disguise.

Now our next rule is when we have the letter U Anlatım akışı

1:40

Şimdi bir sonraki kuralımız, U harfi olduğunda

and then a vowel comes after.

1:43

ve ardından bir sesli harf geldiğinde.

Anlatım akışı

our next rule is when ...: bir kuralı ve koşulunu tanıtmak

“Our next rule is when ...” açıklamayı bir sonraki kurala taşır. our next rule yeni maddeyi duyurur, when ise kuralın geçerli olduğu koşulu tanıtır. Buradaki when belirli bir zamanı sormaz. “……olduğu durumda” anlamına gelir: bu cümledeki koşul, U harfinden sonra bir ünlü gelmesidir.

Alıştırma

Hangi cümle sıradaki kuralın koşulunu tanıtmak için aynı kalıbı kullanıyor?

  1. Our next rule is that two vowels can make one sound.
  2. Our next rule explains why two vowels appear together.
  3. Our next rule is when two vowels appear together.
Cevabı göster

Our next rule is when two vowels appear together.

For example, biscuit.

1:45

Örneğin, biscuit.

So I hear this pronounced as bisquit a lot. Kalıp ifadeler

1:48

Bunun çok fazla bisquit olarak telaffuz edildiğini duyuyorum.

Kalıp ifadeler

pronounced as bisquit: bir kelimenin nasıl söylendiğini belirtmek

Be pronounced as + bir ses gösterimi, “o telaffuzla söylenmek” anlamına gelir. I hear this pronounced as X yapısında this söylenen kelimedir, pronounced kelimenin nasıl söylendiğini belirtir ve as konuşanın duyduğu telaffuzu tanıtır. Buradaki bisquit, biscuit kelimesinin yanlış telaffuzunu göstermek için kullanılan standart dışı, yaklaşık bir yazımdır. Kelimenin doğru yazımı değildir.

Alıştırma

Hangi cümlede bir adın nasıl söylendiğini belirtmek için pronounce ... as ... kullanılmıştır?

  1. The guide spelled the name as 'L-I-N-A'.
  2. The guide translated the name as 'light'.
  3. The guide pronounced the name as 'LEE-na'.
Cevabı göster

The guide pronounced the name as 'LEE-na'.

But remove that U.

1:51

Ama o U'yu kaldırın.

Biscuit.

1:53

Biscuit.

Biscuit.

1:56

Biscuit.

Circuit.

1:57

Circuit.

Circuit.

1:58

Circuit.

Again,

1:59

Tekrar,

I hear a lot of students saying circuit.

2:00

birçok öğrencinin circuit (U ile) dediğini duyuyorum.

But circuit.

2:02

Ama circuit.

Circuit.

2:05

Circuit.

So that U again is silent.

2:06

Yani o U harfi yine okunmaz.

Antique.

2:08

Antique.

Antique.

2:10

Antique.

So even though we have a U and an E at the end of the word, Dilbilgisi

2:11

Kelimenin sonunda bir U ve bir E olsa da,

they are both silent and we just finish that word with a K sound. Kelime

2:15

ikisi de okunmaz ve biz kelimeyi sadece K sesiyle bitiririz.

Dilbilgisi

even though ... they are both silent: beklenmedik bir karşıtlık belirtmek

Even though, sözcüğün sonunda gerçekten U ve E olduğunu kabul eder; ancak bu durum harflerin okunacağı beklentisini doğurabilir. Ana cümle olan they are both silent, bu beklentinin tersine çıkan asıl sonucu verir. A doğru olduğu hâlde A'nın düşündürdüğünün tersine B de doğruysa even though A, B kullanılır. Buradaki both, U ve E adlı iki harfi gösterir.

Alıştırma

Cümleyi bu dersteki ödünleme bağlacıyla tamamlayın: ____ the word ends in e, the e is silent.

