Kalp nakli ameliyatı nasıl yapılır? - Roni Shanoada: İngilizce çalışma notları

TED-Ed

Öğrenme zorluğu
684 kelime 150 kel/dk

Video özeti: Bu video, ağır hasar gören bir kalbin neden değiştirilmesi gerekebileceğini açıklıyor ve nakil sürecini donör eşleştirme ile organın korunmasından ameliyata ve uzun süreli bakıma kadar izliyor. Ayrıca organ reddini, enfeksiyonları, sağkalım sonuçlarını ve birçok hastayı bekleme listesinde bırakan yasal ve erişimle ilgili engelleri ele alıyor. Başlıca İngilizce öğrenme noktaları: 1. But unlike skin and bones, — Dil bilgisi ve cümle kalıpları: But unlike... ifadesinin önemli bir sınırlamayı sunmadan önce nasıl doğrudan karşıtlık kurduğunu öğrenin. Bu kalıpla bir organı, malzemeyi, sistemi veya durumu benzer örneklerden ayırabilir ve ardından farkın neden önemli olduğunu açıklayabilirsiniz. 2. cardiopulmonary bypass machine. — Sözcük anlamı ve kullanım düzeyi: Ameliyat sırasında kalbin kan pompalama görevini geçici olarak üstlenen cihazın resmî tıbbi adını tanıyın. Bu terimi anlamak kan dolaşımı, kalbin çıkarılması ve nakil işlemleriyle ilgili açıklamaları takip etmeyi kolaylaştırır. 3. requires constant monitoring and testing to balance these two concerns. — Söylem, hikâye anlatımı ve retorik: Organ reddini azaltırken tehlikeli enfeksiyonları önleme arasındaki tıbbi dengeyi özetlemeyi öğrenin. Bu ifade, birbiriyle yarışan iki riskin veya önceliğin neden sürekli test ve dikkatli yönetim gerektirdiğini açıklamak için kullanılabilir.

Bu derste

Your heart beats more than 100,000 times a day. Kalıp ifadeler

0:07

Kalbiniz günde 100.000'den fazla kez atar.

Kalıp ifadeler

more than 100,000 times a day: eksiksiz bir günlük sıklık kalıbı

More than + sayı + times a day, günlük sıklığı bildiren eksiksiz bir ifade oluşturur. More than sayım için bir alt sınır belirlerken times a day eylemin her gün içinde sayıldığını belirtir. Sıklık önemliyse zaman birimini koruyun. Times a day çıkarıldığında ifade yalnızca bir miktarı karşılaştırır ve eylemin her gün kaç kez gerçekleştiğini artık belirtmez.

Alıştırma

Cümleyi tamamlamak için more than + number + times a day kalıbını 200 sayısıyla kullanın: The sensor sends an update ____.

Cevabı göster

more than 200 times a day

In just a minute, Anlatım akışı

0:12

Sadece bir dakika içinde,

it pumps over 5 liters of blood throughout your body. Kalıp ifadeler

0:13

vücudunuzun her yerine 5 litreden fazla kan pompalar.

Anlatım akışı

In just a minute: sonuçtan önce kısa bir zaman aralığı belirlemek

Cümlenin başındaki In just a minute, sonuçtan önce zaman aralığını belirler. Just, ardından gelen olay için bir dakikanın şaşırtıcı derecede kısa olduğunu vurgular. Zaman aralığını önce vermek, dinleyicinin sonraki bilginin ölçeğini anlamasına yardımcı olur. Bu kalıp, kısa sürede gerçekleşen etkileyici bir miktarı veya başarıyı tanıtmak için kullanışlıdır.

Alıştırma

“In just five minutes, the team processed 2,000 forms” cümlesindeki başlangıç ifadesi ne işe yarar?

  1. Ekibin görevi yalnızca bir kez yaptığını söyler.
  2. Büyük bir sonucun şaşırtıcı derecede kısa bir sürede elde edildiğini gösterir.
  3. Ekibin tam beş dakika sonra çalışmaya başladığını söyler.
Cevabı göster

Büyük bir sonucun şaşırtıcı derecede kısa bir sürede elde edildiğini gösterir.

Kalıp ifadeler

pumps over 5 liters of blood: pompalanan miktarı ifade etmek

Burada pumps, “bir sıvıyı basınçla hareket ettirmek” anlamına gelen geçişli bir fiildir. Nesnesi, over 5 liters of blood miktar ifadesinin tamamıdır. Over sayıdan önce gelir ve “üstünde” değil, “-den fazla” anlamını taşır. Aktarılabilir kalıp pump + miktar + of + sıvı şeklindedir. Pompalama hızını belirtmek gerektiğinde every hour gibi bir zaman ifadesi eklenebilir.

Alıştırma

Hangi cümle, makinenin saatte 500 litreden fazla su pompaladığını doğal biçimde ifade eder?

  1. The machine pumps over 500 liters of water an hour.
  2. The machine pumps over the water 500 liters an hour.
  3. The machine is over 500 liters of water an hour.
Cevabı göster

The machine pumps over 500 liters of water an hour.

But unlike skin and bones, Dilbilgisi

0:17

Ancak deri ve kemiklerin aksine,

the heart has a limited ability to repair itself. Dilbilgisi

0:19

kalbin kendini onarma yeteneği sınırlıdır.

Dilbilgisi

But unlike skin and bones: karşıtlık kurmak

But unlike skin and bones ifadesinde unlike bir edattır ve hemen ardından karşılaştırma ögesi olan skin and bones isim öbeği gelir. Ardından ana cümle kalbin nasıl farklı olduğunu açıklar. But bu karşıtlığı önceki düşünceye bağlar. Aktarılabilir kalıp But unlike + karşılaştırma ögesi, + ana cümle şeklindedir. Bir sınırlama, istisna veya karşıt sonuç sunabilir. Unlike, “hoşlanmıyor” anlamına gelmez; tercih belirtmek için dislike ya da do/does not like kullanılır.

Alıştırma

Hangi cümle, iki tür navigasyon aracı arasındaki farkı sunmak için But unlike yapısını doğru kullanır?

  1. But unlike to paper maps, navigation apps can react to road closures.
  2. But unlike paper maps, navigation apps can react to road closures.
  3. But like paper maps, navigation apps can react to road closures.
Cevabı göster

But unlike paper maps, navigation apps can react to road closures.

Dilbilgisi

has a limited ability to repair itself: kendini onarma yeteneğinin sınırlı olması

have a limited ability to + fiilin yalın hâli kalıbı, bir yeteneğin var olduğunu ancak kapsamının veya gücünün sınırlı kaldığını anlatır. Bu cümlede limited, ability sözcüğünü niteler; kalbin kendisinin sınırlı olduğu anlamına gelmez. To repair yapılabilen eylemi belirtir, itself ise the heart ifadesine geri döner. İfade bir bütün olarak kalbin kendi dokusunu yalnızca sınırlı ölçüde onarabildiğini söyler.

Alıştırma

Cümleyi have + a limited ability + to kalıbının doğru biçimiyle tamamlayın: This coating ____ repair itself after deep damage.

Cevabı göster

has a limited ability to

So if this organ is severely damaged, Anlatım akışı

0:23

Bu nedenle, eğer bu organ ciddi şekilde hasar görürse,

there's often only one medical solution, Anlatım akışı

0:25

genellikle tek bir tıbbi çözüm vardır:

Anlatım akışı

So if ..., there's often only one ...: koşuldan sonuca

So, bu cümleyi hemen önce verilen nedene bağlar ve ifadenin bir sonuç olduğunu gösterir. Ardından if yan cümlesi koşulu belirler: organ ciddi şekilde hasar görür. Sonuç bölümü, olası sonuçları daraltmak için there's often only one ... yapısını kullanır. Often bunun mutlak bir kural değil, tipik bir durum olduğunu gösterirken only one dinleyiciyi biraz sonra açıklanacak tek tıbbi çözüme hazırlar.

Alıştırma

Cümleyi So if ..., there's often only one ... yapısını kullanarak tamamlayın: The mountain pass has no snow-clearing equipment. ____ heavy snow blocks the road, ____ often only one safe option: turning back.

Cevabı göster

So if · there's

replacing it.

0:28

onu değiştirmek.

Anlatım akışı

only one medical solution, replacing it: -ing ile ek açıklama

Burada replacing it, one medical solution ifadesinden sonra gelen bir -ing yan cümleciğidir. Bu çözümün içeriğini belirtir: çözüm, onu değiştirmektir. Bağlamda it, heart sözcüğüne gönderme yapar. Virgül, replacing it ifadesini solution için kısa bir açıklama olarak düzenler; daha sonra gerçekleşen ayrı bir eylem olarak sunmaz. Bu kısaltılmış yapı, isim ile -ing yan cümleciği arasındaki bağlantı hemen anlaşıldığında işe yarar.

Alıştırma

Örnek cümlede replacing it ifadesinin işlevi nedir?

  1. Çözümden sonra gerçekleşen ayrı bir eylemi anlatır.
  2. Tek tıbbi çözümün ne olduğunu belirtir.
  3. Kalbin başka bir şeyin yerini aldığını söyler.
Cevabı göster

Tek tıbbi çözümün ne olduğunu belirtir.

Today, nearly 3,500 heart transplants are performed each year Dilbilgisi

0:30

Bugün, her yıl yaklaşık 3.500 kalp nakli gerçekleştiriliyor

Dilbilgisi

heart transplants are performed each year: işlem istatistiklerinde edilgen yapı

Heart transplants are performed, İngilizcede geniş zamanın edilgen yapısıdır: heart transplants eylemden etkilenir ve nakli gerçekleştiren kişiler belirtilmez. Böylece olgusal veya bilimsel anlatımlarda yaygın olduğu gibi odak, işlem ve yıllık sayı üzerinde kalır. Tıp İngilizcesinde perform, bir prosedürü veya ameliyatı gerçekleştirmek anlamına gelir; burada sahnede gösteri yapmak anlamında değildir. Each year, istatistiğin hangi sıklık için geçerli olduğunu belirtir.

Alıştırma

Cümleyi perform fiilinin geniş zamandaki edilgen biçimiyle tamamlayın: Thousands of eye exams ____ each year.

Cevabı göster

are performed

in a complex and intricate procedure with no room for error. Notlar

0:35

ve bu hata payı olmayan karmaşık ve incelikli bir prosedürdür.

Kalıp ifadeler

complex and intricate procedure: karmaşık ve ayrıntılı prosedür

Bu ifadede complex ve intricate, procedure sözcüğünü birlikte niteleyen eş görevli sıfatlardır. Complex, birbiriyle bağlantılı çok sayıda parçası olan bir süreci anlatırken intricate, çok sayıdaki ince ayrıntıya ve bunların dikkatli düzenine odaklanır. Procedure, belirli bir sırayla uygulanan yerleşik adımlar dizisi demektir. İki sıfat birlikte kullanıldığında süreç hem genel yapısı hem de gerektirdiği ayrıntılı çalışma bakımından zorlu gösterilir.

Alıştırma

Birbiriyle bağlantılı birçok aşaması ve çok sayıda hassas ayrıntısı olan bir prosedürü en iyi hangi ifade anlatır?

  1. a routine procedure
  2. a difficult procedure
  3. a complex and intricate procedure
Cevabı göster

a complex and intricate procedure

Deyimler

with no room for error: hataya yer olmadan

With no room for error, küçük bir hatanın bile ciddi sonuçları olabileceği için hataların kabul edilemeyeceği anlamına gelir. Buradaki room mecazidir; fiziksel bir oda değil, pay veya özgürlük demektir. Bu cümlede with ile başlayan ifade, prosedürün hangi koşul altında gerçekleştirildiğini anlatır. Daha genel olan no room for + isim kalıbı, söz konusu şeyin gerçekleşmesinin kabul edilebilir hiçbir olasılığı bulunmadığını belirtir.

Alıştırma

Küçük bir hatanın bile kabul edilemez olduğunu belirten ifadeyle cümleyi tamamlayın: During the spacecraft's final course correction, there is ____.