Cevabı göster

Even though

Kelime

finish that word with a K sound: bir sözcüğün son sesini açıklamak

Finish that word with a K sound, sözcük söylendiğinde en son duyulan sesin /k/ olduğu anlamına gelir. Buradaki finish, bir görevi tamamlamak değil, telaffuzun nasıl bittiğini anlatır. Finish a word with a ... sound kalıbıyla bir sözcüğün son sesini belirtebilirsiniz. A K sound, /k/ ünsüzünü gösterir; sözcüğün yazımının mutlaka k harfiyle bittiği anlamına gelmez.

Alıştırma

Telaffuz açıklamasını finish ... with kullanarak tamamlayın: We ____ the word map ____ a P sound.

Cevabı göster

finish · with

Antique.

2:20

Antique.

Some other ones in this category are build and building. Anlatım akışı

2:21

Bu kategorideki diğer kelimeler build ve building'dir.

Anlatım akışı

Some other ones in this category are ...: aynı kategoriden başka örnekler ekleme

Some other ones in this category are ... dinleyiciye, daha önce belirlenmiş bir grubun başka üyelerinin sıralanacağını bildirir. Bu ifade yeni örnekleri önceki kategoriye bağlar ve ardından are sözcüğünden sonra örneklerin adını verir. Ones, bağlamdan açıkça anlaşılan çoğul ve sayılabilir bir ismin yerini tutar. Burada one sayısını değil, diğer kelimeleri ifade eder.

Alıştırma

Cümleyi aynı kategoriden daha fazla örnek ekleyen hedef ifadeyle eksiksiz tamamlayın: A rose is a flower. ____ tulips and daisies.

Cevabı göster

Some other ones in this category are

So not build or building,

2:26

Yani build veya building (U ile) değil,

but build, building.

2:29

build, building.

Remove that U.

2:32

O U'yu çıkarın.

And the final rule is when we have a vowel, Anlatım akışı

2:33

Ve son kural, bir sesli harf,

a U,

2:36

bir U,

and a G together.

2:37

ve bir G harfi bir arada olduğunda geçerlidir.

Anlatım akışı

the final rule is when ...: son kuralı ve koşulunu belirtme

The final rule, konuşmacının mevcut kurallar dizisinin son maddesine geldiğini belirtir. Bu, dinleyicilerin birkaç bölümden oluşan açıklamanın sırasını takip etmesine yardımcı olur. When, bu kuralın geçerli olduğu koşulu belirtir: bir ünlü, U ve G birlikte bulunur. Bu kalıp bir sıra işaretiyle uygulama koşulunu birleştirerek hem açıklamanın hangi noktada olduğunu hem de kuralın ne zaman önemli olduğunu gösterir.

Alıştırma

Üç kuralın sonuncusunu açıklıyorsunuz. Hangi cümle son kuralı en açık şekilde işaretleyip geçerli olduğu koşulu belirtir?

  1. Two vowels are the final words in this rule.
  2. The final rule explains when the lesson began.
  3. The final rule applies when two vowels appear together.
Cevabı göster

The final rule applies when two vowels appear together.

And you'll see that all of these have something in common. Kalıp ifadeler

2:38

Ve bunların hepsinin ortak bir noktası olduğunu göreceksiniz.

Kalıp ifadeler

have something in common: ortak bir özelliğe sahip olmak

Have something in common, iki veya daha fazla kişinin ya da şeyin ortak bir özelliği olduğu anlamına gelir. Buradaki something, ortak özelliğin henüz belirtilmediğini gösterir; sonraki açıklama bunun ne olduğunu söyleyebilir. Bu ifade bilgiyi düzenlemeye de yarar: önce birkaç örneği bir grup hâline getirir, ardından dinleyeni bu örnekleri bağlayan tek bir kurala hazırlar.

Alıştırma

Bir özelliği paylaşmak anlamındaki kalıp ifadeyle cümleyi tamamlayın: These two animals have something ____: they both sleep during the day.

Cevabı göster

in common

So the first one is laugh.

2:42

İlki laugh.

Laugh.

2:45

Laugh.