Cevabı göster

no room for error

The process begins by testing potential recipients Notlar

0:41

Süreç, potansiyel alıcıların test edilmesiyle başlar

Kelime

Nakil bağlamında testing potential recipients

Bu nakil bağlamında testing, tıbbi testler ve değerlendirmeler yapmak anlamına gelir. Potential recipients, bağışlanan organı alabilecek ancak uygunluğu henüz onaylanmamış kişilerdir. Recipient, bir şeyi alan kişiyi belirtir; neyin alındığını çevredeki bağlam gösterir. Burada alınan şey bir organdır, bu nedenle recipient sıradan bir posta alıcısını değil, nakil hastasını veya adayını ifade eder.

Alıştırma

Organ nakli bağlamında potential recipient ifadesinin doğru anlamı hangisidir?

  1. bir organ bağışlayabilecek kişi
  2. bağışlanmış bir organı alabilecek kişi
  3. nakil ameliyatını yapan doktor
Cevabı göster

bağışlanmış bir organı alabilecek kişi

to ensure they're healthy enough for this demanding operation. Dilbilgisi

0:44

böylece bu zorlu ameliyat için yeterince sağlıklı olduklarından emin olunur.

Anlatım akışı

The process begins by + -ing: ilk adımı belirtmek

The process begins by + -ing yapısı, sıralı bir süreçteki ilk eylemi tanıtır. Burada testing ilk olarak ne yapıldığını belirtir ve cümle sürecin devamındaki adımlara zemin hazırlar. by bir edat olduğu için ardından -ing biçimi gelir: begins by testing; begins by test veya begins by to test kullanılmaz. Bu yapı, bir sürecin hangi yöntemle başladığını da gösterebilir.

Alıştırma

Cümleyi check fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: The safety inspection begins by ____ the emergency exits.

Cevabı göster

checking

Dilbilgisi

healthy enough for this demanding operation: gereken sağlık standardını karşılamak

Sıfat + enough + for + isim kalıbı, bir özelliğin belirli bir amaç veya koşul için gereken düzeye ulaştığını belirtir. Burada healthy enough yalnızca “çok sağlıklı” demek değildir; sağlık durumlarının ameliyat için gereken standardı karşıladığı anlamına gelir. Enough, healthy sıfatından sonra gelir. For this demanding operation ifadesi, sağlık durumlarını değerlendirirken kullanılan standardı belirtir.

Alıştırma

Köprünün ağır kamyonlar için gereken dayanıklılık standardını karşıladığını hangi cümle doğru biçimde ifade eder?

  1. The bridge is strong for enough heavy trucks.
  2. The bridge is strong enough for heavy trucks.
  3. The bridge is enough strong for heavy trucks.
Cevabı göster

The bridge is strong enough for heavy trucks.

Doctors are especially concerned with identifying immunocompromising illnesses Notlar

0:49

Doktorlar özellikle bağışıklığı baskılayan hastalıkları

Kalıp ifadeler

be concerned with identifying: mesleki bir odağı belirtmek

Be concerned with + isim veya -ing biçimi, “bir şeyi odak noktası olarak görmek” ya da “özellikle onunla ilgilenmek” anlamına gelir. Burada identifying, with edatından sonra gelen -ing biçimidir ve hastalıkları belirleme işini doktorların mesleki çalışmalarının önemli bir parçası olarak gösterir. Especially, bu görevin özel bir öncelik olduğunu belirtir. Bu cümlede concerned, mutlaka duygusal bir kaygıyı değil, mesleki bir odağı anlatır.

Alıştırma

Hangi cümle bir ekibin ana görevini duygusal bir kaygı yerine resmî biçimde anlatır?

  1. The research team is concerned that the source of the error is unknown.
  2. The research team is concerned with identifying the source of the error.
  3. The research team is concerned about the source of the error.
Cevabı göster

The research team is concerned with identifying the source of the error.

or any other conditions that could compromise a patient's chance of survival. Kelime

0:54

veya hastanın hayatta kalma şansını tehlikeye atabilecek diğer koşulları belirlemeye büyük önem verirler.

Kelime

immunocompromising illnesses: bağışıklık işlevini zayıflatan hastalıklar

“Immunocompromising illnesses”, bağışıklık sistemini zayıflatan veya işleyişine zarar veren hastalıklardır. immuno- ön eki bağışıklıkla ilgilidir; compromising ise hastalıkların yol açtığı zararlı etkiyi anlatır. -ing biçimi zarara neden olan tarafı gösterir: hastalıklar bağışıklık işlevini zayıflatır. Bu, bağışıklığı zaten zayıflamış bir kişiyi tanımlamaktan farklıdır.

Alıştırma

Hangi ifade “bağışıklık işlevini zayıflatan bir hastalık” anlamına gelir?

  1. an immunocompromised patient
  2. an immune response
  3. an immunocompromising illness
Cevabı göster

an immunocompromising illness

Kelime

that could compromise a patient's chance of survival: hastanın hayatta kalma şansını tehlikeye atabilecek

Burada compromise, “zayıflatmak, zarar vermek veya riske atmak” anlamına gelen geçişli bir fiildir. Nesnesi a patient's chance of survival olduğundan yan cümle, bir durumun hastanın hayatta kalma olasılığını azaltabileceğini belirtir. That, conditions sözcüğünü açıklayan bir ilgi cümleciği başlatır. Could olası bir riski anlatır; zararın kesinlikle gerçekleşeceğini iddia etmez.

Alıştırma

“A power failure could compromise the hospital's safety,” cümlesinde compromise ne anlama gelir?

  1. hastanenin güvenliği hakkında adil bir anlaşmaya varmak
  2. hastanenin güvenliğini garanti etmek
  3. hastanenin güvenliğini riske atmak
Cevabı göster

hastanenin güvenliğini riske atmak

The next step is to match an eligible recipient with a heart donor. Notlar

1:00

Bir sonraki adım, uygun bir alıcıyı bir kalp donörüyle eşleştirmektir.

Anlatım akışı

The next step is to + fiilin yalın hâli: sonraki adımı belirtmek

The next step is to + fiilin yalın hâli, bir süreç açıklamasını mevcut aşamadan bir sonraki aşamaya taşır. Hem sırayı hem de ardından yapılacak eylemi belirtir. Bu cümlede to mastar işaretidir ve match fiilin yalın hâlindedir. Bu kalıbı talimatları, planları veya adım adım açıklamaları düzenlemek için kullanabilirsiniz.

Alıştırma

Süreç belirtecini connect kullanarak tamamlayın: The next step is ____ the device to the network.

Cevabı göster

to connect

Kalıp ifadeler

match X with Y: uygunluğa göre eşleştirmek

match X with Y, X ve Y birbirine uygun olduğu veya ilgili koşulları karşıladığı için ikisini eşleştirmek anlamına gelir. Burada X, an eligible recipient; Y ise a heart donor ifadesidir. eligible, alıcının değerlendirmeye alınmak için gereken temel koşulları karşıladığını belirtir. Bu cümlede match, spor karşılaşmasına gönderme yapmaz; “eşleştirmek” anlamında bir fiildir. Bu kalıp görevlendirme, mentorluk, işe alım ve uygunluğa dayalı başka eşleştirmelerde de kullanılır.

Alıştırma

Uygunluğa dayalı eşleştirme kalıbı match X with Y ifadesini tamamlayın: The program matches each volunteer ____ a local family.

Cevabı göster

with

Donors are often comatose patients with no chance of being resuscitated Notlar

1:04

Donörler genellikle hayata döndürülme şansı olmayan komada olan hastalar

Kelime

comatose patients: komadaki hastalar

Comatose, komada olmak anlamına gelen resmî bir tıp sıfatıdır: kişi derin biçimde bilinçsizdir ve normal yollarla uyandırılamaz. comatose patients ifadesinde sıfat, çoğul patients isminden önce gelir. Bu sözcük ciddi bir bilinç durumunu anlatır; sıradan uykululuk, yorgunluk veya derin uyku anlamına gelmez. The patient is comatose. örneğinde olduğu gibi be fiilinden sonra da kullanılabilir.

Alıştırma

Hangi açıklama a comatose patient ifadesine en iyi uyar?

  1. Komada olan ve normal yollarla uyandırılamayan bir hasta
  2. Uzun bir günün ardından normal biçimde uyuyan bir hasta
  3. Uyanık ama biraz yorgun bir hasta
Cevabı göster

Komada olan ve normal yollarla uyandırılamayan bir hasta

Dilbilgisi

with no chance of being resuscitated: with ile durum ekleme ve edilgen -ing yapısı

With no chance of ..., with ile başlayan ve comatose patients ifadesine bir koşul ya da durum ekleyen bir öbektir. chance of sonrasında fiil -ing biçimini alır. Being resuscitated, being + geçmiş zaman ortacıyla kurulan edilgen bir -ing yapısıdır. Acil müdahaleyi hastalar alır; kendileri yapmaz. Burada resuscitated, kişinin yalnızca uyandırılması değil, acil tıbbi girişimlerle yaşamsal işlevlerinin geri getirilmesi anlamına gelir.

Alıştırma

of sonrasında resuscitate fiilinin edilgen -ing biçimini kullanarak cümleyi tamamlayın: The patient had no chance of ____.

Cevabı göster

being resuscitated

or victims of a fatal event whose hearts are still healthy. Notlar

1:09

veya ölümcül bir kazanın kurbanı olup kalpleri hala sağlıklı olan kişilerdir.

Kelime

victims of a fatal event: ölümcül bir olayda hayatını kaybeden kişiler

Bu cümlede victims of a fatal event ifadesi, bir olay nedeniyle hayatını kaybeden insanları anlatır. Resmî ve olay odaklı bir ifadedir; bu nedenle haberlerde, tıbbi bağlamlarda ve kamu güvenliğiyle ilgili metinlerde yaygındır. Fatal sonucu belirtir: olay bir veya daha fazla kişinin ölümüne neden olmuştur. Yalnızca serious sözcüğünün daha güçlü bir biçimi değildir.

Alıştırma

Hangi cümle kazanın ölüme yol açtığını açıkça söylüyor?

  1. The report identifies victims of a fatal factory accident.
  2. The report identifies witnesses to a major factory accident.
  3. The report identifies people affected by a serious factory accident.
Cevabı göster

The report identifies victims of a fatal factory accident.

Dilbilgisi

whose hearts are still healthy: ilgi cümleciğinde aitlik

whose hearts are still healthy ilgi cümleciği victims sözcüğünü niteler. Whose, kurbanlarla onların kalpleri arasında bağlantı kurar: kalpler o kişilere aittir ve still healthy ifadesi kişilerin genel durumunu değil, kalpleri anlatır. Bir kişiyi onunla bağlantılı bir şey üzerinden tanımlamak için isim + whose + isim + fiil kalıbını kullanın. Bu bağlantı vücut bölümleri, eşyalar, kayıtlar, evler veya başka ilişkili şeylerle ilgili olabilir.

Alıştırma

Cümleyi aitlik bildiren ilgi sözcüğüyle tamamlayın: The clinic contacted patients ____ records were incomplete.

Cevabı göster

whose

In both cases,

1:14

Her iki durumda da,

these patients need to be registered as an organ donor or have their families give consent. Notlar

1:15

bu hastaların organ bağışçısı olarak kayıtlı olmaları veya ailelerinin onay vermesi gerekir.

Kelime

need to be registered as an organ donor: resmî olarak kayıtlı bir statü

Need to be registered as an organ donor, need to + edilgen fiil yapısını içerir. Need to bir gerekliliği belirtirken be registered, kaydı kimin yaptığına değil, hastanın statüsünün resmî bir sisteme girilmesine veya o sistemde tanınmasına odaklanır. register someone as + rol veya statü kalıbı, bir kişiyi o rol ya da statüyle resmî olarak kaydetmek veya tanımak anlamına gelir. Burada as an organ donor kayıtlı statüyü belirtir; as, “gibi” anlamına gelmez.

Alıştırma

Hangi cümlede register as bir kişinin resmî rolünü belirtmek için kullanılmıştır?

  1. Nina was registered as an emergency contact.
  2. Nina registered the package online.
  3. Nina registered for a first-aid course.
Cevabı göster

Nina was registered as an emergency contact.

Dilbilgisi

have their families give consent: have + kişi + fiilin yalın hâli

Have their families give consent, have + kişi + fiilin yalın hâli yapısını kullanır. Bu ettirgen yapıda have, birinin bir eylemi gerçekleştirmesini ayarlamak, istemek veya o kişiye yaptırmak anlamına gelir; sahip olmak anlamına gelmez. Give eylemini families gerçekleştirdiği için give, to almadan yalın hâlde kalır. Give consent, izin vermek anlamındaki resmî bir eşdizimdir. Bu cümlede gerekli yetkiyi aileler verir; have ifadesinin kesin güç derecesi kurumsal bağlamdan gelir ve mutlaka sert bir kişisel emir anlamına gelmez.

Alıştırma

Hangi cümle have + kişi + fiilin yalın hâli yapısını doğru kullanır?

  1. The research team had every participant to give consent before the interview.
  2. The research team had every participant gave consent before the interview.
  3. The research team had every participant give consent before the interview.
Cevabı göster

The research team had every participant give consent before the interview.

And even when a heart is available, Dilbilgisi

1:21

Ve bir kalp mevcut olduğunda bile,

surgeons can't just pair any donor with any recipient. Ton ve niyet

1:24

cerrahlar herhangi bir donörü herhangi bir alıcıyla eşleştiremezler.

Dilbilgisi

And even when a heart is available: hâlâ yeterli olmayan bir koşul

Even when, gerçek olan veya gerçekleşebilecek bir durumu sunar ve buna ödünleyici, beklentiye aykırı bir anlam katar. Bir kalbin mevcut olması ilerlemek için yeterliymiş gibi görünür, ancak ana cümle başka bir kısıtlamanın hâlâ geçerli olduğunu söyler. even when A, B yapısını, A'nın sonucu değiştirmesi beklenebilecek durumlarda bile B'nin geçerli kaldığını göstermek için kullanın. Burada when yalnızca bir zamanı değil, bir durumu sunar.

Alıştırma

Hangi cümle, gerekli görünmeyebileceği bir durumda bile bir kuralın geçerli kaldığını ifade eder?

  1. Even when the road is empty, you must stop at the red light.
  2. When the road is empty, the red light turns off.
  3. Because the road is empty, you may ignore the red light.
Cevabı göster

Even when the road is empty, you must stop at the red light.

Ton ve niyet

can't just pair any donor with any recipient: sınırsız eşleştirmeyi reddetmek

can't just pair any donor with any recipient ifadesindeki can't just, aşırı basitleştirilmiş veya hiçbir kısıt gözetmeyen bir eylemi reddeder. Eşleştirmenin tamamen imkânsız olduğu anlamına gelmez; gerekli koşullar kontrol edilmeden yapılamayacağı anlamına gelir. pair A with B, A'yı B ile eşleştirmek demektir. Bu olumsuz cümlede any donor ... any recipient rastgele bir birleşimi ifade eder; yani her donör her alıcıyla eşleştirilemez.

Alıştırma

Hangi cümle, görevlendirmenin mümkün olduğunu ancak önce uygunluğun kontrol edilmesi gerektiğini ifade eder?

  1. No employee can ever work in a technical role.
  2. You can't just assign any employee to any technical role.
  3. Any employee can perform every technical role.
Cevabı göster

You can't just assign any employee to any technical role.

The recipient's immune system will view a transplanted heart as a foreign organism that must be attacked. Notlar

1:28

Alıcının bağışıklık sistemi, nakledilen kalbi saldırılması gereken yabancı bir organizma olarak görecektir.

Kalıp ifadeler

view X as Y: nakledilen bir kalbi yabancı bir organizma olarak görmek

view X as Y, “X'i Y olarak görmek veya sınıflandırmak” anlamına gelir. Bu cümlede X, a transplanted heart; Y ise a foreign organism ifadesidir. Buradaki view, bir şeye gözle bakmayı değil, bağışıklık sisteminin değerlendirmesini anlatır. Kalıp view + nesne + as + tanım veya kategori biçimindedir. Görüşleri, sınıflandırmaları ve yanlış değerlendirmeleri açıklamak için kullanılır.

Alıştırma

Cümleyi view X as Y kalıbının geçmiş zamanıyla tamamlayın: The panel ____ the proposal ____ a practical solution.

Cevabı göster

viewed · as

Dilbilgisi

that must be attacked: kiplik edilgen yapılı ilgi cümleciği

that must be attacked, a foreign organism ifadesini niteleyen bir ilgi cümleciğidir. That, organizmaya gönderme yapar ve ona ne olduğu hakkında ek bilgi bağlar. Must be attacked, must + be + geçmiş zaman ortacı biçimindeki kiplik edilgen yapıdır. Organizma eylemi gerçekleştirmez, eylemden etkilenir; cümle doktorların kalbe saldırma kararını değil, bağışıklık sisteminin tepkisini anlatır.

Alıştırma

İlgi cümleciğini that ve replace fiilinin kiplik edilgen biçimiyle tamamlayın: The technician found a cable ____ before the test.

Cevabı göster

that must be replaced

So doctors need to match recipients with donors that share their blood type and have similar antigens. Notlar

1:35

Bu yüzden doktorlar, alıcıları aynı kan grubuna ve benzer antijenlere sahip donörlerle eşleştirmelidir.

Kalıp ifadeler

match recipients with donors that share their blood type: alıcıları aynı kan grubundaki donörlerle eşleştirmek

match A with B kalıbı, belirli koşullara uydukları için A ile B'yi eşleştirmek demektir. Burada recipients A, donors ise B'dir; that share their blood type ilgi cümleciği hangi donörlerin eşleştirilebileceğini belirtir. Bu bağlamda share their blood type, “alıcılarla aynı kan grubuna sahip olmak” anlamına gelir. Kan vermek veya kanı bölüşmek anlamına gelmez. Bu kalıp, ortak bir özelliğe göre başka insanları ya da nesneleri eşleştirmek için de kullanılabilir.

Alıştırma

Hangi cümle match A with B kalıbını doğru kullanıp B hakkında bir koşul ekliyor?

  1. The program matches applicants at jobs that fit their skills.
  2. The program matches applicants with jobs that fit their skills.
  3. The program matches applicants from jobs that fit their skills.
Cevabı göster

The program matches applicants with jobs that fit their skills.

Kelime

have similar antigens: benzer antijenlere sahip olmak

Antijenler, bağışıklık sisteminin tanıyabildiği moleküller veya biyolojik belirteçlerdir. Bu cümlede have similar antigens, donörler ile alıcıların eşleştirme için yeterince benzer ilgili bağışıklık belirteçlerine sahip olduğu anlamına gelir. Similar, özdeş demek değildir ve iki kişinin genel olarak birbirine benzediğini de anlatmaz. Yalnızca karşılaştırılan antijen özelliklerini belirtir; daha yakın bir eşleşme bağışıklık sistemi kaynaklı reddetme riskini azaltmaya yardımcı olabilir.

Alıştırma

Nakil eşleştirmesi bağlamında antigens sözcüğünü hangi cümle doğru açıklar?

  1. Antigens are medicines that prevent every transplant rejection.
  2. Antigens are documents that record a donor's consent.
  3. Antigens are markers the immune system can recognize.
Cevabı göster

Antigens are markers the immune system can recognize.

If a match can be made, Dilbilgisi

1:42

Eğer bir eşleşme sağlanabilirse,

the surgery can begin.

1:43

ameliyat başlayabilir.

Dilbilgisi

If a match can be made: edilgen yapıyla ifade edilen koşul

If a match can be made, uygun bir eşleşmenin başarıyla kurulabileceği anlamına gelir. Burada match bir isimdir ve can be made, can make yapısının edilgen biçimidir: eylem match üzerinde gerçekleşir. if yan cümlesi, bir sonraki adımın koşulunu belirler. Bu kalıp süreçleri anlatırken kullanışlıdır: gerekli sonuç elde edilebilirse ana cümledeki eylem devam edebilir.

Alıştırma

Cümleyi can + make yapısının edilgen biçimiyle tamamlayın: If a suitable match ____, both teams will receive a notification.

Cevabı göster

can be made

Once the donor's heart is confirmed to be healthy, Dilbilgisi

1:46

Donörün kalbinin sağlıklı olduğu onaylandıktan sonra,

Dilbilgisi

is confirmed to be healthy: doğrulanmış bir durumu bildirme

Is confirmed to be healthy, yapılan kontrollerin kalbin sağlıklı olduğunu ortaya koyduğu anlamına gelir. Özne olan the donor's heart değerlendirilen şeydir; bu nedenle edilgen is confirmed kullanılır. Doğrulama eylemini kalp yapmaz. Yeniden kullanılabilen kalıp özne + be confirmed to be + sıfat veya isim öbeği biçimindedir. Bir tahmin değil, doğrulanmış bir sonuç sunar.

Alıştırma

Cümleyi be confirmed to be kalıbıyla tamamlayın: After two inspections, the bridge was ____ safe to reopen.

Cevabı göster

confirmed to be

the organ is immersed in an ice slush Kelime

1:49

organ buzlu suya daldırılır

Kelime

is immersed in an ice slush: buzlu yarı akışkan bir karışımın içine daldırılmış

Is immersed in, immerse something in something yapısının edilgen biçimidir. Organın soğuk karışımın içine yerleştirildiğini ve karışımın organın tamamını ya da büyük kısmını çevrelediğini anlatır. Buradaki an ice slush, küçük buz parçalarıyla sıvıdan oluşan yarı akışkan bir karışımdır; sıradan buz küplerinden oluşan bir yığın değildir. Bu yapı tıbbi, laboratuvar, endüstriyel ve yemek pişirmeyle ilgili adım adım süreç anlatımlarında sık görülür.

Alıştırma

was, immerse fiilinin geçmiş zaman ortacı ve doğru edatı kullanarak cümleyi tamamlayın: The sealed tube ____ cold water for ten minutes.

Cevabı göster

was immersed in

and injected with a solution to induce cardiac arrest. Notlar

1:51

ve kalp durmasını tetiklemek için bir solüsyon enjekte edilir.

Kalıp ifadeler

injected with a solution to induce cardiac arrest: kalp durmasına yol açmak için solüsyon enjekte edilmiş

Injected with a solution, sıralı edilgen yapının ikinci bölümüdür. Önceki is yardımcı fiilini paylaşır; dolayısıyla the organ hem is immersed hem de is injected yapılarının öznesidir. be injected with + substance kalıbında enjeksiyonu alan şey dil bilgisel özne olur, with ise içine verilen sıvıyı tanıtır. Burada solution, bir sorunun çözümü değil, hazırlanmış bir sıvı anlamındadır. To induce cardiac arrest amaç bildiren bir mastar yapısıdır. Solüsyonun neden enjekte edildiğini, yani kalbin kan pompalamasını durdurma amacını açıklar. Aktarılabilir kalıp be injected with X to do Y şeklindedir ve resmî süreç anlatımlarında yaygındır.

Alıştırma

was, inject fiilinin geçmiş zaman ortacı ve with kullanarak cümleyi tamamlayın: The tissue sample ____ dye to make its internal structures easier to see.

Cevabı göster

was injected with

Kelime

to induce cardiac arrest: kardiyak arrest oluşturmak

Burada induce, “bir durumun başlamasına neden olmak” anlamına gelir ve tıp ile bilim dilinde yaygın olan resmî bir fiildir. to induce mastar yapısı enjeksiyonun amacını, yani kardiyak arrest oluşturmayı belirtir. Cardiac arrest, kalbin aniden etkili biçimde kan pompalamayı durdurması demektir. Bu tıbbi ifadede arrest, polisin yaptığı bir “tutuklama” değil, “durma” anlamındadır. Induce tek başına niyet göstermez; bu cümledeki amaç anlamı to ve bağlamdan gelir.