Or laugh.

2:46

Veya laugh.

Laugh.

2:48

Laugh.

Caught.

2:50

Caught.

Caught.

2:52

Caught.

Thought.

2:53

Thought.

Thought.

2:55

Thought.

Tough.

2:57

Tough.

Tough.

2:58

Tough.

So that G-H becomes a F. Kelime

2:59

Bu yüzden G-H bir F sesine dönüşür.

Kelime

G-H becomes a F: telaffuzu açıklamak

Bu gündelik açıklamada that G-H becomes a F, söz konusu tough kelimesindeki GH harflerinin /f/ olarak okunduğu anlamına gelir. Yazım GH olarak kalır; yalnızca ses açıklanmaktadır. Become, yazılı bir biçimden konuşma sesine olan ilişkiyi basit bir dönüşüm gibi gösterir. Buradaki F, /f/ ünsüz sesini ifade eder; yazımda GH'nin yerine geçecek bir harf değildir.

Alıştırma

Bu açıklamada 'G-H becomes a F' ne anlama geliyor?

  1. İngilizcedeki her GH /f/ olarak okunur.
  2. Bu kelimede GH harfleri /f/ olarak okunur.
  3. Yazımda GH'nin yerine F konmalıdır.
Cevabı göster

Bu kelimede GH harfleri /f/ olarak okunur.

Tough.

3:02

Tough.

Enough.

3:03

Enough.

Enough.

3:05

Enough.

So same thing as tough,

3:06

Tough'daki gibi,

that G-H becomes a F.

3:07

o G-H bir F sesi olur.

Enough.

3:10

Enough.

So as you might have already realized, Anlatım akışı

3:11

Zaten fark etmiş olabileceğiniz gibi,

all of these words contain either the spelling A-U-G-H or O-U-G-H. Dilbilgisi

3:13

bu kelimelerin tümü A-U-G-H veya O-U-G-H yazılışını içerir.

Anlatım akışı

So as you might have already realized: bir sonucu nazikçe tanıtmak

So, önceki örneklerden çıkarılan bir sonucu tanıtır. as you might have already realized biçimindeki as yan cümlesi, konuşmacı sonucu söylemeden önce dinleyicilerin bu sonuca kendilerinin ulaşmış olabileceğini belirtir. might have already realized içinde might, herkesin anladığını varsaymaktan kaçınır; already ise “bu andan önce” anlamına gelir. Bu ifade, örüntüyü henüz fark etmemiş olanlara da alan bırakırken dinleyicileri akıl yürütme sürecine katar.

Alıştırma

Hangi cümle, konuşmacı sonucu söylemeden önce dinleyicilerin bir örüntüyü fark etmiş olabileceğini nazikçe belirtir?

  1. As you might have already realized, these examples follow the same rule.
  2. Realize the rule before you look at the examples.
  3. You have certainly realized the rule, so I will not explain it.
Cevabı göster

As you might have already realized, these examples follow the same rule.

Dilbilgisi

contain either ... or ...: iki alternatifi sıralamak

contain either A or B yapısında either ilk alternatifi, or ise ikinci alternatifi tanıtır. A ve B, contain fiilinden sonra aynı dil bilgisel konumu doldurur. Burada cümle, kelimeleri iki harf dizisinden hangisini içerdiklerine göre sınıflandırır. Bu yapı iki olası içeriği, özelliği veya kategoriyi sıralayabilir; tek başına birinden bir eylem seçmesini istemez.

Alıştırma

Eşli yapıyı either ... or ile tamamlayın: Each box contains ____ a red ball ____ a blue ball, but not both.

Cevabı göster

either · or

Do bear in mind though Ton ve niyet

3:19

Ancak şunu aklınızda bulundurun:

that other words that have these spellings

3:21

bu yazılışlara sahip diğer kelimeler

may not sit in this category Kalıp ifadeler

3:23

bu kategoriye

and this rule in this video, okay?

3:26

ve bu videodaki kurala uymayabilir, tamam mı?

Ton ve niyet

Do bear in mind though: istisnadan önce güçlü bir hatırlatma

Do bear in mind though ifadesinde bear in mind, “bunu hatırlamak ve karar verirken dikkate almak” anlamına gelir. Emir cümlesinin başındaki do vurgu katar; böylece hatırlatma daha güçlü olurken yine de nazik kalabilir. Buradaki though bir karşıtlık işaretidir. Ardından gelen bilginin az önce söyleneni sınırladığını veya bir istisna getirdiğini gösterir; tam bir although yan cümlesi başlatmaz.

Alıştırma

Bir kurala istisna eklerken güçlü bir hatırlatmada bulunan en doğal cümle hangisidir?

  1. Though the rule is useful, it has exceptions.
  2. Do bear in mind that this rule always applies.
  3. Do bear in mind, though, that this rule has exceptions.
Cevabı göster

Do bear in mind, though, that this rule has exceptions.

Kalıp ifadeler

may not sit in this category: kategoriye ait olmama olasılığı

Burada sit in this category, “bu gruba yerleştirilmek veya bu grupta sınıflandırılmak” anlamına gelir. Sit mecazidir; kelimeler fiziksel olarak bir yerde oturmuyordur. Bu bağlamda may not belirsizlik ifade eder. Konuşmacı bazı kelimelerin kategoriye ait olmayabileceğini söylüyor; kategoriye girmelerinin yasak olduğunu söylemiyor.

Alıştırma

Bir sınıflandırma tartışmasında Some words may not sit in this category ne anlama gelir?

  1. Bunların bu kategoride oturmasına izin verilmiyor.
  2. Bunlardan bazılarının bu kategoriye ait olmaması mümkündür.
  3. Bunlar kesinlikle bu kategoriye aittir.
Cevabı göster

Bunlardan bazılarının bu kategoriye ait olmaması mümkündür.

English isn't phonetic,

3:29

İngilizce fonetik değildir,

so even if something has the same spelling, Dilbilgisi

3:30

bu yüzden bir kelimenin yazılışı aynı olsa bile,

it might follow a different rule and be pronounced a completely different way. Kalıp ifadeler

3:33

farklı bir kural izleyebilir ve tamamen farklı bir şekilde telaffuz edilebilir.

Dilbilgisi

even if ... might: bir koşul beklenen sonucu garanti etmez

Even if, ödünleyici bir koşul bildirir: A doğru olsa bile beklenen sonucun gerçekleşmesi gerekmez. Burada yazımın aynı olması, telaffuzun da aynı olacağını garanti etmez. Might kesinliği değil, olasılığı gösterir. Cümle, bir yazımın başka bir kurala uyup farklı seslendirilebileceğini söyler; bunun her zaman olduğunu söylemez.

Alıştırma

Bilinen iki sözcüğü anlatmak yerine genel bir noktayı açıklıyorsunuz. Benzer görünümün farklı seslere yine de izin verdiğini hangi cümle ifade eder?

  1. Because two words look the same, they must sound different.
  2. Even if two words look the same, they might sound different.
  3. Even though these two words look the same, they sound different.
Cevabı göster

Even if two words look the same, they might sound different.

Kalıp ifadeler

follow a different rule: farklı bir kurala uymak

Follow a different rule, başka bir kurala uymak veya o kurala uygun olmak demektir. Buradaki follow, birinin arkasından gitmek anlamında değildir. Bir sözcüğün veya yazım kalıbının farklı bir telaffuz kuralına göre davrandığını anlatır. Follow + a rule kalıbı, bir kişinin talimatlara uymasını ya da bir sözcüğün, sürecin veya sistemin yerleşik bir kalıba uygun olmasını anlatabilir.

Alıştırma

Cümleyi follow a different rule ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: Unlike regular nouns, this plural form ____.

Cevabı göster

follows a different rule

If you've enjoyed this video and you've learned something new, Ton ve niyet

3:37

Bu videoyu beğendiyseniz ve yeni bir şey öğrendiyseniz,

then please give this video a like.