Alıştırma

Hangi cümlede induce, “bir durumun başlamasına neden olmak” şeklindeki resmî tıbbi anlamıyla kullanılmıştır?

  1. The medication was given to arrest sleep before the procedure.
  2. The medication was given to introduce sleep before the procedure.
  3. The medication was given to induce sleep before the procedure.
Cevabı göster

The medication was given to induce sleep before the procedure.

These treatments stop the heart from pumping to ensure it can be removed cleanly. Dilbilgisi

1:56

Bu tedaviler kalbin kan pompalamasını durdurarak temiz bir şekilde çıkarılabilmesini sağlar.

Dilbilgisi

stop the heart from pumping: stop + nesne + from + fiil-ing

Yapı stop + nesne + from + fiil-ing şeklindedir. Nesnenin bir şey yapmasını önlemek veya başlamış olan bir eylemi sona erdirmek anlamına gelir. Burada the heart nesnedir; pumping ise işlemlerin durdurduğu eylemdir. From sözcüğünden sonra fiilin -ing biçimi kullanılır: from pumping denir, from pump denmez. Bu yapı insanlar veya nesneler için kullanılabilir.

Alıştırma

From ve enter sözcüğünün doğru biçimini kullanarak cümleyi tam iki sözcükle tamamlayın: This seal stops water ____ the case.

Cevabı göster

from entering

Dilbilgisi

to ensure it can be removed cleanly: amaç ve hedeflenen sonucu ifade etme

To ensure it can be removed cleanly, kalbin pompalamasını durdurmanın amacını açıklar. to ensure + yan cümlecik kalıbı, “belirli bir sonucun gerçekleşmesini garanti etmek için” anlamına gelir. Burada it, the heart ifadesine gönderme yapar; can be removed ise kiplik içeren edilgen bir yapıdır: çıkarma eylemi kalbe uygulanır. Cleanly, çıkarma işleminin nasıl yapılabileceğini anlatır: gereksiz zorluk veya hasar olmadan düzgün ve kontrollü biçimde. Kalbin yıkandığı anlamına gelmez.

Alıştırma

Bir eylemin amacını açıklamak için to ensure + yan cümlecik yapısını doğru kullanan cümle hangisidir?

  1. The technician shut down the machine to ensure it could be repaired safely.
  2. The technician shut down the machine to ensure it could repair safely.
  3. The technician shut down the machine to ensure to repair it safely.
Cevabı göster

The technician shut down the machine to ensure it could be repaired safely.

Surgeons then place the organ in a mix of cold saline and preservation solution. Kalıp ifadeler

2:01

Cerrahlar daha sonra organı soğuk tuzlu su ve koruma solüsyonu karışımının içine yerleştirir.

Kalıp ifadeler

place the organ in a mix of...: place X in Y ve a mix of A and B

Place the organ in... ifadesi place X in Y kalıbını kullanır: place eylemdir, the organ taşınan nesnedir ve in sonrasındaki ifade hedefi veya nesneyi çevreleyen malzemeyi belirtir. Place, put sözcüğünden biraz daha resmî ve kesindir; bu nedenle tıbbi, laboratuvar ve işlem talimatlarında yaygındır. A mix of cold saline and preservation solution, iki bileşenli bir karışımı belirtir. Saline, tıbbi ortamlarda kullanılan tuzlu su çözeltisidir; preservation solution ise organın uygun durumda kalmasına yardımcı olan bir sıvıdır.

Alıştırma

Talimatı in a mix of A and B kalıbıyla tamamlayın: Place the metal part ____ warm water and vinegar.

Cevabı göster

in a mix of

This is when the clock starts. Deyimler

2:08

İşte o zaman zamanla yarış başlar.

Deyimler

This is when the clock starts: süre sınırı o anda başlar

Bu cümlede the clock starts bir benzetmedir: kullanılabilir süre o andan itibaren işlemeye başlar. Gerçek bir saat açılmış değildir. This is when... kalıbı, sınırlı bir zaman aralığını başlatan olayı belirtir. Genellikle bu noktadan sonraki eylemlerin zaman baskısı altında olduğunu gösterir.

Alıştırma

Bir aşı oda sıcaklığında yalnızca altı saat kalabilir. Bir hemşire, “Once it leaves the refrigerator, the clock starts.” diyor. Bu cümle ne anlama gelir?

  1. Birinin buzdolabının yanındaki saati çalıştırması gerekir.
  2. Aşının artık hiçbir zaman sınırı yoktur.
  3. Aşı buzdolabından çıktığında altı saatlik süre sınırı başlar.
Cevabı göster

Aşı buzdolabından çıktığında altı saatlik süre sınırı başlar.

Disconnected from its blood supply, Dilbilgisi

2:10

Kan akışından koptuğu an,

the heart's cells start taking on damage from lack of oxygen. Kalıp ifadeler

2:12

kalp hücreleri oksijen eksikliğinden dolayı hasar görmeye başlar.

Dilbilgisi

Disconnected from its blood supply: cümle başında geçmiş zaman ortacı öbeği

Disconnected from its blood supply, cümle başında kullanılan bir geçmiş zaman ortacı öbeğidir. Ana cümlenin öznesi olan the heart's cells ifadesini kan kaynağıyla bağlantısı kesilmiş edilgen bir durumda gösterir. Bu durum, ana cümledeki sonucun nedenini veya arka planını verir: hücreler oksijen eksikliği nedeniyle hasar görmeye başlar. Sıkıştırılmış düşünce Because the heart's cells are disconnected from the blood supply, they... biçiminde açılabilir. Bu yapıda virgülden sonraki isim, normalde belirtilen durumda olan kişi veya şeyi gösterir.

Alıştırma

Hangi cümlede, cümle başındaki geçmiş zaman ortacı öbeği ana cümlenin öznesini doğru biçimde tanımlar?

  1. Disconnected from its power source, the device shut down.
  2. Disconnecting from its power source, the device was repaired by the technician.
  3. Disconnected from its power source, the technician repaired the device.
Cevabı göster

Disconnected from its power source, the device shut down.

Kalıp ifadeler

start taking on damage: hasar görmeye başlamak

start taking on damage ifadesinde start + -ing bir sürecin başladığını gösterir. Take on damage, “hasar görmeye veya hasar almaya başlamak” demektir; bu nedenle cümle tamamlanmış bir sonuçtan çok hücrelerin hasarlı bir duruma girmeye başlamasına odaklanır. take on ifadesinin anlamını ardından gelen isim belirlemeye yardımcı olur. Ardından damage geldiğinde ifade, bir şeyin zarar görmesini anlatır; take on burada “işe almak” veya “karşılaşmak” anlamında değildir.

Alıştırma

Hangi cümlede take on, “hasar görmeye veya hasar almaya başlamak” anlamında kullanılmıştır?

  1. The studio is taking on three new artists this summer.
  2. Our team is taking on the regional champions tomorrow.
  3. The shield starts taking on damage after its energy runs out.
Cevabı göster

The shield starts taking on damage after its energy runs out.

Kalıp ifadeler

from lack of oxygen: hasarın nedenini belirtme

From lack of oxygen hasarın nedenini belirtir: Hücreler yeterince oksijen alamadıkları için zarar görür. Burada from, bir sonucu o sonucun kaynağına veya nedenine bağlar. Lack of oxygen bir isim öbeğidir. lack of + isim yapısı, ihtiyaç duyulan bir şeyin yeterli miktarda bulunmadığını gösterir. İsim öbeğinin tamamı from sözcüğünden sonra gelebilir; damage from heat ve illness from contaminated water buna örnektir.

Alıştırma

Neden bildiren ifadeyi from + lack of ile tamamlayın: The seedlings died ____ sunlight.

Cevabı göster

from lack of

The organ will only remain viable outside the body for a few hours, Dilbilgisi

2:16

Organ, vücut dışında sadece birkaç saat canlı kalabilir,

Dilbilgisi

will only remain viable ... for a few hours: yalnızca birkaç saat canlı kalmak

Remain burada bağlayıcı fiil olarak kullanılır ve ardından viable sıfatı gelir. Bir organ için viable, organın hâlâ canlı olduğu ve işlev görebildiği ya da nakilde kullanılabildiği anlamına gelir. Only bu durumun ne kadar süreceğini sınırlar: organ vücudun dışında yalnızca birkaç saat canlılığını korur. X will only remain + sıfat + for + süre kalıbı, bir şeyin kullanılabilir, güvenli veya çalışır durumda kaldığı kısa süreyi anlatabilir.

Alıştırma

Hangi cümle biyolojik bir numunenin yalnızca iki saat canlı ve kullanılabilir kaldığını doğru biçimde ifade eder?

  1. The sample will only remain viability for two hours.
  2. The sample will only remain visible for two hours.
  3. The sample will only remain viable for two hours.
Cevabı göster

The sample will only remain viable for two hours.

so it needs to reach its recipient as fast as possible. Kalıp ifadeler

2:20

bu yüzden mümkün olan en kısa sürede alıcısına ulaşmalıdır.

Kalıp ifadeler

as fast as possible: olabildiğince hızlı

As fast as possible, gerçekçi olarak mümkün olan en yüksek hızda anlamına gelir. Yapı as + sıfat veya zarf + as possible şeklindedir. Burada fast zarf olarak kullanılır ve reach fiilini niteler. Hareketin veya eylemin hızına odaklanıldığında bu ifadeyi kullanın. As quickly as you can biçiminde açıklanabilir; ancak bir şeyin başlayacağı veya gerçekleşeceği en erken zamanı mutlaka belirtmez.

Alıştırma

Bir yönetici, onarım ekibinin ne zaman başlayacağını değil, ne kadar hızlı çalışması gerektiğini vurgulamak istiyor. Hangi cümle uygundur?

  1. Please start work as soon as possible.
  2. Please work as fast as possible without skipping the safety checks.
  3. Please work as quietly as possible without skipping the safety checks.
Cevabı göster

Please work as fast as possible without skipping the safety checks.

Once the heart arrives,

2:24

Kalp gelir gelmez,

the recipient is put under general anesthesia. Kelime

2:26

alıcıya genel anestezi uygulanır.

Kelime

be put under general anesthesia: genel anesteziye alınmak

Edilgen be put under general anesthesia yapısı, sağlık görevlilerinin ameliyat için bir kişiyi ilaçlarla bilinçsiz duruma getirmesi anlamına gelir. Bu cümlede is put, tıbbi ekipten çok anesteziyi alan kişiye odaklanır. Buradaki under fiziksel bir konumu değil, anestezinin oluşturduğu durumu anlatır. Etken yapı put someone under general anesthesia, edilgen yapı ise someone is put under general anesthesia şeklindedir.

Alıştırma

Cümleyi put under general anesthesia ifadesinin edilgen biçimiyle tamamlayın: Before the operation, Maya ____.

Cevabı göster

was put under general anesthesia

The surgeon makes an incision down the length of the chest, Kalıp ifadeler

2:29

Cerrah göğüs boyunca bir kesi yapar,

Kalıp ifadeler

make an incision down the length of ...: ... boyunca kesi yapmak

Make an incision, bilinçli bir cerrahi kesi oluşturmak anlamına gelen standart bir tıbbi eşdizimdir. Down the length of the chest kesinin izlediği yolu, yani göğsün uzun ekseni boyunca uzandığını belirtir. Bu yapıda down, yüksek bir noktadan aşağıya doğru anlamına gelmek zorunda değildir; bir bölümden diğerine uzunluk boyunca ilerlemeyi anlatır. make an incision + konum veya yön yapısı, işlemin kesinin yerini ve nasıl uzandığını tam olarak açıklamasını sağlar.

Alıştırma

Cerrahi talimatı standart make an incision eşdizimiyle tamamlayın: The surgeon should ____ down the length of the forearm.

Cevabı göster

make an incision

cutting through the breastbone to separate the rib cage and expose the heart. Notlar

2:33

göğüs kafesini ayırmak ve kalbi açığa çıkarmak için göğüs kemiğini keser.