3:39

lütfen bu videoyu beğenin.

Ton ve niyet

If you've enjoyed ... then please ... ile nazik bir eylem çağrısı

if ile başlayan yan cümle, izleyicinin yaşamış olabileceği olumlu deneyimleri belirtir: videodan keyif almak ve yeni bir şey öğrenmek. Ana cümle olan then please give this video a like, bu deneyimleri nazik bir eylem çağrısına bağlar. Buradaki if katı bir koşul değil, isteği yumuşatan bir giriştir. Açıklamanın kendisine uyup uymadığına izleyici karar verir; böylece istek daha az doğrudan duyulur. You've enjoyed ve you've learned biçimlerindeki present perfect, şimdiye kadarki izleme deneyimini şu anda yapılan istekle bağlar; then ise koşuldan isteğe geçişi açıkça gösterir.

Alıştırma

Yararlı bir içeriğin sonunda kullanılabilecek en doğal ve nazik eylem çağrısı hangisidir?

  1. If you share this guide, then you may have found it useful.
  2. You found this guide useful, so you must share it with a friend.
  3. If you've found this guide useful, then please share it with a friend.
Cevabı göster

If you've found this guide useful, then please share it with a friend.

It really helps out my channel. Öbek fiiller

3:41

Kanalıma gerçekten çok yardımcı oluyor.

Öbek fiiller

helps out my ...: help out ile pratik destek ifade etmek

helps out my channel ifadesinde help out, pratik yardım veya destek sağlamak anlamına gelen bir fiil öbeğidir. Out burada yön bildirmez; fiilin bir parçasıdır. Cümlenin öznesi It, daha önce belirtilen eyleme, yani videoyu beğenmeye gönderme yapar; bu eylem kanala yarar sağlar. Bir isim, help out a local club örneğinde olduğu gibi help out ifadesinden sonra gelebilir. Bir zamir ise normalde help me out örneğindeki gibi help ile out arasına gelir. Tekil özne it ile help, helps biçimine dönüşür. Help out konuşma diline özgüdür ve çoğu zaman destek olmak veya el atmak anlamı taşır.

Alıştırma

Cümleyi help out ifadesinin doğru biçimiyle tamamlayın: Every small donation ____ our community garden.

Cevabı göster

helps out

If you're new and you haven't subscribed yet,

3:43

Yeniyseniz ve henüz abone olmadıysanız,

then please feel free to subscribe if you want more videos from me. Ton ve niyet

3:45

benden daha fazla video istiyorsanız lütfen abone olmaktan çekinmeyin.

Ton ve niyet

please feel free to subscribe: nazik ve isteğe bağlı bir davet

please feel free to subscribe ifadesinde feel free to + fiilin yalın hâli, “istersen bunu yapabilirsin” anlamına gelir. Bu, “özgür hissetmek” şeklindeki gerçek anlam değil, nazik bir davettir. Doğrudan Subscribe emrine kıyasla please ve feel free to isteği yumuşatır. Dinleyenin gerçekten seçim hakkı vardır.

Alıştırma

Hangi cümle nazik bir davette bulunur ve seçimi dinleyene bırakır?

  1. You must join our game, even if you do not want to.
  2. You joined our game yesterday.
  3. Please feel free to join our game if you want.
Cevabı göster

Please feel free to join our game if you want.

If you want to receive notifications every single time I post a new video, Kalıp ifadeler

3:48

Yeni bir video yayınladığım her seferinde bildirim almak istiyorsanız,

then you can also press the bell icon. Kültür

3:52

zil simgesine de basabilirsiniz.

Kalıp ifadeler

every single time: hiç istisna olmadığını vurgulamak

Every single time, “her defasında, hiç istisnasız” anlamına gelir. Single burada every sözcüğünü güçlendirir; “bekâr” anlamına gelmez ve ifadenin bütünü de “yalnızca bir kez” demek değildir. Cümlede, bildirimlerin yalnızca bazen değil, her yeni video yayımlandığında gelebileceği vurgulanır. Aynı ifade başka bağlamlarda güçlü bir kesinlik veya duygu da katabilir.

Alıştırma

Hangi cümle sonucun her defasında, hiç istisnasız gerçekleştiğini söyler?

  1. The magic trick works every single time I try it.
  2. The magic trick works sometimes when I try it.
  3. The magic trick worked one single time.
Cevabı göster

The magic trick works every single time I try it.

Kültür

press the bell: bildirim simgesini seçmek

Burada press the bell, bir video platformundaki zil biçimli bildirim kontrolünü seçmek anlamına gelir. Tam ifade olan press the bell icon, bell sözcüğünün gerçek bir zili değil, ekrandaki bir simgeyi anlattığını açıkça gösterir. Bu işlem yeni içerik uyarılarını açar veya yönetir. Arayüz talimatlarında press, bir düğmeyi ya da simgeyi etkinleştirmek anlamında kullanılabilir.

Alıştırma

Bir video platformunda “press the bell icon” izleyiciden ne yapmasını ister?

  1. Yeni gönderiler için bildirimleri açmak.
  2. Ekranın yanındaki gerçek bir zili çalmak.
  3. Videonun sesini yükseltmek.
Cevabı göster

Yeni gönderiler için bildirimleri açmak.

If you'd like more videos on silent letters, Ton ve niyet

3:54

Okunmayan harflerle ilgili daha fazla video isterseniz,

then I have created a silent letters playlist for you. Kelime

3:56

sizin için okunmayan harfler oynatma listesi oluşturdum.

Ton ve niyet

If you'd like: nazik bir koşullu teklifte bulunmak

If you'd like, if you would like ifadesinin kısaltılmış biçimidir. Burada nazik bir koşul bildirir: Konuşan kişi, yalnızca dinleyen kişi isterse ek bir kaynak sunar. Would like, teklifi want ifadesinden daha yumuşak ve daha az doğrudan gösterir. you'd like içindeki 'd, would anlamına gelir; had değildir ve geçmiş zamanı göstermez.

Alıştırma

Nazik teklifi “if you would like” ifadesinin kısaltılmış biçimiyle tamamlayın: “____ another example, I can show you one.”

Cevabı göster

If you'd like

Kelime

a silent letters playlist: konuya göre düzenlenmiş bir medya koleksiyonu

a silent letters playlist ifadesinde ana isim playlist sözcüğüdür: birlikte izlenebilmeleri için düzenlenmiş bir video koleksiyonunu anlatır. Silent letters ise bu koleksiyonun konusunu belirtir. Silent letter, bir sözcükte yazıldığı hâlde o sözcükte telaffuz edilmeyen harftir; knife sözcüğündeki k buna örnektir. Burada letters, birine gönderilen mektupları değil alfabe karakterlerini ifade eder.

Alıştırma

a silent letters playlist ifadesine en uygun açıklama hangisidir?

  1. Ses çıkarmadan postalanacak mektupları gösteren bir kâğıt listesi
  2. Düşük sesle çalınması gereken bir müzik oynatma listesi
  3. Yazıldığı hâlde telaffuz edilmeyen harfler hakkında bir video koleksiyonu
Cevabı göster

Yazıldığı hâlde telaffuz edilmeyen harfler hakkında bir video koleksiyonu

I will link it in the card above Kültür

3:59

Yukarıdaki karta linkini bırakacağım

Kültür

link it in the card: video kartına bir kaynak bağlantısı eklemek

Burada link, bir şeye tıklanabilir bir erişim yolu sağlamak anlamında kullanılan bir fiildir; it ise daha önce sözü edilen silent letters playlist ifadesine gönderme yapar. Konuşan kişi, bu oynatma listesine giden bağlantıyı bir kartın içine ekleyecektir. Card, kâğıttan bir kart değil, video arayüzündeki bilgi veya öneri panelidir. Above, izleyicileri ekrandaki üst bölgeye yönlendirir; kesin konum cihaza ya da platforma göre değişebilir.