Öbek fiiller

cutting through the breastbone: katı bir engeli kesip geçmek

cutting through the breastbone ifadesinde cut through, kemiğin kalınlığı boyunca ilerleyip öbür tarafına ulaşan bir kesik açmak demektir. Through, göğüs kemiğini katı bir engel olarak gösterir; bu nedenle eylem yalnızca yüzeyi kesmekten veya kesiğe başlamaktan fazlasını anlatır. Yeniden kullanılabilir kalıp cut through + katı malzeme veya engel şeklindedir. Tahta, metal ya da bir kapıyı kesip geçmek için kullanılabilir.

Alıştırma

Bir testere, kalın bir metal plakanın bir tarafından girip diğer tarafından tamamen çıkıyor. Bunu en doğru anlatan cümle hangisidir?

  1. The saw cut through the thick metal plate.
  2. The saw cut into the thick metal plate.
  3. The saw cut across the top of the thick metal plate.
Cevabı göster

The saw cut through the thick metal plate.

Dilbilgisi

to separate ... and expose ...: iki amaç eylemi için tek bir to

To separate the rib cage and expose the heart amaç bildiren bir mastar yapısıdır ve kesme işleminin neden yapıldığını açıklar. Yapı to + fiil 1 + and + fiil 2 şeklindedir. Separate ve expose, tek bir to sözcüğünü paylaşan paralel fiillerdir. Aynı amaç zincirindeki bağlantılı iki eylemi oluştururlar; expose öncesinde ikinci bir to kullanmak gerekmez.

Alıştırma

Hangi cümlede iki paralel amaç eylemi tek bir amaç mastarıyla tanıtılmıştır?

  1. The technician removed the panel to inspecting the wiring and replacing the damaged fuse.
  2. The technician removed the panel to inspect the wiring and replace the damaged fuse.
  3. The technician removed the panel for inspect the wiring and replace the damaged fuse.
Cevabı göster

The technician removed the panel to inspect the wiring and replace the damaged fuse.

To keep blood flowing while they remove the damaged organ, Dilbilgisi

2:37

Hasarlı organı çıkarırken kan akışını sağlamak için,

Dilbilgisi

To keep blood flowing: amaç bildiren to + keep + nesne + -ing

To keep blood flowing amaç bildiren bir mastar yapısıdır: Cümle başındaki to + fiil, ana cümledeki eylemin hangi amaçla yapıldığını açıklar. Buradaki amaç, organ çıkarılırken kanın hareketini sürdürmektir. keep + nesne + -ing kalıbı, nesnenin bir eylemi sürdürdüğünü veya devam eden bir durumda kaldığını gösterir. Bu nedenle flowing, kanın hareketini tek seferlik bir olay olarak değil, devam etmesi gereken bir süreç olarak sunar.

Alıştırma

Cümleyi keep sonrasında flow fiilinin doğru biçimiyle tamamlayın: To keep water ____ through the pipes, leave the pump on.

Cevabı göster

flowing

surgeons use a cardiopulmonary bypass machine. Kelime

2:41

cerrahlar bir kardiyopulmoner baypas makinesi kullanırlar.

Kelime

cardiopulmonary bypass machine: kalp-akciğer destek cihazı

cardiopulmonary bypass machine, heart-lung machine olarak da adlandırılır ve bazı ameliyatlarda hastanın kanını geçici olarak dolaştırmak ve kana oksijen eklemek için kullanılır. Böylece kan normal kalp-akciğer yolunu atlarken temel pompalama ve oksijenlendirme işlevlerini devralır. Cardiopulmonary, “kalp ve akciğerlerle ilgili” demektir. Bu terimde bypass, kanı normal kalp-akciğer yolu yerine harici bir devreden yönlendirmek anlamına gelir; karayolundaki bir güzergâh değişikliğini ifade etmez.

Alıştırma

Hangi açıklama cardiopulmonary bypass machine terimine en iyi uyar?

  1. Yalnızca havayı akciğerlere alıp dışarı veren bir ventilatör.
  2. Yalnızca kalbin elektriksel etkinliğini kaydeden bir monitör.
  3. Ameliyat sırasında kanı geçici olarak dolaştıran ve oksijenlendiren bir makine.
Cevabı göster

Ameliyat sırasında kanı geçici olarak dolaştıran ve oksijenlendiren bir makine.

This takes over the heart's job, Öbek fiiller

2:45

Bu cihaz kalbin görevini devralır,

generating enough force to push blood through the patient's circulatory system. Notlar

2:46

kanın hastanın dolaşım sisteminden geçmesini sağlamak için yeterli güç üretir.

Öbek fiiller

take over the heart's job: başka bir sistemin işlevini devralmak

Burada This, kalp-akciğer bypass makinesini ifade eder. takes over the heart's job ifadesi, makinenin normalde kalbin yaptığı işlevi yerine getirmeye başladığı anlamına gelir. Buradaki job, ücretli bir pozisyon değil, bir işlev veya görevdir; fiziksel olarak alınan bir şey yoktur. take over + iş, rol veya işlev yapısı, sorumluluğun ya da kontrolün bir kişi veya sistemden diğerine geçtiğini gösterir. Bu değişim geçici veya kalıcı olabilir.

Alıştırma

Cümleyi take over ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: When the lead mechanic left early, Priya ____ his job for the rest of the shift.

Cevabı göster

took over

Dilbilgisi

generating enough force to push...: nasıl yapıldığını gösteren bir -ing öbeği

Tam cümlede generating enough force to push blood through..., makinenin önceki cümlecikteki eylemi nasıl gerçekleştirdiğini ekleyen bir -ing öbeğidir. Örtük öznesi force ya da blood değil, This, yani bypass makinesidir. Öbeğin içindeki enough force to push... bölümü enough + isim + to-mastar yapısını izler. Güç miktarının sonraki eylemi mümkün kılmaya yeterli olduğunu anlatır.

Alıştırma

Hangi cümle motorun kapıyı nasıl açtığını açıklamak için bir -ing öbeğini doğru kullanır?

  1. The motor opens the gate and generates enough force to lift the heavy panel.
  2. The motor opens the gate, generating enough force to lift the heavy panel.
  3. Generating enough force to lift the heavy panel, the gate opens.
Cevabı göster

The motor opens the gate, generating enough force to lift the heavy panel.

Kelime

patient's circulatory system: hastanın dolaşım sistemi

The patient's circulatory system, o hastanın vücudunda kanı kalp ve damarlar aracılığıyla hareket ettiren sistemi ifade eder. Burada through, kanın yalnızca bu sisteme girmesini değil, sistemin içinde ilerlemesini anlatır. Circulatory, system sözcüğünü niteleyen bir sıfattır; patient's ise sistemin kime ait olduğunu gösteren tekil iyelik biçimidir. 's, patient sözcüğüne aittir; patient is anlamına gelmez.

Alıştırma

Kanı kalp ve damarlar aracılığıyla hareket ettiren vücut sistemi için standart terimi doğru kullanan cümle hangisidir?

  1. Circulation is the body system made up of the heart and blood vessels.
  2. The circulatory system carries blood throughout the body.
  3. The circular system carries blood throughout the body.
Cevabı göster

The circulatory system carries blood throughout the body.

After the old heart is removed, Dilbilgisi

2:52

Eski kalp çıkarıldıktan sonra,

the surgeon begins sewing the donor heart into place. Kalıp ifadeler

2:54

cerrah donörün kalbini yerine dikmeye başlar.

Dilbilgisi

After ... is removed: edilgen zaman yan tümcesiyle işlem sırası

After the old heart is removed, çıkarma işlemini sonraki eylemden önceye yerleştiren bir zaman yan tümcesidir. After + özne + be + geçmiş zaman ortacı kalıbı, bir adımın başka bir adım başlamadan önce tamamlandığını göstermek için kullanılır. Is removed, simple present edilgen yapıdadır. Süreç anlatımları standart adımları belirtmek için sıkça simple present kullanır; edilgen yapı ise eylemi yapan kişiden çok eylemden etkilenen şeye, burada eski kalbe, odaklanır.

Alıştırma

Süreç cümlesini seal fiilinin simple present be-edilgen biçimiyle tamamlayın: After the package ____, it is loaded onto the truck.

Cevabı göster

is sealed

Kalıp ifadeler

begin sewing ... into place: eyleme başlayıp dikerek yerine sabitlemek

begins sewing yapısında begin fiilinden sonra -ing biçimi gelir ve dikiş eyleminin başladığını gösterir. Begin to sew de dilbilgisi açısından doğrudur; özgün cümlede aynı derecede doğal olan begin + -ing yapısı kullanılmıştır. Sew something into place, bir şeyi dikişlerle doğru konumuna getirip sabitlemek demektir. Into place, konumdaki değişimi ve amaçlanan sonucu anlatır; place adlı bir yere girmek anlamına gelmez.

Alıştırma

Cümleyi sew fiilinin -ing biçimiyle ve ‘doğru konuma’ anlamındaki ifadeyle tamamlayın: The tailor begins ____ the lining ____.

Cevabı göster

sewing · into place

This is an incredibly precise process Kalıp ifadeler

2:58

Bu inanılmaz derecede hassas bir işlemdir,

Kalıp ifadeler

incredibly precise process: yüksek kesinliği vurgulamak

Burada incredibly, precise sözcüğünü niteleyen bir derece zarfıdır. Bu ifade, süreçteki konumların, ölçümlerin veya eylemlerin son derece kesin olması gerektiğini ve hata payının çok az olduğunu anlatır. Precise yalnızca temkinli bir tutumu değil, kesinliği anlatır. Bu ad öbeğinin tamamı cerrahi, kalibrasyon, üretim ve dar toleranslarla kontrol edilen diğer işler için kullanılabilir.

Alıştırma

Bir lazer hizalama işleminde her ölçümün ve konumun kesin olması gerekir. Bu fikri en iyi hangi cümle anlatır?

  1. Aligning the laser is an incredibly careful process.
  2. Aligning the laser is an incredibly precise process.
  3. Aligning the laser is an incredibly ordinary process.
Cevabı göster

Aligning the laser is an incredibly precise process.

where each blood vessel and artery must be carefully attached to avoid leaks. Notlar

3:00

sızdırmaları önlemek için her bir kan damarı ve atardamarın dikkatlice bağlanması gerekir.

Dilbilgisi

where each blood vessel and artery must be carefully attached: soyut bir süreci anlatan where

Burada where, soyut bir süreç veya aşamanın içinde ne olduğunu açıklayan bir ilgi cümlesi başlatır. Anlamı yaklaşık olarak “içinde” veya “o süreçte”dir; fiziksel bir yeri anlatan “nerede” anlamında değildir. Bu cümle, sonraki işlemi daha önce sözü edilen sürecin bir parçası olarak düzenler. Process, stage, situation veya case gibi kelimelerden sonra gelen where, “o süreçte veya durumda” şeklinde anlaşılabilir.

Alıştırma

Soyut bir aşamanın içinde ne olduğunu anlatmak için where kullanan cümleyi seçin.

  1. The final review is a stage when every application is checked twice.
  2. The final review is a stage where every application checks twice.
  3. The final review is a stage where every application is checked twice.
Cevabı göster

The final review is a stage where every application is checked twice.

Dilbilgisi

must be carefully attached: zorunlu bir modal pasif yapı

must be carefully attached, must + be + past participle yapısından oluşan bir modal pasif yapıdır. must zorunlu bir gerekliliği belirtir, carefully bağlantının nasıl yapılacağını açıklar ve özne eylemi yapan kişi değil, eylemden etkilenen nesnedir. Bu yapı, bir nesneye ne yapılması gerektiğine odaklanır. Tıbbi işlemlerde, mühendislik talimatlarında ve güvenlik gerekliliklerinde yaygındır.

Alıştırma

Cümleyi tamamlamak için must ve carefully kullanın: Every cable ____ to the control panel before the machine starts.

Cevabı göster

must be carefully attached

Kalıp ifadeler

to avoid leaks: önleyici bir amaç belirtmek

To avoid leaks, amaç bildiren to'lu bir mastardır. Her kan damarı ve atardamarın neden dikkatlice bağlanması gerektiğini açıklar: amaç, sıvının bağlantı noktalarından kaçmasını önlemektir. Aktarılabilir kalıp eylem + to avoid + istenmeyen sonuç şeklindedir. Buradaki leaks, kanın veya başka bir sıvının kaçtığı durumları ya da noktaları anlatır. Bu isim yalnızca su borularındaki kaçaklar için kullanılmaz.

Alıştırma

Cümleyi tamamlamak için avoid fiilinin amaç bildiren doğru biçimini kullanın: Tighten the valve ____ leaks.

Cevabı göster

to avoid

The procedure can last several hours, Kalıp ifadeler

3:07

İşlem birkaç saat sürebilir,

potentially longer if there's scar tissue from previous surgeries. Notlar

3:09

eğer önceki ameliyatlardan kalan yara dokusu varsa bu süre daha da uzayabilir.

Kalıp ifadeler

The procedure can last several hours: last + süre

The procedure can last several hours cümlesinde last, belirli bir süre boyunca devam etmek anlamına gelen bir fiildir. Olay veya süreç özne olur ve süre last fiilinden hemen sonra gelebilir: last several hours. Can, birkaç saatin olası bir süre olduğunu belirtir; yetenek veya sabit bir süre vaadi anlatmaz. Aynı kalıp toplantılar, dersler, bataryalar ve zaman içinde devam eden başka olay veya nesneler için de kullanılabilir.

Alıştırma

Cümleyi last fiilinin yalın biçimiyle tamamlayın: The inspection can ____ several hours.

Cevabı göster

last

Dilbilgisi

potentially longer if ...: bir koşula bağlı olasılık

“Potentially longer”, “kesinlikle daha uzun” değil, “daha uzun olabilir” demektir. if yan cümlesi süreyi artırabilecek koşulu belirtir: önceki ameliyatlardan kaynaklanan skar dokusunun bulunması. Aktarılabilir kalıp potentially + karşılaştırma sıfatı + if yan cümlesi şeklindedir. Bir koşulun süreyi, maliyeti veya zorluğu değiştirebileceğini, değişimin kesin olduğunu söylemeden temkinli biçimde açıklar.

Alıştırma

potentially longer if there's scar tissue ifadesine en uygun yorum hangisidir?

  1. Skar dokusu yalnızca bir ameliyat daha uzun sürdüğünde oluşur.
  2. Skar dokusu olduğunda süre kesinlikle her zaman daha uzun olacaktır.
  3. Skar dokusu varsa süre daha uzun olabilir, ancak bu kesin değildir.
Cevabı göster

Skar dokusu varsa süre daha uzun olabilir, ancak bu kesin değildir.

Kelime

scar tissue: iyileşme sırasında oluşan skar dokusu

Scar tissue, bir yaralanma veya cerrahi kesi iyileşirken oluşan vücut dokusu, yani skar dokusudur. Bu cümlede önceki ameliyatlar sonucunda oluşan dokuyu ifade eder ve varlığı daha sonraki bir ameliyatı zorlaştırabilir. Burada tissue, vücuttaki hücrelerden oluşan doku anlamındadır; kağıt mendil gibi bir kağıt ürünü anlamına gelmez.

Alıştırma

Hangi cümlede scar tissue, iyileşme sırasında oluşan vücut dokusu anlamında kullanılmıştır?

  1. The doctor found scar tissue near the old incision.
  2. The nurse handed me a tissue for my nose.
  3. The package was wrapped in tissue paper.
Cevabı göster

The doctor found scar tissue near the old incision.

Once it's finished,

3:13

İşlem bittiğinde,

the bypass machine is turned off and blood is allowed to flow into the aorta. Notlar

3:14

baypas makinesi kapatılır ve kanın aorta akmasına izin verilir.

Öbek fiiller

bypass machine is turned off: turn off fiilinin edilgen biçimi

Turn off, bir makinenin, cihazın veya işlevin çalışmasını durdurmak anlamına gelir. is turned off içinde turn off tek bir öbek fiil olarak birlikte düşünülür; off ayrı bir yön sözcüğü değildir. Edilgen biçim be + turned off, cihazı kullanan kişiye değil, makineye ve gerçekleştirilen işlem adımına odaklanır. Bu kullanım talimatlarda ve süreç açıklamalarında yaygındır.

Alıştırma

Cümleyi turn off fiilinin geniş zaman edilgen biçimiyle tamamlayın: As the final step in the procedure, the monitor ____.

Cevabı göster

is turned off

Dilbilgisi

blood is allowed to flow into the aorta: allow + to mastarının edilgen biçimi

Etken yapı allow + nesne + to mastarıdır: a condition allows blood to flow. Edilgen yapıda nesne özne olur, ancak to mastarı korunur: blood is allowed to flow. Buradaki allowed, bir kişinin izin vermesini anlatmaz. Cerrahi koşulların akışı mümkün hâle getirdiğini belirtir. Into the aorta, akışın hedefini gösterir; aorta vücudun ana atardamarıdır.

Alıştırma

Cümleyi allow fiilinin geniş zaman edilgen biçimi ve flow fiiliyle tamamlayın: When the valve opens, water ____ through the pipe.

Cevabı göster

is allowed to flow

Doctors carefully monitor the new heart to ensure it's beating on its own Kalıp ifadeler

3:20

Doktorlar yeni kalbin kendi kendine attığından emin olmak için onu dikkatlice izler,

Kalıp ifadeler

monitor ... to ensure ...: ... olduğundan emin olmak için izlemek

monitor something to ensure ... yapısında monitor, bir şeyin durumunu veya çalışmasını belli bir süre boyunca sürekli kontrol etmek demektir. Bu cümlede doktorlar yeni kalbin durumunu sürekli kontrol eder. to ensure, bu izlemenin amacını belirtir ve ardından doğrulanması gereken sonucu bildiren bir yan cümle gelir. Kalıp monitor + nesne + to ensure + yan cümle şeklindedir.

Alıştırma

Cümleyi hedef fiil ve amaç bildiren ifadeyle tamamlayın: The technician ____ the pressure ____ it stays within the safe range.

Cevabı göster

monitors · to ensure

Kalıp ifadeler

it's beating on its own: kendi kendine atıyor

Beating on its own ifadesi, yeni kalbin bir makine veya başka bir dış kaynak yardımı olmadan bağımsız biçimde attığını belirtir. On its own, eylemin nasıl gerçekleştiğini anlatır; own burada “sahip olmak” anlamına gelmez. İyelik belirleyicisi özneye göre değişir: on his own, on her own ve on their own. Yapı on + iyelik belirleyicisi + own şeklindedir. Bu cümlede on its own içindeki its kesme işareti almaz; baştaki it's ise it is anlamına gelir.

Alıştırma

Cümleyi “dışarıdan yardım almadan” anlamındaki üç kelimelik hedef ifadeyle tamamlayın: After the reset, the device started ____.

Cevabı göster

on its own

before sewing the recipient back up. Öbek fiiller

3:24

ve ardından alıcıyı geri dikerler.

Öbek fiiller

sewing the recipient back up: kesiyi yeniden dikip kapatmak

Cerrahi bir anlatımda sew the recipient back up, alıcının ameliyat kesiğini dikişlerle yeniden kapatmak anlamına gelen kısa bir ifadedir. Dilbilgisel nesne kişi olsa da gerçekte dikilen şey kesi ya da cerrahi açıklıktır. Yapı sew + nesne + back up şeklindedir. Back önceki kapalı duruma dönüşü, up ise kapanmanın tamamlanmasını vurgular. Burada back ve up, sew ile birlikte çalışır; back up «yedeklemek» ya da «geri gitmek» anlamında değildir.

Alıştırma

Cümleyi sew ... back up ifadesinin geçmiş zaman biçimiyle tamamlayın: After completing the operation, the surgeon ____ before moving the patient to recovery.

Cevabı göster

sewed the patient back up

Even after the procedure is complete, Dilbilgisi

3:27

Prosedür tamamlandıktan sonra bile,

there's still work to be done. Dilbilgisi

3:29

yapılacak hala çok iş vardır.

Dilbilgisi

Even after ...: beklentiye aykırı sonraki bir sonuç

Even after the procedure is complete, ödünleme anlamı taşıyan bir zaman yan cümlesidir. After kalan işi işlemin tamamlanmasından sonraya yerleştirir; even ise bu sonraki gerçeğin, tamamlanmanın işi bitireceği yönündeki muhtemel beklentiye ters düştüğünü gösterir. Ana cümlede sıklıkla still, continue, remain veya sürekliliği gösteren başka bir ifade bulunur. Yeniden kullanılabilecek kalıp Even after + olay veya durum, + beklenmedik sonraki sonuç şeklindedir.

Alıştırma

Cümleyi beklentiye aykırılık anlamı katan iki sözcüklü ifadeyle tamamlayın: ____ the update finished, the warning light was still on.

Cevabı göster

Even after

Dilbilgisi

there's still work to be done: hâlâ yapılacak iş var

There's still work to be done, bazı işlerin hâlâ tamamlanmadığını anlatır. There is geriye kalan şeyi ortaya koyar; still ise ilerleme kaydedilmiş olsa bile bu durumun sürdüğünü vurgular. To be done, work sözcüğünü niteleyen edilgen bir mastardır: işin biri tarafından tamamlanması gerekir. there is/are still + isim + to be + past participle kalıbı; bitmemiş görevleri, çözülmemiş sorunları, onarımları veya kalan başka ihtiyaçları anlatabilir.

Alıştırma

Cümleyi do fiilinin edilgen mastar biçimiyle tamamlayın: The safety checks are finished, but there's still work ____.

Cevabı göster

to be done

Surgeons are unable to directly connect the heart to the recipient's nervous system, Kalıp ifadeler

3:31

Cerrahlar kalbi doğrudan alıcının sinir sistemine bağlayamazlar,

Kalıp ifadeler

be unable to directly connect X to Y: X'i doğrudan Y'ye bağlayamamak

Be unable to do, bir şeyi yapamamak anlamına gelir ve genellikle bir sınırlamayı belirtmek için kullanılan resmî ve tarafsız bir ifadedir. Burada connect X to Y, kalbi (X) alıcının sinir sistemine (Y) bağlamak anlamındadır. Directly, connect fiilini niteler: eksik olan yetenek, arada başka bir bağlantı veya süreç olmadan doğrudan bağlantı kurabilmektir. Bu sözcük tek başına tüm dolaylı bağlantıların veya sonraki uyum süreçlerinin imkânsız olduğunu söylemez.

Alıştırma

Cümleyi resmî be unable to directly connect X to Y yapısıyla tamamlayın: Because of a security restriction, the app ____ the device to the server.

Cevabı göster

is unable to directly connect

and it can take years for the body to fully innervate the new organ. Notlar

3:37

ve vücudun yeni organı tamamen innerve etmesi yıllar sürebilir.

Dilbilgisi

it can take years for ... to ...: bir sürecin ne kadar sürebileceğini anlatmak

it can take + süre + for + isim + to + fiil yapısı, bir sürecin ne kadar zaman gerektirebileceğini anlatır. it biçimsel bir öznedir; asıl olay for yan cümlesinde yer alır: for the body to fully innervate the new organ. Buradaki can, yetenek değil olasılık bildirir. Years, sürecin ne kadar sürebileceğine ilişkin bir tahmindir; her durumda geçerli sabit bir süre değildir.

Alıştırma

Cümleyi it can take + time + for ... to ... yapısıyla tamamlayın: ____ months for damaged tissue to heal completely.

Cevabı göster

It can take

Kelime

fully innervate the new organ: tam sinir bağlantısı kurmak

Innervate, anatomi ve tıpta “bir vücut bölümüne sinir bağlantısı sağlamak” anlamına gelen bir fiildir. Bu cümlede fully innervate the new organ, organdaki işlevsel sinir bağlantılarının ve sinirsel kontrolün bütünüyle kurulması demektir. Fully, tamamlanma derecesini vurgular.