Alıştırma

Bir video sayfasında I will link it in the card above sözü izleyiciye ne yapmasını anlatır?

  1. Ekranın üstüne yerleştirilmiş kâğıt bir kart aramak.
  2. Kaynağı duymak için ses ayarlarını açmak.
  3. Kaynağa götüren, tıklanabilir bir bilgi kartı aramak.
Cevabı göster

Kaynağa götüren, tıklanabilir bir bilgi kartı aramak.

and also put the link in the description for you. Kalıp ifadeler

4:01

ve ayrıca açıklama kısmına da sizin için bir link koyacağım.

Kalıp ifadeler

put the link in the description: bağlantıyı açıklamaya koymak

put the link in the description, bir şeyin nereye konulduğunu söylemek için put + nesne + in + yer yapısını kullanır. Buradaki nesne dijital bir bağlantıdır; bu nedenle put yalnızca fiziksel bir nesneyi taşımayı anlatmaz. Bir video sayfasında the description, içerik üreticisinin bağlantıları ve diğer ek bilgileri koyduğu açıklama alanıdır. Bu ifade izleyicilere bağlantıyı nerede bulacaklarını söyler; bağlantıyı tarif etmek anlamına gelmez.

Alıştırma

İzleyicilere bir bağlantıyı videonun açıklamasına koyacağınızı söylemek istiyorsunuz. Hangi cümle doğaldır?

  1. I'll put the link on the video description.
  2. I'll put the link in the video comments.
  3. I'll put the link in the video description.
Cevabı göster

I'll put the link in the video description.

Enjoy the rest of your week Ton ve niyet

4:03

Haftanızın geri kalanının tadını çıkarın

Ton ve niyet

Enjoy the rest of your week: haftanın geri kalanının tadını çıkar

Enjoy the rest of your week, konuşmayı bitirirken kullanılan samimi bir iyi dilektir. Enjoy + zaman ifadesi, kişinin o süreyi güzel geçirmesini dilemek anlamına gelir; the rest of your week ise içinde bulunulan haftanın geriye kalan kısmını belirtir. Bu ifade bir hafta boyunca dinlenme talimatı değildir; vedalaşma sözüdür. Videoda konuşan kişi, yalnızca goodbye demek yerine daha sıcak ve iyi niyetli bir kapanış yapar.

Alıştırma

Çarşamba günü samimi bir e-postayı bitiriyorsunuz. Bu haftanın kalan günlerinin güzel geçmesini dileyen cümle hangisidir?

  1. Enjoy the rest of your week.
  2. Enjoy the rest of your weekend.
  3. Enjoy your week off.
Cevabı göster

Enjoy the rest of your week.

and I will see you next lesson. Kalıp ifadeler

4:05

ve bir sonraki derste görüşmek üzere.

Kalıp ifadeler

Dersi bitirirken kullanılan I will see you next lesson

Bir dersin sonunda I will see you next lesson, “şimdilik hoşça kalın; bir sonraki derste yeniden buluşacağız” anlamına gelir. Buradaki see you yaygın bir vedalaşma kalıbıdır; birine bakacağınıza dair gerçek anlamlı bir söz değildir. Yeniden kullanılabilen kalıp, I'll see you + gelecekteki bir zaman veya buluşma fırsatıdır. Örneğin next week ya da next class denebilir. next ile başlayan bu tür zaman ifadelerinden önce edat kullanılmaz. Konuşmada I will sık sık I'll biçiminde kısaltılır; burada kullanılan tam biçim de doğaldır.

Alıştırma

Öğretmenin vedalaşma sözünü tamamlamak için bu parçaları doğru sıraya koyun: I will / see you / next lesson. Today's class is over. ____.

Cevabı göster

I will see you next lesson

Bye-bye.

4:07

Hoşça kalın.