Alıştırma

Bu cümlede fully innervate the new organ ne anlama gelir?

  1. Yeni organı daha enerjik hâle getirmek
  2. Yeni organa giden kan miktarını artırmak
  3. Yeni organda tam bir sinirsel bağlantı kurmak
Cevabı göster

Yeni organda tam bir sinirsel bağlantı kurmak

During this period,

3:42

Bu dönem boyunca,

the transplanted organ has a higher resting heart rate and risk of stroke, Kelime

3:44

nakledilen organın dinlenme kalp atış hızı ve inme riski daha yüksektir,

Kelime

higher resting heart rate: daha yüksek dinlenme kalp hızı

Resting heart rate, vücut sakinken ve egzersiz yapmıyorken kalbin bir dakikadaki atım sayısıdır; yani dinlenme kalp hızıdır. Resting, heart rate ölçümünün hangi koşullarda yapıldığını belirtir; kalbin dinlendiği ya da durduğu anlamına gelmez. Higher bir karşılaştırma kurar: değer, kişinin normal ölçümü veya başka bir grubun ölçümü gibi bağlamın sağladığı referanstan yüksektir. Farkın tam olarak ne kadar olduğunu belirtmez.

Alıştırma

Vücut dinlenirken ölçülen kalp hızını belirten üç kelimelik standart İngilizce terimle cümleyi tamamlayın: The checkup showed a higher ____ than last year.

Cevabı göster

resting heart rate

Kelime

and risk of stroke: ve inme riski

Risk of stroke ifadesindeki stroke, beynin bir bölümüne giden kan akışının engellendiği veya kanamanın meydana geldiği tıbbi olay, yani inmedir. İfadenin tamamı inme meydana gelme olasılığını anlatır; risk olasılık bildirir, kesinlik değil. Risk of + isim veya -ing biçimi, gerçekleşebilecek istenmeyen bir sonucu adlandırır. Burada and, ikinci bir sağlık sorunu olarak risk of stroke ifadesini higher resting heart rate ile bağlar.

Alıştırma

Hangi cümlede risk of stroke tıbbi olayın gerçekleşme olasılığını ifade eder?

  1. The swimmer changed her stroke during the race.
  2. The artist added one final stroke to the letter.
  3. High blood pressure can increase the risk of stroke.
Cevabı göster

High blood pressure can increase the risk of stroke.

making exercise difficult and dangerous. Dilbilgisi

3:48

bu da egzersiz yapmayı zor ve tehlikeli hale getirir.

Dilbilgisi

making exercise difficult and dangerous: sonuç bildiren bir -ing yan tümcesi

making exercise difficult and dangerous şeklindeki -ing yan tümcesi, hemen önce anlatılan durumun sonucunu ekler. Bağımsız bir ana cümle değildir; yaklaşık olarak “ve bu durum egzersizi zor ve tehlikeli hâle getirir” anlamına gelir. Bu yan tümcede make + nesne + sıfat yapısı kullanılır: exercise etkilenen etkinliktir; difficult ve dangerous ise ortaya çıkan durumu anlatır.

Alıştırma

Sonucu göstermek için cümleyi make fiilinin -ing biçimiyle tamamlayın: Ice covered the steps, ____ them difficult and dangerous to climb.

Cevabı göster

making

And since it's incredibly rare to find a perfect match between donor and recipient, Notlar

3:51

Ve donör ile alıcı arasında mükemmel bir eşleşme bulmak inanılmaz derecede nadir olduğu için,

Kalıp ifadeler

a perfect match between donor and recipient: donör ile alıcı arasında tam uyum

A perfect match, iki tarafın ilgili tüm uyumluluk gerekliliklerini karşıladığı anlamına gelir. Bu nakil bağlamında match, bir spor karşılaşmasını değil tıbbi uyumu ifade eder. a match between A and B kalıbı, eşleşen iki tarafı belirtmek için between ... and ... yapısını kullanır. Buradaki taraflar donör ve alıcıdır.

Alıştırma

Uyumun iki tarafını belirten edatı yazarak cümleyi tamamlayın: The lab found a perfect match ____ the donor and the recipient.

Cevabı göster

between

the immune system will also have some response to the new heart. Kelime

3:56

bağışıklık sistemi yeni kalbe karşı belirli bir tepki de gösterecektir.

Dilbilgisi

since it's incredibly rare...: neden bildiren since

Burada since, because yani “çünkü” anlamındadır. Since ile başlayan yan tümce, ana cümledeki sonucun nedenini verir: bağışçı ile alıcı arasında kusursuz bir eşleşme son derece nadir olduğu için bağışıklık sistemi yeni kalbe tepki gösterecektir. Since cümlenin başında bir neden sunduğunda, neden yan tümcesinden sonra genellikle virgül gelir ve ardından ana cümle yer alır. And ise bu açıklamayı önceki anlatıma bağlar.

Alıştırma

Hangi cümlede since, because anlamında kullanılmıştır?

  1. I have lived here since 2020.
  2. She has felt better since Monday.
  3. Since the roads are icy, the school will open late.
Cevabı göster

Since the roads are icy, the school will open late.

Kelime

have some response to the new heart: yeni kalbe bir miktar tepki vermek

Have some response to ... burada bir şeye tepki göstermek veya tepki üretmek anlamına gelir. Özne immune system olduğu için response, sözlü bir yanıtı değil fizyolojik bir bağışıklık tepkisini ifade eder. To edatı, tepkiyi neyin tetiklediğini belirtir: yeni kalp. Some, tepkinin kesin türünü veya şiddetini belirsiz bırakır; also ise bunu beklenen ek bir etki olarak sunar.

Alıştırma

Burada response ne anlama geliyor? The immune system may have some response to the transplanted heart.

  1. nakledilen kalbe karşı biyolojik bir tepki
  2. nakil hakkında yazılı bir rapor
  3. nakledilen kalbin verdiği sözlü bir yanıt
Cevabı göster

nakledilen kalbe karşı biyolojik bir tepki

Immunosuppressive drugs can help manage the risk of rejection, Notlar

4:00

İmmünosupresif ilaçlar reddetme riskini yönetmeye yardımcı olabilir,

Kelime

Immunosuppressive drugs: bağışıklık baskılayıcı ilaçlar

Immunosuppressive drugs, bağışıklık sisteminin etkinliğini azaltan ya da baskılayan ilaçlardır. Organ naklinden sonra bağışıklık sisteminin nakledilen organa saldırma olasılığını azaltmaya yardımcı olurlar. immunosuppressive sözcüğünde immuno- bağışıklık sistemini belirtir, suppressive ise etkinliği sınırlamak anlamına gelir. Bu ifade bağışıklığı destekleyen veya güçlendiren ilaçlar anlamına gelmez.

Alıştırma

Immunosuppressive drugs nasıl ilaçlardır?

  1. Her bağışıklık tepkisini güçlendiren ilaçlar
  2. Bağışıklık sisteminin etkinliğini azaltan ilaçlar
  3. Yalnızca ağrı için kullanılan sıradan ağrı kesiciler
Cevabı göster

Bağışıklık sisteminin etkinliğini azaltan ilaçlar

Kalıp ifadeler

help manage the risk of rejection: organ reddi riskini yönetmeye yardımcı olmak

help manage the risk of... yapısında help fiilinden sonra manage fiilinin yalın hâli gelir. İfade, bir şeyin riski kontrol etmeye veya azaltmaya katkıda bulunduğunu anlatır; riskin ortadan kalkacağını garanti etmez. Burada rejection, bağışıklık sisteminin nakledilen organa saldırdığı tıbbi süreç olan organ reddidir. Bir kişiyi ya da teklifi geri çevirme anlamındaki gündelik reddetme değildir.

Alıştırma

Cümleyi bu dersteki hedef risk yönetimi ifadesiyle tamamlayın: Routine inspections can help ____ equipment failure.

Cevabı göster

manage the risk of

but they also leave patients open to contracting dangerous infections. Kalıp ifadeler

4:04

ancak aynı zamanda hastaları tehlikeli enfeksiyonlara kapılmaya da açık bırakırlar.

Kalıp ifadeler

leave patients open to contracting dangerous infections: hastaları tehlikeli enfeksiyonlara karşı savunmasız bırakmak

Burada leave patients open to ..., hastaları zararlı bir olasılığa karşı savunmasız bırakmak demektir. Hastaların enfeksiyonları kabul etmeye istekli olduğu anlamına gelmez. Kalıp leave + nesne + open to + isim veya -ing biçimidir. contracting dangerous infections ifadesinde to bir edattır; contracting ise bu enfeksiyonlara yakalanmak anlamına gelir.

Alıştırma

Savunmasızlığı ifade etmek için cümleyi leave + object + open to kalıbıyla tamamlayın: Skipping security updates can ____ cyberattacks.

Cevabı göster

leave your device open to

It requires constant monitoring and testing to balance these two concerns. Anlatım akışı

4:09

Bu iki endişeyi dengelemek için sürekli izleme ve test gerektirir.

Anlatım akışı

requires ... to balance these two concerns: gerekli yöntemi ve amacını belirtmek

requires constant monitoring and testing ifadesi neyin gerekli olduğunu belirtir. Ardından gelen to balance these two concerns mastar yapısı, bu eylemlerin neden gerekli olduğunu açıklar; böylece cümle önce gerekli yöntemi, sonra da amacını sunar. Bağlamda these two concerns, ret ve enfeksiyon risklerine gönderme yapar. Balance, birbiriyle çatışan iki kaygıyı birlikte yönetmek demektir; onları aynı hâle getirmek veya bir şeyi fiziksel olarak dengede tutmak değildir.

Alıştırma

"The project requires weekly reviews to balance cost and safety," cümlesinde to balance cost and safety ne işe yarar?

  1. Maliyet ile güvenliğin fiziksel olarak dengede olduğunu söyler.
  2. Haftalık incelemelerin amacını belirtir.
  3. İkinci bir haftalık inceleme türü ekler.
Cevabı göster

Haftalık incelemelerin amacını belirtir.

Despite these challenges, Dilbilgisi

4:14

Bu zorluklara rağmen,

about 70% of heart transplant recipients survive for at least 5 years after the operation, Dilbilgisi

4:16

kalp nakli alıcılarının yaklaşık %70'i ameliyattan sonra en az 5 yıl hayatta kalır,

Dilbilgisi

Despite these challenges: despite + isim öbeği

Despite these challenges bir ödün ilişkisi kurar. Daha önce söz edilen zorlukları kabul eder ve ardından gelen olumlu hayatta kalma istatistiğiyle bir karşıtlık oluşturur. Despite bir edattır ve these challenges onun tamamlayıcısı olan isim öbeğidir. Despite sonrasında zamir veya -ing biçimi de kullanılabilir; ancak kendi öznesi ve fiili olan tam bir cümlecik doğrudan getirilemez.

Alıştırma

Ödün anlamını vermek için despite sözcüğünü doğru kullanan cümleyi seçin.

  1. Despite it rained heavily, the event continued.
  2. Although the heavy rain, the event continued.
  3. Despite the heavy rain, the event continued.
Cevabı göster

Despite the heavy rain, the event continued.

Dilbilgisi

about 70% of ... survive for at least 5 years: yüzde ve süre

About 70% of heart transplant recipients bu istatistiksel ifadenin öznesidir. About, oranın yaklaşık olduğunu belirtir; of ise ölçülen grubu gösterir. Recipients çoğul olduğu için fiil survives değil survive biçimindedir. Survive for at least 5 years bir süreyi anlatır. For, zamanın uzunluğunu belirtir; at least ise alt sınır koyar. Bu nedenle gerçek süre beş yıl veya daha uzun olabilir. After the operation bu sürenin başlangıç noktasını verir; for yerine geçmez.

Alıştırma

Çoğul bir grubun yaklaşık yüzdesini ve asgari süreyi doğru biçimde bildiren cümle hangisidir?

  1. About 70% of the plants survives for at least five years.
  2. About 70% of the plants survive for at least five years.
  3. About 70% of the plants survive after at least five years.
Cevabı göster

About 70% of the plants survive for at least five years.

and just over 20% live another 20 years. Kelime

4:22

ve %20'nin biraz üzerinde bir kesimi 20 yıl daha yaşar.

Kelime

just over 20% ... another 20 years: bir değerin biraz üzerinde ve ek bir süre boyunca

Just over 20%, “%20'den biraz fazla” anlamına gelir. Buradaki just, over sözcüğünün belirttiği aşım miktarını daraltır: oran %20'nin üzerindedir ancak hâlâ %20'ye yakındır. live another 20 years ifadesinde another + sayı + çoğul zaman birimi, ilgili noktadan itibaren ek bir süreyi belirtir. Aynı kişiler yirmi yıl daha yaşamaya devam eder; another farklı bir grubu tanıtmaz.

Alıştırma

Bir anketin sonucu %30,4'tür. Hangi ifade bu sonucu en kesin biçimde açıklar?

  1. just over 30%
  2. exactly 30%
  3. just under 30%
Cevabı göster

just over 30%

So when this procedure is successful,

4:26

Yani bu prosedür başarılı olduğunda,

it's truly life-saving. Kelime

4:28

gerçekten hayat kurtarıcıdır.

Kelime

truly life-saving: gerçekten hayat kurtarabilecek

Life-saving, “hayat kurtarabilen veya ölümü önleyebilen” anlamına gelen birleşik bir sıfattır. it's truly life-saving ifadesinde be fiilinden sonra gelir ve söz konusu tedaviyi, cihazı ya da eylemi tanımlar; bir fiil öbeği değildir. Truly, iddiayı güçlendirir: konuşan kişi bunun yalnızca çok yararlı olduğunu değil, gerçekten bu etkiye sahip olduğunu söyler.

Alıştırma

Hangi cümlede life-saving sıfat olarak doğru kullanılmıştır?

  1. Quick access to clean water can be life-saving.
  2. Quick access to clean water can life-saving people.
  3. Quick access to clean water is save-life.
Cevabı göster

Quick access to clean water can be life-saving.

Unfortunately, people in developing countries are often unable to access this surgery, Notlar

4:30

Ne yazık ki, gelişmekte olan ülkelerdeki insanlar genellikle bu ameliyata erişememektedir,

Kültür

developing countries: geniş bir kalkınma ve halk sağlığı kategorisi

Uluslararası kalkınma ve halk sağlığı bağlamında developing countries, gelişmeyi sürdürürken ekonomi, altyapı veya kamu hizmetlerinde önemli kısıtlarla karşılaşan ülkeler için kullanılan geniş bir sınıflandırmadır. Bu cümlede ifade, ameliyata erişimdeki eşitsizliğin sosyoekonomik arka planını verir. Bu kategori tek, evrensel ve sabit bir ülke listesi değildir; kurumlar onu farklı biçimlerde tanımlayabilir. Buradaki developing, ülkelerin arazi ya da ürün gibi geliştiriliyor olduğu anlamına gelmez.

Alıştırma

Bu cümlede developing countries ifadesinin en doğru yorumu hangisidir?

  1. Şu anda yeni bir ürün geliştiren ülkeler anlamına gelir.
  2. Bu ülkelerdeki her bölgenin aynı gelir ve sağlık hizmetlerine sahip olduğu anlamına gelir.
  3. Uluslararası kalkınma ve halk sağlığında kullanılan geniş bir sosyoekonomik kategoriyi ifade eder.
Cevabı göster

Uluslararası kalkınma ve halk sağlığında kullanılan geniş bir sosyoekonomik kategoriyi ifade eder.

Kalıp ifadeler

are often unable to access this surgery: geçişli fiil olarak access

Are often unable to access this surgery, insanların çoğu zaman sağlık sistemi üzerinden bu ameliyatı elde edemediği anlamına gelir. Be unable to + fiilin yalın biçimi bir şeyi yapamamak demektir; often ise engelin ne sıklıkta ortaya çıktığını anlatır, her kişiyi mutlaka etkilediğini söylemez. Burada access geçişli bir fiildir; bu nedenle this surgery doğrudan ardından gelir ve to kullanılmaz. Sağlık bağlamında access; hizmetin bulunabilirliği, maliyet, mesafe veya sistem engellerini kapsayabilir. İfade tek bir belirli neden göstermez.

Alıştırma

Cümleyi, dersteki “çoğu zaman elde edememek veya kullanamamak” anlamındaki beş sözcüklük ifadeyle tamamlayın: Residents of isolated towns ____ specialist medical care.

Cevabı göster

are often unable to access

and many viable hearts can't be donated due to legal and regulatory issues. Notlar

4:35

ve birçok kullanılabilir kalp yasal ve düzenleyici sorunlar nedeniyle bağışlanamamaktadır.

Anlatım akışı

many viable hearts can't be donated...: kaynak, engel ve neden

Cümle tek bir düşünceyi üç adımda düzenler: many viable hearts potansiyel olarak kullanılabilir bir kaynağı tanıtır; can't be donated engellenen sonucu belirtir; due to legal and regulatory issues ise dış nedeni verir. Bu sıra, tıbben kullanılabilir olanla sistemin bağış sürecine girmesine izin verdiği şey arasındaki farkı vurgular. Burada viable, işlevini sürdürebilen ve nakle uygun anlamındadır; visible, yani ‘görülebilir’ demek değildir. Edilgen can't be donated yapısı, sorumlu kişiyi veya kurumu adlandırmak yerine kalplere ve bağışın engellenmesi sonucuna odaklanır.

Alıştırma

Hangi cümle aynı bilgi düzenini kullanır: kullanılabilir bir kaynak, engellenen bir sonuç ve neden olarak dışarıdan gelen bir kural?

  1. The samples were viable, but they could not be used due to safety regulations.
  2. The samples were visible, so the team photographed them.
  3. The safety regulations were revised after the laboratory opened.
Cevabı göster

The samples were viable, but they could not be used due to safety regulations.

Kalıp ifadeler

due to legal and regulatory issues: resmî neden ifadesi

Due to legal and regulatory issues, kalplerin neden bağışlanamadığını açıklar. Burada due to ifadesinden sonra legal and regulatory issues isim öbeği gelir. Neden, kendi öznesi ve fiili olan tam bir yan cümleyse bunun yerine because kullanılır. Legal, yasaları ve hukuki işlemleri ifade eder. Regulatory ise daha özel olarak düzenleyici kurumların getirdiği gereklilikleri, onayları ve uyum yükümlülüklerini belirtir. Issues, engelleri veya karmaşık durumları genel biçimde adlandıran resmî bir sözcüktür.

Alıştırma

Hangi cümle resmî bir nedeni belirtmek için due to ifadesini doğru kullanır?

  1. The clinic closed temporarily due to inspectors found an error.
  2. The clinic closed temporarily because inspectors found an error.
  3. The clinic closed temporarily due to licensing problems.
Cevabı göster

The clinic closed temporarily due to licensing problems.

Thousands of people remain on waiting lists, Kalıp ifadeler

4:41

Binlerce insan bekleme listelerinde kalmaya devam ediyor,

Kalıp ifadeler

remain on waiting lists: devam eden bir durum

Remain on waiting lists, bir listede kayıtlı kalmaya ve bir yerin ya da kaynağın kullanılabilir olmasını beklemeye devam etmek demektir. Remain, bu durumun daha önce başladığını ve hâlâ geçerli olduğunu gösterir; listeye katılma eylemini anlatmaz. İngilizcede be veya remain on a waiting list kullanılır. Çoğul waiting lists, farklı kurum ya da programların yönettiği ayrı listeleri ifade edebilir.

Alıştırma

Ailelerin hâlâ listede olduğunu ve beklediğini göstermek için cümleyi hedef ifadeyle tamamlayın: Six months later, the families ____ for affordable housing.

Cevabı göster

remain on the waiting list

and many are never able to find a suitable donor. Dilbilgisi

4:44

ve birçoğu hiçbir zaman uygun bir donör bulamıyor.

Dilbilgisi

are never able to find a suitable donor: uygun bir donör bulmayı hiç başaramamak

Are never able to find, söz konusu dönemin tamamı boyunca aradıkları şeyi bulmayı başaramadıkları anlamına gelir. Yapı be + never + able to + fiilin yalın hâlidir; never, are sözcüğünden sonra ve able sözcüğünden önce gelir. Suitable donor ifadesinde suitable, gerekli koşulları karşılayan demektir. Organ nakli bağlamında bu, yalnızca iyi niyetli veya bağış yapmaya istekli olmayı değil, tıbbi uyumluluğu da içerir.

Alıştırma

Arama hâlâ devam ediyor ve nihai sonucu kimse bilmiyor. Bu cümle yeterince temkinli mi? They will never be able to find a suitable donor.

  1. Hayır
  2. Evet
Cevabı göster

Hayır

But what if we could just 3D print a heart for someone? Notlar

4:48

Peki ya biri için sadece 3 boyutlu bir kalp yazdırabilseydik?

Dilbilgisi

But what if we could just ...?: varsayımsal bir öneri sunmak

But, konuşmayı mevcut durumdan başka bir olasılığa yönlendirir. what if + özne + could + fiilin yalın hâli kalıbı, dinleyicileri olası bir çözümü hayal etmeye çağırır: “Bunu yapabilseydik ne olurdu?” Buradaki could geçmişteki bir yeteneği değil, varsayımsal bir olasılığı belirtir. Just, fikri doğrudan veya görünüşte basit bir yol olarak sunar; anlamı kabaca “doğrudan” ya da “neden öylece yapmayalım?” gibidir. Bir kalbi 3D basmanın gerçekten kolay veya mümkün olduğunu kanıtlamaz.

Alıştırma

Bu açıklamadaki kalıpla varsayımsal öneriyi tamamlayın: But ____ use the school roof to grow vegetables?

Cevabı göster

what if we could just

Kelime

3D print a heart: 3D print ifadesini fiil olarak kullanmak

3D print a heart ifadesinde 3D print geçişli bir fiildir; a heart ise üretilen nesnedir. Bu ifade, bir kalbin görüntüsünü kâğıda basmak değil, kalp yapısını üç boyutlu baskı teknolojisiyle katman katman üretmek anlamına gelir. İngilizcede teknoloji adları sık sık fiil olarak kullanılır. could yardımcı fiilinden sonra yalın biçim gelir: could 3D print doğrudur; could 3D printed veya could 3D printing değildir.

Alıştırma

Cümleyi 3D print ifadesinin fiil biçimiyle tamamlayın: The workshop can ____ a replacement knob.

Cevabı göster

3D print

Learn more about a new branch of medicine called bioprinting with this video. Kültür

4:52

Bu videoyla bioprinting (biyobaskı) adı verilen yeni bir tıp dalı hakkında daha fazla bilgi edinin.

Kültür

biyobaskı adı verilen yeni bir tıp dalı

Bu ifadede a branch of medicine, tıbbın içindeki uzmanlaşmış bir alan anlamına gelir. called bioprinting geçmiş zaman sıfat-fiil grubu bu isim grubundan sonra gelir ve alanın adını verir. Bu, edilgen bir ilgi cümleciğinin kısaltılmış biçimidir: a new branch of medicine that is called bioprinting. Burada bioprinting, hücreleri veya başka biyolojik malzemeleri kullanarak doku benzeri yapıları ya da diğer biyolojik yapıları basan bir biyomedikal alanın adıdır.

Alıştırma

Hangi cümle bir alanın adını vermek için called sözcüğünü doğru kullanır?

  1. Scientists study a field calling astrobiology.
  2. Scientists study a field is called astrobiology.
  3. Scientists study a field called astrobiology.
Cevabı göster

Scientists study a field called astrobiology.

Or check out this video to get into the science of blood types.

4:57

Veya kan gruplarının bilimine girmek için bu videoya göz atın.

Why do we have them?

5:01

Onlara neden sahibiz?